ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2017/28
Karar Sayısı : 2017/107
Karar Tarihi : 31.5.2017
R.G. Tarih-Sayısı : 23.6.2017-30105
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN:Burdur 1. Asliye CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU:13.12.2004 tarihli ve 5275sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 97. maddesinin(1) numaralı fıkrasının, Anayasa’nın 13. maddesine aykırılığı ileri sürülerekiptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY:Açık ceza infaz kurumu hükümlüsü olduğu sırada izne giden vedönmeyen sanığın, izinden dönmeme suçundan cezalandırılması talebiyle açılankamu davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme, iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un, itiraz konusu kuralın da yer aldığı 97. maddesişöyledir:
“İzinden dönmeme, geç dönme
Madde 97-(1) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süregeçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanununun 292 nci veizleyen maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.
(2) İzin süresini iki gün veya daha az bir süre geçiren hükümlülerhakkında disiplin işlemi yapılır. İzinli iken firar eden hükümlüye bir dahaizin verilmez.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman AlifeyyazPAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Recai AKYEL, Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ’in katılımlarıyla 9.2.2017 tarihindeyapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan veilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
A- İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle, 5275 sayılı Kanun’un 37. maddesininbirinci fıkrasında, ceza infaz kurumlarında düzenli bir yaşamın sürdürülmesi,güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, tüzük, yönetmelikler ileidarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlarınhükümlü ya da tutuklu tarafından kusurlu olarak ihlal edilmesi hâlinde eylemile orantılı olan disiplin cezalarının uygulanacağının hüküm altına alındığı,bu bağlamda firar etme eyleminin Kanun’un 44. maddesinin (3) numaralıfıkrasında onbir günden yirmibir güne kadar hücre cezası ile karşılandığı, bucezanın söz konusu davranışı yasaklamadaki amacı gerçekleştirmeye yeterli veelverişli olduğu, bu davranışı yasaklayan normun korunmak istenen amaç içinetkili bir müdahale olduğu, izinden dönmeme eylemine karşılık gelen firareylemine ilişkin hem disiplin cezasının hem de itiraz konusu kuralınyollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 292. maddesinde düzenlenen suça ilişkinyaptırımın uygulanmasının ölçülü olmadığı, demokratik bir toplum düzeni içinzorunlu bir ihtiyaca hizmet etmediği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 13.maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
4. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca, kural ilgisinedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
5. İtiraz konusu kuralda, izinden dönmeyen veya iki günden fazlabir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 292. veizleyen maddelerinde yazılı hükümlerin uygulanacağı öngörülmektedir. 5237sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292. maddesinde hükümlü veya tutuklunun kaçmasısuçu düzenlenmiş olup,tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altındabulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydanbir yıla kadar hapis cezasına, bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarakişlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunacağıdüzenlenmiştir.
6. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
7. Hukuk devletinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenliktedbirlerine ilişkin kurallar, Anayasa’ya aykırı olmamak üzere ülkenin sosyal,kültürel yapısı, ahlaki değerleri ve ekonomik hayatın gereksinimlerini gözönüne alan suç politikasına göre belirlenir. Kanun koyucu, izlediği suçpolitikası gereği bazı fiilleri ceza hukuku alanından çıkarabileceği gibikorudukları hukuki yararları ve neden olduğu sonuçları esas alarak birtakımsuçları farklı yaptırımlara da tâbi kılabilir. Kanun koyucunun bu konudakitercih ve takdirinin yerindeliğinin incelenmesi, anayasal denetimin kapsamıdışında kalmaktadır.
8. Bununla birlikte, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olanölçülülük ilkesi uyarınca düzenlemelerde öngörülen yaptırım, insan onurunaaykırı bulunmamalı ve suçla yaptırım arasında bir ölçüsüzlüğe yol açmamalıdır.Ölçülülük ilkesi“elverişlilik”,“gereklilik”ve“orantılılık”olmaküzere üç alt ilkeden oluşmaktadır.“Elverişlilik”, başvurulan önleminulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını,“gereklilik”başvurulanönlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını,“orantılılık”isebaşvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifadeetmektedir. Bir kuralda öngörülen düzenleme ile ulaşılmak istenen amaç arasındada“ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.
9. 5275 sayılı Kanun’un 6. maddesinde, hükümlülerin ceza infazkurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarakdüzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulacağı, kurum düzenini ihlâledenler hakkında Kanun’da belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağıdüzenlenmiştir. 5275 sayılı Kanun’un disiplin cezalarının niteliği ve uygulamakoşullarını düzenleyen 37. maddesinde ise kurumda düzenli bir yaşamınsürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, tüzük,yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranışve tutumları kusurlu olarak ihlâl eden hükümlü hakkında, eyleminin niteliği ileağırlık derecesine göre Kanun’da belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı,suç oluşturan eylemlerden dolayı açılan kamu davasının, disiplin soruşturmasıyapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemeyeceği hüküm altına alınmaktadır.
10. 5275 sayılı Kanun’un44. maddesinin (1) numaralı fıkrasındahükümlüler hakkında bir disiplin cezası olarak öngörülen hücreye koyma cezası,hükümlünün eylemlerinin nitelik ve ağırlığına göre bir günden yirmi güne kadar,açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, geceli ve gündüzlü bir hücrede tekbaşına tutulması ve her türlü temastan yoksun bırakılması şeklindetanımlanmıştır. Maddenin (2) numaralı fıkrasında“İzin süresini özürsüzolarak en fazla iki gün geçirmek”, bir günden on güne kadar hücreye koymacezası; (3) numaralı fıkrasında yer alan“firar etmek”,onbir günden yirmigüne kadar hücreye koyma cezası gerektiren eylemler olarak belirlenmiştir.
11. 5237 sayılı Kanun’un hükümlü ve tutuklunun kaçması suçunudüzenleyen 292. maddesinde ise tutukevinden, ceza infaz kurumundan veyagözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlühakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Bu bağlamdaitiraz konusu kural gereğince izinden hiç dönmeme veya iki günden fazla birsüre geçtikten sonra dönme fiili hem 5275 sayılı Kanun kapsamında disiplincezası gerektiren hem de itiraz konusu kuralın atfıyla 5237 sayılı Kanunkapsamında suç teşkil eden ceza yaptırımına tâbi bir fiil olarak sayılmıştır.
12. Ceza ve ceza muhakemesi hukuku ile disiplin hukukununbirbirinden farklı kural ve ilkelere tâbi disiplinler olduğunda kuşku yoktur.Ceza hukuku alanında öngörülen yaptırımlar, toplumsal düzene aykırı olan veceza kanunlarında suç sayılan davranışlara uygulanıp, toplum düzenininkorunması ve sağlanması amacına yönelik iken; disiplin cezaları, bir teşkilatdüzeninin korunması, devam ettirilmesi, onun verimli ve yararlı bir biçimdeçalışmasının sağlanması amacına yöneliktir. Bu bağlamda kişilerin fiili,disiplin cezasının yanı sıra ceza hukuku alanında yaptırımı da gerektirebilir.Böyle durumlarda ceza muhakemesi ve disiplin soruşturması ayrı ayrı yürütülürve ceza muhakemesi sonucunda kişinin isnat edilen eylemi işlemediğine dair hükümlerdışında, ceza mahkemesi hükmü disiplin makamları açısından doğrudan bağlayıcıdeğildir.
13. 5275 sayılı Kanun’un 44. maddesinde düzenlenen izin süresiniözürsüz olarak iki günden fazla geçirmek suretiyle ortaya çıkan firar etmefiiline ilişkin disiplin cezasının, ceza infaz kurumlarında disiplinin tesisive devamlılığı, güvenliğin sağlanması, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi vehuzurun temin edilmesini sağlamak suretiyle bu kurumlardaki teşkilat düzenininkorunması ve devam ettirilmesini sağlamayı amaçladığı anlaşılmaktadır.
14. İtiraz konusu kuralın yollama yaptığı 5237 sayılı Kanun’un292. maddesinde düzenlenen hükümlü veya tutuklunun kaçması fiiline ilişkin cezayaptırımı iseDevletin adli yargı fonksiyonlarını, cezaların infazı ileulaşılmak istenen amaçlar çerçevesinde yerine getirilebilmesini, ceza infazsisteminin etkin bir biçimde işlemesini, suçların ve suçluların takibinin teminedilmesini ve özellikle adliyenin korunmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Kanunkoyucunun, yukarıda ifade edilen farklı amaç ve hukuki yararın sağlanmasımaksadıyla aynı fiil için hem disiplin cezası hem de ceza hukuku alanındayaptırım öngörmesinin ölçülü olmadığı söylenemez.Bu bağlamda itiraz konusukuralın, ulaşılmak istenen amaç için elverişli ve gerekli olduğu, amaç ve araçarasında makul ve uygun bir ilişki kurduğu göz önüne alındığında kanunkoyucunun takdir alanı içerisinde olan kuralda ölçülülük ilkesine aykırı biryön bulunmamaktadır.
15. Öte yandan, hukuk devleti ilkesi ve ceza hukukunun temelilkeleri arasında yer alan “aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz(nebis in idem)” ilkesi gereğince, kişi aynı fiil nedeniyle birden fazlayargılanamaz ve cezalandırılamaz. Ancak, bu ilke mutlak olmayıp, korunan hukukiyararı, unsurları, amacı ve neticesi farklı olması nedeniyle ayrı hukukdisiplinleri kapsamında aynı fiilin farklı şekillerde mütalaa edilmesimümkündür. Bu ilke sadece ceza davalarına ilişkin olduğu için aynı fiilden dolayıceza soruşturması yanında ayrıca hukuk davası veya disiplin soruşturmasıaçılmasına engel teşkil etmez. Dolayısıyla bir fiilin söz konusu hukukdisiplinlerinin öngördüğü farklı yaptırımlarla cezalandırılması hukuk devletive “aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz” ilkesine aykırılıkoluşturmaz. Bu nedenle izinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süregeçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında farklı amaç ve hukuki yararlarıgerçekleştirmeye yönelik olarak hem disiplin cezası hem de ceza yaptırımı verilebilmesindeAnayasa’ya ve ceza hukukunun belirtilen temel ilkesine aykırı bir yönbulunmamaktadır.
16. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdeğildir. İptal talebinin reddi gerekir.
17. Kuralın Anayasa’nın 13. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
IV- HÜKÜM
13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerininİnfazı Hakkında Kanun’un 97. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, Anayasa’yaaykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 31.5.2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ