ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2018/30
Karar Sayısı : 2018/94
Karar Tarihi : 25/9/2018
R.G. Tarih – Sayı : 30/11/2018 – 30611
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Samsun 2. İdareMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 19/3/1969 tarihli ve 1136sayılı Avukatlık Kanunu’nun;
A. 2/5/2001 tarihli ve 4667 sayılı Kanun’un 65. maddesiyledeğiştirilen 134. maddesinin,
B. 136. maddesinin birinci fıkrasının,
Anayasa’nın 2., 10. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerekiptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Avukat olan davacının meslekkurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle baro disiplinkurulu tarafından verilen uyarma cezasının iptali talebiyle açtığı davada,itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptaliiçin başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı 134. ve 136.maddeleri şöyledir:
“Disiplin Cezalarının uygulanacağı haller:
Madde 134- (Değişik : 2/5/2001 - 4667/65 md.)
Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarınauymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, meslekî çalışmada görevleriniyapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlarhakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”
“Cezaların uygulanma şekli:
Madde 136 – Bu kanunun avukatların hak ve ödevleri ile ilgilialtıncı kısmında yazılı esaslara uymıyanlar hakkında ilk defasında en azkınama, tekrarında, davranışın ağırlığına göre, para veya işten çıkarma cezasıve 5 inci maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giymehalinde meslekten çıkarma cezası uygulanır.
Beş yıllık bir dönem içinde iki veya daha çok defa disiplincezasını gerektiren davranışta bulunan avukata her yeni suçu için biröncekinden daha ağır ceza uygulanır.
Bir defa işten çıkarılan avukat, beş yıllık dönem içinde bukanunun altıncı kısmındaki kurallara aykırı davranışta bulunursa meslektençıkarılır.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, OsmanAlifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal MümtazAKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, RıdvanGÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 15/3/2018tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacakkural ve sınırlama sorunları görüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152. ve 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerinegöre bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanununveya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlindeveya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğukanısına varması durumunda bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmayayetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesinebaşvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren birdavanın bulunması, iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olmasıgerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerindeortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya daolumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
3. Başvuru kararında 1136 sayılı Kanun’un 4667 sayılı Kanun’un 65.maddesiyle değiştirilen 134. maddesi ile 136. maddesinin birinci fıkrasınıniptali talep edilmiştir.
4. Bakılmakta olan davada iptali talep edilen uyarma cezası,davacının sosyal paylaşım sitesinde yer alan ifadelerinin Türkiye BarolarBirliği Meslek Kurallarının 4., 5., 26. ve 27. maddelerineaykırı olduğundan bahisle verilmiştir. Bu bağlamda 134. maddede yer alan “Avukatlıkonuruna, düzen ve gelenekleri ile…”, “…meslekî çalışmadagörevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekildedavranmayanlar…” ibareleri ile kınama, para veya işten çıkarmacezalarının uygulanma şekli hakkında 136. madde davada uygulanacak kuraldeğildir.
5. 134. maddede yer alan “…uymayan eylem ve davranışlardabulunanlarla…”, “…hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezalarıuygulanır.” ibareleri davada uygulanacak kural olmayan ibareleryönünden de ortak kural olduğundan esas incelemenin “…meslekkurallarına…” ibaresiyle sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.
6. Açıklanan nedenlerle 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı AvukatlıkKanunu’nun;
A. 2/5/2001 tarihli ve 4667 sayılı Kanun’un 65. maddesiyledeğiştirilen 134. maddesinin:
1. “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleriile...” ve “...meslekî çalışmada görevlerini yapmayan veyagörevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar...” ibarelerininitiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağıbulunmadığından bu ibarelere ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliğinedeniyle REDDİNE,
2. Kalan bölümünün esasının incelenmesine, esasa ilişkinincelemenin “…meslek kurallarına…”ibaresi ile sınırlı olarakyapılmasına,
B. 136. maddesinin birinci fıkrasının itiraz başvurusunda bulunanMahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından bu fıkrayailişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
7. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükümleri, dayanılanAnayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
A. İtirazın Gerekçesi
8. Başvuru kararında özetle, avukatların uymakla yükümlü olduklarımeslek kurallarına uygun davranmama hâlinde hangi fiillerinin hangi disiplincezaları ile cezalandırılacağının Kanun’da belirlenmediği, kuralın hukukdevleti ilkesinin unsurlarından olan belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleriile bağdaşmadığı, soruşturma konusu fiilin ağırlığının belirlenmesinin disiplinkurullarının takdirine bırakıldığı, bu nedenle aynı fiile farklı müeyyideuygulanmasının mümkün olduğu, bunun kanunilik ve eşitlik ilkesine aykırı olduğubelirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 10., ve 38. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
9. İtiraz konusu kuralın yer aldığı maddede disiplin cezalarınınuygulanacağı hâller düzenlenmiştir. Maddede; avukatlık onuruna, düzen vegelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarlamesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğeuygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanun’da yazılı disiplin cezalarınınuygulanacağı hüküm altına alınmaktadır. İtiraz konusu kural maddede yeralan “…meslek kurallarına…” ibaresidir.
10. Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukukdevleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygunolan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, heralanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’yaaykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan veyargı denetimine açık olan devlettir.
11. Hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri belirliliktir.Belirlilik ilkesi; bireylerin hukuk kurallarını önceden bilmeleri, tutum vedavranışlarını bu kurallara göre güvenle belirleyebilmeleri anlamınıtaşımaktadır. Belirlilik ilkesi yalnızca yasal belirliliği değil daha genişanlamda hukuki belirliliği ifade etmektedir. Bir başka deyişle hukukkurallarının belirliliğinin sağlanması yalnızca kanunla düzenleme yapılmasıanlamına gelmemektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilirve öngörülebilir olması koşuluyla mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyiciişlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir. Hukuki belirlilik ilkesindeasıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzenindeöngörülebilir olmasıdır.
12. Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında “Kimse,...kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz.”denilerek suçun kanuniliği, üçüncü fıkrasında da “Ceza ve cezayerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.” denilerek cezanınkanuniliği ilkesi getirilmiştir. Anayasa’da öngörülen suçta ve cezadakanunilik ilkesi, ceza hukukunun da temel ilkelerinden birini oluşturmaktadır.Suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca hangi fiillerin suç sayıldığının vebu fiillere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak bir şekildekanunda gösterilmesi; kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olmasıgerekmektedir.
13. Gerek adli gerekse idari suçlarda, davranış normlarına aykırıve haksızlık teşkil eden bir fiille kanun koyucunun koruma altına aldığı birhukuki değerin ihlali söz konusu olduğundan her iki suç türü arasında büyükbenzerlikler bulunmaktadır. Adli suçlarla idari suçlar arasındaki fark, esasitibarıyla nicelik yönünden olup adli suçlardaki haksızlık içeriği idarisuçlara nazaran daha yoğundur. Öte yandan adli suçlar karşılığında öngörülenyaptırımlar idari suçlardan farklı olarak hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektirsede her iki alanda öngörülen yaptırımlar yoğun maddi cebir içermektedir. Bunedenle Anayasa’nın 38. maddesinde öngörülen ilkelerin idari suçlar yönünden deuygulanması gerekmektedir.
14. Bununla birlikte idari suçlarda kanun koyucunun daha az önematfettiği bir hukuki değerin ihlal edilmesi nedeniyle hürriyeti bağlayıcı cezadışında bir yaptırımın öngörülmesi karşısında Anayasa’nın 38. maddesindekiilkelerin aynı boyut ve kapsamıyla idari suçlara da uygulanması işin mahiyetineuygun düşmemektedir. Bu bağlamda yasama organının ağır işleyen yapısı ileekonomik ve teknik hayatın hızla değişen ve gelişen şartları gözetilerek suç vecezalarda kanunilik ilkesinin idari suçlar yönünden daha esnek uygulanmasıgerekmektedir.
15. Anayasa Mahkemesi kararlarında vurgulandığı üzere disiplinsuçunun kanunda belirlenerek karşılığında bir disiplin cezasının gösterilmişolması yeterli olup suç sayılan eylemler ve cezası kanunda gösterildikten sonrayasama organının uzmanlık ve idare tekniğine ilişkin konularda alınacakönlemlerin kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliğiçerçevesinde duyulan gereksinmelere uygunluğunu sağlamak amacıyla yürütmeorganına yetki vermesi idari kararlarla suç ihdası ve dolayısıyla kanunilikilkesinin ihlali anlamına gelmemektedir.
16. Disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin yürütülmesi ve kamuyararının devamlılığının sağlanması amacıyla yasal olarak düzenlenmiş idariyaptırımlardır. Kamu hizmetlerini yürütenlerin görev anlayışları, yetki vesorumlulukları kamu hizmeti ve hizmet gerekleri ile sınırlandırılmış; busınırlar dışına çıkanların ise disiplin cezaları ile cezalandırılmaları ilgilikanunlarda öngörülmüştür.
17. Avukatlarla ilgili disiplin cezaları 1136 sayılı Kanun’un 135.maddesinde, uyarma, avukatın mesleğinin icrasında daha dikkatli davranmasıgerektiğinin kendisine bildirilmesi; kınama, mesleğinde ve davranışında kusurlusayıldığının avukata bildirilmesi; on bin liradan yüz elli bin liraya kadar paracezası; işten çıkarma, avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve üçyıldan fazla olmamak üzere mesleki faaliyetlerinin yasaklanması ve meslektençıkarma, avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının barolevhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılması şeklindebelirlenmiştir.
18. Disiplin cezalarının uygulanma şekli ise Kanun’un 136.maddesinde düzenlenmiştir. Maddede, Kanun’un avukatların hak ve ödevleri ileilgili altıncı kısmında yazılı esaslara uymayanlar hakkında ilk defasında en azkınama, tekrarında davranışın ağırlığına göre para veya işten çıkarma cezası ve5. maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme hâlindemeslekten çıkarma cezası uygulanacağı; beş yıllık bir dönem içinde iki veyadaha çok defa disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunan avukata her yenisuçu için bir öncekinden daha ağır ceza uygulanacağı ve bir defa iştençıkarılan avukatın beş yıllık dönem içinde bu Kanun’un altıncı kısmındakikurallara aykırı davranışta bulunursa meslekten çıkarılacağı hüküm altınaalınmaktadır.
19. Bir kamu hizmeti olarak kabul edilen avukatlık mesleğininortak değerlere sahip olmasının aynı zamanda kamu menfaati gereği olduğundakuşku yoktur. Bu bağlamda mesleğin ifasına yönelik gözönüne alınması gerekentemel değerleri ifade eden avukatlık mesleği kuralları çeşitli uluslararasımetinlere de konu olmuştur. “Avukatların Rolüne Dair Temel Prensipler(Havana Kuralları)”, “Avrupa Birliği Avukatlık Mesleğinin İcrasındakiÖzgürlükler Hakkına 9 Numaralı Tavsiye Kararları”, “Birleşmiş Milletler YargıBağımsızlığı Temel Prensipleri”, “Uluslararası Avukatlar Birliği MoreliaŞartı”, “21. Yüzyılda Avukatlık Meslek Kurallarına Dair Turin İlkeleri” bukonudaki başlıca örneklerdir. Söz konusu uluslararası metinlerde avukatlıkmesleğine yönelik genel kabul gören mesleki etik kuralları belirlenmiştir.
20. Avukatların hak ve ödevleri ile yükümlülükleri Kanun’unmuhtelif maddelerinde düzenlenmiştir. Avukatlar ayrıca Kanun’un 34. maddesinegöre yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen,doğruluk ve onur içinde yerine getirmek, avukatlık unvanının gerektirdiğisaygı ve güvene uygun biçimde davranmak, Türkiye Barolar Birliğince belirlenenmeslek kurallarına uymakla yükümlü kılınmıştır.
21. Kanun’un 110. maddesinde “uyulması zorunlu meslekkurallarını tespit ve tavsiye etmek” Türkiye Barolar Birliğiningörevlerinden biri olarak belirlenmiş, 117. maddesinde ise “adaleti vemesleği ilgilendiren işler hakkında teklifte bulunmak, uyulması zorunlu meslekkurallarını tespit etmek” Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulunungörevleri arasında sayılmıştır. Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu, avukatlıkmesleğinin düzen ve geleneklerini korumak ve yüklediği görevleri tam olarakyerine getirmek amacıyla avukatlarla ilgili meslek kurallarını beş bölüm ellimadde hâlinde belirlemiş ve Türkiye Barolar Birliği Bülteninde yayımlamıştır.Yayımlanan bu meslek kuralları; avukatların meslekleriyle ilgili genelkurallar, yargı organlarıyla ve adli mercilerle ilişkiler, meslektaşlar arasıdayanışma ve ilişkiler, iş sahipleriyle ilişkiler ve avukatların barolarla veTürkiye Barolar Birliği ile ilişkileri hakkında ayrıntılı düzenlemeleriçermektedir. Kanun koyucunun avukatlık mesleğineilişkin genel kurallara Kanun’da yer verdikten sonra meslek kuralları hakkındaözel olarak ayrıntılı düzenlemeler yapma konusunda Türkiye Barolar Birliğiniyetkilendirdiği anlaşılmaktadır. Her somut olayın özelliğine göre farklışekilde tezahür edebilecek olan meslek kurallarına aykırılık teşkil edebilecekdurumları sınırlı sayma yöntemiyle kanun metninde tek tek belirlemek mümkünolmadığı da dikkate alındığında Kanun’la verilen yetki çerçevesinde TürkiyeBarolar Birliği Genel Kurulu tarafından kabul edilmek suretiyle oluşturulan, yayımlanmaksuretiyle herkes tarafından ulaşılabilir kılınan ve uluslararası alanda dagenel kabul gören meslek kurallarının belirsiz olduğu söylenemez.
22. Anayasa’nın 135. maddesinin birinci fıkrasında kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının; belli bir mesleğemensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerinikolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak,meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğüve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ilekanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilenusullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişiliklerioldukları belirtilmiştir.
23. Anayasa’nın 135. maddesinde belirtilen kamu kurumu niteliğindebir meslek kuruluşu olan Türkiye Barolar Birliğinin meslek mensuplarınınbirbirleriyle ve halkla olan ilişkilerinde dürüstlük ile güveni hâkim kılmaküzere meslek disiplinini korumak maksadıyla meslek kuralları belirlemesi,Anayasa’nın 135. maddesinde belirtilen meslek disiplinin korunması yönündemeslek kuruluşlarına verilen görevin bir tezahürü olarak görülebilir.
24. İtiraz konusu kural gereğince sözkonusu meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlar hakkında Kanun’un 135.maddesinde yazılı disiplin cezaları uygulanacaktır. Kanun’un158. maddesine göre Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu ve barolar disiplinkurulları gösterilen delilleri, soruşturma ve duruşmadan edinecekleri kanıyagöre serbestçe takdir ederler. Bu kurullar; disiplin cezalarının verilmesindeavukatlık onurunu, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarını ve itibarınıkoruma, mesleğin amaç ve gereklerine ve adalete uygun olarak yerinegetirilmesini sağlama ilkelerini gözönünde tutarlar.
25. Ayrıca Kanun’un 157. maddesinde disiplin kurulu kararına karşıitiraz usulü düzenlenmiştir. Buna göre Cumhuriyet savcısı ve ilgililer, tebliğtarihinden itibaren otuz gün içinde disiplin kurulu kararlarına karşı TürkiyeBarolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edebilirler. Türkiye Barolar BirliğiDisiplin Kurulu, inceleme konusu kararın onanmasına veya kovuşturmanınderinleştirilmesi için kararın bozularak dosyanın ilgili baroya gönderilmesinekarar verebileceği gibi yeniden incelemeyi gerektirmeyen hâllerde uygungörmediği kararı kaldırarak işin esası hakkında karar verebilir veya verilmişolan kararı düzelterek onaylayabilir. Türkiye Barolar Birliği DisiplinKurulunun itiraz üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığına (Bakanlık)ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veyakarar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Bakanlık; uygun bulmadığıkararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte TürkiyeBarolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar, Türkiye BarolarBirliği Disiplin Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirdeonaylanmış, aksi hâlde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliğitarafından Bakanlığa bildirilir. Şu kadar ki uyarma, kınama ve para cezasınailişkin kararlar kesin olup Bakanlığın onayına tabi değildir. Kanun’un 8.maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları hükümleri burada da kıyasen uygulanır.8. maddede adayların avukatlığa kabul isteminin reddi veya kovuşturma sonunakadar beklenmesine dair karara itiraz düzenlenmekte olup maddenin altıncı veyedinci fıkralarına göre Bakanlığın verdiği kararlara karşı Türkiye BarolarBirliği, aday ve ilgili baro; Bakanlığın uygun bulmayıp bir daha görüşülmesiiçin geri göndermesi üzerine Türkiye Barolar Birliğince verilen kararlara karşıise Bakanlık, aday ve ilgili baro idari yargı merciine başvurabilir. Barolar,kesinleşen kararları derhâl yerine getirmeye mecburdurlar.
26. Bu bağlamda disiplin kuruluna verilen yetkinin somut olayınözelliklerine, eylemin ağırlığına, oluşan zararın büyüklüğüne göre kamu yararıve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması yanında işlenen disiplinsizlikeylemi ile tayin edilen disiplin cezası arasında adil bir dengeningözetilmesine yönelik gerekli mekanizmaların da kurulduğu dikkate alındığındaitiraz konusu kural kapsamında verilecek disiplin cezaları bakımından keyfîyorum ve uygulamalara karşı hukuki güvencenin sağlandığı anlaşıldığından itirazkonusu kuralda hukuk devleti ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.
27. Diğer taraftan kuralınsuç ve cezalarda kanunilik ilkesinin daha esnek uygulanması gereken disiplinsuçuna ilişkin olması ve Türkiye Barolar Birliğinin meslek disiplinini korumasıyönündeki Anayasa’nın 135. maddesinde belirtilen görevi de dikkate alınarakKanun’da disiplin suçu ile cezasının gösterilmesinden sonra suça vücut verecekmeslek kurallarının Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu tarafındanbelirlenmesinin suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırılık oluşturmadığısonucuna ulaşılmıştır.
28. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın2. ve 38. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 10. maddesiyle ilgisigörülmemiştir.
IV. HÜKÜM
19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2/5/2001tarihli ve 4667 sayılı Kanun’un 65. maddesiyle değiştirilen 134. maddesinde yeralan “…meslek kurallarına…” ibaresinin Anayasa’ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE 25/9/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ