ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2016/19
Karar Sayısı : 2016/17
Karar Tarihi : 16.3.2016
R.G. Tarih-Sayı : 08.04.2016 - 29678
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Aksaray İdareMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 4.7.1934 tarihli ve 2559sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun 24.11.2004 tarihli ve 5259 sayılıKanun'un 1. maddesiyle yeniden düzenlenen 6. maddesinin ikinci fıkrasınınbeşinci cümlesinin, Anayasa'nın 2., 36. ve 155. maddelerine aykırılığı ilerisürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Davacının, sahibi olduğu işyerinde kapanış saatineuyulmadığından ve bu fiilin yıl içerisinde beşinci kez tekrarlandığındanbahisle 2559 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince verilen idari para cezasınıniptali talebiyle açtığı davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
2559 sayılı Kanun'un itiraz konusu cümlenin de yer aldığı 6.maddesi şöyledir:
"Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinden;
a) Faaliyetten geçici olarak men edildiği halde süresinden önceaçılan,
b) Açık ve kapalı bulunacağı saatlere uymayan,
c) Bu Kanunun 12 nci maddesinde belirtilen yasaklara uymadığıtespit edilen,
d) Mevzuat hükümlerine aykırı olarak işletilen,
İş yerlerinin işletmecilerine beşyüzmilyon Türk Lirası ilebirmilyar Türk Lirası arasında idarî para cezası verilir.
Bu maddede öngörülen idarî para cezaları, belediye sınırlarıiçinde belediye encümeni, belediye sınırları dışında il daimi encümenitarafından verilir. Verilen idarî para cezalarına dair kararlar ilgililere 7201sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğtarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itirazedilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesinidurdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz,zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa süredesonuçlandırılır. İdarî para cezaları 6183 sayılı Âmme Alacaklarının TahsilUsulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Bu maddede belirtilen aynı fiillerin bir yıl içinde tekrarıhalinde, en son uygulanan para cezası bir kat artırılarak uygulanır."
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca, Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN,Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ'in katılımlarıyla 16.3.2016 tarihinde yapılan ilkinceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
A- İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle, idare hukukunda, idari işlemlerinhukuka aykırı oldukları yargı yerlerince tespit edilinceye kadar hukukauygunluk karinesinden yararlandığı, dava edilen idari işlemlerin hukuka uygunolup olmadıklarının ilk derece yargı yerlerince yapılacak muhakeme sonundakarara bağlandığı, bu kararlara karşı Anayasa'nın 155. maddesi gereğince temyizya da itiraz yolunun açık olması gerektiği, bu suretle verilen kararlarınhukuki denetiminin yapılmasının yanında içtihat birliği oluşturularakvatandaşların hangi durumda hangi hukuki sonuca muhatap olacaklarınıbilmelerinin sağlandığı, hukukumuzda kural bu olmakla birlikte parasal sınırveya yabancılar hukuku gibi vatandaşları doğrudan etkilemeyen bazı istisnaidurumlarda mahkemeler tarafından verilen kararların kesin olduğu yönündedüzenlemeler bulunduğu, itiraz konusu kuralın da miktar itibarıyla yapılan birdeğerlendirme çerçevesinde itiraz veya temyiz başvurusu olanağını ortadankaldıran bir hüküm olduğu, ancak itiraz konusu kural ile maddenin son fıkrasıbirlikte değerlendirildiğinde, aynı fiillerin bir yıl içinde tekrarı halindeceza miktarının yüksek değerleri bulabileceği ancak itiraz konusu kuralgereğince itiraz üzerine yetkili idare mahkemesi tarafından verilen kararınkesin olduğu, bu durumun itiraz ya da temyiz edilebilme kuralının amacı veruhuyla bağdaşmadığı belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 36. ve 155.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
4. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 43. maddesi uyarınca, kural ilgisi nedeniyle Anayasa'nın 141.ve 142. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
5. İtiraz konusu kuralla, itiraz üzerine yetkili idare mahkemesitarafından verilen kararın kesin olduğu öngörülmektedir.
6. Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık olan devlettir.
7. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, 'Herkes,meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacıve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.'hükmüne yer verilmiştir. Maddeyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğü veadil yargılanma hakkı, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının yanında,diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunlarınkorunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Anayasa Mahkemesininkararlarında da belirtildiği üzere, kanun yoluna başvurma hakkı da hak aramahürriyeti ve adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
8. Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrasında "Davalarınen az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargınıngörevidir." denilerek, yargılama maliyetinin en düşük şekildeolmasının ve bu sürecin mümkün olan en hızlı yöntemlerle gerçekleştirilmesinin,yargının görevlerinden olduğu ifade edilmiştir.
9. Anayasa'nın 155. maddesinde ise Danıştay'ın idari mahkemelerceverilen ve 'kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı' karar vehükümlerin son inceleme mercii olduğu düzenlenmiştir.
10. Kanun yolu, bir yargı yeri tarafından verilen bir kararın,kural olarak başka bir yargı yeri tarafından incelenmesini sağlayan hukukiyoldur. Kanun yolunun amacı, yargı yerleri tarafından verilen kararların, kuralolarak başka bir yargı yeri tarafından denetlenmesine imkân tanınmak suretiyledaha güvenceli bir yargı hizmeti sunmaktır. Kanun yoluna başvurma hakkı, adilyargılanma hakkının kapsamı içerisinde kabul edilmektedir. Bunun nasılyapılacağı ise usul hükümleri ile gösterilmektedir. Anayasa'nın 142. maddesindemahkemelerin kuruluşunun, görev ve yetkilerinin, işleyişlerinin ve yargılamausullerinin kanun ile düzenlenmesi öngörülmüştür. Kanun yoluna ilişkindüzenlemeler de yargılama usulü kapsamındadır. Anayasa'nın 141. maddesiuyarınca yargılamanın mümkün olan süratle sonuçlanması gerektiğinden, herkarara karşı değil, fakat önemli kararlara karşı kanun yoluna gidilmesi gereğibenimsenmektedir. Mahkemelerce verilen tüm kararlara karşı kanun yolunun açıktutulması, kanun yolu kurumunu işlemez duruma getirebilir.
11. Öte yandan, Anayasa'nın tüm maddeleri aynı etki ve değerdeolup, aralarında bir üstünlük sıralaması bulunmadığından, uygulamada bunlardanbirine öncelik tanımak olanaklı değildir. Bu nedenle, kimi zaman zorunlu olarakbirlikte uygulanan iki Anayasa kuralından biri, diğerinin sınırını oluşturabilmektedir.Anayasa'nın adil yargılanma hakkını düzenleyen 36. maddesinde herhangi birsınırlama nedeni öngörülmemiş ise de mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri,işleyişi ve yargılama usullerinin kanunla düzenleneceğini öngören Anayasa'nın142. ve davaların mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını ifade edenAnayasa'nın 141. maddelerinin, adil yargılanma hakkının kapsamınınbelirlenmesinde gözetilmesi gerektiği açıktır. Buna göre, kanun koyucu,uyuşmazlıkların niteliklerini gözeterek, Anayasa'daki yargı ile ilgili temelilkelere ve güvence kurallarına aykırı bulunmamak şartı ile yargı yerlerinceverilecek kararlardan hangilerinin kesin olduğunu belirleyebilecektir.
12. Ayrıca Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adilyargılanma hakkı, her uyuşmazlığın zorunlu olarak iki ya da üç dereceliyargılamaya tabi olmasını gerektirmez. Anayasa'da iki dereceli yargılamayızorunlu tutan bir kural olmadığı gibi Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi'nin Ek 7 nolu Protokolü ile UluslararasıMedeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin 14. maddesinin beşinci fıkrasındayalnızca ceza davaları açısından iki dereceli yargılama öngörülmüş, idaridavalar açısından ise iki dereceli yargılama zorunluluğu getirilmemiştir. Kaldıki ceza davaları yönünden bile Ek 7 nolu Protokolün "Cezai konulardaiki dereceli yargılanma hakkı"nı düzenleyen 2. maddesinde "hafifnitelikli suçlar" yönünden bu hakka istisna getirilebileceğidüzenlenmektedir.
13. İtiraz konusu kuralın yer aldığı maddede, umuma açık istirahatve eğlence yerlerinin kurallara aykırı olarak işletilmeleri halinde buyerlerin işletmecilerine verilecek idari para cezaları, bucezaları verecekidare, cezaların ilgililere tebliğ usulü ile bu cezalara karşı yetkili idaremahkemesine yapılacak itiraz usulü düzenlenmektedir. İtiraz konusu kuralla iseitiraz üzerine verilen kararın kesin olduğu öngörülmektedir.
14. Kanun koyucunun idari nitelikteki bir işleme itiraz üzerineyetkili idare mahkemesi tarafından verilen kararlara karşı yargı yolunukapatmak suretiyle yargılamaların hızlandırılması ve bölge idare mahkemelerininiş yükünün azaltılmasını sağlamayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Bazımahkeme kararları hakkında, ifade edilen usul ekonomisi nedeniyle ikidereceli yargılamanın kapatılmasının kanun koyucunun takdir yetkisi içindeolduğunda şüphe yoktur. İtiraz konusu kuralın yer aldığı maddede belirtileneylemler için öngörülen beşyüz ile bin Türk Lirası arasında verilecek olantemel cezanın miktarı da dikkate alındığında, kuralın adalet duygusunurencide eden ve demokratik toplum düzeninin gerekleri ile çelişen bir yönününbulunmadığı da açıktır. Bu nedenle, yargılamaların hızlandırılması ve bölgeidare mahkemelerin iş yükünün azaltılmasına yönelik kamu yararı amacıylaöngörülen itiraz konusu kural, hukuk devleti ilkesini ve hak arama özgürlüğünüzedelememektedir.
15. Ayrıca Anayasa'nın Danıştayı idare mahkemelerince verilenkararların son inceleme mercii olarak tanımlayan 155. maddesinde de tümkararların mutlak olarak Danıştay incelemesinden geçirileceği hususunda birdüzenleme bulunmamaktadır.
16. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2., 36., 141., 142. ve155. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
IV- HÜKÜM
4.7.1934 tarihli ve 2559sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun 24.11.2004 tarihli ve 5259 sayılıKanun'un 1. maddesiyle yeniden düzenlenen 6. maddesinin ikinci fıkrasınınbeşinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 16.3.2016tarihinde OYBİRLİĞİYLEkarar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ