ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2018/123
Karar Sayısı : 2022/138
Karar Tarihi : 9/11/2022
R.G.Tarih-Sayı :5/4/2023-32154
İPTAL DAVASINI AÇAN: TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ilebirlikte 140 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 15/7/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (4)numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile DiğerKurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
A. 54. maddesinin(1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin “…personelinin görev ve yetkileri,görevlendirme, çalışma usul ve esasları ile bu müdürlük personeline ilişkindiğer hususlar Başkanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”bölümünün,
B. 55. maddesinin(2) numaralı fıkrasının,
C. 63. maddesinin,
Ç. 68. maddesinin(8) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Herhangi bir sosyal güvenlikkurumuna tabi olmayan rehberler hariç olmak üzere…” bölümünün,
D. 143. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (ğ) bendinde yer alan “…her türlü bilgi, veri veistatistiği toplamak…” ibaresinin,
E. 155. maddesinin(3) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin,
F. 163.maddesinin,
G. 234. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (t) bendinde yer alan “…her türlü bilgi ve veriyialmak ve analiz etmek.” ibaresinin,
Ğ. 257.maddesinin,
H. 304. maddesinin(1) numaralı fıkrasında yer alan “…ile yurtdışı şube ve bürolarının…”ibaresinin,
I. 343. maddesinin(2) numaralı fıkrasının,
İ. 409. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (e) bendinin,
J. 542. maddesinin(1) numaralı fıkrasının,
K. 587. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (c) bendinin,
L. 594. maddesinin(1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…gerekli gördüğübilgileri…” ibaresinin,
M. 619. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (a) bendinin,
N. 647.maddesinin,
O. 675. maddesinin(1) numaralı fıkrasının,
Ö. 678. maddesinin (1)numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…gerekli gördüğü her türlübilgiyi…” ibaresinin,
P. 688. maddesinin(2) numaralı fıkrasının,
R. 690. maddesinin(1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…gerekli gördüğü hertürlü bilgiyi…” ibaresinin,
S. 738. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (g) bendinin,
Ş. 759. maddesinin(3) numaralı fıkrasının,
T. 782. maddesinin(1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesi ile (2) numaralı fıkrasının ikincicümlesinin,
U. 799. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (i) bendi ile 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı ResmîGazete’de yayımlanan (1) numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin başlığı ile birlikte değiştirilen 338.maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerinin,
Anayasa’nın 2., 8., 10., 20., 60., 70., 104., 123., 128.,133. ve 137. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine veyürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ KURALLARIVE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKMÜ İLE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME KURALLARI
A. İptali İstenen Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Kuralları
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin (CBK) iptali talepedilen kuralların da yer aldığı:
1. 54. maddesişöyledir:
“Düzenleme yetkisi
MADDE 54 – (1) İl afet ve acil durum müdürlükleriile afet ve acil durum arama ve kurtarma birlik müdürlüklerinin norm kadro ilkeve standartları, ilgili kurumların görüşü üzerine Başkanlıkça her bir ilmüdürlüğü için ayrı ayrı belirlenir. İl afet ve acil durum müdürlüğü ile afetve acil durum arama ve kurtarma birlik müdürlüğü personelinin görev veyetkileri, görevlendirme, çalışma usul ve esasları ile bu müdürlük personelineilişkin diğer hususlar Başkanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”
2. 55. maddesişöyledir:
“Uzman ve denetçiistihdamı
MADDE 55 – (1) Başkanlıkta 14/7/1965 tarihli ve 657sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 41 inci maddesine göre Afet ve Acil DurumYönetimi Uzman ve Uzman Yardımcıları istihdam edilebilir.
(2) Başkanlık merkez teşkilatında 375 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin ek 24 üncü maddesine göre Afet ve Acil Durum YönetimiDenetçisi ve Denetçi Yardımcıları istihdam edilebilir. Başkanlık, Afet ve AcilDurum Yönetimi Denetçisi ve Denetçi Yardımcıları bağımsız genel müdürlüklerinmüfettiş ve müfettiş yardımcılarına tanınan mali ve sosyal hak ve yardımlarıile diğer özlük haklara sahiptir.
(3) (Ek: RG-9/6/2022-31861-C.K-103/16 md.) Başkanlıktaşra teşkilatında 657 sayılı Kanunun ek 44 üncü maddesine göre İl Afet ve AcilDurum Uzmanı ve İl Afet ve Acil Durum Uzman Yardımcısı istihdam edilebilir.”
3. 63. maddesişöyledir:
“Yurt dışı teşkilatı
MADDE 63- (1)Başkanlık, yurt dışı teşkilatı kurmaya yetkilidir.
(2) Yurt dışı teşkilatında görevlendirileceklerin hâlenAvrupa Birliği İşleri Uzmanı veya daha üst kadrolarda çalışıyor olmalarıgerekir.
(3) Avrupa Birliği nezdinde daimi temsilci yardımcısıolarak atananlara, Daimi Temsilci Yardımcısı kadrosuna atananların malî vesosyal haklarına ilişkin hükümleri aynı usûl ve esaslar çerçevesinde uygulanır.”
4. 68. maddesinin(8) numaralı fıkrası şöyledir:
“(8) Merkezde hizmetler ilgisine göre, 27/6/1989tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 23 üncü, ek 25 inci, ek 26ncı ve ek 27 nci maddelerine göre istihdam edilen personel eliyle yürütülür.Ayrıca Merkez, Avrupa Birliği eğitim ve gençlik programlarının tanıtımıamacıyla toplam yetmiş kişiyi geçmemek üzere geçici süre ile rehberlergörevlendirebilir. Rehberler hariç olmak üzere Merkezde her ne şekilde olursaolsun istihdam edilecek personel sayısı ikiyüzyirmiden fazla, uzman ve uzmanyardımcısı sayısı ise yüzotuzdan az olamaz. Sözleşmeli personele 14/7/1965tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun disiplin hükümleri kıyasenuygulanır. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayan rehberlerhariç olmak üzere Merkez personeli 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükümlerine tabidir.”
5. 143. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (ğ) bendi şöyledir:
“Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığı
MADDE 143 – (1)Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:
…
ğ) Vergiye gönüllü uyumu artırmak, vergi kayıp ve kaçağıile mücadele etmek ve tahsilatta etkinliği artırmak amacıyla mükellefiyet,vergilendirme ve vergiye uyum düzeyine ilişkin yapılacak çalışmalar için hertürlü bilgi, veri ve istatistiği toplamak suretiyle oluşturulacak RiskAnalizi Sistemi üzerinden risk analizi yapmak ve vergiye gönüllü uyum düzeyiniölçmek.
...”
6. 155. maddesişöyledir:
“Uzman personel çalıştırılması
MADDE 155 – (1)Başkanlık merkez teşkilatında 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununun ek 41 inci maddesine göre Devlet gelir uzmanı ve Devlet gelir uzmanyardımcısı; taşra teşkilatında ise anılan Kanunun ek 44 üncü maddesine görevergi istihbarat uzmanları, gelir uzmanları, gelir uzman yardımcıları istihdamedilir.
(2) Başkanlıkta,27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 26 ncı maddesinegöre sözleşmeli personel çalıştırılabilir. (Mülga cümle:RG-26/12/2019-30990-CK-54/3 md.) (…)
(3) Gelir İdaresi grup müdürü, vergi dairesi müdürü,müdür, vergi dairesi müdür yardımcısı ve müdür yardımcısı kadrolarınaatanacakların, yapılacak yazılı ve sözlü sınavlardan ayrı ayrı yüz tam puanüzerinden en az yetmiş puan almaları şarttır. Ancak Devlet gelir uzmanlığınaatandıktan sonra bu unvanda en az beş yıl hizmeti bulunanlar sınava tabitutulmadan müdür olarak atanabilirler. Bu sınavlara katılacak personelinbelirlenmesi ile sınavlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.”
7. 163. maddesişöyledir:
“Yurtdışı teşkilatı
MADDE 163 – (1)Genel Müdürlük, yurtdışı teşkilatına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiesaslarına uygun olarak yurtdışı teşkilatı kurmaya yetkilidir.
(2) Büyükelçiliklerde görev alan göç müşavirleriningörevleri şunlardır:
a) Görevli oldukları ülkelerdeki kurum ve kuruluşlarlaGenel Müdürlük arasında göç alanına ilişkin iş birliği ve koordinasyonusağlamak.
b) Genel Müdürlüğün görev alanına giren konulardakigelişmeleri izlemek ve Genel Müdürlüğe iletmek.
c) Bulundukları ülkeyle ülkemiz arasında göç alanındakimevzuatın uygulanmasını takip etmek.
ç) Düzensiz göçe konu yabancıların sınır dışı edileceğiveya gönüllü geri dönüşlerinin sağlanacağı ülkelerde bu faaliyetlerikolaylaştırmak amacıyla gerekli temas ve bağlantıları kurmak.
d) Menşe ülke bilgilerine ilişkin işlemleri yürütmek.
e) Genel Müdürlükçe insan ticaretiyle mücadele vemağdurların korunması alanına ilişkin olarak verilecek görevleri yapmak.
f) Görevli oldukları ülkelerle müştereken yürütülecek göçve insan ticaretiyle mücadele ve mağdurların korunması alanına ilişkin projetekliflerini önermek, hazırlamak ve yürütülen projeleri takip etmek.
g) Genel Müdürlükçe verilecek diğer görevleri yapmak.
(3) Konsolosluklarda görev alan göç ataşeleriningörevleri şunlardır:
a) Konsolosluklara yapılacak vize ve ikamet iznibaşvurularını almak ve sonuçlandırmak.
b) Başvurularla ilgili bilgi ve belgeleri toplamak, eksikbilgi ve belgeleri yabancıdan talep etmek, gerektiğinde ilgiliyle mülakatlaryaparak değerlendirmek ve bunları kayıt altına almak.
c) Konsolosluklarca karara bağlanabilecek vizebaşvurularını doğrudan, ikamet izni başvuruları ile Genel Müdürlüğün kararınıgerektiren vize başvurularını ise Genel Müdürlüğün kararını aldıktan sonrakonsolosun onayına sunmak.
ç) Türkiye’den sınır dışı edilecek veya gönüllü geridönecek yabancıların, gidecekleri ülkedeki iş ve işlemlerinde yardımcı olmak.
d) Görev yaptıkları ülkede göç konuları ile ilgiligelişmeleri takip etmek ve yıllık raporlar hazırlamak.
e) Göç alanına ilişkin konsoloslar tarafından verilendiğer görevleri yürütmek.
f) Genel Müdürlükçe verilecek diğer görevleri yürütmek.”
8. 234. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (t) bendi şöyledir:
“Başkanlığın görevleri
MADDE 234 – (1) Başkanlığın görevleriaşağıda belirtilmiştir:
…
t) KOBİ ve girişimcilere yönelik belirlenen destekpolitikalarının tasarım süreçlerinde faydalanılmak ve sunulan hizmetlerinhızlı, kaliteli, basitleştirilmiş ve düşük maliyetli bir şekilde yerinegetirilmesini sağlamak üzere kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzelkişilerden işletme ve girişimcilere ait bu hususlara ilişkin her türlü bilgive veriyi almak ve analiz etmek.”
9. 257. maddesişöyledir:
“Malî haklar
MADDE 257- (1) Başkan, yönetici personel ve diğerpersonelin ücret, malî ve sosyal hakları, Bakanlık genel müdürüne yapılanödemeleri aşmamak kaydıyla Yönetim Kurulunun kararı ve Genel Kurulun onayı ilebelirlenir.
(2) Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerine, 375 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin ek 29 uncu maddesine göre ayda dörtten fazla olmamaküzere her bir toplantı için uhdesinde kamu görevi bulunanlara (2000) göstergerakamının, uhdesinde kamu görevi bulunmayanlara ise (3000) gösterge rakamınınmemur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda huzur hakkıödenir.
(3) Uhdesinde kamu görevi bulunmayan sektör komitesibaşkan ve üyelerine, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 29 uncumaddesine göre yılda altıdan fazla olmamak üzere her bir toplantı başına (2000)gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacakmiktarda huzur hakkı ödenir.”
10. 304. maddesişöyledir:
“Taşra ve yurtdışı teşkilatı
MADDE 304 – (1) İdare, ilgili mevzuat hükümlerine göre taşra teşkilatı ileyurtdışı şube ve bürolarının kurulmasına veya kaldırılmasına yetkilidir.”
11. 343. maddesişöyledir:
“Uzman ve uzman yardımcısı
MADDE 343 – (1) Genel Müdürlükte 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununun ek 41 inci maddesine göre Orman Uzmanı ve Orman Uzman Yardımcılarıistihdam edilebilir.
(2) Orman Uzmanı ve Uzman Yardımcıları mali ve sosyalhak ve yardımlar ile diğer özlük hakları bakımından 375 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin ek 30 uncu maddesi uyarınca Adalet Uzmanı ve Adalet UzmanYardımcısına denktir.”
12. 409.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi şöyledir:
“Yönetim Kurulunun görevleri
MADDE 409 – (1)Yönetim Kurulunun görevleri şunlardır:
…
e) Kurum personeline ödenecek ek ödeme, ikramiye ve fazlamesai ücretine ilişkin usul ve esasları belirlemek.
...”
13. 542. maddesişöyledir:
“Cumhurbaşkanlığı bildiri ve konuşmaları
MADDE 542 – (1) Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu, Cumhurbaşkanlığı bildirilerini,sadece Cumhurbaşkanlığını bağlamak kaydıyla yayınlamakla yükümlüdür. Ancak,bunların Cumhurbaşkanlığı bildirisi olduğunu yayın sırasında açıklar.Cumhurbaşkanlığı bildirilerine ait metinlerin, Cumhurbaşkanlığından yazılıyayın isteği ile verilmesi ve yetkililerin imzasını taşıması şarttır.
(2) Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu, olağanüstü hallerile seferberlik ve savaş haline inhisar etmek üzere Cumhurbaşkanınınkonuşmalarını yayınlamakla yükümlüdür.”
14. 587.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi şöyledir:
“Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri
MADDE 587 – (1) Yönetim Kurulunun görev ve yetkilerişunlardır:
...
c) Kurumun personel kadroları, ücret cetvelleri ilepersonel performans değerlendirme kriterlerini, bu değerlendirmeler kapsamındayapılacak ödemeler ile iş tanımlarını ve göreve karşılık gelen pozisyonlarıBaşkanlığın önerisi üzerine görüşerek karara bağlamak.
...”
15. 594. maddesişöyledir:
“Bilgi ve belge talebi
MADDE 594 – (1) Türkiye Bilimsel veTeknolojik Araştırma Kurumu, araştırma ve inceleme konuları için gerekligördüğü bilgileri kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretimkurumları dâhil tüm yükseköğretim kurumlarından doğrudan doğruya istemeyeyetkilidir. Kendilerinden bilgi istenen kurum ve kuruluşlar bu bilgileri mümkünolan en kısa zamanda vermekle yükümlüdürler. Bu yoldan sağlanan bilgilerden sırmahiyetinde olanların gizliliğine riayet edilir.”
16. 619.maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“(1) Genel Kurul,Bakanın veya görevlendireceği kişinin başkanlığında;
a) Kamu kurum ve kuruluşlarını temsilen Bakan tarafındanbelirlenecek üyeler,
b) Üye sayıları itibarıyla en fazla üyeye sahip ilk üçsıradaki işçi konfederasyonlarınca üye sayıları oranları dikkate alınarakbelirlenecek on yedi, üye sayısı itibarıyla en fazla üyeye sahip işverenkonfederasyonunca belirlenecek on, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden beş,Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonundan üç, Türkiye SakatlarKonfederasyonundan her engel grubunu temsilen birer olmak üzere toplam dört,Türkiye Ziraat Odaları Birliğinden iki, Yükseköğretim Kurulunca belirlenecekdört öğretim üyesi, Kurumda temsil yetkisine sahip kamu görevlilerisendikasınca belirlenecek bir,
temsilciden oluşur.
...”
17. 647. maddesişöyledir:
“Fikri Haklar
MADDE 647– (1) Kurum tarafından yürütülen projeleringerçekleştirilmesi sırasında ortaya çıkan eser, buluş, endüstriyel tasarım,faydalı model ve teknik bilgi gibi her türlü fikrî ürün üzerindeki haklarKuruma aittir.
(2) Kurumun taraf olduğu sözleşmelere dayanarakyürütülen projelerin gerçekleştirilmesi sırasında ortaya çıkması muhtemel fikrîürünler üzerindeki haklar sözleşmeyle düzenlenir.
(3) Kurum, elde edilen patent ve buluşlar ile ilgiliolarak üretim ve satış yapabilir.
(4) Kuruma ait fikrî hakların ekonomik olarakdeğerlendirilmesi sonucunda elde edilecek gelirin en fazla yüzde ellisiyönetmelikle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde fikrî ürün sahibineverilir.”
18. 675. maddesişöyledir:
“Personel değerlendirmesi
MADDE 675-(1) Başkanlık kadrolarında çalıştırılanlar ve görevlendirilenler Ar-Ge,bilimsel faaliyetler ve uygulama gibi görev alanlarıyla ilgili yıllıkperiyotlarda performans değerlendirmesine tabi tutulur. Bu değerlendirmesonucuna göre sözleşmelerinin uzatılıp uzatılmamasına veya sözleşme bitişsüresinden önce feshine karar verilir.”
19. 678. maddesişöyledir:
“Bilgi isteme ve gizliliğe uyma
MADDE 678- (1)TÜSEB, görevleri kapsamında Ar-Ge konuları için gerekli gördüğü her türlübilgiyi, kamu kurum ve kuruluşları ile vakıflara ait olanlar dâhil tümyükseköğretim kurumlarından talep edebilir. Kendilerinden bilgi talepedilenler, fikrî hakları saklı kalmak kaydıyla bu bilgileri vermek ve gerekenkolaylığı göstermekle yükümlüdürler. Bu şekilde elde edilen bilgilerden gizlimahiyetinde olanların gizliliğine ilgili mevzuat uyarınca riayet edilir.”
20. 688. maddesişöyledir:
“Malî haklar
MADDE 688- (1) Başkanın Enstitüde görevli olacağı süredeeski görevleri ile ilişkileri kesilir.
(2) Enstitü Başkanı, bakanlık genel müdürlerinin mali vesosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarına, koordinatörler GAP İdaresiBaşkan Yardımcısının mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarınasahiptir.”
21. 690. maddesişöyledir:
“Bilgi isteme ve gizliliğe uyma
MADDE 690– (1) Enstitü, araştırma ve inceleme konularıiçin gerekli gördüğü her türlü bilgiyi kamu kurum ve kuruluşlarındanistemeye yetkilidir. Kendilerinden bilgi istenen kamu kurum ve kuruluşları, sözkonusu isteğe cevap vermek ve gereken kolaylığı göstermekle yükümlüdürler.Enstitü personeli gizlilik taşıyan bilgileri açıklayamaz, kendilerinin veyabaşkalarının menfaatine kullanamaz.”
22. 738.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) bendi şöyledir:
“Yurtdışı Vatandaşlar Daire Başkanlığı
MADDE 738- (1)Yurtdışı Vatandaşlar Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:
…
g) Görev alanına giren konularla ilgili her türlü veri vebilgiyi toplamak ve değerlendirmek.
...”
23. 759. maddesişöyledir:
“Personel ve mali haklara ilişkin hükümler
MADDE 759‒ (1) Enstitüde hizmetler, 657 sayılıDevlet Memurları Kanununa tabi personel eliyle yürütülür. Enstitüde 657 sayılıKanunun ek 41 inci maddesine göre uzman ve uzman yardımcısı istihdamedilebilir.
(2) Enstitüde 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin ek 26 ncı maddesine göre yerli ve yabancı sözleşmelipersonel çalıştırılabilir.
(3) Enstitü Başkanı, bakanlık genel müdürlerinin mali vesosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarına, koordinatörler bakanlıkdaire başkanlarının mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarınasahiptir.”
24. 782. maddesişöyledir:
“Personel
MADDE 782 – (1) MAPEG personeli 14/7/1965 tarihli ve 657sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbidir. Genel Müdürlükte, 657 sayılıKanunun ek 41 inci maddesine göre Maden ve Petrol Uzmanı ve Maden ve PetrolUzman Yardımcısı ile Uzman ve Uzman Yardımcısı istihdam edilebilir. Madenve Petrol Uzman ve Maden ve Petrol Uzman Yardımcıları mali ve sosyal hak veyardımlar ile diğer özlük hakları bakımından 375 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin ek 30 uncu maddesi uyarınca Adalet Uzmanı ve Adalet UzmanYardımcısına denktir.
(2) GenelMüdürlükte, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 24 üncü maddesine göremüfettiş ve müfettiş yardımcısı istihdam edilebilir. Bunlar mali ve sosyal hak ve yardımlar ile diğerözlük haklan bakımından 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 30 uncumaddesi uyarınca bağımsız genel müdürlük müfettiş ve müfettiş yardımcılarınadenktir.
(3) Genel Müdürlükte, 375 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin ek 26 ncı maddesine göre personel istihdam edilebilir.”
25. 799.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (i) bendi ile (1) numaralı CBK’nın başlığıile birlikte değiştirilen 338. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“(1) Genelkurmay Başkanlığı ile Kara, Deniz ve HavaKuvvetleri Komutanlıkları Milli Savunma Bakanına bağlıdır. Cumhurbaşkanıgerekli gördüğünde Genelkurmay Başkanı ile Kuvvet Komutanları ve bağlılarındandoğrudan bilgi alabilir, bunlara doğrudan emir verebilir. Verilen emir herhangibir makamdan onay alınmaksızın derhal yerine getirilir.”
B. İlgili Görülen Kanun Hükmü ile Kanun HükmündeKararname Kuralları
1. 14/7/1965tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ek 41. maddesi şöyledir:
“Uzman istihdamı
Ek Madde 41- (Ek:11/10/2011 – KHK-666/3 md.)
(Değişik fıkra: 2/7/2018- KHK-703/174 md.) Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarınınteşkilatlanmalarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesikaydıyla kurumun görev alanına giren konularda çalıştırılmak üzere merkezteşkilatlarında, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığında, Genelkurmay Başkanlığı vekuvvet komutanlıklarının merkez karargâhlarında uzman ve uzman yardımcısıistihdam edilebilir.
Uzman yardımcılığına atanabilmek için; 48 inci maddedesayılan şartlara ek olarak, yapılacak yarışma sınavında başarılı olma ve (…) enaz dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme,iktisadi ve idari bilimler fakültelerinden veya bu bakanlıklar ve kurumlarcayürütülen kurumsal hizmet gerekleri çerçevesinde en az dört yıllık lisanseğitimi veren ve yönetmelikle belirlenen yükseköğretim kurumlarından ya dabunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtiçindeki veyayurtdışındaki öğretim kurumlarından mezun olma şartı aranır.
Uzman yardımcıları mesleğe özel yarışma sınavı ilealınır. Uzman yardımcılığı giriş sınavı merkezi sınav sonuçlarına göre; yazılıve sözlü sınav veya yalnızca sözlü sınavdan oluşur. Öğrenim dalları itibarıylabelirlenecek uzman yardımcılığı kadrolarına giriş sınavı için, eleme sınavısonucunda aranacak puan türleri, taban puanları ve sınavda alınan başarıderecelerine göre çağrılacak aday sayısı tespit edilerek, giriş sınavıduyurusuyla ilan edilir. Ancak, giriş sınavına çağrılacak aday sayısı, atamayapılacak kadro sayısının yirmi katından, yalnızca sözlü sınav yapılmasıhâlinde sözlü sınava çağrılacak aday sayısı giriş sınavı duyurusunda belirtilenkadronun dört katından fazla olamaz. Yazılı sınav, kurumun görev alanına göreyönetmelikle belirlenen konulardan yapılır. Yazılı sınav sonucunda yetmişpuandan az olmamak üzere, en yüksek puandan başlanarak giriş sınavı duyurusundabelirtilen kadronun dört katına kadar aday sözlü sınava çağrılır. Sözlü sınav,adayların;
a) Sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi,
b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği vemuhakeme gücü,
c) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerininmesleğe uygunluğu,
d) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,
e) Genel yetenek ve genel kültürü,
f) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı,
yönlerinden değerlendirilerek, ayrı ayrı puan verilmeksuretiyle gerçekleştirilir.
Adaylar, komisyon tarafından üçüncü fıkranın (a) bendiiçin elli puan, (b) ila (f) bentlerinde yazılı özelliklerin her biri için onarpuan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı tutanağa geçirilir.Bunun dışında sözlü sınav ile ilgili herhangi bir kayıt sistemi kullanılmaz.Sınav komisyonu, kurum içinden veya dışından yönetmelikle belirlenen kişilerdenoluşur. Sözlü sınavda başarılı sayılmak için, komisyon başkan ve üyelerinin yüztam puan üzerinden verdikleri puanların aritmetik ortalamasının en az yetmişolması şarttır. Başarı puanı en yüksek olan adaydan başlanmak suretiyle girişsınavı duyurusunda belirtilen uzman yardımcısı kadro sayısı kadar asıl adayınisimleri ilan edilir. Yapılan sınavlarda başarılı olmak şartıyla, giriş sınavıduyurusunda belirtilen uzman yardımcısı kadro sayısının yarısını geçmemek üzerekomisyon tarafından belirlenen sayıda yedek adayın isimlerini kapsayan birliste belirlenerek ilan edilir.
Uzman yardımcılığına atananlar, en az üç yıl çalışmak veistihdam edildikleri birimlerce belirlenecek konularda hazırlayacaklarıuzmanlık tezi, oluşturulacak tez jürisi tarafından kabul edilmek kaydıyla,yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Süresi içinde tezlerinisunmayan veya tezleri kabul edilmeyenlere tezlerini sunmaları veya yeni bir tezhazırlamaları için altı ayı aşmamak üzere ilave süre verilir. Yeterliksınavında başarılı olanların uzman kadrolarına atanabilmeleri, Kamu PersoneliYabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından asgari (C), Dışişleri Uzmanlığıiçin asgari (B) düzeyinde veya dil yeterliği bakımından bunlara denkliği kabuledilen ve uluslararası geçerliliği bulunan başka bir belgeye yeterliksınavından itibaren en geç iki yıl içinde sahip olma şartına bağlıdır. Sınavdabaşarılı olamayanlar veya sınava girmeye hak kazandığı hâlde geçerli mazeretiolmaksızın sınav hakkını kullanmayanlara, bir yıl içinde ikinci kez sınav hakkıverilir. Verilen ilave süre içinde tezlerini sunmayan veya ikinci defahazırladıkları tezleri de kabul edilmeyenler, ikinci sınavda da başarıgösteremeyen veya sınav hakkını kullanmayanlar ile süresi içinde yabancı dilyeterliliği şartını yerine getirmeyenler, uzman yardımcısı unvanını kaybederlerve kurumlarında durumlarına uygun memur unvanlı kadrolara atanırlar.
Uzman ve uzman yardımcılarının mesleğe alınmaları,yetiştirilmeleri, yarışma sınavı, tez hazırlama ve yeterlik sınavı ile uzman veuzman yardımcılarıyla ilgili diğer hususlar, Devlet Personel Başkanlığının görüşüalınarak kurumlarınca hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.
İkinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı fıkralardayer alan hükümler, 36 ncı maddenin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının(11) numaralı bendinde belirtilen uzman ve uzman yardımcılarından merkezteşkilatına ait kadrolarda bulunanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığıİdari Teşkilatı yasama uzman ve yasama uzman yardımcıları ile 5018 sayılı KamuMalî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (III) sayılı Cetvelde yer alandüzenleyici ve denetleyici kurumların uzman ve uzman yardımcıları hakkında dauygulanır.
(Değişik fıkra: 2/7/2018- KHK-703/174 md.) Bu madde kapsamında istihdam edilen uzman ve uzmanyardımcıları bakanlıkların merkez teşkilatı kadrolarında bulunan uzman ve uzmanyardımcıları için mevzuatında öngörülmüş olan mali ve sosyal hak ve yardımlarile 36 ncı maddenin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralıbendi hükmünden aynı usul ve esaslar çerçevesinde yararlanırlar.
(Ek fıkra: 2/7/2018- KHK-703/174 md.) Bu madde kapsamında istihdam edilen uzman ve uzmanyardımcılarına teşkilatlanmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerindeöngörülmesi kaydıyla diğer görevlerinin yanı sıra yönetmelikle belirlenen usulve esaslar çerçevesinde araştırma, analiz, teftiş, denetim, inceleme vesoruşturma yaptırılabilir. Denetime tabi gerçek ve tüzel kişiler, denetim içingereken gizli dahi olsa bütün belge, defter ve bilgileri talep edildiğitakdirde ibraz etmek, para ve para hükmündeki evrakı ve ayniyatı ilk talephalinde denetimle görevli uzman ve uzman yardımcılarına göstermek, sayılmasınave incelemesine yardımcı olmak zorundadır. Araştırma, inceleme, analiz, teftiş,denetim, inceleme ve soruşturma ile görevli uzman ve uzman yardımcıları,görevleri sırasında tüm resmi daire, kurum, kuruluş ve kamuya yararlıderneklerle, gerçek ve tüzel kişilerden gerekli yardım, bilgi, evrak, kayıt vebelgeleri istemeye yetkili olup, kanuni bir engel olmadıkça bu isteğin yerinegetirilmesi zorunludur. Uzman ve uzman yardımcılarına teftiş, denetim, incelemeve soruşturma işlerine ilişkin görevlendirmelerinde, 10/2/1954 tarihli ve 6245sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b) fıkrası hükmü uygulanır.Bunların görevlendirme ve çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar Devlet PersonelBaşkanlığının görüşü alınarak çıkarılacak kurumsal yönetmelikle düzenlenir.”
2. 27/6/1989tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin;
a. Ek 29. maddesişöyledir:
“Huzur hakkı
Ek Madde 29- (Ek:2/7/2018- KHK-703/178 md.)
Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarınınteşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi vegösterge rakamı belirlenmesi kaydıyla, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiyekurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeriorganlarda görev alanlara, ayda dörtten fazla olmamak üzere her bir toplantıiçin (1000) ila (3000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımısonucunda bulunacak miktarda, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbitutulmaksızın huzur hakkı ödenir. Gösterge rakamları Cumhurbaşkanınca üç katınakadar artırılabilir.”
b. Ek 30. maddesişöyledir:
“Unvan itibarıyla ilk kez ihdas edilen kadro vepozisyonlara karşılık belirlenmesi
Ek Madde 30- (Ek:2/7/2018- KHK-703/178 md.)
Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle unvan itibarıyla ilkkez ihdas edilen kadro veya pozisyonların, mevzuatta yer alan kadro veyapozisyonlardan hangisine mali ve sosyal hak ve yardımlar ile diğer özlükhakları bakımından karşılık geldiği Cumhurbaşkanlığı kararnamelerindegösterilir. İhdas edilen kadro veya pozisyonlarda bulunanlara, karşılıkgösterilen kadro veya pozisyonda bulunan emsali personele mali ve sosyal hak veyardımlar ile diğer özlük hakları kapsamında yapılan ödemeler aynı usul veesaslar çerçevesinde ödenir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, OsmanAlifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, MuammerTOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, RecaiAKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 17/10/2018 tarihinde yapılanilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında kararabağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, RaportörHülya ÇOŞTAN ÇETİN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, davakonusu CBKkuralları ve ilgili görülen kanun hükmü ile kanun hükmünde kararname (KHK)kuralları, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunlarıngerekçeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin Anayasal Çerçevesive Yargısal Denetimi
3. 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye CumhuriyetiAnayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Anayasa’nın bazımaddelerinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişikliklerle yeni bir hükûmetsistemine geçilmiş ve buna bağlı olarak Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileriyeniden düzenlenmiştir. Anayasa’nın 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevininCumhurbaşkanı ve Bakanlar Kuruluna ait olduğu ifade edilmekte iken maddedeyapılan değişiklikle Bakanlar Kurulu kaldırılarak yürütme yetkisi ve görevi tekbaşına Cumhurbaşkanı’na verilmiştir. Anayasa’da Bakanlar Kuruluna verilen görevve yetkilere ilişkin maddelerde de aynı doğrultuda değişiklik yapılarak dahaönce Bakanlar Kuruluna ait olan görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanı tarafındanyerine getirilmesi öngörülmüştür.
4. Yeni hükûmet sisteminin en önemli özelliklerinden biriCumhurbaşkanı’na “Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” adı altında düzenlemeyapma yetkisinin tanınmasıdır. CBK’ların en belirgin özelliği iseCumhurbaşkanı’na belirli konularda ilk elden düzenleme yapma yetkisininverilmiş olmasıdır. Yürütmenin diğer düzenleyici işlemlerinden farklı olarakCumhurbaşkanı Anayasa’da belirlenen yetki çerçevesinde herhangi bir kanunadayanmadan ya da yasama organının onayı olmadan CBK’lar yoluyla düzenlemeyapabilecektir.
5. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınbirinci cümlesinde Cumhurbaşkanı’nın yürütme yetkisine ilişkin konularda CBKçıkarabileceği hüküm altına alınmıştır. Düzenlemeyle yürütme yetkisineilişkin olmak kaydıyla CBK çıkarma konusunda Cumhurbaşkanı’na genel biryetki verilmiştir. Maddenin gerekçesinde, yeni hükûmet sistemi gözetilerekCumhurbaşkanı’nın genel siyasetin yürütülmesinde yürütme yetkisi ile ilgiliolarak ihtiyaç duyduğu konularda CBK çıkarabilmesine imkân tanımak amacıyla ilkelden düzenleme yapma yetkisinin tanındığı ifade edilmiştir.
6. Cumhurbaşkanı’na yürütme yetkisine ilişkin konulardaCBK çıkarma yetkisinin genel olarak verilmesinin yanı sıra Anayasa’nın diğerbazı maddelerinde belirtilen kimi konuların CBK ile düzenleneceği ayrıca ifadeedilmiştir. Bu kapsamda Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasında üstkademe kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esasların; 106.maddesinin on birinci fıkrasında bakanlıkların kurulması, kaldırılması,görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarınınkurulmasının; 108. maddesinin dördüncü fıkrasında Devlet Denetleme Kurulununişleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işlerinin; 118. maddesininaltıncı fıkrasında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin teşkilatı vegörevlerinin CBK’larla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa’nın 123.maddesinin üçüncü fıkrasında ise kamu tüzel kişiliğinin kanunla veya CBK ilekurulacağı belirtilmiştir.
7. Anayasa’nın 148. maddesinde CBK’ların şekil ve esasbakımdan Anayasa’ya uygunluğunun denetlenmesi öngörülmüş, yargısal denetimgörev ve yetkisi de Anayasa Mahkemesine verilmiştir.
8. Anayasa’da Cumhurbaşkanı’na CBK çıkarma yetkisiverilmekle birlikte bu yetki sınırsız değildir. Kanunlardan farklı olarakAnayasa’da CBK’yla düzenlenecek konular sınırlandırılmıştır. Konu bakımındanyetki yönünden getirilen bu sınırlamalar Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının ilk dört cümlesinde düzenlenmiştir.
9. Anılan fıkranın birinci cümlesinde Cumhurbaşkanı’nın yürütmeyetkisine ilişkin konularda CBK çıkarabileceği ifade edilmiştir. Buna göreyürütme yetkisine ilişkin konular dışında CBK ile düzenleme yapılması mümkündeğildir.
10. Fıkranın ikinci cümlesinde “Anayasa’nın ikincikısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları veödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin” CBK’yladüzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Bu hüküm uyarınca belirtilen alanlarda CBKile düzenleme yapılamaz.
11. Fıkranın üçüncü cümlesinde de Anayasa’da münhasırankanunla düzenlenmesi öngörülen konularda CBK çıkarılamayacağı hüküm altınaalınmıştır. Ancak Anayasa’da hangi konuların münhasıran kanunla düzenleneceğineilişkin özel bir hüküm bulunmamaktadır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesininyerleşik içtihadında anayasa koyucunun kanunla düzenlenmesini öngördüğükonuların bu kapsamda görülmesi gerektiği kabul edilmektedir (AYM, E.2016/150,K.2017/179, 28/12/2017, § 57; E.2016/180, K.2018/4, 18/1/2018, § 17; E.2017/51,K.2017/163, 29/11/2017, § 13; E.2016/139, K.2016/188, 14/12/2016, § 9;E.2013/47, K.2013/72, 6/6/2013). Buna göre Anayasa’da kanunla düzenleneceğibelirtilen alanlarda Cumhurbaşkanı’nın CBK çıkarma yetkisi bulunmamaktadır.
12. Fıkranın dördüncü cümlesinde ise kanunda açıkçadüzenlenen konularda CBK çıkarılamayacağı ifade edilmiştir. Anılan hükmegöre Cumhurbaşkanı’nın yürütme yetkisine ilişkin konularda CBK çıkarabilmesiiçin CBK’yla düzenlenecek konunun kanunlarda açıkça düzenlenmemiş olmasıgerekir.
13. CBK’ların yukarıda belirtilen konu bakımından yetki kurallarınauygun olarak çıkarılması gerekmektedir. Aksi takdirde içeriği Anayasa’yaaykırılık oluşturmasa bile bu düzenlemelerin Anayasa’ya uygunluğundan sözedilemez. Dolayısıyla CBK’ların yargısal denetiminde öncelikle Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasında belirtilen konu bakımından yetki kurallarınauygunluğunun ele alınması gerekir. Anılan fıkra yönünden herhangi bir aykırılıktespit edilmemesi durumunda ise bu defa CBK’ların içerik yönünden Anayasa’yauygunluk denetimi yapılmalıdır.
B. CBK’nın 54.Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının İkinci Cümlesinin “… personelinin görevve yetkileri, görevlendirme, çalışma usul ve esasları ile bu müdürlükpersoneline ilişkin diğer hususlar Başkanlık tarafından çıkarılacakyönetmelikle belirlenir.” Bölümünün İncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
14. (4) numaralı CBK’nın İkinci Bölümü’nde Afet ve AcilDurum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) kuruluşu, teşkilatı, görev ve yetkilerineilişkin hususlar düzenlenmiştir. Anılan CBK’nın 30. maddesinin (1) numaralıfıkrasında AFAD’ın afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetleriyürütmek üzere İçişleri Bakanlığına bağlı olarak kurulduğu belirtilmiştir.
15. CBK’nın 52. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesinde illerde bütünleşik afet ve acil durum yönetiminin tümunsurlarını içerecek şekilde, Başkanlığın taşra teşkilatı olarak valiye bağlıil afet ve acil durum müdürlüklerinin kurulması öngörülmüş, 53. maddesinde iseBaşkanlık tarafından belirlenecek illerde il afet ve acil durum müdürlüğübünyesinde afet ve acil durum arama ve kurtarma birlik müdürlüklerikurulabileceği belirtilmiştir.
16. CBK’nın 54. maddesinin birinci cümlesinde il afet veacil durum müdürlükleri ile afet ve acil durum arama ve kurtarma birlikmüdürlüklerinin norm kadro ilke ve standartlarının ilgili kurumların görüşüüzerine Başkanlıkça her bir il müdürlüğü için ayrı ayrı belirleneceği ifadeedilmiş, dava konusu kuralın da yer aldığı ikinci cümlesinde il afet ve acildurum müdürlüğü ile afet ve acil durum arama ve kurtarma birlik müdürlüğüpersonelinin görev ve yetkileri, görevlendirme, çalışma usul ve esasları ile bumüdürlük personeline ilişkin diğer hususların Başkanlık tarafından çıkarılacakyönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Anılan maddenin ikincicümlesinin “… personelinin görev ve yetkileri, görevlendirme, çalışma usulve esasları ile bu müdürlük personeline ilişkin diğer hususlar Başkanlıktarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” bölümü dava konusu kuralıoluşturmaktadır.
17. Kurala göre il afet ve acil durum müdürlüğü ile afetve acil durum arama ve kurtarma birlik müdürlüğü personelinin görev veyetkileri, görevlendirme, çalışma usul ve esasları ile bu müdürlük personelineilişkin diğer hususlar Başkanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecektir.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
18. Dava dilekçesindeözetle; AFAD personelinin kamu görevlisi olması nedeniyle görev ve yetkileri,görevlendirilmeleri, çalışma usul ve esasları ile personele ilişkin diğerhususların münhasıran kanunla düzenlenmesi gerektiğinden belirtilen hususlarınCBK ile düzenlenmesini öngören kuralın Anayasa’nın 104. ve 128. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
i. “…görev ve yetkileri,…” İbaresi
19. Dava dilekçesinde konu bakımından yetki yönündenkuralın Anayasa’nın 128. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise deCBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme, anılan fıkrakapsamında yapılacaktır.
20. Dava konusu kural, ilafet ve acil durum müdürlüğü ile afet ve acil durum arama ve kurtarma birlikmüdürlüğü personelinin görev ve yetkilerinin Başkanlık tarafından çıkarılacakyönetmelikle belirleneceğini düzenlemektedir.
21. Belirli bir kamu hizmetini yürütmek üzere kurulankamu kurum ve kuruluşlarının personelinin görev ve yetkilerinin belirlenmesineilişkin düzenlemeler, kurumun teşkilat yapısıyla ve o hizmet alanında yerinegetirmesi gereken görevler ve bu amaçla kullanabileceği yetkilerle ilgili olupdolayısıyla idarenin teşkilat yapısı ile görev ve yetkilerinin belirlenmesininbir parçasını oluşturmaktadır.
22. Personelin görev ve yetkilerinin kamu kurum vekuruluşlarının teşkilat yapısı ile görev ve yetkilerine ilişkin olduğu vekuralla il afet ve acil durum müdürlüğü ile afet ve acil durum arama vekurtarma birlik müdürlüğü personelinin görev ve yetkilerine ilişkin düzenlemeöngörüldüğü gözetildiğinde kuralın yürütme yetkisine ilişkin konulardanolduğu anlaşılmaktadır.
23. İlafet ve acil durum müdürlüğü ile afet ve acil durum arama ve kurtarma birlikmüdürlüğü personelinin görev ve yetkilerinin Başkanlık tarafından çıkarılacakyönetmelikle belirleneceğini öngören kural, Anayasa’nın CBK ile düzenlenmesiyasaklanan İkinci Kısım Birinci ve İkinciBölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle DördüncüBölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevler ile ilgili herhangi birdüzenleme de içermemektedir.
24. Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca CBK’lar bakımından aranan bir diğerhusus, CBK kuralının Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesi gerekenkonulara ilişkin olmaması gereğidir. Anayasa koyucunun bir konunun kanunladüzenlenmesini özel olarak öngörmesi bu alanın münhasıran kanunladüzenlenmesini istediği anlamına gelir. Bu kapsamda Anayasa bir konunun kanunladüzenleneceğini öngörmüşse bu konuda CBK çıkarılamaz. Bununla birlikteAnayasa’da CBK’larla düzenleneceği özel olarak belirtilen konularda CBK’larladüzenleme yapılması mümkündür (AYM,E.2018/127, K.2021/18, 18/3/2021, § 40).
25. Anayasa’nın 123. maddesinin birincifıkrasına göre “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunladüzenlenir.” Ancak Anayasa’nın 106. maddesinin on birinci fıkrasında “Bakanlıklarınkurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez vetaşra teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.”denilmek suretiyle bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri,teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması Anayasa’nın 106.maddesinin on birinci fıkrası uyarınca CBK ile düzenlenebileceği özel olarakbelirtilen konular kapsamında kalmaktadır (AYM,E.2018/119, K.2020/25, 11/6/2020, § 25).
26. Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncüfıkrasında da “Kamu tüzelkişiliği, kanunla veya Cumhurbaşkanlığıkararnamesiyle kurulur.” denilmesi ve kurulma yetkisinin doğası itibarıyladüzenlemeyi de içermesi nedeniyle Anayasa’da CBK ile kurulmasına imkân tanınan kamutüzel kişilerine ilişkin teşkilat düzenlemelerinin CBK ile yapılması mümkündür.
27. AFAD, İçişleri Bakanlığına bağlı olarak kurulmuş olupBakanlığın teşkilat yapısı içinde yer almaktadır. Bu çerçevede, kuralın Anayasa’nın 106. maddesinin on birinci fıkrasındaCBK ile düzenlenmesi öngörülen İçişleri Bakanlığının teşkilat yapısı ile görevve yetkilerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Zira yukarıda da belirtildiği üzere kamu kurum vekuruluşlarının dolayısıyla personelin görev ve yetkileri ile teşkilat arasındayakın bir ilişki olup görev ve yetkiler belirlenmeden bir kurum ve kuruluşunteşkilatlanmasından söz edilmesi zordur. Bu itibarla kuralın Anayasa’nın 106.maddesinin on birinci fıkrasıyla bağlantılı olarak 104. maddesinin on yedincifıkrasının üçüncü cümlesine aykırı bir yönü de bulunmamaktadır.
28. Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının dördüncü cümlesinde “Kanunda açıkça düzenlenen konulardaCumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.” denilmiştir. Buna göre CBK’larınanılan Anayasa hükmü yönünden yapılacak denetiminde öncelikle karşılaştırmayaesas olabilecek, daha önce kabul edilmiş bir kanun hükmünün bulunupbulunmadığının tespit edilmesi gerekir. Sonrasında ise -böyle bir kanun hükmüvarsa- incelenen CBK kuralının kanunun açıkça düzenlediği konuya ilişkin olupolmadığı belirlenmelidir. Bu değerlendirme yapılırken önce ilgili kanunun CBKile düzenlenen alanda hüküm ifade edip etmediğinin belirlenmesi, ardından dakanundaki düzenlemenin açık olup olmadığının tespit edilmesi gerekir (AYM, E.2018/78, K.2020/6, 11/6/2020, § 21).
29. Başkanlığın kuruluş ve teşkilatı ile görev veyetkileri 29/5/2009 tarihli ve 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun’da düzenlenmekte iken bu Kanun’un adı 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Anayasada YapılanDeğişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 62.maddesi ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile İlgili Bazı DüzenlemelerHakkında Kanun olarak değiştirilmiş ve anılan hususlara ilişkin maddeleri deyürürlükten kaldırılmıştır. Bunun dışında da AFAD’ın il afet ve acil durummüdürlüğü ile afet ve acil durum arama ve kurtarma birlik müdürlüğüpersonelinin görev ve yetkilerine yönelik olarak yürürlükte olan herhangi birkanuni düzenleme saptanmamıştır. Bu itibarla kural, kanunda açıkça düzenlenenbir konuya ilişkin değildir.
30. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptaltalebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Selahaddin MENTEŞ ile Kenan YAŞARbu görüşe katılmamışlardır.
ii. Kuralın Kalan Kısmı
31. Dava dilekçesinde konu bakımından yetki yönündenkuralın Anayasa’nın 128. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise deCBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkrakapsamında yapılacaktır.
32. Dava konusu kural, ilafet ve acil durum müdürlüğü ile afet ve acil durum arama ve kurtarma birlikmüdürlüğü personelinin görevlendirilmesi, çalışma usul ve esasları ile bumüdürlük personeline ilişkin diğer hususların Başkanlık tarafından çıkarılacakyönetmelikle belirleneceğini düzenlemektedir.
33. İçişleri Bakanlığının bağlı kuruluşu olan AFAD’ın il afet ve acil durum müdürlüğü ile afet ve acil durumarama ve kurtarma birlik müdürlüğü personelinin görevlendirilmesi, çalışma usulve esasları ile bu personele ilişkin diğer hususların Başkanlık tarafındançıkarılacak yönetmelikle belirlenmesini öngören kuralın Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ilk cümlesindebelirtilen yürütme yetkisine ilişkin konulardan olduğu anlaşılmaktadır.
34. Kural, Anayasa’nın CBK iledüzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısım Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alantemel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasihaklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenleme içermemektedir.
35. Anayasa’nın 128. maddesinin ikincifıkrasında kanunla düzenlenmesi gereken konular memurların ve diğer kamugörevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları veyükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işleri şeklindesınırlandırılmıştır. Bu itibarla AFAD’ın il afet ve acil durum müdürlüğü ile afet ve acil durumarama ve kurtarma birlik müdürlüğü personelinin görevlendirilmesi, çalışma usulve esasları ile bu personele ilişkin diğer hususların kanunla düzenlenmesigereken konulardan olmadığı anlaşılmaktadır.
36. AFAD’ın il afet ve acil durum müdürlüğü ile afet ve acil durumarama ve kurtarma birlik müdürlüğü personelinin görevlendirilmesine, çalışmausul ve esaslarına ile bu personele ilişkin diğer hususlara yönelik olarakyürürlükte olan herhangi bir kanuni düzenleme saptanmamıştır. Bu itibarlakural, kanunda açıkça düzenlenen konulara ilişkin değildir.
37. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptaltalebinin reddi gerekir.
M. Emin KUZ bu görüşe katılmamıştır.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
38. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43.maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 106. maddesi yönündenincelenmiştir.
39. Anayasa’nın 106.maddesinin on birinci fıkrasında bakanlıkların kurulmasının, kaldırılmasının,görev ve yetkilerinin, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarınınkurulmasının CBK ile düzenlenmesi öngörülmüştür. Anayasa’nın 106. maddesinin onbirinci fıkrasında, bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri veyetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının CBK iledüzenleneceği öngörülmüş ise de bakanlıklara bağlı kurum ve kuruluşlara ilişkinayrıca bir hükme yer verilmemiştir. CBK’lar ile bakanlıkların kurulmasını,kaldırılmasını, görevleri ve yetkilerini, teşkilat yapısını düzenleyebilmeyetkisini haiz Cumhurbaşkanı’nın, bakanlıklara bağlı kurum ve kuruluşların dakurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri ile teşkilat yapısını CBK iledüzenleyebileceğinin evleviyetle kabul edilmesi gerekir. Kaldı kiCumhurbaşkanı’nın Anayasa’nın 106. maddesinin on birinci fıkrasına görebakanlık bünyesinde kurarak teşkilatını düzenleyebileceği bir kurumu tercihenbakanlıklara bağlı kurum veya kuruluş olarak kurması hâlinde bu kurum vekuruluş için Anayasa’nın 123. maddesinde belirtilen sınırlardan dolayı CBK iledüzenleme yapamayacağının kabulü Anayasa’nın genel sistematiğine vebakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısıile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması konusunda CBK çıkarmayetkisi tanıyan anayasal hükmün amacına aykırı olacaktır.
40. Dolayısıyla anılan hüküm uyarıncaCumhurbaşkanı CBK’yla idarenin teşkilatlanması konusunda Anayasa’nın temelilkelerine ve bu alanla ilgili öngördüğü kurallarına bağlı kalmak koşuluylabakanlıkların ve bakanlıklara dair yetki kapsamında kaldığı değerlendirilen bakanlıklara bağlı kurum ve kuruluşların teşkilat yapısının ne şekilde olacağını belirlemehususunda takdir yetkisine sahiptir.
41. Anayasa’nın 106. maddesinin onbirinci fıkrasında bakanlıkların ve bakanlıklara dair yetki kapsamında kalan bağlı kurum ve kuruluşların teşkilatı kapsamında personele ilişkin olarak kanunla düzenlenmesigerekenler dışında kalan konuların düzenlenmesi CBK’ya bırakılmış olup CBK’ya bırakılan bu asli yetkinin başka biridari organ tarafından kullanılması mümkün değildir. Bununla birlikte yürütmeorganının CBK çıkarmaya yetkili olduğu konuya ilişkin her türlü ayrıntıyı CBKile düzenlemesi ve bu düzenlemelerin gereğini bizzat yerine getirmesi gerekliolmayıp CBK ile konuya ilişkin temel kuralları belirledikten ve genel çerçeveyiçizdikten sonra bu çerçevenin içinde kalan hususları, düzenleyici niteliktekidiğer işlemlerle belirleme yetkisini ilgili idareye bırakması mümkündür (benzeryönde değerlendirme için bkz. AYM, E.2019/105, K.2020/30, 12/6/2020, § 36;E.2018/124, K.2020/56, 15/10/2020, § 25).
42. Dava konusu kuralın yer aldığıCBK’nın AFAD’ın kuruluşu, teşkilatı, görevve yetkilerine ilişkin hususları düzenleyen İkinci Bölümü’nde yer alan kurallarincelendiğinde personelin görev ve yetkileri, görevlendirilmesi, çalışma usulve esasları ile personele ilişkin diğer hususlar konusunda düzenlemeyapılmadığı görülmektedir.
43. Bu itibarla konuya ilişkin genel çerçeve ve temelkurallar CBK ile belirlenmeksizin dava konusu kuralla düzenleme yetkisininyönetmeliğe bırakıldığı anlaşılmaktadır.
44. Açıklanan nedenlerlekural, Anayasa'nın 106. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
C. CBK’nın 55.Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
1. Birinci Cümle
a. Anlam ve Kapsam
45. Kuralda AFAD merkez teşkilatında 375 sayılı KHK’nınek 24. maddesine göre afet ve acil durum yönetimi denetçisi ve denetçiyardımcıları istihdam edilebileceği hüküm altına alınmıştır.
46. Kuralın atıfta bulunduğu 375 sayılı KHK’nın ek 24.maddesinin birinci fıkrasında bakanlıklar ile diğer kamu kurum vekuruluşlarının teşkilatlanmasına ilişkin CBK’larda öngörülmesi kaydıylabakanlık, kurum ya da birim düzeyinde müfettiş, denetmen, denetçi, kontrolör,aktüer ile müfettiş yardımcısı, denetmen yardımcısı, denetçi yardımcısı, aktüeryardımcısı ve stajyer kontrolör istihdam edilebileceği düzenlenmiştir.
47. Anılan maddenin ikinci fıkrasında merkez teşkilatınaait kadro veya pozisyonlarda istihdam edilecekler hakkında, 657 sayılı Kanun’unek 41. maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile yabancı dil şartıhariç olmak üzere beşinci fıkrasında yer alan hükümlerin kıyasen uygulanacağıbelirtilmiştir. Söz konusu Kanun’un ek 41. maddesinin ikinci fıkrasında uzmanyardımcılığına atanabilmek için gerekli şartlar belirlenmiş, üçüncü fıkrasındauzman yardımcılarının mesleğe özel yarışma sınavı ile alınacağı düzenlenmiş,beşinci fıkrasında uzman yardımcılığına atananların en az üç yıl çalışmış olmave hazırlayacakları uzmanlık tezinin kabul edilmesi şartıyla yeterlik sınavınagirmeye hak kazanacakları kurala bağlanmıştır.
48. 375 sayılı KHK’nın ek 24. maddesinin üçüncüfıkrasında taşra teşkilatına ait kadro veya pozisyonlarda istihdam edileceklerhakkında 657 sayılı Kanun’un ek 41. maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncüfıkraları ile yabancı dil ve tez şartı hariç olmak ve yeterlik sınavı yazılı vesözlü aşamalardan oluşmak üzere beşinci fıkrada yer alan hükümlerin kıyasenuygulanacağı hükme bağlanmıştır.
49. 375 sayılı KHK’nın ek 24. maddesinin dördüncüfıkrasında bu madde kapsamında istihdam edilen yardımcı veya stajyerlerdenverilen ilave süre içerisinde tezlerini sunmayan veya ikinci defahazırladıkları tezleri de kabul edilmeyenlerin, ikinci sınavda da başarıgösteremeyen veya sınav hakkını kullanmayanların, yardımcı veya stajyerunvanını kaybedecekleri ve kurumlarında durumlarına uygun kadro veyapozisyonlara atanacakları düzenlenmiştir.
50. 375 sayılı KHK’nın ek 24. maddesinin altıncıfıkrasında bu madde kapsamında istihdam edilecek personelin mesleğe alınmaları,yetiştirilmeleri, yarışma ve yeterlik sınavları, çalışma usul ve esasları,hizmetin gerektirmesi hâlinde birim veya görev yeri itibarıyla yer değiştirmeesasları ile diğer hususların Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarakkurumlarınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmüştür.
51. Kuralın atıfta bulunduğu 375 sayılı KHK’nın ek 24.maddesinde bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında denetçi veyadenetçi yardımcısı istihdam edilebilmesi anılan kurumların teşkilatlanmalarınailişkin CBK’larda bu hususun öngörülmüş olması şartına bağlanmıştır. Davakonusu kuralla söz konusu maddede belirtilen usul ve esaslara göre AFAD’da denetçiveya denetçi yardımcısı istihdam edilmesine imkân tanınmıştır.
b. İptal Talebinin Gerekçesi
52. Dava dilekçesinde özetle; Başkanlıkta istihdam edilecek denetçi ve denetçiyardımcılarının niteliklerinin, görev ve yetkilerinin, aylık ve ödenekleri ilediğer özlük işlerinin Anayasa’nın 128. maddesi uyarınca münhasıran kanunladüzenlenmesi gerektiği, belirtilen hususların CBK ile düzenlenmesine imkântanıyan kuralın Anayasa’nın 104. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
i. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
53. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 128. maddesine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılanfıkra kapsamında yapılacaktır.
54. Kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarının ihdası veyaiptali, başka bir deyişle kadro usulüne ilişkin düzenlemeler idarenin teşkilatyapısı ile ilgili olup idarenin kuruluş ve görevlerinin belirlenmesinin birparçasını oluşturmaktadır (AYM, E.1965/32, K.1966/3, 4/2/1966; E. 2018/119, K.2020/25, 11/6/2020, § 18; E.2020/8, K.2021/25, 31/3/2021, § 17).
55. Kural, AFAD merkezteşkilatında denetçi ve denetçi yardımcılarının istihdamını öngörmektedir.Personel istihdamı da kadro ihdasının doğal bir sonucu olduğundan idareninteşkilat yapısı ile ilgili olup idarenin kuruluş ve görevlerinin bir parçasınıteşkil etmektedir. Bu yönüyle kural, Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında yürütmeyetkisine ilişkin bir konuyu düzenlemektedir.
56. Kural, Anayasa’nın CBK iledüzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısım Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alantemel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasihaklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenleme içermemektedir.
57. Anayasa’nın 106. maddesinin on birinci fıkrasındabakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısıile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması yönünden CBK’larla düzenlemeyapılmasına açıkça izin verilmiştir.
58. AFAD, İçişleri Bakanlığına bağlı olarak kurulmuş oluponun teşkilat yapısı içinde yer almaktadır.Bu çerçevede, kuralın Anayasa’nın 106. maddesinin on birinci fıkrasında CBK iledüzenlenmesi öngörülen İçişleri Bakanlığının teşkilat yapısına ilişkin olduğuanlaşılmaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere CBK ile ihdas edilen kadrolardapersonel istihdam edilmesi ile teşkilat arasında yakın bir ilişki olup istihdamhususu düzenlenmeden bir kurum ve kuruluşun teşkilatlanmasından söz edilmesizordur. Bu itibarla kuralın Anayasa’nın 106. maddesinin on birinci fıkrasıylabağlantılı olarak 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıbir yönü de bulunmamaktadır (AYM, E.2018/119, K.2020/25, 11/6/2020, § 28; E.2020/8,K.2021/25, 31/3/2021, § 23).
59. Dava konusu CBK kuralının atıftabulunduğu 375 sayılı KHK’nın ek 24. maddesinin birinci fıkrasında “Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarınınteşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesikaydıyla bakanlık, kurum ya da birim düzeyinde müfettiş, denetmen, denetçi,kontrolör, aktüer ile müfettiş yardımcısı, denetmen yardımcısı, denetçiyardımcısı, aktüer yardımcısı ve stajyer kontrolör istihdam edilebilir” denilerekbu madde uyarınca personel istihdam edilmesi CBK’da öngörülme şartınabağlanmıştır. Diğer bir ifadeyle 375 sayılı KHK’nın ek 24. maddesi AFAD’dadenetçi ve denetçi yardımcısı istihdam edilmesine yönelik doğrudan birdüzenleme öngörmemektedir. Bu itibarla kuralın kanunda açıkça düzenlenen birkonuya ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır.
60. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırıdeğildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR bu görüşekatılmamışlardır.
ii. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
61. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
62. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletieylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak veözgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukigüvenliği sağlayan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimineaçık olan devlettir.
63. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biribelirliliktir. Belirlilik ilkesi yalnızca yasal belirliliği değil daha genişanlamda hukuki belirliliği de ifade etmektedir. Hukuki belirlilik ilkesindeasıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukukdüzeninde öngörülebilir olmasıdır. Yasal düzenlemeye dayanılarak erişilebilir, bilinebilirve öngörülebilir olması koşuluyla yargısal içtihatlar ile de hukuki belirliliksağlanabilir. Asıl olan, muhtemel muhataplarının mevcut şartlar altında belirlibir işlemin ne tür sonuçlar doğurabileceğini öngörmelerini mümkün kılacak birnormun varlığıdır.
64. Anayasa’nın 2. maddesi kapsamında hukuk devletiilkesinin unsurları arasında yer alan hukuki güvenlik ilkesi kişilerinhukuki güvenliğini sağlamayı amaçlarken belirlilik ilkesi ise kanunlar gibiCBK’ların da hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya vekuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını,ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesiniifade etmektedir.
65. Belirlilik ilkesi, düzenlenenkonudan yalnız kavram, ad ve kurum olarak söz edilmesini değil, bunların CBKmetninde kurallaştırılmasını gerekli kılar. Kurallaştırma ise düzenlenen alandatemel ilkelerin konulmasını ve çerçevenin çizilmiş olmasını ifade eder. Bunakarşılık söz konusu düzenlemelerin tamamının aynı CBK’da yapılması zorunluolmayıp incelenen CBK dışındaki CBK’lar ya da kanunlarla yapılmış olması dabelirlilik ilkesi açısından yeterli bulunmaktadır.
66. Dava konusu kuralla AFAD merkez teşkilatında afet ve acil durum yönetimi denetçisi ve denetçiyardımcıları istihdamına ilişkin usul ve esaslar hakkında 375 sayılı KHK’nın ek24. maddesine atıf yapılmaktadır. Dolayısıyla dava konusu kuralda düzenlemeyekonu olan bu alanda hukuk devletinin temel unsurlarından biri olan belirlilikilkesinin gereği olarak kurallaştırmanın yapıldığından söz edilebilmesi içinkuralın atıfta bulunduğu KHK hükmünde anılan personelin istihdamına ve bununlabağlantılı olarak hukuki statülerine ilişkin temel ilkelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamayave kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnelolarak belirlenmiş olması gerekir.
67. Bu bağlamda söz konusu KHK’nın ek 24. maddesinde,anılan madde kapsamında personel istihdamına ilişkin usul ve esasların açık, net,anlaşılır, uygulanabilir venesnel şekilde saptanmış olduğugörüldüğünden dava konusu kural bu yönüyle bir belirsizlik içermemektedir (§§46, 50).
68. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. maddesine aykırı değildir. İptal talebininreddi gerekir.
2. İkinci Cümle
a. Anlam ve Kapsam
69. Kuralda AFAD merkez teşkilatında istihdam edilendenetçi ve denetçi yardımcılarının, bağımsız genel müdürlüklerin müfettiş vemüfettiş yardımcılarına tanınan mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğerözlük haklarına sahip olduğu hükme bağlanmıştır.
70. 375 sayılı KHK’nın ek 30. maddesinde CBK’lar ileunvan itibarıyla ilk kez ihdas edilen kadro veya pozisyonların, mevzuatta yeralan kadro veya pozisyonlardan hangisine mali ve sosyal hak ve yardımlar ilediğer özlük hakları bakımından karşılık geldiğinin CBK’larda gösterileceği veihdas edilen kadro veya pozisyonlarda bulunanlara, karşılık gösterilen kadroveya pozisyonda bulunan emsali personele mali ve sosyal hak ve yardımlar ilediğer özlük hakları kapsamında yapılan ödemelerin aynı usul ve esaslarçerçevesinde ödeneceği belirtilmiştir.
71. Buna göre CBK ile ilk kez ihdas edilen kadro veyapozisyonların mali ve sosyal hak ve yardımlar ile diğer özlük haklarıbakımından hangi kadro veya pozisyonlara karşılık geldiği yine CBK iledüzenlenecektir. Dava konusu kuralla AFAD merkez teşkilatında istihdam edilendenetçi ve denetçi yardımcılarının, bağımsız genel müdürlüklerin müfettiş vemüfettiş yardımcılarına tanınan mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğerözlük haklarına sahip olması öngörülmüştür.
b. İptal Talebinin Gerekçesi
72. Dava dilekçesinde özetle; AFAD’da görevyapan denetçi ve denetçi yardımcılarının mali ve sosyal hak ve yardımları ilediğer özlük haklarının münhasıran kanunla düzenlenmesi gerektiği belirtilerekkuralın Anayasa’nın 104. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
73. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 128. maddesine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılanfıkra kapsamında yapılacaktır.
74. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesinde Anayasa’nın İkinci Kısım Birinci ve İkinci Bölümlerinde yeralan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile Dördüncü Bölümü’nde yer alansiyasi haklar ve ödevlerin CBK’yla düzenlenemeyeceği belirtilmiştir.
75. Anayasa'nın 35. maddesiyle güvenceye bağlananmülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen hertürlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, §20). Bu bağlamda mülk olarak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayanmenkul ve gayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı aynihaklar ve fikrî hakların yanı sıra icrası kabil olan her türlü alacak damülkiyet hakkının kapsamına dâhildir (Mahmut Duran ve diğerleri, B. No:2014/11441, 1/2/2017, § 60).
76. Anayasa Mahkemesinin norm denetimi ve bireysel başvuruyailişkin kararlarında da kişilere ödenmesi öngörülen ücret, maaş, yaşlılıkaylığı, emeklilik ikramiyesi ve kıdem tazminatı gibi ödemeler mülkiyet hakkıkapsamında değerlendirilmektedir (norm denetimine konu karar için bkz. AYM,E.2019/50, K. 2019/96, 25/12/2019, § 13; bireysel başvuruya konu kararlar içinbkz. Ayten Yeğenoğlu, B. No: 2015/1685, 23/5/2018, § 32; NaciAltınbulduk, B. No: 2017/38608, 11/12/2019, § 19; Muzaffer Peker, B.No: 2016/7192, 7/11/2019, § 30).
77. Bu bağlamda AFAD denetçi ve denetçi yardımcılarınamali ve sosyal haklar kapsamında yapılacak ödemeler söz konusu kişilereekonomik menfaat temin etmeyi içerdiğinden “mülkiyet hakkı”kapsamındadır. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikincicümlesinde yer alan yasak, CBK’yla Anayasa’nın İkinci Kısım Birinci ve İkinciBölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile DördüncüBölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerle ilgili olarak sadece sınırlamayapılmasını değil, düzenleme yapılmasını da içermektedir. Kuralın mali vesosyal hak ve yardımlara ilişkin kısmı Anayasa’nın İkinci Kısım İkinciBölümü’nde yer alan mülkiyet hakkına ilişkin bir düzenleme içerdiğindenAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca CBKile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kalmaktadır.
78. Diğer yandan Anayasa’nın 128. maddesine göre memurlarve diğer kamu görevlilerinin özlük işlerinin kanunla düzenlenmesi gerekmekteolup kuralla AFAD’da görevli denetçi ve denetçi yardımcılarına tanınan özlükhaklarına yönelik düzenleme öngörülmektedir.
79. Bu itibarla Anayasa’nın 128. maddesi uyarıncamünhasıran kanunla düzenlenmesi gereken bir konuda düzenleme yapan kuralınözlük haklarına ilişkin kısmının Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının üçüncü cümlesine aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
80. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırıdır.İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci ve üçüncü cümlelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralın ayrıcakonu bakımından yetki yönünden aynı fıkranın birinci ve dördüncü cümleleriyönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönündenAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerineaykırı görülerek iptal edildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
Ç. CBK’nın 63. Maddesinin İncelenmesi
1. (1) Numaralı Fıkra
a. İptal Talebinin Gerekçesi
81. Dava dilekçesinde özetle; Anayasa’nın 123. maddesinin birinci fıkrasında idareninkuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğunun ve kanunla düzenleneceğinin genelilke olarak belirlendiği, bu ilkenin iki istisnasının bulunduğu, bunlardanilkinin Anayasa’nın 106. maddesinin on birinci fıkrasında yer verilen ve bakanlıklarınkurulmasının, kaldırılmasının, görev ve yetkilerinin, teşkilat yapısı ilemerkez ve taşra teşkilatlarının kurulmasının CBK ile düzenlenmesini öngörenhüküm, diğerinin ise Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilenve kamu tüzel kişiliğinin CBK ile de kurulmasına izin veren kural olduğu, sözkonusu hükümlerin istisna niteliğinde olmaları sebebiyle dar yorumlanmalarıgerektiği, Anayasa’nın 106. maddesinin on birinci fıkrasında bakanlıklarınsadece merkez ve taşra teşkilatlarının CBK ile kurulmasından söz edildiği, yurtdışı teşkilatına ise yer verilmediği, bu itibarla kamu tüzel kişiliğinin yurtdışı teşkilatının CBK ile kurulmasının mümkün olmadığı belirtilerek kuralınAnayasa’nın 104. ve 123. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
i. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
82. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 123. maddesine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılanfıkra kapsamında yapılacaktır.
83. CBK’nın Üçüncü Bölümü’nde Avrupa BirliğiBaşkanlığının teşkilat, görev, yetki ve sorumlulukları düzenlenmiştir. Bu kapsamdaCBK’nın 59. maddesinin (1) numaralı fıkrasında Avrupa Birliği BaşkanlığınınDışişleri Bakanlığının bağlı kuruluşu olduğu belirtildikten sonra (2) numaralıfıkrasında Avrupa Birliği Başkanlığının merkez ve yurt dışı teşkilatındanoluştuğu ifade edilmiştir.
84. Kuralda Avrupa Birliği Başkanlığının (Başkanlık) yurtdışı teşkilatı kurmaya yetkili olduğu belirtilmiştir. Kural ayrı bir kamu tüzelkişiliği bulunmayan Avrupa Birliği Başkanlığının yurt dışı teşkilatı kurmayayetkili olduğunu düzenlemektedir.
85. Dava konusu kuralın Dışişleri Bakanlığının bağlıkuruluşu olan Başkanlığın yurt dışı teşkilatına ilişkin düzenleme öngördüğü buitibarla yürütme yetkisine ilişkin bir hususu düzenlediği açıktır.
86. Kural, Anayasa’nın CBK iledüzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısım Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alantemel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasihaklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenleme de içermemektedir.
87. Anayasa’nın 123. maddesinin birincifıkrasında idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve kanunladüzenleneceği belirtilmiş; 106. maddesinin on birinci fıkrasında isebakanlıkların kurulmasının, kaldırılmasının, görev ve yetkilerinin, teşkilatyapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulmasının CBK ile düzenleneceğihükme bağlanmıştır. Dolayısıyla anılan fıkra kapsamındaki konular Anayasa’nınCBK ile düzenlenmesini ayrıca ve özel olarak öngördüğü konulardır.
88. Teşkilat yapısı kavramı, belirli bir hizmeti yürütmeküzere kurulan kamu kurum ve kuruluşlarının bu amaçla üstlendikleri görev veyetkilerin ifa edilebilmesi için oluşturulan ve söz konusu hizmetinyürütülmesinde doğrudan ya da dolaylı olarak rol alan, aynı kurum bünyesindekifarklı düzey ve nitelikteki birimlerin bütününü ifade etmektedir. Bu itibarlabir kurumun bu mahiyetteki merkez ve taşra teşkilatının yanı sıra yurt dışıteşkilatı da teşkilat yapısı kavramına dâhildir(AYM, E.2019/105, K.2020/30, 12/6/2020, § 21; E.2018/124, K.2020/56,15/10/2020, § 21; E.2018/134, K.2021/13, 3/3/2021, § 61).
89. Dava konusu kuralla Başkanlığın yurt dışıteşkilatının oluşturulması ve Başkanlığın da oluşturulan bu yurt dışıteşkilatını kurmaya yetkili kılınması öngörülmektedir. Dolayısıyla kuralınAnayasa’nın 106. maddesinin on birinci fıkrasında CBK ile düzenlenmesi özelolarak öngörülen konulardan biri olan bakanlıkların teşkilat yapısına ilişkinolduğu anlaşılmaktadır.
90. Bu itibarla kuralın ilişkin olduğukonunun CBK ile düzenlenmesinin Anayasa’nın 106. maddesinin on birincifıkrasında açıkça hükme bağlanmış olması karşısında düzenlemenin kanunlayapılmamasının konu bakımından Anayasa’ya aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
91. Öte yandan kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışıteşkilatının kurulmasına, görevlerine, yetkilerine, idaresine ve merkezle olanilişkilerine ilişkin esasları düzenleyen 13/12/1983 tarihli ve 189 sayılı KamuKurum ve Kuruluşlarının Yurtdışı Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,703 sayılı KHK’nın 58. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Buna göreBaşkanlığın yurt dışı teşkilatı kurabilmesine ilişkin olarak yürürlükte birkanun hükmü bulunmadığı anlaşılmakta olup bu yönüyle kurallar kanunda açıkçadüzenlenen bir konuya ilişkin değildir (benzer yönde değerlendirme için bkz.AYM, E.2018/134, K.2021/13, 3/3/2021, § 62).
92. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptaltalebinin reddi gerekir.
M. Emin KUZ bu görüşe katılmamıştır.
ii. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
93. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 106. maddesi yönündenincelenmiştir.
94. Anayasa’nın 106. maddesinin onbirinci fıkrasında bakanlıkların ve bakanlıklara dair yetki kapsamında kaldığıdeğerlendirilen bakanlıklara bağlı kurum vekuruluşların teşkilatı kapsamında yurt dışıteşkilatı kurulması yetkisi CBK’ya bırakılmış olup CBK’ya bırakılan bu asliyetkinin başka bir idari organ tarafından kullanılması mümkün değildir.
95. Daha önce de ifade edildiği üzereyürütme organının CBK çıkarmaya yetkili olduğu konuya ilişkin her türlüayrıntıyı CBK ile düzenlemesi gerekli olmayıp CBK ile konuya ilişkin temelkuralları belirledikten ve genel çerçeveyi çizdikten sonra bu çerçevenin içindekalan hususları, düzenleyici nitelikteki diğer işlemlerle belirlemesi ve budüzenlemeler kapsamında yerine getirilmesi gerekli tasarrufları da ilgiliidareye bırakması mümkündür (bkz. § 41).
96. (4) numaralı CBK’da bakanlıklara bağlı, ilgili,ilişkili kurum ve kuruluşlar ile diğer kurum ve kuruluşların teşkilatıdüzenlenmiştir. Bu kapsamda kuralla Başkanlık yurt dışı teşkilatı kurmayayetkilendirilmiştir. Kuralın CBK ile oluşturulansöz konusu teşkilatın fiilen faaliyete geçirilmesi için gerekli idaritasarrufların ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine getirilmesiniöngördüğü anlaşılmaktadır. Bunun dışında kural; söz konusu yurt dışıteşkilatının doğrudan düzenlenmesiyle ilgili bir yetkiyi bu kapsamda örneğinyurt dışı teşkilatının niteliği, kurulacağı yer, görevleri, yer itibarıylagörev alanı gibi konularda düzenleme yapma yetkisini Başkanlığa tanımamıştır.Kuralın anılan yetkiyi bırakmadığı tüm kamu kurum ve kuruluşlarının veCumhurbaşkanlığının teşkilatını düzenleyen (1) numaralı CBK’nın “OrtakHükümler” başlıklı bölümünde düzenlenen 510/B maddesinin başlığından veiçeriğinden açıkça anlaşılmaktadır. “Yurtdışı teşkilatı kurulma usulü”başlıklı söz konusu maddede “Yurtdışı teşkilatı kurulurken niteliği,kurulacağı yer, görevleri, yer itibarıyla görev alanı, bağlı veya ilgiliolacağı misyon, konsolosluk şefliği ve geçici olanların süresi, Cumhurbaşkanıkararında belirtilir.” hükmüne yer verilmiştir (AYM, E.2019/105, K.2020/30,12/6/2020, § 37).
97. Buna göre (1) numaralı CBK, yurtdışı teşkilatının kurulmasına ilişkin olarak yurt dışı teşkilatının niteliği,kurulacağı yer, görevleri, yer itibarıyla görev alanı gibi temel esaslarıbelirleme yetkisini dava konusu kuralla ilgili kuruma bırakmamış; bunlarındüzenlenme yetkisini 510/B maddesiyle Cumhurbaşkanı kararına tanımıştır. CBKile söz konusu hususlarda düzenleme yapma yetkisinin anayasal olarakCumhurbaşkanı kararına bırakılıp bırakılamayacağı bu davanın konusunuoluşturmamakla birlikte bu hüküm anılan konularda doğrudan düzenleme yapmayetkisinin Başkanlığa bırakılmadığını göstermektedir. Dolayısıyla kurallatanınan yetkinin konuya ilişkin temel kurallar ve genel çerçeve belirlenmedenyurt dışı teşkilatının kurulması veya düzenlenmesini de içerdiğininsöylenemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu yönüyle Anayasa’nın 106. maddesinin onbirinci fıkrası kapsamında CBK ile oluşturulan Başkanlığın yurt dışıteşkilatına ilişkin olarak doğrudan düzenleme yapma yetkisini Başkanlığabırakmayan dava konusu kuralın anılan fıkrayı ihlal eden bir yönübulunmamaktadır (benzer yönde değerlendirme için bkz. AYM,E.2019/105, K.2020/30, 12/6/2020, § 37).
98. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 106.maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
M. Emin KUZ bu görüşe farklı gerekçeylekatılmıştır.
2. (2) Numaralı Fıkra
a. İptal Talebinin Gerekçesi
99. Dava dilekçesinde özetle; yurt dışı teşkilatının kurulmasıve bu kapsamda yurt dışı teşkilatında görevlendirmeye ilişkin hususlarınkanunla düzenlenmesi gerektiği, Anayasa’nın 128. maddesinde kamu görevlilerininniteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hak ve yükümlülüklerinin,aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenmesininöngörüldüğü belirtilerek kuralın Anayasa’nın 104. ve 128. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
100. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 128. maddesine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılanfıkra kapsamında yapılacaktır.
101. CBK’nın 63. maddesinin dava konusu (2) numaralıfıkrasında yurt dışı teşkilatında görevlendirileceklerin hâlen Avrupa Birliğiişleri uzmanı veya daha üst kadrolarda çalışıyor olmaları gerektiğidüzenlenmiştir.
102. Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasındamemurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hakları ve yükümlülüklerinin,aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği öngörülmeksuretiyle memurlar ve diğer kamugörevlileri özlük hakları bakımından anayasal güvenceye kavuşturulmuştur.
103. Dava konusu kural, Başkanlığın yurtdışı teşkilatında görevlendirileceklerin hâlihazırda Avrupa Birliği işleriuzmanı kadrosunda veya daha üst kadrolarda çalışıyor olmaları gerektiğiniöngörmek suretiyle yurt dışı teşkilatına atanma için personelin haiz olmasıgereken nitelikleri düzenlemektedir. Bu itibarla kural, Anayasa’nın 128.maddesi gereğince münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken bir konuyudüzenlemektedir.
104. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır.İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınüçüncü cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralın ayrıca konubakımından yetki yönünden aynı fıkranın birinci, ikinci ve dördüncü cümleleriyönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönündenAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıgörülerek iptal edildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
3. (3) Numaralı Fıkra
a. İptal Talebinin Gerekçesi
105. Dava dilekçesinde özetle; Başkanlıkbünyesinde Avrupa Birliği nezdinde daimî temsilci yardımcısı olarak atananlarınmali ve sosyal haklarının daimi temsilci yardımcısı kadrosunun mali ve sosyalhaklarıyla aynı usul ve esaslara kıyasen tespit edildiği, kamu görevlilerininniteliklerine, görev ve yetkilerine, aylık ve ödenekleri ile diğer özlükişlerine ilişkin hususların kanunla düzenlenmesi gerektiği belirtilerek kuralınAnayasa’nın 104. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
106. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 128. maddesine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılanfıkra kapsamında yapılacaktır.
107. Kuralda Başkanlıkta Avrupa Birliği nezdinde daimîtemsilci yardımcısı olarak atananlara, daimî temsilci yardımcısı kadrosunaatananların mali ve sosyal haklarına ilişkin hükümlerin aynı usul ve esaslarçerçevesinde uygulanması öngörülmektedir.
108. CBK’nın 55. maddesinin (2) numaralıfıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “…malive sosyal hak ve yardımları ile…” ibaresininAnayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde belirtilen gerekçeler dava konusu kuralyönünden de geçerlidir.
109. Avrupa Birliği nezdinde daimî temsilci yardımcısıolarak atananlara mali ve sosyal haklar kapsamında yapılacak ödemeler sözkonusu kişilere ekonomik menfaat temin etmeyi içerdiğinden “mülkiyet hakkı”kapsamındadır. Bu nedenle kural, Anayasa’nın İkinci Kısım İkinci Bölümü’nde yeralan mülkiyet hakkına ilişkin bir düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca CBK ile düzenlenemeyecekyasak alan içinde kalmaktadır.
110. Açıklanan nedenle kural, Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıdır. İptaligerekir.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralın ayrıca konubakımından yetki yönünden aynı fıkranın birinci, üçüncü ve dördüncü cümleleriyönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönündenAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıgörülerek iptal edildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
D. CBK’nın 68. Maddesinin (8) Numaralı Fıkrasının BeşinciCümlesinin “Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayan rehberlerhariç olmak üzere…” Bölümünün İncelenmesi
111. Dava konusu kuralda yer alan “Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayanrehberler” ibaresi 19/6/2019 tarihli ve 30806 sayılı Resmî Gazete’deyayımlanan (39) numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum veKuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında CumhurbaşkanlığıKararnamesi ile Üst Kademe Kamu Yöneticileri İle Kamu Kurum ve KuruluşlarındaAtama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik YapılmasınaDair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2. maddesiyle “75 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 26 ncı maddesine göreistihdam edilen personel” şeklinde değiştirilmiştir.
112. Açıklanan nedenle konusu kalmayankurala ilişkin iptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararvermek gerekir.
E. CBK’nın 143. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (ğ)Bendinde Yer Alan “…her türlü bilgi, veri ve istatistiği toplamak…” İbaresininİncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
113. Dava dilekçesinde özetle; kişisel verilerintoplanması ve işlenmesine ilişkin faaliyetlerin kanunla düzenlenmesi gerektiği,kanunla genel çerçevesi belirlenmeksizin kurumlara veri toplama yetkisiverilmesinin hukuki belirlilik ilkesine aykırılık oluşturduğu, kişiselverilerin ancak kanunda öngörülen hâllerde veya kişinin açık rızasıylaişlenebileceği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 20. ve 104. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
114. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 20. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüşise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılanfıkra kapsamında yapılacaktır.
115. (4) numaralı CBK’nın Onikinci Bölümü’nde Gelirİdaresi Başkanlığının (GİB) kuruluş, teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkinusul ve esaslar düzenlenmiştir. CBK’nın 134. maddesinde GİB’in Hazine ve MaliyeBakanlığına bağlı olduğu ifade edilmiştir.
116. CBK’nın 143. maddesinde ise GİB’in ana hizmetbirimlerinden olan Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığının görevleridüzenlenmiştir. Maddenin (1) numaralı fıkrasının (ğ) bendinde, vergiye gönüllüuyumu artırmak, vergi kayıp ve kaçağı ile mücadele etmek ve tahsilattaetkinliği artırmak amacıyla mükellefiyet, vergilendirme ve vergiye uyumdüzeyine ilişkin yapılacak çalışmalar için her türlü bilgi, veri ve istatistiğitoplamak suretiyle oluşturulacak Risk Analizi Sistemi üzerinden risk analiziyapmanın ve vergiye gönüllü uyum düzeyini ölçmenin Uygulama ve Veri YönetimiDaire Başkanlığının görevi olduğu belirtilmiştir. Dava konusu kural anılanbentte yer alan “…her türlü bilgi, veri ve istatistiği toplamak…”ibaresidir.
117. Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının ikinci cümlesinde CBK ile düzenlenemeyecek konular Anayasa’nınİkinci Kısım Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi haklarıve ödevleriyle Dördüncü Bölüm’de yer alan siyasi haklar ve ödevler olarakbelirtilmiştir.
118. Kişisel verilerin korunması hakkıAnayasa’nın 20. maddesi kapsamında anayasal güvenceye bağlanmıştır. Anılanmaddenin üçüncü fıkrasında herkesin kendisiyle ilgili kişisel verilerinkorunmasını isteme hakkına sahip olduğu ifade edilmiş; kişisel verilerin ancakkanunda öngörülen hâllerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği, kişiselverilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceğibelirtilmiştir. Buna göre Anayasa’nın anılan maddesinde düzenlenen ve “KişininHakları ve Ödevleri” başlıklı İkinci Bölümü’nde yer alan kişisel verilerinkorunması hakkına ilişkin olarak CBK ile düzenleme yapılması mümkün değildir.
119. CBK’nın 137. maddesinin (1)numaralı fıkrasında GİB’in görev ve yetkileri düzenlenmiştir. Bu kapsamdaGİB’in devlet gelirleri politikasının plan,program, genel ekonomik politika ve stratejiler çerçevesinde oluşturulmasınailişkin çalışmalar yapma ve devlet gelirlerinin maliye politikalarıyla uyumluşekilde tatbikini sağlama, vergilendirmeyle ilgili bilgileri toplama ve bilgiişlem faaliyetlerini yürütme, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi konusundagerekli tedbirleri alma, gelir mevzuatının uygulanmasına ilişkin olarak diğerkurum ve kuruluşlarla iş birliği yapma, bu amaçla veri alışverişinigerçekleştirme gibi konularda görevli ve yetkili kılındığı görülmektedir.
120. CBK’nın 143. maddesi kapsamında ise GİB’in hizmetbirimi olan Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığının, işlemlerin hızlı veetkin bir şekilde yürütülmesi için gerekli bilgi işlem sistemlerini kurma,teknolojik gelişmelere uygun bir şekilde geliştirme ve bilişim faaliyetlerini yürütme,tüm ekonomik faaliyetlere ilişkin ulusal mali bilgi alt yapısını tek merkezdengeliştirme, yönetme ve bu bilgileri ilgili birimlerin kullanımına sunma,kurumsal veri tabanını oluşturma ve ulusal veri alt yapısının hazırlanmasınakatkıda bulunma, vergilendirme, denetim, planlama ve kayıt dışı ekonomiylemücadele konularında veri sağlama, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu MalîYönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamındaki kamu idarelerine verilmesi gereken hertürlü beyanname, bildirge ve benzeri belgeleri, bu idarelerin mevzuatıgereğince elektronik ortamda bunlar adına alma gibi hususlarda görevli veyetkili kılındığı anlaşılmaktadır.
121. Anılan görev ve yetkiler dikkate alındığındaUygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığının görev ve yetkilerinin önemliölçüde veri işlenmesi ile buna ilişkin iş ve işlemlerden oluştuğuanlaşılmaktadır.
122. Anayasa Mahkemesi Mali SuçlarıAraştırma Kurulu Başkanlığına (MASAK) her türlü bilgi ve belgeyi isteme yetkisiveren kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna karar vermiştir. Mahkeme 26/5/2022tarihli E.2019/96, K.2022/17 sayılı kararında kuralın yalnızca teşkilatlanmaile kurumsal yapı ve işleyişin düzenlenmesinden ibaret olmadığını, MASAK’ıngörev ve yetkileri kapsamında veri toplama görev ve yetkisinin açıkça düzenlendiğini,MASAK’ın yürüttüğü faaliyetler kapsamında istenecek bilgi ve belgelerindoğrudan kişisel verilere ilişkin olduğunu belirtmiştir (anılan kararda bkz.§ 78).
123. Dava konusu kuralla Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığına vergiyegönüllü uyumu artırmak, vergi kayıp ve kaçağı ile mücadele etmek ve tahsilattaetkinliği artırmak amacıyla mükellefiyet, vergilendirme ve vergiye uyumdüzeyine ilişkin yapılacak çalışmalar için her türlü bilgi, veri veistatistiği toplama yetki ve görevi verildiğigörülmektedir. Bu kapsamda toplanacak bilgi ve verilerin vergimükelleflerinin kişisel nitelikteki verilerini de kapsayacağı açıktır.
124. Bu itibarla kural, kişisel verilere ilişkin birdüzenleme niteliğinde olup CBK ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kalmaktadır.
125. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıdır.İptali gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN ileEngin YILDIRIM bu görüşe farklı gerekçeyle katılmışlardır.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca anılan fıkranınbirinci, üçüncü ve dördüncü cümleleri yönünden incelenmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırı görülerek iptaledildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
F. CBK’nın 155. Maddesinin (3) Numaralı Fıkrasının İkinciCümlesinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
126. Dava dilekçesinde özetle; müdür kadrosuna atama içinobjektif koşullar ile usul ve esasların belirlenmediği, sınav şartıkaldırılarak idareye sınırsız bir takdir yetkisi tanındığı, kamu görevlilerininniteliklerinin ve atanmalarının kanunla düzenlenmesi gerektiği belirtilerekkuralın Anayasa’nın 2., 70., 104. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
127. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 2., 70. ve 128. maddelerine de aykırı olduğuileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
128. CBK’nın 155. maddesinde Gelir İdaresi Başkanlığındauzman personel çalıştırılmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.Maddenin (1) numaralı fıkrasında adı geçen Başkanlığın merkez teşkilatında 657sayılı Kanun’un ek 41. maddesine göre devlet gelir uzmanı ve devlet gelir uzmanyardımcısı; taşra teşkilatında ise anılan Kanun’un ek 44. maddesine göre vergiistihbarat uzmanları, gelir uzmanları ve gelir uzman yardımcıları istihdamedileceği ifade edilmiştir.
129. CBK’nın 155. maddesinin (3) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesinde gelir idaresi grup müdürü, vergi dairesi müdürü, müdür,vergi dairesi müdür yardımcısı ve müdür yardımcısı kadrolarına atanacakların,yapılacak yazılı ve sözlü sınavlardan ayrı ayrı yüz tam puan üzerinden en azyetmiş puan almalarının şart olduğu belirtilmiş, dava konusu ikinci cümlesindeise devlet gelir uzmanlığına atandıktan sonra bu unvanda en az beş yıl hizmetibulunanların sınava tabi tutulmadan müdür olarak atanabilecekleri kuralabağlanmıştır. Bu itibarla devlet gelir uzmanlığı kadrosuna atandıktan sonra buunvanda asgari beş yıl çalışmış olanların sınava tabi tutulmaksızın müdürkadrosuna atanabilmelerine imkân tanınmıştır.
130. Kuralla, devlet gelir uzmanıunvanında en az beş yıl çalışmış olanların sınav şartı aranmaksızın müdürolarak atanabilecekleri düzenlenmekte olup anılan hususun yürütme yetkisineilişkin konu kapsamında kaldığı açıktır.
131. Anayasa’nın 70. maddesinin birinci fıkrasında, herTürk’ün, kamu hizmetlerine girme hakkına sahip olduğu belirtildikten sonraikinci fıkrasında hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başkahiçbir ayrımın gözetilemeyeceği kurala bağlanmıştır. Buna göre, Anayasa’nınanılan maddesinde düzenlenen ve “Siyasî Haklar ve Ödevler” başlıklıDördüncü Bölümü’nde yer alan kamu hizmetlerine girme hakkına ilişkin olarak CBKile düzenleme yapılması mümkün değildir.
132. Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında, kamuhizmetine girişin şartlarını belirleyen kuralların kamu hizmetine girme hakkıkapsamında olduğu kabul edilmektedir (AYM, E.2011/107, K.2012/184,22/11/2012; E.2018/89, K.2019/84, 14/11/2019, § 16).
133. Dava konusu kuralda ise hâlihazırda kamu görevlisi olan devlet gelir uzmanlarınınmüdür olarak atanabilmesi hususu düzenlenmekte olup kamu hizmetine girmeşartlarına yönelik herhangi bir hüküm öngörülmemiştir. Bu itibarla kural, kamu hizmetine girme hakkına ilişkin bir düzenlemeniteliğinde olmadığından Anayasa’nın CBK ile düzenlenmesi yasaklanan “SiyasîHaklar ve Ödevler” kapsamında bir düzenleme öngörmemektedir.
134. Anayasa’nın 128. maddesinin ikincifıkrasında ise “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri,atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödeneklerive diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkintoplu sözleşme hükümleri saklıdır.” hükmüne yer verilerek memurlar ve diğerkamu görevlilerinin nitelikleri ve atanmalarına ilişkin hususların münhasırankanunla düzenlenmesi öngörülmüştür.
135. Dava konusu kural, devlet geliruzmanı kadrosunda bulunan kamu görevlilerinin bu kadroda beş yıl çalışmışolmaları hâlinde sınav şartı aranmaksızın müdür olarak atanabilmeleriniöngörmek suretiyle müdür kadrosuna atanmanın şartlarını düzenlemektedir. Kamugörevlilerinin atanma usulüne ilişkin düzenlemelerin CBK ile yapılması mümkünise de (AYM, E.2018/124, K.2020/56, §§ 43-45) kamu görevlilerinin niteliklerinedolayısıyla atanma şartlarına yönelik düzenlemelerin Anayasa’nın 128. maddesiuyarınca münhasıran kanunla düzenlenmesi gerekir.
136. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınüçüncü cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralın ayrıca konubakımından yetki yönünden aynı fıkranın dördüncü cümlesi yönünden incelenmesinegerek görülmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönündenAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıgörülerek iptal edildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
G. CBK’nın 163. Maddesinin İncelenmesi
1. (1) Numaralı Fıkra, (2) Numaralı Fıkranın (a), (b),(e) ve (g) Bentleri ile (3) Numaralı Fıkranın (c) ve (f) Bentleri
137. 29/10/2021tarihli ve 31643 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan (85) numaralı BazıCumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 25. maddesiyle dava konusu kuralın (1) numaralı fıkrası ile (2)numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “Genel Müdürlük” ibareleri “Başkanlık”şeklinde, (2) numaralı fıkrasının (b) bendi ile (3) numaralı fıkrasının (c)bendinde yer alan “Genel Müdürlüğün” ibareleri “Başkanlığın”şeklinde, (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “Genel Müdürlüğe”ibaresi “Başkanlığa” şeklinde, (2) numaralı fıkrasının (e) ve (g)bentleri ile (3) numaralı fıkrasının (f) bendinde yer alan “Genel Müdürlükçe”ibareleri “Başkanlıkça” şeklinde değiştirilmiştir.
138. Açıklanan nedenle dava konusukuralın (1) numaralı fıkrasına, (2) numaralıfıkrasının (a), (b), (e) ve (g) bentleri ile (3) numaralı fıkrasının (c) ve (f)bentlerine ilişkin iptal talepleri hakkındakarar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
2. Kuralın Kalan Kısmı
a. Anlam ve Kapsam
139. CBK’nın 163. maddesinin (2) numaralı fıkrasında Göçİdaresi Başkanlığına bağlı olarak büyükelçiliklerde görev alan göçmüşavirlerinin görevleri, (3) numaralı fıkrasında ise konsolosluklarda görevalan göç ataşelerinin görevleri düzenlenmiştir.
140. (2) numaralı fıkrada büyükelçiliklerde görevli göçmüşavirlerinin bulundukları ülkeyle ülkemiz arasında göç alanındakimevzuatın uygulanmasını takip etmek, düzensiz göçe konu yabancıların sınır dışıedileceği veya gönüllü geri dönüşlerinin sağlanacağı ülkelerde bu faaliyetlerikolaylaştırmak amacıyla gerekli temas ve bağlantıları kurmak, menşe ülkebilgilerine ilişkin işlemleri yürütmek, görevli oldukları ülkelerle müşterekenyürütülecek göç ve insan ticaretiyle mücadele ve mağdurların korunması alanınailişkin proje tekliflerini önermek, hazırlamak ve yürütülen projeleri takipetmekle görevli oldukları belirtilmiştir.
141. (3) numaralı fıkrada konsolosluklarda görevli göçataşelerinin konsolosluklara yapılacak vize ve ikamet izni başvurularını almakve sonuçlandırmak, başvurularla ilgili bilgi ve belgeleri toplamak, eksik bilgive belgeleri yabancıdan talep etmek, gerektiğinde ilgiliyle mülakatlar yaparakdeğerlendirmek ve bunları kayıt altına almak, Türkiye’den sınır dışı edilecekveya gönüllü geri dönecek yabancılara gidecekleri ülkedeki iş ve işlemlerindeyardımcı olmak, görev yaptıkları ülkede göç konuları ile ilgili gelişmeleritakip etmek ve yıllık raporlar hazırlamak, göç alanına ilişkin olarakkonsoloslar tarafından verilen diğer görevleri yürütmekle görevli olduklarıhükme bağlanmıştır.
b. İptalTalebinin Gerekçesi
142. Dava dilekçesinde özetle; CBK’nın 63. maddesinin (1)numaralı fıkrasına yönelik gerekçelerle kuralın Anayasa’nın 104. ve 123.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
i. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
143. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralların Anayasa’nın 123. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüşise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılanfıkra kapsamında yapılacaktır.
144. Dava konusu kurallar büyükelçiliklerde görev alangöç müşavirleri ile konsolosluklarda görev alan göç ataşelerinin görevlerinidüzenlemektedir.
145. CBK’nın 54. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan “…görevve yetkileri,…” ibaresinin konu bakımından yetki yönünden Anayasa’yauygunluk denetimi bölümünde belirtilen gerekçeler dava konusu kural için degeçerlidir.
146. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırıdeğildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Selahaddin MENTEŞ ile Kenan YAŞARbu görüşe katılmamışlardır.
ii. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
147. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
148. Anayasa’nın 2. maddesinde ifadesini bulan belirlilikilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, kanundan belirli birkesinlik içinde hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veyasonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini verdiğini bilmesinizorunlu kılmaktadır (AYM, E.2019/35, K.2019/53, 26/6/2019, § 15; E.2018/70,K.2019/54, 26/6/2019, § 10; E.2017/33, K.2019/20, 10/4/2019, § 31; E.2018/1,K.2018/83, 11/7/2018, § 12).
149. Anılan ilkenin yürütmenin asli düzenleyici işleminiteliğinde olan CBK’lar bakımından da geçerli olduğunda şüphe bulunmamaktadır.Dolayısıyla CBK’ların da hem kişiler hem idareyönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net,anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması gerekir.
150. Kuralın hem kişiler hem de idare yönünden belirli veöngörülebilir olduğu anlaşılmaktadır.
151. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Ğ. CBK’nın 234. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (t)Bendinde Yer Alan “…her türlü bilgi ve veriyi almak ve analizetmek.” İbaresinin İncelenmesi
152. CBK’nın 234. maddesinin (1)numaralı fıkrasının dava konusu kuralın yer aldığı (t) bendi “KOBİ vegirişimcilere yönelik belirlenen destek politikalarının tasarım süreçlerindefaydalanılmak ve sunulan hizmetlerin hızlı, kaliteli, basitleştirilmiş ve düşükmaliyetli bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak üzere kamu kurum vekuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerden işletme ve girişimcilere ait buhususlara ilişkin her türlü bilgi ve veriyi almak ve analiz etmek.”şeklinde iken 8/4/2020 tarihli ve 31093 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (58)numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle DiğerKurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı KararnamesindeDeğişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 7. maddesiyle “İşletmelere ve girişimcilere yönelik belirlenen destekpolitikalarının tasarım süreçlerinde faydalanılmak ve sunulan hizmetlerinhızlı, kaliteli, basitleştirilmiş ve düşük maliyetli bir şekilde yerinegetirilmesini sağlamak, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzelkişilerden işletme ve girişimcilere ait bu hususlara ilişkin her türlü bilgi veveriyi almak ve analiz etmek, raporlamak, ilgili mevzuatı çerçevesinde gerçekve tüzel kişilerle paylaşmak.” şeklinde değiştirilmiştir.
153. Açıklanan nedenle konusu kalmayanibareye ilişkin iptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararvermek gerekir.
H. CBK’nın 257. Maddesinin İncelenmesi
1. Genel Açıklama
154. (4) numaralı CBK’nın Ondokuzuncu Bölümü’nde MeslekîYeterlilik Kurumunun (MYK) teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin usul veesaslar düzenlenmiştir. CBK’nın 239. maddesiyle kamu tüzel kişiliğini haiz,idari ve mali özerkliğe sahip ve özel bütçeli MYK kurulmuş ve MYK’nın Çalışmave Sosyal Güvenlik Bakanlığının ilgili kuruluşu olduğu hükme bağlanmıştır.CBK’nın 241. maddesinde MYK’nın Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve hizmetbirimlerinden oluştuğu belirtilmiştir.
155. CBK’nın 251. maddesinin (1) numaralı fıkrasında MYKtarafından görevlendirilen kurum ve kuruluşlarca hazırlanan meslekstandartlarının ulusal meslek standardı, yeterliliklerin de ulusal yeterlilikolarak kabul edilebilmesi için gerekli incelemeyi yaparak Yönetim Kurulununonayına sunmak üzere sektör komiteleri kurulacağı hükme bağlanmıştır. Bumaddenin (2) numaralı fıkrasında ise sektör komitelerinin Çalışma ve SosyalGüvenlik Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, meslekleilgili diğer Bakanlıklar, işçi ve işveren kuruluşları, meslek kuruluşları veKurumun birer temsilcisinden oluşacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıcaçalışmalara üniversitelerin ilgili bölümlerinden öğretim üyelerinin de danışmanolarak davet edilebileceği belirtilmiştir.
156. 21/9/2006 tarihli ve 5544 sayılı Meslekî YeterlilikKurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un MYK personelinin atanmaşartlarını ve statüsünü düzenleyen 24. maddesinin (7) numaralı fıkrasında “Kurumpersoneli, emeklilik ve sosyal güvenlik yönünden 31/5/2006 tarihli ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (a) bendine tabidir. Ancak, sosyal güvenlik yönünden 5510sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında görev yapmakta iken YönetimKurulu Başkanı seçilen Kurum Başkanı, emeklilik ve sosyal güvenlik yönündenBakanlık genel müdürünün sahip olduğu gösterge, ek gösterge, makam, temsil vediğer tazminatları aynen uygulanarak 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi ile ilişkilendirilir ve Kurumda geçmiş olanhizmeti bu esasa göre değerlendirilir.” kuralına yer verilmiştir.
157. 5510 sayılı Kanun’un birinci fıkrasının (a) bendihizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlarınsigortalı sayılacaklarını düzenlemektedir. 5544 sayılı Kanun’un ve 5510 sayılıKanun’un anılan hükümleri birlikte değerlendirildiğinde MYK personelinin hizmetakdi ile çalıştığı anlaşılmaktadır.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
158. Dava dilekçesinde özetle; kurallarla kamu görevlilerinin mali haklarınınbelirlendiği, kamu görevlilerinin mali hakları konusunda kanunla düzenlemeyapılması gerektiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 8., 104. ve 128.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
159. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 8. ve 128. maddelerine de aykırı olduğuileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
160. CBK’nın dava konusu 257. maddesinin (1) numaralıfıkrasında MYK’nın başkanının, yönetici personel ve diğer personelinin ücret,mali ve sosyal haklarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı genel müdürüneyapılan ödemeleri aşmamak kaydıyla Yönetim Kurulunun kararı ve Genel Kurulunonayı ile belirleneceği hükme bağlanmıştır. Buna göre kural uyarınca Kurumunbaşkanının, yönetici personelinin ve diğer personelinin ücret, mali ve sosyalhaklarının belirlenmesinde Bakanlık genel müdürüne yapılan ödemelerin üst sınırolarak esas alınması gerekmekte olup ayrıca bu haklar Yönetim Kurulu kararı veGenel Kurulun onayı ile belirlenecektir.
161. Kuralın (2) numaralı fıkrası Yönetim Kurulu başkanve üyelerine, 375 sayılı KHK’nın ek 29. maddesine göre ayda dörtten fazlaolmamak üzere her bir toplantı için uhdesinde kamu görevi bulunanlara (2000)gösterge rakamının, uhdesinde kamu görevi bulunmayanlara ise (3000) göstergerakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda huzurhakkı ödenmesini öngörmektedir.
162. Kuralın (3) numaralı fıkrası ise uhdesinde kamugörevi bulunmayan sektör komitesi başkan ve üyelerine 375 sayılı KHK’nın ek 29.maddesine göre yılda altıdan fazla olmamak üzere her bir toplantı başına (2000)gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacakmiktarda huzur hakkı ödenmesini düzenlemektedir.
163. 375 sayılı KHK’nın ek 29. maddesinde bakanlıklarile kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerindeöngörülmesi ve gösterge rakamı belirlenmesi kaydıyla yönetim kurulu, denetimkurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komiteile benzeri organlarda görev alanlara ayda dörtten fazla olmamak üzere her birtoplantı için (1000) ila (3000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ileçarpımı sonucunda bulunacak miktarda, damga vergisi hariç herhangi bir vergiyetabi tutulmaksızın huzur hakkı ödeneceği ve gösterge rakamlarınınCumhurbaşkanınca üç katına kadar artırılabileceği belirtilmiştir.
164. Anılan düzenlemenin belirli bir kurum bakımından uygulanabilmesi,bu hususun ilgili CBK’da öngörülmesi ve gösterge rakamı belirlenmesi şartınabağlanmıştır. Söz konusu hüküm uyarınca ödenecek huzur hakkının belirlenmesinde(1000) ila (3000) gösterge rakamları esas alınabilecek olup Cumhurbaşkanı’na dabu rakamları üç katına kadar artırma yetkisi tanınmaktadır. Buna karşılık sözkonusu hüküm doğrudan MYK’nın Yönetim Kurulu başkanı ve üyeleri ile uhdesindekamu görevi bulunmayan sektör komitesi başkan ve üyelerine ödenecek huzurhakkının hesaplanmasında esas alınacak gösterge rakamına ilişkin herhangi birdüzenleme içermemektedir. Dolayısıyla dava konusu CBK kuralları olmasaydıyalnızca KHK’nın ek 29. maddesi hükmünden hareketle MYK Yönetim Kurulu başkanıve üyeleri ile uhdesinde kamu görevi bulunmayan sektör komitesi başkan veüyelerine huzur hakkı ödenmesinin söz konusu olamayacağı açıktır.
165. CBK’nın 55. maddesinin (2) numaralıfıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “…malive sosyal hak ve yardımları ile…” ibaresininAnayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde belirtilen gerekçeler dava konusu kuralyönünden de geçerlidir.
166. Dava konusu kural uyarınca yapılacak ödemeler sözkonusu kişilere ekonomik menfaat temin etmeyi içerdiğinden “mülkiyet hakkı”kapsamındadır. Bu nedenle kural, Anayasa’nın İkinci Kısım İkinci Bölümü’nde yeralan mülkiyet hakkına ilişkin bir düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca CBK iledüzenlenemeyecek yasak alan içinde kalmaktadır.
167. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıdır. İptaligerekir.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralın ayrıca konubakımından yetki yönünden aynı fıkranın birinci, üçüncü ve dördüncü cümleleriyönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönündenAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıgörülerek iptal edildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
I. 304. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasında Yer Alan “…ileyurtdışı şube ve bürolarının…” İbaresinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
168. Dava dilekçesinde özetle; CBK’nın 63. maddesinin (1)numaralı fıkrasına yönelik gerekçelerle kuralınAnayasa’nın 104. ve 123. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
169. Dava dilekçesinde konu bakımından yetki yönündenkuralın Anayasa’nın 123. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise deCBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkrakapsamında yapılacaktır.
170. (4) numaralı CBK’nın Yirmibirinci Bölümü’nde MilliPiyango İdaresi Genel Müdürlüğünün kuruluş, teşkilat, görev ve yetkilerineilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. CBK’nın 283. maddesinde Milli Piyangoİdaresi Genel Müdürlüğünün Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı olduğu ifadeedilmiştir. CBK’nın 304. maddesinde ise Milli Piyango İdaresi GenelMüdürlüğü’nün ilgili mevzuat hükümlerine göre taşra teşkilatı ile yurtdışı şubeve bürolarının kurulmasına veya kaldırılmasına yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.Anılan maddede yer alan “…ile yurtdışı şube ve bürolarının…” ibaresidava konusu kuralı oluşturmaktadır.
171. CBK’nın 63. maddesinin (1) numaralı fıkrasının konubakımından yetki yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde belirtilengerekçeler dava konusu kural için de geçerlidir.
172. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırıdeğildir. İptal talebinin reddi gerekir.
M. Emin KUZ bu görüşe katılmamıştır.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
173. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 106. maddesi yönündenincelenmiştir.
174. CBK’nın 63.maddesinin (1) numaralı fıkrasının içerik yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimibölümünde belirtilen gerekçeler dava konusu kural için de geçerlidir.
175. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 106. maddesine aykırı değildir. İptaltalebinin reddi gerekir.
M. Emin KUZ bu görüşe farklı gerekçeylekatılmıştır.
İ. CBK’nın 343. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasınınİncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
176. Dava dilekçesinde özetle; kamu görevlilerinin özlükhaklarının kanunla düzenlenmesi gerektiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 104.ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
177. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 128. maddesine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılanfıkra kapsamında yapılacaktır.
178. CBK’nın 343. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaOrman Genel Müdürlüğünde 657 sayılı Kanun’un ek 41. maddesine göre orman uzmanıve orman uzman yardımcıları istihdam edilebileceği belirtilmiş, dava konusu (2)numaralı fıkrasında ise orman uzmanı ve uzman yardımcılarının mali ve sosyalhak ve yardımlar ile diğer özlük hakları bakımından 375 sayılı KHK’nın ek 30.maddesi uyarınca adalet uzmanı ve adalet uzman yardımcısına denk olduğu hükmebağlanmıştır.
179. CBK’nın 55. maddesinin (2) numaralıfıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde belirtilengerekçeler dava konusu yönünden de geçerlidir.
180. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırıdır.İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci ve üçüncü cümlelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralın ayrıcakonu bakımından yetki yönünden aynı fıkranın birinci ve dördüncü cümleleriyönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönündenAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerineaykırı görülerek iptal edildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
J. 409. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (e) Bendininİncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
181. Dava dilekçesinde özetle; Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) personelinin kamu görevlisi niteliğinde olduğu,kamu görevlilerinin aylık ve ödeneklerinin kanunla düzenlenmesi gerektiğibelirtilerek kuralın Anayasa’nın 104. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
182. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 128. maddesine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılanfıkra kapsamında yapılacaktır.
183. (4) numaralı CBK’nın Otuzuncu Bölümü’nde SGK’nınkuruluş, teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.CBK’nın 403. maddesinin (2) numaralı fıkrasında SGK’nın kamu tüzel kişiliğinihaiz, idari ve mali açıdan özerk nitelikte olduğu ve Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığının ilgili kuruluşu olduğu ifade edilmiştir. CBK’nın 406. maddesindeSGK’nın organları Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Başkanlık olarakbelirlenmiştir.
184. CBK’nın 409. maddesinin dava konusu (e) bendinde SGKpersoneline ödenecek ek ödeme, ikramiye ve fazla mesai ücretine ilişkin usul veesasları belirlemek yönetim kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.
185. Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca CBK ile düzenlenemeyecek olan haklararasında mülkiyet hakkı da yer almaktadır.
186. SGK personeline yapılacak ek ödeme, ödenecekikramiye ve fazla mesai ücreti mülkiyet hakkı kapsamındadır. Bu itibarla davakonusu kuralın CBK ile düzenlenemeyecek haklardan olan mülkiyet hakkınıdüzenlediği anlaşılmaktadır.
187. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralın ayrıca konubakımından yetki yönünden aynı fıkranın birinci, üçüncü ve dördüncü cümleleriyönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırı görülerek iptaledildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
K. 542. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
188. CBK’nın 533. maddesinin (1) numaralı fıkrasıylatarafsız bir kamu tüzel kişiliğine sahip Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT)kurulmuştur. Anılan maddenin (3) numaralı fıkrasında TRT’nin ilişkili kuruluş olduğuifade edilmiştir.
189. CBK’nın 542. maddesinin dava konusu (1) numaralıfıkrasının ilk cümlesinde TRT’nin Cumhurbaşkanlığı bildirilerini sadeceCumhurbaşkanlığını bağlamak kaydıyla yayımlamakla yükümlü olduğu, ikincicümlesinde bunların Cumhurbaşkanlığı bildirisi olduğunun yayın sırasındaaçıklanması gerektiği, üçüncü cümlesinde ise Cumhurbaşkanlığı bildirilerine aitmetinlerin Cumhurbaşkanlığından yazılı yayın isteği ile verilmesi veyetkililerin imzasını taşıması gerektiği hükme bağlanmıştır.
190. 11/11/1983 tarihli ve 2954 sayılı Türkiye RadyoTelevizyon Kanunu’nun 20. maddesinde ise Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarının vefaaliyetlerinin yayımlanmasının bunların haber değeri ve niteliği taşımasışartına bağlı olduğu düzenlenmiştir.
191. Anılan hüküm, dava konusu kuraldan farklı olarakCumhurbaşkanı’nın açıklamalarının yayımlanmasını düzenlemektedir. Buaçıklamalar yazılı nitelikte olabileceği gibi sözlü nitelikte de olabilecektir.Diğer yandan dava konusu kural, Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarının yayımlanmasınıdeğil Cumhurbaşkanlığı bildirilerinin yayımlanmasını düzenlemekte olup bubildirilerin yayımlanabilmesi için Cumhurbaşkanlığından yazılı yayın isteği ilegönderilmesi ve yetkililerin imzasını taşıması şartlarını öngörmektedir. Kelimeanlamı itibarıyla bildiri, ilgililere duyuru amacı taşıyan yazılı metni ifadeetmektedir. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı bildirilerinin -Cumhurbaşkanı’nınaçıklamalarından farklı olarak- yetkililerin imzasını taşıması koşulu sebebiyleresmî belge niteliğindeki duyuru şeklinde olması gerektiği anlaşılmaktadır.Kural ayrıca bu duyuruların Cumhurbaşkanlığı bildirisi olduğunun yayınsırasında açıklanmasını ve Cumhurbaşkanlığı makamını bağlamak kaydıylayayımlanmasını öngörmektedir.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
192. Dava dilekçesinde özetle; Cumhurbaşkanlığıbildirilerinin kapsamının belirlenmediği, bildirilerin süresi ve yayımlanmasıklığı hususunda düzenleme öngörülmediği, Cumhurbaşkanı’na tanınan yetkininsınırsız olmasının yayının tarafsız yapılmasını engelleyici nitelikte olduğubelirtilerek kuralın Anayasa’nın 2. ve 133. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu BakımındanYetki Yönünden İncelenmesi
193. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 104. maddesi yönündenincelenmiştir.
194. Kuralın Cumhurbaşkanlığıbildirilerinin yayımlanmasına dair düzenlemeler öngördüğü, bu itibarla yürütmeyetkisine ilişkin bir hususu düzenlediği açıktır.
195. Kural, Anayasa’nın CBK iledüzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısım Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alantemel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasihaklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenleme de içermemektedir.
196. Anayasa’nın 123. maddesinin birinci fıkrasında “İdare,kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.” denilmiştir.Söz konusu maddenin üçüncü fıkrasında kamu tüzel kişiliğinin kanunla veya CBKile kurulacağı hükme bağlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin 12/6/2020 tarihli veE.2019/105, K.2020/30 sayılı kararında da belirtildiği üzere anılan fıkrada yeralan “…kurulur.” ibaresinin CBK ile kurulan bir kamu tüzel kişiliğininCBK ile düzenlenmesini de içerdiği anlaşılmaktadır. Zira Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasındaki koşullara bağlı olmak kaydıyla kamu tüzelkişiliğinin organları, görevleri, yetkileri ve yapısı gibi unsurların CBK’yladüzenlenemeyeceğinin kabulü, kamu tüzel kişiliğinin CBK’yla kurulmasını mümkünkılan anayasal hükmü işlevsiz, dolayısıyla anlamsız kılabilecektir (AYM, E.2019/105, K.2020/30, 12/6/2020, § 45).
197. Bir kamu tüzel kişiliğinin gerçek anlamdakurulduğundan bahsedebilmek için organları, görevleri, teşkilat yapısı gibiunsurlarının da belirlenmesi gerekmektedir. Bunlar gibi konular düzenlenmedenbir kamu tüzel kişiliğinin faaliyette bulunması düşünülemez. Kamu tüzelkişileri belli bir kamu hizmetini yerine getirmek amacıyla kurulur. Bu hizmetinyerine getirilebilmesi için tüzel kişinin kurulması yeterli olmayıp teşkilatyapısının ve bu kapsamda organlarının oluşturulması, görev ve yetkilerinin debelirlenmesi gerekir.
198. Cumhurbaşkanlığı bildirilerininyayımlanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen kurallar TRT’yi bu yayınıyapmakla yükümlü kılmaktadır. Bu yönüyle TRT’nin Cumhurbaşkanlığı bildirileriniyayımlama görevini düzenlemektedir. TRT, CBK’nın533. maddesinin (1) numaralı fıkrasıyla kamu tüzel kişisi olarak kurulmuştur. Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncü fıkrası uyarıncaCBK ile kurulan bu Kurumun görev ve yetkileriyle ilgili düzenlemelerin de CBKile yapılması mümkündür. Bu itibarla kuralın münhasıran kanunla düzenlenmesiöngörülen bir konuya ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır.
199. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınındördüncü cümlesinde “Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığıkararnamesi çıkarılamaz.” denilmiştir. 2954 sayılı Kanun’un 20. maddesinin birinci fıkrasında “BuKanunda belirtilen yayın esaslarına uymak ve diğer siyasi partilere cevap hakkıdoğuracak bir unsur taşımamak kaydıyla; Cumhurbaşkanının ve Türkiye BüyükMillet Meclisinde grubu bulunan siyasi partilerin açıklama ve faaliyetlerininyayınlanması, bunların haber değeri ve niteliği taşıması şartına bağlıdır.”kuralına yer verilerek Cumhurbaşkanı’nın açıklama ve faaliyetlerininyayımlanması, bunların haber değeri ve niteliği taşıması şartına bağlanmıştır.Anılan hüküm bu yönüyle dava konusu kuraldan farklı olarak Cumhurbaşkanı’nınaçıklama ve faaliyetlerinin yayımlanmasına ilişkin düzenleme öngörmektedir.Dava konusu kural ise idari bir yapı olarak Cumhurbaşkanlığı teşkilatının resmînitelikteki bildirilerinin yayımlanması yükümüne ve bu bildirilerin taşımasıgereken niteliklere ilişkindir. Bu itibarla anılan Kanun hükmünün dava konusukuralla aynı alanda hüküm ifade etmediği, başka bir deyişle açıkça aynı konuyudüzenlemediği görülmektedir.
200. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, M. EminKUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR bu görüşe katılmamışlardır.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
201. Kural, Cumhurbaşkanlığı makamınca yazılı yayıntalebi ile gönderilen ve yetkililerin imzasını taşıyan metinlerinCumhurbaşkanlığı bildirisi niteliğinde olduğunu, bu metinlerin Cumhurbaşkanlığıbildirisi niteliğinde olduğunun yayın sırasında açıklanarak ve sadeceCumhurbaşkanlığını bağlamak üzere yayınlanacağını düzenlemektedir. Bildiriyukarıda da açıklandığı üzere kelime anlamı itibarıyla ilgililere duyurulmakamacıyla hazırlanan yazılı metin anlamına gelmektedir. Cumhurbaşkanlığıbildirilerinin de halka yazılı olarak duyuru yapılması gereken hususlarailişkin olduğu anlaşılmaktadır.
202. Cumhurbaşkanlığı bildirilerinin kapsamının halkaduyurulması gereken konuların nitelik ve içeriğine göre Cumhurbaşkanlığıtarafından belirlenmesi gerektiği açıktır. Bu bildirilerin yayın süresi veyayımlanma sıklığı konusunda dava konusu kuralla herhangi bir düzenlemeöngörülmemiş olduğundan bu hususlarda karar verme yetkisinin TRT’ye bırakıldığıgörülmektedir. Söz konusu hususların bildirinin içeriğinden hareketle duyurununönem ve aciliyetine göre belirlenmesi gerektiği ortadadır. Bu yönüyle kuralın belirsiz olduğu söylenemez.
203. Anayasa'nın 133. maddesinde “Radyove televizyon istasyonları kurmak ve işletmek kanunla düzenlenecek şartlarçerçevesinde serbesttir./Radyo ve televizyon faaliyetlerini düzenlemek vedenetlemek amacıyla kurulan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu dokuz üyeden oluşur.Üyeler, siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında belirlenecek üye sayısınınikişer katı olarak gösterecekleri adaylar arasından, her siyasi parti grubunadüşen üye sayısı esas alınmak suretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi GenelKurulunca seçilir. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kuruluşu, görev veyetkileri, üyelerinin nitelikleri, seçim usulleri ve görev süreleri kanunladüzenlenir./Devletçe kamu tüzelkişiliği olarak kurulan tek radyo ve televizyonkurumu ile kamu tüzelkişilerinden yardım gören haber ajanslarının özerkliği veyayınlarının tarafsızlığı esastır.” denilerek TRT’nin özerkliği veyayınlarının tarafsızlığı hüküm altına alınmıştır.
204. Yukarıda da belirtildiği üzereCumhurbaşkanlığı bildirileri yetkililerin imzasını taşıması gereken resmî belgeniteliğindedir. Bu itibarla belge kapsamının, dolayısıyla bildirinin içeriğininbelgeyi düzenleyen olarak Cumhurbaşkanlığı tarafından belirlenmesi gerekeceğiaçıktır. Yayın sıklığı ve yayın süresi konusunda ise dava konusu kurallaherhangi bir düzenleme öngörülmemiş, böylelikle bu hususlarda karar vermeyetkisi TRT’ye bırakılmıştır. İdari bir teşkilat olarak Cumhurbaşkanlığıbildirilerinin yayımlanmasını öngören ve yayın için bildirinin taşıması gerekenşartları belirleyen kuralın TRT’nin tarafsızlığını öngören anayasal hükmeaykırı bir yönü bulunmamaktadır.
205. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 2. ve 133. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddigerekir.
Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, YusufŞevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR bu görüşe katılmamışlardır.
L. CBK’nın 587. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (c)Bendinin İncelenmesi
1. Genel Açıklama
206. (4) numaralı CBK’nın Kırkbirinci Bölümü’nde TürkiyeBilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) kuruluş, teşkilat, görevve yetkilerine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. CBK’nın 582. maddesinin(1) numaralı fıkrasında TÜBİTAK’ın tüzel kişiliğe, idari ve mali özerkliğesahip, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla ilgili ve özel bütçeli olduğu ifadeedilmiştir. Maddenin (2) numaralı fıkrasında ise TÜBİTAK’ın CBK’nın KırkbirinciBölümü’nde hüküm bulunmayan hâllerde özel hukuk hükümlerine tabi olduğu hükmebağlanmıştır.
207. CBK’nın 582. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaTÜBİTAK’ın Türkiye’nin rekabet gücünü ve refahını artırmak ve sürekli kılmakiçin toplumun her kesimi ve ilgili kurumlarla iş birliği içinde, ulusalöncelikler doğrultusunda bilim ve teknoloji politikaları hakkında çalışmak, bunlarıgerçekleştirecek altyapının ve araçların oluşturulmasına katkı sağlamak,araştırma ve geliştirme faaliyetlerini özendirmek, desteklemek, koordine etmek,yürütmek, bilim ve teknoloji kültürünün geliştirilmesinde öncülük yapmakamacıyla kurulduğu belirtilmiştir. 17/7/1963 tarihli ve 278 sayılı TürkiyeBilimsel Teknolojik Araştırma Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler HakkındaKanun’da ise TÜBİTAK’a tanınan kamu gücü ayrıcalıkları düzenlenmiştir. Buçerçevede Kanun’un 13. maddesinde TÜBİTAK’a yapılacak bağışların vergi, resimve harçtan muaf olduğu, 14. ve 15. maddelerinde TÜBİTAK’ın bazı vergi, harç veücretlerden muaf kılındığı, 16. maddesinde TÜBİTAK tarafından yapılan bazıharcamaların 5018 sayılı Kanun’a göre denetleneceği, 20. maddesinde TÜBİTAK’aait malların devlet malı hükmünde olduğu ve 23. maddesinde TÜBİTAK’ın yapacağıaraştırma ve incelemeler için hiçbir ilmühaber, ruhsatname veya imtiyaz almakzorunda olmadığı belirtilmiştir.
208. TÜBİTAK’ın CBK ile kurulmuş olması ve açıklanankamusal ayrıcalıklarla donatılmış olması hususları birliktedeğerlendirildiğinde haiz olduğu tüzel kişiliğin niteliğinin kamu tüzelkişiliği olduğu sonucuna varılmaktadır (AYM E.2008/88, K.2011/85, 2/6/2011).
2. Anlam ve Kapsam
209. CBK’nın 585. maddesinde Yönetim Kurulu ve BaşkanlıkTÜBİTAK’ın organları olarak sayılmış, araştırma merkezleri ve enstitüler ileKurumun görevlerini yerine getirebilmesi için gerek duyulan bilim parkı, bilimmerkezi, müze ve benzeri diğer birimlerin TÜBİTAK’ı oluşturan birimler olduğubelirtilmiştir.
210. CBK’nın 588. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaBaşkanlığın başkan ve iki başkan yardımcısı ile genel sekreterden oluşacağıhükme bağlanmıştır.
211. CBK’nın “Personel” başlıklı592. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise TÜBİTAK’ta 375 sayılı KHK’nın ek 25. ve ek 26. maddelerine göreyerli veya yabancı geçici süreli anlaşmalı araştırıcı ve danışmançalıştırılabileceği, (2) numaralı fıkrasında da 375 sayılı KHK’nın ek 28.maddesine göre iş mevzuatı çerçevesinde personel istihdam edilebileceği hükmebağlanmıştır.
212. Anılan KHK’nın ek 25. maddesi kurumlar arasındageçici görevlendirmeyi, ek 26. maddesi 657 sayılı Kanun ve diğer kanunlarınsözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın, özelbilgi ve uzmanlık gerektiren geçici mahiyetteki işlerde yerli veya yabancıpersonelin tam zamanlı, kısmi zamanlı veya projelerle sınırlı olaraksözleşmeyle istihdam edilebileceğini, ek 28. maddesi ise 657 sayılı Kanun’atabi personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarındanteşkilatlanmalarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere aithizmetlerin iş mevzuatı hükümlerine göre istihdam edilen personel eliyleyürütüleceğini düzenlemektedir.
213. Dava konusu kural; kurumun personel kadrolarını,ücret cetvelleri ile personel performans değerlendirme kriterlerini, budeğerlendirmeler kapsamında yapılacak ödemeler ile iş tanımlarını ve görevekarşılık gelen pozisyonlarını Başkanlığın önerisi üzerine görüşerek kararabağlamanın Yönetim Kurulunun görev ve yetkisi kapsamında olduğunudüzenlemektedir.
3. İptal Talebinin Gerekçesi
214. Dava dilekçesinde özetle; TÜBİTAK personelinin ücretcetvelleri ile performans değerlendirme kriterlerini, bu değerlendirmelerkapsamında yapılacak ödemeler ile iş tanımlarını ve göreve karşılık gelenpozisyonları belirleme yetkisini Başkanlığın önerisi üzerine Yönetim Kurulunabırakan kuralın CBK ile düzenlenemeyeceği, kanunla düzenlenmesi gerektiği belirtilerekAnayasa’nın 104. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
4. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
215. Dava dilekçesinde konu bakımından yetki yönündenkuralın Anayasa’nın 128. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise deCBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkrakapsamında yapılacaktır.
i. Kuralın “Kurumunpersonel kadroları…ve göreve karşılık gelen pozisyonları…” Bölümünün İncelenmesi
216. Dava konusu kural, Kurumun personel kadroları ilegöreve karşılık gelen pozisyonlarını karara bağlama konusunda Yönetim Kurulunungörevli ve yetkili olduğunu düzenlemektedir.
217. CBK’nın 54. maddesinin ikincicümlesinde yer alan “…görev veyetkileri,…” ibaresinin konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimine ilişkin olarakbelirtilen gerekçeler dava konusu kural için de geçerlidir.
218. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptaltalebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Selahaddin MENTEŞ ile Kenan YAŞARbu görüşe katılmamışlardır.
ii. Kuralın “...iş tanımlarını…” Bölümününİncelenmesi
219. Dava konusu kural, Kurumdaki iş tanımlarını kararabağlama konusunda TÜBİTAK Yönetim Kurulunun görevli ve yetkili olduğunudüzenlemektedir.
220. Kuralın TÜBİTAKiçindeki iş tanımlarının belirlenmesi konusunda yetkili birime ilişkindüzenleme öngördüğü bu itibarla yürütme yetkisine ilişkin bir hususudüzenlediği açıktır.
221. Kural, Anayasa’nın CBK iledüzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısım Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alantemel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasihaklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenleme de içermemektedir.
222. Yukarıda da açıklandığı üzere Anayasa’nın 123.maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…kurulur.”ibaresi CBK ile kurulan bir kamu tüzel kişiliğinin CBK ile düzenlenmesini deiçermektedir (bkz. § 196).
223. Bir tüzel kişiliğin gerçek anlamda kurulduğundanbahsedebilmek için organları, görev ve yetkileri, teşkilat yapısı gibiunsurların da belirlenmesi gerekmektedir. Bunlar gibi konular düzenlenmeden birkamu tüzel kişiliğinin faaliyette bulunması düşünülemez (bkz. § 197). Bubağlamda görev ve yetkileri CBK’nın 584. maddesinde belirlenmiş olan TÜBİTAK’ınkurum içindeki iş tanımlarının belirlenmesi konusunda Yönetim Kurulunu yetkilive görevli sayan kuralın tüzel kişinin teşkilat yapısına ilişkin olduğu görülmektedir. Bu itibarla kuralın münhasıran kanunladüzenlenmesi öngörülen bir konuya ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır.
224. 17/7/1963 tarihli ve 278 sayılı Türkiye Bilimsel veTeknolojik Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanun’un adı 703 sayılı KHK’nın98. maddesi ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu ile İlgili BazıDüzenlemeler Hakkında Kanun olarak değiştirilmiş ve bu Kanun’un birçok maddesiyürürlükten kaldırılmıştır. 16/8/1983 tarihli ve 77 sayılı Bilim ve TeknolojiYüksek Kurulu Kurulmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararname de 703 sayılıKHK’nın 106. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. TÜBİTAK bünyesinde iştanımlarının belirlenmesine yönelik olarak yürürlükte olan herhangi bir kanunidüzenleme saptanmamıştır. Bu itibarla kural, kanunda açıkça düzenlenen konularailişkin değildir.
225. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptaltalebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Selahaddin MENTEŞ ile Kenan YAŞARbu görüşe katılmamışlardır.
iii. Kuralın “…, ücret cetvelleri…bu değerlendirmelerkapsamında yapılacak ödemeler ile…” Bölümünün İncelenmesi
226. Dava konusu kural, TÜBİTAK personelinin ücretcetvelleri ile personel performans değerlendirme kriterleri kapsamındayapılacak ödemelerin Başkanlığın önerisi üzerine görüşülerek kararabağlanmasını Yönetim Kurulunun görevi olarak düzenlemektedir. Kural, ücretcetvelleri ile performans değerlendirme kriterlerine göre gerçekleştirileceködemelerin belirlenmesini Yönetim Kuruluna bırakmaktadır.
227. TÜBİTAK personelinin ücret cetvelleri ile personelperformans değerlendirme kriterleri kapsamında yapılacak ödemelerin Başkanlığınönerisi üzerine görüşülerek karara bağlanmasını Yönetim Kurulunun görevi sayankural, yürütme yetkisine ilişkin bir konuyu düzenlemektedir.
228. 278 sayılı Kanun’un17. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde diğer kanunlardakidüzenleme ve kısıtlamalara tabi olunmaksızın toplu iş sözleşmesi kapsamındabulunanlar dışındaki Kurum personeline ödenecek aylık net ücretin, toplu işsözleşmesi kapsamındaki personele ödenen ve Yönetim Kurulu tarafından referansolarak belirlenen göreve karşılık gelen pozisyona yapılan ödemelerin ikikatını; bu Kanun’un 19. maddesi uyarınca Kurumda görevlendirilen kişilereyapılacak aylık net ödemenin ise toplu iş sözleşmesi kapsamındaki personeleödenen ve Yönetim Kurulu tarafından referans olarak belirlenen göreve karşılıkgelen pozisyona yapılan ödemeleri geçmemek üzere Yönetim Kurulu tarafındanbelirleneceği belirtilmiştir. Söz konusu fıkranın son cümlesinde ise YönetimKurulunun bu madde uyarınca yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslarıbelirlemeye, ücretin bir kısmını performansa bağlamaya yetkili olduğu hükmebağlanmıştır.
229. Anılan hüküm toplu iş sözleşmesi kapsamı dışındakalan personel ile Kurumda görevlendirilen personele yapılacak ödemelerin üstsınırını tespit etmekte ve bu üst sınırı aşmamak kaydıyla yapılacak ödemeninbelirlenmesini Yönetim Kuruluna bırakmaktadır. Bunun yanında ödemelere ilişkinusul ve esasların belirlenmesi ile ödemelerin bir kısmının performansabağlanması konusunda yetkiyi Yönetim Kuruluna tanımaktadır.
230. Dava konusu kural ise ücret cetvelleri ile personelperformans değerlendirme kriterlerine göre gerçekleştirilecek değerlendirmelerkapsamında yapılacak ödemelerin Yönetim Kurulu tarafından belirleneceğinidüzenlemektedir. Personele ödenecek ücret ve performans değerlendirmesine göreödeme, söz konusu kişilere ekonomik menfaat temin etmeyi içerdiğinden “mülkiyethakkı” kapsamındadır. Bu nedenle kural, Anayasa’nın İkinci Kısım İkinciBölümü’nde yer alan mülkiyet hakkına ilişkin bir düzenleme içerdiğindenAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca CBKile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kalmaktadır.
231. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıdır. İptaligerekir.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralın ayrıca konubakımından yetki yönünden aynı fıkranın üçüncü ve dördüncü cümleleri yönündenincelenmesine gerek görülmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönündenAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıgörülerek iptal edildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
iv. Kuralın Kalan Kısmının İncelenmesi
232. Dava konusu kural, TÜBİTAK’ta personel performans değerlendirme kriterlerininBaşkanlığın önerisi üzerine görüşerek karara bağlanmasını Yönetim Kurulunungörevi olarak düzenlemektedir.
233. TÜBİTAK personelinin performans değerlendirmekriterlerinin Başkanlığın önerisi üzerine görüşerek karara bağlanmasını YönetimKurulunun görevi sayan kural, yürütme yetkisine ilişkin bir konuyu düzenlemekteolup ayrıca Anayasa’nın İkinci Kısım Birinci veİkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle DördüncüBölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevlere ilişkin düzenleme deöngörmemektedir.
234. Personelin başarı, verimlilik,gayret gibi hususlar bakımından değerlendirmeye tabi tutularak potansiyelinintespit edilmesini amaçlayan performans değerlendirme kriterleri, kurum içiişleyişin düzenlenmesi ve verimliliğin artırılması amacıyla oluşturulmaktadır.
235. Bu itibarla performans değerlendirme kriterlerinin Başkanlığınönerisi üzerine görüşülerek karara bağlanmasını Yönetim Kurulunun görevi olarakdüzenleyen dava konusu kuralın münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken birkonuya ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır.
236. Yapılan incelemede TÜBİTAK’ta performans değerlendirme kriterlerininbelirlenmesini düzenleyen bir kanun hükmünerastlanmamıştır.
237. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddigerekir.
M. Emin KUZ bu görüşe katılmamıştır.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
238. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 123. maddesi yönündenincelenmiştir.
239. Anayasa’nın 123. maddesinin sonfıkrasında kamu tüzel kişiliğinin kanunla veya CBK ile kurulabilmesiöngörülmüştür. Anılan hüküm uyarınca Cumhurbaşkanı, CBK’yla idareninteşkilatlanması konusunda Anayasa’nın temel ilkelerine ve bu alanla ilgiliöngördüğü kurallarına bağlı kalmak koşuluyla kamu tüzel kişilerinin teşkilatyapısının ne şekilde olacağını belirleme hususunda takdir yetkisine sahiptir.
240. Bununla birlikte yürütme organınınCBK çıkarmaya yetkili olduğu konuya ilişkin her türlü ayrıntıyı CBK ile düzenlemesive bu düzenlemelerin gereğini bizzat yerine getirmesi gerekli olmayıp CBK ilekonuya ilişkin temel kuralları belirledikten ve genel çerçeveyi çizdikten sonrabu çerçevenin içinde kalan hususları, düzenleyici nitelikteki diğer işlemlerlebelirlemesi ve bu düzenlemeler kapsamında yerine getirilmesi gereklitasarrufları da ilgili idareye bırakması mümkündür (AYM, E.2019/105, K.2020/30,12/6/2020, § 36; E.2018/124, K.2020/56, 15/10/2020, § 25).
241. Dava konusu kuralla TÜBİTAK’ın personel kadroları, personel performansdeğerlendirme kriterleri ile iş tanımlarını ve göreve karşılık gelenpozisyonlarını Başkanlığın önerisi üzerine görüşerek karara bağlamak YönetimKurulunun görev ve yetkisi olarak düzenlenmiştir. Kuralda TÜBİTAK’ın YönetimKuruluna bırakılan yetkinin genel çerçevesinin belirlendiği anlaşılmaktadır.
242. Açıklanan nedenle kural, Anayasa’nın123. maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR bu görüşekatılmamışlardır.
M. CBK’nın 594.Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının Birinci Cümlesinde Yer Alan “…gerekligördüğü bilgileri…” İbaresinin İncelenmesi
1. Genel Açıklama
243. Kişisel verilerinkorunması hakkı Anayasa’nın 20. maddesi kapsamında anayasal güvenceye bağlanmışolup kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin kanunladüzenleneceği belirtilmiştir. Buna göre veri işleyen gerçek ve tüzel kişilerinyükümlülükleri ile uyacakları usul ve esaslar bu konuda kabul edilmiş genelkanun niteliğindeki 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel VerilerinKorunması Kanunu’nda düzenlenmiş, bazı kanunlarda da kişisel verilerle ilgilihükümlere yer verilerek konuya ilişkin yasal güvencenin sağlanmasıamaçlanmıştır.
244. 6698 sayılı Kanun’un 3. maddesinin(e) bendinde kişisel verilerin eldeedilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yenidendüzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâlegetirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi verilerüzerinde gerçekleştirilen her türlü işlem kişisel verinin işlenmesi olarakifade edilmiştir.
245. Anılan Kanun’un 4. maddesinin (1) numaralıfıkrasında kişisel verilerin ancak bu Kanun’da ve diğer kanunlarda öngörülenusul ve esaslara uygun olarak işlenebileceği belirtilmiştir. Yine Kanun’un 4.maddesinin (2) numaralı fıkrası ile 5. ve 6. maddelerinde kişisel verilerinişlenmesinde uyulması zorunlu genel ilkeler, kişisel verilerin ilgili kişininrızasıyla veya rızaya dayalı olmaksızın işlenmesi şartları düzenlenmiş; kişiselverilerin silinmesi, yok edilmesi, anonim hâle getirilmesi şartları iseKanun’un 7. maddesinde ayrıca belirtilmiştir. Kanun’un Üçüncü Bölümü ve BeşinciBölümü’nde ise kişisel verileri işlenen gerçek kişiler ile kişisel verileriişleyen gerçek veya tüzel kişilerin hak ve yükümlülükleri ile kanun hükümlerineaykırı hareket edenler yönünden uygulanacak cezai hükümlere yer verilmiştir.
246. Kural olarak kişisel verisi işlenen gerçek kişininaçık rızası olmaksızın kişisel verilerin yurt içindeki veya yurt dışındakiüçüncü kişilere aktarılması mümkün olmamakla birlikte Kanun’un 8. ve 9.maddelerinde kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerin aktarılmasışartları ile buna ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Buna göre kişiselverinin aktarıldığı gerçek veya tüzel kişinin kimliğinden bağımsız olarakkişisel verinin aktarılmasına ilişkin işlemlerin anılan maddelerde belirtilenusul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirilmesi zorunludur.
247. 6698 sayılı Kanun’un uygulanması bakımından genelolarak Kanun’a tabi bulunan kişiler, kurum veya kuruluşlar tek tek belirtilmeksuretiyle herhangi bir istisna öngörülmemiş olup yalnızca Kanun’un 28.maddesinde kişisel verinin işlenmesindeki amaç ve kapsam yönünden birtakımistisnalara yer verilmiştir. Buna göre anılan Kanun kapsamında kalan ve kişiselveriyi ilk defa elde edenler ile kişisel veriyi herhangi bir surette elindebulunduran tüm gerçek ve tüzel kişilerin, kurum ve kuruluşlar ile bunlarınpersonelinin Kanun’da belirtilen usul ve esaslara uygun hareket etmesigerekecektir.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
248. Dava dilekçesinde özetle; kişisel verilerintoplanması ve işlenmesine ilişkin faaliyetlerin kanunla düzenlenmesi gerektiği,kanunla genel çerçevesi belirlenmeksizin kurumlara veri toplama yetkisiverilmesinin hukuki belirlilik ilkesine de aykırılık oluşturduğu, kişiselverilerin ancak kanunda öngörülen hâllerde veya kişinin açık rızasıylaişlenebileceği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 20. ve 104. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
249. Dava dilekçesinde konu bakımından yetki yönündenkuralın Anayasa’nın 20. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de CBK’yailişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkra kapsamındayapılacaktır.
250. CBK’nın “Bilgi ve belge talebi” başlıklı 594.maddesinin birinci cümlesinde TÜBİTAK’ın, araştırma ve inceleme konuları içingerekli gördüğü bilgileri kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretimkurumları dâhil tüm yükseköğretim kurumlarından doğrudan doğruya istemeyeyetkili olduğu belirtilmiştir. Anılan cümlede yer alan “…gerekli gördüğübilgileri…” ibaresi dava konusu kuralı oluşturmaktadır.
251. CBK’nın 584. maddesine göre TÜBİTAK bilimsel veteknolojik alanlarda araştırma ve geliştirme faaliyetlerini desteklemek,koordine etmek, izlemek, yapmayı özendirmek ve yapmak, bu amaçla program veprojeler geliştirmek, ülkemizin bilim ve teknolojiye, buluş ve yeniliğe dayalırekabet gücünün yükseltilmesine, ekonomik ve sosyal gelişimine, ülkegüvenliğine, insan ve çevre sağlığına katkı sağlamaya dönük stratejik alanlardaaraştırmalar yapmak ve yaptırmak, teknoloji altyapısını güçlendirmek amacıylamerkezler ve enstitüler kurmak, Kurum bünyesinde araştırma ve geliştirmefaaliyetlerini yapan merkezlerde, enstitülerde ve birimlerde geliştirilenteknolojilerin üretimde ve ihtiyaç duyulan alanlarda tanıtılmasını,kullanılmasını veya bunlardan daha kolay yararlanılmasını sağlamak için gerekliortamları ve yönetim yöntemlerini hazırlamak, bu teknolojilerin ülkeekonomisine, sınai ve sosyal gelişmeye katkıda bulunacak ticari değerleredönüşmesini sağlamak, bu amaçla ilgili Bakanın onayı üzerine şirket kurmak,kurulmuş şirketlere ortak olmak, Türkiye’nin taraf olacağı bilimsel veteknolojik yardım ve iş birliği anlaşmalarının hazırlanması ve müzakeresindeCumhurbaşkanlığına önerilerde bulunmak, bu anlaşmaların izlenme veuygulanmasında ilgili mevzuat çerçevesinde görev almak, dokümantasyon, bilgisistemleri, bilgi bankaları, veri tabanları, kütüphane ve arşiv gibi bilimselve teknolojik destek birimleri kurmak, mevcut ulusal ve uluslararası yapı vesistemlerle iş birliği yapmak, araştırma ve eğitim kuruluşları arasındaaraştırma ve eğitim amaçlı elektronik haberleşme hizmeti verecek ağlar kurmak,işletmek ve bu ağların yurt içi ve yurt dışındaki ağlarla bağlantısını sağlamakgibi konularda görevli ve yetkili kılınmıştır.
252. TÜBİTAK’ı anılan görevleri kapsamında gerekligördüğü bilgileri istemeye yetkili kılan kuralın yürütme yetkisine ilişkinkonuyu düzenlediği anlaşılmaktadır.
253. TÜBİTAK’ın bilimsel ve teknolojik alanlardaaraştırma ve geliştirme faaliyetlerini esas alan görevleri dikkate alındığındagerekli olan bilgileri isteyebilmesinin görevleriyle ilgili olduğu açıktır.Diğer bir ifadeyle istenebilecek bilgiler TÜBİTAK’ın görevleriyle ilgiliolanlar ile sınırlı tutulmuş olup kural, kişisel verilere ilişkin bir düzenlemeniteliğinde değildir.
254. 6698 sayılı Kanun kapsamında yeralan ve kişisel verilere ilişkin yükümlülükler ile uyulacak usul ve esaslarıdüzenleyen çeşitli hükümlere “Genel Açıklama” bölümünde yer verilmiştir (bkz.§§ 243-247). Kuralın kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat hükümlerininuygulanmasını engelleyen, sınırlandıran, genişleten, uygulanmasına istisnagetiren veya herhangi bir surette bu hükümlere temas eden bir yönü bulunmadığıgibi kişisel verilere ilişkin her türlü işlemin 6698 sayılı Kanun ile kişiselverilere ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümlere uygun olarakgerçekleştirilmesi gerektiği açıktır.
255. Bu itibarla kişisel verilereilişkin düzenleme içermeyen ve kişisel verilerle ilgili bulunmayan kuralın Anayasa’nınİkinci Kısım Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi haklarıve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevler kapsamındabulunduğu söylenemez (benzer bir değerlendirme için bkz. AYM, E.2018/134,K.2021/13, 3/3/2021, § 23-25; AYM, E.2018/133, K.2021/70, 13/10/2021, § 43-45).
256. Daha önce ifade edildiği üzere CBK ile kurulan bir kamu tüzel kişisinin görev veyetkilerine dair düzenlemelerin CBK ile yapılmasımümkündür (bkz §196). Buna göre Sanayi veTeknoloji Bakanlığının ilgili kuruluşu olarakCBK ile kurulmuş bulunan ve kamu tüzel kişisi olan TÜBİTAK’ın görevleriyleilgili bilgi isteme yetkisini düzenleyen kuralın Anayasa’nın 123. maddesininüçüncü fıkrası bağlamında 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncücümlesini ihlal eden bir yönü bulunmamaktadır.
257. 278 sayılı Kanun’da TÜBİTAK’ınbilgi isteme yetkisine ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.Dolayısıyla TÜBİTAK’ın bilgi isteme yetkisine yönelik kuralın kanunda açıkçadüzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır.
258. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddigerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR bu görüşekatılmamışlardır.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
259. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
260. KuralınTÜBİTAK’ın CBK’da açıkça düzenlenmiş olan görevlerini yerine getirebilmesiamacıyla düzenlendiği ve istenebilecek bilgilerin TÜBİTAK’ın görevleriyleilgili ve gerekli olanlarla sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır. Gerekli görülenbilgilerin istenmesindeki amaç, kapsam ve sınıraçıkça gösterilmiş olup kuralın hem kişiler hem de idare yönünden belirli veöngörülebilir olduğu açık olduğundan kuralda belirsizlik bulunmamaktadır.
261. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 2. maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR bu görüşekatılmamışlardır.
N. CBK’nın 619.Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (a) Bendinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
262. Dava dilekçesinde özetle; Türkiye İş Kurumunun(İŞKUR) Genel Kurulunda kamu kurum ve kuruluşlarını temsil edecek üyelerinniteliklerinin, sayısının ve hangi usullere göre belirleneceği hususlarınındüzenlenmediği, bu hususların belirlenmesinin çalışma ve sosyal güvenlikbakanının takdirine bırakıldığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2. maddesineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından YetkiYönünden İncelenmesi
263. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 104. maddesi yönündenincelenmiştir.
264. CBK’nın Kırküçüncü Bölümü’nde İŞKUR’un kuruluş,görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.CBK’nın 615. maddesinde İŞKUR’un Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ilgilikuruluşu olup özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliği haiz, idari ve malibakımdan özerk bir kamu kuruluşu olduğu ifade edilmiştir. CBK’nın 618.maddesinde Genel Kurul, Yönetim Kurulu, Genel Müdürlük ve İl İstihdam KurullarıİŞKUR’un organları olarak sayılmıştır.
265. CBK’nın 619. maddesinde Genel Kurul ve görevleridüzenlenmiştir. Söz konusu maddenin (1) numaralı fıkrasında Genel Kurulunoluşumu hükme bağlanmıştır. Genel Kurulun bu fıkranın dava konusu (a) bendinegöre kamu kurum ve kuruluşlarını temsilenbakan tarafından belirlenecek üyeler ile (b) bendine göre üye sayıları itibarıyla en fazla üyeye sahip ilk üçsıradaki işçi konfederasyonlarınca üye sayıları oranları dikkate alınarakbelirlenecek on yedi, üye sayısı itibarıyla en fazla üyeye sahip işveren konfederasyonuncabelirlenecek on, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden beş, Türkiye Esnaf veSanatkârları Konfederasyonundan üç, Türkiye Sakatlar Konfederasyonundan herengel grubunu temsilen birer olmak üzere toplam dört, Türkiye Ziraat OdalarıBirliğinden iki, Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek dört öğretim üyesi,Kurumda temsil yetkisine sahip kamu görevlileri sendikasınca belirlenecek bir temsilcidenoluşacağı belirtilmiştir. Kamu kurum vekuruluşlarını temsilen bakan tarafından belirlenecek üyelerin Genel Kurulun oluşumunda yeralmasını öngören (a) bendi dava konusukuralı oluşturmaktadır.
266. Kuralla İŞKUR Genel Kuruluna kamu kurum vekuruluşlarını temsilen çalışma ve sosyal güvenlik bakanı tarafından üyebelirlenmesi hükme bağlanmış olup yürütme yetkisine ilişkin bir konudüzenlenmektedir.
267. Kural, Anayasa’nın CBK iledüzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısım Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alantemel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasihaklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenleme de içermemektedir.
268. Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncü fıkrasında kamutüzel kişiliğinin kanunla veya CBK ile kurulacağı hükme bağlanmıştır. Kuruluşgörev, yetki ve sorumlulukları (4) numaralı CBK’nın Kırküçüncü Bölümü’nde düzenlenenİŞKUR’un tüzel kişiliği haiz olduğu belirtilmekle birlikte bu tüzel kişiliğinkamu tüzel kişiliği niteliğinde olup olmadığı belirtilmediğinden öncelikleKurumun kamu tüzel kişisi vasfını haiz olup olmadığı değerlendirilmelidir.
269. 25/6/2003 tarihli ve 4904 sayılı Türkiye İş Kurumuile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un 1. maddesinin son fıkrasındaKurumun malları, alacakları ve banka hesaplarının 9/6/1932 tarihli ve 2004sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunubakımından devlet malı hükmünde olup haczedilemeyeceği, alacaklarının da devletalacağı derecesinde imtiyazlı olduğu ve Kurum malları hakkında 2004 sayılıKanun’un iflasa ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı ifade edilmiştir. Bununyanında Kanun’un 6. maddesinin dört ve beşinci fıkralarında İŞKUR YönetimKurulu üyelerinin taşıması gereken nitelikler ve görevden uzaklaştırılmalarıkonularında 657 sayılı Kanun’a atıfta bulunulmuş, 20. maddesinde İŞKUR’a idaripara cezası uygulama yetkisi verilmiş ve Kanun’un 23. maddesiyle İŞKUR’a vergi,resim, harç muafiyeti yanında belediyelerce yürütülen hizmetlerden alınanücretlerden muafiyet ile kurumun doğrudan hizmetlerinden yararlanmadığı fon vekuruluşlara katkı payından muafiyet tanınmıştır.
270. İŞKUR’un kuruluşuna ilişkin usul ve esasların CBKile düzenlenmiş olması ve açıklanan kamusal ayrıcalıklarla donatılmış olmasıhususları birlikte değerlendirildiğinde İŞKUR’un kamu tüzel kişiliğini haizolduğu sonucuna varılmaktadır.
271. Daha önce de ifade edildiği gibi Anayasa’nın 123.maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca CBK ile kurulan bir tüzel kişinin organlarıda dâhil olmak üzere teşkilat yapısına yönelik düzenlemelerin CBK ile yapılmasımümkündür. Dolayısıyla İŞKUR’un organlarının Anayasa’nın 123. maddesi uyarıncaCBK ile düzenlenmesinde Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınüçüncü cümlesini ihlal eden bir yön bulunmamaktadır.
272. İŞKUR’un Genel Kurulununoluşturulmasına yönelik olarak yürürlükte olan herhangi bir kanuni düzenlemesaptanmamıştır. Bu itibarla kural, kanunda açıkça düzenlenen konulara ilişkindeğildir.
273. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptaltalebinin reddi gerekir.
M. Emin KUZ bu görüşe katılmamıştır.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
274. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 123. maddesi yönündenincelenmiştir.
275. Kural, İŞKUR’un organlarından olan Genel Kurula kamu kurum ve kuruluşlarını temsilen bakan tarafındanbelirlenecek üyelerin temsilci olarak katılacağını düzenlemektedir. Bununlabirlikte kuralda hangi kamu kurum ve kuruluşlarının Genel Kurulda temsiledileceği, temsilci sayısı ve temsilcilerin nitelikleri hususlarıbelirtilmemiştir. Başka bir ifadeyle kamu tüzel kişisi olarak CBK ile kurulanİŞKUR’un tüzel kişiliğin bir unsuru olan Genel Kurul organında kamu kurum vekuruluşlarının temsiline ilişkin olarak bakana bırakılan yetkinin kapsamıkonusunda genel bir çerçeve çizilmemiştir.
276. Açıklanan nedenle kural, Anayasa’nın123. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın 123. maddesine aykırı görülerek iptaledildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2. maddesiyönünden incelenmemiştir.
O. CBK’nın 647. Maddesinin İncelenmesi
277. (4) numaralı CBK’nın dava konusu647. maddesi 28/3/2020 tarihli ve 31082sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (57)numaralı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına DairCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 1. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.
278. Açıklanan nedenle konusu kalmayaniptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
Ö. CBK’nın 675. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasınınİncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
279. CBK’nın Kırkyedinci Bölümü’nde Türkiye SağlıkEnstitüleri Başkanlığının (TÜSEB) kuruluş, teşkilat ve görevlerine ilişkin usulve esaslar düzenlenmiştir. CBK’nın 665. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaTÜSEB’in kamu tüzel kişiliğine, bilimsel ve idari özerkliğe sahip, özel bütçeliolduğu, (2) numaralı fıkrasında ise TÜSEB’in ilgili olduğu bakanlığın, SağlıkBakanlığı olduğu ifade edilmiştir.
280. CBK’nın dava konusu 675. maddesinin (1) numaralıfıkrasının birinci cümlesinde Başkanlık kadrolarında çalıştırılanlar vegörevlendirilenlerin sağlık bilimi ve teknoloji alanındaki araştırma vegeliştirme faaliyetleri (Ar-Ge), bilimsel faaliyetler ve uygulama gibi görevalanlarıyla ilgili yıllık periyotlarda performans değerlendirmesine tabitutulacağı belirtilmiş; ikinci cümlesinde de bu değerlendirme sonucuna göresözleşmelerinin uzatılıp uzatılmamasına veya bitiş süresinden önce feshinekarar verileceği hüküm altına alınmıştır.
281. CBK’nın 673. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesinde Başkanlık personelinin 375 sayılı KHK’nın ek 28. maddesinegöre çalıştırılacağı belirtilmiş, (2) numaralı fıkrasında ise TÜSEB'de, 375sayılı KHK’nın ek 26. maddesine göre sözleşme ile yerli veya yabancı uzmanistihdam edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan KHK’nın ek 28. maddesi657 sayılı Kanun’a tabi personel istihdam edilmeyen kamu kurum vekuruluşlarında iş mevzuatına tabi personel istihdamını, ek 26. maddesi ise yerliveya yabancı sözleşmeli personel istihdamını düzenlemektedir. Ek 26. maddeyegöre sözleşmeli personel 657 sayılı Kanun’un ve diğer kanunların sözleşmelipersonel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın, özel bilgi veuzmanlık gerektiren geçici mahiyetteki işlerde tam zamanlı, kısmi zamanlı veyaprojelerle sınırlı olarak istihdam edilebilecektir. Böylelikle bu personelingeçici mahiyetteki işlerde istihdam edileceği hükme bağlanmıştır.
282. TÜSEB’de Ar-Ge projelerinin gerektirdiği alanlardasözleşmeyle personel istihdam edilmesine ilişkin hususlar 19/11/20014 tarihlive 6569 sayılı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanunve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’dadüzenlenmiştir. Anılan Kanun’un 12. maddesinin (4) numaralı fıkrasında Ar-Geprojelerinin gerektirdiği niteliklere sahip olanların, enstitülerde projesüresi ile sınırlı olmak üzere, belirli süreli iş sözleşmesiyle istihdamedilebileceği hüküm altına alınmıştır. Söz konusu maddenin (6) numaralıfıkrasında ise yabancı uyruklu uzmanların 27/2/2003 tarihli ve 4817 sayılıYabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun hükümlerine tabi olmaksızın vehaklarında 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanmaksuretiyle bir yıla kadar çalıştırılabileceği ifade edilmiştir.
283. CBK’nın 669. maddesinde Başkanlık teşkilatınınbaşkana, Genel Sekreterliğe ve başkana bağlı olarak faaliyet gösteren enstitülerdenoluştuğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla dava konusu kural uyarınca Başkanlıkkadrolarında çalıştırılan ve görev yapanların Genel Sekreterlik ve başkanabağlı enstitülerde çalışan ve görev yapanları ifade ettiği anlaşılmaktadır.Dava konusu kural uyarınca performans değerlendirmesine tabi tutularaksözleşmelerinin uzatılıp uzatılmamasına veya sözleşme bitiş süresinden öncefeshine karar verilecek personelin Başkanlık teşkilatında sözleşmeyle istihdamedilen personel olduğu görülmektedir.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
284. Dava dilekçesinde özetle; kamu görevlilerinin hak veyükümlülükleri ile özlük haklarına ilişkin düzenlemelerin kanunla yapılmasıgerektiği, periyodik performans değerlendirmesi yoluyla idareye sınırlarıbelirsiz bir yetki verildiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 104. ve 128.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Birinci Cümle
i. Kuralın Konu Bakımından YetkiYönünden İncelenmesi
285. Dava dilekçesinde konu bakımından yetki yönündenkuralın Anayasa’nın 128. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise deCBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkrakapsamında yapılacaktır.
286. Kuralla Başkanlık kadrolarında çalıştırılanlar ilegörevlendirilenlerin Ar-Ge, bilimsel faaliyetler ve uygulama gibi görevalanlarıyla ilgili olarak yıllık periyotlarda performans değerlendirmesine tabitutulacağı hükme bağlanmış olup yürütme yetkisine ilişkin bir konudüzenlenmektedir.
287. Kural, performans değerlendirmesineherhangi bir hüküm ve sonuç bağlamamakta olup bu yönüyle Anayasa’nın CBK iledüzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısım Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alantemel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasihaklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenleme içermemektedir.
288. Yukarıda da belirtildiği üzereperformans değerlendirme kriterleri, kurum içi işleyişin düzenlenmesi veverimliliğin artırılması amacıyla oluşturulmaktadır (bkz. § 234). Bu itibarlaBaşkanlık kadrolarında çalıştırılanlar ile görevlendirilenlerin yıllık periyotlarda performans değerlendirmesine tabitutulmasını öngören dava konusu kuralınmünhasıran kanunla düzenlenmesi gereken bir konuya ilişkin olmadığıanlaşılmaktadır.
289. Yapılan incelemede Başkanlık kadrolarındaçalıştırılanlar ile görevlendirilenlerin yıllık periyotlarda performansdeğerlendirmesine tabi tutulmasını düzenleyenkanun hükmüne rastlanmamıştır.
290. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddigerekir.
M. Emin KUZ bu görüşe katılmamıştır.
ii. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
291. Kural, Başkanlık kadrolarında çalıştırılanlar vegörevlendirilenlerin yıllık periyotlarda performans değerlendirmesine tabitutulmasını öngörürken performans değerlendirmesinin kapsamını ilgilipersonelin görev alanıyla ilgili konularla sınırlandırmıştır. Bu itibarla kural hem kişiler hem de idare yönünden belirli veöngörülebilir niteliktedir.
292. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 2. maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
b. İkinci Cümle
293. Dava dilekçesinde konu bakımından yetki yönündenkuralın Anayasa’nın 128. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise deCBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkrakapsamında yapılacaktır.
294. TÜSEB kadrolarında çalıştırılanlar vegörevlendirilenlerin yıllık periyotlarda tabi tutuldukları performansdeğerlendirmesi sonucuna göre sözleşmelerinin uzatılıp uzatılmamasına veyasözleşme bitiş süresinden önce sözleşmelerinin feshine karar verileceğinidüzenleyen kuralın yürütme yetkisine ilişkin konulardan olmadığı söylenemez.
295. Kural, Anayasa’nın CBK iledüzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısım Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alantemel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasihaklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenleme içermemektedir.
296. Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesinde “Anayasada münhasıran kanunladüzenlenmesi gereken konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.”denilmiştir. Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında ise memurların vediğer kamu görevlileri, nitelikleri ve atanmaları ile özlük işleri gibihususların kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
297. Dava konusu kural uyarıncaperformans değerlendirmesine tabi tutulacak personel; CBK’nın 673. maddesininatfıyla 375 sayılı KHK’nın ek 26 ile ek 28. maddeleri ve 6569 sayılı Kanun’un12. maddesinin (4) ile (6) numaralı fıkraları uyarınca istihdam edilmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere KHK’nın ek 26. maddesi yerli veya yabancı sözleşmelipersonel istihdamını düzenlemekte olup maddeye göre sözleşmeli personel 657sayılı Kanun’un ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılmasıhakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın, özel bilgi ve uzmanlık gerektiren geçicimahiyetteki işlerde tam zamanlı, kısmi zamanlı veya projelerle sınırlı olaraksözleşmeyle istihdam edilebilecektir. KHK’nın ek 28. maddesi ise 657 sayılıKanun’a tabi personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarında işmevzuatına tabi personel istihdamını düzenlemektedir. 6569 sayılı Kanun’da ise Ar-Geprojelerinin gerektirdiği niteliklere sahip olanların, proje süresi ile sınırlıolmak üzere, belirli süreli iş sözleşmesiyle istihdamı ve yabancı uyrukluuzmanların 4857 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle bir yıla kadaristihdamı hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla kamu görevlisi niteliğindeolmayan bu personelin Anayasa’nın 128. maddesi kapsamındadeğerlendirilemeyeceği açıktır.
298. Öte yandan Anayasa’nın “Sosyal ve Ekonomik Haklarve Ödevler” başlıklı Üçüncü Bölümü’nde yer alan 48. maddesinin birincifıkrasında “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetinesahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.” denilerek çalışma vesözleşme hürriyeti düzenlenmiştir. Anayasa’nın 13. maddesinde ise temel hak vehürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceği hükme bağlanmıştır. Dolayısıylaçalışma ve sözleşme hürriyetine yönelik düzenlemelerin kanunla yapılmasıgerekir.
299. Sözleşmeli olarak çalıştırılan personelin yıllıkperiyotlarda performans değerlendirmesine tabi tutulmasını ve bu değerlendirme sonucuna göre sözleşmelerinin uzatılıpuzatılmamasına veya sözleşme bitiş süresinden önce feshine karar verileceğinibelirten dava konusu kural çalışma ve sözleşme hürriyetine yönelik sınırlamaöngörmektedir.
300. Bu durumda kuralla Anayasa’nın 13. maddesi uyarıncamünhasıran kanunla yapılması gereken temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasıhususuna ilişkin bir düzenleme getirilmiştir. Buitibarla kuralda Anayasa’nın 13. maddesi bağlamında 104. maddesinin on yedincifıkrasının üçüncü cümlesine aykırı şekilde düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır.
301. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır.İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınüçüncü cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca aynı fıkranındördüncü cümlesi yönünden incelenmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı görülerek iptaledildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
P. 678. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının Birinci Cümlesinde YerAlan “…gerekli gördüğü her türlü bilgiyi…” İbaresinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
302. Dava dilekçesinde özetle; CBK’nın 143. maddesinin(ğ) bendinde yer alan “…her türlü bilgi, veri ve istatistiği toplamak…”ibaresine yönelik gerekçelerle kuralın Anayasa’nın 20. ve 104. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
303. Dava dilekçesinde konu bakımından yetki yönündenkuralın Anayasa’nın 20. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de CBK’yailişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkra kapsamındayapılacaktır.
304. CBK’nın “Bilgi isteme ve gizliliğe uyma”başlıklı 678. maddesinin birinci cümlesinde TÜSEB’in görevleri kapsamında Ar-Gekonuları için gerekli gördüğü her türlü bilgiyi, kamu kurum ve kuruluşları ilevakıflara ait olanlar dâhil tüm yükseköğretim kurumlarından talep edebileceğidüzenlenmiştir. Dava konusu kural, cümlede yer alan “…gerekli gördüğü hertürlü bilgiyi…” ibaresidir.
305. CBK’nın 666. maddesinin (1) numaralı fıkrasıkapsamında TÜSEB’in Cumhurbaşkanı’nın sağlık bilimi ve teknolojileri konusundaaldığı kararları uygulamak veya bu kararların uygulanmasında eş güdüm sağlamak,sağlık bilimi ve teknolojilerindeki gelişme, buluş ve yeniliklerin sağlıkhizmetlerinde kullanımına ve yaygınlaştırılmasına, toplum ve bireyin sağlıkdüzeyinin yükseltilmesine dönük Ar-Ge yapmak ve/veya yaptırmak, bu maksatlaAr-Ge merkezleri ve ihtiyaç duyulan diğer birimleri kurmak veya kurdurmak,teşhis ve tedavi standartlarının oluşturulmasına ve yeni tedavi yöntemleriningeliştirilmesine katkıda bulunacak Ar-Ge yapmak veya yaptırmak gibi hususlardagörevli ve yetkili kılındığı anlaşılmaktadır. Anılan maddenin (3) numaralıfıkrasında da Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarınca talep edilecek sahaaraştırmalarının, Ar-Ge, yayın ve danışmanlık hizmetlerinin TÜSEB tarafındanyerine getirilebileceği hükme bağlanmıştır.
306. Anılan görev ve yetkiler dikkatealındığında TÜSEB’in görev ve yetkilerinin önemli bir kısmının kişisel veriniteliği taşıyan sağlık alanındaki verilerin toplanmasını gerekli kılan iş veişlemlerden oluştuğu anlaşılmaktadır.
307. CBK’nın 143. maddesinin (ğ) bendinde yer alan “…hertürlü bilgi, veri ve istatistiği toplamak…” ibaresinin Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde belirtilengerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir.
308. Açıklanannedenlerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikincicümlesine aykırıdır. İptali gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN ileEngin YILDIRIM bu görüşe farklı gerekçeyle katılmışlardır.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca anılan fıkranınbirinci, üçüncü ve dördüncü cümleleri yönünden incelenmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırı görülerek iptaledildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
R. CBK’nın 688.Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
309. (4) numaralı CBK’nın dava konusufıkranın da yer aldığı 688. maddesi (57)numaralı CBK’nın 12. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.
310. Açıklanan nedenle konusu kalmayaniptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
S. 690. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının BirinciCümlesinde Yer Alan “…gerekli gördüğü her türlü bilgiyi…” İbaresininİncelenmesi
311. CBK’nın dava konusu kuralın yeraldığı 690. maddesi “Enstitü, araştırma ve inceleme konuları için gerekligördüğü her türlü bilgiyi kamu kurum ve kuruluşlarından istemeye yetkilidir.Kendilerinden bilgi istenen kamu kurum ve kuruluşları, söz konusu isteğe cevapvermek ve gereken kolaylığı göstermekle yükümlüdürler. Enstitü personeligizlilik taşıyan bilgileri açıklayamaz, kendilerinin veya başkalarınınmenfaatine kullanamaz.” şeklinde iken (57) numaralı CBK’nın 14. maddesiyle“Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Ulusal BorAraştırma Enstitüsü ve Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsü başkaca birişleme gerek kalmaksızın kapatılmıştır. Kapatılan Türkiye Atom EnerjisiKurumuna, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsüne ve Nadir Toprak ElementleriAraştırma Enstitüsüne mevzuatta yapılan atıflar Türkiye Enerji, Nükleer veMaden Araştırma Kurumuna yapılmış sayılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
312. Açıklanan nedenle konusu kalmayaniptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
Ş. CBK’nın 738. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (g)Bendinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
313. Dava dilekçesinde özetle; CBK’nın 143. maddesinin(ğ) bendinde yer alan “…her türlü bilgi, veri ve istatistiği toplamak…”ibaresine yönelik gerekçelerle kuralın Anayasa’nın 20. ve 104. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
314. CBK’nın Ellibirinci Bölümü’nde Yurtdışı Türkler veAkraba Topluluklar Başkanlığının (Başkanlık) kuruluş, teşkilat, görev veyetkilerine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. CBK’nın 735. maddesindeBaşkanlığın kamu tüzel kişiliğini haiz, özel bütçeli ve Kültür ve TurizmBakanlığına bağlı olduğu ifade edilmiştir. CBK’nın Başkanlığın teşkilat birimiolan Yurtdışı Vatandaşlar Daire Başkanlığının görevlerini düzenleyen 738.maddesinin (g) bendi dava konusu kuralı oluşturmaktadır. Kural, YurtdışıVatandaşlar Daire Başkanlığının görev alanına giren konularla ilgili hertürlü veri ve bilgiyi toplamak ve değerlendirmekle görevli olduğunudüzenlemektedir.
315. CBK’nın 737. maddesinde Başkanlığın hizmet birimleridüzenlenmiş ve 738. ila 746. maddelerinde de bu birimlerin görevleribelirlenmiştir Bu kapsamda Yurtdışı Vatandaşlar Daire Başkanlığının yurtdışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, kaybettirme hâlleri dışındavatandaşlıktan çıkmış olanların ve 29/5/2009 tarihli ve 5901 sayılı TürkVatandaşlığı Kanunu’nun 28. maddesi gereği Türk vatandaşlarına tanınanhaklardan aynen yararlananların ülkemizle sosyal, kültürel ve ekonomikbağlarını muhafaza etmeleri ve geliştirmeleri için gerekli çalışmaların ilgilikurumlarla eş güdüm içinde yapılmasını sağlamak, yurt dışında yaşayanvatandaşlar ve kaybettirme hâlleri dışında vatandaşlıktan çıkmış olanlara dairyetkili kamu kurum ve kuruluşlarınca gerçekleştirilecek çalışmalarınkoordinasyonunun bir plan dâhilinde yapılmasını sağlamak, yurt dışında yaşayanvatandaşların ve kaybettirme hâlleri dışında vatandaşlıktan çıkmış olanlarınbulundukları toplumda kanuni haklardan tam olarak yararlanabilmeleri içingerekli çalışmaları yapmak; ayrımcılık, asimilasyon, yabancı düşmanlığına karşıkorunmaları için faaliyette bulunmak ve aynı amaç için çalışan kişi vekuruluşlarla iş birliği yapmak, görev alanına giren konularda hizmetlerinetkililiğini ve yararlanıcı memnuniyetini analiz ederek araştırmak ve bunlarınsonuçlarını ilgili kurumlarla paylaşarak gereken çalışmaların başlatılmasınısağlamak gibi hususlarda görevli ve yetkili kılındığı anlaşılmaktadır.
316. Anılan görev ve yetkiler ile bugörev ve yetkiler kapsamında YurtdışıVatandaşlar Daire Başkanlığına her türlü verive bilgiyi toplama ve değerlendirme yetkisi verildiği birlikte değerlendirildiğinde kuralın yalnızca teşkilatlanmaile kurumsal yapı ve işleyişin düzenlenmesinden ibaret olmadığı, kişisel veriniteliği taşıyan veri ve bilgilerin toplanmasını ve değerlendirilmesini dekapsadığı anlaşılmaktadır.
317. CBK’nın 143. maddesinin (ğ) bendinde yer alan “…hertürlü bilgi, veri ve istatistiği toplamak…” ibaresinin konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya uygunlukdenetimi bölümünde belirtilen gerekçeler kural yönünden de geçerlidir.
318. Açıklanannedenlerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikincicümlesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca anılan fıkranınbirinci, üçüncü ve dördüncü cümleleri yönünden incelenmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğindeniçerik yönünden incelenmemiştir.
T. CBK’nın 759. Maddesinin (3) Numaralı Fıkrasınınİncelenmesi
319. (4) numaralı CBK’nın dava konusufıkranın da yer aldığı 759. maddesi (57) numaralı CBK’nın 16. maddesiyleyürürlükten kaldırılmıştır.
320. Açıklanan nedenle konusu kalmayaniptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
U. CBK’nın 782. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının İkinciCümlesi ile (2) Numaralı Fıkrasının İkinci Cümlesinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
321. Dava dilekçesinde özetle; madenve petrol uzmanı, maden ve petrol uzman yardımcısı kadrolarında görevyapanların kamu görevlisi olduğu, bu nedenle anılan personelin niteliklerine, görev ve yetkilerine, aylık ve ödenekleriile diğer özlük işlerine ilişkin hususların münhasıran kanunla düzenlenmesigerektiği belirtilerek kuralların Anayasa’nın 104. ve 128. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. (1) Numaralı Fıkranın İkinci Cümlesi
i. “…ile Uzman ve Uzman Yardımcısı…” İbaresi
322. (4) numaralı CBK’nın 782.maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “…ile Uzman ve Uzman Yardımcısı…” ibaresi 8/4/2020 tarihli ve 31093 sayılı ResmîGazete’de yayımlanan (58) numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurumve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin 44. maddesiyle yürürlüktenkaldırılmıştır.
323. Açıklanan nedenle konusu kalmayanibareye ilişkin iptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararvermek gerekir.
ii. Cümlenin Kalan Kısmı
(1) Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
324. Dava dilekçesindekonu bakımından yetki yönünden kuralın Anayasa’nın 128. maddesine de aykırıolduğu ileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
325. CBK’nın 766. maddesiyle mevzuatla verilen görevleriyürütmek üzere kamu tüzel kişiliğine sahip, Enerji ve TabiiKaynaklar Bakanlığına bağlı, merkezi Ankara’da olan, özel bütçeli Maden vePetrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) kurulmuştur. Dava konusu kural, MAPEG’de 657 sayılı Kanun’un ek 41. maddesine göremaden ve petrol uzmanı ile maden ve petrol uzman yardımcısı istihdamedilebileceğini düzenlemektedir.
326. 657 sayılı Kanun’un “Uzman istihdamı”başlıklı ek 41. maddesi bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarınınteşkilatlanmalarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesikaydıyla kurumun görev alanına giren konularda çalıştırılmak üzere merkezteşkilatlarında, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığında, Genelkurmay Başkanlığı vekuvvet komutanlıklarının merkez karargâhlarında uzman ve uzman yardımcısıistihdam edilebileceğini belirtmekte ve uzman yardımcılığı ile uzmankadrolarına atanmanın şartlarını düzenlemektedir. Anılan madde uyarınca uzman veya uzman yardımcısı istihdam edilebilmesiCBK’da bu hususun öngörülmüş olması şartına bağlanmıştır. Dava konusu kural dabu maddeye göre maden ve petrol uzmanı ve madenve petrol uzman yardımcısı istihdamını öngörmektedir.
327. CBK’nın 55. maddesinin (2) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesinin konu bakımından yetkiyönünden Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde belirtilen gerekçeler davakonusu kural yönünden de geçerlidir.
328. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırıdeğildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR bu görüşekatılmamışlardır.
(2) Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
329. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
330. CBK’nın 55. maddesinin (2) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesinin içerik yönünden Anayasa’yauygunluk denetimi bölümünde belirtilen gerekçeler dava konusu kural yönünden degeçerlidir.
331. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesine aykırı değildir. İptal talebininreddi gerekir.
b. (2) Numaralı Fıkranın İkinci Cümlesi
332. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 128. maddesine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılanfıkra kapsamında yapılacaktır.
333. CBK’nın 782. maddesinin (2) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesinde MAPEG’de 375 sayılı KHK’nınek 24. maddesine göre müfettiş ve müfettiş yardımcısı istihdam edilebileceğibelirtilmiş, dava konusu ikinci cümlede ise bu müfettiş ve müfettiş yardımcılarının mali ve sosyal hak ve yardımlarile diğer özlük hakları bakımından 375 sayılı KHK’nın ek 30. maddesi uyarıncabağımsız genel müdürlük müfettiş ve müfettiş yardımcılarına denk olduğu hükümaltına alınmıştır.
334. CBK’nın 55. maddesinin (2) numaralıfıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde belirtilengerekçeler dava konusu yönünden de geçerlidir.
335. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırıdır.İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci ve üçüncü cümlelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralın ayrıcakonu bakımından yetki yönünden aynı fıkranın birinci ve dördüncü cümleleriyönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönündenAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerineaykırı görülerek iptal edildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
Ü. CBK’nın 799. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (i)Bendi ile (1) Numaralı CBK’nın Başlığı ile Birlikte Değiştirilen 338.Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının İkinci ve Üçüncü Cümlelerinin İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
336. Dava dilekçesinde özetle; Türk Silahlı Kuvvetlerine(TSK) ilişkin hususlar 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleriİç Hizmet Kanunu’nda düzenlendiğinden kanunda açıkça düzenlenen konularda CBKile düzenleme yapılamayacağı, konusu suç teşkil eden emirlerin yerinegetirilemeyeceği, bu hususta askerî hizmetlerin görülmesi ve acele hâllerdekamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunmasına ilişkin emirlere dairistisnaların kanunla düzenlenmesi gerektiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın104. ve 137. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
i. Kuralın Konu BakımındanYetki Yönünden İncelenmesi
337. Dava dilekçesindekonu bakımından yetki yönünden kuralın Anayasa’nın 137. maddesine de aykırıolduğu ileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
338. CBK’nın 338. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesinde Genelkurmay Başkanlığı ile Kara, Deniz ve Hava KuvvetleriKomutanlıklarının Millî Savunma Bakanına bağlı olduğu belirtilmiştir. Davakonusu kuralla Cumhurbaşkanı’nın gerekli görmesi hâlinde Genelkurmay Başkanıile kuvvet komutanları ve bağlılarından doğrudan bilgi alabileceği, bunlaradoğrudan emir verebileceği ve verilen emrin herhangi bir makamdan onayalınmaksızın doğrudan yerine getirileceği hükme bağlanmıştır.
339. Kural, Cumhurbaşkanı’nıngerekli görmesi hâlinde Genelkurmay Başkanından, kuvvet komutanlarından vebağlılarından doğrudan bilgi alabileceğini, bunlara doğrudan emirverebileceğini ve verilen emrin herhangi bir makamın onayına gerek olmaksızındoğrudan yerine getirileceğini belirtmekte olupAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında yürütmeyetkisine ilişkin bir konuyu düzenlemektedir.
340. Kural, CBK ile düzenlenemeyecekolan hak ve ödevlere ilişkin bir düzenleme içermemektedir.
341. Anayasa’nın 123. maddesinin birincifıkrasında idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve kanunladüzenleneceği belirtilmiş; 106. maddesinin on birinci fıkrasında isebakanlıkların kurulmasının, kaldırılmasının, görev ve yetkilerinin, teşkilatyapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulmasının CBK ile düzenleneceğihükme bağlanmıştır. Anayasa’nın 106. maddesinin on birinci fıkrasında CBK’yladüzenleneceği özel olarak belirtilen konular arasında Cumhurbaşkanlığı merkezteşkilatına yer verilmemiş ise de Anayasa Mahkemesinin 30/12/2020 tarihli veE.2019/71, K.2020/82 sayılı kararında Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatının daanılan madde kapsamında CBK’yla düzenlenebileceğine hükmedilmiştir (bkz. §§24-26).
342. CBK’lar ile bakanlıklarınkurulmasını, kaldırılmasını, görevleri ve yetkilerini, teşkilat yapısınıdüzenleyebilme yetkisini haiz Cumhurbaşkanı’nın Cumhurbaşkanlığı merkezteşkilatı ile Cumhurbaşkanlığının yürütmeye ilişkin görev ve yetkilerini de CBKile düzenleyebileceği evleviyetle kabul edilmelidir.
343. Anayasa’nın 104. maddesinin onüçüncü fıkrasında Cumhurbaşkanı’nın millî güvenlik politikalarını belirleyeceğive gerekli tedbirleri alacağı ifade edilmiştir.
344. Dava konusu kural (1) numaralıCBK’nın Millî Savunma Bakanlığını düzenleyen Onikinci Bölümü’nde yer almaktadır.Anılan CBK’nın 338. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesiGenelkurmay Başkanlığı ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri KomutanlıklarınınMillî Savunma Bakanına bağlı olduğunu belirtmektedir. Söz konusu CBK’nın MillîSavunma Bakanlığının görev ve yetkilerini düzenleyen 336. maddesinin (b)bendinde ise Millî Savunma Bakanlığının SilahlıKuvvetlerin faaliyet ve hizmetlerinin Cumhurbaşkanınca kararlaştırılacaksavunma politikası çerçevesinde, Genelkurmay Başkanlığı tarafından tespitolunan ve Millî Savunma Bakanı tarafından onaylanan ilkeye, önceliğe ve anaprogramlarına göre yürüteceği belirtilmiştir.
345. Buna göre kuralla Cumhurbaşkanı’nın savunmapolitikasının belirlenmesine ve gerekli tedbirleri almasına ilişkin görev veyetkisi kapsamında olan hususlar düzenlenmekte olup Anayasa’nın 106. maddesininon birinci fıkrası çerçevesinde CBK ile düzenlenmesi özel olarak öngörülen konukapsamında kalmaktadır.
346. Bu bağlamdaAnayasa’nın CBK’lar tarafından düzenleneceğini özel olarak öngördüğü konulardadüzenleme yaptığı anlaşılan kuralın Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının üçüncü cümlesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
347. Yukarıda da açıklandığı üzere Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesi uyarınca kanunda açıkçadüzenlenen konularda CBK çıkarılamaz (bkz. § 28).
348. TSK içinde emir verilmesi ve bu emre uyulmasınailişkin kurallar 211 sayılı Kanun’da “V- Emir” başlığı altında yer alan19. ila 24. maddelerde düzenlenmiştir. Kanun’un 19. maddesinde astların üniformalıveya üniformasız asker amirleri ile sivil amirlerinin verdiği emirleri yerinegetirmek zorunda olduğu, 20. maddesinde emirlerin astlar tarafından kuralolarak değiştirilemeyeceği, 21. maddesinde emirlerin, kaideten birbirine bağlımakamlar ve kumandanlar tarafından bir silsile takip edilerek verileceği ve 22.maddesinde bir amirin verdiği emir yerine getirilirken daha büyük bir amirdenönceki emre muhalif ikinci bir emir alınması hâline ilişkin usul ve esaslardüzenlenmiştir. Kanun’un emir verilmesine ve emre uyulmasına ilişkin buhükümlerinin TSK içinde emir verilmesine ve bu emrin uygulanmasına ilişkinhususları düzenlediği anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle Cumhurbaşkanı ileGenelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları ve bağlıları arasında anılan Kanunanlamında ast ve amir ilişkisi olmadığı sonucuna varılmaktadır.
349. Cumhurbaşkanı’nın Genelkurmay Başkanından, kuvvet komutanlarından vebağlılarından doğrudan bilgi almasına, bunlara emir vermesine ve bu emrinyerine getirilmesine ilişkin olarak yürürlükteolan herhangi bir kanuni düzenleme saptanmamıştır. Bu itibarla kural, kanundaaçıkça düzenlenen konulara ilişkin değildir.
350. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptaltalebinin reddi gerekir.
M. Emin KUZ bu görüşe farklı gerekçeylekatılmıştır.
ii. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
351. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 117. ve 123. maddeleri yönündenincelenmiştir.
352. Anayasa'nın 123. maddesinde,idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve kanunla düzenleneceğibelirtildikten sonra idarenin kuruluş ve görevlerinin merkezden yönetim veyerinden yönetim esaslarına dayandığı hükme bağlanmış; kamu tüzel kişiliğininancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulacağı ifadeedilmiştir.
353. İdarenin bütünlüğü,idari görevleri yerine getiren kurumlar arasında birliğin sağlanması ve idariyapı içinde yer alan kurumların bir bütünlük içinde çalışmasını öngörmektedir.İdarede bütünlüğü sağlamak için başlıca iki hukuksal araç hiyerarşi veidari vesayet kullanılmaktadır. Hiyerarşi, hem merkezî yönetim içinde yeralan örgütler ve bunlara bağlı birimler arasındaki hem de yerinden yönetimkuruluşlarının kendi içindeki bütünleşmeyi sağlamaktadır.
354. Makam silsilesi şeklindetanımlanabilecek olan hiyerarşi kelimesi, idare hukuku bakımından en genelanlamıyla idare içinde yer alan görevliler arasındaki tabiiyet ilişkisini,başka bir ifadeyle ast-üst ilişkini ifade etmektedir. Hiyerarşi kapsamında üstkademede yer alması sebebiyle amir konumunda olan görevlinin yetkileri, bizzatalt kademede yer alan görevliye ilişkin olarak atama, terfi, disiplin vb.işlemleri yapma yetkisi yanında alt kademede yer alan görevli tarafından yerinegetirilecek faaliyet veya işlemleri düzeltme ya da iptal etme yetkisini dekapsamaktadır.
355. Öğretide de kabul edildiği üzerehiyerarşi içinde alt kademede yer alan görevlilerin yükümlülüklerini, amirkonumunda olan görevlilerin emir ve talimatı altında yerine getireceği açıktır.Bu yönüyle hiyerarşi, astlar ile üst kademedeki amirler arasındaki emir vetalimat ilişkini de içermektedir.
356. Hiyerarşi içinde üst kademede yeralan amirin alt kademede yer alan astlara emir ve talimat verme yetkisi, amirintabiiyeti altındaki görevlilerin faaliyet ve işlemlerinden dolayı sorumlututulmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu itibarla ilgili faaliyet veyaişlemden dolayı nihai olarak sorumluluğu bulunan her amirin kendi tabiiyetialtındaki astlara hiyerarşi içindeki silsileyi gözetmeksizin doğrudan emir vetalimat verebileceği ve astın da bu emir ve talimatları yerine getirmekleyükümlü olduğu açıktır.
357. Dava konusu kural, Cumhurbaşkanı’nın gerekli gördüğünde Genelkurmay Başkanıile kuvvet komutanları ve bağlılarından doğrudan bilgi alabileceğini, bunlaradoğrudan emir verebileceğini ve verilen emrin herhangi bir makamdan onayalınmaksızın derhâl yerine getirileceğini düzenlemektedir. Bu bağlamdaöncelikle Cumhurbaşkanı ile Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarıarasındaki hiyerarşik ilişki değerlendirilmelidir.
358. Anayasa’nın 104. maddesinin birinci fıkrasındaCumhurbaşkanı’nın devletin başı olduğu ve yürütme yetkisinin Cumhurbaşkanı’naait olduğu belirtilmiştir. Anılan maddenin sekizinci fıkrasında Cumhurbaşkanıyardımcıları ile bakanların, dokuzuncu fıkrasında ise üst düzey kamuyöneticilerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanacağı ve görevden alınacağıdüzenlenmiştir. Böylelikle devlet tüzel kişiliği içinde en yüksek hiyerarşikamirin Cumhurbaşkanı olduğu anlaşılmaktadır.
359. Anayasa’nın 117. maddesinin üçüncü fıkrasındaGenelkurmay Başkanının Cumhurbaşkanı tarafından atanacağı, Silahlı Kuvvetlerinkomutanı olduğu ve savaşta başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namınayerine getireceği belirtilmiştir. Genelkurmay Başkanının Cumhurbaşkanıtarafından atandığı ve savaşta başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığınamına yerine getireceği dikkate alındığında Cumhurbaşkanı’nın GenelkurmayBaşkanının hiyerarşik amiri olduğu görülmektedir.
360. 211 sayılı Kanun’un 1. maddesinde SilahlıKuvvetlerin Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerinden teşekkül eden silahlı devletkuvveti olduğu belirtilmiştir. (3) numaralı CBK’nın 9. maddesinin (1) numaralıfıkrasının ikinci cümlesinde ise albaylıktan tuğgeneral/tuğamiral rütbelerineterfiler ile general ve amirallikte bir üst rütbeye terfiler ve atamalarınCumhurbaşkanınca yapılacağı düzenlenmiştir. Anayasa’nın 104. maddesinin ondördüncü fıkrasında Cumhurbaşkanı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) adınaTürk Silahlı Kuvvetlerinin başkomutanlığını temsil ettiği, on beşincifıkrasında ise Türk Silahlı Kuvvetlerin kullanılmasına karar vereceği hükmebağlanmıştır. Anayasa’nın anılan hükümleri ile üst düzey kamu yöneticileriolarak kuvvet komutanlarının Cumhurbaşkanı tarafından atanmasına dayanak teşkileden 104. maddesinin dokuzuncu fıkrası birlikte değerlendirildiğindeCumhurbaşkanı’nın kuvvet komutanlarının hiyerarşik amiri olduğuanlaşılmaktadır.
361. Anayasa’nın 104. maddesinin on üçüncü ve on dördüncüfıkralarında Cumhurbaşkanı’nın millî güvenlik politikalarını belirleyeceği,TBMM adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkomutanlığını temsil edeceğidüzenlenmiştir. Anayasa’nın 117. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında dabaşkomutanlığın Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunacağı, millîgüvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasınahazırlanmasından TBMM’ye karşı, Cumhurbaşkanı’nın sorumlu olduğu kurallarınayer verilmiştir.
362. Devletin başı olarak yürütme yetkisini kullananCumhurbaşkanı’nın Başkomutanlığı temsilen TSK’nın en üst amiri olduğukuşkusuzdur. Anayasa’da emir ve talimatların hiyerarşi silsilesine uygun olarakverilmesini öngören bir hükme yer verilmediği, Cumhurbaşkanı’nın Başkomutanlığıtemsil ettiği ve Cumhurbaşkanı’na Anayasa’nın 104. ve 117. maddeleriyle verilensorumluluklar gözönünde bulundurulduğunda Cumhurbaşkanı’nın en üst hiyerarşikamir olarak gerekli görmesi hâlinde Genelkurmay Başkanından, kuvvetkomutanlarından ve bağlılarından bilgi almasına, bunlara emir vermesine ve buemrin yerine getirilmesine yönelik kuralın Anayasa’nın 123. maddesine aykırıolmadığı anlaşılmaktadır.
363. Anayasa’nın 117. maddesinin birinci fıkrasında “Başkomutanlık,Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevî varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanıtarafından temsil olunur.” denilmektedir. Anayasa’nın 104. maddesinin ondördüncü fıkrasında da benzer şekilde Cumhurbaşkanı’nın TBMM adına TSK’nınBaşkomutanlığını temsil edeceği hükme bağlanmıştır. Anılan kurallardeğerlendirildiğinde Cumhurbaşkanı’na Başkomutanlığı temsil yetkisinintanındığı anlaşılmaktadır.
364. Anayasa’nın 117. maddesinin üçüncü fıkrasında ise “Cumhurbaşkanıncaatanan Genelkurmay Başkanı; Silahlı Kuvvetlerin Komutanı olup, savaştaBaşkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir.” kuralınayer verilmiştir. Kuralın gerekçesinde “Genelkurmay Başkanı…, savaş halindede Başkomutanlık görevini, selahiyetlerini Cumhurbaşkanı namına kullanır.”denilmiştir.
365. Anayasa’nın anılan kuralları birliktedeğerlendirildiğinde Anayasa’da başkomutanlığı temsil yetkisi ve görevi ilebaşkomutan olarak Silahlı Kuvvetlerin komutanlığı yetkisi ve görevi arasındaayrım yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu kuralla barış ve savaş hâliarasında ayrım yapılmaksızın Cumhurbaşkanı’nın bilgi alma ve emir verme yetkisiile emri alanın bu emre itaat yükümlüğü düzenlenmektedir. Anayasa’da savaşhâlinde başkomutanlık görevlerinin Cumhurbaşkanı namına GenelkurmayBaşkanı tarafından yerine getirileceğinin düzenlenmiş olması, dava konusukuralla Cumhurbaşkanı bakımından öngörülen yetki ve yükümlülüklerin savaşhâlinde Genelkurmay Başkanı için geçerli olacağına işaret etmektedir. Başka birifadeyle savaş hâlinde başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanı namına yerinegetirme görevi Anayasa uyarınca Genelkurmay Başkanına geçtiğinden dava konusukuralla Cumhurbaşkanı bakımından öngörülen görev ve yükümlülüklerin deGenelkurmay Başkanı bakımından hüküm ifade edeceği anlaşılmaktadır. Bu yönüylekuralın Anayasa’nın 117. maddesine aykırı olmadığı anlaşılmaktadır.
366. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 117. ve 123.maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
IV. İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
367. 30/3/2011tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrasında kanunun, Cumhurbaşkanlığıkararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün belirlikurallarının iptali, diğer kurallarının veya tümünün uygulanmaması sonucunudoğuruyorsa bunların da Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilebileceğiöngörülmektedir.
368. (4) numaralı CBK’nın 54. maddesinin (1) numaralıfıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “… personelinin görev ve yetkileri,görevlendirme, çalışma usul ve esasları ile bu müdürlük personeline ilişkindiğer hususlar Başkanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” bölümünün iptali nedeniyle uygulanma imkânıkalmayan anılan cümlenin kalan kısmının 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4)numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
369. (4) numaralı CBK’nın 143. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (ğ) bendinde yer alan “…her türlü bilgi, veri ve istatistiğitoplamak…” ibaresinin iptalinedeniyle uygulanma imkânı kalmayan anılan bendin kalan kısmının 6216sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
370. (4) numaralı CBK’nın 678. maddesinin (1)numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…gerekli gördüğü her türlübilgiyi…” ibaresinin iptali nedeniyleuygulanma imkânı kalmayan anılan cümlenin kalan kısmı ile ikinci veüçüncü cümlelerin 6216 sayılı Kanun’un 43.maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
V. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
371. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya dabunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihteyürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetedeyayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılıKanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanarakMahkemenin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete’de yayımlandığı gündenbaşlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzereayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
372. (4) numaralı CBK’nın 54. maddesinin(1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlaledecek nitelikte görüldüğünden iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğundoldurulabilmesi amacıyla Cumhurbaşkanı tarafından gerekli düzenlemelerinyapılması için Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılıKanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu cümleye ilişkin iptalhükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonrayürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
373. (4) numaralı CBK’nın 55. maddesinin (2) numaralıfıkrasının ikinci cümlesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşlukkamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden iptal kararının ortayaçıkardığı hukuki boşluğun doldurulabilmesi amacıyla TBMM tarafından gereklidüzenlemelerin yapılması için Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu cümleyeilişkin iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarakdokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
374. (4) numaralı CBK’nın 63. maddesinin (3) numaralıfıkrasının iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlaledecek nitelikte görüldüğünden iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğundoldurulabilmesi amacıyla TBMM tarafından gerekli düzenlemelerin yapılması içinAnayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66.maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu fıkraya ilişkin iptal hükmününkararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğegirmesi uygun görülmüştür.
375. (4) numaralı CBK’nın 143. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (ğ) bendinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamuyararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden iptal kararının ortaya çıkardığıhukuki boşluğun doldurulabilmesi amacıyla TBMM tarafından gerekli düzenlemelerinyapılması için Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılıKanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu bende ilişkin iptalhükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonrayürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
376. (4) numaralı CBK’nın 257. maddesinin iptal edilmesi nedeniyledoğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğündeniptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğun doldurulabilmesi amacıyla TBMMtarafından gerekli düzenlemelerin yapılması için Anayasa’nın 153. maddesininüçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasıgereğince bu maddeye ilişkin iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’deyayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
377. (4) numaralı CBK’nın 343.maddesinin (2) numaralı fıkrasının iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlaledecek nitelikte görüldüğünden iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğundoldurulabilmesi amacıyla TBMM tarafından gerekli düzenlemelerin yapılması içinAnayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66.maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu fıkraya ilişkin iptal hükmününkararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğegirmesi uygun görülmüştür.
378. (4) numaralı CBK’nın 409.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlaledecek nitelikte iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğundoldurulabilmesi amacıyla TBMM tarafından gerekli düzenlemelerin yapılması içinAnayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66.maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu bende ilişkin iptal hükmününkararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğegirmesi uygun görülmüştür.
379. (4) numaralı CBK’nın 587. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (c) bendinde yer alan “…, ücret cetvelleri…bu değerlendirmelerkapsamında yapılacak ödemeler ile…” bölümünün iptaledilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edeceknitelikte görüldüğünden iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğundoldurulabilmesi amacıyla TBMM tarafından gerekli düzenlemelerin yapılması içinAnayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66.maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu bölüme ilişkin iptal hükmününkararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğegirmesi uygun görülmüştür.
380. (4) numaralı CBK’nın 619. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinin iptal edilmesi nedeniyledoğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğündeniptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğun doldurulabilmesi amacıylaCumhurbaşkanı tarafından gerekli düzenlemelerin yapılması için Anayasa’nın 153.maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralıfıkrası gereğince bu bende ilişkin iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’deyayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
381. (4) numaralı CBK’nın 678. maddesinin iptal edilmesi nedeniyledoğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğündeniptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğun doldurulabilmesi amacıyla TBMMtarafından gerekli düzenlemelerin yapılması için Anayasa’nın 153. maddesininüçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasıgereğince maddeye ilişkin iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’deyayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
382. (4) numaralı CBK’nın 738. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (g) bendinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamuyararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden iptal kararının ortaya çıkardığıhukuki boşluğun doldurulabilmesi amacıyla TBMM tarafından gereklidüzenlemelerin yapılması için Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince maddeyeilişkin iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarakdokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
383. (4) numaralı CBK’nın 782. maddesinin (2) numaralıfıkrasının ikinci cümlesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşlukkamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden iptal kararının ortayaçıkardığı hukuki boşluğun doldurulabilmesi amacıyla TBMM tarafından gereklidüzenlemelerin yapılması için Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu cümleyeilişkin iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarakdokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VI. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
384. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kuralların uygulanmalarıhâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceği belirtilerekyürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
15/7/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’deyayımlanan (4) numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum veKuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin;
A. 1. 63.maddesinin (2) numaralı fıkrasına,
2. 155. maddesinin(3) numaralı fıkrasının ikinci cümlesine,
3. 675. maddesinin(1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesine,
yönelik yürürlüğün durdurulması taleplerinin koşullarıoluşmadığından REDDİNE,
B. 1. 54.maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin “…personelinin görev veyetkileri, görevlendirme, çalışma usul ve esasları ile bu müdürlük personelineilişkin diğer hususlar Başkanlık tarafından çıkarılacak yönetmeliklebelirlenir.” bölümüne,
2. 55. maddesinin(2) numaralı fıkrasının ikinci cümlesine,
3. 63. maddesinin(3) numaralı fıkrasına,
4. 143. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (ğ) bendinde yer alan “…her türlü bilgi, veri veistatistiği toplamak…” ibaresine,
5. 257. maddesine,
6. 343. maddesinin(2) numaralı fıkrasına,
7. 409. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (e) bendine,
8. 587. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (c) bendinin “…, ücret cetvelleri…budeğerlendirmeler kapsamında yapılacak ödemeler ile…” bölümüne,
9. 619. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (a) bendine,
10. 678.maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…gerekligördüğü her türlü bilgiyi…” ibaresine,
11. 738.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) bendine,
12. 782.maddesinin (2) numaralı fıkrasının ikinci cümlesine,
yönelik iptal hükümlerinin yürürlüğegirmesinin ertelenmesi nedeniyle bu madde ve ibareye ilişkin yürürlüğündurdurulması taleplerinin REDDİNE,
C. 1. 55.maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesine,
2. 63. maddesinin(1) numaralı fıkrasına,
3. 163.maddesinin;
a. (2) numaralıfıkrasının (c), (ç), (d) ve (f) bentlerine,
b. (3) numaralıfıkrasının (a), (b), (ç), (d) ve (e) bentlerine,
4. 304. maddesinin(1) numaralı fıkrasında yer alan “…ile yurtdışı şube ve bürolarının…”ibaresine,
5. 542. maddesinin(1) numaralı fıkrasına,
6. 587. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (c) bendinin “Kurumun personel kadroları…ilepersonel performans değerlendirme kriterlerini,…iş tanımlarını ve görevekarşılık gelen pozisyonları Başkanlığın önerisi üzerine görüşerek kararabağlamak.” bölümüne,
7. 594. maddesinin(1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…gerekli gördüğübilgileri…” ibaresine,
8. 675. maddesinin(1) numaralı fıkrasının birinci cümlesine,
9. 782. maddesinin(1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin “GenelMüdürlükte, 657 sayılı Kanunun ek 41 inci maddesine göre Maden ve Petrol Uzmanıve Maden ve Petrol Uzman Yardımcısı…istihdam edilebilir.” bölümüne,
10. 799. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (i) bendi ile (1) numaralı CBK’nın başlığı ile birliktedeğiştirilen 338. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci ve üçüncücümlelerine,
yönelik iptal talepleri 9/11/2022 tarihli ve E.2018/123,K.2022/138 sayılı kararla reddedildiğinden bu fıkralara, bentlere, cümlelere,bölümlere ve ibarelere ilişkin yürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE,
D. 1. 68.maddesinin (8) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Herhangi bir sosyalgüvenlik kurumuna tabi olmayan rehberler hariç olmak üzere…” bölümüne,
2. 163.maddesinin;
a. (1) numaralıfıkrasına,
b. (2) numaralıfıkrasının (a), (b), (e) ve (g) bentlerine,
c. (3) numaralıfıkrasının (c) ve (f) bentlerine,
3. 234. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (t) bendinde yer alan “…her türlü bilgi ve veriyialmak ve analiz etmek.” ibaresine,
4. 647. maddesine,
5. 688. maddesinin(2) numaralı fıkrasına,
6. 690. maddesinin(1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…gerekli gördüğü hertürlü bilgiyi…” ibaresine,
7. 759. maddesinin(3) numaralı fıkrasına,
8. 782. maddesinin(1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “…ile Uzman ve UzmanYardımcısı…” ibaresine,
yönelik iptal talepleri hakkında 9/11/2022 tarihli veE.2018/123, K.2022/138 sayılı kararla karar verilmesine yer olmadığına kararverildiğinden bu maddeye, fıkralara, bentlere, bölüme ve ibarelere ilişkinyürürlüğün durdurulması talepleri hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
9/11/2022 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VII. HÜKÜM
15/7/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’deyayımlanan (4) numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum veKuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin;
A. 54. maddesinin(1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin;
1. “…personeliningörev ve yetkileri, görevlendirme, çalışma usul ve esasları ile bu müdürlükpersoneline ilişkin diğer hususlar Başkanlık tarafından çıkarılacakyönetmelikle belirlenir.” bölümünün;
a. Konu bakımındanyetki yönünden;
i. “…görev veyetkileri,…” kısmının Anayasa’ya aykırıolmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Selahaddin MENTEŞ ile KenanYAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
ii. “…personelinin…görevlendirme,çalışma usul ve esasları ile bu müdürlük personeline ilişkin diğer hususlarBaşkanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebininREDDİNE, M. Emin KUZ’un karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriği itibarıylaAnayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎGAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. Kalan bölümünün30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin(4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE, iptal hükmünün Anayasa’nın153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3)numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAKDOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
B. 55. maddesinin(2) numaralı fıkrasının;
1. Birinci cümlesinin;
a. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M.Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. İkincicümlesinin konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna veİPTALİNE OYBİRLİĞİYLE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesininüçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasıgereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRAYÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
C. 63. maddesinin;
1. (1) numaralıfıkrasının;
a. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, M. Emin KUZ’un karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
2. (2) numaralıfıkrasının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
3. (3) numaralıfıkrasının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna veİPTALİNE OYBİRLİĞİYLE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesininüçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasıgereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRAYÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
Ç. 68. maddesinin(8) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Herhangi bir sosyal güvenlikkurumuna tabi olmayan rehberler hariç olmak üzere…” bölümüne ilişkin iptaltalebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA OYBİRLİĞİYLE,
D. 143. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (ğ) bendinin;
1. “…her türlübilgi, veri ve istatistiği toplamak…” kısmının konu bakımından yetkiyönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNEOYBİRLİĞİYLE, iptal hükmünün Anayasa’nın153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3)numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAKDOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. Kalan kısmının 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralıfıkrası gereğince İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153.maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralıfıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AYSONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
E. 155. maddesinin(3) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin konu bakımından yetki yönündenAnayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
F. 163.maddesinin;
1. (1) numaralıfıkrasına ilişkin iptal talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINAOYBİRLİĞİYLE,
2. (2) numaralıfıkrasının;
a. (a), (b), (e)ve (g) bentlerine ilişkin iptal talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YEROLMADIĞINA OYBİRLİĞİYLE,
b. Kalan kısmının;
i. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına veiptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M.Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Selahaddin MENTEŞ ile Kenan YAŞAR’ın karşıoylarıve OYÇOKLUĞUYLA,
ii. İçeriği itibarıylaAnayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
3. (3) numaralıfıkrasının;
a. (c) ve (f)bentlerine ilişkin iptal talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINAOYBİRLİĞİYLE,
b. Kalan kısmının;
i. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına veiptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M.Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Selahaddin MENTEŞ ile Kenan YAŞAR’ın karşıoylarıve OYÇOKLUĞUYLA,
ii. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
G. 234. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (t) bendinde yer alan “…her türlü bilgi ve veriyialmak ve analiz etmek.” ibaresine ilişkin iptal talebi hakkındaKARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA OYBİRLİĞİYLE,
Ğ. 257. maddesininkonu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNEOYBİRLİĞİYLE, iptal hükmünün Anayasa’nın153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3)numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAKDOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
H. 304. maddesinin(1) numaralı fıkrasında yer alan “…ile yurtdışı şube ve bürolarının…”ibaresinin;
1. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, M. Emin KUZ’un karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
2. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
I. 343. maddesinin(2) numaralı fıkrasının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırıolduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE, iptal hükmününAnayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66.maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DEYAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
İ. 409. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (e) bendinin konu bakımından yetki yönünden Anayasa’yaaykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE, iptal hükmününAnayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66.maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DEYAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
J. 542. maddesinin(1) numaralı fıkrasının;
1. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ, YusufŞevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, Yusuf Şevki HAKYEMEZile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
K. 587. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (c) bendinin;
1. Konu bakımındanyetki yönünden;
a. “Kurumunpersonel kadroları…ve göreve karşılık gelen pozisyonları...” bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebininREDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ, YusufŞevki HAKYEMEZ, Selahaddin MENTEŞ ile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
b. “…iştanımlarını…” bölümünün Anayasa’ya aykırıolmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Selahaddin MENTEŞ ile KenanYAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
c. “…, ücretcetvelleri…bu değerlendirmeler kapsamında yapılacak ödemeler ile…”bölümünün konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎGAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
d. “…ilepersonel performans değerlendirme kriterlerini,…Başkanlığın önerisi üzerinegörüşerek karara bağlamak.” bölümünün Anayasa’yaaykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, M. Emin KUZ’un karşıoyu veOYÇOKLUĞUYLA,
2. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M.Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
L. 594. maddesinin(1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…gerekli gördüğübilgileri…” ibaresinin;
1. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M.Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M.Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
M. 619. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (a) bendinin;
1. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, M. Emin KUZ’un karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
2. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesininüçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasıgereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRAYÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
N. 647. maddesineilişkin iptal talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA OYBİRLİĞİYLE,
O. 675. maddesinin(1) numaralı fıkrasının;
1. Birincicümlesinin;
a. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, M. Emin KUZ’un karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
2. İkincicümlesinin konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna veİPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
Ö. 678. maddesinin(1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin;
1. “…gerekligördüğü her türlü bilgiyi…” kısmının konu bakımından yetki yönündenAnayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNEOYBİRLİĞİYLE, iptal hükmünün Anayasa’nın153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3)numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAKDOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. Birincicümlesinin kalan kısmı ile ikinci ve üçüncü cümlelerinin 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralıfıkrası gereğince İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153.maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralıfıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AYSONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
P. 688. maddesinin(2) numaralı fıkrasına ilişkin iptal talebi hakkında KARAR VERİLMESİNEYER OLMADIĞINA OYBİRLİĞİYLE,
R. 690. maddesinin(1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…gerekli gördüğü hertürlü bilgiyi…” ibaresine ilişkin iptal talebi hakkında KARAR VERİLMESİNEYER OLMADIĞINA OYBİRLİĞİYLE,
S. 738. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (g) bendinin konu bakımından yetki yönünden Anayasa’yaaykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
Ş. 759. maddesinin(3) numaralı fıkrasına ilişkin iptal talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YEROLMADIĞINA OYBİRLİĞİYLE,
T. 782.maddesinin;
1. (1) numaralıfıkrasının;
a. İkincicümlesinde yer alan “…ile Uzman ve Uzman Yardımcısı…” ibaresine ilişkiniptal talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA OYBİRLİĞİYLE,
b. İkincicümlesinin kalan kısmının;
i. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M.Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
ii. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
2. (2) numaralıfıkrasının ikinci cümlesinin konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırıolduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE, iptal hükmününAnayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66.maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DEYAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
U. 799. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (i) bendi ile (1) numaralı CBK’nın başlığı ile birliktedeğiştirilen 338. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci ve üçüncücümlelerinin;
1. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
2. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
9/11/2022 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
FARKLI GEREKÇE VE KARŞIOY GEREKÇESİ
1. 15/7/2018 tarihlive (4) numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ileDiğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin(CBK) 143. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ğ) bendinde yer alan “…hertürlü bilgi, veri ve istatistiği toplamak…” ibaresi ile 678. maddesinin(1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…gerekli gördüğü hertürlü bilgiyi…” ibaresinin konu bakımından yetki yönünden iptallerinekarar verilmiştir. Diğer yandan Mahkememiz çoğunluğu, CBK’nın; (a) 54.maddesinin ikinci cümlesinde yer alan “…görev ve yetkileri,…” ibaresininkonu bakımından yetki yönünden, (b) 55. maddesinin (2) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesinin, (c) 163. maddesinin (2) ve (3) numaralı fıkralarınınhakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilen bentleri dışında kalankısımlarının, (d) 542. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, (e) 587. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (c) bendinin bazı bölümlerinin, (f) 594. maddesininbirinci cümlesinde yer alan “…gerekli gördüğü bilgileri…” ibaresinin,(g) 782. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin hakkında kararverilmesine yer olmadığına karar verilen “…ile Uzman ve Uzman Yardımcısı…”ibaresi dışında kalan kısmının, konu bakımından yetki ve içerik yönündenAnayasa’ya aykırı olmadıklarına karar vermiştir. Belirtilen iptal kararlarınafarklı gerekçe ile katılmakla birlikte, red yönündeki kararlara katılma imkânıolmamıştır.
I. FARKLIGEREKÇE
2. CBK’nın 143.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ğ) bendinde “mükellefiyet, vergilendirmeve vergiye uyum düzeyine ilişkin yapılacak çalışmalar için her türlü bilgi,veri ve istatistiği toplamak suretiyle oluşturulacak Risk Analizi Sistemiüzerinden risk analizi yapmak ve vergiye gönüllü uyum düzeyini ölçmek”, Gelirİdaresi Başkanlığının (GİB) ana hizmet birimlerinden olan Uygulama ve VeriYönetimi Daire Başkanlığının görevleri arasında sayılmaktadır. Benzer şekildeCBK’nın 678. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesi uyarınca da TürkiyeSağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB), “görevleri kapsamında Ar-Ge konularıiçin gerekli gördüğü her türlü bilgiyi, kamu kurum ve kuruluşları ile vakıflaraait olanlar dâhil tüm yükseköğretim kurumlarından talep edebilir”.
3. Anılan maddelerdeyer alan “…her türlü bilgi, veri ve istatistiği toplamak…” ibaresiile “…gerekli gördüğü her türlü bilgiyi…”ibaresinin konu bakımından yetki yönünden iptaline yönelik çoğunlukgerekçesinde, Mali Suçları Araştırma KuruluBaşkanlığına (MASAK) her türlü bilgi ve belgeyi isteme yetkisi veren kuralıniptaline dair Anayasa Mahkemesi kararınaatıf yapılmak suretiyle bilgi isteme ve toplama yetkisine sahip olankurumların görev alanına vurgu yapılmıştır (AYM,E.2019/96, K.2022/17, 26/5/2022). Bu kapsamda GİB’in ve TÜSEB’in görevve yetkilerinin önemli ölçüde veri işlenmesi ile buna ilişkin iş ve işlemlerdenoluşması sebebiyle toplanacak bilgilerin kişisel veri niteliğindeki verileri dekapsayacağının açık olduğu, bu nedenle kişisel verilere ilişkin bir düzenlemeniteliğinde olan kuralların CBK ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kaldığıbelirtilmiştir (§§ 120-125, 305-308).
4. AnayasaMahkemesinin 2019/96 esas sayılı kararındayazdığımız farklı gerekçede de belirtildiği üzere, kendilerine gerçek ve/veyatüzel kişilerden her türlü bilgiyi isteme görev ve yetkisi verilen kurumlarıngörev alanlarının genişliği dikkate alındığında istenen bilgiler arasındakişisel verilerin bulunmaması neredeyse imkânsızdır. Zira kişisel verisadece kişinin adı ve soyadı, doğum yeri ve tarihi gibi kimlik bilgilerinideğil, telefon numarası, motorlu taşıt plakası, pasaport numarası, özgeçmişbilgileri, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, genetik bilgiler,etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri ve aile bağları gibi kişiyibelirlenebilir kılan tüm bilgileri kapsamaktadır (AYM,E.2019/96, K.2022/17, 26/5/2022, Farklı Gerekçe, §§ 5-8).
5. Diğer yandan birCBK hükmünün Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesiçerçevesinde yasak alanda düzenleme içerip içermediğini belirlerken kurumungörev alanının ağırlıklı olarak veya önemli ölçüde kişiselverilerin toplanmasına veya işlenmesine ilişkin olması gerekmemektedir. Esasenböyle bir kriteri kabul etmek, görevi ağırlıklı olarak veri toplanmasına veişlenmesine yönelik olan birkaç kamu kurumu dışında tüm kurum ve kuruluşlarıngörevleriyle ilgili her türlü bilgiyi herkesten isteme yetkisine CBK ile sahipkılınabileceği anlamına gelecektir. Bunun da CBK’lara ilişkin yasak alansınırlamasını işlevsiz hale getireceği açıktır.
6. Hâlbuki Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca temel haklar,kişi hakları ve siyasi haklar CBK ile düzenlenemez. Anayasa’nın 20.maddesinde güvence altına alınan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı,Anayasa’da CBK ile düzenlenemeyeceği öngörülen “yasak alan” kapsamındakalan temel haklar arasındadır. Buradaki düzenleme yasağı, sınırlandırmayı daiçine alan ancak onunla sınırlı olmayan ve sınırlama mahiyetinde olmasa daanılan hak ve özgürlüklere yönelik olan her türlü düzenlemeyi içermektedir.
7. Kişilerden vekurumlardan her türlü bilgiyi isteyen kurumun görev alanının kapsamının neolduğu belirleyici kriter olarak kabul edilemez. Burada bilgileri isteyenkurumdan ziyade istenen bilgilerin niteliği, dolayısıyla istenen bilgilerarasında kişisel verilerin olup olmayacağı belirleyicidir. Görevi “önemli ölçüde”veri işlemek olmayan, dahası bu yönde hiçbir görevi bulunmayan kurum vekuruluşların diğer görevleri kapsamında da kişisel verileri toplayabileceğiizahtan varestedir. Bu sebeple kurumlara her türlü bilgiyi toplama/istemeyetkisi veren kuralların kişisel verilerin korunması hakkına ilişkin düzenlememahiyetinde olduğu kabul edilmelidir.
8. Dava konusuibarelerin iptallerine açıklanan farklı gerekçeyle katılıyorum.
II. KARŞIOYGEREKÇESİ
A. CBK’nın54. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının İkinci Cümlesinde Yer Alan “…görev veyetkileri…” İbaresi
9. Dava konusu kural,il afet ve acil durum müdürlüğü ile afet ve acil durum arama ve kurtarma birlikmüdürlüğü personelinin görev ve yetkilerinin Afet ve Acil Durum YönetimiBaşkanlığı (AFAD) tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğinidüzenlemektedir. Mahkememiz, kuralın konu bakımından yetki yönünden Anayasa’yaaykırı olmadığına karar verirken, personelin görev ve yetkilerine ilişkinhususların genel çerçevesinin ve temel ilkelerin CBK ile belirlenmeden konunundüzenlenmesini yönetmeliğe bıraktığı gerekçesiyle içerik yönünden iptalinehükmetmiştir.
10. Esasen kuraliçerik yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetki yönünden iptaledilmeliydi. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncücümlesinde Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konulardaCBK çıkarılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Anayasa’nın 128. maddesi, diğerhususlar yanında, memurların ve diğer kamu görevlilerinin görev ve yetkilerininkanunla düzenleneceğini belirtmektedir.
11. Anayasa Mahkemesi,hazine ve maliye müfettişlerinin, görev, yetki ve sorumluluklarınınBakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğini öngören CBK hükmünü iptaletmiştir. Mahkeme bu kararında, görev ve yetkilerinin yönetmelikle düzenlenmesiöngörülen personelin “Anayasa’nın 128. maddesi anlamında memur veya diğerkamu görevlisi sıfatına sahip” olduğunu, bu nedenle münhasıran kanunladüzenlenmesi gereken bir konunun CBK ile düzenlenmesinin Anayasa’ya aykırılıkteşkil ettiğini vurgulamıştır (AYM, E.2019/96, K.2022/17, 24/02/2022, §§58-61).
12. İptali istenenkural bakımından bu karardan ayrılmayı gerektiren bir neden bulunmamaktadır.Dolayısıyla kural konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır.
B. CBK’nın55. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının Birinci Cümlesi
13. Kural, AFAD merkezteşkilatında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) ek 24. maddesine göreAFAD Denetçi ve Denetçi Yardımcılarının istihdam edilebileceğinibelirtmektedir.
14. 375 sayılı KHK’nınek 24. maddesinde ve onun atıf yaptığı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nunek 41. maddesinin ilgili hükümlerinde, diğer memur ve kamu görevlileri yanında,denetçi ve denetçi yardımcılarının kamu hizmetine girişine ve bu hizmetegirdikten sonra denetçi olarak atanmak için sahip olmaları gereken niteliklereilişkin hususlar düzenlenmektedir.
15. Yaptığı atıfnedeniyle dava konusu kural, AFAD merkez teşkilatında istihdam edilebilecekolan denetçi ve denetçi yardımcılarının giriş şartları ve niteliklerini de düzenlemişolmaktadır. Nitekim Mahkememiz kuralın içerik yönünden Anayasa’ya aykırıolmadığına karar verirken, atıf yapılan 375 sayılı KHK’nın ek 24. maddesindeanılan personelin istihdamına ilişkin usul ve esasların açık, net, anlaşılır,uygulanabilir ve nesnel şekilde belirlenmiş olduğuna vurgu yapmıştır (§§66-67).
16. Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesinde Anayasa’nın ikincikısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları veödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin CBK’yladüzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Başka bir ifadeyle temel hak ve özgürlüklereilişkin yasak alanda CBK çıkarılmaz.
17. Kamu hizmetinegirme hakkını güvence altına alan Anayasa’nın 70. maddesi, Anayasa’nın ikinci kısmınınsiyasi haklar ve ödevler başlıklı dördüncü bölümünde yer almaktadır. Bumaddenin “Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbirayrım gözetilemez” şeklindeki ikinci fıkrası, kamu hizmetine girmek içinöngörülen şartlar ve aranan niteliklerin söz konusu hak kapsamında olduğunugöstermektedir. Bu bağlamda AFAD Denetçi Yardımcılarının kamu hizmetine girmekiçin gerekli olan şartları ve nitelikleri atıf yoluyla belirleyen dava konusukuralın yasak alanda düzenleme yaptığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kuralın bukısmı Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesineaykırıdır.
18. Diğer yandan davakonusu kural, atıf yoluyla, aynı zamanda AFAD’da denetçiliğe atanmak içingerekli şartları ve nitelikleri de düzenlemektedir. Oysa Anayasa’nın 128.maddesi uyarınca kamu görevlilerinin nitelikleri ve atanmalarıkanunla düzenlenmelidir.
19. Anayasa Mahkemesi,atamaya yetkili merciin belirlenmesi gibi atama usulüne ilişkinhususların kamu tüzel kişiliğinin kurulmasının “zorunlu sonucu” olarakgörülebileceğini, dolayısıyla bu konunun CBK ile düzenlenebileceğini kabuletmektedir (AYM, E.2018/124, K.2020/56, 15/10/2020, § 44). Bununla birlikte,kamu görevlilerinin “görev ve yetkileri” gibi “nitelikleri ve atanmaesasları” da teşkilatın kurulmasının zorunlu sonuçları değildir. Bu nedenledenetçilerin atanmaları için öngörülen şartlar ve aranan niteliklerin münhasırankanunla düzenlenmesi gerektiğinden, dava konusu CBK kuralı Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır.
C. CBK’nın163. Maddesinin (2) ve (3) Numaralı Fıkralarının İlgili Kısımları
20. CBK’nın 163.maddesinin (2) numaralı fıkrasında Göç İdaresi Başkanlığına bağlı olarakbüyükelçiliklerde görev alan göç müşavirlerinin, (3) numaralı fıkrasında isekonsolosluklarda görev alan göç ataşelerinin görevleri düzenlenmiştir. Bugörevlerden bazılarını düzenleyen (2) numaralı fıkranın (a), (b), (e) ve (g)bentleri ile (3) numaralı fıkranın (c) ve (f) bentleri hakkında kararverilmesine yer olmadığına, kalan kısmının ise CBK’nın 54. maddesinin ikincicümlesinde yer alan “…görev ve yetkileri…” ibaresine ilişkingerekçelerle Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verilmiştir.
21. Kuralların,hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilen bentler dışındakikısımlarında da göç müşavirlerinin ve göç ataşelerinin görevleri sayılmaktadır.Dolayısıyla yukarıda (A) başlığı altında açıklanan muhalefet gerekçeleri bukurallar için de geçerlidir. Anayasa’nın 128. maddesi kapsamında memur veyakamu görevlisi olan göç müşavirleri ve göç ataşelerinin görevlerinin münhasırankanunla düzenlenmesi gerektiğinden, dava konusu CBK kuralları Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır.
D. CBK’nın542. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrası
22. CBK’nın 542.maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesine göre “TürkiyeRadyo-Televizyon Kurumu, Cumhurbaşkanlığı bildirilerini, sadeceCumhurbaşkanlığını bağlamak kaydıyla yayınlamakla yükümlüdür”. Fıkranınikinci cümlesinde bunların Cumhurbaşkanlığı bildirisi olduğunun yayın sırasındaaçıklanacağı, üçüncü cümlesinde de bildiri metinlerinin Cumhurbaşkanlığındanyazılı yayın isteği ile verilmesi ve yetkililerin imzasını taşımasının şartolduğu belirtilmektedir.
a. KonuBakımından Yetki Yönünden
23. Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesinde kanunda açıkçadüzenlenen konularda CBK çıkarılamayacağı ifade edilmiştir.Cumhurbaşkanının, yürütme yetkisine ilişkin konularda CBK çıkarabilmesi içinCBK’yla düzenlenecek konunun kanunlarda açıkça düzenlenmemiş olması gerekir.
24. Anayasa MahkemesiCBK’lar için öngörülen bu kriteri uygularken bazı esaslar belirlemiştir.Öncelikle CBK’ların anılan Anayasa hükmü yönünden yapılacak denetimindekarşılaştırmaya esas olabilecek, daha önce çıkarılmış bir kanun olupolmadığının tespit edilmesi gerekir. Sonrasında ise -böyle bir kanun varsa-incelenen CBK kuralının kanunun açıkça düzenlediği konuyu düzenleyipdüzenlemediği belirlenmelidir. Bu değerlendirme yapılırken önce ilgili kanununCBK ile düzenlenen alanda hüküm ifade edip etmediğinin belirlenmesi, ardındanda kanundaki düzenlemenin açık olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. Bubağlamda CBK kuralı olmasaydı, karşılaştırmaya esas alınan kanun hükmünün CBKile düzenleme yapılan konuya uygulanacak olup olmaması, CBK kuralının kanun iledüzenlenen konuda çıkarılıp çıkarılmadığına dair bir gösterge olacaktır (AYM,E.2019/96, K.2022/17, 24/02/2022, § 40).
25. Bu açıklamalarışığında dava konusu CBK hükmüne bakıldığında, Cumhurbaşkanının açıklamalarınınTRT’de yayınlanmasına ilişkin konunun daha önce 11/11/1983 tarihli ve 2954sayılı Türkiye Radyo Televizyon Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasındadüzenlendiği görülmektedir. Buna göre “Bu Kanunda belirtilen yayınesaslarına uymak ve diğer siyasi partilere cevap hakkı doğuracak bir unsurtaşımamak kaydıyla; Cumhurbaşkanının ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde grububulunan siyasi partilerin açıklama ve faaliyetlerinin yayınlanması, bunlarınhaber değeri ve niteliği taşıması şartına bağlıdır.”
26. CBK kuralı,Cumhurbaşkanının açıklamalarının yayınlanmasına ilişkin olarak kanunun açıkçadüzenlediği bir konuda -bazı farklılıklarla birlikte- bir düzenlemeyapmaktadır. Çoğunluk kararında, CBK kuralının Cumhurbaşkanının değil “Cumhurbaşkanlığıteşkilatının resmi nitelikteki bildirilerinin yayınlanması yükümüne”ilişkin olduğu, dolayısıyla Cumhurbaşkanının açıklama ve faaliyetlerininyayınlanmasına dair kanuni düzenlemenin dava konusu CBK kuralıyla aynı alandahüküm ifade etmediği belirtilmektedir (§ 199). Çoğunluğun bu görüşüne birkaçnedenle katılmak mümkün değildir.
27. Birincisi, davakonusu CBK kuralında yayınlanması zorunlu olan Cumhurbaşkanlığı bildirileribakımından “resmi” ya da “resmi olmayan” şeklinde bir ayrıma yerverilmemektedir. Bildirinin yazılı olarak ve yetkililerin imzasıyla gönderilmişolmasının onu “resmi” hale getireceği söylenebilirse de, 2954 sayılıKanun uyarınca yayınlanacak Cumhurbaşkanı açıklamalarının “resmi”olmadığını söylemek kolay değildir. Esasen bu şekilde bir farklılaştırmanınyasal dayanağı bulunmamaktadır.
28. İkincisi, “Cumhurbaşkanı” ile “Cumhurbaşkanlığı”nınaçıklamalarının/bildirilerinin kesin olarak ayrılması kolay değildir. Davakonusu kural, Cumhurbaşkanının “Cumhurbaşkanlığı bildirisi” adıaltındaki açıklamalarının TRT’de yayınlanmasını zorunlu kılmaktadır. Dolayısıylaburada esas olan yürütmenin başı olarak Cumhurbaşkanının aldığı bir kararınveya herhangi bir konuya ilişkin görüşlerinin “bildiri” şeklindeyayınlanması yükümlülüğünün bulunmasıdır. Bu yükümlülük, dava konusu CBKhükmünde yayın sırasında bunun Cumhurbaşkanlığı bildirisi olduğununbelirtilmesi ve bildirinin yazılı/imzalı olarak ve yayın isteği ile iletilmesiolarak belirtilen şekil şartlarına bağlı kılınırken, 2954 sayılı Kanun’un 20.maddesinin birinci fıkrasında ise esasa yönelik şartlar öngörülmektedir.
29. Üçüncüsü ve enönemlisi, dava konusu CBK hükmü olmasaydı TRT’de yayınlanması öngörülenaçıklamalar/bildiriler konusunda anılan kanun hükmünün uygulanacağı açıktır.Kanun hükmü Cumhurbaşkanının açıklamalarının ve faaliyetlerinin yayınlanmasıkonusunda, diğer siyasi partilere cevap hakkı doğuracak bir unsur taşımamak vehaber değeri taşımak gibi, belli esaslı şartların gerçekleşmesiniöngörmektedir. Hâlbuki, dava konusu CBK hükmü -basit şekil şartları dışında-Cumhurbaşkanlığı bildirilerinin yayınlanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu haliyleCBK hükmü, kanunda öngörülen şartlara istisna getiren bir düzenlememahiyetindedir. Dolayısıyla kanunun açıkça düzenlediği bir konuda düzenlemeyapan CBK kuralı Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncücümlesine aykırıdır.
b. İçerikYönünden
30. Anayasa’nın 2.maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti kanunların ve CBK’ların ikitemel niteliğe sahip olmasını gerektirmektedir. Birincisi, bu düzenlemelerkişiler ve idare yönünden herhangi birduraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır,uygulanabilir, nesnel ve öngörülebilir olmalıdır. İkincisi, kanunlar ve CBKhükümleri kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı bireyleri koruyucu,onların temel hak ve özgürlüklerini güvenceye alan önlemler içermelidir (bkz. AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, § 153).
31. Dava konusu CBKkuralı, basit şekil şartları dışında, gerek yayınlanması zorunlu olanCumhurbaşkanlığı bildirilerinin içeriğine ve kapsamına, gerekse yayınlarınsıklığına ve süresine ilişkin olarak herhangi bir açıklamaya yer vermemektedir.Aynı şekilde kural, sözgelimi siyasi nitelikteki bildirilerin yayınlanması gibikamu otoritelerinin keyfi uygulamalarını önleyecek tedbirleri deiçermemektedir. Bu sebeple kural Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdır.
32. Diğer yandan,Anayasa’nın 133. maddesinin üçüncü fıkrasına göre “Devletçe kamutüzelkişiliği olarak kurulan tek radyo ve televizyon kurumu ile kamutüzelkişilerinden yardım gören haber ajanslarının özerkliği ve yayınlarınıntarafsızlığı esastır.” Maddenin ilk halinin gerekçesinde radyo vetelevizyonun kamuoyunun oluşumunda oynadığı önemli rol dikkate alınarak“tarafsızlık ilkesi”nin getirildiği belirtilmiştir. 1993 yılında yapılanAnayasa değişikliği ile kamu tüzel kişiliğine sahip tek radyo ve televizyonkurumunun -kamu tüzel kişilerinden yardım gören haber ajansları gibi-özerkliğinin ve yayınlarının tarafsızlığının esas olduğu ifade edilmiştir. BuAnayasa değişikliğine ilişkin kanun teklifinin gerekçesinde “evrenseldemokrasinin giderek kitle iletişim araçlarında çoğulculuk ve rekabetanlayışına” yöneldiği, bu alanda devlet tekelini korumanın “çağıngeldiği demokratik seviyede artık düşünce özgürlüğünün tarifi dışında kalmakta”olduğu, radyo ve televizyon alanında da “çok sesliliğe geçme”nin zorunluhale geldiği vurgulanmıştır.
33. Bu bağlamdaAnayasa’nın 133. maddesine dayanılarak kurulan TRT’nin kurumsal özerkliğe sahipolması ve yayınlarında tarafsızlık ilkesine uyması anayasal bir zorunluluktur.Nitekim 2954 sayılı Türkiye Radyo Televizyon Kanunu’nun 1. maddesinde Kanun’unamaçlarından birinin “özerkliği ve tarafsızlığı Anayasada hükme bağlananTürkiye Radyo-Televizyon Kurumuna ilişkin esas ve usulleri belirlemek”olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle kanun koyucunun TRT’ye ilişkin usul ve esaslarıbelirlerken özerklik ve tarafsızlık ilkelerinin gereklerineaykırı düzenlemelerden kaçınması gerekir.
34. Özerklik ilkesi engenel anlamda TRT’nin yayın politikasını belirleme konusunda sahip olduğutakdir yetkisini ifade eder. Elbette bu yetki sınırsız değildir. Kanun koyucukurumun takdir yetkisini ortadan kaldırmayacak ve özerkliğini işlevsiz halegetirmeyecek şekilde ve ölçüde bazı düzenlemeler yapabilir. Sözgelimi, yukarıdadeğinildiği gibi, 2954 sayılı Kanun’un 20. maddesi Cumhurbaşkanının ve TürkiyeBüyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasi partilerin açıklamalarınınyayınlanmasını, yasal yayın esaslarına uymak ve diğer siyasi partilere cevaphakkı doğuracak bir unsur taşımamak şartına bağlamıştır. Kanun koyucubununla da yetinmemiş, devamında söz konusu açıklamaların yayınlanmasını“bunların haber değeri ve niteliği taşıması şartına bağlı” kılmıştır. Tümbu şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine, dolayısıyla açıklamalarınyayınlanıp yayınlanmayacağına karar verecek olan TRT’dir. Kuşkusuz TRT buyetkisini kullanırken tarafsızlık ilkesine uygun hareket etmekdurumundadır.
35. Özerklik vetarafsızlık ilkeleri konusunda kanun koyucu için geçerli olan yükümlülükler CBKkoyucu için de geçerlidir. Dava konusu CBK hükmü, basit şekil şartları dışında,hiçbir şart öngörmemekte, dolayısıyla TRT’nin gönderilen bildirileri yayınlayıpyayınlamama konusundaki takdir yetkisini tamamen ortadan kaldırmaktadır.
36. Diğer yandan,kural yayınlanması zorunlu olan bildirilerin içeriği, kapsamı, uzunluğu, yayınsıklığı ve yayın süreleri konularında herhangi bir düzenleme içermemektedir.Çoğunluğun “yayın sıklığı ve yayın süresi” konusunda karar vermeyetkisinin TRT’ye bırakıldığı şeklindeki görüşünün de (§ 204) hiçbir kanunidayanağı bulunmamaktadır. Aksine CBK hükmü bu konularda TRT’ye hiçbir yetkibırakmamaktadır. Dolayısıyla CBK hükmünü özerklik ilkesiyle bağdaştırmakmümkün değildir.
37. Yayınlanmasızorunlu olan bildirilerin içerik denetiminin yapılması da söz konusudeğildir. Bu durum TRT yayınlarına yönelik tarafsızlık ilkesini zedeleyebilir.Kural Cumhurbaşkanlığının hangi tür bildirilerinin yayınlanacağına dair birsınırlama getirmediğinden, günlük siyasete ilişkin konuları içeren bildirilerinde yayımlanması söz konusu olabilir. Bu noktada belirtmek gerekir ki kuralın buşekilde uygulanıp uygulanmadığının anayasallık denetiminde bir önemi yoktur.Önemli olan kuralın “keyfi” uygulamaya izin verip vermediğidir.
38. Kural bu haliylesiyasi içerikli Cumhurbaşkanlığı bildirilerinin yayınlanamayacağına dair birgüvenceye yer vermemektedir. Ayrıca kuralda bildirilerin yayınlanması, 2954sayılı Kanun’un 20. maddesinde öngörülen “diğer siyasi partilere cevap hakkıdoğuracak bir unsur taşımamak” gibi bir şarta da bağlanmış değildir. 2017Anayasa değişikliği sonrasında benimsenen yeni hükümet sistemindeCumhurbaşkanının mensup olduğu siyasi partiden istifa etme zorunluluğununkaldırıldığı da dikkate alındığında kuralın tarafsızlık ilkesiylebağdaşmayacak şekilde uygulanması söz konusu olabilecektir.
39. Tüm bugerekçelerle dava konusu CBK kuralı, içerik yönünden de Anayasa’nın 2. ve 133.maddelerine aykırıdır.
E. CBK’nın587. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (c) Bendinin İlgili Bölümleri
40. CBK’nın 587.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi Türkiye Bilimsel ve TeknolojikAraştırma Kurumu (TÜBİTAK) Yönetim Kurulunun görev ve yetkilerinden birinidüzenlemektedir. Buna göre, “Kurumun personel kadroları, ücret cetvelleriile personel performans değerlendirme kriterlerini, bu değerlendirmelerkapsamında yapılacak ödemeler ile iş tanımlarını ve göreve karşılık gelenpozisyonları Başkanlığın önerisi üzerine görüşerek karara bağlamak” YönetimKurulunun görev ve yetkileri kapsamındadır. Mahkememiz, kuralın “… ücretcetvelleri ile… bu değerlendirmeler kapsamında yapılacak ödemeler ile…”kısmının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline,kalan kısmının ise konu bakımından yetki ve içerik yönlerinden reddine kararvermiştir. Kuralın iptal edilmeyen diğer bazı bölümlerinin konu bakımındanyetki yönünden, tamamının ise içerik yönünden Anayasa’ya aykırı olduğukanaatindeyim.
a. KonuBakımından Yetki Yönünden
41. Kural “Kurumunpersonel kadroları… ve göreve karşılık gelen pozisyonları…” ile “…iştanımlarını…” karara bağlama konusunda TÜBİTAK Yönetim Kurulunun görevli veyetkili olduğunu düzenlemektedir.
42. AnayasaMahkemesinin 2018/119 esas sayılı kararına yazdığımız muhalefet şerhindebelirttiğimiz üzere, kamu kurumlarının kadrolarının ihdası ve iptali yetkisibütçe hakkıyla ilgili olup yasama yetkisi kapsamındadır. Aynı şekilde,Anayasa’nın 128. maddesi kamu görevlilerinin kadrolarına ilişkin hususlarınmünhasıran kanunla düzenlenmesini gerektirmektedir. Bu sebeplerle kadroihdasına veya iptaline yönelik CBK kuralları Anayasa’nın 104. maddesininbirinci ve üçüncü cümlelerine aykırılık teşkil eder (bkz. AYM, E.2018/119,K.2020/25, 11/6/2020, Karşıoy Gerekçesi, §§ 14- 29, 30-34).
43. Diğer yandan,CBK’nın 54. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan “…görev ve yetkileri,…”ibaresinin konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ilişkin olarakyukarıda (A) başlığı altında açıklanan muhalefet gerekçeleri bu kurallar içinde geçerlidir. Bu nedenle kurallar Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır.
b. İçerikYönünden
44. Dava konusu kural,TÜBİTAK’ın personel kadroları, personel performans değerlendirme kriterleri ileiş tanımlarını ve göreve karşılık gelen pozisyonlarını Başkanlığın önerisiüzerine görüşerek karara bağlamak görev ve yetkisini Yönetim Kurulunabırakmaktadır.
45. Anayasa’nın 123.maddesinin son fıkrasında kamu tüzel kişiliğinin kanunla veya CBK ilekurulabileceği belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi, anılan fıkradaki “kurulur”ibaresinin “CBK ile kurulan bir kamu tüzel kişiliğinin CBK iledüzenlenmesini de içermekte” olduğunu belirtmiştir (AYM, E.2018/124,K.2020/56, 15/10/2020, § 44).
Kuşkusuz bir konunun düzenlenmesi en azından temelkuralların ve genel çerçevenin belirlenmesini gerektirmektedir.
46. Çoğunluğa göre,kuralda “Yönetim Kuruluna bırakılan yetkinin çerçevesinin belirlendiğianlaşılmaktadır” (§ 241). Lakin konuya ilişkin çerçevenin nasılbelirlendiği çoğunluk gerekçesinden anlaşılamamaktadır. Kural, genel çerçeveyibelirlememenin ötesinde, konuyu bizzat düzenlememekte, düzenleme yapma görev veyetkisini tamamen Yönetim Kuruluna devretmektedir.
47. Anayasa’nın 2.maddesinde güvence altına alınan ve bir anlamda devletin diğer tümniteliklerini de belirleyen hukuk devleti ilkesi, toplumsal hayatı düzenleyenkuralların açık, belirli ve öngörülebilir olmasını gerektirmektedir. Bu durumdemokratik hukuk devletinin olmazsa olmaz şartlarından biridir.
48. Hukuki belirlilikilkesinin yürütmenin ilk elden düzenleyici işlemi olan CBK’lar bakımında dageçerli olduğu izahtan varestedir. Bu anlamda CBK ile düzenlenebilecek birkonuda Cumhurbaşkanı tarafından usulüne uygun, şekil şartlarını taşıyan birCumhurbaşkanlığı kararnamesinin çıkarılması yeterli değildir. CBK hükümlerininkeyfi uygulamalara izin vermeyecek şekilde açık, belirli ve herkes içinöngörülebilir nitelikte olması zorunludur.
49. Diğer yandan elealınan konuya ilişkin her ayrıntının mutlaka CBK’da düzenlenmesi gerekmez.Kanun koyucunun bazı durumlarda yaptığı gibi, CBK koyucu da düzenlediği konuyailişkin genel çerçeveyi, temel kural, ilke, esas ve şartları belirlediktensonra idare tekniği ve uzmanlığa dair diğer hususların düzenlenmesini alt idariişlemlere bırakabilir. Bu şartları taşımayan bir CBK hükmü konu bakımındanAnayasa’ya uygun olsa bile bir anlamda CBK çıkarma yetkisini devrettiği içiniçerik yönünden Anayasa’ya aykırı olacaktır.
50. Bu yetkinin devri,diğer sakıncalarının yanında, yargısal denetimin mahiyetini ve mercilerinideğiştirebilecektir. Nitekim CBK’ların konu ve içerik bakımından anayasallıkdenetimi Anayasa Mahkemesince yapılırken, diğer idari işlemlerin denetimi idariyargı tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu sebeple CBK ile düzenlenmesigereken bir konunun diğer idari işlemlerle düzenlenmesi durumunda, normaldeanayasa yargısı kapsamında denetlenmesi gereken bir düzenlemenin idari yargıalanına taşınması mümkün olacaktır.
51. Bunun yanında CBKile düzenlenmesi gereken bir konunun genel çerçevesi, temel ilke ve esaslarıbelirlenmeden dava konusu kuralda olduğu gibi Yönetim Kuruluna bırakılması, buişlemlerin CBK’ya uygunluk denetimini de işlevsiz kılabilecektir. Zira CBK’nınhiçbir esas, kriter ve ilke belirlemeden bir görevin alanını belirlemeyetkisini idareye bırakması halinde söz konusu idari işlemlerin yargısaldenetiminin etkili bir şekilde yapılması mümkün değildir (aynı yönde bkz. AYM,E.2019/96, K.2022/17, 24/02/2022, §§ 13-23).
52. Sonuç olarak,hiçbir çerçeve çizmeden, temel ilke, esas ve şartları belirlemeden kurumunpersonel kadroları, personel performans değerlendirme kriterleri ile iştanımlarını ve göreve karşılık gelen pozisyonlarını Başkanlığın önerisi üzerinegörüşerek karara bağlamak görev ve yetkisini Yönetim Kuruluna devreden CBKhükmü içerik yönünden de Anayasa’nın 2. ve 123. maddelerine aykırıdır.
F. CBK’nın594. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının Birinci Cümlesinde Yer Alan “…gerekligördüğü bilgileri…” İbaresi
53. Kural, TÜBİTAK’ınaraştırma ve inceleme konuları için gerekli gördüğü bilgileri kamu kurumve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumları dâhil tüm yükseköğretimkurumlarından doğrudan doğruya istemeye yetkili olduğunu belirtmektedir.Kuralın konu bakımından yetki ve içerik yönlerinden Anayasa’ya aykırı olduğukanaatindeyim.
a. KonuBakımından Yetki Yönünden
54. Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesinde Anayasa’nın ikincikısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları veödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi hakların CBK’yladüzenlenemeyeceği belirtilmiştir.
55. Çoğunluğa göre “istenebilecekbilgiler TÜBİTAK’ın görevleriyle ilgili olanlar ile sınırlı tutulmuş olupkural, kişisel verilere ilişkin bir düzenleme niteliğinde değildir.” (§253). Bu görüşe katılmak mümkün değildir, zira kuralla istenecek bilgilerinkurumun görevleriyle sınırlı olması ile kuralın kişisel verilere ilişkin olmasıarasında bir bağlantı bulunmamaktadır. Görevle ilgili bilgiler arasında dakişisel verilerin bulunmasının kaçınılmaz olduğu, dolayısıyla kuralın kişiselverilerin korunması hakkını sınırlandırıcı bir mahiyette olduğu açıktır.CBK’nın TÜBİTAK’ın görevlerini düzenleyen 584. maddesine bakıldığında -bilgisistemleri, bilgi bankaları ve veri tabanları oluşturmak dahil- bu görevlerkapsamında istenebilecek bilgi ve belgelerin kişisel verileri içermemesininmümkün olmadığı anlaşılacaktır.
56. Nitekim ibareninde içinde bulunduğu fıkranın üçüncü cümlesinde “Bu yoldan sağlananbilgilerden sır mahiyetinde olanların gizliliğine riayet edilir” denilmektedir.Bu bağlamda kuralın ilgili kurum ve kuruluşlardan “sır” niteliğindekibilgiler dahil her türlü bilginin istenmesine imkân tanıdığı anlaşılmaktadır.Ayrıca fıkranın ikinci cümlesi, kendilerinden bilgi istenen kurum vekuruluşların bunları en kısa zamanda vermekle yükümlü olduklarınıdüzenlemektedir. Tüm bu hususlar kuralın kişisel verilerin korunmasına ilişkinolduğunu, dolayısıyla CBK hükmünün yasak alanda düzenleme yaptığınıgöstermektedir.
57. Kaldı ki, Mahkememizmevcut iptal davası kapsamında (4) numaralı CBK’nın benzer mahiyette olan 678.maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…gerekligördüğü her türlü bilgiyi…” ibaresini konu bakımından yetki yönünden iptaletmiştir (§§ 305-308). İptal edilen ibarenin de içinde bulunduğu fıkranınbirinci cümlesinde TÜSEB’in “görevleri kapsamında Ar-Ge konuları için gerekligördüğü her türlü bilgiyi kamu kurum ve kuruluşları ile vakıflara aitolanlar dahil tüm yükseköğretim kurumlarından talep edebilir” hükmü yeralmaktaydı. Fıkranın ikinci cümlesinde kendilerinden bilgi istenenlerin “fikrihakları saklı kalmak kaydıyla” bu bilgileri vermekle yükümlü oldukları,üçüncü cümlesinde ise bu şekilde elde edilen bilgilerden “gizli”olanların gizliliğine riayet edileceği belirtilmektedir.
58. Görüldüğü gibi,iptali istenen ibare ile iptal edilen ibare neredeyse aynıdır. Kuşkusuz bazıfarklılıklar bulunmaktadır. Sözgelimi kuralların birinde “araştırma veinceleme konuları için”, diğerinde “Ar-Ge konuları için” bilgileristenebilmektedir. Aynı şekilde iptali istenen ibare “gerekli gördüğübilgileri” iken iptal edilen ibare “gerekli gördüğü her türlü bilgiyi” şeklindedir.Ancak bu farklılıkların işin esasına yönelik olmadığı, bu nedenle anayasallıkdenetiminde farklı sonuçlara ulaşmayı gerektirmediği açıktır.
59. Diğer yandan,çoğunluğun TÜSEB’in görev ve yetkilerine atıf yaparak bunların “önemli birkısmının kişisel veri niteliği taşıyan sağlık alanındaki verilerin toplanmasınıgerekli kılan iş ve işlemlerden oluştuğu” gerekçesini (§ 306), TÜBİTAKbakımından neden geçerli görmediği anlaşılamamıştır. Her ne kadar, TÜSEB’leilgili ibarenin iptaline yukarıda belirtilen farklı gerekçeyle katılmışsam da(§§ 3-7), çoğunluğun iptal gerekçesinin dava konusu ibare için de geçerli olduğusöylenebilir.
60. TÜSEB gibiTÜBİTAK’ın da görev ve yetkilerinin önemli bir kısmı kişisel verilerintoplanmasını gerekli kılan iş ve işlemlerden oluşmaktadır. Tam da bu nedenle,TÜSEB’in ve TÜBİTAK’ın Ar-Ge veya araştırma/inceleme konuları için kendilerindenbilgi isteyecekleri kurumlar aynıdır. Her iki kurum da dava konusu kurallarla kamukurum ve kuruluşları ile vakıflara ait olanlar dahil tüm yükseköğretimkurumlarından her türlü bilgiyi istemeye yetkili kılınmıştır. Dolayısıyla,CBK’nın 678. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…gerekligördüğü her türlü bilgiyi…” ibaresiyle benzer mahiyette olan dava konusuibarenin de iptal edilmesi gerekirdi.
b. İçerikYönünden
61. AnayasaMahkemesinin 2018/134 esas sayılı kararlarına yazdığım muhalefet şerhindebelirtilen gerekçeler dava konusu kuralın içerik denetimi bakımından dageçerlidir (bkz. AYM, E.2018/134, K.2021/13, 3/3/2021, Karşıoy Gerekçesi, §§18-31).
62. Aynıgerekçelerle, TÜBİTAK’ın araştırma veinceleme konuları için gerekli gördüğü bilgileri kamu kurum vekuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumları dâhil tüm yükseköğretimkurumlarından doğrudan doğruya istemeye yetkili olduğunu belirten kural, içerik yönünden Anayasa’nın 2., 13. ve 20. maddelerineaykırıdır.
G. CBK’nın782. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının İkinci Cümlesinin İlgili Kısmı
63. CBK’nın 782.maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin hakkında karar verilmesineyer olmadığına karar verilen “…ile Uzman ve Uzman Yardımcısı…” ibaresidışında kalan kısmı uyarınca Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünde “657sayılı Kanunun ek 41 inci maddesine göre Maden ve Petrol Uzmanı ve Maden vePetrol Uzman Yardımcısı istihdam … edilebilir”.
64. Mahkememizçoğunluğu, CBK’nın 55. maddesinin (2) numaralı fıkrasının -AFAD merkez teşkilatındaAfet ve Acil Durum Yönetimi Denetçisi ve Denetçi Yardımcıları istihdamınıöngören- birinci cümlesinin konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde belirtilen gerekçelereatıf yapmak suretiyle dava konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına kararvermiştir. CBK’nın anılan hükmüne ilişkin olarak yukarıda (B) başlığı altındayazdığımız karşıoy gerekçeleri dava konusu kural için de geçerlidir. Aynıgerekçelerle kural Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci veüçüncü cümlelerine aykırıdır.
65. Yukarıda(A), (B), (C), (D), (E), (F) ve (G) başlıkları altında açıklanan gerekçelerledava konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğunu düşündüğümden, aksi yöndekiçoğunluk kararına katılmıyorum.
Başkan
Zühtü ARSLAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
15/7/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’deyayımlanan 4 Numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlarile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin anayasal denetimine ilişkin olarak;
CBK’nını 143. Maddesinin 1 numaralı fıkrasının (ğ) bendiile 678. maddesinin 1 numaralı fıkrasının 1. cümlesinde yer alan “…gerekligördüğü her türlü bilgiyi” ibaresine ilişkin iptal kararlarının gerekçesinde;kural ile yetki verilen Kurumların görev ve yetkilerinin önemli ölçüde veriişlenmesine ilişkin olmasından hareketle kuralın da kişisel verilerikapsadığının kabul edildiğine ilişkin olarak yapılan değerlendirmenin hukukensorunlara neden olması, esasen görev alanının kişisel verilerin işlenmesiyleilgili olmasa dahi yürütülen kamu hizmetinin gereği olarak bir kısım kişiselverilerin de işlenmesinin gerekebileceği karşısında, ulaşılan iptal sonucunasayın Zühtü Arslan’ın farklı gerekçesindeki açıklamaları doğrultusunda farklıgerekçe ile katılmaktayım.
Diğer taraftan; 54. maddenin 2. cümlesinin “görev veyetkileri…” kısmının konu bakımından yetki yönünden; 55. maddesinin (2)numaralı fıkrasının; 1. cümlesinin konu bakımından yetki yönünden; 163.maddesinin 2 numaralı fıkrasının a, b, e ve g bentleri dışında kalan kısmınınkonu bakımından yetki yönünden; 163. maddenin 3 numaralı fıkrasının c ve fbentleri dışında kalan kısmının konu bakımından yetki yönünden; 587. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (c) bendinin Kurumun personel kadroları…ve görevekarşılık gelen pozisyonları...” bölümü ile “…iş tanımlarını…”bölümünün konu bakımından yetki ve içerik yönlerinden; 594. maddesinin birincicümlesinde yer alan “…gerekli gördüğü bilgileri…” ibaresinin konubakımından yetki ve içerik yönlerinden; 782. maddesinin 1 numaralı fıkrasının2. cümlesindeki “…ile Uzman ve Uzman Yardımcısı…” ibaresi dışında kalankısmının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına yönelikçoğunluk gerekçelerine katılmayarak, sayın Zühtü Arslan’ın karşıoy gerekçesindeaçıklanan görüşler doğrultusunda anılan kuralların iptal edilmesi gerektiğigörüşündeyim.
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
A) 15/7/2018tarihli ve (4) Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin (CBK) 54. Maddesininİkinci Cümlesinde Yer Alan “…görev ve yetkileri…” İbaresinin Konu BakımındanYetki Yönünden İncelenmesi
1. CBK’nın 54.maddesinin ikinci cümlesinde il afet ve acil durum müdürlüğü ile afet ve acildurum arama ve kurtarma birlik müdürlüğü personelinin görev ve yetkileri, görevlendirme,çalışma usul ve esasları ile bu müdürlük personeline ilişkin diğer hususlarınBaşkanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.
2. Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine göre “Anayasa’da münhasırankanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesiçıkarılamaz.” Dolayısıyla, CBK kuralının Anayasa’da münhasıran kanunladüzenlenmesi gereken konulara ilişkin olmaması gerekir. Anayasa koyucunun bir konunun kanunla düzenlenmesini belirtmesi, bualanın münhasıran kanunla düzenlenmesini arzuladığını gösterdiğinden, o konudaCBK çıkartılmaması beklenir.
3. AFAD teşkilatınınamacı ve mevzuatta yazılı görevleri göz önüne alındığında AFAD’ın afet ve acildurum hizmetleri görevinin, müşterek mahallî ihtiyaçları karşılamak ve kamuyararını sağlamak amacıyla yapılan genel idare esaslarına göre yürütülmesigereken kamu hizmeti niteliği taşıdığı açıktır. Bu görevi yerine getiren ilafet ve acil durum müdürlüğü ile afet ve acil durum arama ve kurtarma birlikmüdürlüğü personelinin Anayasa’nın 128. maddesi kapsamında memur veya diğerkamu görevlisi sıfatını taşıdıkları açık olduğundan, bu personelin görev veyetkileri, hakları ve yükümlülüklerinin kanunla düzenlenmesi gerekmektedir.(AYM, E.2019/96, K.2022/17, 24/2/2022, §§ 59- 60).
4. Sonuç olarak,Anayasa’nın 128. maddesi gereğince münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken birkonuda düzenleme yapan kuralın Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının üçüncü cümlesine aykırı düşmektedir.
B) “…personelin…görevlendirme, çalışma usul ve esasları ile bu müdürlükpersoneline ilişkin diğer hususlar Başkanlık tarafından çıkarılacakyönetmelikle belirlenir.” İbaresinin İçerikYönünden İncelenmesi
5. İptaliistenen kuralı içeren CBK’nın AFAD’ınkuruluşu, teşkilatı, görev ve yetkilerine ilişkin hususları düzenleyen İkinciBölümünde yer alan kurallara bakıldığında personelin görevlendirilmesi, çalışmausul ve esasları ile bu müdürlük personeline ilişkin diğer hususlar konusundadüzenleme yapılmadığı görülmektedir. Bu nedenle, konuya ilişkin genel çerçeveve temel kuralların CBK ile düzenlenmediği ve dava konusu kuralla düzenlemeyetkisinin yönetmeliğe bırakıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kural, Anayasa'nın 106. maddesiyle bağdaşmamaktadır.
C) CBK’nın 55.Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının Birinci Cümlesinin Konu Bakımından YetkiYönünden İncelenmesi
6. Kuralda AFAD merkezteşkilatında, 375 sayılı KHK’nın ek 24. maddesine göre afet ve acil durumyönetimi denetçisi ve denetçi yardımcıları istihdam edilebileceği hüküm altınaalınmıştır. Burada denetçi ve denetçi yardımcılarıyla ilgili olarak anayasayaaykırılık bakımından bir ayrım yapılmasında fayda vardır.
a) DenetçiYardımcıları Yönünden
7. Dava konusu kuraldenetçi yardımcıları yönünden kamu hizmetine giriş bağlamında hiçbir koşulöngörmemekte, denetçiler bakımından da atanma şartlarını düzenlememektedir.Kural, denetçi yardımcısının 657 sayılı Kanun’un ek 41. maddesine atıfla 375sayılı KHK’da ki ek 24. maddeye göre çalıştırılacağını düzenlemektedir.
8. Anayasamızın 70.maddesinde güvenceye bağlanan kamu hizmetine girme hakkı Anayasa’nın siyasihaklar ve ödevler başlıklı dördüncü bölümünde kendisine yer bulmuştur.Dolayısıyla, kamu hizmetine girme hakkını düzenleyen kural Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırılık oluşturmaktadır.
b) DenetçilerYönünden
9. Kural denetçiolarak atanmak için aranan şartlarla ilgilidir. Anayasa’nın 128. maddesindememurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri ve atanmalarının kanunladüzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
10. Mahkememiz birkararında (AYM, E.2018/124, K.2020/56,15/10/2020, § 44) atama usulü hususundaki bazı düzenlemelerin CBK ileyapılabileceğini kabul etmiştir. Önümüzdeki kural ise atama usulünü değil 375sayılı KHK’da 657 sayılı Kanun’un ek 41. maddesine yapılan atıfla atanacakpersonelin niteliklerini belirlemektedir.
11. Netice itibarıylaAFAD denetçisi olarak atanmak için aranan niteliklere ilişkin düzenlemelerin demünhasıran kanunla düzenlenmesi gerekli olduğundan dava konusu kuralAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesiyle uyumludeğildir.
D) CBK’nın 163.Maddesinin (2) ve (3) Numaralı Fıkralarının Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
12. Buradakikurallardan Mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına karar verilen kısımlarıdışında kalan kurallar Anayasa’nın 128. maddesiuyarınca münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken bir konuda düzenlemeiçerdiğinden Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesineaykırı düşmektedir.
E) CBK’nın 542.Maddesinin (1) Numaralı Fıkrası
a) KonuBakımından Yetki Yönünden İnceleme
13. CBK’nın 542.maddesinin dava konusu (1) numaralı fıkrasının ilk cümlesinde TRT’nin,Cumhurbaşkanlığı bildirilerini, sadece Cumhurbaşkanlığını bağlamak kaydıylayayınlamakla yükümlü olduğu, ikinci cümlesinde bunların Cumhurbaşkanlığıbildirisi olduğunun yayın sırasında açıklanması gerektiği, üçüncü cümlesindeise Cumhurbaşkanlığı bildirilerine ait metinlerin, Cumhurbaşkanlığından yazılıyayın isteği ile verilmesi ve yetkililerin imzasını taşıması gerektiğidüzenlenmektedir.
14. Çoğunluk, davakonusu kuralın idari bir yapı olarak Cumhurbaşkanlığı teşkilatının resminitelikteki bildirilerinin yayınlanması yükümüne ve bu bildirilerin taşımasıgereken niteliklere ilişkin olduğunu düşüncesiyle kuralın kanunda açıkçadüzenlenen bir konuda çıkarılmadığını kabul etmiştir. Bununla birlikte davakonusu kural Cumhurbaşkanlığının resmi ya da resmi olmayan açıklama vebildirimleri hususunda bir farklılık gözetmemektedir. Kural, böyle bir ayrımyapmamaktadır. Bu nedenle kural sadece resmî açıklama veya bildirimlerikapsamamaktadır.
15. 2954 sayılıKanun’un 20. maddesinin birinci fıkrasında “Bu Kanunda belirtilen yayınesaslarına uymak ve diğer siyasi partilere cevap hakkı doğuracak bir unsurtaşımamak kaydıyla; Cumhurbaşkanının ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde grububulunan siyasi partilerin açıklama ve faaliyetlerinin yayınlanması, bunlarınhaber değeri ve niteliği taşıması şartına bağlıdır.” düzenlemesibulunmaktadır. İptali istenen kural, TRT’nin Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarınıyayınlama şartlarını açıkça düzenleyen bahse konu kanuni düzenlemede, biranlamda istisna yaratmaktadır.
16. Kanun’un açıkçadüzenlediği bir konuda düzenleme yapan dava konusu kural Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesine uymayan bir durumun ortayaçıkmasına neden olmaktadır.
b) İçerikYönünden İnceleme
17. TRT’nin kendisinegönderilen Cumhurbaşkanlığı bildirilerini yayınlama üzerinde“Cumhurbaşkanlığından yazılı yayın isteği ile verilmesi ve yetkililerinimzasını taşıması” şartını arama ve “Cumhurbaşkanlığı bildirisi olduğunu yayınsırasında” açıklama dışında TRT’nin hiçbir yetkisi bulunmamaktadır.Bildirilerin içeriği, kapsamı, yayın süresi ve yayınlanma sıkılığı hususlarındada TRT’nin herhangi bir takdir hakkı bulunmamaktadır. Kural,Cumhurbaşkanlığının tamamen günlük siyasetle bağlantılı ve ilgili olabilecekbildirileri bakımından da herhangi bir sınırlama getirmemektedir. Bu durum,Anayasa’nın 133. maddesinin son fıkrasında yer alan, “Devletçe kamutüzelkişiliği olarak kurulan tek radyo ve televizyon kurumu ile kamutüzelkişilerinden yardım gören haber ajanslarının özerkliği ve yayınlarınıntarafsızlığı esastır.” hükmüyle bağdaşmamaktadır.
F) CBK’nın 587.Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (c) Bendinin “Kurumun personelkadroları…ve göreve karşılık gelen pozisyonları…” İbaresinin KonuBakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
18. TUBİTAK, CBK ilekurulan ve kamusal ayrıcalıklara sahip olan bir kamu tüzel kişisidir.Anayasa’nın 128. maddesinde, “…kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli vesürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.”denilmektedir. Dolayısıyla TUBİTAK personelinin en azından yöneticikadrolarının kamu görevlisi olarak kabul edilmeleri gerekir. İlgili mevzuattaTUBİTAK yöneticilerinin özel hukuka göre istihdam edileceğinin belirtilmesi bukişilerin anayasal özerk yorum yönünden kamu görevlisi olaraknitelendirilmelerine önünde bir engel değildir. Sonuç olarak kural Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncücümlesiyle uyumlu değildir.
G) CBK’nın 587.Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (c) Bendinin “…ile iş tanımları…” İbaresininKonu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
19. Dava konusu kuralkapsamı içindeki kamu görevlilerinin iş tanımlarını yani görev ve yetkileridüzenlemektedir. Anayasa’nın 128. maddesi gözetildiğinde kural Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesineaykırılık taşımaktadır.
H) CBK’nın 587.Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (c) Bendinin Bütün Olarak İçerik Yönündenİncelenmesi
20. Mahkememiziçtihadına göre kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarının ihdası veya iptali,başka bir deyişle kadro usulüne ilişkin düzenlemeler idarenin teşkilat yapısıile ilgili olup idarenin kuruluş ve görevlerinin belirlenmesinin bir parçasınıoluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarında konuyla ilgili olarak “Birkurumun kuruluşu deyince her şeyden önce o kurumu yürütecek personele aitkadrolar hatıra gelir. Zira kurumun temelinden çatısına kadar bütün örgütününbu kadrolar teşkil eder. Personel kadroları mevcut olmayan bir kurum, henüzkuruluş haline geçmemiş demektir. Şu hâlde bir kurumu çalışır hale getirecekolan Personel kadrolarının, en küçüğünden en büyüğüne kadar, bütününükuruluştan ayrı düşünmeğe imkân yoktur.” denilmektedir (AYM, E. 2018/119,K. 2020/25, 11/6/2020, § 18, AYM, E.2020/8, K.2021/25, 31/03/2021, § 17).
21. İptali talepedilen kural, “idarenin kuruluş ve görevlerinin belirlenmesinin bir parçası”olarak değerlendirilen kadroları düzenlememekte, bu hususta düzenleme yapmayetkisini TUBİTAK Yönetim Kuruluna devretmeyi öngörmektedir. Burada yetkidevrinin söz konusu olması, kuralın Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncüfıkrasına aykırı düşmesine neden olmaktadır.
İ) CBK’nın 594. Maddesinin Birinci Cümlesinde Yer Alan “…gerekligördüğü bilgileri…” İbaresinin Konu Bakımından Yetki Yönündenİncelenmesi
22. Kural kişiselverileri içeren bilgileri de kapsadığından Anayasa’nın 20. maddesinde korumaaltına alınan özel hayata saygı hakkı kapsamındaki kişisel verilerin korunmasıhakkına müdahaleye neden olabilecek bir düzenleme getirmektedir. Dolayısıyla, yasakalanda vücut bulan kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesi aykırıdır.
J) CBK’nın 594. Maddesinin Birinci Cümlesinde Yer Alan “…gerekligördüğü bilgileri…” İbaresinin İçerik Yönünden İncelenmesi
23. Kural,TUBİTAK’a tanınan yetki istenilecek bilgiler arasında kişisel verilerin olmasıdurumunda nasıl bir yol izleneceği, bu verilerin toplanması, işlenmesi,saklanması ve imhası konularında ne gibi güvencelerin sunulacağına dairherhangi hüküm içermemektedir.
24. Kişiselveri kavramı kimliği belirli veya belirlenebilir kişiye ilişkin her türlübilgiyi ifade eder. Kişisel verilerin korunması hakkı, Anayasa Mahkemesikararlarında vurgulandığı gibi, insanın “onurunun korunmasının ve kişiliğiniserbestçe geliştirebilmesi hakkının özel bir biçimi olarak, bireyin hak veözgürlüklerini kişisel verilerin işlenmesi sırasında korumayı amaçlamaktadır”(AYM, E. 2014/87, K. 2015/112, 8/12/2015, § 164). Bir başka kararında daMahkememiz “Özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakkı,temel hak ve özgürlükler arasında önemli bir yer tutar…Kişisel verilerinkorunması hakkı ise özel hayatın gizliliği hakkının özel bir biçimi olarakbireyin hak ve özgürlüklerini kişisel verilerin işlenmesi sırasında korumayıamaçlamaktadır” tespitinde de bulunmuştur (AYM E: 2017/16, K.2019/64, 24/7/2019, § 48).
25. Anayasa’nın20. maddesinde, kişisel verilerin ancak kanunda öngörülen hâllerde veya kişininaçık rızasıyla işlenebileceği belirtilmiştir. Dava konusu kuralla TUBİTAK’averilen yetkinin son derece geniş olması kişisel verileri koruma hakkınayönelik herhangi bir sınırı olmayan müdahalelere yol açabilir. Bu nedenle,Kişisel verilerle ilgili yasal düzenlemelerde verilerin toplanması,kullanılması, ne kadar süre ile tutulacağı, amaca uygun kullanılıp,kullanılmadığının nasıl denetleneceği ve imhası gibi hususların açık ve netolarak düzenlenmesi gerekmektedir. Kötüye kullanımları engellemek ve keyfîuygulamaların önüne geçmek amacıyla belli güvenceler ortaya konulmalı vebunların etkin bir şekilde işlemesi sağlanmalıdır. Kişisel verilere dönükmüdahalelerin demokratik toplum düzeni gereklerine uygun ve ölçülü olması daanayasal bir zorunluluktur.
26. Anayasa’nın13. maddesinde, temel hak ve özgürlüklerin özlerine dokunulmaksızın ölçülülükilkesine uygun şekilde, yasayla sınırlandırılabileceği belirtilmektedir.Ölçülülük ilkesi sınırlamada başvurulan aracın sınırlama amacınıgerçekleştirmeye elverişli olmasını; bu aracın sınırlama amacı açısındangerekli olmasını ve araçla amacın ölçüsüz bir oran içindebulunmamasını ifade eder. Burada kısıtlama için kullanılan araçla amaç arasındahak ve özgürlüğü en az sınırlayacak dengeli bir orantı aranmaktadır.
27. Elverişlilikölçütüne göre bir yasal düzenlemenin sınırlama amacı bakımından elverişlisayılması için bu düzenlemenin arzulanan amaca veya amaçlara katkı yapmasıgerekmektedir. İncelediğimiz kural bu niteliği taşımaktadır. Gereklilik ise birtemel hakkı en az sınırlayan aracın seçilmesini gerektirmekle birlikte davakonusu kuralın hakkı en az sınırlayan bir araç olduğunu söylemek mümkündeğildir. Çünkü kural, çok geniş bir çerçeveyi kapsayarak her türlü kişiselverinin toplanmasını, aktarılmasını ve işlenmesini mümkün hale getirmektedir.
28. Özelhayatın gizliliği ve bu kapsamda kişisel verilerin korunması konusu her şeydenönce insan haysiyetine saygı ve kişilik haklarına dayanmaktadır. Kişiselverilerin toplanması ve işlenmesi sırasında bireyin bu veriler üzerindekihakkı, onun devlet veya üçüncü kişiler tarafından sıradan bir veri nesnesineindirgenmesini önlemek amacını taşımaktadır. Kişisel verilerin ilgili kişininaçık rızası olmadan toplanması, işlenmesi ve aktarılması, kişinin basit birveri nesnesi olarak değerlendirilmesine yol açtığından insan haysiyetini dezedelemektedir.
29. Belirtilennedenlerle dava konusu kuralın Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olduğudüşüncesindeyim.
K) CBK’nın 782.Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının İkinci Cümlesinin Konu Bakımından YetkiYönünden İncelenmesi
30. Kuralda Maden vePetrol İşleri Genel Müdürlüğü’nde 657 sayılı Kanun’un ek 41. Maddesine göreMaden ve Petrol Uzmanı ve Maden ve Petrol Uzman Yardımcılarının istihdamıkonusunu düzenlemektedir. Burada Maden ve Petrol Uzmanı ve Maden ve Petrol UzmanYardımcılarıyla ilgili olarak anayasaya aykırılık bakımından bir ayrımyapılmasında fayda vardır.
a) Maden vePetrol Uzman Yardımcıları Yönünden
31. Dava konusu kuralMaden ve Petrol Uzman Yardımcılarının kamu hizmetine giriş şartlarını ilk kezve ilk elden düzenlemektedir. Anayasamızın 70. maddesinde güvenceye bağlanankamu hizmetine girme hakkı Anayasa’nın siyasi haklar ve ödevler başlıklıdördüncü bölümünde yer almaktadır. Dolayısıyla, kamu hizmetine girme hakkınıdüzenleyen kural Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikincicümlesiyle bağdaşmamaktadır.
b) Maden vePetrol Uzmanları Yönünden
32. Anayasa’nın 128.maddesinde memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri ve atanmalarınınkanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
33. Maden ve Petrol uzmanıolarak atanmak için aranan niteliklere ilişkin düzenlemelerin de münhasırankanunla düzenlenmesi gerekli olduğundan dava konusu kural Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırılık oluşturmaktadır.
Üye
Engin YILDIRIM
FARKLI GEREKÇE
Dava konusu kuralla ilgili olarak Sayın Zühtü Arslan’ın farklıgerekçesine katılıyorum.
Üye
Engin YILDIRIM
KARŞIOY GEREKÇESİ VE FARKLI GEREKÇE
(4) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin (CBK) bazıhükümlerinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline, bazılarının ise Anayasayaaykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
A. Bu hükümlerden konu yönünden Anayasaya aykırı olmadığısonucuna ulaşılanlarla ilgili çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerle karşıyım.
CBK’nın 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikincicümlesinin “…personelinin görev ve yetkileri, görevlendirme, çalışma usul veesasları ile bu müdürlük personeline ilişkin diğer hususlar Başkanlıktarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” bölümünün, 55. maddesinin (2)numaralı fıkrasının birinci cümlesinin, 63. maddesinin (1) numaralı fıkrasının,163. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a), (b), (e) ve (g) bentleri dışındakalan kısmı ile (3) numaralı fıkrasının (c) ve (f) bentleri dışında kalankısmının, 304. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki “…ile yurtdışı şube vebürolarının” ibaresinin, 542. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, 587.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinin iptal edilen ibareler dışındakalan kısmının, 594. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesindeki“…gerekli gördüğü bilgileri…” ibaresinin, 619. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinin, 675. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birincicümlesinin, 782. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin “…ileUzman ve Uzman Yardımcısı…” ibaresi dışında kalan kısmının Anayasaya aykırılığıiddiasının konu yönünden reddine ilişkin kararların gerekçelerinde; anılankurallarda öngörülen hususların yürütme yetkisine ilişkin konulardan olduğu,kuralların Anayasanın İkinci Kısmının Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alantemel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümünde yer alan siyasîhaklara ve ödevlere ilişkin düzenleme içermediği, Anayasanın 123. maddesininbirinci fıkrasında idarenin kuruluş ve görevlerinin kanunla düzenleneceği hükmebağlansa da, 106. maddesinin son fıkrasında bakanlıklar için öngörülenistisnanın bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşları da kapsaması ve 123.maddesinin son fıkrasında kamu tüzelkişiliğinin CBK ile kurulmasına imkân verenhükmün, kurma yetkisinin niteliği itibariyle düzenlemeyi de içermesinden dolayıbunların organları ile görev ve yetkilerinin CBK ile düzenlenmesini mümkünkılması sebebiyle Anayasanın bu hükümleri uyarınca, bütün bu kuruluşların dagörevleri ve yetkileri ile teşkilât düzenlemelerinin CBK ile yapılmasınınAnayasaya aykırılık teşkil etmediği, ayrıca bu konuların daha önce kanunlardaaçıkça düzenlenmediği belirtilerek, kuralların konu yönünden Anayasanın 104.maddesine aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu karar da dahil olmak üzere konuya ilişkinkararlarımızın, CBK’ların anayasal çerçevesine ilişkin genel açıklamalarbölümlerinde ifade edildiği üzere, 6771 sayılı Kanunla yapılan Anayasadeğişikliği ile hukuk sistemimize giren CBK’ların esasları Anayasanın 104.maddesinin onyedinci fıkrasında düzenlenerek Cumhurbaşkanına yürütme yetkisineilişkin konularda CBK ile düzenleme yapma yetkisi verilmiştir. Ancak aynıfıkranın ikinci ve üçüncü cümlelerinde; Anayasanın İkinci Kısmının Birinci veİkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle DördüncüBölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevlerin CBK ile düzenlenemeyeceği veAnayasada kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda CBK çıkarılamayacağıbelirtilmiştir.
1. CBK’nın 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasında,İçişleri Bakanlığının bağlı kuruluşu olan Afet ve Acil Durum YönetimiBaşkanlığının taşra teşkilâtı olarak illerde kurulacak il afet ve acil durummüdürlükleri ile afet ve acil durum arama ve kurtarma birlik müdürlükleripersonelinin görev ve yetkileri, görevlendirme, çalışma usûl ve esasları ilemüdürlük personeline ilişkin diğer hususların yönetmelikle belirleneceği; 55.maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde, anılan Başkanlığınmerkez teşkilâtında denetçi ve denetçi yardımcıları istihdam edilebileceği; 63.maddesinin (1) numaralı fıkrasında da Dışişleri Bakanlığının bağlı kuruluşuolan Avrupa Birliği Başkanlığının yurtdışı teşkilâtı kurmaya yetkili olduğuhükme bağlanmıştır.
Öncelikle Mahkememizin, (14) numaralı CBK’nın bazıhükümlerinin iptali talebiyle açılan davanın reddine ilişkin kararıyla ilgilikarşıoy gerekçemde ayrıntılı olarak belirtilen sebeplerle, Anayasanın 106.maddesinin son fıkrasında geçen “bakanlık” kavramı kapsamındadeğerlendirilemeyecek olan mezkûr Başkanlıkların görev ve yetkilerininAnayasanın 123. maddesinin birinci fıkrasına göre kanunla düzenlenmesigerektiğinden ve bu hususun Anayasanın 106. maddesinin son fıkrasındabakanlıklar için belirtilen istisnalar kapsamında kabul edilmesi mümkünolmadığından, incelenen hükümler Anayasanın 104. maddesinin onyedincifıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır (geniş açıklama için bkz. 30/12/2020tarihli ve E.2019/71, K.2020/82 sayılı karara ilişkin karşıoy gerekçem).
Aynı şekilde, yukarıda açıklandığı üzere bağlı kuruluşolan Avrupa Birliği Başkanlığı Anayasanın 106. maddesinin son fıkrasında geçen“bakanlık” kavramı kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi yurtdışı teşkilâtınınkurulması bakanlıklar için bile Anayasanın söz konusu hükmünde tahdidî olaraksayılan konular arasında yer almadığından, 63. maddenin (1) numaralı fıkrası buyönden de Anayasanın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesineaykırıdır (bkz. 12/6/2020 tarihli ve E.2019/105, K.2020/30 sayılı; 13/10/2021tarihli ve E.2018/133, K.2021/70 sayılı kararlara ilişkin karşıoygerekçelerim).
Diğer taraftan, Başkanlığın taşra teşkilâtı personeliningörev ve yetkileri ile merkez teşkilâtında Afet ve Acil Durum YönetimiDenetçisi ve Denetçi Yardımcıları istihdam edilmesine ilişkin hükümler,Anayasanın 128. maddesi uyarınca memurların ve diğer kamu görevlilerininnitelikleri ile görev ve yetkilerinin, hakları ve yükümlülüklerinin, aylık veödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin yanında atanmalarının da kanunladüzenlenmesi gerektiğinden 104. maddenin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesinegöre CBK ile düzenlenemez (ayrıntılı açıklama için bkz. 23/10/2020 tarihli veE.2019/78, K.2020/6 sayılı karara ilişkin karşıoy gerekçem).
2. CBK’nın 163. maddesinin, (1) numaralı fıkrasındaİçişleri Bakanlığının bağlı kuruluşu olan Göç İdaresi Başkanlığının yurtdışıteşkilâtı kurmaya yetkili olduğu hükme bağlanarak, (2) numaralı fıkrasındabüyükelçiliklerde görev alan göç müşavirlerinin; (3) numaralı fıkrasında dakonsolosluklarda görev alan göç ataşelerinin görevleri düzenlenmiştir.
Yukarıda (1) numaralı bölümde açıklanan sebeplerle, Göçidaresi Başkanlığının da Anayasanın 123. maddesine göre kanunla kurulması,görev ve yetkilerinin, yurtdışı teşkilâtı da dahil olmak üzere teşkilâtının veburalarda görevlendirilecek müşavir ve ataşelerin görevlerinin Anayasanın 128.maddesine göre kanunla düzenlenmesi gerektiğinden, dava konusu kurallarAnayasada kanunla düzenlenmesi öngörülen konulara ilişkindir. Bu sebeple,mezkûr kurallar da Anayasanın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesineaykırıdır.
3. CBK’nın 304. maddesinin (1) numaralı fıkrasında,Hazine ve Maliye Bakanlığının bağlı kuruluşu olan Millî Piyango İdaresi GenelMüdürlüğünün, yurtdışında şube ve bürolar kurulmasına ve kaldırılmasına yetkiliolduğu hükme bağlanmıştır.
Yukarıda ilk iki bölümde belirtilen sebeplerle MillîPiyango İdaresi Genel Müdürlüğünün de Anayasanın 123. maddesine göre kanunlakurulması ve yurtdışı teşkilâtı da dahil olmak üzere teşkilâtının kanunladüzenlenmesi gerektiğinden, söz konusu düzenleme de onyedinci fıkranın üçüncücümlesine aykırıdır.
4. CBK’nın 542. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, kamutüzelkişiliğine sahip ilişkili bir kuruluş olan Türkiye Radyo-Televizyon (TRT)Kurumunun, Cumhurbaşkanlığı bildirilerini yayınlamakla yükümlü olduğu hükmebağlanarak, bildiri metinlerinin taşıması gereken şartlar düzenlenmiştir.
Çoğunluğun red gerekçesinde, yukarıda bütün maddeler içinbelirtilen ortak red gerekçelerine ek olarak, TRT’nin kamu tüzelkişiliğinesahip olmasından dolayı Anayasanın 123. maddesinin son fıkrasında belirtilenistisna kapsamında olduğu ifade edilerek, anılan fıkradaki “kurulur” hükmününtüzelkişiliğin organları ile görev ve yetkilerinin de CBK ile düzenlenmesineimkân verdiği belirtilmiştir. Çoğunluğun bu konuda atıf yaptığı kararımızailişkin karşıoy gerekçemde de ayrıntılı olarak açıkladığım üzere bu yorumakatılmak mümkün değildir (bkz. 12/6/2020 tarihli ve E.2019/105, K.2020/30sayılı karara ilişkin karşıoy gerekçem).
Aynı şekilde, yukarıda (1) numaralı bölümde belirtildiğiüzere, TRT’nin ilişkili kuruluş olması sebebiyle, bağlı ve ilgili kuruluşlargibi Anayasanın 106. maddesinin son fıkrasında bakanlıklar için öngörülenistisna kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olduğu da kabul edilemez.
Bu sebeple, mezkûr kural da, Anayasanın 104. maddesininonyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine göre kanunla düzenlenmesi gereken birkonuya ilişkin olduğundan Anayasaya aykırıdır.
5. CBK’nın 587. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c)bendinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ilgili kuruluşu olan ve kamutüzelkişiliğine sahip bulunan TÜBİTAK’ta Yönetim Kurulunun; personel kadroları,ücret cetvelleri ile personel performans değerlendirme kriterlerini, budeğerlendirmeler kapsamında yapılacak ödemeler ile iş tanımlarını ve görevekarşılık gelen pozisyonları karara bağlamaya yetkili olduğu; 594. maddesinin(1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde de TÜBİTAK’ın “gerekli gördüğübilgileri” kamu kurum ve kuruluşları ile bütün yükseköğretim kurumlarındanistemeye yetkili, bunların da istenen bilgileri en kısa zamanda vermekleyükümlü oldukları hükme bağlanmıştır.
Çoğunluğun 587. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c)bendinin iptali talebinin reddedilen kısımlarına ilişkin gerekçesinden,yukarıdaki ortak red gerekçelerinin yanında kamu tüzelkişiliğine sahip olanKurumun, Anayasanın 123. maddesinin son fıkrasına göre organları ile görev veyetkilerinin CBK ile düzenlenebileceğinin kabul edildiği, personelinin deAnayasanın 128. maddesi kapsamında görülmediği anlaşılmakta ise de, yukarıdakibölümlerde yapılan açıklamalarda da vurgulandığı üzere, anılan Kurumun Bakanlıkilgili kuruluşu olması Anayasanın 106. maddesinin; kamu tüzelkişiliğininbulunması da 123. maddesinin son fıkraları kapsamında CBK ile görev veyetkilerinin düzenlenmesine imkân tanımamaktadır.
Kurum personelinin statüleri dikkate alındığında,Anayasanın 128. maddesindeki “diğer kamu görevlileri” kapsamında olduğuanlaşıldığından, bunların anılan hükme tâbi olmadığı yönündekideğerlendirmelere katılmak da mümkün değildir.
Kısaca, TÜBİTAK’ın CBK ile kurulması 123. maddenin sonfıkrası uyarınca mümkün olmakla birlikte, bunun dışında organlarının,teşkilâtının, görev ve yetkilerinin CBK ile düzenlenmesi ve incelenen 594.madde ile verilen yetkinin Anayasanın 106. ve 123. maddelerin son fıkralarıkapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, bu kural da 104. maddeninonyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı olduğu gibi aşağıdaki sebeplerleikinci cümlesine de aykırıdır.
Çoğunluğun 594. maddenin birinci cümlesindeki “…gerekligördüğü bilgileri…” ibaresinin iptali talebine ilişkin red gerekçesinde;kuralın kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat hükümlerininuygulanmasını engelleyen, sınırlandıran veya uygulanmasına istisna getiren biryönünün bulunmadığı ve her türlü işlemin kişisel verilere ilişkin kanunlarauygun olarak gerçekleştirileceği belirtilmekte ise de, Anayasanın 104.maddesinin onyedinci fıkrasının ikinci cümlesinde CBK’lar bakımından belirlenenyasak alanın Anayasanın İkinci Kısmının “Kişinin Hakları ve Ödevleri” başlıklıİkinci Bölümünde yer alan 20. maddedeki hakla ilgili -sınırlama getirmeyen-düzenlemeleri de kapsadığı tartışmasızdır.
Başka bir deyişle, kuralın, red gerekçesinde belirtileninaksine kişisel verilere ilişkin bir düzenleme içerdiği açıktır. Kuralın, çoğunluğunbelirttiği gibi bu hakkı sınırlandırmadığı ve kişisel verilerin korunmasınailişkin 6698 sayılı Kanunun uygulanmasına istisna getirmediği kabul edilsebile, kişisel verilerle ilgili olmadığı ve bunlara ilişkin düzenleme içermediğiyönündeki kabule katılmak mümkün değildir. Anayasanın 104. maddesinin onyedincifıkrasının ikinci cümlesinde kişi hakları ile ilgili olarak öngörülen yasakalan ise “sınırlama” kavramından daha geniş olan “düzenleme” yasağınailişkindir (ayrıntılı bilgi bkz. 3/3/2021 tarihli ve E.2018/134, K.2021/13sayılı karara ilişkin karşıoy gerekçem. Aynı yönde bkz. 13/10/2021 tarihli veE.2018/133, K.2021/70 sayılı karara ilişkin karşıoy gerekçem).
Bu nedenle, incelenen ibare, Anayasanın 104. maddesininonyedinci fıkrasının ikinci cümlesine de aykırıdır.
Sonuç olarak, incelenen kuralların, yukarıda açıklanansebeplerle, konu bakımından yetki yönünden Anayasanın 104. maddesinin onyedincifıkrasına aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun bunlarailişkin red kararlarına da katılmıyorum.
6. CBK’nın 619. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a)bendinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ilgili kuruluşu olan ve kamutüzelkişiliğine sahip bulunan İŞKUR’un Genel Kurulunun fıkrada sayılan diğerüyelerin yanında “kamu kurum ve kuruluşlarını temsilen Bakan tarafındanbelirlenecek üyeler”den oluşacağı hükme bağlanmıştır.
Çoğunluğun red gerekçesinde, yukarıdaki bölümlerdebelirtildiği gibi, kamu tüzelkişiliğinin CBK ile kurulmasına imkân veren 123.maddenin son fıkrasının, onun organları ile görev ve yetkilerinindüzenlenmesine de imkân verdiği belirtilmiştir. Bu yoruma yukarıda belirttiğimgerekçelerle katılmadığımdan, incelenen hükmün de Anayasanın 104. maddesininonyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı olduğu düşüncesiyle red yönündekikarara karşıyım.
7. CBK’nın 675. maddesinin (1) numaralı fıkrasında,Sağlık Bakanlığının ilgili kuruluşu olan ve kamu tüzelkişiliği bulunan TÜSEBkadrolarında görevlendirilen ve çalıştırılan personelin yıllık performansdeğerlendirilmesine tâbi tutulması öngörülmüş; fıkranın ikinci cümlesi iptaledilmekle birlikte birinci cümlesi çoğunluk tarafından Anayasaya aykırıbulunmamıştır.
Yukarıda diğer bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlar ilekamu tüzelkişileri açısından da belirttiğim gibi, bu kuruluşun da Anayasanın106. ve 123. maddelerinin son fıkralarındaki istisnalar kapsamındadeğerlendirilmesi mümkün olmadığından kanunla düzenlenmesi gerekir. Bu sebepleincelenen kural da Anayasanın 104. maddenin onyedinci fıkrasının üçüncücümlesine aykırıdır.
8. CBK’nın 782. maddesinin (1) numaralı fıkrasında,Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığına bağlı olan ve kamu tüzelkişiliği bulunanMAPEG personelinin 657 sayılı Kanuna tâbi olduğu ve Genel Müdürlükte anılanKanunun ek 41. maddesine göre uzman ve uzman yardımcıları istihdamedilebileceği hükme bağlanmıştır. Anılan cümlede bir ibare yürürlüktenkaldırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına oybirliğiyle kararverilmiş; cümlenin kalan kısmının iptali talebi ise yukarıda 55. maddenin (2)numaralı fıkrasının birinci cümlesinin konu bakımından yetki yönündendenetiminde belirtilen gerekçelerle reddedilmiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle, bu kuruluşun daAnayasanın 106. ve 123. maddelerinin son fıkralarında belirtilen istisnalararasında olmadığı, bu nedenle ve Anayasanın 128. maddesi gereğince kanunladüzenlenmesi gerektiği ve söz konusu hükmün de konu bakımından Anayasanın 104.maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı olduğu ve iptaledilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun aksi yöndeki kararına karşıyım.
B. İçerik yönünden Anayasaya aykırı olmadığı sonucunaulaşılan aşağıdaki hükümlerle ilgili çoğunluk görüşüne de yine aşağıdabelirtilen sebeplerle karşıyım.
1. CBK’nın 587. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c)bendinin içerik yönünden Anayasaya aykırı olmadığına ilişkin çoğunlukgerekçesinde; Anayasanın 123. maddesinin son fıkrasında kamu tüzelkişiliğininCBK ile kurulabileceğinin hükme bağlanması nedeniyle bu teşkilât yapısının daCBK ile düzenlenebileceği, ancak konuya ilişkin temel kurallar belirlendiktenve genel çerçeve çizildikten sonra ayrıntıların idarenin tasarruflarınabırakılabileceği, bu itibarla kuralda sayılan hususların karara bağlanmasınınYönetim Kuruluna bırakılmasında Anayasaya aykırı bir yön bulunmadığı belirtilerekanılan bendin içerik yönünden de Anayasanın 123. maddesine aykırı olmadığısonucuna varılmıştır.
Anayasanın 123. maddesinin son fıkrasında kamutüzelkişiliğinin CBK ile kurulmasına imkân verilmesinden dolayı bunun organlarıile görev ve yetkilerinin de CBK ile düzenlenebileceği yönündeki mezkûr yorumayukarıda belirttiğim gerekçelerle katılmak mümkün olmadığı gibi CBK’nınincelenen hükmünün konuya ilişkin temel kuralları belirlediği ve genelçerçeveyi çizdikten sonra ayrıntıları belirleme görev ve yetkisini idareyebıraktığı yönündeki tespit de isabetli değildir.
Hukuk devletinin temel unsurlarından biri olan belirlilikilkesi, Mahkememizin yerleşik içtihadına göre, yasal düzenlemelerin herhangibir tereddüte ve şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve nesnelolmasını ve kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına engel olacak tedbirleriiçermesini; hukukî güvenlik ilkesiyle bağlantılı olarak da, kanunda belirli birkesinlik içinde hangi somut olgulara hangi sonuçların bağlandığının görülebilmesinizorunlu kılmaktadır (bu ilkeyle ilgili ayrıntılı açıklama için bkz. 3/6/2021tarihli ve E.2020/9, K.2021/37 sayılı karara ilişkin karşıoy gerekçem). Kuşkusuzsöz konusu ilke CBK’lar bakımından da geçerlidir.
İncelenen kuralda hiçbir esas belirlenmeden ve çerçeveçizilmeden, bentte sayılan bütün hususlarda düzenleme ve belirleme yetkisiKurumun Yönetim Kuruluna bırakılmıştır.
Bu sebeple kural içerik yönünden de Anayasanın 2. ve 123.maddelerine aykırıdır.
2. CBK’nın 594. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesindeki “…gerekli gördüğü bilgileri…” ibaresinin içerik yönündenAnayasaya aykırı olmadığına ilişkin gerekçede de; kuralın Başkanlığın CBK’daaçıkça düzenlenmiş olan görevlerini yerine getirebilmesini amaçladığı veistenebilecek bilgilerin Başkanlığın görevleriyle ilgili ve gerekli olanlarlasınırlandırıldığının anlaşıldığı, böylece bilgi isteme amacı, kapsamı vesınırının açıkça belirlendiği, bu nedenle belirli ve öngörülebilir olduğu vebelirlilik ilkesine aykırı bir yönünün bulunmadığı belirtilerek Anayasanın 2.maddesine aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıdaki bölümde, belirlilik ilkesine ilişkin olarakyapılan açıklamalar incelenen ibare bakımından da geçerlidir. Ancak incelenenkuralın yer aldığı 594. maddede (veya CBK’nın başka bir hükmünde) kuralınbelirsizliğini giderecek ve belirlilik ilkesinin yukarıda belirtilengereklerine uygun şekilde keyfî uygulamalara engel olacak tedbirleri de içerenaçık, anlaşılır ve nesnel bir hükme yer verilmemiştir (aynı yönde bkz. 13/10/2021tarihli ve E.2018/133, K.2021/70 sayılı karara ilişkin karşıoy gerekçem).
Bu sebeple, söz konusu ibarenin de içerik yönündenAnayasanın 2. maddesine aykırı olduğu düşüncesiyle çoğunluğun red kararınakarşıyım.
C. Çoğunluğun CBK’nın 54. maddesinin (1) numaralıfıkrasının ikinci cümlesinin incelenen bölümünün ve 619. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (a) bendinin içerik yönünden iptaline ilişkin gerekçesinde;ilk kuralla ilgili olarak bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkilikuruluşlarının da Anayasanın 106. maddesinin son fıkrasındaki istisnakapsamında kaldığı ve kuralın anılan hükme aykırı olduğu, ikinci kuralla ilgiliolarak da Bakana bırakılan yetkinin kapsamının belirlenmemesinin Anayasanın123. maddesine aykırı olduğu belirtilmiştir.
Anılan hükümlerin konuya ilişkin genel ilkeler ve çerçevegetirilmeden, düzenleme ve temsilcilerin belirlenmesi yetkilerini devretmesisebebiyle belirlilik ilkesine aykırı olduğu yönündeki tespitler ve iptalsonucuna ulaşılması isabetli olmakla birlikte, her iki kural yönünden deincelemenin Anayasanın 2. maddesi kapsamında yapılması gerektiği ve bağlı,ilgili ve ilişkili kuruluşların Anayasanın 106. maddesinin son fıkrasıkapsamında olmadığı düşüncesiyle iptal sonucuna farklı gerekçeyle katılıyorum.
D. Çoğunluğun, CBK’nın 63. maddesinin (1) numaralıfıkrasının ve 304. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki “…ile yurtdışı şube vebürolarının…” ibaresinin içerik yönünden incelenmesine ilişkin olarakbelirttiği gerekçelere yukarıda kısaca belirttiğim ve konuya ilişkin önceki karşıoygerekçelerimde ayrıntılı olarak açıkladığım sebeplerle; (1) numaralı CBK’nın buCBK ile değiştirilen 338. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci vecümlelerinin konu bakımından incelenmesine ilişkin olarak belirttiğigerekçelerden bir kısmına (§§ 341-342) ise, çoğunluğun gerekçesinde de atıfyapılan 30/12/2020 tarihli ve E.2019/71, K.2020/82 sayılı karara ilişkinkarşıoy gerekçemdeki sebeplerle katılmamakla birlikte, anılan kurallarınAnayasaya aykırı olmadığı görüşüne ve iptal talebinin reddi sonucuna,15/10/2020 tarihli ve E.2018/124, K.2020/56 sayılı karara ilişkin farklıgerekçemdeki açıklamalar doğrultusunda farklı gerekçeyle katılıyorum (bkz.anılan farklı gerekçenin (2) numaralı paragrafındaki açıklamalar).
Üye
M.Emin KUZ
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Mahkememiz çoğunluğunun 15/7/2018 tarihli ve (4)numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkiliKurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi ileilgili gerçekleştirilen Anayasa’ya uygunluk denetiminde ulaştığı kanaatlereaşağıda belirttiğim kurallarda, açıklayacağım gerekçelerle katılmamaktayım.
A. 54. maddenin ikincicümlesinin “…personelinin görev ve yetkileri, görevlendirme, çalışma usul veesasları ile bu müdürlük personeline ilişkin diğer hususlar Başkanlıktarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” bölümündeki “görev veyetkileri” kısmı:
2. Dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmü ile ilafet ve acil durum müdürlüğü ile afet ve acil durum arama ve kurtarma birlikpersonelinin görev ve yetkileri düzenlenmektedir.
3. Bahse konu personelin görev ve yetkileri yürütmeyetkisi bağlamında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenebilecek konulararasında yer almakta ve yine Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasınınikinci cümlesi bağlamında yasak alanda bir düzenleme içermemektedir. Bununlabirlikte “görev ve yetki”lerin Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesigereken konulardan olduğu aşikardır.
4. Her ne kadar Afet ve Acil Yönetim Durumu Başkanlığıİçişleri Bakanlığına bağlı olarak kurulmuş olup Bakanlığın teşkilat yapısıiçinde yer alıyor ve Anayasa’nın 106. maddesininon birinci fıkrasında “Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri veyetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulmasıCumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.” şeklinde bir hüküm yeralıyorsa da Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında “Memurların vediğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, haklarıve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunladüzenlenir” şeklinde bir kurala yer verilmektedir.
5. Dolayısıyla Anayasa’nın 128. maddesinin ikincifıkrasındaki açık hüküm gereğince dava konusu kuraldaki personelin “görev veyetkileri” ile ilgili hususlardaki düzenlemelerin Anayasa’nın 104. maddesininonyedinci fıkrasının üçüncü cümlesi gereğince münhasıran kanunla yapılmasıgerekmektedir.
6. Bu itibarla Afet ve Acil Yönetim Durumu Başkanlığıbünyesinde yer alan personelin görev ve yetkilerinin CumhurbaşkanlığıKararnamesi ile düzenlenmesi mümkün olmadığından “görev ve yetkileri” kısmının“konu bakımından yetki” yönü ile Anayasa’ya aykırı olduğundan iptaligerekmektedir.
B. 55. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birincicümlesi:
7. Dava konusu cümle “Başkanlık merkez teşkilatında 375sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 24 üncü maddesine göre Afet ve Acil DurumYönetimi Denetçisi ve Denetçi Yardımcıları istihdam edilebilir” şeklindedir.Kural Afet ve Acil Yönetim Durumu Başkanlığı merkez teşkilatında istihdamlailgili bir düzenleme olarak görülebilir.
8. Kuralın referansta bulunduğu 375 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin ek 24. maddesi merkez teşkilatına ait kadro ve pozisyonlardaistihdam edilecekleri düzenlerken ikinci fıkrasında 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu’nun ek 41. maddesindeki bazı hükümlerin kıyasen uygulanması gerektiğineyer verilmektedir.
9. Dolayısıyla referansta bulunduğu kuralların içeriğinebakıldığında dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmü kamu hizmetinegirme hakkı yanında esasında istihdam edilecek personelle ilgili nitelikleridüzenleyen bir özelliği de bünyesinde barındırmaktadır. Bu nedenle de kural hemAnayasa’nın 70. maddesindeki kamu hizmetine girme hakkı ile ilgili bir konuyuhem de açıkça Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında belirtildiğişekilde münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken bir konuyu düzenlemektedir. Bunedenle de konu bakımından yetki yönüyle Anayasa’nın 104. maddesinin onyedincifıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırılık taşıdığından dava konusukuralın iptali gerekmektedir.
C. 163. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a), (b), (e)ve (g) bentleri dışındaki kısmı ile (3) numaralı fıkrasının (c) ve (f) bentleridışında kalan kısmı:
10. Dava konusu (2) numaralı fıkrada büyükelçiliklerdegörev alan göç müşavirlerinin görevleri, (3) numaralı fıkrada isekonsolosluklarda görev alan göç ataşelerinin görevleri düzenlenmektedir.
11. Göç İdaresi Başkanlığının yurtdışı teşkilatında görevalan göç müşavirleri ile göç ataşelerinin görevlerini düzenleyen kural bu yönüile Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrası ile ilgilidir. Göç müşavirlerive göç ataşelerinin Anayasa’nın 128. maddesi kapsamına giren kamugörevlilerinden kabul edilmesi gerektiği konusunda ihtilaf olmadığına göre 128.maddenin ikinci fıkrası hükmünün bir gereği olarak bunların görevlerininmünhasıran kanunla düzenlenmesi Anayasal bir zorunluluktur.
12. Göç müşavirleri ile göç ataşelerinin görevlerinidüzenleyen dava konusu bentlerin Anayasa’nın 128. maddesi gereğince kanunladüzenlenmesi zorunlu olduğuna göre dava konusu bentler Anayasa’nın 104.maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı olduğundan konubakımından yetki yönü ile Anayasa’ya aykırı olup iptali gerekmektedir.
13. Öte yandan dava konusu bentler arasında yer alan (3)numaralı fıkranın (b) bendinde başvurularla ilgili belgeleri toplama, eksikbilgi ve belgeleri yabancıdan talep etme, gerektiğinde ilgiliyle mülakatlaryaparak değerlendirme ve bunları kayıt altına alma şeklindeki göç ataşesiningörevi aynı zamanda Anayasa’nın 20. maddesindeki kişisel verilerle ilgili birdüzenleme niteliğindedir. Bu yönü ile bahse konu bent aynı zamanda Anayasa’nın104. maddesinin onyedinci fıkrasının ikinci cümlesindeki yasak alana ilişkinbir düzenleme yaptığından bu yönü ile de Anayasa’ya aykırılık söz konusudur.
D. 542. maddesinin (1) numaralı fıkrası:
14. “Cumhurbaşkanlığı bildiri ve konuşmaları” başlıklı542. maddenin dava konusu (1) numaralı fıkrası şu şekildedir: “Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu, Cumhurbaşkanlığıbildirilerini, sadece Cumhurbaşkanlığını bağlamak kaydıyla yayınlamaklayükümlüdür. Ancak, bunların Cumhurbaşkanlığı bildirisi olduğunu yayın sırasındaaçıklar. Cumhurbaşkanlığı bildirilerine ait metinlerin, Cumhurbaşkanlığındanyazılı yayın isteği ile verilmesi ve yetkililerin imzasını taşıması şarttır”.
15. Dava konusu kuralın konu bakımından yetki yönüyle veiçerik yönünden Anayasa’ya aykırı olduğundan iptali gerektiği gerekçesiyleçoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmamaktayım.
16. Kural, Türkiye Radyo Televizyon KurumununCumhurbaşkanlığının bildirilerini yayınlama konusunu ve buna ilişkin bazı usulikonuları düzenlemektedir. Bu yönü ile bahse konu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesihükmünün konu bakımından yetki yönü ile Anayasa’ya uygunluk denetimindeaykırılığı gündeme getiren asıl sorunlu husus aynı konunun kanunla düzenlenipdüzenlenmediği noktasında karşımıza çıkmaktadır.
17. 2954 sayılı Türkiye Radyo Televizyon Kanunu’nun“Cumhurbaşkanı ve siyasi parti açıklamalarının ve faaliyetlerinin yayınlanması”başlıklı 20. maddesi şu şekilde bir hüküm içermektedir: “Bu Kanundabelirtilen yayın esaslarına uymak ve diğer siyasi partilere cevap hakkıdoğuracak bir unsur taşımamak kaydıyla; Cumhurbaşkanının ve Türkiye Büyük MilletMeclisinde grubu bulunan siyasi partilerin açıklama ve faaliyetlerininyayınlanması, bunların haber değeri ve niteliği taşıması şartına bağlıdır”.
18. Her ne kadar ifadelerde ve cümlelerde farklılıklarsöz konusu ise de dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmü ile 2954sayılı Kanun’un 20. maddesi hükmünün aynı konu ile ilgili olmadığınısöyleyebilmek mümkün değildir. Zira dava konusu kural hiçbir ayrım yapmaksızıntüm Cumhurbaşkanlığı bildirilerinin yayınlanmasını düzenlemekte olup kuralın benzeri2954 sayılı Kanun’un 20. maddesinde de yer almaktadır. Dava konusu kuralda aynızamanda idari bir yapı olarak Cumhurbaşkanlığı teşkilatının resmi niteliktekibildirileri ile siyasi bir aktör olarak Cumhurbaşkanının yayınlamasını istediğibildiriler arasında bir ayrıma gidilmiş değildir. Benzer biçimde açıklama vefaaliyetlerin yayınlanması konusunu düzenleyen 2954 sayılı Kanun’un 20.maddesinde de Cumhurbaşkanının açıklama ve faaliyetleri ile ilgili bir ayrımagidilmemiştir.
19. Bu nedenle dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesihükmü Kanun’da düzenlenmiş bir konuyu yeniden düzenlemesi nedeniyle Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesindeki “Kanunda açıkçadüzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.” hükmü ileçeliştiğinden konu bakımından yetki yönü ile Anayasa’ya aykırılık taşımaktadır.
20. Öte yandan kuralın içerik yönünden yapılandenetiminde de Anayasa’ya aykırılık sonucuna ulaşmak gerekmektedir. Zirakuralda yayınlanacak Cumhurbaşkanlığı bildirileri ile ilgili olarak Türkiye RadyoTelevizyon Kurumunun bir yetkisine yer verilmiş değildir. Yayınlanmak üzeregönderilen Cumhurbaşkanlığı bildirisinin içeriği, yayınlanma süresi, yayınlanmasıklığı, yayınlayıp yayınlamama konusunda Türkiye Radyo Televizyon Kurumuncabir inisiyatif kullanılması durumu ve benzeri konularda kuralda hiçbir hükümyer almamaktadır.
21. Yine kuralda aynı zamanda siyasi bir aktör olduğu dadüşünüldüğünde Cumhurbaşkanının yayınlanmak üzere göndereceği bildirilerinsiyasi veya merkezi idarenin en üstünde yer alan bir kişi olması ve hattadevleti temsil etmesi gibi farklı boyutlar arasında bir ayrıma gidilmemişolması da kuralın içerik yönünden Anayasa’ya uygunluk denetiminde dikkatealınmalıdır.
22. Bu bağlamda bildirileri yayınlamakla yükümlü olan TürkiyeRadyo Televizyon Kurumunun devlet eliyle kurulan, yayın konusunda uzmanlaşmış,ayrı bir kamu tüzel kişiliği ve bütçesi olan, sunduğu hizmetin niteliğigereğince özerkliği ön plana çıkan bir kamu kurumu olduğunu dikkate almakgerekir.
23. Bu konuda Anayasa’nın 133. maddesinin ikinci fıkrasışöyle bir düzenleme içermektedir: “Devletçe kamu tüzelkişiliği olarakkurulan tek radyo ve televizyon kurumu ile kamu tüzelkişilerinden yardım görenhaber ajanslarının özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığı esastır”.
24. Anayasa’nın bu konuda ön plana çıkardığı özerklik vetarafsızlık şeklindeki iki ilke bağlamında düşünüldüğünde dava konusu kuraldabu ilkelere aykırılığı giderecek bir hüküm yer almadığından dava konusuCumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün Anayasa’nın 133. maddesine uygunolduğundan bahsetmek zordur. Bu nedenle kuralın içerik yönüyle Anayasa’nın 133.maddesine aykırılık nedeniyle iptali gerekmektedir.
E. 587. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi:
25. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun(TÜBİTAK) Yönetim Kurulunun görev ve yetkilerinin düzenlendiği 587. maddenin(1) numaralı fıkrasının dava konusu (c) bendi şöyledir: “Kurumun personelkadroları, ücret cetvelleri ile personel performans değerlendirme kriterlerini,bu değerlendirmeler kapsamında yapılacak ödemeler ile iş tanımlarını ve görevekarşılık gelen pozisyonları Başkanlığın önerisi üzerine görüşerek kararabağlamak”.
26. Dava konusu kuraldaki “Kurumun personelkadroları…ve göreve karşılık gelen pozisyonları...” ile “…iştanımlarını…” kısmının da konu bakımından yetki yönü ile Anayasa’ya aykırıolduğu için iptali gerektiği kanaatindeyim.
27. Esasında “Kurumun personel kadroları…ve görevekarşılık gelen pozisyonları...” ibaresinin kadro ile ilgili bir düzenlemeniteliğinde olduğu açıktır. Benzer biçimde CumhurbaşkanlığıKararnamesi ile kadro ihdası konusunu düzenleyen bir kurala ilişkin AnayasaMahkemesinin daha önce verdiği bir kararda bu konunun CumhurbaşkanlığıKararnamesi ile düzenlenmesinin Anayasa’ya aykırılık teşkil ettiği görüşündeolduğumdan Mahkememiz çoğunluğunun iptal isteminin reddi yönündeki kanaatinekatılmamıştım (Bkz.: E. S.: 2018/119, K. S.: 2020/25, K. T.: 11/06/2020 §§ 6-22, 27-31, 33).Aynı hukuki gerekçelerin kadro ile ilgili düzenlemelerin yer aldığı dava konusuCumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümlerinde de geçerli olduğu kanaatindeolduğumdan E. S.: 2018/119, K. S.: 2020/25 sayılı kararın karşıoyunda yerverdiğim gerekçelerle dava konusu ibarenin iptali gerekmektedir.
28. Dava konusu “…iştanımlarını…”nın da esasında TÜBİTAK’ta çalışanların görev ve yetkileriniifade ettiği içindir ki bu ibarenin de yukarıda “A. 54. maddenin ikinci cümlesinin ‘…personeliningörev ve yetkileri, görevlendirme, çalışma usul ve esasları ile bu müdürlükpersoneline ilişkin diğer hususlar Başkanlık tarafından çıkarılacakyönetmelikle belirlenir.’ bölümündeki ‘görev ve yetkileri’ kısmı” başlığıaltında yazdığım gerekçelerle Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenmesimümkün olmadığından “…iş tanımlarını…” kısmının konu bakımından yetkiyönü ile Anayasa’ya aykırı olduğundan iptali gerektiği kanaatindeyim.
29. Öte yandan 587.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinin içerik yönü ile de Anayasa’yaaykırı olduğundan iptali gerektiği kanaatindeyim. Zira TÜBİTAK’ın personelkadroları, personel performans değerlendirme kriterleri ile iş tanımlarını vegöreve karşılık gelen pozisyonlarını Başkanlığın önerisi üzerine görüşerekkarara bağlamayı yönetim kurulunun görev ve yetkisi olarak düzenleyen kuralbelirsiz olduğu gerekçesiyle Anayasa’nın 2. maddesine aykırılık taşımaktadır.
F. 594. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…gerekligördüğü bilgileri…” ibaresi:
30. TÜBİTAK’ın, araştırma ve inceleme konuları içingerekli gördüğü bilgileri kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretimkurumları dâhil tüm yükseköğretim kurumlarından doğrudan doğruya istemeyeyetkili olduğunu düzenleyen kural Anayasa’nın 20. maddesindeki kişiselverilerle ilgili bir düzenleme niteliğindedir. Bu yönü ile bahse konu bent aynızamanda Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının ikinci cümlesindekiyasak alana ilişkin bir düzenleme yaptığından konu bakımından yetki yönü ileAnayasa’ya aykırıdır.
31. Öte yandan hiçbir belirleme yapmadan gerekli gördüğübilgileri doğrudan isteme yetkisini TÜBİTAK’a veren kuralın belirli olduğusöylenemeyeceğinden kural aynı zamanda içerik yönünden de Anayasa’ya aykırılıktaşımaktadır.
G. 782. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikincicümlesinde yer alan “…ile Uzman Ve Uzman Yardımcısı…” ibaresi dışındakikısım:
32. Dava konusu kural Maden ve Petrol İşleri GenelMüdürlüğünde 657 sayılı Kanunun ek 41. maddesine göre Maden ve Petrol Uzmanı veMaden ve Petrol Uzman Yardımcısı istihdam edilebileceğini düzenlemektedir. Bukuralın da bu dosyadaki yukarıda “B. 55. maddesinin (2) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesi” başlığı altında sıraladığım gerekçelerle konu bakımından yetkiyönünden Anayasa’ya aykırı olduğundan iptali gerektiği kanaatindeyim.
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
KARŞI OY GEREKÇESİ
A. 54. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının İkinciCümlesinde Yer Alan “…görev ve yetkileri,…” İbaresi
1. (4) numaralı CBK’nın 54. maddesinin ikinci cümlesindeyer alan “…görev ve yetkileri,..” ibaresinin konu bakımından yetkiyönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine kararverilmiştir.
2. CBK’nın 54. maddesinin ikinci cümlesi Afet ve AcilDurum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) bünyesindeki il afet ve acil durum müdürlüğüile afet ve acil durum arama ve kurtarma birlik müdürlüğü personelinin görev veyetkileri, görevlendirme, çalışma usul ve esasları ile bu müdürlük personelineilişkin diğer hususların Başkanlık tarafından çıkarılacak yönetmeliklebelirleneceğini düzenlemektedir. Söz konusu cümlede yer alan “…görev veyetkileri,..” ibaresi dava konusu kuralı oluşturmaktadır.
3. İl afet ve acil durum müdürlüğü ile afet ve acil durumarama ve kurtarma birlik müdürlüğü personelinin kamu hizmeti niteliği taşıyangörevleri yerine getirdiği dolayısıyla Anayasa’nın 128. maddesi anlamında memurveya diğer kamu görevlisi sıfatını haiz oldukları açıktır (AYM, E.2019/96,K.2022/17).
4. Anayasa'nın 128. maddesinde Devletin,kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idareesaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiğiasli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörüleceği ifade edilmiş; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri,atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleriile diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.
5. Anayasa Mahkemesi de 24.02.2022 tarihli ve E.2019/96,K.2022/17 sayılı kararına konu (43) numaralı CBK’nın 14. maddesiyle (1)numaralı CBK’ya eklenen 227/B maddesinin (4) numaralı fıkrasının “…hazine vemaliye başmüfettişleri, müfettişleri ve müfettiş yardımcılarının görev, yetkive sorumlulukları ile…” şeklindeki kuralı münhasır alanda düzenlemeyapıldığı gerekçesi ile iptal etmiştir. Bu sebeple dava konusu kuralınAnayasa’nın 128. maddesi uyarınca münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken birkonuda düzenleme yaptığı anlaşılmaktadır.
6. Açıklanan gerekçelerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesineaykırıdır.
B. 163. Maddesinin (2) Ve (3) Numaralı Fıkraları
7. CBK’nın 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikincicümlesinde yer alan “…görev ve yetkileri…” ibaresinin konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimine ilişkin gerekçelerimle çoğunluğungörüşüne katılmıyorum.
8. Açıklanan gerekçelerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesineaykırıdır.
E. 587. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (c) BendindeYer Alan “…iş tanımlarını…” Kısmı
9. Dava konusu kural TÜBİTAK personelinin iş tanımlarınınBaşkanlığın önerisi üzerine görüşülerek karara bağlamasını yönetim kurulunungörev ve yetkisi olarak düzenlemektedir.
10. CBK’nın 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikincicümlesinde yer alan “…görev ve yetkileri…” ibaresinin konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimine yönelik gerekçelerimle çoğunluğungörüşüne katılmıyorum.
11. Açıklanan gerekçelerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesineaykırıdır.
12. Açıklanan nedenlerle kuralın iptali gerekir. Bugerekçeyle Sayın çoğunluğun görüşüne katılmadım.
Üye
Selahaddin MENTEŞ
KARŞI OY
1. Mahkememiz çoğunluğu (4) numaralı Bakanlıklara Bağlı,İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların TeşkilatıHakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin (CBK);
54. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan “…görev veyetkileri,…” kısmının, 55. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birincicümlesinin, 163. maddesinin (2) ve (3) numaralı fıkralarının, 542. maddesinin(1) numaralı fıkrasının, 587. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeyer alan “Kurumun personel kadroları…ve göreve karşılık gelenpozisyonları...” kısmı ile “…iş tanımlarını…” kısmının, 594.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…gerekli gördüğü bilgileri…”ibaresinin ve 782. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin konubakımından yetki yönünden,
542. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, 587. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (c) bendinin ve 594. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “…gerekli gördüğü bilgileri…” ibaresinin içerik yönünden
Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir.Aşağıda açıklanan nedenlerle bu karara katılma imkânı olmamıştır.
A. 54. Maddesinin İkinci Cümlesinde Yer Alan “…görevve yetkileri,…” Kısmı
2. CBK’nın 54. maddesinin ikinci cümlesinde Afet ve AcilDurum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) bünyesindeki il afet ve acil durum müdürlüğüile afet ve acil durum arama ve kurtarma birlik müdürlüğü personelinin görev veyetkileri, görevlendirme, çalışma usul ve esasları ile bu müdürlük personelineilişkin diğer hususların Başkanlık tarafından çıkarılacak yönetmeliklebelirleneceği hüküm altına alınmıştır. Anılan cümlenin “…görev veyetkileri,..” bölümü dava konusu kuralı oluşturmaktadır.
3. AFAD’ın afet ve acil durum hizmetleri görevinin,müşterek mahallî ihtiyaçları karşılamak ve kamu yararını sağlamak amacıyla yapılangenel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken kamu hizmeti niteliği taşıdığıaçıktır. Afet ve acil durum hizmetlerinin kendine özgü nitelikleri, buhizmetlerin genel idare esaslarına göre memurlar ve diğer kamu görevlilerieliyle yürütülmesi gereken asli ve sürekli görevler kapsamındadeğerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Kamu hizmeti niteliği taşıyan anılangörevlerin yerine getirilebilmesi bağlamında il afet ve acil durum müdürlüğüile afet ve acil durum arama ve kurtarma birlik müdürlüğü personelininAnayasa’nın 128. maddesi anlamında memur veya diğer kamu görevlisi sıfatınasahip bulunduklarında tereddüt bulunmamaktadır (AYM, E.2019/96, K.2022/17).
4. Anayasa'nın 128. maddesinde Devletin,kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idareesaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiğiasli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörüleceği ifade edilmiş; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri,atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleriile diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.
5. Nitekim Anayasa Mahkemesi, 24.02.2022 tarihli veE.2019/96, K.2022/17 sayılı kararına konu (43) numaralı CBK’nın 14. maddesiyle(1) numaralı CBK’ya eklenen 227/B maddesinin (4) numaralı fıkrasının “…hazineve maliye başmüfettişleri, müfettişleri ve müfettiş yardımcılarının görev,yetki ve sorumlulukları ile…” şeklindeki kuralı münhasır alanda düzenlemeyapıldığı gerekçesi ile iptal etmiştir. Bu itibarla dava konusu kuralınAnayasa’nın 128. maddesi uyarınca münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken birkonuda düzenleme yaptığı anlaşılmaktadır.
6. Açıklanan gerekçelerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesineaykırıdır.
B. 55. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının Birinci Cümlesi
7. Dava konusu kural, 375 sayılı KHK’ya ve anılan KHK’nında 657 sayılı Kanun’a yaptığı atıfla AFADbünyesindeki denetçi ve denetçi yardımcılarının kamuhizmetine girişini ve bu hizmete girdikten sonra denetçi olarak atanmak içinsahip olması gereken nitelikleri düzenlenmektedir. Yukarıda da belirtildiğiüzere AFAD bünyesindeki denetçi yardımcıları ve denetçilerin kamu görevlisiniteliği taşıdıkları açıktır (§ 3).
8. Yukarıda da açıklandığı üzere Anayasa’nın 128.maddesinde kamu görevlilerinin niteliklerinin kanunla düzenlenmesiöngörülmüştür (§ 4).
9. Dava konusu kural 375 sayılı KHK’ya atıfla denetçi vedenetçi yardımcılarının haiz olması gereken nitelikleri düzenlemektedir. Buniteliklerin bizzat CBK kuralı ile düzenlenmesi ile CBK kuralında kanuna atıfladüzenlenmesi arasında fark bulunmamaktadır.
10. Açıklanan gerekçelerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesineaykırıdır.
C. 163. Maddesinin (2) Ve (3) Numaralı Fıkraları
11. CBK’nın 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikincicümlesinde yer alan “…görev ve yetkileri…” ibaresinin konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimine yönelik gerekçelerimle çoğunluğungörüşüne katılmıyorum.
12. Açıklanan gerekçelerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesineaykırıdır.
D. 542. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrası
a. Konu Bakımından Yetki Yönünden
13. Kural, Türkiye Radyo Televizyon Kurumunun (TRT), Cumhurbaşkanlığıbildirilerini, sadece Cumhurbaşkanlığını bağlamak kaydıyla yayınlamakla yükümlüolduğunu ancak, bunların Cumhurbaşkanlığı bildirisi olduğunu yayın sırasındaaçıklayacağını; Cumhurbaşkanlığı bildirilerine ait metinlerin,Cumhurbaşkanlığından yazılı yayın isteği ile verilmesinin ve yetkililerinimzasını taşımasının şart olduğunu düzenlemektedir.
14. Dava konusu kural olmasaydı CumhurbaşkanlığınınTRT’ye yayımlanmak üzere göndereceği bildirilere 2954 sayılı Kanun’un 20.maddesinin birinci fıkrasındaki “Bu Kanunda belirtilen yayınesaslarına uymak ve diğer siyasi partilere cevap hakkı doğuracak bir unsurtaşımamak kaydıyla; Cumhurbaşkanının ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde grububulunan siyasi partilerin açıklama ve faaliyetlerinin yayınlanması, bunlarınhaber değeri ve niteliği taşıması şartına bağlıdır.” şeklindeki hükümuygulanacaktı. Dava konusu kural bir anlamda TRT’nin Cumhurbaşkanınınaçıklamalarını yayımlama koşullarını açıkça düzenleyen anılan Kanun hükmüne biristisna getirmektedir. Bu çerçevede dava konusu CBK kuralı ile kanunun açıkçadüzenlediği bir konuda düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır.
15. Açıklanan gerekçelerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesineaykırıdır.
a. İçerik Yönünden
16. Anayasa'nın 133. maddesinde “Devletçe kamutüzelkişiliği olarak kurulan tek radyo ve televizyon kurumu ile kamutüzelkişilerinden yardım gören haber ajanslarının özerkliği ve yayınlarınıntarafsızlığı esastır.” denilerek TRT’nin özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığıhüküm altına alınmıştır.
17. Dava konusu kural uyarınca TRT’nin gönderilenbildirileri yayınlama konusunda sadece şekli nitelikte olan “Cumhurbaşkanlığındanyazılı yayın isteği ile verilmesi ve yetkililerin imzasını taşıması”şartının bulunup bulunmadığına bakma ve “Cumhurbaşkanlığı bildirisi olduğunuyayın sırasında” açıklama şeklindeki sınırlı yetkisi dışında hiçbiryetkisi bulunmamaktadır.
18. Kuralla bildirilerin içeriğinin, kapsamının, yayınsüresinin ve yayınlanma sıklığının belirlenmesine yönelik düzenlemeöngörülmediği gibi bu hususlarda TRT’ye takdir yetkisi de tanınmamıştır.
19. Açıklanan nedenlerle kurallar,Anayasa’nın 2. ve 133. maddelerine aykırıdır.
E. 587. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (c) Bendi
a. Kuralın “Kurumun personel kadroları…ve görevekarşılık gelen pozisyonları...” Kısmı ile “…iş tanımlarını…”Kısmının Konu Bakımından Yetki Yönünden Değerlendirilmesi
20. Dava konusu kurallar TÜBİTAK’ın personel kadrolarını,iş tanımlarını ve göreve karşılık gelen pozisyonlarını Başkanlığın önerisiüzerine görüşerek karara bağlamanın yönetim kurulunun görev ve yetkisikapsamında olduğunu düzenlemektedir.
21. CBK’nın 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikincicümlesinde yer alan “…görev ve yetkileri…” ibaresinin konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimine yönelik gerekçelerimle çoğunluğungörüşüne katılmıyorum.
22. Açıklanan gerekçelerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesineaykırıdır.
b. İçerik Yönünden
23. Dava konusu kural TÜBİTAK’ın personel kadrolarını,ücret cetvellerini ile personel performans değerlendirme kriterlerini, budeğerlendirmeler kapsamında yapılacak ödemeler ile iş tanımlarını ve görevekarşılık gelen pozisyonlarını Başkanlığın önerisi üzerine görüşerek karara bağlamanınyönetim kurulunun görev ve yetkisi kapsamında olduğunu düzenlemektedir.
24. Anayasa’nın 123. maddesinin birincifıkrasına göre “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunladüzenlenir.” Ancak Anayasa’nın 106.maddesinin on birinci fıkrasında “Bakanlıkların kurulması, kaldırılması,görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarınınkurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.” denilmek suretiylebakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısıile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması Anayasa’nın 106. maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca CBK ile düzenlenebileceği özel olarak belirtilenkonular kapsamında kalmaktadır.
25. Bu bağlamda Anayasa’nın CBK tarafındandüzenleneceğini özel olarak öngördüğü yukarıda belirtilen idarelerin kurulması,kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı, merkez ve taşrateşkilatlarının kurulması ile düzenlenmesi kapsamında, bu konularla sınırlıolmak üzere Anayasa’nın 123. maddesinin anılan hükmünde belirtilen hususlardaCBK ile düzenleme yapılabilir.
26. TÜBİTAK CBK’nın 582. maddesinin (1) numaralı fıkrasında Sanayi veTeknoloji Bakanlığıyla ilgili kuruluş olarak düzenlenmiştir.
27. Kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarının ihdası veyaiptali, başka bir deyişle kadro usulüne ilişkin düzenlemeler idarenin teşkilatyapısı ile ilgili olup idarenin kuruluş ve görevlerinin belirlenmesinin birparçasını oluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesi Kararlarında konuyla ilgili olarak“Bir kurumun kuruluşu deyince her şeyden önce o kurumu yürütecek personeleait kadrolar hatıra gelir. Zira kurumun temelinden çatısına kadar bütünörgütünün bu kadrolar teşkil eder. Personel kadroları mevcut olmayan bir kurum,henüz kuruluş haline geçmemiş demektir. Şu hâlde bir kurumu çalışır halegetirecek olan Personel kadrolarının, en küçüğünden en büyüğüne kadar, bütününükuruluştan ayrı düşünmeğe imkân yoktur.” denilmektedir (AYM, E.1965/32,K.1966/3, 4/2/1966; E. 2018/119, K. 2020/25, 11/6/2020, § 18).”
28. Dava konusu kural yukarıdaki içtihat kapsamında elealındığında kuralın “idarenin kuruluş ve görevlerinin belirlenmesinin birparçası” olarak görülen kadroları bizzat düzenlemediği bu konuda düzenlemeyapma yetkisini TÜBİTAK Yönetim Kuruluna devrettiği görülmektedir. Bu bağlamdaAYM içtihadında (AYM, E.2018/124, K.2020/56, 15/10/2020) “Anayasa’nın 123.maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…kurulur.” ibaresi CBK ile kurulan birkamu tüzel kişiliğinin CBK ile düzenlenmesini de içermektedir.”değerlendirmesine yer verilmiş ise de dava konusu kuralın TÜBİTAK kadrolarıbaşta olmak üzere personele ilişkin diğer hususları düzenlemek, en azındançerçevesini çizmek yerine düzenleme yetkisini devrettiği görülmektedir.
29. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 123.maddesinin üçüncü fıkrasına aykırıdır.
F. CBK’nın 594.Maddesinin Birinci Cümlesinde Yer Alan “…gerekli gördüğü bilgileri…”İbaresi
a. Konu Bakımından Yetki Yönünden
30. CBK’nın “Bilgi ve belge talebi” başlıklı 594.maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde TÜBİTAK’ın, araştırma veinceleme konuları için gerekli gördüğü bilgileri kamu kurum ve kuruluşları ilevakıf yükseköğretim kurumları dâhil tüm yükseköğretim kurumlarından doğrudandoğruya istemeye yetkili olduğu belirtilmiştir. Dava konusu kural anılan cümledeyer alan “…gerekli gördüğü bilgileri…” ibaresi iptali istenen kuralıoluşturmaktadır.
31. Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca temel haklar, kişi hakları ve siyasihaklar CBK ile düzenlenemez.
32. Anayasa’nın 20. maddesininbirinci fıkrasında herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesiniisteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğinedokunulamayacağı belirtilmiş; üçüncü fıkrasında da “Herkes, kendisiyleilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişininkendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme,bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusundakullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanundaöngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerinkorunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” denilerek kişiselverilerin korunması özel hayatın gizliliğinin korunması kapsamında güvenceyekavuşturulmuştur.
33. Anayasa’nın 20. maddesinde güvencealtına alınan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, Anayasa’da CBK iledüzenlenemeyeceği öngörülen “yasak alan” kapsamında kalan temel haklararasındadır.
34. Açıklanan gerekçelerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesineaykırıdır.
b. İçerik Yönünden
35. Anayasa’nın 20. maddesinde, kişiselverilerin ancak kanunda öngörülen hâllerde veya kişinin açık rızasıylaişlenebileceği belirtilmiştir. Dava konusu kuralla tanınan yetkinin son derecegeniş olması kişisel verileri koruma hakkına yönelik herhangi bir sınırıolmayan müdahalelere neden olma potansiyelini bünyesinde taşımaktadır. Bunedenle, kişisel verilerin korunması hakkıyla ilgili yasal düzenlemelerin açık,net ve anlaşılabilir olması ve keyfi ve amaca uygun olmayan kullanımlara karşıgüvenceler sağlaması gerekmektedir.
36. Anayasa’nın 13. maddesinde, temelhak ve özgürlüklerin özlerine dokunulmaksızın ölçülülük ilkesine uygun şekilde,yasayla sınırlandırılabileceği belirtilmektedir. Ölçülülük ilkesi sınırlamadabaşvurulan aracın sınırlama amacını gerçekleştirmeye elverişli olmasını;bu aracın sınırlama amacı açısından gerekli olmasını ve araçla amacınölçüsüz bir oran içinde bulunmamasını ifade eder.
37. Bu itibarla, Anayasa’nın 13. ve 20.maddeleri kapsamında kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ancakkanunla sınırlanabileceği, dava konusu CBK kuralıyla bu hakka yönelik düzenlemeyapıldığı anlaşılmaktadır.
38. Açıklanan gerekçelerle kural, Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırıdır.
G. 782. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının İkinci Cümlesi
39. CBK’nın 55. maddesinin (2) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesinin konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya uygunlukdenetimine yönelik gerekçelerimle çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
40. Açıklanan gerekçelerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesineaykırıdır.
Üye
Kenan YAŞAR