ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2016/22
Karar Sayısı : 2016/177
Karar Tarihi : 23.11.2016
R.G. Tarih-Sayısı : 13.12.2016-29917
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Zonguldakİdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 31.5.2006tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nungeçici 59. maddesinin 4.4.2015 tarihli ve 6645 sayılı Kanun’un 53. maddesiyle değiştirilenbirinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “13/5/2014 tarihi ile28/10/2014 (dâhil) tarihleri arasında...” ibaresinin, Anayasa’nın 10.maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Davacının, maden kazasında hayatını kaybeden sigortalınınyakını sıfatıyla, istihdamı için yaptığı başvurunun reddi işleminin iptali içinaçtığı davada, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi bulanMahkeme, iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
Kanun'un itiraz konusu ibareyi de içeren geçici 59. maddesişöyledir:
“GEÇİCİ MADDE 59- 13/5/2014 tarihi ile 28/10/2014(dâhil) tarihleri arasında maden ocaklarının yer altı işlerindemeydana gelen iş kazası sonucunda ölen sigortalının; Kuruma olan her türlüborçları terkin edilir ve hak sahiplerine 32 nci maddenin ikinci fıkrasının (a)bendinde öngörülen şartlar aranmaksızın bu Kanun hükümlerine göre aylıkbağlanır. Bu Kanunda öngörülen primlerin eksik olan kısmı Maliye BakanlığıncaKuruma ödenir.
Ölen sigortalının anne ve babasına gelir ve aylık bağlanmasında,34 üncü maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen her türlü kazanç veirattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha azolması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzeregelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartları aranmaz.
Birinci fıkrada belirtilen nedenlerden dolayı ölen sigortalının eşve çocuklarından birisi, eşi ve çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzeretoplam bir kişi hakkında 3713 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesindeki istihdamailişkin hükümler ayrıca uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Çalışma veSosyal Güvenlik Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, MaliyeBakanlığı ve Hazine Müsteşarlığınca müştereken tespit edilir.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, OsmanAlifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Nuri NECİPOĞLU, HicabiDURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, HasanTahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ’in katılımlarıyla 16.3.2016tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığındanişin esasının incelenmesine, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Cengiz ERTENtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Sınırlama Sorunu
3. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre, AnayasaMahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuranmahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı kural ile sınırlıdır.
4. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Kanun’un geçici 59. maddesinin,birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “13/5/2014 tarihi ile28/10/2014 (dâhil) tarihleri arasında...” ibaresinin iptalini istemiştir.
5. İptali istenilen “13/5/2014 tarihi ile 28/10/2014 (dâhil)tarihleri arasında...” ibaresi, geçici 59. maddenin birincifıkrasında, maden ocaklarının yer altı işlerinde meydana gelen işkazası sonucunda ölen sigortalının; Kuruma olan her türlü borçlarının terkin edilmesi,hak sahiplerine aylık bağlanması ve bu Kanunda öngörülen primlerin eksik olankısmının Maliye Bakanlığınca Kuruma ödenmesi; ikinci fıkrasında ölensigortalının anne ve babasına gelir bağlanmasındaki esaslar ile üçüncüfıkrasında ölen sigortalının yakınlarının istihdamı bakımından geçerli olanortak bir hükümdür.
6. İtiraz başvurusunda bulunan Mahkemede bakılmakta olan dava,maden kazasında hayatını kaybeden sigortalının yakını olan davacınınistihdamının temini için yapmış olduğu başvurunun reddi işleminin iptalitalebiyle açıldığından, itiraz konusu ibareye ilişkin esasincelemenin Kanun’un geçici 59. maddesinin üçüncü fıkrası yönünden sınırlıolarak yapılması gerekir.
7. Açıklanan nedenlerle; 31.5.2006 tarihli ve 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 59. maddesinin 4.4.2015tarihli ve 6645 sayılı Kanun’un 53. maddesiyle değiştirilen birincifıkrasının birinci cümlesinde yer alan “13/5/2014 tarihi ile 28/10/2014(dâhil) tarihleri arasında...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynımaddenin üçüncü fıkrası yönünden sınırlı olarak yapılmasına, OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
B- İtirazın Gerekçesi
8. Başvuru kararındaözetle, Soma’da ve Ermenek’te bulunan maden ocaklarında 13.5.2014ve 28.10.2014 tarihlerindeki kazalarda ölen işçilerin yakınlarının istihdamedilmelerine yönelik olan itiraz konusu kuralın kişiye özel kanunçıkartılamayacağı ilkesine aykırılık teşkil ettiği, kuralın bu tarihlerden önceve sonrasında meydana gelen maden kazalarında ölenlerin yakınlarına yönelik birhak getirmemesi ve benzer durumdaki vatandaşları bu haktan yoksun bırakmasınedeniyle eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek, kuralın Anayasa’nın 10.maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C- Anayasaya Aykırılık Sorunu
9. 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca, kuralilgisi nedeniyle Anayasa'nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
10. Kanun’un geçici 59. maddesinin üçüncü fıkrasında birincifıkraya atıfta bulunularak, itiraz konusu ibarede belirtilen 13.5.2014 ile28.10.2014 tarihleri arasında, maden ocaklarının yer altı işlerinde meydanagelen iş kazası sonucunda ölen sigortalının eş ve çocuklarından birisi, eşi veçocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi hakkında12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun ek 1. maddesindekiistihdama ilişkin hükümlerin ayrıca uygulanacağı hüküm altına alınmakta olup,birinci fıkrada yer alan “13/5/2014 tarihi ile 28/10/2014 (dâhil) tarihleriarasında” ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.
11. Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa'ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa vekanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukukdevletinde kanunların kamu yararı gözetilerek çıkarılması zorunludur. Kanun koyucunun,Anayasa'ya ve hukukun genel ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla her türlüdüzenlemeyi yapma konusunda takdir yetkisi bulunmaktadır.
12. Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesihukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil,hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunankişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrımyapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumdabulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısındaeşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynıkurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimikişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamalarıgerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklıkurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
13. Kaynağını Anayasa'nın 7. maddesinden alan yasama yetkisiningenelliği ilkesi uyarınca, kanun koyucu Anayasa'ya aykırı olmamak kaydıyladilediği konularda düzenleme yapma yetkisine sahiptir. Kanun koyucunun kamuyararını gerçekleştirmek amacıyla çözümlenmesi gereken bir sorun olarak gördüğükonuları bir tarih belirleyerek çözüme kavuşturması da takdir yetkisikapsamında kalmakta olup, bu çerçevede kuralda belirtilen tarihler arasındamaden ocaklarının yer altı işlerinde meydana gelen iş kazası sonucu ölensigortalıların yakınlarına istihdam olanağı sağlayan düzenlemenin yapılmasındahukuk devleti ilkesine aykırı düşen bir yön bulunmamaktadır.
14. Kanun’un geçici 59. maddesinin üçüncüfıkrasında maden ocaklarının yer altı işlerinde meydana gelen iş kazasısonucunda ölen sigortalının yakınlarının istihdamı için atıftabulunulan 3713 sayılı Kanun’un ek 1. maddesi, harp veya vazife malulüsayılanlar, terör eylemleri nedeniyle hayatını kaybetmiş veya engelli halegelmiş olanlar ile Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna ait fabrika, işletme,müessese veya bağlı ortaklıklarda görevli iken oluşacak patlamalardan dolayıhayatını kaybedenler yönünden bizzat kendileri veya yakınlarının Aile ve SosyalPolitikalar Bakanlığınca hak sahibi olduğu belirlenip Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilmesi ve Başkanlıkça kura sonucu atama teklifi yapılmasıhalinde, kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlıortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, özel kanunlakurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşları tarafından; 657 sayılı DevletMemurları Kanunu’na tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarınave sürekli işçi kadrolarına atanmalarının zorunlu olduğunu düzenlemektedir.
15. Bu durumda 3713 sayılı Kanun’un ek 1. maddesi de dikkatealındığında 13.5.2014 ile 28.10.2014 tarihleri arasında maden ocaklarının yeraltı işlerinde meydana gelen iş kazası sonucunda ölensigortalının yakınlarının hak sahibi oldukları belirlendiğinde memurkadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarına ve sürekli işçi kadrolarınaatamalarının yapılması zorunludur.
16. Başvuru kararında, düzenlemedeki tarihlere ilişkin ibareniniptali istenerek kuralın uygulama alanının genişletilmesi ve bu imkândanyararlanmayan kişilere de aynı avantajın sağlanması talep edilmektedir.
17. Kural ile kanun koyucunun isterse düzenleme yapabileceği biralan için anayasal ilkelere aykırı düşmeyen bir imkân getirilmekte olup, buyapılırken belli bir tarihin esas alınması kanun koyucunun takdirindekalmaktadır. Düzenleme ile sağlanan hakkın aynı veya benzer durumdaki,kuralda belirtilen tarihler dışında maden ocaklarının yer altı işlerindemeydana gelen kazalarda ölen sigortalıların yakınları için öngörülmemesi, iptalnedeni olarak kabul edilemez. Maden kazalarında ölen sigortalılarınyakınlarının istihdamına ilişkin kuralın uygulanması için belirlenen tarihleryurdun iki farklı yerinde Soma’da ve Ermenek’te maden ocaklarında meydana gelenkazalara ilişkin tarihlerdir. Çok sayıda işçinin hayatını kaybettiği bu madenkazalarının sebep olduğu ve ciddi boyutlara ulaşan sosyal ve ekonomiketkilerinin giderilebilmesi amacıyla öngörülmüş kuralın uygulanmasında, sözüedilen yerlerdeki kaza tarihlerinin dikkate alınması bir keyfilik içermediğigibi anayasal ilkeleri ihlâl eder nitelik de taşımamaktadır. Öte yandan kuralınuygulanması sadece bu kazalarda ölen sigortalıların yakınlarınahasredilmemiştir. Söz konusu tarihler arasında herhangi bir yerde madenocaklarının yer altı işlerinde meydana gelen iş kazaları sonucunda ölensigortalıların yakınları da düzenlemenin getirdiği haktan yararlanarak istihdamedilebileceklerdir.
18. Açıklanan nedenlerle kural, Kanun’un geçici 59.maddesinin üçüncü fıkrası yönünden Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırıdeğildir. İptal talebinin reddi gerekir.
19. Osman Alifeyyaz PAKSÜT ve Muammer TOPAL bu görüşe katılmamışlardır.
IV- HÜKÜM
31.5.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu’nun geçici 59. maddesinin, 4.4.2015 tarihli ve 6645 sayılıKanun’un 53. maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasının birinci cümlesinde yeralan;
A- “13/5/2014 tarihi ile 28/10/2014 (dâhil) tarihleriarasında...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı maddenin üçüncüfıkrası yönünden sınırlı olarak yapılmasına, OYBİRLİĞİYLE,
B- “13/5/2014 tarihi ile 28/10/2014 (dâhil) tarihleriarasında...” ibaresinin, aynı maddenin üçüncü fıkrasıyönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Osman AlifeyyazPAKSÜT ile Muammer TOPAL’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
23.11.2016 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykırıolduğu gerekçesiyle iptali istenen kural, yasama belgelerinden açıkçaanlaşıldığı üzere, Soma ve Ermenek maden kazalarında hayatını kaybedensigortalılara ilişkin bir düzenlemedir.
2. Kuralın metni belirli bir zaman kesitine ilişkin genel birdüzenlemenin başlangıç ve bitiş tarihleri şeklinde yazılmış ise de, belirtilentarihler yalnızca Soma ve Ermenek maden kazalarında hayatını kaybedenleri (vebu arada tesadüfen kapsam dahilinde kalmış olabilecek bir veya birkaç madenkazası kurbanını) kapsayacak şekilde, yani eski hukukçuların deyimiyle “efradınıcami, ağyarını mani”biçimde kaleme alınmış bir yasa hükmüdür.
3. Kuralın Anayasa’nın 10. maddesine aykırılığı nedeniyle iptaliistenmiş olmakla birlikte kural daha ziyade Anayasa’nın 2. maddesinde yeralan “sosyal hukuk devleti” ile ilgilidir. Sosyal hukukdevleti, Anayasa Mahkemesi kararlarında “insan haklarına saygılı, kişihak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen, çalışmahayatının kararlılık içinde gelişmesi için sosyal ve ekonomik önlemler alarakçalışanları koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan,sosyal güvenlik haklarını yaşama geçirebilen, güçsüzleri güçlüler karşısındakoruyarak, sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir” (E:2014/199,K:2015/115 sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ve pek çok önceki tarihli karar).
4. Anılan maden kazalarında devletin Anayasa’nın 2. maddesindekisosyal devlet tanımına uygun mevzuat ve önlemleri zamanında yeterince almamışolmasından kaynaklanan ve toplumda infiale yol açan büyük can kayıpları meydanagelmesi karşısında, bir nevi giderim olarak, iptal istemine konu düzenlemeninyasalaştırıldığı anlaşılmaktadır. Halbuki sosyal devletin amacı bu gibidurumları önceden alınacak tedbirlerle önlemek, maddi ve manevi giderimyollarını da önceden, herkes için eşit biçimde belirlemek olmalıdır.
5. Öte yandan, Anayasa’nın 10. maddesinde güvence altına alınmışolan eşitlik ilkesinin “konum ve durumlardaki farklılık”ögesinin,yasa koyucu tarafından her somut olayda belli bir grubun belli bir tanımkapsamına alınması veya belli bir olayın belli bir zaman dilimine sokularaksalt bunlar için yasal statü farkı yaratılması, eşitliğin ise sadece bahse konutanım veya zaman dilimi içerisinde kalanlar arasında karşılaştırma konusuyapılması halinde, eşitlik ilkesinin içi boşaltılacak, bu temel Anayasal ilkeişlevsiz hale getirilecektir. Bu yönden bakıldığında iptal istemine konukuralın eşitlikçi bir düzenleme olduğunu söylemek olanaksızdır.
6. Sonuç itibariyle iptal istemine konu kuralın, mağdur bir kesimeDevletçe bir atıfet niteliğinde yarar sağladığı, dolayısıyla hakkaniyetnoktasından yerinde olduğu, ancak anayasal ilkeler ve yasa tekniği yönündenkuralda Anayasa’ya aykırılık bulunduğu, aynı düzenlemelerden maden kazasıkurbanı diğer kişilerin de yararlanmasının sosyal hukuk devleti ile eşitlikilkeleri gereği olduğu düşüncesiyle çoğunluk görüşünekatılmamaktayız.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Muammer TOPAL