ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2019/107
Karar Sayısı:2019/90
Karar Tarihi:4/12/2019
R.G. Tarih-Sayı:Tebliğedildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: A.4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 284. maddesinin (1)numaralı fıkrasının,
B. 24/2/1983 tarihlive 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 1/7/2016 tarihli ve 6723 sayılıKanun’un 25. maddesiyle yeniden düzenlenen 28. maddesinin dördüncü ve beşincifıkralarının,
Anayasa’nın 2., 9., 11., 36., 138., 140., 141. ve 142.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY: Sanığınçocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle açılan davadaverilen kararın bölge adliye mahkemesi tarafından bozulması üzerine yapılan yargılamadaitiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme,iptalleri için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
1. 5271 sayılıKanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 284. maddesi şöyledir:
“Direnme yasağı
Madde 284- (1) Bölge adliye mahkemesi karar vehükümlerine karşı direnilemez; bunlara karşı herhangi bir kanun yolunagidilemez.
(2) İtiraz ve temyize ilişkin hükümler saklıdır.”
2. 2802 sayılıKanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı 28. maddesi şöyledir:
“Kanun yolu değerlendirme formu:
Madde 28 – (Mülga: 31/3/2011-6217/31 md.; Yenidendüzenleme: 1/7/2016 – 6723/25 md.)
Yargıtay ve Danıştay daireleri ile genel kurullarıncayapılan kanun yolu incelemeleri sonunda;
a) İstinaf kanun yolu incelemesinde görev alan dairebaşkanı, üye, Cumhuriyet başsavcısı ve savcılar,
b) İlk derece yargı yerlerinde duruşmaya, karara veyahükme katılan, karar veya hükmü veren ya da soruşturma aşamasında görev yapanhâkimler,
c) İlk derece yargı yerlerinde soruşturma aşamasındagörev alan, iddianameyi tanzim eden, duruşmaya katılan, mütalaa veren veyakanun yoluna başvuran Cumhuriyet savcıları,
hakkında kanun yolu değerlendirme formu düzenlenir.
Kanun yolu değerlendirme formu; soruşturmanın niteliği,iddianame, karar veya hükmün hukuka uygunluğu ve isabet derecesi, soruşturma,kovuşturma veya yargılamanın hedef sürede tamamlanması, gereksiz masrafasebebiyet verilmesi, duruşmalara hazırlıklı çıkılması veya hazırlıksızçıkılarak gecikmelere neden olunması, dosyaların eksiklik nedeniyle geriçevrilmeye neden olmayacak şekilde görevli daire veya birime gönderilmesi,bilirkişi görevlendirilmesinin hukuka uygun yapılması, soruşturma, kovuşturmaveya yargılama işlemlerinin usul hükümlerine uygun olarak doğru ve zamanındayapılması, dava konularının anlayış ve yönlendirilmesi ile mütalaa, gerekçelikarar ve tebliğnamelerin yazılış, tahlil ve sonuçlandırılmasında başarıgösterilmesi gibi hususlar dikkate alınarak çok iyi, iyi, orta ve zayıfşeklinde düzenlenir. Yapılan incelemede olumlu veya olumsuz kanaatedinilememesi hâlinde, değerlendirme formu bu durum belirtilerek düzenlenir.
Hükmün onanmış veya bozulmuş olması tek başına olumluveya olumsuz değerlendirme yapılmasını gerektirmez. Ayrıca, incelenen kararauygun muhalefet şerhi bulunması hâlinde olumsuz değerlendirme yapılamaz.
Bölge adliye mahkemeleri veya bölge idare mahkemeleridairelerince yapılan istinaf kanun yolu incelemesi sonucunda yukarıdakifıkralarda belirtilen kriterler esas alınarak kanun yolu değerlendirme formudüzenlenir. Aynı dosyaya ilişkin olarak istinaf kanun yolu incelemesi sonucudüzenlenen değerlendirme formu ile temyiz incelemesi sonucu düzenlenendeğerlendirme formu arasında çelişki bulunması hâlinde temyiz mercilerince düzenlenendeğerlendirme formu esas alınır.
Değerlendirme formu, kararı inceleyen heyetin başkanıtarafından düzenlenir. Hakkında değerlendirme formu düzenlenenler, formunUlusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP)’ne kaydedilmesinden itibaren bir ayiçinde gerekçelerini belirtmek suretiyle değerlendirme formunun yenidenincelenmesini isteyebilir. Yeniden inceleme talebi, başvuru tarihinden itibarenbir ay içinde incelemeyi yapan daire tarafından oyçokluğuyla karara bağlanır.
Yukarıdaki fıkraların uygulanmasına ilişkin usul veesaslar Yargıtay ve Danıştayın görüşü alınmak suretiyle Hâkimler ve SavcılarYüksek Kurulu tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.
Soruşturma, kovuşturma veya yargılamanın tamamlanmasıiçin öngörülen hedef süreler Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun görüşüalınarak Adalet Bakanlığı tarafından belirlenir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılanilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZtarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu kanun hükümleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Anayasa’nın “Anayasaya aykırılığın diğermahkemelerde ileri sürülmesi” başlığını taşıyan 152. maddesinin dördüncüfıkrasında “Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararınınResmî Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmününAnayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz” denilmiştir.30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun’un “Başvuruya engel durumlar” başlıklı 41.maddesinin (1) numaralı fıkrasında da “Mahkemenin işin esasına girerekverdiği ret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren on yılgeçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusuyapılamaz” hükmüne yer verilmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesinin (1) numaralıfıkrasının “Bölge adliye mahkemesi karar ve hükümlerine karşı direnilemez;…”bölümüne yönelik iptal talebi, Anayasa Mahkemesinin 26/7/2017 tarihli veE.2017/48, K.2017/129 sayılı kararıyla Anayasa’ya aykırı olmadığı gerekçesiyleesastan reddedilmiş ve bu karar 26/9/2017 tarihli ve 30192 sayılı ResmîGazete’de yayımlanmıştır.
4. Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek reddedilenkural hakkında yeni bir başvurunun yapılabilmesi için önceki kararın ResmîGazete’de yayımlandığı 26/9/2017 tarihinden başlayarak geçmesi gereken onyıllık süre henüz dolmamıştır.
5. Bu nedenle 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesinin (1)numaralı fıkrasının “Bölge adliye mahkemesi karar ve hükümlerine karşıdirenilemez;…” bölümüne ilişkin başvurunun, Anayasa’nın 152. maddesinindördüncü fıkrası ve 6216 sayılı Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğincereddi gerekir.
6. Öte yandan Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Kanun’un40. maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, bu davada uygulanacakbir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırıgörürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddiolduğu kanısına varırsa, bu hükümlerin iptalleri için Anayasa Mahkemesinebaşvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca bir mahkemenin AnayasaMahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemeningörevine giren bir davanın bulunması ve iptali talep edilen kuralın da o davadauygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak kural ise davanın değişikevrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmadaolumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
7. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme tarafından iptali talepedilen 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesinin (1) numaralı fıkrasının “…bunlarakarşı herhangi bir kanun yoluna gidilemez.” bölümü, istinafaşamasında bölge adliye mahkemesi tarafından verilen karar ve hükümlere karşıherhangi bir kanun yoluna gidilemeyeceğini düzenlemektedir. Kanun yollarının,yalnızca taraflarca başvurulabilecek hukuksal çareler oldukları gözetildiğindemahkeme tarafından herhangi bir kanun yoluna başvurulabilmesinin mümkünolmadığı açıktır. Bu itibarla muhatabı, davanın tarafları olan kuralınbakılmakta olan davada uygulanma imkânı bulunmamaktadır.
8. Açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesinin(1) numaralı fıkrasının “…bunlara karşı herhangi bir kanun yoluna gidilemez.”bölümüne ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
9. Diğer yandan 2802 sayılı Kanun’un 28. maddesinde Yargıtayve Danıştay daireleri ile genel kurullarınca yapılan kanun yolu incelemelerisonunda istinaf kanun yolu incelemesinde görev alan daire başkanı, üye,Cumhuriyet başsavcısı ve savcılar ile ilk derece yargı yerlerinde duruşmaya,karara veya hükme katılan, karar veya hükmü veren ya da soruşturma aşamasında görevyapan hâkimler ve soruşturma aşamasında görev alan, iddianameyi tanzim eden,duruşmaya katılan, mütalaa veren veya kanun yoluna başvuran Cumhuriyetsavcıları hakkında kanun yolu değerlendirme formunun düzenleneceği hükmebağlanmıştır. Söz konusu maddenin ikinci fıkrası uyarınca kanun yoludeğerlendirme formu; soruşturmanın niteliği, iddianame, karar veya hükmünhukuka uygunluğu ve isabet derecesi, soruşturma, kovuşturma veya yargılamanınhedef sürede tamamlanması, gereksiz masrafa sebebiyet verilmesi, duruşmalarahazırlıklı çıkılması veya hazırlıksız çıkılarak gecikmelere neden olunması,dosyaların eksiklik nedeniyle geri çevrilmeye neden olmayacak şekilde görevlidaire veya birime gönderilmesi, bilirkişi görevlendirilmesinin hukuka uygunyapılması, soruşturma, kovuşturma veya yargılama işlemlerinin usul hükümlerineuygun olarak doğru ve zamanında yapılması, dava konularının anlayış veyönlendirilmesi ile mütalaa, gerekçeli karar ve tebliğnamelerin yazılış, tahlilve sonuçlandırılmasında başarı gösterilmesi gibi hususlar dikkate alınarakdüzenlenir.
10. Anılan maddenin itiraz konusu dördüncü ve beşincifıkralarıyla da bölge adliye mahkemeleri veya bölge idare mahkemeleridairelerince yapılan istinaf kanun yolu incelemesi sonucunda maddede belirtilenkriterler esas alınarak kanun yolu değerlendirme formunun düzenleneceği, aynıdosyaya ilişkin olarak istinaf kanun yolu incelemesi sonucu düzenlenendeğerlendirme formu ile temyiz incelemesi sonucu düzenlenen değerlendirme formuarasında çelişki bulunması hâlinde temyiz mercilerince düzenlenen değerlendirmeformunun esas alınacağı, değerlendirme formunun, kararı inceleyen heyetinbaşkanı tarafından düzenleneceği, hakkında değerlendirme formu düzenlenenlerin,formun Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine (UYAP) kaydedilmesinden itibaren biray içinde gerekçelerini belirtmek suretiyle değerlendirme formunun yenidenincelenmesini isteyebileceği, yeniden inceleme talebinin, başvuru tarihindenitibaren bir ay içinde incelemeyi yapan daire tarafından oyçokluğuyla karara bağlanacağıdüzenlenmektedir. Bu bağlamda itiraz konusu kuralların, sanığın çocuğun cinselistismarı suçunu işlediği iddiasıyla açılan ve bakılmakta olan davadakiuyuşmazlığı olumlu ya da olumsuz yönde sona erdirecek kural olma niteliğinesahip olmadıkları anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kuralların davada uygulanmaimkânı bulunmamaktadır.
11. Açıklanan nedenle 2802 sayılı Kanun’un 28. maddesinindördüncü ve beşinci fıkralarına ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliğinedeniyle reddi gerekir.
III. HÜKÜM
A. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu’nun 284. maddesinin (1) numaralı fıkrasının;
1. “Bölge adliye mahkemesi karar ve hükümlerine karşıdirenilemez;…” bölümüne ilişkin itiraz başvurusunun, Anayasa’nın 152. maddesinindördüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralıfıkrası gereğince REDDİNE,
2. Kalan bölümünün itiraz başvurusunda bulunan Mahkemeninbakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmadığından bu bölüme ilişkinbaşvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B. 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hakimler ve SavcılarKanunu’nun 1/7/2016 tarihli ve 6723 sayılı Kanun’un 25. maddesiyle yenidendüzenlenen 28. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarının itiraz başvurusundabulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmadığından bufıkralara ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
4/12/2019 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ