ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2016/29
Karar Sayısı : 2016/134
Karar Tarihi : 14.7.2016
R.G. Tarih – Sayı : 23.9.2016 - 29836
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 1.İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 4.4.2013tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun;
1- 76. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “72 ncive…” ibaresinin,
2- 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının;
a- (ç) bendinde yer alan “…72 nci ve …” ibaresinin,
b- (d) bendinin birinci cümlesinde yer alan “…on beş güniçinde…” ibaresinin,
Anayasa’nın 2., 10., 13., 16., 36. ve 142. maddelerine aykırılığıileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY: Davacının uluslararası koruma başvurusunun İçişleriBakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünce kabul edilemez bulunup reddedilmesineilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada, itiraz konusu kurallarınAnayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un itiraz konusu ibarelerin de yer aldığı 76. ve 80.maddeleri şöyledir:
“MADDE 76- (1) Mülakatı tamamlanan başvuru sahibine vevarsa birlikte geldiği aile üyelerine, uluslararası koruma talebindebulunduğunu belirten ve yabancı kimlik numarasını içeren altı ay süreliUluslararası Koruma Başvuru Sahibi Kimlik Belgesi düzenlenir. Başvurususonuçlandırılamayanların kimlik belgeleri altı aylık sürelerle uzatılır.
(2) 72 nci ve 79 uncu maddeler kapsamında olanlarile bunların aile üyelerine kimlik belgesi verilmez.
(3) Kimlik belgesinin şekli ve içeriği Genel Müdürlükçebelirlenir.
(4) Kimlik belgesi, hiçbir harca tabi olmayıp ikamet izni yerinegeçer.”
“MADDE 80- (1) Bu Kısımda yazılı hükümler uyarıncaalınan kararlara karşı idari itiraz ve yargı yoluna başvurulduğunda aşağıdakihükümler uygulanır:
a) İlgili kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı tarafındankararın tebliğinden itibaren on gün içinde Uluslararası Koruma DeğerlendirmeKomisyonuna itiraz edilebilir. Ancak 68 inci, 72 nci ve 79 uncu maddelere göreverilen kararlara karşı sadece yargı yoluna başvurulabilir.
b) İdari itiraz sonucu alınan karar, ilgiliye veya yasaltemsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Kararın olumsuz olması hâlinde,ilgili kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kararın sonucu, itiraz usullerive süreleri hakkında kendisi veya yasal temsilcisi bilgilendirilir.
c) Bakanlık, verilen kararlara karşı yapılan idari itirazusullerini düzenleyebilir.
ç) 68 inci maddede düzenlenen yargı yolu hariç olmak üzere, 72nci ve 79 uncu maddeler çerçevesinde alınan kararlara karşı, kararıntebliğinden itibaren on beş gün, alınan diğer idari karar ve işlemlere karşıkararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde, ilgili kişi veya yasal temsilcisiya da avukatı tarafından yetkili idare mahkemesine başvurulabilir.
d) 72 nci ve 79 uncu maddeler çerçevesinde mahkemeye yapılanbaşvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bukonuda vermiş olduğu karar kesindir.
e) İtiraz veya yargılama süreci sonuçlanıncaya kadar ilgilikişinin ülkede kalışına izin verilir.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca, Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN,Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ’in katılımlarıyla 7.4.2016 tarihinde yapılan ilkinceleme toplantısında, öncelikle uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre,mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanunhükmünde kararname kurallarını Anayasa’ya aykırı görürler veya taraflardanbirinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, ohükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bukurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elindeyöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptaliistenen kuralların da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacakyasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümündeveya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliktebulunan kurallardır.
3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 6458 sayılı Kanun’un 76.maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “72 nci ve…”ibaresi ile80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinde yer alan “…72 ncive…” ibaresi ve aynı fıkranın (d) bendinin birinci cümlesinde yeralan “…on beş gün içinde…” ibaresinin iptallerini talepetmektedir.
4. Başvuran Mahkeme, Kanun’un 76. maddesindeki ibare uyarıncayabancılara kimlik verilememesi nedeniyle yabancıların avukatlara vekaletnameveremediklerini ileri sürmektedir. Kanun’un 76. maddesinde uluslararasıkoruma başvurusunda bulunanlara kimlik verilmesine ilişkin hususlar düzenlenmektedir.Kuralın itiraz konusu ibarenin de yer aldığı (2) numaralı fıkrasında ise aynıKanun’un 72. ve 79. maddeleri kapsamında olanlar ile bunların aile üyelerinekimlik belgesi verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Kuralda, uluslararasıkoruma tedbiri talebi reddedilen kişilere ne şekilde vekaletnameverilebileceğine, buna ilişkin usullere veya başvurucuların avukatlarınındavaları vekaletnameli ya da vekaletnamesiz takip edip edemeyeceklerine ilişkinherhangi bir hüküm ya da sınırlama bulunmamaktadır. Buna karşılık, avukatlaravekaletname verilmesinde aranacak hususlar 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu ile 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun ilgili hükümlerinde yer almaktadır.Dolayısıyla, Kanun’un 76. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “72nci ve…” ibaresi, bakılmakta olan davada uygulanacak kural değildir.
5. Açıklanan nedenlerle, 4.4.2013 tarihli ve 6458 sayılıYabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun;
A- 76. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “72 ncive…” ibaresinin, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmaktaolduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu ibareye ilişkinbaşvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B- 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının;
1- (ç) bendinde yer alan “72 nci ve…” ibaresinin,
2- (d) bendinin birinci cümlesinde yer alan “…on beş güniçinde…” ibaresinin, esasının incelenmesine,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
6. Başvuru kararları ve ekleri, Raportör Mustafa ÇAĞATAYtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanunhükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunlarıngerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü.
A- Kanun’un 80. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (ç)Bendinde Yer Alan “…72 nci ve…”İbaresinin İncelenmesi
1- İtirazın Gerekçesi
7. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kuralla Kanun’un 72.maddesi çerçevesinde alınan idari kararlara karşı kararın tebliğinden itibarenon beş gün içinde dava açılabileceğinin hüküm altına alındığı, söz konususürenin vatandaşlara tanınan dava açma süresine göre çok kısa olduğu,dolayısıyla yabancıların vatandaşlara göre hukuki vasıtalara erişim noktasındadezavantajlı konumda bulundukları, bu durumun Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri olanmahkemeye erişim hakkı yanında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6.maddesinde öngörülen adil yargılanma hakkı ile 13. maddesinde düzenlenen etkilibaşvuru hakkıyla da bağdaşmadığı belirtilerek kuralın, Anayasa’nın 2., 36. ve142. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
8. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca, kural ilgisinedeniyle Anayasa’nın 13. maddesi yönünden de incelenmiştir.
9. Kanun’un 80. maddesinin itiraz konusu ibarenin de yer aldığı(1) numaralı fıkrasında, Kanun’un “Uluslararası Koruma” başlıklı ÜçüncüKısmında yazılı hükümler uyarınca alınan kararlara karşı idari itiraz ve yargıyoluna başvurulması durumunda uygulanacak kurallar bulunmaktadır. Aynıfıkranın, itiraz konusu ibarenin yer aldığı (ç) bendinde, on beş günlük davaaçma süresinin Kanun’un 72. maddesi uyarınca alınan kararlar açısından dageçerli olduğu ifade edilmiştir. Buna göre, Kanun’un 72. maddesi uyarıncaalınan kararlara karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde ilgilikişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı tarafından yetkili idare mahkemesinebaşvurulabilecektir.
10. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren ve hak arama özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırandevlettir.
11. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı36. maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes, meşrû vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” denilerek yargıorganlarına davacı ve davalı olarak başvurabilme ve bunun doğal sonucu olarakda iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır.Anayasa’nın 125. maddesinde ise “İdarenin her türlü eylem veişlemlerine karşı yargı yolu açıktır...” denilmektedir. Her ikimaddeyle güvence altına alınan dava yoluyla hak arama özgürlüğü, kendisi birtemel hak niteliği taşımasının ötesinde diğer temel hak ve özgürlüklerdengereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkiligüvencelerden biridir. Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınmasıadil bir yargılamanın da ön koşulunu oluşturur.
12. Anayasa’nın 125. maddesinde idarenin eylem ve işlemlerinekarşı ne kadar süre içinde dava açılabileceğine ilişkin bir belirlemedebulunulmamış, bu konu yasama organının takdirine bırakılmıştır. NitekimAnayasa’nın 142. maddesinde de mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri,işleyişi ile “yargılama usullerinin” kanunla düzenleneceğikurala bağlanmış, yargılama usullerini belirleme konusunda kanun koyucuyatakdir yetkisi tanınmıştır. Dava açma süresini belirleyen kurallar da yargılamausulüne ilişkindir. Bununla birlikte kanun koyucunun takdir yetkisinikullanırken Anayasa’da belirtilen ilkelere uygun davranması gerekir. Bunlardanbiri de adil yargılanma hakkı kapsamında korunan “mahkemeyeerişim” hakkıdır.
13. Anayasa’nın 36. maddesinde, hak arama özgürlüğü için herhangibir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte, özel sınırlama nedeniöngörülmemiş hakların da hakkın doğasından kaynaklanan bazı sınırlarınınbulunduğu kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasa’nın başka maddelerinde yer alankurallara dayanarak bu hakların sınırlandırılması da mümkündür. NitekimAnayasa’nın 16. maddesinde temel hak ve hürriyetlerin, yabancılar için,milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabileceği hüküm altınaalınmıştır. Ancak bu sınırlamalar Anayasa’nın 13. maddesinde yer alangüvencelere aykırı olamaz. Anayasa’nın 13. maddesine göre temel hak veözgürlüklere yönelik sınırlamalar, hak ve özgürlüklerin özlerine dokunamayacağıgibi demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine de aykırıolamaz.
14. Anayasal açıdan dokunulamayacak öz, her temel hak ve özgürlükaçısından farklılık göstermekle birlikte sınırlamanın hakkın özünedokunmadığının kabulü için temel hakların kullanılmasını ciddi surettegüçleştirip, amacına ulaşmasına engel olmaması ve etkisini ortadan kaldırıcıbir nitelik taşımaması gerekir.
15. Demokratik toplum düzeninin gerekleri ve ölçülülük ilkeleriise iki ayrı kriter olarak düzenlenmiş olmakla birlikte bu iki kriter arasındasıkı bir ilişki vardır. Temel hak ve özgürlüklere yönelik herhangi birsınırlamanın, demokratik toplum düzeni için gerekli nitelikte, başka birifadeyle öngörülen kamu yararı amacını gerçekleştirmekle birlikte, temelhaklara en az müdahaleye olanak veren ölçülü bir sınırlama niteliğinde olupolmadığının incelenmesi gerekir.
16. Ölçülülük, temel hak ve özgürlüklerin sınırlanma amaçları ilesınırlama araçları arasındaki ilişkiyi yansıtır. Ölçülülük denetimi, ulaşılmakistenen amaçtan yola çıkılarak bu amaca ulaşılmak için seçilen aracındenetlenmesidir. Bu sebeple, kuralın hedeflenen amaca ulaşabilmek içinelverişli, gerekli ve orantılı olup olmadığı değerlendirilmelidir.
17. Belirtilen nitelikleri gereği, Anayasa’nın 13. maddesinde yeralan ve aralarında sıkı bir ilişki bulunan, “temel hak ve hürriyetlerinözü”, “demokratik toplum düzeninin gerekleri” ve “ölçülülükilkesi” kavramları, bir bütünün parçaları olup, demokratik bir hukukdevletinin özgürlükler rejiminde gözetilmesi gereken temel ölçütlerioluşturmaktadır.
18. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak aramaözgürlüğünün temel unsurlarından biri mahkemeye erişim hakkıdır. Kişininuğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesi ya da maruzkaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüpkanıtlayabilmesi ve zararını giderebilmesinin en etkili yolu, yargı mercileriönünde dava hakkını kullanabilmesidir. Mahkemeye erişim hakkı, bireylerin iddiave savunmalarını bir yargı mercii önünde ileri sürebilmelerine imkân sağlayanve adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak kabul edilen bir haktır.
19. İtiraz konusu kural ile uluslararası koruma başvurusu hakkındaidarenin Kanun’un 72. maddesi uyarınca vermiş olduğu kabul edilemezlik kararınakarşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesinebaşvurulabileceği öngörülmektedir.
20. Dava açma sürelerine ilişkin kurallar, mahkemeye erişimhakkını sınırlandıran kurallardır. İtiraz konusu ibareyle getirilendüzenlemenin “mahkemeye erişim hakkı”na ve dolayısıyla da adilyargılanma hakkına yönelik bir müdahale olduğu açıktır. Doktrinde ve yargıkararlarında, idari işlemlerin belirli bir süre sınırlaması olmaksızın,süreklilik arz edecek şekilde veya makul olmayacak ölçüde uzun bir süre davakonusu edilebilme olasılığının bulunmasının, kamu hizmetlerinin işleyişiniaksatacağı ve idarede bulunması gereken istikrarı bozacağı ifade edilerek,idari dava açma sürelerinin sınırlanabileceği kabul edilmektedir. İtiraz konusukuralla, idarenin vermiş olduğu kabul edilemezlik kararına karşı idaremahkemelerine dava açma süresinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaöngörülen altmış günlük genel dava açma süresine oranla daha kısa (on beş gün)olarak belirlenmesinin; yabancı konumunda Türkiye’ye giriş yapan veuluslararası koruma talebinde bulunanların durumlarının bir an önce açıklığakavuşturulması ve böylece bu konuda gerek yabancı yönünden gerekse idarimakamlar yönünden var olan belirsizliklerin Anayasa’nın 141. maddesindeöngörülen davaların mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını amacıyla yapıldığıve dolayısıyla düzenlemenin demokratik bir toplum düzeninin gerekleriyle uyumlumeşru bir amaca dayandığı görülmektedir. Bu durumda, getirilen düzenleme ileulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin bulunup bulunmadığınabakılmalıdır.
21. Uluslararası koruma başvurusunun kabul edilebilmesine ilişkinyasal mevzuat karmaşık bir nitelikte bulunmadığından, başvurusu hakkında kabuledilemezlik kararı verilen kişi, itiraz konusu kuralla öngörülen on beş günlükdava açma süresi içinde bizzat veya tutacağı bir vekili aracılığıyla dava açmaişlemlerini tamamlama imkânına sahiptir. Dolayısıyla da hak arama özgürlüğününtemel unsurlarından olan mahkemeye erişim hakkının kullanılmasını önemli ölçüdegüçleştiren ya da hakkı kullanılamaz hale getiren bir sınırlamadan sözedilemez. Ayrıca, Kanun’un 70. maddesi uyarınca yabancı kişiye başvurusuylailgili takip edilecek usuller hakkında bilgi verilmesi ve tercüman sağlanması;Kanun’un 78. maddesi uyarınca kararın ilgiliye veya yasal temsilcisine ya daavukatına tebliğ edilmesi, olumsuz kararın tebliğinde kararın maddi gerekçelerive hukuki dayanaklarının da belirtilmesi, ilgili kişinin bir avukat tarafındantemsil edilmiyorsa kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında kendisiveya yasal temsilcisinin bilgilendirilmesi; Kanun’un 81. maddesi uyarıncada avukatlık ücretini karşılayamayacak olması durumunda adli yardım hükümleriçerçevesinde ilgiliye avukatlık hizmetleri verilmesi mümkün bulunmaktadır. Tümbu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, yabancının hukuksal durumunun bir anönce netleştirilmesi amacıyla getirilen on beş günlük dava açma süresininhakkın özüne dokunmadığı gibi ölçülülük ilkesine de aykırı olmadığı açıktır.
22. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2., 13., 36. ve 142.maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
B- Kanun’un 80. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (d)Bendinin Birinci Cümlesinde Yer Alan “…on beş gün içinde…” İbaresininİncelenmesi
1- Sınırlama Sorunu
23. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Kanun’un 40. maddelerine göre,Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuranmahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı kural ile sınırlıdır.
24. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Kanun’un 80. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (d) bendinin birinci cümlesinde yer alan “…on beşgün içinde…” ibaresinin iptalini istemektedir.
25. İptali istenen “on beş gün içinde” ibaresi,aynı bentte yer alan “72 nci” ve “79 uncu” ibareleriiçin de uygulanabilecek ortak bir hüküm niteliğindedir. Başvuran Mahkemeninbakmakta olduğu davaya dayanak olan idari işlem ise Kanun’un 72. maddesiuyarınca tesis edilmiştir. Bu nedenle itiraz konusu kurala ilişkin esasincelemenin, aynı bentte geçen “72 nci” ibaresi yönündensınırlı olarak yapılması gerekmektedir.
26. Açıklanan nedenlerle; Kanun’un 80. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (d) bendinin birinci cümlesinde yer alan “…on beş güniçinde…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “72nci” ibaresi yönünden sınırlı olarak yapılmasına, OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
2- İtirazın Gerekçesi
27. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kuralla davanın on beşgün gibi kısa bir zaman içerisinde sonuçlandırılması zorunluluğunungetirildiği, bu sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağına ilişkin kuraldabir açıklık bulunmadığı gibi sürenin dosyayı sonuçlandırmak için yeterli birsüre niteliğinde bulunmadığı, gerek davanın özelliği gerekse 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu uyarınca dosyanın tekemmül ettirilebilmesi bakımındanbazı işlemlerin yapılması için belli bir zaman dilimine ihtiyaç bulunduğubelirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 10., 36. ve 142. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
3- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
28. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca, kural ilgisinedeniyle Anayasa’nın 13. ve 141. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
29. İtiraz konusu ibarede, idarece verilen uluslararası korumabaşvurusu talebinin Kanun’un 72. maddesi uyarınca kabul edilemez bulunupreddedilmesine ilişkin idari karara karşı yetkili idare mahkemesine davaaçılması durumunda, mahkemenin yapılan başvuruyu on beş gün içindesonuçlandıracağı hükmü yer almaktadır.
30. Anayasa’nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devletinin temelilkelerinden birisi de “belirlilik”tir. Belirlilik ilkesi, yalnızcayasal belirliliği değil, daha geniş anlamda hukuki belirliliği ifadeetmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir veöngörülebilir olma gibi niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla mahkemeiçtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir.Hukuki belirlilik ilkesinde asıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortayaçıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilir olmasıdır.
31. İtiraz konusu kuralda öngörülen on beş günlük sürenin hangitarihten itibaren başlayacağına ilişkin özel bir hüküm bulunmamakla birlikte,tüm idari davaların karara bağlanmasında dikkate alınması gereken genel kuralniteliğindeki 2577 sayılı Kanun’un 20. maddesinin beşinci fıkrasında yeralan “Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde dosyalar, buKanun ve diğer kanunlarda belirtilen öncelik veya ivedilik durumları ileDanıştay için Başkanlar Kurulunca; diğer mahkemeler için Hakimler ve SavcılarYüksek Kurulunca konu itibariyle tespit edilip Resmi Gazete’de ilan edileceköncelikli işler göz önünde bulundurulmak suretiyle geliş tarihlerine göreincelenir ve tekemmül ettikleri sıra dahilinde bir karara bağlanır. Bunlarındışında kalan dosyalar ise tekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmültarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.” biçimindekikural uyarınca, itiraz konusu kuralda öngörülen sürenin dosyanın tekemmülettiği tarihten itibaren hesaplanacağı ve bu anlamda kuralın belirsiz olmadığıaçıktır.
32. Anayasa’nın 141. maddesinde, “Davaların en az giderleve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir.”denilmeksuretiyle davaların makul bir süre içinde bitirilmesi gerekliliği açıkça ifadeedilmiştir. Bu ilke gereğince Devlet, yargılamaların gereksiz yere uzamasınıengelleyecek etkin tedbirler almak zorundadır. Bu bağlamda, hukuk sisteminin veözellikle yargılama usulünün, yargılamaların makul süre içerisindebitirilmesini olanaklı kılacak şekilde düzenlenmesi ve davaların nedensizolarak uzamasına yol açacak usul kurallarına yer verilmemesi makul süredeyargılanma ilkesinin bir gereğidir. Ancak bu amaçla alınacak kanuni tedbirlerinyargılama sonucunda işin esasına yönelik adil ve hakkaniyete uygun bir kararverilmesine engel oluşturmaması gerektiği de tartışmasızdır. Bu ilkelere uygunolmak kaydıyla yargılama yöntemini belirlemek ise Anayasa’nın 142. maddesigereğince kanun koyucunun takdir yetkisindedir.
33. İtiraz konusu ibarede yer alan süre, düzenleyici nitelikteolup yabancıların uluslararası koruma başvurularına ilişkin olarak idaremahkemelerine yaptıkları başvuruların yargı mercilerince hızlı bir şekildesonuçlandırılması amacına yöneliktir. Bu itibarla düzenlemenin demokratik birtoplum düzeninin gerekleriyle uyumlu meşru bir amaca dayandığı görülmektedir.Yargı mercilerinin belirtilen süreler içerisinde yargısal işlemleri yerinegetirmemesi ise taraflar açısından herhangi bir hak kaybına neden olmadığındankuralın, hakkın özüne dokunmadığı gibi ölçülülük ilkesine de aykırı olmadığıaçıktır.
34. Uluslararası koruma başvurularına ilişkin dava sürecinin hızlıve etkin bir biçimde sonuçlandırılması amacıyla ve kamu yararı gözetilerekihdas edilen itiraz konusu kuralla öngörülen düzenleme, adil yargılanma hakkınızedelemediği gibi davaların en az giderle ve mümkün olan süratlesonuçlandırılmasını öngören Anayasa’nın 141. maddesiyle de uyumludur.
35. Açıklanan nedenlerle, Kanun’un 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının(d) bendinin birinci cümlesinde yer alan “…on beş gün içinde…” ibaresi,aynı bentte geçen “72 inci” ibaresi yönünden Anayasa’nın 2.,13., 36., 141. ve 142. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddigerekir.
36. Kuralın Anayasa’nın 10. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
IV- HÜKÜM
4.4.2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası KorumaKanunu’nun 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının;
A- (d) bendinin birinci cümlesinde yer alan “…on beş güniçinde…” ibaresine ilişkin esas incelemenin, aynı bentte yeralan “72 nci” ibaresi yönünden sınırlı olarak yapılmasına,
B- 1- (ç) bendinde yer alan “…72 ncive…” ibaresinin,
2- (d) bendinde yer alan “on beş gün içinde” ibaresinin,aynı bentte yer alan “72 nci” ibaresi yönünden,
Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE, 14.7.2016tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ