ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2017/132
Karar Sayısı : 2017/149
Karar Tarihi : 1.11.2017
R.G. Tarih – Sayı : 22.12.2017 – 30278
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Danıştay OnüçüncüDairesi
İTİRAZIN KONUSU: 4.12.2003 tarihli ve5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun, 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılıKanun’un 522. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a)bendinin “Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî paracezası verilir.” bölümünün, bendin (3) numaralı alt bendindeki “9 uncumaddede yer alan kısıtlamalara uyulmaması” yönünden Anayasa’nın 2.maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: İdari para cezasının iptali için açılandavada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme,iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ
A. İptali İstenen Kanun Hükmü
Kanun’un 5728 sayılı Kanun’un 522. maddesiyle değiştirilen itirazkonusu kuralı da içeren 19. maddesi şöyledir;
“İdari para cezaları
MADDE 19- (Değişik: 23/1/2008-5728/522 md.)
Bu Kanuna göre idarî para cezalarının veya idarî yaptırımlarınuygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. BuKanuna göre verilen ceza ve tedbirler diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleriengellemez.
Bu Kanuna göre;
a) Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirasıidarî para cezası verilir:
1) Lisans almaksızın lisansa tabi faaliyetlerin yapılması.
2) Kurumca, 10 uncu madde gereği yapılan uygulamaların dolaylıveya dolaysız olarak engellenmesi veya engellenmeye teşebbüs edilmesi.
3) 9 uncu maddede yer alan kısıtlamalara uyulmaması.
4) 5, 6, 7, 8, 16, 17 ve 18 inci maddelerin ihlali.
b) Aşağıdaki hallerde, sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idarîpara cezası verilir:
1) Lisans almaksızın hak konusu yapılan tesislerin yapımına veyaişletimine başlanması ile bunlar üzerinde tasarruf hakkı doğuracak işlemlerinyapılması.
2) Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyetgösterilmesi.
3) 4 üncü madde hükümlerinin ihlali.
4) 12 nci maddede yer alan hükümler dahilinde iletim ve depolamatesislerine erişimin dolaylı veya dolaysız olarak engellenmesi.
Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak Kanunun getirdiğiyükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasınakadar idarî para cezası verilir.
Bayiler için yukarıda yer alan cezaların beşte biri uygulanır.
Tesisler, lisans alınıncaya veya bu Kanuna göre lisansgerektirmeyen faaliyet gösterecek hale getirilinceye kadar mühürlenir.
Ceza uygulanan bir fiilin iki takvim yılı geçmeden aynı kişitarafından tekrarı halinde, cezalar iki kat olarak uygulanır.
Kurul tarafından verilen idarî para cezalarına karşı açılan iptaldavaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Danıştay, Kurulkararlarına karşı yapılan başvuruları acele işlerden sayar.”
B. İlgili Görülen Kanun Hükmü
Kanun’un ilgili görülen 9. maddesi şöyledir:
“Faaliyetlerin kısıtlanması
Madde 9- Yurt dışından ham petrol ve akaryakıt temin edeceklerinrafinerici veya dağıtıcı veya ihrakiye teslim şirketi lisansına sahip olmasıgereklidir. Türkiye'de ham petrol üretimi yapan üreticiler, düşük gravite yerliüretim ham petrol ile karıştırılacak miktarda ham petrol ithalatı yapabilirler.Ham petrol ve akaryakıt ithalatı miktar ve belirli teknik ölçümleri yapabilecekdonanıma sahip yetkili gümrük idarelerinden yapılır. Dağıtıcılarca yapılacakakaryakıt ithalatı, ilgilinin lisansında yer alan alt başlık kapsamındakiakaryakıtlarla sınırlıdır ve Kuruma bayi bilgileriyle birlikte verilenpazarlama projeksiyonu ile uyumlu olduğu bildirildikten sonra yapılabilir. Dağıtıcılararası akaryakıt ticareti Kurulun iznine bağlıdır. Ham petrolün yurt içindeticareti; sadece rafinerici ve üreticilerce ve birbirleri arasında yapılabilir.
Dağıtıcılar, lisans başvurularında asgarî yıllık 60.000 ton beyazürün (benzin, motorin) dağıtım projeksiyonu ile bayi bilgilerini Kuruma vermekzorundadır ve kendi dağıtım ağına bağlı bayilerin işlettikleri akaryakıtistasyonlarında farklı lisans alt başlığına sahip dağıtıcıların bayisi sıfatıile yapacakları faaliyetler hariç olmak üzere, kullanıcılara lisans altbaşlığında yer almayan akaryakıtları teslim edemez.
İhrakiye teslimleri; rafinerici, dağıtıcı ve ihrakiye teslimşirketlerince yapılır. İhrakiye teslimi yapanlar, gümrük antrepolarınagetirdikleri ve deniz/hava taşıtlarına verilmek üzere çıkardıkları akaryakıtcins ve miktarlarını üç ayda bir Kuruma bildirirler.
Akaryakıt haricinde kalan petrol ürünleri (solvent, madeni ve bazyağ, asfalt, solvent nafta vb.) ile ilgili ithalat ve ihracat dahil,faaliyetler Kurumun hazırlayacağı düzenlemelere göre yapılır.
Sanayi tesislerinde yan ürün olarak elde edilen ürünün yurt içindeakaryakıt olarak faaliyete konu edilmesi halinde, Kuruma bilgi verilmekşartıyla teknik düzenlemelere uygun olanları dağıtıcılara, uygun olmayanlarrafinerilerin olumlu görüş vermesi ve anlaşma sağlanması halinde rafinerilereteslim edilir. Rafinerilere verilmeyen ürünlerin ihraç edilmesi halinde fiiliüretim ve ihracata ait aylık bilgiler Kuruma bildirilir.
Akaryakıtların, 4 üncü maddenin dördüncü fıkrasının (ı) bendindebelirlenen teknik düzenlemelere uygun olmayanları faaliyete konu edilemez.
Fabrika, şantiye, nakliye filosu işletmeleri ve benzeri kendiihtiyaçları için depolama imkânı ve kendi araçlarına akaryakıt ikmal kapasitesiolan yerler hariç, araçlara yapılacak akaryakıt ikmali bayilik lisansı veyeterli donanımı olan akaryakıt istasyonları dışında yapılamaz.
(Mülga sekizinci fıkra: 9/7/2008-5784/27 md.)
İcrası için tesis gerektiren faaliyet türlerinde, bu maddede konuedilen hakların kullanılabilmesi için, ilgili tesisin fiilen faaliyettebulunması zorunludur.
Rafinericiler evsafına uygun ürün teslim etmek, dağıtıcılar ilebayiler ise akaryakıtların kullanım amacını, niteliğini, niceliğinideğiştirmemek ile yükümlüdür.
Kurulca belirlenecek usul ve esaslara göre akaryakıtla harmanlananürünler bu durumda akaryakıt ile eşdeğer vergiye tâbi olurlar. Ancak, yerlitarım ürünlerinden elde edilen ve akaryakıtla harmanlanan ürünler bunundışındadır.
Dağıtıcılar, bayilerin katılımıyla gerçekleştirdikleri promosyonkampanyası hakkında bayilerini, promosyon kampanyasının maliyetine ilişkinbelgelerle birlikte şeffaf, açık bir şekilde bilgilendireceklerdir. Ancakbayilerin kampanyaya katılımı ihtiyarîdir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve YusufŞevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 14.6.2017 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında öncelikle sınırlama sorunu görüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre, AnayasaMahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuranmahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralı ile sınırlıdır.
3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme; Kanun'un, 5728 sayılı Kanun’un522. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin “Aşağıdakihallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”bölümünün bendin (3) numaralı alt bendindeki “9 uncu madde yer alankısıtlamalara uyulmaması” yönünden iptalini talep etmiştir.
4. Somut olayda bayilik lisansına sahip davacıya istasyon dışındaaraçlara akaryakıt ikmali yapması nedeniyle idari para cezası verilmiştir.Bakılmakta olan davanın uyuşmazlık konusunu, Kanun’un 9. maddesinin yedincifıkrasında düzenlenen “Fabrika, şantiye, nakliye filosu işletmeleri vebenzeri kendi ihtiyaçları için depolama imkânı ve kendi araçlarına akaryakıtikmal kapasitesi olan yerler hariç, araçlara yapılacak akaryakıt ikmali bayiliklisansı ve yeterli donanımı olan akaryakıt istasyonları dışında yapılamaz.” kuralınınihlali nedeniyle verilen idari para cezası oluşturmaktadır. Anılan maddenindiğer fıkralarında da faaliyetlerin kısıtlanmasını gerektiren farklı kurallaryer almaktadır. Bu kurallara ilişkin bir dava ise bulunmamaktadır. Dolayısıylaitiraz konusu kurala yönelik esas incelemenin Kanun’un 19. maddesinin ikincifıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendinde belirtilen 9. maddeninyedinci fıkrası yönünden sınırlı olarak yapılması gerekir.
5. Açıklanan nedenlerle dosyada eksiklik bulunmadığından işinesasının incelenmesine, 4.12.2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol PiyasasıKanunu'nun 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 522. maddesiyledeğiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin “Aşağıdakihallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”bölümünün esasına ilişkin incelemenin bendin (3) numaralı alt bendindebelirtilen 9. maddenin yedinci fıkrası yönünden yapılmasınaOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
6. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Aydın AYGÜN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili kanun hükümleri,dayanılan Anayasa kuralı ile bunların gerekçeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtirazın Gerekçesi
7. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kuralın maktu idaripara cezası öngörmesi nedeniyle fiili gerçekleştirenin kusuru ya da ekonomikgücü gibi özelliklerinin değerlendirilemediği, yasaklanan fiiligerçekleştirenlerin tamamına aynı para cezasının verildiği, bu durumun iseadalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığı, her ne kadar bayilik lisansınasahip olanlar için itiraz konusu kuralın da düzenlendiği 19. maddede birindirim öngörülmüşse de bayiler arasında bir ayrım yapılmamasının da ölçülülükilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2. maddesine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
8. Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3)numaralı alt bendinde, 9. maddede yer alan kısıtlamalara uyulmaması halindesorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idari para cezası verilmesi öngörülmüştür.Kanun’un “Faaliyetlerin kısıtlanması” başlıklı 9. maddesinin yedincifıkrasında ise fabrika, şantiye, nakliye filosu işletmeleri ve benzeri kendiihtiyaçları için depolama imkânı ve kendi araçlarına akaryakıt ikmal kapasitesiolan yerler hariç, araçlara yapılacak akaryakıt ikmalinin bayilik lisansı veyeterli donanımı olan akaryakıt istasyonları dışında yapılamayacağı hükümaltına alınmıştır. Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin “Aşağıdakihallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir” bölümünün,bendin (3) numaralı alt bendinde yer alan 9. maddenin yedinci fıkrası yönündenincelenmesi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.
9. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık olan devlettir.
10. Hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerde olduğugibi hangi eylemlerin idari yaptırımlarla cezalandırılmasının öngörüleceği,bunlara uygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsü, yaptırımın ağırlaştırıcı vehafifleştirici nedenlerinin belirlenmesi gibi konularda kanun koyucu takdiryetkisine sahiptir. Bununla birlikte kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındaöngördüğü yaptırımın adil ve hakkaniyete uygun olması gerekmektedir.
11. Kanun’un 1. maddesinde, bu Kanun’un amacının “yurt içi veyurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli veekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasafaaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi içinyönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamak”olduğu belirtilmiştir. Kanun koyucunun bu amaca ulaşılması için etkili birdenetim sisteminin kurulmasını ve caydırıcı cezalar getirilmesini hedeflediğianlaşılmaktadır.
12. Kanun koyucu, akaryakıtın güvenli ve ekonomik olarak rekabetortamı içinde kullanıcılara sunulmasının sağlanması için akaryakıt ikmalininyapılmasını lisansa tabi tutmuştur. Kamu can ve mal güvenliği açısından tehlikearz etmesi nedeniyle de lisansa tabi bu faaliyetin, kendi araçlarına akaryakıtikmal kapasitesi olan ve fabrika, şantiye nakliye filosu işletmeleri ve benzerikendi ihtiyaçları için depolama imkânı bulunan yerlerin dışında, mevzuata uygunbir biçimde yeterli teknik donanımın bulunduğu istasyonlarda yapılması zorunlukılınmıştır. Bu zorunluluğun ihlal edilmesi hâlinde uygulanacak yaptırım isemaktu idari para cezası olarak belirlenmiştir. Kanun koyucunun kanunla yapılandüzenlemelerin etkili bir şekilde hayata geçirilebilmesi bakımından öngörülenyükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamak ve yasaklanan fiillerinişlenmesini önlemek için maktu idari para cezası öngörmesinin kamu yararınısağlamaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
13. Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasında, idari para cezasınıgerektiren filler ağırlık derecelerine göre gruplandırılarak ihlalin öneminegöre farklı idari para cezaları öngörülmüştür. Anılan maddenin altıncıfıkrasında ise hangi hâllerde ikinci fıkrada verilen cezaların artırılacağıdüzenlenmiştir. Söz konusu maddenin dördüncü fıkrasında bayiler için birindirim düzenlemesine de yer verilmiştir. Kanun koyucu, petrol piyasasındayürütülen faaliyetlerin kamu hizmeti niteliğini de göz önünde tutarak cezaları,caydırıcılık fonksiyonunu yerine getirebileceğini takdir ettiği maktu cezalarolarak düzenlemiştir.
14. Maktu olarak belirlenen idari para cezaları, cezayı gerektirenfiili işleyenlerin üzerinde ekonomik durumlarına göre farklı etkilerdoğurabilirse de bu durumun adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırılıkoluşturduğu söylenemez. Kaldı ki itiraz konusu kuralın da yer aldığı 19.maddede farklı fiillere farklı idari yaptırımlar öngörüldüğü gibi idari yaptırımlarınhangi hâllerde artırılması ve indirilmesi gerektiği de düzenlenmiştir.Dolayısıyla kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında fiilin meydana getireceğineticeleri de dikkate alarak düzenlediği itiraz konusu kuralda hukuk devletiilkesi ile çelişen bir yön bulunmamaktadır.
15. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir.
16. Zühtü ARSLAN, Serruh KALELİ ve Celal Mümtaz AKINCI bu görüşekatılmamışlardır.
IV. HÜKÜM
4.12.2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun,23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 522. maddesiyle değiştirilen 19.maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin “Aşağıdaki hallerde,sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.” bölümünün,bendin (3) numaralı alt bendinde yer alan 9. maddenin yedinci fıkrası yönündenAnayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Zühtü ARSLAN, SerruhKALELİ ile Celal Mümtaz AKINCI’nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 1.11.2017tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun, 23.1.2008 tarihli ve5728 sayılı Kanun’un 522. maddesiyle değiştirilen, 19. maddesinin ikincifıkrasının (a) bendinin “Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altıyüzbin TürkLirası idari para cezası verilir” bölümünün, bendin (3) numaralı altbendindeki “9 uncu maddede yer alan kısıtlamalara uyulmaması” yönündenAnayasa’nın 2. maddesine aykırı olmadığına karar verilmiştir.
2. İtiraz konusu kuralla bayilik lisansı ve yeterli donanımınbulunduğu istasyonlar dışında araçlara akaryakıt ikmalinin yapılması durumundasorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idari para cezası uygulanmasıöngörülmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, akaryakıt faaliyetlerininregüle edilmesine yönelik tedbirler alma, bu bağlamda bazı yükümlülüklerinihlali durumunda yaptırımlar uygulama devletin görevidir. Hiç kuşkusuz butedbirlerin mahiyeti, uygulanacak cezaların türü ve miktarı konusunda kanunkoyucu takdir yetkisine sahiptir.
3. Bu takdir yetkisinin anayasal sınırlar içinde adalet vehakkaniyete uygun şekilde kullanılması gerekir. Başka bir ifadeyle, fiilinağırlığı, failin kusuru ve ekonomik durumu, ağırlaştırıcı ve hafifleştirici nedenlergibi etkenler dikkate alınarak uygulanan yaptırımın ölçülü olması zorunludur.Cezaya konu fiille ceza arasında gözetilmesi gereken bu ölçülülük hukukdevletinin vazgeçilmez unsurudur.
4. Nispi cezalarla, alt ve üst sınırı belirlenen maktu cezalardaişlenen fiilin haksızlık derecesi ile failin kusuru ve ekonomik durumu esasalınabilecektir. Maktu para cezası ise failin durumunu dikkate alarak cezanınkişiselleştirilmesi imkanını ortadan kaldırmaktadır. Halbuki hakkaniyete uygun,adil ve ölçülü bir para cezasının failin kusuru, ekonomik durumu gibi etkenleridikkate alması gerekir. Nitekim 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17.maddesinin ikinci fıkrasına göre alt ve üst sınırları gösterilen “idarîpara cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlıkiçeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte gözönünde bulundurulur”.
5. Anayasa Mahkemesi birçok kararında failin ekonomik durumunudikkate almayan para cezalarının adil ve hakkaniyete uygun olmayan sonuçlardoğurabileceğine dikkat çekmiştir. 3.7.2014 tarihli ve E.2014/62, K.2014/125sayılı kararda, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun ek 10.maddesinde yer alan “44 üncü madde gereğince alınması zorunlu sertifikalarıalmaksızın faaliyet gösteren kişi mahallî mülkî amir tarafından onbin TürkLirasından otuzbin Türk Lirasına kadar idarî para cezasıyla cezalandırılır.”şeklindeki kural iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesine göre, idari paracezasının alt sınırı küçük çaplı bir işletmenin ölçülü olmayacak şekildecezalandırılabilmesine imkan tanımaktadır. Bu nedenle “işletmelerin,ekonomik büyüklüğü ve sınıfına göre adil bir denge gözetilmeden, itiraz konusukuralla ölçülü ve makul olmayan idari para cezası ile cezalandırılmaları, hukukdevletinin gereği olan “adalet” ve “hakkaniyet” ilkeleriyle bağdaşmamaktadır”.
6. Mahkememiz 7.4.2016 tarihli ve E.2015/109, K.2016/28 sayılıkararında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikincifıkrasında yer alan ve belli durumlarda sorumlulara “sekiz yüz elli bin TürkLirası” ve “altı yüz bin Türk Lirası” tutarlarındaidari para cezası verileceğini öngören hükümlerini incelemiştir. AnayasaMahkemesi itiraz konusu kurallarla öngörülen yaptırımların “regülatifidari para cezası” olduğunu, meblağları yüksek olduğundan bu cezalarınmuhatapları üzerinde çok ağır sonuçlar doğurabildiğini, bu nedenle genelliklenispi ya da alt ve üst sınırları belirlenmek suretiyle düzenlendiğinibelirtmiştir (§ 21). Mahkeme, iptal gerekçesini şu şekilde açıklamıştır: “Buidari para cezası maktu düzenlendiği için uygulanırken işlenen fiilin haksızlıkiçeriği, bayinin kusur durumu bir başka deyişle fiilin kasten veya taksirleişlenip işlenmediği hususları dikkate alınamadığı gibi bayilerin işletmelerininekonomik büyüklüğü, cirosu, kârı gibi kriterler de değerlendirilememektedir.Buna göre, tek pompa ile faaliyet gösteren ve uygulanan idari para cezasımiktarı kadar yıllık cirosu bulunmayan bir akaryakıt istasyonu ile büyükölçekteki akaryakıt istasyonunu işletenler açısından bu yükümlülüklerin ihlalihalinde verilecek ceza miktarı aynı olmakla birlikte para cezasının miktarınınyüksek olması göz önünde bulundurulduğunda tek pompa ile faaliyet gösteren vecirosu yüksek olmayan akaryakıt bayisi için verilen ceza daha ağır sonuçlardoğurabilmektedir” (§ 30).
7. Somut başvuruda Anayasa Mahkemesinin bu kararında ulaştığısonuçtan ayrılmayı gerektiren farklı bir durum bulunmamaktadır. Hiçkuşkusuz, “caydırıcılık” idari para cezalarının en önemliamaçlarından biridir. Ancak, yüksek maktu para cezalarının ekonomikbüyüklükleri aynı olmayan gerçek ve tüzel kişiler üzerinde aynı orandacaydırıcı olamayacağı açıktır. Ayrıca caydırıcılık makul ve ölçülü olmayan,dolayısıyla adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmayan cezaları haklıgösteremez.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 2.maddesine aykırı olduğunu düşündüğümüzden, redde yönelik çoğunluk görüşünekatılmıyoruz.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
KARŞIOY
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesi ikincifıkrasının (a) bendinin “Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altıyüzbinTürk Lirası idari para cezası verilir” bölümünün, bendin (3) numaralıalt bendinde yer alan 9. maddenin yedinci fıkrası yönünden Anayasaya aykırıolmadığına ve itirazın reddine oyçokluğu ile karar verilmiştir.
İtirazen iptaline gelinen kural kapsamında yasaklanan fiilleringerçekleşmesi halinde maktu belirlenmiş para cezası uygulamasını gerektirmekteolup, bu hali ile fiilin bir çok yönden değerlendirme dışında kalmasının adaletve hakkaniyet ve ölçülülük ilkesi ile bağdaşmadığı ve Anayasa’nın 2. maddesineaykırı olduğu iddia edilmiştir.
Mahkememiz aynı konuda 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesi ikincifıkrasının (c) bendinin “Aşağıdaki hallerde, sorumlulara sekizyüzbinTürk Lirası para cezası verilir.” bölümünün bendin (3) numaralıalt bendindeki 8. maddenin ihlali yönünden, aynı fıkranın (a) bendinin “Aşağıdakihallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası para cezası verilir.” bölümününbendin 4 numaralı alt bendindeki “7. maddenin ihlali” yönünden,Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptali istemiyle yaptığı inceleme sonucunda,fiilin haksızlık içeriği, işletmelerin kusur durumu dikkate alınmadan, ekonomikbüyüklüklerine ve sınıflarına göre adil bir denge gözetilmeden, itiraz konusukuralarla ölçülü ve makul olmayan idari para cezası öngörülmesinin, hukukdevletinin gereği olan “adalet” ve “hakkaniyet”ilkeleriylebağdaşmadığını belirterek, dava konusu maktu idari para cezalarına ilişkinkuralların oyçokluğu ile Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğuna hükmetmiştir.(2015/109 E., 7.4.2016)
Anılan ve ayrıca regülatif para cezalarının öngörülmesine ilişkinkuralların yer aldığı dava dosyalarında olduğu gibi, dava konusu kuralın suç veceza (kabahat ve yaptırımı) arası gözetilmesi gereken, beklenen hakkaniyet vedengeyi korumadığı, eylem ve ona uygulanan yaptırımın nicelik ve niteliğinebakmak gereğini duyurmadığı, önlediği, denetimsiz alan yarattığı şeklindeki7.4.2016 tarihli, 2015/109 E. sayılı dosyada yer alan iptal gerekçemizaltındaki oyum gibi ve bu konuda Mahkememizin 2015/73 E., ile 2017/103 E.sayılı dosyalarında bir kısım önceki dosyada iptal oyu kullanmış üyelerçoğunluğunun bu kez redde yönelmesiyle, bu dosyalarda azınlıkta kalmaklakullandığımız karşıoy gerekçeleri ile çoğunluk görüşüne katılınmamıştır. KuralAnayasa’nın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Üye
Serruh KALELİ