ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı :2018/143
Karar Sayısı : 2019/39
Karar Tarihi : 15/5/2019
R.G.Tarih-Sayısı :12/7/2019-30829
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul 14. AsliyeTicaret Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: A. 26/9/2004 tarihli ve 5235sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye MahkemelerininKuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin 18/6/2014 tarihlive 6545 sayılı Kanun’un 45. maddesiyle yeniden düzenlenen üçüncü fıkrasınınikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci cümlelerinin,
B. 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5.maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “…dava olunan şeyindeğerine veya tutarına bakılmaksızın…” ibaresinin,
Anayasa’nın 2. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerekiptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY: Trafik kazasından kaynaklanan hasarın araçsahipleri ve sigorta şirketi tarafından tazmini talebiyle açılan davada itirazkonusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleriiçin başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
İtiraz konusu kuralların da yer aldığı;
1. 5235 sayılı Kanun’un 5. maddesi şöyledir:
“Hukuk mahkemelerinin kuruluşu
MADDE 5- Hukuk mahkemeleri, her il merkezi ile bölgelerincoğrafî durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerdeHâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak AdaletBakanlığınca kurulur.
(Değişik ikinci fıkra: 18/6/2014–6545/45 md.) Sulh hukuk veasliye hukuk mahkemeleri tek hâkimlidir.
(Mülga fıkra: 9/2/2011-6110/13 md.; Yeniden düzenleme:18/6/2014–6545/45 md.) Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bumahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Konusu parayla ölçülebilenuyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk lirasının üzerinde olan dava veişler ile dava değerine bakılmaksızın;
1. İflas, (…) iflasın kaldırılması, iflasınkapatılması, konkordato ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara,
2. 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkiminkesin olarak karara bağlayacağı işler ile davalara,
3. Şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurulkararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetimorganları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçiciorgan atanmasına ilişkin davalara, fesih, infisah ve tasfiyeye yönelikdavalara,
4. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılantahkim yargılamasında; tahkim şartına ilişkin itirazlara, (…)hakemlerin seçimive reddine yönelik davalar ile yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizineyönelik davalara,
ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye iletoplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır. Heyet hâlinde bakılacakdavalarla ilgili olmak üzere, dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra talepedilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirler de heyet tarafından incelenir vekarara bağlanır. Bu fıkrada belirtilen dava ve işler dışında kalanuyuşmazlıklar mahkeme hâkimlerinden biri tarafından görülür ve kararabağlanır.Başkan ve üye hâkimler arasında dağılıma ilişkin esaslar, işlerdedenge sağlanacak biçimde mahkeme başkanı tarafından önceden tespit edilir.
Özel kanunlarla kurulan diğer hukuk mahkemelerininkuruluşuna ilişkin hükümler saklıdır.
(Değişik beşinci fıkra:17/4/2013–6460/10 md.) İşdurumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesioluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Özel kanunlarda başkaca hükümbulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerinyoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımıHâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar ResmîGazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.
Hukuk mahkemeleri bulundukları il veya ilçenin adı ileanılır.”
2. 6102 sayılı Kanun’un 5. maddesi şöyledir:
“2. Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleriningörüleceği mahkemeler
MADDE 5- (1) Aksine hükümbulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızınasliyeticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesizyargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliyehukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticarisayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğerişlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakanbirden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığıyerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerindenbiri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan denizticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmaklagörevlendirilebilir.
(3) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaretmahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındakiilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliyeticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görevkuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesinigerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Recep KÖMÜRCÜ,Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, KadirÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla8/11/2018 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacakkural sorunu görüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152. ve 30/3/2011 tarihli ve 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un40. maddelerine göre mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacaklarıkanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümlerini Anayasa’ya aykırı görürlerveya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğukanısına varırlarsa o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmayayetkilidirler. Ancak anılan maddeler uyarınca bir mahkemenin AnayasaMahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemeningörevine giren bir davanın bulunması ve iptali talep edilen kuralın da o davadauygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanındeğişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunankurallardır.
3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme 5235sayılı Kanun’un 5. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci, üçüncü, dördüncü vebeşinci cümleleri ile 6102 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (1) numaralıfıkrasında yer alan “…dava olunan şeyin değerine veya tutarınabakılmaksızın…” ibaresinin iptallerinitalep etmiştir.
4. 5235 sayılı Kanun’un 5. maddesinin üçüncü fıkrasının ikincicümlesinde konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda davadeğeri üç yüz bin Türk lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerinebakılmaksızın; (1) iflas, iflasın kaldırılması, iflasınkapatılması, konkordato ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara,(2) 6102 sayılı Kanun’da hâkimin kesin olarak karara bağlayacağı işler iledavalara, (3) şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurulkararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetimorganları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçiciorgan atanmasına ilişkin davalara, fesih, infisah ve tasfiyeye yönelikdavalara, (4) 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na ve21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’na göre yapılantahkim yargılamasında; tahkim şartına ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi vereddine yönelik davalar ile yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizineyönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, bir başkan ve iki üye iletoplanacak heyetçe yürütülüp sonuçlandırılacağı hükme bağlanmıştır. Aynıfıkranın üçüncü cümlesinde ise heyet hâlinde bakılacakdavalarla ilgili olmak üzere dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra talepedilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin de heyet tarafından incelenipkarara bağlanacağı düzenlenmiştir.
5. Bakılmakta olan dava, trafik kazasından kaynaklanan hasarıntazmini talebine ilişkin olup anılan cümleler uyarınca heyet hâlinde kararabağlanması gereken dava niteliği taşımamaktadır. Dolayısıyla 5235 sayılıKanun’un 5. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerinin Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmamaktadır.
6. Açıklanan nedenlerle;
A. 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk DereceMahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun’un 5. maddesinin 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 45.maddesiyle yeniden düzenlenen üçüncü fıkrasının;
1. İkinci ve üçüncü cümlelerinin, itiraz başvurusunda bulunanMahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmadığından bu cümlelereilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
2. Dördüncü ve beşinci cümlelerinin esasının incelenmesine,
B. 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5.maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “…dava olunan şeyindeğerine veya tutarına bakılmaksızın…” ibaresinin esasınınincelenmesine,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
7. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hülya ÇOŞTAN ÇETİNtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanunhükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. 5235 sayılı Kanun’un 5. Maddesinin Üçüncü FıkrasınınDördüncü ve Beşinci Cümlelerinin İncelenmesi
1. İtirazın Gerekçesi
8. Başvuru kararında özetle; 5235 sayılı Kanun ile asliye ticaretmahkemesinin heyet mahkemesi ve tek hâkimli mahkemeden oluşan birmahkeme olarak düzenlenmesi nedeniyle aynı hâkimlerin hemtek hâkim olarak hem de heyet hâlinde karar verdikleri, bu durumunuzmanlığa dayalı bir sistemin oluşmasına engel olduğu, adaletin süresinde veetkin bir şekilde sağlanmasını önlediği belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2.ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
9. 5235 sayılı Kanun’un “Hukuk mahkemelerinin kuruluşu” kenarbaşlıklı 5. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde, asliyeticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadarüyenin bulunacağı belirtilmiştir. Fıkranın ikinci ve üçüncü cümlelerinde asliyeticaret mahkemesinin heyet olarak karar vereceği hâllerbelirlenmiştir. Fıkranın itiraz konusu kurallardan olan dördüncücümlesinde, bu fıkrada heyet hâlinde yürütülüp sonuçlandırılacağıbelirtilen dava ve işler dışında kalan uyuşmazlıkların mahkeme hâkimlerindenbiri tarafından görülüp karara bağlanması öngörülmüştür. Fıkranın itirazkonusu beşinci cümlesinde ise başkan ve üye hâkimlerarasında dağılıma ilişkin esasların, işlerde denge sağlanacak biçimde mahkemebaşkanı tarafından önceden tespit edileceği düzenlenmiştir.
10. Anayasa’nın 2. maddesindebelirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insanhaklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adilbir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan,Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendinibağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
11. Kanun koyucu düzenlemeler yaparken hukukdevleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilkeise elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmaküzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik, başvurulan önleminulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, gereklilik başvurulanönlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, orantılılık isebaşvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifadeetmektedir.
12. Anayasa’nın hak arama hürriyetinidüzenleyen 36. maddesinde “Herkes, meşru vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir./Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisiiçindeki davaya bakmaktan kaçınamaz” denilmiştir.Maddeylegüvence altına alınan hak arama özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliğitaşımasının yanında, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekildeyararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerdenbiridir.
13. Anayasa’nın 141. maddesinin dördüncü fıkrasında “Davalarınen az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir”denilmek suretiyle davaların makul süre içinde bitirilmesi gerekliliği ifadeedilmiştir. Bu ilke gereğince devlet, yargılamaların gereksiz yereuzamasını engelleyecek etkin önlemler almak zorundadır. Bu bağlamda, hukuksisteminde ve özellikle yargılama usulünde, yargılamaların makul süre içindebitirilmesini mümkün kılacak şekilde usul kurallarına yer verilmesi, adilyargılanma ilkesinin bir gereğidir. Ancak bu amaçla alınacak kanuni tedbirlerinve öngörülen çarelerin, yargılama sonucunda işin esasına yönelik adil vehakkaniyete uygun bir karar verilmesine engel oluşturmaması gerektiği detartışmasızdır.
14. Anayasa’nın 142. maddesinde de “Mahkemelerinkuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunladüzenlenir…” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre kanun koyucu mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi,yargılama usulleri ve yapısı hakkında Anayasa kurallarına bağlı olmak kaydıylaihtiyaç duyduğu düzenlemeyi yapma yetkisine sahip bulunmaktadır.
15. İtiraz konusu dördüncü cümle, toplu mahkeme olarakyapılandırılmış olan asliye ticaret mahkemelerinin, heyet olarak kararabağlanacağı Kanun’da belirtilmiş olan istisnalar haricinde,tek hâkimlekarar vermesini öngörmektedir. Yasama belgelerinde de sadeceiçeriği ve sonuçları itibarıyla son derece önem arz eden uyuşmazlıkların heyethâlinde görülmesi esasının benimsendiği ifade edilmiştir. İtiraz konusu beşincicümle ise asliye ticaret mahkemesindeki işlerin dağılımını yapmakla yetkili merciinbelirlenmesine ve yetkinin kullanım usulüne ilişkin olup asliye ticaretmahkemelerinin iç işleyişine yönelik bir düzenlemedir.
16. Asliye ticaret mahkemeleriningörev alanına giren uyuşmazlıkların tek hâkimle ya da heyet olarakkarara bağlanması hususu kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındadır. Kanunkoyucunun bu takdir yetkisini hukuk devletiilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesine uygun olarak kullanması gerekir.
17. İtiraz konusu dördüncü cümle uyarınca asliye ticaretmahkemesince tek hâkimle karara bağlanacak uyuşmazlıklar da heyet hâlindekarara bağlanacak uyuşmazlıklar gibi ticari niteliktedir. Kanun koyucununticari nitelik taşıyan tüm uyuşmazlıkların asliye ticaret mahkemelerince kararabağlanmasını öngörmek suretiyle uzmanlığa dayalı bir yargılama sisteminioluşturmayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Uzmanlığa dayalı bir yargılamasisteminin adaletin süresinde ve etkin bir biçimde gerçekleştirilmesine hizmetedeceği şüphesizdir.
18. Ticari nitelikteki uyuşmazlığın önem derecesine binaen tekhâkimle karara bağlanmasını öngören kuralın da uzmanlığa dayalı bir sistemoluşturulması dolayısıyla adaletin süresinde ve etkin bir biçimde sağlanmasıamaçlarıyla bağdaşmadığı savunulamaz. Öte yandan ticari niteliktekiuyuşmazlıkların kural olarak tek hâkimle görülüp karara bağlanmasını öngörendüzenlemenin, Anayasa’nın 141. maddesi uyarınca devlete yüklenmiş olan,davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması görevininyerine getirilmesine hizmet edebileceği de açıktır. Bu yönüyle kuralın anılanamaçlara ulaşılması bakımından elverişli, gerekli ve orantılı olmadığısöylenemez.
19. İtiraz konusu beşinci cümle ile mahkemenin içişleyişine ilişkin düzenleme getirilmesi de kanun koyucunun takdir yetkisikapsamındadır. Kural ile asliye ticaret mahkemelerinin görev alanıkapsamında kalan işlerin düzenli ve dengeli bir şekilde yürütülmesininamaçlandığı anlaşılmaktadır. Kuralda işlerin dağılımı konusunda mahkemeyiyönetmekle görevli başkana yetki verilmesinin ve bu yetkiye ilişkin esasların işlerdedenge sağlama ve önceden tespit edilme kriterlerinebağlanmasının anılan amaca ulaşma bakımından elverişli, gerekli ve orantılıolmadığı ileri sürülemez
20. Bu itibarla hukuk devleti ilkesine aykırı olmayan kuralların,hak arama hürriyetini engelleyen veya zorlaştıran bir yönü de bulunmamaktadır.
21. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 2.ve 36. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
B. 6102 Sayılı Kanun’un 5. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasında YerAlan “…dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın…” İbaresininİncelenmesi
1. İtirazın Gerekçesi
22. Başvuru kararında özetle; 6102 sayılı Kanun ile asliye ticaretmahkemesinin dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın kuralolarak tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerinebakmakla görevli kılınması nedeniyle dava çeşitliliğinin arttığı, bu durumunuzmanlığa dayalı bir sistem oluşturulmasına engel olduğu, adaletin süresinde veetkin bir şekilde sağlanmasının önüne geçtiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın2. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
23. Kanun’un 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında; aksine hükümbulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliyeticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargıişlerine bakmakla görevli olduğu öngörülmüş olup anılan fıkrada yer alan “…dava olunanşeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın…” ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.
24. Dava konusunun değerinden bağımsız olarak ticari niteliktekidavaların ve çekişmesiz yargı işlerinin ticaret mahkemesince görülmesiniöngören kural, davaların ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari niteliği esasalınarak ihtisaslaşmış mahkemece görülüp karara bağlanmasını hedeflemektedir.
25. Bu kapsamda ileri sürülen Anayasa’yaaykırılık iddiaları 5235 sayılı Kanun’un 5. maddesinin üçüncü fıkrasınındördüncü ve beşinci cümlelerinin incelendiği bölümde belirtilen gerekçelerleyerinde görülmemiştir.
26. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. ve36. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
IV. HÜKÜM
A. 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk DereceMahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun’un 5. maddesinin 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 45.maddesiyle yeniden düzenlenen üçüncü fıkrasının dördüncü ve beşincicümlelerinin,
B. 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5.maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “…dava olunan şeyindeğerine veya tutarına bakılmaksızın…” ibaresinin,
Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE 15/5/2019tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU