ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2018/37
Karar Sayısı : 2018/64
Karar Tarihi : 31/5/2018
R.G. Tarih- Sayı : 30/6/2018– 30464 (2. Mükerrer)
İPTAL DAVASINI AÇAN: TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte124 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 1/2/2018tarihli ve 7071 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler YapılmasıHakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine DairKanun’un;
A. Yok hükmünde olduğunun, Anayasa’nın Başlangıç’ı ile 2., 6.,7., 11. ve 121. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek tespitine,
B. Yok hükmünde olduğunun kabul edilmemesi hâlinde şekilbakımından Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptaline,
karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
İptali talep edilen 7071 sayılı Kanun şöyledir:
“OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI DÜZENLEMELER YAPILMASIHAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN
Kanun No. 7071 KabulTarihi: 1/2/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
Güvenlik ile İlgili Düzenlemeler
MADDE 1- 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununaaşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 3- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte güvenlikkorucusu olanlardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla;
a) 49 yaşını dolduranların görevleriyle ilişiği bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde kesilir ve bunlara öncedenpeşin ödenmiş olan ücretin kalan günlere isabet eden tutarı geri alınmaz.
b) 44 yaşını doldurmuş ancak 50 yaşından gün almamış ve hizmetsüresi onbeş yıl ve üzeri olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihtenitibaren altı ay içinde başvuruda bulunanların görevleriyle ilişiği başvurutarihinden itibaren altı ay içinde kesilir ve bunlara önceden peşin ödenmişolan ücretin kalan günlere isabet eden tutarı geri alınmaz.
Birinci fıkra kapsamında ilişiği kesilenlere bu Kanunun ek 16 ncımaddesinin birinci fıkrası uyarınca aylık bağlanır. Aylık miktarı hesaplanırkenonbeş yıldan daha az hizmeti olanlar için onbeş yıl esas alınır.
Birinci fıkra kapsamında ilişiği kesilenlerin yerine aynı yerleşimbiriminde görev yapmak üzere öncelikle ve sırasıyla varsa 30 yaşını doldurmamışolmak kaydıyla çocuklarından birisi, yoksa kardeşlerinden birisi güvenlikkorucusu olarak görevlendirilebilir.
Birinci fıkranın (b) bendine göre ilişiği kesilen güvenlikkorucularına, ilişiklerinin kesildiği tarihi takip eden aybaşından 50 yaşındangün alacakları tarihi takip eden aybaşına kadar olan ay sayısının, en sonaldıkları aylık ücretleri ile ilişiklerinin kesildiği tarihi takip edenaybaşında bu Kanunun ek 16 ncı maddesi uyarınca bağlanan ilk aylıkları arasındaoluşan farkın yarısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda tazminat defatenödenir. Verilecek tazminat tutarından herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz.”
MADDE 2- 26/6/1973 tarihli ve 1774 sayılı Kimlik BildirmeKanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasına “bekar odaları,” ibaresinden sonragelmek üzere “günübirlik kiralanan evler,” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 3- 1774 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birincifıkrasında yer alan “2,” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 4- 1774 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrasıaşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin sonuna aşağıdaki fıkralareklenmiştir.
“Bu Kanunun 2 nci maddesinde sayılan özel veya resmi her türlükonaklama tesisleri tüm kayıtlarını bilgisayarda günü gününe tutmak, genelkolluk kuvvetlerinin bilgisayar terminallerine bağlanarak mevcut bilgi, belgeve kayıtları genel kolluk kuvvetlerine anlık olarak bildirmek zorundadırlar.
İkinci fıkrada belirtilen genel kolluk kuvvetlerininterminallerine bağlanmayanlara onbin Türk Lirası, anlık veri göndermeyen veyagerçeğe aykırı kayıt tutanlara beşbin Türk Lirası idari para cezası, mülkiidare amirlerince verilir. Bu fiillerin tekrarı halinde işletme ruhsatlarıiptal edilir. Bu maddeye göre verilen idari para cezaları tebliğinden itibarenbir ay içinde ödenir.
Bu Kanunun 2 nci maddesinde sayılan özel veya resmi her türlükonaklama tesisleri, ikinci fıkrada belirtilen genel kolluk kuvvetlerininterminallerine bağlanmak için gerekli işlemleri bu maddenin yürürlüğe girdiğitarihten itibaren iki ay içinde tamamlar.
Bu maddenin uygulanması ile görevi gereği bu verileri kullanankamu personelinin denetimine ilişkin usul ve esaslar İçişleri Bakanlığıtarafından belirlenir.”
MADDE 5- 18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri YasakBölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununun 27/A maddesinin birinci fıkrasına“Türk Silahlı Kuvvetlerine” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Sahil GüvenlikKomutanlığına” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 6- 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 4 üncümaddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Türk Silahlı Kuvvetlerine, Sahil Güvenlik Komutanlığına, JandarmaGenel Komutanlığına ve Emniyet Genel Müdürlüğüne ait harekat, eğitim ve savunmaamaçlı yapılar için bu Kanun hükümlerinden hangisinin ne şekilde uygulanacağıMillî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığıtarafından müştereken belirlenir.”
MADDE 7- 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununun 3 üncümaddesinin birinci fıkrasına “Türk Silahlı Kuvvetlerine” ibaresinden sonragelmek üzere “veya Sahil Güvenlik Komutanlığına” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 8- 3621 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasının(a) bendine “Sahil Güvenlik Komutanlığının faaliyetlerinin özelliği gereğikıyıdan başka yerde yapılması mümkün olmayan Sahil Güvenlik Komutanlığı bağlısıgemi/bot karakolları ve destek birimi binaları,” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 9- 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu TaşımaKanununun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Türk SilahlıKuvvetlerine” ibaresi “Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı,Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüne” şeklindedeğiştirilmiştir.
MADDE 10- 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi veKontrol Kanununun 44 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Türk SilahlıKuvvetleri (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı dahil)”ibaresi “Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil GüvenlikKomutanlığı” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 11- 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun75 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Afet, kitlesel göç ve teröre maruz kalan yerleşim birimlerininbelediyeleri ile bu Kanunun 45 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğincebelediye başkanı veya başkan vekili görevlendirilen belediyelerde, vali veyabelediye başkanı, aksayan belediye hizmetinin başka bir belediye tarafındanyerine getirilmesini talep edebilir. Yardım istenilen belediye, meclis kararınagerek olmaksızın İçişleri Bakanının izniyle bu talebi yerine getirebilir.”
İKİNCİ BÖLÜM
Millî Savunma ile İlgili Düzenlemeler
MADDE 12- 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanununaaşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 54- 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbeteşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemlere, göreviolmadığı halde mukavemet ederken şehit olanların kendinden olma erkek çocuklarıile aynı anne ve babadan kardeşlerinin tamamı hakkında, 10 uncu maddeninbirinci fıkrasının (9) numaralı bendinin (b) alt bendinin ikinci paragrafındadüzenlenen hükümler uygulanır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul veesaslar Millî Savunma Bakanlığınca belirlenir.”
MADDE 13- 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk SilâhlıKuvvetleri Personel Kanununun 14 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarınaaşağıdaki cümleler ile dördüncü fıkrasına “bir yıllık” ibaresinden sonra gelmeküzere “(doğrudan Özel Kuvvetler Komutanlığı emrinde görev yapmak üzere subaynasbedilenler için iki yıl)” ibaresi eklenmiştir.
“Doğrudan Özel Kuvvetler Komutanlığı emrinde görev yapmak üzeresubay nasbedilecek olanların yaş ve diğer giriş şartları GenelkurmayBaşkanlığının görüşü alınarak Millî Savunma Bakanlığınca belirlenir.”
“Doğrudan Özel Kuvvetler Komutanlığı emrinde görev yapmak üzeresubay nasbedilenlerin deneme süresi iki yıldır.”
MADDE 14- 926 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birincifıkrasına aşağıdaki cümle ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Özel Kuvvetler Komutanlığı emrinde görev yapmak üzere muvazzafsubaylığa nasbedilenler, doğrudan Özel Kuvvetler Komutanlığı emrine atanırlar.”
“Doğrudan Özel Kuvvetler Komutanlığında görev yapmak üzere subaynasbedilenler sınıflarına bakılmaksızın Özel Kuvvetler Komutanlığında eğitimetabi tutulurlar. Bu eğitimlerde sağlık nedenleri hariç olmak üzere başarıgösteremeyenlerin Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir ve aldıklarıaylıkları dışında Devletçe bunlara yapılan masraflar, kanuni faizleriylebirlikte kendilerinden tahsil olunur. Sağlık nedenleri ile başarıgösteremeyenler bir sonraki dönem eğitimine katılırlar. Bunlardan ikinci dönemeğitimde de sağlık nedenleri ile başarı gösteremeyenler kuvvetkomutanlıklarınca sınıf ve rütbelerine uygun görevlere atanırlar. Doğrudan ÖzelKuvvetler Komutanlığında görev yapmak üzere subay nasbedilenlerden sonradanÖzel Kuvvetler Komutanlığı dışına atananlar, ayrıca sınıflarına ilişkineğitimlere tabi tutulurlar.”
MADDE 15- 926 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin birincifıkrasının (b) bendine aşağıdaki cümle ile dördüncü fıkrasına “atandıklarıgörevde bir yıllık” ibaresinden sonra gelmek üzere “(doğrudan Özel KuvvetlerKomutanlığı emrinde görev yapmak üzere astsubay nasbedilenler için iki yıl)”ibaresi ve aynı fıkraya aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
“Doğrudan Özel Kuvvetler Komutanlığı emrinde görev yapmak üzereastsubay nasbedilecek olanların yaş ve diğer giriş şartları GenelkurmayBaşkanlığının görüşü alınarak Millî Savunma Bakanlığınca belirlenir.”
“Doğrudan Özel Kuvvetler Komutanlığı emrinde görev yapmak üzereastsubay nasbedilenlerin deneme süresi iki yıldır. Doğrudan Özel KuvvetlerKomutanlığında görev yapmak üzere astsubay nasbedilenler sınıflarınabakılmaksızın Özel Kuvvetler Komutanlığında eğitime tabi tutulurlar. Bueğitimlerde sağlık nedenleri hariç olmak üzere başarı gösteremeyenlerin TürkSilahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir ve aldıkları aylıkları dışındaDevletçe bunlara yapılan masraflar, kanuni faizleriyle birlikte kendilerindentahsil olunur. Sağlık nedenleri ile başarı gösteremeyenler bir sonraki dönemeğitimine katılırlar. Bunlardan ikinci dönem eğitimde de sağlık nedenleri ilebaşarı gösteremeyenler kuvvet komutanlıklarınca sınıf ve rütbelerine uygungörevlere atanırlar. Doğrudan Özel Kuvvetler Komutanlığında görev yapmak üzereastsubay naspedilenlerden sonradan Özel Kuvvetler Komutanlığı dışına atananlar,ayrıca sınıflarına ilişkin eğitimlere tabi tutulurlar.”
MADDE 16- 926 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 36- Kriz veya harekât kaynaklı ihtiyaç durumlarındakuvvet komutanlıklarının pilot ihtiyacının muvazzaf personel dışında harbehazır pilotlarla karşılanabilmesi maksadıyla; bu komutanlıklar bünyesinde pilotolarak hizmet vermiş ve kendi istekleriyle görevden ayrılmış olanlar, uçuculukniteliklerini haiz olmak kaydıyla ilgili kuvvet komutanlığının teklifi ve MillîSavunma Bakanlığının onayı ile ihtiyat pilot olarak görevlendirilebilirler.İhtiyat pilotlara, belirli aralıklarla ayda üç işgününden kısa olmamak ve birsözleşme yılında toplam altmış işgününü geçmemek kaydıyla, belirlenecek havaaraçlarında ve bölgelerde görev uçuşu yaptırılır ve bu süre içinde ihtiyacagöre tazeleme ve harbe hazırlığın devamı eğitimi verilir. İhtiyat pilot sayısı,ilgili kuvvet komutanlığının önerisi ve Millî Savunma Bakanlığının uygun görüşüüzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.
İhtiyat pilotlar, sözleşme ile ihtiyat pilot statüsüne alınırlar.Bir tüzel kişilik tarafından istihdam edilenlerin sözleşmeleri, ihtiyat pilotunyazılı rızası alınmak kaydıyla istihdam edildikleri tüzel kişilikle,diğerlerinin sözleşmeleri ise kendileriyle yapılır. Tüzel kişilik ve/veyagerçek kişilerle yapılan sözleşme, ilgili kuvvet komutanlığının teklifi veMillî Savunma Bakanlığının uygun görmesi halinde tek taraflı olarakfeshedilebilir.
İlgili kuvvet komutanlıkları tarafından eğitim veya görev amaçlıuçuş yapacak olan ihtiyat pilotun uçuş süreleri ve uçuş görev süreleri, pilotungörev yaptığı tüzel kişiliğe bildirilir. Uçuş görev süreleri ve uçuş süreleriilgili komutanlık ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün ilgili mevzuatındabelirtilen süreleri kapsar ve karşılıklı koordine ile düzenlenir.
Sosyal güvenliğe ilişkin olarak aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) İhtiyat pilot olarak çalıştırılanlar hakkında 5510 sayılıKanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanır. Kamukurum ve kuruluşlarında çalışmaları sebebiyle yaşlılık veya emekli aylığıkesilmiş olanlardan bu maddenin beşinci fıkrasının (d) bendi kapsamındagörevlendirilenler hariç olmak üzere herhangi bir sosyal güvenlik kurumundanyaşlılık ve emekli aylığı alanlar hakkında 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesihükümleri uygulanmaz.
b) İhtiyat pilotların hizmetleri, ilgili kuvvet komutanlığıtarafından çalıştığı sürelerle sınırlı olarak bildirilir.
c) Bu kapsamda çalışanlar hakkında, emeklilik ve yaşlılık aylığıalanlar hariç 5510 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alantablonun (13) numaralı sırasındaki hükümler uygulanır.
d) İhtiyat pilot olarak çalıştırılanlara 22/5/2003 tarihli ve 4857sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanmaz.
Mali hususlarda aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) İhtiyat pilot olarak çalıştırılanlara, aylık görev süresiiçinde toplamda üç saati geçmemek üzere, ilgili kuvvet komutanlığınca kayıtaltına alınan her uçuş saati başına jet pilotları için (10.000), pervanelipilotları için (7.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımısonucu bulunacak tutarda uçuş tazminatı ödenir. Görev yapılan her gün için isejet pilotlarına (2.500), pervaneli pilotlarına (2.000) gösterge rakamının memuraylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda ayrıca ödeme yapılır. Birsaatten az uçuş süreleri için uçulan süreyle orantılı olarak ödeme yapılır. Buödemeler, uçuşun gerçekleştiği ayı takip eden aybaşında yapılır.
b) İhtiyat pilot olarak çalıştırılanlara, aylık görev süresiiçinde ilgili komutanlıkça ihtiyaç duyulması halinde üç saatten fazla uçulanher uçuş saati başına jet pilotları için (5.000), pervaneli pilotları için(3.500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacaktutarda toplu uçuş tazminatı her sözleşme yılının sonunda ödenir. Bu ödemeninyapılmasında yıllık seksen saatten fazla uçuşlar dikkate alınmaz. Yıllıksözleşme süresini tamamlamadan ayrılanlara toplu uçuş tazminatı ödenmez.
c) Bu kapsamda yapılan ödemelerden damga vergisi hariç herhangibir vergi kesintisi yapılmaz.
d) İlgili kuvvet komutanlığının talebi, ilgili kamu kurum veyakuruluşunun muvafakati ve personelin rızası üzerine kamu kurum vekuruluşlarından görevlendirilen ihtiyat pilotlara bu madde kapsamında ödemeyapılmaz. Ancak bu personelin ihtiyat pilot olarak komutanlık bünyesindeki uçuşsaatleri, tabi oldukları mevzuat uyarınca uçuş sürelerinde değerlendirilir.
e) İhtiyat pilotlara, bu maddede öngörülen ödemeler ile 10/2/1954tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanununa göre hak kazanılması halindeyapılabilecek harcırah ödemeleri dışında ilgili kuvvet komutanlığınca herhangibir ödeme yapılmaz.
İhtiyat pilotların göreve çağrılma usulleri, tabi olacaklarıdisiplin hükümleri, sağlık yetenekleri, kıyafetleri, yapılacak sözleşmeler ilediğer hususlar Millî Savunma Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.”
MADDE 17- 31/7/1970 tarihli ve 1325 sayılı Millî SavunmaBakanlığı Görev ve Teşkilâtı Hakkında Kanuna 2 nci maddesinden sonra gelmeküzere aşağıdaki 2/A maddesi eklenmiştir.
“Askeri fabrikalar ve tersaneler
MADDE 2/A- Askeri fabrikalar ve tersaneler, üretim planlamasıçerçevesinde ve asli görevlerini aksatmamak kaydıyla genel yönetim kapsamındakikamu idarelerinden, kamu iktisadi teşebbüslerinden, yabancılar dahil gerçek vetüzel kişilerden sipariş almaya veya bunların ihtiyaçları için teklif vermeye,bu siparişler ve teklifler sebebiyle her türlü ticari işlemlere girişmeye vegerektiğinde müşterek imalatta bulunmaya, atıl durumda olan tezgâh veekipmanlarını kiralamaya yetkilidir. Bu faaliyetlerin icrasında, 30/5/1985tarihli ve 3212 sayılı Silahlı Kuvvetler İhtiyaç Fazlası Mal ve HizmetlerininSatış, Hibe, Devir ve Elden Çıkarılması; Diğer Devletler Adına Yurt Dışı veYurt İçi Alımların Yapılması ve Eğitim Görecek Yabancı Personel Hakkında Kanunhükümleri uygulanmaz. Bu kapsamda yürütülecek faaliyetlerle ilgili usul veesaslar Millî Savunma Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 18- 1325 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeeklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 8- 31/12/2020 tarihini geçmemek kaydıyla, emeklisubay ve astsubaylar Millî Savunma Bakanlığı ve bağlı birimlerinde personel veaskeri öğrenci temin faaliyetine yönelik hizmetlerin yürütülmesi içingörevlendirilebilir. Bunlara görev yaptıkları her gün için (1.500) göstergerakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemeküzere damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızınücret verilir. Bu kapsamda görevlendirilebilecek toplam personel sayısı üçyüzügeçemez. Bu şekilde görevlendirileceklerin seçimi, nitelikleri, görev veyetkileri, verilecek ücretin tutarı ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğerhususlar Millî Savunma Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.”
MADDE 19- 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman ErbaşKanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 4- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte 7 ncihizmet yılını tamamlamış ve 10 uncu hizmet yılını bitirmemiş olan uzmanerbaşlara, 15 inci maddedeki diğer şartları taşımaları kaydıyla bu maddeninyayımı tarihinden itibaren yapılacak ilk astsubaylığa geçiş sınavına müracaathakkı verilir.”
MADDE 20- 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun veKanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 30 uncumaddesinin dördüncü fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“j) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı KuvvetleriPersonel Kanununun ek 36 ncı maddesi kapsamında istihdam edilen ihtiyatpilotlar ile Millî Savunma Bakanlığı ve bağlı birimlerinde personel ve askeriöğrenci temin faaliyetine yönelik hizmetlerin yürütülmesi için görevlendirilenemekli subay ve astsubaylar,”
MADDE 21- 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü HalKapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiştirilerekKabul Edilmesine Dair Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdakicümle eklenmiştir.
“Ayrıca Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi dairebaşkanı ve üyeleri ile askeri hâkimlerin askeri rütbeleri, mahkûmiyet kararıaranmaksızın alınır.”
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
MADDE 22- 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet TeşkilatKanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 35- Emniyet Genel Müdürlüğü, adli süreçlerinhızlandırılması amacıyla, siber suçlarla mücadele birimlerindeki adli bilişimincelemeleri ve siber suç analizlerinde personel yetersizliği nedeniyle ihtiyaçduyulan teknik personeli, bu madde kapsamında aynı anda çalıştırılacak toplampersonel sayısının beşyüzü aşmaması ve sözleşme süresinin 31/12/2020 tarihinigeçmemesi kaydıyla, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 21inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen pazarlık usulüyle,10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 27nci maddesi, 28 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 4734 sayılı Kanunun 62 ncimaddesinde belirtilen sınırlamalar ile aynı Kanunun ek 8 inci maddesindeöngörülen uygun görüş alma şartına tabi olmaksızın, mali yılla sınırlıyüklenme, ertesi yıla geçen yüklenme ve gelecek yıllara yaygın yüklenmeleregirişmek suretiyle hizmet alımı yoluyla temin edebilir.”
MADDE 23- 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı YükseköğretimKanununun ek 11 inci maddesinin onuncu fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Mahkeme tarafından kayyım atanıncaya kadar kurucu vakıf, VakıflarGenel Müdürlüğü tarafından yönetilir.”
MADDE 24- 2547 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeeklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 73- Ek 11 inci maddenin onuncu fıkrasının yürürlüğegirdiği tarihten önce faaliyet izni geçici olarak durdurulan vakıfyükseköğretim kurumları ve bu kurumların kurucu vakıfları hakkında da aynıfıkra hükümleri uygulanır.”
MADDE 25- 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık HizmetleriTemel Kanununun ek 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Sağlık Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığınca müşterekenbelirlenen yerlerde askerlik hizmetini yedek subay olarak yerine getirenler,Devlet hizmeti yükümlülüğünü tamamlamış sayılır.”
MADDE 26- 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik SigortasıKanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 16- 31/12/2023 tarihine kadar uygulanmak üzere,özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlar dahil 233 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümlerine tabi iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadikuruluşları ile bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri, mülga18/6/1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununa tabi faaliyeti devam edenkamu bankaları, büyükşehir belediyeleri, belediyeler, il özel idareleri vebunlara ait tüzel kişilerin veya bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzelkişiliğini haiz kuruluşların, Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsildairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen işsizlik sigortası primborçlarına karşılık, mülkiyeti bu idarelere ait ve üzerinde herhangi birtakyidat bulunmayan taşınmazlardan Kurum tarafından uygun görülenler SosyalGüvenlik Kurumunun görevlendireceği üç temsilci ile taşınmazın bulunduğuyerdeki defterdarlık tarafından görevlendirilecek iki temsilciden oluşankomisyon tarafından ve gerektiğinde bilirkişi mütalaası alınmak suretiyletakdir edilecek değeri üzerinden, borçlu kurumun da uygun görüşü alınarak Kurumbütçesinin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin Kurumca satınalınabilir.
Bu idarelerin satın alınan taşınmazlarının tapu işlemlerine esasolan ve birinci fıkrada belirtilen şekilde tespit edilen değerine eşit tutardaKuruma ait olan ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerince 6183sayılı Kanun kapsamında takip edilen işsizlik sigortası prim borcu, satın almaişlemi sonuçlandığında Sosyal Güvenlik Kurumunca terkin edilir.
Bu madde hükümleri, birinci fıkrada sayılan kuruluşlar dışındakalan, borcunu ödemede çok zor duruma düştüğü Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlıdenetim elemanlarının inceleme raporu ile tespit edilen ve Sosyal GüvenlikKurumuna bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilenişsizlik sigortası prim borcu bulunan diğer mükelleflerin (tüzel kişiliğibulunanların ortaklarına ait olanlar dahil) taşınmazları için de uygulanabilir.
Bu madde uyarınca Kurum tarafından satın alınan taşınmazlardan,Maliye Bakanlığınca kamu hizmetlerinde kullanılmak veya gerektiğinde genelhükümlere göre değerlendirilmek üzere talep edilenler, Kurum Yönetim Kurulununuygun görüşü ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı onayıyla bedeli karşılığındaHazineye devredilir.
Devir bedeli; bu madde uyarınca satın alınan taşınmazlar içinsatın alma bedeli, satın alma tarihinden altı ay geçtikten sonra devir halindesatın alınan bedele geçen sürede yeniden değerleme oranı kadar artış yapılmaksuretiyle belirlenir. Devir bedeli Fona aktarılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sosyal GüvenlikKurumu ve Kurum tarafından müştereken belirlenir.”
MADDE 27- 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye AitTaşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda DeğişiklikYapılması Hakkında Kanunun ek 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihten” ibaresi “18/4/2013 tarihinden” şeklindedeğiştirilmiş, aynı fıkraya “kullanma izni bedeli” ibaresinden sonra gelmeküzere “ile mevcut tesisle proje bütünlüğü bulunan ve izinsiz kullanılan alanlariçin ön izin verilmesi, irtifak hakkı tesis edilmesi ve/veya kullanma izniverilmesi halinde ecrimisil ve katılım payı” ibaresi eklenmiş, altıncıfıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu cümleden sonragelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“İhale sonucunda en yüksek teklifte bulunan yatırımcıdan katılımpayı tahsil edilerek kırkdokuz yıl süreyle bağımsız ve sürekli nitelikliirtifak hakkı tesis edilir ve/veya kullanma izni verilir.” “Yatırımıntamamlanması sonrasında irtifak hakkı ve/veya kullanma izni Ulaştırma,Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının uygun görüşü ve Bakanlığın izni iledevredilebilir.”
MADDE 28- 4706 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeeklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 20- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceHazinenin özel mülkiyetindeki veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındakitaşınmazlar üzerinde tersane, tekne imal ve çekek yeri (yat çekek yeri hariç)yatırımı yapılmak amacıyla lehine irtifak hakkı tesis edilen ve/veya adınakullanma izni verilen yatırımcılar tarafından Bakanlığa başvurulması ve buKanunun ek 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen şartların yerinegetirilmesi halinde yeni sözleşme düzenlenmek suretiyle bu yatırımcılar lehinebu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geçerli olmak üzere irtifakhakkı ve/veya kullanma izni bedeli alınmaksızın toplam yıllık hasılattan bindebir oranında pay alınarak kırk dokuz yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikliirtifak hakkı tesis edilir ve/veya kullanma izni verilir. Yatırımıntamamlanması sonrasında irtifak hakkı ve/veya kullanma izni Ulaştırma,Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının uygun görüşü ve Bakanlığın izni iledevredilebilir.
Bu Kanunun ek 2 nci maddesinin beşinci fıkrası kapsamındayatırımcılardan 18/4/2013 tarihinden sonraki dönem için tahsil edilmiş olanecrimisiller alınacak hasılat paylarından mahsup edilir.”
MADDE 29- 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhaleKanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent ve aynı maddeyeaşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“g) Terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuEmniyet Genel Müdürlüğü tarafından bildirilen gerçek ve tüzel kişiler ile bukapsamda olduğu Millî İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından bildirilenyurt dışı bağlantılı gerçek ve tüzel kişiler.”
“Birinci fıkranın (g) bendi kapsamındaki bildirimlere ilişkin usulve esaslar Bakanlar Kurulunca belirlenir. Söz konusu bent kapsamında olduğutespit edilen istekliler ihale dışı bırakılır, ancak bunların teminatlarıhakkında dördüncü fıkrada yer alan hüküm uygulanmaz. Aynı bent kapsamındakiişlemlerin yürütülmesinde görev alan kamu görevlilerinin, yaptıkları iş veişlemler nedeniyle hukukî, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz. Söz konusubent hükümlerine göre yürütülen faaliyetler çerçevesinde elde edilen bilgi vekayıtları, hukuka aykırı olarak kullanan, bir başkasına veren, yayan veya elegeçiren kişi, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinegöre cezalandırılır.”
MADDE 30- 4734 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Kamu alımlarının bölgesel kalkınma ve teknolojik gelişme amaçlıkullanımı
EK MADDE 9- Mal alımlarının; bölgesel kalkınmanın sağlanması,stratejik sektörlerin ve teknoloji transferine dayalı yerli üretimingeliştirilmesi, proje bazlı yatırımlar ile araştırma, geliştirme veyenilikçiliğin teşvik edilmesi amaçlarına yönelik olarak temin edilmesi halinde bu madde hükümleri uygulanır.
İhtiyaçlar, ilan yapılmak ya da davet edilmek suretiyle bir veyabirden fazla alım kapsamında, bir veya daha fazla istekliden süre, miktar ya dakısımlar bakımından bölünerek de karşılanabilir. İhtiyacın özelliğine göreteknik şartlar, maliyet ile performans kriterleri ve sözleşme koşullarımüzakere edilebilir ve gerekli hallerde idareler ile istekliler arasındaişbirliği yapılabilir.
Yerli üretim yapma şartı ile yerli katkı şartının öngörüldüğüalımlarda bu şartların nasıl yerine getirileceğine ilişkin hususlara dokümandayer verilir.
Bu madde kapsamındaki mal alımları, sadece yurtiçinde üretilenmalları teklif eden isteklilerin veya bölgesel kalkınma programı uygulananillerde üretilen malları teklif eden isteklilerin katılımına açıkgerçekleştirilebilir. Yurtiçinde üretilen malları teklif eden isteklilerinkatılımına açık olan mal alımlarında, bölgesel kalkınma programı uygulananillerde üretilen malları teklif eden istekliler lehine %15 oranına kadar fiyatavantajı sağlanabilir.
Mal alımlarında, ihtiyacın belli kısmının yüklenici tarafından,bölgesel kalkınma programı uygulanan illerde üretim yapan veya faaliyetgösteren diğer gerçek veya tüzel kişilerden tedarik edilmesi veya sağlanmasıyönünde dokümanda düzenleme yapılabilir.
Stratejik sektörlerde ve yurtiçinde üretimi bulunmayan veyasınırlı bulunan orta-yüksek ve yüksek teknoloji transferine dayalı yerliüretimin geliştirilmesi, araştırma, geliştirme ve yenilikçiliğin teşvikedilmesi, bölgesel kalkınmanın sağlanması amaçlarına ve proje bazlı yatırımlarayönelik mal alımlarında yerli üretim, yerli katkı, yatırım, istihdam, ihracatve teknoloji transferi gibi şartların bir veya birkaçının yerine getirilmesi veayrıca maliyet ve performans kriterlerinin karşılanması şartıyla alım garantisiverilebilir. Ayrıca, Millî Eğitim Bakanlığının eğitim ve öğretime yönelik bilgive iletişim teknolojilerine ilişkin mal ve hizmet alımlarında da alım garantisiverilebilir.
Bölgesel kalkınma programları kapsamında Devlet Malzeme Ofisi,idarelerin ihtiyaçlarını ana statüsünde yer alan mallarla sınırlı kalmaksızıntemin edebilir ve bu alımlarda bu Kanunun 3 üncü maddesinin (g) bendinde yeralan parasal limit iki kat olarak uygulanır.
Bu madde kapsamında yapılacak alımlara ilişkin; alım yapacakidareler, alım yapılacak ürünler, alım garantisi verilecek ürünler ve garantisüreleri, ürünün yerli katkı oranı, uygulanacak fiyat avantajı oranı ve süresi,yüklenme süresi, miktar, parasal limitler, alım yöntem ve kuralları, fiyatfarkı, iş artışı ve eksilişi ile sözleşmeye ilişkin hususları da kapsayanuygulama usul ve esasları ile sınırlamalar Bakanlar Kurulu kararı ilebelirlenir.
Bu madde kapsamında yapılacak alımlarda, ceza, ihalelerdenyasaklama ve sonuç bildirimine ilişkin hükümleri hariç olmak üzere bu Kanun ve4735 sayılı Kanun hükümleri ile ilgili mevzuatında yüklenmeyle ilgili süre,konu ve diğer sınırlamalar uygulanmaz.
Diğer kanunlarda yer alan kamu alım garantisi ile ilgilisınırlamalar ve şartlar, bu madde kapsamında kamu alım garantisi yoluylayapılacak alımlarda uygulanmaz. Aynı şekilde bu maddede yer alan kamu alımgarantisi ile ilgili hükümler, diğer kanunların kamu alım garantisi ile ilgilihükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.”
MADDE 31- 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı BankacılıkKanununun 134 üncü maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekildedeğiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturulmasına karar verilmesindenitibaren iki yıl içerisinde ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan varlıklar ileilgili işletmelere ait menkul, gayrimenkul ve her türlü hak ve alacaklar ileüçüncü kişiler nezdindekiler de dahil nakit varlıklarının imtiyazlı alacaklılardâhil üçüncü kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışı talepedilemez, mahcuzların maliklerinin iflasına karar verilemez, ilgili takyidatlarhakkında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.”
“Temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fontarafından devralınan şirketler veya Fon iştiraklerince alınan tescile tabi tümkararlar, yönergeler, sirküler ile imza beyannameleri Fonun talebi üzerinenoter onayı şartı aranmaksızın ticaret sicil müdürlüklerince vergi, resim veharca tabi olmaksızın resen tescil ve ilan edilir.”
MADDE 32- 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar veToplu İş Sözleşmesi Kanununun 63 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdakişekilde değiştirilmiştir.
“(1) Karar verilmiş veya başlanmış olan kanuni bir grev veyalokavt; genel sağlığı veya millî güvenliği, büyükşehir belediyelerinin şehiriçi toplu taşıma hizmetlerini, bankacılık hizmetlerinde ekonomik veya finansalistikrarı bozucu nitelikte ise Bakanlar Kurulu bu uyuşmazlıkta grev ve lokavtıaltmış gün süre ile erteleyebilir. Erteleme süresi, kararın yayımı tarihindebaşlar.”
MADDE 33- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin ek 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesine “Ancak,”ibaresinden sonra gelmek üzere “bu kişilere kayyım sıfatıyla TasarrufMevduatı Sigorta Fonu tarafından yönetilen şirketlerde yapılacakgörevlendirmeler dolayısıyla Fon Kurulunca belirlenecek tutarda yapılacaködemeler ile” ibaresi eklenmiştir.
TMSF’nin kayyım olarak atandığı şirketlerin kefaleti
MADDE 34- (1) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarakatandığı şirketlerde, şirketin doğrudan veya dolaylı borçlarının ödenmesi içinöncelikle şirket lehine kefil olan ve şahsi malvarlığı değerlerine kayyımatanmamış ortak, yönetici veya üçüncü gerçek veya tüzel kişilerin malvarlığınamüracaat edilir. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, bu kapsamda şirket borçlarınınödenmesi ya da şirket sermaye ihtiyacının karşılanmasını teminen öncelikleşahsi malvarlığı değerlerine kayyım atanmamış kefillerin varlıklarına müracaatedilmek kaydıyla kefillerin varlıklarının doğrudan veya ticari ve iktisadibütünlük yoluyla satılması konusunda yetkilidir.
(2) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atandığışirketlerin, müşterek müteselsil borçluluğu kapsayan kefaletler dahil, kefilolduğu borçlarda ise kayyımlık kararının devamı süresince borcun öncelikle asılborçludan ya da diğer kefillerden tahsili yoluna gidilir.
(3) 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bu maddenin birincifıkrasında yapılan değişiklik hükümleri, 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameninyayımlandığı tarih itibarıyla başlatılmış olan takip ve tahsil işlemlerihakkında da uygulanır.
MADDE 35- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 36- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, RecepKÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, HasanTahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ’in katılımlarıyla 28/3/2018 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİNtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu Kanun, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Kanun’un Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti Talebinin İncelenmesi
3. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kanun’un olağanüstü hâlkanun hükmünde kararnamesinin (OHAL KHK’sı) onaylanmasından ibaret olduğu, OHALKHK’sı ile olağanüstü hâlle ilgisi olmayan, olağanüstü hâlin gerekli kılmadığıkonularda, olağanüstü hâlin kapsamını ve süresini aşan düzenlemelerinöngörüldüğü, yürürlükteki kanunlarda genel ve sürekli nitelikte değişiklikleryapıldığı, olağanüstü hâl döneminde temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasıveya durdurulması hâllerinin kanunla düzenlenmesi gerektiği hâlde OHAL KHK’sıile hükme bağlandığı, bu nedenlerle Cumhurbaşkanının başkanlığında toplananBakanlar Kuruluna tanınan olağanüstü hâllerle ilgili ve sınırlı düzenleme yapmayetkisinin aşıldığı ve yasama yetkisinin gasp edildiği, OHAL KHK’sında yer alanhükümlerin tamamının Bakanlar Kurulu üyelerince okunmadan ve söz konusudüzenlemelerin hazırlanmasından önce imzalandığı, bu itibarla Cumhurbaşkanınınbaşkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun iradesinin oluşmadığı, Türkiye BüyükMillet Meclisi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) öngördüğü otuz günlük süre içinde TürkiyeBüyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda görüşülmemesi sebebiyle OHALKHK’sının bu niteliğini yitirdiği, anılan süreden sonra görüşülüp kararabağlanmasının ise niteliğini kaybetmiş olan OHAL KHK’sını geçerli hâlegetirmeyeceği, OHAL KHK’sının Meclis kararı ile onaylanması gerekirken kanunlaonaylanmasının yasama yetkisinin gaspı sonucunu doğurduğu belirtilerek Kanun’unAnayasa’nın Başlangıç’ı ile 2., 6., 7., 11. ve 121. maddelerine aykırı olduğuve öncelikle yokluğunun tespitine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
4. Anayasa’nın 87. maddesinde kanun koymak, değiştirmek vekaldırmak, TBMM’nin görev ve yetkileri arasında sayılmış; 89. maddesinde deCumhurbaşkanının TBMM’ce kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlayacağı,yayımlanmasını uygun bulmadığı kanunları ise bir daha görüşülmek üzere aynısüre içinde TBMM’ye geri göndereceği belirtilmiştir.
5. Kanun tasarı ve tekliflerinin TBMM’de görüşülerek kabuledilmesi, söz konusu tasarı veya teklifin kanunlaşması sonucunu doğurmakta; birbaşka deyişle TBMM’nin tasarı ve teklifin kabulü yönündeki iradesi, kanununvarlık kazanması için gerekli ve yeterli bulunmaktadır. Cumhurbaşkanının birkanunu yayımlaması, TBMM’nin bu yöndeki kabulü ile vücut bulan kanuna yenidenvarlık sağlamadığı gibi bir daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri göndermesi dekanunun varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Belirtilen nedenle Cumhurbaşkanınınkanunu yayımlama iradesi ve kanunun Resmî Gazete’de yayımlanması, kanununaleniyet kazanması ve yürürlüğe girmesi bakımından önem taşımaktadır.
6. Bir normun yokluğu, hukuk dünyasında hiç doğmamışolduğunun ifadesidir. Normun varlığı ise, o normun yürürlüğe girmesine veuygulanmasına bağlı bulunmamaktadır. Varlık, yürürlük ve uygulanma kavramlarıbirbirinden farklı olup varlık, bir normun hukuk âleminde vücutbulmasını ifade etmektedir. Kanunlar bakımından yokluk, parlamento iradesininbulunmaması gibi durumlarda, başka bir ifadeyle bir normun varlığının zorunlukoşulları bulunmadığı takdirde söz konusu olabilecektir.
7. Yokluktan farklı olan hukuka aykırılık hâli ise hukukâleminde var olan normun, hukukun öngördüğü usul ve esaslar çerçevesindeçıkarılmaması anlamını taşımaktadır. Hukuka aykırılık hâli ne kadar ağır veaçık olursa olsun bir normun hukuka aykırı olması, zorunlu koşullarınınbulunması suretiyle var olan o normun yokluğu sonucunu doğurmaz. Bu nedenlekanunların veya kanun hükümlerinin Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamındaincelenmesi gereken hususlarda Anayasa’ya aykırılığının tespiti, ilgili kanunveya kanun hükümlerinin yokluğunu değil iptalini gerekli kılar.
8. Dava dilekçesinde Kanun’un Anayasa’ya aykırılığı yolundaileri sürülen hususlar ile Kanun’da yer alan düzenlemelerin niteliği, Kanun’unvarlık kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden, söz konusukuralların Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamında incelenmesini ve bu incelemeneticesinde varılacak sonuca göre ilgili kuralın iptalini ya da iptal talebininreddini gerekli kılmaktadır.
9. Açıklanan nedenlerle, Kanun’un yok hükmünde olduğununtespiti talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Kadir ÖZKAYA ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu sonucafarklı gerekçeyle katılmışlardır.
B. Kanun’un Şekil Bakımından Anayasa’ya Aykırı Olduğu Gerekçesiyleİptali Talebinin İncelenmesi
10. Dava dilekçesinde özetle; OHAL KHK’larının, TBMM’degörüşülmesi için İçtüzük’te öngörülen otuz günlük sürenin bitiminin ardındandava konusu Kanun’a dayanak teşkil eden OHAL KHK’sının TBMM’ce kabuledilmesinin eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olduğu ve İçtüzük’ündeğiştirilmesine ilişkin Anayasa ve İçtüzük’te yer alan usul hükümlerineuyulmadığı, öte yandan Kanun’un doğrudan uygulanabilir şekildeki Anayasahükümlerine aykırı düzenlemeler içermesi nedeniyle maddi anlamda Anayasadeğişikliği niteliğinde olduğu ve Anayasa değişiklikleri için özel olarakAnayasa’da öngörülmüş teklif ve oylama çoğunluğu ile iki kez görüşmekoşullarının yerine getirilmediği belirtilerek Kanun’un şekil bakımındanAnayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
11. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşve Görevleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca Kanun ilgisi nedeniyleAnayasa’nın 148. maddesi yönünden de incelenmiştir.
12. Kanunların esas bakımından Anayasa’ya uygunluk denetimi;kanunun içeriği, bir başka ifadeyle kanunun maddi hukuk dünyasında yarattığıdeğişiklik bakımından Anayasa’ya uygun olup olmadığını ifade etmektedir. Şekilbakımından uygunluk ise teklif ve tasarıların kanunlaşabilmesi için, diğer biranlatımla maddi olarak varlık kazanabilmesi için Anayasa’da öngörülen usullereuyulup uyulmadığının denetimini ifade etmektedir.
13. Anayasa’nın 148. maddesinin ikinci fıkrasında, kanunlarınşekil bakımından denetlenmesinin son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıpyapılmadığı hususu ile sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
14. Anayasa’nın 148. maddesinin gerekçesinde de Genel Kurultarafından yapılan son oylamadan önce vücut bulan şekil bozukluklarını GenelKurulun bildiği veya bilmesi gerektiğinin varsayıldığı belirtilerek son oylamadanönce yapılan şekil bozukluklarının iptale neden olamayacağı ifade edilmiş ve “GenelKurulun oylama yapıp kanunu kabul etmesi, şekil bozukluğunu, o kanunu kabuletmemek için yeterli neden saymadığı yolunda bir irade tecellisidir. En büyükorgan genel kuruldur. Onun iradesi hilafına bir sonuç çıkarmak hukukun anaesaslarına aykırı düşer. Bu nedenle son oylamadan önceki şekil bozuklukları,iptal sebebi sayılmamıştır.” denilmiştir.
15. Anayasa’nın 148. maddesinin açık hükmü ve gerekçesikarşısında kanunların şekil bakımından denetiminde, son oylamanın öngörülençoğunlukla yapılıp yapılmadığından başka bir hususun esas alınmasına ve busuretle kanunların şekil bakımından denetimlerinin yapılabilmesine imkânbulunmamaktadır.
16. Anayasa’nın “Toplantı ve karar yeter sayısı” başlıklı96. maddesinde, ”Türkiye Büyük Millet Meclisi, yapacağı seçimler dahilbütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır. Türkiye BüyükMillet Meclisi, Anayasada başkaca bir hüküm yoksa toplantıya katılanların saltçoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üyetamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz” denilmektedir. Buçerçevede TBMM’nin bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri olan 184milletvekiliyle toplanması, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kararvermesi ve karar yeter sayısının hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birininbir fazlası olan 139 milletvekilinden az olmaması gerekmektedir.
17. Kanun’un görüşülmesine ilişkin TBMM Genel Kurul tutanaklarınınincelenmesinden KHK’nın tümü üzerindeki oylamanın açık oylama yöntemiyleyapıldığı ve kullanılan 266 oyun 236’sının kabul, 30’unun ret olduğu ve sonoylamanın Anayasa’nın 96. maddesinde öngörülen çoğunlukla yapıldığıanlaşıldığından, Anayasa’nın 148. maddesine aykırılık bulunmamaktadır.
18. Öte yandan dava dilekçesinde yer alan diğer Anayasa’yaaykırılık iddialarının Kanun’un şekil bakımından denetimini gerektirmesi, budenetimin ise son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı hususuylasınırlı olması nedeniyle söz konusu aykırılık iddialarının incelenmesi AnayasaMahkemesinin denetim yetkisi kapsamı dışında kalmaktadır.
19. Açıklanan nedenlerle, son oylamasının Anayasa’daöngörülen çoğunlukla yapıldığı açık olan Kanun, Anayasa’nın 148. maddesineaykırı değildir. Şekil bakımından iptal talebinin reddi gerekir.
IV. HÜKÜM
1/2/2018 tarihli ve 7071 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında BazıDüzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiştirilerekKabul Edilmesine Dair Kanun’un;
A. Yok hükmünde olduğunun tespiti talebinin REDDİNE,
B. Şekil bakımından Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptaltalebinin REDDİNE,
31/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
FARKLI GEREKÇE
Dava konusu Kanun’un yokhükmünde olduğunun tespiti yönündeki talebin reddine ilişkin karara, AnayasaMahkemesinin 31/5/2018 tarihli ve E.2018/42, K.2018/48 sayılı kararına yazdığımfarklı gerekçeyle katılıyorum.
Başkan
Zühtü ARSLAN
FARKLI GEREKÇE
Mahkememiz çoğunluğu, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların“Kanun’un varlık kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden” yokhükmünde olduğunun tespiti yönündeki talebin reddine karar vermiştir.
Çoğunluğun red sonucuna, Anayasa Mahkemesinin 31/5/2018tarihli ve E.2018/42, K.2018/48 sayılı kararına Başkan Zühtü ARSLAN’ın yazdığıfarklı gerekçeyle katılıyoruz.
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ