ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2019/114
Karar Sayısı : 2021/36
Karar Tarihi : 3/6/2021
R.G. Tarih-Sayısı :14/7/2021-31541
İPTAL DAVASINI AÇAN: TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte128 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunuve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un;
A. 1. maddesiyle15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 14. maddesinin (A)fıkrasına eklenen dördüncü paragrafın “…haklarında 26/9/2004 tarihli ve 5237sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci,Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma veyakovuşturma bulunmaması kaydıyla…” bölümünün,
B. 2. maddesiyle5682 sayılı Kanun’a eklenen ek 7. maddenin bentlerini bağlayan;
1. Hükmün “…haklarındaaynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturmaveya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, cezaverilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere,mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veyaertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere,…”bölümünün,
2. Hükmünde yeralan “…kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre…”ibaresinin,
3. Hükmünde yeralan “…verilebilir.” ibaresindeki “…lebi…” hecesinin
Anayasa’nın 2., 9., 10., 13., 14., 17., 20., 23., 38.,48., 49. ve 138. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine veyürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİİSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un iptali talep edilen kuralların da yer aldığı;
1. 1. maddesiyle 5682sayılı Kanun’un 14. maddesinin (A) fıkrasına eklenen dördüncü paragrafşöyledir:
“(Ek paragraf:17/10/2019-7188/1 md.) Baro levhasınayazılı olan ve en az on beş yıl kıdemi bulunan avukatlara, haklarında26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap DördüncüKısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına girensuçlardan dolayı soruşturma veya kovuşturma bulunmaması kaydıyla hususi damgalıpasaport verilebilir. Buna ilişkin usul ve esaslar, Dışişleri Bakanlığı ileAdalet Bakanlığının olumlu görüşü alınarak İçişleri Bakanlığınca yürürlüğekonulan yönetmelikle belirlenir.”
2. 2. maddesiyle 5682sayılı Kanun’a eklenen ek 7. madde şöyledir:
“EkMadde 7- (Ek:17/10/2019-7188/2 md.) Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespitedilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakıya da bunlarla irtibatı nedeniyle;
A) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılıBakanlar Kurulu Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında kabul edilenkanunlar uyarınca kamu görevinden çıkarılmaları veya rütbelerinin alınmasınedeniyle pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesineyönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan,
B) 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılıOlağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 5 inci maddesi ve 27/6/1989tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35 inci maddesiuyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesineyönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan,
C) Mahkemelerce yurt dışına çıkmalarıyasaklananlar hariç olmak üzere bu Kanunun 22 nci maddesi uyarınca pasaportlarıiptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesisedilmiş olanlardan,
haklarında aynı nedenlerden dolayı;devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturmabulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yerolmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararıbulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacakaraştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Recep KÖMÜRCÜ, Serdar ÖZGÜLDÜR, Burhan ÜSTÜN,Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ,Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, YıldızSEFERİNOĞLU ve Selahattin MENTEŞ’in katılımlarıyla 22/1/2020 tarihinde yapılanilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında kararabağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportörİsmail Emrah PERDECİOĞLU tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, davakonusu kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları vebunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A. Kanun’un 1. Maddesiyle 5682 Sayılı Kanun’un 14.Maddesinin (A) Fıkrasına Eklenen Dördüncü Paragrafın “…haklarında 26/9/2004tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü KısımDördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan dolayısoruşturma veya kovuşturma bulunmaması kaydıyla…” Bölümünün İncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
3. 5682 sayılı Kanun’un 14. maddesinin (A) fıkrasına görebaro levhasına yazılı olan ve en az on beş yıl kıdemi olan avukatlara hususidamgalı pasaport verilebilir. Kural uyarınca bu kapsamdaki avukatlara hususidamgalı pasaport verilebilmesi ilgili avukat hakkında 26/0/2004 tarihli ve 5237sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci,Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma veyakovuşturma bulunmaması durumunda mümkündür. Devletin güvenliğine karşı suçlar,anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşısuçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk 5237 sayılı Kanun’un İkinciKitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde düzenlenensuçlardır.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
4. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kuralınmasumiyet karinesine aykırı olarak soruşturma veya kovuşturmanın varlığınasonuç bağladığı, avukatlar için hususi damgalı pasaport hamili olunmasıbakımından birtakım şartlar öngörmek suretiyle seyahat hürriyetini sınırladığı,bu sınırlamanın meşru bir amaç taşımadığı, kuralda öngörülen şartların makultemellerinin bulunmadığı, bu durumun avukatlar arasında ayrımcılık yarattığıbelirtilerek kuralın Anayasa’nın 10., 13., 14., 23. ve 38. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
5. Anayasa'nın 38. maddesinin dördüncü fıkrasında “Suçluluğuhükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.” denilmektedir. Cezahukukunun temel ilkelerinden olan suçsuzluk karinesi, hakkında suçisnadı bulunan bir kişinin adil bir yargılama sonunda suçlu olduğuna dair kesinhüküm tesis edilene kadar masum sayılması gerektiğini ifade etmekte ve hukukdevleti ilkesinin de bir gereğini oluşturmaktadır. Suçsuzluk karinesine görebir kişinin suçlu olarak nitelendirilebilmesi ve hakkında cezai müeyyidelerinuygulanabilmesi için adil bir yargılanma sonucunda kesin hükümle mahkûm olmasıgerekir. Suçsuzluk karinesi uyarınca kişi hakkında her türlü şüphe bertarafedilmediği sürece mahkûmiyet kararı verilemez.
6. Bununla birlikte suçsuzluk karinesi, kişileri peşinensuçlu ilan etmeden bazı tedbirlerin uygulanmasına engel teşkil etmez. Bubağlamda suçsuzluk karinesinin tanımı ve gerekleri anayasal sınırların ötesinegeçecek şekilde genişletilerek soruşturma ve kovuşturma gibi süreçlere bağlıhukuki sonuçları işlevsiz kılacak şekilde yorumlanamaz.
7. Dava konusu kural, haklarındabelirli suçlardan soruşturma veya kovuşturma bulunan avukatlara soruşturma veyakovuşturma süresiyle sınırlı olarak hususi damgalı pasaport verilmemesiniöngörmektedir. Kuralda hususi damgalı pasaport alabilmenin gereklerindenbiri olarak gösterilen belirli suçlardan soruşturma veya kovuşturma bulunmamasışartının varlığı ilgili kişiye cezai anlamda bir yaptırımın uygulandığıanlamına gelmez.
8. Açıklanan nedenle kuralda öngörüldüğü üzere hakkındabelirli suçlardan soruşturma veya kovuşturma bulunduğu gerekçesiyle ilgilikişiye hususi damgalı pasaport verilmemesinin kişinin suçlu olarak nitelendirilmesive hakkında cezai müeyyide uygulanması yönünde sonuç doğurmadığı açıktır.
9. Anayasa’nın 23. maddesinde “Herkes, yerleşme veseyahat hürriyetine sahiptir” denilerek yerleşme ve seyahat hürriyetigüvence altına alınmaktadır. Anılan maddede bu hürriyetin sınırlanmasınailişkin düzenlemeler de bulunmaktır.
10. Bununla birlikte anayasa koyucunun seyahat hürriyetininbir boyutu olan yurtdışına çıkma hürriyeti için sınırlama rejimini özel olarakdüzenlediği görülmektedir. Buna göre Anayasa’nın anılan maddesinin üçüncüfıkrasında “Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturmasıveya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir”denilmek suretiyle vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin sadece suçsoruşturması veya kovuşturması sebebine bağlı olarak ve ancak hâkim kararıylasınırlanabileceği belirtilmiştir.
11. Ancak Anayasa’nın yurt dışına çıkma hürriyetininsınırlanması bakımından öngördüğü sınırlama sebebi ile teminatın gündemegelebilmesi için öncelikle yurtdışına çıkma hürriyetine yönelik bir sınırlamabulunmalıdır. Bu bağlamda anayasal anlamda bir temel hak veya özgürlüğünsınırlandığından bahsedilebilmesi için belirli bir temel hak ve özgürlüğünAnayasa'da öngörülen ya da belirlenen alanı içinde kişiye sağlanan imkânlarındaraltılması yönünde bir düzenlemenin ihdas edilmesi gerekir (AYM,E.2003/40, K.2007/96, 12/12/2007; AYM, E.2014/176, K.2015/53, 27/5/2015).
12. 5682 sayılı Kanun’a göre bir kişinin yurt dışınaçıkabilmesi için kural olarak pasaport hamili olması gereklidir. Zira kişininyurt dışına çıkma hürriyetini kullanması hem vatandaşı olduğu ülkeyi hem deseyahat ettiği ülkeyi yükümlülük altına sokabildiğinden pasaportlararacılığıyla kişilerin kimliklerinin hukuki olarak tespiti sağlanmaktadır.
13. Anılan Kanun’da yabancılar için düzenlenecekpasaportlar ayrı olmak üzere Türk vatandaşları için dört farklı türde pasaportayer verilmiştir. Bunlardan umuma mahsus pasaportlar, Kanun’da yazılı şartlarısağlamak kaydıyla hiçbir ayrım bulunmadan tüm vatandaşlar içindüzenlenebilmektedir. Umuma mahsus pasaport hamili kişiler gitmek istedikleriülkenin vize rejiminin gereklerini sağlayarak o ülkeye seyahat edebilmekteayrıca taraf olunan anlaşmalar uyarınca Türk vatandaşlarına tanınan vizebağışıklığı neticesinde belirli ülkelere vize koşulu aranmadan dagidebilmektedir.
14. Hususi damgalı pasaportlar ise dava konusu kuralın dayer aldığı 5682 sayılı Kanun’un 14. maddesinde düzenlenen bir diğer pasaporttürüdür. Anılan maddeye göre bu tür pasaportlar maddede sayılan diğer şartlarısağlamak kaydıyla devlet memurlarına, bazı kamu görevlilerine, belediyebaşkanlarına, ihracatçı firma yetkililerine ve avukatlara verilebilmektedir.
15. Hususi damgalı pasaportlar için 2/7/1964 tarihli ve492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 85. maddesi uyarınca pasaport harcıödenmemektedir. Ayrıca taraf olunan anlaşmalar uyarınca hususi damgalı pasaporthamilleri umuma mahsus pasaport hamillerine göre daha fazla sayıda ülkebakımından vize muafiyetinden yararlanmakta, dolayısıyla daha fazla sayıdaülkeye vizesiz seyahat edebilmektedir. Bu çerçevede hususi damgalı pasaporthamili kişiler umuma mahsus pasaport hamillerine kıyasla hem maddi hem maneviolarak daha az külfete katlanmaktadır.
16. Ancak kanun koyucunun hususi damgalı pasaportlardanyararlanabilecek kişilere ilişkin düzenleme yaparken birtakım şartlarıöngörmesi yalnızca bu tür pasaportların elde edilmesine yönelik birsınırlamadır. Zira 5682 sayılı Kanun’un 15. maddesi uyarınca kural olarak herTürk vatandaşının umuma mahsus pasaport hamili sıfatıyla yurt dışınaçıkabilmesi mümkündür.
17. Buna göre hususi damgalı pasaport hamili olarak yurtdışına çıkabilmenin sağladığı imkânlara ulaşabilmede birtakım şartlarınöngörülmesi şeklinde özetlenebilecek dava konusu kuralın Anayasa’nın 23.maddesinde güvence altına alınan yurt dışına çıkma hürriyetini sınırlayan biryönü bulunmamaktadır.
18. Anayasa’nın 10. maddesinde “Herkes, dil, ırk,renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzerisebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir./ Kadınlar ve erkeklereşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamaklayükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarakyorumlanamaz./ Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dulve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesineaykırı sayılmaz./ Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaztanınamaz./ Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önündeeşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” denilmeksuretiyle kanun önünde eşitlik ilkesine yer verilmiştir.
19. Anayasa’nın anılan maddesinde belirtilen kanun önündeeşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ileeylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı; aynıdurumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarınısağlamak, kişilere ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Builkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallaruygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önündeeşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez.Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişikkuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrıhukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlikilkesi zedelenmez.
20. Avukatlara hususi damgalı pasaportverilme bakımından haklarında belirli suçlardan soruşturma veya kovuşturmabulunan avukatlar aleyhine bir istisna öngörülmesi durumuna ilişkin olarakeşitlik ilkesi yönünden yapılacak anayasallık denetiminde öncelikle Anayasa’nın10. maddesi çerçevesinde aynı ya da benzer durumda bulunan kişilere farklımuamelenin mevcut olup olmadığı belirlenmelidir. Yapılacak bu belirlemeninardından ise farklı muamelenin nesnel ve makul bir temele dayanıp dayanmadığıve ölçülü olup olmadığı hususları irdelenmelidir. Ölçülülük ilkesi, amaç vearaç arasında hakkaniyete uygun bir dengenin bulunması gereğini ifade eder.Diğer bir ifadeyle bu ilke, farklı muamelenin öngörülen objektif amaç ileorantılı olmasını gerektirmektedir.
21. Bu bağlamda haklarındabelirli suçlardan soruşturma veya kovuşturma bulunan ve bulunmayan avukatlarınkarşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda olduklarısöylenebileceğinden kuralla bunlar arasında bir farklılık yaratıldığısöylenebilir.
22. Kural uyarınca hususi damgalıpasaport verilmesine engel soruşturma veya kovuşturmaların 5237 sayılı Kanun’un İkinci Kitap Dördüncü KısımDördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan yürütülen soruşturma veya kovuşturmalarolduğu, bu kapsama ise devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve budüzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarınakarşı suçlar, casusluk ve terör suçlarının girdiği görülmektedir. Bu çerçevede anılan suçların ağırlığı ve niteliğigözetildiğinde haklarında bu suçlardan soruşturma veya kovuşturma yürütülenavukatlar bakımından hususi damgalı pasaport alınabilmesine ilişkin koşullardafarklılık yaratılmasının nesnel ve makul bir nedene dayanmadığı söylenemez.
23. Dava konusu kural bir tedbirniteliğinde olup haklarında söz konusu suçlardan soruşturma veya kovuşturmabulunan avukatlara hususi damgalı pasaport verilmesini geçici olarakengellemektedir. Bu çerçevede kural kapsamında yer alan avukatların hususidamgalı pasaport alamamalarının sürekli nitelikte olmayıp haklarındaki anılansuçlardan yürütülen soruşturma veya kovuşturmaların devamı süresiyle sınırlıolduğu gözetildiğinde hususi damgalı pasaport edinme imkânının kazanılmasınailişkin koşullarda anılan farklılığın öngörülmesiyle güdülen amaç ile kurallaöngörülen araç arasında uygun bir dengenin kurulduğu, bu bağlamda kurallagetirilen söz konusu farklılığın öngörülme amacına göre kural kapsamındakiavukatlara aşırı bir külfet yüklemediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla kuralda eşitlikilkesine aykırı bir yönün bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
24. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 10., 23. ve 38. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddigerekir.
Kuralın Anayasa’nın 13. ve 14. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
B. Kanun’un 2. Maddesiyle 5682 Sayılı Kanun’a Eklenen Ek7. Maddenin Bentlerini Bağlayan;
− Hükmün “…haklarında aynı nedenlerden dolayı;devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturmabulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yerolmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararıbulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere,…” Bölümünün,
− Hükmünde Yer Alan “…kolluk birimlerinceyapılacak araştırma sonucuna göre…” İbaresinin,
− Hükmünde Yer Alan “…verilebilir.”ibaresindeki “…lebi…” hecesinin,
İncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
25. Dava konusu kurallar; çeşitli sebeplerle pasaportlarıiptal edilenler ve haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesisedilmiş olanlara, yine kurallarda belirtilen kıstasları sağlamaları vebaşvuruda bulunmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucunagöre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebileceğini öngörmektedir.
26. 5682 sayılı Kanun’un dava konusu kuralların da yeraldığı ek 7. maddesinde (A), (B) ve (C) bentlerine ilişkin ortak bir hükümolarak “Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veyagruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatınedeniyle;” denildikten sonra kuralların kapsamına giren kişiler üç gruphâlinde gösterilmiştir.
27. Maddenin (A) bendi uyarınca 20/7/2016 tarihli ve2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edilen olağanüstü hâlkapsamında kabul edilen kanunlar uyarınca kamu görevinden çıkarılmaları veyarütbelerinin alınması nedeniyle pasaportları iptal edilenler ile haklarındapasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlar kurallarınkapsamına girmektedir.
28. (B) bendine göre de 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılıOlağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 5. maddesi uyarınca pasaportlarıiptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesisedilmiş olanlar kuralların kapsamına alınmaktadır. Anılan Kanun’un 5.maddesinde millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veyagruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatınedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarındasuç soruşturması veya kovuşturması yürütülenlerin pasaportlarının iptaledilebileceği hükme bağlanmıştır.
29. (B) bendinde belirtilen bir diğer grup da 27/6/1989tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesi uyarıncapasaportları iptal edilenler ve haklarında pasaport verilmemesine yönelik idariişlem tesis edilmiş olanlardır.
30. Son olarak (C) bendinde ise mahkemelerce yurt dışınaçıkmaları yasaklananlar hariç olmak üzere 5682 sayılı Kanun’un 22. maddesiuyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesineyönelik idari işlem tesis edilmiş olanlara yer verilmiştir. Anılan maddede yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara,memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleriBakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veyairtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlıkkuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veyabu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport veyaseyahat vesikasının verilmeyeceği hükme bağlanmıştır.
31. Söz konusu (A), (B) ve (C) bentlerinde belirtilen bukişiler millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veyagruplara ya da terör örgütlerine üyelikleri veya iltisakları ya da bunlarlairtibatları nedeniyle pasaportlarının iptal edilmiş olması ya da haklarındapasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olmaları hâlinde davakonusu kuralların kapsamında olacaklardır.
32. İçişleri Bakanlığınca bu kapsamda yer alan kişilerepasaport verilebilmesi ise dava konusu kurallar uyarınca haklarında aynınedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturmaveya kovuşturmanın bulunmaması, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, cezaverilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilmişolması, mahkûmiyet kararı bulunanların ise cezalarının tümüyle infaz edilmişveya ertelenmiş olması ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararverilmiş olmasının yanı sıra kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucunabağlanmıştır. Tüm bu koşulların gerçekleşmesi durumunda dahi pasaport verilmesikonusunda İçişleri Bakanlığına takdir yetkisi tanınmıştır.
33. Bu itibarla kurallar, (A), (B) ve (C) bentlerindebelirtilen kişilerin tamamına değil bu kişilerin arasından yalnızca dava konusukuralların öngördüğü şartları sağlayanlara pasaport verilebilmesine imkântanımaktadır.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
34. Dava dilekçesinde özetle; kuralların Anayasa’nınaçıkça hâkim kararı öngördüğü bir alanda idareye yetki tanıdığı, masumiyetkarinesine aykırı olduğu, vatandaşlar arasında temeli olmayan bir ayrımcılıkyarattığı, belirlilik taşımadığı, maddi anlamda kanun niteliğinde olmadığı,kişilerin maddi ve manevi varlıklarını geliştirmelerine engel teşkil ettiği,kişilerin yurt dışında çalışma imkânlarını ortadan kaldırdığı, özel yaşamlarınaölçüsüz bir müdahale oluşturduğu belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 9.,10., 13., 14., 17., 20., 23., 38., 48., 49. ve 138. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
35. Anayasa’nın 23. maddesinin birinci fıkrasındaherkesin yerleşme ve seyahat hürriyetine sahip olduğu belirtilmiş, aynımaddenin üçüncü fıkrasında ise seyahat hürriyetinin özel görünümü olan yurtdışına çıkma hürriyeti güvence altına alınmıştır.
36. Dava konusukurallarda genel olarak millî güvenliğetehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terörörgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle pasaportları iptal edilenler ve haklarında pasaportverilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlara, kurallarda belirtilenşartları sağlamaları kaydıyla kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucunagöre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebileceği düzenlenmiştir.
37. Hukukumuzda yurt dışına çıkışa ilişkin düzenlemeleriiçeren temel mevzuat olan 5682 sayılı Kanun uyarınca Türk vatandaşlarının yurtdışına çıkabilmeleri için kural olarak muteber bir pasaport hamili olmalarıgerekmektedir. Bu bakımdan iptali istenen kurallar uyarınca talep ettiğitakdirde kişiye pasaport verilmemesi halinde bu kişinin hukuka uygun biçimdeyurt dışına çıkabilmesi mümkün olmayacaktır. Bu durum ise Anayasa’nın 23.maddesinin üçüncü fıkrasında seyahat hürriyetinin bir boyutu olarak düzenlenenyurt dışına çıkma hürriyetine getirilmiş bir sınırlama niteliğindedir. Davakonusu kurallar uyarınca bu türden bir sınırlama aynı zamanda daha öncepasaportları iptal edilmiş ya da haklarında pasaport verilmemesine yönelikişlem tesis edilmiş ancak kurallarda öngörülen şartları taşımayan kişilerbakımından da bir sınırlama niteliği taşımaktadır.
38. Anayasa’nın 13.maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızcaAnayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancakkanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir. Bunagöre seyahat hürriyetinin bir boyutu olan ve özel olarak güvence altına alınanyurt dışına çıkma hürriyetine getirilen sınırlamaların Anayasa’nın 23.maddesinde belirtilen sınırlama sebeplerine ve güvencelere aykırı olmamasıgerekir.
39. Anayasa’nın 23. maddesinin üçüncü fıkrasında “Vatandaşınyurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiylehâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.” denilmek suretiyle vatandaşınyurt dışına çıkma hürriyetinin sadece suç soruşturması veya kovuşturmasısebebine bağlı olarak ve ancak hâkim kararıyla sınırlanabileceği hüküm altınaalınmıştır.
40. Yurt dışına çıkma hürriyetinin düzenlendiği anılanfıkra 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile son hâlini almış ve fıkradayurt dışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturması veya kovuşturmasındandolayı sadece hâkim kararı ile sınırlanabileceği açıkça ifade edilmiştir. Sözkonusu Anayasa değişikliğinin fıkraya ilişkin gerekçesinde de “Maddedeyapılan değişiklikle, idare tarafından, vatandaşın yurt dışına çıkmahürriyetinin sınırlandırılmasına son verilmekte; yurt dışına çıkmahürriyetinin, sadece suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hâkimkararına bağlı olarak sınırlandırılabilmesi ilkesi benimsenmektedir.”ifadelerine yer verilmiştir.
41. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.2016/205, K. 2019/63 sayılı kararında da belirli şartlarda kişilerin haklarındabir suç nedeniyle yapılan soruşturma ya da kovuşturma olmaksızın ve hâkimkararı aranmaksızın pasaportlarının İçişleri Bakanlığınca iptaline kararverilebilmesine imkân sağlayan kuralın Anayasa’nın 23. maddesine aykırıolduğuna hükmedilmiştir (bkz. §§ 69-77).
42. Dava konusu kurallarda İçişleri Bakanlığı tarafındankapsamda yer alan kişilere pasaport verilebilmesi bu kişilerin haklarında aynınedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturmaveya kovuşturmanın bulunmaması, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, cezaverilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilmişolması, mahkûmiyet kararı bulunanların ise cezalarının tümüyle infaz edilmişveya ertelenmiş olması ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararverilmiş olmasının yanı sıra kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucunabağlanmıştır. Kurallara göre tüm bu şartların gerçekleşmesi durumunda dahipasaport verilmesi konusunda İçişleri Bakanlığının takdir yetkisi bulunmaktadır.
43. Anayasa’nın 23. maddesi uyarınca yurt dışına çıkma hürriyetininancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabileceği ve hâkimkararı güvencesine bağlandığı gözetildiğinde dava konusu kurallarda Anayasa’nınanılan maddesinde yer almayan sınırlama sebepleriyle de söz konusu hürriyetinsınırlandığı ve kuralların yurt dışına çıkış yapılabilmesini idarenin yetkisinebırakarak Anayasa’da belirtilen sınırlama sebeplerine bağlanan hâkim kararıgüvencesini ihlal ettiği görülmektedir. Bu itibarla kuralların yurt dışınaçıkma hürriyetini Anayasa’ya aykırı olarak sınırladığı sonucuna ulaşılmıştır.
44. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa'nın 13. ve 23.maddelerine aykırıdır. İptalleri gerekir.
Muammer TOPAL ve Basri BAĞCI dava konusu “…lebi…”hecesi dışındaki kurallar yönünden bu görüşe katılmamışlardır.
Kurallar, Anayasa’nın 13. ve 23. maddelerine aykırıgörülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2., 9., 10., 14., 17., 20.,38., 48., 49. ve 138. maddeleri yönünden incelenmemiştir.
IV. İPTALİN DİĞERKURALLARA ETKİSİ
45. 6216 sayılı Kanun’un43. maddesinin (4) numaralı fıkrasında kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye BüyükMillet Meclisi İçtüzüğü’nün belirli kurallarının iptali, diğer kurallarınınveya tümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa bunların da AnayasaMahkemesince iptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.
46. 7188 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle5682 sayılı Kanun’a eklenen ek 7. maddenin bentlerini bağlayan hükmün “…haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olanherhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara,kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına,davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararıbulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere,…” bölümü ile anılan hükümde yer alan “…kollukbirimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre…” ibaresinin ve “…verilebilir.”ibaresindeki “…lebi…” hecesinin iptalleri nedeniyle uygulanma imkânıkalmayan anılan maddenin kalan kısmının 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4)numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
V. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
47. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya dabunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihteyürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetedeyayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmaksuretiyle Anayasa Mahkemesinin gerekligördüğü hâllerde Resmî Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararınınyürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceğibelirtilmektedir.
48. 7188 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle 5682 sayılı Kanun’a eklenen ek 7. maddenin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşlukkamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesininüçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66.maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bukurallara ilişkin iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasındanbaşlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VI. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
49. Dava dilekçesindeözetle; dava konusu kuralların uygulanmaları hâlinde telafisi güç veya imkânsızzararların doğabileceği belirtilerek yürürlüklerinin durdurulmasına kararverilmesi talep edilmiştir.
17/10/2019 tarihli ve7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik YapılmasınaDair Kanun’un;
A. 2. maddesiyle 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı PasaportKanunu’na eklenen ek 7. maddenin;
1. Bentlerini bağlayan hükmün “…haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olanherhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara,kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına,davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararıbulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere,...” bölümüne,
2. Bentlerini bağlayan hükmünde yer alan “...kollukbirimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre...” ibaresine,
3. Bentlerinibağlayan hükmünde yer alan “...verilebilir.” ibaresindeki “…lebi…”hecesine,
yönelik iptalhükümlerinin yürürlüğe girmelerinin ertelenmeleri nedeniyle bu bölüme, ibareyeve heceye ilişkin yürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE,
B. 1. maddesiyle 5682sayılı Kanun’un 14. maddesinin (A) fıkrasına eklenen dördüncü paragrafın “...haklarında26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap DördüncüKısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına girensuçlardan dolayı soruşturma veya kovuşturma bulunmaması kaydıyla...”bölümüne yönelik iptal talebi 3/6/2021 tarihli ve E.2019/114, K.2021/36 sayılıkararla reddedildiğinden bu bölüme ilişkin yürürlüğün durdurulması talebininREDDİNE,
3/6/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VII. HÜKÜM
17/10/2019 tarihli ve7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik YapılmasınaDair Kanun’un;
A. 1. maddesiyle 15/7/1950tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 14. maddesinin (A) fıkrasına eklenendördüncü paragrafın “...haklarında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı TürkCeza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı veYedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılıTerörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma veyakovuşturma bulunmaması kaydıyla...” bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığınave iptal talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
B. 2. maddesiyle5682 sayılı Kanun’a eklenen ek 7. maddenin;
1. Bentlerini bağlayan hükmün “…haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olanherhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara,kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına,davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararıbulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasınıngeri bırakılmasına karar verilenlere,...”bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Muammer TOPAL ile BasriBAĞCI’nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, iptal hükmünün Anayasa’nın153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralıfıkrası gereğince, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YILSONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. Bentlerini bağlayan hükmünde yer alan “...kollukbirimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre...” ibaresinin Anayasa’ya aykırıolduğuna ve İPTALİNE, Muammer TOPAL ile Basri BAĞCI’nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, iptal hükmünün Anayasa’nın 153.maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralıfıkrası gereğince, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YILSONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
3. Bentlerinibağlayan hükmünde yer alan “...verilebilir.” ibaresindeki “…lebi…”hecesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153.maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralıfıkrası gereğince, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YILSONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
4. Kalan kısmının 6216 sayılıKanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrasıgereğince İPTALİNE,iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince, KARARIN RESMÎGAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNEOYBİRLİĞİYLE,
3/6/2021 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
KARŞI OY
7188 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 5682 sayılı PasaportKanunu’na Eklenen 7. maddesinin son paragrafındaki düzenlemenin bazıhükümlerinin iptali istenmiştir.
Söz konusu düzenleme ile iptal istemine konu edilenmaddenin A, B ve C bentlerinde sayılan ve özellikle 15 Temmuz 2016 tarihindensonra çeşitli tasarruf ve düzenlemelerle haklarında pasaport verilmemesine dairişlem tesis edilmiş kişilere pasaport verilmesine ilişkin şartlarbelirlenmiştir.
Pasaport verilme işlemi, Anayasa’nın 23. maddesikapsamında bir hürriyet olarak düzenlenen vatandaşların yurt dışına çıkmahaklarını kullanmalarını sağlayan en önemli belgelerden biri olup, söz konusuhak ile organik bir bağlantı içerisindedir.
07/05/2010 tarih ve 5982 sayılı Kanun’un 2. maddesi iledeğişikliğe uğrayan ve vatandaşların yurt dışına çıkma hürriyetlerinidüzenleyen Anayasa’nın 23/3. maddesinde bu özgürlüğün ancak suç soruşturmasıveya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlandırılabileceğihüküm altına alınmıştır.
Anayasa’nın bu açık hükmü karşısında hâkim kararıolmaksızın bir vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin kısıtlanması mümkündeğildir.
İptal istemine konu edilen kanuni düzenlemede ise olağanüstü dönemde haklarında pasaport kısıtlaması verilen kişilere yeniden bubelgenin verilmesine ilişkin düzenleme yapılırken ilgili maddenin C bendinde“haklarında mahkeme kararı ile yurt dışına çıkma kısıtlaması getirilen kişiler”kapsam dışında tutulmuşlardır.
İptal istemine konu edilen maddenin ifade tarzıitibariyle kimlere pasaport verilebileceği dile getirilirken kendilerinepasaport verilmeyeceklere dair bir hüküm konulmamıştır.
Özellikle iptal incelemesine konu edilen son paragraftayer almayan kişilerin, hükmün mefhumu muhalifinden kendilerine pasaportverilemeyecek kişiler olduğu sonucuna ulaşılması mümkün gözükmekle birlikteAnayasa’nın 23/3. maddesinde yer alan açık düzenleme karşısında bu yöndeki biryorumun hukuka aykırı olacağı açıktır. Zira pasaport verilmemesine ilişkin birişlem ancak suç soruşturması veya kovuşturması nedeniyle verilmiş olan birhakim kararına dayanmak zorundadır.
Bu bağlamda, iptal istemine konu madde muhtevasındahaklarında adli veya idari bir soruşturma bulunmayan kişiler kendilerinepasaport verilebilecekler arasında sayılırlarken, haklarındaki adli veya idaribir soruşturma derdest bulunan kişilere dair bir düzenleme bulunmaması yukardaizah edilen Anayasa’nın açık düzenlemesi karşısında aleyhlerine hakimtarafından verilmiş bir kısıtlama kararı olmadığı sürece bu kişilere pasaportverilmeyeceği şeklinde yorumlanamaz.
İçişleri Bakanlığı’nın pasaport vermeden önce talepsahipleri hakkında kolluk marifetiyle bir inceleme yaptırmasında da Anayasa’yaaykırı bir yön bulunmamaktadır. Kolluk marifetiyle yaptırılacak olanaraştırmanın kişi hakkında mahkemelerce verilmiş bir kısıtlama kararı bulunupbulunmadığı veya bu yönde bir işlem tesisine gerek olup olmadığı noktasındacereyan etmesi gerektiğinde bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu araştırma, yapılanişlemin bütünlüğü içerisinde normal ve mutad bir uygulama olup Anayasa’yaaykırı bir yönünden de söz etmek mümkün değildir.
Düzenlemede Anayasa’ya aykırı tek yön; haklarında hakimtarafından verilmiş bir kısıtlama kararı bulunmayan, haklarındaki soruşturmaveya kovuşturmalar lehlerine sonuçlanan veya aleyhlerine verilen mahkûmiyetkararları tümüyle infaz edilen yada ertelenen kişilerin durumları tespitedildikten sonra dahi idareye pasaport verme noktasında inisiyatif tanıyan“Verilebilir” kelimesinin ihtiva ettiği belirsizliktir.
Söz konusu kelimeye yönelik talebin kabulü ile birliktekişilere pasaport verilmesine imkân tanıyan ve doğrudan bir kısıtlama içermeyenhükmün diğer kısımları Anayasa’ya aykırı bulunmamaktadır. Aksi bir düşünce ile“kolluk tarafından yapılacak araştırmanın” iptal edilmesi idarenin işleyişiniciddi manada olumsuz yönde etkileme potansiyeli taşımaktadır.
Bu mülahazalarla çoğunluğun kanuni düzenlemenin; “haklarındaaynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adlisoruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına,beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesinekarar verilenlere, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infazedilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararverilenlere,” ve “kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre ”ibarelerine yönelik iptal görüşüne iştirak edilmemiştir.
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Basri BAĞCI