ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2017/27
Karar Sayısı : 2017/117
Karar Tarihi : 12.7.2017
R.G.Tarih-Sayısı : 22.9.2017 - 30188
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Sayıştay3. Dairesi
İTİRAZIN KONUSU: A.21.9.2006 tarihli ve 5544 sayılı Meslekî Yeterlilik Kurumu Kanunu’nun 25.maddesinin (1) numaralı fıkrasının,
B. 27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek11. maddesinin birinci fıkrasının, 12.7.2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun’un73. maddesiyle değiştirilen (c) bendinin “Mesleki YeterlilikKurumu” yönünden,
Anayasa’nın 49., 53., 54. ve 55. maddelerine aykırılığı ilerisürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY: Meslekî Yeterlilik Kurumu personeline fazla ödeme yapılmasınedeniyle oluşan kamu zararının sorumlulardan tahsili yönünde düzenlenen raporüzerine yapılan yargılamada, sorumluların Anayasa’ya aykırılık iddiasınıciddi bulan Mahkeme, itiraz konusu kuralların iptalleri için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ İLE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEKURALI
1. 5544 sayılı Kanun’un 25. maddesinin itiraz konusu (1) numaralıfıkrası şöyledir:
“Malî haklar
MADDE 25- (1) Başkan, yönetici personel ve diğer personelin ücret,malî ve sosyal hakları; bakanlık genel müdürüne yapılan ödemeleri aşmamakkaydıyla, Yönetim Kurulunun kararı ve Genel Kurulun onayı ile belirlenir.”
2. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) ek 11. maddesininbirinci fıkrasının itiraz konusu (c) bendi şöyledir:
“c) (Değişik: 12/7/2013-6495/73md.) Türk Akreditasyon Kurumu Genel Sekreterliği, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Başkanlığı, Küçük ve OrtaÖlçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, TürkStandardları Enstitüsü Başkanlığı, kalkınma ajansları ve Mesleki YeterlilikKurumu kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan genel müdür, genelsekreter, genel müdür yardımcısı ve genel sekreter yardımcısı unvanlı personel ile uzman unvanlı meslek personeline, ilgilimevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret,prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne adaltında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlarkapsamında yapılan bütün ayni ve nakdî ödemelerin bir aylık toplam net tutarı;genel müdür ve genel sekreterler için bakanlık genel müdürü, genel müdüryardımcısı ve genel sekreter yardımcıları için bakanlık genel müdür yardımcısı,uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatındakadrosuna bağlı olarak malî haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamındayapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemez.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Recai AKYEL ve Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ’in katılımlarıyla 9.2.2017 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında öncelikle uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre, bir davayabakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanunhükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veyataraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısınavarması durumunda, bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmayayetkilidir. Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesinebaşvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren birdavanın bulunması, iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olmasıgerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerindeortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya daolumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
3. Başvuran Mahkeme, 5544 sayılı Kanun’un 25. maddesinin (1)numaralı fıkrasının iptali ile 375 sayılı KHK’nın ek 11. maddesininbirinci fıkrasının (c) bendinin “Mesleki Yeterlilik Kurumu” yönündeniptalini talep etmiştir.
4. 5544 sayılı Kanun’un 25.maddesinin itiraz konusu (1) numaralı fıkrası, Meslekî Yeterlilik KurumuBaşkanının, yönetici personelinin ve diğer personelinin ücret, malî ve sosyalhaklarının; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı genel müdürüne yapılanödemeleri aşmamak kaydıyla, Yönetim Kurulunun kararı ve Genel Kurulun onayı ilebelirleneceğini düzenlemektedir.
5. Başvuran Mahkemede görülmekte olan dava iseMeslekî Yeterlilik Kurumu personeline, anılan kuralda belirtilen sınırdan fazlaödeme yapılması nedeniyle oluşan kamu zararının sorumlulardan tahsili yönünde düzenlenenrapor üzerine yapılan yargılamaya ilişkindir. Bu itibarla, 5544 sayılı Kanun’un25. maddesinin itiraz konusu (1) numaralı fıkrasının “Başkan, yönetici personel ve diğer personelin ücret, malîve sosyal hakları;…” ve “…Yönetim Kurulunun kararı veGenel Kurulun onayı ile belirlenir.” bölümü, bakılmakta olandavada uygulanacak kural değildir. Bu nedenle, belirtilen bölüme yönelikbaşvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
6. 375 sayılı KHK’nın ek 11. maddesinin birinci fıkrasının itirazkonusu (c) bendinde ise Türk Akreditasyon Kurumu Genel Sekreterliği, Ulusal BorAraştırma Enstitüsü Başkanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme veDestekleme İdaresi Başkanlığı, Türk Standardları Enstitüsü Başkanlığı, kalkınmaajansları ve Meslekî Yeterlilik Kurumu kadro ve pozisyonlarına ilk defa veyayeniden atanan genel müdür, genel sekreter, genel müdür yardımcısı ve genelsekreter yardımcısı unvanlı personel ile uzman unvanlı meslek personeline,ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim,zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altındaolursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamındayapılan bütün aynî ve nakdî ödemelerin bir aylık toplam net tutarının; genelmüdür ve genel sekreterler için bakanlık genel müdürü, genel müdür yardımcısıve genel sekreter yardımcıları için bakanlık genel müdür yardımcısı, uzmanunvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosunabağlı olarak malî haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılmasıöngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemeyeceği hükmebağlanmıştır.
7. İtiraz konusu KHK kuralı, Türk Akreditasyon KurumuGenel Sekreterliği, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Başkanlığı, Küçük ve OrtaÖlçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, TürkStandardları Enstitüsü Başkanlığı, kalkınma ajansları ve Meslekî YeterlilikKurumu kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan genel müdür, genelsekreter, genel müdür yardımcısı ve genel sekreter yardımcısı unvanlı personelile uzman unvanlı meslek personelini kapsamaktadır.
8. 5544 sayılı Kanun’a bağlı “İHDAS EDİLENPOZİSYONLAR CETVELİ” ile bakılmakta olan davadaki yargılamaya esasrapor gözetildiğinde davaya konu fazla ödemenin, 375 sayılı KHK’nın itirazkonusu kuralında belirtilen unvanlardan yalnızca “uzman unvanlı meslekpersoneli”ne yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
9. Bu itibarla, KHK kuralında yer alan “TürkAkreditasyon Kurumu Genel Sekreterliği, Ulusal Bor Araştırma EnstitüsüBaşkanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresiBaşkanlığı, Türk Standardları Enstitüsü Başkanlığı, kalkınma ajansları ve…”, “…genelmüdür, genel sekreter, genel müdür yardımcısı ve genel sekreter yardımcısıunvanlı personel ile…” ve “… genel müdür ve genel sekreterleriçin bakanlık genel müdürü, genel müdür yardımcısı ve genel sekreteryardımcıları için bakanlık genel müdüryardımcısı,…” ibarelerininuyuşmazlıkta uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle, sözkonusu ibareler yönünden başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddigerekir.
10. Açıklanan nedenlerle;
A. 21.9.2006 tarihli ve 5544 sayılı Meslekî Yeterlilik KurumuKanunu’nun 25. maddesinin;
1. (1) numaralı fıkrasında yer alan“…bakanlık genel müdürüne yapılan ödemeleri aşmamakkaydıyla,…” ibaresinin esasının incelenmesine,
2. (1) numaralı fıkrasının kalan bölümünün, itiraz başvurusundabulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bubölüme yönelik başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B. 27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek11. maddesinin birinci fıkrasının, 12.7.2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun’un73. maddesiyle değiştirilen;
1. (c) bendinde yer alan “Türk Akreditasyon Kurumu GenelSekreterliği, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Başkanlığı, Küçük ve Orta Ölçekliİşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Türk StandardlarıEnstitüsü Başkanlığı, kalkınma ajansları ve…”, “…genel müdür, genelsekreter, genel müdür yardımcısı ve genel sekreter yardımcısı unvanlı personel ile…” ve “… genel müdür ve genelsekreterler için bakanlık genel müdürü, genel müdür yardımcısıve genel sekreter yardımcıları için bakanlık genel müdür yardımcısı,…” ibarelerinin,itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağıbulunmadığından, bu ibarelere yönelik başvurunun Mahkemenin yetkisizliğinedeniyle REDDİNE,
2. (c) bendinin kalan bölümünün esasının incelenmesine,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
11. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Volkan HAS tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü ile KHKkuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçelerive diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
A. İtirazın Gerekçesi
12. Başvuru kararındaözetle; Meslekî Yeterlilik Kurumu (MYK) personelinin iş hukuku mevzuatına tabi olarak istihdam edildiği,MYK personeline yapılacak ödemelerde üst sınır öngörülmesi sebebiyle itiraz konusu kuralların, toplu işsözleşmesi hükümleri ve Yüksek Hakem Kurulu kararları uyarıncasağlanan malî ve sosyal haklardan MYK personelini mahrum bıraktığı, öteyandan 375 sayılı KHK’da yer alan kuralla personelin malî ve sosyal haklarında,MYK’da istihdam edilme tarihine göre farklılaştırma yaratıldığı, aynı unvanlıpersonelin farklı ücret statülerine tabi olduğu, bu durumun ise çalışmabarışını bozduğu ve ücrette adaletsizliğe yol açtığı belirtilerek kuralların,Anayasa’nın 49., 53., 54. ve 55. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
13. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca ilgisi nedeniylekurallar, Anayasa’nın 13. maddesi yönünden de incelenmiştir.
14. İtiraz konusu kurallar,5544 sayılı Kanun’un 25. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “…bakanlık genelmüdürüne yapılan ödemeleri aşmamak kaydıyla,…” ve 375sayılı KHK’nın ek 11. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin “…MeslekiYeterlilik Kurumu kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan … uzmanunvanlı meslek personeline, ilgilimevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat,ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsunyapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütünayni ve nakdî ödemelerin bir aylık toplam net tutarı; … uzman unvanlı meslek personeliiçin Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak malî haklar ilesosyal hak ve yardımlar kapsamındayapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemez.” bölümü olup anılan bölüm, “MeslekiYeterlilik Kurumu” yönünden incelenmektedir.
15. İtiraz konusu Kanun hükmü, MYK Başkanının, yöneticipersonelinin ve diğer personelinin, Yönetim Kurulunun kararı ve Genel Kurulunonayı ile belirlenen ücret, malî ve sosyal haklarına bir üst sınır öngörmekteve bu hakların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Genel Müdürüne yapılanödemeleri aşmaması gerektiğini belirtmektedir. İtiraz konusu KHK kuralı da MYKkadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan uzman unvanlı meslekpersoneline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret,ek ücret, prim, zam, tazminat,ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsunyapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütünaynî ve nakdî ödemelerin bir aylık toplam net tutarının, Başbakanlıkuzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak malî haklar ile sosyal hak veyardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam nettutarını geçemeyeceğini hükme bağlamaktadır.
16. MYK’da görevli uzman unvanlı meslek personeline yapılacakbütün aynî ve nakdî ödemeler yönünden KHK kuralı ile getirilen üst sınır, KHKkuralında değişiklik öngören yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihtensonra MYK kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan uzman unvanlımeslek personeli bakımından geçerli iken yürürlük tarihinden önce atanmışbulunan uzman unvanlı meslek personelini kapsamamaktadır.
17. Anayasa’nın 49. maddesinde, çalışmanın, herkesin hakkı veödevi olduğu, Devletin çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışmahayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayıdesteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak veçalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alacağıbelirtilmiştir. Anayasa’nın “Ücrette adalet sağlanması”başlıklı55. maddesinde de “Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanlarınyaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyalyardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.” denilmektedir.
18. Anayasa’nın 51. maddesinde güvenceye bağlanan sendika hakkı,demokratik toplumun temeli olan örgütlenme özgürlüğünün bir parçasıdır.Örgütlenme özgürlüğü, bireylerin kendi menfaatlerini korumak için kolektifoluşumlar meydana getirerek bir araya gelebilme özgürlüğüdür. Bu özgürlük,bireylere topluluk hâlinde siyasal, kültürel, sosyal ve ekonomik amaçlarınıgerçekleştirme imkânı sağlar. Sendika hakkı da çalışanların, bireysel ve ortakçıkarlarını korumak amacıyla bir araya gelerek örgütlenebilme serbestisinigerektirmekte ve bu niteliğiyle örgütlenme özgürlüğünün bir parçası olarakgörülmektedir.
19. Sendika hakkı, çalışanların ve çalıştıranların sadeceistedikleri sendikaları kurmaları ve bunlara üye olmaları yolunda bir haklasınırlı kalmamakta, aynı zamanda oluşturdukları tüzel kişiliklerin varlığınınve bu tüzel kişiliklerin kendine özgü faaliyetlerinin de garanti altınaalınmasını içermektedir. Üyelerinin ekonomik ve sosyal ortak menfaatlerinikorumak ve geliştirmek amacıyla kurulan sendikalar ve bunların üstkuruluşlarının, iş uyuşmazlığı çıkarması, toplu görüşme ve toplu iş sözleşmesiyapması, grev ve lokavt kararı vermesi ve uygulaması da sendika hakkınıngereklerindendir.
20. Anayasa, sendika hakkının bir unsuru olan toplu işsözleşmesi hakkını, 53. maddede özel olarak düzenlemiştir. Anılan maddeninbirinci fıkrasında, “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomikve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu işsözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.” denildikten sonra devamındakifıkrada, “Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunladüzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
21. Anayasa’nın 53. maddesinin ikinci fıkrasında, toplu işsözleşmesinin nasıl yapılacağının kanunla düzenleneceği belirtilmekle birliktebu hakkın sınırlama sebeplerine yer verilmemiştir. Ancak toplu iş sözleşmesihakkı, sendika hakkının bir unsuru olarak görüldüğünden Anayasa’nın 51.maddesinin ikinci fıkrasında sendika hakkı için öngörülen sınırlamanedenlerinin toplu iş sözleşmesi hakkı yönünden de geçerli olduğunun kabulügerekir. Buna göre, toplu iş sözleşmesi hakkının, millî güvenlik, kamu düzeni,suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hak veözgürlüklerinin korunması sebeplerine dayanılarak kanunla sınırlanmasımümkündür.
22. Anayasa’nın 54. maddesinde, toplu iş sözleşmesinin yapılmasısırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçilerin grev hakkına sahip oldukları,grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği, grev ve lokavtınyasaklandığı veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlığınYüksek Hakem Kurulunca çözüleceği, uyuşmazlığın her safhasında tarafların daanlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilecekleri, Yüksek Hakem Kurulukararlarının kesin ve toplu iş sözleşmesi hükmünde olduğu belirtilmiştir.
23. MYK hizmetlerinin, iş mevzuatı hükümlerine göre istihdamedilen uzman yardımcısı, uzman ve diğer personel eliyleyürütüleceğini, MYK personelinin, emeklilik ve sosyal güvenlik yönünden5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olduğunu öngören 5544sayılı Kanun’un 24. maddesi göz önünde bulundurulduğunda MYK personelininişçi statüsünde bulundukları ve toplu iş sözleşmesi ile grev haklarına sahipoldukları açıktır.
24. Toplu iş sözleşmesi hakkı, işçilere, üyesi bulunduklarısendikalar aracığıyla işverenle karşılıklı olarak ekonomik ve sosyaldurumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla görüşme ve anlaşmayapabilme yetkisi tanıyan sendikal bir haktır. MYK personeline verilebilecekücret, malî ve sosyal haklar yönünden itiraz konusu kurallarla üst sınırlarınbelirlenmesi, norm alanını daralttığı için sendika özgürlüğünün birer parçasıolan toplu iş sözleşmesi ve grev haklarına müdahale niteliği taşımaktadır.
25. Kanun’un 3. maddesi uyarınca MYK’nın, kamu tüzelkişiliğinihaiz, idari ve malî özerkliğe sahip, özel bütçeli, Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığının ilgili kuruluşu, bu itibarla kamu gelirlerinden harcama yapmayetkisi verilen bir kamu idaresi olması karşısında itiraz konusu kurallarınkamusal harcamaları sınırlandırmak, bütçe disiplinini ve bu suretle kamuyararını sağlamak ve başkalarının hak ve özgürlüklerinikorumak amacına hizmet ettiği açıktır. Nitekim MYK’nın harcamaları, aynıamaç doğrultusunda, Sayıştay denetimine tabi kılınmıştır. Kanun koyucunun,çalışan personele yapılacak ödemelerin üst sınırını belirlerken, hizmetinniteliği ve niceliğinin yanı sıra ülkenin ekonomik ve malî kaynaklarınıgözeterek tavan belirlemesi takdir yetkisi içindedir.
26. Bununla birlikte, bir düzenlemenin kamu yararına yönelikolarak yapılmış olması, onun Anayasa’ya uygunluğu bakımından tek başına yeterlideğildir. Temel hak ve hürriyetler bakımından meşru amaçla getirilensınırlamalar Anayasa’nın 13. maddesinde ifade edilen ölçütlere aykırı olamaz.Bu anlamda itiraz konusu kurallar yönünden kanun koyucunun, çalışan personeleyapılacak ödemelerin üst sınırlarını belirleme yetkisinin Anayasa’nın 13.maddesine aykırılık taşımaması gerekir.
27. Temel hak ve özgürlükler, özlerine dokunulmaksızınyalnızca Anayasa’da öngörülensebeplerle ve ancak kanunla sınırlanabilir. Dokunulamayacak “öz”,her temel hak ve özgürlük açısından farklılık göstermekle birliktekanunla getirilen sınırlamanın hakkın özüne dokunmadığının kabulü için temelhakların kullanılmasını ciddi surette güçleştirip, amacına ulaşmasına engelolmaması ve etkisini ortadan kaldırıcı bir nitelik taşımaması gerekir.
28. Temel hak ve özgürlüklerin özlerine dokunulmaksızınyapılan sınırlamalar yönünden ise busınırlamaların, demokratik toplum düzeninin gerekleri ile ölçülülük ilkesine aykırıolamayacağı belirtilmiştir. Bir başka deyişle, öze dokunan sınırlamalar, “demokratiktoplum düzeninin gerekleri” ve “ölçülülük” ilkelerineevleviyetle aykırı olacağından, temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunansınırlamalar yönünden “demokratik toplum düzeninin gerekleri” ve “ölçülülük” ilkeleribakımından ayrıca inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
29. Öze dokunma yasağını ihlal etmeyen müdahaleler yönündengözetilmesi öngörülen “demokratik toplum düzeninin gerekleri” kavramı,öncelikle ilgili hak yönünden getirilen sınırlamaların zorunlu ya da istisnaitedbir niteliğinde olmalarını, başvurulabilecek en son çare ya da alınabileceken son önlem olarak kendilerini göstermelerini gerektirmektedir. “Demokratiktoplum düzeninin gerekleri”nden olma, bir sınırlamanın demokratik birtoplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelikolmasını ifade etmektedir.
30. Anayasa’nın 13. maddesinde ifade edilen “ölçülülükilkesi”, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkinbaşvurularda dikkate alınması gereken bir diğer ilkedir. Demokratik toplumdüzeninin gerekleri ve ölçülülük ilkeleri, iki ayrı ölçüt olarak düzenlenmişolmakla birlikte bu iki ölçüt arasında sıkı bir ilişki vardır. Temel hak veözgürlüklere yönelik herhangi bir sınırlamanın, demokratik toplum düzeni içingerekli nitelikte, başka bir ifadeyle öngörülen kamu yararı amacınıgerçekleştirmekle birlikte, temel haklara en az müdahaleye olanak veren ölçülübir sınırlama niteliğinde olup olmadığının incelenmesi gerekir.
31. Ölçülülük, temel hak ve özgürlüklerin sınırlanma amaçlarıile sınırlama araçları arasındaki ilişkiyi yansıtır. Ölçülülük denetimi,ulaşılmak istenen amaçtan yola çıkılarak bu amaca ulaşılmak için seçilen aracındenetlenmesidir. Bu sebeple, kuralın hedeflenen amaca ulaşabilmek içinelverişli, gerekli ve orantılı olup olmadığı değerlendirilmelidir.
32. Belirtilen nitelikleri gereği,Anayasa’nın 13. maddesinde yer alan ve aralarında sıkı bir ilişkibulunan, “temel hak ve hürriyetlerin özü”, “demokratiktoplum düzeninin gerekleri” ve “ölçülülük ilkesi” kavramları,bir bütünün parçaları olup, “demokratik bir hukuk devleti”ninözgürlükler rejiminde gözetilmesi gereken temel ölçütleri oluşturmaktadır.
33. İtiraz konusu kurallarla öngörülen üst sınırlargözetilmek kaydıyla ücret, malî ve sosyal haklarla ilgili konular da dâhilolmak üzere toplu iş sözleşmesinin içerdiği tüm konularda toplu iş sözleşmesi ve grev haklarının kullanılmaya devamedilebilmesi karşısında, toplu iş sözleşmesi veya grev neticesinde eldeedilebilecek ücret, malî ve sosyal haklar yönünden belirli bir ölçü ve dengegözetilerek üst sınırların belirlenmesi, toplu iş sözleşmesi ve grev haklarınıortadan kaldıran veya onları kullanılamayacak ölçüde sınırlayan bir düzenlemeolarak nitelendirilemez.
34. Merkezi yönetim bütçesi kapsamında yer alan, özel bütçelibir kamu kuruluşu olan MYK’nın personeline ücret, malî ve sosyal haklarkapsamında yapılacak ödemeler yönünden üst sınırlar belirlenmesisuretiyle kamusal kaynakların etkili ve verimli kullanılmasının, kamusalharcamaların kısıtlanmasının, bütçe disiplininin sağlanmasının ve busuretle kamu yararının gerçekleştirilmesinin amaçlandığı gözetildiğinde,söz konusu sınırlamaların, “demokratik toplum düzeninin gerekleri”neaykırılık taşımadığı açıktır.
35. Diğer yandan, getirilen sınırlamaların toplu işsözleşmesinde yer alan konulardansadece biri olan ücret, malî ve sosyal haklara ilişkin olması, buna karşılıktoplu iş sözleşmesine konuolabilecek diğer alanların tamamında ve öngörülen üst sınırlar aşılmamakkaydıylaücret, malî ve sosyal haklarda da toplu iş sözleşmesi ve grev haklarınıkullanma imkânının devam etmesi nedeniyle, toplu iş sözleşmesi ve grevhaklarına yapılan müdahalenin, ölçülü olduğu ve çalışanlara aşırı bir külfetyüklemediği sonucuna ulaşılmaktadır.
36. Ayrıca, MYK’da görevli uzman unvanlı meslek personelineyapılacak bütün aynî ve nakdî ödemeler yönünden üst sınır öngören itiraz konusuKHK kuralının, aynı veya benzer kadrolarda olup farklı kurumlarda görevyapanlar arasındaki ücret dengesizliğini gidermeye yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Nitekim, itiraz konusu kuralın temelini oluşturan 666 sayılıKHK’nın gerekçesinde düzenlemenin amacı şu şekilde açıklanmıştır: “Kamugörevlilerine mali haklar kapsamında değişik adlar altında ve farklı tutarlardailave ödemeler yapılması, aynı veya benzer kadrolarda görev yapan kamugörevlileri arasında maaş farklılıklarına neden olmuştur. Ayrıca bazı kamuidarelerinde çeşitli statülerde personel istihdam edilmesi ve bazı kamuidarelerine mali hak tespitine yönelik verilmiş olan yetkiler genel ücretdengelerini bozmuştur… Bu Kanun Hükmünde Kararname ile; kapsama giren kamukurum ve kuruluşlarındaki tüm kurumsal ek ödemeler kaldırılarak tek bir eködeme sistemi getirilmekte ve farklı kurumlarda aynı hizmet sınıfında, aynıveya benzer unvanlı kadrolarda çalışan kamu görevlilerinin aynı tutarda eködemeden yararlandırılmaları sağlanmaktadır./… Yapılan düzenlemeler ile kamugörevlilerinin mali hakları açısından mevcut adaletsizliklerin giderilmesiamaçlanmakta, mevcut çalışanların mali haklarında herhangi bir azalma ve mevcutstatülerinde herhangi bir değişiklik öngörülmemektedir.” Dolayısıylaçalışanlar arasında var olan ücret dengesizliğinin giderilmesi amacıyla kabuledilen kuralın, kamu yararına aykırı olduğu söylenemez. Kanun koyucunun, kamu yararını gerçekleştirmek amacıylaçalışanların ücret politikasında geleceğe dönük olarak değişiklikyapmasında Anayasa’ya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Nitekim aksi düşünceninkabulü, çalışanların ücret politikalarında hiçbir zaman idarece değişiklikyapılamayacağı sonucunu doğurur ki bu, idari fonksiyonun değişkenliğikarşısında mümkün değildir.
37. Öte yandan MYK personeli, hangi hak ve yükümlülükleresahip olduklarını önceden bilerek ve kendi rızaları ile çalışmayabaşlamaktadır. Bir başka ifadeyle, MYK Yönetim Kurulunun kararı ve GenelKurulun onayı ile belirlenen ücret, malî ve sosyal hakların Çalışma ve SosyalGüvenlik Bakanlığı Genel Müdürüne yapılan ödemeleri aşamayacağının, MYK kadrove pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan uzman unvanlı meslekpersoneline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü aynî ve nakdî ödemelerinbir aylık toplam net tutarının, Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosunabağlı olarak yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarınıgeçemeyeceğinin, görevi kabul eden MYK personelince işe girme öncesindebilindiği açıktır. Bu anlamda, MYK personelinin ücret, malî ve sosyal haklarıyönünden itiraz konusu kurallarla öngörülen sınırlamaları bilmedikleri söylenemez. Herhangi bir zorlama olmadan,serbest iradeleriyle bu şartlardaçalışmayı kabul etmeleri karşısında MYK personelinin ücret, malî ve sosyalhakları yönünden üst sınırlarınbelirlenmiş olması, Devletin, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyalyardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alma yükümlülüğünebir aykırılık oluşturmadığı gibi ülkenin ekonomik ve malî kaynakları, kamuyararı ve hizmetin gerekleri dikkate alınarak ilk defa veya yeniden atanacakolan MYK uzmanları yönünden geçerli olacak, aynî ve nakdîödemelere ilişkin yeni bir düzenleme yapılmasının da Devletin, çalışma barışınısağlamak için gerekli tedbirleri alma yükümlülüğüyle bağdaşmayan bir yönübulunmamaktadır.
38. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 13., 49., 53., 54.ve 55. maddelerine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
39. Engin YILDIRIM, Hasan Tahsin GÖKCAN ile RıdvanGÜLEÇ bu görüşe katılmamışlardır.
IV. HÜKÜM
A. 21.9.2006 tarihli ve 5544 sayılı Meslekî Yeterlilik KurumuKanunu’nun 25. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “…bakanlıkgenel müdürüne yapılan ödemeleri aşmamak kaydıyla,…” ibaresinin,
B. 27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek11. maddesinin birinci fıkrasının, 12.7.2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun’un73. maddesiyle değiştirilen (c)bendinin “…Mesleki Yeterlilik Kurumu kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yenidenatanan … uzman unvanlı meslek personeline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen hertürlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazlaçalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğerödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdîödemelerin bir aylık toplam net tutarı; … uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatındakadrosuna bağlı olarak malî haklar ile sosyal hak ve yardımlarkapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarınıgeçemez.” bölümünün “Mesleki Yeterlilik Kurumu” yönünden,
Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE, EnginYILDIRIM, Hasan Tahsin GÖKCAN ile Rıdvan GÜLEÇ’in karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA, 12.7.2017 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
KARŞIOY GÖRÜŞÜ
1. İtiraz konusu kurallar, 5544 sayılıKanun’un 25. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “…bakanlıkgenel müdürüne yapılan ödemeleri aşmamak kaydıyla,…” ve 375 sayılıKHK’nın ek 11. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde bulunan “…MeslekiYeterlilik Kurumu…” ibareleridir.
2. Bu kurallarda Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) Başkanının,yönetici personelinin ve diğer personelinin, Yönetim Kurulunun kararı ve GenelKurulun onayı ile belirlenen ücret, malî ve sosyal haklarına bir üst sınıröngörülmekte ve bu hakların bakanlık (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı)genel müdürüne yapılan ödemeleri aşmaması gerektiği ifade edilmektedir. İtirazkonusu KHK kuralı da MYK kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atananuzman unvanlı meslek personeline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlümaaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışmaücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ilesosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdî ödemelerin biraylık toplam net tutarının, Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlıolarak malî haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülenödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemeyeceğini hükme bağlamaktadır.
3. MYK hizmetlerinin, iş mevzuatı hükümlerine göre istihdamedilen uzman yardımcısı, uzman ve diğer personel eliyleyürütüleceğini, MYK personelinin, emeklilik ve sosyal güvenlik yönünden5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olduğunu öngören 5544sayılı Kanun’un 24. maddesi göz önünde bulundurulduğunda MYK personelininişçi statüsünde bulundukları ve toplu iş sözleşmesi ile grev haklarına sahipoldukları açıktır.
4. Anayasa’nın 51. maddesinde güvenceye bağlanan sendika hakkınınönemli bir boyutunu toplu görüşme ve toplu sözleşme yapmakoluşturmaktadır. Anayasa, sendika hakkının bir unsuru olan toplu sözleşmehakkını, 53. maddede özel olarak düzenlemiştir. Anılan maddenin birincifıkrasında, “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik vesosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu işsözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.” denilmektedir.
5. Anayasa’nın 54. maddesinde, toplu iş sözleşmesinin yapılmasısırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçilerin grev hakkında sahip oldukları,grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği, grev ve lokavtınyasaklandığı veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlığınYüksek Hakem Kurulunca çözüleceği, uyuşmazlığın her safhasında tarafların daanlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilecekleri, Yüksek Hakem Kurulukararlarının kesin ve toplu iş sözleşmesi hükmünde olduğu belirtilmiştir.
6. Toplu iş sözleşmesi hakkı, işçilere, üyesi bulunduklarısendikalar aracığıyla işverenle karşılıklı olarak ekonomik ve sosyaldurumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla görüşme ve anlaşmayapabilme yetkisi tanıyan sendikal bir haktır. MYK personelineverilebilecek ücret, malî ve sosyal haklar yönünden itiraz konusu kurallarlaüst sınırların belirlenmesi sendika özgürlüğünün birer parçası olan topluiş sözleşmesi ve grev haklarına müdahale niteliği taşımaktadır.
7. Temel hak ve hürriyetler bakımından meşru amaçla getirilensınırlamalar Anayasa’nın 13. maddesinde ifade edilen ölçütlere aykırı olamaz.Bu anlamda itiraz konusu kurallar yönünden kanun koyucunun, çalışanpersonele yapılacak ödemelerin üst sınırlarını belirleme yetkisininAnayasa’nın 13. maddesinde belirtilen ölçülülük ilkesine ve demokratik toplumdüzeni gereklerine aykırılık taşımaması şarttır.
8. Demokratik toplum düzeninin gerekleri ölçütü ilgilisınırlamanın demokratik bir toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacıgiderilmesi gerektiğini ifade etmektedir. İlgilikurallardaki zorlayıcı toplumsal ihtiyaç, çoğunluk görüşünegöre “kamusal kaynakların etkili ve verimli kullanılmasının, kamusal harcamalarınkısıtlanmasının, bütçe disiplininin sağlanmasının ve bu suretle kamuyararının” gerçekleştirilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu kurallar yukarıdabelirtilen hedeflerin gerçekleşmesine bir katkı yapmakla birlikte bunungerektirdiği fedakarlığı ve maliyeti tek başına MYK çalışanlarına yüklemek,anayasanın tanıdığı bir temel hakkı kullanmalarından dolayı onları neredeysebir yaptırıma tabi tutmakla eşdeğer anlam taşımaktadır. Bildiğim kadarıyla işkanununa tabi olupta serbest toplu pazarlık sisteminde ücretlerin üst düzeyinindevlet tarafından tek taraflı sınırlandırıldığı başka bir grup çalışan yoktur.
9. İtiraz konusu kurallar toplu iş sözleşmesi ve grevhaklarını ortadan kaldıran veya onları kullanılamayacak ölçüde sınırlayandüzenlemeler içermemekle birlikte demokratik toplum düzeni gerekleri ölçütüaçısından ilgili hakka getirilen sınırlamaların zorunlu ya da istisnai tedbirniteliğinde olmadığını ve başvurulabilecek en son çare ya da alınabilecek enson önlem olarak da nitelendirilemeyeceğini rahatlıklasöyleyebiliriz. Getirilen düzenlemeler anayasada güvence altına alınantoplu sözleşme özerkliğine demokratik toplum düzeninin gerçekleştirilmesi vesürdürülmesi bakımından hiç de gerekli olmayan sınırlamalar getirmektedir.Kurallarla amaçlanan kamu yararı hak öznelerinin ilgili hakkını daraltmadanyasa koyucu tarafından başka şekillerde sağlanabilir.
10. Anayasa’nın 53. maddesinin son fıkrasında, toplu sözleşmehakkının kapsamının, istisnalarının, toplu sözleşmeden yararlanacakların, toplusözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğünün kanunla düzenleneceğibelirtilmekle birlikte bu hakkın sınırlama sebeplerine yer verilmemiştir. Ancaktoplu sözleşme hakkı, sendika hakkının bir unsuru olarak görüldüğündenAnayasa’nın 51. maddesinin ikinci fıkrasında sendika hakkı için öngörülensınırlama nedenlerinin toplu sözleşme hakkı yönünden de geçerli olduğununkabulü gerekir. Buna göre, toplu sözleşme hakkının, millî güvenlik, kamudüzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ilebaşkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerine dayanılarak kanunlasınırlanması mümkündür. Bununla birlikte serbest toplu sözleşme düzenineyönelik itiraz konusu kurallarla getirilen sınırlamaların yukarıda sayılansınırlama nedenlerinden kaynaklanmadığı da son derece açıktır.
11. Devletin tek taraflı olarak müzakere edilebilecek konularıbelirlemesi ve bunlarla ilgili çeşitli sınırlamalar getirmesi serbest toplusözleşme sisteminin ruhuna ve özerk yapısına uymamaktadır. Nitekim ILO SendikaÖzgürlüğü Komitesi de bu durumun 98 sayılı ILO Örgütlenme ve Toplu PazarlıkHakkı Sözleşmesiyle (özellikle 4. maddesiyle) bağdaşmadığını teyit etmiştir.[1] Komite,toplu pazarlık konusu olan ücretlere bir üst sınır konulabileceğini ama bununekonomik istikrar politikaları çerçevesinde gerekli olması, istisnai birnitelik taşıması ve makul bir süreyi aşmaması hususlarına dikkat çekmiştir.[2] İtirazkonusu kurallar bu özelliklerin hiçbirini taşımamaktadır.
12. Sonuç itibarıyla dava konusu kuralların Anayasa’nın 13., 53.ve 54. maddelerine aykırı olduğu düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
KARŞIOYGEREKÇESİ
İtiraz yoluyla, 5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanununun25. Maddesinin birinci fıkrası ile, 375 sayılı KHK’nın 6495 sayılı Kanunun 73.maddesiyle değiştirilen ek 11. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi’nin iptalinekarar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Kanunla kurulan Mesleki Yeterlilik Kurumu, ulusal ve uluslararasıalanda mesleki standartları ve mesleki yeterlilik esaslarını belirlemekamacıyla kurulan ve kuruluş amaçlarını gerçekleştirmek üzere teşkilatlandırılanbir kamu tüzel kişisidir.
Mahkememiz çoğunluk gerekçesinde de belirtildiği üzere Kurum kamutüzelkişiliğini haiz olmakla birlikte, idari ve mali özerkliğe sahip olup, tümpersoneli özel hukuk hükümlerine tabi kılınmıştır. Yöneticiler de dahil,çalıştırılan personel işçi statüsünde ve personelin özlük hakları da özel hukuk(iş hukuku) hükümlerine tabi kılınmıştır (5544/m.24). Dolayısıyla çalıştırılanpersonel, Anayasanın 128. maddesinde sözü edilen "memur veya diğer kamugörevlisi" statüsünde değildir. Personel iş akdi ile istihdam edilmekte veuyuşmazlıklar da İş Kanunu ve ilgili mevzuata göre çözümlenmektedir. Bunakarşın, iptali istenilen kurallar ile toplu iş sözleşmesi hakkı ve ücretteadalet hakkına aykırılık oluştur biçimde ölçüsüz bir sınırlama getirilmiştir.
Anayasanın 53. maddesi uyarınca işçiler ve işverenler, ekonomik vesosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu işsözleşmesi yapma hakkına sahiptir. Hatta aynı maddenin 5. fıkrası uyarıncamemurlar ve diğer kamu görevlileri de bu hakka sahip kılınmıştır. Toplu işsözleşmesiyle ilgili uyuşmazlıkları çözümleme konusunda da Anayasa ile KamuGörevlileri Hakem Kurulu ve grev-lokavt hakkı uyuşmazlıkları konusunda daYüksek Hakem Kurulu görevlendirilmiştir. Bu hakların Anayasada belirtilen veyaniteliğinden kaynaklanan nedenlerle sınırlandırılması söz konusu olabilir isede sınırlamanın Anayasanın 13. maddesi uyarınca demokratik toplumda gerekli veölçülü bulunması zorunludur. Anayasada toplu iş sözleşmeleri için kabul edilenbir hukuk düzeni varken, iptali istenilen kuralla bu Anayasal düzeni işlevsizbırakır düzeyde getirilen sınırlama, Kurum personelinin haklarına müdahaleniteliğindedir.
Kanunla işçi niteliği tanınan ve iş akdi ile istihdam edilenpersonelin, diğer işçilere getirilmeyen ve hatta diğer kamu tüzel kişilerindeistihdam edilen işçi statüsünde çalışanlar için de geçerli olmayan özel birsınırlama hükmüne ölçüsüzce tabi kılınması, demokratik toplumda gerekliolmadığı gibi, Anayasanın 55. maddesinde belirtilen ücrette adalet hak veilkesine de aykırılık ve ölçüsüz bir müdahale oluşturmaktadır. Bu hukukigerekçeler dolayısıyla kuralların iptali gerektiği düşüncesinde olduğumdan,farklı oy kullanmış bulunmaktayım.
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
[1] Freedom of association - Digest ofdecisions and principles of the Freedom of Association Committee of theGoverning Body of the ILO. Fifth (revised) edition,2006, http://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/---ed_norm/---normes/documents/publication/wcms_090632.pdf,§§ 912, 919, erişim tarihi 15 Temmuz 2017.
[2] Freedom of association - Digest ofdecisions and principles of the Freedom of Association Committee of theGoverning Body of the ILO. Fifth (revised) edition,2006, http://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/---ed_norm/---normes/documents/publication/wcms_090632.pdf,§§ 1024, 1030, erişim tarihi 15 Temmuz 2017.