ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2017/173
Karar Sayısı : 2017/159
Karar Tarihi : 29.11.2017
R.G. Tarih – Sayı : Tebliğ edildi
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 7. VergiMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 15.7.2016 tarihli ve6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı KanunlardaDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 76. maddesinin birinci fıkrasının (c)bendinin Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptalinekarar verilmesi talebidir.
OLAY: Ücretsiz ders kitabı temini ve dağıtımı projesi kapsamındayüklenilen işin döviz kazandırıcı faaliyetlerden olduğu, bu nedenle damgavergisinden istisna tutulması gerektiği belirtilerek damga vergisinin iadesitalebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısınavaran Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralı da içeren 76. maddesi şöyledir:
“MADDE 76- Bu Kanunun;
a) 12 nci maddesi yayımını izleyen ayın başında,
b) 13 üncü, 39 uncu ve 40 ıncı maddeleri 1/1/2017 tarihinde,
c) 27 nci maddesiyle 488 sayılı Kanunun değiştirilen ek 2 ncimaddesinin (2) numaralı fıkrasının (n) ve (o) bendi hükümleri, bu Kanununyayımı tarihinden sonra yapılan proje ve işlere uygulanmak üzere yayımıtarihinde,
ç) 35 inci maddesiyle 492 sayılı Kanunun değiştirilen ek 1 incimaddesinin (2) numaralı fıkrasının (n) ve (o) bendi hükümleri, bu Kanununyayımı tarihinden sonra yapılan proje ve işlere uygulanmak üzere yayımıtarihinde,
d) 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendiyle yapılandüzenlemenin birinci paragrafı ile 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b)bendinin birinci alt bendi 2/8/2013 tarihinden itibaren yapılan işlemlereuygulanmak üzere yayımı tarihinde,
e) 51 inci maddesiyle 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesineeklenen (n) bendi 1/1/2018 tarihinde,
f) 62 nci maddesi 31/12/2017 tarihinde,
g) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk incelemetoplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Osman KODAL tarafındanhazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre mahkemeler,bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmündekararname kurallarını Anayasa’ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ilerisürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptaliiçin Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler. Ancak bu kurallar uyarıncabir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yönteminceaçılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptali istenenkuralların da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasakuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veyadavayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliktebulunan kurallardır.
3. Başvuran Mahkeme, 6728 sayılı Kanun’un 76. maddesinin birincifıkrasının (c) bendinin iptalini talep etmiştir. Kanun’un 76. maddesininbirinci fıkrasının (c) bendinde, Kanun’un 27. maddesiyle 488 sayılı DamgaVergisi Kanunu’nun değiştirilen ek 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (n) ve(o) bendi hükümlerinin bu Kanun’un yayımı tarihinden sonra yapılan proje veişlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.
4. Bakılmakta olan davada; ücretsiz ders kitabı temini ve dağıtımıprojesi kapsamında yüklenilen işin döviz kazandırıcı faaliyetlerden olduğu, bunedenle damga vergisinden istisna tutulması gerektiği belirtilerek ihale kararıve sözleşmeye ilişkin olarak tahsil edilen damga vergisinin iadesi talepedilmiştir.
5. 488 sayılı Kanun’un ek 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasında;Vergi,Resim, Harç İstisnası Belgesi’ne bağlanan döviz kazandırıcı faaliyetlereilişkin işlemler sayılmış ve bu işlemler nedeniyle belgenin geçerlilik süresiiçinde belgede yer alan tutarla sınırlı olmak kaydıyla düzenlenen kâğıtlarındamga vergisinden müstesna olduğu belirtilmiştir.
6. Somut olay, 488 sayılı Kanun’un ek 2. maddesinin (2) numaralıfıkrasının (a) bendinde belirtilen döviz kazandırıcı faaliyetlerden KalkınmaBakanlığınca yayımlanan cari yıl yatırım programında yer alan yatırımlardanuluslararası ihaleye çıkarılanların ihalesini kazanan yüklenici firmalarınfaaliyetlerine ilişkindir.
7. 488 sayılı Kanun’un ek 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasının(n) bendinde, ikili veya çok taraflı uluslararası anlaşmalar kapsamındaTürkiye’de gerçekleştirilen projeleri üstlenen kurum, kuruluş veya şirketler(bunlar tarafından yurt içinde projenin yürütülmesi amacıyla kurulan veya ortaklıkgerçekleştirilen şirketler dâhil) tarafından proje kapsamında verilen yapım veteslim işlerini yüklenen firmaların (alt yükleniciler hariç) faaliyetleri, aynıfıkranın (o) bendinde de kamu özel iş birliği kapsamında tesis yapımı veyenilenmesi işlerini üstlenen tam mükellef firmaların yapacakları hizmet vefaaliyetleri düzenlenmiştir. Bu bağlamda davanın 488 sayılı Kanun’un ek 2.maddesinin (2) numaralı fıkrasının (n) ve (o) bentlerinde düzenlenen dövizkazandırıcı faaliyetlerle ilgisi bulunmamaktadır. Bu itibarla 488 sayılıKanun’un ek 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (n) ve (o) bentlerininyürürlük tarihini düzenleyen itiraz konusu kuralın davada uygulanma olanağıbulunmamaktadır.
8. Açıklanan nedenlerle başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniylereddi gerekir.
9. Serdar ÖZGÜLDÜR,Serruh KALELİ, Recep KÖMÜRCÜ, Kadir ÖZKAYA veRıdvan GÜLEÇ bu görüşe katılmamışlardır.
III. HÜKÜM
15.7.2016 tarihli ve 6728 sayılı Yatırım Ortamınınİyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un76. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin, itiraz başvurusundabulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından,başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR,SerruhKALELİ, Recep KÖMÜRCÜ, Kadir ÖZKAYA ile Rıdvan GÜLEÇ’in karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA, 29.11.2017 tarihinde karar verildi.
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
KARŞIOY
İtiraz yoluna başvuran mahkeme 6728 sayılı Kanun’un 76.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin iptalini talep etmiştir.
Kural, Kanun’un 27. maddesi ile 488 sayılı Damga VergisiKanunu’nun değiştirilen ek 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (n) ve (o)bendi hükümlerinin “bu kanunun yayımı tarihinden sonra yapılan proje veişlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği”ni hüküm altınaalmış, atıfta bulunulan (n) bendinin; “ikili veya çok taraflıuluslararası anlaşmalar kapsamında Türkiye’de gerçekleştirilen projeleriüstlenen kurum, kuruluş veya şirketler (bunlar tarafından yurt içinde projeninyürütülmesi amacıyla kurulan veya ortaklık gerçekleştirilen şirketler dahil)tarafından proje kapsamında verilen yapım ve teslim işlerini yüklenenfirmaların” (alt yükleniciler hariç)şeklinde olduğu;(o) bendindeise “kamu özel iş birliği kapsamında tesis yapımı ve yenilenmesiişlerini üstlenen tam mükellef firmaların yapacakları hizmet ve faaliyetleri” ifadesininyer aldığı dikkate alındığında, maddeden bunların döviz kazandırıcıfaaliyetlerden sayıldığı ve bu nedenle bu kanunun yayımı tarihinden sonrayapılacak kapsamdaki projelerde damga vergisi istisnasının uygulanacağıanlaşılmaktadır.
Bakılmakta olan davada, davacı yüklenicisi olduğu “kitaptemin ve dağıtımı” projesi kapsamındaki işe ait ihale kararı vesözleşmesine ilişkin olarak kendisinden tahsil edilen damga vergisini işindöviz kazandırıcı faaliyet kapsamında olduğu nedeniyle iadesini talep ettiğianlaşılmaktadır.
Başvuran Mahkeme, 488 sayılı Yasa’nın 15/7/2016 tarih ve 6728sayılı Yasa değişikliği öncesinde, döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkinişlemlerle ilgili düzenlenen kağıtların damga vergisi istisnasının kaynağıfaaliyetlerin, uluslararası ihaleye açık olanlar veya yabancı para ile finanseedilen yapımlar olarak belirlendiğini Maliye Bakanlığınca çıkarılan birtebliğname ile açıklandığını belirtmiş,bilahare 2008 tarihli yeni bir tebliğile cari yıl yatırım programında yer alan uluslararası nitelikli ihale ve yineyabancı para ile finanse edilenlerinde döviz kazandırıcı faaliyet kapsamındaolduğunu açıklamışve yine 3/2012 tarihli bir tebliğ ile de bazı bakanlıklarınve komutanlıkların cari yıl yatırım programında yer almamış yatırım işlerininde bu kapsama alındığına işaret etmiştir.
Anılan bu tebliğlerin uygulanmaya ilişkin esaslarında ise,maddelerde açıklanan usul ve esaslar çerçevesinde bakıldığında, vergi resimharç istisna belgesi veya dahilde işleme izin belgesinden birine sahipolanların başkaca belge aranmadan bunları ibrazı üzerine de damga vergisiistisnasının uygulanacağının belirtildiği ifade edilmektedir.
Yani, istisnadan yararlanmak için faaliyet, döviz kazandırıcıolacak ve istenen iki belgeden birinin ibrazı da şart olacaktır. Ancak 6728sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesinde ki şekilde, uluslararası ihalelerdeihaleyi kazanan yerli firma yönünden muafiyet istisnası için bu şartlararanmamaktadır. Tebliğname ile kanuni düzenlemenin kapsamının daraltılmışolduğu iddiası yanında bununla ilgili bu yöndeki kabulü teyit eden Danıştay 9.Dairesinin 2014/4252 E., 2015/6404 K. sayılı kararına da atıfta bulunulmuştur.Karara göre de damga vergisi ve harç istisnası uygulamasına ilişkin çıkarılantebliğlerin, sadece döviz kazandırıcı faaliyetlerin türünü belirlemeklekalmaması yanında, bunlara vergi istisnası uygulanabilmesi için söz konusuyatırımın kapsamını belirlediği ve istisna belgesinin ibrazının zorunluluğu ilebelgenin geçerlilik sürelerinin yeniden belirleyen bu düzenlemenin hukukaaykırı olduğu, kanunda öngörülmeyen bir takım kayıt ve koşulların kanuni birhakkın kullanılmasına genel tebliği ile engel getirilemeyeceği sonucuna ulaşanve neticede vergiden muaf tutulmamanın hukuka aykırılığına ilişkin bir kararailişkin olduğu görülmektedir.
Nitekim, Danıştay kararında bahsi geçen durumun ilk derecemahkemelerince de benimsenmesi ve uygulanması ile 488 sayılı Kanun’un ek 2.maddesi 7/2016 tarih ve 6728 sayılı Yasa’nın 27. maddesi ile ihtilaflarınönlenmesini teminen getirilen değişiklikler ile ihracat ve diğer dövizkazandırıcı faaliyetler ve istisna uygulamalarının usul ve esaslarının kanunhükmüne uyarlandığı ve değişiklik öncesi mahkemelerinin, tebliğ ile getirilenkoşullara bağlı bir hakkın kullanılmasının önüne geçilmesinin mümkün olamayacağıve bu nedenle damga vergilerinin iadesi yönündeki kararlarının artık önünegeçildiği anlaşılmaktadır.
İtirazen iptal yoluna gelen mahkemenin önünde görülmekte bulunandavada, yargılama konusu ihale, değişiklik yapılan kanunun yürürlük tarihindenönce yapılmıştır.
Mahkeme bakmakta olduğu davada, cari yıl yatırım programında yeralmadığı ve vergi resim, harç istisna belgesi ibraz edilmediği nedenleri iledavacıdan tahsil edilen DAMGA VERGİSİNİN, YERSİZ OLDUĞU, işin yapıldığı tarihtemevcut yasada OLMAYAN belge ibrazı gibi yeni koşulların iptali istenenfıkrada yer alan bentler kapsamı nedeniyle oluştuğunu ve bu nedenle yasadeğişikliği öncesinde olmayan şartlar yönünden mahkemelerce damga vergisininiadesi kararlarının isabetli olduğu düşüncesindedir.
Yani mahkemenin önünde görülmekte bulunan davada, 488 sayılıDamga Vergisi Kanunu’nda değişiklikle getirilen yeni koşullar, yasanınyürürlüğe giriş tarihinden (8.8.2016) önce yapılmış dava konusu projeye,yürürlük sonrası hükümlerin (iptal konusu kuralın) tatbikinin beklenilmesininhukuki güvenlikle bağdaşmadığı bu yönüyle Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatinioluşan mahkemenin bu nedenle başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Aleyhe düzenleme içeren kanunların geçmişe yürümezliği ilkesininsomut davaya uygulanamayacağını düşünen mahkeme nezdinde, maddenin (n) ve (o)bentlerinin kapsadığı içerik itibari ile buna engel olduğunu, bu içeriğe sadıkkalınarak yapılacak yorum ile damga vergisi ödeme istisnasının doğmamasıkarşısında yüklenicinin beklemediği ya da mahkeme (dava) yolu ile iade alacağınıbildiği ancak değişiklik karşısında alamamak durumu ile mali ek bir külfet ilekarşılaşacağı düşüncesi ile mahkememize başvurduğu açıktır.
Mahkememizce itirazen iptal başvurularında 6216 sayılı Yasa’nın40. maddesi kapsamında iptali istenen kuralın, Anayasanın hangi hükümlerineaykırı olduğuna ilişkin gerekçe bulundurulması yeterli iken, mahkeme süreciiçinde iptali istenen kuralın davada uygulanacak kural olması şartını aramış veuygulanacak kuralın bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkansorunların çözümünde VEYA davayı sonuçlandırmada OLUMLU ya da OLUMSUZ yöndeetki yapacak nitelikte bulunan kurallar olmasını belirleyerek kapsamınıdaraltma yoluna gitmiştir.
Ancak, uygulamada başvurunun ilk inceleme aşamasında iptaliistenen kuralın uygulanacak kural olma gerekliliği, ihtilafın çözümünde davayısonuçlandırmakla ilgili olduğu düşünülen kuralın yetki, görev, kapsam, lafız,amaçsal yorum da dahil, suçun veya davanın hukuki vasfını da son merciiye aitbir kesinlik nitelemesi ile bir çok yönden değerlendirilmekte, adeta derecemahkemesi karar sonucuna ulaşılmaktadır.
Somut olayda, yukarıda anlatıldığı gibi başvuran mahkeme,uyuşmazlığı olayın doğum tarihi itibari ve yargılama sürecinde değişikliğeuğrayan yasalar yönünden ele almış, uygulama ve içtihatlardan örnekleri devererek, bu davada aslında nasıl bir hukuki sonuca ulaşabileceğine de işaretetmiş ve ancak bu sonucun elde edilmesine engel olacak hükümlerin itirazeniptali istenen kural olduğunu düşünerek de maddenin iptalini istemiştir. Ancakmahkememiz çoğunluk düşüncesi adeta mahkemeye bakılmakta olan davada düşündüğügibi değil de aslında ne karar vermesi gerektiğini hatırlatacak biçimde birdeğerlendirme ile görülmekte bulunan davanın sonucunu gösterecek bir yaklaşımile itiraz konusu kuralın davada uygulanamayacağına oy çokluğu ile karar vermişbulunmaktadır.
Bu yaklaşım ile Anayasa Mahkemesinin görev alanı, hukukdevletinin hukuki güvenilirlik ilkesine ve yasaların Anayasa’ya uygunluğunudenetleme işlevine uygun olmayan bir şekilde daraltılmakta ve asıl ihtilafıçözmekle görevli derece mahkemelerinin görev alanlarına gereği ötesi birmüdahale yapıldığı düşünülmektedir.
Mahkememizin tabi ki denetlediği kural içinde yer alan davakonusundan uzak kendisinden olumlu ya da olumsuz hiçbir şekildeyararlanılmayacak ilgisiz kelime, sözcük veya cümle gibi hükümleri ayıklama vesınırlaması görev alanında kabul ediliyor ise de, başvuran mahkemenin itirazeniptali istediği davada uygulanacak kural konusundaki kural ve kanaatinin, birtemyiz mahkemesi hüviyetinden ziyade başvuru konusu kural hakkında açık, net vebariz bir takdir hatası yapıp yapmadığı, kural ile dava konusu içeriğin yeterliilliyete sahipliği ve hukuki hata ve keyfilik denetimi şekli ile sınırlı olarakyapılması gerektiği düşünülmektedir.
Mahkemece iptali istenen kuralın somut dosya ile ilgisinin açıkanlatıldığı ve dava ile ilgili hükmünü de iptali istenen maddenin ilgilifıkrasının kendince belirlediği yorumu üzerine kuracağı açık olan olayda,iptali istenen normun davada uygulanacak kural olmadığını düşünen çoğunlukgörüşünekatılınmamıştır.
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
KARŞI OY
Başvuran Mahkemenin elindeki davanın davacısı olan ortaklık 2016yılında gerçekleştirilen ücretsiz Ders Kitabı Temini ve Dağıtımı Projesi işineait ihale ve ihaleye bağlı sözleşme nedeniyle 29.6.2016 ve 11.7.2016tarihlerinde toplam 449.998,21 lira damga vergisi ödemiş, ardından da tahakkukve tahsil işleminin iptali istemiyle dava açmıştır.
Bu esnada, hükümlerinin enazından bir kısmı olayda doğrudanuygulanacak kural olan 488 sayılı Damga Vergisi Kanunun Ek 2. maddesi, 9.8.2016günlü Resmî Gazete’de yayınlanan 15.7.2016 kabul tarihli 6728 sayılı Kanunun27. maddesi ile değiştirilmiştir.
Yeniden düzenlenen Ek 2. maddenin birinci fıkrasında, ihracat veihracata ilişkin olduğunun tevsiki kaydıyla fıkrada sayılan işlemler nedeniyledüzenlenen kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu; 2. fıkrasında vergi,resim, harç istisnası belgesine bağlanan ve fıkrada sayılan diğer dövizkazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemler nedeniyle, belgenin geçerlilik süresiiçinde belgede yer alan tutarla sınırlı olmak kaydıyla, düzenlenen kağıtlarındamga vergisinden müstesna olduğu; 3. fıkrasında ise vergi, resim, harçistisnası belgesi almak amacıyla proje formu ekinde verilecek taahhütnameler ile2. fıkranın kimi bentlerinde sayılan işlem ve faaliyetlere ilişkin sözleşmesafhasından önceki teminatlar ile ihale kararlarına belge aranmaksızın resendamga vergisi istisnası uygulanacağı öngörülmüş; maddenin devamında da bazıtanımlara ve madde hükümlerinin nasıl uygulanacağına ilişkin düzenlemelere yerverilmiştir.
6728 sayılı Kanunun 76. maddesinde ise bu kanunla getirilendüzenlemelerin yürürlüğe gireceği tarihler düzenlenmiştir. Maddenin (c)bendinde, 488 sayılı Damga Vergisinin Kanununun ek 2. maddesinin yenihükümlerinden olan (2) numaralı fıkranın (n) ve (o) bendi hükümlerinin buKanunun yayımı tarihinden yani 9.8.2016 tarihinden sonra yapılan proje veişlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yani 9.8.2016 tarihinde; yeni ek 2.maddenin diğer hükümlerinin ise yayımı tarihinde yani 9.8.2016 tarihindeyürürlüğe gireceği ön görülmüştür.
Başvuran Mahkeme elindeki uyuşmazlıkta uygulanacağı mevzuatıntarihsel gelişimini (3505 sayılı Kanunun ilgili hükümlerini, 5035 sayılıKanunun ilgili hükümlerini, ilgili Genel Tebliğ Hükümlerini) irdelediktensonra, 6728 Kanunla yapılan değişiklikten önceki dönemde 488 sayılı Kanundauluslar arası ihaleleri kazanan yerli firmaların damga vergisi istisnasıkapsamında olmaları yönünden böyle bir şart öngörülmemesine rağmen, bu Kanunagöre çıkarılan Genel Tebliğler ile yasal düzenlemenin kapsamı daraltılarak,anılanfirmaların ilgili faaliyetlerinin döviz kazandırıcı faaliyet olması veaynı zamanda “vergi resim harç istisnası belgesi”ni veya “dahildeişleme izin belgesi”ni ibraz etmeleri koşullarının birlikte aranıldığını;vergi yargısınca da “… ihalenin, Devlet Planlama Müsteşarlığıncayayımlanan yatırım programlarında yer almadığı ve vergi resim harç istisnabelgesinin ibraz edilmediği nedenine dayanılarak ilgilinin istisnadanyararlanamayacağının söylenemeyeceği, Kanunda öngörülmeyen bir takım kayıt vekoşulların Genel Tebliğler ile getirilmesi suretiyle kanuni bir hakkınkullanılmasının engellenemeyeceği...” gerekçesiyle elindeki davanındavacısı konumundaki ortaklıkla aynı durumda olan firmalar adına tahakkukettirilip tahsil edilen damga vergilerinin iadesine karar verildiğini; 6728sayılı Kanunun 27. maddesi ile getirilen yeni düzenleme ile Genel Tebliğhükümlerinin yasalaştırılması suretiyle vergi yargısının anılan niteliktekararlar vermesinin önüne geçildiğini, yürürlük maddesi ile de söz konusudüzenlemenin geçmişe yürütüldüğünü değerlendirmiş, kuralın ileriye dönükuygulanması konusunda bir itirazda bulunmamış, geriye yürütülmesini iseAnayasa’ya aykırı olarak değerlendirmiş, elindeki uyuşmazlığı yeni geçici 2.maddenin hangi hükmüne göre çözeceğini belirtmeden maddenin 2. fıkrasının (n)ve (o) bentleri dışında kalan hükümlerinden hangisini uygularsa uygulasın, (n)ve (o) bentlerinin yürürlük tarihini düzenleyen 76. maddenin (c) bendinde yeralan “… bu kanunun yayımı tarihinden sonra yapılan proje ve işlereuygulanmak üzere...” ibaresinin mefhumu muhalifinden o hükümlerin ((n)ve (o) bendi dışındaki hükümlerinin) bu kanunun yayımı (9.8.2016) tarihindenönce yapılan proje ve işlere de uygulanacağı sonucuna varılmış, böyle olunca daişin yapıldığı esnada aranılmaması gereken koşulların sonradan aranılır halegelmesi ile aleyhe bir durumun ortaya çıktığı tespiti yapılmış; nitekim AnkaraBölge İdare Mahkemesi tarafından da aynı yorumun yapıldığı zira, ellerindekidavanın konusunu oluşturan ihale işlemi kanunun yayımı tarihinden önce yapılmışolmasına rağmen söz konusu kanun değişikliğinin yukarıda belirtilen şekildegeriye yürütülmesi suretiyle, mahkemelerince davacı lehine verilen yürütmeyidurdurma kararının kaldırılmasına karar verildiği belirtilmiş, hal böyle oluncada elindeki uyuşmazlığı 9.8.2016 tarihinden önceki duruma göre çözmesine engelolarak gördüğü 6728 sayılı Kanunun 76. maddesinin (c) bendinin iptali istemiyleAnayasa Mahkemesine başvurmuştur.
Belirtilen duruma göre başvuran mahkemenin elindeki davabağlamında 6728 sayılı Kanunun 76. maddesinin (c) bendinin, (Anayasa’ya aykırıolup olmadığı biryana) olayda, en azından bir tanesinin uygulanacağında kuşkubulunmayan 488 sayılı Damga Vergisi Kanunun 6728 sayılı Kanunun 27. maddesi iledeğiştirilen Ek 2. maddesinin hangi hükümlerinin hangi tarihten itibarenmeydana gelen olaylara hangi tarihten itibaren uygulanacağının tespitibakımından mutlaka müracaat edileceğinden, iptali istenilen kural olaydauygulanacak kuraldır. Bu nedenle Mahkememizin çoğunluğunun aksi yöndekigörüşüne dayalı karara katılmıyoruz.
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ