ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2016/166
Karar Sayısı : 2016/159
Karar Tarihi : 12.10.2016
R.G. Tarih – Sayısı : 4.11.2016 – 29878
İPTAL DAVASINI AÇAN: TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Levent GÖK, Özgür ÖZEL ile birlikte129 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 25.7.2016tarihli ve 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ileBazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun HükmündeKararname’nin;
A- 1. maddesinde yer alan “…ve bazı kurum vekuruluşlara dair…” ibaresinin,
B- 4. maddesinin (1), (2), (3), (4) ve (7) numaralıfıkralarının,
C- 5., 6., 7., 10., 11., 12., 13., 14., 15., 16.,17., 18., 19., 20., 21., 22.,23., 24., 25., 26., 27., 28., 29., 30., 31., 32., 33., 34., 35., 36. ve 38.maddelerinin,
Anayasa’nın Başlangıç’ı ile 2., 6., 7., 8., 11. ve 121.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinindurdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUNHÜKMÜNDE KARARNAME (KHK) KURALLARI
668 sayılı KHK’nın dava konusu kuralların yer aldığı maddelerişöyledir:
“Amaç ve kapsam
MADDE 1- (1) Bu Kanun Hükmünde Kararname ile 20/7/2016tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilanedilen olağanüstü hal kapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadeleçerçevesinde alınması gereken tedbirlere ilişkin usul ve esaslarınbelirlenmesi ve bazı kurum ve kuruluşlara dair düzenlemeyapılması amaçlanmaktadır.
Değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler
MADDE 4- (1) 25/10/1963tarihli ve 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun 1inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynımaddenin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
“Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanacak askeri mahkemeler,askeri birliklerin teşkilat yapıları ve bulundukları yerlerin coğrafi durumuile mahkemelerin iş yoğunluğu gözönünde tutulmak suretiyle, KuvvetKomutanlıklarının görüşü alınarak Milli Savunma Bakanlığınca kurulur ve aynıyolla kaldırılır.”
(2) 26/10/1963 tarihli ve 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununun 40ıncı maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkraeklenmiştir.
“Adli müşavirlik, disiplin subaylığı, hukuk müşavirliği, hukukişleri şube müdürlüğü, yüksek yargı organlarındaki raportör ve askeri savcıkadroları ile askeri yargı ile ilgili diğer kadrolarda görevli askeri hakimlerede birinci fıkra kapsamında geçici yetki verilebilir.”
(3) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı KuvvetleriPersonel Kanununun 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümleeklenmiş, aynı Kanunun geçici 39 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmış ve aynıKanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“Ancak, Yüksek Askerî Şûra Başkanı tarafından bir üst rütbedehizmetine ihtiyaç duyulanlar da rütbe bekleme süresine bakılmaksızın ve 47 ncimaddenin birinci fıkrasındaki sicil şartı aranmaksızın Yüksek Askerî Şûradeğerlendirmesine alınırlar.”
“GEÇİCİ MADDE 41- 2016 yılı Temmuz ayında yapılacak Yüksek AskerîŞûrada alınacak kararlar ile bu Kanun uyarınca yapılacak olan terfi, atama,nasıp, kadroların kullanılması, emekliye sevk ve ilişik kesme işlemleri 29Temmuz 2016 tarihi itibarıyla uygulanır.”
(4) 17/7/1972 tarihli ve 1612 sayılı Yüksek Askerî Şûranın Kuruluşve Görevleri Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş veaynı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“MADDE 4- Yüksek Askerî Şûra, Başkanın çağrısı ile yılda en az birkez toplanır.”
“GEÇİCİ MADDE 2- 2016 yılı Ağustos ayında yapılacak Yüksek AskerîŞûra toplantısı, aynı yılın Temmuz ayı içinde yapılır.”
…
(7) 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı KuvvetleriDisiplin Kanununun 29 uncu maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi aşağıdakişekilde değiştirilmiştir.
“İhtiyaç duyulması halinde bu süre, bu fıkrada yazılı makamlarcabir katına; ilgili bakanın onayı ile de bir yıla kadar artırılabilir.”
…
MADDE 5- 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat,Görev ve Yetkileri Kanununun 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 3- Türkiye Cumhuriyeti Jandarması, emniyet ve asayiş ilekamu düzeninin korunmasını sağlayan ve diğer kanunların verdiği görevleriyerine getiren silahlı genel kolluk kuvvetidir.”
MADDE 6- 2803 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
“MADDE 4- Jandarma Genel Komutanlığı İçişleri Bakanlığınabağlıdır.”
MADDE 7- 2803 sayılı Kanunun 5 inci maddesi başlığıylabirlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kuruluş ve Teşkilat:
MADDE 5- Jandarma Genel Komutanlığının kuruluş ve kadrolarıylakonuş yerleri, İçişleri Bakanlığınca düzenlenir. Ancak sıkıyönetim, seferberlikve savaşta Kuvvet Komutanlıkları emrine girecek birliklerin kuruluş vekadrolarıyla konuş yerlerinin düzenlenmesinde Genelkurmay Başkanlığının görüşüalınır.
Jandarma birliklerinin kuruluş ve konuşlarının düzenlenmesindemülki taksimat esas alınır. Ancak geçici olarak birden çok ili içine alan bölgeteşkilatı da kurulabilir. Bölge komutanı, bölge teşkilatının konuşlu bulunduğuilin valisine karşı sorumlu olarak görev yapar.”
MADDE 10- 2803 sayılı Kanunun 8 inci maddesi aşağıdakişekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 8- Jandarma birlikleri; sıkıyönetim, seferberlik ve savaşhallerinde, Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek bölümleriyle KuvvetKomutanlıkları emrine girer, kalan bölümüyle normal görevlerine devam eder.
Ayrıca, Jandarma birlikleri; Genelkurmay Başkanlığının talebiüzerine İçişleri Bakanının, illerde ise garnizon komutanının talep etmesihalinde valinin onayıyla kendilerine verilen askeri görevleri de yaparlar.”
MADDE 11- 2803 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasınaaşağıdaki cümle eklenmiştir.
“İçişleri Bakanının kararıyla bir il veya ilçenin tamamı polis yada jandarma görev ve sorumluluk alanı olarak belirlenebilir.”
MADDE 12- 2803 sayılı Kanunun 12 nci maddesi aşağıdakişekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 12- Lüzum görüldüğü hallerde İçişleri Bakanı tarafından,Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığıarasında her kademedeki personel, geçici olarak görevlendirilebilir. İçişleriBakanı bu yetkisini il valilerine devredebilir.
Ayrıca, İçişleri Bakanının onayıyla; Emniyet Genel Müdürlüğü,Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı silah, mühimmat,teçhizat, taşıt ve diğer taşınırları ile taşınmazlarını birbirlerine geçiciolarak tahsis edebilirler veya bedelsiz olarak devredebilirler.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar İçişleriBakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir."
MADDE 13- 2803 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
“MADDE 13- Jandarma Hizmetleri Sınıfı personelinin her türlü özlükişlerinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 14/7/1965 tarihli ve 657sayılı Devlet Memurları Kanunu uygulanır. Ancak, nasıp ve terfi, aylık ve diğermali ve sosyal haklar bakımından statü ve rütbelerine göre 27/7/1967 tarihli ve926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 28/5/1988 tarihli ve 3466sayılı Uzman Jandarma Kanunu ile 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman ErbaşKanununa tabi personel hakkındaki hükümler uygulanır.
Subaylığa ve astsubaylığa nasıp ve terfi işlemleri, İçişleriBakanlığının onayıyla yapılır. Ancak, albaylıktan tuğgeneral rütbelerineterfiler ile generallikte bir üst rütbeye terfiler müşterek kararname ileyapılır. Rütbelerindeki bekleme süresinin dolması ya da kadrosuzluk nedenleriile emekliliğe sevk edilme durumunda olan, ancak hizmetlerine ihtiyaç duyulanalbaylar 60 yaşına, generaller ise 65 yaşına kadar İçişleri Bakanının onayıylagörevde bırakılabilirler. Nasıp ve terfi yetkilerinin kullanılmasıyla ilgiliolan; 926 sayılı Kanun ve diğer kanunlarla, İçişleri Bakanlığı dışında, başkamercilere verilmiş inha, seçim, görüş alma ve benzeri yetkilere dair hükümlerJandarma Genel Komutanlığı personeli bakımından uygulanmaz. Uzman jandarma veuzman erbaşların nasıp ve terfileri Jandarma Genel Komutanlığınca özelkanunlarına göre yapılır.
Jandarma Genel Komutanlığı personeli hakkında, Türk SilahlıKuvvetlerinde karşılığı olan rütbe ve kıdem üzerinden aynı şartlarla, 3/1/1961tarihli ve 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu uygulanır.
İşçilerin işe alınma, işyeri değişikliği, yükselme, izin, sicil,ödül ve hizmet akdinin feshi işlemleri 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanunu ile varsa geçerli bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yapılır.”
MADDE 14- 2803 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
“MADDE 14- General, subay, astsubay ve uzman jandarmanınatanmaları;
a) Jandarma Genel Komutanının, Jandarma Genel KomutanıYardımcılarının, generallerin ve il jandarma komutanlarının atanmaları müşterekkararnameyle,
b) Diğer subaylar, astsubaylar ve uzman jandarmaların atanmalarıİçişleri Bakanlığınca,
yapılır.
İhtisaslaşma gereği olarak özel eğitim görmüş personel noktaatamasına tabi tutulabilir. Nokta ataması yapılmayan subay, astsubay ve uzmanjandarmalar valilik emrine atanır ve bunların istihdam yerleri, il içi yerdeğiştirmeleri vali tarafından yapılır.
Hizmet gerekleri bakımından uygun görülmesi halinde il jandarmakomutanlıklarına general rütbesindeki subaylar da atanabilir.”
MADDE 15- 2803 sayılı Kanunun 15 inci maddesi aşağıdakişekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 15- Jandarma personeli hakkında disiplin ve soruşturmaişlemleri aşağıdaki usullere göre yapılır.
a) Disiplin işleri özel kanun hükümlerine göre yürütülür.
b) Jandarma personelinin mülki görevlerinden doğan suçlarında;özel kanunların hükümleri saklı kalmak şartıyla 2/12/1999 tarihli ve 4483sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunhükümlerine göre işlem yapılır.
c) Adli görevlerinden doğan suçlarda; 4/12/2004 tarihli ve 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 161 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmüuygulanır.
d) Jandarma personeline askeri görev verildiği takdirde bugörevlerden doğan suçlarda 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askeri MahkemelerKuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uygulanır. Bu suçların muhakemesi,Jandarma personelinin emrine verildiği askeri birlik personelini muhakemeetmekle görevli ve yetkili olan askeri mahkemede görülür.
e) Jandarma personelinin kişisel suçlarında genel hükümlere göreişlem yapılır.”
MADDE 16- 2803 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi aşağıdakişekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 19- Jandarma Genel Komutanlığı ikmal hizmetleriylefaaliyetlerine ait her türlü ihtiyacını ve silah ve mühimmatını İçişleriBakanlığınca belirlenecek standartlara uygun olarak kendi bütçesinden karşılar.Ancak Jandarma Genel Komutanlığı, Savunma Sanayi Destekleme Fonundan TürkSilahlı Kuvvetlerinin tabi olduğu usul ve esaslar dahilinde yararlanır.
Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde Kuvvet Komutanlıklarıemrine girecek veya İçişleri Bakanı ya da valilerce askeri görev verilenjandarma birliklerinin her türlü ihtiyacı (sefer stokları dahil) emrinegireceği Kuvvet Komutanlıklarının standartlarına uygun olarak Milli SavunmaBakanlığınca sağlanır.”
MADDE 17- 2803 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi aşağıdakişekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 24- Bu Kanunla münhasıran yönetmelik çıkarılması öngörülenhususların yanı sıra jandarmanın teşkilat, görev, yetki ve sorumlulukları,diğer makamlarla ilişkileri, birlikte çalışma ve işbirliği esasları dahilkomuta ve kontrol ilişkileri ile Jandarma Hizmetleri Sınıfı personelinin terfiişleri, değerlendirme, ödüllendirme, kılık ve kıyafet ve Kanunun uygulanmasınailişkin diğer hususlar; İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanarak BakanlarKurulu kararıyla yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir.”
MADDE 18- 2803 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birincifıkrasında yer alan “askeri görevleri haricindeki diğer görevleriyle ilgili”ibaresi yürürlükten kaldırılmış ve aynı fıkradaki “valiler” ibaresi “mülkiidare amirleri” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 19- 2803 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin birincifıkrasında yer alan “askerî görevleri haricindeki diğer” ibaresi ile aynımaddenin üçüncü fıkrasında yer alan “Genelkurmay Başkanlığının görüşü alınarak”ibaresi yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanuna aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Uygulanacak hükümler:
EK MADDE 7- Diğer kanunlarda bu Kanuna aykırı hükümler bulunmasıhalinde bu Kanun hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili tereddütleri gidermeye ve buyönde düzenleyici ve yönlendirici işlemler yapmaya İçişleri Bakanlığıyetkilidir.
Bu Kanunda bu maddeyi ihdas eden Kanun Hükmünde Kararname ileyapılan düzenlemeler sebebiyle teşkilat, personel, eğitim ve diğer hususlarlailgili olarak yeni ihtiyaçların ortaya çıkması halinde, buna ilişkin düzenlemeyapmaya İçişleri Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir.”
MADDE 20- 2803 sayılı Kanunun 16 ncı, 17 nci ve 25 inci maddeleriyürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 21- 2803 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeeklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 4- a) Disiplin işlerine ilişkin özel kanunçıkarılana kadar jandarma personelinin disiplin suç ve cezaları EmniyetTeşkilatı disiplin mevzuatına göre belirlenir. Diğer hususlarda 657 sayılıDevlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.
b) Jandarma Teşkilatının tüm personeli başka hiçbir işleme gerekolmaksızın, yeni durumlarına göre görevlerine devam ederler. Mevcut fiilikadrolardan öğretim elemanlarına ilişkin olanlar bu Kanuna, diğerleri 190sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) sayılı cetveline İçişleri Bakanlığıbünyesinde Jandarma Genel Komutanlığı bölümü olarak eklenmiştir. Bu şekilde 190sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenmiş olan kadro cetvellerini anılan KanunHükmünde Kararname esas ve usullerine uygun olarak yeniden düzenlemeye DevletPersonel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığının görüşü ve İçişleri Bakanlığınınteklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu Kanuna eklenen öğretim elemanıkadrolarında 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesindeBakanlar Kurulunca unvan ve derece değişikliği yapılabilir. Ayrıca JandarmaHizmetleri Sınıfından bir adet Orgeneral kadrosu ile dört adet Jandarma GenelKomutan Yardımcısı kadrosu ihdas edilmiştir.”
MADDE 22- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununun 36 ncı maddesine “VII- EMNİYET HİZMETLERİ SINIFI” başlıklı bendindensonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve sonraki bentler buna göreteselsül ettirilmiştir.
“VIII- JANDARMA HİZMETLERİ SINIFI
Bu sınıf Jandarma Genel Komutanlığı kadrolarında bulunan subay,astsubay ve uzman jandarmaları kapsar.”
MADDE 23- 9/7/1982 tarihli ve 2692 sayılı Sahil GüvenlikKomutanlığı Kanununun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 2- Bu Kanunda belirtilen görev ve hizmetleri yapmak üzeresilahlı bir genel kolluk kuvveti olan Sahil Güvenlik Komutanlığı kurulmuştur.
Bu Komutanlık İçişleri Bakanlığına bağlıdır.
Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde, Sahil GüvenlikKomutanlığının Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek bölümleri DenizKuvvetleri Komutanlığı emrine girer, kalan bölümü normal görevlerine devameder.”
MADDE 24- 2692 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birincifıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Sahil Güvenlik Komutanlığının görev alanları, üsleri,kadrolarıyla yerleşme yerleri, İçişleri Bakanlığınca düzenlenir. Ancaksıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığıemrine girecek birliklerin kuruluş ve kadrolarıyla konuş yerlerinindüzenlenmesinde Genelkurmay Başkanlığının görüşü alınır.”
MADDE 25- 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesine “VIII- JANDARMAHİZMETLERİ SINIFI” başlıklı bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki benteklenmiş ve sonraki bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.
“IX- SAHİL GÜVENLİK HİZMETLERİ SINIFI
Bu sınıf Sahil Güvenlik Komutanlığı kadrolarında bulunan subay veastsubayları kapsar.”
MADDE 26- 2692 sayılı Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
“MADDE 7- Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli; subay, astsubay,uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, öğrenci, erbaş ve erler ile Devlet memuruve işçileri kapsar. Sahil Güvenlik Hizmetleri Sınıfı personelinin her türlüözlük işlerinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 14/7/1965 tarihli ve 657sayılı Devlet Memurları Kanunu uygulanır. Ancak, nasıp ve terfi, aylık ve diğermali ve sosyal haklar bakımından statü ve rütbelerine göre 27/7/1967 tarihli ve926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 28/5/1988 tarihli ve 3466sayılı Uzman Jandarma Kanunu ile 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman ErbaşKanununa tabi personel hakkındaki hükümler uygulanır.
Subaylığa ve astsubaylığa nasıp ve terfi işlemleri, İçişleriBakanlığının onayıyla yapılır. Ancak, albaylıktan tuğamiral rütbelerineterfiler ile amirallikte bir üst rütbeye terfiler müşterek kararname ileyapılır. Sahil Güvenlik Komutanı amiraller arasından atanır. Rütbelerindekibekleme süresi dolması ya da kadrosuzluk nedenleri ile emekliliğe sevk edilmedurumunda olan, ancak hizmetlerine ihtiyaç duyulan albaylar 60 yaşına,amiraller ise 65 yaşına kadar İçişleri Bakanının onayıyla görevdebırakılabilirler. Nasıp ve terfi yetkilerinin kullanılmasıyla ilgili olan; 926sayılı Kanun ve diğer kanunlarla, İçişleri Bakanlığı dışında, başka mercilereverilmiş inha, seçim, görüş alma ve benzeri yetkilere dair hükümler SahilGüvenlik Komutanlığı personeli bakımından uygulanmaz. Uzman erbaşların nasıp veterfileri Sahil Güvenlik Komutanlığınca özel kanunlarına göre yapılır.
Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli hakkında, Türk SilahlıKuvvetlerinde karşılığı olan rütbe ve kıdem üzerinden aynı şartlarla, 3/1/1961tarihli ve 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu uygulanır.
İşçilerin işe alınma, işyeri değişikliği, yükselme, izin, sicil,ödül ve hizmet akdinin feshi işlemleri 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanunu ile varsa geçerli bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yapılır.
Sahil Güvenlik Komutanlığında görevli sivil memurlar 22/6/1978tarih ve 2155 sayılı Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi HakkındaKanun hükümlerinden yararlanırlar.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen en yüksek DevletMemuru aylığının (ek gösterge dahil);
a) Botlarda görevli subay, astsubay ve uzman erbaşlara %52,
b) Diğer karargâh, birlik ve kurumlarda görevli subay, astsubay veuzman erbaşlara %40,
tutarını geçmemek üzere İçişleri Bakanlığınca belirlenecek usul veesaslara göre fazla çalışma karşılığı asayiş tazminatı ödenir. Bu tazminattandamga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz.
Jandarma Genel Komutanlığı ve diğer kuruluşlardaki emsalineyapılan nakdi ve ayni ödemeler aynı şartlar altında ve aynı hükümlere tabiolarak, Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline de verilir.
Lüzum görüldüğü hallerde İçişleri Bakanı tarafından, Emniyet GenelMüdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı arasındaher kademedeki personel, geçici olarak görevlendirilebilir. İçişleri Bakanı buyetkisini il valilerine devredebilir. Bu şekilde geçici görevlendirilenpersonel görevlendirildiği teşkilattaki personele sağlanan ilave mali haklardangörevlendirme süresince yararlandırılır.
Ayrıca, İçişleri Bakanının onayıyla; Emniyet Genel Müdürlüğü,Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı silah, mühimmat,teçhizat, taşıt ve diğer taşınırları ile taşınmazlarını birbirlerine geçiciolarak tahsis edebilirler veya bedelsiz olarak devredebilirler.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar İçişleriBakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 27- 2692 sayılı Kanunun 8 inci maddesi aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir.
“MADDE 8- Sahil Güvenlik personelinin atanmaları;
a) Sahil Güvenlik Komutanı, Sahil Güvenlik komutan yardımcıları,Sahil Güvenlik bölge komutanları ve amirallerin atanmaları müşterek kararnameile,
b) Amiraller haricinde, Sahil Güvenlik Komutanlığı Kurmay Başkanıve Sahil Güvenlik Komutanlığı karargâhında görevli başkanların atanmalarıİçişleri Bakanınca,
c) Diğer subayların ve astsubayların, Devlet memurlarının, uzmanerbaşların ve sözleşmeli erbaş ve erlerin atanmaları ile dağıtımları, İçişleriBakanlığınca,
yapılır.
Sahil Güvenlik Komutanlığında görevli Sahil Güvenlik mensubusubay, astsubay, sivil personel, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erlerinhizmet gerekleri veya sağlık yahut diğer nedenlerle görev ve hizmet yerlerinindeğiştirilmesi, bu maddedeki usul ve esaslara göre yapılır.”
MADDE 28- 2692 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine“tatbikatlara” ibaresinden sonra gelmek üzere “İçişleri Bakanının izni ile”ibaresi eklenmiştir.
MADDE 29- 2692 sayılı Kanunun 15 inci maddesi aşağıdakişekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 15- Sahil Güvenlik Komutanlığı ikmal hizmetleriylefaaliyetlerine ait her türlü ihtiyacını ve silah ve mühimmatını İçişleriBakanlığınca belirlenecek standartlara uygun olarak kendi bütçesinden karşılar.Ancak Sahil Güvenlik Teşkilatı, Savunma Sanayi Destekleme Fonundan Türk SilahlıKuvvetlerinin tabi olduğu usul ve esaslar dahilinde yararlanır.
Sahil Güvenlik Komutanlığının silah araç ve gereçlerinin kendiimkanları dışında kalan bakım, onarım ve tadilat hizmetleri öncelikle MilliSavunma Bakanlığının bakım ve onarım tesisleriyle yapılır. Bu hizmet bedelleriKomutanlık bütçesinden karşılanır.
Bütçe kanunları ve diğer kanunlarla Milli Savunma Bakanlığı ileJandarma Genel Komutanlığına tanınan gümrük, her türlü vergi, resim, harç veardiye ücretlerine ilişkin muafiyet ve istisna hükümleri Sahil GüvenlikKomutanlığı hakkında da uygulanır.
Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde Kuvvet Komutanlıklarıemrine girecek sahil güvenlik birliklerinin her türlü ihtiyacı (sefer stoklarıdahil) emrine gireceği Kuvvet Komutanlıklarının standartlarına uygun olarakMilli Savunma Bakanlığınca sağlanır.”
MADDE 30- 2692 sayılı Kanunun 18 inci maddesi başlığıylabirlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Değerlendirme raporu
MADDE 18- Sahil güvenlik bölge komutanları hakkında mülkigörevleri açısından konuşlu bulundukları yerin valisi tarafından her yılsonunda, görevleri ile ilgili olarak değerlendirme raporu düzenlenir.Değerlendirme raporları personelin terfi, ödüllendirme, atama ve yerdeğiştirmesinde dikkate alınır. Değerlendirme raporlarının içeriği vedüzenlenme esasları, İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikledüzenlenir.”
MADDE 31- 2692 sayılı Kanunun 21 inci maddesi başlığıylabirlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Disiplin ve soruşturma usulleri
MADDE 21- Sahil Güvenlik personeli hakkında disiplin ve soruşturmaişlemleri aşağıdaki usullere göre yapılır.
a) Disiplin işleri özel kanun hükümlerine göre yürütülür.
b) Sahil Güvenlik personelinin idari görevlerinden doğansuçlarında; özel kanunların hükümleri saklı kalmak şartıyla 2/12/1999 tarihlive 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması HakkındaKanun hükümlerine göre işlem yapılır.
c) Sahil Güvenlik personelinin adli görevlerinden doğan suçlarda;4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 161 inci maddesininbeşinci fıkrası hükmü uygulanır.
d) Sahil Güvenlik personelinin kişisel suçlarında genel hükümleregöre işlem yapılır.
e) Sahil Güvenlik personeline askeri görev verildiği takdirde bugörevlerden doğan suçlarda 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve YargılamaUsulü Kanunu hükümleri uygulanır. Bu suçların muhakemesi, Sahil Güvenlikpersonelinin emrine verildiği askeri birlik personelini muhakeme etmeklegörevli ve yetkili olan askeri mahkemede görülür.”
MADDE 32- 2692 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi aşağıdakişekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 23- Bu Kanunla münhasıran yönetmelik çıkarılması öngörülenhususların yanısıra Sahil Güvenlik Komutanlığının görev, yetki vesorumlulukları, diğer makamlarla ilişkileri, birlikte çalışma ve işbirliğiesasları dahil komuta ve kontrol ilişkileri ile Sahil Güvenlik HizmetleriSınıfı personelinin terfi işleri, disiplin amirleri ve kurulları, ödül,değerlendirme, kılık ve kıyafet ve bu Kanunun uygulanmasına ilişkin diğerhususlar, İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanarak Bakanlar Kurulu kararıylayürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir.”
MADDE 33- 2692 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birincifıkrasında yer alan “askerî görevleri haricindeki diğer görevleriyle ilgili”ibaresi yürürlükten kaldırılmış ve aynı fıkrada yer alan “valiler” ibaresi “mülkiidare amirleri” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 34- 2692 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Düzenleme yetkisi
EK MADDE 3- Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili tereddütlerigidermeye ve bu yönde düzenleyici ve yönlendirici işlemler yapmaya İçişleriBakanlığı yetkilidir.
Bu Kanunda bu maddeyi ihdas eden Kanun Hükmünde Kararname ileyapılan düzenlemeler sebebiyle teşkilat, personel, eğitim ve diğer hususlarlailgili olarak yeni ihtiyaçların ortaya çıkması halinde, buna ilişkin düzenlemeyapmaya İçişleri Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir.”
MADDE 35- 2692 sayılı Kanunun 6 ncı, 9 uncu, 10 uncu, 11inci, 16 ncı, 20 nci, 21/A, 21/B ve 22 nci maddeleri yürürlüktenkaldırılmıştır.
MADDE 36- 2692 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddelereklenmiştir.
“Geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 7- a) Disiplin işlerine ilişkin özel kanun çıkarılanakadar Sahil Güvenlik personelinin disiplin suç ve cezaları Emniyet Teşkilatıdisiplin mevzuatına göre belirlenir. Diğer hususlarda 657 sayılı DevletMemurları Kanunu hükümleri uygulanır.
Mülki idare amirleri ile sıralı amirler Sahil Güvenlikpersonelinin disiplin amiridir. İçişleri Bakanı, Sahil Güvenlik Komutanlığınınher kademesindeki personeline resen disiplin cezası verebilir.
İşçilerle sözleşmeli ve geçici personelin cezalandırılmaları iseyürürlükte olan sözleşme hükümlerine göre yapılır.
b) Mevcut fiili kadrolar 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenineki (1) sayılı cetvelinde İçişleri Bakanlığı bünyesinde Sahil Güvenlik Komutanlığıkadrolarına eklenmiştir. Ayrıca Sahil Güvenlik Hizmetleri Sınıfından iki adettuğamiral/Sahil Güvenlik Komutan Yardımcısı kadrosu ihdas edilmiştir.
c) Sahil Güvenlik Teşkilatının tüm personeli başka hiçbir işlemegerek olmaksızın, yeni durumlarına göre görevlerine devam ederler. Mevcut fiilikadrolar, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) sayılı cetvelineİçişleri Bakanlığı bünyesinde Sahil Güvenlik Komutanlığı bölümü olarakeklenmiştir. Bu şekilde 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenmiş olankadro cetvellerinin anılan Kanun Hükmünde Kararname esas ve usullerine uygunolarak yeniden düzenlemeye Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığınıngörüşü ve İçişleri Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 8- Sahil Güvenlik Komutanlığı, personel temini veyetiştirilmesi konularında yeterli oluncaya kadar, komutanlık kadrolarındagörev yapacak olan amiral, subay, astsubay ihtiyacı İçişleri Bakanlığınca MilliSavunma Bakanlığından talep edilebilir.”
Yürütmenin durdurulması
MADDE 38- (1) Olağanüstü hal süresince yayımlanan kanunhükmünde kararnameler kapsamında alınan kararlar ve yapılan işlemler nedeniyleaçılan davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilkinceleme toplantısında, dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Volkan HAStarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, dava konusu KHK kuralları okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Dava dilekçesinde özetle; olağanüstü hâl KHK’ları ile yapılmasıöngörülen işlemlerin “tedbir” niteliğinde olması gerektiği,tedbirin, mahiyeti gereği geçici bir nitelik taşıdığı, ilan edilen olağanüstühâlin sebep ve amacı, darbe girişimi nedeniyle bozulan kamu düzeninin etkili vesüratli biçimde yeniden tesisi iken dava konusu kuralların bu amacın ötesinegeçerek bazı kurum ve kuruluşların teşkilatlanmasıyla ilgili düzenlemeleröngördüğü, olağan kanunlarda olağanüstü hâl sona erdikten sonra da yürürlüktekalmaya devam edecek değişiklikler yaptığı, bu nedenle dava konusu kuralların;olağanüstü hâlin gerekli kıldığı konularda çıkarılmış KHK olaraknitelendirilemeyecekleri ve yargı denetimine tabi oldukları belirtilerek anılankuralların adil olması gereken hukuk düzenini zedelemeleri sebebiyleAnayasa’nın 2. maddesine; yasama organının sahip olduğu yasama yetkisininyürütme organı tarafından kullanılmasına yol açtığından, kuvvetler ayrılığıilkesinin yer verildiği Anayasa’nın Başlangıç kısmına; yürütme organının,kaynağını Anayasa’dan almayan bir yasama yetkisi kullanarak dava konusukuralları ihdas etmesi ve bu suretle yasama yetkisinin devredilmesi nedeniyleAnayasa’nın 6., 7. ve 8. maddelerine; Anayasa’ya aykırı bir düzenleme yapılmışolması sebebiyle Anayasa’nın bağlayıcılığını ve üstünlüğünü düzenleyenAnayasa’nın 11. maddesine ve olağanüstü hâlin gerekli kılmadığı bir konudaolağanüstü hâl KHK’sı çıkarılmış olması nedeniyle Anayasa’nın 121. maddesineaykırı oldukları ileri sürülmüştür.
A. Olağanüstü Hâl KHK’larının Anayasal Çerçevesi
3. Olağanüstü yönetim usullerine iç karışıklık, ayaklanma, savaştehlikesinin başgöstermesi, savaş hâli, doğal afet, ağır ekonomik bunalım vebunlara benzer nedenlerle devletin ve toplumun güvenliğini büyük ölçüde sarsandurumlarla karşılaşıldığında başvurulur. Bu durumların, devletin ve toplumunvarlığı ve güvenliği bakımından büyük bir tehlike oluşturduğu kuşkusuzdur.Olağan yönetimlerin ve olağan hukuk kurallarının bu tehlikelerin giderilmesindeyetersiz kalması nedeniyle çağdaş hukuk sistemlerinde olağanüstü yönetimbiçimleri benimsenmiştir. Bir başka ifadeyle olağanüstü yönetim usulleri birzaruretten kaynaklanmakta olup demokratik anayasal düzenin korunması vesürdürülebilmesi için bu yönetim usullerine başvurulması zorunluluğu ortayaçıkabilmektedir. Bu bağlamda olağanüstü yönetimlere neden olan tehlikelerinbertaraf edilebilmesi, olaylar karşısında ivedi önlem ve karar alabilmegereksinimi içerisinde bulunan yürütmenin yetkilerinin arttırılmasınıgerektirebilmektedir.
4. Bununla birlikte demokratik ülkelerde olağanüstü yönetimusulleri, hukuku dışlayan keyfi yönetim anlamına gelmez. Olağanüstü yönetimlerkaynağını Anayasa’da bulan, anayasal kurallara göre yürürlüğe konulan, yasamave yargı organlarının denetiminde varlıklarını sürdüren rejimlerdir. Ayrıcaolağanüstü yönetimlerin amacı, anayasal düzeni korumak ve savunmak olmalıdır.Bu nedenle olağanüstü hâl, yürütme organına önemli yetkiler vermesine, hak veözgürlükleri de önemli ölçüde sınırlandırmasına karşın sonuçta hukuki bir rejimdir.
5. Anayasa’da ilan sebebi dikkate alınarak iki tür olağanüstü hâlyönetim usulü öngörülmüştür. Bu usullerden Anayasa’nın 119. maddesindedüzenlenen olağanüstü hâle “Tabiî afet, tehlikeli salgın hastalıklarveya ağır ekonomik bunalım hallerinde”; 120. maddesinde düzenlenenolağanüstü hâle ise, “Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temelhak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine aitciddî belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzenininciddî şekilde bozulması hallerinde” başvurulabilir. Anayasa’nın 119.maddesinde düzenlenen olağanüstü hâl, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplananBakanlar Kurulunca ilan edilebilirken, 120. maddesinde düzenlenen olağanüstühâl, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca, Milli GüvenlikKurulunun da görüşü alındıktan sonra ilan edilebilir.
6. Anayasa’nın 121. maddesinin üçüncü fıkrasında “Olağanüstühal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu,olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde kararnamelerçıkarabilir. Bu kararnameler, Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün TürkiyeBüyük Millet Meclisinin onayına sunulur; bunların Meclisce onaylanmasınailişkin süre ve usul, İçtüzükte belirlenir.” denilmektedir. Bu hükmegöre, olağanüstü hâllerde Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan BakanlarKurulu, olağanüstü hâlin gerekli kıldığı konularda KHK çıkarabilecektir.
7. Olağan dönemlerdeki KHK’larile olağanüstü dönem KHK’ları arasında yetki, konu ve TBMM’de görüşülmeusulleri bakımından farklılıklar bulunmaktadır. Anayasa’nın 91. maddesine göreolağan dönemlerdeki KHK’lar BakanlarKurulu tarafından çıkarılırken olağanüstü dönem KHK’larında bu yetki,Anayasa’nın 121. maddesinin üçüncü fıkrası ile 122. maddesinin ikinci fıkrasınagöre Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kuruluna aittir. Olağanüstü dönem KHK’ları, dayanaklarını doğrudandoğruya Anayasa’dan alırlar ve bu nedenle yetki kanununun varlığına ihtiyaçduymazlar. Buna karşılık olağan dönemlerdeki KHK’ların bir yetki kanununadayanmaları zorunludur.
8. Anayasa’nın 91. maddesinin birinci fıkrasınagöre, Anayasa’nın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yeralan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümde yer alansiyasi haklar ve ödevlerin olağan dönemlerdeki KHK’lar tarafından düzenlenmesimümkün olmadığı hâlde olağanüstü dönem KHK’ları açısından böyle bir konu kısıtlamasıbulunmamaktadır.
9. Öte yandan Anayasa’nın 121. ve 122. maddelerinin üçüncüfıkralarında da olağanüstü dönem KHK’larının Resmî Gazete’de yayımlandıklarıgün TBMM’nin onayına sunulacakları, bunların TBMM’ce onaylanmasına ilişkin süreve usulün İçtüzük’te belirleneceği öngörülmüştür. TBMM İçtüzüğü’nün 128.maddesine göre “Anayasanın 121 ve 122 nci maddeleri gereğince çıkarılanve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun hükmünde kararnameler,Anayasanın ve İçtüzüğün kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesi için koyduğukurallara göre ancak, komisyonlarda ve Genel Kurulda diğer kanun hükmündekararnamelerle, kanun tasarı ve tekliflerinden önce, ivedilikle en geç otuz güniçinde görüşülür ve karara bağlanır. / Komisyonlarda en geç yirmi gün içindegörüşmeleri tamamlanmayan kanun hükmünde kararnameler Meclis Başkanlığıncadoğrudan doğruya Genel Kurul gündemine alınır.” Söz konusu maddede,olağanüstü dönem KHK’larının da olağan dönem KHK’ları gibi komisyonlarda veGenel Kurulda öncelikle ve ivedilikle görüşüleceği hükme bağlanmakla birlikteolağan dönem KHK’larından farklı olarak “öncelikle” ve “ivedilikle” görüşülmehususu, birtakım sürelere bağlanarak somutlaştırılmıştır.
10. Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimi genelolarak Anayasa’nın 13. maddesinde; savaş, seferberlik, sıkıyönetim veolağanüstü hâllerde hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması ise özel olarakAnayasa’nın 15. maddesinde düzenlenmiştir. 15. maddede, “Savaş,seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktandoğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temelhak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veyabunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir. /Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucumeydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevîvarlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatleriniaçıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişeyürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlusayılamaz.” hükümlerine yer verilmiştir.
11. Bu madde uyarınca olağanüstü hâllerde temel hak veözgürlüklerin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabilmesi veya bunlariçin Anayasa’da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilmesi mümkündür.Ancak 15. madde, bu konuda sınırsız bir yetki tanımamakta, temel hak veözgürlüklerin sınırlandırılmasına üç ölçüt getirmektedir. Buna göre sınırlandırma;milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklere aykırı olmamalı, durumungerektirdiği ölçüde olmalı ve 15. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hak veözgürlüklere dokunmamalıdır.
B. Olağanüstü Hâl KHK’larının Denetimi
12. İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolununaçık olması, hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Kanun hükmündeki düzenlemeler,yargı denetimine konu yapılabildikleri ölçüde temel hak ve özgürlükler etkilişekilde korunmuş ve güvence altına alınmış olur. Bu çerçevede, temel hak veözgürlüklerin olağan dönemlere göre daha fazla sınırlandırıldığı olağanüstüdönem KHK’larının da bir hukuk devletinde Anayasa’ya uygunluk denetimine açıkolması gerektiği söylenebilir. Ancak bu durum, yargısal denetime istisnagetiren anayasal hükümlerin varlığını ve uygulanmasını etkilemez. Anayasa’da,90. maddenin beşinci fıkrası, 125. maddenin ikinci fıkrası, 159. maddeninonuncu fıkrası gibi yargı denetimini kısıtlayan kimi istisnai maddelere yerverilmiştir.
13. Anayasa’nın 148. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümleside bu kapsamdadır. Nitekim anılan cümlede yer alan “… olağanüstühallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmündekararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla,Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.” hükmü ile olağanüstü dönemKHK’ları, Anayasa Mahkemesinin yargısal denetiminin dışında bırakılmıştır.
14. Anayasa koyucunun olağanüstü dönem KHK’larının denetimininyasama organı tarafından yapılmasını istediği açıktır. Nitekim Anayasa’nın 121.maddesinin gerekçesinin ilgili bölümü şu şekildedir: “Olağanüstü hallerAnayasamızda yeni bir şekilde düzenlenmiştir. Tabiî afet ve ekonomik krizhallerinde ve diğer hallerde hükümete yasama meclisinin denetimi altında kanunhükmünde kararname çıkartma yetkisi verilmiştir… Bütün tasarruflar yasamameclisinin denetimi altında düzenlenecektir.” Bu gerekçe de denetimyetkisinin parlamentoya bırakıldığını göstermektedir.
15. Anayasa’nın 148. maddesinde yer alan, olağanüstü hâlKHK’larını şekil ve esas bakımından yargısal denetime kapatan hükmün DanışmaMeclisinde görüşülmesi sırasında yapılan açıklamalar da konuya ışık tutarniteliktedir. Bu hükmün Anayasa’nın 148. maddesine eklenmesine ilişkin önergeyiveren Danışma Meclisi Anayasa Komisyonu Başkanının “Olağanüstü hâllerdeçıkartılacak kanun hükmünde kararnameler, daha önce düzenlenen ve istisnalarıolan kanun hükmünde kararnamelerden farklı olarak, fert hak ve hürriyetlerinive diğer sosyal hakları da sınırlayabilecektir .... Onun içindir ki, budenetime tabi tutulmamalıdır… Biz diyoruz ki, bu tip kanun hükmündekikararnameler, Anayasa Mahkemesinin denetimine tabi değildir...” şeklindeki,kuralın gerekçesi mahiyetindeki açıklamaları, Anayasa koyucunun olağanüstüdönem KHK’larının yargı denetimi dışında bırakılmasını ve bu konuda sadeceyasama meclisinin denetiminin varlığını amaçladığını ortaya koymaktadır.
16. Bu amaç çerçevesinde Anayasa’nın 121. ve 122. maddelerindeolağanüstü dönem KHK’larının Resmî Gazete’de yayımlandıkları gün TBMM’ninonayına sunulması ve bunların TBMM’ce onaylanmasına ilişkin süre ve usulün TBMMİçtüzüğü’nde belirlenmesi öngörülmüştür. Bu itibarla Anayasa, olağanüstü hâlsüresince olağanüstü hâlin gerekli kıldığı konularda olağanüstü hâl KHK’sıçıkarma yetkisini, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kuruluna,bunları denetleme yetkisini ise yasama organına vermektedir.
17. Anayasa’nın 11. maddesinde Anayasa hükümlerinin yasama,yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileribağlayan temel hukuk kuralları olduğu hükme bağlanmıştır. Anayasa’nın 6.maddesinde de hiçbir kimse veya organın kaynağını Anayasa’dan almayan birDevlet yetkisi kullanamayacağı belirtilmiştir. Bu hükümler çerçevesinde Anayasahükümlerinin, Anayasa Mahkemesini de bağladığı ve yargı yetkisinin kaynağını vesınırlarını belirlediği hususunda kuşku bulunmamaktadır.
18. Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerinin düzenlendiğiAnayasa’nın 148. maddesinde olağanüstü dönem KHK’larının şekil ve esasbakımından Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde davaaçılamayacağının açıkça belirtilmiş olması karşısında Anayasa’nın, anılandüzenlemelerin herhangi bir ad altında yargısal denetime konu yapılmasıbakımından Anayasa Mahkemesine bir yetki tanımadığı açıktır.
19. Anayasa Mahkemesinin önüne getirilen kuralın niteliğinibelirleme konusunda takdir yetkisine sahip olduğu kuşkusuzdur. Bu çerçevede birişlemin muhtevası esas alınarak maddi kritere veya işlemi tesis eden organ vebaşvurulan usuller esas alınarak şekli-organik kritere göre nitelemeyapılabilir. Hangi kriter esas alınırsa alınsın yapılan nitelemenin Anayasa’nınçizdiği çerçevenin dışına çıkılması, başka bir ifadeyle olağanüstü hâlKHK’larının şekil ve esas bakımından anayasaya uygunluk denetiminin yapılmasısonucunu doğurmaması gerekir.
20. Anayasa Mahkemesi bir konuda karar verirken, hiç kuşkusuz aynıkonuda daha önce verdiği kararları da değerlendirmekte ve bunu yaparken içtihatistikrarı ile içtihadın değiştirilmesi ve geliştirilmesi ihtiyacı arasındakihassas dengeyi dikkate almaktadır. Bu bağlamda Mahkeme, içtihat değişikliğinegittiğinde önceki kararlardan neden ayrıldığını açıklamalı ve yeni görüşünütemellendirmelidir.
21. Anayasa Mahkemesi, konuya ilişkin olarak geliştirdiğiiçtihadında maddi kriteri esas alarak, bir olağanüstü hâl KHK’sının gerçektenAnayasa’nın 121. maddesinde öngörülen KHK olup olmadığını belirlemek için yer,zaman ve konu bakımından inceleme yapmıştır. Mahkeme, 10.1.1991 tarihindeoyçokluğuyla vermiş olduğu E.1990/25, K.1991/1 sayılı kararında belirttiği veE.1991/6, K.1991/20, E.1992/30, K.1992/36 ile E.2003/28, K.2003/42 sayılıkararlarında sürdürdüğü içtihadında, “olağanüstü hâl KHK’sı” adıaltında yapılan düzenlemelerin Anayasa’nın öngördüğü ve Anayasa’ya uygunlukdenetimine bağlı tutmadığı olağanüstü hâl KHK’sı niteliğinde olup olmadıklarınıincelemek ve bu nitelikte görmediği düzenlemeler yönünden de Anayasa’yauygunluk denetimi yapmak zorunda olduğunu ifade ederek, olağanüstü hâlKHK’sından söz edebilmek için yer, zaman ve konu ölçütlerini ortaya koymuştur.Anayasa Mahkemesi bu ölçütler çerçevesinde olağanüstü hâl ilanının gereklikıldığı konuya ilişkin olmayan veya olağanüstü hâlin geçerli olduğu yer ya dadönem hâricinde yürürlükte olacak düzenlemeleri, olağanüstü hâl KHK’sıniteliğinde görmeyerek bunların olağan dönem KHK’sı olduğunu değerlendiripyargı denetimine konu yapmış bulunmaktadır.
22. Anayasa Mahkemesinin, olağanüstü hâl KHK’sı şeklinde yapılandüzenlemelerin gerçekten olağanüstü hâl KHK’sı niteliğinde olup olmadığınıbelirlemek için yer, zaman ve konu ölçütlerini esas alarak yaptığı inceleme,KHK kurallarının içeriğinin değerlendirilmesini gerektirmektedir. Böyle birdeğerlendirme de kuralların, esas bakımından Anayasa’ya uygunluk denetimininyapılması sonucunu doğuracaktır. Nitekim, 2003 yılında oyçokluğuyla verilenkararda, 10.7.1987 tarihli ve 285 sayılı KHK’nın 425 sayılı KHK ile yenidendüzenlenen 7. maddesinde yer alan “Bu KHK ile Bölge Valisine tanınanyetkilerin kullanılması ile ilgili idari işlemler hakkında iptal davasıaçılamaz.” biçimindeki hükmün Anayasa’nın 125. maddesiyle bağdaşmadığıiddiası ele alınmıştır. Anayasa Mahkemesi K.1991/1 sayılı kararında söz konusukuralın olağanüstü hâl KHK’sı hükmü olduğunu, dolayısıyla yargı denetimine tabiolmadığını belirterek iptal talebinin reddine karar vermesine rağmen 2003yılında verilen K.2003/42 sayılı kararda, aynı hükmün Anayasa’nın 125.maddesine aykırı olması nedeniyle olağanüstü hâl KHK’sı değil olağan KHKolduğunu ifade ederek yargısal denetime tabi tutmuş ve yetki kanunu olmadığıgerekçesiyle Anayasa’nın 91. maddesine aykırı bularak anılan hükmü iptaletmiştir. Bu yaklaşım, Anayasa’nın 148. maddesindeki şekil ve esas bakımındandenetim yasağını tamamen anlamsız ve işlevsiz hâle getirmektedir. Ziraolağanüstü hâl KHK’larının yargısal denetimi mümkün olsaydı Anayasa Mahkemesi,aynı incelemeyi yapacak ve kuralı Anayasa’nın 125. maddesine aykırı bularakiptal edecekti. Bu tür bir yaklaşımla olağanüstü hâl KHK’sı niteliğinde olantüm kuralları bu kapsam dışına çıkarmak mümkündür.
23. Olağanüstü hâl KHK’larının Anayasa’ya aykırı düzenlemeleriçerdiğinin ileri sürülmesi, bunların anayasallık denetimine tabi tutulmalarıiçin yeterli değildir. Olağanüstü hâl KHK’larının Anayasa Mahkemesi tarafındandenetlenebilmesi için bu yöndeki bir anayasal yetkinin açıkça tanınmasıgerekir. Anayasa’nın 148. maddesinin lafzı, Anayasa koyucunun amacı ve ilgiliyasama belgeleri göz önünde bulundurulduğunda, olağanüstü dönem KHK’larınınherhangi bir ad altında yargısal denetime tabi tutulamayacağı açıktır. Anılanhükme rağmen yapılacak yargısal denetim, Anayasa’nın bağlayıcılığı veüstünlüğünü düzenleyen Anayasa’nın 11. maddesiyle ve hiçbir kimse veya organınkaynağını Anayasa’dan almayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağına ilişkinAnayasa’nın 6. maddesiyle bağdaşmaz.
C. İptali Talep Edilen KHK Kurallarının Değerlendirilmesi
24. İptali talep edilen 668 sayılı KHK, ülkemizde 15 Temmuz 2016gecesi Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde örgütlenmiş olan bir cunta tarafındandemokratik anayasal düzeni cebir ve şiddet kullanarak ortadan kaldırmateşebbüsü sonrasında ilan edilen olağanüstü hâl kapsamında çıkarılmıştır.Cumhurbaşkanının başkanlığında 20.7.2016 tarihinde toplanan BakanlarKurulu, Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak veözgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddibelirtilerin ortaya çıkması ve şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddişekilde bozulması nedeniyle Milli Güvenlik Kurulunun görüşünü de aldıktan sonrayurt genelinde, 21.7.2016 tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâlilan etmiş ve bu karar 21.7.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.Olağanüstü hâl ilan edilmesine yönelik söz konusu karar, TBMM’nin onayınasunulmuş ve Genel Kurulun 21.7.2016 tarihli ve 1116 sayılı kararıyla daonaylanmıştır.
25. Olağanüstü hâlin ilan edilmesi ve bu kararın TBMM tarafındanonaylanmasından sonra Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan BakanlarKurulu tarafından, yurdun tamamında geçerli olmak üzere 25.7.2016 tarihinde 668sayılı KHK çıkarılmış, 27.7.2016 tarihli ve 29783 (2. Mükerrer) sayılı ResmîGazete’de yayımlanmış ve aynı gün TBMM’nin onayına sunulmuştur. Dolayısıyladava konusu kuralları da içeren söz konusu KHK, Anayasa’nın 121. maddesinedayanılarak olağanüstü hâlin geçerli olduğu dönem içerisinde çıkarılmış olanbir olağanüstü hâl KHK’sıdır.
26. Anayasa’nın 121. maddesi uyarınca çıkarılan dava konusu KHKhükümlerinin, Anayasa’nın 148. maddesinin birinci fıkrasının üçüncücümlesinde yer alan “… olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaşhallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımındanAnayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.” hükmükarşısında, esasa geçilerek yargısal denetiminin yapılması mümkün değildir.
27. Açıklanan nedenlerle, dava konusu kurallara yönelik iptaltaleplerinin yetkisizlik nedeniyle reddi gerekir.
III- HÜKÜM
25.7.2016 tarihli ve 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında AlınmasıGereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme YapılmasıHakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin;
A- 1. maddesinde yer alan “…ve bazı kurum vekuruluşlara dair…” ibaresinin,
B- 4. maddesinin (1), (2), (3), (4) ve (7) numaralıfıkralarının,
C- 5., 6., 7., 10., 11., 12., 13., 14., 15., 16.,17., 18., 19., 20., 21., 22.,23., 24., 25., 26., 27., 28., 29., 30., 31., 32., 33., 34., 35., 36. ve 38.maddelerinin,
iptali taleplerinin yetkisizlik nedeniyle REDDİNE, 12.10.2016tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ