ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2018/57
Karar Sayısı : 2018/58
Karar Tarihi : 31/5/2018
R.G. Tarih- Sayı : 30/6/2018– 30464 (Mükerrer)
İPTAL DAVASINI AÇAN: TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte124 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 8/2/2018 tarihli ve7091 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında KanunHükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un;
A. Yok hükmünde olduğunun, Anayasa’nın Başlangıç’ı ile 2., 6.,7., 8., 9., 11., 15., 121. ve 130. maddelerine aykırılığı ileri sürülerektespitine,
B. Yok hükmünde olduğunun kabul edilmemesi hâlinde şekilbakımından Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptaline,
karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
İptali talep edilen 7091 sayılı Kanun şöyledir:
“OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER HAKKINDAKANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN
Kanun No. 7091 Kabul Tarihi: 8/2/2018
Amaç ve kapsam
MADDE 1- (1) Bu Kanun ile 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü halkapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde gerekli bazıtedbirlerin alınması amaçlanmaktadır.
Kamu personeline ilişkin tedbirler
MADDE 2- (1) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilenFethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olan;
a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden,
b) Ekli (2) sayılı listede yer alan kişiler Türk SilahlıKuvvetlerinden,
c) Ekli (3) sayılı listede yer alan kişiler Sahil GüvenlikKomutanlığı teşkilatından,
ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler Emniyet GenelMüdürlüğü teşkilatından,
başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bukişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanunhükümlerine göre işlem tesis edilir.
(2) Birinci fıkra gereğince kamu görevinden, Türk SilahlıKuvvetlerinden, Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatından ve Emniyet GenelMüdürlüğü teşkilatından çıkarılan kişilerin, mahkûmiyet kararı aranmaksızın,rütbe ve/veya memuriyetleri alınır ve bu kişiler görev yaptıkları teşkilatayeniden kabul edilmezler; bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemezler,doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; bunların uhdelerinde bulunanher türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu,tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır; bunlar hakkındaayrıca 4 üncü madde hükümleri uygulanır. Bunların silah ruhsatları, gemiadamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişileroturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içindetahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı veçalışanı olamazlar. Bu kişiler hakkında ilgili bakanlık ve kurumlarca ilgilipasaport birimine derhal bildirimde bulunulur. Bu bildirim üzerine ilgilipasaport birimlerince pasaportlar iptal edilir.
Kişisel verilerin paylaşımı
MADDE 3- (1) Olağanüstü halin devamı süresince; 22/7/2016tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin KanunHükmünde Kararnamenin 3 üncü ve 4 üncü maddeleri uyarınca hakkında inceleme vesoruşturma yürütülen kişiler ile bunların eş ve çocuklarına ilişkin olarakyetkili kurul, komisyon ve diğer mercilerce ihtiyaç duyulan, 19/10/2005 tarihlive 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca müşteri sırrı kapsamında kabuledilenler hariç, telekomünikasyon yoluyla iletişimin tespiti de dahil olmaküzere her türlü bilgi ve belge, kamu ve özel tüm kurum ve kuruluşlarca vakitgeçirilmeksizin verilir.
(2) Kamu kurum ve kuruluşlarının personeline ve bunların eş veçocuklarına ait olup Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve faaliyetizni kaldırılan Asya Katılım Bankası A.Ş.’de veya bu Bankayla ilgili olarakTasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundaya da Malî Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığında bulunan her türlü bilgi, bupersonelin çalıştığı kurum ve kuruluşlarca talepte bulunulması durumundagecikmeksizin verilir. Bu işlemlere ilişkin olarak 5411 sayılı Kanunun 73 üncümaddesinin birinci fıkrasında yer alan sınırlama uygulanmaz.
Bazı unvanların kullanımı
MADDE 4- (1) 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü ve4 üncü maddeleri kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar, uhdelerinde taşımışoldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve yüksek mahkeme başkan ve üyeliği,müsteşar, hâkim, savcı, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarınıkullanamazlar ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlananhaklardan yararlanamazlar.
Devir işlemlerine ilişkin tedbirler
MADDE 5- (1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı BakanlarKurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğekonulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar GenelMüdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo vetelevizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlütaşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının(devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamınıbelirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğerkıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemiyapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt vebelgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekildedevralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefalettendoğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veyairtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıylabu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilindeödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancakvermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsilimümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak vealacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulhişlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir malveya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha öncekaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıylakaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleridikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarınıbelirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veyadevamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi,elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğindedevralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurumve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıklarıiadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacakvarlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamalarıyönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye,vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığıyetkilidir.
(2) Bu madde kapsamında devralınan varlıklardan nakit ve diğerhazır değerler emanet, diğer varlıklar ise nazım hesaplarda izlenir. Nazımhesaplarda izlenen varlıklardan elden çıkarılanların tutarı emanet hesaplarınaalınır. Ödenmesine karar verilen borçlar bu emanetlerden ödenerek kalan tutarbütçeye gelir kaydedilir.
(3) Kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete,dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerinfaaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları resen terkin edilir.Bunların devralınan varlıkları dışındaki varlıkları da Hazineye bedelsizdevredilmiş sayılır. Bu durumda şirketlere daha önce atanmış kayyımlar tasfiye memuruolarak görevlendirilebilir veya bu şirketlere tasfiye memuru atanabilir. Bufıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve birinci fıkradayer alan hususları bu şekilde devralınan varlıklar için de uygulamaya MaliyeBakanlığı yetkilidir.
(4) Birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç veyükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğegirdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgiliidaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilir. Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde isealtmış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlar.
(5) Borçların ödenmesinde; malvarlığının aynından doğan vergiborçları, rehinli alacaklar, çalışanların sigorta primleri, kamu idarelerineödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, enerji,iletişim ve su kullanım borçları, çeşidine bakılmaksızın beşyüz Türk Lirasınıgeçmeyen borçlar ve diğerleri şeklinde sıralama esas alınır.
(6) 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereğincekapatılan vakıflara ait olup mülkiyetleri Vakıflar Genel Müdürlüğüne intikaleden taşınmazlar üzerinde bulunan eğitim tesisleri kamu kurum ve kuruluşlarınabedelsiz, özel hukuk tüzel kişilerine ise bedeli karşılığında tahsisedilebilir.
(7) Kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve tüzel kişiler ile tüzelkişiliği olmayan kuruluşlar bu madde kapsamında istenilecek bilgi ve belgelerionbeş gün içerisinde vermek zorundadır. Bu çerçevede talepte bulunulanlar özelkanunlarda yazılı hükümleri ileri sürerek bilgi ve belge vermektenkaçınamazlar.
2010 Kamu Personel Seçme Sınavı
MADDE 6- (1) 10-11 Temmuz 2010 tarihlerinde uygulanan KamuPersonel Seçme Sınavında genel yetenek ve genel kültür test sonuçlarına göreveya bu sonuçlar da esas alınmak suretiyle atanan personelin atama işlemleriningeçerliliği devam eder. Ancak, bu sınav sorularını ve/veya cevaplarını hukukaaykırı bir şekilde sınav öncesinde ya da sınav sırasında elde ettiği tespitedilen kişilerin atamaları iptal edilir.
Mali suçlara ilişkin tedbirler
MADDE 7- (1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik KuruluncaDevletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı,oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatıolduğu değerlendirilen kişi, kurum ve kuruluşlar ile ilgili olarak 11/10/2006tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunun19/A maddesinin birinci fıkrasında yedi işgünü olarak belirlenen süre,olağanüstü halin devamı süresince otuz işgünü olarak uygulanır.
Yeniden ifade alınması
MADDE 8- (1) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk CezaKanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve YedinciBölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı TerörleMücadele Kanunu kapsamına giren suçlar bakımından, şüphelinin aynı olaylailgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında bu işlem,olağanüstü halin devamı süresince, Cumhuriyet savcısı veya Cumhuriyetsavcısının yazılı emri üzerine kolluk tarafından yapılabilir.
Tazminat ödenmesi
MADDE 9- (1) 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbeteşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemlerin devamı niteliğindeki eylemlerinortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesininsağlanmasında yardımcı ve faydalı oldukları sırada yaralandıkları, tedaviamacıyla başvurdukları hastane ve sağlık kuruluşlarının kayıtları esas alınmaksuretiyle, ilgili valinin teklifi üzerine İçişleri Bakanlığı Nakdi TazminatKomisyonu tarafından karara bağlanan kamu görevlileri ile sivillerden, 3713sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında aylık bağlama şartlarıoluşmayanlara, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve AylıkBağlanması Hakkında Kanun ile belirlenmiş esas ve usuller çerçevesindeengellilik ve yaralanma derecesine göre belirlenecek tazminatın beş katıtutarında nakdi tazminat ödenir.
(2) Birinci fıkra kapsamında tazminat hakkındanyararlandırılanların kendisi veya eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğuyoksa kendisi veya anne, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam birkişi hakkında, 3713 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesindeki istihdama ilişkinhükümler uygulanır.
Yürürlükten kaldırılan ve değiştirilen hükümler
MADDE 10- (1) 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü HalKapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncümaddesinin birinci fıkrasına ilk cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleeklenmiştir.
“Bu kararlar, Resmi Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihindeilgililere tebliğ edilmiş sayılır.”
(2) 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “silah ruhsatları” ibaresinden sonra gelmeküzere “, gemi adamlığına ilişkin belgeleri” ibaresi eklenmiştir.
(3) 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7 ncimaddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “ile bu eylemlersebebiyle yaralananlar” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, aynı fıkranın soncümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkraeklenmiştir.
“Bunların aylık başlangıç tarihine kadar olan genel sağlıksigortası primi dahil kendi sigortalılığı sebebiyle tahakkuk eden prim ve primeilişkin her türlü borçları Sosyal Güvenlik Kurumunca terkin edilir.”
“(3) Birinci fıkra kapsamına giren eylemlersebebiyle hayatını kaybeden, malul olan veya yaralanan kamu görevlileri vesiviller ile bunların hak sahipleri veya kanuni mirasçılarına, bu madde veyailgili mevzuatı uyarınca ödenen gelir, aylık, emekli ikramiyesi, nakdi tazminatve ek tazminatlar haczedilemez.”
(4) 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin8 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Bu durumda, ilgili kurum ve kuruluşlara ait ve sözleşme tarihindemevcut bina, yapı ve tesisler hariç olmak üzere, taşınmazların üzerinde yapılanbina, yapı ve tesisler ile her türlü taşınır, alacak ve haklar, belge ve evrak23/7/2016 tarihinden geçerli olmak üzere bedelsiz olarak Hazineye devredilmişsayılır.”
(5) 25/7/2016 tarihli ve 668 sayılı OlağanüstüHal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara DairDüzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesininikinci fıkrasına “silah ruhsatları” ibaresinden sonra gelmek üzere “, gemiadamlığına ilişkin belgeleri” ibaresi eklenmiştir.
(6) 25/7/2016 tarihli ve 669 sayılı OlağanüstüHal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması ve Milli Savunma Üniversitesi Kurulmasıile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 2nci maddesinin ikinci fıkrasına “silah ruhsatları” ibaresinden sonra gelmeküzere “, gemi adamlığına ilişkin belgeleri” ibaresi eklenmiştir.
(7) 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 104üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(3) Birinci fıkra uyarınca kapatılan eğitimkurumlarının hak ve yükümlülükleri başka bir işleme gerek kalmaksızın MilliSavunma Bakanlığına geçer. Bu yerlerin ihtiyaçlarını temin etmek maksadıylaimzalanmış sözleşmeler, devam eden ihtiyaçlar gözönüne alınarak Milli SavunmaBakanlığınca feshedilebilir ya da sözleşmede belirtilen işin miktarıazaltılabilir. Bu nedenlerle yükleniciye herhangi bir tazminat ödemesiyapılmaz. Feshedilen sözleşmelere ilişkin alınan teminatlar iade edilir veyüklenici hakkında yasaklama işlemi yapılmaz. Kara, Deniz ve Hava Harp Okullarıile astsubay meslek yüksekokullarının ihtiyaçlarını içeren sözleşmeler hakkındada bu fıkra hükümleri uygulanabilir.”
(8) 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 105inci maddesinin ikinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Açılmış olan davalarda yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinehükmolunmaz, hükmolunanlar tahsil edilmez.”
(9) 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 106ncı maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Sağlık Bakanlığı bütçesinin”ibaresi “Sağlık Bakanlığı ve/veya bağlı kuruluşları bütçelerinin” şeklindedeğiştirilmiştir.
(10) 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 107nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş,maddeye dördüncü fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş vediğer fıkra buna göre teselsül ettirilmiştir.
“(3) Devredilen personelden;
a) Aylıklarını 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununa göre alanlara, devredilmeden önce en son ayda kadrolarına bağlı olarakyapılan aylık gösterge, ek gösterge, kıdem aylığı, taban aylığı, zam, tazminatve ek ödeme veya sağlık hizmetleri tazminatı ödemeleri toplam net tutarının (bututar sabit bir değer olarak esas alınır); devir sonrası atandıkları yenikadrolarına bağlı olarak yapılan aylık gösterge, ek gösterge, kıdem aylığı,taban aylığı, zam, tazminat ödemeleri ile döner sermayeden yapılan ek ödemenintoplam net tutarından fazla olması halinde aradaki fark tutarı, herhangi birvergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminatolarak ödenir.
b) Aylıklarını 2914 sayılı YükseköğretimPersonel Kanununa göre alanlara, devir sonrası atandıkları yeni kadrolarındaödenen döner sermaye ek ödemesi net tutarının, devir tarihi itibarıyla eskikadrolarına bağlı olarak hesaplanan sağlık hizmetleri tazminatı net tutarından(bu tutar sabit bir değer olarak esas alınır) az olması halinde, aradaki farkherhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ayrıca tazminat olaraködenir.
c) Aylıklarını 926 sayılı Türk SilahlıKuvvetleri Personel Kanununa göre alanlara, aylık ve mali hakları (ek ödemeveya sağlık hizmetleri tazminatı dahil), rütbe ve kıdemleri ile devredildiğitarihteki aylık ve mali hak unsurları (tayın bedeli ve fiilen çalışma karşılığıyapılan ödemeler hariç) esas alınarak aynı şekilde ödenir. Bu şekilde almaktaoldukları aylık ve mali hakları toplam net tutarının, devir sonrası yenikadrolarına bağlı olarak alabilecekleri aylık ve mali hakları toplamı ileatanmış oldukları yeni kadro unvanı esas alınmak suretiyle hesaplanan dönersermaye ek ödemesi toplamının net tutarından az olması halinde aradaki farktutarı, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ayrıca tazminatolarak ödenir. Bunların, subaylarda kıdemli albay, astsubaylarda ise ikikademeli kıdemli başçavuş rütbesini geçmemek ve general ve amirallerbulundukları rütbede kalmak üzere rütbe, terfi ve kıdemlilik işlemleri ile yaşhaddi ve kadrosuzluk tazminatı da dahil emeklilik işlemleri, görev yaptıklarıkurum tarafından 926 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılır. Ancak bunlar,istekleri halinde atanmış oldukları kadronun mali ve sosyal haklarındanyararlanmak kaydıyla memurlar için belirlenen yaş haddine kadar çalışmaya devamedebilirler. Bu bent kapsamında bulunan personel hakkında 4/1/1961 tarihli ve209 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılıKanunun ek 3 üncü maddesi uygulanmaz.
ç) Sözleşmeli olarak görev yapanlar, ilgilimevzuat hükümleri çerçevesinde aynı şekilde sözleşmeli olarak görev yapmaya veücret almaya devam ederler; bunlara ek ödeme, döner sermaye ek ödemesi gibiayrıca bir ödeme yapılmaz.
(4) Devredilen personel ve bunların emeklileri,Türk Silahlı Kuvvetleri ile Sahil Güvenlik ve Jandarma Genel Komutanlıklarınabağlı sosyal tesislerden ve varsa silah taşıma ve bulundurma hakkından emsalirütbedeki personel gibi yararlanır. Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) üyesi olanlarınbu üyelikleri üçüncü fıkra hükümlerine tabi oldukları sürece, fiili hizmetsüresi zammından yararlananların bu hakları ise üçüncü fıkranın (c) bendihükümleri çerçevesinde 926 sayılı Kanuna göre aylık aldıkları sürece devirtarihindeki hükümler esas alınmak suretiyle devam eder.”
“(5) Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri,ilgililer bu madde uyarınca devredildikleri kurumların kadrolarında kaldıklarısürece uygulanır.
(6) Askeri sağlık teşkillerinin yönetildiğimerkez veya bölge teşkilatlarında görevli olup, sağlık teşkillerinin devrisebebiyle hizmetine ihtiyaç kalmayan sağlık ve yardımcı sağlık personeli ilegörev sürelerinin bitiminde yurda dönen Girne Asker Hastanesinde görevli sağlıkve yardımcı sağlık personeli de Sağlık Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığınınmüşterek kararıyla devredilen personel kapsamına alınır.
(7) Gülhane Askeri Tıp Akademisinde uzmanlık veyan dal uzmanlık eğitimi yapma hakkı kazanmış olup henüz uzmanlık eğitiminebaşlamamış olanlar, kıta, kurum ve karargâhlarda fiilen en az iki yıllıkhizmeti tamamlamak kaydıyla devredilen personel kapsamında Sağlık BilimleriÜniversitesinin araştırma görevlisi kadrolarına atanırlar. Gülhane Askeri Tıp Akademisindelisansüstü eğitim yapmakta olan öğrenciler (yabancı öğrenciler dahil) ile buhakkı kazanmış olanlar eğitimlerine Üniversitede devam eder.
(8) Devredilen personelden Türk SilahlıKuvvetleri ile Sahil Güvenlik ve Jandarma Genel Komutanlıklarına karşı mecburihizmeti bulunan personel, bu hizmetlerini devredildikleri kurumlarda tamamlar.
(9) Uluslararası askeri anlaşma ve protokollerkapsamında Gülhane Askeri Tıp Akademisinde eğitim ve öğretim gören yabancıuyruklu personel ve bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri ile yine aynıanlaşmalar kapsamında yıllık kontenjan dahilinde ücretsiz tedavisi yapılanhastaların tedavi giderleri ile öğrenci harçlıkları Milli Savunma Bakanlığıbütçesinden karşılanır.
(10) Savaş hali ve Türk Silahlı Kuvvetlerininyurtdışı görevleri nedeniyle askeri sağlık teşkili kurulması ile buralardagörevlendirilecek Sağlık Bakanlığı personeline ilişkin usul ve esaslar, MilliSavunma Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılacak protokollerlebelirlenir.”
Yürürlük
MADDE 11- (1) Bu Kanun yayımı tarihindeyürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 12- (1) Bu Kanun hükümlerini BakanlarKurulu yürütür.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, RecepKÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, HasanTahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ’in katılımlarıyla 28/3/2018 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Volkan HAStarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu Kanun, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Kanun’un Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti Talebinin İncelenmesi
3. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kanun’un olağanüstü hâlkanun hükmünde kararnamesinin (OHAL KHK’sı) onaylanmasından ibaret olduğu, OHALKHK’sı ile olağanüstü hâlle ilgisi olmayan, olağanüstü hâlin gerekli kılmadığıkonularda olağanüstü hâlin kapsamını ve süresini aşan düzenlemelerinöngörüldüğü, yürürlükteki kanunlarda genel ve sürekli nitelikte değişiklikleryapıldığı, olağanüstü hâl döneminde temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasıveya durdurulması hâllerinin kanunla düzenlenmesi gerektiği hâlde OHAL KHK’sıile hükme bağlandığı, bu nedenlerle Cumhurbaşkanının başkanlığında toplananBakanlar Kuruluna tanınan olağanüstü hâllerle ilgili ve sınırlı düzenleme yapmayetkisinin aşıldığı ve yasama yetkisinin gasbedildiği, OHAL KHK’sında yer alanhükümler ile ekli listelerin tamamının Bakanlar Kurulu üyelerince okunmadan vesöz konusu düzenlemelerin hazırlanmasından önce imzalandığı, bu itibarlaCumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun iradesininoluşmadığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) öngördüğü otuzgünlük süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulundagörüşülmemesi sebebiyle OHAL KHK’sının bu niteliğini yitirdiği, anılan süredensonra görüşülüp karara bağlanmasının ise niteliğini kaybetmiş olan OHALKHK’sını geçerli hâle getirmeyeceği, OHAL KHK’sının Meclis kararı ileonaylanması gerekirken kanunla onaylanmasının yasama yetkisinin gaspı sonucunudoğurduğu, dava konusu Kanun’da yer alan hükümlerin maddi anlamda kanun olmayıpbireysel işlem niteliğinde olduğu, bu itibarla yürütme görev ve yetkisinin gaspedildiği, bireysel işlemlerin kanun şeklinde düzenlemesi suretiyle söz konusuişlemlerin yargı denetimi dışına çıkarılmanın amaçlandığı, Kanun’a eklilistelerde yer alan bireylerin terör örgütü üyeliği sebebiyle kurumlarındanilişiklerinin kesilmesinin ve tüzel kişilerin kapatılmasının hükmebağlanmasının yargısal yetkinin yasama organı tarafından kullanılması sonucunudoğurduğu, hangi oluşumların terör örgütü olarak nitelendirileceği konusundaMilli Güvenlik Kuruluna yetki tanınmasıyla da yargı yetkisinin kullanımınınyürütme organına devredildiği, yüzlerce kişiden oluşan ekli listeler okunmadanve milletvekillerince görüşülmeden Kanun’un kabul edildiği, bu nedenle TBMM’niniradesinin oluştuğunu söylemenin mümkün olmadığı, yasama işlemleriyle çoksayıda öğretim elemanının görevden uzaklaştırılmasının, öğretim elemanlarınınYükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalanmakamlarca her ne suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılmayacağınıöngören Anayasa’nın 130. maddesini açıkça ihlal ettiği, bu itibarla yürütmeyeait yetkinin yasama organı tarafından gasbedildiği, temel hak veözgürlüklerin Anayasa’nın 15. maddesine aykırı olarak sınırlandırıldığı veyakullanımının durdurulduğu belirtilerek Kanun’un Anayasa’nın Başlangıç’ı ile 2.,6., 7., 8., 9., 11., 15., 121. ve 130. maddelerine aykırı olduğu ve öncelikleyokluğunun tespitine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
4. Anayasa’nın 87. maddesinde kanun koymak, değiştirmek vekaldırmak TBMM’nin görev ve yetkileri arasında sayılmış; 89. maddesinde deCumhurbaşkanının TBMM’ce kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlayacağı,yayımlanmasını uygun bulmadığı kanunları ise bir daha görüşülmek üzere aynısüre içinde TBMM’ye geri göndereceği belirtilmiştir.
5. Kanun tasarı ve tekliflerinin TBMM’de görüşülerek kabuledilmesi, söz konusu tasarı veya teklifin kanunlaşması sonucunu doğurmakta; birbaşka deyişle TBMM’nin tasarı ve teklifin kabulü yönündeki iradesi, kanununvarlık kazanması için gerekli ve yeterli bulunmaktadır. Cumhurbaşkanının birkanunu yayımlaması, TBMM’nin bu yöndeki kabulü ile vücut bulan kanuna yenidenvarlık sağlamadığı gibi bir daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri göndermesi dekanunun varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Belirtilen nedenle Cumhurbaşkanınınkanunu yayımlama iradesi ve kanunun Resmî Gazete’de yayımlanması, kanununaleniyet kazanması ve yürürlüğe girmesi bakımından önem taşımaktadır.
6. Bir normun yokluğu, hukuk dünyasında hiç doğmamışolduğunun ifadesidir. Normun varlığı ise, o normun yürürlüğe girmesine veuygulanmasına bağlı bulunmamaktadır. Varlık, yürürlük ve uygulanma kavramlarıbirbirinden farklı olup varlık, bir normun hukuk âleminde vücutbulmasını ifade etmektedir. Kanunlar bakımından yokluk, parlamento iradesininbulunmaması gibi durumlarda, başka bir ifadeyle bir normun varlığının zorunlukoşulları bulunmadığı takdirde söz konusu olabilecektir.
7. Yokluktan farklı olan hukuka aykırılık hâli ise hukukâleminde var olan normun, hukukun öngördüğü usul ve esaslar çerçevesindeçıkarılmaması anlamını taşımaktadır. Hukuka aykırılık hâli ne kadar ağır veaçık olursa olsun bir normun hukuka aykırı olması, zorunlu koşullarınınbulunması suretiyle var olan o normun yokluğu sonucunu doğurmaz. Bu nedenlekanunların veya kanun hükümlerinin Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamındaincelenmesi gereken hususlarda Anayasa’ya aykırılığının tespiti, ilgili kanunveya kanun hükümlerinin yokluğunu değil iptalini gerekli kılar.
8. Dava dilekçesinde Kanun’un Anayasa’ya aykırılığı yolundaileri sürülen hususlar ile Kanun’da yer alan düzenlemelerin niteliği, Kanun’unvarlık kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden, söz konusukuralların Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamında incelenmesini ve bu incelemeneticesinde varılacak sonuca göre ilgili kuralın iptalini ya da iptal talebininreddini gerekli kılmaktadır.
9. Açıklanan nedenlerle Kanun’un yok hükmünde olduğununtespiti talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Kadir ÖZKAYA ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu sonucafarklı gerekçeyle katılmışlardır.
B. Kanun’un Şekil Bakımından Anayasa’ya Aykırı Olduğu Gerekçesiyleİptali Talebinin İncelenmesi
10. Dava dilekçesinde özetle; OHAL KHK’larının TBMM’degörüşülmesi için İçtüzük’te öngörülen otuz günlük sürenin bitiminin ardındandava konusu Kanun’a dayanak teşkil eden OHAL KHK’sının TBMM’ce kabuledilmesinin eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olduğu ve İçtüzük’ündeğiştirilmesine ilişkin Anayasa ve İçtüzük’te yer alan usul hükümlerineuyulmadığı, öte yandan Kanun’un doğrudan uygulanabilir şekildeki Anayasahükümlerine aykırı düzenlemeler içermesi nedeniyle maddi anlamda Anayasadeğişikliği niteliğinde olduğu ve Anayasa değişiklikleri için özel olarakAnayasa’da öngörülmüş teklif ve oylama çoğunluğu ile iki kez görüşmekoşullarının yerine getirilmediği belirtilerek Kanun’un şekil bakımındanAnayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
11. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca Kanunilgisi nedeniyle Anayasa’nın 148. maddesi yönünden de incelenmiştir.
12. Kanunların esas bakımından Anayasa’ya uygunluk denetimi;kanunun içeriği, bir başka ifadeyle kanunun maddi hukuk dünyasında yarattığıdeğişiklik bakımından Anayasa’ya uygun olup olmadığını ifade etmektedir. Şekilbakımından uygunluk ise teklif ve tasarıların kanunlaşabilmesi için, diğer biranlatımla maddi olarak varlık kazanabilmesi için Anayasa’da öngörülen usullereuyulup uyulmadığının denetimini ifade etmektedir.
13. Anayasa’nın 148. maddesinin ikinci fıkrasında, kanunlarınşekil bakımından denetlenmesinin son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıpyapılmadığı hususu ile sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
14. Anayasa’nın 148. maddesinin gerekçesinde de Genel Kurultarafından yapılan son oylamadan önce vücut bulan şekil bozukluklarını GenelKurulun bildiği veya bilmesi gerektiğinin varsayıldığı belirtilerek sonoylamadan önce yapılan şekil bozukluklarının iptale neden olamayacağı ifadeedilmiş ve “Genel Kurulun oylama yapıp kanunu kabul etmesi, şekilbozukluğunu, o kanunu kabul etmemek için yeterli neden saymadığı yolunda birirade tecellisidir. En büyük organ genel kuruldur. Onun iradesi hilafına birsonuç çıkarmak hukukun ana esaslarına aykırı düşer. Bu nedenle son oylamadanönceki şekil bozuklukları, iptal sebebi sayılmamıştır.” denilmiştir.
15. Anayasa’nın 148. maddesinin açık hükmü ve gerekçesikarşısında kanunların şekil bakımından denetiminde, son oylamanın öngörülençoğunlukla yapılıp yapılmadığından başka bir hususun esas alınmasına ve busuretle kanunların şekil bakımından denetimlerinin yapılabilmesine imkânbulunmamaktadır.
16. Anayasa’nın “Toplantı ve karar yeter sayısı” başlıklı96. maddesinde “Türkiye Büyük Millet Meclisi, yapacağı seçimler dahilbütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır. Türkiye BüyükMillet Meclisi, Anayasada başkaca bir hüküm yoksa toplantıya katılanların saltçoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısınındörtte birinin bir fazlasından az olamaz.” denilmektedir. Buçerçevede TBMM’nin bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri olan 184milletvekiliyle toplanması, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kararvermesi ve karar yeter sayısının hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birininbir fazlası olan 139 milletvekilinden az olmaması gerekmektedir.
17. Kanun’un görüşülmesine ilişkin TBMM Genel Kurultutanaklarının incelenmesinden KHK’nın tümü üzerindeki oylamanın açık oylamayöntemiyle yapıldığı ve kullanılan 201 oyun 184’ünün kabul, 17’sinin ret olduğuve son oylamanın Anayasa’nın 96. maddesinde öngörülen çoğunlukla yapıldığıanlaşıldığından Anayasa’nın 148. maddesine aykırılık bulunmamaktadır.
18. Öte yandan dava dilekçesinde yer alan diğer Anayasa’yaaykırılık iddialarının Kanun’un şekil bakımından denetimini gerektirmesi, budenetimin ise son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı hususuylasınırlı olması nedeniyle söz konusu aykırılık iddialarının incelenmesi AnayasaMahkemesinin denetim yetkisi kapsamı dışında kalmaktadır.
19. Açıklanan nedenlerle son oylamasının Anayasa’da öngörülençoğunlukla yapıldığı açık olan Kanun, Anayasa’nın 148. maddesine aykırıdeğildir. Şekil bakımından iptal talebinin reddi gerekir.
IV. HÜKÜM
8/2/2018 tarihli ve 7091 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında AlınmasıGereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine DairKanun’un;
A. Yok hükmünde olduğunun tespiti talebinin REDDİNE,
B. Şekil bakımından Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptaltalebinin REDDİNE,
31/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
FARKLI GEREKÇE
Dava konusu Kanun’un yokhükmünde olduğunun tespiti yönündeki talebin reddine ilişkin karara, AnayasaMahkemesinin 31/5/2018 tarihli ve E.2018/42, K.2018/48 sayılı kararına yazdığımfarklı gerekçeyle katılıyorum.
Başkan
Zühtü ARSLAN
FARKLI GEREKÇE
Mahkememiz çoğunluğu, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların“Kanun’un varlık kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden” yokhükmünde olduğunun tespiti yönündeki talebin reddine karar vermiştir.
Çoğunluğun red sonucuna, Anayasa Mahkemesinin 31/5/2018tarihli ve E.2018/42, K.2018/48 sayılı kararına Başkan Zühtü ARSLAN’ın yazdığıfarklı gerekçeyle katılıyoruz.
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ