ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2017/20
Karar Sayısı : 2018/75
Karar Tarihi : 5/7/2018
R.G. Tarih – Sayı : 30/11/2018 – 30611
İPTAL DAVASINI AÇAN: Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri EnginALTAY, Levent GÖK ve Özgür ÖZEL ile birlikte 121 milletvekili (2017/20)
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR:
1. Bakırköy 19. İşMahkemesi (E.2018/4)
2. Bakırköy 31. İşMahkemesi (E.2018/29)
DAVA ve İTİRAZLARIN KONUSU:
A. 3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun;
1. 3. maddesinin (8) numaralı fıkrasının,
2. 4. maddesinin;
a. (2) numaralı fıkrasının (a) bendinin,
b. (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin,
3. 10. maddesinin (4) numaralı fıkrasının,
4. 12. maddesinin 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KanunHükmünde Kararname’nin 176. maddesiyle değiştirilen (6) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesinde yer alan “…uzmanlık dalında…” ibaresinin,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun;
1. 266. maddesinin (1) numaralı fıkrasına, 3/11/2016 tarihlive 6754 sayılı Kanun’un 49. maddesiyle eklenen üçüncü cümlenin,
2. 6754 sayılı Kanun’un 50. maddesiyle değiştirilen 268.maddesinin 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 161. maddesiyle değiştirilen(2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…uzmanlıkdalında…” ibaresinin,
Anayasa’nın 2., 9., 10., 13., 36., 48., 49. ve 138. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına kararverilmesi talepleridir.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
İptali talep edilen kuralların da yer aldığı;
A. 6754 sayılı Kanun’un 3., 4., 10. ve 12. maddelerininilgili bölümleri şöyledir:
“MADDE 3- …
(8) Ulusal Yargı AğıBilişim Sistemi ile bu Sisteme entegre bilişim sistemleri veya yazılımlarvasıtasıyla ulaşılabilen bilgiler veya çözülebilen sorunlar için bilirkişiyebaşvurulamaz.”
“MADDE 4- (1) Bu Kanunla verilen görevleri yerinegetirmek üzere Bilirkişilik Danışma Kurulu kurulmuştur.
(2) Danışma Kurulu aşağıdaki üyelerden oluşur:
a) AdaletBakanlığı Müsteşarı
b) Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Sekreteri
c) Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürü
ç) Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü
d) Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu tarafından Yargıtay ceza vehukuk dairelerinden seçilen birer üye olmak üzere toplam iki kişi
e) Danıştay Başkanlık Kurulu tarafından Danıştay idari dava dairelerive vergi dava dairelerinden seçilen birer üye olmak üzere toplam iki kişi
f) Yükseköğretim Kurulu tarafından üniversitelerin öğretimüyeleri arasından seçilen toplam üç kişi
g) Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesi tarafından,istekleri bulunan, bölge adliye ve bölge idare mahkemelerinde görev yapan birerhâkim olmak üzere seçilen toplam iki kişi
ğ) Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesi tarafından,istekleri bulunan ve birinci sınıf olan; adli yargı ilk derece hukuk ve cezamahkemelerinde görev yapan birer hâkim, bir Cumhuriyet savcısı ve idari yargıilk derece idare ve vergi mahkemelerinde görev yapan birer hâkim olmak üzereseçilen toplam beş kişi
h) Adalet Bakanlığı tarafından Adlî Tıp Kurumunda görev yapanlararasından seçilen bir kişi
ı) Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından TürkiyeBilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunda görev yapanlar arasından seçilen birkişi
i) İçişleri Bakanlığı tarafından Jandarma Genel KomutanlığıJandarma Kriminal Daire Başkanlığında ve Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal DaireBaşkanlığında görev yapanlar arasından birer olmak üzere seçilen toplam ikikişi
j) Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından avukatlararasından seçilen bir kişi
k) Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Yönetim Kurulutarafından mühendis veya mimarlar arasından seçilen bir kişi
l) Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli MaliMüşavirler Odaları Birliği Yönetim Kurulu tarafından serbest muhasebeci malimüşavir veya yeminli mali müşavirler arasından seçilen bir kişi
m) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu tarafındanseçilen bir kişi
n) Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu Yönetim Kurulutarafından seçilen bir kişi
o) Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu tarafından seçilen birkişi
(3) Danışma Kurulunun Başkanı Adalet Bakanlığı Müsteşarıdır. Müsteşargerekli gördüğünde yardımcılarından birini Kurula başkanlık etmek üzeregörevlendirebilir. Başkan, Danışma Kurulunu temsil eder ve Kurultoplantılarının gündemini belirler.
…”
“ MADDE 10- …
(4) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı biruzmanlığa sahip olduğunu ve birinci fıkradaki şartları taşıdığınıbelgelendirmediği takdirde, bilirkişilik siciline ve listesine kaydedilemez.”
“MADDE 12- (1) Bilirkişilik sicilinde aşağıdakihususlar ile gerekli görülen diğer bilgiler yer alır:
…
(6) Bölge kurulunun hazırladığı listede bilgisinebaşvurulacak uzmanlık dalında bilirkişi bulunmaması hâlinde,diğer bölge kurulları bilirkişilik listelerinden, burada da bulunmamasıhâlinde, 10 uncu maddenin (d), (e) ve (f) bentleri hariç birinci fıkrasında yeralan şartları taşımak kaydıyla listelerin dışından bilirkişigörevlendirilebilir. Listelerin dışından görevlendirilen bilirkişiler, bölgekuruluna bildirilir.
…”
B. 6100 sayılı Kanun’un 266. ve 268. maddeleri şöyledir:
“MADDE 266- (1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknikbilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahutkendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişikcümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlikmesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konulardabilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuköğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunubelgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.”
“MADDE 268- (Değişik : 3/11/2016-6754/50 md.)
(1) Bilirkişiler, bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esasalınmak suretiyle bilirkişilik bölge kurulu tarafından hazırlanan listede yeralan kişiler arasından seçilir. Ancak kendi bölge listesinde ilgili uzmanlıkalanında bilirkişi olmasına rağmen diğer bir bölgedeki bilirkişinin,görevlendirme yapılan yere daha yakın bir mesafede bulunması durumunda, bulisteden de görevlendirme yapılabilir.
(2) Bölge kurulunun hazırladığı listede bilgisinebaşvurulacak uzmanlık dalında bilirkişi bulunmaması hâlinde,diğer bölge kurullarının listelerinden; burada da bulunmaması hâlinde,Bilirkişilik Kanununun 10 uncu maddesinin (d), (e) ve (f) bentleri hariçbirinci fıkrasında yer alan şartları da taşımak kaydıyla listelerin dışından bilirkişigörevlendirilebilir. Listelerin dışından görevlendirilen bilirkişiler, bölgekuruluna bildirilir.
(3) Kanunların görüş bildirmekle yükümlü kıldığı kişi vekuruluşlara görevlendirildikleri konularda bilirkişi olarak önceliklebaşvurulur. Ancak kamu görevlilerine, bağlı bulundukları kurumlarla ilgili davave işlerde, bilirkişi olarak görev verilemez.”
II. İLK İNCELEME
A. E.2017/20 Sayılı Dava Yönünden
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, MuammerTOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Recai AKYEL veYusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 9/2/2017 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğüdurdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLEkarar verilmiştir.
B. E. 2018/4 Sayılı Başvuru Yönünden
2. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, OsmanAlifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, MuammerTOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, RecaiAKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 18/1/2018 tarihinde yapılan ilkinceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas incelemeaşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
C. E. 2018/29 Sayılı Başvuru Yönünden
3. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, OsmanAlifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal MümtazAKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA,Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 15/3/2018tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığındanişin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esasinceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. BİRLEŞTİRME KARARLARI
A. E. 2018/4 Sayılı Başvuru Yönünden
4. A. 6754 sayılı Kanun’un;
1. 3. maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan “…veyaçözülebilen sorunlar…” ibaresinin,
2. 10. maddesinin (4) numaralı fıkrasının,
3. 12. maddesinin 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin176. maddesiyle değiştirilen (6) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yeralan “…uzmanlık dalında…” ibaresinin,
B. 6100 sayılı Kanun’un;
1. 266. maddesinin (1) numaralı fıkrasına 6754 sayılıKanun’un 49. maddesiyle eklenen üçüncü cümlenin,
2. 6754 sayılı Kanun’un 50. maddesiyle değiştirilen 268.maddesinin 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 161. maddesiyle değiştirilen(2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…uzmanlıkdalında…” ibaresinin,
iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesitalebiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin E.2018/4 sayılı davanınaralarındaki hukuki irtibat nedeniyle E.2017/20 sayılı dava ileBİRLEŞTİRİLMESİNE, esasın kapatılmasına, esas incelemenin E.2017/20 sayılıdosya üzerinden yürütülmesine 18/1/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
B. E. 2018/29 Sayılı Başvuru Yönünden
5. A. 6754 sayılı Kanun’un;
1. 3. maddesinin (8) numaralı fıkrasının
2. 10. maddesinin (4) numaralı fıkrasının,
3. 12. maddesinin 694 sayılı Kanun HükmündeKararname’nin176. maddesiyle değiştirilen (6) numaralı fıkrasının birincicümlesinde yer alan “…uzmanlık dalında…” ibaresinin,
B. 6100 sayılı Kanun’un;
1. 266. maddesinin (1) numaralı fıkrasına 6754 sayılıKanun’un 49. maddesiyle eklenen üçüncü cümlenin,
2. 6754 sayılı Kanun’un 50. maddesiyle değiştirilen 268.maddesinin 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 161. maddesiyle değişiklikyapılan (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…uzmanlıkdalında…” ibaresinin,
iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesitalebiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin E.2018/29 sayılı davanınaralarındaki hukuki irtibat nedeniyle E.2017/20 sayılı dava ileBİRLEŞTİRİLMESİNE, esasın kapatılmasına, esas incelemenin E.2017/20 sayılıdosya üzerinden yürütülmesine 15/3/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
IV. ESASIN İNCELENMESİ
6. Dava dilekçesi, başvuru kararları ve ekleri,Raportör Cengiz ERTEN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava veitiraz konusu kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve bunlarıngerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
A. Genel Açıklama
7. 6754 sayılı Kanun’un 1. maddesinde bu Kanun’unamacı bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, seçimi ve denetimine ilişkinusul ve esasların belirlenmesi ile bilirkişilik için etkin ve verimli birkurumsal yapı oluşturulması olarak açıklanmaktadır.
8. 6754 sayılı Kanun’un 2. maddesinde bilirkişi “çözümüuzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde oy ve görüşünü sözlüveya yazılı olarak vermesi için başvurulan gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi”olarak tanımlanmıştır. 6100 sayılı Kanun’un 266. maddesinin (1)numaralı fıkrasında da bilirkişi; çözümü hukuk dışında, özelveya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, mahkemece taraflardan birinin talebiüzerine yahut kendiliğinden oy ve görüşünün alınmasına karar verilen üçüncükişi olarak ifade edilmektedir.
9. 6100 sayılı Kanun’un 266. maddesi gereğincebilirkişiye başvurulmasına hâkimin karar vereceği, 6100 sayılı Kanun’un 282.maddesinde de hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerlebirlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmektedir. Bu hükümlere görebilirkişi incelemesi takdiri deliller arasındadır ve kanunlarda öngörülendurumlar dışında bilirkişiye başvurulması zorunlu değildir. Bilirkişiincelemesi gerekli görüldüğünde de inceleme sonucunda sunulan bilirkişiningörüşü hâkimi bağlamaz.
10. 6754 sayılı Kanun’un 3. maddesinin (3) numaralı fıkrasıile 6100 sayılı Kanun’un 266. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikincicümlesinde açıklandığı üzere genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlikmesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konulardabilirkişiye başvurulamaz.
11. 6754 sayılı Kanun’un 12. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile6100 sayılı Kanun’un 268. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre bilirkişiler,bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esas alınmak suretiyle bilirkişilikbölge kurulu tarafından hazırlanan listede yer alan kişiler arasından seçilir.Böylece idari ve adli yargı yolları için geçerli yeni bir bilirkişilik sistemibenimsenmiş, adli ve idari yargıda görev alacak bilirkişilerin tek bir kaynaktatoplanarak bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esas alınmak suretiylekurulan bilirkişilik bölge kurullarınca hazırlanan listelerdengörevlendirilmesi esası kabul edilmiştir.
12. 6754 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (2) numaralıfıkrasının (a) bendi gereğince bilirkişilik hizmetlerine ilişkin temel ve altuzmanlık alanları, (b) bendi gereğince ise temel ve alt uzmanlık alanlarınagöre bilirkişilerin sahip olması gereken nitelikler, Adalet Bakanlığı Hukukİşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Bilirkişilik Daire Başkanlığıtarafından tespit edilmektedir.
B. 6754 Sayılı Kanun’un 3. Maddesinin (8)Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
1. İptal Taleplerinin Gerekçeleri
13. Başvuru kararlarında özetle, kanun koyucunun özeluzmanlık gerektiren yargılamalarda hesaplamaların bizzat hâkimler tarafındanyapılmasını hedeflediği ancak hesap raporlarının çözümü özel bilgiyigerektirdiğinden hesap bilirkişilerinin görevlendirilmesinin zorunluluk arzettiği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nde (UYAP) belirtilen yasal düzenlemegereğince eklenen hesap tablosunun/sistem raporunun uyuşmazlıkları hesaplamadayetersiz olduğu, bazı durumlarda doğru sonucu vermeyeceği, yargılamanın bir süjesi olan hâkimin yargılamayı yürüten ve hüküm veren kişi olarak taraflarınispat araçları arasında bulunan bilirkişi delili neticesinde ortaya çıkacakraporu hazırlamasının yasal yönden mümkün olmadığı, bilirkişi raporu sayesindetarafların itirazlarını sunabilecekleri ve hukuki dinlenme haklarınıkullanabilecekleri, aksi takdirde bu hakkın ihlal edileceği, UYAP’a entegreedilmiş yazılımlar kullanılarak hazırlanacak raporların ihsası reye ve bununsonucunda hâkimin reddi itirazları ile karşılaşmaya sebebiyet vereceği,taraflarca denetlenemeyeceği, ülke gerçekleri ve hâlihazırdaki usul kurallarıile uyuşmayan, alt yapısı oluşturulmadan hayata geçirilen bu düzenlemenin herdosyada hâkimin tüm verileri inceleyerek hesaplama yapması ve alacakkalemlerini hesaplaması nedeniyle mahkemelerdeki iş yükünü artırarakyargılamanın makul sürede bitirilmesini engelleyeceği belirtilerek kuralınAnayasa’nın 2., 9., 36. ve 138. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
14. İtiraz konusu kural, UYAP ile bu sisteme entegre bilişimsistemleri veya yazılımlar vasıtasıyla ulaşılabilen bilgiler veya çözülebilensorunlar için bilirkişiye başvurulamayacağını öngörmektedir.
15. Anayasa’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin birhukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti eylem ve işlemlerihukuka uygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren,Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendinibağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
16. Anayasa’nın 9. maddesinde yargı yetkisinin Türk Milleti adınabağımsız mahkemelerce kullanılacağı belirtilmiştir.
17. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında “Herkes,meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacıveya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”denilerek yargı organlarına davacı ve davalı olarak başvurabilme hakkı ve bunundoğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altınaalınmıştır. Bu düzenleme ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü, kendisibir temel hak niteliği taşımasının ötesinde diğer temel hak ve özgürlüklerdengereken şekilde yararlanılmayı ve bunların korunmasını sağlayan en etkiligüvencelerden birisidir.
18. Anayasa’nın 138. maddesinin birinci fıkrasında; hâkimleringörevlerinde bağımsız oldukları, Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarakvicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, ikinci fıkrasında hiçbir organ,makam, merci veya kişinin yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere vehâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye vetelkinde bulunamayacağı belirtilerek hukuk devleti olmanın zorunlu bir gereğiolan yargı bağımsızlığı teminat altına alınmıştır.
19. Anayasa’nın 141. maddesinin son fıkrasında “Davalarınen az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.”denilerek yargılama maliyetinin en düşük şekilde olmasının ve bu sürecinmümkün olan en hızlı yöntemlerle gerçekleştirilmesinin yargının görevlerindenolduğu ifade edilmiştir.
20. Hâkim, bilirkişinin görüşünü ve raporunu serbest birşekilde takdir etme yetkisine sahiptir. Bu durumda çözümü özel veya teknikbilgi gerektiren hususlarda mahkemelerin kullanımına sunulan sistemler veyayazılımlar aracılığı ile uyuşmazlığın çözümü mümkün ise bilirkişiyebaşvurulması gerektiği söylenemez. Söz konusu sistemler veya yazılımlar bukonuda uzman olan kişilerce hazırlandığından bu programların kullanılmasınınhâkimin uzmanı olmadığı bir hususu çözmesi şeklinde nitelendirilmesi mümkündeğildir. Kaldı ki hâkimin asli görevi hukuku resen uygulayarak uyuşmazlığıçözmektir. Ayrıca bu sistemlerde veya yazılımlarda eksiklik ya da yanlışlıkolduğu, programın hatalı kullanıldığı iddialarına karşı kanun yollarındainceleme yapılabileceğinden kuralın tarafların adil yargılanma haklarınızedelediği de söylenemez.
21. Hukuk devletinde kamusal her yetkinin hukuka uygunkullanılması gerektiği gibi mahkemelerin de önlerine gelen uyuşmazlıklarhakkında karar verirken ilgili kanunlara uyma yükümlülüğü vardır. Anayasa’nın138. maddesinde; hâkimlerin Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanikanaatlerine göre hüküm verecekleri belirtilmiştir. Bu nedenle bilirkişiyebaşvurulamayacağına ilişkin yasağa uyularak kuralda belirtilen bilişimsistemleri veya yazılımlar ile sorunların bizzat mahkeme tarafındançözülmesinin yargı bağımsızlığını ihlal eden bir yönü bulunmamaktadır.
22. UYAP ile bu sisteme entegre bilişim sistemleri veyayazılımlar vasıtasıyla özel bilgilerin veya teknik bilgilerin elde edilmesi, busuretle bilirkişiye gerek kalmaksızın sorunun çözülmesi söz konusudur. Eğermahkeme, sorunu bilirkişi yerine sözü edilen sistemler ve yazılımlar aracılığıile çözebiliyorsa yargılama sürecinin daha az masrafla ve daha hızlı birbiçimde sonuçlandırılması da sağlanmış olacaktır.
23. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2., 9., 36. ve 138. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
C. 6754 Sayılı Kanun’un 4. Maddesinin (2) NumaralıFıkrasının (a) Bendinin ve (3) Numaralı Fıkrasının Birinci Cümlesininİncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
24. Dava dilekçesinde özetle Bilirkişi Danışma Kurulu üyesive aynı zamanda bu Kurulun başkanı olan Adalet Bakanlığı Müsteşarının siyasibir kimliğinin bulunduğu, Kanun uyarınca Müsteşarın, bilirkişilerin listedeolup olmamasına karar vermesinin ve Bilirkişilik Daire Başkanlığının görevalanına giren konularla ilgili önerilerde bulunabilmesinin bağımsız olmasıgereken yargılama sürecini etkileyeceği, kurallar ile Kurulun yargıyamüdahalesine kanuni zemin hazırlandığı, bilirkişilik görevinin bağımsızlığına vetarafsızlığına gölge düşürüldüğü, muhakemenin adil bir şekildeneticelenmesi açısından bilirkişinin bağımsız ve tarafsız olmasının hayati önemtaşıdığı, bireylerin hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı yönündenbilirkişilik kurumunun her türlü siyasi baskıdan ari bir şekilde düzenlenmesigerektiği belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 36. ve 138. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
25. Adalet Bakanlığı Müsteşarının Bilirkişilik DanışmaKurulunun üyesi ve aynı zamanda başkanı olması dava konusukuralları oluşturmaktadır.
26. Kanun’un 5. maddesine göre Bilirkişilik Danışma Kurulu,bilirkişilik hizmetlerinin yürütülmesinde yaşanan sorunların çözümü, BilirkişiDaire Başkanlığının görev alanına giren konular ile Daire Başkanlığının vebölge kurullarının yıllık faaliyetleri hakkında önerilerde bulunmak, kanunlarlaverilen diğer görevleri yapmak üzere oluşturulmuş bir kuruldur. Kanun’un 4.maddesinde; Kurulun Adalet Bakanlığını, yargıyı, değişik kurum, kurul, meslekodaları ve birlikleri temsil eden toplam yirmi sekiz üyeden meydana geleceği,üyelerin seçim usulü, süreleri, toplantı zamanları ve sekretarya hizmetlerininBilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından yerine getirileceği açıklanmıştır.
27. Bilirkişilik Danışma Kurulunun görevlerinindüzenlendiği 5. madde göz önünde bulundurulduğunda Kurula tanınan görevlerinicra edilmesi değil Kurulun önerilerde bulunması biçiminde olduğuanlaşılmaktadır. Kaldı ki Kurulun hem üyesi hem de başkanı olan AdaletBakanlığı Müsteşarı -Anayasa Mahkemesinin 29/4/1993 tarihli ve E.1992/39K.1993/19 sayılı kararında açıklandığı üzere- Bakanlık hizmetlerininyürütülmesinde bakana yardımcı olması ve Anayasa uyarınca Hâkimler ve SavcılarKurulunun tabiî üyeliği sıfatını taşıması nedeniyle “meslekten yetişmişve teminatlı uzman olduğu için bakanlığın en yetenekli ve sürekli ögesi”sayılan diğer bakanlık müsteşarlarından farklı bir hukuksal konumdabulunmaktadır.
28. Kuvvetler ayrılığı ilkesi, erklerin birbirleriyle bağlantısızbir şekilde çalışmalarını değil aksine Anayasa'nın Başlangıç'ında belirtildiğiüzere medeni bir işbölümü ve işbirliği içinde çalışmalarını gerektirmektedir.Bu çerçevede yürütme ve yargı erklerinin yetki alanları içindekifaaliyetlerinin zaman zaman birbirleriyle kesişmesi mümkün olup her erkinAnayasa tarafından belirlenmiş yetki sahasında kalması ve diğer erkin yetkisinemüdahale etmemesinin sağlanması gözetilmelidir. Bilirkişilik DanışmaKurulunun da görevi esas itibarıyla bilirkişilik hizmetleriyle ilgili konulardaönerilerde bulunmaktır. Bu bağlamda adalet hizmetlerinin sunulmasındaKurulun idari görevlerinin bulunduğu tartışmasızdır. Dava konusu kurallarda buidari görevleri aşan herhangi bir yargısal yetkinin tanınması veya yargı erkinemüdahale sonucunu doğuracak bir uygulamaya izin verilmesi söz konusudeğildir. Kurulun varlığı; mahkemelerce bilirkişileringörevlendirilmeleriyle ilişkili olmadığından, bilirkişilere verilengörevin tarafsız bir şekilde yerine getirilmesini, dolayısıyla yargılamanınadil bir şekilde sonuçlandırılmasını da engellemediğinden adil yargılanmahakkını ihlal etmemektedir.
29. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 36. ve138. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
Ç. 6754 Sayılı Kanun’un 10. Maddesinin (4) Numaralı Fıkrası ile6100 Sayılı Kanun’un 266. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının ÜçüncüCümlesinin İncelenmesi
1. İptal Taleplerinin Gerekçeleri
30. Dava dilekçesinde 6754 sayılı Kanun’un 10. maddesinin (4)numaralı fıkrasındaki “…hukuk alanı dışında…” ibaresinin, başvurukararlarında ise 6754 sayılı Kanun’un 10. maddesinin (4) numaralı fıkrası ile6100 sayılı Kanun’un 266. maddesinin (1) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesininiptalleri talep edilmiştir. Dava dilekçesi ve başvuru kararlarındaözetle; kuralların özel bir uzmanlık gerektirmeyen ve hâkimin genel hukukbilgisiyle çözümleyebileceği konularla sınırlı olarak uygulanabileceği, hâkimingenel hukuk bilgisiyle çözemeyeceği, hukukun ihtisaslaşma gerektirenalanlarında ise hukukçu bilirkişiye başvurabilmesi gerektiği, kuralların lafzıitibarıyla açıklık ve belirlilik ilkesine uygun olmadığından hukukçu kimselerinbilirkişilik yapamayacağı şeklinde bir algılamaya ve yoruma yol açtığı, budurumun uygulamada bireylerin hak arama hürriyetleri yönünden bir sınırlamayasebebiyet vereceği, bireylerin tarafı oldukları davalarda muhakemeninsonuçlandırılması ve adil bir yargılamanın gerçekleştirilebilmesi bakımındanuyuşmazlık konusuyla ilgili hukukçu bilirkişinin görüşünü talep etme hakkınıortadan kaldırabilecek nitelik taşıdığı, kuralların bir meslek grubunu yoksayarak bu gruba yönelik kanuni yasaklama getirdiği, önceden bilirkişilik yapanhukukçuların kazanılmış haklarını ihlal ettiği, bilirkişilik için diğer meslekgruplarının lisans eğitimleri yeterli sayılırken hukuk öğrenimi görmüşkişilerin lisans eğitimlerinin yetersiz sayılmasının eşitsizliğe neden olduğu,hâkimin bilirkişi seçiminde serbest olması gerektiği, bilirkişi seçiminin sınırlandırılmasınınyargı yetkisinin bağımsız mahkemelerce kullanılacağına dair hükme aykırılıkteşkil ettiği, hâkimlerin delil toplama yetkisinin sınırlandırıldığıbelirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 9., 10., 13., 36., 48., 49.,138. ve 141. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
31. 6754 sayılı Kanun’un 10. maddesinin (4) numaralı fıkrası, hukuköğrenimi görmüş kişilerin hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahipolduklarını ve aynı maddenin (1) numaralı fıkrasında belirtilen bilirkişilikfaaliyetinde bulunacak gerçek kişilerde aranan şartları taşıdıklarınıbelgelendirmedikleri takdirde bilirkişilik siciline ve listesinekaydedilemeyeceklerini öngörmektedir. 6100 sayılı Kanun’un 266.maddesinin (1) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesinde ise hukuköğrenimi görmüş kişiler hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunubelgelendirmedikçe bu kişilerin bilirkişi olarak görevlendirilemeyecekleridüzenlenmektedir.
32. Anayasa’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti, bir hukukdevleti olarak nitelendirilmiştir. Hukuk devletinin temel unsurlarından biride belirlilik ilkesidir. Bu ilkeye göre yasal düzenlemelerinhem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yervermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıcakamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesigerekir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, kanundanbelirli bir kesinlik içinde hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksalyaptırımın veya sonucun bağlandığını bilmelidir. Birey ancak bu durumdakendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir.
33. Hukuk devleti ilkesinin temel gereklerinden biri dekazanılmış haklara saygı gösterilmesidir. Kazanılmış haklara saygı, hukukgüvenliği ilkesinin bir sonucudur. Kazanılmış hak kişinin bulunduğu statüdendoğan, tahakkuk etmiş, kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacakniteliğine dönüşmüş haktır. Kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için buhakkın yeni yasadan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıylafiilen elde edilmiş olması gerekir.
34. Mahkemelerin bağımsızlığı ilkesi, hâkimleringörevlerinde bağımsız olduklarını ifade etmektedir. Hâkimlerin görevlerindebağımsızlıkları ise onlara tanınan bir ayrıcalık olmayıp adaletin dolaylıdolaysız her türlü etki, baskı, yönlendirme ve kuşkudan uzak şekildedağıtılması amacını gütmektedir. Yargının bir karakteri olan bağımsızlık;hâkimin çekinmeden ve endişe duymadan, Anayasa’nın öngördüğü gereklerden başkaherhangi bir dış etki altında kalmadan, yansız tutumla, özgürce kararverebilmesidir.
35. İptali istenen kurallar 6754 sayılı Kanun’un 3.maddesinin (3) numaralı fıkrası ile 6100 sayılı Kanun’un 266.maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinde, hâkimin yargılamasırasında hukuk bilgisiyle çözebileceği konularda bilirkişiye başvurmasınıyasaklayan düzenlemelerin doğal bir sonucudur.
36. Kurallara ilişkin madde gerekçelerinde de açıklandığı üzerehukuki sorunları hâkimin mesleki bilgi ve deneyimleriyle çözmesi gerektiğindenbu sorunların en yetkin kişisi hâkim olup Anayasa’nın 138. maddesinde de hukukauygun olarak hüküm verme yetkisi hâkime tanınmıştır. Ayrıca 6754 sayılıKanun’un kuralla ilgili madde gerekçesinde; düzenlemenin amacının hâkimeverilen mutlak yargı yetkisinin -bilirkişi vasıtasıyla dahi olsa- bir başkasınadevrini önlemek olduğu, hukuk kurallarını resen araştırmak, yorumlamak veuygulamak hâkimin görevi kapsamında kaldığından uyuşmazlık hakkında bir debilirkişi atanmasının gereksiz yere yargılama giderlerinin artmasına ve bunabağlı olarak yargılama sürelerinin uzamasına sebebiyet vereceği, salt hukukikonularda bilirkişiye ihtiyaç bulunmadığı belirtilmiştir.
37. Dava ve başvuru dilekçelerinde her ne kadar kurallarınlafzı itibarıyla açık ve belirlilik ilkesine uygun olmadığı ileri sürülmüşse dekurallarda; hukuk öğrenimi görmüş kişilerin hukuk alanı dışında biruzmanlığının bulunmaması hâlinde bilirkişilik siciline ve listesinekaydedilemeyecekleri ve dolayısıyla bilirkişi olarak görevlendirilmeyeceklerihususu herhangi bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açık, anlaşılabilir veuygulanabilir şekilde ifade edilmiştir. Bu nedenle kurallarla belirlilikilkesinin ihlal edildiği söylenemez.
38. Bilirkişi, özel veya teknik bilgiyi haiz bir mesleksahibi olarak oy ve görüşüne başvurulan bir kişidir ancak bilirkişilik başlıbaşına bir meslek değildir. 6100 sayılı Kanun’un 283. maddesinin (1) numaralıfıkrasına göre her yıl güncellenen tarife esas alınarak bilirkişiye harcadığıemek ve mesaisi karşılığında ücretin yanı sıra inceleme, ulaşım, konaklama vediğer giderleri ödenir. Bu nedenle bilirkişilik, görüşüne başvurulduğu uzmanlıkalanında bir meslek mensubu olmayı, emek ve çalışma karşılığı belli bir ücretödenmeyi gerektirse de münhasıran geçim sağlanacak bir meslek olarakdeğerlendirilemez. Kazanılmış hak ise kişinin bulunduğu statüden doğan,tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş, kişisel alacak niteliğinedönüşmüş haktır. Bilirkişiliğin bir meslek olmadığı da dikkate alındığında 6754sayılı Kanun’dan önce bilirkişilik yapanlar yönünden elde edilmiş, kesinleşmişbir haktan ve statüden söz edilemez.
39. Hâkimlik mesleğinde hukuki bilginin yanı sıra muhakemegücü, karar vermek için bir konuyu kavrayıp karar şekline getirerek özetlemeyeteneği, bilimsel ve teknolojik gelişmelere açık olmak önem taşımaktadır. Bunedenle genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiğihukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiyebaşvurulamayacağının bir yansıması olan hukuk öğrenimi görmüş kişilerinbilirkişi olarak görevlendirilemeyeceğine ilişkin kurallar Anayasa’nın 9. ve138. maddelerine aykırılık taşımamaktadır.
40. Diğer taraftan bir hukuk devletinde kamusal her yetkininhukuka uygun kullanılması gerektiği gibi mahkemelerin de önlerine gelenuyuşmazlıklar hakkında karar verirken ilgili kanunlara uyma yükümlülüğü vardır.Anayasa’nın 138. maddesinde; hâkimlerin Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygunolarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri belirtilmiştir. Bunedenle hukuk öğrenimi görmüş kişilerin -hukuk alanı dışında ayrı biruzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe- bilirkişi olarakgörevlendirilemeyeceğine dair mahkemelerin uyması gereken yasağın yargıbağımsızlığını ihlal edici nitelikte olduğu söylenemez.
41. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğiningerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konular dışında özel veyateknik bilgiyi içeren uzmanlık gerektiren konularda bilirkişiye başvurulmasıadil yargılanma hakkının gereği olarak değerlendirilmelidir. Çünkü hâkim, birdelil değerlendirme vasıtası olan bilirkişi incelemesinden de yararlanarakönüne gelen sorunu çözerek adaletin gerçekleşmesini temin etmektedir. Bununlabirlikte hukuk kurallarını resen araştırarak bulmak, yorumlamak ve olayauygulamak zaten hâkimin işi olduğuna göre bu konularda bilirkişiyebaşvurulmasına izin verilmemesi adil yargılanma hakkının ihlali olarakdeğerlendirilemez.
42. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 2., 9., 36.,138. ve 141. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 10., 13., 48. ve 49. maddeleriyleilgisi görülmemiştir.
D. 6754 Sayılı Kanun’un 12. Maddesinin (6) NumaralıFıkrasının Birinci Cümlesi ile 6100 Sayılı Kanun’un 268. Maddesinin (2)Numaralı Fıkrasının Birinci Cümlesinde Yer Alan “…uzmanlık dalında…”İbaresinin İncelenmesi
1. İptal Taleplerinin Gerekçeleri
43. Başvuru kararlarında özetle, iptali istenen “…uzmanlıkdalında…” ibaresinin yer aldığı kurallar ile uzmanlık alanlarıdışında görevlendirme yapılamayacağından hâkimin serbestçe seçim yetkisininsınırlandırıldığı, hâkimin seçim yetkisinin bilirkişilik alanına yönelik değilbilirkişinin şahsına yönelik olarak belirlendiği, hâkimin yargılamanınmahiyetine göre hükmün oluşmasında gerekli olduğuna inandığı bilirkişiyibilirkişilik listesi ve sicili dışından, herhangi bir bilirkişilik alanı ilesınırlamaya tabi olmaksızın görevlendirme yetkisine serbestçe sahip olmasıgerektiği, söz konusu yetkinin sınırlandırılmasının bağımsızlık ilkesiniihlal edeceği belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 9., 36., 48., 49. ve 138.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
44. İptali istenen “…uzmanlık dalında…” ibaresininyer aldığı kurallar, temel ve alt uzmanlık alanları Bilirkişilik DaireBaşkanlığı tarafından tespit edildikten sonra bölge kurulunun hazırladığılistede bu uzmanlık alanlarına göre bilgisine başvurulacak bilirkişilerinbulunmaması hâlinde mahkemenin nasıl bilirkişi görevlendireceği ile ilgilidüzenlemelerdir. Kurallar, görevlendirme yapılacak uzmanlık alanında mahkemeninbulunduğu yerdeki bölge kurulunun listesinde bilirkişinin bulunmaması üzerinediğer bölge kurullarının listelerinden bilirkişi seçilebileceğine, bulistelerde de söz konusu uzmanlık alanında bilirkişi bulunmuyorsa liste dışındanbilirkişi atanmasına imkân sağlamaktadır.
45. Kurallar ile davaya bakmakta olan mahkemenin yargı çevresiiçindeki bölge kurulunun listesinde görüşüne başvuracağı uzmanlık dalındabilirkişinin bulunmaması hâlinde diğer bölge kurullarının bilirkişilistelerinden, bu listelerde de bilirkişi olmaması nedeniyle liste dışındangörevlendirme yapılması, 6100 sayılı Kanun’un 30. maddesindeki yargılamanındüzenli bir biçimde yürütülmesi ve 32. maddesinin (1) numaralı fıkrasındakihâkimin yargılamayı sevk ve idare edeceğine ilişkin düzenlemelerin de birsonucudur. Söz konusu düzenlemeler ve hâkimlerin görevlerinde bağımsızoldukları dikkate alındığında hâkimin bölge kurul listelerinde görüşünebaşvuracağı uzmanlık dalında bilirkişinin bulunmaması hâlinde bizzat listedışından görevlendirme yapmasına ilişkin kurallarda Anayasa’nın 9. ve 138.maddelerine aykırılık bulunmamaktadır.
46. Bilirkişi incelemesi, takdirî delil olmakla birlikteçözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren sorunların çözümündehâkimin karar vermesine yardımcı olduğundan kurallar ile bilirkişi incelemesihızlandırılarak karar verilmesinin geciktirilmesi önlenmektedir. Böylecebilirkişinin oy ve görüşünün alınması için kurallar ile getirilen istisnalar,mahkemenin görüşüne başvuracağı uzmanlık dalında bilirkişinin mutlaka birşekilde tayin edilmesine imkân vererek sonuçta uzmanlık, özel veya teknikbilgiyi gerektiren sorunların çözümüne yardımcı olmakta; dolayısıyla adilyargılanma hakkının gerçekleşmesini de sağlamaktadır. Mahkemenin bulunduğuyargı çevresindeki listede başvuracağı uzmanlık dalında bilirkişininbulunmaması ile tanınan istisna hükümleri davaların en az giderlesonuçlandırılmasına da hizmet etmektedir.
47. Öte yandan hâkimin yargılamanın mahiyetine göre hükmünoluşturulması için herhangi bir uzmanlık alanı ve bilirkişi listesi ilesınırlandırılmaksızın serbestçe bilirkişi görevlendirme yetkisine sahip olmasıgerektiği, bu yetkisinin sınırlandırılmasının ise Anayasa’ya aykırılık teşkilettiği ileri sürülmüştür. Ancak bu iddia, itiraz başvurusunun konusunuoluşturmayan, bilirkişilerin bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esasalınmak suretiyle bilirkişilik bölge kurulu tarafından hazırlanan listede yer alankişiler arasından seçileceğine ilişkin 6100 sayılı Kanun’un 268. maddenin (1)numaralı fıkrasının birinci cümlesine yöneliktir. Dolayısıyla itiraz konusukurallar kapsamında 6100 sayılı Kanun’un 268. maddenin (1) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesinin denetime konu yapılabilmesi mümkün değildir.
48. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 9., 36. ve138. maddelerine aykırı değildir. İtirazların reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 48. ve 49. maddeleriyle bir ilgisigörülmemiştir.
V. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
49. Dava ve başvuru dilekçelerinde özetle iptali istenen kanunhükümlerinin uygulanması sonradan giderilmesi olanaksız durumların vezararların ortaya çıkmasına neden olacağından bunların önlemesi amacıyla Anayasa’yaaçıkça aykırı olan ve iptali istenen hükümlerin iptal davası sonuçlanıncayakadar yürürlüklerinin durdurulması talep edilmiştir.
A. 3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun;
1. 3. maddesinin (8) numaralı fıkrasına,
2. 4. maddesinin;
a. (2) numaralı fıkrasının (a) bendine,
b. (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesine,
3. 10. maddesinin (4) numaralı fıkrasına,
4. 12. maddesinin, 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KanunHükmünde Kararname’nin 176. maddesiyle değiştirilen (6) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesinde yer alan “…uzmanlık dalında…” ibaresine,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun;
1. 266. maddesinin (1) numaralı fıkrasına 6754 sayılı Kanun’un49. maddesiyle eklenen üçüncü cümlesine,
2. 6754 sayılı Kanun’un 50. maddesiyle değiştirilen 268.maddesinin, 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 161. maddesiyledeğiştirilen (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…uzmanlıkdalında…” ibaresine,
yönelik iptal talepleri, 5/7/2018 tarihli, E.2017/20,K.2018/75 sayılı kararla reddedildiğinden, bu fıkra, bent, cümle veibarelere ilişkin yürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE,5/7/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI. HÜKÜM
A. 3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun;
1. 3. maddesinin (8) numaralı fıkrasının,
2. 4. maddesinin;
a. (2) numaralı fıkrasının (a) bendinin,
b. (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin,
3. 10. maddesinin (4) numaralı fıkrasının,
4. 12. maddesinin, 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KanunHükmünde Kararname’nin 176. maddesiyle değiştirilen (6) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesinde yer alan “…uzmanlık dalında…” ibaresinin,
Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerininREDDİNE,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun;
1. 266. maddesinin (1) numaralı fıkrasına 6754 sayılı Kanun’un49. maddesiyle eklenen üçüncü cümlenin,
2. 6754 sayılı Kanun’un 50. maddesiyledeğiştirilen 268. maddesinin, 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 161.maddesiyle değiştirilen (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yeralan “…uzmanlık dalında…” ibaresinin,
Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve itirazların REDDİNE,
5/7/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ