ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2018/149
Karar Sayısı : 2022/163
Karar Tarihi : 29/12/2022
R.G.Tarih-Sayı :3/8/2023-32268
İPTAL DAVASINI AÇAN: Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte 134milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 12/9/2018 tarihli ve (17) numaralı Bazı CumhurbaşkanlığıKararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
A. 1. maddesinin birinci fıkrasının;
1. (c) bendiyle 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı ResmîGazete’de yayımlanan (1) numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin başlığı ile birlikte değiştirilen 263.maddesinin,
2. (d) bendiyle (1) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin Altıncı Kısmı’nın Sekizinci Bölümü’ne [20/4/2021 tarihli ve (73) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin 25. maddesiyle eklenen Üçüncü Bölüm nedeniyle Dokuzuncu Bölümşeklinde teselsül ettirilmiştir.] eklenengeçici 1. maddenin (2) numaralı fıkrasının “Bu maddenin yürürlüğe girdiğitarihte İl Dernekler Müdürü kadrosunda bulunanların görevleri sona erer...”bölümünün,
3. (g) bendiyle (1) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin 504. maddesine eklenen (4) numaralı fıkranın birincicümlesinin,
B. 3. maddesinin birinci fıkrasının;
1. (b) bendiyle 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı ResmîGazete’de yayımlanan (3) numaralı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurumve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin,
a. 3. maddesinin (5) numaralı fıkrasında yer alan “...enaz üç yıl...” ibaresinin madde metninden çıkarılmasının,
b. 3. maddesine eklenen (7) numaralı fıkranın,
2. (c) bendiyle (3) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin 6. maddesine (5) numaralı fıkrasından sonra gelmek üzereeklenen (6) numaralı fıkranın,
C. 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendiyle 15/7/2018tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (4) numaralı BakanlıklaraBağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve KuruluşlarınTeşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Onbeşinci Bölümü’ne eklenengeçici 1. maddenin,
Anayasa’nın 2., 6., 7., 10., 70., 104., 128. ve 130.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinindurdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ KURALLARI
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin (CBK) iptali talepedilen kuralların da yer aldığı;
1. 1. maddesininbirinci fıkrasının;
a. (c) bendiyle(1) numaralı CBK’nın başlığıyla birlikte değiştirilen 263. maddesi şöyledir:
“Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü
MADDE 263 – (Değişik:RG-13/9/2018-30534 - CK-17/1 md.)
(1) Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün görev veyetkileri şunlardır:
a) Dernekler ve şubelerinin, derneklerin ve vakıflarınüst kuruluşlarının, yabancı dernek, vakıf ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlarınTürkiye’deki şubeleri ile temsilciliklerinin kayıtlarını tutmak, iş veişlemlerini yürütmek,
b) 26/3/1987 tarihli ve 3335 sayılı UluslararasıNitelikteki Teşekküllerin Kurulması Hakkında Kanun hükümlerine göre kurulanteşekküllerin kayıtlarını tutmak, iş ve işlemlerini yürütmek,
c) Yardım toplama mevzuatına ilişkin iş ve işlemleriyürütmek,
ç) 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun35 inci maddesi kapsamındaki iş ve işlemler ile vakıflar, sendikalar, siyasipartiler, vakıf ve sendikaların üst kuruluşlarıyla ilgili olarak İçişleriBakanlığına mevzuatla verilen görevleri yapmak, bu kuruluşlar ile ilgili iş veişlemleri yürütmek,
d) 5253 sayılı Kanun kapsamındaki platformlarla ilgili işve işlemleri yürütmek,
e) Görev alanına giren kuruluşlara rehberlik ve danışmahizmeti sunmak, idari, mali ve teknik destekte bulunmak, bunlarla ortakprojeler yürütmek, eğitim ve benzeri konularda işbirliği yapmak,
f) Dernekler ve şubelerinin, derneklerin ve vakıflarınüst kuruluşlarının; 3335 sayılı Kanuna göre kurulan teşekküllerin; yabancıdernek, vakıf ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’deki şube vetemsilcilikleri ile 5253 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre verilen her türlüizin ve faaliyetin denetimini yapmak,
g) Türk vatandaşları tarafından yurtdışında kurulandernek ve benzeri kuruluşların kayıtlarını tutmak, kuruluş ve faaliyetleriniyurtiçinde ve yurtdışında ilgili makamlar aracılığıyla izlemek, değerlendirmekve bu derneklerle ilgili gerekli işlemlerin yapılmasını sağlamak,
ğ) Bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilenkuruluşların yönetici veya üyelerinin yasalara aykırı faaliyetleri hakkında,ilgili kuruluşlarla işbirliği içinde çalışarak gerekli işlemleri yapmak,
h) Sivil toplum kuruluşları, ilgili kurumlar, üniversitelerve diğer araştırma kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde, görev alanına girenkonularda araştırma-geliştirme çalışmalarında bulunmak, orta ve uzun vadelistratejileri belirlemek,
ı) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.
(2) Bu maddede belirtilen dernek ve kuruluşlar vebunların üyelerinin kaydedileceği kütüğün şekli, düzenleme ve kayıt esaslarıile taşra teşkilatına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikledüzenlenir.”
b. (d) bendiyle(1) numaralı CBK’nın Altıncı Kısmı’nın Sekizinci Bölümü’ne [20/4/2021 tarihli ve(73) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 25. maddesiyle eklenen ÜçüncüBölüm nedeniyle Dokuzuncu Bölüm şeklinde teselsül ettirilmiştir.] eklenengeçici 1. madde şöyledir:
“GEÇİCİ MADDE 1- (Ek: RG-13/9/2018-30534 - CK-17/1md.)
(1) Mevzuatta Dernekler Dairesi Başkanlığına yapılanatıflar Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne, Dernekler Dairesi Başkanınayapılan atıflar Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürüne yapılmış sayılır.
(2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte İlDernekler Müdürü kadrosunda bulunanların görevleri sona erer ve yeni birkadroya atanıncaya kadar eski kadrolarına ait her türlü aylık, ek gösterge veher türlü zam ve tazminatları, ikramiye ve sözleşme ücretleri ile diğer malihaklarını İçişleri Bakanlığı bütçesinden almaya devam ederler.”
c. (g) bendiyle(1) numaralı CBK’nın fıkra eklenen 504. maddesi şöyledir:
“Bakan Yardımcıları
MADDE 504 - (1) Bakan Yardımcıları, bakanın emrinde veonun yardımcısı olup bakanlık hizmetlerini bakan adına ve bakanın direktif veemirleri yönünde, bakanlığın amaç ve politikalarına, kalkınma planlarına veyıllık programlara, stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmetgereklerine, mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenler ve yürütür. Bu amaçlabakanlık teftiş kurulu hariç bakanlık kuruluşlarına gereken emirleri verir vebunların uygulanmasını gözetir ve sağlar.
(2) Bakan Yardımcıları yukarıda belirtilen hizmetlerinyürütülmesinden Bakana karşı sorumludur.
(3) Bakan yardımcısı kadroları atama işlemi yapıldığıanda herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ihdas edilerek Genel Kadro ve UsulüHakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır.
(4) (Ek: RG-13/9/2018-30534 - CK-17/1 md.) BakanYardımcısı kadrosuna atananların varsa emeklilik veya yaşlılık aylıklarıkesilmez. (Ek cümle:RG-28/12/2018-30639-C.K.-24/2 md.) Ayrıca bu kadroyaatanmadan önce veya atandıktan sonra emeklilik ya da yaşlılık aylığına hakkazananlara, talep etmeleri halinde mevcut görevleriyle ilişikleri kesilmedenemeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanır.”
2. 3. maddesininbirinci fıkrasının;
a. (b) bendiyle(3) numaralı CBK’nın 3. maddesinin “…en az üç yıl…” ibaresinin maddemetninden çıkarıldığı (5) numaralı fıkrası şöyledir:
“(5) (Ek: RG-15/7/2018-30479 - CK-4/800 md.)Rektörler, (…) profesörlük yapanlar arasından atanır.”
b. (b) bendiyle(3) numaralı CBK’nın 3. maddesine eklenen (7) numaralı fıkra şöyledir:
“(7) (Ek: RG-13/9/2018-30534 - CK-17/3md.) TÜBİTAK Yönetim Kurulu üyeliklerine yapılacak atamalarda ikincifıkranın (c) bendi hükmü uygulanmaz.”
c. (c) bendiyle(3) numaralı CBK’nın 6. maddesine eklenen (6) numaralı fıkra şöyledir:
“(6) (Ek: RG-13/9/2018-30534 - CK-17/3md.) 9/6/1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununun 1 incimaddesinin birinci fıkrasında yer alan ve vilayet teşkilatındaki derece vesınıfları gösteren tabloya göre ikinci derecede bulunan kadroya mülki idareamirliği hizmetleri sınıfından atanmış olanlar, İçişleri Bakanlığı merkezteşkilatında durumlarına uygun mülkiye başmüfettişliği veya mülkiyemüfettişliği kadrosuna atanırlar. Bu kadrolar atama işleminin gerçekleşmesiylebirlikte başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın ihdas edilmiş ve Bakanlığa aitkadro cetvelinin ilgili bölümüne eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilmişkadrolarda herhangi bir sebeple boşalma olması halinde bu kadrolar başka hiçbirişleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.”
3. 4. maddesininbirinci fıkrasının (b) bendiyle (4) numaralı CBK’nın Onbeşinci Bölümü’neeklenen geçici 1. madde şöyledir:
“GEÇİCİ MADDE 1- (Ek:RG-13/9/2018-30534 - CK-17/4 md.) (1) En az dört yıllık lisans eğitimi verenyükseköğretim kurumlarını bitirerek mesleğe özel yarışma sınavı ile giren vebelirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda 657 sayılıKanunun 152 nci maddesinin “II- Tazminatlar” kısmının “A- Özel HizmetTazminatı” bölümünün (ğ) bendinde yer alanlardan merkez teşkilatına ait uzmanunvanlı kadrolara atanmış olanlar İngilizce, Fransızca, Almanca veya Arapçadillerinin birinden Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından en az (B)seviyesinde belgeye veya dil yeterliği bakımından buna denkliği kabul edilen veuluslararası geçerliliği bulunan belgeye sahip olmaları kaydıyla, YönetimKurulunun teşekkül ettiği tarihten itibaren altı ay içerisinde YönetimKurulunun teklifi ve Bakan onayı ile halen bulundukları kadro dereceleriylebirlikte Helal Akreditasyon Uzmanı olarak atanabilirler. Bu fıkraya göreatanacakların sayısı onu geçemez.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, RecepKÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, HasanTahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ’in katılımlarıyla 6/12/2018 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasınaOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportörİsmail Emrah PERDECİOĞLU tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, davakonusu CBK kuralları, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ilebunların gerekçeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin Anayasal Çerçevesive Yargısal Denetimi
3. Anayasa MahkemesiCBK’ların anayasal çerçevesini ve yargısal denetimine ilişkin ilkeleri dahaönceki kararlarında belirlemiştir. Buna göre CBK’larınyargısal denetiminde öncelikle Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının birinci ila dördüncü cümlelerinde belirtilen konu bakımından yetkikurallarına uygunluğunun ele alınması gerekmekte olup bu kapsamda düzenlemenin;yürütme yetkisine ilişkin olması, Anayasa’nınİkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişihakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerleilgili olmaması, Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen ya dakanunda açıkça düzenlenen konulara ilişkinolmaması gerekir. Anılan fıkra yönünden herhangi bir aykırılık tespitedilmemesi durumunda ise bu defa CBK’larıniçerik yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimi yapılmalıdır (AYM, E.2019/78, K.2020/6, 23/01/2020, §§ 3-13;E.2019/31, K.2020/5, 23/01/2020, §§ 3-13; E.2018/119, K.2020/25,11/06/2020, §§ 3-13; E.2018/155, K.2020/27, 11/06/2020, §§ 3-13).
B. CBK’nın 1. Maddesinin Birinci Fıkrasının (c) Bendiyle(1) Numaralı CBK’nın Başlığı ile Birlikte Değiştirilen 263. Maddesinin İncelenmesi
1. Genel Açıklama
4. İptali istenen kuralın (1) numaralı fıkrasındaİçişleri Bakanlığının (Bakanlık) hizmet birimi olarak teşkilatlanmış SivilToplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün (Genel Müdürlük) görev ve yetkileridüzenlenmiştir. Söz konusu fıkra uyarınca dernekler ve şubeleri, derneklerin vevakıfların üst kuruluşları, yabancı dernek, vakıf ve kâr amacı gütmeyenkuruluşların Türkiye’deki şubeleri ile temsilcilikleri, 4/11/2014 tarihli ve5253 sayılı Dernekler Kanun’u kapsamındaki platformlar ile 26/3/1987 tarihli ve3335 sayılı Uluslararası Nitelikteki Teşekküllerin Kurulması Hakkında Kanunkapsamındaki Teşekküller Genel Müdürlüğün görev alanı kapsamında kalmaktadır.
5. Genel Müdürlüğün görev alanı kapsamında kalanbu kurum ve kuruluşların faaliyet alanları ile yasak ve izne tabi faaliyetleri,çalışma usul ve esasları, yükümlülükleri, denetimleri mevzuata aykırılıkhâllerinde kendilerine uygulanacak yaptırımlar gibi hususlar 5253 sayılıKanun’da ve 3335 sayılı Kanun’da düzenlenmektedir.
6. Bu kapsamda 5253 sayılı Kanun’un 36. maddesinde buKanun hükümlerinin derneklerin şubeleri, dernek ve vakıfların üst kuruluşları,merkezleri yurt dışında bulunan dernekler, vakıflar ve diğer kâr amacı gütmeyenkuruluşların Türkiye’deki şube veya temsilcilikleri ile Türkiye’de faaliyetteveya iş birliğinde bulunma izinleri hakkında da ceza hükümleri ile birlikteuygulanacağı belirtilmiş, Kanun’da hüküm bulunmaması hâlinde ise 22/11/2001tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinin uygulanması öngörülmüştür.
7. 3335 sayılı Kanun ise uluslararası niteliktekiteşekküllerin kurulmasına ilişkin olup Kanun’un 1. maddesinde bu türteşekküllerin hangi hâllerde kurulabileceği, kurulmasında yetkili olan idarimerci, tüzel kişilik kazanma usulü, dağılmış sayılma hâlleri, uluslararasıbirlik, federasyon veya benzeri teşekküllere iştirak edebilmeleridüzenlenmiştir. Kanun’un 2. maddesinde anılan Kanun’a uygun olarak kurulmasınaizin verilen teşekküllerin denetimleri, hükmi şahsiyetlerinin sona ermesi vefaaliyetten alıkonulmaları hususunda 6/10/1983 tarihli ve 2908 sayılı mülgaDernekler Kanunu’nun ilgili hükümlerinin, burada hüküm bulunmaması hâlindegenel hükümlerin geçerli olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte 5253 sayılıKanun’un 34. maddesinde diğer kanunlarda 2908 sayılı Dernekler Kanunu ile onunek ve değişikliklerine veya belli maddelerine yapılan atıfların 5253 sayılıKanun’a veya bu Kanun’un aynı konuları düzenleyen madde veya maddelerineyapılmış sayılacağı belirtildiğinden 3335 sayılı Kanun ile 2908 sayılı Kanun’ayapılan söz konusu atfın 5253 sayılı Kanun’a yapıldığı anlaşılmaktadır.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
8. Dava dilekçesinde özetle; Genel Müdürlüğün görev veyetkilerini düzenleyen kuralın CBK ile düzenlenemeyecek konulara ilişkinolduğu, CBK ile düzenlenmesi yasaklanan alanda bulunan örgütlenme özgürlüğünesınırlama getirildiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 104. maddesine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Maddenin (1) Numaralı Fıkrasının (a) Bendinde Yer Alan“…kayıtlarını tutmak,…” İbaresi
9. Dava konusu kuralda dernek ve şubelerinin, derneklerinve vakıfların üst kuruluşlarının, yabancı dernek, vakıf ve kâr amacı gütmeyenkuruluşların Türkiye’deki şubeleri ile temsilciliklerinin kayıtlarınıntutulması Genel Müdürlüğün görev ve yetkisi olarak düzenlenmektedir.
10. Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesinde CBK ile düzenlenemeyecekkonular Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yeralan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alansiyasi haklar ve ödevler olarakbelirtilmiştir.
11. Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkıAnayasa’nın 20. maddesi kapsamında anayasal güvenceye bağlanmıştır. Anılanmaddenin üçüncü fıkrasında herkesin, kendisiyle ilgili kişisel verilerinkorunmasını isteme hakkına sahip olduğu ifade edilmiş; kişisel verilerin, ancakkanunda öngörülen hâllerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği, kişiselverilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.Buna göre Anayasa’nın anılan maddesinde düzenlenen ve “Kişinin Hakları veÖdevleri” başlıklı İkinci Bölümü’nde yer alan kişisel verilerin korunmasınıisteme hakkına ilişkin olarak CBK ile düzenleme yapılması mümkün değildir.
12. Dava konusu kuralla Genel Müdürlüğe verilen dernek,vakıf ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların kayıtlarının tutulması biçimindekigörev ve yetkinin kullanımının, bu kayıtlara esas teşkil etmek üzere söz konusukurum ve kuruluşların uhdesinde bulunan kişisel nitelikteki verilerin eldeedilmesi, kaydedilmesi, kayıtların organize edilmesi, arşivlenmesiniteliğindeki iş ve işlemlerin yerine getirilmesini de gerektirdiği açıktır.
13. Bu itibarla kural,kişisel verilere ilişkin bir düzenleme niteliğinde olup CBK ile düzenlenemeyecekyasak alan içinde kalmaktadır.
14. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıdır. İptali gerekir.
Muhterem İNCE bu görüşe katılmamıştır.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca anılan fıkranınbirinci, üçüncü ve dördüncü cümleleri yönünden incelenmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırı görülerek iptaledildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
b. Maddenin (1) Numaralı Fıkrasının Bentleri BağlayanHükmü ile (a) Bendinin “…kayıtlarını tutmak,…” İbaresi Dışında KalanKısmı
i. Kuralların Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
15. Dava konusu kurallarda Genel Müdürlüğün görev veyetkilerinin belirlenmesi öngörülmekte ve dernekler ile şubelerinin,derneklerin ve vakıfların üst kuruluşlarının, yabancı dernek, vakıf ve kâramacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’deki şubeleri ile temsilciliklerinin iş veişlemlerinin yürütülmesi Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri arasındasayılmaktadır.
16. Kuralların kapsamında yer alan kurum ve kuruluşlarınfaaliyet alanları ile yasak ve izne tabi faaliyetleri, çalışma usul veesasları, yükümlülükleri, denetimleri ile mevzuata aykırılık hâllerindekendilerine uygulanacak yaptırımlar gibi hususlar 5253 sayılı Kanun’dadüzenlenmiştir. Bu çerçevede anılan Kanun hükümlerinin ve ilgili mevzuatınuygulanmasına yönelik iş ve işlemleri yürütmeklegörevli ve yetkili idarenin belirlenmesine ilişkin düzenleme öngörenkuralların Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ilk cümlesindebelirtilen yürütme yetkisine ilişkin konularda çıkarıldığıanlaşılmaktadır.
17. Dava konusu kurallarda öngörülen düzenleme, dernekler ve şubelerinin, derneklerin ve vakıfların üstkuruluşlarının, yabancı dernek, vakıf ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlarınTürkiye’deki şubeleri ile temsilciliklerinin 5253 sayılı Kanun hükümleriçerçevesinde gerçekleştirilmesi öngörülen iş ve işlemlerini yürütmekle görevlive yetkili hizmet biriminin belirlenmesindenibaret olup bu itibarla Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesindeki hak ve ödevlere ilişkin bir düzenleme içermemektedir(benzer yöndeki karar için bkz. AYM, E.2019/87, K.2022/158, 13/12/2022, §§ 98-102).
18. Anayasa’nın 123.maddesinin birinci fıkrasında “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündürve kanunla düzenlenir.” hükmü yer almaktadır. Ancak Anayasa’nın 106.maddesinin on birinci fıkrasında “Bakanlıkların kurulması, kaldırılması,görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarınınkurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.” denilmek suretiylebakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısıile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması Anayasa’nın 106. maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca CBK ile düzenlenebileceği özel olarak belirtilenkonular kapsamında kalmaktadır (AYM, E.2020/8,K.2021/25, 31/3/2021, § 21).
19. Bu bağlamdaAnayasa’nın CBK’lar tarafından düzenleneceğini özel olarak öngördüğübakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısıile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulmasının düzenlenmesi kapsamında, bukonularla sınırlı olmak üzere Anayasa’nın 123. maddesinin anılan hükmündebelirtilen hususlarda düzenleme yapılabilir (AYM, E.2019/31, K.2020/5,23/1/2020, § 31).
20. Bu çerçevede Bakanlığın hizmet birimi olan GenelMüdürlüğün görev ve yetkilerini düzenleyen kuralların Anayasa’nın 106.maddesinin on birinci fıkrasında öngörülen bakanlıkların görevleri veyetkilerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla kurallarınAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı biryönü de bulunmamaktadır.
21. Kurallarla aynı alanda hüküm ifade eden karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme tespit edilememiştir. Bu itibarla kuralların kanundaaçıkça düzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
22. Açıklanannedenlerle kurallar, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırıdeğildir. İptal talebinin reddi gerekir.
ii. Kuralların İçerik Yönünden İncelenmesi
23. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un43. maddesi uyarınca kurallar, ilgisinedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
24. Anayasa’nın 2.maddesinde belirtilen hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak veözgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, heralanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’yaaykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemenkılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olandevlettir.
25. Hukuk devletinin temel unsurlarından biri belirlilik ilkesidir.Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarına göre anılan ilke, yasaldüzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya vekuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnelolmasını gerektirmektedir.
26. Anayasa Mahkemesinin birçok kararında belirlilik ilkesininyalnızca yasal belirliliği değil daha geniş anlamda hukuki belirliliği ifadeettiği, yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilirolma gibi niteliklere ilişkin gereklilikleri karşılaması koşuluyla mahkemeiçtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirliliğinsağlanabileceği, asıl olanın muhtemel muhataplarının mevcut şartlar altındabelirli bir işlemin ne tür sonuçlar doğurabileceğini öngörmelerini mümkünkılacak bir normun varlığı olduğu vurgulanmıştır (AYM, E.2019/94, K.2022/32,24/3/2022, § 139). Anılan ilkenin yürütmeninasli düzenleyici işlemi niteliğinde olan CBK’lar bakımından da geçerliolduğunda şüphe bulunmamaktadır (AYM,E.2019/96, K.2022/17, 24/2/2022, § 47; E.2018/133, K.2021/79, § 52).
27. Dernekler ve şubelerinin, derneklerin ve vakıflarınüst kuruluşlarının, yabancı dernek, vakıf ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlarınTürkiye’deki şubeleri ile temsilciliklerinin 5253 sayılı Kanun kapsamındauygulamaya yönelik iş ve işlemleri yürütme konusunda Genel Müdürlüğü yetkiliidare olarak belirleyen kuralın belirsiz olduğu söylenemez.
28. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
c. Maddenin (1) Numaralı Fıkrasının (b) Bendinde Yer Alan“…kayıtlarını tutmak,…” İbaresi
29. Dava konusu kuralla Genel Müdürlüğe, 3335 sayılıKanun’a göre kurulan teşekküllerin kayıtlarının tutulması görev ve yetkisiverilmektedir.
30. (1) numaralı CBK’nın 263. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinde yer alan “…kayıtlarını tutmak,…” ibaresininAnayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde belirtilen gerekçeler dava konusu kuraliçin de geçerlidir.
31. Bu itibarla kural,kişisel verilere ilişkin bir düzenleme niteliğinde olup CBK iledüzenlenemeyecek yasak alan içinde kalmaktadır.
32. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıdır. İptali gerekir.
Muhterem İNCE bu görüşe katılmamıştır.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca anılan fıkranınbirinci, üçüncü ve dördüncü cümleleri yönünden incelenmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırı görülerek iptaledildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
ç. Maddenin (1) Numaralı Fıkrasının (b) Bendinin “…kayıtlarınıtutmak,…” İbaresi Dışında Kalan Kısmı
i. Kuralın Konu BakımındanYetki Yönünden İncelenmesi
33. Davakonusu kuralda 3335 sayılı Kanun’a göre kurulan teşekkülleriniş ve işlemlerinin yürütülmesi Genel Müdürlüğün görev ve yetkisi olarakdüzenlenmektedir.
34.(1) numaralı CBK’nın 263. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin “…kayıtlarınıtutmak,…” ibaresi dışında kalan kısmının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü cümleleribakımından yapılan incelemeye ilişkin olarak belirtilen hususlar mahiyetineuygun olduğu ölçüde dava konusu kural için de geçerlidir.
35. Bu itibarla 3335 sayılı Kanun hükümlerine görekurulan teşekküllerin anılan Kanun ve ilgilimevzuat hükümleri çerçevesinde tabi oldukları işve işlemleri yürütmekle görevli ve yetkili idarenin belirlenmesineilişkin düzenleme öngören kuralın yürütmeyetkisine ilişkin olduğu, Anayasa’da CBK ile düzenlenmesi yasaklanan haklar veödevlerle ilgisinin bulunmadığı, ayrıcamünhasıran kanunla düzenlenmeyi gerektiren konulardan da olmadığıanlaşıldığından Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci,ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
36. Kuralla aynı alanda hüküm ifade eden karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme tespit edilememiştir. Bu itibarla kuralın kanunda açıkçadüzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
37. Açıklanannedenlerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırıdeğildir. İptal talebinin reddi gerekir.
ii. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
38. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural,ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
39. (1) numaralı CBK’nın 263. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinin “…kayıtlarını tutmak,…” ibaresi dışında kalankısmının içerik yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde belirtilengerekçeler dava konusu kural için de geçerlidir.
40. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
d. Maddenin (1) Numaralı Fıkrasının (c) Bendi
i. Anlam ve Kapsam
41. Dava konusu kural ile görev ve yetkisine ilişkindüzenleme yapılan Genel Müdürlüğün, 5253 sayılı Kanun kapsamında kalankuruluşlar ve 3335 sayılı Kanun kapsamındaki teşekküllere ilişkin konular ileilgili sorumlulukları bulunmaktadır.
42. 5253 sayılı Kanun’un 10. ve 21. maddelerinde Kanunkapsamındaki kuruluşların yardım alabilmesine ve edebilmesine ilişkindüzenlemeler yer almaktadır. 3335 sayılı Kanun’da ise bu kanun kapsamındakiteşekküllerin yardım işlemlerine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaklabirlikte Kanun’un 2. maddesi uyarınca söz konusu teşekküller, yardım işlemleriyönünden 5253 sayılı Kanun’daki düzenlemelere tabidir.
43. Öte yandan gerek 5253 sayılı Kanun kapsamında kalankuruluşlar gerekse 3335 sayılı Kanun kapsamındaki teşekküller 23/6/1983 tarihlive 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu’na da tabidir. Zira anılan Kanun’un 1.maddesinde “Bu Kanunun amacı; yardım toplamaya yetkili kişi ve kuruluşları vebunların hangi amaçla yardım toplayabileceklerini belirlemek, yardımıntoplanmasına, kullanılmasına ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslarıdüzenlemektir.” denilmektedir. Bu Kanun’da ayrıca Kanun’da yer alanbirtakım düzenlemeler ile Kanun’un uygulanmasına ilişkin usul ve esaslarınbelirlenmesi yönünden İçişleri Bakanlığına tanınmış yetkiler bulunmaktadır.
44. Bu çerçevede dava konusu kuralda geçen “Yardımtoplama mevzuatı[…]” ibaresinin, Genel Müdürlük tarafından iş ve işlemleriyürütülecek kuruluşları ilgilendiren yardım toplama mevzuatı ile sınırlı olarakanlam ifade ettiği anlaşılmaktadır.
ii. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
45. (1) numaralı CBK’nın 263. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinin “…kayıtlarını tutmak,…” ibaresi dışında kalankısmının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’yauygunluk denetimi bölümünde Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınbirinci, ikinci ve üçüncü cümleleri bakımından yapılan incelemeye ilişkinolarak belirtilen hususlar mahiyetine uygun olduğu ölçüde dava konusukural için de geçerlidir.
46. Bu itibarla GenelMüdürlüğe, kapsamında kalan kurum ve kuruluşlar yönünden yardım toplamamevzuatına ilişkin iş ve işlemlerin yürütülmesi görev ve yetkisini verenkuralın yürütme yetkisine ilişkin olduğu, Anayasa’da CBK ile düzenlenmesiyasaklanan haklar ve ödevlerle ilgisinin bulunmadığı, ayrıca münhasıran kanunla düzenlenmeyi gerektiren konulardan daolmadığı anlaşıldığından Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınbirinci, ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
47. Kuralla aynı alanda hüküm ifade eden karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme tespit edilememiştir. Bu itibarla kuralın kanunda açıkçadüzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
48. Açıklanannedenlerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırıdeğildir. İptal talebinin reddi gerekir.
iii. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
49. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural,ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
50. Bakanlığın hizmet birimlerinden olan Genel Müdürlüğeilgili yardım mevzuatı uyarınca görülecek iş ve işlemlerin yürütülmesi görev veyetkisi tanıyan kuralda, belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırılıkbulunmamaktadır.
51. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
e. Maddenin (1) Numaralı Fıkrasının (ç) Bendi
i. Anlam ve Kapsam
52. Dava konusu kuralla Genel Müdürlüğe 5253 sayılıDernekler Kanunu’nun 35. maddesi kapsamındaki iş ve işlemlerin yürütülmesi ilevakıflar, sendikalar, siyasi partiler, vakıf ve sendikaların üst kuruluşlarıylailgili olarak İçişleri Bakanlığına mevzuatla verilen görevlerin yapılması, bukuruluşlar ile ilgili iş ve işlemlerin yürütülmesi görev ve yetkisiverilmektedir.
53. 5253 sayılı Kanun’un 35. maddesinde Kanun’un meslekikuruluşlara uygulanacak hükümleri düzenlenmiş, bu kapsamda Kanun’un 19., 20.,23., 26., 28., 29., 30. ve 31. maddelerinin özel kanunlarında hüküm bulunmamakkaydıyla kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile işçi ve işverensendikaları ve üst kuruluşları için de ceza hükümleriyle birlikte uygulanacağıhükme bağlanmıştır.
54. Anılan Kanun’un 19. maddesinde derneklerin beyannameverme yükümlülüğü ve denetimi; 20. maddesinde kolluk kuvvetlerinin dernek veeklentilerine girme, bu yerlerde arama yapma ve bu yerlerdeki eşyalara elkoymaya ilişkin yetkilerinin usul ve esasları; 23. maddesinde dernek genelkurul toplantısı ve organlarına seçilenler ile üyelerin idareye bildirilmesi;26. maddesinde derneklerin izinle kurabileceği tesisler; 28. maddesinde dernekadlarının tabi olacağı esaslar; 29. maddesinde bazı ad ve işaretlerinkullanılması yasağı; 30. maddesinde kurulması yasak olan dernekler ile yasakfaaliyetler; 31. maddesinde de defterler ve kayıtlar ile yazışma dilihususlarında düzenlemeler bulunmaktadır.
55. Söz konusu maddelerde Hazine ve Maliye Bakanlığı,valilik ve kaymakamlıklar ile yargı mercilerinin yanı sıra İçişleri Bakanlığınaverilmiş görev ve yetkiler de bulunmaktadır. Bu bağlamda kuralla GenelMüdürlük, özel kanunlarında hüküm bulunmamak kaydıyla kamu kurumu niteliğindekimeslek kuruluşları ile işçi ve işveren sendikaları ve üst kuruluşlarıbakımından 5253 sayılı Kanun’un belirtilen maddelerinde hüküm altına alınan,İçişleri Bakanlığının görev alanındaki hususlarla ilgili iş ve işlemleriyürütmekle görevli ve yetkili birim olarak belirlenmektedir.
56. Diğer yandan Kanun’un 33. maddesinde bu Kanun’dayazılı olan idari yaptırımlara karar vermeye mahallî mülki amirin yetkiliolduğu belirtilmiştir.
ii. Kuralın KonuBakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
57. (1) numaralı CBK’nın 263. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinin “…kayıtlarını tutmak,…” ibaresi dışında kalankısmının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’yauygunluk denetimi bölümünde Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınbirinci ve üçüncü cümleleri bakımından yapılan incelemeye ilişkin olarakbelirtilen hususlar mahiyetine uygun olduğu ölçüde dava konusu kuraliçin de geçerlidir.
58. Bu itibarla 5253sayılı Kanun’un 35. maddesi kapsamındaki iş ve işlemlerin yürütülmesi ilevakıflar, sendikalar, siyasi partiler, vakıf ve sendikaların üst kuruluşlarıylailgili olarak İçişleri Bakanlığına mevzuatla verilen görevlerin yapılması, bukuruluşlar ile ilgili iş ve işlemlerin yürütülmesi ile görevli ve yetkili birimin belirlenmesine ilişkin düzenlemeöngören kuralın yürütme yetkisine ilişkinolduğu ayrıca münhasıran kanunladüzenlenmeyi gerektiren konulardan da olmadığı anlaşıldığından Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlelerine aykırı bir yönübulunmamaktadır.
59. Diğer yandan 5253 sayılı Kanun’un kuralın atıftabulunduğu 35. maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığının sahip olduğu -bir bölümü Anayasa’nın CBK ile düzenlenmesi yasaklanan temelhaklar, kişi hakları ve ödevleriyle siyasi haklar ve ödevlerle de ilgisibulunan- görev ve yetkilerin ve bunların kullanılmasına dair esaslarınsöz konusu Kanun’da düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dava konusu kural ise anılanKanun hükümleri çerçevesinde Bakanlıktarafından sahip olunan bu görev ve yetkiler kapsamında gerçekleştirilmesigerekli iş ve işlemleri yürütmeye yetkili ilgilihizmet birimini belirlemekten ibaret olup bu itibarla Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesindeki hak ve ödevlereilişkin bir düzenleme içermemektedir.
60. Kuralla aynı alanda hüküm ifade eden karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme tespit edilememiştir. Bu itibarla kuralın kanunda açıkçadüzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
61. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
iii. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
62. 6216 Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisinedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
63. Dava konusu kuralda belirtilen 5253 sayılı Kanun’un35. maddesinin atıfta bulunduğu Kanun hükümlerinde, Genel Müdürlüğe tanınangörev ve yetki kapsamında gerçekleştirilmesi öngörülen iş ve işlemlerinkonusuna ve mahiyetine yönelik bir çerçevenin ortaya konulduğu görüldüğündenkuralın hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerinizedeleyen bir yönü bulunmamaktadır.
64. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
f. Maddenin (1) Numaralı Fıkrasının (d) Bendi
i. Anlam ve Kapsam
65. 5253 sayılı Kanun’un 2. maddesinde platform,derneklerin kendi aralarında veya vakıf, sendika ve benzeri sivil toplumkuruluşlarıyla ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere girişim, hareket vebenzeri adlarla oluşturdukları tüzel kişiliği bulunmayan geçici niteliktekibirliktelikler olarak tanımlanmıştır.
66. 5253 sayılı Kanun’un 25. maddesinin birincifıkrasında derneklerin, amaçları ile ilgisi bulunan ve kanunlarla yasaklanmayanalanlarda, kendi aralarında veya vakıf, sendika ve benzeri sivil toplumkuruluşlarıyla ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere ve yetkili organlarının kararıile plâtformlar oluşturabilecekleri belirtilmiş; ikinci fıkrasında daplatformların, kanunların dernekler için yasakladığı amaç ve faaliyet konularıdoğrultusunda kurulamayacakları ve faaliyet gösteremeyecekleri, bu yasağaaykırı hareket edenler hakkında, bu Kanun ve ilgili kanunların cezaîhükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Diğer yandan daha önce debelirtildiği üzere Kanun’un 33. maddesinde bu Kanun’da yazılı olan idariyaptırımlara karar vermeye mahallî mülki amirin yetkili olduğu belirtilmiştir.
67. Dava konusu kuralla 5253 sayılı Kanun kapsamındakiplatformlarla ilgili iş ve işlemleri yürütmek Genel Müdürlüğün görev ve yetkisiolarak düzenlenmektedir. Bu itibarla kural uyarınca platformların kuruluş vefaaliyetlerine ilişkin olarak Kanun’un 25. maddesi kapsamındagerçekleştirilmesi öngörülen iş ve işlemlerin yürütülmesi görev ve yetkisiGenel Müdürlüğe ait bulunmaktadır.
ii. Kuralın KonuBakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
68. (1) numaralı CBK’nın 263. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinin “…kayıtlarını tutmak,…” ibaresi dışında kalankısmının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’yauygunluk denetimi bölümünde Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınbirinci ve üçüncü cümleleri bakımından yapılan incelemeye ilişkin olarakbelirtilen hususlar mahiyetine uygun olduğu ölçüde dava konusu kuraliçin de geçerlidir.
69. Bu itibarla 5253sayılı Kanun kapsamındaki platformlarla ilgili iş ve işlemlerin yürütülmesi ilegörevli ve yetkili bakanlık birimininbelirlenmesine ilişkin düzenleme öngören kuralınyürütme yetkisine ilişkin olduğu ayrıcamünhasıran kanunla düzenlenmeyi gerektiren konulardan da olmadığıanlaşıldığından Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci veüçüncü cümlelerine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
70. Diğer yandan 5253 sayılı Kanun’un 25. maddesi vebununla ilgili hükümleri kapsamında kanunların dernekler için yasakladığı amaçve faaliyet konuları doğrultusunda kurulan veya faaliyet gösteren platformlarauygulanacak cezalarla ilgili düzenlemelere yer verildiği dolayısıylaAnayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde yer alan suç ve cezalara ilişkinesaslarla ilgili hususların esasen Kanun’da düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davakonusu kural ise anılan Kanun hükümleri çerçevesinde Bakanlık tarafından sahip olunan görev ve yetkiler kapsamındagerçekleştirilmesi gerekli iş ve işlemleriyürütmeye yetkili ilgili hizmet birimini belirlemekten ibaret olup bu itibarlaAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesindeki hakve ödevlere ilişkin bir düzenleme içermemektedir.
71. Kuralla aynı alanda hüküm ifade eden karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme tespit edilememiştir. Bu itibarla kuralın kanunda açıkçadüzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
72. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
iii. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
73. 6216 Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisinedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
74. Dava konusu kuralda belirtilen 5253 sayılı Kanun’da,Genel Müdürlüğe tanınan görev ve yetki kapsamında platformlarla ilgili olarakgerçekleştirilmesi öngörülen iş ve işlemlerin konusuna ve mahiyetine yönelikbir çerçevenin ortaya konulduğu görüldüğünden kuralın hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerini zedeleyen bir yönübulunmamaktadır.
75. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
g. Maddenin (1) Numaralı Fıkrasının (e) ve (h) Bentleri
i. Kuralların KonuBakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
76. Dava konusu kurallarla görev alanına giren kuruluşlara rehberlik ve danışmahizmeti sunmak, idari, mali ve teknik destekte bulunmak, bunlarla ortakprojeler yürütmek, eğitim ve benzeri konularda işbirliği yapmak; sivil toplumkuruluşları, ilgili kurumlar, üniversiteler ve diğer araştırma kuruluşlarıylaişbirliği içerisinde görev alanına giren konularda araştırma-geliştirmeçalışmalarında bulunmak, orta ve uzun vadeli stratejileri belirlemek GenelMüdürlüğün görev ve yetkisi olarak düzenlenmiştir.
77.(1) numaralı CBK’nın 263. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin “…kayıtlarınıtutmak,…” ibaresi dışında kalan kısmının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü cümleleribakımından yapılan incelemeye ilişkin olarak belirtilen hususlar mahiyetineuygun olduğu ölçüde dava konusu kurallar için de geçerlidir.
78. Bu itibarla kuralların yürütme yetkisine ilişkin olduğu, Anayasa’da CBK iledüzenlenmesi yasaklanan haklar ve ödevlerle ilgisinin bulunmadığı, ayrıca münhasıran kanunla düzenlenmeyi gerektiren konulardan daolmadığı anlaşıldığından Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınbirinci, ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
79.Kurallarla aynı alandahüküm ifade eden karşılaştırmaya esasolabilecek nitelikte, kanunlayapılan herhangi bir düzenleme tespit edilememiştir.Bu itibarla kuralların kanunda açıkça düzenlenen bir konuya ilişkin olmadığısonucuna ulaşılmıştır.
80.Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınaaykırı değildir. İptalleri talebinin reddi gerekir.
ii. Kuralların İçerik Yönünden İncelenmesi
81. Dava konusu kurallarla Genel Müdürlüğe tanınan, görev alanına giren kuruluşlara rehberlik ve danışmahizmeti sunmak, idari, mali ve teknik destekte bulunmak, bunlarla ortakprojeler yürütmek, eğitim ve benzeri konularda işbirliği yapmak; sivil toplumkuruluşları, ilgili kurumlar, üniversiteler ve diğer araştırma kuruluşlarıylaişbirliği içerisinde görev alanına giren konularda araştırma-geliştirmeçalışmalarında bulunmak, orta ve uzun vadeli stratejileri belirlemek biçimindekigörev ve yetkinin kapsamının ve niteliğinin herhangi bir duraksamaya ve kuşkuyayer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir şekildedüzenlendiği görülmektedir. Bu itibarla kuralların belirsizlik içerdiğisöylenemez.
82. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 2.maddesine aykırı değildir. İptalleri talebinin reddi gerekir.
ğ. Maddenin (1) Numaralı Fıkrasının (f) Bendi
83. 5253 sayılı Kanun’un “Uluslararası faaliyet”başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında derneklerin, tüzüklerinde gösterilenamaçları gerçekleştirmek üzere uluslararası faaliyette veya iş birliğindebulunabilecekleri, yurt dışında temsilcilik veya şube açabilecekleri, yurtdışında dernek veya üst kuruluş kurabileceklerini veya yurt dışında kurulmuşdernek veya kuruluşlara katılabilecekleri belirtilmiş, ikinci fıkrasındayabancı derneklerin Türkiye’de faaliyette veya iş birliğinde bulunabilmeleri,temsilcilik veya şube açabilmeleri, dernek veya üst kuruluş kurabilmeleri veyakurulmuş dernek veya üst kuruluşlara katılabilmelerinin Dışişleri Bakanlığınıngörüşü alınmak kaydıyla İçişleri Bakanlığının iznine tabi kılınmıştır.
84. (1) numaralı CBK’nın 263. maddesinin (1) numaralıfıkrasının dava konusu (f) bendinde dernekler ve şubelerinin, derneklerin vevakıfların üst kuruluşlarının; 3335 sayılı Kanun’a göre kurulan teşekküllerin;yabancı dernek, vakıf ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’deki şube vetemsilcilikleri ile 5253 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre verilen her türlüizin ve faaliyetin denetimini yapmak Genel Müdürlüğün görev ve yetkisi olarakdüzenlenmiştir.
85. Kural, Genel Müdürlüğü hem anılan kurum vekuruluşların denetiminin yapılması hem de 5253 sayılı Kanun’un 5. maddesinegöre verilen her türlü izin ve faaliyetin denetiminin yapılması hususlarındagörevli ve yetkili kılmaktadır.
86. Anayasa'nın33. maddesinde “Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üyeolma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir. / Hiç kimse bir derneğeüye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz./Dernek kurma hürriyeti ancak,millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genelahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunlasınırlanabilir.(…)/ Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.”denilmektedir.
87. Anayasa'nın 33.maddesi temel olarak dernek hakkının ve genel olarak örgütlenme özgürlüğününkullanılması sırasında kamu makamlarının keyfî müdahalelerine karşı korunmasınıamaçlamaktadır (Ahmet Parmaksız [GK], B. No: 2017/29263,22/5/2019, § 75). Dernekler, sendikalar,vakıflar, siyasi partiler, teşekküller daha genel bir ifade ile sivil toplumkuruluşları Anayasa’da güvence altına alınan örgütlenme özgürlüğü ile sendikakurma hakkının ve siyasi faaliyette bulunma hakkının süjeleri arasındadır (buyönde bkz. Ahmet Parmaksız [GK]; Hint Aseel Hayvanları Koruma veGeliştirme Derneği ve Hikmet Neğuç, B. No: 2014/4711, 22/2/2017; (BüyükBirlik Partisi ve Saadet Partisi [GK], B. No: 2014/8843, 10/12/2015).
88. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca Anayasa’nın 33.maddesinde düzenlenen ve “Kişinin Hakları veÖdevleri” başlıklı İkinci Bölümü’nde yer alan dernek kurma özgürlüğüneilişkin olarak CBK ile düzenleme yapılması mümkün değildir.
89. Dava konusu kural dernekler ve şubelerinin,derneklerin ve vakıfların üst kuruluşlarının, 3335 sayılı Kanuna göre kurulanteşekküllerin, yabancı dernek, vakıf ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlarınTürkiye’deki şube ve temsilciliklerinin, yabancı derneklerin her türlü izin vefaaliyetinin denetiminin yapılmasını Genel Müdürlüğe görev ve yetki olaraktanımak suretiyle Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde yer alandernek kurma özgürlüğüne ilişkin bir düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca CBK iledüzenlenemeyecek yasak alan içinde kalmaktadır.
90. Açıklanan nedenlerlekural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesineaykırıdır. İptali gerekir.
İrfan FİDAN ve Muhterem İNCE bu görüşekatılmamışlardır.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralın ayrıca konubakımından yetki yönünden aynı fıkranın birinci, üçüncü ve dördüncü cümleleriyönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden içerik yönündenincelenmemiştir.
h. Maddenin (1) Numaralı Fıkrasının (g) Bendi
91. Dava konusu kuralla Türk vatandaşları tarafından yurtdışında kurulan dernek ve benzeri kuruluşların kayıtlarını tutmak, kuruluş vefaaliyetlerini yurt içinde ve yurt dışında ilgili makamlar aracılığıylaizlemek, değerlendirmek ve bu derneklerle ilgili gerekli işlemlerin yapılmasınısağlamak Genel Müdürlüğün görev ve yetkisi olarakdüzenlenmektedir.
92. (1) numaralı CBK’nın 263. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinde yer alan “…kayıtlarını tutmak,…” ibaresinin vesöz konusu fıkranın (f) bendinin Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümlerindebelirtilen gerekçeler mahiyetine uygun olduğu ölçüde dava konusu kural için degeçerlidir.
93. Dava konusukuralla Genel Müdürlüğe verilen Türk vatandaşları tarafından yurt dışındakurulan dernek ve benzeri kuruluşların kayıtlarını tutmak biçimindeki görev veyetkinin Anayasa’nın 20. maddesinde düzenlenen kişisel verilerin korunmasıhakkı; söz konusu kuruluşları ve faaliyetlerini yurt içinde ve yurt dışındailgili makamlar aracılığıyla izlemek, değerlendirmek ve bu derneklerle ilgiligerekli işlemlerin yapılmasını sağlamak şeklindeki görev ve yetkinin iseAnayasa’nın 33. maddesinde düzenlenen dernek kurma özgürlüğüyle ilgili olduğugörüldüğünden kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikincicümlesi uyarınca CBK ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kalmaktadır.
94. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıdır. İptali gerekir.
Muhterem İNCE bu görüşe katılmamıştır.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralın ayrıca konubakımından yetki yönünden aynı fıkranın birinci, üçüncü ve dördüncü cümleleriyönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden içerik yönündenincelenmemiştir.
ı. Maddenin (1) Numaralı Fıkrasının (ğ) Bendi
95. CBK’nın 263. maddesinin (1) numaralı fıkrasının davakonusu (ğ) bendinde Genel Müdürlüğe aynı fıkranın (a) ve (b) bentlerindebelirtilen kuruluşların yönetici veya üyelerinin yasalara aykırı faaliyetlerihakkında ilgili kuruluşlarla iş birliği içinde çalışarak gerekli işlemleriyapma görev ve yetkisi verilmiştir.
96. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınındördüncü cümlesinde “Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığıkararnamesi çıkarılamaz.” denilmiştir. Buna göre CBK’ların anılan Anayasahükmü yönünden yapılacak denetiminde öncelikle karşılaştırmaya esas olabilecek,daha önce kabul edilmiş bir kanun hükmünün bulunup bulunmadığının tespitedilmesi gerekir. Sonrasında ise -böyle bir kanun hükmü varsa- incelenen CBKkuralının kanunun açıkça düzenlediği konuya ilişkin olup olmadığıbelirlenmelidir. Bu değerlendirme yapılırken önce ilgili kanunun CBK iledüzenlenen alanda hüküm ifade edip etmediğinin belirlenmesi, ardından dakanundaki düzenlemenin açık olup olmadığının tespit edilmesi gerekir.
97. 5253 sayılı Kanun’un 32.maddesinde anılan Kanun hükümlerine aykırı davrananlar hakkında uygulanacakcezalar düzenlenmiş, “Cezaların uygulanması” kenar başlıklı 33.maddesinin üçüncü fıkrasında Kanun’da yazılı olan idari yaptırımlara kararverme yetkisinin mahallî mülki amirde olduğu hüküm altına alınmıştır. 3335sayılı Kanun’un 2. maddesi uyarınca 5253 sayılı Kanun’un anılan hükümleri 3335sayılı Kanun kapsamında kurulan teşekküller bakımından da geçerlidir.
98. Dava konusu kuralın atıfyaptığı (a) bendiyle dernekler ve şubeleri, derneklerin ve vakıfların üstkuruluşları, yabancı dernek, vakıf ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlarınTürkiye’deki şubeleri ile temsilcilikleri; (b) bendiyle de 3335 sayılı Kanunuyarınca kurulan teşekküller kuralın kapsamına alınmıştır. Kurala göre GenelMüdürlük bu kuruluşların yönetici veya üyelerinin yasalara aykırı faaliyetlerihakkında ilgili kuruluşlarla iş birliği içinde çalışarak gerekli işlemleriyapabilecektir.
99. Kuralın konusunu teşkil edendernekler ve şubeleri, derneklerin ve vakıfların üst kuruluşları, yabancıdernek, vakıf ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’deki şubeleri vetemsilcilikleri ile 3335 sayılı Kanun kapsamındaki teşekküllerin 5253 sayılıKanun’a aykırı faaliyetlerinin söz konusu olması durumunda 5253 sayılı Kanun’un33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahallî mülki amir idari yaptırımuygulayabilecektir.
100. Dolayısıyla dava konusu CBKkuralı olmasaydı anılan kuruluşların yönetici veya üyelerinin 5253 sayılıKanun’a aykırı faaliyetleri hakkında 5253 sayılı Kanun’un 33. maddesinin üçüncüfıkrasının uygulanabileceği anlaşılmaktadır. Bu itibarla kanunun açıkçadüzenlediği bir konuda düzenleme yapan CBK kuralının Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesine aykırı düzenleme getirdiğisonucuna varılmıştır.
101. Açıklanannedenlerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncücümlesine aykırıdır. İptali gerekir.
Muhterem İNCE bu görüşekatılmamıştır.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınındördüncü cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralın ayrıca konubakımından yetki yönünden aynı fıkranın birinci, ikinci ve üçüncü cümleleriyönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınındördüncü cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden içerik yönündenincelenmemiştir.
i. Maddenin (1) Numaralı Fıkrasının (ı) Bendi
i. Kuralın Konu BakımındanYetki Yönünden İncelenmesi
102. Dava konusu kuralla Genel Müdürlük bakan tarafındanverilen diğer görevleri yapmakla yükümlü kılınmaktadır.
103. Bakanlığın hizmetbiriminin görevlerinin belirlenmesiyle ilgili düzenleme getiren kuralın yürütmeyetkisine ilişkin konulardan olduğu, Anayasa’da CBK ile düzenlenmesi yasaklananhaklar ve ödevlerle ilgisinin bulunmadığı ve Anayasa’nın 106. maddesinin onbirinci fıkrasıyla bağlantılı olarak Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının üçüncü cümlesine aykırı bir yönünün de bulunmadığı açıktır.
104. Diğer yandan kurallaaynı alanda hüküm ifadeeden karşılaştırmaya esas olabileceknitelikte, kanunla yapılanherhangi bir düzenleme tespit edilememiştir.Bu itibarla kuralın kanunda açıkça düzenlenen bir konuya ilişkin olmadığısonucuna ulaşılmıştır.
105. Açıklanannedenlerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırıdeğildir. İptal talebinin reddi gerekir.
ii. Kuralın İçerikYönünden İncelenmesi
106. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisinedeniyle Anayasa’nın 106. maddesi yönünden incelenmiştir.
107. Anayasa’nın 106.maddesinin on birinci fıkrasında bakanlıkların görev ve yetkilerininbelirlenmesi yetkisi CBK’ya tanınmış olup CBK’ya tanınan bu asli yetkinin başkabir idari işleme bırakılması mümkün değildir. Bununla birlikte yürütmeorganının CBK çıkarmaya yetkili olduğu konuya ilişkin her türlü ayrıntıyı CBKile düzenlemesi ve bu düzenlemelerin gereğini bizzat yerine getirmesi gerekliolmayıp CBK ile konuya ilişkin temel kuralları belirledikten ve genel çerçeveyiçizdikten sonra bu çerçevenin içinde kalan hususları belirleme yetkisini ilgiliidareye bırakması mümkündür (benzer yöndeki değerlendirme için bkz. AYM,E.2019/105, K.2020/30, 12/6/2020, § 36; E.2018/124, K.2020/56, 15/10/2020, §25).
108. Kuralda bakan tarafından verilen diğer görevleriyapmak Genel Müdürlüğün görevi olarak düzenlenmekte, bu itibarla GenelMüdürlüğe verilecek görevleri belirleme konusunda bakan yetkili kılınmışolmaktadır.
109. Bakan tarafından Genel Müdürlüğe verilecekgörevlerin Genel Müdürlüğün yürütmekle yükümlü olduğu hizmet alanına ilişkinolacağı açıktır (benzer yöndeki değerlendirme için bkz. AYM, E.2011/141,K.2013/10, 10/1/2013). Diğer yandan CBK’nın 263. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) ila (h) bentlerinde düzenlenen görev ve yetkilerinin kapsam veniteliğine bakıldığında Genel Müdürlüğün hizmet alanının çerçevesininbelirlenmiş olduğu, bu bağlamda söz konusu Genel Müdürlüğün sivil toplumkuruluşlarıyla ilgili alanlardaki kamu hizmetlerini yürütmek üzere oluşturulmuşbir birim olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bakan tarafından Genel Müdürlüğeverilecek görevlerin belirlenmesine ilişkin temel ilkeler konulmak ve birçerçeve çizilmek suretiyle idareye sınırları belirli bir alanda düzenlemeyetkisi tanındığı görüldüğünden kural, Anayasa’nın Cumhurbaşkanı’na tanıdığıdoğrudan ve ilk elden düzenleme yetkisinin idareye bırakılması sonucunu doğurmamaktadır.Bu itibarla kuralın Anayasa’nın 106. maddesini ihlal eden bir yönübulunmamaktadır.
110. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasanın 106. maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
j. Maddenin (2) Numaralı Fıkrasının “Bu maddede belirtilendernek ve kuruluşlar ve bunların üyelerinin kaydedileceği kütüğün şekli,düzenleme ve kayıt esasları ile…”Bölümü
111. Kural (1) numaralı CBK’nın 263. maddesindebelirtilen dernek ve kuruluşlarla bunların üyelerinin kaydedileceği kütüğünşekli ile düzenleme ve kayıt esaslarının Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikledüzenlenmesini öngörmektedir.
112. (1) numaralı CBK’nın 263. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinde yer alan “…kayıtlarını tutmak,…” ibaresininAnayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde belirtilen gerekçeler mahiyetine uygunolduğu ölçüde dava konusu kural için de geçerlidir.
113. Bu itibarla kural, kişisel verilere ilişkin birdüzenleme niteliğinde olup CBK ile düzenlenemeyecek yasak alan içindekalmaktadır.
114. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıdır.İptali gerekir.
Muhterem İNCE bu görüşe katılmamıştır.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralın ayrıca konubakımından yetki yönünden aynı fıkranın birinci, üçüncü ve dördüncü cümleleriyönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden içerik yönündenincelenmemiştir.
k. Maddenin (2) Numaralı Fıkrasının Kalan Kısmı
i. Kuralın Konu BakımındanYetki Yönünden İncelenmesi
115. Kural Genel Müdürlüğün taşrateşkilatına ilişkin usul ve esaslarınBakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenmesini öngörmektedir.
116. Bakanlığın görev ve yetkilerinin belirlenmesiyle ilgili düzenleme getiren kuralın yürütmeyetkisine ilişkin konulardan olduğu, Anayasa’da CBK ile düzenlenmesi yasaklananhaklar ve ödevlerle ilgisinin bulunmadığı ve Anayasa’nın 106. maddesinin onbirinci fıkrasıyla bağlantılı olarak Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının üçüncü cümlesine aykırı bir yönünün de bulunmadığı açıktır.
117. Ayrıca kuralda düzenlenen konuya yönelik olarakyürürlükte olan herhangi bir kanuni düzenleme saptanmamıştır.
118. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
ii. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
119. 6216 Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisinedeniyle Anayasa’nın 106. maddesi yönünden incelenmiştir.
120. Kural, Genel Müdürlüğün taşra teşkilatına ilişkinusul ve esasların belirlenmesi amacıyla yönetmelik çıkarılmasını öngörmeksuretiyle bu alanın düzenlenmesi hususundaki yetkiyi Bakanlığa bırakmıştır.
121. (1) numaralı CBK’nın 271. maddesinde İçişleriBakanlığının taşra teşkilatının kuruluş usul ve esaslarıyla ilgilidüzenlemelere yer verilmiş olup bu kapsamda anılan maddede Bakanlığın taşrateşkilatında hudut mülki idare amiri istihdam edebileceği, nüfus ve vatandaşlıkhizmetlerini yürütmek üzere illerde il nüfus ve vatandaşlık müdürlükleri,ilçelerde ilçe nüfus müdürlükleri kurabileceği, ihtiyaç durumuna göre nüfusmüdürü ve memurlarını lüzum görülen yerlerde görevlendirebileceğibelirtilmiştir. Söz konusu maddede ayrıca güvenlik politikaları vesosyoekonomik politikaların uyumlu bir şekilde yürütülmesi ve Güvenlik ve AcilDurumlar Koordinasyon Merkezinin görevlerinin yerine getirilmesi amacıylaillerde İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü kurulduğu, ihtiyaç duyulan ilçelerdevaliliğin teklifi ve Bakanlığın onayı ile büro kurulabileceği, valiliğin kadro,yer ve unvanlarına bakılmaksızın ihtiyaç durumuna göre uzman, sözleşmelipersonel ve memurları bu birimlerde görevlendirmeye yetkili olduğu, tüm acilçağrıları karşılamak, sevk ve koordinasyonu sağlamak üzere büyükşehirbelediyesi bulunan illerde yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığıbünyesinde, diğer illerde ise valilikler bünyesinde 112 Acil Çağrı merkezlerikurulacağı, acil çağrı hizmeti veren kurumların çağrı hizmetini yürütmeklegörevli personelin buralarda görevlendirileceği hususları hüküm altınaalınmıştır.
122. Dolayısıyla Bakanlığın taşra teşkilatına ilişkinusul ve esaslarla ilgili olarak (1) numaralı CBK’nın 271. maddesinde temelilkeler konulmak ve bir çerçeve çizilmek suretiyle idareye sınırları belirlibir alanda düzenleme yetkisi tanındığı görüldüğünden kural, Anayasa’nınCumhurbaşkanı’na tanıdığı doğrudan ve ilk elden düzenleme yetkisinin idareyebırakılması sonucunu doğurmamaktadır. Bu itibarla kuralın Anayasa’nın 106.maddesini ihlal eden bir yönü bulunmamaktadır.
123. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 106.maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
C. CBK’nın 1. Maddesinin Birinci Fıkrasının (d) Bendiyle(1) Numaralı CBK’nın Altıncı Kısmı’nın Sekizinci Bölümü’ne [20/4/2021 tarihli ve(73) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 25. maddesiyle eklenen üçüncübölüm nedeniyle dokuzuncu bölüm şeklinde teselsül ettirilmiştir.] EklenenGeçici 1. Maddenin (2) Numaralı Fıkrasının “Bu maddenin yürürlüğe girdiğitarihte İl Dernekler Müdürü kadrosunda bulunanların görevleri sona erer...”Bölümünün İncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
124. İçişleri Bakanlığınınteşkilat ve görevlerini düzenleyen 14/2/1985 tarihli ve 3152 sayılı İçişleriBakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’a (703 sayılı KHK ile Kanun’unadı “İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu ile İl Yatırım VeHizmetlerine İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun” şeklindedeğiştirilmiştir) 31/7/2003 tarihli ve 4970 sayılı Kanun’un 2. maddesiile eklenen 13/A maddesinde Dernekler DairesiBaşkanlığı İçişleri Bakanlığının ana hizmet birimlerinden biri olarak düzenlenmiş;4970 sayılı Kanun’un ek 3. maddesi ile de anılan Daire Başkanlığınınihtiyacını karşılamak üzere 81 adet İl Dernekler Müdürü kadrosu ihdasedilmiştir.
125. 703 sayılı KHK’nın 18. maddesiyle3152 sayılı Kanun’un İçişleri Bakanlığının kuruluş, görev ve yetkileri ileteşkilatına ilişkin hükümleri ve bu kapsamda Dernekler Dairesi Başkanlığınındüzenlendiği 13/A maddesi de yürürlükten kaldırılmış, dolayısıyla DerneklerDairesi Başkanlığı kapatılmıştır.
126. 3152 sayılı Kanun’un belirtilenhükümlerinin ilga edilmesinden sonra İçişleri Bakanlığının teşkilat yapısı (1)numaralı CBK’nın Dokuzuncu Bölümü’nde yeniden düzenlenmiş olup bu kapsamdaanılan CBK’nın 256. maddesinde SivilToplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Bakanlığınhizmet birimlerinden biri olarak gösterilmiş; anılan Bölüm’de yer alan geçici1. maddenin (1) numaralı fıkrasında mevzuatta Dernekler DairesiBaşkanlığına yapılan atıfların Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne,Dernekler Dairesi Başkanına yapılan atıfların Sivil Toplumla İlişkiler GenelMüdürüne yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır.
127. Diğer yandan (17) numaralı CBK’nın 5. maddesiyleİçişleri Bakanlığının taşra teşkilatına ait; ekli (4) Sayılı Liste’de yer alan81 adet İl Dernekler Müdürü kadrosu iptal edilmiş, ekli (2) Sayılı Liste’de yeralan 81 adet İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü kadrosu da ihdas edilmiştir.
128. Bu itibarla İçişleri Bakanlığının teşkilat yapısındagerçekleştirilen değişiklik kapsamında Dernekler Dairesi Başkanlığına bağlı İlDernekler Müdürü kadroları yerine Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünebağlı İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü kadrolarının öngörüldüğüanlaşılmaktadır.
129. (1) numaralı CBK’nın geçici 1. maddesinin davakonusu kuralın da yer aldığı (2) numaralı fıkrasında ise bu maddenin yürürlüğegirdiği tarihte İl Dernekler Müdürü kadrosunda bulunanların görevlerinin sona ermesiöngörülmüştür.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
130. Dava dilekçesinde özetle; kamu görevlisinin görevine son verilmesiyle ilgilidüzenlemenin münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken bir alana ilişkin olduğubelirtilerek kuralın Anayasa’nın 104. ve128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
131. Dava dilekçesinde kuralın konu bakımından yetkiyönünden Anayasa’nın 128. maddesine de aykırıolduğu ileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
132. Kural, bu maddenin yürürlüğe girdiği 13/9/2018tarihi itibarıyla İl Dernekler Müdürü kadrosunda bulunanların görevlerinin sonaermesini öngörmektedir.
133. Anayasa Mahkemesibakanlıkların kadrolarının ihdası ve iptaline ilişkin düzenlemelerin CBK’larlayapılmasının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya uygun olup olmadığı hususunudaha önceki bazı kararlarında değerlendirmiştir. Bu kapsamda bakanlıklarınkadrolarının ihdası ve iptaliyle ilgili düzenlemelerin idarenin teşkilat yapısı ile ilgili olup yürütmeyetkisine ilişkin konulardan olduğu, Anayasa’da CBK ile düzenlenmesi yasaklanan haklar veödevlerle ilgisinin bulunmadığı ve Anayasa’nın106. maddesinin on birinci fıkrasının “Bakanlıkların kurulması,kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşrateşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir” şeklindekihükmüyle bağlantılı olarak Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınüçüncü cümlesine aykırı bir yönünün de bulunmadığı ifade edilmiştir (AYM,E.2020/8, K.2021/25, 31/3/2021, §§ 17-23; E.2021/50, K.2021/89,16/12/2021, §§ 18-24; E.2021/91, K.2021/106, 30/12/2021, §§ 19-26).
134. Kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat yapısı içindeyer alan kadro unvanlarındaki değişikliklere bağlı olarak söz konusu kadrolarlailgili olarak gerçekleştirilen atama veya göreve son verme işlemleri deidarenin teşkilat yapısıyla ilgili düzenlemelerin bir sonucudur. Bu itibarla, kadro ihdası ve iptaline ilişkin düzenlemelerin CBK’larlayapılmasının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya uygunluğuna ilişkinolarak yukarıda yer verilen değerlendirmelerbu tür düzenlemeler bakımından da aynen geçerlidir.
135. İçişleriBakanlığının ana hizmet birimlerinden olan Dernekler Dairesi Başkanlığının kapatılmasına ve bu Daire Başkanlığına ait İl Dernekler Müdürü kadrolarının iptal edilmesine bağlı olarak o kadrolardakigörevi yürüten kişilerin görevlerinin son ermesini öngören, dolayısıylaİçişleri Bakanlığının teşkilat yapısıyla ilgili bir düzenleme getiren davakonusu kural yönünden, belirtilen kararlardan ayrılmayı gerektiren bir durumbulunmamaktadır.
136. Bu itibarlakural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci, ikinci veüçüncü cümlelerine aykırı bir düzenleme içermemektedir.
137. Kuralla aynı alandahüküm ifade eden karşılaştırmaya esasolabilecek nitelikte, kanunlayapılan herhangi bir düzenleme tespitedilememiştir. Bu itibarla kuralın kanunda açıkça düzenlenen bir konuya ilişkinolmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
138. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptaltalebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ve Kenan YAŞAR bu görüşekatılmamışlardır.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
139. 6216 Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisinedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
140. Kuralın hem kişilerhem de idare yönünden açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir bir şekildedüzenlendiği, bu itibarla belirli ve öngörülebilir olduğu anlaşılmaktadır.
141. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Ç. CBK’nın 1. Maddesinin Birinci Fıkrasının (g) Bendiyle(1) Numaralı CBK’nın 504. Maddesine Eklenen (4) Numaralı Fıkranın BirinciCümlesinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
142. Dava dilekçesinde özetle; kuralın münhasıran kanunladüzenlenmesi gereken bir konuya ilişkin olduğu, bakan yardımcılığı kadrosunaatananlar ile diğer kamu görevlerine atananlar arasında meşru temeli olmayaneşitsizliğe sebebiyet verdiği belirtilerek Anayasa’nın 10., 104. ve 128.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
143. Dava dilekçesinde kuralın konu bakımından yetkiyönünden Anayasa’nın 128. maddesine de aykırıolduğu ileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
144. Dava konusu kural, bakan yardımcısı kadrolarınaatananların varsa emeklilik veya yaşlılık aylıklarının kesilmeyeceğini hükümaltına almaktadır.
145. Anayasa'nın 35. maddesiyle güvenceye bağlananmülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen hertürlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, §20). Bu bağlamda mülk olarak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayanmenkul ve gayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı aynihaklar ve fikrî hakların yanı sıra icrası kabil olan her türlü alacak damülkiyet hakkının kapsamına dâhildir (Mahmut Duran ve diğerleri, B. No:2014/11441, 1/2/2017, § 60).
146. Anayasa Mahkemesinin norm denetimi ve bireyselbaşvuruya ilişkin kararlarında da kişilere ödenmesi öngörülen ücret, maaş,yaşlılık aylığı, emeklilik ikramiyesi ve kıdem tazminatı gibi ödemeler mülkiyethakkı kapsamında değerlendirilmektedir (norm denetimine konu karar için bkz.AYM, E.2019/50, K. 2019/96, 25/12/2019, § 13; bireysel başvuruya konu kararlariçin bkz. Ayten Yeğenoğlu, B. No: 2015/1685, 23/5/2018, § 32; NaciAltınbulduk, B. No: 2017/38608, 11/12/2019, § 19; Muzaffer Peker, B.No: 2016/7192, 7/11/2019, § 30).
147. Buna göre bakan yardımcısı kadrolarına atananların emeklilik veyayaşlılık aylıklarıyla ilgili bir düzenlemegetiren kural, Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde yer alan mülkiyethakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının ikinci cümlesi uyarınca CBK ile düzenlenemeyecek yasak alandakalmaktadır.
148. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıdır. İptaligerekir.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralın ayrıca konubakımından yetki yönünden aynı fıkranın birinci, üçüncü ve dördüncü cümleleri yönündenincelenmesine gerek görülmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönündenAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıgörülerek iptal edildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
D. CBK’nın 3. Maddesinin Birinci Fıkrasının (b) Bendiyle(3) Numaralı CBK’nın 3. Maddesinin (5) Numaralı Fıkrasında Yer Alan “...enaz üç yıl...” İbaresinin Madde Metninden Çıkarılmasının İncelenmesi
1. Genel Açıklama
149. Yükseköğretim kurumları Anayasa’nın 130. maddesindedüzenlenmiş olup bu kapsamda anılan maddenin birinci ve ikinci fıkralarındaçağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkeninihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile ortaöğretime dayalıçeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlıkyapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamutüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin devlet tarafındankanunla kurulacağı; kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacınayönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından devletin gözetim ve denetiminetabi yükseköğretim kurumları kurulabileceği hükme bağlanmıştır.
150. Üniversite 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılıYükseköğretim Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde bilimselözerkliğe ve kamu tüzelkişiliğine sahip yüksek düzeyde eğitim-öğretim, bilimselaraştırma, yayın ve danışmanlık yapan; fakülte, enstitü, yüksekokul ve benzerikuruluş ve birimlerden oluşan bir yükseköğretim kurumu olarak tanımlanmıştır.
151. 2547 sayılı Kanun’da rektör, senato ve üniversiteyönetim kurulu ile birlikte üniversitenin üç organından biri olarakdüzenlenmiştir.
152. Anılan Kanun’un 13. maddesinde üniversite tüzelkişiliğini rektörün temsil edeceği belirtilmiş, ayrıca rektörün görev, yetki vesorumlulukları da aynı maddede düzenlenmiştir.
153. Kanun’un 13. maddesine göre rektörün üniversitekurullarına başkanlık etmek, yükseköğretim üst kuruluşlarının kararlarınıuygulamak, üniversite kurullarının önerilerini inceleyerek karara bağlamak veüniversiteye bağlı kuruluşlar arasında düzenli çalışmayı sağlamak,üniversitenin yatırım programlarını, bütçesini ve kadro ihtiyaçlarını, bağlıbirimlerinin ve üniversite yönetim kurulu ile senatonun görüş ve önerilerinialdıktan sonra hazırlamak ve Yükseköğretim Kuruluna sunmak, gerekli gördüğühallerde üniversiteyi oluşturan kuruluş ve birimlerde görevli öğretimelemanlarının ve diğer personelin görev yerlerini değiştirmek veya bunlara yenigörevler vermek, üniversitenin birimleri ve her düzeydeki personeli üzerindegenel gözetim ve denetim görevini yapmak gibi görev ve yetkileri bulunmaktadır.
154. Diğer yandan Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncufıkrasında üst kademe kamu yöneticilerini atamak ve onların görevlerine sonvermek Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileri arasında düzenlenmiş; 130.maddesinin altıncı fıkrasında da rektörlerin kanunun belirlediği usul veesaslara göre Cumhurbaşkanı’nca seçilmesi ve atanması öngörülmüştür.
155. Bir yükseköğretim kurumu olarak üniversitelerinAnayasa’da düzenlenen nitelikleri ve bu bağlamda idare teşkilatı içindekikonumu ile rektörün bu yükseköğretim kurumundaki hukuki statüsü, görev veyetkileri ile atamasının Cumhurbaşkanı tarafından yapılmasını öngören anayasalhüküm birlikte değerlendirildiğinde rektörün üst kademe kamu yöneticisi olduğuanlaşılmaktadır.
2. Anlam ve Kapsam
156. (3) numaralı CBK’nın 1. maddesinde CBK’nın amacınınüst kademe kamu yöneticileri ile ilgili usul ve esaslarla kamu kurum vekuruluşlarında atama usul ve esaslarını belirlemek olduğu; CBK’nın, ekliCetvellerdeki kadro, pozisyon ve görevler ile bakanlıklar, bağlı, ilgili veilişkili kuruluşlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarını kapsadığı belirtilmişolup bu kapsamda CBK’ya ekli (1) Sayılı Cetvel’de rektörlere de yer verilmiştir.
157. Anılan CBK’nın 3. maddesinin (1) numaralıfıkrasında CBK’ya ekli (I) Sayılı Cetvel’de yer alan kadro, pozisyon vegörevlere atanacaklarda 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu’nun 48. maddesinde sayılan genel şartları taşımak, en az dört yıllıkyükseköğrenim mezunu olmak, kamuda ve/veya sosyal güvenlik kurumlarına tabiolmak kaydıyla uluslararası kuruluşlar ile özel sektörde veya serbest olarak enaz beş yıl çalışmış olmak şartlarının aranacağı hükme bağlanmıştır.
158. Rektör olarak atanmak için ise anılan şartlara ilaveolarak CBK’nın 3. maddesinin (5) numaralı fıkrasında en az üç yıl profesörlükyapmış olma şartı aranmakta ve bu kapsamda “Rektörler, en az üç yıl profesörlükyapanlar arasından atanır.” hükmü kurala bağlanmaktayken anılan fıkrada yeralan “…en az üç yıl…” ibaresi dava konusu kuralla fıkra metnindençıkarılmıştır.
159. Bu itibarla fıkranın yürürlükteki hâline görerektörlerin yine profesörlük yapanlar arasından atanması gerekmekle birliktedava konusu kuralla en az üç yıl profesörlük yapılmış olması rektör atamalarıbakımından aranan bir nitelik/şart olmaktan çıkarılmıştır.
3. İptal Talebinin Gerekçesi
160. Dava dilekçesinde özetle; rektör olarak atanabilmekiçin en az üç yıl profesörlük yapmış olma şartını kaldıran kuralın münhasırankanunla düzenlenmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, kamu hizmetine alınmadaanayasal olarak dikkate alınması gereken “görevin gerektirdiği nitelikler”ile bağdaşmadığı, rektör atamasına ilişkin usulün 2547 sayılı Kanunu’nun 13. maddesindedüzenlendiği, üniversitelerin kuruluş ve organları ile bunların seçimlerininkanunla düzenlenmesinin de anayasal bir zorunluluk olduğu, rektör atanmasınailişkin usulün sıklıkla değiştirildiği, bu değişikliklerin kamu yararı amacıtaşımadığı, özel çıkarların korunmasına yönelik olduğu belirtilerek kuralınAnayasa’nın 2., 70., 104., 128. ve 130. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
4. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
161. Dava dilekçesinde kuralın konu bakımından yetkiyönünden Anayasa’nın 70., 128. ve 130.maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konubakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasındadüzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
162. Kuralın rektör olarak atanacak kişilerde arananniteliklere ilişkin bir düzenleme öngördüğü bu itibarla yürütme yetkisineilişkin olduğu açıktır.
163. Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesinde Anayasa’nın İkinci Kısmı’nınBirinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları veödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin CBK’larladüzenlenmesi yasaklanmış; anılan fıkranın üçüncü cümlesinde de Anayasa’da münhasıran kanunladüzenlenmesi gereken konularda CBK çıkarılamayacağı belirtilmiştir.
164. Anayasa’nın kamu hizmetine girme hakkını düzenleyen70. maddesinde “Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir./Hizmetealınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.”hükmüne yer verilmiştir. Anayasa’nınİkinci Kısmı’nın “Siyasî Haklar ve Ödevler” başlıklı Dördüncü Bölümü’ndeyer alan ve 70. maddesinde güvence altına alınan kamu hizmetine girme hakkınailişkin olarak CBK ile düzenleme yapılması mümkün değildir.
165. Diğer yandan Anayasa’nın 130. maddesinin altıncı fıkrasında “Kanununbelirlediği usul ve esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar iseYükseköğretim Kurulunca seçilir ve atanır.” denildiğinden rektörlerin atamausul ve esasları Anayasa’nın münhasıran kanunla düzenlenmesini öngördüğükonulardandır.
166. Kamuhizmetine girme ve hizmete alınmada hangi nitelik ve şartların aranacağıAnayasa’nın 70. maddesi kapsamındadır.
167. Kural, bir kamu görevi olan rektörlüğe atanma içinaranan şartlara/niteliklere ilişkin olduğundan hem kamu hizmetlerine girmehakkının uygulanmasına dair, hem de Anayasa’nın 130.maddesinin altıncı fıkrası bağlamında münhasıran kanunla yapılması gereken birdüzenleme niteliği taşımaktadır.
168. Bununla birlikte Anayasa’nın 104.maddesinin dokuzuncu fıkrasında üst kademe kamu yöneticilerinin atanmalarınailişkin usul ve esasların CBK ile düzenleneceği ayrıca ve açıkça ifadeedilmiştir. Başka bir ifadeyle, anılan konu Anayasa’nın özel olarak CBK iledüzenlenebileceğini öngördüğü konulardandır. Diğer yandan belirli bir kamugörevine atanma için aranan nitelikler de atama usul ve esaslarının bir unsuruolduğundan üst kademe kamu yöneticilerinin bu görevlere atanmasında aranacakniteliklerin CBK ile düzenlenmesi mümkündür. Dolayısıyla üst kademe kamuyöneticilerinin niteliklerinin belirlenmesine ilişkin düzenlemeler Anayasa’nın104. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla bağlantılı olarak anılan maddenin onyedinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırılık oluşturmayacaktır.
169. Bu itibarla üst kademe kamuyöneticiliği görevlerinden olan rektörlüğe atanma şartlarına/niteliklerineilişkin düzenleme getiren kuralın Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncufıkrasıyla bağlantılı olarak anılan maddenin on yedinci fıkrasının ikinci veüçüncü cümlelerine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
170. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınındördüncü cümlesi uyarınca kanunda açıkça düzenlenen konularda CBK çıkarılmasımümkün değildir.
171. Kuralda düzenlenen rektör olarak atanacaklardaaranan nitelikler konusuna ilişkin olarak 2547 sayılı Kanun’un 13. maddesindebirtakım düzenlemeler yer almaktayken söz konusu düzenlemelerin 703 sayılıKHK’nın 135. maddesiyle 9/7/2018 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırıldığıgörülmektedir. Bunun dışında da kuralla aynıalanda hüküm ifade edenkarşılaştırmaya esas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme tespit edilememiştir. Bu itibarla kuralın kanunda açıkçadüzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
172. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, YusufŞevki HAKYEMEZ ve Selahaddin MENTEŞ bu görüşe katılmamışlardır.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
173. Anayasa’nın 104. maddesinindokuzuncu fıkrasında üst kademe kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usulve esasların CBK ile düzenlenmesi öngörülmüştür. Anılan madde hükmü uyarıncaCumhurbaşkanı CBK’yla kamu görevlilerinin istihdamı alanında Anayasa'nın temelilkelerine ve bu alanla ilgili öngördüğü kurallarına bağlı kalmak koşuluyla üstkademe kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esasları belirlemehususunda takdir yetkisine sahiptir. Bu bağlamda yürütülen hizmetin özelliği dedikkate alınarak rektörlük görevinin gerektirdiği nitelikleri, dolayısıylarektör olarak atanacaklarda aranan şartları belirlemek de Cumhurbaşkanı’nıntakdir alanındadır.
174. Anayasa’nın 2. maddesinde güvencealtına alınan hukuk devleti ilkesi gereğincekanunların ve CBK’ların kamu yararı gözetilerekçıkarılması zorunludur. Anayasa Mahkemesinin kararlarına göre kamuyararı genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olantoplumsal yararı ifade etmektedir. Kanunun ya da CBK’nın amaç ögesi bakımındanAnayasa’ya uygun sayılabilmesi için çıkarılmasında kamu yararı dışında biramacın gözetilmemiş olması gerekir. Kamu yararı dışında bir amaçla çıkarılmışolduğu açıkça anlaşılabiliyorsa amaç unsuru bakımından Anayasa’ya aykırılık sözkonusudur.
175. Anayasa’ya uygunluk denetiminde kuralınöngörülmesindeki kamu yararı anlayışının isabetli olup olmadığı değil incelenenkuralın ihdasında kamu yararı dışında belli bireylerin ya da grupların çıkarlarınıngözetilip gözetilmediği incelenir. Diğer bir anlatımla bir kuralın Anayasa’yaaykırılık sorunu çözümlenirken kamu yararı konusunda Anayasa Mahkemesininyapacağı inceleme, yalnızca kuralın kamu yararı amacıyla çıkarılıpçıkarılmadığının denetimiyle sınırlıdır.
176. Kural, rektör olarak atanmak için aranan en az üçyıl profesörlük yapmış olma şartını kaldırmakta böylece herhangi bir süre kaydıolmaksızın profesörlük yapanlar arasından atama yapılmasına imkân tanımaktadır.
177. 2547 sayılı Kanun’un 26. maddesinde profesörlüğeyükseltilerek atanma için aranan asgari şartlar doçentlik unvanını aldıktansonra en az beş yıl süreyle, açık bulunan profesörlük kadrosu ile ilgili bilimalanında çalışmış olmak ve doçentlik unvanını aldıktan sonra, ilgili bilimalanında özgün yayınlar veya çalışmalar yapmış olmak şeklinde belirlenmiş;profesörlüğe yükseltilerek atama için aranan bu asgari şartların yanındaüniversitelerin de, Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıranbilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleriarasındaki farklılıkları da gözönünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilirnitelikte ek koşullar belirleyebilmeleri mümkün kılınmıştır.
178. Söz konusu şartların niteliği gözetildiğindeprofesörlüğe yükseltilerek atanmış olmanın, burada geçen hizmet süresindenbağımsız olarak dahi, yükseköğretimle ilgili hizmet alanında belirli düzeydebir akademik yeterlik ile mesleki liyakat ve tecrübeye işaret eden bir kariyerolduğu açıktır.
179. Bu itibarla rektör olarak atanmak için arananşartlardan biri olan profesörlüğün, en az üç yıl yapılmış olması şartınınkaldırılmasında hizmetin nitelik ve gerekleriningözetilmesinden başka ve kamu yararı amacı dışında kişisel veya siyasisaiklerle hareket edildiği yolunda herhangi bir bulguya rastlanmadığındankuralın hukuk devleti ilkesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
180. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
E. CBK’nın 3. Maddesinin Birinci Fıkrasının (b) Bendiyle(3) Numaralı CBK’nın 3. Maddesine Eklenen (7) Numaralı Fıkranın İncelenmesi
1. Genel Açıklama
181. (4) numaralı CBK’nın KırkbirinciBölümü’nde Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) kuruluşve teşkilatı ile görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiş, bukapsamda 582. maddesinin (1) numaralı fıkrasında Türkiye’nin rekabet gücünü verefahını artırmak ve sürekli kılmak için toplumun her kesimi ve ilgilikurumlarla iş birliği içinde, ulusal öncelikler doğrultusunda bilim veteknoloji politikaları hakkında çalışmak, bunları gerçekleştirecek altyapınınve araçların oluşturulmasına katkı sağlamak, araştırma ve geliştirmefaaliyetlerini özendirmek, desteklemek, koordine etmek, yürütmek, bilim veteknoloji kültürünün geliştirilmesinde öncülük yapmak amacıyla kurulanTÜBİTAK’ın tüzel kişiliğe, idari ve mali özerkliğe sahip, Sanayi ve TeknolojiBakanlığıyla ilgili ve özel bütçeli bir kurum olduğu ifade edilmiştir.
182. Anılan CBK’nın 586. maddesinde yönetim kurulununTÜBİTAK’ın en üst karar organı olduğu ve yedi üyeden oluştuğu belirtilmiş, 587.maddesinde ise Cumhurbaşkanı’nın belirleyeceği hedef, ilke ve politikalardoğrultusunda kurumun çalışma ilke, program ve öncelikli alanlarını belirlemek;araştırma merkezleri, enstitüler ve benzeri diğer birimler ile başkanlıkbirimlerini kurmak, kaldırmak ve kurum organizasyon şemasını onaylamak; kurumunyurt içinde ve yurt dışındaki ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlaramevzuat hükümleri çerçevesinde üye olması için karar almak yönetim kurulunungörev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
183. TÜBİTAK’ın yönetimkurulu üyelerinin kurumda hiyerarşik bakımdan üst düzeyde ve ayrıca kararmercii olarak görev yaptıkları görülmektedir. Dolayısıyla bu kişilerin,görev-yetki ve sorumlulukları itibarıyla, TÜBİTAK’ın hizmet alanına ilişkinkamu politikalarının belirlenmesi ve uygulanmasında etkin bir otoriteye sahipoldukları şüphesizdir. Bu itibarla söz konusu yönetim kurulu üyelerinin üstkademe kamu yöneticisi niteliği taşıdığı anlaşılmıştır.
2. Anlam ve Kapsam
184. (3) numaralı CBK’nın 3. maddesinin (2) numaralıfıkrasında CBK’ya ekli (II) Sayılı Cetvel’de yer alan kadro, pozisyon vegörevlere atanacaklarda aranan şartlar düzenlenmiş, bu kapsamda anılan fıkranın(c) bendinde “Kamuda en az 5 yıllık hizmeti bulunmak.” söz konusuşartlar arasında sayılmıştır.
185. Dava konusu kural TÜBİTAK’ın yönetim kuruluüyeliklerine yapılacak atamalarda (3) numaralı CBK’nın 3. maddesinin (2)numaralı fıkrasının (c) bendinin uygulanmayacağını öngörmektedir. Bu itibarlakural uyarınca TÜBİTAK’ın yönetim kurulu üyeliklerine yapılacak atamalardakamuda en az beş yıl hizmet yapmış olma şartı aranmayacaktır.
3. İptal Talebinin Gerekçesi
186. Dava dilekçesinde özetle; kuralın münhasıran kanunladüzenlenmesi gereken konulara ilişkin olduğu, kamu hizmetine alınmada anayasalolarak dikkate alınması gereken “görevin gerektirdiği nitelikler” ilebağdaşmadığı belirtilerek Anayasa’nın 2., 70., 104., ve 128. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
4. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından YetkiYönünden İncelenmesi
187. Dava dilekçesinde kuralın konu bakımından yetkiyönünden Anayasa’nın 70. ve 128. maddelerine deaykırı olduğu ileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetkikuralları Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden buhusustaki inceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
188. Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında “Memurlarınve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, haklarıve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunladüzenlenir.” denildiğinden kamu görevlilerinin niteliklerinin belirlenmesiAnayasa’nın münhasıran kanunla düzenlenmesini öngördüğü konulardandır.
189. Kural, bir kamu görevi olan TÜBİTAK yönetim kuruluüyeliğine atanma için aranan şartlara/niteliklere ilişkin olduğundan hemAnayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde yer alan kamu hizmetlerinegirme hakkının uygulanmasına dair, hem de Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrası bağlamında münhasırankanunla yapılması gereken bir düzenleme niteliği taşımaktadır.
190. CBK’nın 3. maddesinin birinci fıkrasının (b)bendiyle (3) numaralı CBK’nın 3. maddesinin (5) numaralı fıkrasında yer alan “...enaz üç yıl...” ibaresinin madde metninden çıkarılmasının konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde belirtilen gerekçelermahiyetine uygun olduğu ölçüde dava konusu kural için de geçerlidir.
191. Bu itibarla üst kademe kamuyöneticiliği görevlerinden olan TÜBİTAK yönetim kurulu üyeliğine atanmaşartlarına/niteliklerine dair düzenleme getiren kuralın yürütme yetkisineilişkin olduğu açık olup Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasıylabağlantılı olarak anılan maddenin on yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncücümlelerine aykırı bir yönü de bulunmamaktadır.
192. Kuralla aynı alanda hüküm ifade edenkarşılaştırmaya esas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme tespit edilememiştir. Bu itibarla kuralın kanunda açıkçadüzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
193. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
194. Kural uyarınca TÜBİTAK’ın yönetim kuruluüyeliklerine yapılacak atamalarda kamuda en az beş yıl hizmet yapmış olma şartıaranmamasının sadece kamu kesiminde değil özel sektörde de bilim ve teknolojialanındaki başarılı çalışmalarıyla ön plana çıkmış kişilerin hizmetindenyararlanılmasına imkân sağlayabileceği gözetildiğinde kuralın kamu yararı amacıdışında bir amaçla ihdas edildiği söylenemez. Bu itibarla kuralın hukuk devletiilkesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
195. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
F. CBK’nın 3. Maddesinin Birinci Fıkrasının (c) Bendiyle(3) Numaralı CBK’nın 6. Maddesine (5) Numaralı Fıkrasından Sonra Gelmek ÜzereEklenen (6) Numaralı Fıkranın İncelenmesi
196. (3) numaralı CBK’nın 6. maddesinin dava konusu (6)numaralı fıkrası 17/9/2020 tarihli ve (67) numaralı Bazı CumhurbaşkanlığıKararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin6. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
197. Açıklanan nedenle konusu kalmayan fıkraya ilişkiniptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
G. CBK’nın 4. Maddesinin Birinci Fıkrasının (b) Bendiyle(4) Numaralı CBK’nın Onbeşinci Bölümü’ne Eklenen Geçici 1. Maddenin İncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
198. (4) numaralı CBK’nın Onbeşinci Bölümü’nde helaluygunluk değerlendirme kuruluşlarını akredite etmek, bu kuruluşların ulusalveya uluslararası standartlara göre faaliyette bulunmalarını ve bu suretledüzenledikleri belgelerin ulusal ve uluslararası alanda kabulünü temin etmeküzere kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip, özel bütçeliHelal Akreditasyon Kurumunun (HAK) kuruluş, teşkilat, görev ve yetkilerineilişkin esaslar düzenlenmiştir.
199. Anılan Bölüm’de yer alan dava konusu geçici 1.maddede hâlihazırda devletin merkez teşkilatına ait uzman unvanlı kadrolardagörev yapanların helal akreditasyon uzmanı olarak atanmasına imkân tanınmış vesöz konusu kadroya atanmak için aranan nitelikler ile atama usul ve esaslarıdüzenlenmiş olup bu kapsamda anılan maddede; en az dört yıllık lisans eğitimiveren yükseköğretim kurumlarını bitirerek mesleğe özel yarışma sınavı ile girenve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda 657sayılı Kanun’un 152. maddesinin “II- Tazminatlar” kısmının “A- Özel HizmetTazminatı” bölümünün (ğ) bendinde yer alanlardan merkez teşkilatına ait uzmanunvanlı kadrolara atanmış olanların İngilizce, Fransızca, Almanca veya Arapçadillerinin birinden yabancı dil bilgisi seviye tespit sınavından en az (B)seviyesinde belgeye veya dil yeterliği bakımından buna denkliği kabul edilen veuluslararası geçerliliği bulunan belgeye sahip olmaları kaydıyla, yönetimkurulunun teşekkül ettiği tarihten itibaren altı ay içerisinde yönetimkurulunun teklifi ve bakan onayı ile hâlen bulundukları kadro dereceleriylebirlikte helal akreditasyon uzmanı olarak atanabilecekleri, bu madde uyarıncaatanacakların sayısının onu geçemeyeceği hükme bağlanmıştır.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
200. Dava dilekçesinde özetle; kuralın CBK iledüzenlenemeyecek konulara ilişkin olduğu belirtilerek Anayasa’nın 6., 7., 104.ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Maddenin Birinci Cümlesinin “En az dört yıllıklisans eğitimi veren yükseköğretim kurumlarını bitirerek mesleğe özel yarışmasınavı ile giren ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterliksınavı sonunda 657 sayılı Kanunun 152 nci maddesinin “II- Tazminatlar” kısmının“A- Özel Hizmet Tazminatı” bölümünün (ğ) bendinde yer alanlardan merkezteşkilatına ait uzman unvanlı kadrolara atanmış olanlar İngilizce, Fransızca,Almanca veya Arapça dillerinin birinden Yabancı Dil Bilgisi Seviye TespitSınavından en az (B) seviyesinde belgeye veya dil yeterliği bakımından bunadenkliği kabul edilen ve uluslararası geçerliliği bulunan belgeye sahipolmaları kaydıyla,…” Bölümü
201. Dava dilekçesinde kuralın konu bakımından yetkiyönünden Anayasa’nın 6., 7. ve 128. maddelerinede aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetkikuralları Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden buhusustaki inceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
202. Kural en az dört yıllık lisans eğitimi veren yükseköğretimkurumlarını bitirerek mesleğe özel yarışma sınavı ile giren ve belirli sürelimeslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda 657 sayılı Kanun’un152. maddesinin “II- Tazminatlar” kısmının “A- Özel Hizmet Tazminatı”bölümünün (ğ) bendinde yer alanlardan merkez teşkilatına ait uzman unvanlıkadrolara atanmış olanların İngilizce, Fransızca, Almanca veya Arapçadillerinin birinden yabancı dil bilgisi seviye tespit sınavından en az (B)seviyesinde belgeye veya dil yeterliği bakımından buna denkliği kabul edilen veuluslararası geçerliliği bulunan belgeye sahip olmaları kaydıyla helalakreditasyon uzmanı olarak atanabilmelerini öngörmektedir.
203. Anayasa'nın 128. maddesinde devletin, kamu iktisaditeşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği ifade edilmiş;memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev veyetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlükişlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.
204. (4) numaralı CBK’nın 183. maddesinin (1) numaralıfıkrasında helal akreditasyon uzmanlarının 657 sayılı Kanun’un ek 41. maddesinegöre istihdam edilecekleri öngörülmüş olup bu itibarla anılan personelin genelidari esaslara göre yürütülen kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevleri yerine getirdikleri, dolayısıyla Anayasa’nın 128. maddesi anlamında kamugörevlisi sıfatına sahip bulundukları hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
205. Anayasa’nın 128. maddesine göre memurlar ve diğerkamu görevlilerinin atanmalarının kanunla düzenlenmesi gerekmekte olup kuralla helalakreditasyon uzmanı kadrosuna atanabilme şartlarına yönelikbir düzenleme öngörülmektedir.
206. Bu itibarlaAnayasa’nın 128. maddesi uyarınca münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken birkonuda düzenleme yapan kuralın Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının üçüncü cümlesine aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
207. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınüçüncü cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralın ayrıca konubakımından yetki yönünden aynı fıkranın birinci, ikinci ve dördüncü cümleleriyönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönündenAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıgörülerek iptal edildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
b. Maddenin Birinci Cümlesinin Kalan Kısmı ile İkinciCümlesi
208. (4) numaralı CBK’nın Onbeşinci Bölümü’ne eklenengeçici 1. maddenin birinci cümlesinin “En az dört yıllık lisans eğitimiveren yükseköğretim kurumlarını bitirerek mesleğe özel yarışma sınavı ile girenve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda657 sayılı Kanunun 152 nci maddesinin “II- Tazminatlar” kısmının “A- ÖzelHizmet Tazminatı” bölümünün (ğ) bendinde yer alanlardan merkez teşkilatına aituzman unvanlı kadrolara atanmış olanlar İngilizce, Fransızca, Almanca veyaArapça dillerinin birinden Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından en az(B) seviyesinde belgeye veya dil yeterliği bakımından buna denkliği kabuledilen ve uluslararası geçerliliği bulunan belgeye sahip olmaları kaydıyla,…”bölümünün iptali nedeniyle anılan cümlenin kalan kısmı ile maddenin ikincicümlesinin uygulanma imkânı kalmamıştır. Bunedenle maddenin birinci cümlesinin kalan kısmı ile ikinci cümlesi 6216 sayılıKanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası kapsamında değerlendirilmiş ve bukurallar yönünden Anayasa’ya uygunluk denetiminin yapılmasına gerekgörülmemiştir.
IV. İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
209. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralıfıkrasında kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük MilletMeclisi İçtüzüğü’nün belirli kurallarının iptali, diğer kurallarının veyatümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa bunların da Anayasa Mahkemesinceiptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.
210. (17) numaralı CBK’nın 4. maddesinin birincifıkrasının (b) bendiyle (4) numaralı CBK’nın Onbeşinci Bölümü’ne eklenen geçici1. maddenin birinci cümlesinin “En az dört yıllık lisans eğitimi verenyükseköğretim kurumlarını bitirerek mesleğe özel yarışma sınavı ile giren vebelirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda 657sayılı Kanunun 152 nci maddesinin “II- Tazminatlar” kısmının “A- Özel HizmetTazminatı” bölümünün (ğ) bendinde yer alanlardan merkez teşkilatına ait uzmanunvanlı kadrolara atanmış olanlar İngilizce, Fransızca, Almanca veya Arapçadillerinin birinden Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından en az (B)seviyesinde belgeye veya dil yeterliği bakımından buna denkliği kabul edilen veuluslararası geçerliliği bulunan belgeye sahip olmaları kaydıyla,…”bölümünün iptali nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan birinci cümlenin kalankısmının ve maddenin ikinci cümlesinin 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4)numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
V. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİGÜN SORUNU
211. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya dabunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihteyürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetedeyayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılıKanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmaksuretiyle Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete’deyayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi biryılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
212. (17) numaralı CBK’nın;
- 1. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendiyle (1)numaralı CBK’nın başlığı ile birlikte değiştirilen 263. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan “…kayıtlarını tutmak,…” ibareleriile (f), (g), (ğ) bentlerinin,
- 1. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendiyle (1)numaralı CBK’nın başlığı ile birlikte değiştirilen 263. maddesinin (2) numaralıfıkrasının “Bu maddede belirtilen dernek ve kuruluşlar ve bunlarınüyelerinin kaydedileceği kütüğün şekli, düzenleme ve kayıt esasları ile…” bölümünün,
- 1. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendiyle (1)numaralı CBK’nın 504. maddesine eklenen (4) numaralı fıkranın birincicümlesinin,
- 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendiyle (4)numaralı CBK’nın Onbeşinci Bölümü’ne eklenen geçici 1. maddenin,
iptal edilmesi nedeniyledoğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden iptal kararının ortaya çıkardığı hukukiboşluğun doldurulabilmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafındangerekli düzenlemelerin yapılması için Anayasa’nın153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3)numaralı fıkrası gereğince bu kurallara ilişkin iptal hükümlerinin kararınResmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesiuygun görülmüştür.
VI. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
213. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kurallarınuygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceğibelirtilerek yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
12/9/2018 tarihli ve(17) numaralı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik YapılmasıHakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
A. 1. 1. maddesinin birinci fıkrasının;
a. (c) bendiyle 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı ResmîGazete’de yayımlanan (1) numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin başlığı ile birlikte değiştirilen 263.maddesinin;
i. (1) numaralı fıkrasının;
(1). (a) ve (b) bentlerinde yer alan “...kayıtlarınıtutmak,...” ibarelerine,
(2).(f), (g) ve (ğ) bentlerine,
ii. (2) numaralı fıkrasının “Bu maddede belirtilen dernekve kuruluşlar ve bunların üyelerinin kaydedileceği kütüğün şekli, düzenleme vekayıt esasları ile...” bölümüne,
b. (g) bendiyle (1) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin 504. maddesine eklenen (4) numaralı fıkranın birinci cümlesine,
2. 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendiyle 15/7/2018tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (4) numaralı BakanlıklaraBağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve KuruluşlarınTeşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Onbeşinci Bölümü’ne eklenengeçici 1. maddeye,
yönelikiptal hükümlerinin yürürlüğe girmelerinin ertelenmeleri nedeniyle bu maddeye,cümleye, bentlere, bölüme ve ibarelere ilişkin yürürlüğün durdurulmasıtaleplerinin REDDİNE,
B. 1. 1. maddesinin birinci fıkrasının;
a. (c) bendiyle (1) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin başlığı ile birlikte değiştirilen 263. maddesinin;
i. (1) numaralı fıkrasının;
(1). Bentleri bağlayan hükmü ile (a) ve (b) bentlerinin “...kayıtlarınıtutmak,...” ibareleri dışında kalan kısımlarına,
(2). (c), (ç), (d), (e), (h) ve (ı) bentlerine,
ii. (2) numaralı fıkrasının “Bu maddede belirtilen dernekve kuruluşlar ve bunların üyelerinin kaydedileceği kütüğün şekli, düzenleme vekayıt esasları ile...” bölümü dışında kalan kısmına,
b. (d) bendiyle (1) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin Altıncı Kısmı’nın SekizinciBölümü’ne (20/4/2021 tarihli ve (73) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin25. maddesiyle eklenen Üçüncü Bölüm nedeniyle Dokuzuncu Bölüm şeklinde teselsülettirilmiştir) eklenen geçici 1. maddenin (2) numaralı fıkrasının “Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihte İl Dernekler Müdürü kadrosunda bulunanların görevlerisona erer...” bölümüne,
2. 3. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendiyle 10/7/2018tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (3) numaralı Üst Kademe KamuYöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine DairCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
a. 3. maddesinin (5) numaralı fıkrasında yer alan “...enaz üç yıl...” ibaresinin madde metninden çıkarılmasına,
b. 3. maddesine eklenen (7) numaralı fıkraya,
yönelik iptal talepleri29/12/2022 tarihli ve E.2018/149, K.2022/163 sayılı kararla reddedildiğinden,bu fıkraya, bentlere, kısımlara, bölüme ve ibare değişikliğine ilişkinyürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE,
C. 3. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendiyle (3)numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 6. maddesine (5) numaralı fıkrasındansonra gelmek üzere eklenen (6) numaralı fıkra hakkında 29/12/2022 tarihli veE.2018/149, K.2022/163 sayılı kararla karar verilmesine yer olmadığına kararverildiğinden bu fıkraya ilişkin yürürlüğün durdurulması talebi hakkında KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
29/12/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
VII. HÜKÜM
12/9/2018 tarihli ve (17) numaralı Bazı CumhurbaşkanlığıKararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
A. 1. maddesininbirinci fıkrasının;
1. (c) bendiyle10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (1) numaralıCumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin başlığıile birlikte değiştirilen 263. maddesinin;
a. (1) numaralıfıkrasının;
i. Bentleribağlayan hükmünün konu bakımından yetki veiçeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
ii. (a) ve (b)bentlerinin;
(1). “...kayıtlarınıtutmak,...” ibarelerinin konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırıolduklarına ve İPTALLERİNE, Muhterem İNCE’ninkarşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, iptalhükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DEYAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
(2). “...kayıtlarınıtutmak,...” ibarelerinin dışında kalan kısımlarının konu bakımından yetki ve içerikleri itibarıyla Anayasa’yaaykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
iii. (c), (ç), (d)ve (e) bentlerinin konu bakımından yetki ve içerikleri itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
iv. (f) bendinin konubakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırıolduğuna ve İPTALİNE, İrfan FİDAN ile MuhteremİNCE’nin karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılıKanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DEYAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
v. (g)ve (ğ) bentlerinin konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduklarınave İPTALLERİNE, Muhterem İNCE’nin karşıoyuve OYÇOKLUĞUYLA, iptal hükümlerinin Anayasa’nın153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎGAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
vi. (h) ve (ı)bentlerinin konu bakımından yetki ve içerikleri itibarıylaAnayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
b. (2) numaralıfıkrasının;
i. “Bu maddedebelirtilen dernek ve kuruluşlar ve bunların üyelerinin kaydedileceği kütüğünşekli, düzenleme ve kayıt esasları ile...” bölümünün konu bakımından yetkiyönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,Muhterem İNCE’nin karşıoyu veOYÇOKLUĞUYLA, iptal hükmünün Anayasa’nın153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3)numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAKDOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
ii. Kalan kısmının konubakımından yetki ve içeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptaltalebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. (d) bendiyle(1) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ninAltıncı Kısmı’nın Sekizinci Bölümü’ne (20/4/2021tarihli ve (73) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 25. maddesiyleeklenen Üçüncü Bölüm nedeniyle Dokuzuncu Bölüm şeklinde teselsül ettirilmiştir) eklenen geçici 1. maddenin (2) numaralı fıkrasının “Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihte İl Dernekler Müdürü kadrosunda bulunanlarıngörevleri sona erer...” bölümünün,
a. Konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırıolmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptaltalebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
3. (g) bendiyle(1) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 504. maddesine eklenen (4)numaralı fıkranın birinci cümlesinin konu bakımından yetki yönünden Anayasa’yaaykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptalhükmünün Anayasa’nın153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3)numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAKDOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
B. 3. maddesininbirinci fıkrasının;
1. (b) bendiyle10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (3) numaralı ÜstKademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine DairCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
a. 3. maddesinin(5) numaralı fıkrasında yer alan “...en az üç yıl...” ibaresinin maddemetninden çıkarılmasının;
i. Konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırıolmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile Selahaddin MENTEŞ’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
ii. İçeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptaltalebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
b. 3. maddesineeklenen (7) numaralı fıkranın konu bakımındanyetki ve içeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebininREDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. (c) bendiyle(3) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 6. maddesine (5) numaralıfıkrasından sonra gelmek üzere eklenen (6) numaralı fıkra hakkında KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞINA OYBİRLİĞİYLE,
C. 4. maddesininbirinci fıkrasının (b) bendiyle 15/7/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’deyayımlanan (4) numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum veKuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin Onbeşinci Bölümü’ne eklenen geçici 1. maddenin;
1. “En az dörtyıllık lisans eğitimi veren yükseköğretim kurumlarını bitirerek mesleğe özelyarışma sınavı ile giren ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel biryeterlik sınavı sonunda 657 sayılı Kanunun 152 nci maddesinin “II- Tazminatlar”kısmının “A- Özel Hizmet Tazminatı” bölümünün (ğ) bendinde yer alanlardanmerkez teşkilatına ait uzman unvanlı kadrolara atanmış olanlar İngilizce,Fransızca, Almanca veya Arapça dillerinin birinden Yabancı Dil Bilgisi SeviyeTespit Sınavından en az (B) seviyesinde belgeye veya dil yeterliği bakımındanbuna denkliği kabul edilen ve uluslararası geçerliliği bulunan belgeye sahipolmaları kaydıyla,…” bölümünün konu bakımından yetki yönündenAnayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153.maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin(3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDANBAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNEOYBİRLİĞİYLE,
2. Kalan kısmının6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE,iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎGAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
29/12/2022 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Mahkememiz çoğunluğu (17) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesinin (CBK); (a) 1. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendiyle (1)numaralı CBK’nın sekizinci bölümüne eklenen geçici 1. maddenin (2) numaralıfıkrasının ilgili bölümünün ve (b) 3. maddesinin birinci fıkrasının (b)bendiyle (3) numaralı CBK’nın 3. maddesinin (5) numaralı fıkrasında yer alan “…enaz üç yıl…” ibaresinin madde metninden çıkarılmasının konu bakımından yetkiyönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir.
A. İlDernekler Müdürü Kadrosunda Bulunanların Görevlerinin Sona Ermesi
2. Dava konusu kurala göre, “Bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihte İl Dernekler Müdürü kadrosunda bulunanların görevlerisona erer.”
3. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikincicümlesinde Anayasa’nın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alantemel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasihaklar ve ödevlerin CBK’yla düzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Aynı fıkranınüçüncü cümlesi uyarınca Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülenkonularda, dördüncü cümlesine göre de kanunda açıkça düzenlenen konularda CBKçıkarılamaz.
4. Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere bir kamugörevlisinin görevine kanunla son verme işlemi, Anayasa’nın 36. maddesindegüvenceye alınan mahkemeye erişim hakkına yönelik bir sınırlandırmamahiyetindedir. Bu durum CBK ile göreve son verme işlemi için de geçerlidir.Dolayısıyla Anayasa’nın “yasak alan” olarak öngördüğü bir hakkın CBK ilesınırlandırılması 104. maddenin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesiylebağdaşmaz.
5. Anayasa’nın 128. maddesi uyarınca kamu görevlilerinin atanmalarınave diğer özlük işlerine ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir. Göreve sonverme de atamayla ve özlük işleriyle doğrudan ilgili olduğundan kanunladüzenlenmesi gereken bir konudur. Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesininkararlarında kamu görevine son verme işleminin kural olarak bireysel işlemleyapılması gerektiği, ancak hukuki ve fiili zorunluluğun bulunduğu durumlardaistisnai olarak kanunla da göreve son verilme yoluna gidilebileceğibelirtilmektedir (AYM, E.2014/57, K.2014/81, 10/4/2014; AYM, E.2016/144,K.2020/75, 10/12/2020, § 193).
6. Dava konusu CBK kuralı, İçişleri Bakanlığının teşkilat yapısındayapılan değişikliğin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu değişiklikleDernekler Dairesi Başkanlığının yerine Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğükurulmuş, bu kapsamda taşra teşkilatında yer alan “İl Dernekler Müdürü”kadroları iptal edilerek “İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü” kadrolarıihdas edilmiştir. Dolayısıyla, kuralla gerçekleştirilen “göreve son verme”işlemi yapısal değişiklikten kaynaklanan hukuki ve fiili zorunluluğun sonucuolarak kabul edilebilirse de, bunun CBK ile değil kanunla yapılması gerekirdi.Ayrıca, bu işlem Anayasa’nın 106. maddesinin son fıkrasında CBK iledüzenlenmesi öngörülen bakanlıkların merkez ve taşra teşkilatının kurulmasınınzorunlu sonucu olarak da kabul edilemez. Bu itibarla kural Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır.
7. Öte yandan, kadrosu kaldırılan kamu görevlilerinin durumu 657sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kadroları kaldırılan devlet memurları”başlıklı 91. maddesinde ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) “Kadrove pozisyonları kaldırılan personel” başlıklı ek 33. maddesinde tümyönleriyle açıkça düzenlenmiştir. Dolayısıyla dava konusu CBK kuralı olmasaydı,657 sayılı Kanun’un 91. maddesi veya “kamu kurum ve kuruluşlarınınteşkilatlarında gerçekleştirilen düzenlemelerin zorunlu kıldığı hallerde”kadrosu kaldırılanların durumunu düzenleyen 375 sayılı KHK’nın ek 33. maddesiuygulanacaktı. Kural, söz konusu kanun ve KHK hükümlerine atıftan ibaretolmadığı için tek başına ayakta kalabilme özelliğini haizdir. Bu sebeple,açıkça kanunla düzenlenen bir konuda çıkarılmış olan CBK kuralı Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesine de aykırıdır.
B. Rektör Atamasında “en az üçyıl” Görev Şartının Kaldırılması
8. Dava konusu kural, rektör atanabilmek için “en az üç yıl”profesörlük yapmış olma şartını kaldırmaktadır.
9. Çoğunluk, rektörün Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasıkapsamında “üst kademe yönetici” olduğu, dolayısıyla atamaya ilişkinhususların CBK ile düzenlenmesinin Anayasa’ya aykırı olmadığı sonucunaulaşmıştır (§ 168). Rektörün üst kademe kamu yöneticisi olduğu görüşünekatılmakla birlikte, atama şartlarının CBK ile düzenlenebileceği görüşünüpaylaşmak mümkün olmamıştır.
10. Anayasa’nın 128. maddesi uyarınca kamu görevlilerininatanmalarına ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir. Anayasa koyucuüst kademe yöneticilerin atanmaları hususunda ise genel ve özel hükümler ihdasetmiştir. Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre üst kademe kamuyöneticilerinin atanmaları ve görevden alınmaları yetkisi Cumhurbaşkanınaaittir ve bu yöneticilerin atanmalarına ilişkin usul ve esaslar CBK iledüzenlenir. Bu hüküm, Anayasa’nın 128. maddesinin istisnası mahiyetindedir.Dolayısıyla üst düzey yöneticilerin atanmalarına ilişkin usul ve esaslar kuralolarak CBK ile düzenlenir.
11. Bununla birlikte, konu bakımından yetki yönünden anayasallıkdenetimi yapılırken üst düzey yöneticilerin başka organlar tarafındanatanmasını ve bu kapsamda atanmaya ilişkin usul ve esasların kanunladüzenlenmesini öngören özel anayasal hükümlerin de dikkate alınmasıgerekmektedir. Anayasa genel olarak üst kademe yöneticilerin atanması vebuna ilişkin usul ve esasların belirlenmesi yetkisini Cumhurbaşkanına vermeklebirlikte, bunun istisnalarını oluşturan özel düzenlemelere de yer vermiştir.Anayasa’nın 130. maddesi de bu özel düzenlemelerden biridir. 130. maddenindokuzuncu fıkrasına göre “Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre;rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir veatanır”. Bu anayasal hüküm rektörlerin Cumhurbaşkanı, dekanların iseYükseköğretim Kurulu tarafından atanmasını, daha önemlisi bunların atanmasınailişkin usul ve esasların kanunla düzenlenmesini öngörmektedir.
12. Elbette dekanların üst kademe yönetici olup olmadığı özerk yorumkapsamında tartışılabilir. Ancak 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 6. maddesinde “dekan” AnayasaMahkemesine seçilebilecek “üst kademe yöneticileri” arasındasayılmıştır. Bu durumda dekanların ve rektörlerin atanmalarına ilişkin usul veesasların Anayasa’nın 130. maddesi uyarınca münhasıran kanunladüzenlenmesi gerekmektedir. Zira bu madde Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncufıkrası karşısında üst kademe yöneticilerin atanmaları bakımından özelbir düzenleme mahiyetindedir.
13. Anayasa koyucu rektörlerin atanmalarına ilişkin esasların da CBKile düzenlenmesini murat etmiş olsaydı bunu açıkça yapabilirdi. Nitekim 2017anayasa değişikliği sırasında Devlet Denetleme Kurulu (DDK) ve Milli GüvenlikKurulunun (MGK) düzenlendiği anayasal hükümlerde bu yönde değişiklikleryapılmıştır. Anayasa’nın 108. maddesinde DDK’nın başkan ve üyelerininCumhurbaşkanınca atanması yanında, üyelerin özlük işlerinin de CBK iledüzenlenmesi öngörülmüştür. Aynı şekilde Anayasa’nın 118. maddesinin sonfıkrasında MGK genel sekreterliğinin teşkilatı ve görevlerinin CBK iledüzenleneceği belirtilmiştir.
14. Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, anayasa koyucuüniversitelerin özerk statüsünü dikkate alarak yönetim ve denetim organlarınınoluşum ve işleyişinden devletin sağladığı mali kaynakların kullanılmasına kadarhemen her konunun kanunla düzenlenmesini öngörmüştür. Anayasa üniversiteözerkliğini korumaya yönelik temel ilke ve esasları belirlemiş, bilhassayürütmenin bu özerkliğe zarar vermesini önlemek amacıyla da bazı hususlarındüzenlenmesini kanun koyucuya bırakmıştır.
15. Üniversitelerin en üst düzey yöneticileri olan ve üniversitetüzel kişiliğini temsil eden rektörlerin atanma şartları da bu kapsamda kanunladüzenlenmesi gereken bir konudur. Esasen bu durum Anayasa’nın 130. maddesiuyarınca, “kamu tüzel kişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip” olanüniversitelerin kanunla kurulma zorunluluğunun da bir gereğidir. Kanunlakurulma, üniversitelerin organlarına atanma şartlarının da kanunladüzenlenmesini gerektirmektedir. Bu itibarla, dava konusu CBK kuralıAnayasa’nın münhasıran kanunla düzenlenmesini öngördüğü bir konuyu düzenlediğiiçin 104. maddenin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır.
16. Öte yandan, dava konusu kural rektör seçilebilmek için en az üçyıl profesörlük yapmış olma şartının kaldırılması nedeniyle kamu görevlisiolmayan profesörlerin de dışarıdan rektör olarak atanmasının yolunu açmıştır.Dolayısıyla kural, Anayasa’nın 70. maddesinde güvence altına alınan kamuhizmetine girme hakkına yönelik bir düzenleme yapmaktadır. Bu nedenle deAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıdır.
17. İptali istenen CBK kuralı kanunda açıkça düzenlenen konudayapılan bir CBK düzenlemesi mahiyetindedir. Rektörlerin atanmasına ilişkinhükümler 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13. maddesinde düzenlenmişdurumdadır. Çoğunluğa göre 2547 sayılı Kanun’un 13. maddesinde yer alan rektöratanacaklarda aranacak niteliklere ilişkin düzenlemeler 703 sayılıKHK’nın 135. maddesiyle 9/7/2018 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırıldığıiçin konuya ilişkin herhangi bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır (§ 171).
18. Bu görüşün isabetli olmadığını açıklamak için 2547 sayılıKanun’un 13. maddesindeki değişiklik sürecine kısaca değinmek gerekecektir. “Rektör”başlıklı 13. maddenin “Atanması” alt başlıklı (a) fıkrasının birinciparagrafının birinci cümlesinin ilk halinde rektörün Yükseköğretim Kurulunun(YÖK) önereceği yüksek öğretimden sonra en az onbeş yıl başarılı hizmet vermiştercihen devlet hizmetinde bulunmuş ikisi üniversitelerde görevliprofesörlerden olmak üzere dört kişi arasından Devlet Başkanınca atanmasıöngörülmekteydi. Bu hüküm muhtelif zamanlarda yasal değişikliğe uğramış, bukapsamda en son 1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılı Kanun’un 69. maddesiyle yapılandeğişiklikle rektörlerin YÖK tarafından önerilecek, profesör olarak en az üçyıl görev yapmış üç aday arasından Cumhurbaşkanınca atanacağıbelirtilmiştir. Bilahare 28/6/2018 tarihli ve 5772 sayılı Kanun’un 2.maddesiyle de rektörlerin profesör akademik unvanına sahip kişiler arasındanüniversite öğretim üyeleri tarafından seçilecek adaylar arasındanCumhurbaşkanınca atanacağı belirtilmiştir.
19. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişle birlikte 9/7/2018 tarihliResmî Gazetede yayımlanan 703 sayılı KHK’nın 135. maddesiyle yapılan değişikliksonucunda 2547 sayılı Kanun’un 13. maddesinin (a) fıkrasının birinciparagrafının birinci cümlesi “Devlet ve vakıf üniversitelerine rektör,Cumhurbaşkanınca atanır” şeklini almıştır. Bu değişiklikten sonrarektörlerin atanmaları için -yaş haddine ilişkin düzenleme hariç- 2547 sayılıKanun’da “en az üç yıl görev yapma” dahil herhangi bir şart kalmamıştır.
20. Diğer yandan, 15/7/2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan (4)numaralı CBK’nın 800. maddesiyle, (3) numaralı CBK’nın 3. maddesine (5)numaralı fıkra eklenerek “Rektörler, en az üç yıl profesörlükyapanlar arasından atanır.” şeklini almıştır. 12/9/2018 tarihli dava konusuCBK kuralı ise en az üç yıl ibaresini metinden çıkarmak suretiylerektörlerin profesörlük yapanlar arasından atanmasını öngörmüştür.
21. Bu durumda rektörlerin atanmasına yönelik olarak bir yanda “profesörlük”şartı aramayan 2547 sayılı Kanun’un 13. maddesinin (a) fıkrasının birinciparagrafının birinci cümlesi, diğer yanda da iptali istenen CBK kuralı iledeğiştirilen ve “profesörlük” şartı arayan (3) numaralı CBK’nın 3.maddesinin (5) numaralı fıkrası bulunmaktadır. 2547 sayılı Kanun’un 13.maddesinde atanmaya ilişkin olarak yaş dışında bir şarta yer verilmemiş olması,rektör atama konusunun kanunda düzenlenmediği anlamına gelmez. Dahası bu durum,kanun hükmünün bu haliyle uygulan(a)mayacağı anlamına da gelmemektedir. ŞayetCBK kuralları olmasaydı rektörlerin atanmasına ilişkin olarak 2547 sayılıKanun’un 13. maddesi uygulanabilecek, Cumhurbaşkanı profesörlük yapan veyayapmayanlar arasından rektör atayabilecekti.
22. Esasen dava konusu CBK bir anlamda kanunla öngörülen atamaşartlarında değişiklik yapmak suretiyle, kanunla düzenlenmiş bir konuda CBK ileyeni bir kural ihdas etmiştir. Kuşkusuz rektör atanmasına ilişkin esaslardazamanla değişiklik yapılabilir. Ancak bu değişikliğin başta üniversitelerinbilimsel özerkliği olmak üzere, Anayasa’nın 130. maddesinde güvence altınaalınmış olan ilke ve esaslara aykırı olmamak şartıyla ancak kanunlayapılması mümkündür. Bu nedenle, dava konusu CBK kuralı Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesine de aykırıdır.
23. Yukarıda (A) ve (B) başlıkları altında açıklanan gerekçelerledava konusu kuralların konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırıolduğunu düşündüğümden aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Başkan
Zühtü ARSLAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
A. 17 Numaralı CBK’nın 1. Maddesiyle 1 Numaralı CBK’nınSekizinci Bölümüne Eklenen Geçici 1. Maddenin 2 Numaralı Fıkrasının “Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihte İl Dernekler Müdürü kadrosunda bulunanlarıngörevleri sona erer” Bölümü
1. Anayasa Mahkemesi CBK kurallarının denetimindeincelemeyi öncelikle Anayasa’nın CBK düzenlenebilmesi için verdiği yetki (konu)yönünden yapmaktadır. Bu yönden yapılan incelemede Anayasaya aykırılık tespitedilemediğinde içerik yönünden Anayasaya aykırılık olup olmadığıincelenmektedir. Başka deyişle yasama yetkisine ilişkin asli ve genel düzenlemeyetkisine karşın Anayasada 104. maddenin 17. fıkrasının ilk cümlesi uyarıncaistisna olarak “yürütme yetkisine ilişkin konular” ile sınırlı şekilde CBKçıkarma yetkisi tanınmıştır. Bu istisnai fakat asli nitelikli yetki ayrıcaAnayasanın 106/son maddesinde olduğu gibi diğer bazı konuları da kapsamaktadır.Öte yandan Anayasanın 104. maddesinin 17. fıkrasında CBK kurallarının ihdasıyönünden genel ve temel hükümler öngörülmüştür. Anılan fıkrada belirtilen buhükümler tüm CBK’lar yönünden uyulması gereken ilkeleri ifade etmektedir.Bununla birlikte Anayasada CBK çıkarılması öngörülen özel CBK alanları da sözkonusu olduğundan, 104/17. maddedeki temel hükümlerin uygulama alanının, somutolaya göre ilgili hükümlerin birlikte değerlendirilerek belirlenmesigerekmektedir.
2. İncelenen kuralda kadrosu kaldırılan bir kısım kamugörevlisinin görevlerinin CBK hükmü ile sona erdirildiği görülmektedir.Anayasanın 128. maddesi uyarınca kamu görevlilerinin atanmaları, görev veyetkilerinin kanunla düzenleneceği belirtilmektedir. Herşeyden öncebelirtilmelidir ki Anayasada öngörülen kanunla düzenleme zorunluluğu kanunlabireysel işlem kurma yetkisi anlamına gelmemektedir. Anayasa uyarınca kanunatama ve görevlendirme ya da görevden almayla ilgili kuralları koyma, buyetkiyi kullanacak olanları belirleme gibi usul ve esaslara ilişkin çerçeveyibelirlemelidir. Bireysel işlem tesisi ise kanunla yetki verilen idari mercilertarafından kullanılır. Anayasada CBK’ya verilen yetki ise 106/son maddede birbakanlık veya taşra teşkilatının kurulmasının, genel olarak bunların görev veyetkilerinin ve teşkilat yapısının belirlenmesinden ibarettir. Başka deyişleAnayasa’da CBK’ya verilen yetki yine diğer anayasal hükümlerde kanunladüzenlenmesi öngörülen alanlarla sınırlanmıştır. Nitekim CBK yetkisini sınırlayankurallar 104. maddenin 17. fıkrasında ifade edilmektedir. Öte yandan kadrosukaldırılanların görevlerine son verilmesi işlemi teşkilat kurmanın zorunlu birsonucu da değildir.
3. Diğer taraftan 657 sayılı DMK’nın 33. maddesindekadrosu kaldırılan memurların durumu, 375 sayılı KHK’nın ek 33. maddesinde iseCBK ile kadro veya pozisyonları kaldırılan personelin durumu düzenlenmektedir.Başka deyişle incelenen kuralla hem münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken birkonuda, hem de daha önce kanunda düzenlenen bir konuda CBK ile düzenlemeyapılarak Anayasanın 104. maddesinin 17. fıkrasının 3. ve 4. cümlelerineaykırılık oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kural konu bakımındanAnayasaya aykırı görülerek iptal edilmelidir.
B. 17 Numaralı CBK’nın 3. Maddesiyle 3 Numaralı CBK’nın3. Maddesinin 5 Numaralı Fıkrasında Rektörlerin Atanmasıyla İlgili Olarak YerAlan “üç yıl” İbaresinin Madde Metninden Çıkartılması
4. Anayasanın 104/9. maddesinde üst kademe yöneticileriniatama, görevden alma ile buna ilişkin usul ve esasların Cumhurbaşkanlığıkararnamesiyle düzenleneceği belirtilmektedir. Bu yetki uyarınca CBK ile üstkademe yöneticilerinin atanması ve görevden alınmasıyla ilgili kriterler, usulve esaslar belirlenecektir. Bununla birlikte Anayasada CBK’ya verilen yetkininsınırsız olmadığı, sınırın yine Anayasadaki diğer hükümler gözetilerekbelirlenmesi gerektiği açıktır. Nitekim Anayasanın 130/6. maddesi uyarıncarektörleri atama yetkisi Cumhurbaşkanına verilmiş ise de bu atama yetkisininkanunda belirlenen usul ve esaslara tabi olduğu da ifade edilmiştir. Anayasanın130. maddesinde üniversitelerin Devletin gözetim ve denetimine tabi olmaklabirlikte bilimsel özerkliğe sahip olduğu belirtilmiştir. Üniversitelerinbilimsel özerkliğinin korunması, belli ölçüde idari özerkliği degerektirmektedir. Nitekim aynı maddenin onuncu fıkrasında üniversitelerinyönetim ve denetim organları ile öğretim elemanlarının genel yönetimbirimlerine karşı bağımsız kılındığı görülmektedir.
5. Üniversitelerin özerk niteliğinin ve rektörlerinatanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesine özgü bir düzenleme olanAnayasanın 130. maddesi karşısında CBK ile rektörlerin atanmasına ilişkinniteliklerin düzenlenemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle incelenen kuralınkonu bakımından yetki yönüyle Anayasaya (104/17-3.c.) aykırı olduğu ve iptaledilmesi gerektiği görüşündeyim.
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
A) “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte İl Dernekler Müdürükadrosunda bulunanların görevleri sona erer…” kuralı yönünden
1. Kuralda bahsi geçen kişilerin görevlerine son verilmesiişleminin Anayasa’nın 128. maddesi gereğince kanun yoluyla gerçekleştirilmesigerekirdi. Dolayısıyla kural, konu yönünden Anayasa’nın 104. maddesininonyedinci fıkrasının üçüncü cümlesiyle uyuşmamaktadır.
2. Kaldı ki dava konusu kuralla ilgili aynı konuda 657 sayılıKanun’un 91. maddesinde bir düzenleme bulunmaktadır. Bu nedenle de kural,Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının dördüncü cümlesine aykırıdüşmektedir.
B) “…en az üç yıl…” ibaresi yönünden
3. Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasıylaCumhurbaşkanı’na üst kademe yöneticilerini atama, görevlerine son verme vebunların atanmalarına ilişkin usul ve esasları CBK ile düzenleme yetkisiverilmiştir. Rektör, bu madde kapsamında bir üst düzey kamu yöneticisidir.
4. Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasıuyarınca bu özel alanda doğrudan düzenleme yapma yetkisi olmakla beraberAnayasa’nın 70., 128. ve 130. maddelerine baktığımızda dava konusu düzenlemeninkanunla yapılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
5. Üniversiteler Anayasa’nın 130. maddesi uyarınca bilimselözerkliğe sahip yapılardır. Bilimsel özerklik sadece üniversite öğretim üye vegörevlilerinin eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetlerinde özerk olmasıylasınırlı bir kavram olarak anlaşılmamalıdır. Burada Anayasa’nın 130. maddesikişi olarak üniversite öğretim üyelerinin bilimsel özerkliğinin yanında kurumolarak üniversitenin bilimsel özerkliğini de güvence altına almaktadır. NitekimTürk Dil Kurumu Sözlüğü’nün “özerklik” maddesine baktığımızda, “Bir topluluğun,bir kuruluşun ayrı bir yasaya bağlı olarak kendi kendini yönetme hakkı,muhtariyet, otonomi, otonomluk: Bilimsel özerklik. Üniversite özerkliği.”,şeklinde bir tanımlama yapıldığı görülmektedir. Dolayısıyla bilimsel özerklikkurumsal olarak kendi kendini yönetme hakkını da içermektedir.
6. Nasıl ki yüksek yargı organlarının başkanları üst düzey kamuyöneticisi sıfatına haiz olmalarına rağmen bunlarla ilgili Anayasa’nın 104.maddesine dayanarak CBK ile bir düzenleme yapılması söz konusu olamazsa, benzerşekilde üniversite rektörlerinin atanmalarıyla ilgili düzenlemelerin deyukarıdaki açıklamalar ışığında CBK ile yapılmaması beklenir. Buradaüniversitelerin bilimsel özerkliğinin yargı organlarının bağımsızlığıyla aynıseviyede olduğunu kastetmiyoruz, zira ilkinde özerklik söz konusuyken,diğerinde bağımsızlık söz konusudur. Elbette, anayasal olarak yargıorganlarının bağımsızlığı ile üniversite özerkliği aynı şey değildir ancakAnayasa’nın 130. maddesinde yer alan kanunla düzenleme koşulunu ve bilimselözerklik kavramını birlikte değerlendirdiğimizde dava konusu kuralın CBK iledeğil de, kanunla düzenlenmesi gerektiğini söyleyebiliriz.
7. Dava konusu kural konu yönünden Anayasa’nın 70. maddesiylebağlantılı olarak Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının ikincicümlesine ve 128. ve 130. maddeleriyle bağlantılı olarak Anayasa’nın 104.maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır.
Üye
Engin YILDIRIM
KARŞIOY GEREKÇESİ
(17) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin (CBK) 1.maddesinin birinci fıkrasının (d) bendiyle (1) numaralı CBK’nın AltıncıKısmının Sekizinci Bölümüne eklenen geçici 1. maddenin (2) numaralı fıkrasının“Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte İl Dernekler Müdürü kadrosundabulunanların görevleri sona erer…” bölümünün Anayasaya aykırı olmadığına veiptal talebinin reddine karar verilmiştir.
Red kararının gerekçesinde; bakanlıkların kadrolarınınihdası ve iptali ile ilgili düzenlemelerin idarenin teşkilât yapısıyla ilgiliolmasından dolayı yürütme yetkisine ilişkin konulardan olduğu, Anayasada CBKile düzenlenmesi yasaklanan haklar ve ödevlerle ilgisinin bulunmadığı,Anayasanın 106. maddesinin son fıkrası ile bağlantılı olarak 104. maddeninonyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı olmadığı gibi daha önce kanunlardada açıkça düzenlenmediği, bu nedenlerle kuralın konu yönünden Anayasanın 104.maddesine aykırı olmadığı belirtilmiştir.
Kararda da açıklandığı üzere, anılan kadrolar 4970 sayılıKanunla ihdas edilmiş ve 703 sayılı KHK’nın yürürlüğe girmesi sonucundayürürlükten kalkmıştır. İncelenen hükümle bu kadroda bulunanların görevlerininsona ereceği hükme bağlanmıştır.
Memur statüsündeki bu kişilerin nitelikleri, atanmaları,görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ile diğer özlük işleri gibigörevlerinin sona ermesi de Anayasanın 128. maddesi uyarınca kanunladüzenlenmesi gereken konular arasındadır.
Bu itibarla CBK’nın geçici 1. maddesinin (2) numaralıfıkrasının, maddenin yürürlüğe girdiği tarihte İl Dernekler Müdürü kadrosundabulunanların görevlerinin sona ereceğine ilişkin bölümü CBK iledüzenlenemeyeceğinden Anayasaya aykırıdır (aynı yönde bkz. 31/3/2021 tarihli veE.2020/8, K. 2021/25 sayılı; 28/9/2022 tarihli ve E.2021/90, K.2022/108 sayılıkararlara ilişkin karşıoy gerekçelerim).
Yukarıda belirtilen sebeplerle, anılan kuralın konubakımından yetki yönünden Anayasanın 104. maddesinin onyedinci fıkrasınınüçüncü cümlesine aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği düşüncesiyleçoğunluğun red kararına karşıyım.
Üye
M. Emin KUZ
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Mahkememizçoğunluğunun 12/9/2018 tarihli ve (17) numaralı Bazı CumhurbaşkanlığıKararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin1. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendiyle (1) numaralıCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Sekizinci Bölümüne eklenen geçici 1. maddenin(2) numaralı fıkrasının “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte İl DerneklerMüdürü kadrosunda bulunanların görevleri sona erer...” bölümü ile 3. maddesinin(5) numaralı fıkrasında yer alan “...en az üç yıl...” ibaresinin maddemetninden çıkarılmasının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırıolmadığına ilişkin kararlarına katılmamaktayım.
2. İptaligerektiği kanaatinde olduğum ve (1) numaralıCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Sekizinci Bölümüne eklenen geçici 1. maddenin(2) numaralı fıkrası ile (17) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin geçici1. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihte İl Dernekler Müdürlüğü kadrosundabulunanların görevinin sona ermesi öngörülmektedir.
3. Dava konusukuralın (17) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesi ile “Dernekler Dairesi Başkanlığı”nın “Sivil Toplumla İlişkilerGenel Müdürlüğü” şeklinde yeniden yapılanmaya gidilmiş olmasından kaynaklanandönüşümün bir gereği olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte dava konusuCumhurbaşkanlığı Kararnamesi kuralının birer kamu görevlisi sayılan İlDernekler Müdürlüğü kadrosunda bulunanların görevlerine son verme ile ilgilibir düzenleme yaptığı aşikardır. Anayasa’nın 128. maddesinin (2) numaralıfıkrası hükmü gereğince göreve son vermeye ilişkin bu biçimdeki birdüzenlemenin ise münhasıran kanunla yapılması gerekmektedir.
4. Bu nedenle davakonusu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kuralının konu bakımından yetki yönü ile “Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülenkonularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.” şeklindeki Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncücümlesine aykırılık gerekçesiyle konu bakımından yetki yönünden iptaligerekmektedir.
5. (17) numaralıBazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin iptaligerektiği kanaatinde olduğum ve üniversite rektörlerinin atanması hususundaki“en az üç yıl” profesörlük yapma şartını kaldıran kural da Anayasa’damünhasıran kanunla düzenlenmesi gereken bir konuyu düzenlemesi nedeniyle konubakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırıdır.
6. Burada kuralınAnayasa’nın 130. maddesindeki kanunla yapılması gerektiği şeklindeki özel vurgunedeniyle Anayasa’ya aykırı olduğunu öncelikle ifade etmek gerekir. ZiraAnayasa’nın 130. maddesinin (6) numaralı fıkrasında “Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre; rektörlerCumhurbaşkanınca” atanır hükmüne yer verilmektedir. Anayasa’nın 130. maddesihükmü esasında rektörlerin merkezi idare dışında, ayrı kamu tüzelkişiliğinesahip ve yine Anayasa’nın 130. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ifadeedildiği üzere bilimsel özerkliğe sahip olan üniversitelerin en üst yöneticisiolmaları nedeniyle bu yöneticilerin atanması ile ilgili şartların mutlakakanunla düzenlenmesi gereğine özel olarak vurgu yapmaktadır.
7. Kuralın içerikyönü ile Anayasa’ya aykırılık taşımadığı için iptal isteminin bu yönü ile reddigerektiği şeklindeki Mahkememiz çoğunluk kararına katılmaktayım. ZiraAnayasa’nın 130. maddesinden üniversite rektörlerinin en az üç yıl profesörlükşartına sahip olması gerektiği şeklindeki bir anayasal zorunlulukçıkarılamayacağı kanaatindeyim. Bununla birlikte bu kuraldaki temel Anayasa’yaaykırılık üniversite rektörlüğüne atanma ile ilgili bir şartın kanunladüzenlenmesi gerektiği halde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenmesindenkaynaklanmaktadır.
8. Anayasa’nın104. maddesinin dokuzuncu fıkrasında Cumhurbaşkanının yetkileri arasında üstkademe kamu yöneticilerini atama yetkisine ve bunların atanmalarına ilişkinusul ve esasların Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenleneceği hükmüne yerverilse ve rektörlerin de bu yönü ile üst kademe yöneticisi olduğu kabul edilsedahi 2017 yılında yeni hükümet sistemine geçilirken yapılan Anayasadeğişiklikleri sonrasında bile halen Anayasa’nın 130. maddesinde bahse konu“kanunla düzenleme” şeklindeki özel vurgunun aynen yer almayı sürdürdüğünedikkat etmek gerekir. Rektör atanma ile ilgili şartlar konusundaki Anayasa’nınözel hükmü halen Anayasa’nın 130. maddesinin (6) numaralı fıkrası olduğuna göreCumhurbaşkanınca rektörlerin atanması ile ilgili şartların bu özel Anayasahükmü gereğince mutlaka kanunla düzenlenmesi gerekmektedir.
9. Burada ayrıcavurgulamak gerekir ki yukarıda da değinildiği üzere ayrı kamu tüzelkişiliği veözerkliği gereğince yerinden yönetim esasına göre çalışmaları ve merkezi idaredışında örgütlenmeleri aynı zamanda üniversite rektörlerinin atanması ileilgili şartların belirlenmesinde de münhasıran kanun koyucunun düzenlemeyapması gerektiği sonucuna ulaşmayı zorunlu kılmaktadır. Esasında yükseköğretimkurumlarının düzenlendiği Anayasa’nın 130. maddesinde rektörlerin atanmasıkonusu yanında diğer birçok fıkrada belirtilen hususlardaki düzenlemelerinmünhasıran kanunla yapılması gereğine vurgu yapılıyor olması da üniversitelerinbu özel konumuyla izah edilebilir.
10. Bu nedenleüniversite rektörlerinin atanması konusunda “en az üç yıl” profesörlük yapmaşartını kaldıran dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün deAnayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesindeki hükümgereğince Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konulardanbirisini düzenlemesi nedeniyle konu bakımından yetki yönü ile Anayasa’ya aykırıolduğundan iptali gerektiği gerekçesiyle çoğunluğun aksi yöndeki kanaatinekatılmamaktayım.
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
KARŞI OY
1. 12/09/2018 tarihli 17 numaralı bazı CumhurbaşkanlığıKararnamelerinde Değişiklik yapılması hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin(3 numaralı CBK’nın 3. Maddesinin (5) Fıkrasında yer alan “… en az üç yıl…” ibaresininmadde metninden çıkarılması yönündeki iptal talebinin reddi yönündeki sayınçoğunluğun görüşüne katılmadım.
2. Davanın konusu rektör olarak atanacak profesörlerin görevsüresinin ve niteliklerinin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle düzenlenmesinin Anayasa’nın2.,70.,104.,128. ve 130. Maddelerine aykırı olduğuiddiasına ilişkindir.
3. Anayasa’nın 2. Maddesinde belirtilenhukuk devleti ilkesi mahkememizin kararlarında da geçtiği üzere “ eylem veişlemler hukuka uygun insan haklarına saygılı, hak ve özgürlüklerin koruyupgüçlendiren her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren,hukuki güvenliği sağlayan anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan hukukkurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimi açık olan devlettir.
4. Anayasa’nın 70. Maddesinde de görevingerektirdiği niteliklerin atamada temel kriter olarak düzenleneceği ifadeedilmiştir. Görevin gerektirdiği nitelik kamu hizmetlerinin genel bir ilkesiolan liyakat esası üzerinde belirginleşir. Anayasa’nın 2. Maddesi ile birlikteyorumlandığında liyakat esas almayan bir düzenlemenin kamu yararını amaçladığısöylenemez.
5. Anayasa’nın 130. MaddesindeYüksek Öğretim Kurumları ve Üst Kuruluşlar başlığı altında Çağdaşeğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkeninihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalıçeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlıkyapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamutüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafındankanunla kurulur. Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacınayönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetiminetâbi yükseköğretim kurumları kurulabilir .Kanun, üniversitelerin ülke sathınadengeli bir biçimde yayılmasını gözetir. Üniversiteler ile öğretim üyeleri veyardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler.Ancak, bu yetki, Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğüve bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma serbestliği vermez. Üniversitelerve bunlara bağlı birimler, Devletin gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlikhizmetleri Devletçe sağlanır. Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre;rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir veatanır. Üniversite yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanları;Yükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalanmakamlarca her ne suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar.Üniversitelerin hazırladığı bütçeler; Yükseköğretim Kurulunca tetkik veonaylandıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığına sunulur ve merkezi yönetimbütçesinin bağlı olduğu esaslara uygun olarak işleme tabi tutularak yürürlüğe konulurve denetlenir.(1)Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ileişleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversitelerüzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretimelemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretimelemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşlarıve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretimegiriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgiliilkeler, disiplin ve ceza işleri, malî işler, özlük hakları, öğretimelemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretimelemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminatiçinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, YükseköğretimKuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı malî kaynakların kullanılmasıkanunla düzenlenir. Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, malîve idarî konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarınınsağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretimkurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tâbidir.(1) 29/10/2005tarihli ve 5428 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “genel vekatma bütçelerin” ibaresi “merkezi yönetim bütçesinin” şeklindedeğiştirilmiştir.
Yukarıda tam metni verilen Anayasa hükmüyle Anayasakoyucunun üniversiteleri bilimsel özerkliği esas alan liyakat esasınınkorunduğu bir sistemi benimsemiştir. Nitekim Anayasa mahkemesi 2014/100 E.2015/6 K sayılı kararında şu şekilde ifade edilmiştir.
“Üniversitelerin özerkliği ve öğretim elemanlarınınkonumu
Anayasa'nın yükseköğretim kurumlarını düzenleyen 130.maddesinde çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletinve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile Devlet ya davakıflar tarafından Devletin gözetim ve denetimine tâbi olarak kurulanyükseköğretim kurumlarının bilimsel özerkliğe sahip oldukları belirtilmektedir.Madde gerekçesinde ise, yasaya bırakılan konuların “bilimsel özerklik ilkesigöz önünde bulundurularak düzenlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Üniversiteler, eğitim-öğretim, yayın ve danışmanlıkfaaliyetinde bulunur ve bu suretle ülkeye ve insanlığa hizmet etme amacınıgerçekleştirirler.
Anayasa Mahkemesi'ne göre "özerklik, belli sınırlariçerisinde serbestçe davranabilmeyi anlatır." Bilimsel özerklik ise genişbir kavram olup bu ilke ile üniversiteler Anayasa'nın 2. maddesinde yer alanana niteliklere sahip bir hukuk devletinin üniversitesine yaraşır biçimdeöğretim, araştırma ve yayın konularını belirlemek ve yürütmek ve ilgilerini budoğrultuda çalışmaya yöneltmek serbestliğine sahip kılınmışlardır. (AYM'nin30.5.1990 günlü, E. 1990/2, K. 1990/10 sayılı kararı).
130. maddenin yükseköğretim kurumlarının düzenlenişineilişkin 9. fıkrasında ise "(...) öğretim elemanlarının görevleri,unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme,üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ileilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam vealınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin veceza işleri, malî işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacaklarıkoşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarınıngörevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaşbilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim Kuruluna veüniversitelere Devletin sağladığı malî kaynakların kullanılması kanunladüzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi çeşitli kararlarında öğretimelemanlarının statülerine ilişkin tespitlerde bulunmuş ve üniversitelerdeyürütülen bilimsel ve akademik faaliyetin aktörleri olan öğretim elemanlarınınayrı bir meslek grubu oluşturduklarının altını çizmiştir. Yüksek Mahkeme,Anayasa'nın 130. maddesinin, üniversitelerin bir hukuk devletininüniversitesine yaraşır biçimde, uygar ve evrensel karakterde öğretim-eğitim,araştırma ve yayın konularında bilimsel özerkliğe sahip bir kamu tüzelkişisibiçiminde kurulmasını ve Cumhuriyetin temel organları içinde bu niteliğiyle yeralmasını istediğini ve buna bağlı olarak üniversitelerin öğretim üyeleri veyardımcılarını kapsayan kendine özgü önem ve değerde bir meslek sınıfıdüşündüğünü ve buna göre düzenlemeler yaptığını ifade etmektedir (AYM'nin30.5.1990 günlü, E. 1990/2, K. 1990/10 sayılı kararı). Anayasa Mahkemesi'negöre "Anayasa'da üniversite, bilimsel çalışmaların yapıldığı ve biliminöğretildiği kurum olarak nitelendirilip bilimsel ve idari özerkliğe sahipkılınarak diğer kamu kurumlarından farklı değerlendirilmiş, öğretim üyelerinede kamu görevlisi olmakla birlikte genel sınıflandırma içinde ayrı bir yerverilerek kendilerine özgü önem ve değerde bir meslek sınıfı olduğubelirtilmiştir. Öğretim üyelerinin bu konumları dikkate alındığında bunlarıdiğer kamu görevlileri gibi değerlendirmek mümkün değildir." (16.7.2010günlü, E. 2010/29, K. 2010/90 sayılı karar).”
Hukuk devleti ilkesinin gereği ve Anayasa’nın 130.,70.Maddeleri uyarınca liyakat esasının sağlanabilmesi için atanma usul veesaslarının kanun ile açıkça düzenlenmesi gerekmektedir.
6. Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin hangi alanda çıkarılacağınailişkin düzenleme Anayasa’nın 104. Maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Madde’nin17. Fıkrasına göre Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülenkonularda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılamaz şeklinde düzenlenmiştir.
7. Anayasa’nın 130. Maddesinde rektör atamalarının münhasırankanunla düzenlenmesi gereken alanlardan olduğu yukarıda belirtilen gerekçelerleifade edildiğinden kural konu bakımından yetki yönüyle Anayasa’ya aykırıdır. İptali gerekir.
Üye
Selahaddin MENTEŞ
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. 12/9/2018 tarihli ve (17) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkinda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin1. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin konu bakımından yetki yönündenAnayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline çoğunluğun oyuyla karar verilmiştir.Aşağıdaki nedenlerle çoğunluğun kararına katılamadım.
2. (1) numaralı CBK’nun “Sivil Toplumla İlişkiler GenelMüdürlüğü” başlıklı 263. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (f) bendi şöyledir.
“Dernekler ve şubelerin, derneklerin ve vakıfların üstkuruluşlarının; 3335 sayılı kanuna göre kurulan teşekkürlerin; yabancı dernek,vakıf ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye'deki şube ve temsilcilikleriile 5253 sayılı kanunun 5 inci maddesine göre verilen her türlü izin vefaaliyetin denetimini yapmak”
3. Kural genel müdürlüğe 3335 sayılı kanun kapsamındakiteşekküllerin yabancı dernek vakıf ve kar amacı gütmeyen kuruluşlarınTürkiye'deki şube ve temsilcilikleri ile 5253 sayılı kanunun 5 maddesine göreverilen her türlü izin ve faaliyetlerin denetimini yapma yetkisini vermektedir.
4. 6771 sayılı kanunla yapılan Anayasa değişikliği ilehukuk sistemimize giren cbkaların esasları anayasanın 104 maddesinin 17fıkrasında düzenlenerek cumhurbaşkanına bazı konularda cbk ile düzenleme yapmayetkisi verilmiştir.
5. Kurala göre; bir dernek, vakıf veya kâr amacı gütmeyenkuruluşların kurulmasına izin verilip verilmemesi tartışma konusu değildir.Anılan kural; dernek, vakıf veya kuruluşlara verilen izin ve faaliyetlerinindenetimini yapmakla sınırlıdır. Herhangi bir müeyyide veya yaptırım uygulamasıyetkisini içermediği gibi faaliyetin denetiminin ilgili dernek, vakıf veyakuruluşun tüzüğünde belirtilen amaçlara göre yapılıp yapılmadığınıdeğerlendirmekle sınırlıdır. Kural, Anayasa’nın 33. maddesindeki “Dernek kurmahürriyeti”ne yönelik bir müdahale olarak görülemeyeceği gibi, anılan hükümdekihürriyetleri sınırlandıran veya düzenleyen bir ibare de içermediği dikkattenkaçmamalıdır. Tekim İçişleri bakanlığı sivil toplumla ilişkiler Genel MüdürlüğüTeşkilat ve Görevleri Hakkında Yönetmelik’te Genel Müdürlüğün görevi ayrıntılışekilde belirtilmiştir.
6. Öte yandan 5253 sayılı kanunun 19. maddesindederneklerin İçişleri Bakanlığı ve mülki idare amiri tarafındandenetlettirilebileceği düzenlenmiştir. Benzer şekilde 3335 sayılı Kanun’un 2maddesinde de söz konusu teşekkürlerin denetiminin Dernekler Kanunu’na göreyapılacağı hükme bağlanmıştır. Dava konusu kuralla 5253 ve 5335 sayılıKanunlarla İçişleri Bakanlığı'na verilen görevin Sivil Toplumla İlişkiler Genelmüdürlüğünce yerine getirileceği düzenlenmiştir. Kanunla verilen bir görevinhangi idari birim tarafından yerine getirileceğini düzenleyen kuralınAnayasa’nın 33 maddesinde güvence altına alınan örgütlenme özgürlüğü ile ilgilidüzenleme yaptığı düşünülemez. Genel müdürlüğe tanınan denetim yapma yetkisininilgili mevzuatta Bakanlığa tanınan yetkileri aşan bir yönü bulunmamaktadır. Buyönüyle kural, hizmet birimlerinden olan Genel Müdürlüğün görev ve yetkilerine,dolayısıyla yürütme yetkisine ilişkin bir konuyu düzenlemektedir.
7. Sonuç olarak anılan kural, Anayasa’nın CBK iledüzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısmının Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alantemel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümünde yer alan siyasihaklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenlenme içermemekte, yürütmeyetkisine ilişkin bir konuyu düzenlemektedir. Ayrıca kural kanunda açıkçadüzenlenen konuda çıkarılmış CBK hükmü niteliğinde de değildir.
8. Öte yandan kural, Bakanlığın hizmet birimlerinden olanGenel Müdürlüğe denetim yapma yetkisi vermektedir. İlgili mevzuatincelendiğinde bu denetim yetkisinin, 5253 sayılı Kanun hükümleri uyarıncaBakanlığa tanınan denetim işlem ve faaliyetlerinin yerine getirilmesininsağlanması gerektiğinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda kuraldabelirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık bulunmadığı da açıktır.
9. Açıklanan nedenlerle kuralın Anayasa’nın 104maddesinin onyedinci fıkrasına ve Anayasa’nın 2 maddesine de aykırı olmadığıdüşüncesiyle çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmadım.
Üye
İrfan FİDAN
KARŞI OY
1. 12/9/2018tarihli ve (17) numaralı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde DeğişiklikYapılması Hakkında CBK’nın 1. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendiyle (1)numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Sekizinci Bölümüne eklenen geçici 1.maddenin “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte İl Dernekler Müdürükadrosunda bulunanların görevleri sona erer...” şeklindeki (2)numaralı fıkrasının “konu bakımından yetki yönünden” Anayasa’ya aykırıolmadığına dair çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
2. Kuralda Davakonusu CBK hükmü ile il dernekler müdürü kadrosunda bulunanların görevleri sonaerdirilmektedir.
3. İl derneklermüdürü kadrosu, 31/7/2003 tarihli ve 4970 sayılı Bazı Kanunlarda ve 190 SayılıGenel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik YapılmasınaDair Kanun ile ihdas edilmiş olmakla birlikte 703 sayılı KHK’nın Geçici 9.maddesinin 9/7/2018 tarihinde yürürlüğe girmesi sonucunda ise ilga edilmiştir.Bu doğrultuda söz konusu kadro ilga edilmeden önce kadroya atanma usulünün,kadroya atananların görev ve yetkilerinin düzenlendiği 8/6/2007 tarihli ResmîGazetede yayımlanan mülga İçişleri Bakanlığı Personeli Yer Değiştirme ve AtamaYönetmeliği ile 15/10/2002 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan mülga DerneklerDairesi Başkanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatı Kuruluş, Görev, Çalışma ve DenetimUsul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin ilgili hükümleri incelendiğinde ildernekler müdürlerinin, Anayasa’nın 128. maddesinde belirtilen memur veya diğerkamu görevlisi niteliğinde görev ifa ettikleri sonucuna varılmaktadır.
4. Anayasa’nın128. maddesi gereğince memurların niteliklerinin, atanmalarının, görev veyetkilerinin, hakları ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğerözlük işlerinin kanun ile düzenlenmesi Anayasal bir zorunluluktur.
5. Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca CBK kuralınınAnayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken konulara ilişkin olmamasıgereklidir.
6. Açıklanannedenle kural “konu bakımından yetki” yönüyle Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının üçüncü cümlesine aykırı olduğu ve iptali gerektiği kanaati ile iptaltalebinin reddine dair çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.
Üye
Kenan YAŞAR
KARŞIOY GEREKÇESİ
12/9/2018 tarihli ve (17) Numaralı Bazı CumhurbaşkanlığıKararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin1. Maddesinin Birinci Fıkrasının (c) Bendiyle 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılıResmî Gazete’de Yayımlanan (1) Numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Başlığı İle Birlikte Değiştirilen 263.Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (a) Bendinde Yer Alan “…kayıtlarınıtutmak,…” İbaresi
1. Mahkememiz çoğunluğu, 10/7/2018 tarihli ve 30474sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (1) numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin (CBK) 13/9/2018 tarihli ve 30534 sayılı ResmîGazete’de yayımlanan (17) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 1.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendiyle değiştirilen 263. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “…kayıtlarını tutmak,…”ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
2. Dava konusu kural, dernekler ve şubelerinin,derneklerin ve vakıfların üst kuruluşlarının, yabancı dernek, vakıf ve kâramacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’deki şubeleri ile temsilciliklerininkayıtlarını tutulmasını Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün (GenelMüdürlük) görevleri arasında düzenlemektedir.
3. Çoğunluk görüşünün gerekçesinde, Genel Müdürlüğeverilen bu görevin kişisel verilere ilişkin bir düzenleme niteliğinde olupAnayasa’nın ikinci bölümünde kişinin hakları ve ödevleri başlığı altında özelhayatın gizliliği kapsamında kişisel verilerin korunmasını isteme hakkınayönelik bir düzenleme niteliği taşıdığı ve bu itibarla CBK ile düzenlenemeyecekyasak alan içinde kaldığı belirtilmiştir. Dava konusu kuralın Anayasa’ya uygunolduğu kanaatinde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
4. Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesi (AYM) CBK’larınanayasal çerçevesini ve yargısal denetimine ilişkin ilkeleri daha öncekikararlarında belirlemiştir. Buna göre CBK’ların yargısal denetiminde öncelikleAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci ila dördüncücümlelerinde belirtilen konu bakımından yetki kurallarına uygunluğunun elealınması gerekmekte olup bu kapsamda düzenlemenin; yürütme yetkisine ilişkinolması, Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alantemel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasihaklar ve ödevlerle ilgili olmaması, Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesiöngörülen ya da kanunda açıkça düzenlenen konulara ilişkin olmaması gerekir.Anılan fıkra yönünden herhangi bir aykırılık tespit edilmemesi durumunda ise budefa CBK’ların içerik yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimi yapılmalıdır (AYM,E.2019/78, K.2020/6, 23/01/2020, §§ 3-13; E.2019/31, K.2020/5, 23/01/2020, §§3-13).
5. CBK’nın 256. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ğ)bendiyle Genel Müdürlük, İçişleri Bakanlığı’nın hizmet birimlerinden biri olarakdüzenlenmiştir. Bu hizmet biriminin görevinin belirlenmesine ilişkin olan davakonusu kuralın, yürütme yetkisine ilişkin bir konuda yapılan düzenlemeniteliğinde olduğu dolayısıyla Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının birinci cümlesine aykırı olmadığı anlaşılmaktadır.
6. Kuralın Anayasa’ya uygun olup olmadığının denetimiyapılırken ikinci olarak incelenmesi gereken husus, Anayasa’nın İkinciKısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları veödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerle ilgili olupolmadığıdır.
7. Anayasa’da olağan dönemde CBK ile düzenleneceği özelolarak belirtilen konuların Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasındaCBK’lar için öngörülen sınırlamalara tabi olmayacağına ilişkin herhangi birhükme yer verilmemiştir. Dolayısıyla Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasında CBK’lar için getirilen sınırlamalar, Anayasa’da CBK iledüzenleneceği özel olarak belirtilen konular için de geçerlidir. Bununlabirlikte söz konusu sınırlamalar Anayasa’nın CBK’lara ilişkin diğer hükümleriile birlikte yorumlanmalıdır (AYM, E.2019/31, K.2020/5, 23/01/2020, § 25).
8. Anayasa’nın 106. maddesinin on birinci fıkrasında “Bakanlıklarınkurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez vetaşra teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir”denilmek suretiyle bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri veyetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulmasıAnayasa’nın 106. maddesinin on birinci fıkrası uyarınca CBK iledüzenlenebileceği özel olarak belirtilen konular kapsamında kalmaktadır. Anılanmaddede bakanlıkların teşkilat yapısına ilişkin düzenlemelerin açıkça CBK iledüzenlenebileceği belirtilmektedir.
9. Bu itibarla, İçişleri Bakanlığının hizmet birimiolarak ihdas edilen Genel Müdürlüğe verilen dernekler ve şubelerinin,derneklerin ve vakıfların üst kuruluşlarının, yabancı dernek, vakıf ve kâramacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’deki şubeleri ile temsilciliklerininkayıtlarının tutulması hususunda görev verilmesinin CBK ile düzenlenebileceğive bu düzenlemelerin Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikincicümlesine aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
10. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınüçüncü cümlesi uyarınca CBK’lar bakımından aranan bir diğer husus, CBKkuralının Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken konulara ilişkinolmaması gereğidir.
11. Anayasa’nın CBK tarafından düzenleneceğini özelolarak öngördüğü yukarıda belirtilen bakanlıkların kurulması, kaldırılması,görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez, taşra ve yurt dışıteşkilatlarının kurulması ile düzenlenmesi kapsamında, bu konularla sınırlıolmak üzere Anayasa’nın 106. maddesinin anılan hükmünde belirtilen hususlardaCBK ile düzenleme yapılabilir.
12. Bu çerçevede kuralın Anayasa’nın 106. maddesinin onbirinci fıkrasında CBK ile düzenlenmesi öngörülen İçişleri Bakanlığınınteşkilat yapısına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla kuralın Anayasa’nın106. maddesinin on birinci fıkrasıyla bağlantılı olarak 104. maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı bir yönü de bulunmamaktadır.
13. Kuralla aynı alanda hüküm ifade eden karşılaştırmayaesas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme tespitedilememiştir. Bu itibarla kuralın kanunda açıkça düzenlenen bir konuya ilişkinolmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
14. Açıklanan nedenlerle kuralın, Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı olmadığını ve iptal talebininreddedilmesi gerektiğini düşündüğümden çoğunluk kararına katılmıyorum.
15. Çoğunluk kararında kuralın Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırı olduğu sonucunaulaşıldığından, içerik yönünden inceleme yapılmamıştır. Çoğunluk kararınınaksine kuralın Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı olmadığıkanaatinde olduğumdan, içerik yönünden inceleme yapılması gerekmektedir.
16. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti;eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak veözgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimineaçık olan devlettir.
17. Hukuk devletinin temel unsurlarından biri belirlilikilkesidir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarına göre anılan ilke, yasaldüzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya vekuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnelolmasını gerektirmektedir.
18. Anılan ilkenin yürütmenin asli düzenleyici işleminiteliğinde olan CBK’lar bakımından da geçerli olduğunda şüphe bulunmamaktadır.Kuralla Genel Müdürlüğe verilen görevin konusunun, kapsamının ve sınırlarınınaçık, net ve anlaşılır bir şekilde düzenlendiği görüldüğünden kuraldabelirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık bulunmadığıanlaşılmaktadır.
19. Açıklanan nedenlerle kuralın Anayasa’nın 2. maddesinede aykırı olmadığı düşünülmektedir.
CBK’nın 263. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (b)Bendinde Yer Alan “…kayıtlarını tutmak…” İbaresi
20. Mahkememiz çoğunluğu, CBK’nın 263. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “…kayıtlarını tutmak…”ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
21. Dava konusu kural, Genel Müdürlüğe 3335 sayılı Kanunkapsamında kurulan teşekkülerin kayıtlarının tutulması görevi tanımaktadır.
22. Çoğunluk görüşünde, CBK’nın 263. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “…kayıtlarını tutmak,…”ibaresinin Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde belirtilen gerekçelerin davakonusu kural için de geçerli olduğu dolayısıyla kuralın kişisel verilereilişkin bir düzenleme niteliğinde olup CBK ile düzenlenemeyecek yasak alaniçinde kaldığı belirtilmiştir.
23. CBK’nın 263. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a)bendinde yer alan “…kayıtlarını tutmak,…” ibaresine dönük karşıoyumdakigerekçeler bu kural yönünden de geçerlidir. Bu itibarla kuralın Anayasa’yauygun olduğu kanaatinde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
CBK’nın 263. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (f) Bendi
24. Mahkememiz çoğunluğu, CBK’nın 263. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (f) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline kararvermiştir.
25. Dava konusu kuralda, dernekler ve şubelerinin,derneklerin ve vakıfların üst kuruluşlarının; 3335 sayılı Kanun’a göre kurulanteşekküllerin; yabancı dernek, vakıf ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlarınTürkiye’deki şube ve temsilcilikleri ile 5253 sayılı Kanun’un 5. maddesine göreverilen her türlü izin ve faaliyetin denetimini yapmak Genel Müdürlüğün görevve yetkisi olarak düzenlenmiştir.
26. Çoğunluk görüşünün gerekçesinde, Genel Müdürlüğeverilen bu görev ve yetkinin Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde yeralan dernek kurma özgürlüğüne ilişkin bir düzenleme niteliği niteliği taşıdığıve bu itibarla CBK ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kaldığıbelirtilmiştir. Dava konusu kuralın Anayasa’ya uygun olduğu kanaatindeolduğumdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
27. CBK’nın 256. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ğ)bendiyle İçişleri Bakanlığının hizmet birimi olarak düzenlenen Genel Müdürlüğüngörev ve yetkisinin belirlenmesine ilişkin olan dava konusu kuralın, yürütmeyetkisine ilişkin bir konuda yapılan düzenleme niteliğinde olduğu dolayısıylaAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci cümlesine aykırıolmadığı anlaşılmaktadır.
28. Ayrıca CBK’nın 263. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinde yer alan “…kayıtlarını tutmak,…” ibaresine dönükkarşıoyumdaki gerekçe doğrultusunda dava konusu kuralla Genel Müdürlüğe verilendernekler ve şubelerinin, derneklerin ve vakıfların üst kuruluşlarının; 3335sayılı Kanun’a göre kurulan teşekküllerin; yabancı dernek, vakıf ve kâr amacıgütmeyen kuruluşların Türkiye’deki şube ve temsilcilikleri ile 5253 sayılıKanun’un 5. maddesine göre verilen her türlü izin ve faaliyetin denetiminiyapmak hususunda görev ve yetki verilmesinin CBK ile düzenlenebileceği ve budüzenlemelerin Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikincicümlesine aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
29. Öte yandan kuralın, Anayasa’nın 106. maddesinin onbirinci fıkrasında CBK ile düzenlenmesi öngörülen İçişleri Bakanlığının teşkilatyapısına ilişkin olduğu anlaşıldığından Anayasa’nın 106. maddesinin on birincifıkrasıyla bağlantılı olarak 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncücümlesine aykırı bir yönü de bulunmamaktadır.
30. Kuralla aynı alanda hüküm ifade eden karşılaştırmayaesas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme de tespitedilememiştir. Bu itibarla kuralın kanunda açıkça düzenlenen bir konuya ilişkinolmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
31. Açıklanan nedenlerle kuralın, Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı olmadığını ve iptal talebininreddedilmesi gerektiğini düşündüğümden çoğunluk kararına katılmıyorum.
32. Çoğunluk kararında kuralın Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından,içerik yönünden inceleme yapılmamıştır. Çoğunluk kararının aksine kuralınAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı olmadığı kanaatindeolduğumdan, içerik yönünden inceleme yapılması gerekmektedir.
33. Kuralla Genel Müdürlüğe verilen görev ve yetkininkonusunun, kapsamının ve sınırlarının açık, net ve anlaşılır bir şekildedüzenlendiği görüldüğünden Anayasa’nın 2. maddesi yönünden kuralda belirlilikve öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
34. Açıklanan nedenlerle kuralın Anayasa’nın 2. maddesinede aykırı olmadığı düşünülmektedir.
CBK’nın 263. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (g) Bendi
35. Mahkememiz çoğunluğu, CBK’nın 263. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (g) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline kararvermiştir.
36. Dava konusu kuralda, Türk vatandaşları tarafındanyurt dışında kurulan dernek ve benzeri kuruluşların kayıtlarını tutmak, kuruluşve faaliyetlerini yurt içinde ve yurt dışında ilgili makamlar aracılığıylaizlemek, değerlendirmek ve bu derneklerle ilgili gerekli işlemlerin yapılmasınısağlamak Genel Müdürlüğün görev ve yetkisi olarak düzenlenmiştir.
37. Çoğunluk görüşünün gerekçesinde, CBK’nın 263.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “…kayıtlarınıtutmak,…” ibaresinin ve söz konusu fıkranın (f) bendinin Anayasa’yauygunluk denetimi bölümlerinde belirtilen gerekçelerin mahiyetine uygun olduğuölçüde dava konusu kural için de geçerli olduğu ifade edilerek kuralla GenelMüdürlüğe verilen görev ve yetkinin Anayasa’nın 20. maddesinde düzenlenenkişisel verilerin korunması hakkı ile Anayasa’nın 33. maddesinde düzenlenendernek kurma özgürlüğüyle ilgili olduğu dolayısıyla kuralın Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca CBK ile düzenlenemeyecekyasak alan içinde kaldığına kanaat getirilmiştir. Dava konusu kuralınAnayasa’ya uygun olduğu kanaatinde olduğumdan çoğunluk görüşünekatılmamaktayım.
38. CBK’nın 263. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a)bendinde yer alan “…kayıtlarını tutmak,…” ibaresine ve söz konusufıkranın (f) bendine ilişkin karşıoyumda belirtilen gerekçeler mahiyetine uygunolduğu ölçüde dava konusu kural için de geçerlidir.
39. Buna göre dava konusu kural, yürütme yetkisineilişkin olup Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncücümlelerine aykırı olmadığı gibi kuralla aynı alanda hüküm ifade edenkarşılaştırmaya esas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi birdüzenleme de tespit edilememiştir.
40. Öte yandan kuralla Genel Müdürlüğe verilen görev veyetkinin konusunun, kapsamının ve sınırlarının açık, net ve anlaşılır birşekilde düzenlendiği görüldüğünden Anayasa’nın 2. maddesi yönünden kuraldabelirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık bulunmadığı daanlaşılmaktadır.
41. Açıklanan nedenlerle kuralın, konu ve içerik yönündenAnayasa’ya aykırı olmadığını ve iptal talebinin reddedilmesi gerektiğinidüşündüğümden çoğunluk kararına katılmıyorum.
CBK’nın 263. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (ğ) Bendi
42. Mahkememiz çoğunluğu, CBK’nın 263. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (ğ) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptalinekarar vermiştir.
43. Dava konusu kuralda, Genel Müdürlüğe aynı fıkranın(a) ve (b) bentlerinde belirtilen kuruluşların yönetici veya üyelerininyasalara aykırı faaliyetleri hakkında ilgili kuruluşlarla iş birliği içindeçalışarak gerekli işlemleri yapma görev ve yetkisi verilmiştir.
44. Çoğunluk görüşünün gerekçesinde, kuralın 5253 sayılıKanun’un 33. maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı konuda bir düzenleme niteliğindeolduğu dolayısıyla Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncücümlesine aykırı düzenleme getirdiği sonucuna varılmıştır. Dava konusu kuralınAnayasa’ya uygun olduğu kanaatinde olduğumdan çoğunluk görüşünekatılmamaktayım.
45. Çoğunluk görüşünde dava konusu kural ile aynı konudadüzenleme niteliğinde olduğuna kanaat getirilen 5253 sayılı Kanun’un 33.maddesinin üçüncü fıkrası ile anılan Kanun’da yazılı olan idarî yaptırımlarakarar vermeye mahalli mülki amirin yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.İptali istenen kuralda ise Genel Müdürlüğe dernekler ve şubelerinin,derneklerin ve vakıfların üst kuruluşlarının, yabancı dernek, vakıf ve kâramacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’deki şubeleri ile temsilcilikleri ile 3335sayılı Kanun uyarınca kurulan teşekküllerin yönetici veya üyelerinin yasalaraaykırı faaliyetleri hakkında ilgili kuruluşlarla iş birliği içinde çalışarakgerekli işlemleri yapma görev ve yetkisi verilmiştir. Bu çerçevede 5253 sayılıKanun’un 33. maddesinin üçüncü fıkrasında 5253 sayılı Kanun’a kapsamındakiidari yaptırımlara hangi merci tarafından karar verileceğinin düzenlendiği,dava konusu kuralla Genel Müdürlüğe verilen yasalara aykırı faaliyetlerhakkında ilgili kuruluşlarla iş birliği içinde çalışarak gerekli işlemleri yapmagörev ve yetkisinin düzenlendiği anlaşıldığından kuralların aynı konuda ihdasedilmiş düzenlemeler niteliğinde olduğu kabul edilemez.
46. Öte yandan kuralla Genel Müdürlüğe verilen görev veyetkinin konusunun, kapsamının ve sınırlarının açık, net ve anlaşılır birşekilde düzenlendiği görüldüğünden Anayasa’nın 2. maddesi yönünden kuraldabelirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık bulunmadığı daanlaşılmaktadır.
47. Açıklanan nedenlerle kuralın, konu ve içerik yönündenAnayasa’ya aykırı olmadığını ve iptal talebinin reddedilmesi gerektiğinidüşündüğümden çoğunluk kararına katılmıyorum.
CBK’nın 263. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının “Bumaddede belirtilen dernek ve kuruluşlar ve bunların üyelerinin kaydedileceğikütüğün şekli, düzenleme ve kayıt esasları ile…” Bölümü
48. Mahkememiz çoğunluğu, CBK’nın 263. maddesinin (2)numaralı fıkrasının “Bu maddede belirtilen dernek ve kuruluşlar ve bunlarınüyelerinin kaydedileceği kütüğün şekli, düzenleme ve kayıt esasları ile…”bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
49. Dava konusu kuralda, CBK’nın 263. maddesindebelirtilen dernek ve kuruluşlarla bunların üyelerinin kaydedileceği kütüğünşekli ile düzenleme ve kayıt esaslarının Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikledüzenlenmesi öngörülmüştür.
50. Çoğunluk görüşünün gerekçesinde, CBK’nın 263.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “…kayıtlarınıtutmak,…” ibaresinin Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümlerinde belirtilengerekçelerin mahiyetine uygun olduğu ölçüde dava konusu kural için de geçerliolduğu ifade edilerek kuralla Genel Müdürlüğe verilen görev ve yetkininAnayasa’nın 20. maddesinde düzenlenen kişisel verilerin korunması hakkı ileilgili olduğu dolayısıyla kuralın Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının ikinci cümlesi uyarınca CBK ile düzenlenemeyecek yasak alan içindekaldığına kanaat getirilmiştir. Dava konusu kuralın Anayasa’ya uygun olduğukanaatinde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
51. CBK’nın 263. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a)bendinde yer alan “…kayıtlarını tutmak,…” ibaresine ilişkin karşıoyumdabelirtilen gerekçeler mahiyetine uygun olduğu ölçüde dava konusu kural için degeçerlidir.
52. Buna göre dava konusu kural, yürütme yetkisineilişkin olup Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncücümlelerine aykırı olmadığı gibi kuralla aynı alanda hüküm ifade edenkarşılaştırmaya esas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi birdüzenleme de tespit edilememiştir.
53. Öte yandan kuralla Genel Müdürlüğe verilen görev veyetkinin konusunun, kapsamının ve sınırlarının açık, net ve anlaşılır birşekilde düzenlendiği görüldüğünden Anayasa’nın 2. maddesi yönünden kuraldabelirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık bulunmadığı daanlaşılmaktadır.
54. Açıklanan nedenlerle kuralın, konu ve içerik yönündenAnayasa’ya aykırı olmadığını ve iptal talebinin reddedilmesi gerektiğinidüşündüğümden çoğunluk kararına katılmıyorum.
Üye
Muhterem İNCE