ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2017/129
Karar Sayısı : 2018/6
Karar Tarihi : 18.1.2018
R.G. Tarih – Sayı : 13.2.2018- 30331
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Danıştay İdari DavaDaireleri Kurulu
İTİRAZIN KONUSU: 2.3.2005 tarihli ve5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve ElektrikPiyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 23.1.2008 tarihli ve5728 sayılı Kanun’un 569. maddesiyle değiştirilen 16. maddesinin ikincifıkrasının;
A. (a) bendinin (4) numaralı alt bendinin,
B. (b) bendinin (4) numaralı alt bendinin,
C. (c) bendinin,
Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerekiptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebidir.
OLAY: LPG bayii olarak faaliyette bulunan davacışirketin otogaz istasyonunda sorumlu müdür bulundurmadığı, asli faaliyetlerindeLPG yetkili personel belgesi olmayan personel çalıştırdığı ve malisorumluluklara ilişkin zorunlu sigorta yaptırmadığı gerekçesiyle 739.664.00 TLidari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyleaçılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme, iptalleri ve yürürlüklerinin durdurulması için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ
A. İptali İstenen Kanun Hükümleri
Kanun’un itiraz konusu kuralları da içeren 16. maddesi şöyledir:
“İdarî para cezaları
Madde 16-
Bu Kanuna göre idarî para cezalarının veya idarî yaptırımlarınuygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. BuKanuna göre verilen ceza ve tedbirler diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleriengellemez.
Bu Kanuna göre;
a) Aşağıdaki hâllerde sorumlulara beşyüzbin Türk Lirası idarî paracezası verilir:
1) Lisans almaksızın lisansa tâbi faaliyetlerin yapılması.
2) 4 üncü maddenin son fıkrasının ihlâli.
3) 10 uncu madde gereği Kurum tarafından yapılan uygulamalarındolaylı veya dolaysız olarak engellenmesi veya engellenmeye teşebbüs edilmesi.
4) 12 ve 13 üncü madde hükümlerinin ihlâli.
b) Aşağıdaki hâllerde sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idarî paracezası verilir:
1) 5, 6 ve 7 nci madde hükümlerinin ihlâli.
2) Lisans almaksızın hak konusu yapılan tesislerin yapımına veyaişletimine başlanması ile bunlar üzerinde tasarruf hakkı doğuracak işlemlerinyapılması.
3) Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyetgösterilmesi.
4) Son fıkrası hariç 4 üncü madde hükümlerinin ihlâli.
c) 9, 14 ve 15 inci madde hükümlerinin ihlâli hâlinde sorumlularaellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
ç) 8 inci maddenin dördüncü fıkrasının (6) numaralı bendininihlâli hâlinde bayilere yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Ancak tüpün sisteme bağlantısının kullanıcı tarafındanyapıldığının kanıtlanması durumunda tüp bayii ve dağıtıcı şirketlere hukukî vecezaî sorumluluk yüklenmez.
Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanunun getirdiğiyükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Tesisler, lisans alınıncaya veya bu Kanuna göre lisansgerektirmeyen faaliyet gösterecek hâle getirilinceye kadar mühürlenir.
Ceza uygulanan bir fiilin iki yıl geçmeden aynı kişi tarafındantekrarı hâlinde, cezalar iki kat olarak uygulanır.”
B. İlgili Kanun Hükümleri
Kanun’un ilgili görülen 4., 13., 14. ve 15. maddeleri şöyledir:
“Lisans sahiplerinin hak ve yükümlülükleri
Madde 4- Lisans, sahibinelisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesihaklarını verir.
Lisans ile tanınan haklar; bu Kanunun, ilgili diğer mevzuatın velisansta yer alan hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır.
Piyasa faaliyetinde bulunanlar, kötüniyet veya tehlikeli eylemsonucunu doğuracak her türlü işlemden özenle kaçınmak, bunların oluşumununengellenmesi için her türlü tedbiri almak ve istenmeyen durumları en kısasürede gidermek zorundadır.
Bu Kanuna göre faaliyette bulunanlar;
a) Ticarî ve teknik mevzuata uygun davranmak,
b) Çevreye zarar vermemek için gerekli tedbirleri almak,
c) Kamunun can, mal ve çevre güvenliği ile kendi tesis vefaaliyetlerini önemli ölçüde tehdit eden veya olumsuz etkileyen bir durumoluştuğunda, kamu yetkililerini ve bundan etkilenme ihtimali bulunan ilgililerihaberdar etmek, tehdidin niteliği ve niceliği ile bunu önlemek üzere alınmaktaolan tedbirleri Kuruma bildirmek,
ç) Zorunlu sigorta yükümlülüğü kapsamında bulunan tesis ve/veyafaaliyetlere zorunlu sigorta ile birlikte malî mesuliyet sigortası yaptırmak,
d) Faaliyetleri esnasında üçüncü kişilere veya çevreye verilecekzarar veya ziyanları tazmin etmek,
e) 12 nci maddenin birinci fıkrasına göre Kurumca belirlenen usûlve esaslara uygun bildirimleri yapmak,
f) 5 inci maddedeki hükümleri yerine getirmek ve Kurumcaistendiğinde 12 nci maddenin üçüncü fıkrasına göre gerekli bilgi, belge venumuneleri vermek, tutanakları imzalamak ve görevlilerin tesislerde incelemeyapmasına müsaade etmek,
g) Esas faaliyetlerine ilişkin tip sözleşme örneklerini vebunlarda yapılacak değişiklikleri yürürlüğe koymadan önce Kuruma bildirmek,
ğ) Piyasa faaliyetlerinde, teknik düzenlemelere uygun LPGsağlamak,
h) Dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu müdürbulundurmak,
ı) Aslî faaliyetlerinde eğitim ve sertifika almış personelçalıştırmak,
i) Eşit durumdaki alıcılara (kategorilere), eşit hak ve yükümlülüktanımak, farklı şartlar uygulamamak,
İle yükümlüdür.
Yurt dışından LPG temin edeceklerin rafinerici veya dağıtıcılisansına sahip olması gereklidir. (Ek cümle: 26/2/2014-6527/13 md.) 4/12/2003tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamındaki işleme lisansısahipleri de piyasa faaliyetine konu etmemek ve münhasıran petrokimyaüretiminde kullanmak kaydıyla LPG ithal edebilir. Dağıtıcılar LPG’yirafinerilerden veya ithalat yoluyla yurt dışından temin ederler. LPG ithalatı,Kurumun belirleyeceği teknik düzenlemelere uygunluğu ihtisas gümrüklerindekilaboratuvarlarda belirlendikten sonra ihtisas gümrüklerinden yapılır. Lisanssahibi olmayanlar LPG ticareti yapamaz.”
“Sigorta
Madde 13- Lisans kapsamındayürütülen faaliyetler için sigorta yaptırılması zorunludur. Bakanlar Kurulukararıyla sigorta kapsamından muaf tutulacak faaliyetler belirlenebilir.Sigorta kapsamına alınacak varlık çeşitlerinin belirlenmesi ile bunların tâbiolacağı sigorta kolları ve muafiyet tanınan hususlar, yönetmelikle düzenlenir.”
“Sorumlu müdür
Madde 14- LPG dolum tesislerindeve otogaz istasyonlarında sorumlu müdür bulundurulması zorunludur. LPG dolumtesislerinde ve otogaz istasyonlarında bulundurulacak sorumlu müdürün yetki,sorumluluk ve nitelikleri Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”
“Eğitim
Madde 15- LPG piyasasında görev yapacaksorumlu müdürler, tanker şoförleri, dolum personeli, tüp dolum personeli, tüpdağıtım araçlarının şoförleri ve tüp dağıtım personeli, tanker dolum personeli,test ve muayene elemanları ve otogaz LPG dolum personeli, pompacılar iletesisat, projelendirme ve imalatında görev alan diğer personel, TMMOB (TürkMühendis ve Mimarlar Odaları Birliği)’a bağlı ilgili meslek odası tarafındaneğitime tâbi tutulurlar. Eğitime ilişkin esas ve usûllerin yer alacağı yönetmelikTMMOB (Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği) ve ilgili kurum tarafındanmüştereken hazırlanır.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, MuammerTOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, RecaiAKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 31.5.2017 tarihinde yapılan ilkinceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural, sınırlama ve on yıllık süresorunları görüşülmüştür.
A. Kanun’un 16. Maddesinin İkinci Fıkrasının (a) Bendinin (4)Numaralı Alt Bendi
2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre, bir davayabakmakta olan mahkemenin o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanunhükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veyataraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısınavarması durumunda mahkeme bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmayayetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesinebaşvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren birdavanın bulunması, iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olmasıgerekir.
3. İtiraz konusu kuralda Kanun’un “12 ve 13 üncü maddehükümlerinin ihlali” hâlinde sorumlulara beş yüz bin Türk lirası idari paracezası verilmesi öngörülmüştür.
4. Kanun’un 12. maddesinde; LPG piyasasının işleyişine ilişkinbilgilerin derlenmesi, lisans sahiplerinin düzenleyecekleri belge vetutanakların kayıt düzeni ile Kurum tarafından yapılacak denetime ilişkin usulve esaslar düzenlenmiştir. Kanun’un 13. maddesinde ise lisans kapsamındayürütülen faaliyetler için sigorta yaptırılmasının zorunlu olduğu, BakanlarKurulu kararıyla sigorta kapsamından muaf tutulacak faaliyetlerinbelirlenebileceği, sigorta kapsamına alınacak varlık çeşitlerinin belirlenmesiile bunların tabi olacağı sigorta kolları ve muafiyet tanınan hususların dayönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
5. Başvuran Mahkemede görülmekte olan dava, LPG bayii olarakfaaliyette bulunan davacı şirketin otogaz istasyonunda sorumlu müdürbulundurmadığı, asli faaliyetlerinde LPG yetkili personel belgesi olmayanpersonel çalıştırdığı ve mali sorumluluklara ilişkin zorunlu sigortayaptırmadığı gerekçesiyle 739.664.00 TL idari para cezası ilecezalandırılmasına ilişkindir. Somut olayda LPG piyasasının işleyişine ilişkinbilgilerin derlenmesi, lisans sahiplerinin düzenleyecekleri belge vetutanakların kayıt düzeni ile Kurum tarafından yapılacak denetime ilişkin usulve esasları düzenleyen Kanun’un 12. maddesiyle ilgili bir uyuşmazlıkbulunmadığından itiraz konusu kuralda yer alan “12…” ibaresininbakılmakta olan davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
6. İtiraz konusu kuralın kalan bölümü ise Kanun’un 12. ve 13.maddeleri yönünden geçerli ortak kural niteliği taşımaktadır. Bu nedenlekuralın kalan bölümüne ilişkin esas incelemenin bakılmakta olan davanın konusugözetilerek “…ve 13 üncü...” ibaresi ile sınırlı olarakyapılması gerekir.
7. Açıklanan nedenlerle 2.3.2005 tarihli ve 5307 sayılıSıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik PiyasasıKanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılıKanun’un 569. maddesiyle değiştirilen 16. maddesinin ikinci fıkrasının (a)bendinin;
A. (4) numaralı alt bendinde yer alan “12…” ibaresininitiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağıbulunmadığından bu ibareye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyleREDDİNE,
B. (4) numaralı alt bendinin kalan bölümünün esasınınincelenmesine, esasa ilişkin incelemenin aynı bentte yer alan “….ve 13üncü…” ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına,
C. Yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında kararabağlanmasına
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
B. Kanun’un 16. Maddesinin İkinci Fıkrasının (b) Bendinin(4) Numaralı Alt Bendi
8. İtiraz konusu kuralda son fıkrası hariç Kanun’un 4. maddehükümlerinin ihlali hâlinde sorumlulara iki yüz elli bin Türk lirası idari paracezası verilmesi öngörülmüştür.
9. Kanun’un 4. maddesinde lisans sahiplerinin hak veyükümlülükleri düzenlenmiştir. Maddenin bakılmakta olan davayla ilgili olankısmı, dördüncü fıkrasının (ç) bendinde düzenlenen “Zorunlu sigortayükümlülüğü kapsamında bulunan tesis ve/veya faaliyetlere zorunlu sigorta ilebirlikte malî mesuliyet sigortası yaptırmak”, (h) bendinde düzenlenen “Dolumtesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu müdür bulundurmak” ve (ı)bendinde düzenlenen “Aslî faaliyetlerinde eğitim ve sertifika almış personelçalıştırmak” şeklindeki kurallardır. Bu nedenle itiraz konusu kuralınbakılmakta olan davanın konusu gözetilerek Kanun’un 4. maddesinin dördüncüfıkrasının (ç), (h) ve (ı) bentleri yönünden sınırlı olarak incelenmesigerekir.
10. Açıklanan nedenlerle 2.3.2005 tarihli ve 5307 sayılı SıvılaştırılmışPetrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun’un 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 569.maddesiyle değiştirilen 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (4)numaralı alt bendinin esasının incelenmesine, esasa ilişkin incelemenin 5307sayılı Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç), (h) ve (ı) bentleri ilesınırlı olarak yapılmasına,yürürlüğü durdurma talebinin esasinceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
C. Kanun’un 16. Maddesinin İkinci Fıkrasının (c) Bendi
11. İtiraz konusu kuralda, Kanun’un 9., 14. ve 15. maddehükümlerinin ihlali hâlinde sorumlulara elli bin Türk lirası idari para cezasıverilmesi öngörülmüştür.
12. Kanun’un 9. maddesinde, dökme LPG kullanıcılarınınyükümlülükleri düzenlenmiştir. Başvuran Mahkemede görülmekte olan davada dökmeLPG kullanıcılarının yükümlülüklerini düzenleyen Kanun’un 9. maddesiyle ilgilibir uyuşmazlık bulunmadığından itiraz konusu kuralda yer alan “9, …”ibaresinin bakılmakta olan davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Söz konusuibare yönünden başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
13. Kuralın kalan bölümü ise Kanun’un 9., 14. ve 15. maddeleriyönünden geçerli ortak kural niteliği taşımaktadır. Bu nedenle kuralın kalanbölümüne ilişkin esas incelemenin bakılmakta olan davanın konusu gözetilerekkuralda yer alan “… 14 ve 15 inci...” ibaresi ile sınırlıolarak yapılması gerekir.
14. Anayasa’nın “Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerdeileri sürülmesi” başlığını taşıyan 152. maddesinin son fıkrasında, AnayasaMahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazete’deyayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasa’yaaykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamayacağı belirtilmiş, 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaKanun’un “Başvuruya engel durumlar”kenar başlığını taşıyan 41. maddesinin(1) numaralı fıkrasında da Mahkemenin işin esasına girerek verdiği retkararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynıkanun hükmünün Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamayacağıhükmüne yer verilmiştir.
15. Kuralın “… 14 ve 15 inci...” ibaresineyönelik olarak daha önce yapılan başka bir itiraz başvurusu, AnayasaMahkemesinin 12.10.2016 tarihli ve E.2015/73, K.2016/161 sayılı kararıylaesastan reddedilmiş ve karar 3.11.2016 tarihli ve 29877 sayılı Resmî Gazete’deyayımlanmıştır.
16. Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek reddedilen itirazbaşvurusuna konu kural hakkında yeni bir başvurunun yapılabilmesi için öncekikararın Resmî Gazete’de yayımlandığı 3.11.2016 tarihinden başlayarak geçmesigereken on yıllık süre henüz dolmamıştır. Bu itibarla kuralda yer alan “…14ve 15 inci…” ibaresine yönelik itiraz başvurusunun Anayasa’nın 152. ve 6216sayılı Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince reddi gerekir.
17. Açıklanan nedenlerle 2.3.2005 tarihli ve 5307 sayılıSıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik PiyasasıKanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılıKanun’un 569. maddesiyle değiştirilen 16. maddesinin ikinci fıkrasının;
A. (c) bendinde yer alan “9, …” ibaresinin itirazbaşvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağıbulunmadığından bu ibareye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyleREDDİNE,
B. (c) bendinin kalan bölümünün esasının incelenmesine, esasailişkin incelemenin bentte yer alan “…14 ve 15 inci…” ibaresiile sınırlı olarak yapılmasına, bu ibareye ilişkin itirazbaşvurusunun Anayasa’nın 152. maddesinin dördüncü fıkrası ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 41.maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince REDDİNE,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
18. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanunhükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtirazın Gerekçesi
19. Başvuru kararında özetle; Kanun’da LPG piyasasındafaaliyet gösteren lisans sahipleri için sigorta yaptırma, mesul müdürbulundurma ve eğitim almış personel çalıştırma yükümlülüklerinin birden fazlamaddede mükerrer şekilde düzenlenerek aynı yükümlülükler için farklımiktarlarda idari para cezaları öngörüldüğü, bu cezalar arasındakifarklılıkların belirli bir açıklık ve kesinlikte ortaya konulmadığıbelirtilerek kuralların Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
20. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4)numaralı alt bendinde, Kanun’un 12. ve 13. maddelerinin ihlal edilmesidurumunda sorumlulara beş yüz bin Türk lirası idari para cezası verilmesiöngörülmüş; (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde ise son fıkrası hariçolmak üzere Kanun’un 4. madde hükümlerinin ihlal edilmesi durumunda sorumlularaiki yüz elli bin Türk lirası idari para cezası verilmesi hüküm altına alınmıştır.
21. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temelilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerinhem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yervermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması; ayrıca kamuotoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi degereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey hangisomut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını,bunların hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Birey ancak budurumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını belirler.Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem veişlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bugüven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.
22. Anayasa’nın 38. maddesinin ilk fıkrasında “Kimse,işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayıcezalandırılamaz…” denilerek “suçun kanuniliği”, üçüncü fıkrasındada “Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.”denilerek “cezanın kanuniliği” ilkesi getirilmiştir. Anayasa’daöngörülen suçta ve cezada kanunilik ilkesi, ceza hukukunun da temelilkelerinden birini oluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarındaifade edildiği üzere Anayasa’nın 38. maddesinde yer alan “suçta ve cezada kanunilik”ilkesi uyarınca hangi eylemlerin yasaklandığı ve bu yasak eylemlere verilecekcezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi; kuralınaçık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerekmektedir. Anayasa’nın 38.maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari paracezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.
23. 5307 sayılı Kanun’da, sıvılaştırılmış petrol gazlarının yurtiçi ve yurt dışından temini, dağıtımı, taşınması, depolanması ve ticareti ilebu faaliyetlere ilişkin gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülükleridüzenlenmiştir.
24. Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendinde,lisans sahiplerinin “zorunlu sigorta yükümlülüğü kapsamında bulunan tesisve/veya faaliyetlere zorunlu sigorta ile birlikte malî mesuliyet sigortasıyaptırmak”la yükümlü oldukları belirtilmiştir. Kanun’un 13. maddesinde de “Lisanskapsamında yürütülen faaliyetler için sigorta yaptırılması zorunludur. BakanlarKurulu kararıyla sigorta kapsamından muaf tutulacak faaliyetler belirlenebilir.Sigorta kapsamına alınacak varlık çeşitlerinin belirlenmesi ile bunların tâbiolacağı sigorta kolları ve muafiyet tanınan hususlar, yönetmelikle düzenlenir.” hükmüneyer verilerek lisans kapsamında yürütülen faaliyetler için sigortayaptırılmasının zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
25. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendininitiraz konusu (4) numaralı alt bendinde son fıkrası hariç olmak üzere Kanun’un4. madde hükümlerinin ihlal edilmesi durumunda sorumluların iki yüz elli binTürk lirası idari para cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür. Aynı fıkranın(a) bendinin itiraz konusu kuralın da yer aldığı (4) numaralı alt bendinde iseKanun’un 13. maddesinin ihlal edilmesi durumunda sorumluların beş yüz bin Türklirası idari para cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Bunagöre Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendi uyarınca zorunlusigorta yükümlülüğü kapsamında bulunan tesis ve/veya faaliyetlere zorunlusigorta ile birlikte mali mesuliyet sigortası yaptırmayanlar iki yüz elli binTürk lirası; Kanun’un 13. maddesi uyarınca lisans kapsamında yürütülenfaaliyetler için sigorta yaptırmayanlar beş yüz bin Türk lirası idari paracezası ile cezalandırılacaktır.
26. Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (h) bendinde,bu Kanun’a göre faaliyette bulunanların “Dolum tesislerinde veotogaz istasyonlarında sorumlu müdür bulundurmak”la yükümlü olduğubelirtilmiştir. Kanun’un 14. maddesinde de “LPG dolum tesislerinde veotogaz istasyonlarında sorumlu müdür bulundurulması zorunludur. LPG dolumtesislerinde ve otogaz istasyonlarında bulundurulacak sorumlu müdürün yetki,sorumluluk ve nitelikleri Kurum tarafından çıkarılacak yönetmeliklebelirlenir.” hükmüne yer verilerek LPG dolum tesislerinde ve otogazistasyonlarında sorumlu müdür bulundurulmasının zorunlu olduğu ifadeedilmiştir.
27. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin itirazkonusu (4) numaralı alt bendinde son fıkrası hariç olmak üzere Kanun’un 4.madde hükümlerinin ihlal edilmesi durumunda sorumluların iki yüz elli bin Türklirası idari para cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür. Aynı fıkranın (c)bendinde ise Kanun’un 14. maddesinin ihlal edilmesi durumunda sorumluların ellibin Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılacağı hüküm altınaalınmıştır. Buna göre Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (h) bendiuyarınca dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu müdürbulundurmayanlar iki yüz elli bin Türk lirası; Kanun’un 14. maddesi uyarıncaLPG dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu müdür bulundurmayanlisans sahipleri elli bin Türk lirası idari para cezası ilecezalandırılacaktır.
28. Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ı) bendinde buKanun’a göre faaliyette bulunanların “Aslî faaliyetlerindeeğitim ve sertifika almış personel çalıştırmak”la yükümlü olduğubelirtilmiştir. Kanun’un 15. maddesinde de “LPG piyasasında görevyapacak sorumlu müdürler, tanker şoförleri, dolum personeli, tüp dolumpersoneli, tüp dağıtım araçlarının şoförleri ve tüp dağıtım personeli, tankerdolum personeli, test ve muayene elemanları ve otogaz LPG dolum personeli,pompacılar ile tesisat, projelendirme ve imalatında görev alan diğer personel,TMMOB (Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği)’a bağlı ilgili meslek odasıtarafından eğitime tâbi tutulurlar. Eğitime ilişkin esas ve usûllerin yeralacağı yönetmelik TMMOB (Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği) ve ilgilikurum tarafından müştereken hazırlanır.” hükmüne yer verilerek personelineğitime tabi tutulacağı ifade edilmiştir.
29. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin itirazkonusu (4) numaralı alt bendinde son fıkrası hariç olmak üzere Kanun’un 4.madde hükümlerinin ihlal edilmesi durumunda sorumluların iki yüz elli bin Türklirası idari para cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür. Aynı fıkranın (c)bendinde ise Kanun’un 15. maddesinin ihlal edilmesi durumunda sorumluların ellibin Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılacağı hüküm altınaalınmıştır. Buna göre Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ı) bendiuyarınca asli faaliyetlerinde eğitim ve sertifika almış personelçalıştırmayanlar iki yüz elli bin Türk lirası; Kanun’un 15. maddesi uyarıncaLPG piyasasında görev yapacak sorumlu müdürler, tanker şoförleri, dolumpersoneli, tüp dolum personeli, tüp dağıtım araçlarının şoförleri ve tüpdağıtım personeli, tanker dolum personeli, test ve muayene elemanları ve otogazLPG dolum personeli, pompacılar ile tesisat, projelendirme ve imalatında görevalan diğer personelin Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliğine (TMMOB) bağlıilgili meslek odası tarafından gerekli eğitim almadan çalıştırılması durumundalisans sahipleri elli bin Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılacaktır
30. Yukarıda anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde LPGpiyasasında faaliyette bulunan lisans sahiplerinin uymak zorunda olduğuyukarıda sayılan yükümlülüklerin Kanun’un birden fazla maddesinde mükerrerşekilde düzenlendiği ve her maddenin ihlaline yönelik farklı miktarlarda paracezaları öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Nitekim lisans sahiplerinin zorunlusigorta yükümlülüğü Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendi ileKanun’un 13. maddesinde mükerrer şekilde düzenlenmiş, bu maddelerin ihlalidurumunda ise yükümlülükleri yerine getirmeyenler için farklı miktarlarda idaripara cezası öngörülmüştür. Bu durum Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının(h) bendi ile 14. maddesinde düzenlenen dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarındasorumlu müdür bulundurma yükümlülüğü ile Kanun’un 4. maddesinin dördüncüfıkrasının (ı) bendi ile 15. maddesinde düzenlenen eğitimli personel çalıştırmayükümlülüğü bakımından da söz konusudur.
31. Kanun’da, lisans sahipleri için öngörülen yükümlülükler ilebu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda uygulanacak yaptırımlarınhiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açık ve anlaşılır şekilde düzenlenmesisuçta ve cezada kanunilik ilkesinin bir gereğidir. Bu durum lisans sahiplerininKanun’da öngörülen yükümlülükleri ihlal ettikleri zaman hangi yaptırımlakarşılaşacağını önceden öngörebilmelerini dolayısıyla kişilerin hukukgüvenliğini de güvence altına almaktadır. Nitekim hukuk güvenliği normlarınöngörülebilir olmasını gerekli kılar.
32. Lisans sahipleri için getirilen zorunlu sigortayükümlülüğünün Kanun’da iki ayrı maddede düzenlenmesi ve bu maddelereaykırılığın farklı miktarlarda idari para cezası ile cezalandırılması lisanssahiplerinin hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucunbağlandığını hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde öngörmesine engeloluşturmaktadır. Bu itibarla lisans sahipleri için Kanun’da öngörülen sigortayükümlülüğünü yerine getirmeyenler bakımından Kanun’un farklı maddelerindefarklı miktarlarda para cezası öngörülmesi hukuki güvenlik ve belirlilikilkeleri ile suçta ve cezada kanunilik ilkelerine aykırılık oluşturmaktadır.Belirtilen gerekçeler, dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlumüdür bulundurma yükümlülüğü ile eğitimli personel çalıştırma yükümlülüğübakımından da geçerlidir.
33. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2. ve 38.maddelerine aykırıdır. İptalleri gerekir.
M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ ve Recai AKYEL bu görüşekatılmamışlardır.
IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
34. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya dabunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihteyürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetedeyayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılıKanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır.
35. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasının; (a) bendinin (4)numaralı alt bendinde yer alan “…ve 13 üncü…” ibaresinin iptali ile (b)bendinin (4) numaralı alt bendinin, Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının(ç) bendi yönünden iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamuyararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesininüçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasıgereğince bu ibare ve bende ilişkin iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’deyayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
V. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
36. Başvuru kararında özetle, Kanun’da, LPG piyasasındafaaliyet gösteren lisans sahipleri için sigorta yaptırma, mesul müdürbulundurma ve eğitim almış personel çalıştırma yükümlülüklerinin birden fazlamaddede mükerrer şekilde düzenlenerek aynı yükümlülükler için farklımiktarlarda idari para cezaları öngörüldüğü, aralarındaki farklılıklarınbelirli bir açıklık ve kesinlikte ortaya konulmaksızın aynı yükümlülükler içinfarklı miktarlarda para cezaları öngörülmesinin belirsizliğe sebebiyetverdiği; kuralların bu hâliyle uygulanmasının telafisi güç veya imkânsızzararların doğmasına sebebiyet vereceği belirtilerek kuralların yürürlüklerinindurdurulması talep edilmiştir.
2.3.2005 tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları(LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik YapılmasınaDair Kanun’un, 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 569. maddesiyledeğiştirilen 16. maddesinin ikinci fıkrasının;
A. (a) bendinin (4) numaralı alt bendinde yer alan “…ve13 üncü…” ibaresine, yönelik iptal hükmünün yürürlüğe girmesininertelenmesi nedeniyle bu ibareye ilişkin yürürlüğün durdurulması talebininREDDİNE,
B. (b) bendinin (4) numaralı alt bendinin, 5307 sayılıKanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının;
1. (ç) bendi yönünden verilen iptal hükmünün, yürürlüğegirmesinin ertelenmesi nedeniyle yürürlüğünün durdurulması talebinin REDDİNE,
2. (h) ve (ı) bentleri yönünden yürürlüklerinin durdurulmasıtaleplerinin, koşulları oluşmadığından REDDİNE,
18.1.2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI. HÜKÜM
2.3.2005 tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları(LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik YapılmasınaDair Kanun’un, 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 569. maddesiyledeğiştirilen 16. maddesinin ikinci fıkrasının;
A. (a) bendinin (4) numaralı alt bendinde yer alan “…ve13 üncü…” ibaresinin, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, M.Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, iptalhükmünün, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince, KARARIN RESMÎ GAZETE’DEYAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B. (b) bendinin (4) numaralı alt bendinin, 5307 sayılıKanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç), (h) ve (ı) bentleriyönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, M. Emin KUZ,Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, (ç) bendiyönünden iptal hükmünün, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncüfıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince,KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞEGİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,
18.1.2018 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
KARŞIOY GEREKÇESİ
5307 sayılı Kanunun 16. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin(4) numaralı alt bendinde yer alan “…ve 13 üncü …” ibaresi ile (b) bendinin (4)numaralı alt bendinin, aynı Kanunun 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç), (h)ve (ı) bentleri yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline kararverilmiştir.
Kararda, LPG piyasasında faaliyette bulunan lisans sahiplerininuymak zorunda oldukları bazı yükümlülüklerin Kanunda mükerrer olarakdüzenlendiği ve farklı maddelerde düzenlenen bu yükümlülüklerin ihlalikarşılığında farklı miktarlarda para cezalarının öngörüldüğü, bu durumun“lisans sahiplerinin hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veyasonucun bağlandığını öngörmesine engel oluştur(duğu)” belirtilerek, söz konusuyükümlülükleri yerine getirmeyenler bakımından Kanunun farklı maddelerindefarklı miktarlarda para cezaları öngörülmesinin hukukî güvenlik ve belirlilikilkelerine aykırı olduğuna hükmedilmiştir (§§ 30-31).
Anayasaya aykırılık itirazında bulunan Danıştay İdarî DavaDaireleri Kurulunun önündeki davanın, sorumlu müdür bulundurulmamasının 5307sayılı Kanunun 14. maddesine ve yetki belgesi olmayan personelçalıştırılmasının Kanunun 15. maddesine aykırı olması sebebiyle aynı Kanunun16. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince; otogaz istasyonundaüçüncü kişilere verilebilecek zararların tazmini için zorunlu olan malîsorumluluk sigortasının yaptırılmamasının da Kanunun 13. maddesine aykırıolması sebebiyle 16. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince üç ayrıpara cezası verilmesi üzerine açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasaya aykırılık itirazının gerekçesinde ise -somut olaydadavacı şirket hakkında uygulanmış olmasa da- Kanunun 4. maddesinin dördüncüfıkrasının (ç), (h) ve (ı) bentlerinde de aynı fiillerin belirtilmesinin vebunlar için 16. maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde farklı bir idarî paracezası öngörülmesinin belirsizliğe yol açtığı ileri sürülmektedir.
Aynı fiilden dolayı birden fazla ceza verilmesinin mükerrercezalandırma yasağı olarak bilinen “non bis in idem” ilkesine aykırıolduğunda şüphe bulunmamakla birlikte, itiraz konusu kuralların 5307 sayılıKanunda yer alması aynı fiil için bu kuralların birlikte uygulanması gerektiğianlamına gelmemekte ve bu fiiller hakkında Kanunda birden fazla hükümde farklıidarî para cezaları öngörülmüş olması başlı başına Anayasaya aykırılıkoluşturmamaktadır.
Kaldı ki itiraz konusu kurallar incelendiğinde, Kanunun 4.maddesinin lisans sahiplerinin yükümlülüklerini belirleyen ikinci fıkrasının(ç), (h) ve (ı) bentlerinden farklı olarak 13., 14. ve 15. maddelerinde dahageniş hükümlere yer verildiği, dolayısıyla “aynı” değil “benzer” fiilleriçin farklı miktarlarda idarî para cezaları öngörüldüğü, başka bir ifadeylebenzer yükümlülüklere uyulmamasının farklı fiiller olarak belirlenip farklımüeyyidelere bağlandığı anlaşılmaktadır.
İtiraz konusu kurallar bakımından “belirlilik” ilkesine de biraykırılık bulunmadığı düşünülmektedir. Anayasanın 2. maddesinde öngörülen hukukdevletinin gereği olan bu ilkenin, yasal düzenlemelerin kişiler ve idareyönünden herhangi bir tereddüte ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık, net,anlaşılır ve uygulanabilir olmasını ve ilgilisinin hangi somut eylem ve olguyahangi sonucun bağlandığını bilmesini gerektirdiği; Anayasanın 38. maddesindeyer alan “suçta ve cezada kanunîlik” ilkesi uyarınca da hangi fiillerinyasaklandığının ve yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yerbırakmayacak şekilde kanunda gösterilmesinin, kuralın açık, anlaşılır vesınırlarının belli olmasının zorunlu bulunduğu, 38. maddede bir ayrımyapılmadığından idarî para cezalarının da bu maddede öngörülen ilkelere tâbiolduğu, konuya ilişkin diğer kararlarımızda olduğu gibi bu kararımızda datekrarlanmaktadır (§§ 21-22).
Ancak belirlilik ilkesinin, sadece kanunî belirliliği değil hukukîbelirliliği de ifade ettiği, kanunla yapılan bir düzenlemeye dayanılarakerişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir olmak şartıyla mahkeme içtihatlarıve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile hukukî belirliliğinsağlanabileceği de kararlarımızda vurgulanmaktadır. Bu kararda ise sadeceitiraz konusu kuralların birlikte değerlendirilmesi suretiyle hukukî belirlilikilkesine aykırılık sonucuna varıldığı görülmektedir.
Bilindiği gibi, Anayasanın 38. maddesinde öngörülen ilkelerinidarî suç ve cezalar için de geçerli olduğu kabul edilse de bu ilkelerdenbazılarının idare hukuku bakımından ceza hukukuna göre daha esnek anlaşılmasıgerektiği; bu esnekliğin idarî yaptırım gerektiren fiillerin belirlenmesikonusunda daha fazla olduğu da belirtilmektedir (Ali D. Ulusoy, İdariYaptırımlar, İstanbul 2013, s.26-30, s. 48-49 ve s. 85-86).
AİHS’in 7. maddesinde öngörülen “kanunsuz suç ve ceza olmaz”ilkesi de sadece ceza hukuku alanı ile ilgili bir ilke olarak kabuledilmektedir (Osman Doğru-Atilla Nalbant, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi,Açıklama ve Önemli Kararlar, C. I, Ankara 2012, s. 857).
Diğer taraftan, kararda Anayasaya aykırılık sonucunavarılırken itiraz konusu kuralların hukukî güvenlik ve belirlilik ilkelerineaykırı olduğu belirtilmekte ise de, söz konusu kuralların, idarî cezaları tesiseden idareye, olayın özelliklerine göre değerlendirme yaparak ve müeyyidegerektiren fiillerin unsurları ile fiili işleyenlerin malî gücü gibi özneldurumlarını gözönünde bulundurarak mezkûr kurallardan failin durumuna uygunolanı uygulama imkânı sağladığı da görülmektedir.
Nitekim somut olayda, aynı fiil için mükerrer ceza verilmesi biryana, davacı şirkete verilen ve dava konusu edilen üç idarî para cezasındanikisinin, aynı fiil için beş kat ceza öngören hükmün değil davacı şirketinlehine olan hükmün uygulanması suretiyle verildiği anlaşılmaktadır. Dava konusuedilen cezalardan üçüncüsünün ise benzer yükümlülüğün ihlalini müeyyideyebağlayan hükmün iki katı ceza uygulanmasını öngören hükmün uygulanmasısuretiyle verildiği görülmekte ise de, bu işlemin yargısal denetimini yapanyargı merciinin yukarıda belirtilen hususların yanında özel hüküm-genel hükümilişkisini gözönünde bulundurarak ve söz konusu ceza hükümlerinin müeyyideyebağladığı fiillerin (uyulmadığı iddia edilen yükümlülüklerin) aynı olupolmadığını da değerlendirerek hukuka uygunluk denetimini yapması mümkündür.
Buna rağmen, içeriği yönünden Anayasaya aykırılık bulunmayanitiraz konusu kuralların iptaline karar verilerek, 16. maddenin ikincifıkrasının daha düşük ceza öngörülen ve daha önce Mahkememizce iptal talebireddedilen hükümlerinin somut olayda uygulanmasını gerektirecek bir neticeyeulaşılmış bulunmaktadır. Başka bir anlatımla, benzer yükümlülükler öngörülen(bu anlamda aynı fiili düzenlediği de tartışmalı olan) ve farklı miktarlardaidarî para cezalarına bağlanan itiraz konusu kuralların birliktedeğerlendirilmesi suretiyle ulaşılan iptal kararı, Anayasaya uygunlukdenetiminin amacıyla bağdaşmayan bir sonuç doğurmaktadır.
Bu sebeplerle, incelenen kuralların Anayasaya aykırı olmadığı vereddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun iptal kararınakatılmıyoruz.
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL