ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2016/18
Karar Sayısı : 2016/16
Karar Tarihi : 16.3.2016
R.G. Tarih-Sayı : Tebliğedildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Nazilli 4. AsliyeCeza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 4.12.2004 tarihli ve5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesine, 6.12.2006 tarihli ve5560 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen (11) numaralı fıkrasının birincicümlesinde yer alan ".kasten yeni bir suç işlemesi veya."ibaresinin "sırf askeri suçlar" yönünden Anayasa'nın 2., 5. ve10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Yapılan yargılama sonunda açıklanmasıgeri bırakılan hükmün, denetim süresi içinde sanığın yeni bir suç işlemesinedeniyle açıklanması aşamasında, itiraz konusu ibarenin Anayasa'ya aykırıolduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
5271 sayılı Kanun'un itiraz konusu ibarenin de yer aldığı 231.maddesi şöyledir:
"Madde 231- (1) Duruşma sonunda, 232nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrasıokunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları,mercii ve süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa buda bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayıyapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl(2) veya daha az süreli hapisveya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasınakarar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasınıifade eder. [1]
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geribırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum vedavranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususundakanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın,aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamengiderilmesi,
gerekir. (Ek cümle: 22/7/2010 - 6008/7 md.) Sanığın kabul etmemesihâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Açıklanmasının geri bırakılmasınakarar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreliolması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıkararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbitutulur. (Ek cümle: 18/6/2014-6545/72 md.) Denetim süresi içinde, kişi hakkındakasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasınakarar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemeninbelirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veyasanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumundaveya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimialtında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devametmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğüyerine getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Altıncı fıkranın (c) bendindebelirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağduraveya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemeksuretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıkararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yenibir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklereuygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadankaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kastenyeni bir suç işlemesi veyadenetimli serbestlik tedbirine ilişkinyükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme,kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunudeğerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infazedilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasınınertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni birmahkûmiyet hükmü kurabilir.
(12) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geribırakılması kararına itiraz edilebilir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geribırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancakbir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkimveya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç içinkullanılabilir.
(14) (Değişik: 23/1/2008 - 5728/562 md.) Bu maddenin hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncümaddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgiliolarak uygulanmaz."
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilkinceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ümit DENİZtarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu kanun hükmü okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Anayasa'nın "Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerdeileri sürülmesi" başlıklı 152. maddesinin son fıkrasında, "AnayasaMahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmi Gazetedeyayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasayaaykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz."; 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 41. maddesinin(1) numaralı fıkrasında ise "Mahkemenin işin esasına girerek verdiğiret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynıkanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamaz."hükümlerine yer verilmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin (11) numaralıfıkrasına yönelik iptal talebi, Anayasa Mahkemesinin 12.3.2009tarihli ve E.2007/14, K.2009/48 sayılı kararıyla kuralın Anayasa'ya aykırıolmadığı gerekçesi ile esastan reddedilmiş ve bu karar 25.6.2009 tarihli,27269 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
4. Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek verilen retkararından sonra aynı kural hakkında yeni bir başvurunun yapılabilmesiiçin, önceki kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 25.6.2009 tarihindenbaşlayarak geçmesi gereken on yıllık süre henüz dolmamıştır.
5. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kurala ilişkin itirazbaşvurusunun, Anayasa'nın 152. maddesinin son fıkrası ve 6216 sayılı Kanun'un41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince esas incelemeye geçilmeksizinreddi gerekir.
6. Serruh KALELİ bu görüşe katılmamıştır.
III- HÜKÜM
4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesine, 6.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen(11) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ".kasten yenibir suç işlemesi veya." ibaresinin "sırf askerisuçlar" yönünden iptaline karar verilmesi talebiyleyapılan itiraz başvurusunun, Anayasa'nın 152. maddesinin son fıkrası ve 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince REDDİNE, Serruh KALELİ'ninkarşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 16.3.2016 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
KARŞIOY
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231. maddesine 6.12.2006tarihinde eklenen (11) numaralı fıkranın 1. cümlesinde yer alan ".kasten yani bir suç işlemesi veya .. ibaresinin "sırf askeri suçlar" yönünden Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptali istenmektedir.
Anayasa'nın "Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ilerisürülmesi" başlıklı 152. maddesinin son fıkrasında, "AnayasaMahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının resmi Gazetedeyayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasayaaykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulmaz."; 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama usulleri hakkında Kanun'un 41.maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise "Mahkemenin işin esasınagirerek verdiği ret kararının resmi Gazetede yayımlanmasından itibaren on yılgeçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itirazbaşvurusu yapılamaz." hükümlerine yer vermiştir.
Anılan bu madde nedeniyle aynı yasanın ilgili 11. maddesineyönelik Mahkememize gelmiş bulunan bir İPTAL talebi 12.3.2009 gün ve 2007/14E., 2009/48 K. sayılı kararı ile Anayasa'ya aykırı olmadığı gerekçesi ilereddedildiği ve kararda 25.6.2009 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmışbulunduğundan ilgili bu itiraz başvurusu Anayasa'nın 152/son ve 6216 sayılıYasa'nın 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince esasa geçilmedenreddedilmiş, anılan çoğunluk görüşüne aşağıdaki gerekçeler ile katılınmamıştır.
2007/14 E. sayılı iptal davasına konu 5560 sayılı ÇeşitliKanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 23. maddesi ile 5271 sayılıCeza Muhakemeleri Kanunu'nun 231. maddesine eklenen ve 2016/18 sayılı itirazyolu ile iptal istemine konu edilmiş (11.) fıkranın da yer aldığı 5, 6, 7, 8,9, 10, 11, 12, 13, 14 numaralı fıkralarının hak arama hürriyetini özündenzedelediğinden Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine, eşitlik ilkesine aykırıolduğundan 10. maddesine toplum barışı, bireylerin güven ve huzurunusağlamadığından ve kamu yararına dayanmadığından 2. ve 3. maddelerine,Anayasa'nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi ile bağdaşmadığından 11.maddesine aykırılığı nedeniyle iptallerinin istendiği, hangi fıkralar yönündenincelendiği açık olmayan kararımızda ise ilgili fıkraların, Devletin cezasiyasetini belirleyen sistem tercihlerinde bulunmasında Anayasa'nın temel ilkeve ceza hukukunun ANA kurallarına bağlı kalmak koşulu ile takdir hakkıbulunduğu yönündeki kısa ve tek gerekçesi ile Anayasa'nın 6 değişikmaddesine ilişkin aykırılık iddialarını reddettiği görülmektedir.
İtirazen iptal başvurusunda bulunan Nazilli 4. Asliye CezaMahkemesi ise, 5271 sayılı Yasa'ya eklenen (11) numaralı fıkranın içinde yeralan "..kasden yeni bir suç işlemesi." ibaresinin "sırfaskeri" suçlar yönünden incelenmesi suretiyle iptal istemindebulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizde görülmüş bulunan ve bu davanın ret gerekçesine esasoluşturan 2007/14 E., 2009/48 K. sayılı dosyada ilgili onbirinci fıkrasomut norm denetimi yolu ile denetlenmiştir. Bu tür denetimler normun genelliğikapsamında ele alındığında, itirazen iptale gelinen uygulamayla bağımlıdavalarda olduğu gibi kuralın somutta yarattığı Anayasal sorunun farkedilmemesi, üzerinin kapalı kalması gibi sonuçlar yaratabilmektedir. Soyutdenetim de kuralın öngörülebilir sonuçlarını dikkate almak mümkün olmayıpgereklide değildir. Nitekim, 2009/48 sayılı kararımızda Anayasa'nın 6 ayrımaddesi yönünden farklı aykırılık gerekçeleri belirtilerek gelinen davasonucunda kuralın, Anayasa'ya aykırı olmadığının yegane gerekçesi yasakoyucunun takdir hakkının varlığı olarak ifade edilmiştir.
Takdir yetkisinin adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerigözetilerek kullanılması gerektiği de bir vakıa olup bu yetki kullanılırken suçve ceza arasındaki adil dengenin korunması ve öngörülen cezanıncezalandırmada güdülen amacı gerçekleştirmeye elverişli olması gibi hususlardagözetilmek zorundadır.
10 yıl yasağı ile ret konusuna gerekçe alınan dosyanın yapılmışsoyut denetiminde, itiraz başvurusunda bulunan mahkemenin somutta suç ve cezadengesini ölçmüş denetlemiş bir gerekçe de yer almamaktadır.
Türk Ceza Kanunları genelinde, kasıtlı, taksirli, askeri ve diğersuçlar arasında mutlak bir ayrım yapılmaktadır. Nitekim suçta tekerrürüdüzenleyen Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin dördüncü fıkrasında, kasıtlı,taksirli ve sırf askeri ve diğer suçlar arasında tekerrür hükümlerininuygulanmayacağı hükmü getirilerek sırf askeri suçların diğer suçlardan ayrı birkategoride mütalaa edildiği görülmektedir.
Askerlik hizmetinin gereği, disiplini, sivil hayata olanfarklılığı ve kendine özgü cezaları, farklı yargı yapısı düşünüldüğünde,başvuran mahkemenin talebinin emsal alınan karar gerekçelerinden ve istemyönünden farklı olduğu açık olup, iptali istenen (11) numaralı fıkranın bufarklı talep yönünden de incelenip hakkında ret kararı verilmiş olduğunailişkin ulaşılmış sonuca katılma olanağı yoktur.
Soyut denetimle verilmiş bu sonuç, sırf askeri suçlar yönündenitirazen iptali istenen kuralın uygulanması ile ortaya çıkan hukuki durumunsomutta Anayasal denetimine engel olmaktadır.
Nitekim 2015/57 sayılı dosyada yer alan karşı oyumuzda daetraflıca değinildiği şekilde, Anayasa'nın 152. maddesi ile getirilen vehakkında ret kararı verilmiş bir kuralın hiçbir yönden denetlenmemesi şeklindeanlaşılan yasaklama hükmü, ya da hükmün bu şekilde yorumu hakka saygı ve eldeedilişini kolaylaştırmaya yönelik Hukuk devleti fikrine ve Anayasal yargıdenetiminin önünde açık bir engeldir.
Demokratik düzen ve Anayasalara sahip başkaca ülkelerderastlanılamamış bu yasakçı ve denetimsiz bırakma yöntemi, hak arama hürriyetiönünde, onun özünü ortadan kaldıran bir müdahale olarak durmaktadır.
Bu yöntemle denetlenmiş kural adeta Özel ve Kamu Hukuku alanındaAnayasal tüm sonuçlar ile fiilen denetlenmiş, tüm koruma haklarını elde etmiş,kazanılmış, dokunulmazlık elde etmiş bir hüküm haline gelmektedir. Çağdaşdemokrasiler temel hak ve özgürlüklerin en geniş ölçüde sağlanıp güvence altınaalındığı bir rejim ise, hakkı koruyan yargısal denetim alanı zorlaştırılmamalı,kullanılmaz duruma düşürmemeli Anayasa'nın 152. maddesinin dördüncü fıkrasınınkapsamı dar tutulup, geniş yorumlanmalı, yaşayan hukuk dinamizmine geçitvermelidir.
Üye
Serruh KALELİ
[1] 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunun 562 ncimaddesiyle bu fıkrada yer alan "bir yıl" ibaresi "ikiyıl" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.