ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2018/49
Karar Sayısı : 2018/55
Karar Tarihi : 31/5/2018
R.G. Tarih- Sayı : 30/6/2018– 30464 (Mükerrer)
İPTAL DAVASINI AÇAN: TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte124 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 6/2/2018tarihli ve 7083 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler AlınmasıHakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un;
A. Yok hükmünde olduğunun, Anayasa’nın Başlangıç’ı ile 2., 6.,7., 8., 9., 11., 15., 121. ve 130. maddelerine aykırılığı ileri sürülerektespitine,
B. Yok hükmünde olduğunun kabul edilmemesi hâlinde şekilbakımından Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptaline,
karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
İptali talep edilen 7083 sayılı Kanun şöyledir:
“OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI TEDBİRLER ALINMASI HAKKINDA KANUNHÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN
Kanun No. 7083 KabulTarihi: 6/2/2018
Kamu personeline ilişkin tedbirler
MADDE 1- (1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik KuruluncaDevletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı,oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatıolan;
a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler Türk SilahlıKuvvetlerinden,
b) Ekli (2) sayılı listede yer alan kişiler Jandarma GenelKomutanlığı teşkilatından,
c) Ekli (3) sayılı listede yer alan kişiler Emniyet GenelMüdürlüğü teşkilatından,
ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden,
başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bukişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanunhükümlerine göre işlem tesis edilir.
(2) Birinci fıkra gereğince Türk Silahlı Kuvvetlerinden, JandarmaGenel Komutanlığı teşkilatından, Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından ve kamugörevinden çıkarılan kişilerin, mahkûmiyet kararı aranmaksızın, rütbe ve/veyamemuriyetleri alınır ve bu kişiler görev yaptıkları teşkilata yeniden kabuledilmezler; bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemezler, doğrudan veyadolaylı olarak görevlendirilemezler; bunların uhdelerinde bulunan her türlümütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiyekurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bunların silahruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilirve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeşgün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu,ortağı ve çalışanı olamazlar. Bu kişiler hakkında bakanlıkları ve kurumlarıncailgili pasaport birimine derhal bildirimde bulunulur. Bu bildirim üzerinepasaport birimlerince pasaportlar iptal edilir.
(3) Birinci fıkra kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerinden, JandarmaGenel Komutanlığı teşkilatından, Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından ve kamugörevinden çıkarılanlar, varsa uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, valigibi unvanları ve müsteşar, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarınıkullanamazlar ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlananhaklardan yararlanamazlar.
Göreve iade edilen kamu görevlileri
MADDE 2- (1) Ekli (5) sayılı listede yer alan kamugörevlileri 15/8/2016 tarihli ve 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında KamuPersoneline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname ile3/10/2016 tarihli ve 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı TedbirlerAlınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listelerin ilgilisıralarından çıkarılmıştır.
(2) 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi hükümleriile 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesi hükümleri, birincifıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgiliKanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadankalkmış sayılır. Sözkonusu personelden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren on gün içerisindegöreve başlamayanlar çekilmiş sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamugörevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçensüreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevindençıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. Bupersonelin görevlerine iadesi, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihtebulundukları yöneticilik görevi dışında öğrenim durumları ve kazanılmış hakaylık derecelerine uygun kadro ve pozisyonlara atanmak suretiyle de yerinegetirilebilir. Bu maddeye ilişkin işlemler ilgili bakanlık ve kurumlartarafından yürütülür.
Kapatılan ve kapsamdan çıkarılan kurum ve kuruluşlar
MADDE 3- (1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik KuruluncaDevletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı,oluşum veya gruplara aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olan;
a) Ekli (6) sayılı listede yer alan dernekler,
b) Ekli (7) sayılı listede yer alan basın-yayın kuruluşları,
kapatılmıştır.
(2) Birinci fıkra kapsamında kapatılan derneklere ve basın-yayınkuruluşlarına ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak vehaklar, belge ve evrak Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılır, bunlaraait taşınmazlar tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmazyükünden ari olarak tescil edilir. Bunların her türlü borçlarından dolayıhiçbir şekilde Hazineden bir hak ve talepte bulunulamaz. Devire ilişkinişlemler ilgili tüm kurumlardan gerekli yardımı almak suretiyle MaliyeBakanlığı tarafından yerine getirilir.
(3) Ekli (8) sayılı listede yer alan özel sağlık kuruluşu, ekli(9) sayılı listede yer alan vakıflar ve ekli (10) sayılı listede yer alandernekler, 6749 sayılı Kanunun eki (I) ve (III) sayılı listelerin ilgilisıralarından çıkarılmıştır. 6749 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükümleri bufıkra kapsamında yer alan kurum ve kuruluşlar bakımından tüm hüküm vesonuçlarıyla birlikte 23/7/2016 tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmışsayılır. Buna ilişkin işlemler ilgisine göre İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı,Sağlık Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.
Sınavlara ilişkin tedbirler
MADDE 4- (1) Terör örgütü üyeliği veya bu örgütlerinfaaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar sebebiyle tutuklu veya hükümlü olarakceza infaz kurumunda bulunanlar, olağanüstü halin devamı ve kurumdabarındırıldıkları süre zarfında, ülke genelinde uygulanan merkezî sınavlar ileörgün veya yaygın her türlü eğitim ve öğretim kurumları ile kamu kurum vekuruluşları tarafından ceza infaz kurumu içinde veya dışında yapılan ya dayaptırılan sınavlara giremezler.
Askeri okullardaki lisansüstü öğrenciler
MADDE 5- (1) Bu Kanunun yayımı tarihinde, Harp Okulları ilekapatılan Harp Akademilerindeki enstitülerde lisansüstü öğrenim görmekte olansivil öğrenciler, Yükseköğretim Kurulunca üniversitelerin durumlarına uygunenstitülerine yerleştirilirler. Bu maddenin uygulanması ile ilgili olarakusul ve esasları belirlemeye, uygulamayı yönlendirmeye, her türlü tedbirialmaya ve ortaya çıkan tereddütleri gidermeye Yükseköğretim Kurulu görevli veyetkilidir.
Tazminat taleplerine ilişkin kısıtlama
MADDE 6- (1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı BakanlarKurulu Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanunhükmünde kararnameler çerçevesinde, terör örgütlerine veya Milli GüvenlikKurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilenyapı, oluşum veya gruplara aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı nedeniylekapatılan kurum ve kuruluşlar tarafından, kapatma dolayısıyla hiçbir surettetazminat talebinde bulunulamaz.
Kayyımlık yetkisinin devri
MADDE 7- (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce terörörgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca kayyımatanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkileri, hâkimveya mahkeme kararı ya da talep olmaksızın bu Kanunun yayımı tarihinde sonaerer ve şirketlerin yönetimi kayyımlar tarafından derhal Tasarruf MevduatıSigorta Fonuna devredilir.
İptal edilecek ihaleler
MADDE 8- (1) 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı BelediyeKanununun 45 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre belediye başkanı veya başkanvekili görevlendirilen belediyeler ve bunların bağlı kuruluşları ilesermayesinin %50’sinden fazlası bu belediyelere ait ortaklıklarda, 5/1/2002tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa göre imzalanan hertürlü mal veya hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin sözleşmelerdekiyüklenicilerin, terör örgütlerine iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğununEmniyet Genel Müdürlüğü tarafından bildirilmesi ya da imzalanan bu sözleşmelernedeniyle belediye menfaatinin önemli ölçüde ihlal edildiğinin belirlenmesihalinde bu sözleşmeler belediye başkanı veya belediye başkan vekili tarafındantek taraflı olarak resen feshedilir.
(2) Bu maddede belirtilen hallerde ayrıca protesto çekmeye gerekkalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir.İhaleyle ilgili olarak yüklenicilere herhangi bir şekilde ceza, tazminat ya dabaşka bir ad altında ödeme yapılmaz.
Yürürlük
MADDE 9 - (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 10- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, RecepKÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, HasanTahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ’in katılımlarıyla 28/3/2018 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Volkan HAStarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu Kanun, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Kanun’un Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti Talebinin İncelenmesi
3. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kanun’un olağanüstü hâlkanun hükmünde kararnamesinin (OHAL KHK’sı) onaylanmasından ibaret olduğu, OHALKHK’sı ile olağanüstü hâlle ilgisi olmayan, olağanüstü hâlin gerekli kılmadığıkonularda olağanüstü hâlin kapsamını ve süresini aşan düzenlemelerinöngörüldüğü, yürürlükteki kanunlarda genel ve sürekli nitelikte değişiklikleryapıldığı, olağanüstü hâl döneminde temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasıveya durdurulması hâllerinin kanunla düzenlenmesi gerektiği hâlde OHAL KHK’sıile hükme bağlandığı, bu nedenlerle Cumhurbaşkanının başkanlığında toplananBakanlar Kuruluna tanınan olağanüstü hâllerle ilgili ve sınırlı düzenleme yapmayetkisinin aşıldığı ve yasama yetkisinin gasbedildiği, OHAL KHK’sında yer alanhükümler ile ekli listelerin tamamının Bakanlar Kurulu üyelerince okunmadan vesöz konusu düzenlemelerin hazırlanmasından önce imzalandığı, bu itibarlaCumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun iradesininoluşmadığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) öngördüğü otuzgünlük süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulundagörüşülmemesi sebebiyle OHAL KHK’sının bu niteliğini yitirdiği, anılan süredensonra görüşülüp karara bağlanmasının ise niteliğini kaybetmiş olan OHALKHK’sını geçerli hâle getirmeyeceği, OHAL KHK’sının Meclis kararı ileonaylanması gerekirken kanunla onaylanmasının yasama yetkisinin gaspı sonucunudoğurduğu, dava konusu Kanun’da yer alan hükümlerin maddi anlamda kanun olmayıpbireysel işlem niteliğinde olduğu, bu itibarla yürütme görev ve yetkisinin gaspedildiği, bireysel işlemlerin kanun şeklinde düzenlemesi suretiyle söz konusuişlemlerin yargı denetimi dışına çıkarılmanın amaçlandığı, Kanun’a ekli listelerdeyer alan bireylerin terör örgütü üyeliği sebebiyle kurumlarından ilişiklerininkesilmesinin ve tüzel kişilerin kapatılmasının hükme bağlanmasının yargısalyetkinin yasama organı tarafından kullanılması sonucunu doğurduğu, hangioluşumların terör örgütü olarak nitelendirileceği konusunda Milli GüvenlikKuruluna yetki tanınmasıyla da yargı yetkisinin kullanımının yürütme organınadevredildiği, yüzlerce kişiden oluşan ekli listeler okunmadan vemilletvekillerince görüşülmeden Kanun’un kabul edildiği, bu nedenle TBMM’niniradesinin oluştuğunu söylemenin mümkün olmadığı, yasama işlemleriyle çoksayıda öğretim elemanının görevden uzaklaştırılmasının, öğretim elemanlarınınYükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalanmakamlarca her ne suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılmayacağınıöngören Anayasa’nın 130. maddesini açıkça ihlal ettiği, bu itibarla yürütmeyeait yetkinin yasama organı tarafından gasbedildiği, temel hak veözgürlüklerin Anayasa’nın 15. maddesine aykırı olarak sınırlandırıldığı veyakullanımının durdurulduğu belirtilerek Kanun’un Anayasa’nın Başlangıç’ı ile 2.,6., 7., 8., 9., 11., 15., 121. ve 130. maddelerine aykırı olduğu ve öncelikleyokluğunun tespitine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
4. Anayasa’nın 87. maddesinde kanun koymak, değiştirmek vekaldırmak TBMM’nin görev ve yetkileri arasında sayılmış; 89. maddesinde deCumhurbaşkanının TBMM’ce kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlayacağı,yayımlanmasını uygun bulmadığı kanunları ise bir daha görüşülmek üzere aynısüre içinde TBMM’ye geri göndereceği belirtilmiştir.
5. Kanun tasarı ve tekliflerinin TBMM’de görüşülerek kabuledilmesi, söz konusu tasarı veya teklifin kanunlaşması sonucunu doğurmakta; birbaşka deyişle TBMM’nin tasarı ve teklifin kabulü yönündeki iradesi, kanununvarlık kazanması için gerekli ve yeterli bulunmaktadır. Cumhurbaşkanının birkanunu yayımlaması, TBMM’nin bu yöndeki kabulü ile vücut bulan kanuna yenidenvarlık sağlamadığı gibi bir daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri göndermesi dekanunun varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Belirtilen nedenle Cumhurbaşkanınınkanunu yayımlama iradesi ve kanunun Resmî Gazete’de yayımlanması, kanununaleniyet kazanması ve yürürlüğe girmesi bakımından önem taşımaktadır.
6. Bir normun yokluğu, hukuk dünyasında hiç doğmamışolduğunun ifadesidir. Normun varlığı ise, o normun yürürlüğe girmesine veuygulanmasına bağlı bulunmamaktadır. Varlık, yürürlük ve uygulanma kavramlarıbirbirinden farklı olup varlık, bir normun hukuk âleminde vücutbulmasını ifade etmektedir. Kanunlar bakımından yokluk, parlamento iradesininbulunmaması gibi durumlarda, başka bir ifadeyle bir normun varlığının zorunlukoşulları bulunmadığı takdirde söz konusu olabilecektir.
7. Yokluktan farklı olan hukuka aykırılık hâli ise hukukâleminde var olan normun, hukukun öngördüğü usul ve esaslar çerçevesindeçıkarılmaması anlamını taşımaktadır. Hukuka aykırılık hâli ne kadar ağır veaçık olursa olsun bir normun hukuka aykırı olması, zorunlu koşullarınınbulunması suretiyle var olan o normun yokluğu sonucunu doğurmaz. Bu nedenlekanunların veya kanun hükümlerinin Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamındaincelenmesi gereken hususlarda Anayasa’ya aykırılığının tespiti, ilgili kanunveya kanun hükümlerinin yokluğunu değil iptalini gerekli kılar.
8. Dava dilekçesinde Kanun’un Anayasa’ya aykırılığı yolundaileri sürülen hususlar ile Kanun’da yer alan düzenlemelerin niteliği, Kanun’unvarlık kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden, söz konusukuralların Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamında incelenmesini ve bu incelemeneticesinde varılacak sonuca göre ilgili kuralın iptalini ya da iptal talebininreddini gerekli kılmaktadır.
9. Açıklanan nedenlerle Kanun’un yok hükmünde olduğununtespiti talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Kadir ÖZKAYA ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu sonucafarklı gerekçeyle katılmışlardır.
B. Kanun’un Şekil Bakımından Anayasa’ya Aykırı Olduğu Gerekçesiyleİptali Talebinin İncelenmesi
10. Dava dilekçesinde özetle; OHAL KHK’larının TBMM’degörüşülmesi için İçtüzük’te öngörülen otuz günlük sürenin bitiminin ardındandava konusu Kanun’a dayanak teşkil eden OHAL KHK’sının TBMM’ce kabuledilmesinin eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olduğu ve İçtüzük’ündeğiştirilmesine ilişkin Anayasa ve İçtüzük’te yer alan usul hükümlerineuyulmadığı, öte yandan Kanun’un doğrudan uygulanabilir şekildeki Anayasahükümlerine aykırı düzenlemeler içermesi nedeniyle maddi anlamda Anayasadeğişikliği niteliğinde olduğu ve Anayasa değişiklikleri için özel olarakAnayasa’da öngörülmüş teklif ve oylama çoğunluğu ile iki kez görüşmekoşullarının yerine getirilmediği belirtilerek Kanun’un şekil bakımındanAnayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
11. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca Kanunilgisi nedeniyle Anayasa’nın 148. maddesi yönünden de incelenmiştir.
12. Kanunların esas bakımından Anayasa’ya uygunluk denetimi;kanunun içeriği, bir başka ifadeyle kanunun maddi hukuk dünyasında yarattığıdeğişiklik bakımından Anayasa’ya uygun olup olmadığını ifade etmektedir. Şekilbakımından uygunluk ise teklif ve tasarıların kanunlaşabilmesi için, diğer biranlatımla maddi olarak varlık kazanabilmesi için Anayasa’da öngörülen usullereuyulup uyulmadığının denetimini ifade etmektedir.
13. Anayasa’nın 148. maddesinin ikinci fıkrasında, kanunlarınşekil bakımından denetlenmesinin son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıpyapılmadığı hususu ile sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
14. Anayasa’nın 148. maddesinin gerekçesinde de Genel Kurultarafından yapılan son oylamadan önce vücut bulan şekil bozukluklarını GenelKurulun bildiği veya bilmesi gerektiğinin varsayıldığı belirtilerek son oylamadanönce yapılan şekil bozukluklarının iptale neden olamayacağı ifade edilmiş ve “GenelKurulun oylama yapıp kanunu kabul etmesi, şekil bozukluğunu, o kanunu kabuletmemek için yeterli neden saymadığı yolunda bir irade tecellisidir. En büyükorgan genel kuruldur. Onun iradesi hilafına bir sonuç çıkarmak hukukun anaesaslarına aykırı düşer. Bu nedenle son oylamadan önceki şekil bozuklukları,iptal sebebi sayılmamıştır.” denilmiştir.
15. Anayasa’nın 148. maddesinin açık hükmü ve gerekçesikarşısında kanunların şekil bakımından denetiminde, son oylamanın öngörülençoğunlukla yapılıp yapılmadığından başka bir hususun esas alınmasına ve busuretle kanunların şekil bakımından denetimlerinin yapılabilmesine imkânbulunmamaktadır.
16. Anayasa’nın “Toplantı ve karar yeter sayısı” başlıklı96. maddesinde “Türkiye Büyük Millet Meclisi, yapacağı seçimler dahilbütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır. Türkiye BüyükMillet Meclisi, Anayasada başkaca bir hüküm yoksa toplantıya katılanların saltçoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üyetamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.” denilmektedir. Buçerçevede TBMM’nin bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri olan 184milletvekiliyle toplanması, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kararvermesi ve karar yeter sayısının hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birininbir fazlası olan 139 milletvekilinden az olmaması gerekmektedir.
17. Kanun’un görüşülmesine ilişkin TBMM Genel Kurultutanaklarının incelenmesinden KHK’nın tümü üzerindeki oylamanın işaretleoylama yöntemiyle yapıldığı anlaşılmaktadır. İşaretle oylama sonucununrakamsal olarak belirlenmeyip İçtüzük’ün 141. maddesi uyarınca oturumu yönetenBaşkan tarafından Genel Kurula kabul edilmiştir veya kabuledilmemiştir denilmek suretiyle ilan edilmesi karşısında, Kanun’unkabul edildiği birleşimin, toplantı yeter sayısının bulunduğunun belirtilerekaçıldığı, Kanun’un tümünün oylaması sırasında toplantı ve karar yeter sayısınınvarlığı konusunda Başkanlık Divanınca tereddüde düşülmediği gibi herhangi birmilletvekili tarafından yeter sayının bulunmadığı yönünde bir itirazın da ilerisürülmediği gözetildiğinde son oylamanın Anayasa’nın 96. maddesindeöngörülen çoğunlukla yapıldığının kabulü gerekir.
18. Öte yandan dava dilekçesinde yer alan diğer Anayasa’yaaykırılık iddialarının Kanun’un şekil bakımından denetimini gerektirmesi, budenetimin ise son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı hususuylasınırlı olması nedeniyle söz konusu aykırılık iddialarının incelenmesi AnayasaMahkemesinin denetim yetkisi kapsamı dışında kalmaktadır.
19. Açıklanan nedenlerle son oylamasının Anayasa’da öngörülençoğunlukla yapıldığı açık olan Kanun, Anayasa’nın 148. maddesine aykırıdeğildir. Şekil bakımından iptal talebinin reddi gerekir.
IV. HÜKÜM
6/2/2018 tarihli ve 7083 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında BazıTedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine DairKanun’un;
A. Yok hükmünde olduğunun tespiti talebinin REDDİNE,
B. Şekil bakımından Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptaltalebinin REDDİNE,
31/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
FARKLI GEREKÇE
Dava konusu Kanun’un yokhükmünde olduğunun tespiti yönündeki talebin reddine ilişkin karara, AnayasaMahkemesinin 31/5/2018 tarihli ve E.2018/42, K.2018/48 sayılı kararına yazdığımfarklı gerekçeyle katılıyorum.
Başkan
Zühtü ARSLAN
FARKLI GEREKÇE
Mahkememiz çoğunluğu, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların“Kanun’un varlık kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden” yokhükmünde olduğunun tespiti yönündeki talebin reddine karar vermiştir.
Çoğunluğun red sonucuna, Anayasa Mahkemesinin 31/5/2018tarihli ve E.2018/42, K.2018/48 sayılı kararına Başkan Zühtü ARSLAN’ın yazdığıfarklı gerekçeyle katılıyoruz.
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ