ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2016/37
Karar Sayısı : 2016/135
Karar Tarihi : 14.7.2016
R.G. Tarih – Sayı : 23.9.2016 – 29836
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 1.İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 4.4.2013tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 53.maddesinin (3) numaralı fıkrasının birinci ve üçüncü cümlelerinde yeralan “…on beş gün…” ibarelerinin, Anayasa’nın 2., 10., 36. ve142. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesitalebidir.
OLAY: İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünce ilgili hakkındaverilen sınır dışı etme kararının iptali talebiyle açılan davada, itiraz konusukuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri içinbaşvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un itiraz konusu ibarelerin de yer aldığı 53. maddesişöyledir:
“MADDE 53 - (1) Sınır dışı etme kararı, Genel Müdürlüğün talimatıüzerine veya resen valiliklerce alınır.
(2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararıalınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir.Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsiledilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri vesüreleri hakkında bilgilendirilir.
(3) Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etmekararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içindeidare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etmekararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılanbaşvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bukonuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla,dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılamasonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca, Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA veRıdvan GÜLEÇ’in katılımlarıyla 5.5.2016 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararları ve ekleri, Raportör Mustafa ÇAĞATAYtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanunhükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunlarıngerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
A- Kanun’un 53. Maddesinin (3) Numaralı Fıkrasının BirinciCümlesinde Yer Alan “…on beş gün…”İbaresinin İncelenmesi
1- İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kuralla sınır dışı etmekararlarına karşı kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde davaaçılabileceğinin hüküm altına alındığı, söz konusu sürenin vatandaşlaratanınan dava açma süresine göre çok kısa olduğu, yabancıların vatandaşlara görehukuki vasıtalara erişim noktasında dezavantajlı konumda bulundukları, budurumun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğününtemel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı yanında Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde öngörülen adil yargılanma hakkı ile 13.maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkıyla da bağdaşmadığı belirtilerekkuralın, Anayasa’nın 2., 36. ve 142. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
2- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
4. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca, kural ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 13.maddesi yönünden de incelenmiştir.
5. İptali istenen ibarenin de içinde bulunduğu Kanun’un 53.maddesinde, yabancıların sınır dışı edilmelerine ilişkin verilen kararın hangimakam tarafından verileceğine, bu kararın tebliğine, karara karşı itirazedilmesine ve itirazın sonuçlarına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.Maddenin (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde ise yabancı veya yasaltemsilcisi ya da avukatının, sınır dışı etme kararına karşı, kararıntebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesine başvurabileceğibelirtilmekte olup cümlede yer alan “…on beş gün…” ibaresi,itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.
6. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren ve hak arama özgürlüğünün önündeki engelleri kaldıran devlettir.
7. Anayasa’nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı36. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes, meşrû vasıta veyollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalıolarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." denilerekyargı organlarına davacı ve davalı olarak başvurabilme ve bunun doğal sonucuolarak da iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır.Anayasa’nın 125. maddesinde ise "İdarenin her türlü eylem veişlemlerine karşı yargı yolu açıktır..." denilmektedir. Her ikimaddeyle güvence altına alınan dava yoluyla hak arama özgürlüğü, kendisi birtemel hak niteliği taşımasının ötesinde diğer temel hak ve özgürlüklerdengereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkiligüvencelerden biridir. Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınmasıadil bir yargılamanın ön koşulunu oluşturur.
8. Anayasa’nın 125. maddesinde idarenin eylem ve işlemlerine karşıhangi süre içinde dava açılabileceğine ilişkin bir belirlemede bulunulmamış, bukonu yasama organının takdirine bırakılmıştır. Nitekim Anayasa’nın 142.maddesinde de mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ile “yargılamausullerinin” kanunla düzenleneceği kurala bağlanmış, yargılamausullerini belirleme konusunda kanun koyucuya takdir yetkisi tanınmıştır. Davaaçma süresini belirleyen kurallar da yargılama usulüne ilişkindir. Bununlabirlikte kanun koyucunun takdir yetkisini kullanırken Anayasa’da belirtilenilkelere uygun davranması gerekir. Bunlardan biri de adil yargılanma hakkıkapsamında korunan “mahkemeye erişim” hakkıdır.
9. Anayasa’nın 36. maddesinde, hak arama özgürlüğü için herhangibir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte, özel sınırlama nedeniöngörülmemiş hakların da hakkın doğasından kaynaklanan bazı sınırlarınınbulunduğu kabul edilmektedir. Ayrıca, Anayasa’nın başka maddelerinde yer alankurallara dayanarak bu hakların sınırlandırılması da mümkündür. NitekimAnayasa’nın 16. maddesinde temel hak ve hürriyetlerin, yabancılar için,milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabileceği hüküm altınaalınmıştır. Ancak, bu sınırlamalar Anayasa’nın 13. maddesinde yer alan güvencelereaykırı olamaz. Anayasa’nın 13. maddesine göre temel hak ve özgürlüklere yöneliksınırlamalar, hak ve özgürlüklerin özlerine dokunamayacağı gibi demokratiktoplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine de aykırı olamaz.
10. Anayasal açıdan dokunulamayacak öz, her temel hak ve özgürlükaçısından farklılık göstermekle birlikte sınırlamanın hakkın özünedokunmadığının kabulü için temel hakların kullanılmasını ciddi surettegüçleştirip, amacına ulaşmasına engel olmaması ve etkisini ortadan kaldırıcıbir nitelik taşımaması gerekir.
11. Demokratik toplum düzeninin gerekleri ve ölçülülük ilkeleriise iki ayrı kriter olarak düzenlenmiş olmakla birlikte bu iki kriter arasındasıkı bir ilişki vardır. Temel hak ve özgürlüklere yönelik herhangi birsınırlamanın, demokratik toplum düzeni için gerekli nitelikte, başka birifadeyle öngörülen kamu yararı amacını gerçekleştirmekle birlikte, temelhaklara en az müdahaleye olanak veren ölçülü bir sınırlama niteliğinde olupolmadığının incelenmesi gerekir.
12. Ölçülülük, temel hak ve özgürlüklerin sınırlanma amaçları ilesınırlama araçları arasındaki ilişkiyi yansıtır. Ölçülülük denetimi, ulaşılmakistenen amaçtan yola çıkılarak bu amaca ulaşılmak için seçilen aracındenetlenmesidir. Bu sebeple, kuralın hedeflenen amaca ulaşabilmek içinelverişli, gerekli ve orantılı olup olmadığı değerlendirilmelidir.
13. Belirtilen nitelikleri gereği, Anayasa’nın 13. maddesinde yeralan ve aralarında sıkı bir ilişki bulunan, "temel hak vehürriyetlerin özü", "demokratik toplum düzeniningerekleri" ve "ölçülülük ilkesi" kavramları,bir bütünün parçaları olup, demokratik bir hukuk devletinin özgürlüklerrejiminde gözetilmesi gereken temel ölçütleri oluşturmaktadır.
14. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak aramaözgürlüğünün temel unsurlarından biri mahkemeye erişim hakkıdır. Kişininuğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesi ya da maruzkaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüpkanıtlayabilmesi ve zararını giderebilmesinin en etkili yolu, yargı mercileriönünde dava hakkını kullanabilmesidir. Mahkemeye erişim hakkı, bireylerin iddiave savunmalarını bir yargı mercii önünde ileri sürebilmelerine imkân sağlayanve adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak kabul edilen bir haktır.
15. İtiraz konusu kural ile idarenin vermiş olduğu sınır dışı etmekararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idaremahkemesine başvurulabileceği öngörülmektedir.
16. Dava açma sürelerine ilişkin kurallar, mahkemeye erişimhakkını sınırlandıran kurallardır. İtiraz konusu ibareyle getirilendüzenlemenin "mahkemeye erişim hakkı"na ve dolayısıyla daadil yargılanma hakkına yönelik bir müdahale olduğu açıktır. Doktrinde ve yargıkararlarında, idari işlemlerin belirli bir süre sınırlaması olmaksızın,süreklilik arz edecek şekilde veya makul olmayacak ölçüde uzun bir süre davakonusu edilebilme olasılığının bulunmasının, kamu hizmetlerinin işleyişiniaksatacağı ve idarede bulunması gereken istikrarı bozacağı ifade edilerek,idari dava açma sürelerinin sınırlanabileceği kabul edilmektedir. İtiraz konusukuralla, idarenin vermiş olduğu sınır dışı etme kararına karşı idaremahkemelerine dava açma süresinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaöngörülen altmış günlük genel dava açma süresine oranla daha kısa (on beş gün)olarak belirlenmesinin; yabancı konumunda Türkiye’ye giriş yapan ve haklarındasınır dışı etme kararı verilenlerin durumlarının bir an önce açıklığakavuşturulması ve böylece bu konuda gerek yabancı yönünden gerekse idarimakamlar yönünden var olan belirsizliklerin Anayasa’nın 141. maddesindeöngörülen davaların mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını amacıyla yapıldığıve dolayısıyla düzenlemenin demokratik bir toplum düzeninin gerekleriyle uyumlumeşru bir amaca dayandığı görülmektedir. Bu durumda, getirilen düzenleme ileulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin bulunup bulunmadığınabakılmalıdır.
17. Sınır dışı etme kararına ilişkin yasal mevzuat karmaşık birnitelikte bulunmadığından, hakkında sınır dışı etme kararı verilen kişi, itirazkonusu kuralla öngörülen on beş günlük dava açma süresi içinde kendisi veyatutacağı bir vekili aracılığıyla dava açma işlemlerini rahatlıkla tamamlamaimkânına sahiptir. Kuralda öngörülen dava açma süresi, dava dilekçesininhazırlanmasını imkânsız kılacak veya büyük ölçüde güçleştirecek kadar kısadeğildir. Dolayısıyla da hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından olanmahkemeye erişim hakkının kullanılmasını önemli ölçüde güçleştiren ya da hakkıkullanılamaz hale getiren bir sınırlamadan söz edilemez. Ayrıca, Kanun’un 53.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, kararın gerekçeleriyle birliktehakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya daavukatına tebliğ edileceği, hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancınınbir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisininkararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilmesi de sözkonusudur. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, yabancınınhukuksal durumunun bir an önce netleştirilmesi amacıyla getirilen on beş günlükdava açma süresinin hakkın özüne dokunmadığı gibi ölçülülük ilkesine de aykırıolmadığı açıktır.
18. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2., 13., 36. ve 142.maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
B- Kanun’un 53. Maddesinin (3) Numaralı Fıkrasının ÜçüncüCümlesinde Yer Alan “…on beş gün …” İbaresinin İncelenmesi
1- İtirazın Gerekçesi
19. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kuralla davanın on beşgün gibi kısa bir zaman içerisinde sonuçlandırılması zorunluluğunungetirildiği, bu sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağına ilişkin kuraldabir açıklık bulunmadığı gibi sürenin dosyayı sonuçlandırmak için yeterli birsüre niteliğinde bulunmadığı, oysa gerek davanın özelliği gerekse 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dosyanın tekemmül ettirilebilmesibakımından bazı işlemlerin yapılması için belli bir zaman dilimine ihtiyaçbulunduğu belirtilerek kuralın, Anayasa’nın 2., 10., 36. ve 142. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
20. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca, kural ilgisinedeniyle Anayasa’nın 13. ve 141. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
21. İtiraz konusu ibarede, idarece verilen sınır dışı etmekararına karşı idare mahkemesine dava açılması durumunda, mahkemenin yapılanbaşvuruyu on beş gün içinde sonuçlandıracağı hükmü yer almaktadır.
22. Anayasa’nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devletinin temelilkelerinden birisi de “belirlilik”tir. Belirlilik ilkesi, yalnızcayasal belirliliği değil, daha geniş anlamda hukuki belirliliği ifadeetmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir veöngörülebilir olma gibi niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla mahkemeiçtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirliliksağlanabilir. Hukuki belirlilik ilkesinde asıl olan, bir hukuk normununuygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilirolmasıdır.
23. İtiraz konusu kuralda öngörülen on beş günlük sürenin hangi tarihtenitibaren başlayacağına ilişkin özel bir hüküm bulunmamakla birlikte, tüm idaridavaların karara bağlanmasında dikkate alınması gereken genel bir kuralniteliğindeki 2577 sayılı Kanun’un 20. maddesinin beşinci fıkrasında yeralan “Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde dosyalar, buKanun ve diğer kanunlarda belirtilen öncelik veya ivedilik durumları ileDanıştay için Başkanlar Kurulunca; diğer mahkemeler için Hakimler ve SavcılarYüksek Kurulunca konu itibariyle tespit edilip Resmi Gazete’de ilan edileceköncelikli işler göz önünde bulundurulmak suretiyle geliş tarihlerine göreincelenir ve tekemmül ettikleri sıra dahilinde bir karara bağlanır. Bunlarındışında kalan dosyalar ise tekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmültarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.” biçimindekikural uyarınca, itiraz konusu kuralda öngörülen sürenin dosyanın tekemmülettiği tarihten itibaren hesaplanacağı ve bu anlamda kuralın belirsiz olmadığıaçıktır.
24. Anayasa’nın 141. maddesinde, "Davaların en azgiderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir."denilmeksuretiyle davaların makul bir süre içinde bitirilmesi gerekliliği açıkça ifadeedilmiştir. Bu ilke gereğince Devlet, yargılamaların gereksiz yere uzamasınıengelleyecek etkin tedbirler almak zorundadır. Bu bağlamda, hukuk sisteminin veözellikle yargılama usulünün, yargılamaların makul süre içerisindebitirilmesini olanaklı kılacak şekilde düzenlenmesi ve davaların nedensizolarak uzamasına yol açacak usul kurallarına yer verilmemesi makul süredeyargılanma ilkesinin bir gereğidir. Ancak bu amaçla alınacak kanuni tedbirlerinyargılama sonucunda işin esasına yönelik adil ve hakkaniyete uygun bir kararverilmesine engel oluşturmaması gerektiği de tartışmasızdır. Bu ilkelere uygunolmak kaydıyla yargılama yöntemini belirlemek ise Anayasa’nın 142. maddesigereğince kanun koyucunun takdir yetkisindedir.
25. İtiraz konusu ibarede yer alan süre, düzenleyici nitelikteolup yabancıların haklarında verilen sınır dışı etme kararlarına karşı idaremahkemelerine yaptıkları başvuruların yargı mercilerince hızlı bir şekildesonuçlandırılması amacına yöneliktir. Bu itibarla düzenlemenin demokratik birtoplum düzeninin gerekleriyle uyumlu meşru bir amaca dayandığı görülmektedir.Yargı mercilerinin belirtilen süreler içerisinde yargısal işlemleri yerinegetirmemesi ise taraflar açısından herhangi bir hak kaybına neden olmadığındankuralın, hakkın özüne dokunmadığı gibi ölçülülük ilkesine de aykırı olmadığıaçıktır.
26. Sınır dışı etme kararlarına ilişkin dava sürecinin hızlı veetkin bir biçimde sonuçlandırılması amacıyla ve kamu yararı gözetilerek ihdasedilen itiraz konusu kuralla öngörülen düzenleme, adil yargılanma hakkınızedelemediği gibi davaların en az giderle ve mümkün olan süratlesonuçlandırılmasını öngören Anayasa’nın 141. maddesiyle de uyumludur.
27. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2., 13., 36., 141. ve142. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
28. Kuralın Anayasa’nın 10. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
IV- HÜKÜM
4.4.2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası KorumaKanunu’nun 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasının birinci ve üçüncücümlelerinde yer alan “…on beş gün…” ibarelerinin Anayasa’yaaykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE, 14.7.2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLEkarar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ