ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2017/143
Karar Sayısı : 2018/40
Karar Tarihi : 2/5/2018
R.G.Tarih Sayısı : 5/6/2018-30442
İPTAL DAVASINI AÇAN: Türkiye Büyük Millet Meclisiüyeleri Engin ALTAY, Levent GÖK ve Özgür ÖZEL ile birlikte 124 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 18/5/2017 tarihli ve7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda veBir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 10.maddesiyle, 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 29. maddesineeklenen on dördüncü fıkranın Anayasa’nın 2. ve 7. maddelerine aykırılığı ilerisürülerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
3213 sayılı Kanun’un 29. maddesine 7020 sayılı Kanun’un 10.maddesiyle eklenen iptali talep edilen kuralı da içeren değişiklikler şöyledir:
“(Değişik fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Birbirine bitişik veyayakın maden sahaların-da, yapılan üretimin çevresel etkileri, şehirleşme,işletme güvenliği, rezervin verimli işletilmesi ve benzeri sebeplerden dolayıyapılacak proje ve planlama çerçevesinde Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakanonayı ile maden bölgesi ilan edilebilir. Maden bölgesindeki ruhsatların birveya birden fazla ruhsatta birleştirilmesi Genel Müdürlükçe yapılır.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Maden bölgesinde belirlenenalandaki ruhsatların tüzel kişiliği haiz bir şirkette birleştirilmesi içinruhsat sahiplerine altı aya kadar süre verilir. Ruhsat sahiplerinin kurulacakolan bu şirketteki ortaklık payları, maden rezervi de göz önüne alınarakbelirlenir. Ruhsatların birleştirilmesi, belirlenen alandaki toplam rezervin enaz yarısına tekabül eden ruhsat sahiplerinin talebi hâlinde gerçekleştirilir.Bu talep sahipleri ikiden az olamaz. Talep sahibinin iki olması hâlinde isehissedarlardan birinin rezerv oranı en az yüzde on olmalıdır. Yeterli talebinsağlanamaması durumunda belirlenen alandaki tüm ruhsatlar iptal edilir. Busahalar, alan sınırlamasına bağlı kalmaksızın Genel Müdürlük tarafındanbelirlenen kriterlere göre ihale edilerek ruhsatlandırılır. İptal edilenruhsatlara ilişkin Genel Müdürlükçe tespit edilen yatırım giderleri Bakanlıkbütçesinden karşılanır. Birleşen ruhsatların alan sınırlarını belirleme yetkisiGenel Müdürlüğe aittir. Maden bölgesi içerisinde bulunan ihalelik sahalar,ihale taban bedeli yatırılarak birleşen ruhsata ilave edilebilir.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Belirlenen alandaki toplamrezervin en az yarısına tekabül eden ruhsat sahiplerince birleştirmenin talepedilmesi hâlinde, birleştirmeye dâhil olmayan diğer ruhsatlar iptal edilir.İptal edilen ruhsatların Genel Müdürlükçe tespit edilen yatırım giderleri,birleştirme yapılan ruhsat sahibince ödenir ve bu ruhsat alanlarıbirleştirilmiş ruhsata ilave edilir. Tespit edilen yatırım giderinin ruhsatsahibince altı ay içinde ödenmemesi hâlinde ise belirlenen alandaki ruhsatlarıntümü iptal edilir.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Şehirleşme, çevresel ve benzerietkiler dikkate alınarak bazı alanlardaki I. Grup ve II. Grup (a) madencilikfaaliyetleri valilik görüşü ile Bakanlık tarafından kısıtlanabilir. Bakan onayıile kısıtlanan alandaki I. Grup ve II. Grup (a) bendi maden ruhsatları, rezervidikkate alınmak suretiyle maden bölgesine ya da başka bir alana taşınarakruhsatlandırılabilir. Bu tür ruhsatlandırma işlemi ihalelik sahalar üzerinde deihalesiz yapılabilir. Kısıtlama ve taşınma alanlarındaki rezerv tespitlerivaliliklerce yapılır.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Maden bölgesi olan illerde bubölgeleri yönetmek üzere maden bölgesi komisyonu kurulur. Bu komisyon,büyükşehirlerde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı bünyesinde, diğerillerde ise il özel idaresi bünyesinde faaliyet gösterir. Komisyon; valilik,ilgili belediye ve ruhsat sahibi şirket temsilcilerinden oluşur.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Komisyon, ruhsat sahasındakifaaliyetlerin proje-ye, çevre ve insan sağlığına uygun yürütülmesini kontrolederek madencilik faaliyetlerinin geçici olarak durdurulması dâhil gereklitedbirlerin alınmasını sağlar. Komisyon geçici olarak durdurma faaliyetleriniGenel Müdürlüğe bildirir. Genel Müdürlük, komisyonun maden bölge-leri ileilgili faaliyetlerini inceler ve denetler.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Ruhsat sahibi tarafından, ocakbaşı satış tutarının %0,5’i, komisyonun maden bölgesi için yapacağı harcamalarıkarşılamak üzere, büyükşehirlerde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı,diğer illerde ise il özel idaresi hesabına yatırılır. Maden bölgesindeki hergrup maden işletme ruhsatı için bu Kanun kapsamında irtifak ve/veya intifahakkı tesis edilebilir ve kamulaştırma yapılabilir. Maden bölgesi alanındarödövans sözleşmesi yapılamaz ve varsa mevcut sözleşmeler iptal edilir.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Maden bölgesi ilan edilmesi,ruhsatların birleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerininbelirlenmesi ve ödenmesi, maden sahalarının ihale edilmesi, rezerv tespiti veruhsatlandırma, bir veya birden fazla il sınırına giren maden bölgelerikomisyonunun oluşturulması, toplanma ve çalışma süresi, görev ve yetkileri,faaliyetlerin inceleme ve denetimi ile ruhsatların taşınması, proje veplanlaması gibi uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafındançıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, OsmanAlifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal MümtazAKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, RıdvanGÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 26/7/2017tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığındanişin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas incelemeaşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Sadettin CEYHAN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu kanun hükmü, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Genel Açıklama
3. 7020 sayılı Kanun’la 3213 sayılı Kanun’da yapılandeğişikliklerle belirli maden sahalarında maden bölgesi ilanedilmesi ve bunun tabii sonucu olarak ortaya çıkan birtakım zaruri iş veişlemler düzenlenmiştir.
4. 3213 sayılı Kanun’un 29. maddesinin yedinci fıkrasında,birbirine bitişik veya yakın maden sahalarında, yapılan üretimin çevreseletkileri, şehirleşme, işletme güvenliği, rezervin verimli işletilmesi gibisebeplerden dolayı yapılacak proje ve planlama çerçevesinde Maden İşleri GenelMüdürlüğünün teklifi ve Bakan onayı ile maden bölgesi ilanedilebileceği belirtilmiştir.
5. Kanun’un söz konusu maddesiyle, maden bölgesi ilan edilenalanlardaki ruhsatların birleştirilmesi yöntemi de benimsenmiştir. Buna göremaden bölgesinde belirlenen alandaki ruhsatların tüzel kişiliği haiz birşirkette birleştirilmesi için ruhsat sahiplerine altı aya kadar süreverilecektir. Ruhsat sahiplerinin kurulacak olan bu şirketteki ortaklıkpayları, maden rezervi de göz önüne alınarak belirlenecek; ruhsatlarınbirleştirilmesi, belirlenen alandaki toplam rezervin en az yarısına tekabüleden ruhsat sahiplerinin talebi hâlinde gerçekleştirilecektir. Yeterli talebinsağlanamaması durumunda, belirlenen alandaki tüm ruhsatlar iptal edilecek ve busahalar, alan sınırlamasına bağlı kalmaksızın Genel Müdürlük tarafındanbelirlenen kriterlere göre ihale edilerek ruhsatlandırılacaktır. İptal edilenruhsatlara ilişkin olarak Genel Müdürlükçe tespit edilen yatırım giderleriBakanlık bütçesinden karşılanacaktır. Birleşen ruhsatların alan sınırlarınıbelirleme yetkisi Genel Müdürlüğe ait olacak ve maden bölgesi içerisindebulunan ihalelik sahalar, ihale taban bedeli yatırılarak birleşen ruhsata ilaveedilebilecektir. Belirlenen alandaki toplam rezervin en az yarısına tekabüleden ruhsat sahiplerince birleştirmenin talep edilmesi hâlinde, birleştirmeyedâhil olmayan diğer ruhsatlar iptal edilecek, iptal edilen ruhsatların GenelMüdürlükçe tespit edilen yatırım giderleri, birleştirme yapılan ruhsat sahibinceödenecek ve bu ruhsat alanları birleştirilmiş ruhsata ilave edilecektir. Tespitedilen yatırım giderinin ruhsat sahibince altı ay içinde ödenmemesi hâlinde isebelirlenen alandaki ruhsatların tümü iptal edilecektir.
6. Maddenin onuncu fıkrasında ruhsatların taksir ve taşınması ileilgili hükümler yer almaktadır. Fıkrayla şehirleşme, çevresel ve benzerietkiler dikkate alınarak bazı alanlardaki I. Grup ve II. Grup (a) madencilikfaaliyetlerinin valilik görüşü ile Bakanlık tarafından kısıtlanabileceği veBakan onayı ile kısıtlanan alandaki I. Grup ve II. Grup (a) bendi madenruhsatlarının, rezervi dikkate alınmak suretiyle maden bölgesine ya da başkabir alana taşınarak ruhsatlandırılabileceği yönünde bir düzenlemegetirilmiştir. Fıkraya göre bu tür ruhsatlandırma işlemi ihalelik sahalarüzerinde de ihalesiz yapılabilecektir. Kısıtlama ve taşınma alanlarındakirezerv tespitleri ise valiliklerce yapılacaktır.
7. Maddenin on birinci, on ikinci ve on üçüncü fıkraları ise ilanedilen maden bölgelerini idare etmek üzere kurulması öngörülen madenbölgeleri komisyonları ile ilgili hükümleri ihtiva etmektedir.Komisyon, büyükşehirlerde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı bünyesinde,diğer illerde ise il özel idaresi bünyesinde faaliyet gösterecek ve valilik,ilgili belediye ve ruhsat sahibi şirket temsilcilerinden oluşacaktır. On ikincifıkra hükmüne göre Komisyon, ruhsat sahasındaki faaliyetlerin projeye, çevre veinsan sağlığına uygun yürütülmesini kontrol ederek madencilik faaliyetleriningeçici olarak durdurulması da dâhil olmak üzere gerekli tedbirlerin alınmasıgörevini haizdir. Komisyonun maden bölgeleri ile ilgili faaliyetlerini incelemeve denetleme görevi ise Genel Müdürlük tarafından yapılacaktır. On üçüncüfıkraya göre ruhsat sahipleri tarafından, ocak başı satış tutarının binde beşi,komisyonun maden bölgesi için yapacağı harcamaları karşılamak üzere,büyükşehirlerde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, diğer illerde ise ilözel idaresi hesabına yatırılacaktır. Maden bölgesindeki her grup maden işletmeruhsatı için bu Kanun kapsamında irtifak ve/veya intifa hakkı tesisedilebilecek ve kamulaştırma yapılabilecektir. Ayrıca maden bölgesi alanındarödövans sözleşmesi yapılamayacak ve varsa mevcut sözleşmeler iptaledilecektir.
B. İptal Talebinin Gerekçesi
8. Dava dilekçesinde özetle; maden bölgesi ilan edilmesi vemaden bölgeleri ile ilgili yapılacak her türlü iş ve işlemler, maden komisyonuoluşturulması ve çalışma usul ve esasları ile uygulamaya ilişkin bütünhususlarda düzenleme yapma yetkisinin sınırları belirsiz bir şekilde Bakanlığaverilmesinin belirlilik ilkesine aykırı olduğu, ayrıca Kanun’la düzenlenmesigereken konularda genel hususlar belirlenmeden düzenleme yapma yetkisininyürütme organına verilmesinin yasama yetkisinin devri anlamına geldiğibelirtilerek kuralın Anayasa’nın 2. ve 7. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
9. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşve Görevleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural ilgisi nedeniyleAnayasa’nın 168. maddesi yönünden de incelenmiştir.
10. Dava konusu kural, maden bölgesi ilan edilmesi, ruhsatlarınbirleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerinin belirlenmesive ödenmesi, maden sahalarının ihale edilmesi, rezerv tespiti veruhsatlandırma, bir veya birden fazla il sınırına giren maden bölgelerikomisyonunun oluşturulması, toplanma ve çalışma süresi, görev ve yetkileri,faaliyetlerin inceleme ve denetimi ile ruhsatların taşınması, proje veplanlaması gibi uygulamaya ilişkin usul ve esasların Bakanlık tarafındançıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğini hüküm altına almaktadır.
11. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık olan devlettir.
12. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de “belirlilik”tir.Bu ilkeye göre yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangibir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır,uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarınakarşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenliklebağlantılı olup birey yasadan belirli bir kesinlik içinde hangi somut eylem veolguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını bilmelidir. Bireyancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarınıayarlar. Hukuk güvenliği; normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tümeylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasaldüzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gereklikılar.
13.Yasama organının bir konuda düzenleyici işlem yapma yönündeyürütme organına yetki vermesi tek başına belirlilik ilkesine aykırı değildir.Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadına göre belirlilik ilkesi bireylerinhukuk kurallarını önceden bilmeleri, tutum ve davranışlarını bu kurallara göregüvenle belirleyebilmeleri anlamını taşımaktadır. Belirlilik ilkesi yalnızcayasal belirliliği değil daha geniş anlamda hukuki belirliliği ifade etmektedir.Bir başka deyişle hukuk kurallarının belirliliğinin sağlanması yalnızca kanunladüzenleme yapılması anlamına gelmemektedir. Yasal düzenlemeye dayanarakerişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir gibi niteliksel gerekliliklerikarşılaması koşuluyla mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleriile de hukuki belirlilik sağlanabilir. Hukuki belirlilik ilkesinde asıl olan,bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzenindeöngörülebilir olmasıdır. Dolayısıyla kanun koyucunun bir konuda yürütmeorganına düzenleyici işlem yapma yetkisi vermesi ve yürütme organının da bu yetkiyedayanarak o konuya ilişkin esas ve usulleri ayrıntılı olarak düzenlemesibelirlilik ilkesine aykırılık oluşturmamaktadır.
14. Anayasa’nın 7. maddesinde “Yasama yetkisi Türk Milletiadına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.”denilmektedir. Yasama yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olması vebu yetkinin devredilememesi kuvvetler ayrılığı ilkesinin bir gereğidir. Buhükme yer veren Anayasa’nın 7. maddesinin gerekçesinde yasama yetkisininparlamentoya ait olması hususu demokrasi rejimini benimseyen siyasirejimlerde kaçınılmaz bir durum olarak nitelendirilmiştir.
15. Anılan madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, yasamayetkisinin devredilmezliği esasen kanun koyma yetkisinin TBMM dışında başka birorganca kullanılamaması anlamına gelmektedir. Anayasa’nın 7. maddesi ileyasaklanan husus, kanun yapma yetkisinin devredilmesi olup bu madde, yürütmeorganına hiçbir şekilde düzenleme yapma yetkisi verilemeyeceği anlamınagelmemektedir. Kanun koyucu, yasama yetkisinin genelliği ilkesi uyarınca birkonuyu doğrudan kanunla düzenleyebileceği gibi bu hususta düzenleme yapmayetkisini yürütme organına da bırakabilir.
16. Yürütmenin türevselliği ilkesi gereğince yürütme organının birkonuda düzenleme yapabilmesi için yasama organınca yetkilendirilmesigerekmektedir. Kural olarak, kanun koyucunun genel ifadelerle yürütme organınıyetkilendirmesi yeterli olmakla birlikte Anayasa’da kanunla düzenlenmesiöngörülen konularda genel ifadelerle yürütme organına düzenleme yapma yetkisiverilmesi, yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesine aykırılıkoluşturmaktadır. Bu nedenle Anayasa’da temel hak ve özgürlüklerinsınırlandırılması, vergi ve benzeri mali yükümlülüklerin konması ve memurlarınatanmaları, özlük hakları gibi münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülenkonularda, kanunun temel esasları, ilkeleri ve çerçeveyi belirlemiş olmasıgerekmektedir. Anayasa koyucunun açıkça kanunla düzenlenmesini öngördüğükonularda, yasama organının temel kuralları saptadıktan sonra, uzmanlık veidare tekniğine ilişkin hususları yürütmeye bırakması, yasama yetkisinin devriolarak yorumlanamaz.
17. Anayasa’nın 168. maddesinde “Tabiî servetler ve kaynaklarDevletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkıDevlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişileredevredebilir. Hangi tabiî servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek vetüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçekve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetimusul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.” denilmek suretiyle,madenlerle ilgili olarak da birtakım konuların kanunla düzenlenmesi açıkçaöngörülmüştür. Buna göre, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veyadoğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılmasını öngördüğü madencilikfaaliyetlerine ilişkin usul ve esaslar açıkça kanunda gösterilecek ve budurumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacakgözetim, denetim usul ve esasları ve yaptırımlar kanunda belirtilecektir.Sayılan hususlar dışında kalan konuların ise münhasıran kanunla düzenlenmesizorunluluğu bulunmamaktadır.
18. Kanun’da 7020 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerlebirbirine yakın veya bitişik maden sahalarında “maden bölgesi” ilanedilmesi, bu bölgelerdeki faaliyetleri kontrol etmek ve denetlemek üzere “madenbölgesi komisyonu” kurulması ve bunların tabii sonucu olarak ortaya çıkanruhsatların birleştirilmesi, taksiri ve taşınması, birleşme olmayan sahalarındurumu gibi bazı zaruri iş ve işlemler düzenlenmiş, dava konusu kuralla damaden bölgesi ilan edilmesi ve bunun doğal bir sonucu olan iş ve işlemlerinuygulamasına ilişkin usul ve esasların Bakanlık tarafından çıkarılacakyönetmelikle belirlenmesi öngörülmüştür.
19. Maden bölgeleri ile ilgili hükümler, Kanun’un “İşletmefaaliyeti” başlıklı 29. maddesinde yer almaktadır. Anılan maddede madenbölgesinin hangi durumlarda ilan edileceği, maden bölgesi ilan edilmesininsüreci, yetkili kurumlar, maden bölgesi ilan edilen alanlardaki ruhsatlarındurumu, yatırım giderleri ve maden bölgelerinin yönetimi gibi hususlar detaylıbir şekilde ele alınmıştır. Ayrıca dava konusu kuralın da yer aldığı söz konusumaddeye 7020 sayılı Kanun’la eklenen hükümlerde, oluşturulması öngörülen madenbölgeleri ve bu bölgelerdeki madencilik faaliyetlerini kontrol etmek üzerekurulacak maden bölgesi komisyonları ile ilgili olarak Anayasa’da Devlettarafından yerine getirilmesi öngörülen gözetim ve denetim faaliyetlerineilişkin hususlar düzenlenmiştir. Diğer taraftan Kanun’un “Beyan usulü”başlıklı 10. maddesinde, “Faaliyetlerin denetimi” başlıklı 11.maddesinde ve “İşletme faaliyeti” başlıklı 29. maddesinde madencilikfaaliyetleri ile ilgili olarak Bakanlık tarafından yapılacak denetime ilişkinhükümler ve uygulanacak müeyyideler detaylı bir şekilde düzenlenmiştir.Kanun’un 29. maddesinde maden bölgesi komisyonunun oluşumu ve faaliyetlerineilişkin temel esaslar belirlenmiştir. Kanun’un 29. maddesinin on ikincifıkrasında maden bölgesi komisyonuna, madencilik faaliyetlerinin çevre ve insansağlığına uygun olarak yürütülmesinin kontrolü görevi de verilmiştir. Komisyonyapacağı denetimler sonucunda faaliyetlerin geçici olarak durdurulması da dâhilolmak üzere gerekli tedbirleri alacaktır. Kanun’un 7. maddesinin onuncufıkrasında madencilik faaliyetlerinin çevre ve insan sağlığına uygun şekildeyürütülmesi gerektiği belirtilmiş; çevre ve insan sağlığına aykırı şekildeyürütülen faaliyetlerin durdurulması yönünde bir müeyyide de benimsenmiştir.
20. Her ne kadar dava konusu kuralla maden bölgesi ilan edilmesive maden bölgelerinde yürütülen madencilik faaliyetleri ile ilgili olarakkontrol ve denetim faaliyetlerini yürütecek olan komisyonların oluşturulması,toplanma ve çalışma süresi, görev ve yetkilerinin Bakanlık tarafındançıkarılacak olan yönetmelikte belirlenmesi öngörülmüş olsa da, 3213 sayılıKanun’un 7., 10., 11. ve 29. maddelerinde, maden bölgesi ilan edilen veedilmeyen bölgelerin tümünü kapsayacak şekilde madencilik faaliyetlerininkontrolü, denetlenmesi ve uygulanacak müeyyidelerle ilgili hususların kanunkoyucu tarafından düzenlendiği görülmektedir. Maden bölgesi ilan edilmesi vemadencilik faaliyetleriyle ilgili olarak Devlet tarafından yapılacak kontrol vedenetim faaliyetleri ile uygulanacak müeyyidelerin Kanun’un çeşitlimaddelerinde açıkça düzenlendiği, bu suretle Bakanlığı bağlayıcı genelçerçevenin çizildiği, kuralla Bakanlığa tanınan yetkinin maden bölgesi ilanedilmesinin doğal sonucu olan birtakım iş ve işlemlerin Kanun’un anılan hükmüuyarınca uygulamaya ilişkin usul ve esasların belirlenmesinden ibaret olduğuanlaşılmaktadır. Bu bağlamda Kanun’da çizilen çerçeve içinde kalmak kaydıylamaden bölgeleri ilan edilmesi ve bu bölgelerdeki madencilik faaliyetlerininkontrol ve denetimi görevlerini yerine getirecek olan komisyonlarınoluşturulmasıuygulamalarının bir sonucu olarak ortaya çıkan ruhsatlarınbirleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerinin belirlenmesive ödenmesi, birleştirmeye dâhil olmayan maden sahalarının ihale edilmesi,rezerv tespiti ve ruhsatlandırma, ruhsatların taşınması, proje ve planlamasıgibi uygulamaya ilişkin birtakım iş ve işlemlere yönelik değişken ve teknikkonularla ilgili uygulama esaslarını belirleme yetkisinin yürütme organınabırakılması; belirsizlik oluşturmadığı gibi yasama yetkisinin devredilmezliğiilkesinin ihlali anlamına da gelmemektedir.
21. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2., 7. ve 168.maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
IV. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
22. Dava dilekçesinde özetle iptali istenen hükmün Anayasa’yaaykırı olduğu ve Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümediğinden dolayıverilecek kararın yürürlüğe girmesine kadar geçecek olan sürede Kanun’unverdiği yetkilere dayanılarak yapılacak işlemler sonucunda ileride telafisimümkün olmayan zararların doğmasına sebebiyet verileceği belirtilerek kurallarınyürürlüklerinin durdurulması talep edilmiştir.
18/5/2017 tarihli ve 7020 sayılı Bazı Alacakların YenidenYapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde KararnamedeDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 10. maddesiyle 4/6/1985 tarihli ve 3213sayılı Maden Kanunu’nun 29. maddesine eklenen on dördüncü fıkraya yönelik iptaltalebi, 2/5/2018 tarihli, E.2017/143, K.2018/40 sayılı kararlareddedildiğinden, bu fıkraya ilişkin yürürlüğün durdurulmasıtalebinin REDDİNE, 2/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
V. HÜKÜM
18/5/2017 tarihli ve 7020 sayılı Bazı Alacakların YenidenYapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde KararnamedeDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 10. maddesiyle 4/6/1985 tarihli ve 3213sayılı Maden Kanunu’nun 29. maddesine eklenen on dördüncü fıkranın Anayasa’yaaykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE 2/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLEkarar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ