ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2017/23
Karar Sayısı : 2017/93
Karar Tarihi : 12.4.2017
R.G.Tarih-Sayısı : 27.4.2017-30050
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Trabzon2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
İTİRAZIN KONUSU: 7.11.2013tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 70. maddesinin(3) numaralı fıkrasının, Anayasa’nın 36. ve 172.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Davacı banka tarafından Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararınayapılan itiraz başvurusunda, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un, 70. maddesinin itiraz konusu (3) numaralı fıkrası şöyledir:
“Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğtarihinden itibaren on beş gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğuyerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, tüketici hakem heyetikararının icrasını durdurmaz. Ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, tüketicihakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, OsmanAlifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, MuammerTOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Recai AKYEL, YusufŞevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 9.2.2017 tarihinde yapılan ilkinceleme toplantısında; öncelikle başvurunun yöntemine uygunluğu sorunugörüşülmüştür.
2. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun’un “Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi”başlıklı 40. maddesinde Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacakbaşvurularda izlenecek yöntem belirtilmiştir. Maddenin (1) numaralı fıkrasında,bir davaya bakmakta olan mahkemenin, bu davada uygulanacak bir kanun veya kanunhükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veyataraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısınavarması durumunda, bu fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarakAnayasa Mahkemesine göndereceği kurala bağlanmış; aynı fıkranın (a) bendindede “İptali istenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırıolduklarını açıklayan gerekçeli başvuru kararının aslı” söz konusubelgeler arasında sayılmıştır. Anılan maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açıkbir şekilde dayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itirazbaşvurularının, Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizingerekçeleriyle reddedileceği hükme bağlanmıştır.
3. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 46. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinde de itiraz yoluna başvuran mahkemenin gerekçelikararında, Anayasaya aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birininAnayasa’nın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı vegerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
4. İçtüzüğün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindede, Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede, başvuruda eksikliklerinbulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esasincelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği; (2) numaralıfıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen kararın, itiraz yolunabaşvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engelolmadığı belirtilmiştir.
5. Başvuran Mahkeme, Kanun’un 70. maddesinin (3) numaralıfıkrasının iptalini talep etmiştir. Başvurunun incelenmesinden, itiraz konusu70. maddenin (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…tüketicihakem heyetinin bulunduğu yerdeki…” ibaresi dışında kalanbölümünün Anayasa’nın hangi maddelerine hangi nedenlerle aykırı olduğununayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmediği anlaşılmıştır.
6. Açıklanan nedenlerle, 7.11.2013 tarihli ve 6502 sayılıTüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 70. maddesinin (3) numaralı fıkrasının;
A- Birinci cümlesinde yer alan “…tüketici hakem heyetininbulunduğu yerdeki…” ibaresi dışında kalan bölümünün iptaline kararverilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusunun, 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesinin(4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından REDDİNE,
B- Birinci cümlesinde yer alan “…tüketici hakemheyetinin bulunduğu yerdeki…” ibaresinin esasının incelenmesine,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
7. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
A- İtirazın Gerekçesi
8. Başvuru kararında özetle, 6502 sayılı Kanun’un 73. maddesinin(5) numaralı fıkrasına göre tüketici davalarının tüketicinin yerleşim yerininbulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabileceğinin düzenlendiği, ancakYargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin tüketici hakem heyetinin kararlarına karşıtüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itirazedilebileceği hakkındaki itiraz konusu kuralı özel nitelikte kesin yetki kuralıolarak değerlendirdiği, tüketici hakem heyetine başvurduktan sonra yerleşimyerini değiştiren tüketicilerin açacakları davayı takip etme zorunluluğunedeniyle her duruşma için hakem heyetinin bulunduğu yerdeki mahkemeyegelmelerinin gerektiği, bu durumun ise tüketici haklarının korunmasınızorlaştırdığı belirtilerek kuralın, Anayasa’nın 36. ve 172. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
B- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
9. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca, ilgisi nedeniylekural Anayasa’nın 141. ve 142. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
10. İtiraz konusu kuralın da yer aldığı 6502 sayılı Kanun’un 70.maddesinin (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde, tarafların, tüketicihakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde,tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itirazedebileceği hüküm altına alınmıştır. İtiraz konusu kural “…tüketicihakem heyetinin bulunduğu yerdeki …” ibaresidir.
11. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes,meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacıve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”hükmüne yer verilmiştir. Maddeyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğü veadil yargılanma hakkı, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının yanında,diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunlarınkorunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir.
12. Anayasa’nın 141. maddesinin son fıkrasında “Davalarınen az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” denilerek,yargılama maliyetinin en düşük şekilde olmasının ve bu sürecin mümkün olan enhızlı yöntemlerle gerçekleştirilmesinin, yargının görevlerinden olduğu ifadeedilmiştir.
13. Anayasanın 142. maddesinde, “Mahkemelerin kuruluşu,görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.” hükmüneyer verilmiştir. Hukuk devletinde kanun koyucu, Anayasa’nın temel ilkelerine veAnayasa’da öngörülen kurallara bağlı kalmak koşuluyla, yargılama usullerininbelirlenmesi konusunda takdir yetkisine sahiptir.
14. Anayasa’nın hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkınıdüzenleyen 36. maddesinde bu hakka yönelik herhangi bir sınırlama nedeniöngörülmemiş ise de mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi veyargılama usullerinin kanunla düzenleneceğini öngören Anayasa’nın 142. vedavaların mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını ifade eden Anayasa’nın 141.maddelerinin, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının kapsamının belirlenmesindegözetilmesi gerektiği açıktır. Nitekim, Anayasa’nın tüm maddeleri aynı etki vedeğerde olup aralarında bir üstünlük sıralaması bulunmadığından, uygulamadabunlardan birine öncelik tanımak mümkün değildir. Bu nedenle, kimi zamanzorunlu olarak birlikte uygulanan Anayasa kurallarından biri, diğerininsınırını oluşturabilmektedir. Buna göre, kanun koyucu, uyuşmazlıklarınniteliklerini gözeterek, Anayasa’daki yargı ile ilgili temel ilkelere vegüvence kurallarına aykırı bulunmamak şartı ile mahkemelerin yetkisinibelirleyebilir.
15. Anayasa’nın 172. maddesinde, “Devlet, tüketicileri koruyucuve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimleriniteşvik eder.” kuralı ile tüketicilerin haklarının korunmasına ilişkin özelbir düzenleme yer almaktadır. Anayasa’nın 172. maddesinde öngörülentüketicilerin korunmasına ilişkin olarak Devlete verilen düzenleme yetkisininiçeriğinin ve sınırlarının belirlenmesinde, Anayasa’nın bütünlüğü ilkesiuyarınca Anayasa’nın diğer hükümlerinin de gözetilmesi gerektiği açıktır.Anayasa’nın 172. maddenin içerik ve sınırlarının tayininde Anayasa’nın 141. ve142. maddelerinin de dikkate alınması gerekmektedir.
16. 6502 sayılı Kanun’un amacı, kamu yararına uygun olaraktüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarınıtazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyiaydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerinikoruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikalarınoluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususlarıdüzenlemektir. Kanun koyucu bu amaç doğrultusunda, Kanun’un 66. maddesinde,tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecekuyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla il merkezlerinde ve yeterlilik şartlarıyönetmelikle belirlenen ilçe merkezlerinde en az bir tüketici hakem heyetioluşturmakla Gümrük ve Ticaret Bakanlığını görevli kılmıştır.
17. Tüketici hakem heyetlerinin görevli olduğu uyuşmazlıklarKanun’un 68. maddesinde belirlenmiştir. Buna göre değeri iki bin Türk Lirasınınaltında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin TürkLirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine,büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin TürkLirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunlututulmuş olup, bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakemheyetlerine başvuru yapılamayacağı belirtilmiştir. Ayrıca maddeye görebaşvuruların, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işlemininyapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabileceği hüküm altınaalınmıştır.
18. İtiraz konusu kuralın da yer aldığı Kanun’un 70. maddesinde,tarafların, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihindenitibaren on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebileceği hüküm altınaalınmıştır. İtiraz konusu kuralla ise tüketici hakem heyeti kararlarınaitirazın, tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesineyapılacağı öngörülmektedir.
19. Kanun’un 73. maddesinde, tüketici mahkemelerindegörülecek davaların 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütüleceği hüküm altına alınmıştır.6100 sayılı Kanun’un 316 ilâ 322. maddelerinin yer aldığı Altıncı Kısmında basityargılama usulü düzenlenmiş olup, bu bağlamda tüketici mahkemelerinde görülendava ve işlerde bu usul hükümleri uygulanacaktır. Basit yargılama usulüne tâbiişler adli tatil süresince de görüldüğünden yazılı yargılama usulüne göredavalar daha süratli görülmektedir. Tüketici mahkemelerinde görülen dava veişler hakkında basit yargılama usulünün benimsenmiş olmasının amacı, bu türdavalarda yargılamanın kolaylaşmasını ve kısa zamanda sonuçlanmasınısağlamaktır.
20. İtiraz konusu kural, tüketici işlemleri ile tüketiciyeyönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetinebaşvurulması hâlinde heyetin verdiği karara itirazın hangi yer tüketicimahkemesinde bakılacağını düzenleyen yargılama usulüne ilişkin birkuraldır. Kuralın tüketici hakem heyeti tarafından karara bağlananuyuşmazlığa ilişkin tüm bilgi, belge ve dokümanları içeren dosyanın mahkemeyeerişimine kolay ve süratli şekilde imkân veren bir düzenleme olduğu açıktır. Bubağlamda kanun koyucunun kuralla, bir yandan tüketicinin hakem heyetikararlarına karşı itiraz yoluna başvurabilmesini sağlamayı diğer yandanda bu tür davaların daha süratli ve kolay birşekilde görülmesini amaçladığıanlaşılmaktadır. Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardandoğabilecek uyuşmazlıkların daha kısa süre içinde kesin bir şekildeçözümlenmesi, usul ekonomisi bakımından önemli olduğu gibi tüketicileridavaların uzaması nedeniyle oluşabilecek mağduriyetlere karşı korumakbakımından da önemlidir. Kanun koyucunun, takdir yetkisi kapsamında tüketicininkorunması yanında davaların hızlı bir şekilde görülmesi ve sonuçlandırılmasıiçin kamu yararı amacıyla kabul ettiği itiraz konusu kuralda Anayasa’ya aykırıbir yön bulunmamaktadır.
21. Öte yandan Kanun’un 68. maddesine göre tüketicihakem heyetine başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketiciişleminin yapıldığı yerdeki hakem heyetine yapılabilecektir. Bu tercihe görebelirlenecek tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı ise kanun koyucutakdir yetkisi kapsamında, kararı veren tüketici hakem heyetinin bulunduğuyerdeki tüketici mahkemesini itiraz mercii olarak belirlemiştir. Dolayısıylayetkili mahkemeyi belirleyen itiraz konusu kuralın mahkemeye erişim hakkınıimkânsız hale getirdiği veya hak arama özgürlüğünü aşırı derecede zorlaştırdığısöylenemez. Bu bağlamda, tüketici hakem heyeti kararlarına karşı doğabilecekuyuşmazlıklara ilişkin davaların görülmesi ve sonuçlandırılmasınınhızlandırılmasına yönelik olduğu anlaşılan ve kanun koyucunun takdir yetkisikapsamında olan kuralda tarafların davasını tüm yönleriyle mahkeme önünegetirmesine engel bir durum bulunmadığından kuralın hak arama özgürlüğü veadil yargılanma hakkına aykırı bir yönü de bulunmamaktadır.
22. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 36., 141., 142.ve 172. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
IV- HÜKÜM
7.11.2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması HakkındaKanun’un 70. maddesinin (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yeralan “…tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki…” ibaresinin,Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 12.4.2017 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ