ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2017/150
Karar Sayısı : 2017/162
Karar Tarihi : 29.11.2017
R.G.Tarih-Sayısı : 24.1.2018-30311
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul9. Vergi Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 3.8.2016tarihli ve 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkinKanun’un 10. maddesinin (16) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan“… bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar…”ibaresinin Anayasa’nın 10. ve 73. maddelerine aykırılığı ileri sürülerekiptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile özel usulsüzlükcezasına karşı açılan davaya ilişkin temyiz incelemesi devam etmekte ikendavacının 6736 sayılı Kanun uyarınca vergi borcunun yeniden yapılandırılmasıtalebiyle vergi dairesi müdürlüğüne yaptığı başvurunun söz konusu Kanun’unyürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş bulunan vergi ve cezalarınyapılandırma kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle reddi üzerine açılan davadaitiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptaliiçin başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un 10. maddesinin itiraz konusu ibarenin de yer aldığı (16)numaralı fıkrası şöyledir:
“Bu Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık bu Kanununyayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar, bu Kanunkapsamında tahsil edilen tutarlar ile bu maddenin dokuzuncu fıkrası kapsamındayapılan tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarıncaödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesi yapılmaz.Ancak, bu Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup dava konusuedilen tarhiyatlara karşılık bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödemeyapılmış olması hâlinde, ödenen bu tutarlar, vergi mahkemesinde esasa ilişkinolarak hiç karar verilmemiş veya verilen kararın bozulması nedeniyle yenidenkarar verilmek üzere mahkemesine iade edilmiş davalara konu alacaklar için bumaddeden yararlanılmak üzere yapılan başvurular ile vergi mahkemesince verilmişterkin kararları üzerine red ve iade edilebilir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, OsmanAlifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, MuammerTOPAL, M. Emin KUZ, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ’in katılımlarıyla 7.9.2017 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Sadettin CEYHAN tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Sınırlama Sorunu
3. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre AnayasaMahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuranmahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralı ile sınırlıdır.
4. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Kanun’un 10. maddesinin (16)numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “...bu Kanunun yayımlandığıtarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar...” ibaresinin iptaliniistemiştir.
5. 6736 sayılı Kanun; vergi ve vergi cezaları, gümrükvergileri ve cezaları, sosyal güvenlik alacakları, bunlara ilişkin gecikme zamve cezaları, Kabahatler Kanunu kapsamında uygulanan idari para cezaları, belediyelerinve büyükşehir belediyelerinin su, atık su ve katı atık bedellerine ilişkinalacaklar olmak üzere kamuya ait birçok alacağa ilişkin yapılandırmasüreçlerini düzenlemektedir. İtiraz konusu kuralda ise Kanun kapsamına girenalacaklara karşılık olmak üzere Kanun’un yayımlandığı tarihten önce tahsiledilmiş olan tutarların ret ve iadesinin yapılmayacağı hüküm altınaalınmaktadır.
6. İtiraz yoluna başvuran Mahkemede görülmekte olan dava,idarece yapılan vergi tarhiyatı sonucunda tahakkuk eden vergi ve vergi cezalarıile gecikme zamlarını ödeyen davacının, ödediği meblağın 6736 sayılı Kanunuyarınca ret ve iadesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik işleminiptaline ilişkindir. İtiraz konusu kural; vergi ve vergi cezaları dışında Kanunkapsamına giren gümrük vergileri, sosyal güvenlik alacakları gibi kamuya aitbirçok alacak için geçerli olan ortak bir kural niteliği taşımaktadır. Bunedenle itiraz konusu kurala ilişkin esas incelemenin Kanun’un 3. maddesinin(1) numaralı fıkrasının “Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilk dereceyargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemişolan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrükvergilerine ilişkin tahakkuklarda; vergilerin/gümrük vergilerinin %50’si ile bututara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanununyayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarakhesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesişartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin %50’si, faiz, gecikme faizi, gecikmezammı ve asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bucezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.”şeklindeki birinci cümlesi yönünden sınırlı olarak yapılması gerekir.
7. Açıklanan nedenlerle 3.8.2016 tarihli ve 6736 sayılı BazıAlacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun’un 10. maddesinin (16)numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “… bu Kanununyayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar…” ibaresinin esasınailişkin incelenmenin Kanun’un 3. maddesinin (1) numaralıfıkrasının birinci cümlesi yönünden sınırlı olarak yapılmasına,OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
B. İtirazın Gerekçesi
8. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kural gereğince vergive vergilere ilişkin zam ve cezalar ile gecikme faizlerini ödedikleri hâldedava açma yoluna gidenlerin, açmış oldukları davalardan vazgeçmeleri durumundayapılandırma sürecinden yararlandırılmamalarının bu kişilerle vergi vevergilere ilişkin zam, ceza ve gecikme faizlerini ödemeyenler arasındaeşitsizlik oluşturduğu; bu durumun aynı şartlardaki mükellefler arasında farklıuygulamalara yol açması nedeniyle eşitlik ve vergide adalet ilkeleriylebağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 10. ve 73. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
9. Kanun’un 10. maddesinin (16) numaralı fıkrasının birincicümlesinde, bu Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık Kanun’un yayımlandığıtarihten önce tahsil edilmiş olan tutarların bu Kanun kapsamında tahsil edilentutarlar ile bu maddenin dokuzuncu fıkrası kapsamında yapılan tecile ilişkin olarak6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanunhükümlerine dayanılarak ret ve iadesinin yapılmayacağı hüküm altına alınmıştır.İtiraz konusu kural, cümlede yer alan “…bu Kanun’un yayımlandığı tarihtenönce tahsil edilmiş olan tutarlar…” ibaresinin, Kanun’un 3. maddesinin (1)numaralı fıkrasının birinci cümlesi yönünden incelenmesine ilişkindir. Buna göre Kanun’un 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birincicümlesi kapsamına girebilecek nitelikteki borçlarını Kanun’un yayımıtarihinden önce ödemiş olanlar Kanun’un öngördüğü yapılandırma sürecindenyararlanamayacaklardır.
10. Anayasa’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal birhukuk devleti olduğu belirtilmiş, 5. maddesinde de kişilerin ve toplumun refahhuzur ve mutluluğunu sağlamak üzere siyasal, ekonomik ve sosyal engellerinkaldırılması devletin temel görevleri arasında sayılmıştır.
11. Sosyal hukuk devleti; insan hak ve özgürlüklerine saygıgösteren, ferdin huzur ve refahını gerçekleştiren ve güvence altına alan,kişiyle toplum arasında denge kuran, özel teşebbüsün güvenlik ve kararlılıkiçinde çalışmasını sağlayan, çalışma hayatının gelişmesi için sosyal, iktisadive malî önlemler alarak çalışanları koruyan, millî gelirin adil biçimdedağılmasını temin eden, hukuka bağlı ve gerçekçi bir özgürlük rejiminiuygulayan devlettir. Ekonomik ve malî politikalar sosyal devletingerçekleşmesini sağlayan araçlardır.
12. Kanun koyucunun Anayasa’nın 5. maddesinde belirtilen vedevletin temel amaç ve görevlerini yerine getirebilmesi için kullandığıaraçlardan biri de anayasal ilkelere aykırı olmaması koşuluyla bütçe hakkıdır.Bütçe hakkını kullanan kanun koyucu devletin bir yıl içinde yapacağıharcamaların zamanında, en ekonomik ve adil yollardan karşılanabilmesi içintoplumun genel refahını dikkate alacak şekilde gereken tedbirleri almakdurumundadır. Bu kapsamda kanun koyucu söz konusu harcamaları karşılamak üzereyeni malî yükümlülükler getirebileceği gibi tahsil edemediği alacaklarınıntahsilini gerçekleştirmek için birtakım kolaylaştırıcı tedbirler alma yolunu daseçebilecektir.
13. Anayasa’nın 10. maddesinin birinci fıkrasında “Herkes, dil,ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzerisebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.”; dördüncüfıkrasında “Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaztanınamaz.” ve son fıkrasında “Devlet organları ve idaremakamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareketetmek zorundadırlar.” denilmektedir. Maddede yer verilen eşitlik ilkesininamacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlarca aynı işleme bağlıtutulmalarını sağlamak ve kişilere kanunlar karşısında ayrım yapılmasını veayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle aynı durumda bulunan kişi vetopluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlâliyasaklanmıştır. Kanunlar eşitlik ilkesine uygun bir şekilde, aynı veya benzerdurumda bulunanlar için haklarda ve ödevlerde, yararlarda ve yükümlülüklerde,yetkilerde ve sorumluluklarda, fırsatlarda ve hizmetlerde eşit davranılmasınısağlayacak kurallar içermelidir. Ancak durum ve konumlarındaki özellikler, bazıkişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Farklıhukuksal durumda bulunanların ayrı kurallara tâbi tutulması ise Anayasa'dagüvence altına alınmış olan eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz.
14. 6736 sayılı Kanun başta vergiler, sosyal güvenlik primleri, vergicezaları, gecikme zam ve cezaları ve Kabahatler Kanunu kapsamında uygulananidari para cezaları olmak üzere uzun süredir tahsil edilemeyen kamualacaklarına ilişkin bir yapılandırma süreci öngörmektedir. Kanun’un 3.maddesi, kesinleşmemiş veya dava safhasında olan alacaklara ilişkin sürecidüzenlemekte olup söz konusu maddenin birinci fıkrasına göre Kanun’unyayımlandığı tarih itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmışya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmışvergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda vergilerin veyagümrük vergilerinin yarısı ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikmezammı yerine Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarıesas alınarak hesaplanacak tutarın ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrükvergilerinin yarısı ile faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi aslınabağlı olarak kesilen vergi cezaları veya idari para cezaları ile bu cezalarabağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilmektedir.
15. Kanun’un gerekçesinden ve TBMM’de yapılan görüşmelerdenKanun’un ülke çapında yatırımların artarak kalkınmanın sağlanabilmesi ve buanlamda gerekli sermayenin sağlanabilmesi için özel sektörün kamuya olan borçyükünün hafifletilmesi ve bu borçlara ilişkin taksitlendirme imkânıgetirilmesi, ihtilafların sulh yoluyla sonlandırılması, vergi incelemesisafhasında olan konuların dava yoluna gidilmeksizin çözülmesi ve bazıkaynakların ekonomiye kazandırılması amacıyla yürürlüğe konulduğuanlaşılmaktadır. Kanun koyucunun kamu giderlerinin daha etkin, ekonomik vetoplumun genel refahını dikkate alacak bir şekilde karşılanması amacıylaçeşitli önlemler alması ve bu amaçla kamunun birtakım alacaklarınıyapılandırmak suretiyle bu alacaklara tahsil edilebilir nitelik kazandırmasındaüstün bir kamu yararı bulunmadığı söylenemez.
16. Kanun kapsamına giren alacakları herhangi bir şekildeödeyenlerin kamuyla borç ilişkileri nihayete ermiş olmakla birlikte borçlarınıödemeyenlerin borç ilişkileri devam etmektedir. Dolayısıyla başlangıçta aynıhukuksal konumda olsalar dahi Kanun’un yayımı tarihinden önce vergileriniödeyenler ile vergilerini ödemeyenler Kanun’un yayımlandığı tarihte aynıhukuksal konumda değillerdir. Farklı hukuksal konumda olmaları nedeniyle vergiborcunu ve diğer yükümlülüklerini zamanında yerine getirenler ile getirmeyenlerfarklı kurallara bağlı tutulduklarından itiraz konusu kural eşitlik ilkesineaykırı değildir.
17. Anayasa'nın 73. maddesinde, herkesin kamu giderlerinikarşılamak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlü bulunduğu, vergiyükünün adaletli ve dengeli dağılımının maliye politikasının sosyal amacıolduğu belirtilmek suretiyle vergi ödevi kişilerin mali güçlerine göre biryükümlülük olarak belirlenmiştir.
18. Vergi ödevi, verginin salınıp tahsil edilmesi süreciyle ilgiliolup bu yükün adaletli bir şekilde dağıtılması da kanun koyucunun görevidir.Vergi borçlarını ödemiş olan kişilerin yapılandırma kapsamına alınmak suretiylefazladan ödedikleri tutarların kendilerine iade edilmemesi, kamu giderlerininkarşılanmasını teminen kişilere Anayasa’yla yüklenen vergi ödevi yükümlülüğüneve bu yükümlülüğün adaletli dağılımı ilkesine aykırı değildir.
19.Diğer taraftan vergi borçlarını ödemiş olan kişilere iade yapılması,kamuya gelir sağlanması amacıyla çıkarıldığı anlaşılan Kanun’un amacına aykırıolup kamunun daha fazla giderle karşı karşıya kalmasına neden olacaktır kiböyle bir durum yapılandırma süreciyle amaçlanan yararının oluşmasına engelteşkil edecektir.
20. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 10. ve 73. maddelerineaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
IV. HÜKÜM
3.8.2016 tarihli ve 6736 sayılı Bazı Alacakların YenidenYapılandırılmasına İlişkin Kanun’un 10. maddesinin (16) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesinde yer alan;
A. “… bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsiledilmiş olan tutarlar…” ibaresinin esasına ilişkin incelenmenin,Kanun’un 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesiyönünden sınırlı olarak yapılmasına,
B. “… bu Kanunun yayımlandığı tarihtenönce tahsil edilmiş olan tutarlar…” ibaresinin, Kanun’un 3.maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesiyönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,
29.11.2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ