ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2017/124
Karar Sayısı : 2018/9
Karar Tarihi : 14.2.2018
R.G. Tarih – Sayı : 9.3.2018- 30355
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Kırklareli İnfazHâkimliği
İTİRAZIN KONUSU: 13.12.2004 tarihli ve 5275sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 97. maddesinin(2) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa’nın 10. maddesine aykırılığıileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Hükümlünün izin talebinin daha önce izinliiken firar etmesi nedeniyle kabul edilmemesi üzerine başvurduğu şikâyet yolundaitiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptaliiçin başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 97. maddesi şöyledir:
“İzinden dönmeme, geç dönme
Madde 97- (1) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süregeçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanununun 292 nci veizleyen maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.
(2) İzin süresini iki gün veya daha az bir süre geçiren hükümlülerhakkında disiplin işlemi yapılır. İzinli iken firar eden hükümlüye birdaha izin verilmez.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, RecepKÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve YusufŞevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 31.5.2017 tarihinde yapılan ilkinceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
A. Anlam ve Kapsam
3. 5275 sayılı Kanun, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazınailişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılmıştır.
4. Kanun’un 3. maddesinde ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıile ulaşılmak istenilen temel amacın hükümlünün yeniden suç işlemesiniengelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak; hükümlününyeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara vetoplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunukolaylaştırmak olduğu ifade edilmiştir.
5. Ayrıca Kanun’un 6. maddesinde hükümlülerin ceza infazkurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecektedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulacakları, kurum düzenini ihlal edenler hakkında Kanun’da belirtilendisiplin cezalarının uygulanacağı düzenlenmiştir. Kanun’un disiplin cezalarınınniteliği ve uygulama koşullarını düzenleyen 37. maddesinde ise kurumda düzenlibir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun,tüzük, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığıdavranış ve tutumları kusurlu olarak ihlâl eden hükümlü hakkında eylemininniteliği ile ağırlık derecesine göre Kanun’da belirtilen disiplin cezalarınınuygulanacağı, suç oluşturan eylemlerden dolayı açılan kamu davasının, disiplinsoruşturması yapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemeyeceği hüküm altınaalınmıştır.
6. Kanun’un 93. maddesinde hükümlülerin izinleri düzenlenmiştir.Maddede yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda bulunanlar dışındaki hükümlüleremazeret izni, özel izin ve iş arama izni verilebileceği, izinde geçensürelerin hükümlülükte geçmiş sayılacağı öngörülmektedir
7. Mazeret izni; Kanun’un 94. maddesinde düzenlenmiş oluphükümlülük süresinin beşte birini iyi hâlli geçirmiş olanlara hükümlünün isteğiüzerine anne, baba, eş, kardeş veya çocuğunun ölümü, bu kişilerden birisininyaşamını tehlikeye sokacak önemli ve ağır hastalık hâlinin varlığı veya deprem,yangın, su baskını ve sair felaketler nedeniyle zarara uğraması hâlindehükümlüye yol süresi hariç on güne kadar mazeret izni verilebileceğibelirtilmiştir.
8. Özel izni düzenleyen Kanun’un 95. maddesine göre açık cezainfaz kurumlarında bulunanlarla kapalı ceza infaz kurumunda olup da açık cezainfaz kurumlarına ayrılmaya hak kazananlara, aileleriyle bağlarınısürdürmelerini veya güçlendirmelerini ve dış dünyaya uyumlarını sağlamakamacıyla kurum en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayıile üç ayda bir, yol hariç üç güne kadar izin verilebilmektedir.
9. İş arama iznini düzenleyen Kanun’un 96. maddesine göre ise cezainfaz kurumlarında hükümlülük sürelerinin en az altı ayını kesintisiz geçirmişve koşullu salıverilmelerine bir ay kalmış hükümlülere olağan yaşantılarınadöndüklerinde uyum sorunu ile karşılaşmamaları ve iş bulma olanakları sağlanmaküzere kurumun en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayı ileçalışma günleri içinde sekiz saate kadar izin verilebilecektir.
10. Kanun’un 44. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (ı)bendinde “firar etmek” eylemi, on bir günden yirmigüne kadar hücreye koyma cezası gerektiren bir eylem olarak belirlenmiştir.
11. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun hükümlü ve tutuklunun kaçmasısuçunu düzenleyen 292. maddesinde ise tutukevinden, ceza infaz kurumundan veyagözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlühakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
12. Kanun’un 97. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alanizinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönenhükümlüler hakkında 5237 sayılı Kanun’un 292. ve izleyen maddelerinde yazılıceza yaptırımı yanı sıra 5275 sayılı Kanun’un 44. maddesinin (3) numaralıfıkrasında on bir günden yirmi güne kadar hücre cezası öngörülmek suretiyle sözkonusu eylem hem suç hem de disiplin cezası olarak yaptırıma bağlanmıştır.
13. İtiraz konusu kural ise izinli iken firar eden hükümlüyebir daha izin verilmeyeceğini hüküm altına almaktadır. Kural uyarınca açık veyakapalı ceza infaz kurumunda olup da izinli iken firar eden hükümlülere bir dahaizin verilmeyecektir.
B. İtirazın Gerekçesi
14. Başvuru kararında özetle, izinli iken firar eden hükümlülerinbir daha izin hakkından faydalanamamalarına rağmen açık ceza infaz kurumundahükümlü olanların izinli olmaksızın örgün eğitime gidip gelirken veya açıktanaçığa nakil sırasında firar etmeleri hâlinde daha sonra izin hakkındanyararlanabilmelerinin mümkün olduğu, bu durumun ise eşitlik ilkesiylebağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 10. maddesine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
15. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural ilgisi nedeniyleAnayasa’nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
16. Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukukdevleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygunolan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, heralanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’yaaykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlısayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
17. Hukuk devletinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenliktedbirlerine ilişkin kurallar; Anayasa’ya aykırı olmamak üzere ülkenin sosyal,kültürel yapısı, ahlaki değerleri ve ekonomik hayatın gereksinimlerini gözönüne alan suç politikasına göre belirlenir. Kanun koyucu, izlediği suçpolitikası gereği bazı fiilleri ceza hukuku alanından çıkarabileceği gibikorudukları hukuki yararları ve neden olduğu sonuçları esas alarak birtakımsuçları farklı yaptırımlara da tabi kılabilir. Kanun koyucunun bu konudakitercih ve takdirinin yerindeliğinin incelenmesi, anayasal denetimin kapsamıdışında kalmaktadır.
18. Anayasa’nın 10. maddesinde “Herkes, dil, ırk, renk,cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerleayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir./Kadınlar ve erkekler eşit haklarasahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bumaksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz…”denilmiştir. Maddede yer verilen eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlariçin söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür.Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısındaaynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, kişiler arası ayrım yapılmasını vekişilere ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Kanun önünde eşitlik, herkesin heryönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındakiözellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları veuygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksaldurumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesizedelenmez.
19. İtiraz konusu kuralda atıfta bulunulan izinler;hükümlülerin yakınlarının ölüm, hastalık veya doğal afetlerde zarara uğramalarıhâlinde onların yanında olmaları, aileleriyle bağlarını sürdürmeleri veyagüçlendirmeleri ve dış dünyaya uyumlarını sağlamaları ile olağan yaşantılarınadöndüklerinde uyum sorunuyla karşılaşmamaları ve iş bulma olanakları sağlanmakamacıyla bazı koşulların varlığı hâlinde Cumhuriyet savcısı veya AdaletBakanlığı tarafından belli bir usul izlenmek suretiyle verilmektedir. Sözkonusu izinlerin hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretkenve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan biryaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak amacıyla düzenlendiği açıktır. Bubağlamda hükümlü lehine belirli usul ve koşullara bağlanan izin kurumunda,iznin bittiği tarihte hükümlünün tekrar ceza infaz kurumuna dönme yükümlülüğübulunmaktadır.
20. Kanun koyucu tarafından belirli hâllerde hükümlünün ceza infazkurumu dışına çıkmasına izin verilmesi, izinde geçen sürelerin hükümlülüktegeçmiş sayılması ve izinli iken firar edenlere bir daha izin verilmemesi, buizinlerin verilme nedenlerine kanun koyucunun verdiği önemi gösterdiği gibihükümlünün izin sonrası infaz kurumuna dönme yükümlülüğüne titizlikle uymasıgerekliliğini de ortaya koymaktadır. Kanun koyucunun itiraz konusu kurallaizinli iken firar eden hükümlüye bir daha izin verilmeyeceğini hüküm altınaalmak suretiyle izin uygulamasının suistimal edilmesini önleyerek ceza infazkurumlarında güvenliği, düzeni ve disiplini sağlamayı amaçladığıanlaşılmaktadır. Böyle bir düzenleme ise anayasal sınırlar içinde kanunkoyucunun takdirindedir.
21. Kanun koyucunun izinli iken firar eden hükümlüler ile açıkceza infaz kurumundan izinli olmaksızın firar edenler hakkında eyleminniteliği, işleniş şekli, verilen cezanın infaz sistemine etkisi, izin kurumununsuistimal edilmeden ceza infaz sistemi içinde etkin bir biçimde işletilmesi vehükümlülerin takibinin sağlanmasını gözeterek farklı yaptırımlar öngördüğüanlaşılmaktadır. Söz konusu eylemlerin niteliğinin ve bu eylemler içinöngörülen yaptırımlar ile korunmak istenen hukuki menfaatlerin farklılığıkarşısında bu eylemleri gerçekleştirenlerin aynı hukuki konumda olduklarınınkabulü mümkün olmadığından ceza siyasetini belirleme konusunda takdir yetkisinesahip bulunan kanun koyucu tarafından izinli iken firar eden hükümlülere birdaha izin verilmeyeceği yolunda getirilen kuralda eşitlik ilkesine ve hukukdevleti ilkesine aykırılık bulunmamaktadır.
22. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerineaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
IV. HÜKÜM
13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerininİnfazı Hakkında Kanun’un 97. maddesinin (2) numaralı fıkrasının ikincicümlesinin, Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 14.2.2018tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ