ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2018/112
Karar Sayısı:2021/24
Karar Tarihi:31/3/2021
Resmi GazeteTarih-Sayısı:2/7/2021-31529
İPTAL DAVASINI AÇAN: TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte 131milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 14/6/2018 tarihli ve 699 sayılı Cumhurbaşkanı SeçimiKanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin
A. Tümünün,
B. Tümününiptaline karar verilmemesi hâlinde maddelerinin,
Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 87., mülga91. ve geçici 21. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (KHK)KURALLARI VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ
A. İptali İstenen KHK Kuralları
İptali talep edilen KHK şöyledir:
“CUMHURBAŞKANISEÇİMİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME
Anayasada yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıylaCumhurbaşkanı Seçimi Kanununda değişiklik yapılması; 10/5/2018 tarihli ve 7142sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu’nca 14/6/2018tarihinde kararlaştırılmıştır.
MADDE 1- 19/1/2012 tarihli ve 6271 sayılı CumhurbaşkanıSeçimi Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümleeklenmiştir.
“Bu tutanak seçilen Cumhurbaşkanına verilmek üzereTürkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulur.”
MADDE 2- 6271 sayılı Kanunun 21 inci maddesi başlığıylabirlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Andiçme töreni
MADDE 21- (1) Seçilen Cumhurbaşkanı adına düzenlenentutanak, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda, Türkiye Büyük MilletMeclisi Başkanı veya Geçici Başkan tarafından verilir ve aynı birleşimdeandiçme töreni yapılır. Bu birleşim, birlikte yapılan Cumhurbaşkanı ve TürkiyeBüyük Millet Meclisi genel seçiminin ardından Meclisin toplandığı ilk günütakip eden üç gün içinde gerçekleştirilir.
(2) Cumhurbaşkanının ikinci oylamada seçilmesi veyasadece Cumhurbaşkanı seçiminin yapılması halinde andiçme töreni, seçimsonucunun kesinleşmesini takip eden üç gün içinde yapılır. Türkiye Büyük MilletMeclisi toplantı halinde değilse derhal toplantıya çağrılır.
(3) Cumhurbaşkanınca atanan Cumhurbaşkanı yardımcılarıve Bakanlar atanmalarını takip eden gün andiçerler.”
MADDE 3- Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımı tarihindeyürürlüğe girer.
MADDE 4- Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini BakanlarKurulu yürütür.”
B. İlgili Görülen Kanun Hükümleri
10/5/2018 tarihli ve 7142 sayılı 6771 Sayılı KanunlaTürkiye Cumhuriyeti Anayasasında Yapılan Değişikliklere Uyum SağlanmasıAmacıyla Çeşitli Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik YapılmasıKonusunda Yetki Kanunu’nun;
1. 1. maddesinin(1) numaralı fıkrası şöyledir:
“(1) Bu Kanunun amacı, 21/1/2017 tarihli ve 6771sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında yapılandeğişikliklere uyum sağlamak üzere;
a) Kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş, teşkilat, görevve yetkilerinin düzenlenmesi,
b) Kanunlar ve kanun hükmünde kararnamelerde yer alantüzük, Bakanlar Kurulu, İcra Vekilleri Heyeti, İcra Vekilleri Heyeti Kararı,Bakanlar Kurulu Kararı, Bakanlar Kurulu Yönetmeliği, Hükümet, Başbakan,Başvekil, Başbakanlık, Başvekalet, sıkıyönetim, nizamname, kanun tasarısı gibibazı ibarelerin değiştirilmesi, yürürlükten kaldırılması veya bu çerçevedekanunlar ve kanun hükmünde kararnamelerde yer alan ilgili hükümlerin yenidendüzenlenmesi,
c) Mevcut bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların bağlılıkve ilgilerinin yeniden belirlenmesi,
ç) Uygulama imkânı kalmayan kanun ve kanun hükmündekararnamelerin yürürlükten kaldırılması,
d) Kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde yer alanbakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının kurulması, kaldırılması, görevleri,yetkileri, personeli ve teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarınınkurulması ve üst kademe kamu yöneticilerinin atanmaları ile görevlerine sonverilmesine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesinin sağlanması; Cumhurbaşkanınınyürütme yetkisine ilişkin hususlara dair hükümlerin düzenlenmesi ile bu bentkapsamındaki ilgili hükümlerin değiştirilmesi veya yürürlükten kaldırılması,
için çeşitli kanun ve kanun hükmünde kararnamelerdedeğişiklik yapılması hususunda düzenlemelerde bulunmak üzere Bakanlar Kurulunakanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermektir.”
2. 2. maddesişöyledir:
“İlkeler veyetki süresi
MADDE 2- (1) Bakanlar Kurulu bu Kanuna göre verilenyetkiyi kullanırken; yürürlükteki kanun ve kanun hükmünde kararnamelerin ilgilihükümlerinin 6771 sayılı Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında yapılandeğişikliklerle uyumlu hale getirilmesini, kamu hizmetlerinin verimli, süratlive etkin bir şekilde yürütülmesi ile hizmetin özelliği ve gereklerine uygundüzenlemeler yapılmasını, atama ve görevde yükselmede kariyer ve liyakatesasları ile nitelikli personel istihdamının esas alınmasını, kamuhizmetlerinde iş bölümü ve koordinasyonun sağlanmasını, benzer hizmetlerin tekkuruluş veya birim tarafından yürütülmesini ve kaynak kullanımında israfınönlenmesini göz önünde bulundurur.
(2) Bakanlar Kuruluna verilen yetki, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren Türkiye Büyük Millet Meclisi veCumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek görevebaşladığı tarihe kadar geçerlidir. Bu süre içinde Bakanlar Kurulu birden fazlakanun hükmünde kararname çıkarabilir.”
II. İLK İNCELEME
1. AnayasaMahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, EnginYILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, RecepKÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, HasanTahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ’in katılımlarıyla 25/9/2018 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğüdurdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLEkarar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Fatma KARAMAN ODABAŞI tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu KHK kuralları ile ilgiligörülen kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ilebunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
A. KHK’ların YargısalDenetimi ile 6771 Sayılı Kanun’laYapılan Anayasa Değişikliğinin Yargısal DenetimeEtkileri Hakkında Genel Açıklama
3. Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) daha öncekihükûmet sisteminde yer alan Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisiverebileceğini hükme bağlayan ve KHK’ların hukuksal rejimini düzenleyenAnayasa’nın 91. maddesi 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye CumhuriyetiAnayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 9/7/2018 tarihinde yürürlüğegiren 16. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış, böylece KHK çıkarılabilmeimkânına anayasal olarak son verilmiştir.
4. Buna karşılık 6771 sayılı Kanun’la Anayasa’ya eklenengeçici 21. maddenin (F) fıkrasının birinci cümlesinde “Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler, tüzükler,Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikler ile diğerdüzenleyici işlemler yürürlükten kaldırılmadıkça geçerliliğini sürdürür” denilmeksuretiyle Anayasa’nın 91. maddesinin yürürlükten kaldırılma tarihine kadarçıkarılmış ve yürürlükte bulunan KHK’ların geçerliliklerini sürdürmeye devamedeceği hükme bağlanmıştır.
5. Anılan fıkranın ikinci cümlesinde ise “Yürürlüktebulunan kanun hükmünde kararnameler hakkında 152 nci ve 153 üncü maddelerinuygulanmasına devam olunur” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu cümledeKHK’ların iptal davası yoluyla Anayasa’ya aykırılığının ileri sürülebilmesineilişkin Anayasa’nın 150. ve 151. maddelerine açıkça yer verilmemiş ise deanılan hükmü yorumlayan Anayasa Mahkemesi iptal davası yönünden de olağanKHK’lara ilişkin yargısal denetim yetkisinin devam ettiğini kabul etmiştir(AYM, E.2018/114, K.2018/91, 25/9/2018, §§ 8, 9).
6. Anayasa’nın 148. maddesinin birincifıkrasının 6771 sayılı Kanun’la değiştirilmeden önceki hâlinde AnayasaMahkemesinin KHK’ların Anayasa’ya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunudenetleyeceği kurala bağlanmış ve 2017 yılında yapılan söz konusu Anayasadeğişikliği ile KHK rejimine son verilmeden önce Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nınmülga 91. maddesini ölçü norm olarak esas alarak bu madde uyarınca KHK’larıyetki kanununa dayanıp dayanmadığı, yetki kanununun kapsamında olup olmadığı veyasak alan içinde kalıp kalmadığı hususlarında denetime tabi tutmuştur. Anayasa’nıngeçici 21. maddesinin (F) bendinin ikinci cümlesinde KHK’larla ilgili denetimyetkisinin devamı öngörülmekle birlikte söz konusu denetimde mülga normlarınölçü norm olarak dikkate alınıp alınamayacağı hususunda bir hükme yerverilmemiştir.
7. Bu bağlamda Anayasa’nın geçici 21. maddesinin (F) bendinin ikincicümlesini yorumlayan ve mülga normların niteliklerini dikkate alan AnayasaMahkemesi mevcut KHK’ların Anayasa’ya uygunluk denetiminde Anayasa’nın mülga91. maddesinin ölçü norm olarak dikkate alınmaya devam edilmesi gerektiğinekarar vermiştir. Kararda içerik bakımından Anayasa’ya uygunluk denetimindeAnayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkesi gereğince kural olarak denetiminyapıldığı tarihte yürürlükte bulunan normların ölçü norm olarak dikkatealınacağı ancak anayasa yargısı denetimine tabi bir norm, oluşturulduğu süreçtegeçerli olan yetki kuralları esas alınarak vücut bulduğundan bu unsurailişkin denetimin -yürürlükten kalkmış olsa dahi- o tarihteki kurallar esasalınarak yapılması gerekeceği ifade edilmiştir. Geçerliliğini sürdüren ve yetkiunsuru bakımından da anayasal denetime tabi olan KHK’ların çıkarılmasısırasındaki anayasal yetkinin kaynağını, ilga edilmiş olsa da Anayasa’nın 91.maddesinin teşkil ettiği, bu itibarla KHK çıkarma yetkisinin Anayasa’ya uygunolarak kullanılıp kullanılmadığı yönünden yapılacak denetimin ancak söz konusuanayasal yetkinin tanımlandığı, konu yönünden kapsam ve sınırlarının çizildiğinormun ölçü alınması suretiyle gerçekleştirilecek bir inceleme ile mümkün olabileceğibelirtilmiştir (AYM, E.2018/122, K.2020/14,19/2/2020, §§ 10, 11).
8. Açıklanan nedenlerle mevcut KHK’larınAnayasa’nın mülga 91. maddesine uygunluğunun denetlenmesi gerekir.
9. Anayasa’nın mülga 91. maddesinde düzenlenen KHK’larişlevsel yönden yasama işlemi niteliğinde olduğundan bu kuralların yargısaldenetimlerinin yapılması görev ve yetkisi Anayasa Mahkemesine verilmiştir.Anılan maddede KHK’ların Anayasa’ya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunundenetlenmesinden söz edilmekte olup Anayasa’ya uygunluk denetiminin içineKHK’nın yetki kanunu kapsamında olup olmadığının denetimi de girmektedir. ÇünküAnayasa’nın mülga 91. maddesinde Bakanlar Kuruluna ancak yetki kanunundabelirtilen sınırlar içinde KHK çıkarma yetkisinin verilmesi öngörülmüştür. Sözkonusu yetkinin dışına çıkılması, KHK’yı Anayasa’ya aykırı duruma getirir.Dolayısıyla yargısal denetimde KHK’nın yetki kanunu kapsamında olup olmadığısorununun da çözümlenmesi gerekir.
10. Dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa’dan alanolağanüstü hâl KHK’larından farklı olarak olağan dönemlerdeki KHK’ların biryetki kanununa dayanması zorunludur. Bu nedenle KHK’lar ile dayandıkları yetkikanunu arasında çok sıkı bir bağ vardır. KHK’nın yetki kanunu ile olan bağı,KHK’yı aynen ya da değiştirerek kabul eden kanun ile kesilir. KHK’nınAnayasa’ya uygun bir yetki kanununa dayanması, Anayasa’ya uygunluğunun önşartıdır. Bir yetki kanununa dayanmadan çıkarılan veya dayandığı yetki kanunuiptal edilen KHK’ların içeriği Anayasa’ya aykırılık oluşturmasa bile bunlarınAnayasa’ya uygunluğundan söz edilemez.
11. KHK’ların Anayasa’ya uygunluk denetimi, kanunlarındenetiminden farklıdır. Anayasa’nın 11. maddesinde “Kanunlar Anayasayaaykırı olamaz” denilmektedir. Bu nedenle kanunların denetiminde, onların yalnızcaAnayasa kurallarına uygun olup olmadığı saptanır. KHK’lar ise konu, amaç,kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki kanununa hem de Anayasa’yauygun olmak zorundadır.
12. Anayasa’nın mülga 91. maddesinde kimi konularınKHK’larla düzenlenmesi yasaklanmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında “...sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemez” denilmiştir. Bu kural uyarınca TBMM, BakanlarKuruluna ancak KHK ile düzenlenmesi yasaklanmış alana girmeyen konularda KHKçıkarma yetkisi verebilir.
B. KHK’nın Tümünün İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
13. Dava dilekçesinde özetle; yasama yetkisinin genel veasli bir yetki olduğu, TBMM’ye ait olup devredilemeyeceği, KHK çıkarmayetkisinin ise kendine özgü ve istisnai bir yetki olduğu ve yasama yetkisinindevri anlamına gelecek şekilde genelleştirilemeyeceği, KHK çıkarma yetkisininancak ivedilik gerektiren belli konularda TBMM’nin hızlı hareket edemeyeceğidurumlarda zorunlu düzenlemeler için kullanılması gerektiği, Anayasa’nın mülga91. maddesinin birinci fıkrasında sıkıyönetim ve olağanüstü hâller saklı kalmaküzere Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alantemel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile Dördüncü Bölüm’de yer alan siyasihaklar ve ödevlerin KHK ile düzenlenemeyeceğinin belirtildiği, Anayasa’nın mülga163. maddesinde ise Bakanlar Kuruluna KHK ile bütçede değişiklik yapmak yetkisiverilemeyeceğinin ifade edildiği ancak bu açık istisnaların dışında Anayasa’dakanunla düzenleneceği belirtilen diğer konularda da KHK ile düzenlemeyapılamayacağı, ülkenin siyasal rejimini köklü şekilde değiştiren Anayasadeğişikliğine uyum sağlanması amacıyla yapılacak yasal düzenlemelerinAnayasa’nın geçici 21. maddesinin (B) fıkrası uyarınca münhasıran TBMMtarafından yapılması gerektiği, bu konuda KHK ile düzenleme yapılamayacağı gibigeçici 21. maddenin (B) fıkrasında belirtilen süre içinde TBMM tarafındangerekli düzenlemelerin yapılmamasının ihmal yoluyla Anayasa’ya aykırılıkoluşturduğu ancak bu durumun Anayasa ile TBMM’ye verilen uyum yasalarınıçıkarma yetkisini ortadan kaldırmadığı, özellikle TBMM tarafından kanunladüzenleme yapılmasını öngören geçici 21. maddenin (B) fıkrasındaki özeldüzenlemeye rağmen Anayasa’nın mülga 91. maddesindeki genel düzenleme uyarıncaKHK ile düzenleme yapılmasının yasama yetkisinin yürütme organına devrianlamına geleceği, ülkenin hükûmet sistemini ve siyasal rejimini değiştiren veböylece kamusal yetkinin dağılımını ve denetimini yeniden düzenleyen uyumyasalarının ulusal iradenin temsilcisi olan TBMM’de tüm toplum kesimlerinin vesiyasi partilerin katılımı ve tartışmasıyla çıkarılmasının demokratik devletilkesinin gereği olduğu belirtilerek davakonusu KHK’nın tümünün Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 87., mülga91. ve geçici 21. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
14. Dava konusu KHK, 7142 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkarılan KHK’lardandır.
15. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilenhukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hakve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurupbunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durumve tutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargıdenetimine açık olan devlettir.
16. Kuvvetler ayrılığı ilkesi genelliklehukuk devleti ilkesi ile ilişkilendirilmektedir. Anayasa’nın Başlangıç kısmınındördüncü paragrafında kuvvetler ayrılığının, “…Devlet organları arasındaüstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasındanibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu…” ifadeedilmektedir.
17. Anayasa’nın 6. maddesinde “Hiçbir kimse veya organkaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz” denilmiş; 7.maddede de “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük MilletMeclisinindir. Bu yetki devredilemez.” hükmüne yer verilmiştir. Anayasa’nın87. maddesinin 6771 sayılı Kanun’la değiştirilmeden önceki hâlinde BakanlarKuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermekTBMM’nin görev ve yetkileri arasında sayılmış; mülga 91. maddesinde iseKHK’ların hukuksal rejimi belirlenmiştir.
18. Anayasa’nın anılan hükümlerininbirlikte değerlendirilmesinden yasama yetkisinin genel ve asli bir yetkiolması, TBMM’ye ait bulunması ve devredilememesi karşısında KHK çıkarma yetkisiistisnai bir yetki olarak kabul edilebilir. Ancak Anayasa’da öngörülen şartlarve sınırlar içinde kalmak kaydıyla KHK çıkarılması hususunda Bakanlar Kurulunayetki verilmesi yasama yetkisinin devri olarak nitelendirilemeyeceği gibiAnayasa’nın Başlangıç kısmında belirtildiği şekilde kuvvetler ayrılığı ilkesinede aykırılık oluşturmaz.
19. Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarında dabelirtildiği üzere Anayasa’nın herhangi bir maddesindeki kanunla düzenlenmeşartı kural olarak o konuda KHK çıkarılmasına engel teşkil etmemektedir.Anayasa’nın kanunla düzenleme yapılacağını öngören her maddesi mutlak surettekanunla düzenleme yapılmasını gerektiren bir anlama sahip değildir. Buna göre KHK’larla düzenlenemeyeceği açıkça belirtilen yasakalanlar dışında kalmak kaydıyla kanunla düzenleneceği belirtilen konularda KHKçıkarılmasına engel bir durum bulunmamaktadır (AYM, E.1989/4, K.1989/23, 16/5/1989; E.2011/60, K.2011/147,27/10/2011).
20. Anayasa’ya 6771 sayılı Kanun’un 17.maddesiyle eklenen geçici 21. maddenin (B) fıkrasında “Bu Kanunun yayımıtarihinden itibaren en geç altı ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi, buKanunla yapılan değişikliklerin gerektirdiği Meclis İçtüzüğü değişikliği ilediğer kanuni düzenlemeleri yapar. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenleneceğibelirtilen değişiklikler ise Cumhurbaşkanının göreve başlama tarihindenitibaren en geç altı ay içinde Cumhurbaşkanı tarafından düzenlenir.”kuralına yer verilmiştir.
21. Kural, anılan hususlarda KHKçıkarılmasını yasaklayan açık bir düzenleme içermemektedir. Öte yandan 6771sayılı Kanun ile Anayasa’nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmak suretiyleyeni bir hükûmet sistemine geçilmiştir. Bu kapsamda Bakanlar Kurulukaldırılarak yürütme yetkisi ve görevi tek başına Cumhurbaşkanı’na verilmiş;Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileri yeniden düzenlenmiştir. 6771 sayılıKanun’la yapılan değişikliklerin gerektirdiği kanuni düzenlemeler genelitibarıyla yeni hükûmet sistemine geçilmesiyle ilgili olup anılan hususlardaAnayasa’da KHK çıkarılamayacağına ilişkin doğrudan veya dolaylı bir hükümbulunmamaktadır. Diğer yandan Anayasa Mahkemesi dava konusu KHK’nın dayanağınıoluşturan 7142 sayılı Kanun’un iptalitalebiyle açılan davada Anayasa değişikliğinin gerektirdiği kanuni düzenlemelerkonusunda KHK çıkarılıp çıkarılamayacağı hususunu da incelemiş ve bu yönüyleKanun’un tamamının Anayasa’ya aykırı olmadığı sonucuna ulaşmıştır (AYM, E.2018/100, K.2018/79, 5/7/2018, §§9, 10, 17).
22. Her ne kadar dava dilekçesinde, KHKçıkarma yetkisinin ancak ivedilik gerektiren konularda TBMM’nin hızlı hareketedemeyeceği durumlarda ve zorunluluk arz eden hâllerde kullanılması gerektiğiileri sürülmüş ise de Anayasa Mahkemesinin 27/10/2011 tarihli ve E.2011/60, K.2011/147;10/1/2013 tarihli ve E.2011/141, K.2013/10 sayılı kararlarında belirtildiğiüzere Anayasa’da, KHK çıkarılabilmesi için acil, ivedi ve zorunlu bir durumunolması gerektiğine dair herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Bu itibarlaKHK’ların Anayasa’ya uygunluğunun incelenmesinde Anayasa’da öngörülmeyen yenişartlar ihdas edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle yetki kanunu ve buna bağlıolarak KHK çıkarılmasını gerektiren acil, ivedi ve zorunlu bir durumun olupolmadığının incelenmesi, Anayasa’da öngörülen çerçevenin dışına taşacak ölçüdebir denetim yapılması anlamına gelebilecektir.
23. Açıklanan nedenlerle KHK’nın tümüAnayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7.,87., mülga 91. ve geçici 21. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
C. KHK’nın Maddelerinin İncelenmesi
1. İptal Taleplerinin Gerekçesi
24. Dava dilekçesindeözetle; dava konusu KHK kapsamındaki düzenlemelerin yetki kanununun kapsamıdışında kaldığı, seçme ve seçilme hakkı ile seçimlere ilişkin hususlarınAnayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölüm’ünde yer alan 67. maddededüzenlendiği, Cumhurbaşkanı seçilen adaya seçildiğine dair belgenin takdimi ileseçilenin yemin etmesinin seçim ile siyasi haklar kapsamında olduğu, siyasihaklar kapsamında yer alan 19/1/2012 tarihli ve 6271 sayılı CumhurbaşkanıSeçimi Kanunu’na ilişkin düzenlemelerin Anayasa’nın KHK’larla düzenlenmesiniyasakladığı alanda yer aldığı belirtilerek KHK’nın ayrı ayrı tüm maddelerinin Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 6., 7., 87. ve mülga 91.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. KHK’nın 1. Maddesiyle 6271 Sayılı Kanun’un 20.Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasına Eklenen İkinci Cümle
a. Kuralın Anayasa’nın Mülga 91. MaddesiYönünden İncelenmesi
25. Yukarıda da ifade edildiği üzere dava konusu KHK, 7142 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkarılan KHK’lardandır. Anılan Kanun’un 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre6771 sayılı Kanun’la Anayasa’da yapılandeğişikliklere uyum sağlamak amacıyla aynı maddenin (2) numaralı fıkrasındabelirtilen kapsam dahilinde çeşitli kanun ve KHK’larda değişiklik yapılmasıhususunda Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisi verilmiştir.
26. Anılan amaç doğrultusunda 7142 sayılı Kanun’un 1.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine göre kamu kurum ve kuruluşlarınınkuruluş, teşkilat, görev ve yetkilerinin düzenlenmesi, (b) bendine göre kanunlar ve KHK’larda yer alan tüzük, Bakanlar Kurulu,İcra Vekilleri Heyeti, İcra Vekilleri Heyeti Kararı, Bakanlar Kurulu Kararı,Bakanlar Kurulu Yönetmeliği, Hükûmet, Başbakan, Başvekil, Başbakanlık,Başvekalet, sıkıyönetim, nizamname, kanun tasarısı gibi bazı ibarelerindeğiştirilmesi, yürürlükten kaldırılması veya bu çerçevede kanunlar veKHK’larda yer alan ilgili hükümlerin yeniden düzenlenmesi, (c) bendine göremevcut bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların bağlılık ve ilgilerinin yenidenbelirlenmesi, (ç) bendine göre uygulama imkânı kalmayan kanun ve KHK’larınyürürlükten kaldırılması, (d) bendine göre ise kanunve KHK’larda yer alan bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının kurulması,kaldırılması, görevleri, yetkileri, personeli ve teşkilat yapısı ile merkez vetaşra teşkilatlarının kurulması ve üst kademe kamu yöneticilerinin atanmalarıile görevlerine son verilmesine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesininsağlanması; Cumhurbaşkanı’nın yürütme yetkisine ilişkin hususlara dairhükümlerin düzenlenmesi ile bu bent kapsamındaki ilgili hükümlerindeğiştirilmesi veya yürürlükten kaldırılmasıiçin çeşitli kanun ve KHK’larda değişiklik yapılması hususunda düzenlemelerdebulunulmak üzere KHK çıkarılabilecektir.
27. 7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (b) bendinde kanunlar veya KHK’larda yer alan ve değiştirilmesi veyayürürlükten kaldırılması gerektiği ifade edilen ibareler sınırlı şekildesayılmamıştır. Buna göre 6771 sayılı Kanun ile Anayasa’da yapılandeğişikliklere uyum sağlamak üzere sayılan ibareler gibi değiştirilmesi veyayürürlükten kaldırılması gereken ibareler ile Anayasa’da yapılan değişikliklereuyum sağlamak üzere kanun veya KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin yenidendüzenlenmesi anılan bent uyarınca 7142 sayılı Kanun’un kapsamında kalmaktadır.
28. Kuralın, Anayasadeğişikliğiyle benimsenen yeni hükûmet sistemiile yürütme organı olarak Cumhurbaşkanlığıve yasama organı olarak TBMM seçimlerinin birlikte yapılması ve birlikteyenilenmesinin benimsenmesi çerçevesinde Cumhurbaşkanıseçiminin sonuçlandırılmasına ilişkin süreci daha açık ve anlaşılabilir kılacakşekilde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Buitibarla kuralın Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlamak üzereyürürlükteki kanun ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin yenidendüzenlenmesiyle ilgili olduğu açıktır.
29. Diğer yandan 7142 sayılı Kanun’un 2. maddesinin (2)numaralı fıkrasında Bakanlar Kuruluna verilen KHK çıkarma yetkisinin buKanun’un yürürlüğe girdiği tarih olan 18/5/2018’den TBMM ve Cumhurbaşkanlığıseçimleri sonucunda Cumhurbaşkanı’nın andiçerek göreve başladığı tarih olan 9/7/2018’e kadargeçerli olduğu ve bu süre içinde Bakanlar Kurulunun birden fazla KHK çıkarabileceğihükme bağlanmıştır. KHK’nın kabul tarihinin 14/6/2018 olduğugözetildiğinde KHK’nın 7142 sayılı Kanun’un tanıdığı süre içinde çıkarıldığıhususunda da tereddüt bulunmamaktadır.
30. Açıklanan nedenlerle kuralın 6771 sayılı Kanun’la Anayasa’da yapılan değişikliklereuyum sağlamak üzere 7142 sayılı Kanun’un 1.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca Yetki Kanunu kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
31. Anayasa’nın mülga 91. maddesininbirinci fıkrasında, sıkıyönetim ve olağanüstü hâller saklı kalmak üzereAnayasa’nın İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temelhaklar, kişi hakları ve ödevleri ile Dördüncü Bölüm’de yer alan siyasi haklarve ödevlerin KHK’larla düzenlenemeyeceği belirtilmiştir.
32. Anayasa’nın “Seçme,seçilme ve siyasî faaliyette bulunma hakları” başlıklı 67. maddesinin birinci fıkrasında vatandaşların kanunda gösterilen şartlara uygun olarakseçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasîfaaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahip oldukları hükmebağlanmıştır.
33. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olma ve oy vermehaklarının Anayasa’nın 67. maddesi kapsamında temel bir hak olduğu konusundakuşku bulunmamaktadır (AYM, E.2012/30,K.2012/96, 15/6/2012).
34. 6271 sayılı Kanun’un 20. maddesindeCumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılması düzenlenmiştir. Bu kapsamda anılanmaddenin (1) numaralı fıkrasında seçimin kesin sonuçlarının YSK tarafından TBMMBaşkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı makamına bildirileceği, kamuoyuna ilanedileceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacağı hükme bağlanmış; (2) numaralıfıkrasında ise seçim sonuçlarının kesinleşmesinden sonra YSK tarafından seçilenCumhurbaşkanı adına bir tutanak düzenleneceği belirtilerek dava konusu kurallabu tutanağın seçilen Cumhurbaşkanı’na verilmek üzere TBMM Başkanlığınasunulacağı ifade edilmiştir.
35. Kural, Cumhurbaşkanlığı seçiminin tamamlanması veseçimin kesin sonuçlarının ortaya çıkmasından sonraki sürece ilişkinbulunmaktadır. Bu bağlamda kuralın Cumhurbaşkanlığı seçiminin yöntemine veyaseçim sürecine ilişkin bir düzenleme içermediği açıktır.
36. Öte yandan düzenlenmiş tutanağın sunulmasını öngörenkural, siyasi hakların işlevselliği yönünden kurucu mahiyette bulunmayıp seçimsonrası sürecin şekilsel ve törensel yönüne ilişkin bir düzenleme içermektedir.Bu bağlamda Cumhurbaşkanlığı seçiminin tamamlanması ve Cumhurbaşkanı statüsününkazanılmasından sonraki aşamaya ilişkin olarak yalnızca törensel olarakyapılacak uygulama ve uygulanacak usul konusunda düzenleme içermekten ibaretkuralın Anayasa’nın 67. maddesi kapsamında seçme, seçilme ve siyasi faaliyettebulunma hakkını düzenlediği söylenemez. Buitibarla kural, Anayasa’nın mülga 91.maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kalmamaktadır.
37. Açıklanan nedenlerle Yetki Kanunukapsamında kalan ve yasak alanda düzenleme içermeyen kural, Anayasa’nın mülga91. maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ve Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ bu görüşe katılmamışlardır.
Kuralın Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 6., 7., ve 87. maddelerine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın mülga 91. maddesiyönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyleAnayasa’nın Başlangıç kısmı ile 6., 7., ve87. maddeleri yönündenayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
38. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisinedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
39. 6271 sayılı Kanun’un 20.maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde, seçilen Cumhurbaşkanıadına, YSK tarafından Cumhurbaşkanı seçildiğine dair bir tutanak düzenleneceğibelirtilmiş; aynı fıkranın dava konusu ikinci cümlesinde ise bu tutanağınseçilen Cumhurbaşkanı’na verilmek üzere TBMM Başkanlığına sunulacağı hükmebağlanmıştır.
40. Hukuk devletinin temel unsurlarından biri belirlilikilkesidir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarına göre anılan ilke, yasaldüzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya vekuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnelolmasını gerektirmektedir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılıolup birey, yasal düzenlemeden belirli bir kesinlik içinde hangi somut eylem veolguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareyehangi müdahale yetkisini verdiğini bilmesini zorunlu kılmaktadır.
41. Anayasa Mahkemesibirçok kararında belirlilik ilkesinin yalnızca yasal belirliliği değil dahageniş anlamda hukuki belirliliği ifade ettiğini, yasal düzenlemeye dayanarakerişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir olma gibi niteliklere ilişkingereklilikleri karşılaması koşuluyla mahkeme içtihatları ve yürütmenindüzenleyici işlemleri ile de hukuki belirliliğin sağlanabileceği, asıl olanınmuhtemel muhataplarının mevcut şartlar altında belirli bir işlemin ne tür sonuçlardoğurabileceğini öngörmelerini mümkün kılacak bir normun varlığı olduğuvurgulanmıştır.
42. Kural,Cumhurbaşkanlığı seçiminin kesin sonuçlarının ortaya çıkması ve seçilenCumhurbaşkanı adına Cumhurbaşkanı seçildiğine dair tutanağın düzenlenmesindenbu tutanağın ilgilisine verilmesine kadar olan sürece ilişkindir. Buna göre YSKtarafından düzenlenen tutanağın seçilen Cumhurbaşkanı’na verilmek üzere TBMMBaşkanlığına sunulacağını öngören kuralla söz konusu tutanağın hangi makamtarafından, ne maksatla, nereye ulaştırılacağı hususlarının açık, anlaşılır, öngörülebilir ve uygulanabilir birşekilde düzenlendiği gözetildiğinde kuralın belirlilik ilkesine aykırı bir yönübulunmamaktadır.
43. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
3. KHK’nın 2. Maddesiyle 6271 Sayılı Kanun’un Başlığı ileBirlikte Değiştirilen 21. Maddesinin (1) ve (2) Numaralı Fıkraları
a. Kuralların Anayasa’nın Mülga 91.Maddesi Yönünden İncelenmesi
44. Kurallar; seçilen Cumhurbaşkanı adına YSK tarafındandüzenlenen tutanağın Cumhurbaşkanı’na TBMMGenel Kurulunda, TBMM Başkanı veya Geçici Başkan tarafından verilmesini, aynı birleşimde andiçme törenininyapılmasını ve söz konusu birleşimin zamanını düzenlemektedir.
45. KHK’nın 1. maddesiyle 6271 sayılıKanun’un 20. maddesinin (2) numaralı fıkrasına eklenen ikinci cümleninAnayasa’nın mülga 91. maddesine uygunluk denetimi bölümünde belirtilengerekçeler bu kurallar yönünden de geçerlidir.
46. Açıklanan nedenlerle Yetki Kanunu kapsamındakalan ve yasak alanda düzenleme içermeyen kurallar, Anayasa’nın mülga 91.maddesine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ve Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ bu görüşe katılmamışlardır.
Hasan Tahsin GÖKCAN, KHK’nın 2. maddesiyle 6271 sayılıKanun’un başlığı ile birlikte değiştirilen 21. maddesinin (1) numaralıfıkrasının ikinci cümlesi ve (2) numaralı fıkrası yönünden bu görüşekatılmamıştır.
Kuralların Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 6., 7., ve 87. maddelerine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın mülga 91. maddesiyönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyleAnayasa’nın Başlangıç kısmı ile 6., 7., ve87. maddeleri yönünden ayrıcabir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
b. Kuralların İçerik Yönündenİncelenmesi
47. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kurallar, ilgileri nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönündenincelenmiştir.
48. Kurallarla; seçilen Cumhurbaşkanı adına düzenlenentutanağın TBMM Genel Kurulunda TBMM Başkanı veya Geçici Başkan tarafındanverileceği, aynı birleşimde andiçme töreninin yapılacağı, bu birleşiminbirlikte yapılan Cumhurbaşkanı ve TBMM genel seçiminin ardından TBMM’nintoplandığı ilk günü takip eden üç gün içinde gerçekleştirileceği,Cumhurbaşkanı’nın ikinci oylamada seçilmesi veya sadece Cumhurbaşkanı seçimininyapılması hâlinde andiçme töreninin seçim sonucunun kesinleşmesini takip edenüç gün içinde yapılacağı, toplantı hâlinde olmaması durumunda TBMM’nin derhaltoplantıya çağırılacağı hükme bağlanmıştır.
49. Kurallarla;Cumhurbaşkanlığı seçiminin kesin sonuçlarının ortaya çıkmasından sonra YSKtarafından düzenlenen tutanağın seçilen Cumhurbaşkanı’na nerede, nasıl ve kimtarafından verileceği ve Cumhurbaşkanı’nın ilk veya ikinci oylamada seçilmesiile yalnızca Cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılması hâllerine bağlı olarakandiçme töreninin yapılma zamanı gibi hususların açık, anlaşılır, öngörülebilir ve uygulanabilir bir şekilde düzenlendiğigözetildiğinde kuralların belirlilik ilkesine aykırı bir yönünün bulunmadığıanlaşılmıştır.
50. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 2.maddesine aykırı değildir. İptal taleplerinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM ve M.Emin KUZ, KHK’nın 2. maddesiyle 6271 sayılı Kanun’un başlığı ile birliktedeğiştirilen 21. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesi ile (2)numaralı fıkrası yönünden bu görüşe katılmamışlardır.
4. KHK’nın 2. Maddesiyle 6271 Sayılı Kanun’un Başlığı ileBirlikte Değiştirilen 21. Maddesinin (3) Numaralı Fıkrası
a. Kuralın Anayasa’nın Mülga 91. MaddesiYönünden İncelenmesi
51. Kural, Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanların andiçmetörenlerinin zamanını belirlemektedir.
52. KHK’nın 1. maddesiyle 6271 sayılıKanun’un 20. maddesinin (2) numaralı fıkrasına eklenen ikinci cümleninAnayasa’nın mülga 91. maddesine uygunluk denetimi bölümünde Yetki Kanunukapsamına ilişkin belirtilen gerekçeler bu kural yönünden de geçerlidir. Bunagöre Anayasa değişikliğiyle kabul edilenyeni hükûmet sistemi kapsamında Cumhurbaşkanınca atanacak ve görevdenalınabilecek olan Cumhurbaşkanı yardımcılarının ve bakanların andiçme törenineilişkin düzenleme içeren kural 7142 sayılıKanun’un 1. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (b) bendi uyarınca Yetki Kanunu kapsamında bulunmaktadır.
53. Anayasa’nın 106. maddesinin birinci fıkrasında,Cumhurbaşkanı’nın seçildikten sonra bir veya daha fazla Cumhurbaşkanıyardımcısı atayabileceği öngörülmüştür. Anılan maddenin dördüncü fıkrasındaCumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların milletvekili seçilme yeterliliğinesahip olanlar arasından Cumhurbaşkanı tarafından atanacağı ve görevdenalınacağı ifade edilmiş; beşinci fıkrasında ise Cumhurbaşkanı yardımcıları vebakanların Cumhurbaşkanı’na karşı sorumlu oldukları hükme bağlanmıştır.
54. Cumhurbaşkanı yardımcıları vebakanlar seçilmiş kişiler olmayıp atama yoluyla göreve gelmektedirler. Buitibarla atama yoluyla görevlendirilen Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlarıngörevlendirilmeleri ve andiçmeleri Anayasa’nın67. maddesinde düzenlenen seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarıkapsamında değildir.
55. Açıklanan nedenlerle Yetki Kanunukapsamında kalan ve yasak alanda düzenleme içermeyen kural, Anayasa’nın mülga91. maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 6., 7., ve 87. maddelerine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın mülga 91. maddesiyönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyleAnayasa’nın Başlangıç kısmı ile 6., 7., ve87. maddeleri yönündenayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
56. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarıncakural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
57. Kuralla, Cumhurbaşkanınca atanan Cumhurbaşkanıyardımcıları ve bakanların atanmalarını takip eden gün andiçecekleri hükmebağlanmıştır.
58. Anayasa’nın 104.maddesinin dördüncü fıkrasında Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlarınAnayasa’nın 81. maddesinde yazılı şekilde TBMM önünde andiçecekleri hükmebağlanmıştır. Buna göre Cumhurbaşkanıncaatanan Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların atanmalarını takip eden gün andiçecekleriniöngören kuralla kimlerin, ne zaman andiçecekleri hususlarının açık, anlaşılır, öngörülebilir ve uygulanabilir birşekilde düzenlendiği açık olup kuralın belirlilik ilkesine aykırı bir yönübulunmamaktadır.
59. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
5. KHK’nın 3. ve 4. Maddeleri
60. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar, ilgileri nedeniyleAnayasa’nın 8. maddesi yönünden de incelenmiştir.
61. KHK’nın 3. maddesinde KHK’nın yayımı tarihindeyürürlüğe gireceği belirtilmiş; 4. maddesinde ise KHK hükümlerinin BakanlarKurulunca yürütüleceği ifade edilmiştir.
62. KHK’ların hukuksal rejimini düzenleyen Anayasa’nınmülga 91. maddesinin altıncı fıkrasında “Kanun hükmünde kararnameler, ResmîGazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak kararnamede yürürlüktarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir.” denilmiştir.
63. Anayasa’nın 8. maddesinin 6771 sayılı Kanun’ladeğiştirilmeden önceki hâlinde yürütme yetkisi ve görevinin Cumhurbaşkanı veBakanlar Kurulu tarafından Anayasa’ya ve kanunlara uygun olarak kullanılacağıve yerine getirileceği kurala bağlanmış iken anılan değişiklikle birlikteyürütme yetkisi ve görevinin Cumhurbaşkanı tarafından Anayasa’ya ve kanunlarauygun olarak kullanılacağı ve yerine getirileceği ifade edilmiştir.
64. 2/7/2018 tarihlive 698 sayılı 477 Sayılı Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik YapılmasıHakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 72. maddesinde ise yürürlükte bulunankanun ve KHK’lar ile 7142 sayılı Kanun’a dayanılarak yürürlüğe konulanKHK’ların yürütme maddelerinde Bakanlar Kurulu ve bakanlara yapılmış olanatıfların Cumhurbaşkanı’na yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır.
65. 699 sayılı KHK’nın dava konusu 3. maddesi yürürlükmaddesi, dava konusu 4. maddesi ise yürütme maddesidir. Yürürlük maddesi yasal düzenlemelerinne zaman yürürlüğe gireceğini, yürütme maddesi de yasal düzenlemeleri yürütenmakamı göstermektedir. Anılan maddeler kanun yapım tekniği açısından her türyasal düzenlemede bulunmakta olup yazılmamış olmaları yasal düzenlemeleringeçerliliğini etkilememektedir. Bu itibarla yalnızca KHK’nın yayımı tarihindeyürürlüğe gireceğini belirten 3. madde ile KHK hükümlerinin hangi makam tarafındanyürütüleceğini öngören 4. maddenin Anayasa’ya aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
66. Açıklanannedenlerle kurallar, Anayasa’nın 8. ve mülga 91. maddelerine aykırı değildir.İptal taleplerinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 6., 7., ve 87. maddelerine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 8. ve mülga 91.maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olmasınedeniyle Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile6., 7., ve 87. maddeleriyönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
IV. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
67. Dava dilekçesinde özetle, dava konusu kuralların uygulanmalarıhâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceği belirtilerekyürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
14/6/2018 tarihli ve699 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında KanunHükmünde Kararname’nin;
A. Tümüne,
B. 1. maddesiyle 19/1/2012tarihli ve 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nun 20. maddesinin (2)numaralı fıkrasına eklenen ikinci cümleye,
C. 2. maddesiyle 6271 sayılı Kanun’un başlığı ile birliktedeğiştirilen 21. maddesine,
Ç. 3. ve 4. maddelerine,
yönelik iptal talepleri31/3/2021 tarihli ve E.2018/112, K.2021/24 sayılı kararla reddedildiğinden bu KanunHükmünde Kararname’ye, maddelere ve cümleye ilişkin yürürlüğün durdurulmasıtaleplerinin REDDİNE 31/3/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V. HÜKÜM
14/6/2018 tarihli ve699 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında KanunHükmünde Kararname’nin;
A. Tümünün Anayasa’yaaykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
B. 1. maddesiyle 19/1/2012tarihli ve 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nun 20. maddesinin (2)numaralı fıkrasına eklenen ikinci cümlenin;
1. Anayasa’nınmülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebininREDDİNE, Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2. İçeriği itibarıyla Anayasa’yaaykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
C. 2. maddesiyle 6271 sayılı Kanun’un başlığı ile birliktedeğiştirilen 21. maddesinin;
1. (1) numaralı fıkrasının;
a. Birinci cümlesinin;
i. Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırıolmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, M. EminKUZ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in karşıoylarıve OYÇOKLUĞUYLA,
ii. İçeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
b. İkinci cümlesinin;
i. Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırıolmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, M. Emin KUZ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
ii. İçeriği itibarıyla Anayasa’yaaykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan TahsinGÖKCAN, Engin YILDIRIM ile M. Emin KUZ’un karşıoylarıve OYÇOKLUĞUYLA,
2. (2) numaralı fıkrasının;
a. Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırıolmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, M. Emin KUZ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriği itibarıyla Anayasa’yaaykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan TahsinGÖKCAN, Engin YILDIRIM ile M. Emin KUZ’un karşıoylarıve OYÇOKLUĞUYLA,
3. (3) numaralı fıkrasının Anayasa’nınmülga 91. maddesi ve içeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptaltalebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
Ç. 3. ve 4. maddelerinin Anayasa’nınmülga 91. maddesi ve içeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadıklarına veiptal taleplerinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
31/3/2021 tarihindekarar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Mahkememiz çoğunluğu 14/6/2018 tarihli ve 699 sayılıCumhurbaşkanı Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun HükmündeKararname’nin (KHK) 1. maddesiyle 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nun20. maddesinin ikinci fıkrasına eklenen cümle ile 2. maddesiyle aynı Kanun’undeğiştirilen 21. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarının Anayasa’ya aykırıolmadığına karar vermiştir.
A. Anayasa’nın Mülga 91. Maddesi Yönünden
2. İptali istenen KHK’nın 1. maddesiyle 6271 sayılıKanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına eklenen cümle Cumhurbaşkanı’nınseçildiğine dair tutanağın seçilen Cumhurbaşkanına verilmek üzere Türkiye BüyükMillet Meclisine (TBMM) sunulmasını öngörmektedir. KHK’nın 2. maddesiyledeğiştirilen 6271 sayılı Kanun’un 21. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarıise seçilen Cumhurbaşkanı adına düzenlenen tutanağın TBMM Genel KurulundaMeclis Başkanı veya Geçici Başkan tarafından verileceğini, aynı birleşimdeandiçme töreninin yapılacağını, bu birleşimin birlikte yapılan Cumhurbaşkanı veTBMM genel seçiminin ardından Meclisin toplandığı ilk günü takip eden üç güniçinde yapılacağını, Cumhurbaşkanı’nın ikinci oylamada seçilmesi veya sadeceCumhurbaşkanı seçiminin yapılması durumunda andiçme töreninin seçim sonucununkesinleşmesini takip eden üç gün içinde yapılacağını, Meclis toplantı halindedeğilse derhal toplantıya çağrılacağını öngörmektedir.
3. Görüldüğü üzere kurallar Cumhurbaşkanı seçimininardından Yüksek Seçim Kurulunca düzenlenen tutanağın TBMM’ye iletilmesine,seçilen Cumhurbaşkanına Genel Kurulda verilmesine, andiçme töreninin yapılacağızamana ilişkin usul ve esasları belirlemektedir. Öncelikle kurallarınAnayasa’nın mülga 91. maddesi gereğince KHK’lar ile düzenlenmesi mümkün olmayantemel hak ve özgürlüklere ilişkin olup olmadığına, dolayısıyla yasak alanda birdüzenleme olup olmadığına bakmak gerekmektedir.
4. Anayasa’nın 67. maddesi vatandaşların seçme, seçilme,siyasi faaliyette bulunma, ve halkoylamasına katılma haklarına sahip olduğunubelirtmektedir. Anayasa’nın güvence altına aldığı siyasi haklar, “çoğulcu,katılımcı, kurallar ve kurumlar düzeni” olan demokrasinin vazgeçilmezunsurları arasında yer almaktadır (bkz. AYM, 2002/38, K. 2002/89, 8/10/2002; MustafaHamarat, B.No: 2015/19496, 17/1/2019, § 45). Siyasi haklarınkullanılmasının en önemli aracı da kuşkusuz seçimlerdir. Bu nedenle Anayasa’nın67. maddesi seçimlerin yargı yönetim ve denetimi altında yapılmasınıöngörmektedir. Madde gerekçesine göre bu yargısal güvencenin nedeni “demokrasininkaynağı olan egemenliğin seçim yolu ile yansıması”dır.
5. Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarınınCumhurbaşkanı seçimleri bakımından da geçerli olduğu her türlü izahtanvarestedir. Nitekim Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanı seçimlerinde aday olma veoy verme hakkının Anayasa’nın 67. maddesince güvence altına alınan bir temelhak olduğunda kuşku bulunmadığını belirtmiştir (AYM, E. 2012/30, K. 2012/96,15/6/2012).
6. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruda da seçilen milletvekillerinintutuklama tedbiri nedeniyle TBMM’de “yemin edememiş ve milletvekilliğigörevini fiilen yerine getirememiş” olmasını seçilme ve siyasi faaliyettebulunma hakkını etkileyen bir müdahale olarak kabul etmiştir (bkz. MustafaAli Balbay, B. No: 2012/1272, 4/12/2013, § 132; İbrahim Ayhan, B.No:2013/9895, 2/1/2014, § 71).
7. Seçilen kişilerin nasıl ve ne zaman görevebaşlayacağına dair düzenlemeler, Anayasa’nın 67. maddesinde korunan haklarınkullanılmasına ilişkin kurallardır. Dolayısıyla kuralların Cumhurbaşkanıseçiminin sonuçlanmasından sonra uygulanacak prosedürü gösteren “şekilsel” ve“törensel” mahiyette oldukları, bu nedenle siyasi hakların işlevselliğibakımından kurucu mahiyette olmadıkları şeklindeki çoğunluk görüşüne (§ 36)katılmak zordur. Cumhurbaşkanı seçiminden sonra tutanağın seçilenCumhurbaşkanına verilmesi ve andiçme töreninin yapılacağı zamanın belirlenmesiseçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkıyla doğrudan ilgilidir.
8. Diğer yandan, aşağıda “İçerik Yönünden” başlığıaltında açıklanacağı üzere, Cumhurbaşkanının göreve başlama şartı olanandiçmenin zamanını belirleyen kurallar Anayasa’nın Cumhurbaşkanı içinbelirlediği görev süresini etkileme potansiyeline sahiptir. Bu bağlamda iptaliistenen kuralların “şekilsel” ve “törensel” nitelikte oldukları, dolayısıylasiyasi haklarla ilgili bir düzenleme mahiyetinde olmadıkları söylenemez.
9. Sonuç olarak, Cumhurbaşkanıseçiminden sonra tutanağın TBMM’ye ve ardından seçilen Cumhurbaşkanınasunulmasından andiçme töreninin yapılacağı zamana kadar olan süreci düzenleyen,dolayısıyla Cumhurbaşkanı’nın göreve başlama anını belirleyen dava konusu KHKkuralları, Anayasa’nın 67. maddesi kapsamında güvenceye alınan siyasi haklarlailgili düzenleme mahiyetinde olduğundan mülga 91. madde uyarınca KHK iledüzenlenemeyecek olan yasak alanda kalmaktadır.
B. İçerik Yönünden
10. İptali istenenkurallardan KHK’nın 2. maddesi, gerekçesindede ifade edildiği üzere, “seçilen Cumhurbaşkanının andiçme töreni ile atananCumhurbaşkanı yardımcıları ve Bakanların andiçmelerine ilişkin süreler”idüzenlemektedir. Bu kapsamda KHK’nın 2. maddesiyle değiştirilen 6271 sayılıKanun’un 21. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesi ile aynımaddenin (2) numaralı fıkrası Cumhurbaşkanının birinci ya da ikinci oylamadaseçilmesi veya sadece Cumhurbaşkanı seçiminin yapılması durumlarında andiçmeoturumunun yapılacağı zamanı belirlemektedirler. Cumhurbaşkanı’nın Anayasa ilebelirlenen görev süresini etkileyebilecek olan bu kuralların içerik yönünden deAnayasa’ya aykırı olduğu düşünülmektedir.
11. Anayasa’nın 77.maddesine göre “Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleribeş yılda bir aynı günde yapılır.” Anayasa’nın 101. maddesinin ikincifıkrası “Cumhurbaşkanı’nın görev süresi beş yıldır”, yedinci fıkrası ise“Seçimlerin tamamlanamaması halinde, yenisi göreve başlayıncaya kadar mevcutCumhurbaşkanı’nın görevi devam eder” şeklindedir. Anayasa’nın 103. maddesigereğince de “Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisiönünde... andiçer.”
12. Konuya ilişkin buanayasal hükümlerden TBMM ile Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin beş yılda biraynı günde yapılacağı, Cumhurbaşkanı’nın andiçerek göreve başlayacağı vebeş yıl süreyle görev yapacağı anlaşılmaktadır. Bu noktada Cumhurbaşkanı’nın nezaman andiçeceğine, dolayısıyla göreve başlayacağına dair düzenlemelerin onungörev süresini etkileme potansiyeline sahip olmadığı söylenemez.
13. Dava konusu kurallaresas itibarıyla Cumhurbaşkanı’nın göreve başlama zamanı olan andiçme töreninin nezaman yapılacağını düzenlemektedir. İptali istenen KHK hükmüyledeğiştirilmeden önce 6271 sayılı Kanun’un 21. maddesinde yeni seçilenCumhurbaşkanı’nın yemin töreninin “eski Cumhurbaşkanının görev süresinindolduğu gün” yapılacağı belirtilmişti. Böylece Cumhurbaşkanı içinAnayasa’da öngörülen görev süresinin dolması ve yeni seçilen Cumhurbaşkanı’nıngörev süresinin başlaması arasında bir boşluk bulunmaması amaçlanmıştı.
14. Değişiklikten sonraise Cumhurbaşkanı’nın andiçme töreninin; birlikte yapılan seçimin ardından Meclis’intoplandığı ilk günü takip eden üç gün içinde, Cumhurbaşkanı’nın ikinci oylamada seçilmesi veya sadeceCumhurbaşkanı seçiminin yapılması durumunda ise seçim sonucununkesinleşmesini takip eden üç gün içinde yapılması öngörülmüştür. Diğer yandan 6271 sayılı Kanun’un 3.maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca “Cumhurbaşkanı ve Türkiye BüyükMillet Meclisinin görev sürelerinin dolmasından önceki son Pazar günü oy vermegünüdür. Görev süresi, birlikte yapılan bir önceki seçim tarihi esas alınarakbelirlenir.”
15. Anayasa’daCumhurbaşkanı’nın beş yıllık görev süresinin ne zaman başlayacağına dair açıkbir hüküm bulunmamaktadır. Bununla birlikte Cumhurbaşkanı’nın “görevinebaşlarken” andiçmesini öngören Anayasa’nın 103. maddesinden hareketle beşyıllık görev süresinin andiçme tarihinden itibaren başladığı söylenebilir. Budurumda andiçme töreninin görevdeki Cumhurbaşkanı’nın beş yıllık görevsüresinin tamamlandığı gün yapılmaması, “Cumhurbaşkanı’nın görev süresi beşyıldır” şeklindeki Anayasa hükmüne aykırı sonuçlar ortaya çıkaracaktır.Zira bu durum görevdeki Cumhurbaşkanı’nın görev süresi dolmadan yeni seçilenCumhurbaşkanı’nın göreve başlaması sonucunu doğurabilecektir. Eski ve yeniCumhurbaşkanlarının görev sürelerinin çakışacağı zaman dilimi de seçimin ilkveya ikinci oylamada sonuçlanmasına bağlı olarak değişebilecektir.
16. İptali istenen kuralındoğurabileceği anayasal sakıncayı somut olarak açıklamak faydalı olacaktır.9/7/2018 tarihinde yapılan andiçme töreni ile görevine başlamış olan görevdekiCumhurbaşkanı’nın beş yıllık görev süresi -seçim kararı alınmadığı takdirde-9/7/2023 tarihinde dolacaktır. Buna karşılık bir sonraki Cumhurbaşkanlığı veTBMM seçimleri Anayasa’nın 77. maddesi, 6271 sayılı Kanun’un 3. maddesi ve 2839sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 6. maddesi kapsamında, son seçiminyapıldığı tarih olan 24/6/2018’den itibaren beş yılın dolmasından önceki sonPazar günü olan 18/6/2023 tarihinde yapılacaktır.
17. Bu durumda seçiminmevcut Cumhurbaşkanı’nın görev süresinin dolacağı 9/7/2023 tarihinden öncetamamlanması ve asıl önemlisi yeni seçilen Cumhurbaşkanı’nın seçimlerinardından Meclis’in toplandığı ilk günü takipeden üç gün içinde, yine 9/7/2023 tarihinden önce, andiçerek göreve başlaması mümkün hale gelmektedir. Aynı anda görevde ikiCumhurbaşkanı olamayacağına göre yeni seçilen Cumhurbaşkanı’nın andiçmesiylebirlikte önceki Cumhurbaşkanı’nın görevi sona erecek ve böylece öncekiCumhurbaşkanı beş yıldan daha az süre görev yapmış olabilecektir (bkz.Kemal Gözler, Türk Anayasa Hukuku, 2. Baskı, Bursa: Ekin Basım YayınDağıtım, 2018, ss.769-770).
18. Bu nedenle dava konusukurallar Cumhurbaşkanı’nın görev süresini kısaltma, dolayısıyla Anayasa’daöngörülen süreden daha az görevde kalmasına neden olma potansiyeline sahiptir.Bunun da Cumhurbaşkanı’nın görev süresinin beş yıl olduğunu belirtenAnayasa’nın 101. maddesiyle bağdaştırılması mümkün değildir.
19. Açıklanangerekçelerle, kuralların Anayasa’ya aykırı olduğunu düşündüğümden çoğunluğunred yönündeki kararına katılmıyorum.
Başkan
Zühtü ARSLAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. 6271 Sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanununda DeğişiklikYapılması Hakkındaki 699 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2. maddesiyledeğiştirilen 6271 sayılı Kanunun 21. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesiile aynı maddenin 2. fıkrasının iptali isteminin reddine ilişkin sayınçoğunluğun kararına aşağıda açıklayacağım gerekçelerle katılamadım.
2. Öncelikle belirtilmelidir ki 699 sayılı KHK ile 6271sayılı Kanunun 20. maddesine eklenen cümle ile Kanunun aynı KHK iledeğiştirilen 21. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinde düzenlenen kurallar,sonuçlanan bir seçim sonunda kanun gereği seçimi kazanan adaya verilmesigereken tutanağın tevdiini ve bu amaçla Meclis’te düzenlenecek töreniiçermektedir. Esasen 6271 sayılı Kanunun 20/1. maddesinde Cumhurbaşkanıseçiminin kesin sonuçlarının YSK tarafından TBMM Başkanlığı ileCumhurbaşkanlığı makamına bildirileceği, kamuoyuna ilan edileceği ve ResmîGazete’de yayımlanacağı belirtilmektedir. Yine aynı maddenin KHK iledeğiştirilmeden önceki 2. fıkrasında ise; seçilen cumhurbaşkanı adınaseçildiğine dair bir tutanak düzenleneceği ifade edilmektedir. Dolayısıyla 699sayılı KHK ile eklenen anılan kuralların hukuk düzeninde bir yenilik veyahukuki sonuç doğurduğu söz edilememektedir. Bu yönüyle yasak alanda kaldığına,incelenen sonraki kurallarla bütünlük oluşturduğuna ve bu kuralların da aynıgerekçelerle iptali gerektiğine yönelik diğer görüşlere iştirak edemedik.
3. KHK denetiminde yetki ve konu bakımından ölçü normolan Anayasanın mülga 91. maddesi uyarınca temel haklara ilişkin düzenlemelerKHK ile yapılamaz. Başka deyişle bu alanlar KHK’lar bakımından yasak alanolarak kabul edilmiştir. Diğer taraftan Anayasanın 67. maddesinde düzenlenenseçme, seçilme, siyasi faaliyette bulunma hakları, Anayasanın DördüncüBölümünde yer alan siyasi haklar ve ödevlerdendir. Anılan 67. madde uyarıncakişiler seçme seçilme, bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyettebulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir. Aynı maddenin 4. fıkrasınagöre bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir.
4. Anayasada öngörülen siyasal sistem; Devletin birCumhuriyet olduğu ve Cumhuriyetin de demokratik, laik, sosyal bir bir hukukDevleti olduğu şeklindedir. Demokratik sistemin temelleri ise Anayasanın kimimaddelerinde yeri geldiğince ifade edilmiştir. Örneğin 68. maddeye göre siyasipartiler demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır ve önceden izinalmadan kurulurlar. Yine 67. maddenin 2. fıkrası uyarınca seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli genel oy, açık sayım ve dökümesaslarına göre yargı denetiminde yapılır. Cumhurbaşkanı ise Anayasanın 101.maddesi uyarınca genel oyla yapılacak seçim usulüyle doğrudan halk tarafındanseçilir. Ayrıca Cumhurbaşkanının mutlaka partili olması veya siyasi partigruplarının adayı olması zorunlu görülmemiş, öngörülen sayıdaki seçmentarafından da aday gösterilebileceği kabul edilmiştir. İster bir siyasi partininadayı, isterse bir kısım seçmenlerin adayı olsun seçime katılan her aday busüreçte siyasi faaliyette bulunduğu gibi, seçilen Cumhurbaşkanı da görevebaşladığından itibaren yürütme göreviyle birlikte yürütmenin başı olarak siyasifaaliyette bulunmaya da başlamaktadır. Siyasal faaliyetin mutlaka bir siyasiparti faaliyeti olarak algılanması doğru olmayacaktır. Esasen CumhurbaşkanlığıHükümet Sisteminde Cumhurbaşkanlığı makamı (ve parlamenter sistemde isebaşbakanlık) özü itibariyle siyasal bir makamdır. Partili olsun olmasın heraday Cumhurbaşkanlığında kendi siyasal politikasını ve projelerinin icrasınıhalka vaat etmektedir. Halk da Cumhurbaşkanını, sunduğu siyasal düşünce,yaklaşım ve siyasal projelerini onayladığı için seçmektedir. Dolayısıyla Cumhurbaşkanıand içerek göreve başladığında bir yandan yürütme yetkisiyle ilgili görevibaşlamakta, diğer taraftan kamusal alanda siyasal faaliyetine başlamışolmaktadır.
5. 6271 sayılı Kanunun 21. maddesinin 1. fıkrasınınikinci cümlesi ile aynı maddenin ikinci fıkrasındaki kurallarda iseCumhurbaşkanının ilk oylamada veya ikinci oylamada seçilmiş olma alternatiflerigözönünde tutularak, seçim tutanağının yeni Cumhurbaşkanına Meclis Başkanıtarafından hangi tarihlerde verileceği düzenlenmektedir. İptali istenen kuralıngöreve başlama tarihini etkileyen kısmı öngörülen süreler bakımındandır. Sonuçolarak KHK kuralları ile öngörülen tutanağın verilmesi ve and içilmesiyleilgili bu süreler aslında Cumhurbaşkanının göreve başlama süresini debelirlemiş olmaktadır. And içme süresinin bir ya da birkaç gün veya hafta önceya da sonra olması, Cumhurbaşkanının göreve başlama ve dolayısıyla siyasifaaliyette bulunma tarihini etkilemektedir. Somut olarak incelenen kurallaraçısından bakıldığında etkilemekten öte, bu kurallar göreve ve siyasifaaliyette bulunmaya başlama tarihini belirleyici olmaktadır. Bu durumdakuralların siyasal haklara ilişkin bir düzenleme ve sınırlama işlevi gördüğüsöylenmelidir. Yine denetim için ölçü norm olan Anayasanın mülga 91. maddesiyönünden yasak alanda düzenleme yapılmış olduğundan, kuralların iptaligerekmektedir.
6. İçerik yönünden ise; incelenen kurallarla değişiklikyapılmadan önce andiçme töreninin önceki Cumhurbaşkanının görev süresinindolduğu gün yapılacağı belirtilmekteyken, değişiklikle birlikte törenin; genelseçim ardından Meclis’in toplandığı ilk günü takibeden üç gün içinde yapılacağıdüzenlenmiştir. Görüldüğü üzere bu düzenleme Cumhurbaşkanının göreve başlamatarihini etkilemektedir. Bu yönüyle de kurallar Anayasanın 101. maddesineaykırılık oluşturmaktadır.
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. 699 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanununda DeğişiklikYapılması Hakkında Kanun Hükmünde Karaname’nin 2. maddesiyle 6271 sayılıKanun’un 21. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesi ve (2) numaralıfıkrası Cumhurbaşkanının göreve başlaması için gerekli olan sürelerle ilgilikuralları düzenlemektedir.
2. Anayasa’nın 103. maddesi Cumhurbaşkanının göreve başlarkenTBMM önünde andiçmesiyle ilgili süreci hükme bağlamaktadır. Dava konusukurallar bu madde kapsamında göreve başlarken yapılması gereken andiçmetöreninin ne zaman yapılacağına ilişkin olup bu törenden sonra Cumhurbaşkanıyürütme görevini ifa etmeye başlayabilir. Bu görev de siyasi faaliyette bulunmahakkıyla doğrudan bağlantılıdır. Dolayısıyla, Anayasa’nın 67. Maddesikapsamında seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkıyla ilgili olup KHKile düzenlenmesi mümkün olmayan bir alan içinde kalmaktadır.
3. Dava konusu kurallar yasak alanda düzenlemeyaptığından Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırılık oluşturmaktadır. Bunedenle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Üye
Engin YILDIRIM
KARŞIOY GEREKÇESİ
6271 sayılı Kanunun 20. maddesinin (2) numaralı fıkrasına699 sayılı KHK ile eklenen cümlenin ve Kanunun aynı KHK ile değiştirilen 21.maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarının Anayasaya aykırı olmadığına veiptal talebinin reddine karar verilmiştir.
1. Çoğunluğun konu yönünden red gerekçesinde; dava konusukuralların Cumhurbaşkanlığı seçiminin yöntemine veya seçim sürecine ilişkin birdüzenleme içermediği, sadece seçimin tamamlanmasından ve sonuçlarının ortayaçıkmasından sonraki sürece ilişkin olduğu, bu sebeple de Anayasanın 67. maddesikapsamında seçme, seçilme ve siyasî faaliyette bulunma haklarınıdüzenlediğinden söz edilemeyeceği belirtilerek, kuralların Anayasanın mülga 91.maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alan kapsamında kalmadığı içinAnayasanın anılan maddesine aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu kurallardan, Kanunun 20. maddesinin (2)numaralı fıkrasına eklenen cümle ile 21. maddesinin (1) ve (2) numaralıfıkraları esas olarak Cumhurbaşkanının göreve başlama ânına etki eden, hattadoğrudan belirleyen, dolayısıyla Anayasanın “Seçme, seçilme ve siyasîfaaliyette bulunma hakları” başlıklı 67. maddesinde teminat altına alınanhakları düzenleyen hükümlerdir.
Bilindiği üzere, 6271 sayılı Kanunun “Cumhurbaşkanıseçiminin sonuçlandırılması” başlıklı 20. maddesine göre Cumhurbaşkanıseçiminin sonuçlandırılması için, kesin sonuçların Yüksek Seçim Kurulunca (YSK)TBMM Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Makamına bildirilmesi, kamuoyuna ilânedilmesi ve Resmî Gazetede yayımlanması; ayrıca seçilen Cumhurbaşkanı adına YSKtarafından bir tutanak düzenlenerek Cumhurbaşkanına verilmek üzere TBMMBaşkanlığına sunulması gerekmektedir. Başka bir anlatımla, anılan maddeninbaşlığından da anlaşılacağı üzere, Cumhurbaşkanı seçimi mezkûr tutanağın TBMM Başkanlığınasunulması ile sonuçlanmaktadır.
Bu nedenle, çoğunluğun, incelenen kuralın seçim sürecineilişkin olmadığı ve sadece törensel bir uygulamaya ve prosedüre ilişkin birdüzenleme içerdiği yönündeki değerlendirmesi, Kanunun sistematiğine de yasamaorganının bu konudaki açık iradesine de uygun görünmemektedir.
Diğer taraftan, Cumhurbaşkanının görevine başlarken TBMMönünde andiçmesini öngören Anayasanın 103. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanınıngörevine başlaması için zorunlu olan andiçme, seçilmiş Cumhurbaşkanının yürütmeyetkisi ve görevini yerine getirmeye başlayabilmesinin, yani Anayasanın 67.maddesinde öngörülen siyasî faaliyette bulunabilmesinin de temel şartıdır.
Anayasanın 103. maddesine göre Cumhurbaşkanının görevebaşlaması için zorunlu olan andiçme töreni ise Kanunun 21. maddesindedüzenlenmekte ve törenin ne zaman yapılacağı incelenen kurallarlabelirlenmektedir.
Bir başka deyişle, Kanunun KHK ile değiştirilen 21.maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları, Anayasanın 103. maddesine göre Cumhurbaşkanınıngöreve başlayabilmesi için zorunlu olan andiçmenin zamanını belirlediğinden,anılan hükümlerin, seçilen Cumhurbaşkanının yürütme faaliyetinebaşlayabilmesiyle ve bu kapsamda siyasî faaliyette bulunma hakkıyla ilgiliolmadığını söylemek mümkün değildir.
Bilindiği gibi, Anayasanın mülga 91. maddesinin birincifıkrasında, Anayasanın İkinci Kısmının Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alantemel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile Dördüncü Bölümündeki siyasî haklarve ödevlerin KHK’larla düzenlenemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu kuralların -yukarıda açıklandığı üzere-Anayasanın İkinci Kısmının Dördüncü Bölümünde yer alan 67. maddedeki haklarailişkin düzenlemeler öngörmesinden dolayı Anayasanın mülga 91. maddesine göreKHK ile düzenleme yapılması mümkün olmayan yasak alan içinde ve konu yönündenAnayasaya aykırı olduğu, bu sebeple iptal edilmeleri gerektiği düşüncesiyleçoğunluğun red kararına karşıyım.
2. Çoğunluğun içerik yönünden red gerekçesinde de, redgörüşüne katılmadığımız kuralların açık, anlaşılır, öngörülebilir veuygulanabilir bir şekilde düzenlendiği ve belirlilik ilkesine aykırı biryönünün bulunmadığı belirtilerek Anayasanın 2. maddesine aykırı olmadığısonucuna varılmıştır.
Hukuk devletinin temel unsurlarından biri olan belirlilikilkesi, Mahkememizin yerleşik içtihadına göre, yasal düzenlemelerin herhangibir tereddüte ve şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve nesnelolmasını; hukukî güvenlik ilkesiyle bağlantılı olarak da, kanunda belirli birkesinlik içinde hangi somut olgulara hangi sonuçların bağlandığınıngörülebilmesini zorunlu kılmaktadır. Kuşkusuz söz konusu ilke KHK’larbakımından da geçerlidir.
Anayasanın 101. maddesinde, Cumhurbaşkanının görevsüresinin beş yıl olduğu; 77. maddesinde de, TBMM ve Cumhurbaşkanlığıseçimlerinin beş yılda bir aynı günde yapılacağı hükme bağlanmaktadır.
2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 6. ve 37.maddeleri ile dava konusu kuralların yer aldığı 6271 sayılı Kanunun 3. maddesibirlikte değerlendirildiğinde, ondördüncü Cumhurbaşkanının ilk turda seçilmesihâlinde, incelenen hüküm uyarınca andiçerek göreve başlayacağı tarihe görehâlen görevde olan Cumhurbaşkanının -göreve başladığı tarih de dikkatealındığında- beş yıllık görev süresinin kısalmasına (veya görev süreleriçakışan ve görevde olan iki Cumhurbaşkanının bulunmasına); yeniCumhurbaşkanının ilk turda seçilememesi hâlinde ise -incelenen 21. madde geçicibir hüküm olmadığı için- izleyen bütün Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeniseçilen Cumhurbaşkanı ile bir önceki Cumhurbaşkanının görev sürelerinin çakışmadurumunun devamlı olarak uzamasına, başka bir ifadeyle Cumhurbaşkanlarınıngörev süreleri bakımından sürekli bir belirsizliğe yol açacak bir düzenlemeninsöz konusu olduğu anlaşılmaktadır.
Anayasaya göre herhangi bir tereddüte ve şüpheye yervermeyecek şekilde ve belli bir kesinlik içinde açık, net, anlaşılır ve nesnelbir şekilde belirlenmesi gereken ve kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarınaengel olacak tedbirleri içermesi gerektiği tartışmasız olan dava konusukuralların bu niteliklere sahip olduğu söylenemeyeceği gibi belirli birkesinlik ve nesnellikle uygulanabilecek nitelikte olduğu da söylenemez.
Bu itibarla, Kanunun 21. maddesinin (1) numaralıfıkrasının ikinci cümlesi ile (2) numaralı fıkrasında yer verilen ve yeniseçilecek Cumhurbaşkanının göreve başlama tarihini etkileyen, buna bağlı olarakgörevdeki Cumhurbaşkanı ile yeni seçilecek Cumhurbaşkanının görev sürelerindebelirsizliğe yol açan hükümlerin içerik yönünden de Anayasanın 2. ve 101. maddelerine aykırı olduğu ve iptaledilmeleri gerektiği düşüncesiyle, çoğunluğun aksi yöndeki kararınakatılmıyorum.
Üye
M. Emin KUZ
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlanmasıamacıyla 10/5/2018 tarihli ve 7142 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarakçıkarılan 14/6/2018 tarihli ve 699 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanununda DeğişiklikYapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesi ile 19/1/2012 tarihli ve 6271 sayılı Cumhurbaşkanı SeçimiKanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına eklenen cümlenin ve 2. maddesi ile6271 sayılı Kanun’un 21. maddesini başlığıyla birlikte değiştiren maddenin (1)ve (2) numaralı fıkralarının Anayasa’ya uygunluk denetiminde Mahkememizçoğunluğunca Kanun Hükmünde Kararnamenin bahse konu kurallarının Anayasa’nınmülga 91. maddesi uyarınca kanun hükmünde kararname ile düzenlenemeyecek yasakalan içinde kalmadığı gerekçesiyle bu yönüyle Anayasa’ya aykırılık taşımadığıkanaatine ulaşılmıştır. 699 sayılıCumhurbaşkanı Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun HükmündeKararname’nin yukarıda bahsettiğimhükümlerinin konu bakımından yetki yönüyle Anayasa’nın mülga 91. maddesineaykırılık taşıdığı için iptali gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunlukgörüşüne katılmamaktayım.
2. Anayasa’ya aykırı olduğu için iptali gerektiğikanaatimde olduğum Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesi hükmü ile 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nun 20.maddesinin ikinci fıkrasına "Bu tutanak seçilen Cumhurbaşkanınaverilmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulur."şeklinde bir cümle eklenmiştir. İptali gerektiği kanaatinde olduğum 2. maddehükmündeki fıkralar ise şu şekilde hükümler getirerek 6271 sayılı Kanun’un 21.maddesini değiştirmiştir:
“(1) Seçilen Cumhurbaşkanı adına düzenlenen tutanak,Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda, Türkiye Büyük Millet MeclisiBaşkanı veya Geçici Başkan tarafından verilir ve aynı birleşimde andiçme töreniyapılır. Bu birleşim, birlikte yapılan Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük MilletMeclisi genel seçiminin ardından Meclisin toplandığı ilk günü takip eden üç güniçinde gerçekleştirilir.
(2) Cumhurbaşkanının ikinci oylamada seçilmesi veyasadece Cumhurbaşkanı seçiminin yapılması halinde andiçme töreni, seçimsonucunun kesinleşmesini takip eden üç gün içinde yapılır. Türkiye Büyük MilletMeclisi toplantı halinde değilse derhal toplantıya çağrılır”.
3. Öncelikle burada Anayasa Mahkemesi çoğunluğunun davakonusu kuralların 7142 sayılı 6771 Sayılı Kanun’la Türkiye CumhuriyetiAnayasasında Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Çeşitli Kanun veKanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Konusunda Yetki Kanunu’nadayanılarak çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kaldığı ve içerikyönünden Anayasa’ya aykırı olmadığı gerekçesiyle iptal isteminin reddigerektiği şeklindeki kanaatine katılmaktayım. Bu kararda Anayasa’ya aykırılıknoktasındaki gerekçem dava konusu kuralların Kanun Hükmünde Kararname iledüzenlenemeyecek konularda düzenleme yapılmış olması nedeniyle Anayasa’nınmülga 91. maddesine aykırılık hususuna dayanmaktadır.
4. “Kanun Hükmünde Kararname Çıkarma Yetkisi Verme”başlıklı 1982 Anayasası’nın mülga 91. maddesinin ilk fıkrasında “Türkiye Büyük Millet Meclisi, BakanlarKuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncübölümünde yer alan siyasi haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerledüzenlenemez.” hükmüyer almaktadır.
5. Buradan hareketle dava konusu Kanun Hükmünde Kararnamehükümlerinin seçilme hakkı ile ilgili olduğu ve bu nedenle de Anayasa’nın mülga91. maddesinin birinci fıkrasındaki siyasi haklar ile ilgili olduğu göz önündebulundurulmalıdır. Dolayısıyla buradaki temel Anayasa’ya aykırılık siyasihaklar içerisinde yer aldığı tartışmasız olan seçilme hakkı ile ilgili birkonunun Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenmiş olmasından kaynaklanmaktadır.
6. Anayasa’nın mülga 91. maddesinin ilk fıkrasındaki Kanun Hükmünde Kararnameyekonu yapılamayacak haklar ile ilgili kurala dikkat edildiğinde buradakullanılan ifadenin “düzenlenemez” şeklindeki bir ifade olduğu gözdenkaçırılmamalıdır. Dolayısıyla Anayasa’nın bu hükmü siyasi haklar ile ilgiliolarak bir “sınırlama” içermemiş olsa dahi bu kapsamdaki bir hakkın hiçbirşekilde kanun hükmünde kararname ile düzenlenememesini öngörmektedir. İşte Anayasa’yaaykırılık da bu konuda ortaya çıkmaktadır. Zira iptali gerektiği kanaatindeolduğum kurallarla seçilme hakkı ile ilgili bazı hususlar dava konusu olan Kanun Hükmünde Kararname iledüzenlenmektedir.
7. Bu bağlamda çoğunluk kararında dava konusu kurallarınsiyasi haklarla ilgisi yönüyle şu gerekçeye yer verilmiştir:
“Kural, Cumhurbaşkanlığı seçiminin tamamlanması veseçimin kesin sonuçlarının ortaya çıkmasından sonraki sürece ilişkinbulunmaktadır. Bu bağlamda kuralın Cumhurbaşkanlığı seçiminin yöntemine veyaseçim sürecine ilişkin bir düzenleme içermediği açıktır.
Öte yandan düzenlenmiş tutanağın sunulmasını öngörenkural, siyasi hakların işlevselliği yönünden kurucu mahiyette bulunmayıp seçimsonrası sürecin şekilsel ve törensel yönüne ilişkin bir düzenleme içermektedir.Bu bağlamda Cumhurbaşkanlığı seçiminin tamamlanması ve Cumhurbaşkanı statüsününkazanılmasından sonraki aşamaya ilişkin olarak yalnızca törensel olarakyapılacak uygulama ve uygulanacak usul konusunda düzenleme içermekten ibaretkuralın Anayasa’nın 67. maddesi kapsamında seçme, seçilme ve siyasi faaliyettebulunma hakkını düzenlediği söylenemez. Bu itibarla kural, Anayasa’nın mülga91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kalmamaktadır” (§§ 36-37).
8. Bu görüşe katılmak mümkün değildir. Zira, Anayasa’nınölçüt alınan mülga 91. maddesinin açık hükmü gereğince siyasi hakların Kanun Hükmünde Kararname iledüzenlenemeyeceği esası kategorik biçimde benimsenmiş olup, Anayasa Mahkemesiçoğunluk kararındaki gibi “siyasi hakların işlevselliği yönünden kurucumahiyette bulunmayıp seçim sonrası sürecin şekilsel ve törensel yönüne” ilişkinolma gibi bir ayrımı kabul etmemektedir. Bu nedenle Anayasa’nın bu açıkhükmü karşısında çoğunluk kararındaki gibi bir gerekçeyle Cumhurbaşkanlığıseçimi ile ilgili bazı hususların KanunHükmünde Kararname ile düzenlenebilmesineimkan tanımak söz konusu edilemez.
9. Kaldı ki iptali gerektiği kanaatinde olduğum KanunHükmünde Kararname düzenlemelerine bakıldığında bu kurallarda her ne kadar törenselnitelikteki boyutları olduğu da söylenebilecek hususlar düzenleniyorsa daesasında dava konusu hükümlerin seçilen Cumhurbaşkanının seçildiğine ilişkintutanağın Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulması, tutanağınTürkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı veya Geçici Başkan tarafından seçilenCumhurbaşkanına takdimi ve aynı birleşimde Cumhurbaşkanlığı andiçme töreniyapılması, Türkiye Büyük Millet Meclisindeki bu birleşimin gerçekleştirilmezamanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplantı halinde değilse derhaltoplantıya çağrılması gibi hususları düzenlemekte olduğu göze çarpmaktadır.
10. Dolayısıyla iptali gerektiği kanaatinde olduğum 699sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri ile Cumhurbaşkanı seçimine giren veseçimi kazanan bir aday hakkında Yüksek Seçim Kurulu tarafından Cumhurbaşkanıseçildiğine dair düzenlenen tutanağın seçilen kişiye verilmek üzere TürkiyeBüyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulması, akabinde seçilen Cumhurbaşkanınaverilmesi ve aynı birleşimde andiçme töreninin yapılması öngörülmektedir. Bukuralların Cumhurbaşkanı adayı olan ve seçilen bir kişinin seçilme hakkı ileilgili süreçteki esaslı unsurları düzenlediği açıktır. Nitekim bir kişininseçilme hakkı bağlamında aday olması ve seçime katılması ile ilgili hususlar nekadar önemli ise aynı şekilde adaylar içerisinden seçilen bir kişininseçildiğine dair tutanağın takdimi ve seçilmiş bir kişinin görevebaşlayabilmesi için Anayasa’nın öngördüğü andiçme töreni de o kadar önemli vegerekli olan aşamalardır.
11. Bunun gibi iptali istenen kurallarda yer alan andiçmetöreninin zamanı da seçilme hakkının kullanımı noktasında önemlidir. Ziraandiçme tarihinden itibaren seçilen kişinin görev süresinin başlayacağı veseçilme hakkını kullanarak Cumhurbaşkanlığı sıfatını kazanmış olan kişinin nekadar süre boyunca görev yapacağı gündeme gelecektir. Seçilen Cumhurbaşkanınınkendi siyasi hedeflerini gerçekleştirmeye başlayacağı dönemin kapısınıaralayacak olan bu törensel aşama aynı zamanda Cumhurbaşkanının siyasifaaliyette bulunma hakkı ile de doğrudan ilgili bir hususu düzenlemektedir.
12. Görüldüğü üzere esasında dava konusu kurallarınCumhurbaşkanı seçiminde aday olup seçilen bir kişinin seçildiğine dairtutanağın kendisine verilmesi, andiçme töreni ve andiçme zamanını belirleyenkurallar olup törensel yönünün ötesinde seçilme ve siyasi faaliyette bulunmahakkının kullanımı ile ilgili önemli bazı hususları düzenlemeleri nedeniyle bukuralların Anayasa’nın 67. maddesinde düzenlenen seçme, seçilme ve siyasifaaliyette bulunma hakkı ile doğrudan ilgili olduğu aşikardır.
13. Yukarıda sıralanan nedenlerle Anayasa’nın 67. maddesikapsamında görülecek olan dava konusu kurallarda düzenlenen hususların KanunHükmünde Kararname ile düzenlenmesi mümkün değildir. Bu nedenle kuralların yasakalanda düzenleme yaptığından Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca iptaligerektiği kanaatinde olduğum için Mahkememiz çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ