ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2017/170
Karar Sayısı : 2018/77
Karar Tarihi : 5/7/2018
R.G.Tarih- Sayısı :16/8/2018-30511
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Gaziantep17. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 13/12/2004tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a5/4/2012 tarihli ve 6291 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle eklenen 105/A maddesinin(8) numaralı fıkrasının Anayasa’nın 2. ve 5. maddelerine aykırılığı ilerisürülerek iptali talebidir.
OLAY: Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilmekteolan hükümlünün kapalı infaz kurumuna iadesine karar verilmesine rağmen iki güniçinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmaması nedeniyle açılan kamudavasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ
A. İptali İstenen Kanun Hükmü
Kanun’a 6291 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle eklenen 105/Amaddesinin itiraz konusu (8) numaralı fıkrası şöyledir:
“Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken süreninbitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ilekapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde enyakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılıTürk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümleruygulanır.”
B. İlgili Görülen Kanun Hükümleri
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292. ve 293.maddeleri şöyledir:
“Hükümlü veya tutuklunun kaçması
Madde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veyagözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlühakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde,bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya hükümlütarafından birlikte işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezabir katına kadar artırılır.
(4) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesisebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi ya daeşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere görecezaya hükmolunur.
(5) Bu maddede yazılı hükümler, ceza infaz kurumu dışındaçalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası adlî para cezasından çevrilmiş olanlarhakkında da uygulanır.
(6) (Mülga: 29/6/2005 – 5377/33 md.)
Etkin pişmanlık
Madde 293- (1) (...) tutuklu veya hükümlünün, kaçtıktan sonraetkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olması halinde, kaçtığı gündenitibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak,verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak, kaçmasüresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve YusufŞevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 15/11/2017 tarihinde yapılan ilkinceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural ve sınırlama sorunlarıgörüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152. ve 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerinegöre bir davaya bakmakta olan mahkemenin o dava sebebiyle uygulanacak birkanunun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesihâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddiolduğu kanısına varması durumunda mahkeme, bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesinebaşvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir mahkemenin AnayasaMahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemeningörevine giren bir davanın bulunması, iptali istenen kuralın da o davadauygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanındeğişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunankurallardır.
3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme 5275 sayılı Kanun’un 105/Amaddesinin (8) numaralı fıkrasının iptalini talep etmiştir. İtiraz konusukuralda, denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken süreninbitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ilekapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde enyakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında 5237 sayılıKanun’un 292. ve 293. maddelerinde yazılı hükümlerin uygulanacağıhükme bağlanmıştır.
4. İtiraz yoluna başvuran Mahkemede bakılmakta olan davada,denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezası infaz edilmekte olanhükümlünün denetim planına uymaması nedeniyle infaz hâkimliği tarafından 5275sayılı Kanun’un 105/A maddesinin (6) numaralı fıkrasının (b) bendi gereğince koşullusalıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için kapalı ceza infazkurumuna iadesine karar verilmiş ancak hükümlünün itiraz konusu kural gereğinceiki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmaması nedeniylehakkında kamu davası açılmıştır. Bu itibarla Kanun’un 105/A maddesinin (8)numaralı fıkrasının “Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesigereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaatetmeyenler ile…” bölümünün söz konusu davada uygulanma olanağıbulunmamaktadır. Bu nedenle anılan bölüm yönünden başvurunun Mahkemeninyetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
5. Öte yandan itiraz konusu kuralın “…hakkında, 5237sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümleruygulanır.” bölümü fıkranın davada uygulanacak kural olmayan “Denetimliserbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren ikigün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile…” bölümü için degeçerli ortak hüküm niteliğindedir. Bu nedenle esasa ilişkin incelemenin “…kapalıceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakınCumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler…” ibaresi ile sınırlı olarak yapılması gerekir.
6. Açıklanan nedenlerle 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza veGüvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a 5/4/2012 tarihli ve 6291 sayılıKanun’un 1. maddesiyle eklenen 105/A maddesinin (8) numaralı fıkrasının;
A. “Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaatetmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşınmüracaat etmeyenler ile…” bölümünün, itirazbaşvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağıbulunmadığından, bu bölüme ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyleREDDİNE,
B. “…kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesinerağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayanhükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncümaddelerinde yazılı hükümler uygulanır.” bölümünün esasınınincelenmesine, esasa ilişkin incelemenin “…kapalı ceza infaz kurumunaiade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyetbaşsavcılığına teslim olmayan hükümlüler…” ibaresi ile sınırlı olarakyapılmasına
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
7. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanunhükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
A. İtirazın Gerekçesi
8. Başvuru kararında özetle 5237 sayılı Kanun’un hapis cezasınınertelenmesini düzenleyen 51. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcımadde satın alma, kabul etme veya bulundurma ya da uyuşturucu veya uyarıcımadde kullanma suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesini düzenleyen191. maddesinde ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nunhükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen 231. maddesinde öngörülendenetimli serbestlik hükümlerine uyulmamasının sonuçları ile itiraz konusukural gereğince öngörülen denetimli serbestlik tedbirine uyulmamasınınsonuçları arasında ayrım yapıldığı, cezası ertelenen hükümlünün denetimeuymadığında geri kalan cezasının infaz edildiği, hakkında kamu davasınınaçılması ertelenen şüpheli denetimi ihlal ettiğinde ertelenen kamu davasınınaçıldığı, hakkındaki hüküm geri bırakılan kişi denetimi ihlal ettiğinde geribırakılan hükmün açıklandığı, itiraz konusu kural gereğince cezası infazedilmekte iken denetimli serbestlik ile tahliye edilen hükümlünün denetimeuymaması hâlinde ise hem geri kalan cezasının infaz edildiği hem de cezayaptırımı ile karşı karşıya kaldığı, bunun adaletli olmadığı belirtilerekkuralın Anayasa’nın 2. ve 5. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
9. Kanun’un itiraz konusu kuralın yer aldığı 105/Amaddesinin (8) numaralı fıkrasında, denetimli serbestlik müdürlüğünemüracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasınakarşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararıverilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslimolmayan hükümlüler hakkında 5237 sayılı Kanun’un 292. ve 293. maddelerindeyazılı hükümlerin uygulanacağı hüküm altına alınmaktadır. İtiraz konusukural “…kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen ikigün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler…” ibaresidir.
10. 5237 sayılı Kanun’un 292. maddesinde hükümlü veya tutuklununkaçması suçu düzenlenmiş olup tutukevinden, ceza infaz kurumundan veyagözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlühakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına, bu suçun cebir veya tehditkullanılarak işlenmesi hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasınahükmolunacağı belirtilmekte; 5237 sayılı Kanun’un 293. maddesindeise bu suçta etkin pişmanlık hükümleri düzenlenmektedir. Bu bağlamdaitiraz konusu kural gereğince kapalı ceza infaz kurumuna iade kararıverilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslimolmayan hükümlüler hakkında itiraz konusu kuralın atfıyla 5237 sayılı Kanun’un292. ve 293. maddelerinde düzenlenen suçun ceza yaptırımı ile etkinpişmanlık hükümleri uygulanacaktır.
11. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
12. Hukuk devletinde; ceza ve ceza yerine geçen güvenliktedbirlerine ilişkin kurallar Anayasa’ya aykırı olmamak üzere ülkenin sosyal,kültürel yapısı, ahlaki değerleri ve ekonomik hayatın gereksinimlerini gözönüne alan suç politikasına göre belirlenir. Kanun koyucu, izlediği suçpolitikası gereği bazı fiilleri ceza hukuku alanından çıkarabileceği gibikorudukları hukuki yararları ve neden olduğu sonuçları esas alarak birtakımsuçları farklı yaptırımlara da tabi kılabilir. Kanun koyucunun bu konudakitercih ve takdirinin yerindeliğinin incelenmesi, anayasal denetimin kapsamıdışında kalmaktadır.
13. 5275 sayılı Kanun’a 105/A maddesini ekleyen 6291 sayılıKanun’un genel gerekçesinde belirtildiği gibi cezalandırmada temel amaçsuçluların ıslahı ve topluma kazandırılmasıdır. Suçluların ıslahı ve toplumakazandırılması bakımından hükümlülerin salıverilme sonrası hayata uyumlarınınkolaylaştırılması, toplum içine kontrol altında, planlı bir şekildebırakılmaları ve dışarıda desteklenmeleri kritik bir öneme sahiptir. Bukapsamda öngörülen denetimli serbestlik kanunlarla belirlenen, şüpheli, sanıkve hükümlüler hakkında mahkemelerce hapis cezası yerine verilen seçenek ceza vetedbirlerin uygulanması ile şüpheli, sanık ve hükümlülerin toplum içindedenetim, takip ve iyileştirilmesini kapsayan alternatif bir ceza ve infazmüessesesidir. Denetimli serbestlik kapsamında; kamuya yararlı bir işteücretsiz olarak çalıştırma, zorunlu olarak eğitim programlarına katılma, belliçevre sınırları dışına çıkmama veya belirlenen yerlere gitmeme, konuttan ya dabelirlenen bir çevreden ayrılmama, yurt dışına çıkmama, belirlenen bir stadagitmeme, belirli zamanlarda karakola veya denetimli serbestlik birimlerinegiderek imza atma, tedavi programlarına katılma, eğitim kurumuna devam etmegibi tedbirler uygulanmaktadır.
14. Mevzuatımızda infaz süresi; kapalı ceza infaz kurumundageçirilen süre, açık ceza infaz kurumunda geçirilen süre ve şartla tahliyetarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasındaki süre olmak üzere üç aşamadanoluşmaktadır. Kanun’un 105/A maddesinde, haklarındaki kesinleşmiş ceza hükmüinfaz edilmekte olan ve cezasının son altı ayını kesintisiz olarak açık cezainfaz kurumunda iyi hâlli olarak geçirmiş olup koşullu salıverilmesine bir yılveya daha az bir süre kalan hükümlülerin ceza infaz kurumunda geçirilen süreninson bir yılının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle dışarıdainfaz edilebilmesine yönelik yeni bir infaz rejimi öngörülmektedir.
15. Kanun’un 105/A maddesinde belirlenen koşullarda hükümlülereverilen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz imkânınakarşılık hükümlünün de denetimli serbestlik kurumunun gerektirdiğiyükümlülüklere uyması gerekir. Bu yükümlülüklerden biri de uygulanan denetimliserbestlik kurumunda Kanun’da belirtilen hâllerde hükümlünün kapalı ceza infazkurumuna iadesine karar verilmesi üzerine iki gün içinde en yakın Cumhuriyetbaşsavcılığına teslim olmasıdır. İtiraz konusu kuralla koşullu salıverilmesinebir yıl veya daha az bir süre kalan hükümlünün, kalan cezasının denetimliserbestlik tedbirleri uygulanmak suretiyle infaz edilmekte iken kapalı ceza infazkurumuna iadesine karar verilmesi üzerine iki gün içinde en yakın Cumhuriyetbaşsavcılığına teslim olmaması halinde, hakkında 5237 sayılı Kanun kapsamındahükümlü veya tutuklunun kaçması suçuna ilişkin ceza yaptırımının uygulanacağıhüküm altına alınmıştır. Bu suretle bir yandan denetimli serbestlik kurumununsuistimal edilmeden işlemesi, diğer yandan ceza infaz sistemininetkin bir biçimde işlemesi, böylece suçların ve suçluların takibinin teminedilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
16. Denetimli serbestlik kurumu, başvuru kararında sözü edilenhapis cezasının ertelenmesi, kamu davası açılmasının ertelenmesi ve hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kurumlarından farklı niteliktedir. 5237 sayılıKanun’un 51. maddesinde hapis cezasının ertelenmesi kurumu düzenlenmektedir.Buna göre, işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasınamahkûm edilen kişinin cezasının, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydanfazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve suçu işledikten sonra yargılamasürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusundamahkemede bir kanaatin oluşması hâlinde hâkim tarafından ertelenebileceğibelirtilmiş ve cezası ertelenen hükümlü hakkında bir yıldan az, üç yıldan fazlaolmamak üzere bir denetim süresi öngörülmüştür. 5237 sayılı Kanun’un 191.maddesinde ise kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabuletme veya bulundurma ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundandolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 5271 sayılı Kanun’un 171.maddesindeki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılmasınınertelenmesine karar verileceği, erteleme süresi zarfında şüpheli hakkındaasgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanacağı hükmebağlanmıştır. 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinde de sanığa yüklenensuçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın iki yıl veya daha azsüreli hapis veya adli para cezası olması hâlinde mahkeme tarafından hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, bu kararın verilmesihâlinde sanığın beş yıl süreyle denetime tabi tutulacağı düzenlenmiştir.
17. 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinde öngörülen denetimliserbestlikte, madde gerekçesinde de ifade edildiği gibi hükümlü hakkındaverilen cezanın infazının devam ettiği aşamada cezaların infazında mümkünolduğunca yarı özgürlük, açık rejimler ya da geçici yerleşmeler gibi yöntemlerkullanılarak alternatif bir infaz rejimi oluşturmak suretiyle hükümlülerinyeniden suç işleme risklerini azaltmak, tahliye şartlarına uyumunugerçekleştirmek, toplumsal kurallara uyma becerilerini geliştirmek, onlarısosyal hayata hazırlamak ve toplumun hükümlüye olumsuz bakışını azaltmakamaçlanmaktadır. Oysa hapis cezasının ertelenmesi, kamu davasının açılmasınınertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumları, gerekkoşulları gerekse korunmak istenen menfaat ve amaçlar yönünden farklı hukukikurumlardır. Dolayısıyla koşulları, hukuki menfaat ve amaçları farklı hukuki kurumlar yönünden ilgililerin yükümlülüklerini yerinegetirmemesine bağlı olarak farklı sonuçlar öngörülebileceği kuşkusuzdur. Bunedenle farklı hukuki kurumları birbiri ile karşılaştırmak suretiyle yapılandeğerlendirme anayasal denetime esas oluşturmaz.
18. İtiraz konusu kuralla, cezası infaz edilmekte olan hükümlühakkında öngörülen denetimli serbestlik uygulamasında, hükümlününyükümlülüklerine uymaması halinde eyleminin niteliği, işleniş şekli,verilen cezanın infaz sistemine etkisi, ceza infaz sistemi içinde denetimliserbestlik kurumunun suistimal edilmeden etkin bir biçimde uygulanması vehükümlülerin takibinin sağlanması hususlarının gözetilerek söz konusuhükümlüler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 292. ve 293. maddelerininuygulanacağının öngörülmesinde hukuk devleti ilkesine aykırı bir yönbulunmamaktadır.
19. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 5. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerininİnfazı Hakkında Kanun’a 5/4/2012 tarihli ve 6291 sayılı Kanun’un 1. maddesiyleeklenen 105/A maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan “…kapalı cezainfaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakınCumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler…” ibaresinin Anayasa’yaaykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 5/7/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLEkarar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ