ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2018/161
Karar Sayısı : 2019/13
Karar Tarihi : 14/3/2019
R.G. Tarih – Sayı : 10/4/2019– 30741
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: AnkaraBatı 3. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 25/10/1963 tarihli ve353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’na 23/6/2016tarihli ve 6722 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle eklenen ek 4. maddenin birincifıkrasının (A) bendinin Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerekiptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: İzin tecavüzü suçundan sanığın cezalandırılmasıtalebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu bendin de yer aldığı ek 4. maddesişöyledir:
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması:
Ek Madde 4- (Ek: 23/6/2016 - 6722/14 md.)
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun hükmün açıklanmasının geribırakılmasına ilişkin hükümleri, aşağıdaki hâller hariç askeri suç ve cezalarhakkında da uygulanır:
A) Sırf askeri bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla sürelihapis cezasına hükmedilmesi.
B) Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğingüvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veyaetkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi.
C) Fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Recep KÖMÜRCÜ,Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan TahsinGÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’inkatılımlarıyla 27/12/2018 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısındaöncelikle sınırlama sorunu görüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerinegöre Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular, itiraz yolunabaşvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı kurallar ilesınırlıdır.
3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 353 sayılıKanun’un ek 4. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin iptalini talepetmiştir.
4. İtiraz konusu kural, sırf askerî bir suçtan dolayı altı ay veyadaha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi hâlinde 4/12/2004 tarihli ve 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasınailişkin hükümlerinin uygulanmayacağını öngörmektedir. Bakılmakta olan davaise sırf askerî suçlardan biri olan, 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı AskeriCeza Kanunu’nun 66. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen vebir yıldan üç yıla kadar hapis cezasını gerektiren izin tecavüzü suçundansanığın cezalandırılması talebiyle yapılan yargılamayı konuedinmektedir. İtiraz konusu kural, izin tecavüzü suçunun yanı sıra altı ayveya daha fazla süreli hapis cezasını gerektiren diğer sırf askerî suçlaraçısından da ortak ve geçerli kuraldır. Bu nedenle itiraz konusu kurala ilişkinesas incelemenin “izin tecavüzü suçu” yönünden sınırlı olarakyapılması gerekmektedir.
5. Açıklanan nedenlerle 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılıAskeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’na 23/6/2016 tarihli ve6722 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle eklenen ek 4. maddenin birinci fıkrasının(A) bendinin esasının incelenmesine, esasa ilişkin incelemenin “izintecavüzü suçu” yönünden yapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
6. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Volkan HAStarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleriokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtirazın Gerekçesi
7. Başvuru kararındaözetle; sırf askerî bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazlasüreli hapis cezası alan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması(HAGB) kararı verilebilmesi imkânının ortadan kaldırılmasının ölçülü olmadığı,bu itibarla kuralın cezanın kişiselleştirilmesi bakımından elverişli niteliktaşımadığı, sırf askerî suçların hangi suçlardan oluştuğunun askerî cezamevzuatında açıkça belirtilmediği, sırf askerî suçların tespitinde birbelirsizliğin bulunduğu, bu nedenle kuralın belirsiz olduğu, sivil suçlar bakımındaniki yıla kadar hapis cezaları hakkında HAGB mümkün iken sırf askerî suçlaryönünden altı aylık bir sınırın öngörülmesinin eşitlik ilkesini de ihlal ettiğibelirtilerek kuralın Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
8. 5271 sayılı Kanun’un HAGB’ye ilişkin hükümlerininuygulanamayacağı durumlardan biri olarak öngörülen “sırf askerî birsuçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi” hâliitiraz konusu kuralı oluşturmakta olup kural “izin tecavüzü suçu” yönündenincelenmiştir.
9. Anayasa’nın 2.maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem ve işlemleri hukuka uygun, insanhaklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adilbir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargıdenetimine açık olan devlettir.
10. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de belirliliktir.Belirlilik ilkesi, yalnızca yasal belirliliği değil daha geniş anlamda hukukibelirliliği de ifade etmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir,bilinebilir ve öngörülebilir olma gibi niteliksel gereklilikleri karşılamasıkoşuluyla mahkeme içtihatları ile de hukuki belirlilik sağlanabilir. Hukukibelirlilik ilkesinde asıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortayaçıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilir olmasıdır.
11. Ceza hukukunun toplumun kültür ve uygarlık düzeyi, sosyal veekonomik yaşantısıyla ilgili bulunması nedeniyle suç ve suçlulukla mücadeleamacıyla ceza ve ceza muhakemesi alanında sistem tercihinde bulunulmasıdevletin ceza siyaseti ile ilgilidir. Hukuk devletinde kanun koyucu cezahukukuna ilişkin düzenlemelerde yetkisini kullanırken ceza hukukuna ilişkinanayasal ilkelere bağlı kalmak koşuluyla toplumda hangi eylemlerin suçsayılacağı, bunun hangi tür ve ölçüdeki ceza yaptırımı ile karşılanacağı, nelerinindirim veya artırım sebebi olarak kabul edilebileceği, hangi cezaların seçenekyaptırımlara çevrilebileceği veya ertelenebileceği, hangi suçların HAGBkapsamında kalacağı gibi konularda takdir yetkisine sahiptir.
12. Kanun koyucu, anılan takdir yetkisi kapsamındakidüzenlemeleri yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülükilkesiyle de bağlıdır. Bu ilke ise elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmaküzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik getirilenkuralın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, gereklilikgetirilenkuralın ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, orantılılık isegetirilen kural ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifadeetmektedir. Bir kuralda öngörülen düzenleme ile ulaşılmak istenen amaç arasındada ölçülülük ilkesi gereğince makul bir dengenin bulunmasızorunludur.
13. Anayasa’nın 10. maddesinde öngörülen kanun önündeeşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için sözkonusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlikilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işlemebağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasınıönlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrıkurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır.Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağıanlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar içindeğişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı,ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörüleneşitlik ilkesi zedelenmez.
14. 353 sayılı Kanun’un ek 4. maddesine göre 5271 sayılıKanun’un HAGB’ye ilişkin hükümleri kural olarak askerî suç ve cezaların tamamıhakkında uygulanabilir iken itiraz konusu kural uyarınca sırf askerî bir suçtandolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi durumundaHAGB kararı verilebilmesi mümkün olmayacaktır.
15. HAGB, erteleme ve kısa süreli hapis cezasına seçenekyaptırımlar gibi hükmün ve cezanın kişiselleştirilmesi kurumlarından biridir. Hâkim, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurmakla beraberhükmü açıklamamakta ve sanığı belirli bir süre içinde denetim altında tutmaktadır.Sanık, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemediği ve mahkemeceöngörülen denetimli serbestlik tedbirine uygun davrandığı takdirde açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet hükmüortadan kaldırılmaktadır.
16. Bununla birlikte HAGB kurumu, daha önce kasıtlı birsuçtan dolayı mahkûmiyeti bulunmayan kişilerin toplumda suçlu olarak algılanmaması ve tekrar topluma kazandırılmasıamacıyla belli koşullara bağlı olarak tanınan bir imkân olup kişilere herdurumda mutlaka sağlanması gereken bir hak niteliği taşımamaktadır. Dolayısıylahangi koşullar altında HAGB kararı verilebileceği, Anayasa’ya uygun olmakkaydıyla kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındadır.
17. Askerî suçlar, askerî bir yararı koruma amacı güden veAskeri Ceza Kanunu tarafından öngörülen veya yapılan atıf dolayısıyla buKanun’un uygulama alanına giren suçlardır. Sırf askerî suçlar ise, yalnızcaasker şahıslar tarafından askerî bir hizmet veya görevin ihlali suretiyleişlenebilen ve unsurlarının tamamı Askeri Ceza Kanunu’nda düzenlenen suçlardır.Anılan suçların; askerî disiplini korumak ve sürdürmek, adalet ile disiplinarasında denge sağlamak, adil ve sürekli bir disiplin düzeni oluşturmakamacıyla ihdas edildiği, başka bir ifadeyle sırf askerî suçların, askerîdisiplini korumak ve sürdürmek ile askerî hizmete veya göreve bağlı olankamusal menfaatin korunması amacıyla öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
18. Kuralın gerekçesinde, HAGB kurumunun askerî yargıya özgüdüzenlemelerinin hükme bağlandığı, bu kapsamda ölçülü ve orantılı bir düzenlemeyapıldığı belirtilmiştir. Kural metni, gerekçe ve sırf askerî suçlarınözellikleri gözönünde bulundurulduğunda kanun koyucunun HAGB kurumunun sırfaskerî suçlara ilişkin altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına konumahkûmiyetler hakkında uygulanmasının askerî disiplinin korunmasında vesürdürülmesinde zafiyetlere neden olabileceğini değerlendirdiği ve bu bağlamdasöz konusu mahkûmiyetlerin HAGB kapsamı dışında tutulmasını öngörmek suretiyleaskerî disiplinin tesisinde zafiyete uğranmasının önüne geçilmesini amaçladığıgörülmektedir.
19. Bu itibarla HAGB’nin kural olarak askerî suç ve cezalarıntamamı hakkında uygulanabildiği, kuralın öngördüğü sınırlamanın yalnızca sırfaskerî suçlara ilişkin altı ay ve daha fazla süreli hapis cezasına konu mahkûmiyetlerbakımından geçerli olduğu gözetildiğinde askerlik hizmetinin ve onun ayrılmazbir parçası olan askerî disiplinin gereği olarak kanun koyucunun izlediği cezasiyasetine göre sahip olduğu takdir yetkisi kapsamında korunan hukuki yarar,sırf askerî suçun niteliği, ağırlığı, askerî disiplin üzerindeki etkisi,muhtemel zararları ve hükmedilen ceza miktarını gözönündebulundurarak düzenlediği kuralın ölçülülük ilkesi ile çelişen bir yönübulunmamaktadır.
20. Nitekim Anayasa Mahkemesi 5/7/2012 tarihli ve E.2012/9,K.2012/103 ile 17/1/2013 tarihli ve E.2012/80, K.2013/16 sayılı kararlarındaAskeri Ceza Kanunu’nda düzenlenen suçların tamamıyla ilgili olarak 5271sayılı Kanun’un HAGB’ye ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağını öngörenkuralı “…askeri disiplinin tesisi gerekçesiyle suçların işleniş şekli,ağırlığı ve korunan hukuki menfaat gibi hususlarda herhangi bir ayrımgözetilmeksizin 1632 sayılı Kanun’da düzenlenen tüm suçlar yönünden hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasının uygulanamaması, ceza adaleti ilegüdülen amaca uygun olmadığı gibi cezanın kişiselleştirilmesinde hâkime tanınantakdir hakkını da ortadan kaldırmaktadır.” gerekçesiyle iptaletmiştir. Anılan iptal kararları sonrasında yapılan düzenlemeyle HAGB’ninkural olarak tüm askerî suç ve cezalar yönünden uygulanabilir hâle getirildiği,yalnızca sırf askerî suçlara ilişkin altı ay ve daha fazla süreli hapiscezasına konu mahkûmiyetler bakımından HAGB’nin uygulanmasına imkân tanınmadığıgözönünde bulundurulduğunda söz konusu iptal kararlarına ilişkin gerekçeninitiraz konusu kural yönünden geçerli olmadığı açıktır.
21. Öte yandan suç ile ceza arasında adil bir dengeninkurulabilmesi verilecek cezanın kişiselleştirilmesini, her somut olaydasuçlunun kişiliğine uygun hâle getirilmesini gerektirir. Ancak HAGB kurumucezanın kişiselleştirilmesine yönelik araçlardan yalnızca biri olup cezalariçin alt ve üst sınırların belirlenmesi, seçimlik cezalarındüzenlenmesi, indirim veya artırım sebeplerinin öngörülmesi gibidurumlarla da cezanın kişiselleştirilmesi mümkündür. Bu nedenle suçunişleniş şekli, niteliği, etkisi, ağırlığı, korunan hukuki menfaat ve hükmedilenceza miktarı gibi hususlar gözetilmek suretiyle HAGB kararı verilebilmeimkânının ölçülü biçimde sınırlanmasının cezanın kişiselleştirilmesineengel teşkil ettiği söylenemez.
22. Ayrıca sırf askerî suçun tanımı mevzuatta yeralmamakla birlikte söz konusu suçların tanımı ve kapsamı yargı içtihatları ileaçıklığa kavuşturulmuş olduğundan kural belirsiz değildir.
23. Sırf askerî suçun konusunu oluşturan fiiller ile bukapsam dışında kalan suçların konularını oluşturan fiillerin nitelikleri farklıolduğu gibi bu fiillerin suç olarak kabul edilmesi suretiyle korunmak istenenhukuki menfaatler de farklıdır. Sırf askerî suçların öngörülmesi ile korunmakistenen menfaat, diğer suçlardan farklı olarak esas itibarıyla askerî hizmetebağlı olan kamusal bir menfaattir. Sırf askerî suçların faillerinin yalnızcaasker kişiler olabilmesi de bu suçları diğer suçlardan farklı kılan bir diğerhusustur. Suçun konusu olan fiillerin niteliği, faillerinin hukuki konumu ve budüzenlemeler ile korunmak istenen hukuki menfaatlerin farklılığı gözetildiğindesırf askerî suçların faillerinin diğer suçların failleri ile aynı hukukikonumda bulunmadıkları, bu itibarla farklı kurallara tabi tutulmalarındaeşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığı açıktır.
24. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. ve 10.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
IV. HÜKÜM
25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu veYargılama Usulü Kanunu’na 23/6/2016 tarihli ve 6722 sayılı Kanun’un 14.maddesiyle eklenen ek 4. maddenin birinci fıkrasının (A) bendinin, “izintecavüzü suçu” yönünden Anayasa’yaaykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 14/3/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU