ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2018/106
Karar Sayısı:2019/80
Karar Tarihi:16/10/2019
R.G.Tarih-Sayısı:3/12/2019-30967
İPTAL DAVASINI AÇAN: TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte127 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 16/5/2018 tarihli ve 7144 sayılı Kanun’un;
A. 3. maddesiyle24/3/1950 tarihli ve 5659 sayılı Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü KuruluşKanunu’nun (2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “AtatürkOrman Çiftliği Kanunu” şeklinde değiştirilmiştir) ek 1. maddesinindeğiştirilen üçüncü fıkrasının,
B. 4. maddesiyle18/12/1953 tarihli ve 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilatve Görevleri Hakkında Kanun’un (703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “DevletSu İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun” şeklindedeğiştirilmiştir) ek 11. maddesinin değiştirilen ikinci fıkrasının,
Anayasa’nın 2., 7., 9., 35., 36., 44., 45. ve 90.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinindurdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un iptali talep edilen kuralların da yer aldığı;
1. 3. maddesiyleüçüncü fıkrası değiştirilen 5659 sayılı Kanun’un ek 1. maddesi şöyledir:
“Ek Madde 1- (Ek: 21/6/2006-5524/1 md.)
24/3/1950 tarihli ve 5659 sayılı Atatürk Orman ÇiftliğiMüdürlüğü Kuruluş Kanunu hükümleri uyarınca, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteAtatürk Orman Çiftliği dahilinde bulunan arazilerle ilgili olarak Tarım veOrman Bakanlığının uygun görüşü ile Ankara Büyükşehir Belediyesi ilgili mer’imevzuat uyarınca öncelikle üst ölçekli plan ve koruma amaçlı imar planı vebunlara uygun her türlü imar planlarını yapmaya ve yaptırmaya yetkilidir. BuKanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar üçüncü şahıslarla Atatürk Orman Çiftliğiarasındaki hukukî ihtilafların çözümü için imar planlarının uygulanmasındasınırları dolayısıyla müstakil ada ve parsel yapılamayan Atatürk OrmanÇiftliğine ait araziler, imar uygulamalarında bütünlük sağlanması açısındanmülkiyet hakkını azaltmamak ve herhangi bir değer kaybına sebebiyet vermemekkaydıyla, hukukî ihtilafların olduğu plan bölgesindeki ada ve parsellerde toplanabilir.
Tarım ve Orman Bakanlığının uygun görüşü ile imarplanlarına uygun olmak şartı ile yol, meydan, alt geçit, üst geçit ve raylıtoplu taşım araçları, yer altı tünelleri ve yer altı hizmetleri için gerekliarazi ile dere ıslahı yapılması planlanan araziler üzerinde, kamu yararı vehizmetin gerekleri dikkate alınmak suretiyle bedelsiz olarak Ankara BüyükşehirBelediyesi lehine intifa hakkı tesis edilir.
(Değişik üçüncü fıkra: 16/5/2018-7144/3 md.) Tarım veOrman Bakanlığının uygun görüşü ile Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin, ekli(2) numaralı Sınır Krokisinde koordinatları belirlenen arazisi, Gıda, Tarım veHayvancılık Bakanlığı ile Atatürk Orman Çiftliği tüzel kişiliğine bir külfet veyükümlülük getirmemek kaydıyla, Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü ve AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığı arasında yapılacak bir protokolle AnkaraBüyükşehir Belediyesine; hayvanat bahçesi, tema park, rekreasyon alanları ileburalara gelecek ziyaretçilerin günübirlik ihtiyaçlarını karşılayacak yapılaryapılmak üzere yirmi dokuz yıllığına ve bedelsiz olarak tahsis edilir. Tahsissüresinin sonunda, alan içerisindeki her türlü yapı tesis ve malzeme bedelsizolarak Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğüne devredilir. Tahsis edilen bu alan,Ankara Büyükşehir Belediyesince tespit edilecek şartlarla yirmi dokuz yılakadar üçüncü kişilere kiraya veya işletmeye verilebilir. Kiraya veya işletmeyeverilen bu alanlar, bu maddenin beşinci fıkrasındaki kısıtlamalara tabideğildir.
Büyükşehir Belediyesine tahsisedilen araziler, Büyükşehir Belediyesince hiçbir şekilde maddede belirtilen amaçlar dışında kullanılamaz.Yukarıdaki fıkralarda belirtilen amaca aykırı kullanımlara teşebbüsün ve/veyakullanımın tespiti halinde bu arazilerin intifa ve/veya işletme hakkı AtatürkOrman Çiftliği Müdürlüğüne derhal iade edilir.
Atatürk Orman Çiftliği arazileri üzerinde konut, ticaretve sanayi amaçlı yapılaşma yapılamaz.”
2. 4. maddesiyleikinci fıkrası değiştirilen 6200 sayılı Kanun’un ek 11. maddesi şöyledir:
“Ek Madde 11- (Ek: 19/4/2018-7139/7 md.)
Sulama tesislerinden izinsiz olarak su kullananlara,izinli kullanım olması halinde alınması gereken işletme ve bakım ücretinin %50fazlası tutarında idari para cezası verilir.
(Değişik ikinci fıkra: 16/5/2018-7144/4 md.) Devlettarafından yapılacak destekleme ödemesi almaya hak kazanan çiftçilerin vadesigeldiği halde ödenmeyen sulama işletme ve bakım ücreti veya su kullanım hizmetbedeli borcu veya münferiden tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerji borcubulunması halinde; DSİ veya işletme ve bakım sorumluluğu devredilen gerçek veyatüzel kişi veya elektrik dağıtım şirketi ve/veya elektrik perakende satışşirketi tarafından tarımsal destekleme ödemesi yapacak bankaya borç miktarıbildirilir. Bu bildirim üzerine; çiftçilerin destekleme ödemelerinden borçtutarı mahsup edilerek DSİ veya işletme ve bakım sorumluluğu devredilen gerçekveya tüzel kişiye veya elektrik dağıtım şirketine ve/veya elektrik perakendesatış şirketine ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar DSİtarafından belirlenir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan TahsinGÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’inkatılımlarıyla 5/7/2018 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurmatalebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, RaportörHülya ÇOŞTAN ÇETİN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, davakonusu kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ilebunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A. Kanun’un 3. Maddesiyle 5659 Sayılı Kanun’un Ek 1.Maddesinin Değiştirilen Üçüncü Fıkrasınınİncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
3. Dava dilekçesinde özetle; AtatürkOrman Çiftliğinin (AOÇ) kuruluşunda Atatürk’ün kişisel mülkü olduğu, AOÇarazisinin Atatürk tarafından Başbakanlığa gönderilen 11/6/1937 tarihli yazıile Hazineye bağışlandığı, bu bağışlamanın şarta bağlı ve mükellefiyetli birişlem olduğu, kuralın Atatürk’ün devir iradesine aykırı olduğu, kurallaAnayasa’ya göre kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda yürütme organına genelve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisi verildiği, bir tarım işletmesi olanAOÇ arazisinin farklı bir amaçla kullanılmasına yol açıldığı ve düzenlemeninkültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin uluslararası sözleşmelereuygun olmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 7., 35., 44, 45. ve 90.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
4. 30/3/2011 tarihli ve 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisinedeniyle Anayasa’nın 56. ve 63. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
5. Kural; AOÇ arazisinin, sınırları yine bu kurala ekli(2) numaralı Sınır Krokisi ile belirlenmiş olan kısmının, Gıda, Tarım veHayvancılık Bakanlığının (10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’deyayımlanan (1) numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin 410. vd. maddeleri uyarınca “Tarım ve Orman Bakanlığı”ismiyle yeniden teşkilatlanmıştır/ Bakanlık) uygun görüşünün alınması veBakanlık ile AOÇ tüzel kişiliğine bir külfet ve yükümlülük getirilmemesikaydıyla, AOÇ Müdürlüğü ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasındayapılacak bir protokolle Ankara Büyükşehir Belediyesine, hayvanat bahçesi, temapark, rekreasyon alanları ile buralara gelecek ziyaretçilerin günübirlikihtiyaçlarını karşılayacak yapılar yapılmak üzere yirmi dokuz yıllığına vebedelsiz olarak tahsis edileceğini düzenlemektedir. Tahsis süresinin sonundaalan içindeki her türlü yapı, tesis ve malzemenin bedelsiz olarak AOÇMüdürlüğüne devredileceği, tahsis edilen bu alanın Ankara BüyükşehirBelediyesince tespit edilecek şartlarla yirmi dokuz yıla kadar üçüncü kişilerekiraya veya işletmeye verilebileceği, kiraya veya işletmeye verilen bualanların AOÇ arazileri üzerinde konut, ticaret ve sanayi amaçlı yapılaşmayapılamayacağının ifade edildiği maddenin beşinci fıkrasındaki kısıtlamalaratabi olmayacağı kuralla hükme bağlanan diğer hususlardır.
6. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemlerihukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren,hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan,hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
7. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biride belirliliktir. Bu ilke, yalnızca yasal belirliliği değil daha genişanlamda hukuki belirliliği ifade etmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir,bilinebilir ve öngörülebilir olma gibi niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluylamahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleriyle de hukuki belirliliksağlanabilir. Hukuki belirlilik ilkesinde asıl olan, bir hukuk normununuygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilirolmasıdır. Belirlilik ilkesi hukuki güvenlikle bağlantılı olup bu ilke gereğikişilerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin deyasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasınıgerekli kılar.
8. Dava konusukural, Kanun’un ekinde koordinatları belirlenmiş olan AOÇ arazisinin Bakanlığınuygun görüş vermiş olması ve Bakanlık ile AOÇ tüzel kişiliğine herhangi birkülfet veya yükümlülük getirilmemesi kaydıyla AOÇ Müdürlüğü ile AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığı arasında yapılacak bir protokol ile AnkaraBüyükşehir Belediyesine tahsisini düzenlemektedir. Dolayısıyla uygun görüşverilmiş olması ve külfet veya yükümlülük getirmemesi, taraflar arasındayapılacak protokolün ön koşulları olarak belirlenmiştir. Taraflar arasındayapılacak protokolün konusu ise hayvanat bahçesi, tema park, rekreasyonalanları ve ziyaretçilerin günübirlik ihtiyaçlarını karşılayacak yapılarınyapımı ile sınırlandırılmıştır. Kuralda, tahsisin yirmi dokuz yıllığına vebedelsiz olacağı da belirtilmiştir. Dolayısıyla protokolün ön koşullarının,konusunun ve süresinin kural ile belirlendiği anlaşılmaktadır. Tahsis edilen bu alanın Ankara Büyükşehir Belediyesincetespit edilecek şartlarla yirmi dokuz yıla kadar üçüncü kişilere kiraya veyaişletmeye verilebilmesine izin veren düzenlemenin ise Belediye ile üçüncükişiler arasında yapılabilecek sözleşmeleri, kira ve işletme sözleşmeleriolarak sınırlandırdığı görülmektedir. Belediye tarafından tespit edilecekşartların kuralın açıklanan hükümlerinde belirtilmiş olan alanların ve bualanlarda yapılacak yapıların niteliğine aykırı olamayacağı açıktır. Buitibarla Belediye tarafından tespit edilecek şartların da belirsizlik içerdiğisöylenemez.
9. Kuralın son cümlesinde “Kirayaveya işletmeye verilen bu alanlar, bu maddenin beşinci fıkrasındakikısıtlamalara tabi değildir” denilmektedir. Söz konusu beşinci fıkrada ise “AtatürkOrman Çiftliği arazileri üzerinde konut, ticaret ve sanayi amaçlı yapılaşmayapılamaz.” hükmüne yer verilmektedir. Anılan düzenlemeler bir bütün olarakdeğerlendirildiğinde dava konusu kuralın son cümlesiyle hayvanat bahçesi, temapark, rekreasyon alanlarına gelecek ziyaretçilerin günübirlik ihtiyaçlarınıkarşılayacak yapılar yönünden maddenin beşinci fıkrasındaki kısıtlamalara tabiolunmayacağının öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Kanun koyucunun amacının bu alandakonut, ticaret ve sanayi amaçlı yapıların yapılması yasağının kaldırılması vebu alanda her türlü yapının yapılmasına imkân sağlanması olmadığı kuşkusuzdur.Kural uyarınca koordinatları belirlenmiş olan arazide, yalnızca ziyaretçileringünübirlik ihtiyaçlarını karşılayacak ticari yapıların yapılabilmesi mümkünolup bu niteliği taşımayan ticari yapılar ile konut veya sanayi amaçlı yapılarınyapılabilmesinin mümkün olmadığı, kuralla bu tür yapıların yapılabilmesineimkân tanınmadığı açıktır.
10. Anayasa’nın44. maddesinin birinci fıkrasında “Devlet, toprağın verimli olarakişletilmesini korumak ve geliştirmek,… amacıyla gerekli tedbirleri alır…” denilmiştir.Buna göre toprağın verimli bir şekilde işletilmesini koruma ve geliştirmegörevi devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında kalmaktadır. Anayasa’nın 45.maddesinin birinci fıkrasında ise “Devlet, tarım arazileri ile çayır vemeraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek,… maksadıyla, tarım vehayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerininsağlanmasını kolaylaştırır.” hükmüne yer verilmiştir. Anayasa’nın 45.maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi bu hükümle devlete tarımarazilerinin sanayi ve şehirleşme sebebiyle yok edilmesini, tarım arazileri ileçayırlar ve meraların amaç dışı kullanılmasını önleme görevi yüklenmiştir.
11. Anayasakoyucu, tarım arazilerinin sınırlılığını gözeterek bunların korunmasına veamacı dışında kullanımının engellemesine yönelik tedbirler alınmasını bir ödevolarak devlete yüklemiş ise de bunun mutlak bir yasaklamayı ifade ettiği vetarım arazilerinin amaç dışı kullanımına hiçbir koşulda izin verilemeyeceği söylenemez.Sosyal veya ekonomik bazı ihtiyaçlar, tarım topraklarının başka amaçlarlakullanımını zorunlu hâle getirebilmektedir. Bu gibi durumlarda bir bölgenintarım arazisi olarak kullanımına devam edilmesi, birtakım ekonomik ve sosyalihtiyaçların karşılanamamasına ve neticede daha büyük kamusal yararınzedelenmesine yol açabilmektedir. Bu nedenle bir alanın tarım arazisi vasfınınortadan kaldırılmasının söz konusu alanın tarım arazisi olarak kullanımınadevam edilmesinden daha fazla kamusal yarar doğurduğunun değerlendirildiğihâllerde, ilgili bölgenin tarımsal üretim amacı dışında kullanılmasına imkânsağlanmasına anayasal bir engel bulunmamaktadır (AYM, E.2014/147, K.2015/25, 5/3/2015).
12. Dava konusu kuralda; Bakanlığınuygun görüş vermesi şartıyla kurala ekli krokide sınırları belirlenmiş arazinin hayvanat bahçesi, tema park, rekreasyon alanları ileburalara gelecek ziyaretçilerin günübirlik ihtiyaçlarını karşılayacak yapılarınyapılması amaçlarıyla sınırlı olaraktahsisine izin verilmiştir. Anılan amaçlar gözetildiğinde kuralla kamu yararı dışında özel bir amaç güdüldüğüsöylenemez. Buna karşılık söz konusualanın tarım arazisi olarak muhafazası yerine sosyal gereksinimi karşılamayayönelik amaçlara tahsis edilmesinin kamu yararına daha fazla hizmet edipetmediği, bir siyasi tercih sorunu olarakkanun koyucunun takdirinde bulunduğundan bu husus yerindelik kapsamında olupanayasal denetimin konusu dışında kalmaktadır.
13. Anayasa’nın 56. maddesinin birincive ikinci fıkralarında “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamahakkına sahiptir./ Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevrekirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir” denilmektedir.Anayasa’nın 63. maddesinin birinci fıkrasında ise “Devlet, tarih, kültür vetabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyicive teşvik edici tedbirleri alır” şeklinde düzenleme öngörülmüştür. Buhükümlere göre çevrenin geliştirilmesi, çevre sağlığının korunması ve çevrekirlenmesinin önlenmesine; tarih, kültür ve tabiat varlıklarının vedeğerlerinin korunmasına yönelik her türlü tedbiri almak devletin temelödevlerindendir. Anayasa’nın anılan maddelerinde belirtilen ödevlerin somuttedbirlerle ne şekilde yerine getirileceği kanun koyucunun takdirinde olup davakonusu kuralda belirlenen hayvanat bahçesi,tema park, rekreasyon alanları ile buralara gelecek ziyaretçilerin günübirlikihtiyaçlarını karşılayacak yapıların nitelikleri, çevreye, tarih, kültür vetabiat varlıklarına olan etkileri gözönünde bulundurulduğunda bu alan ve yapıların oluşturulmasının bu ödevlere aykırıdüştüğü söylenemez.
14. Mülkiyethakkı ekonomik değer ifade eden ve değeri parayla ölçülebilen her türlü malvarlığı hakkını kapsamaktadır. Mülkiyet hakkı; kişiye başkasının hakkına zarar vermemekve kanunların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla sahibi olduğu şeyi dilediğigibi kullanma, onun semerelerinden yararlanma ve ondan tasarruf etme imkânıveren bir haktır. Şarta bağlı bağışlama ile mükellefiyetli bağışlama damalikin mülkü üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi kapsamındagerçekleştirebileceği hukuki işlemlerdir. Bu hukuki işlemler Anayasa’nın 35.maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı kapsamında kabul edilmektedir (AYM,E.2011/23, K.2012/3, 12/1/2012; Süleyman Oktay Uras ve Sevtap Uras, B.No: 2014/11994, 9/3/2017, §§ 50,63, 80). AOÇ arazilerinin mülkiyetinin AOÇ’ye şartlı veya mükellefiyetli olarakbırakılıp bırakılmadığı görevli ve yetkili mahkemelerce çözümlenmesi gerekenbir husustur. Dava konusu kural kapsamındaki araziye ilişkin mevcut tapukayıtları ve bu kayıtlara esas teşkil eden belgeler nazara alındığında sözkonusu arazinin AOÇ’ye şartlı veya mükellefiyetli olarak geçtiği tespitedilememiştir. Bu itibarla tapu kaydına göre mülkiyeti bir kamu kurumu olanAOÇ’ye ait arazinin tahsisine ilişkin kuralın kişilerin mülkiyet hakkınıdüzenleyen Anayasa’nın 35. maddesiyle ilgisi bulunmamaktadır.
15. Açıklanan nedenlerle kuralAnayasa’nın 2., 44., 45., 56. ve 63. maddelerine aykırı değildir. İptaltalebinin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 7.,35. ve 90. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
B. Kanun’un 4. Maddesiyle 6200 Sayılı Kanun’un Ek 11.Maddesinin Değiştirilen İkinci Fıkrasının İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
16. Dava dilekçesinde özetle; tarımsaldesteklemeden yararlanan çiftçilerin tarımsal sulamada kullandıkları elektrikve sulama borçlarının yasal takibe gerek kalmaksızın destekleme primalacaklarından mahsup edilerek ödenmesini öngören kuralın kamu yararınınsağlanması amacına yönelik olmadığı, devletin tarım ve hayvancılıklauğraşanların girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırma yükümlülüğüne uygunolmadığı ve borcun ödenmemesi hâlinde alacaklının yargı mercilerine başvurmasıgerekirken doğrudan destekleme ödemesini yapan bankaya başvurmak suretiylealacağını tahsil edebilmesine imkân verildiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın2., 9., 36. ve 45. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
17. 6216 sayılı Kanun’un 43.maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 13. ve 35. maddeleriyönünden de incelenmiştir.
18. Kurala göre devlettarafından yapılacak destekleme ödemesini almaya hak kazanan çiftçilerin vadesigeldiği hâlde ödenmeyen sulama işletme ve bakım ücreti veya su kullanım hizmetbedeli borcu veya münferiden tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerji borcubulunması hâlinde; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) veya işletme ve bakımsorumluluğu devredilen gerçek veya tüzel kişi veya elektrik dağıtım şirketive/veya elektrik perakende satış şirketi tarafından tarımsal destekleme ödemesiyapacak bankaya borç miktarı bildirilir. Bu bildirim üzerine çiftçilerindestekleme ödemelerinden borç tutarı mahsup edilerek DSİ veya işletme ve bakımsorumluluğu devredilen gerçek ya da tüzel kişiye veya elektrik dağıtımşirketine ve/veya elektrik perakende satış şirketine ödenir.
19. Anayasa’nın“Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması” kenarbaşlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında “Devlet, tarım arazileri ileçayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsalüretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimiartırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç vegereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.” kuralı yeralmaktadır. Anılan maddenin gerekçesinde ise “…Tarımsal üretimin, bu aradahayvancılık ile ilgili üretimin artırılması için tarımla uğraşanların işletmearaç ve gereçleriyle diğer girdilerini sağlamayı kolaylaştırmak, tarımsektöründeki yaşam düzeyini artırıcı tedbirlerdendir/…tarımla uğraşanlarınsosyal durumları emniyet altına alınmıştır.” ifadelerine yer verilmiştir.
20. Tarımınönemli geçim kaynaklarından birisini oluşturduğu ülkemizde tarım vehayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerininsağlanmasının kolaylaştırılması devlete anayasal bir görev olarak yüklenmiştir.Tarım sektöründeki sorunların çözümünekatkıda bulunmak, bu sektörde uygulanan politikaların etkinliğini artırmak vesektörün bu politikalara uyumunu kolaylaştırmak amacıyla devlet tarafındantarımsal destekleme programları uygulanmaktadır. Çiftçilere sağlanan doğrudangelir niteliğindeki destekleme ödemesi de bu programlar kapsamındaki desteklemearaçlarındandır.
21. Anayasa’nın 35. maddesiylegüvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayladeğerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır. Bu bağlamdamülk olarak değerlendirilmesi gerektiğine kuşku bulunmayan menkul vegayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı ayni haklar vefikrî hakların yanı sıra icrası mümkün olan her türlü hak ve alacak da mülkiyethakkının kapsamına dâhildir (Mahmut Duran ve diğerleri, B. No:2014/11441, 1/2/2017, § 60). Bu çerçevede çiftçilere ödenmekte olan desteklemeödemeleri de mülkiyet hakkı kapsamında kalmaktadır.
22. Anayasa’nınanılan maddesinde mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunlasınırlandırılabileceği öngörülmüştür. Mülkiyet hakkı sınırlandırılırken temelhak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyenAnayasa’nın 13. maddesinin de gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
23. Anayasa’nın13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızcaAnayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancakkanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir. Mülkiyet hakkına yöneliksınırlamanın Anayasa’ya uygun olabilmesi için anılan hükümler gereğince kanunadayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesine uygun olmasıgerekmektedir.
24. Kamu yararı kavramı, devletorganlarının takdir yetkisini de beraberinde getiren bir kavramdır. Objektifbir tanıma elverişli olmayan bu kavramın her somut olay temelinde ayrıcadeğerlendirilmesi gerekir. Kuralla mülkiyet hakkına getirilen sınırlamanın kamuyararı amacına dönük olması yeterli olmayıp ayrıca ölçülü olması gerekir.Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmaküzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen sınırlamanınulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmakistenen amaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmasını ve aynı amaca daha hafifbir sınırlama ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık isegetirilen sınırlama ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengeningözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir.
25. Dava konusu kural, desteklemeödemesinden mahsuba imkân tanıması sebebiyle mülkiyet hakkını sınırlamaktadır.Bu yönüyle kural kapsamında uygulanan destekleme ödemesinden mahsup müessesesiile getirilen sınırlamanın kamu yararı amacı taşıyıp taşımadığının ve ölçülüolup olmadığının incelenmesi gerekir.
26. Kural ile desteklemeödemesinden mahsubuna izin verilen borçlar; tarımda kullanılan ve ödenmeyensulama işletme ve bakım ücreti, su kullanım hizmet bedeli ve tarımsal sulamadakullanılan elektrik enerjisi bedeli olarak sınırlı sayıda belirlenmiştir. Sözkonusu borçların destekleme ödemesinden mahsubuna izin veren kuralın amacı,tarımsal faaliyetin sürdürülebilmesi için zorunlu olan elektrik ve suenerjilerinde yaşanabilecek kesintiler sebebiyle tarımsal politikaların sekteyeuğramasını engellemek ve destekleme ödemesi ile hedeflenen amaçlaraulaşılmasını sağlamaktır. Bu yönüyle destekleme ödemesinden mahsuba ilişkindüzenlemenin kamu yararı amacı taşıdığı kuşkusuzdur. Mahsubun yapılabileceğikaynak ise çiftçiye yapılan destekleme ödemesi ile sınırlandırılmıştır. Başkabir ifadeyle çiftçinin destekleme ödemesi dışındaki mal varlığı değerlerindenmahsup yapılması mümkün değildir. Destekleme ödemesinin amacı ve çiftçiyedevlet tarafından karşılıksız olarak sağlanan bir hibe olduğu dikkatealındığında, bu hibeden amaca uygun kesintiler yapılmasının öngörülmesisuretiyle mülkiyet hakkına yönelik sınırlamanın elverişli, gerekli ve orantılıolmadığı söylenemez.
27. Açıklanan nedenlerle kuralAnayasa’nın 13., 35. ve 45. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddigerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2., 9.ve 36. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
IV. YÜRÜRLÜĞÜN DURUDURULMASI TALEPLERİ
28. Dava dilekçesinde özetle; davakonusu kuralların Anayasa’ya açıkça aykırı oldukları ve uygulanmaları hâlinde hukuk devleti yönünden giderilmesi imkânsız durum vezararlara yol açacağı belirtilerek kuralların yürürlüklerinin durdurulmasınakarar verilmesi talep edilmiştir.
16/5/2018 tarihli ve7144 sayılı Kanun’un;
A. 3. maddesiyle 24/3/1950 tarihli ve 5659 sayılı AtatürkOrman Çiftliği Müdürlüğü Kuruluş Kanunu’nun (2/7/2018 tarihli ve 703 sayılıKanun Hükmünde Kararname ile “Atatürk Orman Çiftliği Kanunu” şeklindedeğiştirilmiştir) ek 1. maddesinin değiştirilen üçüncü fıkrasına,
B. 4. maddesiyle 18/12/1953 tarihli ve 6200 sayılı DevletSu İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un (703sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “Devlet Su İşleri Genel MüdürlüğünceYürütülen Hizmetler Hakkında Kanun” şeklinde değiştirilmiştir) ek 11.maddesinin değiştirilen ikinci fıkrasına,
yönelik iptal talepleri 16/10/2019tarihli ve E.2018/106, K.2019/80 sayılı kararla reddedildiğinden bu fıkralara ilişkinyürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE 16/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLEkarar verilmiştir.
V. HÜKÜM
16/5/2018 tarihli ve7144 sayılı Kanun’un;
A. 3. maddesiyle 24/3/1950 tarihli ve 5659 sayılı AtatürkOrman Çiftliği Müdürlüğü Kuruluş Kanunu’nun (2/7/2018 tarihli ve 703 sayılıKanun Hükmünde Kararname ile “Atatürk Orman Çiftliği Kanunu” şeklindedeğiştirilmiştir) ek 1. maddesinin değiştirilen üçüncü fıkrasının,
B. 4. maddesiyle 18/12/1953 tarihli ve 6200 sayılı DevletSu İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un (703sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “Devlet Su İşleri Genel MüdürlüğünceYürütülen Hizmetler Hakkında Kanun” şeklinde değiştirilmiştir) ek 11.maddesinin değiştirilen ikinci fıkrasının,
Anayasa’ya aykırıolmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE 16/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLEkarar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ