ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2018/46
Karar Sayısı : 2018/52
Karar Tarihi : 31/5/2018
R.G. Tarih- Sayı : 30/6/2018– 30464 (Mükerrer)
İPTAL DAVASINI AÇAN: TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte124 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 6/2/2018tarihli ve 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkinAlınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine DairKanun’un;
A. Yok hükmünde olduğunun, Anayasa’nın Başlangıç’ı ile 2., 6.,7., 8., 9., 11., 15., 121. ve 130. maddelerine aykırılığı ileri sürülerektespitine,
B. Yok hükmünde olduğunun kabul edilmemesi hâlinde şekilbakımından Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptaline,
karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
İptali talep edilen 7080 sayılı Kanun şöyledir:
“OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA KAMU PERSONELİNE İLİŞKİN ALINANTEDBİRLERE DAİR KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN
Kanun No. 7080 KabulTarihi: 6/2/2018
Amaç ve kapsam
MADDE 1- (1) Bu Kanun ile 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü halkapsamında, kamu personeline ilişkin bazı tedbirlerin alınması amaçlanmaktadır.
Kamu personeline ilişkin tedbirler
MADDE 2- (1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik KuruluncaDevletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı,oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatıolan;
a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden,
b) Ekli (2) sayılı listede yer alan kişiler Emniyet GenelMüdürlüğü teşkilatından,
c) Ekli (3) sayılı listede yer alan kişiler Jandarma GenelKomutanlığı teşkilatından,
ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler Sahil GüvenlikKomutanlığı teşkilatından,
başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bukişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanunhükümlerine göre işlem tesis edilir.
(2) Birinci fıkra gereğince kamu görevinden, Emniyet GenelMüdürlüğü teşkilatından, Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatından ve SahilGüvenlik Komutanlığı teşkilatından çıkarılan kişilerin, mahkûmiyet kararıaranmaksızın, rütbe ve/veya memuriyetleri alınır ve bu kişiler görev yaptıklarıteşkilata yeniden kabul edilmezler; bir daha kamu hizmetinde istihdamedilemezler, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; bunlarınuhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu,denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır.Bunların silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilotlisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıflojmanlarından onbeş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlikşirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamazlar. Bu kişiler hakkındailgili bakanlık ve kurumlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirimdebulunulur. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptaledilir.
(3) Birinci fıkra kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar, varsauhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve müsteşar,kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamazlar ve bu unvan,sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamazlar.
Yürürlük
MADDE 3- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 4- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, RecepKÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, HasanTahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ’in katılımlarıyla 28/3/2018 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Volkan HAStarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu Kanun, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Kanun’un Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti Talebinin İncelenmesi
3. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kanun’un olağanüstü hâlkanun hükmünde kararnamesinin (OHAL KHK’sı) onaylanmasından ibaret olduğu, OHALKHK’sı ile olağanüstü hâlle ilgisi olmayan, olağanüstü hâlin gerekli kılmadığıkonularda olağanüstü hâlin kapsamını ve süresini aşan düzenlemelerinöngörüldüğü, yürürlükteki kanunlarda genel ve sürekli nitelikte değişiklikleryapıldığı, olağanüstü hâl döneminde temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasıveya durdurulması hâllerinin kanunla düzenlenmesi gerektiği hâlde OHAL KHK’sıile hükme bağlandığı, bu nedenlerle Cumhurbaşkanının başkanlığında toplananBakanlar Kuruluna tanınan olağanüstü hâllerle ilgili ve sınırlı düzenleme yapmayetkisinin aşıldığı ve yasama yetkisinin gasbedildiği, OHAL KHK’sında yer alanhükümler ile ekli listelerin tamamının Bakanlar Kurulu üyelerince okunmadan vesöz konusu düzenlemelerin hazırlanmasından önce imzalandığı, bu itibarlaCumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun iradesininoluşmadığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) öngördüğü otuzgünlük süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulundagörüşülmemesi sebebiyle OHAL KHK’sının bu niteliğini yitirdiği, anılan süreden sonragörüşülüp karara bağlanmasının ise niteliğini kaybetmiş olan OHAL KHK’sınıgeçerli hâle getirmeyeceği, OHAL KHK’sının Meclis kararı ile onaylanmasıgerekirken kanunla onaylanmasının yasama yetkisinin gaspı sonucunu doğurduğu,dava konusu Kanun’da yer alan hükümlerin maddi anlamda kanun olmayıp bireyselişlem niteliğinde olduğu, bu itibarla yürütme görev ve yetkisinin gaspedildiği, bireysel işlemlerin kanun şeklinde düzenlemesi suretiyle söz konusuişlemlerin yargı denetimi dışına çıkarılmanın amaçlandığı, Kanun’a eklilistelerde yer alan bireylerin terör örgütü üyeliği sebebiyle kurumlarındanilişiklerinin kesilmesinin ve tüzel kişilerin kapatılmasının hükmebağlanmasının yargısal yetkinin yasama organı tarafından kullanılması sonucunudoğurduğu, hangi oluşumların terör örgütü olarak nitelendirileceği konusundaMilli Güvenlik Kuruluna yetki tanınmasıyla da yargı yetkisinin kullanımınınyürütme organına devredildiği, yüzlerce kişiden oluşan ekli listeler okunmadanve milletvekillerince görüşülmeden Kanun’un kabul edildiği, bu nedenle TBMM’niniradesinin oluştuğunu söylemenin mümkün olmadığı, yasama işlemleriyle çoksayıda öğretim elemanının görevden uzaklaştırılmasının, öğretim elemanlarınınYükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalanmakamlarca her ne suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılmayacağınıöngören Anayasa’nın 130. maddesini açıkça ihlal ettiği, bu itibarla yürütmeyeait yetkinin yasama organı tarafından gasbedildiği, temel hak veözgürlüklerin Anayasa’nın 15. maddesine aykırı olarak sınırlandırıldığı veyakullanımının durdurulduğu belirtilerek Kanun’un Anayasa’nın Başlangıç’ı ile 2.,6., 7., 8., 9., 11., 15., 121. ve 130. maddelerine aykırı olduğu ve öncelikleyokluğunun tespitine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
4. Anayasa’nın 87. maddesinde kanun koymak, değiştirmek vekaldırmak TBMM’nin görev ve yetkileri arasında sayılmış; 89. maddesinde deCumhurbaşkanının TBMM’ce kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlayacağı,yayımlanmasını uygun bulmadığı kanunları ise bir daha görüşülmek üzere aynısüre içinde TBMM’ye geri göndereceği belirtilmiştir.
5. Kanun tasarı ve tekliflerinin TBMM’de görüşülerek kabuledilmesi, söz konusu tasarı veya teklifin kanunlaşması sonucunu doğurmakta; birbaşka deyişle TBMM’nin tasarı ve teklifin kabulü yönündeki iradesi, kanununvarlık kazanması için gerekli ve yeterli bulunmaktadır. Cumhurbaşkanının birkanunu yayımlaması, TBMM’nin bu yöndeki kabulü ile vücut bulan kanuna yenidenvarlık sağlamadığı gibi bir daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri göndermesi dekanunun varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Belirtilen nedenle Cumhurbaşkanınınkanunu yayımlama iradesi ve kanunun Resmî Gazete’de yayımlanması, kanununaleniyet kazanması ve yürürlüğe girmesi bakımından önem taşımaktadır.
6. Bir normun yokluğu, hukuk dünyasında hiç doğmamışolduğunun ifadesidir. Normun varlığı ise, o normun yürürlüğe girmesine veuygulanmasına bağlı bulunmamaktadır. Varlık, yürürlük ve uygulanma kavramlarıbirbirinden farklı olup varlık, bir normun hukuk âleminde vücutbulmasını ifade etmektedir. Kanunlar bakımından yokluk, parlamento iradesininbulunmaması gibi durumlarda, başka bir ifadeyle bir normun varlığının zorunlukoşulları bulunmadığı takdirde söz konusu olabilecektir.
7. Yokluktan farklı olan hukuka aykırılık hâli ise hukukâleminde var olan normun, hukukun öngördüğü usul ve esaslar çerçevesindeçıkarılmaması anlamını taşımaktadır. Hukuka aykırılık hâli ne kadar ağır veaçık olursa olsun bir normun hukuka aykırı olması, zorunlu koşullarınınbulunması suretiyle var olan o normun yokluğu sonucunu doğurmaz. Bu nedenlekanunların veya kanun hükümlerinin Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamındaincelenmesi gereken hususlarda Anayasa’ya aykırılığının tespiti, ilgili kanunveya kanun hükümlerinin yokluğunu değil iptalini gerekli kılar.
8. Dava dilekçesinde Kanun’un Anayasa’ya aykırılığı yolundaileri sürülen hususlar ile Kanun’da yer alan düzenlemelerin niteliği, Kanun’unvarlık kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden, söz konusukuralların Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamında incelenmesini ve bu incelemeneticesinde varılacak sonuca göre ilgili kuralın iptalini ya da iptal talebininreddini gerekli kılmaktadır.
9. Açıklanan nedenlerle Kanun’un yok hükmünde olduğununtespiti talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Kadir ÖZKAYA ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu sonucafarklı gerekçeyle katılmışlardır.
B. Kanun’un Şekil Bakımından Anayasa’ya Aykırı Olduğu Gerekçesiyleİptali Talebinin İncelenmesi
10. Dava dilekçesinde özetle; OHAL KHK’larının TBMM’degörüşülmesi için İçtüzük’te öngörülen otuz günlük sürenin bitiminin ardındandava konusu Kanun’a dayanak teşkil eden OHAL KHK’sının TBMM’ce kabuledilmesinin eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olduğu ve İçtüzük’ün değiştirilmesineilişkin Anayasa ve İçtüzük’te yer alan usul hükümlerine uyulmadığı, öte yandanKanun’un doğrudan uygulanabilir şekildeki Anayasa hükümlerine aykırıdüzenlemeler içermesi nedeniyle maddi anlamda Anayasa değişikliği niteliğindeolduğu ve Anayasa değişiklikleri için özel olarak Anayasa’da öngörülmüş teklifve oylama çoğunluğu ile iki kez görüşme koşullarının yerine getirilmediğibelirtilerek Kanun’un şekil bakımından Anayasa’ya aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
11. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca Kanunilgisi nedeniyle Anayasa’nın 148. maddesi yönünden de incelenmiştir.
12. Kanunların esas bakımından Anayasa’ya uygunluk denetimi;kanunun içeriği, bir başka ifadeyle kanunun maddi hukuk dünyasında yarattığıdeğişiklik bakımından Anayasa’ya uygun olup olmadığını ifade etmektedir. Şekilbakımından uygunluk ise teklif ve tasarıların kanunlaşabilmesi için, diğer biranlatımla maddi olarak varlık kazanabilmesi için Anayasa’da öngörülen usullereuyulup uyulmadığının denetimini ifade etmektedir.
13. Anayasa’nın 148. maddesinin ikinci fıkrasında, kanunlarınşekil bakımından denetlenmesinin son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıpyapılmadığı hususu ile sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
14. Anayasa’nın 148. maddesinin gerekçesinde de Genel Kurultarafından yapılan son oylamadan önce vücut bulan şekil bozukluklarını GenelKurulun bildiği veya bilmesi gerektiğinin varsayıldığı belirtilerek sonoylamadan önce yapılan şekil bozukluklarının iptale neden olamayacağı ifadeedilmiş ve “Genel Kurulun oylama yapıp kanunu kabul etmesi, şekilbozukluğunu, o kanunu kabul etmemek için yeterli neden saymadığı yolunda birirade tecellisidir. En büyük organ genel kuruldur. Onun iradesi hilafına birsonuç çıkarmak hukukun ana esaslarına aykırı düşer. Bu nedenle son oylamadanönceki şekil bozuklukları, iptal sebebi sayılmamıştır.” denilmiştir.
15. Anayasa’nın 148. maddesinin açık hükmü ve gerekçesikarşısında kanunların şekil bakımından denetiminde, son oylamanın öngörülençoğunlukla yapılıp yapılmadığından başka bir hususun esas alınmasına ve busuretle kanunların şekil bakımından denetimlerinin yapılabilmesine imkânbulunmamaktadır.
16. Anayasa’nın “Toplantı ve karar yeter sayısı” başlıklı96. maddesinde “Türkiye Büyük Millet Meclisi, yapacağı seçimler dahilbütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır. Türkiye BüyükMillet Meclisi, Anayasada başkaca bir hüküm yoksa toplantıya katılanların saltçoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üyetamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.” denilmektedir. Buçerçevede TBMM’nin bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri olan 184milletvekiliyle toplanması, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kararvermesi ve karar yeter sayısının hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birininbir fazlası olan 139 milletvekilinden az olmaması gerekmektedir.
17. Kanun’un görüşülmesine ilişkin TBMM Genel Kurultutanaklarının incelenmesinden KHK’nın tümü üzerindeki oylamanın işaretleoylama yöntemiyle yapıldığı anlaşılmaktadır. İşaretle oylama sonucununrakamsal olarak belirlenmeyip İçtüzük’ün 141. maddesi uyarınca oturumu yönetenBaşkan tarafından Genel Kurula kabul edilmiştir veya kabuledilmemiştir denilmek suretiyle ilan edilmesi karşısında, Kanun’unkabul edildiği birleşimin, toplantı yeter sayısının bulunduğunun belirtilerekaçıldığı, Kanun’un tümünün oylaması sırasında toplantı ve karar yeter sayısınınvarlığı konusunda Başkanlık Divanınca tereddüde düşülmediği gibi herhangi birmilletvekili tarafından yeter sayının bulunmadığı yönünde bir itirazın da ilerisürülmediği gözetildiğinde son oylamanın Anayasa’nın 96. maddesindeöngörülen çoğunlukla yapıldığının kabulü gerekir.
18. Öte yandan dava dilekçesinde yer alan diğer Anayasa’yaaykırılık iddialarının Kanun’un şekil bakımından denetimini gerektirmesi, budenetimin ise son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı hususuylasınırlı olması nedeniyle söz konusu aykırılık iddialarının incelenmesi AnayasaMahkemesinin denetim yetkisi kapsamı dışında kalmaktadır.
19. Açıklanan nedenlerle son oylamasının Anayasa’da öngörülençoğunlukla yapıldığı açık olan Kanun, Anayasa’nın 148. maddesine aykırıdeğildir. Şekil bakımından iptal talebinin reddi gerekir.
IV. HÜKÜM
6/2/2018 tarihli ve 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında KamuPersoneline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin KabulEdilmesine Dair Kanun’un;
A. Yok hükmünde olduğunun tespiti talebinin REDDİNE,
B. Şekil bakımından Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptaltalebinin REDDİNE,
31/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
FARKLI GEREKÇE
Dava konusu Kanun’un yokhükmünde olduğunun tespiti yönündeki talebin reddine ilişkin karara, AnayasaMahkemesinin 31/5/2018 tarihli ve E.2018/42, K.2018/48 sayılı kararına yazdığımfarklı gerekçeyle katılıyorum.
Başkan
Zühtü ARSLAN
FARKLI GEREKÇE
Mahkememiz çoğunluğu, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların“Kanun’un varlık kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden” yokhükmünde olduğunun tespiti yönündeki talebin reddine karar vermiştir.
Çoğunluğun red sonucuna, Anayasa Mahkemesinin 31/5/2018tarihli ve E.2018/42, K.2018/48 sayılı kararına Başkan Zühtü ARSLAN’ın yazdığıfarklı gerekçeyle katılıyoruz.
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ