ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2017/120
Karar Sayısı :2018/33
Karar Tarihi :28.3.2018
R.G. Tarih –Sayı : 20.4.2018 – 30397
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR:
1. Bursa 1. Asliye HukukMahkemesi (E.2017/120)
2. Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi (E.2018/13)
İTİRAZLARIN KONUSU: 12.1.2011tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “…kesin olarak kararverir” ibaresinin Anayasa’nın 36., 37. ve 138. maddelerine aykırılığıileri sürülerek iptaline karar verilmesi talepleridir.
OLAY: İlk derece mahkemelerince verilen kararlara karşıistinaf yoluna başvurulması sonucu söz konusu kararların bölge adliyemahkemelerince kaldırılması ve davaların yeniden görülmek üzere dosyalarınkararları veren mahkemelere gönderilmesi üzerine yapılanyargılamada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısınavaran Mahkemeler, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının itirazkonusu ibarenin de yer aldığı (a) bendi şöyledir:
“Duruşma yapılmadan verilecek kararlar
Madde 353- (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklikbulunmadığı anlaşılırsa;
a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemedenkararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı verenmahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesineya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesinolarak karar verir:
1) Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması.
2) İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davayabakmış olması.
3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veyayetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkiliolmamasına rağmen davaya bakmış bulunması.
4) Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması.
5) Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanınaçılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, kararverilmiş olması.
6) Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarakgösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiçdeğerlendirilmeden karar verilmiş olması.”
II. İLK İNCELEME
A. E.2017/120 Sayılı Başvuru Yönünden
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, RecepKÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve YusufŞevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 31.5.2017 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında öncelikle sınırlama sorunu görüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152. ve 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un40. maddelerine göre Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularitiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı kural ilesınırlıdır.
3. Başvuran Mahkeme, 6100 sayılı Kanun’un “Duruşmayapılmadan verilecek kararlar” başlıklı 353. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinde yer alan “…kesin olarak karar verir” ibaresininiptalini talep etmiştir.
4. Kanun’un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, ilk derecemahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması durumunda, bölge adliyemahkemesince yapılan ön inceleme sonucunda dosyada eksiklik bulunmadığınınanlaşılması hâlinde bölge adliye mahkemesinin esası incelemeden kararınkaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı verenmahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesineya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarakkarar vereceği hâller altı alt bent hâlinde sayılmıştır. Kesin olarak kararverilecek bu hâller davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması,haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması, mahkemeningörevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermişolması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmışbulunması, diğer dava şartlarına aykırılık bulunması, mahkemece usule aykırıolarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davalarınbirleştirilmesine veya ayrılmasına, karar verilmiş olması ve mahkemecetarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiritoplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmişolmasıdır.
5. Başvuran Mahkemede bakılmakta olan davada Bölge AdliyeMahkemesi, Kanun’un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin (6)numaralı alt bendinde yer alan “...gösterilen deliller hiçdeğerlendirilmeden karar verilmiş olması” gerekçesine dayanarakdosyanın yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. Bu bağlamda, bakılmakta olan davada Kanun’un 353. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendinde yer alan “...gösterilendeliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması” ibaresidışındaki kuralların davada uygulanma olanağı bulunmadığından kuralın bu ibareyönünden sınırlı olarak incelenmesi gerekir.
6. Açıklanan nedenlerle 12.1.2011 tarihli ve 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinde yer alan “…kesin olarak karar verir’’ ibaresininesasının incelenmesine, esasa ilişkin incelemenin aynı fıkranın (a) bendinin(6) numaralı alt bendinde yer alan “…gösterilen deliller hiçdeğerlendirilmeden karar verilmiş olması’’ ibaresi yönündenyapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
B. E.2018/13 Sayılı Başvuru Yönünden
7. Anayasa Mahkemesiİçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR,Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, HicabiDURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN,Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’inkatılımlarıyla 28.2.2018 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısındaöncelikle sınırlama sorunu görüşülmüştür.
8. Başvuran Mahkeme, 6100 sayılı Kanun’un 353.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “…kesin…”ibaresininiptalini talep etmiştir.
9. Kanun’un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının itiraz konusukuralın yer aldığı (a) bendinde, ön inceleme sonunda dosyada eksiklikbulunmadığının anlaşılması halinde bölge adliye mahkemesinin, esasıincelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görüşülmesi için dosyanınkararı veren mahkemeye veya kendi kargı çevresinde uygun göreceği başkabir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesineduruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği haller düzenlenmektedir.
10. Başvuran Mahkemede bakılmakta olan davada Bölge AdliyeMahkemesi, Kanun’un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin (6)numaralı alt bendine dayanarak dosyanın yeniden görülmek üzere ilk derecemahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Bu bağlamda bakılmakta olan davadaKanun’un 353. maddenin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı altbendi dışındaki kuralların uygulanma olanağı bulunmadığından itiraz konusukuralın aynı fıkranın (a) bendinin (6) numaralı alt bendi yönünden incelenmesigerekir.
11. Açıklanan nedenlerle 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendindeyer alan “…kesin…” ibaresinin esasının incelenmesine, esasailişkin incelemenin, aynı fıkranın (a) bendinin (6) numaralı alt bendi yönündenyapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. BİRLEŞTİRME KARARI
12. 12.1.2011 tarihli ve6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinde yer alan “…kesin …” ibaresinin, aynıfıkranın (a) bendinin (6) numaralı alt bendi yönünden iptaline karar verilmesitalebiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin E.2018/13 sayılı davanın,aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle E.2017/120 sayılı dava ileBİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının kapatılmasına, esas incelemenin E.2017/120 sayılıdosya üzerinden yürütülmesine 28.2.2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
IV. ESASIN İNCELENMESİ
13. Başvuru kararları ve ekleri, Raportör Hülya ÇOŞTAN ÇETİNtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtirazların Gerekçeleri
14. Başvuru kararlarında özetle; itiraz konusu kural uyarıncabölge adliye mahkemesi tarafından verilen kaldırma kararının kesin olduğu, bunakarşılık ilk derece mahkemelerinin Yargıtay kararlarına karşı dahi direnmekararı verebildiği, delillerin hiçbiri toplanmadan karar verilmesi şartıgerçekleşmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin nitelikte kaldırmakararı verildiği, kesin olarak verilen kaldırma kararının hâkimin takdirini ortadankaldırdığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 36., 37. ve 138. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
15. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural ilgisinedeniyle Anayasa’nın 141. ve 142. maddeleri yönünden deincelenmiştir.
16. Kanun’un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin(6) numaralı alt bendine göre ilk derece mahkemesince tarafların davanınesasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veyagösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması ve bu kararakarşı istinaf yoluna başvurulması durumunda, Bölge Adliye Mahkemesince yapılanön inceleme sonucunda dosyada eksiklik olmadığının anlaşılması hâlinde esasınınincelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanınilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verileceğibelirtilmektedir.
17. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında “Herkes,meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacıveya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”denilerek yargı organlarına davacı ve davalı olarak başvurabilme hakkı ve bunundoğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altınaalınmıştır. Bu düzenleme ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü, kendisibir temel hak niteliği taşımasının ötesinde diğer temel hak ve özgürlüklerdengereken şekilde yararlanılmayı ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerdenbirisidir.
18. Anayasa’nın 141. maddesinin son fıkrasında “Davalarınen az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” denilmişve “usul ekonomisi” olarak da adlandırılan bu ilkeyleyargılama maliyetinin en düşük şekilde olmasının ve bu sürecin mümkün olan enhızlı yöntemlerle gerçekleştirilmesinin yargının görevlerinden olduğu ifadeedilmiştir.
19. Anayasa’nın 142. maddesinde “Mahkemelerin kuruluşu,görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.” hükmüneyer verilmiştir. Hukuk devletinde kanun koyucu, Anayasa’nın temel ilkelerine veAnayasa’da öngörülen kurallara bağlı kalmak koşuluyla yargılama usullerininbelirlenmesi konusunda takdir yetkisine sahiptir.
20. Anayasa’nın hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkınıdüzenleyen 36. maddesinde bu hakka yönelik herhangi bir sınırlama nedeniöngörülmemiş ise de mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi veyargılama usullerinin kanunla düzenleneceğini öngören Anayasa’nın 142. vedavaların mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını öngören Anayasa’nın 141.maddelerinin hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının kapsamınınbelirlenmesinde gözetilmesi gerektiği açıktır. Anayasa’nın tüm maddeleri aynıetki ve değerde olup aralarında bir üstünlük sıralaması bulunmadığındanuygulamada bunlardan birine öncelik tanımak mümkün değildir. Bu nedenleAnayasa’da aynı konuya ilişkin bulunan farklı düzenlemelerin birlikte uygulanmasınısağlayacak şekilde yorum yapılması kural olmakla birlikte bazı durumlardaAnayasa kurallarından biri diğerinin sınırını oluşturabilmektedir. Bubağlamda hukuk sisteminin ve özellikle yargılama usulünün yargılamaların makulsüre içinde bitirilmesini mümkün kılacak şekilde düzenlenmesi ve budüzenlemelerde davaların nedensiz olarak uzamasına yol açacak usul kurallarınayer verilmemesi makul sürede yargılanma ilkesinin bir gereğidir. Ancak buamaçla alınacak kanuni tedbirlerin yargılama sonucunda işin esasına yönelikadil ve hakkaniyete uygun bir karar verilmesine engel oluşturmaması gerekir.Açıklanan bu kurallara uygun olmak kaydıyla yargılama yöntemini belirlemek iseAnayasa’nın 142. maddesi gereğince kanun koyucunun takdir yetkisikapsamındadır.
21. Kanun’un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin(6) numaralı alt bendinde ifade edilen “Mahkemece, tarafların davanınesasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veyagösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması” hâliönemli bir usul eksikliği niteliği taşıdığından bölge adliye mahkemesinedosyanın esasını incelemeden kararı kesin olarak kaldırma yetkisi tanınmıştır.Bölge Adliye Mahkemesinin delillerin hiçbirinin toplanmadığı veya gösterilendelillerin hiç değerlendirilmediği gerekçesiyle verdiği kesin niteliktekikaldırma kararı, davanın esasına ilişkin bir husus olmayıp yargılamaya ilişkinusul kuralının açık ve ağır ihlaline dayanmaktadır. İlk derece mahkemesitarafından tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerinhiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden verilen birkararın esastan yapılacak bir denetime uygun olmadığı da açıktır.
22. Delillerin hiçbirinin toplanmadığı veya gösterilen delillerinhiç değerlendirilmediği gerekçesi ile verilen kaldırma kararına kesin niteliktanınmasının sebebi; davanın esasına ilişkin olmayan, yargılama usulüne ilişkinaçık ve ağır nitelikteki böyle bir ihlalin tespitine rağmen söz konusu ihlalgiderilmeksizin ilk derece mahkemesinin kararında ısrar etmesinin önüne geçmeksuretiyle davaların uzamasını ve mahkemelerin iş yükünün çoğalmasınıengellemektir. Kişiler arasındaki uyuşmazlıkların kısa sürede ve kesin çözümü,usul ekonomisi bakımından önemli olduğu gibi davanın taraflarını davanınuzaması sebebiyle oluşabilecek mağduriyetlere karşı korumak bakımından da önemarz etmektedir.
23. Bu bağlamda davaların uzamasını ve mahkemelerin iş yükününçoğalmasını engellemeye yönelik kamu yararı amacıyla öngörülen kuralın adilyargılanma hakkını, adalet duygusunu zedeleyen ve demokratik toplum düzeniningerekleri ile çelişen bir yönü bulunmadığı gibi davaların kısa süredesonuçlandırılmasını öngören Anayasa’nın 141. maddesine aykırı bir yönü debulunmamaktadır. Kaldı ki Anayasa’da tüm mahkeme kararlarının istinaf veyatemyiz yoluna tabi olması gerektiğine ilişkin bir hükme yer verilmemiştir.Kanun koyucu Anayasa’nın 141. maddesini de dikkate alarak yargılamanın hızlandırılmasındakamu yararı görmüştür.
24. Öte yandan Anayasa’nın 138. maddesinin birinci fıkrasında,hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları ve Anayasa’ya, kanuna ve hukukauygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında isehiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasındamahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği,tavsiye ve telkinde bulunamayacağı belirtilerek hukuk devleti olmanın zorunlubir gereği olan mahkemelerin bağımsızlığı teminat altına alınmıştır.
25. Bununla birlikte Anayasa’nın 138. maddesinde, kanun yollarınabaşvurmayı ve bir mahkeme kararının başka bir hâkim veya mahkemeceincelenmesini engelleyici bir hüküm bulunmamaktadır. Bu maddenin öngördüğübağımsızlığın amacı, bir uyuşmazlığın tek bir hâkim veya mahkemece nihaiolarak çözümlenmesi değil, yargı işlerinin dışarıdan gelecek etkilerdenuzak ve yalnız hukuki ölçülere göre değerlendirilip hükme bağlanmasını sağlamaktır.Bu bakımdan verilen kararların veya hükümlerin Anayasa’ya, kanuna ve hukukauygunluğunu güvence altına almak üzere bir işin veya davanın, başka bir hâkimveya mahkemeye incelettirilmesini ve o hâkim veya mahkemenin kararının ilkhâkim veya mahkeme için bağlayıcı olmasını öngören bir kanun hükmü, Anayasa’nınsözü edilen maddesindeki bağımsızlık ilkesine aykırılık oluşturmaz.
26. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 36., 138., 141. ve 142.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 37. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.
V. HÜKÜM
12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “…kesinolarak karar verir” ibaresinin, aynı fıkranın (a) bendinin (6)numaralı alt bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,28.3.2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ