ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2016/44
Karar Sayısı : 2016/153
Karar Tarihi : 7.9.2016
R.G.Tarih-Sayı : 11.10.2016-29854
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Beykoz1. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 26.9.2004tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesinin (1) numaralıfıkrasında yer alan “…ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka birdavranışta bulunulması…” ibaresinin, Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Sanığın, hakaret, tehdit ve kişilerin huzur ve sükûnunu bozmasuçlarıyla cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında, itiraz konusukuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un, itiraz konusu kuralın da yer aldığı 123. maddesi şöyledir:
“Madde 123- (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla birkimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynımaksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde,mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca BurhanÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Alparslan ALTAN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, MuammerTOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ’inkatılımlarıyla 26.5.2016 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
1- İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle, “hukuka aykırı davranış” ifadesinin,kişiden kişiye, toplumdan topluma ve hâkimden hâkime değiştiği, hangidavranışların hukuka aykırı davranış olduğunun açık, belirgin ve öngörülebilirolmadığı, bölge, kültür ve toplumlara göre farklılık gösterdiği belirtilerekitiraz konusu kuralın, Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
2- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
4. İtiraz konusu kuralın yer aldığı maddede kişilerin huzur vesükûnunu bozma suçu düzenlenmiştir. Kuralda, sırf huzur ve sükûnunu bozmakmaksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynımaksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurunşikâyeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verileceğiöngörülmektedir. Maddede yer alan “…ya da aynı maksatla hukuka aykırıbaşka bir davranışta bulunulması…” ibaresi, itiraz konusu kuralıoluşturmaktadır.
5. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
6. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temelilkelerinden biri “belirlilik”tir. Belirlilik ilkesi, yalnızcayasal belirliliği değil, daha geniş anlamda hukuki belirliliği de ifadeetmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir veöngörülebilir gibi niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla, mahkemeiçtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirliliksağlanabilir. Hukuki belirlilik ilkesinde asılolan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukukdüzeninde öngörülebilir olmasıdır.
7. Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, “Kimse,… kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz.”; üçüncüfıkrasında da “Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancakkanunla konulur” denilerek “suç ve cezanın yasallığı” ilkesigetirilmiştir.
8. İtiraz konusu kuralla, sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıylabir kimseye ısrarla hukuka aykırı bir davranışta bulunulması, “kişilerinhuzur ve sükûnunu bozma suçu” şeklinde düzenlenerek yaptırımabağlanmaktadır. Kuralın yer aldığı maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzeremaddeyle, kişilerin huzur ve sükûnlarının bozulması hususunda gösterilençabalar cezalandırılmaktadır. Bu bağlamda kuralla korunan hukukideğer, insanın huzurlu, sakin ve sağlıklı bir ortamda yaşama hakkıdır.
9. Kanun koyucunun itiraz konusu kuralla, sırf huzur ve sükûnunubozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla maddede belirtilen eylemlerin yanı sıraaynı maksatla hukuka aykırı başka eylemlerde bulunulması hallerinde de cezayaptırımı öngörmek suretiyle kişilerin huzurlu bir ortamda, rahatsız edilmeden,huzur ve sükûn içinde yaşamlarını ve faaliyetlerini sürdürmesini sağlamayıamaçladığı anlaşılmaktadır. Maddede huzur ve sükûnu bozmak maksadıyla birkimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması şeklindedavranışlar sayıldıktan sonra aynı maksatla yapılan hukuka aykırı diğerdavranışların da bu suçu oluşturacağının kabul edilmesinin, hukuki belirsizliğeyol açacağı söylenemez. Zira kanun metni bir bütün olarak değerlendirildiğindeve maddeyle korunmak istenen hukuki yarar da göz önüne alındığında, itirazkonusu kuralın huzur ve sükûnu bozucu nitelik taşıyan hukuk düzenine aykırıdavranışları ifade ettiği anlaşılmaktadır. Suçolarak düzenlenen fiilin, farklı hareket biçimleriyle işlenebilir olması,belirsiz olduğu anlamına gelmez. Dolayısıyla itiraz konusukuralın “belirlilik” ilkesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
10. Öte yandan, bir kimsenin sırf huzur ve sükûnunu bozmakmaksadıyla yapılacak “hukuka aykırı davranışlar” çok farklışekillerde ortaya çıkabileceğinden bu kavrama giren tüm davranışların kanunkoyucu tarafından önceden belirlenmesi ve tek tek sayılması zorunluluğundan sözedilemez. Kanun’un, hangi eylemin suç teşkil ettiğinin ve bu eyleme bağlananyaptırımın ne olduğunun, belli bir açıklık ve kesinlikte öngörülebilmesineimkân verecek şekilde kaleme alınmış olması, kanunilik ilkesinin sağlanmasıbakımından yeterlidir. Yukarıda açıklandığı üzere, itiraz konusu kuralla,Kanun’da sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla hukuka aykırı birdavranışta bulunulması halisuç olarak düzenlenerek bunailişkin yaptırım da belirlenmiş olduğundan, kuralın suç ve cezaların kanuniliğiilkesine aykırı bir yönü de bulunmamaktadır.
11. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
IV- HÜKÜM
26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123.maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “…ya da aynı maksatlahukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması…” ibaresinin,Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 7.9.2016 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ