ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2017/122
Karar Sayısı : 2017/122
Karar Tarihi : 12.7.2017
R.G. Tarih Sayısı: 15.8.2017 – 30155
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Zonguldak Sulh CezaHâkimliği
İTİRAZIN KONUSU: 13.10.1983 tarihli ve2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun, 8.3.2000 tarihli ve 4550 sayılıKanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 31. maddesinin ikinci fıkrasının ikincicümlesinin, Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerekiptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Davacı tarafından idarî para cezasınıniptali için açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısınavaran Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu cümleyi de içeren 31. maddesi şöyledir:
“Araçlarda bulundurulması zorunlu gereçler:
Madde 31- (Değişik: 8/3/2000 - 4550/1 md.)
Araçlarda;
a) Özelliklerine ve cinslerine göre yönetmelikte nitelik venicelikleri belirtilen gereçlerin,
b) Kamyon, çekici ve otobüslerde ayrıca takoğraf, taksiotomobillerinde ise taksimetre,
Bulundurulması ve kullanılır durumda olması zorunludur. Ancak,2918 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki yıllarda üretilenaraçlarla, resmi taşıt olarak tescil edilmiş ve edilecek olanlar ile şehiriçive belediye mücavir alanı içerisinde yolcu ve yük nakliyatı yapanlarda takoğrafbulundurma ve kullanma zorunluluğu aranmaz. Takoğraf cihazları mekanik,elektronik olabileceği gibi elektro mekanik de olabilir.
Birinci fıkranın (a) bendinde sayılan gereçleri bulundurmayan,kullanmayan veya kullanılabilir durumda bulundurmayan sürücüler 8.500.000 lira;(b) bendine göre araçlarında taksimetre, takoğraf bulundurmayan, kullanmayan veya kullanılabilir durumda bulundurmayan sürücüler 34.800.000 lira para cezası ile cezalandırılırlar. Sürücüaynı zamanda araç sahibi değilse ayrıca, tescil plakasına da aynı miktar içinceza tutanağı düzenlenir. Aynı bentte belirtilen cihazları bozuk imaledenler veya bozulmasına vasıta olanlar ile bu durumdaki cihazları kullananaraç sürücüleri ve işletenleri üç aydan altı aya kadar hafif hapis cezası ve526.700.000 lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar. Ayrıca(b) bendi hükmüne uygun durumda bulunmayan araçlar trafik zabıtasınca;eksiklikleri giderilinceye kadar trafikten men edilir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, RecepKÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve YusufŞevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 31.5.2017 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, öncelikle sınırlama sorunu görüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre, AnayasaMahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuranmahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralı ile sınırlıdır.
3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Kanun’un 31. maddesinin ikincifıkrasının ikinci cümlesinde belirtilen, “Sürücü aynı zamanda araç sahibideğilse ayrıca, tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenlenir.”hükmünün iptalini talep etmiştir.
4. Bakılmakta olan dava, Kanun’un 31. maddesinin birincifıkrasının (b) bendinde belirtilen, taksi otomobillerinde taksimetreninkullanılmaması nedeniyle araç sahibine verilen idari para cezasının iptalitalebine ilişkindir. İtiraz konusu kural ise Kanun’un 31. maddesinin ikincifıkrasının birinci cümlesinde belirtilen eylemlerden her birinin gerçekleşmesihâlinde uygulanabilecek ortak bir kuraldır. Başvuran Mahkeme’de Kanun’un 31.maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde belirtilen eylemlerden; kamyon,çekici ve otobüslerde, takoğraf bulundurmayan, kullanmayan veya kullanılabilirdurumda bulundurmayanlar ile taksi otomobillerinde taksimetre bulundurmayan veyakullanılabilir durumda bulundurmayanlara ilişkin bir dava ise bulunmamaktadır.
5. Açıklanan nedenlerle, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun, 8.3.2000 tarihli ve 4550 sayılı Kanun’un 1.maddesiyle değiştirilen 31. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesininesasının incelenmesine, esasa ilişkin incelemenin aynı fıkranın birincicümlesinde yer alan, “Birinci fıkranın… (b) bendine göre araçlarındataksimetre,… kullanmayan… sürücüler…” ibaresi yönünden yapılmasına,OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
6. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Aydın AYGÜN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılanAnayasa kuralları ile bunların gerekçeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
A. İtirazın Gerekçesi
7. Başvuru kararında özetle, taksi otomobillerinde taksimetrebulundurmamak ve kullanmamak, kullanılabilir durumda bulundurmamak şeklindetarif edilen kabahatte, taksimetrenin araçta kullanılabilir durumda bulunmasınarağmen kullanılmadığı durumlarda ve sürücü aynı zamanda araç sahibiolmadığında, tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenleneceğibelirtilerek araç sahibinin kusurunun bulunup bulunmadığına ve sürücüye buyönde bir talimatı olup olmadığına bakılmaksızın idare tarafından yaptırımuygulandığı, bu durumun ise işlemediği bir fiilden dolayı araç sahibineyaptırım uygulanmasına neden olabileceği ve dolayısıyla, cezaların şahsiliğiilkesine aykırılık oluşturduğu, öte yandan, Anayasa ve ceza hukukunun temelkuralları uyarınca kişilere ceza verilebilmesi için hukuka aykırı eyleminkanunda belirtilmiş olması ve bu eylemin o kişi tarafından gerçekleştirilmişolduğunun kanıtlanmasının gerektiği, itiraz konusu kuralda araç sahibinin hangieyleminin suç sayıldığı açık bir şekilde gösterilmediği gibi araç sahibi olmaile suç arasındaki illiyet bağının ne suretle oluştuğunun da düzenlenmediğibelirtilerek kuralın, Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
8. Kanun’un 31. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b)bentlerinde, araçlarda; özelliklerine ve cinslerine göreyönetmelikte nitelik ve nicelikleri belirtilen gereçlerin, kamyon, çekici veotobüslerde ayrıca takoğraf, taksi otomobillerinde ise taksimetre bulundurulmasınınve kullanılır durumda olmasının zorunlu olduğu belirtilmektedir. İkincifıkranın birinci cümlesinde de birinci fıkranın (a) bendinde sayılan gereçleribulundurmayan, kullanmayan veya kullanılabilir durumda bulundurmayansürücülerin 8.500.000 lira; (b) bendine göre araçlarında taksimetre, takoğrafbulundurmayan, kullanmayan veya kullanılabilir durumda bulundurmayansürücülerin ise 34.800.000 lira para cezası ile cezalandırılacağı, itirazkonusu ikinci cümlesinde ise, sürücü aynı zamanda araç sahibi değilse ayrıcatescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenleneceğiöngörülmektedir.
9. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olandevlettir.
10. Kanun koyucu, kamu düzeninin korunması amacıyla ceza hukukualanında düzenleme yaparken Anayasa’ya bağlı kalmak şartıyla toplumda hangieylemlerin suç sayılacağı ve suç sayılan bu eylemlerin hangi tür ve ölçüdecezai yaptırıma bağlanacağı konusunda anayasal sınırlar içinde takdir yetkisinesahiptir. Bu yetki, idarî yaptırımlar bakımından da geçerlidir.
11. Anayasa’nın 38. maddesinin ilk fıkrasında, “Kimse,işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayıcezalandırılamaz;”; üçüncü fıkrasında da, “ceza ve ceza yerine geçengüvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.” denilerek suçun ve cezanınkanuniliği esası benimsenmiş, yedinci fıkrasında ise ceza sorumluluğunun şahsiolduğu belirtilerek, herkesin kendi eyleminden sorumlu tutulacağı, başkalarınınsuç oluşturan eylemlerinden dolayı cezalandırılamayacağı kabul edilmiştir.
12. Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temelkurallarındandır. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği birfiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Diğer bir anlatımla, bir kimseninbaşkasının fiilinden sorumlu tutulmamasıdır. Bu ilkeye göre asli ve feri failolmayan kişilerin bir suç sebebiyle cezalandırılmaları mümkün değildir.Anayasa’nın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrımyapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkeleretâbidir.
13. İtiraz konusu kuralda, taksi otomobillerinde taksimetrekullanmayan sürücü, aynı zamanda araç sahibi değilse, ayrıca tescil plakasınada aynı miktarda ceza tutanağı düzenleneceği belirtilmekte, araç sahibinin kusurununbulunup bulunmadığı, taksimetrenin kullanılmaması yönünde sürücüye bir talimatverip vermediği değerlendirilmeden idare tarafından yaptırım uygulanmaktadır.Bu ise işlemediği bir fiilden dolayı araç sahibine yaptırım uygulanmasına nedenolabilecek niteliktedir. Dolayısıyla, aracında taksimetre kullanmayan sürücününaraç sahibi olmaması halinde tescil plakası sahibine sadece ruhsat sahibiolması nedeniyle yaptırım uygulanması cezaların şahsiliği ilkesine aykırılıkoluşturmaktadır.
14. Öte yandan, Anayasa uyarınca, kişilere ceza verilebilmesi içinhukuka aykırı eylemin kanunda belirtilmiş olması ve bu eylemin o kişitarafından gerçekleştirilmiş olduğunun kanıtlanması gerekmektedir. İtirazkonusu kuralda araç sahibinin hangi eyleminin suç sayıldığı açık bir şekildegösterilmediği gibi araç sahibi olma ile suç arasındaki illiyet bağının nesuretle oluştuğu da belirtilmemiştir.
15. Açıklanan nedenlerle, 2918 sayılı Kanun’un 31. maddesininikinci fıkrasının ikinci cümlesi, aynı fıkranın birinci cümlesinde yer alan “Birincifıkranın… (b) bendine göre araçlarında taksimetre,… kullanmayan… sürücüler…”ibaresi yönünden Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
16. Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Kadir ÖZKAYA bu görüşekatılmamışlardır.
IV. HÜKÜM
13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun,8.3.2000 tarihli ve 4550 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 31.maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinin, aynı fıkranın birincicümlesinde yer alan “Birinci fıkranın…(b) bendine göre araçlarındataksimetre, …kullanmayan…sürücüler…” ibaresi yönünden Anayasa’ya aykırıolduğuna ve İPTALİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Kadir ÖZKAYA’nın karşıoylarıve OYÇOKLUĞUYLA, 12.7.2017 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
KARŞIOYGEREKÇESİ
1. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 8.3.2000 tarihli,4550 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen31. maddesinin ikinci fıkrasınınikinci cümlesinin “Birinci fıkranın… (b) bendine göre araçlarındataksimetre, …,kullanmayan sürücüler…” ibaresinin Anayasaya aykırıolduğuna OYÇOKLUĞUYLA karar verilmiştir. İptal kararı, otomobillerindetaksimetre kullanmayan sürücüler aynı zamanda araç sahibi değil iseler,sürücüye verilen idari para cezasının yanı sıra, araç sahibine de bir kusurununolup olmadığına bakılmaksızın, aynı miktarda ceza tutanağı düzenleneceğiniöngören kuralın Anayasanın cezaların şahsiliğini düzenleyen 38. maddesine ve 2.maddesinde yer alan hukuk devletine aykırı olduğu gerekçesine dayanmaktadır.
2. İdari para cezalarında, ceza hukukunun temel ilkelerinin, idaricezaların mahiyetine uygun düştüğü durumlarda geçerli olacağı kuşkusuzdur. Öteyandan, idari yaptırım öngörülen her eylemde kusurun varlığının cezayargılaması yöntem ve ilkelerine göre (vicahilik, tanık dinletme ve sorgulama, resenaraştırma, bilirkişiye başvurma, keşif, olay yeri inceleme, koruma tedbirleriv.b.) kovuşturulması mahkemelerin iş yükünü olağanüstü derecede artıracağıgibi, idari cezalarda esas olan sürat ve etkinlik özelliğini de işlevsiz halegetirebilecektir.
3. İptal istemine konu olan kural, araç sahibine, şoförün kusurlueyleminden dolayı sorumluluk yüklemektedir. Ancak araç sahibi olmanın ve ticariolarak işletmenin bazı sorumlulukları da içerdiği açıktır. Aracı kullanmaküzere verilen kişinin trafik kurallarına ve mevzuatına uygun hareket ettiğinigözetmek ve denetlemek de araç sahibine düşen bir sorumluluk olup, araçsahibinin bu konuda bir özen yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu nedenle, tescilplakası sahibine, şoförün kusurlu eyleminden dolayı ayrıca ceza kesilmesi, araçsahibince aynı durumun bir daha meydana gelmemesi için gerekli tedbirlerinalınması için bir uyarı niteliğinde olup, haklı nedenlere ve üstün kamuyararına dayanmaktadır.
4. Anayasa Mahkemesinin idari cezalara ilişkin son kararlarında,doktrindeki başlıca iki görüşten biri olan kusur nazariyesini benimsediğianlaşılmaktadır. Ancak Anayasa Mahkemesinin anayasaya uygunluk denetimindeöncelikle Anayasaya aykırılığı iddia edilen bir kuralın, kişinin temel haklarıile üstün kamu yararı arasında adil ve makul bir denge kurup kurmadığınabakılmalıdır. Bu yönden bakıldığında, kuralda Anayasaya aykırılık bulunduğundansöz edilemeyeceği görüşündeyiz. Kaldı ki kusurun varlığı her somut olayda kasıtveya ihmalin varlığı şeklinde değil, genel gözetim ve özen yükümlülüğün gereğigibi yerine getirilmemesi şeklinde yorumlandığında, araç sahibinin de tamolarak kusursuz olduğu söylenemez.
5. İdari cezalarda kusur esası mutlak geçerli kabul edildiği ve budüşünce anayasallık denetimine esas alındığı takdirde idari yaptırım sistemiişlemez hale gelebilecektir. Örneğin bir işletmeye, bozuk veya hijyenkurallarına aykırı gıda satması nedeniyle idari yaptırım uygulandığında ancakbu market veya restoranın elemanları sorumlu tutulabilecek, böyle bir durumunbilgisi ve talimatı dışında meydana geldiğini öne süren işletme sahibi isesorumlu tutulamayacaktır.
Açıklanan nedenlerle kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığıkanaatiyle, çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Kadir ÖZKAYA