ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2018/35
Karar Sayısı : 2018/62
Karar Tarihi : 31/5/2018
R.G. Tarih- Sayı : 30/6/2018– 30464 (2. Mükerrer)
İPTAL DAVASINI AÇAN: Türkiye Büyük Millet Meclisiüyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte 124 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 31/1/2018tarihli ve 7069 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler YapılmasıHakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine DairKanun’un;
A. Yok hükmünde olduğunun, Anayasa’nın Başlangıç’ı ile 2., 6.,7., 11. ve 121. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek tespitine,
B. Yok hükmünde olduğunun kabul edilmemesi hâlinde şekilbakımından Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptaline,
karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
İptali talep edilen 7069 sayılı Kanun şöyledir:
“OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI DÜZENLEMELER YAPILMASI HAKKINDAKANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN
Kanun No. 7069 KabulTarihi: 31/1/2018
MADDE 1- 22/4/1925 tarihli ve 657 sayılı Harita GenelKomutanlığı Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Düşey engel bilgileri
EK MADDE 5- Uçuş emniyetini etkileyebilecek nitelikte ülkesınırları içinde yapılmış, yapılacak ve/veya kaldırılacak olan yapı, tesis vebenzeri tüm düşey engellere dair bilgiler; bu yapı ve tesisleri yapan,yaptıran, kaldıran, yapımına veya kaldırılmasına izin veren kurum ve kuruluşlartarafından doğruluğu teyit edilerek Harita Genel Komutanlığına gönderilir. Bukurum ve kuruluşlar, kendilerine ait bilgilerin güncelliğinin sağlanmasından veHarita Genel Komutanlığına gönderilmesinden sorumludur. Harita GenelKomutanlığı bu bilgileri elektronik ortamda yayınlar.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Millî SavunmaBakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelik ile belirlenir.”
MADDE 2- 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanununaaşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 10- Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik KuruluncaDevletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı,oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatıolan ve askerliğe elverişli oldukları anlaşılan yükümlülerden, yoklama kaçağıve bakayalar dahil bu Kanunda yazılı geçerli mazereti olmayanlar, Millî SavunmaBakanlığınca belirlenecek celp ve sevk esaslarına göre silah altına alınırlar.”
MADDE 3- 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 67nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“A) İzinli olduğu durumlar hariç, ülke sınırları dışında üç günügeçirenler.”
MADDE 4- 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı KuvvetleriPersonel Kanununun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Subay Sicil”ibaresi “Yüksek Askeri Şûra” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 5- 926 sayılı Kanunun 57 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 6- 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun7 nci maddesinin ikinci fıkrasına “olanlar” ibaresinden sonra gelmek üzere “ileterör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı bulunanlar” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 7- 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle MücadeleKanununun 20/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl” ibaresi “ikiyıl” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Birinci fıkra kapsamına giren suçlar nedeniyle gerçek veya tüzelkişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarının uğradığı zararların tazminiamacıyla açılan davalarda; davalının adres kayıt sisteminde adresininbulunmaması veya bulunup da tebligata elverişli olmaması halinde, mahkemece,dava dilekçesinin özeti tirajı ellibinin üzerinde olan ve yurt düzeyindedağıtımı yapılan gazetelerden biri vasıtasıyla ilan edilir. Yapılacak ilandadavalının bir ay içinde yurtiçinde tebligata elverişli bir adres veya 11/2/1959tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesi uyarınca kayıtlıelektronik posta adresi bildirmemesi ya da davada kendisini avukatla temsilettirmemesi halinde, yargılamaya yokluğunda devam olunacağı, yargılamaaşamalarında başkaca tebligat yapılmayarak hüküm verileceği ve hükmün de aynıusulle tebliğ edileceği ihtar edilir. Adresi yabancı ülkede bulunan davalıyaçıkarılacak tebligatta, bu fıkrada belirtilen ilanda yer alan hususlar ileyabancı ülke adresine bir daha tebligat yapılmayacağı ihtarına yer verilir.
Birinci fıkra kapsamında açılan davaların kısmen veya tamamenreddi halinde, davacı aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmolunur. Ancakbelirlenen ücret dava değerini geçemez.”
MADDE 8- 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk TicaretKanununun 399 uncu maddesinin altıncı fıkrasına aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
“Kayyımlık görevi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafındanyürütülen şirketlerde faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar denetçiseçilememiş olması halinde denetçi, şirket yönetim kurulunun teklifi üzerineTasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan tarafından atanır.Bakan bu yetkisini Fon Kuruluna devredebilir.”
MADDE 9- 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı HukukUyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasına (ç)bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve mevcut (d) bendi (e)bendi şeklinde teselsül ettirilmiştir.
“d) Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak,”
MADDE 10- 3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı BilirkişilikKanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına (a) bendinden sonra gelmek üzereaşağıdaki bent eklenmiş ve diğer bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.
“b) Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak.”
MADDE 11- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 12- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, RecepKÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, HasanTahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ’in katılımlarıyla 28/3/2018 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİNtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu Kanun, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Kanun’un Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti Talebinin İncelenmesi
3. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kanun’un olağanüstü hâlkanun hükmünde kararnamesinin (OHAL KHK’sı) onaylanmasından ibaret olduğu, OHALKHK’sı ile olağanüstü hâlle ilgisi olmayan, olağanüstü hâlin gerekli kılmadığıkonularda, olağanüstü hâlin kapsamını ve süresini aşan düzenlemelerinöngörüldüğü, yürürlükteki kanunlarda genel ve sürekli nitelikte değişiklikleryapıldığı, olağanüstü hâl döneminde temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasıveya durdurulması hâllerinin kanunla düzenlenmesi gerektiği hâlde OHAL KHK’sıile hükme bağlandığı, bu nedenlerle Cumhurbaşkanının başkanlığında toplananBakanlar Kuruluna tanınan olağanüstü hâllerle ilgili ve sınırlı düzenleme yapmayetkisinin aşıldığı ve yasama yetkisinin gasp edildiği, OHAL KHK’sında yer alanhükümlerin tamamının Bakanlar Kurulu üyelerince okunmadan ve söz konusudüzenlemelerin hazırlanmasından önce imzalandığı, bu itibarla Cumhurbaşkanınınbaşkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun iradesinin oluşmadığı, Türkiye BüyükMillet Meclisi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) öngördüğü otuz günlük süre içinde TürkiyeBüyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda görüşülmemesi sebebiyle OHALKHK’sının bu niteliğini yitirdiği, anılan süreden sonra görüşülüp kararabağlanmasının ise niteliğini kaybetmiş olan OHAL KHK’sını geçerli hâlegetirmeyeceği, OHAL KHK’sının Meclis kararı ile onaylanması gerekirken kanunlaonaylanmasının yasama yetkisinin gaspı sonucunu doğurduğu belirtilerek Kanun’unAnayasa’nın Başlangıç’ı ile 2., 6., 7., 11. ve 121. maddelerine aykırı olduğuve öncelikle yokluğunun tespitine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
4. Anayasa’nın 87. maddesinde kanun koymak, değiştirmek vekaldırmak, TBMM’nin görev ve yetkileri arasında sayılmış; 89. maddesinde deCumhurbaşkanının TBMM’ce kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlayacağı,yayımlanmasını uygun bulmadığı kanunları ise bir daha görüşülmek üzere aynısüre içinde TBMM’ye geri göndereceği belirtilmiştir.
5. Kanun tasarı ve tekliflerinin TBMM’de görüşülerek kabuledilmesi, söz konusu tasarı veya teklifin kanunlaşması sonucunu doğurmakta; birbaşka deyişle TBMM’nin tasarı ve teklifin kabulü yönündeki iradesi, kanununvarlık kazanması için gerekli ve yeterli bulunmaktadır. Cumhurbaşkanının birkanunu yayımlaması, TBMM’nin bu yöndeki kabulü ile vücut bulan kanuna yenidenvarlık sağlamadığı gibi bir daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri göndermesi dekanunun varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Belirtilen nedenle Cumhurbaşkanınınkanunu yayımlama iradesi ve kanunun Resmî Gazete’de yayımlanması, kanununaleniyet kazanması ve yürürlüğe girmesi bakımından önem taşımaktadır.
6. Bir normun yokluğu, hukuk dünyasında hiç doğmamışolduğunun ifadesidir. Normun varlığı ise, o normun yürürlüğe girmesine veuygulanmasına bağlı bulunmamaktadır. Varlık, yürürlük ve uygulanma kavramlarıbirbirinden farklı olup varlık, bir normun hukuk âleminde vücutbulmasını ifade etmektedir. Kanunlar bakımından yokluk, parlamento iradesininbulunmaması gibi durumlarda, başka bir ifadeyle bir normun varlığının zorunlukoşulları bulunmadığı takdirde söz konusu olabilecektir.
7. Yokluktan farklı olan hukuka aykırılık hâli ise hukukâleminde var olan normun, hukukun öngördüğü usul ve esaslar çerçevesindeçıkarılmaması anlamını taşımaktadır. Hukuka aykırılık hâli ne kadar ağır veaçık olursa olsun bir normun hukuka aykırı olması, zorunlu koşullarınınbulunması suretiyle var olan o normun yokluğu sonucunu doğurmaz. Bu nedenlekanunların veya kanun hükümlerinin Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamındaincelenmesi gereken hususlarda Anayasa’ya aykırılığının tespiti, ilgili kanunveya kanun hükümlerinin yokluğunu değil iptalini gerekli kılar.
8. Dava dilekçesinde Kanun’un Anayasa’ya aykırılığı yolundaileri sürülen hususlar ile Kanun’da yer alan düzenlemelerin niteliği, Kanun’unvarlık kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden, söz konusukuralların Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamında incelenmesini ve bu incelemeneticesinde varılacak sonuca göre ilgili kuralın iptalini ya da iptal talebininreddini gerekli kılmaktadır.
9. Açıklanan nedenlerle, Kanun’un yok hükmünde olduğununtespiti talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Kadir ÖZKAYA ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu sonucafarklı gerekçeyle katılmışlardır.
B. Kanun’un Şekil Bakımından Anayasa’ya Aykırı Olduğu Gerekçesiyleİptali Talebinin İncelenmesi
10. Dava dilekçesinde özetle; OHAL KHK’larının, TBMM’degörüşülmesi için İçtüzük’te öngörülen otuz günlük sürenin bitiminin ardındandava konusu Kanun’a dayanak teşkil eden OHAL KHK’sının TBMM’ce kabuledilmesinin eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olduğu ve İçtüzük’ündeğiştirilmesine ilişkin Anayasa ve İçtüzük’te yer alan usul hükümlerineuyulmadığı, öte yandan Kanun’un doğrudan uygulanabilir şekildeki Anayasahükümlerine aykırı düzenlemeler içermesi nedeniyle maddi anlamda Anayasadeğişikliği niteliğinde olduğu ve Anayasa değişiklikleri için özel olarakAnayasa’da öngörülmüş teklif ve oylama çoğunluğu ile iki kez görüşmekoşullarının yerine getirilmediği belirtilerek Kanun’un şekil bakımındanAnayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
11. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşve Görevleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca Kanun ilgisi nedeniyleAnayasa’nın 148. maddesi yönünden de incelenmiştir.
12. Kanunların esas bakımından Anayasa’ya uygunluk denetimi;kanunun içeriği, bir başka ifadeyle kanunun maddi hukuk dünyasında yarattığıdeğişiklik bakımından Anayasa’ya uygun olup olmadığını ifade etmektedir. Şekilbakımından uygunluk ise teklif ve tasarıların kanunlaşabilmesi için, diğer biranlatımla maddi olarak varlık kazanabilmesi için Anayasa’da öngörülen usullereuyulup uyulmadığının denetimini ifade etmektedir.
13. Anayasa’nın 148. maddesinin ikinci fıkrasında, kanunlarınşekil bakımından denetlenmesinin son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıpyapılmadığı hususu ile sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
14. Anayasa’nın 148. maddesinin gerekçesinde de Genel Kurultarafından yapılan son oylamadan önce vücut bulan şekil bozukluklarını GenelKurulun bildiği veya bilmesi gerektiğinin varsayıldığı belirtilerek sonoylamadan önce yapılan şekil bozukluklarının iptale neden olamayacağı ifadeedilmiş ve “Genel Kurulun oylama yapıp kanunu kabul etmesi, şekilbozukluğunu, o kanunu kabul etmemek için yeterli neden saymadığı yolunda birirade tecellisidir. En büyük organ genel kuruldur. Onun iradesi hilafına birsonuç çıkarmak hukukun ana esaslarına aykırı düşer. Bu nedenle son oylamadanönceki şekil bozuklukları, iptal sebebi sayılmamıştır.” denilmiştir.
15. Anayasa’nın 148. maddesinin açık hükmü ve gerekçesikarşısında kanunların şekil bakımından denetiminde, son oylamanın öngörülençoğunlukla yapılıp yapılmadığından başka bir hususun esas alınmasına ve busuretle kanunların şekil bakımından denetimlerinin yapılabilmesine imkânbulunmamaktadır.
16. Anayasa’nın “Toplantı ve karar yeter sayısı” başlıklı96. maddesinde, ”Türkiye Büyük Millet Meclisi, yapacağı seçimler dahilbütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır. Türkiye BüyükMillet Meclisi, Anayasada başkaca bir hüküm yoksa toplantıya katılanların saltçoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üyetamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz” denilmektedir. Buçerçevede TBMM’nin bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri olan 184milletvekiliyle toplanması, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kararvermesi ve karar yeter sayısının hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birininbir fazlası olan 139 milletvekilinden az olmaması gerekmektedir.
17. Kanun’un görüşülmesine ilişkin TBMM Genel Kurultutanaklarının incelenmesinden KHK’nın tümü üzerindeki oylamanın işaretleoylama yöntemiyle yapıldığı anlaşılmaktadır. İşaretle oylama sonucunun rakamsalolarak belirlenmeyip İçtüzük’ün 141. maddesi uyarınca oturumu yöneten Başkantarafından Genel Kurula “kabul edilmiştir” ya da “kabul edilmemiştir” denilmeksuretiyle ilan edilmesi karşısında, Kanun’un kabul edildiği birleşimin,toplantı yeter sayısının bulunduğunun belirtilerek açıldığı, Kanun’un tümününoylaması sırasında toplantı ve karar yeter sayısının varlığı konusundaBaşkanlık Divanınca tereddüde düşülmediği gibi herhangi bir milletvekilitarafından yeter sayının bulunmadığı yönünde bir itirazın da ileri sürülmediğigözetildiğinde son oylamanın Anayasa’nın 96. maddesinde öngörülen çoğunluklayapıldığının kabulü gerekir.
18. Öte yandan dava dilekçesinde yer alan diğer Anayasa’yaaykırılık iddialarının Kanun’un şekil bakımından denetimini gerektirmesi, budenetimin ise son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı hususuylasınırlı olması nedeniyle söz konusu aykırılık iddialarının incelenmesi AnayasaMahkemesinin denetim yetkisi kapsamı dışında kalmaktadır.
19. Açıklanan nedenlerle, son oylamasının Anayasa’daöngörülen çoğunlukla yapıldığı açık olan Kanun, Anayasa’nın 148. maddesineaykırı değildir. Şekil bakımından iptal talebinin reddi gerekir.
IV. HÜKÜM
31/1/2018 tarihli ve 7069 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında BazıDüzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiştirilerekKabul Edilmesine Dair Kanun’un;
A. Yok hükmünde olduğunun tespiti talebinin REDDİNE,
B. Şekil bakımından Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptaltalebinin REDDİNE,
31/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
FARKLI GEREKÇE
Dava konusu Kanun’un yokhükmünde olduğunun tespiti yönündeki talebin reddine ilişkin karara, AnayasaMahkemesinin 31/5/2018 tarihli ve E.2018/42, K.2018/48 sayılı kararına yazdığımfarklı gerekçeyle katılıyorum.
Başkan
Zühtü ARSLAN
FARKLI GEREKÇE
Mahkememiz çoğunluğu, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların“Kanun’un varlık kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden” yokhükmünde olduğunun tespiti yönündeki talebin reddine karar vermiştir.
Çoğunluğun red sonucuna, Anayasa Mahkemesinin 31/5/2018tarihli ve E.2018/42, K.2018/48 sayılı kararına Başkan Zühtü ARSLAN’ın yazdığıfarklı gerekçeyle katılıyoruz.
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ