ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2016/170
Karar Sayısı : 2016/163
Karar Tarihi : 2.11.2016
R.G.Tarih-Sayısı : Tebliğedildi
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul AnadoluÇocuk Ağır Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 26.9.2004 tarihli ve5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 18.6.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 68.maddesiyle değiştirilen 191. maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan “…verilir…” ibaresinin,Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline kararverilmesi talebidir.
OLAY: Suça sürüklenen çocuk hakkındauyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğiiddiasıyla açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırıolduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu ibareyi de içeren 191. maddesişöyledir:
“(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan,kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi,iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 incimaddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasınınertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, ertelemesüresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veyayasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlarkonusunda uyarır.
(3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yılsüreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısınınkararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkındadenetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimliserbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.
(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedaviningereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satınalması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekraruyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması yada uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlalnedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra,birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılansoruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesikararı verilemez.
(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilenyükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde,hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(8) Bu Kanunun;
a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı maddeimal ve ticareti,
b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı maddekullanılmasını kolaylaştırma,
suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bumadde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu maddehükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, CezaMuhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 incimaddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesihükümleri uygulanır.
(10) Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veyaibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina vetesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veyaişaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumiveya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranındaartırılır.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilkinceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZtarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu kanun hükmü okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre, AnayasaMahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuranmahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı kanun kuralı ile sınırlıdır.
3. Başvuran Mahkeme, 5237 sayılı Kanun’un191. maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan “…verilir…” ibaresininiptaline karar verilmesini talep etmiştir. İtiraz konusu kuralın yer aldığı5237 sayılı Kanun’un 191. maddesinin (8) numaralı fıkrası (a) ve (b)bentlerinden oluşmakta olup, iptali talep edilen “…verilir…” ibaresi,fıkranın (a) ve (b) bentleri yönünden ortak kuraldır. Bakılmakta olan dava,suça sürüklenen çocuğun, fıkranın (a) bendinde yer alan 5237 sayılı Kanunun188. maddesinde yer alan “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” suçuylacezalandırılması talebine ilişkin olup fıkranın (b) bendinde yer alanuyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu ile ilgiliaçılmış bir dava bulunmamaktadır. Bu nedenle, 191. maddenin (8) numaralıfıkrasında yer alan itiraz konusu “…verilir…” ibaresininfıkranın (a) bendi yönünden sınırlı olarak incelenmesi gerekmektedir.
4. Öte yandan, Anayasa’nın “Anayasayaaykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi” başlıklı 152. maddesininson fıkrasında, “Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği redkararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanunhükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.”;6216 sayılı Kanun’un “Başvuruya engel durumlar” başlıklı 41. maddesinin(1) numaralı fıkrasında ise “Mahkemenin işin esasına girerek verdiği retkararının Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı kanunhükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamaz.”hükümlerine yer verilmiştir.
5. 5237 sayılı Kanun’un 191.maddesinin (8) numaralı fıkrasının (a) bendine yönelik olarak dahaönce yapılan itiraz başvurusu, Anayasa Mahkemesi’nin 13.1.2016 tarihli veE.2015/52, K.2016/1 sayılı kararı ile Anayasa’ya aykırı olmadığı gerekçesiile esastan reddedilmiş ve söz konusu karar, 27.1.2016 tarihlive 29606 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
6. Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek verilen retkararından sonra aynı kural hakkında yeni bir başvurunun yapılabilmesi için,önceki kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı 27.1.2016 tarihinden başlayarakgeçmesi gereken on yıllık süre henüz dolmamıştır.
7. Açıklanan nedenle, Kanun’un 191. maddesinin (8) numaralıfıkrasında yer alan “…verilir…” ibaresinin (a) bendi yönündeniptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusunun, Anayasa’nın152. maddesinin son fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 41. maddesinin (1)numaralı fıkrası gereğince reddi gerekir.
III- HÜKÜM
26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, 18.6.2014tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesiyle değiştirilen 191. maddesinin (8)numaralı fıkrasında yer alan “…verilir…”ibaresinin;
A- İncelemesinin aynı fıkranın (a) bendi yönünden sınırlı olarakyapılmasına,
B- Aynı fıkranın (a) bendi yönünden iptaline karar verilmesitalebiyle yapılan itiraz başvurusunun, Anayasa’nın 152. maddesinin dördüncüfıkrası ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince REDDİNE,
2.11.2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ