ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2017/159
Karar Sayısı : 2018/41
Karar Tarihi : 2/5/2018
R.G.Tarih-Sayısı :31/5/2018-30437
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Kırklareliİnfaz Hâkimliği
İTİRAZIN KONUSU: 13/12/2004tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un49. maddesinin (2) numaralı fıkrasının Anayasa’nın 2., 19. ve 38. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün bir gün hücreye koymacezası alması nedeniyle kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verilmesiişlemine karşı başvurduğu şikâyet yolunda itiraz konusu kuralın Anayasa’yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 49. maddesi şöyledir:
“Yönetim tarafından alınabilecek tedbirler
Madde 49- (1) Yönetim, disiplin soruşturması yapılan hükümlününodasını, iş ve çalışma yerini değiştirebilir, hükümlüyü kurumun başka kesiminenakledebilir veya diğer hükümlülerden ayırabilir.
(2) Kurumun düzeninin ve kişilerin güvenliklerinin ciddîtehlikeyle karşı karşıya kalması hâlinde, asayiş ve düzeni sağlamak için Kanundaaçıkça belirtilmeyen diğer tedbirler de alınır. Tedbirlerin uygulanması,disiplin cezasının verilmesine engel olmaz.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, OsmanAlifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, MuammerTOPAL, M. Emin KUZ, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ’in katılımlarıyla 7/9/2017 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleriokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
A. İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kural kapsamındadisiplin soruşturması aşamasında hükümlüler hakkında tedbiren kapalı ceza infazkurumuna iade kararları alındığı, tedbiren kapalı ceza infaz kurumunagönderilen hükümlülerin cezanın infazına kadar kapalı kurumda geçen sürelerinindisiplin cezasının kaldırılma süresinden sayılacağına dair bir kanun veyayönetmelik hükmünün bulunmadığı, bu durumun tedbiren kapalı ceza infaz kurumunaiade kararı verilen hükümlülerin koşullu salıverilme tarihlerinin uzamasına,açık ceza infaz kurumunda bulunma sürelerinin azalmasına neden olduğu, şikâyetincelemesi sonucu haklarında verilen disiplin cezasının kaldırılmasına kararverilen hükümlülerin telafisi imkânsız zararlara uğradığı, kural gereğinceuygulanacak tedbirlerin türü ile uygulanma yöntemleri ve sınırlarının belirliolmadığı, hatalı ve ölçüsüz uygulanmalarına yönelik herhangi bir hukukigüvencenin bulunmadığı, kuralın hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırıolduğu ve kişi hürriyetini tehdit ettiği belirtilerek Anayasa’nın 2., 19. ve38. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
4. Kanun’un 49. maddesinde yönetim tarafından alınabilecektedbirler düzenlenmiştir. Maddenin (1) numaralı fıkrasında; yönetimin disiplinsoruşturması yapılan hükümlünün odasını, iş ve çalışma yerinideğiştirebileceği, hükümlüyü kurumun başka kesimine nakledebileceği veya diğerhükümlülerden ayırabileceği belirtilmiştir. Maddenin itiraz konusu (2) numaralıfıkrasında ise kurumun düzeninin ve kişilerin güvenliklerinin ciddi tehlikeylekarşı karşıya kalması hâlinde asayiş ve düzeni sağlamak için Kanun’da açıkçabelirtilmeyen diğer tedbirlerin de alınacağı, tedbirlerin uygulanmasınındisiplin cezasının verilmesine engel olmayacağı hüküm altına alınmıştır.
5. Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin birhukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukukauygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren,Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıylakendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
6. Hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri belirliliktir.Belirlilik ilkesi; bireylerin hukuk kurallarını önceden bilmeleri, tutum vedavranışlarını bu kurallara göre güvenle belirleyebilmeleri anlamınıtaşımaktadır. Belirlilik ilkesi yalnızca yasal belirliliği değil daha genişanlamda hukuki belirliliği ifade etmektedir. Bir başka deyişle hukukkurallarının belirliliğinin sağlanması yalnızca kanunla düzenleme yapılmasıanlamına gelmemektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilirve öngörülebilir olmaları koşuluyla mahkeme içtihatları ve yürütmenindüzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir. Hukuki belirlilikilkesinde asıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacaksonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilir olmasıdır.
7. 5275 sayılı Kanun’un 6. maddesinde hükümlülerin ceza infazkurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarakdüzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulacağı; ceza infaz kurumlarındahükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmelerinin sağlanacağı belirtilmiştir. Buamaçlar çerçevesinde itiraz konusu kural gereğince alınabilecek Kanun’da açıkçabelirtilmeyen diğer tedbirler, kurumun düzeninin ve kişilerin güvenliğininciddi tehlikeyle karşı karşıya kalması hâlinde asayiş ve düzeni sağlamakamacıyla alınan ve bu amaç gerçekleşinceye kadar hükümlü hakkında uygulanangenel itibarıyla geçici nitelikteki tedbirlerdir. Söz konusu tedbirlerin cezainfaz kurumlarında düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplininsağlanması amacına yönelik olarak alınması gereken zorunlu ve geçici nitelikteönlemler olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda söz konusu tedbirlerin telafisigüç veya imkânsız zararların doğmasının önlenmesi, infazın temel amaçlarınauygun olarak gerçekleştirilmesi amacıyla bir an önce alınması gereken ve geçicisüreyle uygulanan koruma ve önleme amaçlı tedbirler olduğu açıktır. Dolayısıylabu tedbirler bir ceza veya ceza yerine geçen güvenlik tedbiri olmadığı gibi birdisiplin cezası niteliğinde de değildir.
8. Kurumun düzenini ve kişilerin güvenliğini ciddi tehlikeylekarşı karşıya bırakabilecek durumları sayma yoluyla sınırlamanın hayatın olağanakışına uygun olmaması nedeniyle her bir duruma karşı alınabilecek tedbirlerinde kanun koyucu tarafından önceden tespit edilerek sayma yöntemiylebelirlenmesi mümkün değildir. Söz konusu tedbirler, ceza niteliğitaşımadığından bu tedbirlerin kanunda sayma yöntemiyle açıkça düzenlenmesizorunluluğu da bulunmamaktadır. Bununla birlikte itiraz konusu kural gereğinceyönetim tarafından alınabilecek Kanunda açıkça belirtilmeyen diğertedbirler bakımından mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleriile de hukuki belirlilik sağlanabilir. Bu bağlamda Kanunda açıkça belirtilmeyendiğer tedbirlerin yönetmelik, genelge veya diğer düzenleyici işlemlerlebelirlenmesi mümkündür. Nitekim 2/9/2012 tarihli ve28399 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Açık Ceza İnfazKurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nin 12. maddesine göre de kurum düzeni veyakişi güvenliğinin tehlike altında olması hâlinde asayiş ve düzeni sağlamak içinhükümlünün disiplin cezasının kesinleşmesi beklenmeden tedbiren kapalı cezainfaz kurumuna gönderilmesine kurum yönetim kurulu tarafından kararverilebileceği düzenlenmektedir.
9. Ayrıca Kanun’un 52. maddesinde disiplin cezalarına vetedbirlerine karşı şikâyet ve itiraz durumunda 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılıİnfaz Hâkimliği Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, diğer mevzuattan kaynaklanandilekçe ve şikâyet hakkının saklı olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu suretleKanun’da açıkça belirtilmeyen diğer tedbirlerin alınması bakımından hak aramayolları açık tutulmuştur. Tedbire karşı kanun yollarına başvurulması hâlindeilgili mercilerce, uygulanan tedbirin ulaşılmak istenen amaç bakımındanelverişli ve gerekli olup olmadığı ile orantılı olup olmadığı yönünden hukukauygunluk denetimi yapılacağı ve ölçülü olmayan tedbirlerin iptal edileceğikuşkusuzdur. Dolayısıyla itiraz konusu kural kapsamında alınacak tedbirlerbakımından hatalı veya keyfî uygulamalara karşı hukuki güvencenin sağlandığıaçıktır.
10. Kanun koyucunun itiraz konusu kuralla hükümlühakkında durum ve koşullardaki farklılıkları dikkate alarak gereklitedbirlerin alınması konusunda ceza infaz kurumu yönetimini yetkilendirdiği, busuretle ceza infaz kurumunda en kısa sürede asayiş ve güvenliğin sağlanmasınıamaçladığı anlaşılmaktadır. Söz konusu tedbirlerin uygulanması isedisiplin cezasının verilmesine engel olmayacaktır. Zira itiraz konusu kuralgereğince alınacak tedbirlerin amacı, mahiyeti ve uygulanma şartları disiplincezalarından farklı olup söz konusu tedbirler mahiyeti itibarı ile de cezaniteliğini haiz değildir. Bu nedenle itiraz konusu kural gereğince aynıeylemden dolayı hem tedbir uygulanması hem de disiplin cezası verilmesindeAnayasa’ya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
11. Kanun’un 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yönetimtarafından alınacak tedbirlerin bir kısmı belirlenmiştir. İtiraz konusu kurallasöz konusu tedbirler dışında, bunlara benzer başka tedbirlerin alınmasınıngerekmesi hâlinde bu tedbirlerin de alınabilmesinin mümkün kılınmasınınamaçlandığı açıktır. Ayrıca Kanun’da uygulanamayacak tedbirler debelirlenmiştir. Kanun’un 50. maddesinde belirtildiği üzere hiçbir hâldezincir ve demire vurmak tedbir olarak uygulanmaz. Kelepçe ve bedenselhareketleri kısıtlayıcı araçlar ise -yetkili makamın önüne getirildiğindeçıkarılmak kaydıyla- sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için hekimin talimatve gözetiminde olmak üzere tıbbi nedenlerle, diğer kontrol usullerininyetersizliği hâlinde hükümlünün kendisine veya başkalarına zarar vermesine veyaeşyayı tahrip etmesine engel olmak için kurum en üst amirinin emriylekullanılabilir.
12. Öte yandan hükümlünün itiraz konusu kural gereğinde tedbirmaksadıyla geçici olarak açık ceza infaz kurumundan kapalı ceza infaz kurumunagönderilmesi, Kanun’un 14. maddesinin (4) numaralı fıkrasında açık bir şekildedüzenlenen ve bir disiplin cezası sonucu olan kapalı ceza infaz kurumuna gerigönderilme şeklinde değerlendirilemez. Zira kurumun düzenini ve kişileringüvenliğini ciddi tehlikeyle karşı karşıya bırakan ancak açık ceza infazkurumunda uygulanabilecek tedbirler ile asayiş ve düzeni sağlamanın mümkün olmadığınındeğerlendirilmesi hâlinde hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna geçici olarakgönderilmesi, disiplin cezasının kesinleşmesine kadar olan süreçte verilengeçici nitelikli bir tedbir kararıdır. Kanun’un 14. maddesinin (4) numaralıfıkrasında ise açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerden kınamadan başkabir disiplin cezası alanların kurum yönetim kurulunun kararı ile kapalı cezainfaz kurumlarına geri gönderilecekleri ve bu kararın infaz hâkiminin onayınasunulacağı hüküm altına alınmaktadır. Bu bağlamda 14. maddenin (4) numaralıfıkrasına göre verilen geri gönderme kararı, hükümlü hakkında disiplincezasının kesinleşmesinden sonra verilen ve disiplin cezasının bir sonucu olansürekli nitelikli bir karardır.
13. Kanun’un 48. maddesinde disiplin cezasının kaldırılması ileiyi hâlin kazanılması için öngörülen sürelerin verilen disiplin cezasının infazedildiği tarihten itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurukararında belirtilen tedbiren kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilen hükümlülerincezanın infazına kadar kapalı kurumda geçen sürelerinin alınacak olan disiplincezasının kaldırılma süresinden sayılmama sebebinin söz konusu düzenlemegereğince sürelerin cezanın infaz edildiği tarihten itibaren başlamasındankaynaklandığı ve itiraz konusu kuralla ilgisinin bulunmadığı açıktır.
14. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 19. ve 38. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerininİnfazı Hakkında Kanun’un 49. maddesinin (2) numaralıfıkrasının, Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 2/5/2018tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ