ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2018/40
Karar Sayısı : 2018/67
Karar Tarihi : 31/5/2018
R.G. Tarih- Sayı : 30/6/2018– 30464 (2. Mükerrer)
İPTAL DAVASINI AÇAN: TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte124 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU:1/2/2018 tarihli ve 7074sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında KanunHükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine DairKanun’un;
A. Yok hükmünde olduğunun, Anayasa’nın Başlangıç’ı ile 2., 6.,7., 11. ve 121. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek tespitine,
B. Yok hükmünde olduğunun kabul edilmemesi hâlinde şekilbakımından Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptaline,
karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
İptali talep edilen 7074 sayılı Kanun şöyledir:
“OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI DÜZENLEMELER YAPILMASI HAKKINDAKANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN
Kanun No. 7074 KabulTarihi: 1/2/2018
MADDE 1- 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle MücadeleKanununa aşağıdaki ek madde ile geçici madde eklenmiştir.
“EK MADDE 3- 21 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (h), (i) ve(j) bentleri kapsamında terör eylemi nedeniyle yaralanmış olup ilgilimevzuatına göre malul sayılmamaları nedeniyle aylık bağlanamayanlardan,talepleri üzerine 13/7/1953 tarihli ve 4/1053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıylayürürlüğe konulan Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamnamehükümlerine göre derece tespiti yapılanlara, bu dereceleri esas alınarakaşağıda yazılı gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucubulunacak tutarda, nakdi tazminat karar tarihini takip eden aybaşından başlamaküzere aylık bağlanır.
Dereceler
Göstergeler
1
22.382
2
20.821
3
19.259
4
17.698
5
16.136
6
14.616
Ancak, herhangi bir sigortalılık statüsüne tabiçalışmaları olanlara bağlanacak ilk aylığın tutarı, aylık bağlanmasına ilişkinşartlar aranmaksızın bu aylığa hak kazanıldığı tarihteki unsurlar ve mevcuthizmet süreleri esas alınarak hesaplanacak emekli veya yaşlılık aylığının % 25artırımlı tutarından az olamaz. Bunlardan aylık başlangıç tarihinden önceilgili mevzuatı uyarınca aylık bağlanmış olanlara, durumuna göre belirlenecekgösterge rakamı karşılığı bulunacak aylık miktarından az olmamak üzere, aylıkbaşlangıç tarihinde ödenmekte olan veya aylıkları kesilmiş olanlar içinödenebilecek emekli, yaşlılık veya malullük aylıkları % 25 oranında artırılır.Bu madde uyarınca aylık bağlananlar hakkında 5510 sayılı Kanunun 5 incimaddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükümleri uygulanır. Bu aylıklar,vefatları halinde, anne ve baba için herhangi bir şart aranmaksızın, 5510sayılı Kanunun 34 üncü maddesi esas alınarak hak sahiplerine ölüm aylığı olarakintikal ettirilir. Bu şekilde aylığa hakkazanılmasından önce geçen her türlü sigortalılıkve prim ödeme süreleri, iştirakçilik ve fiili hizmet süreleri ile bunlarınitibari ve fiili hizmet süresi zammı olarak değerlendirilen süreleri; aylığa hak kazanılmasından sonra geçen sigortalılık veçalışma sürelerinin tabi olacağı sigortalılık haliyle birleştirilmez vesonradan geçen sigortalılık veya çalışma süreleri yaşlılık/emekli, malullük yada ölüm/dul veya yetim aylığı bağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasındailgili mevzuatına göre ayrı bir çalışma veya sigortalılık süresi olarakdeğerlendirilir. Bu şekilde aylık bağlananlardan, 5510 sayılı Kanunun 4 üncümaddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlara,ikramiyeye esas hizmet süreleri için ayrıca emekli ikramiyesi ödenir. Ayrıca,aylık bağlandıktan sonraki çalışmaları için 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncümaddesi hükümleri uygulanmaz.
Bu madde uyarınca aylıkbağlananlardan söz konusu yaralanmalarına bağlı olarak sonradan malulolduklarına karar verilenlere, karar tarihini takip eden aybaşından itibarenilgisine göre bu Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası hükümleri uygulanırve bu madde hükümlerine göre bağlanmış olan aylıkları vazife malullüğüaylığının başladığı tarihten itibaren kesilir. Bunlardan emekli ikramiyesinehak kazanacak olanların emekli ikramiyesinin hesabında daha önce ikramiyeödenen süreler dikkate alınmaz. Bu Kanunun 21 inci maddesi kapsamında vazifemalullüğü aylığı bağlanmış olup, kontrol muayenesi sonucunda maluliyetlerininsona erdiğine karar verilenlerden bu madde kapsamına girenlere, vazifemalullüğü aylığına hak kazanıldığı tarihteki mevcuthizmet süreleri, unsurlar ve memur aylık katsayısı ile varsa almakta olduklarıaylıklar esas alınarak birinci fıkra uyarınca hesaplanacak tutarın; aylıkartışları ile artırılması sonucu bulunacak tutar üzerinden vazife malullüğününkesildiği tarihten itibaren bu madde hükümleri uyarınca aylık bağlanır. Ancak,bu kapsamda aylık bağlanması sebebiyle ikramiye ödenmez.
Bu maddedeki hükümler saklıkalmak kaydıyla bağlanan bu aylıklar hakkında vazife malullüğü aylığı hükümleriuygulanır ve Sosyal Güvenlik Kurumuncabağlanan aylıklar her yıl sonunda faturası karşılığında Maliye Bakanlığındantahsil edilir.”
“GEÇİCİ MADDE 17- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 21inci maddenin birinci fıkrasının (a), (h), (i) ve (j) bentleri kapsamında teröreylemi nedeniyle yaralanmış olup ilgili mevzuatına göre malul sayılmamalarınedeniyle aylık bağlanamayanlardan talepte bulunanlara, bu maddenin yürürlüğegirdiği tarihteki hizmetsüreleri, unsurlar ve memur aylık katsayısı ile ödenmekte olan aylıkları esasalınarak ek 3 üncü madde hükümlerine göre tespit olunacak tutarda bu maddeninyürürlüğe girdiği takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır.”
MADDE 2- 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun3 üncü maddesinin (c) bendinde yer alan “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınınbanknot ve kıymetli evrak üretim ve basımı ile ilgili mal veya hizmetalımları,” ibaresi “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının teknolojiye,güvenliğe, banknot ve kıymetli evrak üretimi ve basımına ilişkin mal ve hizmetalımları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının dış kaynak temini ve danışmanlıkhizmeti alımları;” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 3- 4734 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeeklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 18- 11 inci maddenin birinci fıkrasının (g) bendihükümleri, 10/11/2016 tarihli ve 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında BazıDüzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiştirilerekKabul Edilmesine Dair Kanunun 19 uncu maddesi kapsamında kayyımlık yetkisiTasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen veya Tasarruf Mevduatı SigortaFonunun kayyım olarak atandığı şirketler hakkında uygulanmaz.”
MADDE 4- 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve TerörleMücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun 5 inci maddesininbirinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “cenaze giderleri” ibaresi “cenazegiderlerinin” şeklinde değiştirilmiş ve “ile Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmayıTeşvik Fonundan yapılan yardımların” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 5- 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı BankacılıkKanununun 143 üncü maddesine birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdakifıkra eklenmiştir.
“Sermayesinin yarıdan fazlası doğrudan veya dolaylı olarak kamuyaait olan veya kamu tarafından kontrol edilen bankaların alacaklarının varlıkyönetim şirketlerine satışında uygulanacak usul ve esasları belirlemeye Kurulyetkilidir.”
MADDE 6- 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye PiyasasıKanununun 92 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(3) Bu madde kapsamında Kurul tarafından açılan dava ve takiplerile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde Kurul her türlü harç veteminattan muaftır.”
MADDE 7- 6362 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin ikincifıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(2) 92 nci maddenin birinci ve üçüncü fıkraları bu maddebakımından da uygulanır.”
MADDE 8- 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı TüketicininKorunması Hakkında Kanunun 45 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekildeve aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “doksan gün” ibaresi “yüzseksengün” şeklinde değiştirilmiştir.
“(1) Ön ödemeli konut satışında sözleşme tarihinden itibarenyirmidört aya kadar tüketicinin herhangi bir gerekçe göstermedensözleşmeden dönme hakkı vardır. Sözleşmeden dönülmesi durumunda satıcı; konutunsatışı veya satış vaadi sözleşmesi nedeniyle oluşan vergi, harç ve benzeriyasal yükümlülüklerden doğan masraflar ile sözleşme tarihinden itibaren ilk üçay için sözleşme bedelinin yüzde ikisine, üç ila altı ay arası için yüzdedördüne, altı ila oniki ay arası için yüzde altısına ve oniki ila yirmidört ayarası için de yüzde sekizine kadar tazminatın ödenmesini isteyebilir.”
MADDE 9- 19/8/2016 tarihli ve 6741 sayılı Türkiye Varlık FonuYönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik YapılmasınaDair Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“d) İktisadi devlet teşekküllerinden, bunların müessese, bağlıortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıkları ve iştiraklerindeki kamupaylarından, sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası Devlete ve/veya diğerkamu tüzel kişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu paylarından,sermayesinin tamamı kamuya ait olan ticari amaçlı kuruluşların sahip olduğuhisse ve varlıklardan, Devletin diğer iştiraklerindeki kamu paylarından veHazineye ait paylardan Bakanlar Kurulu tarafından Türkiye Varlık Fonunaaktarılmasına veya Şirket tarafından yönetilmesine karar verilenlerden,”
MADDE 10- 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü HalKapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiştirilerekKabul Edilmesine Dair Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendiaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“a) Gözaltı süresi, şüphelinin yakalama yerine en yakın hâkim veyamahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yedigünü geçemez. Delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğunedeniyle Cumhuriyet savcısı, gözaltı süresinin yedi gün süreyle uzatılmasınayazılı olarak emir verebilir.”
MADDE 11- 8/11/2016 tarihli ve 6755 sayılı Olağanüstü Hal KapsamındaAlınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair DüzenlemeYapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul EdilmesineDair Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “otuzgünü geçemez” ibaresi “şüphelinin yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeyegönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yedi günügeçemez” şeklinde değiştirilmiş, aynı bende aşağıdaki cümle eklenmiş ve aynıfıkranın (m) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
“Delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğunedeniyle Cumhuriyet savcısı, gözaltı süresinin yedi gün süreyle uzatılmasınayazılı olarak emir verebilir.”
GEÇİCİ MADDE 1- 684 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımıtarihinden önce, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinciKitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerindetanımlanan suçlar, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunukapsamına giren suçlar ve toplu işlenen suçlar nedeniyle gözaltına alınankişiler hakkında gözaltı süresi en çok otuz gün olarak uygulanır.
MADDE 12- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 13- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, RecepKÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, HasanTahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ’in katılımlarıyla 28/3/2018 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİNtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu Kanun, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Kanun’un Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti Talebinin İncelenmesi
3. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kanun’un olağanüstü hâlkanun hükmünde kararnamesinin (OHAL KHK’sı) onaylanmasından ibaret olduğu, OHALKHK’sı ile olağanüstü hâlle ilgisi olmayan, olağanüstü hâlin gerekli kılmadığıkonularda, olağanüstü hâlin kapsamını ve süresini aşan düzenlemelerinöngörüldüğü, yürürlükteki kanunlarda genel ve sürekli nitelikte değişiklikleryapıldığı, olağanüstü hâl döneminde temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasıveya durdurulması hâllerinin kanunla düzenlenmesi gerektiği hâlde OHAL KHK’sıile hükme bağlandığı, bu nedenlerle Cumhurbaşkanının başkanlığında toplananBakanlar Kuruluna tanınan olağanüstü hâllerle ilgili ve sınırlı düzenleme yapmayetkisinin aşıldığı ve yasama yetkisinin gasp edildiği, OHAL KHK’sında yer alanhükümlerin tamamının Bakanlar Kurulu üyelerince okunmadan ve söz konusudüzenlemelerin hazırlanmasından önce imzalandığı, bu itibarla Cumhurbaşkanınınbaşkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun iradesinin oluşmadığı, Türkiye BüyükMillet Meclisi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) öngördüğü otuz günlük süre içinde TürkiyeBüyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda görüşülmemesi sebebiyle OHALKHK’sının bu niteliğini yitirdiği, anılan süreden sonra görüşülüp kararabağlanmasının ise niteliğini kaybetmiş olan OHAL KHK’sını geçerli hâlegetirmeyeceği, OHAL KHK’sının Meclis kararı ile onaylanması gerekirken kanunlaonaylanmasının yasama yetkisinin gaspı sonucunu doğurduğu belirtilerek Kanun’unAnayasa’nın Başlangıç’ı ile 2., 6., 7., 11. ve 121. maddelerine aykırı olduğuve öncelikle yokluğunun tespitine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
4. Anayasa’nın 87. maddesinde kanun koymak, değiştirmek vekaldırmak, TBMM’nin görev ve yetkileri arasında sayılmış; 89. maddesinde deCumhurbaşkanının TBMM’ce kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlayacağı,yayımlanmasını uygun bulmadığı kanunları ise bir daha görüşülmek üzere aynısüre içinde TBMM’ye geri göndereceği belirtilmiştir.
5. Kanun tasarı ve tekliflerinin TBMM’de görüşülerek kabuledilmesi, söz konusu tasarı veya teklifin kanunlaşması sonucunu doğurmakta; birbaşka deyişle TBMM’nin tasarı ve teklifin kabulü yönündeki iradesi, kanununvarlık kazanması için gerekli ve yeterli bulunmaktadır. Cumhurbaşkanının birkanunu yayımlaması, TBMM’nin bu yöndeki kabulü ile vücut bulan kanuna yenidenvarlık sağlamadığı gibi bir daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri göndermesi dekanunun varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Belirtilen nedenle Cumhurbaşkanınınkanunu yayımlama iradesi ve kanunun Resmî Gazete’de yayımlanması, kanununaleniyet kazanması ve yürürlüğe girmesi bakımından önem taşımaktadır.
6. Bir normun yokluğu, hukuk dünyasında hiç doğmamışolduğunun ifadesidir. Normun varlığı ise, o normun yürürlüğe girmesine veuygulanmasına bağlı bulunmamaktadır. Varlık, yürürlük ve uygulanma kavramlarıbirbirinden farklı olup varlık, bir normun hukuk âleminde vücutbulmasını ifade etmektedir. Kanunlar bakımından yokluk, parlamento iradesininbulunmaması gibi durumlarda, başka bir ifadeyle bir normun varlığının zorunlukoşulları bulunmadığı takdirde söz konusu olabilecektir.
7. Yokluktan farklı olan hukuka aykırılık hâli ise hukukâleminde var olan normun, hukukun öngördüğü usul ve esaslar çerçevesindeçıkarılmaması anlamını taşımaktadır. Hukuka aykırılık hâli ne kadar ağır veaçık olursa olsun bir normun hukuka aykırı olması, zorunlu koşullarınınbulunması suretiyle var olan o normun yokluğu sonucunu doğurmaz. Bu nedenlekanunların veya kanun hükümlerinin Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamındaincelenmesi gereken hususlarda Anayasa’ya aykırılığının tespiti, ilgili kanunveya kanun hükümlerinin yokluğunu değil iptalini gerekli kılar.
8. Dava dilekçesinde Kanun’un Anayasa’ya aykırılığı yolundaileri sürülen hususlar ile Kanun’da yer alan düzenlemelerin niteliği, Kanun’unvarlık kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden, söz konusukuralların Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamında incelenmesini ve bu incelemeneticesinde varılacak sonuca göre ilgili kuralın iptalini ya da iptal talebininreddini gerekli kılmaktadır.
9. Açıklanan nedenlerle, Kanun’un yok hükmünde olduğununtespiti talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Kadir ÖZKAYA ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu sonucafarklı gerekçeyle katılmışlardır.
B. Kanun’un Şekil Bakımından Anayasa’ya Aykırı Olduğu Gerekçesiyleİptali Talebinin İncelenmesi
10. Dava dilekçesinde özetle; OHAL KHK’larının, TBMM’degörüşülmesi için İçtüzük’te öngörülen otuz günlük sürenin bitiminin ardındandava konusu Kanun’a dayanak teşkil eden OHAL KHK’sının TBMM’ce kabuledilmesinin eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olduğu ve İçtüzük’ündeğiştirilmesine ilişkin Anayasa ve İçtüzük’te yer alan usul hükümlerineuyulmadığı, öte yandan Kanun’un doğrudan uygulanabilir şekildeki Anayasahükümlerine aykırı düzenlemeler içermesi nedeniyle maddi anlamda Anayasadeğişikliği niteliğinde olduğu ve Anayasa değişiklikleri için özel olarakAnayasa’da öngörülmüş teklif ve oylama çoğunluğu ile iki kez görüşmekoşullarının yerine getirilmediği belirtilerek Kanun’un şekil bakımındanAnayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
11. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşve Görevleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca Kanun ilgisi nedeniyleAnayasa’nın 148. maddesi yönünden de incelenmiştir.
12. Kanunların esas bakımından Anayasa’ya uygunluk denetimi; kanununiçeriği, bir başka ifadeyle kanunun maddi hukuk dünyasında yarattığı değişiklikbakımından Anayasa’ya uygun olup olmadığını ifade etmektedir. Şekil bakımındanuygunluk ise teklif ve tasarıların kanunlaşabilmesi için, diğer bir anlatımlamaddi olarak varlık kazanabilmesi için Anayasa’da öngörülen usullere uyulupuyulmadığının denetimini ifade etmektedir.
13. Anayasa’nın 148. maddesinin ikinci fıkrasında, kanunlarınşekil bakımından denetlenmesinin son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıpyapılmadığı hususu ile sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
14. Anayasa’nın 148. maddesinin gerekçesinde de Genel Kurultarafından yapılan son oylamadan önce vücut bulan şekil bozukluklarını GenelKurulun bildiği veya bilmesi gerektiğinin varsayıldığı belirtilerek sonoylamadan önce yapılan şekil bozukluklarının iptale neden olamayacağı ifadeedilmiş ve “Genel Kurulun oylama yapıp kanunu kabul etmesi, şekilbozukluğunu, o kanunu kabul etmemek için yeterli neden saymadığı yolunda birirade tecellisidir. En büyük organ genel kuruldur. Onun iradesi hilafına birsonuç çıkarmak hukukun ana esaslarına aykırı düşer. Bu nedenle son oylamadanönceki şekil bozuklukları, iptal sebebi sayılmamıştır.” denilmiştir.
15. Anayasa’nın 148. maddesinin açık hükmü ve gerekçesi karşısındakanunların şekil bakımından denetiminde, son oylamanın öngörülen çoğunluklayapılıp yapılmadığından başka bir hususun esas alınmasına ve bu suretlekanunların şekil bakımından denetimlerinin yapılabilmesine imkânbulunmamaktadır.
16. Anayasa’nın “Toplantı ve karar yeter sayısı” başlıklı96. maddesinde, ”Türkiye Büyük Millet Meclisi, yapacağı seçimler dahilbütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır. Türkiye BüyükMillet Meclisi, Anayasada başkaca bir hüküm yoksa toplantıya katılanların saltçoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üyetamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz” denilmektedir.Bu çerçevede TBMM’nin bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri olan 184milletvekiliyle toplanması, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kararvermesi ve karar yeter sayısının hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birininbir fazlası olan 139 milletvekilinden az olmaması gerekmektedir.
17. Kanun’un görüşülmesine ilişkin TBMM Genel Kurul tutanaklarınınincelenmesinden KHK’nın tümü üzerindeki oylamanın açık oylama yöntemiyleyapıldığı ve kullanılan 284 oyun 242’sinin kabul, 42’sinin ret olduğu ve sonoylamanın Anayasa’nın 96. maddesinde öngörülen çoğunlukla yapıldığıanlaşıldığından, Anayasa’nın 148. maddesine aykırılık bulunmamaktadır.
18. Öte yandan dava dilekçesinde yer alan diğer Anayasa’yaaykırılık iddialarının Kanun’un şekil bakımından denetimini gerektirmesi, budenetimin ise son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı hususuylasınırlı olması nedeniyle söz konusu aykırılık iddialarının incelenmesi AnayasaMahkemesinin denetim yetkisi kapsamı dışında kalmaktadır.
19. Açıklanan nedenlerle, son oylamasının Anayasa’daöngörülen çoğunlukla yapıldığı açık olan Kanun, Anayasa’nın 148. maddesineaykırı değildir. Şekil bakımından iptal talebinin reddi gerekir.
IV. HÜKÜM
1/2/2018 tarihli ve 7074 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında BazıDüzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiştirilerekKabul Edilmesine Dair Kanun’un;
A. Yok hükmünde olduğunun tespiti talebinin REDDİNE,
B. Şekil bakımından Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptaltalebinin REDDİNE,
31/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
FARKLI GEREKÇE
Dava konusu Kanun’un yokhükmünde olduğunun tespiti yönündeki talebin reddine ilişkin karara, AnayasaMahkemesinin 31/5/2018 tarihli ve E.2018/42, K.2018/48 sayılı kararına yazdığımfarklı gerekçeyle katılıyorum.
Başkan
Zühtü ARSLAN
FARKLI GEREKÇE
Mahkememiz çoğunluğu, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların“Kanun’un varlık kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden” yokhükmünde olduğunun tespiti yönündeki talebin reddine karar vermiştir.
Çoğunluğun red sonucuna, Anayasa Mahkemesinin 31/5/2018tarihli ve E.2018/42, K.2018/48 sayılı kararına Başkan Zühtü ARSLAN’ın yazdığıfarklı gerekçeyle katılıyoruz.
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ