ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2016/192
Karar Sayısı : 2017/160
Karar Tarihi : 29.11.2017
R.G.Tarih-Sayısı : 3.1.2018– 30290
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Afyonkarahisar İdareMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 13.1.1943 tarihli ve 4357sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi,Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler İçin Teşkil Edilecek Sağlık veİçtimai Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına DairKanun’un, 14.5.1958 tarihli ve 7117 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen11. maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerine aykırılığıileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Davacının İlkokul Öğretmenleri Sağlık veSosyal Yardım Sandığı (İLKSAN) üyeliğinin sonlandırılması ve ödediği aidatlarınbelirli bir oranda iadesi için yaptığı başvurunun reddi işleminin iptalitalebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırılık iddiasınıciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un 11. maddesinin itiraz konusu ikinci fıkrası şöyledir:
“Maarif Vekâleti bütçesinden maaş alan ilkokul öğretmenleri,ilkokul yardımcı ve stajyer öğretmenleri, yetiştirme yurtları öğretmenleri,ârızalı çocuklara ilk tahsillerini veren müesseselerin öğretmenleri, Maarifmüdürleri, ilköğretmen müfettiş ve denetmenleri, uygulama okulu öğretmenleri,İlköğretim Umum Müdürlüğü ve maarif müdürlüklerinde vazifeli memurlar ileSandık işlerinde çalışan memurlar Sandığa âzadırlar.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI,Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ,Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 14.12.2016 tarihindeyapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural ve sınırlamasorunları görüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre bir davayabakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanunhükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veyataraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısınavarması durumunda bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmayayetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesinebaşvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren birdavanın bulunması, iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olmasıgerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerindeortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya daolumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
3. İtiraz konusu kural; Maarif Vekâleti (Millî Eğitim Bakanlığı)bütçesinden maaş alan ilkokul öğretmenlerinin, ilkokul yardımcı ve stajyeröğretmenlerinin, yetiştirme yurtları öğretmenlerinin, arızalı çocuklara ilktahsillerini veren müesseselerin öğretmenlerinin, maarif müdürlerinin,ilköğretmen müfettiş ve denetmenlerinin, uygulama okulu öğretmenlerinin,İlköğretim Umum Müdürlüğü ve maarif müdürlüklerinde görevli memurlar ile İLKSANişlerinde çalışan memurların İLKSAN’a üye olduklarını hükme bağlamaktadır.
4. Buna karşılık bakılmakta olan dava, ilkokul öğretmeni(sınıf öğretmeni) olan davacının İLKSAN üyeliğinin sonlandırılması veödediği aidatların belli bir oranda iadesi talebiyle yaptığı başvurunun reddiişleminin iptaline ilişkindir. Kuralda yer alan “…ilkokul yardımcı vestajyer öğretmenleri, yetiştirme yurtları öğretmenleri, ârızalı çocuklara ilktahsillerini veren müesseselerin öğretmenleri, Maarif müdürleri, ilköğretmenmüfettiş ve denetmenleri, uygulama okulu öğretmenleri, İlköğretim UmumMüdürlüğü ve maarif müdürlüklerinde vazifeli memurlar ile Sandık işlerindeçalışan memurlar…” ibarelerinin uyuşmazlıkta uygulanma olanağıbulunmamaktadır. Bu nedenle söz konusu ibareler yönünden başvurunun mahkemeninyetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
5. İtiraz konusu kuralın kalan bölümünün ise fıkrada yer alangörevlilerin tamamı yönünden geçerli ortak kural niteliği taşıması nedeniyle bubölüme ilişkin esas incelemenin bakılmakta olan davanın konusugözetilerek “…ilkokul öğretmenleri,…” ibaresi ile sınırlıolarak yapılması gerekmektedir.
6. Açıklanan nedenlerle 13.1.1943 tarihli ve 4357 sayılı Hususiİdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif veCezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler İçin Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimaiYardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun’un,14.5.1958 tarihli ve 7117 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 11.maddesinin ikinci fıkrasının;
A. “…ilkokul yardımcı ve stajyer öğretmenleri, yetiştirmeyurtları öğretmenleri, arızalı çocuklara ilk tahsillerini veren müesseselerinöğretmenleri, Maarif müdürleri, ilköğretmen [ilköğretim] müfettiş vedenetmenleri, uygulama okulu öğretmenleri, İlköğretim Umum Müdürlüğü ve maarifmüdürlüklerinde vazifeli memurlar ile Sandık işlerinde çalışan memurlar…” bölümünün, itirazbaşvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağıbulunmadığından, bu bölüme ilişkin başvurunun mahkemenin yetkisizliği nedeniyleREDDİNE,
B. Kalan bölümünün esasının incelenmesine, esasa ilişkinincelemenin bölümde yer alan “…ilkokul öğretmenleri,…” ibaresiile sınırlı olarak yapılmasına,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
7. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Volkan HAS tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43.maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince İLKSAN Yönetim Kurulu Başkanı TuncerYILMAZ, Birinci Hukuk Müşaviri Kamil BARUTÇUOĞLU, Genel Müdür Mustafa ÇAĞLAYAN,Genel Müdür Yardımcısı Mintez ŞİMŞEK, Muhasebe ve Mali İşler Müdürü MuratTEKİN, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kadir ARICI,Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Genel Başkanı Ali YALÇIN, GenelBaşkan Yardımcısı Hasan Yalçın YAYLA, Hukuk Müşaviri Av. Harun KALE ve Av.Serkan GÜÇLÜ’nün 29.11.2017 tarihinde yaptıkları sözlü açıklamalarıdinlendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
1. İtirazın Gerekçesi
8. Başvuru kararındaözetle; yardımlaşma sandığı olan İLKSAN’a üyeliğin özel hukukkurallarına tabi bir sözleşme ilişkisi niteliğinde olduğu, Anayasa ile güvencealtına alınmış bulunan sözleşme özgürlüğünün sözleşme yapmanın yanında yapmamaözgürlüğünü de içerdiği, itiraz konusu kuralla bazı kişilerin İLKSAN’aüyeliklerinin zorunlu tutulduğu, bu suretle sözleşme özgürlüğünün ihlaledildiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
9. İtiraz konusu kural, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesindenmaaş alan ilkokul öğretmenlerinin İLKSAN’a üye olduklarını hükme bağlamaktadır.
10. Anayasa’nın 48. maddesininbirinci fıkrasında “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşmehürriyetlerine sahiptir...” denilmek suretiyle sözleşmeözgürlüğü güvenceye bağlanmıştır.
11. Anayasa’nın 13.maddesinde, temel hak ve özgürlüklerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızcaAnayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancakkanunla sınırlanabileceği; bu sınırlamaların Anayasa’nın sözüne ve ruhuna,demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
12. İtiraz konusu kural uyarınca Millî Eğitim Bakanlığıbütçesinden maaş alan ilkokul öğretmenlerinin İLKSAN’a üye olmaları zorunludur.
13. Özel hukuk, kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerinieşitlik ve irade serbestisi esasına göre düzenleyen hukuk kurallarınınbütünüdür. Özelhukukta irade özerkliği, kişilerin yasal sınırlar içinde istedikleri hukukisonuca bu yoldaki iradelerini yeterince açığa vurarak ulaşabilmelerini ifadeetmektedir. Sözleşme özgürlüğü ise özel hukuktaki irade özerkliği ilkesininanayasa hukuku alanındaki dayanağıdır. Anayasa açısından sözleşme özgürlüğü;devletin kişilerin istedikleri hukuki sonuçlara ulaşmalarını sağlaması ve bubağlamda kişilerin belli hukuki sonuçlara yönelen iradelerini geçerli olaraktanıması, onların iradelerinin yöneldiği hukuki sonuçların doğacağını ilkeolarak benimsemesi ve koruması demektir. Sözleşme özgürlüğü uyarınca kişiler,hukuksal ilişkilerini özgür iradeleriyle ve sözleşmelerle düzenlemekteserbesttir. Anayasa’nın 48. maddesinde koruma altına alınan sözleşme özgürlüğü,sözleşme yapıp yapmama serbestisinin yanı sıra yapılan sözleşmelere dışarıdanmüdahale yasağını da içerir.
14. Sözleşme özgürlüğünün özel hukuk alanında geçerli olmasınedeniyle öncelikle İLKSAN üyeliğinin özel hukuk kurallarına tabi olupolmadığının belirlenmesi gereklidir.
15. Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş alan ilkokulöğretmenlerinin kamu görevlisi olduğu şüphesizdir. Kamu görevlileri ilekamu yönetimleri arasındaki ilişkiler kural tasarruflarla düzenlenmektedir.Kamu personeli, belirli bir statüde ve nesnel kurallara göre hizmet yürütmekte;o statünün sağladığı ücret, atanma, yükselme gibi kimi haklara sahipolmaktadır. Kamu hizmetine giriş, hizmet içinde yükselme ve bulunulan statününsağladığı haklar statü hukukunun gereği olarak kanunlarla belirlenmektedir.Kanun koyucu; statü hukuku çerçevesinde yürütülen memuriyet hizmetine girmeye,memuriyette yükselmeye, özlük haklarına ve bunun gibi diğer hususlara ilişkinkoşulları anayasal ilkelere uygun olarak belirleme yetkisine sahiptir.
16. Kanun’da İLKSAN’ın tüzel kişiliğinin niteliği ve hangi hukukhükümlerine tabi olacağı konusunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bunedenle hukuki niteliğinin belirlenmesi sırasında İLKSAN’ın kuruluşu, işleyişi,yetki ve ayrıcalıkları gibi özelliklerinin göz önünde bulundurulmasıgerekmektedir.
17. Kanun’un 11. ve 14. maddeleriuyarınca; İLKSAN’ın Millî Eğitim Bakanlığına bağlı olarak faaliyetgöstermek üzere kanunla kurulmuş bir tüzel kişilik olduğu, üzerinde MillîEğitim Bakanlığının idari vesayet yetkisinin bulunduğu, bu bağlamda işleyiştarzının ve esaslarının belirlendiği ana statüsünün Millî Eğitim Bakanlığıncahazırlandığı, mevcutlarının ve alacaklarının devlet mallarına ait hak veönceliklere sahip olduğu, gelirlerinin her türlü vergi, resim ve harçtan muafolduğu gibi haciz ve temlik edilemediği gözetildiğinde anılankuruluşun, üyelerinin serbest iradelerinin eseri olmadığı, fonksiyonlarıbakımından kamu gücüne dayanan bir statüye sahip olduğu, işlemlerinin kapsam vesınırının kanunla belirlendiği ve bu özellikleri nedeniyle tüzel kişiliğe sahipbir kamu kurumu olduğu açıktır.
18. Kanun’un 11. maddesinin son fıkrasında, İLKSAN üyelerine hangihâllerde ve ne miktarda karşılıksız veya karşılıklı yardım yapılacağının “Anastatü”de belirtileceği öngörülmüştür. İLKSAN Ana Statüsü’nün 15. maddesinegöre üyelere ikraz, evlenme yardımı, doğal afet yardımı, şehit yardımı,emeklilik yardımı ve cenaze yardımı şeklinde sosyal içerikli yardımlaryapılmaktadır. Bu yönüyle İLKSAN’ın, üyeleri arasında sosyal ve ekonomikdayanışmayı güçlendirme amacını taşıdığı kuşkusuzdur.
19. Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş alan ilkokulöğretmenlerinin statü hukukuna tabi kamu görevlisi ve İLKSAN’ın, üyelerininsosyal ve ekonomik çıkarlarını koruma ve üyeleri arasında dayanışmayı teşviketme amacıyla kurulmuş bir kamu kurumu olduğu gözetildiğinde, İLKSAN üyeliğiilişkisinin bir tür sözleşme olmayıp kamu hukuku ilke ve kurallarına tabiolduğu açıktır. Bu itibarla İLKSAN üyeliği konusunda irade serbestisinin vedolayısıyla sözleşme özgürlüğünün varlığından söz etmek mümkün olmadığındanzorunlu üyelik esasının sözleşme özgürlüğüne aykırı olduğu da söylenemez.
20. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerineaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
21. Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇile Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu görüşe katılmamışlardır.
IV. HÜKÜM
13.1.1943 tarihli ve 4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alanİlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına veBu Öğretmenler İçin Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı ile YapıSandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun’un, 14.5.1958 tarihli ve7117 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 11. maddesinin ikincifıkrasında yer alan “…ilkokul öğretmenleri,…” ibaresinin Anayasa’yaaykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’inkarşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA, 29.11.2017 tarihinde karar verildi.
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
KARŞIOYGÖRÜŞÜ
1. 13.1.1943 tarihli ve 4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alanİlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına veBu Öğretmenler İçin Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı ile YapıSandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun’un, 14.5.1958 tarihli ve7117 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 11. maddesinin ikincifıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla yapılan itiraz başvurusundaMahkememiz ilk inceleme aşamasında anayasallık denetiminin “…ilkokulöğretmenleri,…” ibaresi ile sınırlı yapılmasına oybirliğiyle kararvermiştir.
2. İtiraz konusu kuralla, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaşalan ilkokul öğretmenlerinin, üyeleri arasında sosyal ve ekonomik dayanışmayıgüçlendirmek amacıyla kurulan bir yardımlaşma sandığı olan İLKSAN’aüye olmaları zorunlu tutulmaktadır.
3. İLKSAN’a üyeliğin hukuki niteliğine baktığımızdaSandığın amacının üyelerinin sosyal ve ekonomik çıkarlarını korumakve üyeleri arasında dayanışmayı teşvik etmek olduğu, üyeliğinöğretmenlik mesleğinin icrasına yönelik kamusal bir boyutiçermediğini ve Sandık üyelerinin temel sosyal güvenlik ihtiyaçlarının SosyalGüvenlik Kurumuna üyelik yoluyla karşılandığını da düşünürsek Sandık üyeliğininana hedefinin özel çıkarları korumak olduğu ve bu nedenle özel hukuk yönününöne çıktığı görülmektedir. Bu bağlam içerisinde değerlendirildiğindeİLKSAN üyeliğinin bir tür sözleşme olduğunu söyleyebiliriz.
4. Özel hukuk kurallarına tabi olan İLKSAN üyeliği konusunda esasolan, irade özerkliği ve bunun anayasa hukukundaki dayanağı olan sözleşmeözgürlüğüdür. Özel hukuk alanı içerisinde kalan yardımlaşma sandığı üyeliğinin,kişilerin üye olup olmama iradesi ve isteği dikkate alınmaksızın zorunlututulması karşısında, itiraz konusu kuralın sözleşme özgürlüğüne yönelik birmüdahale olduğu ve bu özgürlüğü kullanılamaz hâle getirdiği açıktır. Ziraitiraz konusu kuralla, ilkokul öğretmenlerinin serbest iradeleri dışında, bellibir mal topluluğu ile hukuki ilişkiye girme/sözleşme yapma zorunluluğuöngörülerek bu özgürlüğün negatif görünümü olan sözleşme yapmama özgürlüğüellerinden alınmaktadır. Belirtilen niteliğiyle söz konusu düzenleme, sözleşmeözgürlüğünün özüne dokunmakta ve Anayasa’da öngörülen öze dokunma yasağınıihlal etmektedir.
5. Anayasa’nın 48. maddesinin birincifıkrasında, “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetinesahiptir...” denilmektedir. Bu maddenin gerekçesinde, hürriyet temelinedayalı bir toplumda irade serbestliği çerçevesinde ferdin sözleşme yapma,meslek seçme ve çalışma hürriyetlerinin garanti altına alınmasının tabiî olduğuve bu hürriyetlerin ancak, kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğiifade edilmiştir.
6. Anayasa’nın 13. maddesinde, temel hak veözgürlüklerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa’nın ilgilimaddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunlasınırlanabileceği, bu sınırlamaların Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratiktoplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırıolamayacağı belirtilmiştir.
7. Sözleşme özgürlüğü uyarınca kişiler, hukuksal ilişkileriniözgür iradeleriyle ve sözleşmelerle düzenlemekte serbesttir. Anayasa’nın 48.maddesinde koruma altına alınan sözleşme özgürlüğü, sözleşme yapmaserbestisinin yanı sıra yapılan sözleşmelere dışarıdan müdahale yasağını daiçerir.
8. İLKSAN üyeliği kanun gereğince zorunlu olmasına karşılıküyeliğin ihtiyari olduğu yönünde kimi kararlar alınabilmektedir. Şöyle ki; 2012ve 2013 yıllarına ilişkin olup kamu görevlileri yönünden geçerli olacak toplusözleşme görüşmelerinde anlaşmaya varılamaması üzerine taraflarca başvurulanKamu Görevlileri Hakem Kurulu, 29.5.2012 tarihli ve 2012/1 sayılı kararının 32.maddesinin (1) numaralı fıkrasında İLKSAN üyeliğinin ihtiyari olduğunubelirtmiştir. Aynı şekilde yine, kamu görevlilerinin geneline ve hizmetkollarına yönelik mali ve sosyal haklara ilişkin 2014 ve 2015 yıllarınıkapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşme ile 2016 ve 2017 yıllarını kapsayan 3. DönemToplu Sözleşmenin 9. maddelerinde İLKSAN üyeliğinin ihtiyari olduğuvurgulanmıştır.1
9. Anayasa Mahkemesi 8.10.2015 tarihli ve E.2014/126, 2015/86 sayılıkararıyla Türk Eczacıları Birliğine üye eczacıların, 6643 sayılı Kanun’un58. maddesi gereğince kurulan yardımlaşma sandığına üye olmalarını ve buüyelikle ilgili yükümlülüklerini yerine getirmelerini zorunlu tutan kuralıiptal etmiştir. Mahkeme, “…Özel hukuk kurallarına tabi olan yardımlaşmasandığına üyelik konusunda esas olan irade özerkliği ve bunun anayasahukukundaki dayanağı olan sözleşme özgürlüğüdür. Özel hukuk alanı içerisindekalan yardımlaşma sandığı üyeliğinin, kişilerin üye olup olmama iradesi veisteği dikkate alınmaksızın zorunlu tutulması karşısında, itiraz konusu kuralınsözleşme özgürlüğüne yönelik bir müdahale olduğu ve bu özgürlüğü kullanılamazhâle getirdiği açıktır. Zira itiraz konusu kuralla, bireylerin serbestiradeleri dışında, belli bir mal topluluğu ile hukuki ilişkiye girme/sözleşmeyapma zorunluluğu öngörülerek, bu özgürlüğün negatif görünümü olan sözleşmeyapmama özgürlüğü ellerinden alınmaktadır. Belirtilen niteliğiyle söz konusudüzenleme, sözleşme özgürlüğünün özüne dokunmakta ve Anayasa’da öngörülen özedokunma yasağını ihlal etmektedir.” biçimindeki gerekçeyle itirazkonusu kuralın Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerine aykırı olduğunu belirtmiştir.
10. Türk Eczacılar Birliği Yardımlaşma Sandığı’nın özel hukuktüzel kişisi olması bu Sandığa üyeliğin Anayasa’nın 48. maddesi çerçevesindedeğerlendirilmesine imkân tanırken aynı şeyin bir kamu hukuk tüzel kişisi olanİLKSAN üyeliği için söylenemeyeceği, bir an için, düşünülebilir. Bununlabirlikte, yukarıda (§ 3) açıklamaya çalıştığımız gibi İLKSAN üyeliğinin özelhukuk boyutu baskın bir özellik olarak karşımıza çıkmaktadır.
11. İtiraz konusu kural sözleşme özgürlüğünün yanı sıra örgütlenmeözgürlüğüne de aykırılık taşımaktadır. Anayasa’nın 33. maddesinin ikincifıkrasında “hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmayazorlanamaz” ibaresi yer alırken, yedinci fıkrada derneklere ilişkin maddedeyer alan hükümlerin vakıflar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.Yardımlaşma sandığı, dernek ya da vakıf statüsünde olmamakla beraber maltopluluğu olması ve kuruluş ve işleyiş biçimi açısından vakıflarla benzerliklertaşımaktadır.
12. Bilindiği üzere Anayasamızda özel olarak düzenlenmiş birörgütlenme özgürlüğü maddesi bulunmamaktadır. Her ne kadar İLKSAN bir dernekveya vakıf olmasa da ona üyeliğin özel hukuk özelliklerinin baskın olduğunudüşündüğümüzde dernek ve vakıflarla ilgili olan 33. maddedeki hükümlerin buyardımlaşma sandığına zorunlu üyelik için de geçerli olabileceğini iddia etmekmümkündür.
13. Anayasada yer alan kavramlar ve korunan haklara verilecekanlamlar demokratik toplumların değerleri ve bakış açılarıyla belirlenmeli vegeniş anlamda yorumlanmalıdır. Derneklere ilişkin hükümlerin vakıflara dauygulanacağının belirtilmesi ve modern toplumlarda örgütlenmelerin çok farklışekillerde ortaya çıkması ve boyutlar taşıması dikkate alındığında, Anayasa’nın33. maddesindeki dernek kavramının diğer insan örgütlenmelerini kapsayacakşekilde yorumlanabileceğini ifade edebiliriz.
14. Anayasa koyucu sadece dernekler ve vakıflar için değil sendika(51. madde) ve siyasi partiler (68. madde) için de üyelikten serbestçeayrılmayı güvence altına almıştır. Bütün bunları dikkate aldığımızda anayasakoyucunun örgütlenme özgürlüğünü korurken eş anlı olarak örgütlenmemeözgürlüğünü de güvence altına aldığını belirtebiliriz. Örgütlenmeme özgürlüğünüde bünyesinde barındıran örgütlenme özgürlüğü özerk bir kavram olarak zorunluüyeliklerin özel hukuk yönünün öne çıktığı kurallarda ve durumlarda 33. maddebağlamında anayasal denetimde kullanılabilmelidir.
15. AİHM de Sözleşme’nin 11. maddesinde örgüt olarak sadece dernekve sendikalara yer verilmiş olsa da diğer örgütler için de örgütlenmeözgürlüğünün varlığının maddenin esasında bulunduğuna dikkat çekmiştir.2 Nitekim bir başka davada Sözleşme’nin 11. maddesinde güvenceye kavuşturulanörgütlenme özgürlüğünün maddenin lafzında geçmemesine rağmen siyasi partileride kapsadığına hükmetmiştir.3
16. Bireylerin herhangi bir kuruluşa, amaç ne kadar ulvi olursaolsun, kendi isteklerine aykırı şekilde devlet tarafından üye olmaya zorlanmalarıkişi hak ve özgürlüklerine demokratik toplumda gerekli ve ölçülü olmayan birmüdahalede bulunmayla eşdeğerdedir.
17. Paternalist ve korporatist bir devlet anlayışının tezahürüolan bu tür zora dayalı uygulamalar özgürlüğe zarar vermektedir. Özgürlükbireylerin yaptıkları kötü tercihler için başkalarına zarar vermedikçe kamuotoritesinden baskı ve zorlama görmeden özgürlüğün risklerini anlama ve kabuletmeleri anlamına gelir. Özerk ve özgür bireyin başkalarının, özellikle de kamuotoritelerinin, koruyup kollamasına ihtiyacı olduğunu varsaymak onun iradesinive tercih özgürlüğünü hiçe sayan paternalist bir değerlendirmedir. Buradaözgürlüğü kısıtlanan insanın mutluluğu, çıkarı, refahı ve iyiliği için kişininiradesinin başka bir kişi veya kurum tarafından hiçe sayılması söz konusudur.
18. Bir yardımlaşma sandığına üyeliği zorunlu tutmanın çok çeşitlimeşru amaçları olabilir ve bu üyelik kişiler için birtakım yararlar dasağlayabilir. Bazı insanlar bu yararları kısa dönemli çıkarlarını düşünerekveya başka bazı nedenlerle öngöremeyebilirler. Bu durumda devletin yapmasıgereken özgürlüğe ve bireysel tercihlere saygı duymaya en az zararı verecekuygulamalara gitmek olmalıdır. İnsanları belli bir yönde seçimler ve tercihleryapmaya yönlendirmek için teşvik edici, seçimi kolaylaştırıcı düzenlemeleregitmek zorlamalardan kaçınmak gerekmektedir. Tercih ve seçim özgürlüğünükısıtlamadan bir “seçim mimarisi” şeklinde politikalar tasarlayarak kişileri“dürtmek” hem özgürlüğü korumak hem de kamusal amaçları sağlamak açısından enoptimal çözüm gibi görünmektedir.4
19. Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kuralın, Anayasa’nın 13.,33. ve 48. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle karara muhalif kaldım.
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
KARŞIOYGEREKÇESİ
1. Anayasa Mahkemesince itiraz konusu 13.1.1943 tarihlive 4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul ÖğretmenlerininKadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler İçinTeşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına veÖğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun’un 14.5.1958 tarihli ve 7117 sayılıKanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 11. maddesinin ikinci fıkrasının iptalistemi reddedilmiştir. İptal istemi reddedilen hüküm “Maarif Vekâletibütçesinden maaş alan ilkokul öğretmenleri, ilkokul yardımcı ve stajyeröğretmenleri, yetiştirme yurtları öğretmenleri, ârızalı çocuklara ilktahsillerini veren müesseselerin öğretmenleri, Maarif müdürleri, ilköğretmenmüfettiş ve denetmenleri, uygulama okulu öğretmenleri, İlköğretim UmumMüdürlüğü ve maarif müdürlüklerinde vazifeli memurlar ile Sandık işlerindeçalışan memurlar Sandığa âzadırlar.” şeklindedir.
2. Dava konusu kural Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş alantüm ilkokul öğretmenlerinin İLKSAN’a üye olmasını öngörmektedir. Burada davakonusu olan, Kanun’un Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş alan ilkokulöğretmenleri için öngördüğü İLKSAN’a zorunlu üyelik durumunun Anayasa ilebağdaşıp bağdaşmadığı hususudur. Bu bağlamda öncelikle İLKSAN’ın konumu veişlevine bakmak gerekir.
3. 13.1.1943 tarihli ve 4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alanİlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına veBu Öğretmenler İçin Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı ile YapıSandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun’un 14.5.1958 tarihli ve 7117sayılı Kanun’un 11. maddesinin ilk fıkrasında “Hükmi şahsiyeti haiz veMaarif Vekaletine bağlı olmak üzere (İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve İçtimaiYardım Sandığı) adı ile bir sandık kurulur.” hükmüne yer verilmiştir.Bu hükümle İLKSAN’ın bir tüzelkişilik şeklinde kurulduğu anlaşılmakla birliktebu tüzelkişiliğin bir kamu tüzelkişiliği olduğu bu hükümden anlaşılamamaktadır.
4. Anayasa Mahkemesi çoğunluk görüşünde ise hukukiniteliğinin belirlenmesi sırasında İLKSAN’ın kuruluşu, işleyişi, yetki veayrıcalıkları gibi özelliklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği (§16), Kanun’un 11. ve 14. maddeleri uyarınca İLKSAN’ın MillîEğitim Bakanlığına bağlı olarak faaliyet göstermek üzere kanunla kurulmuş birtüzelkişilik olduğu, üzerinde Millî Eğitim Bakanlığının idari vesayetyetkisinin bulunduğu, bu bağlamda işleyiş tarzının ve esaslarının belirlendiğiana statüsünün Millî Eğitim Bakanlığınca hazırlandığı, mevcutlarının vealacaklarının devlet mallarına ait hak ve önceliklere sahip olduğu,gelirlerinin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu gibi haciz ve temlikedilemediği gözetildiğinde anılan kuruluşun, üyelerinin serbestiradelerinin eseri olmadığı, fonksiyonları bakımından kamu gücüne dayanan bir statüyesahip olduğu, işlemlerinin kapsam ve sınırının kanunla belirlendiği ve buözellikleri nedeniyle tüzelkişiliğe sahip bir kamu kurumu olduğu (§ 17)ifade edilmiştir.
5. Oysa her ne kadar İLKSAN kanunla kurulmuş ise de kanunlakurulmuş tüm tüzelkişiliklerin kamu tüzelkişiliği şeklinde kurulmuş olduğusöylenemez. Zira kanunla kurulmuş tüzelkişiliklerin bir kısmının özel hukuktüzelkişiliğini haiz olduğu görülebilmektedir. Kamu tüzelkişiliklerinin enönemli özelliklerinden birisi kamu gücü ayrıcalıkları kullanabilmeleridir.İLKSAN’ın zorunlu üyelik dışında görevini ifa ederken üyeleri üzerindekullanabildiği bir kamu gücü ayrıcalığı bulunmamaktadır. Kaldı ki zorunluüyelik de Kanun’dan kaynaklanmakta olup zaten bu yönüyle kanun dava konusuyapılmıştır.
6. Anayasa’da o alanda çalışan tüm meslek mensuplarının zorunluüyeliğini öngören ve kamu tüzelkişiliğini haiz olan kuruluşlar, kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşları şeklinde Anayasa’nın 135. maddesindeöngörülmüştür. Bu kuruluşlar da belli bir mesleğe mensup olanların müşterekihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genelmenfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarınınbirbirleriyle ve halkla olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmaküzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla kurulan kamutüzelkişilikleridir. Kaldı ki bu kuruluşlara kamu kurum ve kuruluşlarında aslive sürekli görevlerde çalışanların girme mecburiyeti bulunmamaktadır.
7. Dolayısıyla İLKSAN Anayasa’nın 135. maddesi kapsamında birtüzelkişilik olmadığına göre bu kuruluşun kendine özgü bir kuruluş olduğunuifade etmek gerekir. Esasında İLKSAN tarihsel süreçte sosyal güvenlikkuruluşlarının henüz kurulup faaliyete geçmediği bir tarihte 1941 yılındailkokul öğretmenlerini de kapsayan bir sosyal yardım kuruluşu olarak kurulmuşolup o tarihten bu yana faaliyetlerini sürdürmektedir. Ancak İLKSAN’ın sosyalgüvenlik hizmeti sunan bir işlevinin olduğu da söylenemeyeceğine göre bukuruluşa sosyal güvenlik hizmeti sunması nedeniyle ilkokul öğretmenlerininzorunlu olarak üyelikte bulunmasından bahsedilemeyecektir.
8. Bu açıdan İLKSAN’ın tipik bir sosyal güvenlik kurumu olarak birsosyal güvenlik hizmeti sunmadığı sadece Anayasa Mahkemesi çoğunluk görüşündede ifade edildiği üzere İLKSAN Ana Statüsü’nün 15. maddesi uyarıncaüyelere ikraz, evlenme yardımı, doğal afet yardımı, şehit yardımı, emeklilikyardımı ve cenaze yardımı şeklinde sosyal içerikli yardımlarda bulunan ve busayede üyeleri arasında sosyal ve ekonomik dayanışmayı güçlendirmeyiamaçlayan (§ 18) bir tüzelkişilik olarak faaliyette bulunmaktadır.
9. Dolayısıyla İLKSAN’ın işlevi ve konumu ile ilgili yukarıdayapılan değerlendirmeler ışığında İLKSAN’a Millî Eğitim Bakanlığı bütçesindenmaaş alan ilkokul öğretmenlerinin zorunlu üyeliğinin Anayasa’dakitemel haklar ve ödevlerde yer alan hükümler yönünden Anayasa’ya uygunluğudeğerlendirilmelidir. Bu bağlamda Anayasa’nın 48. maddesindeki çalışma vesözleşme özgürlüğü bağlamında inceleme yapılıp bu madde kapsamında getirilensınırlamanın temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması ile ilgili Anayasa’nın 13.maddesindeki ilkelere uygun olup olmadığı incelenmelidir.
10. Yukarıda da açıklandığı üzere bir kamu tüzelkişiliği olarak kabulümümkün olmayan İLKSAN’a Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş alanilkokul öğretmenlerinin zorunlu üyeliğini öngören kural, Anayasa’nın 48.maddesindeki sözleşme özgürlüğüne bir müdahale olarak görülmektedir. Zira herne kadar İLKSAN’a üye olma zorunluluğu getirilen Millî Eğitim Bakanlığıbütçesinden maaş alan ilkokul öğretmenleri kamu görevlisi ise de kamugörevlilerinin bir özel hukuk tüzelkişiliği olan ve üyelerine sosyal yardımamaçlı faaliyetlerde bulunan bir kuruluşa zorunlu üyeliğinin öngörülmesi bukamu görevlilerinin irade serbestisine ve dolayısıyla sözleşme özgürlüğüne açıkbir müdahale niteliği taşımaktadır.
11. Sosyal ve ekonomik amaçlı bir dayanışmayı amaçlamış olsa dabir tüzelkişiliğe Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş alan tüm ilkokulöğretmenlerinin zorunlu üyeliğini öngören dava konusu hüküm, Anayasa’nın 48.maddesindeki sözleşme özgürlüğüne aykırılık taşımaktadır. Zira sözleşmehürriyetine ilişkin 48. maddede hiçbir özel sınırlama sebebine yerverilmemiştir. Her ne kadar düzenlendikleri maddede özel sınırlama sebebine yerverilmemişse de bu hakkın doğasından kaynaklanan ya da Anayasa’nın başkamaddelerinde yer verilen kurallarla da bu hakkın sınırlandırılmasınınAnayasa’nın 13. maddesindeki ilkelere uygun olması durumunda bu hakka yönelikgetirilen sınırlamanın Anayasa’ya uygun olduğu söylenebilecektir. Ancak davakonusu düzenlemenin bu biçimdeki bir anayasal dayanağı da bulunmamaktadır.
12. Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş alan ilkokulöğretmenleri ile İLKSAN arasında dava konusu hükme dayalı olarak “İLKSANüyeliği” şeklindeki tesis edilmiş sözleşme, bu kapsamdaki ilkokulöğretmenlerinin tümünü zorunlu biçimde sözleşme yapmaya zorlamaktadır. Davakonusu hüküm var olduğu sürece Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş alanilkokul öğretmenlerinin sözleşme yapmama biçimindeki tercihleri ellerindenalınmış olmaktadır. Dava konusu hüküm bu yönü ile Anayasa’nın 13. maddesindekihakkın özüne dokunma yasağı ile de çelişmektedir.
13. Bu nedenle 13.1.1943 tarihli ve 4357 sayılı Hususiİdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif veCezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler İçin Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimaiYardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun’un14.5.1958 tarihli ve 7117 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 11.maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ilkokul öğretmenleri,…” ibaresinin Anayasa’nın13. ve 48. maddelerine aykırıolduğu ve iptali gerektiği kanaati ile çoğunlukgörüşüne katılmamaktayız.
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
KARŞIOYGEREKÇESİ
4357 sayılı Kanunun 11. maddesinin, Millî Eğitim Bakanlığıbütçesinden maaş alan bütün ilkokul öğretmenlerinin İlkokul Öğretmenleri Sağlıkve Sosyal Yardım Sandığına (İLKSAN/Sandık) üye olmalarını zorunlu kılan ikincifıkrasının Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar verilmiştir.
Ana Statüsüne göre üyelerine ikraz, evlenme yardımı, doğal afetyardımı ve emeklilik yardımı gibi sosyal içerikli yardımlar yapan İLKSAN,üyeleri arasında sosyal ve ekonomik dayanışmayı güçlendirmek amacıyla faaliyettebulunan bir yardımlaşma sandığıdır. Bu özelliği itibariyle İLKSAN esas olaraközel hukuk hükümlerine tâbi bir mal topluluğudur.
Sadece kanunla kurulmuş olması Sandığı bir kamu tüzelkişisi hâlinegetirmediği gibi yukarıda belirtilen amaçları ve faaliyet konuları da İLKSAN’ınbir sosyal güvenlik kuruluşu olduğuna hükmetmek için yeterli değildir.
Bilindiği gibi, Anayasanın 123. maddesinin son fıkrasına göre kamutüzelkişiliği ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarakkurulur. Ancak kamu tüzelkişiliğinden söz edilebilmesi için bu şartın yanındakuruluş kanununda tüzelkişiliğin kamu gücü ile donatılmış olması, vesayetilişkisine tâbi bulunması, mallarının ve gelirlerinin kamu malları ilegelirlerine tanınan himayeden yararlanması ve personelinin özellikle cezahukuku açısından devlet memurları gibi görülmesi yönünde hükümlere yerverilmesi gerekmektedir.
İLKSAN’ın kanunla kurulmuş olması itibariyle yukarıda belirtilenkanunla kurulma ölçütünün bulunduğu, buna karşılık kuruluş kanununda Sandığınkamu tüzelkişiliğine sahip olduğu belirtilmediği gibi yukarıda belirtilenkriterlerden bazılarını taşımadığı veya bunların Kanunda değil, Sandığın AnaStatüsünde öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, Sandığın bir kamu tüzelkişisi olduğu kabuledilse bile Anayasaya uygunluk denetimi bakımından bunun belirleyici olmadığıdüşünülmektedir.
Anayasa Mahkemesinin (kararda da atıf yapılan) 28/11/1985 tarihlikararında Sandığın kamu tüzelkişiliğine sahip olduğu belirtilse de, bir sosyalgüvenlik kurumu olmadığı açıktır.
Diğer taraftan, Sandığın amacı yukarıda belirtilen sosyal veekonomik dayanışmayı güçlendirmek olmakla birlikte, üyeliğin öğretmenlikmesleğinin yerine getirilmesine yönelik bir işlevinin bulunmadığı ve üyelerinsosyal güvenliklerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna iştirakçilik yoluylakarşılandığı dikkate alındığında Sandık üyeliğinin sadece bazı ek imkânlarsağlayan ve temel hedefi özel çıkarları korumak olan bir hukukî ilişki olduğu,dolayısıyla özel hukuk ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır.
Kararda çoğunluğun, Sandığın kamu tüzelkişiliğine sahip bir sosyalkamu kurumu olduğu görüşüyle zorunlu üyeliği Anayasaya aykırı bulmadığı veaşağıda belirtilen kararımızda varılan sonuçtan farklı bir sonuca ulaştığıgörülmekte ise de, üyelerin Sandıkla ilişkileri bakımından o karardan ayrılmayıgerektiren bir farklılık bulunmadığı düşünülmektedir.
Anayasanın 135. maddesinde temel ilkeleri belirlenen kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşlarından biri olan ve idare hukukunda da hizmetyerinden yönetim kuruluşları arasında sayılan Türk Eczacıları Birliğine üyeeczacıların, kurulan yardımlaşma sandığına üye olmalarını ve üyelikle ilgiliyükümlülüklerini yerine getirmelerini zorunlu kılan itiraz konusu kuralınoybirliği ile iptaline ilişkin kararımızda yardımlaşma sandığı, üyelerininsosyal ve ekonomik çıkarlarının korunması, yardımlaşma, dayanışma ve bazıihtiyaçlarının karşılanması amacıyla oluşturulan mal topluluğu olaraktanımlanmış; söz konusu sandığa üyelik konusunda esas olanın irade özerkliği vebunun Anayasadaki dayanağı olan sözleşme özgürlüğü olduğu belirtilerek itirazkonusu kuralın bu özgürlüğü kullanılamaz hâle getirdiğine, kuralda belli birmal topluluğu ile serbest irade dışında hukukî ilişkiye girme zorunluluğuöngörülerek bu özgürlüğün negatif görünümü olan sözleşme yapmama özgürlüğününkaldırıldığına ve düzenlemenin, sözleşme özgürlüğünün özüne dokunduğu içinAnayasanın 13. ve 48. maddelerine aykırı olduğuna hükmedilmiştir (8/10/2015tarihli ve E. 2014/126, K. 2015/86 sayılı karar).
İncelenen bu kuralın da söz konusu kararımızda belirtilengerekçelerle Anayasanın 13. ve 48. maddelerine aykırı olduğu düşünülmektedir.
Diğer taraftan, Sandığın hukukî durumuna ilişkin olarak çoğunluğungörüşü farklı olmakla birlikte, bir sosyal güvenlik kuruluşu olmadığı veüyelerin Sandıkla ilişkilerinin hukukî mahiyetinin serbest iradeleri ile üyeolmalarını gerektirdiği düşüncesiyle, itiraz konusu kuralın örgütlenmemeözgürlüğünü de ihtiva eden Anayasanın 33. maddesine de aykırı olduğu değerlendirilmektedir.
Bu sebeplerle, itiraz konusu kuralda geçen “…ilkokulöğretmenleri,…” ibaresinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşüncesiyleçoğunluğun red yönündeki kararına katılmıyorum.
Üye
M. Emin KUZ
1 3. Dönem Toplu Sözleşmenin yukarıda anılan, İLKSANüyeliğinin ihtiyari olduğunu belirten 9. maddesinin iptali istemiyle İLKSANtarafından Danıştay’a dava açılmış; Danıştay On Yedinci Dairesinin 17.12.2015tarihli ve E.2015/13814 sayılı kararıyla dava konusu kuralın yürütmesidurdurulmuştur.
2 Sidiropoulos ve diğerleri /Yunanistan, B.No:57/1997(841/1047, Karar tarihi: 10/7/1998, § 40.
3 Türkiye Birleşik Komünist Partisi ve diğerleri/Türkiye, B.No: 133/1996/752/951, Karar tarihi: 30/1/1998, §§ 24-31.
4 2017 Nobel Ekonomi ödülünü alan Richard Thaler, CassSunstein ile birlikte yayınladığı “Dürtme” isimli kitabında bu konuyu çeşitliörneklerle açıklamaktadır. Bkz:. Thaler, Richard H. ve Cass R. Sunstein,Dürtme (Nudge), 2013, İstanbul, Pegasus Yayınları.