ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2019/111
Karar Sayısı : 2023/63
Karar Tarihi : 5/4/2023
R.G.Tarih-Sayı :10/10/2023-32335
İPTAL DAVASINI AÇAN: TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte 136milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 17/10/2019 tarihli ve (47) numaralı Sigortacılık ve ÖzelEmeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
A. Tümünün,
B. 1. 1.maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “…denetlenmesine…”ibaresinin,
2. 3. maddesinin;
a. (1) numaralıfıkrasının birinci cümlesinin,
b. (2) ve (4)numaralı fıkralarının,
3. 4. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (ç) bendinin,
4. 5. maddesinin;
a. (1) numaralıfıkrasının birinci cümlesinin,
b. (4) numaralıfıkrasının üçüncü, dördüncü ve beşinci cümlelerinin,
5. 7. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “…Kurumun hizmet birimleri vebunların görevlerini belirlemek.” ibaresinin,
6. 8. maddesinin(4) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin,
7. 9. maddesinin,
8. 10. maddesinin(4) ve (5) numaralı fıkralarının,
9. 12. maddesinin(1) numaralı fıkrasının,
10. 13. maddesinin(1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin,
11. 14.maddesinin;
a. (1) numaralı fıkrasındayer alan “…denetim, inceleme ve soruşturma…” , “…Sigortacılık Uzmanıve Sigortacılık Uzman Yardımcısı…” ve “…istihdam…” ibarelerinin,
b. (2) numaralıfıkrasının,
12. 15.maddesinin,
13. 19.maddesinin;
a. (1) numaralıfıkrasında yer alan “…diğer mevzuatta…” ibaresinin,
b. (2) numaralıfıkrasının,
14. 20.maddesinin;
a. (1) numaralıfıkrasıyla 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve KontrolKanunu’na ekli (III) Sayılı Cetvel’e eklenen “12) Sigortacılık ve ÖzelEmeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” ibaresinin,
b. (3) numaralıfıkrasıyla ekli (1) Sayılı Liste’de yer alan kadroların iptal edilerek10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (2) numaralı GenelKadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin eki (1) SayılıCetvel’in Hazine ve Maliye Bakanlığına ait bölümünden çıkarılmasının,
15. Geçici 2.maddesinin;
a. (1), (3), (4)ve (5) numaralı fıkralarında yer alan “…Sigorta Denetleme Kurulu…” ibarelerinin,
b. (2) numaralıfıkrasının,
C. Geçici 3.maddesinin;
1. Tümünün,
2. (5) ve (7)numaralı fıkralarının,
3. a. (2),(3) ve (8) numaralı fıkralarında yer alan “...Sigorta Denetleme Kurulu...”ibarelerinin,
b. (2), (3) ve (5)numaralı fıkralarında yer alan “...Sigorta Denetleme Uzmanı ve Sigorta DenetlemeAktüeri...” ve “...Sigorta Denetleme Uzman Yardımcısı ve SigortaDenetleme Aktüer Yardımcısı...” ibarelerinin,
c. (6) numaralıfıkrasında yer alan “…Sigorta Denetleme Uzmanı, Sigorta DenetlemeAktüeri, Sigorta Denetleme Uzman Yardımcısı ve Sigorta Denetleme AktüerYardımcısı…” ibaresinin,
Anayasa’nın 2., 6., 7., 8., 10., 70., 104., 123., 128. ve167. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinindurdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ KURALLARI VE İLGİLİGÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ İLE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME VE CUMHURBAŞKANLIĞIKARARNAMESİ KURALLARI
A. İptali İstenen Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Kuralları
Dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK)şöyledir:
“SİGORTACILIK VE ÖZEL EMEKLİLİK DÜZENLEME VE DENETLEME
KURUMUNUN TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA
CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ
Kararname Numarası : 47
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam ve Tanımlar
Amaç ve kapsam
MADDE 1- (1) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin amacı,sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesinedair görevleri yürütmek üzere Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme veDenetleme Kurumunun kurulması ile teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarınailişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Tanımlar
MADDE 2- (1) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesininuygulanmasında;
a)Bakan: Hazine ve Maliye Bakanını,
b) Bakanlık: Hazine ve Maliye Bakanlığını,
c) Başkan: Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme veDenetleme Kurulu Başkanını,
ç) Kurul: Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme veDenetleme Kurulunu,
d) Kurum: Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme veDenetleme Kurumunu,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Kuruluş, Görev ve Yetki
Kuruluş
MADDE 3- (1) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve ilgilimevzuatla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere kamutüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Sigortacılık ve ÖzelEmeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulmuştur. Kurumun merkeziİstanbul’dadır. Kurumun ilişkili olduğu bakanlık Hazine ve Maliye Bakanlığıdır.
(2) Kurum, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme veDenetleme Kurulu ile Başkanlık teşkilatından oluşur.
(3) Kurum, bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi veilgili mevzuatla kendisine verilen görev ve yetkileri kendi sorumluluğu altındabağımsız olarak yerine getirir ve kullanır. Kurumun kararları yerindelikdenetimine tabi tutulamaz. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi Kurumunkararlarını etkilemek amacıyla emir ve talimat veremez.
(4) Kurum, bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi veilgili mevzuat çerçevesinde sahip olduğu mali kaynaklarını görev veyetkilerinin gerektirdiği ölçüde, kendi bütçesinde belirlenen usul ve esaslardahilinde serbestçe kullanır.
(5) Kurum, bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi veilgili mevzuatla verilen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak amacıylayeterli sayıda ve nitelikte personeli istihdam eder.
Kurumun görev ve yetkileri
MADDE 4- (1) Kurumun görev ve yetkileri şunlardır:
a) 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu, 28/3/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve YatırımSistemi Kanunu, 14/6/2005 tarihli ve 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu,3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 13/1/2011 tarihli ve 6102sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 9/5/2012 tarihli ve 6305 sayılı Afet SigortalarıKanunu ile diğer mevzuatta yer alan sigortacılık ve özel emekliliğe ilişkingörev ve yetkileri yürütmek.
b) Sigortacılık ve özel emekliliğe ilişkin mevzuatıhazırlamak, uygulamak ve ilgililer tarafından uygulanmasını izlemek veyönlendirmek.
c) Ülke sigortacılığının ve özel emeklilikuygulamalarının gelişmesi, sigortalıların ve katılımcıların korunması içintedbirler almak, bu tedbirleri bizzat uygulamak veya ilgili kuruluşlarauygulatmak ve uygulanmasını izlemek.
ç) Sigortacılık ve özel emeklilik alanında faaliyetgösteren kişi ve kuruluşlarla ilgili inceleme, denetleme ve soruşturma işleriniyürütmek.
d) Sigortacılık, özel emeklilik ve ilgili diğer malipiyasalarla ilgili alınacak kararların oluşumuna katkıda bulunmak üzere,yurtiçinde ve yurtdışında meydana gelen gelişmeleri de incelemek ve gözönündebulundurmak suretiyle sigortacılık, özel emeklilik ve ilgili diğer malipiyasalar hakkında konsolide raporlar hazırlamak, bu konulardaki çalışmalarakatılmak ve mütalaa vermek, alınan, derlenen ve kendine tevdi edilen bilgi,belge ve dokümanlar ile denetim ve izlemelerden elde edilen sonuçları incelemekve değerlendirmek.
e) Görev alanıyla ilgili mevzuata ve uygulamaya ilişkinher türlü araştırma ve diğer çalışmaları yapmak, yürütmek ve görüş bildirmek.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve DenetlemeKurulu
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve DenetlemeKurulu
MADDE 5- (1) Kurul, Kurumun karar organı olup biri Başkanbiri İkinci Başkan olmak üzere Cumhurbaşkanı tarafından atanan beş üyedenoluşur. Cumhurbaşkanı, atamayla birlikte Başkanı ve İkinci Başkanı dagörevlendirir.
(2) Kurul Başkanı, Kurumun da başkanıdır.
(3) Başkanlığın veya üyeliğin herhangi bir sebepleboşalması halinde, boşalan Başkanlığa ve üyeliğe birinci fıkra uyarınca bir ayiçinde atama yapılır.
(4) Başkan ve üyelerin Kurumda görev yaptıklarısürece önceki görevleri ile ilişikleri kesilir. Kamu görevlisi iken Başkan veyaüyeliğe atananlar, memuriyete giriş şartlarını kaybetmemeleri kaydıyla, görevinherhangi bir sebeple sona ermesi ve otuz gün içinde eski kurumlarınabaşvurmaları durumunda atamaya yetkili makam tarafından bir ay içindemükteseplerine uygun bir kadroya atanır. Atama gerçekleşinceye kadar, bunlarınalmakta oldukları her türlü ödemelerin Kurum tarafından ödenmesine devamolunur. Bir kamu kurumunda çalışmayanlardan üyeliğe atanıp görevi sona erenlereherhangi bir görev veya işe başlayıncaya kadar, almakta oldukları her türlüödemeler Kurum tarafından verilmeye devam edilir ve bu şekilde üyeliği sonaerenlere Kurum tarafından yapılacak ödeme üç ayı geçemez. Kamu görevlisi ikenBaşkan veya üyeliğe atananların Kurumda geçirdiği süreler önceki kurum veyakuruluşlarında geçirilmiş sayılır.
Yasaklar
MADDE 6- (1) Başkan ve üyeler, asli görevleriniaksatmayacak şekilde bilimsel amaçlı yayın yapabilir, ders ve konferansverebilir ve bunlardan doğacak telif hakları ile ders ve konferans ücretlerinialabilir. Ancak, özel bir kanuna dayanmadıkça, Kurumdaki resmi görevlerininyürütülmesi dışında kalan resmi veya özel hiçbir görev alamaz, dernek, vakıf,kooperatif ve benzeri yerlerde yöneticilik yapamaz, ticaretle uğraşamaz,serbest meslek faaliyetinde bulunamaz, Kurumun düzenlemek ve denetlemekleyetkili olduğu sektör ve alandaki ortaklıklarda ya da kuruluşlarda pay sahibiolamaz, hakemlik ve bilirkişilik yapamaz.
(2) Başkan ve üyeler göreve başladıkları tarihtenitibaren, birinci dereceye kadar kan hısımlarının, evlatlıklarının vearalarındaki evlilik bağı kalkmış olsa bile eşlerinin Kurumun düzenlemek vedenetlemekle sorumlu olduğu kuruluşlarda görev almadığını ve bu kuruluşlardapay sahibi olmadıklarını temin ve beyan etmek zorundadırlar. Göreve başlama tarihindenitibaren otuz gün içinde bu fıkraya uygun hareket etmeyen üye, üyeliktençekilmiş sayılır. Hizmet satın alınması yoluyla danışmanlık veya avukatlık gibihizmetleri yürütmek üzere Kurumla sözleşme yapanlar, sözleşme süresince Kurumunfaaliyet alanı ile ilgili başka iş yapmaları halinde bu durumu Kuruma bildirmekzorundadır. Kurum bu işlerin sakınca doğuracağına karar verirse hizmet veyavekalet sözleşmesini fesheder.
(3) Başkan ve üyeler ile Kurum personeli görevlerisırasında öğrendikleri gizli bilgileri bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve özelkanunlarına göre yetkili olanlardan başkasına açıklayamaz ve kendilerinin veyabaşkalarının yararına kullanamaz. Bu yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra dadevam eder. Kurumun mal, hizmet ve danışmanlık hizmeti alımı yaptığı kişi vekuruluşlar ile bunların çalışanları da bu fıkra hükmüne tabidir.
Kurulun görev ve yetkileri
MADDE 7- (1) Kurulun görev ve yetkileri şunlardır:
a) Kurumun bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve ilgilidiğer mevzuatta yer alan sigortacılık ve özel emekliliğe ilişkin görev veyetkileri kapsamında bulunan konularda düzenlemeler yapmak ve kararlar almak.
b) Kurumun stratejik planını, performans ölçütlerini,amaç ve hedeflerini, hizmet kalite standartlarını belirlemek, insan kaynaklarıve çalışma politikalarını oluşturmak, Kurumun hizmet birimleri ve bunlarıngörevlerini belirlemek.
c) Kurumun stratejik planı ile amaç ve hedeflerine uygunolarak hazırlanan bütçe teklifini görüşmek ve karara bağlamak.
ç) Kurumun performansını ve mali durumunu gösterenraporları onaylamak.
d) Taşınmaz alımı, satımı ve kiralanması konularındakiönerileri görüşüp karara bağlamak.
e) Kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyleverilen diğer görevleri yapmak.
Kurulun çalışma esasları
MADDE 8- (1) Kurul, en az iki haftada bir defa olmaküzere, gerekli hallerde toplanır. Toplantıyı Başkan, yokluğunda İkinci Başkanyönetir. Toplantının gündemi Başkan, yokluğunda İkinci Başkan tarafındanhazırlanarak toplantı tarihinden en az üç gün önce Kurul üyelerine bildirilir.Her toplantıda Başkan tarafından Kurumun faaliyetleri hakkında Kurula bilgiverilir. Gündeme yeni madde eklenebilmesi için toplantı başlamadan önce birüyenin öneride bulunması ve önerilen maddenin gündeme eklenmesinin Kurulcakabul edilmesi gerekir. Kurul toplantıları Kurum merkezi ve merkeze bağlıbirimleri ile Kurul tarafından önceden kararlaştırılmak suretiyle yurtiçindebaşka yerlerde de yapılabilir. Kurul, üyelerin talebi halinde Kurum merkezidışında merkeze bağlı birimleri de ilgili üyenin daimi çalışma yeri olarakbelirleyebilir. Üyeler tarafından ilgili yönetmelikte belirlenen usul veesaslar uyarınca toplantılara mesafeli katılım sağlanabilir ve Kurul kararlarıelektronik ortamda da alınabilir.
(2) Geçerli mazereti olmaksızın arka arkaya dörttoplantıya veya bir takvim yılında toplam on toplantıya mazeretsiz olarakkatılmayan üye üyelikten çekilmiş sayılır. Bu durum, Kurul kararı ile tespitedilir ve Bakanlığa bildirilir.
(3) Kurul, en az üç üyenin aynı yöndeki oyuylakarar alır. Üyeler çekimser oy kullanamaz. Kurul kararı tutanakla tespit edilirve karar tutanağı toplantı esnasında veya en geç toplantıyı izleyen işgünü,toplantıya katılan tüm üyeler tarafından imzalanır.
(4) Herhangi bir nedenle üye sayısının Kurulunkarar almasını imkânsız kılacak bir sayıya düşmesi halinde, toplantı nisabısağlanacak şekilde ve bir ayı geçmemek üzere, kıdem sırasına göre başkanyardımcıları üyeliğe vekalet eder. Vekaleten Kurul üyeliği görevini yürütenbaşkan yardımcılarının mali ve özlük haklarında bir değişiklik olmaz.
(5) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde belirtilensüreler saklı kalmak üzere, Kurul kararı, alındığı toplantı tarihinden itibarenen geç onbeş gün içinde gerekçeleri, varsa karşı oy gerekçeleri ve imzaları ilebirlikte tekemmül ettirilir.
(6) Başkan ve üyeler kendisi, eşi, evlatlıkları veüçüncü derece dahil kan ve ikinci derece dahil kayın hısımlarıyla ilgilikonularda müzakere ve oylamaya katılamaz. Bu durum karar metninde ayrıcabelirtilir.
(7) Kurul toplantıları gizlidir. İhtiyaç duyulmasıhalinde görüşlerinden yararlanmak üzere uzman kişiler Kurul toplantısına davetedilebilir. Ancak Kurul kararları, toplantıya dışarıdan katılanların yanındaalınamaz.
(8) Kurulun düzenleyici kararları, tekemmül etmesindenitibaren en geç yedi işgünü içinde Bakanlığa ve yayımlanmak üzereCumhurbaşkanlığına gönderilir. Bu kararlar gönderildiği tarihten itibaren engeç yedi gün içinde Resmî Gazete’de yayımlanır. Bu CumhurbaşkanlığıKararnamesinde öngörülen hükümler saklı kalmak üzere, denetleyici niteliktekikararlar Kurumun resmi internet sayfasında kamuya duyurulur. Kurul,yayımlanması ülke ekonomisi ve kamu düzeni açısından sakıncalı olan denetleyicinitelikteki kararların yayımlanmamasına karar verebilir.
(9) Üyeler ve Kurum personelinin uyacakları meslekive etik ilkeler ile Kurul toplantılarına mesafeli katılım, kararlarınelektronik ortamda alınması ve Kurulun çalışma usul ve esaslarına ilişkin diğerhususlar Kurul kararıyla yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Başkanlık Teşkilatı
Başkanlık
MADDE 9- (1) Başkanlık teşkilatı; Başkan, başkanyardımcıları ve hizmet birimlerinden oluşur.
Başkan
MADDE 10- (1) Başkan, Kurumun en üst yöneticisi olupKurumun genel yönetim ve temsilinden sorumludur.
(2) Başkanın izin, hastalık, yurtiçi ve yurtdışıgörevlendirme ve görevde bulunmadığı diğer haller ile görevden alınmasıdurumunda İkinci Başkan, onun da bulunmadığı hallerde Kurul tarafındanbelirlenen bir üye Başkana vekalet eder.
(3) Başkanın görev ve yetkileri şunlardır:
a) Kurul toplantılarının gündemini, gün ve saatinibelirlemek, toplantıları idare etmek, gündeme alınmayan başvurular hakkındagerekli işlemleri yapmak ve bunlara ilişkin olarak Kurula bilgi vermek.
b) Kurul kararlarının yayımlanmasını veya tebliğinisağlamak, bu kararların gereğinin yerine getirilmesini temin etmek veuygulanmasını izlemek.
c) Hizmet birimlerinden gelen önerilere son şeklinivererek Kurula sunmak.
ç) Kurulun belirlediği stratejilere, amaç ve hedeflereuygun olarak, Kurumun yıllık bütçesi ile mali tablolarını hazırlamak.
d) Hizmet birimlerinin, verimli ve uyumlu bir biçimdeçalışmasının en üst düzeyde organizasyonu ve koordinasyonunu sağlamak, Kurum vehizmet birimleri arasında çıkabilecek görev ve yetki sorunlarını çözmek.
e) Yıllık faaliyet raporlarını hazırlamak, amaç vehedeflere, performans ölçütlerine göre faaliyetlerin değerlendirilmesiniyaptırmak ve bunları Kurula sunmak.
f) Kurumun faaliyet gösterdiği alanda strateji,politikalar ve ilgili mevzuat ile Başkanlığın ve çalışanların performansölçütleri hakkında değerlendirme yapmak.
g) Kurumun diğer kuruluşlarla ilişkilerini yürütmek veKurumu temsil etmek.
ğ) Kurum personelini atamak.
h) Kurumun yönetim ve işleyişine ilişkin diğer görevleriyerine getirmek.
(4) Kurum, incelemelerini Başkanın onayından geçmişçalışma programları ile Başkan tarafından yapılan görevlendirmeler çerçevesindegerçekleştirir.
(5) Başkan, yapılacak yerinde denetimde, Kurummeslek personeli arasından uygun göreceği birini görevlendirebileceği gibibunlar arasından oluşturulan bir denetim ekibini de görevlendirebilir.
(6) Başkan, sınırlarını açıkça belirlemek ve yazılıolmak kaydıyla, Kurula ilişkin olmayan görev ve yetkilerinden bir bölümünü altkademelere devredebilir.
Başkan yardımcıları
MADDE 11- (1) Başkanlık teşkilatına ilişkin görevlerindeBaşkana yardımcı olmak üzere Başkan Yardımcısı atanır. Başkan yardımcılarınınsorumlu olacakları birimler Başkan tarafından belirlenir.
(2) Başkan yardımcıları gerektiğinde, sınırlarınıaçıkça belirlemek ve yazılı olmak kaydıyla, görev ve yetkilerinden bir bölümünüalt kademelere devredebilir.
Hizmet birimleri
MADDE 12- (1) Hizmet birimleri ile bu birimlerin çalışmausul ve esasları, bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde belirtilen faaliyet alanıile görev ve yetkilere uygun olarak Kurumun teklifi üzerine Cumhurbaşkanıkararıyla yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.
(2) Kurum, bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesikapsamındaki faaliyetlere ilişkin gerek görülen yerlerde Kurum merkezi dışındabirimler kurabilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Personel
Personel
MADDE 13- (1) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve diğermevzuatla Kuruma verilen görev ve yetkilerin gerektirdiği asli ve süreklihizmetler Sigortacılık Uzmanı ve Sigortacılık Uzman Yardımcısından oluşan meslekpersoneli ile diğer personel eliyle yürütülür. Kurum personeli ilgili mevzuattadüzenlenen hususlar dışında 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununa tabidir.
Uzman istihdamı
MADDE 14- (1) Kurumda, 657 sayılı Kanunun ek 41 incimaddesine göre yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde araştırma,analiz, teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yetkisini haiz SigortacılıkUzmanı ve Sigortacılık Uzman Yardımcısı istihdam edilebilir.
(2) Kurumda 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameninek 26 ncı maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yerli ve yabancıpersonel istihdam edilebilir.
Kadrolar
MADDE 15- (1) Kurumda istihdam edilecek personele ilişkinkadro sınıf, unvan, derece ve sayıları ekli (1) sayılı Cetvelde gösterilmiştir.Söz konusu Cetvelde yer alan toplam kadro sayısı geçilmemek ve mevcut kadrounvanları veya 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında CumhurbaşkanlığıKararnamesinin eki cetvellerde yer alan kadro unvanlarıyla sınırlı olmak üzerekadro sınıf, unvan ve derecelerinde değişiklik yapmaya, bu kadrolarınkullanılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve boş kadroları iptaletmeye Kurul yetkilidir.
ALTINCI BÖLÜM
Çeşitli, Geçici ve Son Hükümler
Kurumun bütçesi ve gelirleri ile hesap ve harcamalarındenetimi
MADDE 16- (1) Kurumun gelirlerinin giderlerinikarşılaması esastır. Kurum bütçesi, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu MalîYönetimi ve Kontrol Kanununda belirlenen usul ve esaslara göre hazırlanır vekabul edilir.
(2) Kurumun gelirleri şunlardır:
a) Taşınır ve taşınmaz malların satışı, kiraya verilmesive işletilmesi ile diğer yollarla değerlendirilmesinden elde edilen gelirler.
b) Kurumun tarafsızlığını ve bağımsızlığını etkilemeyecekher türlü bağış, yardım, vasiyet ve sair gelirler.
c) Genel bütçeden yapılacak Hazine yardımları.
ç) Kurum gelirlerinin değerlendirilmesinden elde edilengelirler.
d) Diğer mevzuatta yer alan gelirler.
(3) Kurumun iç denetimi, kamu iç denetimine ilişkindüzenlemeler dikkate alınarak Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesindegerçekleştirilir. Görevlendirilecek iç denetçilerin kamu iç denetçisertifikasına sahip olması gereklidir.
(4) Kurum, faaliyetleri hakkında resmi internetsayfası ve Kurum bültenleri aracılığıyla kamuyu azami ölçüde bilgilendirir.
Şeffaflık ve hesap verebilirlik
MADDE 17- (1) Kurumun faaliyetleri hakkındaki yıllıkrapor, raporun ait olduğu dönemi izleyen yılın mayıs ayı sonuna kadarCumhurbaşkanına sunulur ve kamuya açıklanır. Kurum, faaliyetleri ile ilgiliolarak yılda bir defa Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunabilgi verir.
(2) Kurum, sigortacılık ve özel emekliliksektörlerinde yaşanan önemli gelişmelere ve sektör göstergelerine ilişkin altıaylık süreli raporlar yayımlar.
(3) Kurul tarafından yapılan düzenlemeler,değişiklikleri de içerecek şekilde sürekli olarak güncellenmek suretiyleKurumun resmi internet sayfasında yayınlanır.
(4) Kurum tarafından hazırlanan raporların biçim veiçerikleri ile usul ve esasları Kurulca belirlenir.
Düzenleme yetkisi
MADDE 18- (1) Kurum, bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi veilgili diğer mevzuat uyarınca görev, yetki ve sorumluluk alanına girenkonularda Kurul kararıyla düzenleyici işlemler yapabilir.
Atıflar
MADDE 19- (1) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde yer alangörev ve yetkiler kapsamında diğer mevzuatta sigortacılık ve özel emekliliğeilişkin olarak Bakanlığa, kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğüne ve SigortaDenetleme Kurulu Başkanlığına yapılan atıflar Kuruma, Bakana yapılan atıflarKurula yapılmış sayılır.
(2) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleriuyarınca kadro unvanları değişen veya kaldırılanların önceki kadro unvanlarınailişkin olarak görev ve yetkileri kapsamında mevzuatta yapılmış olan atıflaryeni kadro unvanlarına yapılmış sayılır.
Değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler
MADDE 20- (1) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu MalîYönetimi ve Kontrol Kanununun eki (III) sayılı Cetvele “12) Sigortacılık veÖzel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” satırı eklenmiştir.
(2) 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 217 nci maddesinin birinci fıkrasının (p)bendi, 219 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) ve (m) bentleri ile 226 ncıve 230 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
(3) Ekli (1) sayılı listede yer alan kadrolar iptaledilerek 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinineki (1) sayılı Cetvelin Hazine ve Maliye Bakanlığına ait bölümündençıkarılmıştır.
(4) 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile KamuKurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinineki (II) sayılı Cetvelde yer alan “,SİGORTA DENETLEME UZMANLARI, SİGORTADENETLEME AKTÜERLERİ” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
Kurulun oluşumuna ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 1- (1) Kurul ilk toplantısını Başkan veüyelerin atamalarının yapıldığı tarihten itibaren onbeş gün içinde yapar.Kurum, ilk toplantının yapıldığı tarihte kurulmuş sayılır ve bu tarihtenitibaren bir yıl içerisinde teşkilatlanması tamamlanır.
Kurum görev ve hizmetlerinin yürütülmesi ile devirişlemleri
GEÇİCİ MADDE 2- (1) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ilekapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme KuruluBaşkanlığınca yürürlükten kaldırılan mevzuat ve ilgili diğer mevzuata göreyerine getirilen görev ve hizmetler Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme veDenetleme Kurumunun kurulduğu tarihe kadar bu maddenin yürürlüğe girdiğitarihte söz konusu birimlerde görev yapmakta olan personel tarafından mevcutkadro ve unvanları ile yürütülür ve bu kapsamda yapılan harcama ve ödemelerinanılan birimlere ilişkin ilgili bütçe ödeneklerinden yapılmasına devam olunur.
(2) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulanSigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun geçici 1 incimaddenin birinci fıkrası uyarınca teşkilatlanması tamamlanıncaya kadar buKuruma verilen görev ve hizmetler ihtiyaç duyulması halinde bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihte kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve SigortaDenetleme Kurulu Başkanlığında görev yapmakta olan personel tarafından mevcutkadro ve unvanları ile yürütülür ve söz konusu personel bu süre boyunca Kurumdageçici olarak görevlendirilmiş sayılır.
(3) Kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğü veSigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının kullanımında olan taşınır, araç, gereç,malzeme, demirbaş, taşıt, bu birimlere ait arşiv ve veri tabanları ile hizmetsunucuları Kuruma devredilmiş, anılan hizmet birimlerine tahsis edilmiş vepersonelin kullanımında olan taşınmazlar Kuruma tahsis edilmiş sayılır.
(4) Kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğü veSigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının iş ve işlemleriyle ilgili olarak açılmışve açılacak olan adli ve idari davalar ile tahkim yargılaması ve icraişlemlerinde Kurum taraf sıfatını kazanır ve dava dosyaları ve icra takiplerineilişkin dosyalar Kuruma devredilir.
(5) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten öncekapatılan Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığı tarafından başlatılan inceleme,soruşturma ve denetimler ilgili mevzuata göre Kurum tarafından sonuçlandırılır.
Personele ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 3- (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihtekapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğünde Genel Müdür Yardımcısı kadrolarındagörev yapmakta olanların görevi geçici 1 inci maddenin birinci fıkrası uyarıncaKurumun kurulduğu tarihte başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona erer vebunlar hakkında 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 6 ncı maddesihükümlerine göre işlem tesis edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihtekapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğünde Daire Başkanı kadrolarında görevyapmakta olanların görevi geçici 1 inci maddenin birinci fıkrası uyarıncaKurumun kurulduğu tarihte başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona erer. Bufıkra kapsamındakiler hakkında 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Anayasada YapılanDeğişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici1 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü saklıdır.
(2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte kapatılanSigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığında Hazineve Maliye Uzmanı, Sigorta Denetleme Uzmanı ve Sigorta Denetleme Aktüerikadrolarında görev yapmakta olanlar ile birinci fıkra uyarınca haklarında işlemtesis edilenler Sigortacılık Uzmanı kadrolarına; Hazine ve Maliye UzmanYardımcısı, Sigorta Denetleme Uzman Yardımcısı ve Sigorta Denetleme AktüerYardımcısı kadrolarında görev yapmakta olanlar Sigortacılık Uzman Yardımcısıkadrolarına geçici 1 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca Kurumun kurulduğutarihten itibaren üç ay içinde talep etmeleri halinde halen bulundukları kadrodereceleriyle atanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte söz konusu personeldenyurtdışı teşkilatında görev yapmakta olan veya uluslararası kuruluşlardagörevli bulunan, lisansüstü eğitim sebebiyle yurtdışında bulunan ya da askerlikveya diğer nedenlerle aylıksız izinli olanlar göreve başladıkları tarihtenitibaren bir ay içinde bu fıkrada belirtilen usul ve esaslar uyarınca anılankadrolara atanır.
(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte kapatılanSigorta Denetleme Kurulu Başkanlığında görev yapmakta olan ve ikinci fıkrauyarınca Sigortacılık Uzmanı ve Sigortacılık Uzman Yardımcısı kadrolarınaatanma talebinde bulunmayanlardan Sigorta Denetleme Uzmanı ve Sigorta DenetlemeAktüeri kadrolarında bulunanlar Hazine ve Maliye Uzmanı kadrolarına, SigortaDenetleme Uzman Yardımcısı ve Sigorta Denetleme Aktüer Yardımcısı kadrolarındabulunanlar Hazine ve Maliye Uzman Yardımcısı kadrolarına ikinci fıkradabelirtilen sürenin sona erdiği tarihte başka hiçbir işleme gerek kalmaksızınhalen bulundukları kadro dereceleriyle atanmış sayılır. Söz konusu personeliçin uygun boş kadro bulunmaması halinde anılan kadrolar atama işlemiylebirlikte başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın ihdas edilmiş sayılır.
(4) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte, ikincifıkra kapsamında bulunanlar hariç olmak üzere, Bakanlıkta Hazine ve MaliyeUzmanı kadrolarında görev yapmakta olanlar Sigortacılık Uzmanı kadrolarına,Hazine ve Maliye Uzman Yardımcısı kadrolarında görev yapmakta olanlarSigortacılık Uzman Yardımcısı kadrolarına, geçici 1 inci maddenin birincifıkrası uyarınca Kurumun kurulduğu tarihten itibaren üç ay içinde kendilerinintalebi ve Kurum tarafından uygun görülmesi halinde halen bulundukları kadrodereceleriyle atanabilir. Bu fıkra uyarınca atanacakların sayısı ekli (1)sayılı Cetvelde yer alan Sigortacılık Uzmanı ve Sigortacılık Uzman Yardımcısıunvanlı kadro adedinin yüzde yirmisini geçemez.
(5) İkinci ve dördüncü fıkralar uyarıncaatananların Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı, Hazine ve Maliye Uzmanı,Sigorta Denetleme Uzmanı ve Sigorta Denetleme Aktüeri kadrolarında geçirdiklerihizmet süreleri Sigortacılık Uzmanı kadrolarında, Hazine ve Maliye UzmanYardımcısı, Sigorta Denetleme Uzman Yardımcısı ve Sigorta Denetleme AktüerYardımcısı kadrolarında geçirdikleri hizmet süreleri Sigortacılık UzmanYardımcısı kadrolarında; üçüncü fıkra uyarınca atananların Sigorta DenetlemeUzmanı ve Sigorta Denetleme Aktüeri kadrolarında geçirdikleri hizmet süreleriHazine ve Maliye Uzmanı kadrolarında, Sigorta Denetleme Uzman Yardımcısı veSigorta Denetleme Aktüer Yardımcısı kadrolarında geçirdikleri hizmet süreleriHazine ve Maliye Uzman Yardımcısı kadrolarında geçmiş sayılır.
(6) İkinci ve üçüncü fıkralar uyarınca atananSigorta Denetleme Uzmanı, Sigorta Denetleme Aktüeri, Sigorta Denetleme UzmanYardımcısı ve Sigorta Denetleme Aktüer Yardımcısı kadrolarında görev yapmaktaolan personele ait kadrolar ile bu unvanlı boş kadrolar atamaların yapıldığıtarihte başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilerek 2 sayılıCumhurbaşkanlığı Kararnamesinin eki (1) sayılı Cetvelin Hazine ve MaliyeBakanlığına ait bölümünden çıkarılmış sayılır.
(7) İkinci ve dördüncü fıkralar uyarınca atananpersonelden Bakanlığa karşı mecburi hizmet yükümlülüğü bulunanların Kurumdageçirdikleri süreler bu yükümlülüğün ifasında dikkate alınır.
(8) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte kapatılanSigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığında görevyapmakta olan birinci ve ikinci fıkralarda yer alanlar hariç olmak üzere diğerkadrolarda bulunanlar, geçici 1 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca Kurumunkurulduğu tarihten itibaren üç ay içinde kendilerinin talebi ve Kurumtarafından uygun görülmesi halinde başka hiçbir işleme gerek kalmaksızınmükteseplerine uygun Kuruma ait kadrolara atanabilir.
Düzenleyici işlemler
GEÇİCİ MADDE 4- (1) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesininuygulanmasına ilişkin yönetmelikler ve diğer düzenleyici işlemler geçici 1 incimaddenin birinci fıkrası uyarınca Kurumun kurulduğu tarihten itibaren bir yıliçerisinde yürürlüğe konulur.
(2) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca yenibir düzenleme yapılıncaya kadar mevcut yönetmelikler ve diğer düzenleyiciişlemlerin bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aykırı olmayan hükümlerininuygulanmasına devam olunur.
Tereddütlerin giderilmesi
GEÇİCİ MADDE 5- (1) Kurumun teşkilatlanması ileSigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığınınkapatılması sebebiyle gerçekleştirilen kapatma, devir, personel geçişi venakli, diğer geçiş işlemleri ile kadro, demirbaş devri ve benzeri hususlarailişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Bakan yetkilidir.
Yürürlük
MADDE 21- (1) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımıtarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 22- (1) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleriniCumhurbaşkanı yürütür.
(I) SAYILI CETVELKURUMU: SİGORTACILIK VE ÖZEL EMEKLİLİK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU
İHDAS EDİLEN KADROLARINSINIFI
UNVANI
DERECESİ
ADEDİ
GİH
Başkan Yardımcısı
1
2
GİH
Daire Başkanı
1
9
GİH
Grup Başkanı
1
20
GİH
Danışman
1
5
GİH
Özel Kalem Müdürü
1
1
GİH
Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri
1
1
GİH
Sigortacılık Uzmanı
1
70
GİH
Sigortacılık Uzmanı
2
5
GİH
Sigortacılık Uzmanı
3
15
GİH
Sigortacılık Uzmanı
4
10
GİH
Sigortacılık Uzmanı
5
20
GİH
Sigortacılık Uzmanı
6
15
GİH
Sigortacılık Uzmanı
7
15
GİH
Sigortacılık Uzman Yardımcısı
8
25
GİH
Sigortacilık Uzman Yardımcısı
9
25
GİH
Mali Hizmetler Uzmanı
6
2
GİH
Mali Hizmetler Uzinan Yardımcısı
9
2
GİH
Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni
3
5
GİH
Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni
4
5
GİH
Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni
5
3
GİH
Bilgisayar İşletmeni
3
20
GİH
Bilgisayar İşletmeni
4
3
GİH
Bilgisayar İşletmeni
5
2
GİH
Memur
5
5
GİH
Memur
6
2
GİH
Memur
7
4
GİH
Memur
8
2
GİH
Memur
9
10
GİH
Memur
12
2
GİH
Sekreter
3
2
GİH
Sekreter
4
5
GİH
Sekreter
5
5
GİH
Şoför
3
3
GİH
Şoför
4
3
GİH
Şoför
5
4
AH
Avukat
8
4
SH
Doktor
1
1
SH
Doktor
7
1
SH
Hemşire
10
1
SH
Hemşire
12
1
TH
Programcı
9
2
TH
Çözümleyici
9
3
TH
Teknisyen
6
1
TH
Teknisyen
7
1
TH
Teknisyen
8
1
TH
Teknisyen
9
1
TH
Teknisyen
10
1
TH
Teknisyen
11
1
TH
Teknisyen
12
1
YH
Hizmetli
10
3
YH
Hizmetli
11
3
YH
Dağıtıcı
7
1
YH
Dağıtıcı
8
1
YH
Dağıtıcı
9
1
YH
Dağıtıcı
10
1
TOPLAM
357
(1)SAYILI LİSTE
KURUMU : HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İPTAL EDİLEN KADROLARINSINIFI
UNVANI
DERECESİ
ADEDİ
GİH
Sigortacılık Genel Müdürü
1
1
GİH
Sigorta Denetleme Kurulu Başkanı
1
1
TOPLAM
2
B. İlgili Görülen Kanun Hükümleri ve Kanun HükmündeKararname Kuralı ile Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Kuralları
1. İlgili Görülen Kanun Hükümleri
a. 3/6/2007tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun;
i. 28. maddesişöyledir:
“Denetim
MADDE 28- (1) Türkiye’de faaliyet gösteren sigortaşirketleri, reasürans şirketleri, özel kanunlarına göre sigortacılıkfaaliyetinde bulunan kuruluşlar, sigorta ve reasürans aracıları, sigortaeksperlik faaliyetleri, aktüerler ve sigortacılık işlemi yapan veyasigortacılık alanında faaliyet gösteren diğer kişilerin her türlü sigortacılıkişlemlerinin denetimi, Sigorta Denetleme Kurulu tarafından yapılır.
(2) Sigorta Denetleme Kurulu, bir başkan ilesigorta denetleme uzmanları, sigorta denetleme aktüerleri ile bunlarınyardımcılarından oluşur. Bu Kanun ve diğer kanunların sigortacılığa, sigortayaveya sigortacılık alanında faaliyet gösteren kişi ve kuruluşlara ilişkinhükümlerinin Müsteşarlığın bağlı olduğu Bakanlığa veya Müsteşarlığa verdiğiteftiş, denetim, inceleme ve soruşturma görev ve yetkileri sigorta denetlemeuzmanları, sigorta denetleme aktüerleri ve bunların yardımcıları eliyle ifaedilir ve kullanılır.
(3) Sigorta şirketleri ile reasürans şirketlerininfaaliyetleri, varlıkları, iştirakleri, alacakları, özkaynakları ve borçları ilekâr ve zarar hesapları arasındaki ilgi ve dengelerin ve malî bünyelerini veidarî yapılarını etkileyen diğer tüm unsurların, tahsil edilen primler ilebirikimlerin değerlendirilmesi ve korunması ile aktüeryal ve finansal hesap vedengelerin incelenmesi, tespit ve denetimi sigorta denetleme uzmanları, sigortadenetleme aktüerleri ile bunların yardımcıları tarafından yapılır.
(4) Sigorta denetleme uzmanları, sigorta denetlemeaktüerleri ile bunların yardımcıları; sigorta şirketleri ve reasüransşirketleri ile bunların bağlı ortaklıkları, iştirakleri, şubeleri iletemsilciliklerinden, aracılar ve bankalar da dahil olmak üzere diğer kişilerdenbu Kanun ve diğer kanunların sigortacılıkla ilgili hükümleri bakımından gerekligörecekleri bilgileri istemeye ve bunların tüm defter, kayıt ve belgeleriniincelemeye yetkilidir.
(5) Kamu kurum ve kuruluşları, Birlik ile diğerbenzeri sivil toplum ve meslek kuruluşları, bu madde kapsamına giren konu veişlemlerle sınırlı olmak üzere, Devletin güvenliği ve temel dış yararlarınakarşı ağır sonuçlar doğuracak haller ile aile hayatının gizliliği ve savunmahakkına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, özel kanunlardaki yasaklayıcıve sınırlayıcı hükümler dikkate alınmaksızın gizli dahi olsa sigorta denetlemeuzmanları, sigorta denetleme aktüerleri ve bunların yardımcıları tarafındanistenecek görevleriyle ilgili her türlü bilgi ve belgeyi uygun süre ve ortamdavermeye, istenecek defter ve belgeleri ibraz etmeye ve incelemeye hazır bulundurmakla,bilgi işlem sistemini denetim amaçlarına uygun olarak açmaya ve verileringüvenliğini sağlamaya mecburdur. Sigorta denetleme uzmanları, sigorta denetlemeaktüerleri ve bunların yardımcıları bu madde kapsamındaki kuruluşların yönetimve denetim kurullarının toplantı tutanakları ile bu kurullara verilen raporlarıistemeye, inceleme konusu olan işlemlerle ilgisi olan diğer kişi, kurum vekuruluşlar nezdinde inceleme yapmaya yetkilidir.
(6) Sigorta denetleme uzmanları, sigorta denetlemeaktüerleri ve bunların yardımcıları tarafından gerçekleştirilen denetim,inceleme ve soruşturmalar sırasında talep edilmesi halinde, incelemeye,denetime veya soruşturmaya tâbi kuruluşlar tarafından, iç kontrol sistemlerindeçalışanların yardımı da dahil olmak üzere her türlü destek sağlanır.
(7) Bu Kanun hükümleri ile diğer kanunlarda yeralan hükümler çerçevesinde, bu Kanuna tâbi kuruluşların faaliyetlerinin, riskyapısının, varlıkları, alacakları, özkaynakları, borçları, yükümlülükleri vetaahhütleri, gelir ve gider hesapları arasındaki ilgi ve dengelerin ve malîbünyeyi etkileyen diğer tüm unsurların ve bu kuruluşlarca karşılaşılanrisklerin gözetim faaliyetleri çerçevesinde tespiti, tahlili, izlenmesi veölçülmesi çıkartılacak yönetmeliğe göre Müsteşarlık tarafından yapılır.
(8) Müsteşarlık, bu Kanuna tâbi kuruluşlara ait bilgi vebelgeleri, bu kuruluşların konsolide ve konsolide olmayan bazda malî bünyelerive idarî yapılarının mevzuata uygunluğunu izlemek, analiz etmek, ilgili kuruluşlaraait rapor, tablo ve iç kontrol raporları ile Müsteşarlığın denetim ve gözetimsonuçlarını karşılaştırmak suretiyle değerlendirmek, elde edilen sonuçlara görekuruluşların taşıdıkları risklerin türleri, büyüklüğü ve kuruluşları etkilemedurumunu, risk yönetim sisteminin güvenilirliği ile denetim riskini dikkatealmak suretiyle kuruluşlar hakkında gerekli görülen tüm tedbirlerin alınmasınıve sonuçlandırılmasını sağlamak, söz konusu kuruluşların bağlı ortaklıklarının,malî iştiraklerinin ve şubelerinin faaliyetlerini önemli ölçüde etkileyen veyaetkileyebilecek uygulamaları takip etmek, gerekirse ilgililer nezdindegirişimde bulunmak konularında yetkilidir.
(9) Bu Kanuna tâbi kişi ve kuruluşlar hesap ve kayıtdüzenleriyle uyumlu olarak Müsteşarlıkça belirlenen formatlara uygun birşekilde üretecekleri bilgi, belge, cetvel, rapor ve malî tablolarıMüsteşarlıkça belirlenen iletişim kanallarını kullanmak suretiyle belirlenensüreler içinde Müsteşarlığa tevdi etmekle yükümlüdür. Kuruluşlar tarafından elektronikortamda gönderilen bilgiler, iç kontrol sistemi kapsamında yönetim kurulununsorumluluğundadır.”
ii. Ek 5.maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“(2) Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme veDenetleme Kurumunda Başkan Yardımcısı, Daire Başkanı ve Grup Başkanıkadrolarına atanacaklarda aşağıdaki şartlar aranır:
a) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununun 48 inci maddesinde sayılan genel şartları taşımak.
b) En az dört yıllık yükseköğrenim mezunu olmak.
c) Kamuda ve/veya sosyal güvenlik kurumlarına tabi olmakkaydıyla uluslararası kuruluşlar ile özel sektörde veya serbest olarak en azbeş yıl çalışmış olmak.”
b. 28/3/2001tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım SistemiKanunu’nun dava konusu CBK’nın çıkarıldığı 17/10/2019 tarihi itibarıyla;
i. 2. maddesinin(c) bendi şöyledir:
“Tanımlar
Madde 2- Bu Kanunda geçen deyimlerden;
…
c) Kurul : Sermaye Piyasası Kurulunu,
…
İfade eder.”
ii. 20. maddesişöyledir:
“Denetim
Madde 20-
Şirketin bu Kanun çerçevesinde yürütülen emeklilikfaaliyetleri ile sigortacılık faaliyetleri Müsteşarlığın denetimine tâbidir.Şirketin fonlarına, portföy yöneticilerine ve saklayıcılara ilişkin hesap veişlemleri ise Kurulun denetimine tâbidir. Denetimlere ilişkin raporlar, konularınagöre Müsteşarlık veya Kurul tarafından değerlendirilir ve sonuçlandırılır.”
iii. 20/A maddesi şöyledir:
“Emeklilik gözetim merkezi
Madde 20/A –
Müsteşarlık, bireysel emeklilik sisteminin güvenli veetkin biçimde işletilmesini sağlamak, katılımcıların hak ve menfaatlerinikorumak amacıyla şirketlerin ve bireysel emeklilik aracılarının faaliyetleriningözetim ve denetimine yönelik alt yapı oluşturulmasına, portföy yönetimşirketlerinin emeklilik yatırım fonlarına ilişkin faaliyetlerinin Kurulca gözetimineyönelik altyapı oluşturularak raporlama yapılmasına, bireysel emeklilikhesaplarına, emeklilik planlarına, işlemlerin konsolidasyonuna, katılımcılaraait bilgilerin saklanmasına, kamunun ve katılımcıların bilgilendirilmesine,istatistik üretimine, bireysel emeklilik aracıları siciline ve bireyselemeklilik aracıları sınavına ilişkin işlemlerin yapılması ile hayat sigortalarıve diğer sigorta branşlarına ilişkin verilebilecek diğer görevleri yerinegetirmek üzere özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş bir tüzel kişiyi emeklilikgözetim merkezi olarak görevlendirebilir. Emeklilik gözetim merkezinin anasözleşmesinde yer alması gereken hususlar Müsteşarlıkça belirlenir ve bu anasözleşmede yapılacak değişikliklerde Müsteşarlığın uygun görüşü aranır. Emeklilikşirketleri, Müsteşarlığın uygun görmesi halinde hayat branşında faaliyetgösteren sigorta şirketleri ile diğer kurum ve kuruluşlar emeklilik gözetimmerkezine ortak olabilir. Emeklilik gözetim merkezi, Müsteşarlığın denetiminetâbidir. Bu Kanun kapsamındaki şirket, kurum, kuruluş ve kişiler, bu Kanunaistinaden verilen görevlerin yerine getirilmesini teminen talep edilen bilgi vebelgeleri emeklilik gözetim merkezine aktarır. Emeklilik gözetim merkezininçalışma esas ve usûlleri Müsteşarlık tarafından belirlenir.”
2. İlgili Görülen Kanun Hükmünde Kararname Kuralı
27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun HükmündeKararname’nin (KHK) ek 33. maddesi şöyledir:
“Kadro ve pozisyonları kaldırılan personel
Ek Madde 33 - (Ek: 2/7/2018 - KHK-703/178 md.)
Kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlarındagerçekleştirilen düzenlemelerin zorunlu kıldığı hallerde Cumhurbaşkanlığıkararnameleriyle kadro veya pozisyonları kaldırılan personelden;
a) Üst kademe kamu yöneticileri dışındaki yönetici kadro veyapozisyonlarında bulunanlar, devredildikleri kurum veya birimde, durumlarına vestatülerine uygun araştırmacı kadro veya pozisyonlarına,
b) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncımaddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendindesayılan kadrolar ile mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri ve yeterlikleri aynıveya benzer nitelik arz eden kadro veya pozisyonlarda bulunanlar,devredildikleri kurum veya birimde eşdeğer nitelikteki durumlarına vestatülerine uygun kadro veya pozisyonlara,
c) (a) bendi kapsamında olmakla birlikte ilgili mevzuatıuyarınca görevde yükselme sınavıyla atanılabilecek kadro veya pozisyonlardabulunanlar, devredildikleri kurum veya birimde durumlarına ve statülerine uygunaynı veya eşdeğer kadro veya pozisyonlara,
ç) Diğerleri, devredildikleri kurum veya birimdedurumlarına ve statülerine uygun aynı veya eşdeğer kadro veya pozisyonlara,
en geç bir ay içinde atanırlar. Bunlar atama işlemiyapılıncaya kadar ihtiyaç duyulan işlerde görevlendirilirler ve bu süreçte eskikadro veya pozisyonlarına ait aylık, ek gösterge ve her türlü zam vetazminatlar ile diğer mali ve sosyal haklarını almaya devam ederler. Birincifırkanın (a) bendine göre araştırmacı kadro veya pozisyonlarına atananlardantalepte bulunanlar, devredildikleri kurum veya birimde, daha önce bulundukları657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının(11) numaralı bendinde sayılan kadrolar ile mesleğe alınmaları,yetiştirilmeleri ve yeterlilikleri aynı veya benzer nitelik arz eden kadro veyapozisyonlara eşdeğer nitelikteki veya öğrenim durumları itibarıyla ihraz etmişoldukları unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara bir ay içinde atanırlar.
Teşkilat yapısı ve/veya kadro ya da pozisyonun niteliğiitibarıyla birinci fıkraya göre atanabileceği kadro veya pozisyon bulunmayanpersonele ilişkin bilgiler devir tarihinden itibaren en geç doksan güniçerisinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Bildirilen personelin atamateklifleri; statüleri, unvanları ve yürüttükleri görevlere uygun personelistihdam eden diğer kamu kurum ve kuruluşlarına Devlet Personel Başkanlığıtarafından il tercihleri dikkate alınarak kırkbeş gün içinde yapılır. Ancakbirinci fıkranın (a) bendi kapsamında olanlardan bu fıkraya göre Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilenlerin teklif edileceği kadro veya pozisyonlar, bunlarındaha önce bulundukları yöneticilik görevleri dışındaki veya öğrenim durumlarıitibarıyla ihraz etmiş oldukları unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlar esasalınarak belirlenir. Atama teklifinin kamu kurum ve kuruluşuna intikalindenitibaren otuz gün içinde atama işlemlerinin tamamlanması zorunludur.
Bu madde kapsamında yapılacak atamalar için uygun boşkadro veya pozisyon bulunmaması hâlinde, atama onayının alınmasıyla birliktebaşka bir işleme gerek kalmaksızın, söz konusu kadro veya pozisyonlar ihdasedilmiş ve kurumların kadro veya pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerineeklenmiş sayılır. Anılan kadro ve pozisyonlara atananlar, atamaya yetkiliamirleri tarafından belirlenen birimlerde istihdam edilir. İhdas edilen kadrove pozisyonlar ihdas tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde DevletPersonel Başkanlığına bildirilir.
Birinci fıkranın (a) bendi uyarınca atanan personele;atandıkları yeni kadro veya pozisyonlara ilişkin olarak yapılan ücret,tazminat, aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları, ek ödeme vebenzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiiliçalışmaya bağlı fazla mesai ücreti ve ek ders ücreti hariç) toplam net tutarının,yeni kadro veya pozisyonlarına atandıkları tarih itibarıyla eski kadro veyapozisyonlarına ilişkin olarak en son ayda aldıkları sözleşme ücreti, ücret,tazminat, aylık, ek gösterge, ikramiye (bir aya isabet eden net tutarı), hertürlü zam ve tazminatları ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin(ilgili mevzuatı uyarınca fiili çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti ve ek dersücreti hariç) toplam net tutarının dörtte üçünden/beşte dördünden az olmasıhalinde, atandıkları söz konusu kadro veya pozisyonlarda bulunmaları kaydıyla,atandıkları tarihi takip eden ay başından itibaren fiili çalışmaya bağlıödemeler hariç, önceki görevine ait ödeme unsurlarının dörtte üçü /beşte dördüesas alınarak verilmeye devam edilir.
Birinci fıkranın (b), (c), (ç) bentleri uyarınca atananpersonelin yeni kadro veya pozisyonlarına atandıkları tarih itibarıyla eskikadro veya pozisyonlarına ilişkin olarak en son ayda aldıkları sözleşme ücreti,ücret, tazminat, aylık, ek gösterge, ikramiye (bir aya isabet eden net tutarı),her türlü zam ve tazminatları ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin(ilgili mevzuatı uyarınca fiili çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti ve ek dersücreti hariç) toplam net tutarının (bu tutar sabit bir değer olarak esasalınır); atandıkları yeni kadro veya pozisyonlara ilişkin olarak yapılan ücret,tazminat, aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları, ek ödeme vebenzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiiliçalışmaya bağlı fazla mesai ücreti ve ek ders ücreti hariç) toplam nettutarından fazla olması halinde aradaki fark tutarı, herhangi bir vergi vekesintiye tabi tutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olaraködenir. Atandıkları kadro veya pozisyon unvanlarında isteğe bağlı olarakherhangi bir değişiklik olanlarla kendi istekleriyle başka kurumlara atananlarafark tazminatı ödenmesine son verilir.
Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle gerçekleştirilenteşkilat düzenlemeleri sonucunda unvan itibarıyla ilk kez ihdas edilen kadroveya pozisyonların, mevzuatta yer alan kadro veya pozisyonlardan hangisineözlük hakları bakımından karşılık geldiği Cumhurbaşkanlığı kararnamelerindegösterilir. İhdas edilen kadro veya pozisyonlarda bulunanlara, karşılık olarakbelirlenen kadro veya pozisyonda bulunan emsali personele mali ve sosyal haklarkapsamında yapılan ödemeler aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenir. Karşılıkolarak belirlenen kadro veya pozisyonda bulunan emsali personele yapılanödemelerden vergi ve diğer yasal kesintilere tabi olmayanlar, bu maddeye görede vergi ve diğer kesintilere tabi olmaz. Bunlardan 31/5/2006 tarihli ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi ile ilgilendirilenler emeklilik hakları bakımındanda karşılık olarak belirlenen kadro veya pozisyonda bulunan emsali personel iledenk kabul edilir.
Bu madde uyarınca atanan personelin önceki birim veyakurumda geçen hizmetleri atandığı birim veya kurumda, kaldırılan kadro veyapozisyonlarında geçen hizmet süreleri yeni atandıkları kadro veya pozisyondageçmiş sayılır.
Üst kademe kamu yöneticileri hakkında ilgiliCumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümleri uygulanır.
Diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütlerigidermeye Devlet Personel Başkanlığı yetkili ve görevlidir.”
3. İlgili Görülen Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Kuralları
10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (3)numaralı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında AtamaUsûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
a. 2. maddesinin(2) numaralı fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:
“(2) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde yeralan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı kararıyla, (II) sayılı cetveldeyer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı onayı ile atama yapılır.”
b. 3. maddesinin(1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Atama şartları
MADDE 3- (1) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I)sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklarda aşağıdakişartlar aranır:
a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde sayılan genelşartları taşımak.
b) En az dört yıllık yükseköğrenim mezunu olmak.
c) Kamuda ve/veya sosyal güvenlik kurumlarına tabi olmakkaydıyla uluslararası kuruluşlar ile özel sektörde veya serbest olarak en azbeş yıl çalışmış olmak.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Recep KÖMÜRCÜ, Serdar ÖZGÜLDÜR, Burhan ÜSTÜN, EnginYILDIRIM, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, KadirÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU ve SelahaddinMENTEŞ’in katılımlarıyla 24/12/2019 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasınaOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, RaportörGülbin AYNUR tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu CBKkuralları, ilgili görülen kanun hükümleriile KHK ve CBK kuralları, dayanılan Anayasakuralları ile bunların gerekçeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
A. CumhurbaşkanlığıKararnamelerinin Anayasal Çerçevesi ve Yargısal Denetimi
3. 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye CumhuriyetiAnayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Anayasa’nın bazımaddelerinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişikliklerle yeni bir hükûmetsistemine geçilmiş ve buna bağlı olarak Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileriyeniden düzenlenmiştir. Anayasa’nın 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevininCumhurbaşkanı ve Bakanlar Kuruluna ait olduğu ifade edilmekte iken maddedeyapılan değişiklikle Bakanlar Kurulu kaldırılarak yürütme yetkisi ve görevi tekbaşına Cumhurbaşkanı’na verilmiştir. Anayasa’da Bakanlar Kuruluna verilen görevve yetkilere ilişkin maddelerde de aynı doğrultuda değişiklik yapılarak dahaönce Bakanlar Kuruluna ait olan görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanı tarafındanyerine getirilmesi öngörülmüştür.
4. Yeni hükûmet sisteminin en önemli özelliklerinden biriCumhurbaşkanı’na “Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” adı altında düzenlemeyapma yetkisinin tanınmasıdır. CBK’ların en belirgin özelliği ise Cumhurbaşkanı’nabelirli konularda ilk elden düzenleme yapma yetkisinin verilmiş olmasıdır.Yürütmenin diğer düzenleyici işlemlerinden farklı olarak CumhurbaşkanıAnayasa’da belirlenen yetki çerçevesinde herhangi bir kanuna dayanmadan ya dayasama organının onayı olmadan CBK’lar yoluyla düzenleme yapabilecektir.
5. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınbirinci cümlesinde Cumhurbaşkanı’nın yürütme yetkisine ilişkin konularda CBKçıkarabileceği hüküm altına alınmıştır. Düzenlemeyle yürütme yetkisineilişkin olmak kaydıyla CBK çıkarma konusunda Cumhurbaşkanı’na genel biryetki verilmiştir. Maddenin gerekçesinde, yeni hükûmet sistemi gözetilerekCumhurbaşkanı’nın genel siyasetin yürütülmesinde yürütme yetkisi ile ilgiliolarak ihtiyaç duyduğu konularda CBK çıkarabilmesine imkân tanımak amacıyla ilkelden düzenleme yapma yetkisinin tanındığı ifade edilmiştir.
6. Cumhurbaşkanı’na yürütme yetkisine ilişkin konulardaCBK çıkarma yetkisinin genel olarak verilmesinin yanı sıra Anayasa’nın diğerbazı maddelerinde belirtilen kimi konuların CBK ile düzenleneceği ayrıca ifadeedilmiştir. Bu kapsamda Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasında üstkademe kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usûl ve esasların; 106.maddesinin on birinci fıkrasında bakanlıkların kurulması, kaldırılması,görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarınınkurulmasının; 108. maddesinin dördüncü fıkrasında Devlet Denetleme Kurulununişleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işlerinin; 118. maddesininaltıncı fıkrasında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin teşkilatı vegörevlerinin CBK’larla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa’nın 123.maddesinin üçüncü fıkrasında ise kamu tüzel kişiliğinin kanunla veya CBK ilekurulacağı belirtilmiştir.
7. Anayasa’nın 148. maddesinde CBK’ların şekil ve esasbakımından Anayasa’ya uygunluğunun denetlenmesi öngörülmüş, yargısal denetimgörev ve yetkisi de Anayasa Mahkemesine verilmiştir.
8. Anayasa’da Cumhurbaşkanı’na CBK çıkarma yetkisiverilmekle birlikte bu yetki sınırsız değildir. Kanunlardan farklı olarakAnayasa’da CBK’yla düzenlenecek konular sınırlandırılmıştır. Konu bakımındanyetki yönünden getirilen bu sınırlamalar Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının ilk dört cümlesinde düzenlenmiştir.
9. Anılan fıkranın birinci cümlesinde Cumhurbaşkanı’nın yürütmeyetkisine ilişkin konularda CBK çıkarabileceği ifade edilmiştir. Buna göreyürütme yetkisine ilişkin konular dışında CBK ile düzenleme yapılması mümkündeğildir.
10. Fıkranın ikinci cümlesinde “Anayasa’nın ikincikısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları veödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin” CBK’yladüzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Bu hüküm uyarınca belirtilen alanlarda CBKile düzenleme yapılamaz.
11. Fıkranın üçüncü cümlesinde de Anayasa’da münhasırankanunla düzenlenmesi öngörülen konularda CBK çıkarılamayacağı hüküm altınaalınmıştır. Ancak Anayasa’da hangi konuların münhasıran kanunla düzenleneceğineilişkin özel bir hüküm bulunmamaktadır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesininyerleşik içtihadında anayasa koyucunun kanunla düzenlenmesini öngördüğükonuların bu kapsamda görülmesi gerektiği kabul edilmektedir (AYM, E.2016/150,K.2017/179, 28/12/2017, § 57; E.2016/180, K.2018/4, 18/1/2018, § 17; E.2017/51,K.2017/163, 29/11/2017, § 13; E.2016/139, K.2016/188, 14/12/2016, § 9;E.2013/47, K.2013/72, 6/6/2013). Buna göre Anayasa’da kanunla düzenleneceğibelirtilen alanlarda Cumhurbaşkanı’nın CBK çıkarma yetkisi bulunmamaktadır.
12. Fıkranın dördüncü cümlesinde ise kanunda açıkçadüzenlenen konularda CBK çıkarılamayacağı ifade edilmiştir. Anılan hükmegöre Cumhurbaşkanı’nın yürütme yetkisine ilişkin konularda CBK çıkarabilmesiiçin CBK’yla düzenlenecek konunun kanunlarda açıkça düzenlenmemiş olmasıgerekir.
13. CBK’ların yukarıda belirtilen konu bakımından yetkikurallarına uygun olarak çıkarılması gerekmektedir. Aksi takdirde içeriğiAnayasa’ya aykırılık oluşturmasa bile bu düzenlemelerin Anayasa’yauygunluğundan söz edilemez. Dolayısıyla CBK’ların yargısal denetimindeöncelikle Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında belirtilen konubakımından yetki kurallarına uygunluğunun ele alınması gerekir. Anılan fıkrayönünden herhangi bir aykırılık tespit edilmemesi durumunda ise bu defaCBK’ların içerik yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimi yapılmalıdır.
14. CBK’nın tümüne yönelik aykırılık iddiasıyla ilgiliolarak yapılacak Anayasa’ya uygunluk denetiminde ise yalnızca, CBK’nındüzenleme amacını ve kapsamını belirleyen hükümlerinden hareketle temeldüzenleme alanının ortaya konulması ve bu alanın Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasında belirtilen konu bakımından yetki kurallarına uygunluğunundeğerlendirilmesi gerekir. Dolayısıyla anılan denetimde CBK’nın her birmaddesinde düzenlenen konuların belirtilen bağlamda ayrı ayrı değerlendirilmesisöz konusu değildir. Bu itibarla CBK’nın tümü bakımından yapılan denetimneticesinde CBK’nın tümünün Anayasa’ya uygun olduğu yönünde ulaşılabileceksonucun, ayrıca iptali talep edilen her bir CBK kuralına ilişkin olarakyapılacak anayasallık denetimi üzerinde bağlayıcı bir etkisi bulunmamaktadır.
B. CBK’nın Tümünün İncelenmesi
15. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43.maddesinin (3) numaralı fıkrasında “Mahkemenin, kanunların, Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasayaaykırılığı hususunda ileri sürülen gerekçelere dayanma zorunluluğu yoktur.Mahkeme, taleple bağlı kalmak şartıyla başka gerekçeyle de Anayasaya aykırılıkkararı verebilir.” denilmiştir. Buna göre Anayasa Mahkemesi iptaldavalarında ve itiraz başvurularında yapacağı incelemede taleple bağlıbulunmaktadır.
16. Dava dilekçesinde CBK’nın tümüyönünden geçerli olabilecek bazı gerekçelere dayanılarak (47) numaralı CBK’nıntümünün, ayrıca konu ve içerik yönünden Anayasa’ya aykırı olduklarıgerekçesiyle bazı madde, fıkra, bent, cümle veya ibarelerinin iptalleri talepedilmiştir. Bunun dışında CBK kurallarının her birinin ayrı ayrı Anayasa’yaaykırılığını ileri süren bir talebe yer verilmemiştir. Buna göre ayrıca davakonusu edilen kurallar haricinde CBK, tümü yönünden incelenmiş; CBK’dadüzenlenen her bir kurala ilişkin ayrıca bir inceleme yapılmamıştır. DolayısıylaCBK’nın tümü yönünden aşağıda ulaşılacak sonucun her bir CBK kuralı yönündenyapılacak inceleme neticesinde verilecek kararın sonuçlarını doğurmayacağınınvurgulanması gerekir.
1. Genel Açıklama
17. Sigorta, önceden ödenen primler karşılığında, birşeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride uğrayabileceği zararıngiderilmesinin teminat altına alınmasıdır. Bu husustaki iş ve işlemlerinyürütülmesini konu alan sigortacılık, çok çeşitli risklerin teminat altınaalınabilmesi nedeniyle bir toplumun hemen her kesimini ilgilendiren yaygın birekonomik faaliyet türüdür. Ülkenin tasarruf kapasitesini artırmak suretiyleuzun vadeli fon yaratması sebebiyle ekonomide önemli bir finansal hizmetgörevini de üstlenmiş olan sigortacılık sektörü bu yönüyle ekonominin genelişleyişini etkileme gücüne sahiptir. Hem ülke ekonomisinin seyri üzerindekibelirleyici gücü hem de bireylerin ve dolayısıyla toplumun refahına etkisisigortacılık sektörünü güven ve istikrar unsurlarının ön plana çıktığı hassasbir ekonomik faaliyet alanı konumuna getirmektedir. Diğer yandan, teminataltına alınabilen risklerin çeşitliliğine de bağlı olarak sigortacılık, kendineözgü ve karmaşık bir teknik işleyiş gerektirmektedir. Sektörün faaliyetgösterdiği ekonomi alanının hassasiyeti de gözetilerek bu işleyişte ortayaçıkabilecek olumsuzlukların bertaraf edilmesi ihtiyacı sigortacılık sektörününözel düzenlemelere tabi tutulmasını beraberinde getirmiştir. Bu kapsamda ilkolarak 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu ile sigortasektörünün düzenlenmesi ve denetlenmesi görevi Ticaret Bakanlığına verilmiş,sonrasında aynı Kanun’la 1963 yılında, sigortacılıkalanında faaliyet gösteren şirketlerin faaliyetlerini denetlemek üzere SigortaMurakabe Kurulu kurulmuştur. 3/6/2007 tarihinde kabul edilen 5684 sayılıSigortacılık Kanunu ile 7397 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış; sigortacılığıngeliştirilmesini sağlamak, sigortacılık sektörünün güvenli ve istikrarlı birortamda etkin bir şekilde çalışmasını temin etmek üzere sigorta şirketlerininfaaliyetlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesine ilişkin hususlarla ilgili usûlve esaslar düzenlenmiştir.
18. Özel emeklilik, bireylerin emeklilikte daha iyi biryaşam standardına sahip olması amacıyla sosyal güvenlik kurumlarından sağlananemeklilik gelirlerine ek gelir sağlanması için kamu sosyal güvenlik sisteminetamamlayıcı nitelikte olmak üzere, bireylerin emekliliğe yönelik isteğe bağlıtasarruflarını düzenleyen bireysel emeklilik hesaplarına dayalı olarakoluşturulmuş fonlu bir sistemdir. Sigortacılıkta olduğu gibi emekliliğe yöneliktasarrufların da mali piyasalar içinde uzun vadeli fon yaratma potansiyelibulunması sebebiyle ekonominin genel işleyişi üzerinde önemli bir gücüolduğundan özel emeklilik sektörü de güven ve istikrar unsurlarının ön planaçıktığı hassas bir ekonomik faaliyet alanıdır. Bu nedenle özel emeklilik alanıda ayrı bir düzenlemeye tabi tutulmuş, bu kapsamda 28/3/2001 tarihinde kabuledilen 4632 sayılı Kanun’da bireysel emeklilik sisteminin düzenlenmesi vedenetlenmesiyle ilgili hususlara yer verilmiştir.
19. 9/12/1994 tarihli ve 4059 sayılı HazineMüsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’la Hazine Müsteşarlığının(Müsteşarlık) anahizmet birimi şeklinde Sigortacılık Genel Müdürlüğü kurulmuş;anılan birim sigortacılıkla ilgili konulardamevzuatı hazırlamak, uygulamak, ilgililer tarafından uygulanmasını izlemek,yönlendirmek, ülke sigortacılığının gelişmesi ve sigortalıların korunması içintedbirler almak, bu tedbirleri bizzat uygulamak veya ilgili kuruluşlardauygulanmasını izlemek gibi görev ve yetkilerle donatılmıştır. Aynı Kanun’laMüsteşarlığın danışma ve denetim birimi olarak Sigorta Denetleme Kurulukurulmuştur. Sigorta denetleme uzmanı sıfatını haiz bir başkan, yeterlisayıda uzman, uzman yardımcısı, aktüer ve aktüer yardımcılarından oluşmasıöngörülen bu Kurula sigortacılık sektöründe denetleme,inceleme ve soruşturma işlerini yürütme görev ve yetkisi verilmiştir.
20. Müsteşarlığın teşkilat ve görevlerine ilişkin olarak4059 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeler Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminegöre oluşturulan idari teşkilat yapısına geçiş sürecinde 2/7/2018 tarihli ve703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanunve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun HükmündeKararname ile yürürlükten kaldırılmış, böylece Müsteşarlığın vedolayısıyla onun bünyesindeki Sigortacılık Genel Müdürlüğü ile SigortaDenetleme Kurulunun hukuki varlığına son verilmiştir.
21. Yeni hükûmet sistemine geçilmesiyle birlikteMüsteşarlık, Hazine ve Maliye Bakanlığı adı altında teşkilatlanmıştır. Hazineve Maliye Bakanlığının (Bakanlık) teşkilat yapısı, görev ve yetkileri 10/7/2018tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (1) numaralı CBK’da yenidendüzenlenmiş, anılan CBK’nın 219. maddesinde Sigortacılık Genel Müdürlüğü veSigorta Denetleme Kurulu Başkanlığı Bakanlığın hizmet birimleri arasındasayılmıştır. CBK’da 4059 sayılı Kanun’daki mülgadüzenlemelerden farklı olarak sigortacılığın yanında özel emeklilikle ilgilidüzenleme ve denetleme görevleri de adı geçen birimlere verilmiştir. Bukapsamda sigortacılık ve özel emeklilikle ilgili konularda mevzuatıhazırlamak, uygulamak, uygulanmasını izlemek, sigortacılığın gelişmesi vesigortalıların korunması için tedbirler almak, bu tedbirleri bizzat uygulamakgibi konular Sigortacılık Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılırkenSigorta Denetleme Kurulu Başkanlığı da 5684sayılı Sigortacılık Kanunu, 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve YatırımSistemi Kanunu ve sigortacılık ve özel emeklilik ile ilgili diğer mevzuat ileverilen görev ve yetkilerin gerektirdiği denetleme, inceleme ve soruşturmaişlerini yürütmekle görevli ve yetkili kılınmıştır.
22. Dava konusu CBK ile sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinindüzenlenmesi ve denetlenmesine dair görevleri yürütmek üzere kamu tüzelkişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Sigortacılık ve Özel EmeklilikDüzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) adı altında yeni bir kurum kurulmuş, bunakoşut olarak daha önce söz konusu görevleri yürüten ve (1) numaralı CBK’daBakanlığın hizmet birimleri olarak düzenlenen Sigortacılık Genel Müdürlüğü veSigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının kuruluş, görev ve yetkilerine dairanılan CBK hükümleri dava konusu CBK’nın 20. maddesinin (2) numaralı fıkrasıylayürürlükten kaldırılarak adı geçen birimler kapatılmıştır. Diğer yandan davakonusu CBK’nın 19. maddesinde bu CBK’da yer alan görev ve yetkiler kapsamındadiğer mevzuatta sigortacılık ve özel emekliliğe ilişkin olarak kapatılanSigortacılık Genel Müdürlüğüne ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığına yapılanatıfların SEDDK’ya/(Kurum) yapılmış sayılacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla davakonusu CBK ile kurulan SEDDK’nın daha önce (1) numaralı CBK’da Bakanlığınhizmet birimleri olarak düzenlenen Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve SigortaDenetleme Kurulu Başkanlığının yerine öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
2. Anlam ve Kapsam
23. (47) numaralı CBK’nın “Amaç ve kapsam”başlıklı 1. maddesinde bu CBK’nın amacının sigortacılık ve özel emekliliksektörlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesine dair görevleri yürütmek üzereSEDDK’nın kurulması ile teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usûlve esasları düzenlemek olduğu belirtilmiştir.
24. Nitekim Cumhurbaşkanlığınındava konusu CBK’ya ilişkin 25/12/2020 tarihli görüş yazısında anılan CBK’nıngenel gerekçesi olarak; sigortacılığın finansal sistem içerisindeki en genişyelpazeye sahip sektör konumunda olduğu belirtilmiş, 20/9/2018 tarihli ve 108sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan Orta Vadeli Programda; ekonomiyönetimi ile ilgili kurumların yeniden yapılandırılarak hızlı karar alan,piyasaların ve özel sektörün önünden giden ve onun önünü açan bir yönetimanlayışının benimsenerek finansal istikrarı ve güvenliği esas alan yeni birfinansal mimari oluşturulması, çalışanların işverenleri aracılığıyla bireyselemeklilik sistemine otomatik olarak katılması uygulamasının yenidenyapılandırılarak daha sürdürülebilir hâle getirilmesi konularına yer verildiğide hatırlatılarak ülkemizdeki sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinindüzenlenmesi ve denetlenmesine dair görevleri yürütmek üzere aynı alandafaaliyette bulunan tek bir teşkilat bulunması gerekliliğinden ötürü bağımsızidari otorite niteliğini haiz düzenleyici ve denetleyici kurum statüsündeSigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun kurulmasıihtiyacının hasıl olduğu hususu gösterilmiştir.
25. Anılan gerekçesi ile “Amaç vekapsam” başlıklı 1. maddesi birlikte değerlendirildiğinde CBK’nın temelkonusunun, Türk idari teşkilatının içinde sigortacılık ve özel emekliliksektörlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi biçimindeki kamu hizmetini yürütecekkamu tüzel kişiliğine sahip bir kurumun kurulması olduğu anlaşılmaktadır.Dolayısıyla CBK’da yer alan düzenlemelerin her biri esas itibarıyla idariteşkilat içinde böyle bir kuruma hukuki varlık ve işleyiş kazandırılmasıamacına hizmet etmektedir.
3. İptal Talebinin Gerekçesi
26. Dava dilekçesinde özetle;
-Dava konusu CBK ile kurulan SEDDK’nın sigortacılık veözel emeklilik sektöründe düzenleyici ve denetleyici bir kurum olarak faaliyetgöstermesinin öngörüldüğü, ekonominin hassas ve uzmanlık gerektirensektörlerinde faaliyet göstermek üzere oluşturulan düzenleyici ve denetleyicikurumların en önemli özelliğinin siyasi otoriteden bağımsız hareket edebilecekve bu hususta gerekli güvencelerle donatılmış bir hukuki statüye sahip olmalarıolduğu, nitekim bu kurumların bağımsızlığının faaliyet gösterdikleri kamuhizmeti alanında kamu yararının sağlanması yolunda en önemli araç olduğu,
- Anılan kurumların CBK’larla düzenlenmesi durumundaonlara bağımsız bir hukuki statü sağlanamayacağı, zira CBK’ların hiçbir kamuoyudenetimi ve tartışmasına imkân tanınmadan Cumhurbaşkanı’nın tek başına oldukçageniş bir hukuki ve siyasi serbestlikten yararlanarak çıkardığı düzenlemelerolduğu, bu nitelikteki normlarla siyasi makamların etkilerinden uzak, bağımsızbir düzenleme ve denetim organının kurulamayacağı, bilakis SEDDK’nın CBK iledüzenlenmesinin onu siyasi hayatın merkezine ve yürütmenin tek yetkilisi olanCumhurbaşkanı’nın takdirine bırakmak anlamına geldiği,
- CBK’ların Cumhurbaşkanı’nca hızla ve kolaylıkladeğiştirilebildiği gözönünde bulundurulduğunda bireylerin temel hak veyükümlülüklerini de etkileyen, ekonominin hassas ve uzmanlık isteyensektörlerinde sıklıkla değişiklik yapılabilmesinin söz konusu olacağı,
- Sektör üzerinde oluşabilecek böyle bir hukuki ortamındevletin piyasaların sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı önlemleri almayükümlülüğüyle bağdaşmadığı, ayrıca Kurumun Cumhurbaşkanı tarafından her andeğiştirilebilecek normlarla düzenlenmesinin iktisadi alanda hukuk kurallarıbakımından gerekliliği daha da çok hissedilen belirlilik ve öngörülebilirlikilkelerinin sağlanamamasına yol açabileceği,
- İdarenin bir parçası olmaları sebebiyle düzenleyici vedenetleyici kurumların Anayasa’nın 123. maddesinin birinci fıkrası gereğincemünhasıran kanunla düzenlenmesi gerektiği, her ne kadar kamu tüzel kişiliğinesahip olup idarenin bütünlüğü ilkesi gereği bir bakanlıkla ilişkilendirilselerde bağımsız yapıları itibarıyla bakanlığın bir birimi konumunda olmadıklarındanbu tür kurumların Anayasa’nın 106. maddesinin son fıkrası uyarınca CBK’larlakurulup düzenlenmelerinin mümkün olmadığı, bu bağlamda Anayasa’nın 106. ve 123.maddelerinin son fıkralarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği, CBK ilekamu tüzel kişiliğinin kurulmasının ancak bakanlıkların kurulması,kaldırılması, görev ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşrateşkilatlarının kurulması ile ilgili düzenlemeler yapılması hâlinde mümkünolabileceği,
- SEDDK’da ve onun karar organı olan Sigortacılık ve ÖzelEmeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulunda istihdam edilecek personelinniteliklerine, atanmalarına, kadrolarının ihdasına, özlük işlerine yönelikolarak dava konusu CBK’da yer alan düzenlemelerin de Anayasa’nın 128. maddesigereğince münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken konulardan olduğu,
- CBK’nın genel itibarıyla tümünde kanunla düzenlenmesizorunlu konuların bulunması sebebiyle yasama yetkisinin devredilemezliğiilkesinin ihlal edildiği, diğer yandan istihdam işleminin niteliği gereğiAnayasa’nın 70. maddesindeki kamu hizmetine girme hakkıyla ilişkili olmasısebebiyle CBK ile düzenlenmesi yasak alanda kaldığı,
- Dava konusu CBKkapsamında yer alan sigortacılık ve özel emeklilik faaliyetlerinin denetimineilişkin aynı konuların farklı kanunlarda açıkça düzenlenmiş olduğundan CBK iledüzenlenemeyeceği, bu kapsamda 5684 sayılı Kanun’un 28. ve 29. maddelerindesigortacılık sektörlerinin denetimi için Sigorta Denetleme Kurulunun kurulduğu,bu Kurulun oluşumu, görev ve yetkileri, denetim görevini yerine getirecekpersonelin görev ve yetki tanımları gibi pek çok hususun anılan Kanun’da zatenyer aldığı, keza 4632 sayılı Kanun’un 20. maddesinde emeklilik şirketlerininfaaliyetlerinin denetimine ilişkin düzenlemelerin bulunduğu, bu kapsamda anılanşirketlerin emeklilik ve sigortacılık faaliyetlerinin Sigorta DenetlemeKurulunca; fonlarına, portföy yöneticilerine ve saklayıcılara ilişkin hesap veişlemlerinin ise Sermaye Piyasası Kurulunca denetlenmesinin öngörüldüğü, aynıKanun’un 20/A maddesiyle kurulan ve bireysel emeklilik sisteminin güvenli veetkin biçimde işletilmesini sağlamak, katılımcıların hak ve menfaatlerinikorumak amacıyla emeklilik şirketlerinin ve bireysel emeklilik aracılarınınfaaliyetlerinin gözetimini gerçekleştirmesi öngörülen Emeklilik GözetimMerkezinin de faaliyette olduğu, her iki sektörün denetimiyle ilgili olarak adıgeçen kurumların yasal yetkilerinin CBK ile kaldırılamayacağı, zira kanunhükümlerinin CBK’larla değiştirilmesinin anayasal açıdan mümkün olmadığı,
belirtilerek (47) numaralı CBK’nın tümünün Anayasa’nın2., 7., 104., 123., 128. ve 167. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
4. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
27. Dava dilekçesinde CBK’nın tümüne yönelik olarak ilerisürülen aykırılık iddialarının özü CBK çıkarılamayacak bir alanda CBK iledüzenleme yapıldığıdır. Bu husus ise CBK’nın konu bakımından yetki yönündenAnayasa’ya uygunluk denetimiyle ilgilidir. Bu itibarla dava dilekçesinde konu bakımından yetki yönünden CBK’nın Anayasa’nın 2.,7., 123., 128. ve 167. maddelerine de aykırıolduğu ileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
28. Dava konusu CBK’nın belirli bir kamu hizmetiniyürütmek üzere bir kamu kurumunun kurulmasına yönelik düzenlemeler öngördüğü,bu itibarla yürütme yetkisine ilişkin bir hususu düzenlediği açıktır.
29. CBK, Anayasa’nın CBK iledüzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yeralan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alansiyasi haklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenleme de içermemektedir.
30. Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesinde Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesiöngörülen konularda CBK çıkarılamayacağı hükmüne yer verilmiştir. Anayasakoyucunun bir konunun kanunla düzenlenmesini özel olarak öngörmesi bu alanınmünhasıran kanunla düzenlenmesini istediği anlamına gelir. Bu kapsamda Anayasabir konunun kanunla düzenleneceğini öngörmüşse bu konuda CBK çıkarılamaz.Bununla birlikte Anayasa’da CBK’larla düzenleneceği özel olarak öngörülen konularailişkin Anayasa hükümlerinin açıkça izin verdiği hususlarda CBK’larla düzenlemeyapılabilir.
31. Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncü fıkrasında kamutüzel kişiliğinin kanunla veya CBK ile kurulacağı hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla bir kamu tüzel kişiliğinin kurulmasıAnayasa’nın CBK ile düzenlenmesini ayrıca ve özel olarak öngördüğükonulardandır. Bu itibarla kamu tüzel kişisi niteliğindeki SEDDK’nınkuruluşunun kanunla yapılmamasının Anayasa’ya aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
32. Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının dördüncü cümlesinde kanunda açıkça düzenlenen konularda CBKçıkarılamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu bağlamda yapılacak incelemede öncelikleCBK ile karşılaştırmaya esas olabilecek, daha önce çıkarılmış bir kanun olupolmadığı tespit edilmeli, sonrasında ise -böyle bir kanun varsa- incelenenCBK’nın kanunun açıkça düzenlediği konuyu düzenleyip düzenlemediğibelirlenmelidir. Bu değerlendirme yapılırken önce ilgili kanunun CBK iledüzenlenen alanda hüküm ifade edip etmediğinin belirlenmesi, ardından dakanundaki düzenlemenin açık olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. Bubağlamda CBK olmasaydı, karşılaştırmaya esas alınan kanun hükmünün CBK iledüzenleme yapılan konuya uygulanacak olup olmaması, CBK’nın kanun iledüzenlenen konuda çıkarılıp çıkarılmadığına dair bir gösterge olacaktır (benzeryöndeki değerlendirme için bkz. AYM, E.2019/31, K.2020/5, 23/1/2020, § 17).
33. Daha önce de belirtildiği üzere davakonusu CBK ile idari teşkilat yapısı içinde sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinindüzenlenmesi ve denetlenmesi biçimindeki kamu hizmetini yürütmek üzere -dahaönce aynı hizmetleri yürütmekle görevli olan idari birimlerden (Sigorta GenelMüdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulundan) farklı bir hukuki statüde- yeni birkurum kurulmakta, kamu tüzel kişiliğine sahip bu kurumun teşkilat yapısıoluşturulmaktadır. Dolayısıyla CBK’nıntümüne yönelik olarak yapılan denetim kapsamında, karşılaştırmayaesas alınan kanun hükümlerinde CBK ile düzenleme yapılan konuya uygulanacakolup olmaması bakımından incelenmesi gereken husus, CBK ile oluşturulannitelikte bir kurumun teşkilat yapısına hukuksal dayanak teşkil edebilecek birdüzenleme öngörülüp öngörülmediği olmalıdır. Başka bir deyişle karşılaştırmayaesas alınan kanun hükmünün, salt sigortacılık ve özel emeklilik faaliyetlerinindenetlenmesi alanına dair birtakım düzenlemeler öngörmesi yeterli olmayıpKurumun teşkilat yapısını da düzenlemesi gerekir.
34. Kanunlarda ismi işaret edilen birkurumun ya da birimin idari teşkilat içinde neyi ifade ettiği ya da ne tür biroluşuma karşılık geldiği onun kuruluş mevzuatı ile ortaya konulabilecek birhusustur. 5684 sayılı Kanun’un 28. ve 29. maddeleri ile 4632 sayılı Kanun’un20. maddesinde sigortacılık ve özel emeklilik faaliyetlerinin denetimine ilişkinolarak birtakım düzenlemelere yer verilmekte ve söz konusu denetiminMüsteşarlığın bünyesindeki Sigorta Denetleme Kurulunca yerine getirilmesiöngörülmektedir. Bununla birlikte anılan düzenlemelerde işaret edilen SigortaDenetleme Kurulunun kuruluş ve teşkilatının hukuksal dayanağı adı geçen kanunhükümleri değil, (1) numaralı CBK’nın -dava konusu CBK ile ilga edilen- ilgilihükümleridir. Başka bir ifadeyle anılan kanunlarda belirtilen Sigorta DenetlemeKurulunun kuruluşu ve teşkilatı mevcut sistemde bir kanuna değil, CBK’yadayanmaktadır.
35. Söz konusu Kanun hükümleri dava konusu CBK’da öngörülen nitelikteki birkurumun teşkilatına dayanak oluşturabilecek nitelikte düzenlemeler değildir.Zira dava konusu CBK olmasaydı anılan Kanun hükümlerine dayanılarak sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinindüzenlenmesi ve denetlenmesi biçimindeki kamu hizmetini yürütecek kamutüzel kişiliğine sahip bir kurumun teşkilatlandığından söz edilmesi mümkünolamayacaktı. Keza söz konusu değerlendirme, 4632 sayılı Kanun’un dava konusuCBK’nın çıkarıldığı 17/10/2019 tarihi itibarıyla yürürlükte olan 20. ve 20/Amaddelerinde öngörülen, emeklilik şirketlerinin Sigorta Denetleme Kurulutarafından gerçekleştirilen emeklilik ve sigortacılık faaliyetlerine ilişkindenetimleri dışında; fonlarına, portföy yöneticilerine ve saklayıcılara ilişkinhesap ve işlemlerini Sermaye Piyasası Kurulunun denetimine tabi kılan; özelhukuk hükümlerine göre kurulmuş bir tüzel kişinin Müsteşarlık tarafındanEmeklilik Gözetim Merkezi olarak görevlendirilebilmesine imkân tanıyandüzenlemeler yönünden de aynen geçerlidir.
36. Diğer yandan belirtilen nitelikteki bir kurumunteşkilat yapısına ilişkin yürürlükte olan başkabir kanuni düzenleme de saptanmamıştır. Bu itibarla CBK, kanunda açıkçadüzenlenen bir konuya ilişkin değildir.
37. Açıklanan nedenlerle CBK’nın tümüAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptaltalebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu görüşe katılmamışlardır.
C. CBK’nın 1. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasında Yer Alan“…denetlenmesine…” İbaresinin, 3. Maddesinin (1) Numaralı FıkrasınınBirinci Cümlesinin, (2) Numaralı Fıkrasının ve 4. Maddesinin (1) NumaralıFıkrasının (ç) Bendinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
38. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kurallarlasigortacılık sektörünün düzenlenmesi ve denetlenmesindeki yetkinin bir bütünhâlinde SEDDK’ya verilmek istendiği, sigortacılık sektörünün Müsteşarlıkbünyesindeki Sigorta Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu tarafındandüzenlenip denetlendiği, her ne kadar 703 sayılı KHK ile Müsteşarlığın teşkilatyapısı değiştirilmiş ve söz konusu birimler ortadan kaldırılmış olsa da SigortaDenetleme Kurulu ile ilgili temel düzenlemelerin yer aldığı 5684 Kanun’un veayrıca bireysel emeklilik sisteminin düzenlenmesi ve denetlenmesine dairdüzenlemeler içeren 4632 sayılı Kanun’un hâlen yürürlükte olduğu, SEDDK’nınkuruluşuna, teşkilatı ile görev ve yetkilerine ilişkin olarak dava konusukurallarda öngörülen hususların CBK’nın tümüne yönelik aykırılık iddialarıbaşlığı altında yapılan aynı açıklamalar çerçevesinde münhasıran kanunladüzenlenmesi gereken ve kanunların açıkça düzenlemiş olduğu konuları içermesi sebebiyleCBK ile düzenlenemeyeceği belirtilerek kuralların Anayasa’nın 104., 123., 128.ve 167. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralların Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
39. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralların Anayasa’nın 123., 128. ve 167. maddelerine de aykırıolduğu ileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
40. CBK’nın 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasında CBK’nınamacının, sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinin düzenlenmesi vedenetlenmesine dair görevleri yürütmek üzere Sigortacılık ve Özel EmeklilikDüzenleme ve Denetleme Kurumunun kurulması ile teşkilat, görev, yetki vesorumluluklarına ilişkin usûl ve esaslarını düzenlemek olduğu hükme bağlanmışolup anılan fıkrada yer alan “…denetlenmesine…” ibaresi dava konusu ilkkuralı oluşturmaktadır.
41. CBK’nın 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının davakonusu birinci cümlesinde bu CBK ve ilgili mevzuatla verilen görevleri yerinegetirmek ve yetkileri kullanmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve maliözerkliğe sahip Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumununkurulduğu hüküm altına alınmıştır. Anılan maddenin dava konusu (2) numaralıfıkrasında Kurumun, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve DenetlemeKurulu (Kurul) ile Başkanlık teşkilatından oluştuğu belirtilmiştir.
42. CBK’nın 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının davakonusu ç) bendinde ise “Sigortacılık ve özel emeklilik alanında faaliyetgösteren kişi ve kuruluşlarla ilgili inceleme, denetleme ve soruşturma işleriniyürütmek” Kurumun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
43. Kuralların yürütme organının bir unsuru olan idareniniçinde yer alan bir kamu kurumunun kuruluşuna, hizmet alanına, hukukistatüsüne, görev ve yetkileri ile teşkilatlanmasına dair düzenlemeleröngördüğü, bu itibarla yürütme yetkisine ilişkin olduğu açıktır.
44. Kurallar Anayasa’nınCBK ile düzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerindeyer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alansiyasi haklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenleme de içermemektedir.
45. CBK’nın tümünün Anayasa’ya uygunlukdenetimi bölümünde Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncücümlesi bakımından yapılan incelemeye ilişkin olarak belirtilen hususlar CBK’nın 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının dava konusubirinci cümlesi yönünden de geçerlidir. Dolayısıylabir kamu tüzel kişiliğinin kurulması Anayasa’nın CBK ile düzenlenmesini ayrıcave özel olarak öngördüğü konulardan olduğundan kamu tüzel kişisi niteliğindekiSEDDK’nın kuruluşunun kanunla yapılmamasının konu bakımından Anayasa’ya aykırıbir yönü bulunmamaktadır.
46. Diğer yandan Anayasa Mahkemesinin 12/6/2020 tarihli ve E.2019/105,K.2020/30 sayılı kararında da belirtildiği üzere Anayasa’nın 123. maddesininüçüncü fıkrasında yer alan “…kurulur.” ibaresi CBK ile kurulan bir kamutüzel kişiliğinin CBK ile düzenlenmesini de içermektedir. Zira Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasındaki koşullara bağlı olmak kaydıyla kamu tüzelkişiliğinin görevleri, yetkileri ve yapısı gibi unsurların CBK’yladüzenlenemeyeceğinin kabulü, kamu tüzel kişiliğinin CBK’yla kurulmasını mümkünkılan anayasal hükmü işlevsiz, dolayısıyla anlamsız kılabilecektir (AYM,E.2019/105, K.2020/30, 12/6/2020, § 45).
47. Kamu kurumlarının teşkilatı, bu kurumların üstlendiklerigörev ve yetkileri ifa edebilmesi için oluşturulan ve söz konusu hizmetinyürütülmesinde doğrudan ya da dolaylı olarak rol alan, aynı kurum bünyesindekifarklı düzey ve nitelikteki birimlerin bütününü ifade etmektedir. Bir tüzelkişiliğin gerçek anlamda kurulduğundan bahsedebilmek için görevleri, teşkilatyapısı, hukuki statüsü gibi unsurların da belirlenmesi gerekmektedir. Teşkilatyapısı, görevleri, çalışma usulü gibi konular düzenlenmeden bir kamu tüzelkişiliğinin faaliyette bulunması düşünülemez. Kamu tüzel kişileri belli birkamu hizmetini yerine getirmek amacıyla kurulur. Bu hizmetin yerinegetirilebilmesi için tüzel kişinin kurulması yeterli olmayıp teşkilat yapısınınoluşturulması, görev ve yetkileri ile hukuki statüsünün de belirlenmiş olmasıgerekir (aynı yöndeki değerlendirmeler için bkz. AYM, E.2018/124, K.2020/56,15/10/2020, §§ 20,21).
48. Dolayısıyla Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncüfıkrası uyarınca CBK ile kurulan bir kamu tüzel kişisinin hangi hizmet alanındafaaliyet göstereceğine, hukuki statüsüne, teşkilat yapısına, görev veyetkilerine yönelik düzenlemelerin CBK ile yapılması mümkündür. Anılan Kurumunmünhasıran kanunla düzenleneceğine dair bir anayasal hüküm de olmadığından,dava konusu diğer kurallarda öngörülen hususların da Anayasa’nın 123. maddesiuyarınca CBK ile düzenlenmesinin Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının üçüncü cümlesini ihlal eden bir yönü bulunmamaktadır.
49. CBK’nın tümünün Anayasa’ya uygunlukdenetimi bölümünde Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncücümlesi bakımından yapılan incelemeye ilişkin olarak belirtilen hususlar dava konusu kurallar yönünden de geçerlidir. Bu bağlamda5684 sayılı Kanun ile 4632 sayılı Kanun’da yer alan sigortacılık ve özel emeklilik faaliyetlerinin denetimine ilişkindüzenlemeler, anılan denetimi gerçekleştirmesi öngörülen kurumun kuruluşunsurlarını (hukuki statüsü, teşkilatı, görev ve yetkileri, hizmet alanı gibi)belirlemeye, dolayısıyla onun hukuksal temelini oluşturmaya yönelik değildir.
50. Bu itibarla anılan Kanun hükümlerinin dava konusukurallarla aynı alanda hüküm ifade etmedikleri, başka bir deyişle açıkça aynıkonuyu düzenlemedikleri görülmektedir.
51. Bu tespitler kapsamında kuralların kanunda açıkçadüzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
52. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptalleri talebinin reddigerekir.
Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu görüşe katılmamışlardır.
b. Kuralların İçerik Yönünden İncelenmesi
53. Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncü fıkrasında kamu tüzelkişiliğinin kanunla veya CBK ile kurulacağı öngörülmüştür. Anılan maddeuyarınca Cumhurbaşkanı CBK’yla, Anayasa'nın idarenin kurulması veteşkilatlanması alanındaki temel ilkelerine ve bu alanla ilgili öngördüğükurallarına bağlı kalmak koşuluyla belirli bir hizmet alanında kamu tüzelkişiliğinin oluşturulmasına ihtiyaç bulunup bulunmadığını belirleme, o kamutüzel kişisinin teşkilat yapısının nasıl olacağı, hangi görev ve yetkileriyürüteceği gibi kuruluş unsurlarına dair hususları şekillendirme konusundatakdir yetkisine sahiptir. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’nın 123.maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine tanınan takdir yetkisinikullanarak idari teşkilatın mevcut durumunu ve işleyişini de dikkate alarakdava konusu kurallarda öngörülen hukuki statü, görev, yetki ve teşkilatyapısını haiz olacak şekilde sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinindüzenlenmesi ve denetlenmesi alanında faaliyet göstermek üzere SEDDK’yıoluşturmasında Anayasa’nın anılan maddesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.
54. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa'nın 123.maddesine aykırı değildir. İptalleri talebinin reddi gerekir.
M. Emin KUZ bu görüşe farklı gerekçeylekatılmıştır.
Ç. CBK’nın 3. Maddesinin (4) Numaralı Fıkrasınınİncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
55. Dava dilekçesinde özetle; SEDDK’nın düzenleyici vedenetleyici kurumlardan olması sebebiyle 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı KamuMalî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun kapsamında kaldığı, nitekim dava konusuCBK’daki düzenlemelerin de bunu teyit ettiği, Kurum bütçesinin hazırlanması,uygulanması ve denetimine dair temel ilkelerin 5018 sayılı Kanun’la ortayakonulduğu, dolayısıyla dava konusu kuralla kanunun düzenlemiş olduğu bir konudadüzenleme yapılarak Kuruma kendi belirlediği usûl ve esaslar dâhilindebütçesini serbestçe kullanma yetkisi verildiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın104. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
56. CBK’nın 3. maddesinin (4) numaralıfıkrasında Kurumun, bu CBK ve ilgili mevzuatçerçevesinde sahip olduğu mali kaynaklarını görev ve yetkilerinin gerektirdiğiölçüde, kendi bütçesinde belirlenen usûl ve esaslar dâhilinde serbestçekullanacağı hükme bağlanmış olup anılan fıkra dava konusu kuralıoluşturmaktadır.
57. Bir kurumun mali kaynakları onun yürütmekle görevliolduğu kamu hizmetlerinin finanse edilmesi için kullanılabilecek gelirunsurlarını ifade etmektedir. Mali kaynakların kullanılması ise söz konusugelirlerin toplanması ve harcanmasıdır. CBK’nın 16. maddesinin (2) numaralıfıkrasında Kurumun gelirleri, başka bir deyişle mali kaynakları gösterilmişolup dava konusu kuralla da bu kaynakların ne şekilde kullanılacağıdüzenlenmektedir.
58. Anayasa’nın 161. maddesinde kamu idarelerinin ve kamuiktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamalarının yıllıkbütçelerle yapılacağı, mali yıl başlangıcı ile merkezî yönetim bütçesininhazırlanması, uygulanması ve kontrolü ile yatırımlar veya bir yıldan fazlasürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usullerin kanunla düzenleneceğihükümlerine yer verilerek bütçeyle ilgili temel hükümlerin düzenlenmesikonusunda yasama organı yetkili kılınmıştır.
59. Bütçe genel olarak belirli bir dönemdeki gelir vegider tahminleri ile bunların uygulanmasına ilişkin hususları gösteren veusulüne uygun olarak yürürlüğe konulan belgedir. Devlet, bir yıl süresincebütçe kanununda belirtilmesi koşuluyla harcama yapabilmekte ve gelir toplayabilmektedir(AYM, E.2016/47, K.2018/10, 14/2/2018, § 18).
60. Yasama organının halk adına kamu gelirlerini toplamave yine halk adına bu gelirleri harcama konusunda yürütme organına sınırlarınıbelirleyerek yetki vermesine ve sonuçlarını denetlemesine bütçe hakkıdenilmektedir. Bir başka deyişle bütçe hakkı, vergi ve benzeri gelirlerle kamuharcamalarının çeşit ve miktarını belirleme, onaylama ve harcamalarınsonuçlarını denetleme hakkıdır. Bu hak, demokratik ülkelerde halk tarafındanseçilen temsilcilerden oluşan yasama organına ait bulunmaktadır. Bütçe,hükûmetin Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM)karşı temel sorumluluk mekanizmasıdır. TBMM, bütçe ile hükûmete gelir toplamave gider yapma yetkisi vermekte; bu yetkinin uygun kullanılmasını da bütçesürecinin bir parçası olan kesin hesap faaliyeti ile denetlemektedir (AYM,E.2016/47, K.2018/10, 14/2/2018, §§ 25, 26).
61. Anılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere birkurumun belirli mali kaynaklara sahip olması o kaynakları doğrudan kullanabilmehakkını beraberinde getirmemekte kurum ancak bütçe kanunu ile bu yetki ve iznesahip olabilmektedir.
62. Kamu idarelerinin sahip oldukları ve bütçe kanunu ilekullanılmasına izin verilen mali kaynakların (kamu kaynaklarının) hangi usûl,esas ve ilkeler çerçevesinde kullanılabileceği bütçenin uygulanmasıyla ilgilibir meseledir. Dolayısıyla merkezî yönetim bütçesine dâhil bir kurum olanSEDDK’nın, mali kaynaklarını hangi usûl, esas ve ilkeler çerçevesindekullanacağını belirleyen kural bütçenin uygulanmasına ilişkin bir düzenlemeniteliğindedir.
63. Bütçenin uygulanmasına ilişkin hususlar Anayasa’nın161. maddesi uyarınca kanunla düzenlenmesi gereken konu kapsamında kaldığındanAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine göre CBK iledüzenlenmesi mümkün değildir.
64. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncücümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralın ayrıca konu bakımındanyetki yönünden aynı fıkranın birinci, ikinci ve dördüncü cümleleri yönündenincelenmesine gerek görülmemiştir.
Kural konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı görülerek iptaledildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
Muhterem İNCE bu görüşe katılmamıştır.
D. CBK’nın 5. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının BirinciCümlesinin İncelenmesi
1. Genel Açıklama
65. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi kapsamında öngörülendeğişikliklerden biri de üst kademe kamu yöneticilerinin atanması vegörevlerine son verilmesinin Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileri arasında yeralması, ayrıca bunların atanmalarına ilişkin usûl ve esasların CBK iledüzenlenmesine imkân tanınması olup; bu kapsamda Anayasa’nın 104. maddesinindokuzuncu fıkrasında “[Cumhurbaşkanı] Üst kademe kamu yöneticilerini atar,görevlerine son verir ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esaslarıCumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler.” hükmüne yer verilmiştir.
66. Söz konusu Anayasa hükmüne istinaden üst kademe kamuyöneticilerinin atanma usûl ve esasları (3) numaralı CBK’da düzenlenmiştir.Anılan CBK’nın “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde bu CBK’nın amacınınüst kademe kamu yöneticileri ile ilgili usûl ve esaslar ile kamu kurum vekuruluşlarında atama usûl ve esaslarını belirlemek olduğu; CBK’nın, eklicetvellerdeki kadro, pozisyon ve görevler, bakanlıklar, bağlı, ilgili veilişkili kuruluşlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarını kapsadığı hükmebağlanmıştır.
67. Düzenleyici ve denetleyici kurumların başkan veüyeleri (RTÜK ve Kişisel Verileri KorumaKurulunun TBMM’ce seçilen üyeleri hariç) CBK’ya ekli (I) SayılıCetvel’de yer almıştır. CBK’nın 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasında bu CBK’yaekli (I) Sayılı Cetvel’de yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanıkararıyla atama yapılacağı belirtilmiş; 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaise (I) Sayılı Cetvel’de yer alan kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklardaaranan şartlar; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı DevletMemurları Kanunu’nun 48. maddesinde sayılan genel şartları taşımak, en az dörtyıllık yükseköğrenim mezunu olmak ve kamuda ve/veya sosyal güvenlikkurumlarına tabi olmak kaydıyla uluslararası kuruluşlar ile özel sektörde veyaserbest olarak en az beş yıl çalışmış olmak şeklinde gösterilmiştir. AynıCBK’nın 4. maddesinde (I) Sayılı Cetvel’de yer alanların görev süresininatandıkları tarihte görevde bulunan Cumhurbaşkanı’nın görev süresini geçemeyeceği;Cumhurbaşkanı’nın görevi sona erdiğinde, bunların görevinin de sona ereceğihükme bağlanmıştır.
68. (3) numaralı CBK’nın adından ve “Amaç ve kapsam”başlıklı 1. maddesinden de anlaşılacağı üzere anılan CBK’da sadece üst kademekamu yöneticilerinin atama usûl ve esasları değil, aynı zamanda kamu kurum vekuruluşlarında atama usûl ve esasları da düzenlenmiştir. Dolayısıyla CBK’yaekli cetvellerdeki tüm kadro, pozisyon ve görevler kategorik olarak üst kademekamu yöneticiliği sıfatına işaret etmemektedir. Bu itibarla söz konusu kadro,pozisyon ve görevlerden hangilerinin CBK koyucu tarafından üst kademe kamuyöneticisi olarak öngörüldüğünün ayrıca irdelenmesi gerekir.
69. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde benimsenen temelesaslardan biri üst kademe kamu yöneticilerinin bizzat Cumhurbaşkanı tarafındanatanmasıdır. Kendilerini atayan Cumhurbaşkanı ile göreve gelmeleri esasıbenimsenen üst kademe kamu yöneticilerinin Cumhurbaşkanı ile birlikte görevyapıp onunla birlikte görevden gitmeleri yönündeki yaklaşım da bu ilkenin birsonucudur. Bu bağlamda (3) numaralı CBK’nın (I) Sayılı Cetvel’inde yer alankadro, pozisyon ve görevlerin Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasıylauyumlu olarak doğrudan Cumhurbaşkanı’nca atanmalarının öngörüldüğü, görev sürelerininkendilerini atayan Cumhurbaşkanı’nın görev süresini geçemeyeceğinin,Cumhurbaşkanı’nın görev süresi sona erdiğinde bunların da görevinin sonaereceğinin düzenlendiği dikkate alındığında, anılan Cetvel’de yer alandüzenleyici ve denetleyici kurumların başkan ve üyelerinin CBK koyucutarafından üst kademe kamu yöneticisi olarak öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
2. Anlam ve Kapsam
70. CBK’nın 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının davakonusu birinci cümlesinde Kurulun, Kurumun karar organı olup biri başkan biriikinci başkan olmak üzere Cumhurbaşkanı tarafından atanan beş üyeden oluşacağıhükme bağlanmıştır. Buna göre dava konusu kuralla Kurulun Kurum yapısı içindekiişlevi, oluşumu, üye sayısı ve üyelerini atamaya yetkili makambelirlenmektedir.
71. CBK ile kurulan SEDDK Bakanlık ile ilişkilidüzenleyici ve denetleyici bir kurum olarak oluşturulmuştur. Nitekim SEDDK 5018sayılı Kanun’un düzenleyici ve denetleyici kurumların gösterildiği (III) SayılıCetvel’inde yer almaktadır. Diğer yandan Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde(3) numaralı CBK’da düzenleyici ve denetleyici kurumların başkan ve üyelerininüst kademe kamu yöneticileri olarak belirlendiği dikkate alındığında davakonusu kuralda düzenlenen SEDDK’nın karar organı olan Kurulun başkan ve üyelerininde üst kademe kamu yöneticileri olarak öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
3. İptal Talebinin Gerekçesi
72. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kuralla Kurulunoluşumunun, üye sayısının ve üyelerini atamaya yetkili organın belirlendiği,Anayasa’nın idarenin kanunla düzenlenebileceğini öngören 123. maddesi ile kamugörevlilerinin atanmalarının ve özlük haklarının kanunla düzenlenebileceğiniöngören 128. maddesi gereğince anılan hususların CBK ile düzenlenmesininanayasal açıdan mümkün olmadığı ve yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesineaykırı olduğu; diğer yandan kuralda Kurul üyelerinin atanmasına dair hiçbirhukuki çerçeve çizilmediği, bu bağlamda Kurula ataması yapılabilecek kişilerinnitelikleri, kamu görevlisi olması gerekip gerekmediği, görev süreleri,görevlerinin sona erme sebepleri gibi bir çok hususta herhangi bir düzenlemeöngörülmediğinden Kurulun tümüyle atama makamı olan Cumhurbaşkanı’nın takdirinebırakıldığı, hukuki açıdan belirsizlik oluşturan bu durumun Kurulun veüyelerinin hukuksal güvenliklerini zedeleyebileceği gibi onların, görevlerinisiyasi etkilerden uzak bir şekilde yürütmesine de engel teşkil edebileceğibelirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 7., 104., 123. ve 128. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
4. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
73. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 7., 123. ve 128. maddelerine de aykırıolduğu ileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
74. Kamu kurum ve kuruluşlarının kararorganlarının belirlenmesi ve bunların oluşumuna ilişkin düzenlemeler idarenin teşkilatyapısı ile ilgili olup idarenin kuruluş ve görevlerinin belirlenmesinin birparçasını oluşturmaktadır. Diğer yandan bu organlarda görev alacak personeliatamaya yetkili makamın belirlenmesi ise kamu görevlilerinin atanma usûl veesaslarıyla ilgili bir husustur. Bu itibarla Kurumun teşkilat yapısına ve buyapının karar mekanizmasında görev alacak personelin atanma usulüne ilişkindüzenlemeler öngören kuralın Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınilk cümlesinde belirtilen yürütme yetkisine ilişkin konulardan olduğuanlaşılmaktadır.
75. Kural Anayasa’nın CBK iledüzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yeralan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alansiyasi haklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenleme de içermemektedir.
76. Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncüfıkrası uyarınca CBK ile kurulan bir kamu tüzel kişisinin teşkilat yapısınailişkin düzenlemelerin CBK ile yapılması mümkün olduğundan dava konusu kuralın Kurulun Kurumun karar organı olup biri başkan biri ikincibaşkan olmak üzere beş üyeden oluşacağını hükme bağlayan bölümünün Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesini ihlal eden bir yönübulunmamaktadır.
77. Diğer yandan Anayasa’nın 128. maddesinin ikincifıkrasının birinci cümlesinde “Memurların ve diğer kamu görevlilerininnitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylıkve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.” hükmüne yerverilmiştir. Dolayısıyla Anayasa’nın anılan maddesi kamu görevlilerininatanmalarına ilişkin hususların münhasıran kanunla düzenlenmesinigerektirmektedir. Ancak Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasında “[Üstkademe kamu yöneticilerinin] atanmalarına ilişkin usul ve esaslarıCumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler.” denilmek suretiyle üst kademekamu yöneticilerinin atanma usûl ve esasları Anayasa’nın 104. maddesinindokuzuncu fıkrası uyarınca CBK ile düzenlenebileceği özel olarak belirtilenkonular arasında gösterilmiştir.
78. Bu bağlamda üst kademe kamu yöneticilerinin atanmausûl ve esaslarının düzenlenmesi kapsamındaki konularla sınırlı olmak üzerebelirtilen hususlarda Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarıncaCBK ile düzenleme yapılabilir.
79. Üst kademe kamu yöneticileri kavramının neyiifade ettiğine yönelik olarak Anayasa’da genel ve soyut bir tanımlamayapılmamış ya da herhangi bir ölçüte yer verilmemiştir. Bununla birlikteAnayasa Mahkemesince bu anayasal kavramın kendi bağlamı içinde özerk birbiçimde yorumlanması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanlığı hükûmetsisteminin yürürlüğe girmesinden önceki dönemde verdiği bir kararında üstkademe yönetici kavramını yorumlamıştır. Anayasa Mahkemesi 10/1/1985 tarihli ve 3149 sayılı Üst Kademe YöneticilerininYetiştirilmesi Hakkında Kanun’un, üst kademe kamu yöneticilerini dairebaşkanını da içine alacak şekilde sayma yoluyla belirleyen kapsam maddesinide (2. madde) denetlediği kararında üst kademe kamu yöneticileri kavramınınbelirlenmesinde esas alınacak her durumda geçerli, değişmez ve mutlak ölçütlerbulmanın zorluğuna dikkat çekmiştir. Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi anılankararında kamu politikasının tayinine katılma, seçimle gelmemeklebirlikte etkin bir otoriteye sahip olma ve kuruluşunun en üst düzeyindebulunma gibi bazı ölçütlerin önerilmesine rağmen üst kademe yöneticilerininkimler olduğunun doktrinde ve kanunlarda açıklığa kavuşturulmadığını, esasenbunun çok zor olduğunu ve bu zorluğu dikkate alan kanun koyucunun da bunlarıbir bir saymak yolunu tercih ettiğini belirtmiştir. Anayasa Mahkemesine göreüst kademe kamu yöneticilerine dair bir tanım yapılsaydı dahi, tam anlamıylabir tanım olmayacak ve takdire yine de elverişli bulunacaktı (AYM, E.1985/3,K.1985/8, 18/6/1985).
80. Anayasa Mahkemesinin anılan kararında vurgulandığıüzere bu kavramın tanımlanmasında güçlükler bulunsa da özellikleCumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin yürürlüğe girmesinden sonra anayasal birkavrama da dönüşmüş olduğu gözetildiğinde bunun belli bir çerçeveyekavuşturulması bir zorunluluktur.
81. Genel anlamda bir tanımlamayapılacak olursa Anayasa’da yer verilen üst kademe kamu yöneticileri kavramınınbelirli bir kamu hizmetini yürüten kamu kuruluşunun hiyerarşik bakımdan üstdüzeylerinde görev alan ve aynı zamanda o hizmet alanıyla ilgili kamupolitikalarının belirlenmesinde ve uygulanmasında etkin bir otoriteye, yetki vesorumluluğa sahip olan kişileri ifade ettiği söylenebilir.
82. Bu itibarla kurum içinde klasik anlamda belirli bir sevk ve idare,başka bir deyişle yönetim yetkisine sahip olmakla birlikte kurumun görev veyetkileri çerçevesindeki politikaların belirlenmesi sürecine katılmayan,yönetim yetkisi bu politikaları uygulamakla sınırlı olan yöneticilerin ya dakurumun hizmet alanıyla ilgili kamupolitikalarının tayininde sadece istişari nitelikte rol üstlenen kişilerin üstkademe kamu yöneticisi olarak kabulü mümkün değildir.
83. Daha önce de belirtildiği üzere üst kademe kamuyöneticilerinin atanma usûl ve esaslarının da düzenlendiği (3) numaralı CBK’daSEDDK’nın karar organı olan Kurulun başkan ve üyelerinin üst kademe kamuyöneticileri olarak öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bununla birlikte bir kuralınüst kademe kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usûl ve esaslarındüzenlenmesine ilişkin olup olmadığını CBK koyucunun nitelemesinden bağımsızolarak, yukarıda tespit edilen ilkeler çerçevesinde her bir kural özelindeözerk şekilde ele alıp nihai olarak denetleme görevi Anayasa Mahkemesineaittir. Bu durumda Kurulun başkan ve üyelerinin Cumhurbaşkanı tarafındanatanmasını öngören dava konusu kuralın üst kademe kamu yöneticilerine ilişkinbir düzenleme olup olmadığının, başka bir deyişle bunların üst kademe kamuyöneticisi niteliği taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi gerekir.
84. Bilindiği gibi hukukumuzda bağımsızidari otoriteler olarak da isimlendirilen düzenleyici ve denetleyici kurumlarhassas ve teknik özellikleri ağır basan belirli bir faaliyet alanını veyasektörü düzenlemek amacıyla kurulan, kararları ve organları hiyerarşik açıdandenetime tabi olmayan, yönetimleri idari ve mali açıdan özerk olankuruluşlardır. Hem organları hem de işlemleri yönünden idari bağımsızlığa sahipolan bu kuruluşlar belirtilen nitelikteki alanlara ilişkin olarak düzenleme,yönlendirme ve belirlenen kurallara uyumun sağlanması şeklinde regülasyonişlevini görmekte, bu suretle o alanda otorite sahibi olmaktadır.
85. Dava konusu kuralda düzenlenenKurulun başkan ve üyelerinin, sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinindüzenlenmesi ve denetlenmesinde bağımsız bir idari otorite olarak faaliyetgöstermek üzere kurulmuş olan Kurum bünyesinde hiyerarşik bakımdan en üstdüzeyde ve ayrıca karar mercii olarak görev yapmaları öngörülmektedir.Dolayısıyla bu kişilerin, görev-yetki ve sorumlulukları itibarıyla, belirtilenhizmet alanına ilişkin kamu politikalarının belirlenmesi ve uygulanmasındaetkin bir otoriteye sahip oldukları şüphesizdir. Bu itibarla Kurulun başkan veüyelerinin üst kademe kamu yöneticileri kapsamında değerlendirilmesi tabiidir.
86. Buna göre dava konusu kuralın Kurulun üyelerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanacağınıhükme bağlayan bölümünün üst kademe kamuyöneticilerinin atanma usûl veesaslarıyla ilgili bir düzenleme öngörmesi sebebiyle Anayasa’nın 104.maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla bağlantılı olarak anılan maddenin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
87. Kurulun Kurum yapısı içindeki işlevi ve oluşumu ileüyelerini atamaya yetkili makamın belirlenmesine yönelik olarak yürürlükteherhangi bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla kural, kanundaaçıkça düzenlenen konulara ilişkin değildir.
88. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu görüşe katılmamışlardır.
b. Kuralın İçerik Yönündenİncelenmesi
89. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti;eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak veözgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimineaçık olan devlettir.
90. Hukuk devletinin temel unsurlarından biri belirlilikilkesidir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarına göre anılan ilke,yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi birduraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır,uygulanabilir ve nesnel olmasını gerektirmektedir. Belirlilik ilkesi, hukuksalgüvenlikle bağlantılı olup bireyin, kanundan belirli bir kesinlik içinde hangisomut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını,bunların idareye hangi müdahale yetkisini verdiğini bilmesini zorunlukılmaktadır.
91. Hukuk kurallarının belirliliğininsağlanması yalnızca kanunla düzenleme yapılması anlamına gelmemektedir.Belirlilik ilkesi yalnızca yasal belirliliği değil, daha geniş anlamda hukukibelirliliği ifade etmektedir. Erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir gibiniteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla yasaların yanı sıra mahkemeiçtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirliliksağlanabilir. Aslolan muhtemel muhataplarının mevcut şartlar altında belirlibir işlemin ne tür sonuçlar doğurabileceğini öngörmelerini mümkün kılacak birnormun varlığıdır.
92. Anılan ilkenin yürütmenin asli düzenleyici işleminiteliğinde olan CBK’lar bakımından da geçerli olduğunda şüphe bulunmamaktadır(AYM, E.2018/125, K.2020/4, 22/1/2020, §28; E.2020/8, K.2021/25, 31/3/2021, § 31).Dolayısıyla CBK’ların da hem kişiler hem idareyönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net,anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması gerekir.
93. Kuralla Kurulun ne şekilde oluştuğu ve Kurum içindehangi işlevi gördüğü, üyelerinin hangi makam tarafından atanacağı hususlarıaçık, net, anlaşılır ve uygulanabilir bir şekilde düzenlendiğinden kuraldabelirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandanatanma şartları, görev süresi gibi Kurul üyeliğine ilişkin usûl ve esasların(3) numaralı CBK ile belirlenmiş olduğu; keza 5684 sayılı Kanun’un ek 5.maddesinde Kurulun başkan ve üyelerinin sahip oldukları mali, sosyal ve özlük haklarıile kamu personel hukuku bakımından tabi oldukları usûl, yükümlülük, sorumlulukve yasaklara ilişkin düzenlemelere yer verildiği gözetildiğinde kural buyönüyle de bir belirsizlik içermemektedir.
94. Diğer taraftan Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncufıkrasında üst kademe kamu yöneticilerini atamak ve bunların görevlerine sonvermek Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
95. Kuralda üst kademe kamu yöneticisi niteliği taşıdığıanlaşılan Kurul üyelerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanması öngörüldüğündenkural Anayasa’nın 104. maddesinin anılan fıkrasına da aykırılıkoluşturmamaktadır.
96. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. ve 104.maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
E. CBK’nın 5. Maddesinin (4) Numaralı Fıkrasının Üçüncü,Dördüncü ve Beşinci Cümlelerinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
97. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kurallarlaKurul üyelerinin özlük haklarına yönelik düzenlemelerin getirildiği, kamugörevlilerinin özlük haklarıyla ilgili düzenlemelerin münhasıran kanunlayapılması gerektiği, bu itibarla CBK’lar için öngörülen anayasal çerçevenindışına çıkıldığı belirtilerek kuralların Anayasa’nın 104. ve 128. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
98. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralların Anayasa’nın 128. maddesine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılanfıkra kapsamında yapılacaktır.
99. CBK’nın 5. maddesinin (4) numaralıfıkrasında Kurul üyelerinin önceki görevleri ile ilişkilerine ve üyelikgöreviyle ilişiklerinin kesilmesinden sonraki durumlarına ilişkin düzenlemelereyer verilmektedir.
100. Anılan fıkranın birinci ve ikincicümlelerinde başkan ve üyelerin Kurumda görev yaptıkları sürece öncekigörevleri ile ilişiklerinin kesileceği; kamu görevlisi iken başkan ve üyeliğeatananların memuriyete giriş şartlarını kaybetmemeleri kaydıyla görevinherhangi bir sebeple sona ermesi ve otuz gün içinde eski kurumlarınabaşvurmaları durumunda atamaya yetkili makam tarafından bir ay içindemükteseplerine uygun bir kadroya atanacakları belirtilmiştir.
101. Fıkranın dava konusu üçüncücümlesinde atama gerçekleşinceye kadar, bunların almakta oldukları her türlüödemelerin Kurum tarafından ödenmesine devam edileceği; dördüncü cümlesinde bir kamu kurumunda çalışmayanlardan üyeliğe atanıp görevisona erenlere herhangi bir görev veya işe başlayıncaya kadar, almakta olduklarıher türlü ödemelerin Kurum tarafından verilmeye devam edileceği ve bu şekildeüyeliği sona erenlere Kurum tarafından yapılacak ödemenin üç ayı geçemeyeceği;beşinci cümlesinde ise kamu görevlisi iken başkan veya üyeliğe atananlarınKurumda geçirdiği sürelerin önceki kurum veya kuruluşlarında geçirilmişsayılacağı hüküm altına alınmıştır.
102. Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesiyle ilgili olarak yapılan değerlendirmelerkapsamında daha önce de ifade edildiği üzere Anayasa’da CBK’larla düzenleneceğiözel olarak öngörülen konulara ilişkin Anayasa hükümlerinin açıkça izin verdiğihususlar hariç olmak üzere Anayasa’nın kanunla düzenlenmesini öngördüğükonularda CBK çıkarılması mümkün değildir.
103. Anayasa’nın 128. maddesinin birincive ikinci fıkralarında “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamutüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamugörevlileri eliyle görülür./ Memurların ve diğer kamu görevlilerininnitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylıkve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyalhaklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” hükümlerine yerverilerek memurların ve diğer kamu görevlilerinin özlük haklarına ilişkinhususların kanunla düzenlenmesi öngörülmüştür. Bubakımdan öncelikle Kurul üyelerinin Anayasa’nın anılan maddesinin birincifıkrasında yer alan diğer kamu görevlilerinden olup olmadıklarınınbelirlenmesi önem taşımaktadır. Bunun için de Kurul üyelerinin yaptıklarıgörevin Anayasa’nın söz konusu maddesinde belirtilen devletin ve diğer kamutüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerden olup olmadığının tespitigerekir.
104. Genel idare esaslarına göreyürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerinde kadro ve pozisyon esastır. Buhizmetleri yürüten memur ve diğer kamu görevlileri kendilerine özgü statüyesahiptir. Görevleri dışında da kamu hizmetleri statüsünün bir bölümü olan bustatü hükmüne tabi olurlar ve resmî sıfat ve yetkilerini korurlar (AYM, E.2019/78, K.2020/6, 23/1/2020, § 20).
105. Kurul üyelerinin kadro veyapozisyon karşılığı görev yaptıkları, kamu hizmetine geçici ve arızi olarakdeğil sürekli olarak katıldıkları, görevin ifası sırasında devletin emredicigücünü kullandıkları, merkezî idare ile aralarında statüer bir ilişkininkurulduğu, Kurul üyeliği dışında başka meslek ve uğraşlarına devam edemediklerianlaşılmaktadır. Bu itibarla Kurul üyelerinin yaptıkları görev Anayasa’nın 128.maddesi anlamında devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli bir görev niteliğindedir. DolayısıylaKurul üyeleri Anayasa’nın anılan maddesikapsamında kamu görevlisi statüsündedir. Bunagöre Kurul üyelerinin özlük hakları hususu münhasıran kanunla düzenlenmeyigerektiren bir konudur.
106. CBK’nın 5. maddesinin (4) numaralıfıkrasının dava konusu üçüncü ve dördüncü cümleleriyle Kurul üyelerine görevleilişiklerinin kesilmesinden sonra da belirli usul ve esaslar çerçevesindeKurumca ödeme yapılmasına imkân tanınmaktadır. Böylece anılan kişilere yenigörevlerine başlayıncaya kadar üyeliğin parasal haklarından yoksun kalmamayönünde bir güvence sağlanmak suretiyle Kurul üyeliği görevine bağlı bir özlükhakkı oluşturulmaktadır.
107. Aynı fıkranın dava konusu beşincicümlesinde ise kamu görevlisi kaynağından gelen üyelerin Kurumda geçen hizmetsürelerinin ne şekilde değerlendirileceğiyle ilgili bir düzenleme öngörülmekteve bunların Kurumda geçen hizmet sürelerinin önceki kurum veya kuruluşlarındageçirilmiş sayılacağı belirtilmektedir. Bir kurumda geçen hizmet süresi o kurumiçindeki görevde yükselme, belli görevlere atanma gibi durumlarda adaypersoneller yönünden bir ölçüt olarak değerlendirilebilmekte ya da sağlanmasıgereken bir şart olarak öngörülebilmektedir. Dolayısıyla Kurul üyeliğinde geçenhizmet sürelerinin kişilerin önceki kurumlarında geçmiş gibi değerlendirilmesi,başka bir deyişle buradaki hizmet sürelerinin korunması bu tür durumlarbakımından kişinin aynı kurumda görev yapmaya devam etmiş olan emsallerikarşısında dezavantajlı konuma düşmesini engellemek suretiyle ona bir güvencesağlamaktadır. Bu itibarla anılan güvence Kurul üyeliğine bağlı bir özlük hakkıniteliğindedir. Dolayısıyla kurallarla Anayasa’nın 128. maddesinin ikincifıkrası kapsamında kamu görevlilerinin özlük haklarına yönelik bir konudüzenlenmektedir.
108. Bu çerçevede Anayasa’nın 128. maddesi bağlamındamünhasıran kanunla düzenlenmesi gereken bir konuda düzenleme yaptığı görülen veAnayasa’da CBK’larla düzenleneceği özel olaraköngörülen konulara ilişkin Anayasa hükümlerinin açıkça izin verdiği hususlarailişkin olmayan kuralların Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesini ihlal ettiği anlaşılmaktadır.
109. Açıklanan nedenlerle kurallarAnayasanın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır.İptalleri gerekir.
Kurallar Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının üçüncü cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca aynıfıkranın birinci, ikinci ve dördüncü cümleleri yönünden incelenmemiştir.
Kurallar konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı görülerek iptaledildiğinden ayrıca içerik yönünden incelenmemiştir.
F. CBK’nın 7. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (b)Bendinde Yer Alan “…Kurumun hizmet birimleri ve bunların görevlerinibelirlemek.” İbaresinin İncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
110. CBK’nın 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b)bendinde “Kurumun stratejik planını, performans ölçütlerini, amaç vehedeflerini, hizmet kalite standartlarını belirlemek, insan kaynakları veçalışma politikalarını oluşturmak, Kurumun hizmet birimleri ve bunlarıngörevlerini belirlemek.” Kurulun görev ve yetkileri arasında sayılmış olupanılan bentte yer alan “…Kurumun hizmet birimleri ve bunlarıngörevlerini belirlemek.” ibaresi dava konusu kuralı oluşturmaktadır.
111. CBK’nın 12. maddesinin (1) numaralı fıkrasında isehizmet birimleri ile bu birimlerin çalışma usul ve esaslarının bu CBK’dabelirtilen faaliyet alanı ile görev ve yetkilere uygun olarak Kurumun teklifiüzerine Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceğihüküm altına alınmıştır.
112. Görüldüğü üzere CBK’da Kurumun hizmet birimlerininbelirlenmesi hususuna ilişkin olarak bir Kurul kararından ve bir de Kurumunteklifi üzerine Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulması öngörülenyönetmelikten bahsedilmektedir.
113. Her iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde anılandüzenlemelerle Kurumun hizmet birimlerinin belirlenmesiyle ilgili olarak birdenfazla mercinin dâhil ve etkin olduğu bir sürecin işletilmesinin amaçlandığıanlaşılmaktadır. Bu süreçte Kurul Kurumun hizmet birimlerini ve bunlarıngörevlerini şekillendirmeye yönelik olarak aldığı kararla anılan husustaçıkarılması öngörülen yönetmelikten önce bulunması gerekli kılınan, dolayısıylayönetmeliğe dayanak teşkil eden Kurum teklifinin oluşturulmasında rolüstlenmektedir.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
114. Dava dilekçesinde özetle; Kurumun hizmet birimlerinin belirlenmesiyle ilgili konuların Anayasa’nın123. ve 128. maddeleri gereğince münhasıran kanunla düzenlenmesi gerektiğihâlde dava konusu kuralla anılan hususların CBK ile düzenlenmesi yoluna gidildiği;diğer yandan kuralda hizmet birimlerinin neler olduğu, görev vesorumlulukları, bu birimlerde görev yapacak kamu görevlilerinin kadro unvan vesayıları gibi temel hususlarda hiçbir düzenleme yapılmaksızın bunlarınbelirlenmesine dair yetkinin daha alt düzeydeki idari işlemlere bırakılmasının hukuki belirlilik ilkesiyle bağdaşmadığıbelirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 104., 123. ve 128. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
115. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 123. ve 128. maddelerine de aykırı olduğuileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
116. Belirli bir hizmeti yürütmek üzerekurulan kamu kurum ve kuruluşlarının bu amaçla üstlendikleri görev ve yetkileriifa edebilmeleri için oluşturulan ve söz konusu hizmetin yürütülmesindedoğrudan ya da dolaylı olarak rol alan hizmet birimleri, kamu kurumlarınınteşkilat yapısının bir unsurunu oluşturmaktadır. Dolayısıyla bir kamu tüzel kişisi olan SEDDK’nın hizmet birimlerinin ve bunların görevlerininbelirlenmesine dair hususlar onun teşkilatlanmasıyla ilişkilidir. Bu itibarlaanılan Kurumun teşkilatlanmasına dair düzenlemeler öngören kuralın yürütmeyetkisine ilişkin hususları düzenlediği açıktır.
117. Kural Anayasa’nın CBKile düzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yeralan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alansiyasi haklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenleme de içermemektedir.
118. Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncü fıkrasıuyarınca CBK ile kurulan bir kamu tüzel kişisinin teşkilatlanmasına ilişkindüzenlemelerin CBK ile yapılması mümkün olduğundan kuralın Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncücümlesini ihlal eden bir yönü bulunmamaktadır.
119. Kurumun hizmet birimleri ile bu birimleringörevlerinin belirlenmesine yönelik olarak yürürlükte herhangi bir kanunidüzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla kural kanunda açıkça düzenlenen konularailişkin değildir.
120. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu görüşe katılmamışlardır.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
121. Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncüfıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı idarenin teşkilatlanması konusunda Anayasa’nıntemel ilkelerine ve bu alanla ilgili öngördüğü kurallarına bağlı kalmakkoşuluyla CBK ile kurulan bir kamu tüzel kişisinin teşkilat yapısının neşekilde olacağını belirleme hususunda takdir yetkisine sahiptir. Anayasa’nınanılan maddesi hükmü uyarınca CBK’ya bırakılan bu asli yetkinin başka bir idariorgan tarafından kullanılması mümkün değildir. Bununla birlikte yürütmeorganının CBK çıkarmaya yetkili olduğu konuya ilişkin her türlü ayrıntıyı CBKile düzenlemesi ve bu düzenlemelerin gereğini bizzat yerine getirmesi gerekliolmayıp CBK ile konuya ilişkin temel kuralları belirledikten ve genel çerçeveyiçizdikten sonra bu çerçevenin içinde kalan hususları, düzenleyici niteliktekidiğer işlemlerle belirleme yetkisini ilgili idareye bırakması mümkündür (benzeryöndeki değerlendirme için bkz. AYM, E.2019/105, K.2020/30, 12/6/2020, § 36;E.2018/124, K.2020/56, 15/10/2020, § 25).
122. Dava konusu kuralda Kurulun, Kurumun hizmetbirimlerini ve bunların görevlerini belirleyeceği ifade edilmiş; diğer yandanCBK’nın 12. maddesinin (1) numaralı fıkrasında hizmet birimlerinin KurumunKurul kararı ile oluşturduğu teklifi üzerine Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğekonulan yönetmelikle belirleneceği öngörülürken söz konusu yönetmeliğin KurumunCBK’da belirtilen faaliyet alanı ile görev ve yetkilerine uygun olarakyürürlüğe konulması gerektiği belirtilmiştir. CBK’nın 4. maddesinde ise Kurumunfaaliyet alanı ile görev ve yetkileri ayrıntılı olarak gösterilmiştir.
123. Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde hizmetbirimlerinin ve bunların görevlerinin belirlenmesine yönelik Kurul kararınınalınması sırasında da Kurumun CBK’da belirtilen faaliyet alanı ile görev veyetkilerinin esas alınması gerektiği açıktır. Dolayısıyla Kurumun hizmetbirimleri ile bunların görevlerinin belirlenmesine ilişkin temel ilkelerkonulmak ve bir çerçeve çizilmek suretiyle idareye sınırları belirli bir alandadüzenleme yetkisi tanındığı görülmektedir. Bu nedenle, CBK’da belirtilen genelçerçeve ve esaslar doğrultusunda, teknik ve uygulamayı esas alan detaylarınbelirlenmesi konusunda idareye yetki verilmesi Anayasa’nın Cumhurbaşkanı’natanıdığı doğrudan ve ilk elden düzenleme yetkisinin idareye bırakılmasısonucunu doğurmamaktadır. Bu itibarla kuralın Anayasa’nın 123. maddesini ihlaleden bir yönü bulunmamaktadır.
124. Açıklanan nedenlerle kuralAnayasanın 123. maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M.Emin KUZ ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu görüşekatılmamışlardır.
Kuralın Anayasa’nın 2. maddesine deaykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususlarınAnayasa’nın 123. maddesi yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında elealınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden ayrıca bir incelemeyapılmasına gerek görülmemiştir.
G. CBK’nın 8. Maddesinin (4) NumaralıFıkrasının Birinci Cümlesinin İncelenmesi
1. Genel Açıklama
125. CBK’da Kurumda görev almasıöngörülen kadro unvanlarından biri de başkan yardımcılığıdır. CBK’nın 9.maddesinde başkan yardımcıları başkanlık teşkilatının bir unsuru olarakgösterilmiş; 11. maddesinde başkanlık teşkilatına ilişkin görevlerinde başkanayardımcı olmak üzere başkan yardımcısı atanacağı belirtilmiş; ekli (I) SayılıCetvel’inde ise anılan unvanın kadro sayısı iki olarak belirlenmiştir. Başkanyardımcısı olarak atanabilmek için aranan şartlar ise 5684 sayılı Kanun’un ek5. maddesinde üç bent hâlinde sayılmıştır. Bu şartlar; 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinde sayılan genel şartları taşımak,en az dört yıllık yükseköğrenim mezunu olmak, kamuda ve/veya sosyal güvenlikkurumlarına tabi olmak kaydıyla uluslararası kuruluşlar ile özel sektörde veyaserbest olarak en az beş yıl çalışmış olmaktır.
126. Daha önce de belirtildiği üzere (3)numaralı CBK, bu CBK’ya ekli cetvellerdekikadro, pozisyon ve görevleri, ayrıca bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkilikuruluşlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarını kapsamaktadır. Anılan CBK’nın“Atama usulü” başlıklı 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasında buCBK’ya ekli (I) Sayılı Cetvel’de yer alan kadro, pozisyon ve görevlereCumhurbaşkanı kararıyla, (II) Sayılı Cetvel’de yer alan kadro, pozisyon vegörevlere Cumhurbaşkanı onayı ile atama yapılması; bu Cetvellerde sayılmayankadro, pozisyon ve görevlere, ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı, bakan veyaatamaya yetkili amirler tarafından atama yapılması öngörülmüş, Cumhurbaşkanıyardımcısı ve bakanın bu yetkisini alt kademedeki yöneticilere devredebileceğibelirtilmiştir.
127. SEDDK, Bakanlığın ilişkili kuruluşu olması sebebiyle(3) numaralı CBK’nın kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşları arasında yeralmaktadır. Dolayısıyla SEDDK’daki kadrolardan biri olan başkan yardımcılığınayapılacak atamalar (3) numaralı CBK’da belirlenen usule tabidir. Diğer yandanSEDDK başkan yardımcılığı anılan CBK’nın (I) ve (II) Sayılı Cetvellerindesayılan kadro, pozisyon ya da görevlerden biri değildir. Bu sebeple CBK’nın 2.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca söz konusu kadroya yapılacakatamalarda yetkili makamın Cumhurbaşkanı yardımcısı, bakan veya atamaya yetkiliamirlerden biri olabileceği anlaşılmaktadır.
128. (47) numaralı CBK’nın “Personel” başlıklı 13.maddesinde bu CBK ve diğer mevzuatla Kuruma verilen görev ve yetkileringerektirdiği asli ve sürekli hizmetlerin sigortacılık uzmanı ve sigortacılıkuzman yardımcısından oluşan meslek personeli ile diğer personel eliyleyürütüleceği hükme bağlanmış; 15. maddesinde Kurumda istihdam edilecek personeleilişkin kadro sınıf, unvan, derece ve sayılarının ekli (I) Sayılı Cetvel’degösterildiği belirtilmiş; anılan Cetvel’de ilk sırada genel idari hizmetlersınıfında birinci dereceli iki adet başkan yardımcılığı kadrosuna yerverilmiştir. CBK’nın 10. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (ğ) bendinde ise Kurumpersonelini atamak başkanın görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Anılanhükümler birlikte değerlendirildiğinde CBK’da Kurum başkanının başkanyardımcılarını atamaya yetkili amir olarak öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
2. Anlam ve Kapsam
129. CBK’nın dava konusu kuralın da yeraldığı 8. maddesinde Kurulun çalışma esasları düzenlenmiş olup bu kapsamdaKurulun toplantı yeri ve zamanı, toplantılara katılım usulü, karar yetersayısı, devamsızlık, üyelerin müzakere ve oylamaya katılamayacakları işler,kararların yazımı ve yayımlanması gibi hususlara yer verilmiş; Kurulun çalışmausul ve esaslarına ilişkin diğer hususların ise Kurul kararıyla yürürlüğekonulan yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmüştür.
130. Anılan maddenin (4) numaralıfıkrasının dava konusu birinci cümlesinde herhangibir nedenle üye sayısının Kurulun karar almasını imkânsız kılacak bir sayıyadüşmesi hâlinde, toplantı nisabı sağlanacak şekilde ve bir ayı geçmemek üzere,kıdem sırasına göre başkan yardımcılarının üyeliğe vekâlet edeceği hükme bağlanmıştır.
131. Daha önce de ifade edildiği üzereKurulun Kurumun karar organı olarak faaliyet göstermesi ve biri başkan biriikinci başkan olmak üzere Cumhurbaşkanı tarafından atanan beş üyeden oluşmasıöngörülmüştür.
132. Karar mercii niteliğindeki birkurulda görüşmelerin başlayabilmesi ve devamı için bulunması gereken en az üyesayısı toplantı yeter sayısı; toplantıda görüşülen bir konu hakkında belirlibir kararın oluşması için o karar yönünde kullanılması gereken en az oy sayısıise karar yeter sayısı olarak ifade edilmektedir. CBK’da Kurulun toplantı yetersayısı ile ilgili olarak herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiş, bu husustabir sayı ifade edilmemiştir. Buna karşılık 8. maddenin (3) numaralı fıkrasındaKurulun en az üç üyenin aynı yöndeki oyuyla karar alacağı belirtilmek suretiylekarar yeter sayısı üç olarak gösterilmiştir. Aynı fıkrada ayrıca üyelerinçekimser oy kullanamayacağı da belirtilmiştir.
133. Dava konusu kuralda üye sayısınınKurulun karar almasını imkânsız kılacak bir sayıya düşmesi hâlindenbahsedilmektedir. Bu hâl, üye sayısının karar yeter sayısı olan üçün altınadüşmesi durumunu ifade etmektedir. Zira üye sayısının üç olarak sağlandığı birdurumda teknik olarak Kurulun karar almasının imkânsız olduğundan sözedilemeyecektir. Dolayısıyla her ne kadar CBK’da toplantı yeter sayısınailişkin olarak bağlayıcı ve sınırlandırıcı (üye tam sayısı ile toplanmazorunluluğu gibi) bir hükme yer verilmemişse de bu sayının, esas işlevi kararalmak olan Kurulun bu işlevini yerine getirmesini mümkün kılacak olan kararyeter sayısının oluşmasını sağlamaya elverişli nitelikte bir sayı olmasıgerektiği açıktır. Bu itibarla dava konusu kuralda sağlanması öngörülentoplantı nisabından kastedilenin de Kurulda karar oluşturulabilmesini mümkünkılan üç üye sayısı olduğu anlaşılmaktadır.
3. İptal Talebinin Gerekçesi
134. Dava dilekçesinde özetle;
- Kurul toplantılarına ilişkin en temelhususlardan birinin toplantı yeter sayısı olmasına rağmen CBK’da bunun düzenlenmediği,Kurulun üye tam sayısı ile mi yoksa salt çoğunlukla mı toplanacağının belliolmadığı, karar nisabının ise üç üyenin aynı yönde oy kullanması olarak kabuledildiği, bu açıdan toplantıda beş üye bulunup üçünün aynı yönde oy kullanmasımı gerektiği yoksa üç üyenin toplantıya katılması ve tümünün aynı yönde oykullanmasının karar alınması için yeterli mi olduğunun belirsiz olduğu,
- Kurum tarafından alınan kararlarınbirçok temel hakkı ilgilendirmesi ve ekonomik hayatın hassas alanlarıyla dailgili olması sebebiyle bu belirsizliğin giderilmesi gerekirken dava konusukuralla durumun daha da karmaşık hâle getirildiği, zira üye sayısının Kurulunkarar almasını imkânsız kılacak bir sayıya düşmesinin, başka bir deyişle kararyeter sayısı sorununun başkan yardımcılarının Kurulda yer almasının sebebiolarak gösterildiği, ancak bu sorun/sebep karşısında çözüm olarak CBK’daaçıklanmayan toplantı nisabı sağlanacak şekilde başkan yardımcısının Kurulakatılmasının öngörüldüğü, dolayısıyla işlemin sebebi (karar yeter sayısı) ileona getirilen çözüm (toplantı nisabı) arasında anlamlı bir bağlantıkurulamadığı, eğer eksiklik karar yeter sayısının bulunmaması ise -toplantınisabı da bilinmediğine göre- çözümün de doğrudan buna yönelik olmasıgerektiği,
- CBK’da sadece iki tane başkanyardımcısı kadrosu ihdas edildiği, dolayısıyla her hâlükârda ancak iki üyeliğinboşalması hâlinde bu sürecin işletilebileceği ve daha fazla boşluk olmasıdurumunun Kurulu tıkayacağı, başkan yardımcılarının kim tarafından ve hangişartlarda atanacağının belli olmadığı, bu yetkinin Kurum başkanına verildiğikabul edildiğinde Kurum başkanı aynı zamanda Kurulun da başkanı olduğundanbaşkanın kendi astı konumunda olanlardan belirlediği kişilerle birlikte Kuruldaçoğunluğu elde etmesi ihtimalinin söz konusu olabileceği, bu itibarla Kurulüyesi olmayan kişilerin Kurulda oy kullanmasının hukukun genel ilkelerineaykırı olduğu gibi kamu yararı amacı ile de bağdaşmadığı,
belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2.maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
4. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
135. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 104. maddesi yönünden de incelenmiştir.
136. Kamu kurum ve kuruluşlarının çalışma usul veesaslarının belirlenmesinin idarenin işleyişine ilişkin olduğu ve kural ileKurumun karar organı olan Kurulun çalışma esaslarına ilişkin bir düzenlemegetirildiği gözetildiğinde kuralın yürütme yetkisine ilişkin konulardan olduğuaçıktır.
137. Kural Anayasa’nın CBKile düzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yeralan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alansiyasi haklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenleme de içermemektedir.
138. Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncüfıkrası uyarınca CBK ile kurulan bir kamu tüzel kişisinin işleyişine ilişkindüzenlemelerin CBK ile yapılması mümkün olduğundan kuralın Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncücümlesini ihlal eden bir yönü bulunmamaktadır.
139. Kurulun üye sayısının karar alınmasını imkânsızkılacak bir sayıya düşmesi hâlinde ne şekilde bir yöntem izleneceğine, buhususta uygulanacak usul ve esasların ne olduğuna dair yürürlükte herhangi birkanuni düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla kural kanunda açıkça düzenlenenbir konuya ilişkin değildir.
140. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu görüşe katılmamışlardır.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
141. Anayasa’nın 2. maddesinde güvencealtına alınan hukuk devleti ilkesi gereğincekanunların ve CBK’ların kamu yararı gözetilerekçıkarılması zorunludur. Anayasa Mahkemesinin kararlarına göre kamuyararı genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olantoplumsal yararı ifade etmektedir. Kanunun ya da CBK’nın amaç ögesi bakımındanAnayasa’ya uygun sayılabilmesi için çıkarılmasında kamu yararı dışında bir amacıngözetilmemiş olması gerekir. Kamu yararı dışında bir amaçla çıkarılmış olduğuaçıkça anlaşılabiliyorsa amaç unsuru bakımından Anayasa’ya aykırılık sözkonusudur.
142. Anayasa’ya uygunluk denetiminde kuralınöngörülmesindeki kamu yararı anlayışının isabetli olup olmadığı değil incelenenkuralın ihdasında kamu yararı dışında belli bireylerin ya da gruplarınçıkarlarının gözetilip gözetilmediği incelenir. Diğer bir anlatımla bir kuralınAnayasa’ya aykırılık sorunu çözümlenirken kamu yararı konusunda AnayasaMahkemesinin yapacağı inceleme, yalnızca kuralın kamu yararı amacıyla çıkarılıpçıkarılmadığının denetimiyle sınırlıdır.
143. Kurulun ülke ekonomisinin seyri ve genel işleyişiüzerinde belirleyici gücü olan sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinin düzenlenmesive denetlenmesine dair konularda karar almaya görevli ve yetkili organ olduğugözetildiğinde dava konusu kuralın üye eksikliğinden kaynaklı olarak Kurulunekonomik hayatın hassas alanlarını ilgilendiren bu tür konularda karar almagörevini yerine getiremez hâle gelmesinin önüne geçilmesi ve bu görevigecikmeksizin yerine getirebilmesinin temin edilmesi amacıyla ihdas edildiğianlaşılmaktadır. Bu itibarla kuralın kamu yararı dışında bir amaç gözettiğisöylenemez.
144. Diğer yandan hukuk devletinin temelunsurları arasında hukuki güvenlik ilkesi de yer almaktadır. Anılan ilkeningereklerinden biri de hukuki istikrarın sağlanmasıdır. Hukuk devleti, devletetkinliklerinin düzenle sürdürülebilmesi için gerekli olan hukuksal alt yapıyıoluşturarak hukuki istikrara, dolayısıyla hukuki güvenliğe hizmet eder. Hukukiistikrarın sağlanabilmesi ise her şeyden önce hukuk normlarının birbirleriyleçelişki içinde olmamasına bağlıdır. Bu açıdan devletin, hukuki güvenliğizedeleyici nitelikte, birbirleriyle çelişki oluşturan normatif düzenlemelerdenkaçınması gerekir.
145. Daha önce de belirtildiği ve ayrıcadava konusu CBK’nın genel gerekçesine ilişkin olarak Cumhurbaşkanlığının görüşyazısında da ifade edildiği üzere SEDDK’nın sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinindüzenlenmesi ve denetlenmesinde bağımsız şekilde faaliyet göstermeküzere kurulan bir Kurum olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim gerek CBK’nın bütünündegerekse ilgili kanunlarda bağımsızlık ilkesinin vurgulandığı, bubağlamda Kurumun ve dolayısıyla onun karar organı olan Kurulun kendisineverilen görev ve yetkileri bağımsız ve tarafsız şekilde yerine getirmesiniöngören ve bunu temin etmeye yönelik düzenlemelere yer verildiği görülmektedir.
146. Bu kapsamda CBK’nın “Kuruluş” başlıklı3. maddesinde Kurumun kendisine verilen görev ve yetkileri kendi sorumluluğualtında bağımsız olarak yerine getirip kullanacağı, hiçbir organ, makam, merciveya kişinin Kurumun kararlarını etkilemek amacıyla emir ve talimatveremeyeceği belirtilmiş; 8. maddesinin (6) numaralı fıkrasında başkan veüyelerin kendisi, eşi, evlatlıkları ve üçüncü derece dâhil kan ve ikinci derecedâhil kayın hısımlarıyla ilgili konularda müzakere ve oylamalara katılmalarıyasaklanmış; 16. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde ise bağış,yardım, vasiyet ve sair gelirler Kurumun gelirleri arasında gösterilirken bugelirlerin Kurumun tarafsızlığını ve bağımsızlığını etkilemeyecek nitelikteolması şart koşulmuştur. Keza Kurumun karar organı olan Kurulun başkan veüyelerinin görevlerini tarafsız bir şekilde yürütmelerine yönelik olarak yeminmüessesesi getirilmiş, bu kapsamda 5684 sayılı Kanun’un ek 5. maddesinin (1)numaralı fıkrasında “(1) Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme veDenetleme Kurumunda Başkan ve üyeler, görevlerinin devamı süresince görevlerinitam bir dikkat, dürüstlük ve tarafsızlık ile yürüteceklerine, ilgili mevzuathükümlerine aykırı hareket etmeyeceklerine ve ettirmeyeceklerine dair YargıtayBirinci Başkanlık Kurulu huzurunda yemin eder. Yemin için yapılan başvuru Yargıtaytarafından acele işlerden sayılır. Başkan ve üyeler, yemin etmedikçe görevebaşlamış sayılmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
147. Anılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere Kurumunkarar organı olan Kurulu oluşturan başkan ve üyelerin görevlerini bağımsız vetarafsız şekilde yerine getirmesi Kurumun var ediliş sebebinde, kuruluş amaç veilkelerinde esaslı bir unsur olarak öngörülmüştür. Bu itibarla gerek Kurulüyelerinin gerekse üye sıfatını haiz olmamakla birlikte onların yerine vekâletetmek suretiyle geçici de olsa karar alma mekanizmasına dâhil olacak kişilerinbağımsızlık ve tarafsızlığını zedeleyici ya da bunlar üzerinde kuşku oluşmasınasebebiyet verebilecek nitelikteki düzenlemeler Kurumun kuruluş amaç veilkeleriyle çelişki oluşturup varlık sebebiyle de bağdaşmayacağından bu alandahukuki istikrarın, dolayısıyla hukuki güvenliğin sağlanamamasına yol açacaktır.
148. Kurul üyelerinin (ve vekillerinin) bağımsızlığıonların çekinmeden ve endişe duymadan, hukukun gereklerinden başka herhangi birdış etki altında kalmadan, tarafsız bir tutumla, özgürce karar verebilmesidir.Bu kişilerin bağımsızlığının tam anlamıyla sağlandığından söz edilebilmesiKurum içi ve dışı her türlü etkiden ve kuşkudan uzak bir şekilde kararverebilmelerinin koşullarının hazırlanmasını, ayrıca toplumun bu yöndegüveninin oluşturulmasını gerekli kılar. Kurulun oluşumuna katılarak kararmekanizmasına dâhil olanlar üstlendikleri görevin gerektirdiği her türlüniteliği taşısalar bile kamu vicdanında bağımsızlıkları ve tarafsızlıklarıkonusunda kuşku uyandıracak düzenlemelerden kaçınılmalıdır. Zira herhangi birbaskının, etkinin yapılması kadar yapılabilme olasılığı da bağımsızlığızedeleyecektir.
149. Dava konusu kuralda herhangi bir sebeple üyesayısının üçün altına düşmesi hâlinde Kurulun toplanarak karar almasınınsağlanması amacıyla kıdem sırasına göre üyeliğe vekâlet etmesi öngörülenlerbaşkan yardımcılarıdır. Başkan yardımcılarının atanmaları atamaya yetkili amirsıfatıyla doğrudan Kurum başkanı tarafından gerçekleştirilmektedir. Hukukistatü itibarıyla da başkan yardımcıları başkanın hiyerarşik bakımdan astıkonumunda olup görev ve yetkilerini kullanırken ona tabi ve ona karşısorumludurlar.
150. Diğer yandan Kurum başkanının aynı zamanda Kurulunda başkanı olduğu düşünüldüğünde dava konusu kuralda öngörülen düzenlemeyleKurul başkanı ile onun atadığı ve hiyerarşik bakımdan astı konumunda olanpersonelin aynı heyet oluşumunda yer almasına ve oy kullanmasına ortamyaratıldığı görülmektedir. Bu nitelikteki bir heyet oluşumunun, bu oluşumiçinde vekil sıfatıyla karar verme görevini üstlenen kişilerin bilhassa Kurumiçi etkilerden ve her türlü kaygı ve kuşkudan uzak bir şekilde kararverebilmeleri için gerekli koşulları sağladığından söz edilemez. Ayrıca buşekildeki bir oluşumun anılan kişilerin özellikle Kurulun başkanına karşıbağımsızlığı hususunda kamu vicdanında oluşacak kanaati olumsuz yöndeetkilemesi kaçınılmazdır.
151. Bu itibarla kural bağımsızlık unsuru üzerinetemellendirilen Kurumun kuruluş amacı ve ilkeleriyle açık bir çelişki içindeolduğundan Anayasa’nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesiylebağdaşmamaktadır.
152. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. maddesineaykırıdır. İptali gerekir.
Ğ. CBK’nın 9. Maddesinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
153. Dava dilekçesinde özetle; kuraldabaşkanlık teşkilatının hangi birimlerden oluştuğunun sadece adları belirtilerekçok genel ifadelerle sayıldığı, hizmet birimleri ile bunların görev vesorumluluklarının ve kadro unvanlarının neler olduğuna ilişkin hiçbir belirlemeyapılmadığı, başkan yardımcılarının kim tarafından ve hangi nitelikleritaşıyanlar arasından atanacağının gösterilmediği, Anayasa’nın 123. ve 128.maddeleri gereğince yasal düzenleme konusu olması gereken hizmet birimleri ileilgili kuralların sadece CBK ile düzenlenmesiyle kalınmayıp CBK’nın da buyetkiyi hiçbir belirleme yapmaksızın daha alt düzeydeki idarenin düzenleyiciişlemlerine bıraktığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 104., 123. ve 128.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
154. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 123. ve 128. maddelerine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılanfıkra kapsamında yapılacaktır.
155. CBK’nın 3. maddesinin (2) numaralı fıkrasındaKurumun Kurul ve başkanlık teşkilatından oluştuğu hükme bağlanmış, 5.maddesinin (1) numaralı fıkrasında Kurulun Kurumun karar organı olduğubelirtilirken 10. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise başkanın Kurumun enüst yöneticisi olup Kurumun genel yönetim ve temsilinden sorumlu olduğu ifadeedilmiştir. Buna göre Kurumun organizasyon yapısının Kurul ve başkanlıkteşkilatı olmak üzere iki ana ögeden oluştuğu görülmekte olup; bu yapı içindeKurulun Kurumun faaliyet alanı olan sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinindüzenlenmesi ve denetlenmesine dair konularda karar alma işlevini yerinegetiren, başkanlık teşkilatının ise anılan faaliyet alanına dair görevleriyürütmek üzere kurulan Kurumun işleyişinden sorumlu birer idari oluşum olaraköngörüldüğü anlaşılmaktadır.
156. CBK’nın dava konusu 9. maddesinde başkanlıkteşkilatının; başkan, başkan yardımcıları ve hizmet birimlerinden oluştuğuhükme bağlanmıştır.
157. Kurumun teşkilat yapısına dair bir düzenleme getirenkuralın Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının ilk cümlesinde belirtilen yürütme yetkisine ilişkin konulardanolduğu açıktır.
158. Kural Anayasa’nın CBKile düzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yeralan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alansiyasi haklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenleme de içermemektedir.
159. Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca CBK’larbakımından aranan bir diğer husus CBK kuralının Anayasa’da münhasıran kanunladüzenlenmesi gereken konulara ilişkin olmaması gereğidir. Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncü fıkrası uyarıncaCBK ile kurulan bir kamu tüzel kişisinin teşkilatlanmasına ilişkindüzenlemelerin CBK ile yapılması mümkün olduğundan dava konusu kuralınAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesini ihlal edenbir yönü bulunmamaktadır.
160. Kurumun başkanlıkteşkilatının hangi unsurlardan oluşacağının belirlenmesine yönelikolarak yürürlükte herhangi bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarlakural kanunda açıkça düzenlenen bir konuya ilişkin değildir.
161. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu görüşe katılmamışlardır.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
162. Hukuk devletinin temelunsurlarından olan belirlilik ilkesi, düzenlenen konudan yalnız kavram, ad vekurum olarak söz edilmesini değil, bunların CBK metninde kurallaştırılmasınıgerekli kılar. Kurallaştırma ise düzenlenen alanda temel ilkelerin konulmasınıve çerçevenin çizilmiş olmasını ifade eder. Buna karşılık söz konusudüzenlemelerin tamamının aynı CBK’da yapılması zorunlu olmayıp incelenen CBKdışındaki CBK’lar ya da kanunlarla yapılmış olması da belirlilik ilkesiaçısından yeterli bulunmaktadır.
163. Dava konusu kuralda Kurumun hizmetbirimlerinin neler olduğu sayma yoluyla gösterilmemekle birlikte CBK’nın 7. ve12. maddeleri uyarınca Kurumun hizmetbirimlerinin somut olarak/ismen belirlenmesinin ikincil düzenlemeye(yönetmeliğe) bırakıldığı görülmektedir. DolayısıylaKurumun başkanlık teşkilatının hangi hizmet birimlerinden oluştuğu yönetmelikleortaya konulmuş olacaktır.
164. Öte yandan düzenleyici işleme bırakılmışolan bu alanda, belirlilik ilkesinin gereği olarak CBK ile kurallaştırmanınyapıldığının kabulü için kamu kurumlarının teşkilat yapısının bir unsuru olanhizmet birimlerinin her birinin isim isim mutlaka CBK metninde sayılmasızorunlu değildir. Söz konusu hizmet birimlerinin saptanmasında gözetilecekölçütlerin açık ve anlaşılabilir şekilde CBK’da belirtilmesi hukuk devletibakımından gerekli ve yeterlidir.
165. Dava konusu CBK’da Kurumun hizmet birimlerinin Kurumun CBK’dabelirtilen faaliyet alanı ile görev ve yetkilerine uygun olarak yönetmeliklebelirleneceği öngörülürken, Kurumun faaliyet alanı ile görev ve yetkilerininneler olduğu aynı CBK’da ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla Kurumun hangi hizmet birimlerindenoluşabileceğine ilişkin temel ilkeler CBK ile belirlenmiştir. Bu itibarla davakonusu kuralda bahsedilen hizmet birimlerinin belirlilik ve öngörülebilirlikkriterlerini sağladığı anlaşıldığından kural bu yönüyle bir belirsizlikiçermemektedir.
166. Diğer yandan dava konusu kuraldabaşkanlık teşkilatının diğer unsurları olarak gösterilen başkan ve başkanyardımcılarının nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri gibi onların hukukistatülerini belirlemeye yönelik temel hususların bir kısmı 5684 sayılı Kanun’unek 5. maddesinde, bir kısmı da (3) numaralı CBK’nın 2. ve 3. maddeleri ile (47)numaralı CBK’nın 5., 10. ve 11. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu itibarla başkanve başkan yardımcılığı müesseselerinin hukuken neyi ifade ettiği kanun veCBK’lar ile belirlenmiş, başka bir ifadeyle kurallaştırılmış olduğundan kuraldabu yönüyle de bir belirsizlik bulunmamaktadır.
167. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
H. CBK’nın 10. Maddesinin (4) ve (5)Numaralı Fıkralarının İncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
168. CBK’nın 10. maddesinde Kurumun başkanlıkteşkilatının unsurlarından biri olan başkan müessesesi düzenlenmektedir.Anılan maddenin (1) numaralı fıkrasında başkanın Kurumun en üst yöneticisi olupKurumun genel yönetim ve temsilinden sorumlu olduğu belirtilmiş; (3) numaralıfıkrasında da başkanın görev ve yetkileri düzenlenmiş, anılan fıkranın (h)numaralı alt bendinde Kurumun yönetim ve işleyişine ilişkin diğer görevleriyerine getirmek başkanın görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
169. Maddenin dava konusu (4) numaralı fıkrasındaKurumun, incelemelerini başkanın onayından geçmiş çalışma programları ilebaşkan tarafından yapılan görevlendirmeler çerçevesinde gerçekleştireceği hükmebağlanmış; dava konusu (5) numaralı fıkrasında ise başkanın, yapılacak yerindedenetimde, Kurum meslek personeli arasından uygun göreceği birinigörevlendirebileceği gibi bunlar arasından oluşturulan bir denetim ekibini degörevlendirebileceği öngörülmüştür.
170. Kamu kurum ve kuruluşlarının belirlibir kamu hizmetini yürütmek amacıyla üstlendikleri görev ve yetkileri icraederken uymakla ve uygulamakla yükümlüoldukları kuralların bütünü onların tabi oldukları idari sistemi ifade etmekteolup bu sistem ise kurumun işleyişiyle ilgilibir konu ve onun bir parçasıdır.
171. Dava konusu kurallarda bir yandan Kurum tarafındanyapılacak incelemelerin belirli bir program çerçevesinde gerçekleştirilmesiesası benimsenirken diğer taraftan da hem bu incelemelere dair çalışmaprogramının başkan tarafından onaylanması hem de inceleme veya yerinde denetimyapacak personelin ya da ekibin başkan tarafından seçilmesi vegörevlendirilmesi öngörülmektedir. Dolayısıyla dava konusu kurallarda incelemeve denetimde görevlendirilecek personelin belirlenmesi, çalışma programınınoluşturulması gibi Kurumun inceleme ve denetim görevini icra ederken bağlıolduğu usul ve esaslara, diğer bir deyişle idari işleyişe dair düzenlemelereyer verilmekle birlikte aynı zamanda başkanın Kurumun işleyişine ilişkin olanbu konular kapsamındaki görev ve yetkilerine yönelik bir saptama da yapılmışolmaktadır. Buna göre başkan Kurumun incelemelere ilişkin çalışma programınıonaylama; inceleme ve denetimleri gerçekleştirecek personeli belirleme vegörevlendirme görev ve yetkisiyle donatılmaktadır.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
172. Dava dilekçesinde özetle; dava konukurallarla Kurum adına sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinindenetlemesini yapacak görevlilerin doğrudan veya dolaylı olarak başkantarafından belirlenmesi esasının getirildiği, 5684 sayılı Kanun’un 28. ve 29.maddeleri ile sigortacılık sektörünün denetimi için Sigorta Denetleme Kurulununkurulduğu ve anılan maddelerin hâlen yürürlükte olduğu, bu maddelerle SigortaDenetleme Kuruluna verilen görev ve yetkilerin denetim kapsamında SEDDK’yaverilen yetkilere karşılık geldiği, keza özel emeklilik sektörünün SigortaDenetleme Kurulu ve Sermaye Piyasası Kurulu tarafından denetimini öngören 4632sayılı Kanun’un 20. maddesinin de hâlen yürürlükte olduğu, dolayısıyla adıgeçen sektörlerin denetimine ilişkin olarakdava konusu kurallarda öngörülen hususların kanunların açıkça düzenlemiş olduğukonuları içermesi sebebiyle CBK ile düzenlenemeyeceği belirtilerek kurallarınAnayasa’nın 104. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralların Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
173. Belirli bir kamu hizmetini yürütmeküzere kurulan kamu kurum ve kuruluşlarının personelinin görev ve yetkilerininbelirlenmesine ilişkin düzenlemeler, kurumun teşkilat yapısıyla ve o hizmetalanında yerine getirmesi gereken görevler ve bu amaçla kullanabileceğiyetkilerle ilgili olup dolayısıyla idarenin teşkilat yapısı ile görev veyetkilerinin belirlenmesinin bir parçasını oluşturmaktadır (AYM, E.2018/123,K.2022/138, 9/11/2022, § 21).
174. Personelin görev ve yetkilerininkamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat yapısı ile görev ve yetkilerine ilişkinolduğu ve kurallarla SEDDK başkanının görev ve yetkilerine ilişkin düzenlemeöngörüldüğü gözetildiğinde kuralların yürütme yetkisine ilişkin konulardanolduğu anlaşılmaktadır.
175. Kurallar Anayasa’nınCBK ile düzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerindeyer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alansiyasi haklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenleme de içermemektedir.
176. Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncüfıkrası uyarınca CBK ile kurulan bir kamu tüzel kişisinin teşkilat yapısı ilegörev ve yetkilerine ilişkin düzenlemelerin CBK ile yapılması mümkünolduğundan, diğer yandan yukarıda da belirtildiği üzere personelin görev veyetkileri ile teşkilat arasında yakın bir ilişki olup personelin görev veyetkileri belirlenmeden bir kurumun teşkilatlanmasından söz edilemeyeceğindenkuralların Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncü fıkrasıyla bağlantılı olarak 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı bir yönü debulunmamaktadır.
177. Kurallarla aynıalanda hüküm ifade eden karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme tespitedilememiştir. Bu itibarla kuralların kanunda açıkça düzenlenen bir konuyailişkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
178. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptalleri talebinin reddigerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M.Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, SelahaddinMENTEŞ ve Kenan YAŞAR bu görüşekatılmamışlardır.
b. Kuralların İçerik Yönünden İncelenmesi
179. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kurallar, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönündenincelenmiştir.
180. Kurallarla başkanın görev ve yetkilerinin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi birduraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır,uygulanabilir ve nesnel olarak düzenlendiği görüldüğünden kurallardabelirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık bulunmamaktadır.
181. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2.maddesine aykırı değildir. İptalleri talebinin reddi gerekir.
I. CBK’nın 12. Maddesinin (1) NumaralıFıkrasının İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
182. Dava dilekçesinde özetle; CBK’nın 7. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “…Kurumun hizmet birimleri vebunların görevlerini belirlemek.” ibaresine yönelik gerekçelerle kuralınAnayasa’nın 2., 104., 123. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
183. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 123. ve 128. maddelerine de aykırı olduğuileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
184. CBK’nın 12. maddesinin dava konusu(1) numaralı fıkrasında SEDDK’nın hizmet birimleri ile bu birimlerin çalışmausul ve esaslarının bu CBK’da belirtilen faaliyet ve görev alanı ile görev veyetkilere uygun olarak Kurumun teklifi üzerine Cumhurbaşkanı kararıylayürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
185. CBK’nın 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b)bendinde yer alan “…Kurumun hizmet birimleri ve bunların görevlerinibelirlemek.” ibaresinin konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü cümleleri yönündenbelirtilen gerekçeler Kurumun teşkilatlanması ile çalışma usul ve esaslarına,dolayısıyla idari işleyişine dair düzenlemeler öngören dava konusu kuralyönünden de geçerlidir.
186. Bu itibarla Anayasa’nın 123.maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca CBK ile kurulan bir kamu tüzel kişisininteşkilatlanmasına ve idari işleyişine ilişkin düzenlemelerin CBK ile yapılmasımümkün olduğundan kuralın Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınbirinci, ikinci ve üçüncü cümlelerini ihlal eden bir yönü bulunmamaktadır.
187. Kuralla aynı alandahüküm ifade eden karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme tespitedilememiştir. Bu itibarla kuralın Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesi uyarınca kanundaaçıkça düzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır.
188. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu görüşe katılmamışlardır.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
189. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kural,ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 124. maddesi yönünden de incelenmiştir.
190. CBK’nın 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b)bendinde yer alan “…Kurumun hizmet birimleri ve bunların görevlerinibelirlemek.” ibaresinin içerik yönündenAnayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde belirtilen gerekçeler dava konusu kuralyönünden de geçerlidir.
191. Bu itibarla Kurumun hizmet birimleri ile bubirimlerin çalışma usul ve esaslarının belirlenmesine ilişkin temel ilkelerkonulmak ve bir çerçeve çizilmek suretiyle idareye sınırları belirli bir alandadüzenleme yetkisi tanındığı görüldüğünden kuralın Anayasa’nın 123. maddesiniihlal eden bir yönü bulunmamaktadır.
192. Diğer taraftan Anayasa’nın124. maddesinin birinci fıkrasında Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve diğer kamutüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve CBK’larınuygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmeliklerçıkarabilmeleri öngörülmektedir.
193. Anayasa’nın anılan hükmünde Cumhurbaşkanıda yönetmelik çıkarmaya yetkili makamlar arasında gösterilmiştir. Bununlabirlikte Cumhurbaşkanı’nca çıkarılması öngörülen yönetmeliklerin konusunuCumhurbaşkanı’nın kendi görev alanını ilgilendiren kanunların ve CBK’larınuygulanmasını sağlamak oluşturmalıdır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı ancak böylebir konuda yönetmelik çıkarma yetkisine sahip olup Cumhurbaşkanı’na kendi görevalanına girmeyen bir konu hakkında yönetmelik çıkarma yetkisi verendüzenlemeler Anayasa’nın anılan hükmüne aykırılık teşkil edecektir.
194. Daha önce de ifade edildiği üzere bir kurumun hizmetbirimlerinin belirlenmesine dair hususlar idarenin teşkilatlanmasıyla, bubirimlerin çalışma usul ve esaslarının belirlenmesi ise idarenin işleyişiyleilgili konulardandır.
195. Cumhurbaşkanı’nın CBK ile kurulanbir kamu tüzel kişisinin teşkilat ve işleyişini CBK ile ilk elden ve doğrudandüzenleme yetkisine sahip olduğu dikkate alındığında anılan konulara yönelikCBK hükümlerinin uygulanmasının sağlanmasının da Cumhurbaşkanı’nın görevalanına giren bir husus olarak değerlendirilebileceğinde tereddütbulunmamaktadır.
196. Dava konusu CBK ile kurulan birkamu tüzel kişisi olan SEDDK’nın hizmet birimlerinin ve bunların çalışma usulve esaslarının belirlenmesine ilişkin konular anılan Kurumun teşkilatlanmasınave işleyişine dair CBK hükümlerinin uygulanmasıyla, dolayısıylaCumhurbaşkanı’nın görev alanıyla ilgili olduğundan belirtilen hususlarınCumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenmesini öngören,başka bir ifadeyle anılan hususlarda Cumhurbaşkanı’na yönetmelik çıkarmayetkisi veren düzenleme Anayasa’nın 124. maddesi hükmüne aykırılıkoluşturmamaktadır.
197. Öte yandan yönetmelik çıkarmayayetkili makamın uygulamada herhangi birduraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekildeAnayasa’nın 124. maddesinde sayılanlar arasından Cumhurbaşkanı olduğunun açıkolarak ifade edildiği gözetildiğinde kural bu yönüyle bir belirsizlik deiçermemekte, dolayısıyla Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletiilkesine aykırılık taşımamaktadır.
198. Açıklanan nedenlerle kuralAnayasanın 2., 123. ve 124. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddigerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M.Emin KUZ ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu görüşekatılmamışlardır.
İ. CBK’nın 13. Maddesinin (1) NumaralıFıkrasının Birinci Cümlesinin İncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
199. CBK’nın Beşinci Bölümü’nde Kurumun personeliyleilgili düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Bölüm’de yer alan “Personel”başlıklı 13. maddenin (1) numaralı fıkrasının dava konusu birinci cümlesinde buCBK ve diğer mevzuatla Kuruma verilen görev ve yetkilerin gerektirdiği asli vesürekli hizmetlerin sigortacılık uzmanı ve sigortacılık uzman yardımcısındanoluşan meslek personeli ile diğer personel eliyle yürütüleceği hükmebağlanmıştır. Anılan fıkranın ikinci cümlesiyle de Kurum personelinin ilgilimevzuatta düzenlenen hususlar dışında 657 sayılı Kanun’a tabi olduğuöngörülmüştür.
200. CBK’nın 15. maddesinin (1) numaralıfıkrasının birinci cümlesinde ise Kurumdaistihdam edilecek personele ilişkin kadro sınıf, unvan, derece ve sayılarınınekli (I) Sayılı Cetvel’de gösterildiği belirtilmiştir. Dolayısıyla Kurumunkadro ihdasının hukuki dayanağını dava konusu kural değil anılan cümleoluşturmaktadır. Söz konusu Cetvel’de sigortacılıkuzmanı ve sigortacılık uzman yardımcısının yanı sıra başkan yardımcısı, dairebaşkanı, grup başkanı, danışman, mali hizmetler uzmanı, mali hizmetler uzmanyardımcısı gibi kadro unvanları da yer almaktadır.
201. Dava konusu kuralda öncelikle,Kurumda istihdam edilen personelin Kuruma verilen görev ve yetkileringerektirdiği asli ve sürekli hizmetleri yürüteceği belirtilmek suretiyleanılan personelin Anayasa’nın 128. maddesinin birinci fıkrası bağlamında memurve diğer kamu görevlisi sıfatını haiz olduğu saptanmaktadır. Diğer yandan sözkonusu personel iki ana gruba ayrılmakta; sigortacılıkuzmanı ve sigortacılık uzman yardımcıları meslekpersoneli olarak nitelendirilirkenekli (I) Sayılı Cetvel’de sayılıp da bunların dışında kalan personel ise meslekpersoneli olarak değerlendirilmemekte, diğer personel olaraksınıflandırılmaktadır.
202. Genel bir ifadeyle meslekpersoneli o mesleğin faaliyet alanıyla ilgili ihtisas sahibi olan kişilerdir.Görev, yetki ve faaliyet alanı itibarıyla bakıldığında Kurumun meslekpersonelinin sigortacılık ve özel emeklilik alanında ihtisas sahibi olanpersoneli ifade ettiği anlaşılmaktadır. Mesleki ihtisas sahibi olmak kamuhizmeti görevlileri yönünden bir nitelik unsurudur. Dava konusu kurallaKurum kadrolarına atanma şartı bağlamındabir düzenleme öngörülmemekle birlikte Kurum personeli -sahip olunması gerekipgerekmediği ölçütüne göre- belirli bir nitelik itibarıyla sınıflandırılmaksuretiyle belli bir hukuki statüye bağlanmış olmaktadır. Bu hukuki statü isepersonelin; atanma şartları, görev ve yetkileri, hak ve yükümlülükleri, özlükhakları gibi kamu personel hukuku bakımından tabi olduğu tüm ilke ve kurallarınbelirlenmesinde etkin bir rol oynamaktadır.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
203. Dava dilekçesinde özetle; davakonusu kuralla sigortacılık uzmanı vesigortacılık uzman yardımcısı kadro unvanlı görevlerin oluşturulup Kurumungörev ve yetkilerinin onlar eliyle yürütülmesinin öngörüldüğü, anılankadroların CBK ile oluşturulmasının idarenin kanuniliği ve kamu görevlilerininstatülerinin kanunla düzenlenmesi yolundaki anayasal ilkelerle bağdaşmadığı,kaldı ki 5684 sayılı Kanun’un 28. maddesinde anılan sektörlerin denetimiylegörevlendirilmiş olan sigorta denetleme uzmanları, sigorta denetleme aktüerlerive yardımcıları gibi birtakım kamu görevlilerinin zaten bulunduğu, her ne kadarCBK’nın 19. maddesiyle mevzuatta bu kadro unvanlarına yapılan atıfların yenikadro unvanlarına yapılmış sayılacağı belirtilmişse de CBK ile kanunlardadeğişiklik yapılması mümkün olmadığından anılan CBK hükmünün kanundaki mevcutdüzenlemeyi etkilemediği, dolayısıyla kanunun açıkça düzenlediği bir konuyailişkin olması sebebiyle CBK ile düzenlenemeyeceği belirtilerek kuralınAnayasa’nın 104., 123. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
204. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 123. ve 128. maddelerine de aykırı olduğuileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
205. Anayasa’nın 128. maddesinin ikincifıkrasında memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerine ilişkinhususların kanunla düzenlenmesi öngörülmüştür.
206. Dava konusu kuralda kamu görevlilerininniteliklerine ve bununla bağlantılı olarak hukuki statülerine yönelik birdüzenleme yapılmaktadır. Buna göre sigortacılık uzmanı ve sigortacılık uzmanyardımcıları mesleki personel statüsü kapsamına alınırken diğer kadrolarınpersonelleri bu statünün dışında bırakılmaktadır.
207. Daha önce de belirtildiği gibi Anayasa’da CBK ilekurulmasına imkân tanınan kamu tüzel kişilerine ilişkin teşkilatdüzenlemelerinin CBK ile yapılması mümkündür. Diğer yandan kadro ile teşkilatarasında yakın bir ilişki olup kadro belirlenmeden bir kurum ve kuruluşunteşkilatlanmasından söz edilemeyeceğinden CBK ile kurulan kamu tüzelkişilerinin kadro ihdasları da CBK ile düzenlenebilir (aynı yöndekideğerlendirme için bkz. AYM, E. 2018/119, 2020/25, 11/6/2020, § 28). Buna karşılık ihdas edilmiş olan bukadrolarda istihdam edilecek personelin nitelikleri, atanmaları, özlük işlerigibi onların statülerine yönelik hususlar doğrudan idarenin teşkilat yapısı,kuruluş ve görevleri ile ilgili ve onların zorunlu bir unsuru olmayıp aslen veesasen Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrası bağlamında kamu hizmetigörevlilerinin hukukunu ilgilendiren, başka bir deyişle personel rejimineilişkin meseleler olduğundan Anayasa’da CBK’larladüzenleneceği özel olarak öngörülen konular kapsamında kalmamaktadır.
208. Bu itibarla Anayasa’nın anılanmaddesinin ikinci fıkrası kapsamında münhasırankanunla düzenlenmesi gereken kamu görevlilerininniteliklerine yönelik bir düzenleme öngören kuralın Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesiniihlal ettiği anlaşılmaktadır.
209. Açıklanan nedenlerle kuralAnayasanın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır.İptali gerekir.
Kural Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınüçüncü cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca aynı fıkranınbirinci, ikinci ve dördüncü cümleleri yönünden incelenmemiştir.
Kural konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı görülerek iptaledildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
J. CBK’nın 14. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasında YerAlan “…denetim, inceleme ve soruşturma…”, “…Sigortacılık Uzmanı veSigortacılık Uzman Yardımcısı…” ve “…istihdam…” İbarelerininİncelenmesi
1. Genel Açıklama
210. Bakanlıklar ile diğer kamu kurum vekuruluşlarında uzman ve uzman yardımcısı istihdam edilmesine ilişkin usul veesaslar temel olarak 657 sayılı Kanun’un ek 41. maddesinde düzenlenmiştir.Anılan maddenin ikinci ila altıncı fıkralarında uzman ve uzman yardımcılarınınmesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yarışma sınavı, tez hazırlama ve yeterliksınavıyla ilgili düzenlemelere yer verilmiştir. Maddenin dokuzuncu fıkrasındaise uzman ve uzman yardımcılarının görev ve yetkilerine dair hükümlere yerverilmiş, bu kapsamda anılan fıkranın birinci cümlesinde bu madde kapsamındaistihdam edilen uzman ve uzman yardımcılarına teşkilatlanmaya ilişkin CBK’lardaöngörülmesi kaydıyla diğer görevlerinin yanı sıra yönetmelikle belirlenen usulve esaslar çerçevesinde araştırma, analiz, teftiş, denetim, inceleme vesoruşturma yaptırılabileceği hükme bağlanmıştır.
211. Anılan hükümle kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamedilen uzman ve uzman yardımcılarının görev ve yetkilerinin nitelik vekapsamına ilişkin temel esasların belirlendiği, buna göre; araştırma, analiz,teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yapabilme hususlarının da uzman veuzman yardımcılarının görev ve yetki tanımı ile kapsamına dâhil edildiği,bununla birlikte her kurumun hizmet alanının böyle bir yetkinin kullanımınıgerektirmeyebileceği de gözetilerek belli bir kurum bünyesinde istihdam edilenuzman ve uzman yardımcılarının anılan görev ve yetkileri kullanabilmesininkurumların teşkilatlanmasına ilişkin CBK’larında bu hususun öngörülmesi kaydınabağlandığı anlaşılmaktadır.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
212. Dava dilekçesinde özetle; CBK’nın 10. maddesinin (4)ve (5) numaralı fıkralarına yönelik olarak 5684 sayılı Kanun’un 28. ve 29.maddeleri ile 4632 sayılı Kanun’un 20. maddesi bağlamında ileri sürülengerekçelere ilaveten 5684 sayılı Kanun’un 28. maddesinin (2) numaralıfıkrasında inceleme, denetim ve soruşturma yetkilerini haiz sigorta denetlemeuzmanları, sigorta denetleme aktüerleri ve bunların yardımcıları vasıtasıylasöz konusu faaliyetlerin yürütüleceğinin belirtilmiş olmasına rağmen anılanKanun hükümleri yok sayılmak suretiyle aynı kapsamda yeni kadro unvanlarıylapersonel istihdamının öngörüldüğü, sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinin denetimine ilişkin olarak davakonusu kuralda öngörülen hususların kanunların açıkça düzenlemiş olduğukonuları içermesi sebebiyle CBK ile düzenlenemeyeceği; öte yandan istihdamişleminin Anayasa’nın 70. maddesinde düzenlenen kamu hizmetine girme hakkınailişkin olması sebebiyle CBK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kaldığıbelirtilerek, kuralların Anayasa’nın 70. ve 104. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralların Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
213. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralların Anayasa’nın 70. maddesine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılanfıkra kapsamında yapılacaktır.
214. CBK’nın “Uzman istihdamı” başlıklı 14.maddesinin (1) numaralı fıkrasında Kurumda, 657 sayılı Kanun’un ek 41.maddesine göre yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde araştırma,analiz, teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yetkisini haiz sigortacılıkuzmanı ve sigortacılık uzman yardımcısının istihdam edilebileceği hükmebağlanmış olup anılan fıkrada yer alan “…denetim, inceleme ve soruşturma…”,“…Sigortacılık Uzmanı ve Sigortacılık Uzman Yardımcısı…” ve“…istihdam…” ibareleri dava konusu kuralları oluşturmaktadır. Buna görekurallarla Kurumda sigortacılık uzmanı ve sigortacılık uzman yardımcısıistihdam edilebilmesine imkân tanınmakta ve bu personelin denetim, inceleme vesoruşturma yetkisini de haiz olması öngörülmektedir.
215. Daha önce de ifade edildiği gibi Kurumun kadroihdasının hukuki dayanağını CBK’nın 15.maddesinin birinci cümlesi oluşturmaktadır. Bu kapsamda Kurumda istihdamedilmesi öngörülen sigortacılık uzmanı ve sigortacılık uzmanyardımcılarına ait kadroların ihdası dadava konusu kurallarla değil anılan maddeyle yapılmış olmaktadır.
216. Dava konusu kurallarla Kurumun faaliyet alanınagiren hizmetlerden bazılarının yürütülmesinde görev almak üzere belliunvanlarda personel istihdam edilebilmesine imkân sağlayan bir düzenlemegetirildiği gözetildiğinde kuralın yürütme yetkisine ilişkin konulardan olduğuaçıktır.
217. Kurallar sigortacılık uzmanı ve sigortacılık uzmanyardımcılarının kamu hizmetine girmeleri ve hizmete alınmada hangi nitelik veşartların aranacağına dair herhangi bir düzenleme öngörmemesi sebebiyleAnayasa’nın 70. maddesi kapsamında yer almadığı gibi Anayasa’da CBK iledüzenlenmesi yasaklanmış diğer alanlara ilişkin herhangi bir düzenleme deiçermemektedir.
218. Dava konusu kurallarla öngörülen düzenlemesigortacılık uzmanı ve sigortacılık uzman yardımcıları yönünden tamamen yenibir görev ve yetki ihdas edilmesi biçiminde inşai bir hüküm niteliğinitaşımamaktadır. Başka bir ifadeyle, kurallarda anılan personelin haiz olduğubelirtilen denetim, inceleme ve soruşturma yetkilerinin asıl hukuki dayanağı657 sayılı ek 41. maddesi olup dolayısıyla kurallar 657 sayılı Kanun’un ek 41.maddesi uyarınca uzman ve uzman yardımcılarının zaten görev tanımı ve kapsamıiçinde sayılan bu yetkilerin sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinindenetimi alanında faaliyet gösteren sigortacılık uzmanı ve sigortacılık uzmanyardımcıları tarafından kullanılabileceğine dair bir belirleme yapılmasındanibaret bulunmaktadır. Bu itibarla kurallar Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrası bağlamında kamu görevlilerinin görev veyetkilerine ilişkin bir düzenleme öngörmemektedir.
219. Diğer yandan Anayasa’da münhasırankanunla düzenlenmesi gereken diğer konulara yönelik de herhangi bir düzenlemeiçermeyen kuralların Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesiniihlal eden bir yönü bulunmamaktadır.
220. Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesi uyarınca CBK’larbakımından aranan bir diğer husus, kanundaaçıkça düzenlenen konularda CBK çıkarılamamasıdır. Daha önce de ifade edildiğiüzere bu kapsamda inceleme yapılırken CBK ile karşılaştırmaya esas olabileceğideğerlendirilen ilgili kanunun CBK ile düzenlenen alanda hüküm ifade edipetmediğinin belirlenmesi gerekmekte olup bu bağlamda CBK olmasaydı,karşılaştırmaya esas alınan kanun hükmünün CBK ile düzenleme yapılan konuyauygulanacak olup olmaması, CBK’nın kanun ile düzenlenen konuda çıkarılıpçıkarılmadığına dair bir göstergedir.
221. 657 sayılı Kanun’un ek 41.maddesinde kamu kurum ve kuruluşlarındaistihdam edilen uzman ve uzman yardımcılarına yönetmelikle belirlenen usul veesaslar çerçevesinde denetim, inceleme ve soruşturma yaptırılabileceğiöngörülmekle birlikte belirtilen yetkilerin kullanılabilmesi için kurumunteşkilatlanmasına ilişkin CBK’larında bu hususun öngörülmesi gerekmektedir.Dolayısıyla anılan Kanun’un ek 41. maddesinde belirtilen yetkiler her birkurumun uzman ve uzman yardımcıları bakımından ancak bu yöndeki bir CBK hükmüile işlerlik kazanmakta, kullanılabilir hâle gelmektedir. Bu bağlamda dava konusu kurallarla Kanun’un ek41. maddesine atfen sigortacılık uzman ve sigortacılık uzman yardımcılarınındenetim, inceleme ve soruşturma yetkisini haiz olduğuna dair bir düzenlemeöngörülmemiş olsaydı anılan personelin Kanun’un ek 41. maddesinde belirtilensöz konusu yetkileri kullanabilmeleri mümkün olmayacak, başka bir deyişlebelirtilen kanun hükmü bu konuya uygulanabilecekbir hüküm niteliği taşımayacaktı.
222. Diğer taraftan kurallarla Kurumun düzenlemek vedenetlemekle yükümlü olduğu hizmet alanında faaliyet gösteren sigortacılık veözel emeklilik sektörlerine ilişkin araştırma, analiz, teftiş, denetim,inceleme ve soruşturma işlerini yürütmek üzere Kurum bünyesinde sigortacılık uzmanıve sigortacılık uzman yardımcısı unvanlı personelin istihdam edilmesininhukuksal dayanağı oluşturulmaktadır. Her ne kadar 5684 sayılı Kanun’un 28.maddesinde denetim personellerinden bahsedilmekte ise de anılan hüküm davakonusu kurallarda öngörülen mahiyetiyle sigortacılık uzmanı ve sigortacılıkuzman yardımcılığının hukuksal varlığına dayanak oluşturabilecek nitelikte birdüzenleme değildir. Başka bir anlatımla, dava konusu kurallar olmasaydı anılanKanun hükmüne dayanılarak sigortacılık ve özelemeklilik sektörlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi biçimindeki kamuhizmetinin yürütülmesinde görev yapmak üzere sigortacılık uzmanı vesigortacılık uzman yardımcısı unvanlı personelin istihdam edilebilmesi mümkünolamayacaktı.
223. Öte yandan Kanun’un aynı maddesinin (2) numaralıfıkrasında denetim personelinin denetim, inceleme ve soruşturma yetkilerindenbahsedilmekte ise de anılan düzenlemenin kapsamı sadece sigortacılığa ilişkinolup özel emeklilik alanını içermemektedir. Dolayısıyla dava konusu CBKkuralları olmasaydı sigortacılık uzmanı ve sigortacılık uzman yardımcılarınınanılan Kanun hükmü gereğince özel emeklilik alanına ilişkin işlerde belirtilenyetkilere sahip olduğundan söz edilemeyecekti.
224. Bu itibarla anılan Kanun hükümlerinin dava konusukurallarla aynı alanda hüküm ifade etmedikleri, başka bir deyişle açıkça aynıkonuyu düzenlemedikleri görülmektedir.
225. Bu tespitler kapsamında kuralların kanunda açıkçadüzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
226. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptalleri talebinin reddigerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M.Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ve KenanYAŞAR bu görüşe katılmamışlardır.
b. Kuralların İçerik Yönünden İncelenmesi
227. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca dava konusu kurallar, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönündenincelenmiştir.
228. Kurallardauzman istihdamı konusu düzenlenmektedir. Düzenlemeye konu olan bu alanda hukukdevletinin temel unsurlarından biri olan belirlilik ilkesinin gereği olarakkurallaştırmanın yapıldığından söz edilebilmesi için sigortacılık uzmanı vesigortacılık uzman yardımcılığı müesseseleriyle ilgili temel ilkelerin -konununniteliği gözetilerek- CBK ya da kanunladüzenlenmiş olması gerekmektedir.
229. Daha önce de ifade edildiği gibi bakanlıklar ile diğer kamu kurum vekuruluşlarında uzman ve uzman yardımcısı istihdamı temel olarak 657 sayılıKanun’un ek 41. maddesinde düzenlenmiş olup anılan Kanun hükmü uzman istihdamıkonusunda genel hüküm niteliği taşımaktadır. Bu kapsamda bakanlıklar ile diğerkamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilecek uzmanve uzman yardımcılarının nitelikleri, mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri,atanmaları, görev ve yetkileri, mali vesosyal hakları ile çalışma usul ve esasları gibionların hukuki statülerini belirlemeye yönelik temel ilkelere anılan Kanunhükmünde yer verilmiştir. Bu itibarla dava konusu kurallarla SEDDK bünyesindesigortacılık uzmanı ve sigortacılık uzman yardımcısı unvanıyla istihdamedilmesi öngörülen uzman ve uzman yardımcılarının sadece isim olarakzikredilmesiyle kalınmayıp hukuki statülerini belirlemeye yönelik temelilkelerin anılan Kanun hükmüyle belirlenmiş, başka bir deyişle kurallaştırılmışolduğu görüldüğünden kurallarda bu yönüyle bir belirsizlik bulunmamaktadır.
230. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa'nın 2.maddesine aykırı değildir. İptalleri talebinin reddi gerekir.
K. CBK’nın 14.Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
1. Genel Açıklama
231. 375 sayılı KHK’nın “Yerli veya yabancı sözleşmelipersonel istihdamı” başlıklı ek 26. maddesinde Cumhurbaşkanlığı,bakanlıklar ile diğer kamu kurum veya kuruluşlarında sözleşmeyle yerli veyayabancı personel istihdamına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.
232. Anılan maddenin birinci fıkrasında Cumhurbaşkanlığı,bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmasına ilişkinCBK’larda öngörülmesi kaydıyla; 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmelipersonel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın, özel bilgi veuzmanlık gerektiren geçici mahiyetteki işlerde, yerli veya yabancı personelintam zamanlı, kısmi zamanlı veya projelerle sınırlı olarak sözleşmeyle istihdamedilebileceği belirtilmiştir.
233. Maddenin ikinci fıkrasında bunlara verilecek hertürlü ödemeler dâhil ücretlerin, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (B) bendinegöre çalıştırılanlar için uygulanmakta olan sözleşme ücreti tavanının beşkatını aşmamak üzere Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makamca ilgililerinyürüteceği görevler gözönüne alınarak tespit edileceği ifade edilmiştir.
234. Ek 26. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında bumadde kapsamında sözleşmeli olarak istihdam edilen personelin, 5510 sayılıKanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalısayılacağı, ancak teşkilatlanmalara ilişkin CBK’larda öngörülmesi hâlindepersonelin 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ileilgilendirileceği, kısmi zamanlı olarak çalıştırılanlar için iş sonu tazminatıödenmeyeceği ve işsizlik sigortası primi yatırılmayacağı belirtilmiştir.
235. Ek 26. maddenin beşinci ve altıncı fıkralarındakanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu statüde çalıştırılmanın, sözleşmebitiminde kamu kurum ve kuruluşlarında herhangi bir pozisyon, kadro veyastatüde çalışma açısından kazanılmış hak oluşturmayacağı, bu kapsamda istihdamedilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi hâlinde aranacak öğrenimve yabancı dil bilgisi şartı ile diğer şartların, bunların işe alınmaları,sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki veyükümlülükleri, sözleşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususlarınDevlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak kurumlarca çıkarılacakyönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
236. Söz konusu madde kapsamında istihdam edilmesiöngörülen yerli veya yabancı sözleşmeli personelin özel bilgi ve uzmanlıkgerektiren geçici nitelikteki işlerde veya projelerle sınırlı olarak görevyaptığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla anılan personelin görev süresi özel bilgive uzmanlık gerektiren belirli bir işin ya da projenin süresi ile sınırlı olmaküzere belirlenmiş olup geçici olarak çalıştırılmaları öngörülmüştür. Buna göre,anılan madde kapsamında istihdam edilecek sözleşmeli personelin yapacağı görev,kamu hizmeti niteliği olmakla birlikte süreklilik arz etmediğinden, Anayasa'nın128. maddesinde öngörülen, genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken aslive sürekli bir görev sayılamaz. Bu itibarla 375 sayılı KHK’nın ek 26. maddesikapsamında çalıştırılması öngörülen yerli veya yabancı sözleşmeli personelAnayasa’nın anılan maddesi kapsamında kamu görevlisi statüsünde değildir.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
237. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kurallaKurumda sözleşmeli personel istihdam edilmesine imkân tanındığı, Kurumunyürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekligörevleri yerine getirmeleri amacıyla istihdam edilmeleri sebebiyle sözleşmelipersonelin Anayasa’nın 128. maddesinde sayılan diğer kamu görevlilerikapsamında yer aldığının kabulünün gerektiği, dolayısıyla anılan personelinhukuki statüsünün münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken konulardan olduğu,diğer yandan kamu görevlilerinin istihdamının Anayasa’nın 70. maddesindedüzenlenen kamu hizmetine girme hakkına ilişkin olması sebebiyle CBK iledüzenlenemeyecek yasak alanda kaldığı; içerik yönünden ise dava konusu kuralınatıfta bulunduğu 375 sayılı KHK’nın ek 26. maddesinde görevlendirmenin usul veesaslarının yasada belirtilmeksizin bu husustaki yetkinin sınırları belirsizbir şekilde idareye bırakılmış olmasının hukuki güvenlik ilkesini zedelediği,aynı statüde olan kişilere aynı hukuk kurallarının uygulanmasının eşitlikilkesinin gereği olduğu, kamu görevlilerinin kamu görevine girmesi için arananobjektif hukuk kurallarının 657 sayılı Kanun’un ilgili maddelerinde belirlenmişolduğu, dava konusu kuralla anılan Kanun’un bu hükümlerine tabi olmaksızınsözleşmeli personel istihdamına imkân sağlanmasının kanun önünde eşitlikilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 10., 70., 104. ve128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
238. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 70. ve 128. maddelerine de aykırı olduğuileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
239. CBK’nın 14. maddesinin dava konusu (2) numaralıfıkrasında Kurumda 375 sayılı KHK’nın ek 26. maddesinde belirtilen usul veesaslar çerçevesinde yerli ve yabancı personel istihdam edilebileceği hükmebağlanmıştır.
240. Anayasa Mahkemesinin 9/11/2022tarihli ve E.2018/123, K.2022/138 sayılı kararında da belirtildiği üzerepersonel istihdamı idarenin teşkilat yapısı ile ilgili olup idarenin kuruluş vegörevlerinin bir parçasını oluşturmaktadır (AYM, E.2018/123, K.2022/138, 9/11/2022, § 55).
241. Dava konusu kuralla Kurumun faaliyet alanına girenhizmetlerin yürütülmesi sırasında özel bilgi ve uzmanlık gerektiren geçicinitelikteki işlerde çalıştırılmak üzere yerli veya yabancı personelinsözleşmeyle istihdam edilebilmesine imkân sağlayan bir düzenleme getirildiğigözetildiğinde kuralın yürütme yetkisine ilişkin konulardan olduğu açıktır.
242. Kural Anayasa’nın CBK iledüzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yeralan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alansiyasi haklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenleme içermemektedir.
243. SEDDK (47) numaralı CBK’nın 3. maddesiyle Bakanlığınilişkili kuruluşu olarak kurulmuş bir kamu tüzel kişiliğidir. Anayasa’nın 123.maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca CBK ile kurulan bu Kuruma ilişkin personelistihdamıyla ilgili düzenlemelerin de CBK ile yapılması mümkün olduğundankuralın Anayasa’nın anılan maddesiyle bağlantılı olarak 104. maddesinin on yedincifıkrasının üçüncü cümlesine aykırı bir yönü de bulunmamaktadır.
244. Dava konusu CBK kuralının atıftabulunduğu 375 sayılı KHK’nın ek 26. maddesinin birinci fıkrasında anılan madde uyarınca personel istihdam edilmesi ilgili kurumunteşkilatlanmasına ilişkin CBK’da bu hususun öngörülmüş olması şartınabağlanmıştır. Diğer bir ifadeyle 375 sayılı KHK’nın ek 26. maddesi SEDDK’daanılan madde kapsamında personel istihdam edilmesine yönelik doğrudan birdüzenleme öngörmemektedir. Bu itibarla kuralın kanunda açıkça düzenlenen birkonuya ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır.
245. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ve Kenan YAŞAR bu görüşekatılmamışlardır.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
246. CBK ile kurulan bir kamu tüzelkişisinin faaliyet gösterdiği hizmet alanının özelliklerinin de gözetilmeksuretiyle burada yürütülen kamu hizmetinin niteliğinin zaman zaman özel bilgi ve uzmanlık gerektiren geçicimahiyetteki işlerin gördürülmesi ihtiyacına yol açıp açmayacağınındeğerlendirilerek bu mahiyetteki işleringördürülmesi amacıyla kurum bünyesinde ayrıca personel istihdam edilmesigerekip gerekmediği, şayet böyle bir gereklilik varsa bu personelin hangihukuki statü ile istihdam edileceğinin belirlenmesi anayasal sınırlar içindeCumhurbaşkanı’nın takdirindedir.
247. Bununla birlikte daha önce de ifadeedildiği üzere hukuk devletinde kanunlar gibi CBK’ların da kamu yararı amacıylaçıkarılması gerekmekte olup CBK kuralının amaç unsuru bakımından Anayasa’yauygun sayılabilmesi için çıkarılmasında kamu yararı dışında bir amacıngözetilmemiş olması gerekir.
248. Bir kurumun görev ve yetkialanındaki asli kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında geçici olarak ortayaçıkan ve yapılması özel bilgi ve uzmanlık gerektiren mahiyetteki işlerin oalanda ehil personellere gördürülmesi söz konusu işlerin daha nitelikli birşekilde yapılmasına hizmet edebileceği gibi kurumun asli ve süreklihizmetlerinde daha etkin ve verimli şekilde işleyişine katkı sağlayarak toplumasunulan kamu hizmetinin kalitesinin artmasına da yol açabilecektir. Bu itibarlakuralın kamu yararı dışında bir amaç güttüğü söylenemez.
249. Diğer yandan kuralla Kurumun özel bilgi veuzmanlık gerektiren geçici mahiyetteki işlerinde çalıştırılmak üzeresözleşmeyle personel istihdam edilmesi öngörülürken bu personelin istihdamınailişkin usul ve esaslar hakkında 375 sayılı KHK’nın ek 26. maddesine atıfyapılmaktadır. Dolayısıyla kurala konu alanda hukuk devletinin temelunsurlarından biri olan belirlilik ilkesinin gereği olarak kurallaştırmanınyapıldığından söz edilebilmesi için kuralın atıfta bulunduğu KHK hükmündeanılan personelin istihdamına ve bununla bağlantılı olarak hukuki statülerineilişkin temel ilkelerin hem kişiler hem de idareyönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net,anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiş olması gerekir.
250. Bu bağlamda KHK’nın ek 26. maddesinde, anılan maddekapsamında istihdam edilecek personelin işe alınma şartları, sözleşme süresiile usul ve esasları, görev ve yetkileri, hak ve yükümlülükleri, sosyalgüvenlikleri, parasal hakları gibi onların istihdam esaslarını ve dolayısıylahukuki statülerini belirlemeye yönelik temel ilkelerin açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel şekilde saptanmışolduğu görüldüğünden dava konusu kural bu yönüyle bir belirsizlikiçermemektedir.
251. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 10. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
L. CBK’nın 15. Maddesinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
252. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kuralla kadroihdası ile kadro unvan ve sayılarının tespitinin yasal bir düzenleme olmaksızındoğrudan CBK ile yapıldığı gibi idareye de bu kadrolarda değişiklik yapabilmeve kadroları iptal etme yetkisi tanındığı, kadro ihdası ve iptalinin, kadrogörev ve unvanları ile sayısının idarenin kanuniliği ve kamu görevlilerininözlük hakları ile ilgili olması nedeniyle Anayasa’nın münhasıran kanunladüzenlenmesini istediği konulardan olduğu, dolayısıyla kuralda öngörülendüzenleme ile Anayasa’nın CBK’lar için öngördüğü bu yetki sınırına uyulmadığıgibi Kurula da kamu görevlilerinin kadrolarıyla ilgili farklı tasarruflardabulunarak onların özlük haklarını etkileme yetkisinin verildiği belirtilerekkuralın Anayasa’nın 104., 123. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
253. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 128. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüşise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılanfıkra kapsamında yapılacaktır.
254. CBK’nın dava konusu 15. maddesinde Kurumdaistihdam edilecek personele ilişkin kadro sınıf, unvan, derece ve sayılarınınekli (1) sayılı Cetvel’de gösterildiği, söz konusu Cetvel’de yer alan toplamkadro sayısı geçilmemek ve mevcut kadro unvanları veya (2) numaralı CBK’nın ekicetvellerde yer alan kadro unvanlarıyla sınırlı olmak üzere kadro sınıf, unvanve derecelerinde değişiklik yapmaya, bu kadroların kullanılmasına ilişkin usulve esasları belirlemeye ve boş kadroları iptal etmeye Kurulun yetkili olduğubelirtilmiştir.
255. Kuralın birinci cümlesinde Kurumda istihdam edilecekpersonelin kadroları ihdas edilmekte; bu kadroların sınıf, unvan, derece vesayıları CBK’ya ekli (I) Sayılı Cetvel’de gösterilmektedir. Kuralın ikincicümlesinde ise Kurul bu Cetvel’de yer alan toplam kadro sayısı geçilmemek vemevcut kadro unvanları veya (2) numaralı CBK’nın ekindeki cetvellerde yer alankadro unvanlarıyla sınırlı olmak üzere kadro sınıf, unvan ve derecelerindedeğişiklik yapmaya, bu kadroların kullanılmasına ilişkin usul ve esaslarıbelirlemeye ve boş kadroları iptal etmeye yetkili kılınmaktadır.
256. AnayasaMahkemesi CBK’larla kurulan kamu tüzel kişiliklerinin kadrolarının ihdası veiptaline ilişkin düzenlemelerin CBK’larla yapılmasının konu bakımından yetkiyönünden Anayasa’ya uygun olup olmadığı hususunu daha önce değerlendirmiştir.Bu kapsamda kamu tüzel kişiliklerinin kadrolarının ihdası ve iptaliyle ilgilidüzenlemelerin idarenin teşkilat yapısı ile ilgili olup yürütme yetkisineilişkin konulardan olduğu, Anayasa’da CBK ile düzenlenmesi yasaklanan haklar veödevlerle ilgisinin bulunmadığı ve Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncüfıkrasının “Kamu tüzel kişiliği, kanunla veya Cumhurbaşkanlığıkararnamesiyle kurulur.” şeklindeki hükmüyle bağlantılı olarak Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı bir yönünün debulunmadığı ifade edilmiştir (AYM, E.2018/119, K.2020/25, 11/6/2020, §§ 27,28).
257. (47) numaralı CBK ile kurulan ve kamu tüzelkişiliğine sahip bir kurum olan SEDDK’nın bünyesindeki kadroların ihdası veiptali ile değiştirilmesi ve kullanılmasına ilişkin düzenlemeler öngören,dolayısıyla anılan Kurumun teşkilat yapısıyla ilgili bir düzenleme getiren davakonusu kural yönünden, belirtilen karardan ayrılmayı gerektiren bir durumbulunmamaktadır.
258. Bu itibarla kural Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırı bir düzenlemeiçermemektedir.
259. Kuralla aynı alandahüküm ifade eden karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme tespitedilememiştir. Bu itibarla kuralın Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesi uyarınca kanundaaçıkça düzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır.
260. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M.Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ve KenanYAŞAR bu görüşe katılmamışlardır.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
261. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
262. CBK ile kurulan bir kamu tüzelkişisinin faaliyet gösterdiği hizmet alanının özelliklerinin de gözetilmesisuretiyle burada yürütülen kamu hizmetinin niteliğinin; sınıf, unvan ve dereceitibarıyla hangi mahiyette, kaç adet kadronun ihdas edilmesini gerektirdiğininbelirlenmesi anayasal sınırlar içinde Cumhurbaşkanı’nın takdirindedir. Bununlabirlikte CBK’ların kamu yararı amacıyla çıkarılması gerekmekte olup CBKkuralının amaç unsuru bakımından Anayasa’ya uygun sayılabilmesi içinçıkarılmasında kamu yararı dışında bir amacın gözetilmemiş olması gerekir.
263. Kuralın birinci cümlesinin atıftabulunduğu ek (I) Sayılı Cetvel’de yer verilen kadrolara bakıldığında anılankadroların sınıf, unvan, derece ve sayı itibarıyla belirlenmesinde hizmetinnitelik ve gereklerinin gözetilmesinden başka bir saikle hareket edildiğinedair bir bulguya rastlanmamıştır. Bu bağlamda ihdasında kamu yararı amacıdışında bir amaç güdüldüğü saptanamayan kuralın hukuk devleti ilkesine aykırıbir yönü bulunmamaktadır.
264. Diğer taraftan daha önce de belirtildiği üzereyürütme organının CBK ile konuya ilişkin temel kuralları belirledikten ve genelçerçeveyi çizdikten sonra bu çerçevenin içinde kalan hususları düzenleyicinitelikteki diğer işlemlerle belirlemesi veya idarenin düzenlemelerinebırakması mümkündür.
265. Kuralın ikinci cümlesinde Kurulun (47) numaralıCBK’ya ekli (I) Sayılı Cetvel’de belirtilen kadro sınıf, unvan ve derecelerindedeğişiklik yapmaya, bu kadroların kullanılmasına ilişkin usul ve esaslarıbelirlemeye ve boş kadroları iptal etmeye yetkili kılınması öngörülürkenKurulun bu yetkisini ek (I) Sayılı Cetvel’de yer alan toplam kadro sayısı olan357’yi geçmemek ve mevcut kadro unvanları veya (2) numaralı CBK’nın ekindekicetvellerde yer alan kadro unvanlarıyla sınırlı olmak üzere kullanabileceğibelirtilmiştir. Dolayısıyla Kurulun örneğin, (47) numaralı CBK’ya ekli (I)Sayılı Cetvel’de Kurum için ihdas edilen mevcut kadro unvanlarından herhangibirinin tamamen ortadan kaldırılması sonucuna yol açacak şekilde bir boş kadroiptali tasarrufunda bulunamayacağı gibi belirtilen Cetvel’de ya da (2) numaralıCBK’nın eki cetvellerinde yer almayan yeni bir kadro unvanının oluşturulmasıbiçiminde de bir tasarrufta bulunamayacağı, ayrıca Kurumun toplam kadrosayısının değişmesine sebep olacak bir düzenleme de yapamayacağıanlaşılmaktadır.
266. Bu itibarla kuralla, (47) numaralı CBK’ya ekli (I)Sayılı Cetvel’de belirtilen kadro sınıf, unvan ve derecelerinde değişiklikyapılmasına, bu kadroların kullanılmasına ilişkin usul ve esaslarınbelirlenmesine ve boş kadroların iptal edilmesine ilişkin temel ilkelerkonulmak ve bir çerçeve çizilmek suretiyle idareye sınırları belirli bir alandadüzenleme yetkisinin tanındığı görülmektedir. Bu nedenle, CBK’da belirtilengenel çerçeve ve esaslar doğrultusunda, teknik ve uygulamayı esas alandetayların belirlenmesi konusunda idareye yetki verilmesi, Anayasa’nınCumhurbaşkanı’na tanıdığı doğrudan ve ilk elden düzenleme yetkisinin idareyebırakılması sonucunu doğurmamaktadır. Bu itibarla kuralın Anayasa’nın 123.maddesini ihlal eden bir yönü bulunmamaktadır.
267. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. ve 123.maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
M. CBK’nın 19.Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasında Yer Alan “…diğer mevzuatta…”İbaresinin ve (2) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
268. CBK’nın 19. maddesinin (1) numaralı fıkrasında bu CBK’dayer alan görev ve yetkiler kapsamında diğer mevzuatta sigortacılık ve özelemekliliğe ilişkin olarak Bakanlığa, kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğüneve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığına yapılan atıfların Kuruma, Bakanayapılan atıfların Kurula yapılmış sayılacağı hükme bağlanmış olup anılanfıkrada yer alan “…diğer mevzuatta…” ibaresi dava konusu ilk kuralıoluşturmaktadır.
269. Anılan maddenin dava konusu (2) numaralı fıkrasındaise bu CBK hükümleri uyarınca kadro unvanları değişen veya kaldırılanlarınönceki kadro unvanlarına ilişkin olarak görev ve yetkileri kapsamında mevzuattayapılmış olan atıfların yeni kadro unvanlarına yapılmış sayılacağı hükmebağlanmıştır.
270. Daha önce Müsteşarlığın bünyesinde anahizmet vedenetim birimleri olarak faaliyet gösteren Sigortacılık Genel Müdürlüğü ileSigorta Denetleme Kurulunun hukuki varlığı 703 sayılı KHK ile Müsteşarlığınkapatılmasıyla birlikte son bulmuştur. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminegeçilmesi sonrasında adı geçen birimler bu kez (1) numaralı CBK’da yenidenteşkilatlandırılan Bakanlığın hizmet birimi olarak düzenlenmiş olup dava konusuCBK ile kamu tüzel kişiliğine sahip SEDDK’nın kurulmasına ve buna koşut olarak(1) numaralı CBK’nın ilgili hükümlerinin yürürlükten kaldırılmasına kadar da buhukuki statü içinde varlığını sürdürmüştür.Dolayısıyla sigortacılık ve özel emekliliğe ilişkin olarak çıkarıldığıdönemdeki idari teşkilat yapısı esas alınarak hazırlanmış olan ve belirtilenhizmet alanıyla ilgili düzenlemeler öngören yürürlükteki kanunlarda veyaikincil mevzuatta Sigortacılık Genel Müdürlüğü, Sigorta Denetleme KuruluBaşkanlığı ve bunların bağlı olduğu Bakanlığın isimleri hâlen yer almaktadır.
271. Bu bağlamda dava konusu ilk kuralda (47) numaralıCBK ile SEDDK’nın kurulmasıyla birlikte sigortacılık ve özel emekliliksektörlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi görev ve yetkisinin bu Kurumaverilmesi, buna karşılık daha önce Bakanlığın bünyesinde anılan görevleriyerine getiren Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığınınhukuki varlığına son verilmesi nedeniyle sigortacılık ve özel emekliliğeilişkin olarak mevzuatta SEDDK’nın kurulmasından önceki teşkilat unsurlarınayapılan atıfların yeni oluşum içerisinde nereye yapılmış sayılacağıdüzenlenmektedir. Bu itibarla kural sigortacılık ve özel emeklilik alanında Sigortacılık Genel Müdürlüğü, Sigorta Denetleme KuruluBaşkanlığı ve bunların bağlı olduğu Bakanlıkla ilgili düzenlemeleriçeren kanunların metninde değişiklik yapılmasını öngörmemektedir.
272. Diğer yandan CBK’nın 15. maddesi veeki (I) Sayılı Cetvel ile Kurumda istihdamedilecek personel kadroları ihdas edilmiş;anılan Cetvel’de başkan yardımcısı, daire başkanı, grup başkanı, sigortacılıkuzmanı, mali hizmetler uzmanı gibi kadro unvanlarına yer verilmiştir. Bunakarşılık daha önceki teşkilat yapısına göre ihdas edilmiş olan sigortacılıkgenel müdürü ve sigorta denetleme kurulu başkanı kadroları CBK’nın 20.maddesinin (3) numaralı fıkrası ile iptal edilmiş; aynı maddenin (4) numaralıfıkrası ile de (3) numaralı CBK’nın eki (II) Sayılı Cetvel’de yer alan sigortadenetleme uzmanları ve sigorta denetleme aktüerleri ibareleri yürürlüktenkaldırılmıştır.
273. CBK’nın geçici 3. maddesiylepersonele ilişkin geçiş hükümleri düzenlenmiş olup (1) numaralı fıkrada bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte kapatılanSigortacılık Genel Müdürlüğünde genel müdür yardımcısı kadrolarında görevyapmakta olanların görevinin SEDDK’nın kurulduğu tarihte başka hiçbir işlemegerek kalmaksızın sona ereceği ve bunlar hakkında (3) numaralı CBK’nın 6.maddesi hükümlerine göre işlem tesis edileceği; daire başkanı kadrolarındagörev yapmakta olanların görevlerinin de SEDDK’nın kurulduğu tarihte başkahiçbir işleme gerek kalmaksızın sona ereceği hükme bağlanmıştır.
274. Aynı maddenin (2) numaralı fıkrasında ise bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihte kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğü veSigorta Denetleme Kurulu Başkanlığında hazine ve maliye uzmanı, sigortadenetleme uzmanı ve sigorta denetleme aktüeri kadrolarında görev yapmaktaolanlar ile (1) numaralı fıkra uyarınca haklarında işlem tesis edilenlerinsigortacılık uzmanı kadrolarına; hazine ve maliye uzman yardımcısı, sigortadenetleme uzman yardımcısı ve sigorta denetleme aktüer yardımcısı kadrolarındagörev yapmakta olanların sigortacılık uzman yardımcısı kadrolarına Kurumunkurulduğu tarihten itibaren üç ay içinde talep etmeleri hâlinde hâlenbulundukları kadro dereceleriyle atanacağı belirtilmiştir.
275. (47) numaralı CBK’nın anılanhükümlerine bakıldığında sigortacılık veözel emeklilik sektörlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesine dair görevleriyürütmek üzere kurulan SEDDK’da yer alan kadro unvanlarının daha önce aynıhizmet alanındaki faaliyetleri yürüten kurumların kadro unvanlarına görefarklılık gösterdiği görülmektedir.
276. Dava konusu (2) numaralı fıkra uyarınca bu CBKhükümleriyle değiştirilen veya kaldırılan önceki kadro unvanlarının görev veyetkileriyle ilgili olarak mevzuatta yapılan atıflar ihdas edilen yeni kadrounvanlarına yapılmış sayılacaktır. Bu itibarla kural sigortacılık ve özelemeklilik alanında istihdam edilen personelin daha önceki kadro unvanlarınıngörev ve yetkileriyle ilgili düzenlemeler içeren kanunların metninde değişiklikyapılmasını öngörmemektedir.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
277. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kurallardakidüzenlemelerle sigortacılık ve bireysel emeklilik alanındaki kanunlardadeğişiklik yapılmak suretiyle Anayasa’nın kanunda açıkça düzenlenen konularbakımından CBK’lar için öngördüğü yetki sınırına uyulmadığı, diğer yandan kadroile ilgili hususların münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken konulardan olduğubelirtilerek kuralların Anayasa’nın 104.,123. ve 128. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralların Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
278. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralların Anayasa’nın 123. ve 128. maddelerine de aykırı olduğuileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
279. İdarenin sigortacılık ve özel emekliliksektörlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi alanındaki görev ve yetkilerineyönelik olarak mevzuattaki atıfların belirtilen alandaki kamu hizmetiniyürütmek üzere oluşturulan yeni idari teşkilat yapısı içinde nereye yapılmışsayılacağına dair hükümler içeren kurallar Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında yürütme yetkisine ilişkin birkonuyu düzenlemektedir.
280. Kurallar Anayasa’da CBK ile düzenlenmesi yasaklanmışalanlara ve münhasıran kanunla düzenlenmesiöngörülen konulara ilişkin herhangi bir düzenleme de içermemektedir.
281. Bu itibarla kuralların Anayasa’nın 104. maddesininon yedinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırı bir yönübulunmamaktadır.
282. Diğer yandan kurallarla aynı alanda hüküm ifade eden karşılaştırmaya esas olabileceknitelikte, kanunla yapılan herhangi birdüzenleme tespit edilememiştir. Bu itibarla kuralların kanunda açıkçadüzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
283. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptalleri talebinin reddigerekir.
Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu görüşe katılmamışlardır.
b. Kuralların İçerik Yönünden İncelenmesi
284. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kurallar, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
285. Daha önce de belirtildiği üzeredava konusu CBK ile sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinin düzenlenmesive denetlenmesi biçimindeki kamu hizmetini yürütmek üzere -daha önce aynıhizmetleri yürütmekle görevli olan idari birimlerden farklı bir hukuki statüde-kamu tüzel kişiliğine sahip yeni bir kurum kurulmakta, bu kurumun teşkilatyapısı oluşturulmaktadır. Aynı alandafaaliyet göstermekte iken hukuki varlığına son verilen bir idarenin teşkilatyapısı esas alınarak hazırlanan mevzuatta ismiişaret edilen bir kurum, birim ya da kadronun yeni oluşturulan idare teşkilatıiçinde neye karşılık geldiği bakımından bu yapının unsurlarıylailişkilendirilmesi söz konusu kamu hizmetinin işleyişinde devamlılığın ve aynızamanda hukuki belirliliğin sağlanması için gerekli ve kaçınılmazdır. Buitibarla kuralların kamu yararı dışında bir amaçla ihdas edildiği söylenemez.
286. Diğer yandan kurallarda sigortacılık ve özel emeklilik alanındaki görev veyetkilere ilişkin olarak mevzuatta Bakanlığa, kapatılan Sigortacılık GenelMüdürlüğüne ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığına, değişen veya kaldırılankadro unvanlarına yapılan atıfların belirtilen hizmet alanında yeni oluşturulanidarenin teşkilat yapısı içinde nereye yapılmış sayılacağı açık, net, anlaşılırve uygulanabilir bir şekilde düzenlendiğinden kurallarda belirlilik veöngörülebilirlik ilkelerine aykırılık bulunmamaktadır.
287. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2.maddesine aykırı değildir. İptalleri talebinin reddi gerekir.
N. CBK’nın 20.Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasıyla 5018 Sayılı Kanun’a Ekli (III) SayılıCetvel’e Eklenen “12) Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve DenetlemeKurumu” İbaresinin İncelenmesi
288. Dava konusu kural 5018 sayılıKanun’a ekli (III) Sayılı Cetvel’e “12) Sigortacılıkve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” ibaresinin eklenmesini öngörmektedir.
289. 5018 sayılı Kanun’a ekli davakonusu kuralın da yer aldığı (III) Sayılı Cetvel 16/10/2020 tarihli ve 7254 sayılı Kanun’un 5. maddesiyledeğiştirilmiştir.
290. Açıklanan nedenle konusu kalmayan kurala ilişkiniptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
O. CBK’nın 20. Maddesinin (3) Numaralı Fıkrasıyla Ekli(1) Sayılı Liste’de Yer Alan Kadroların İptal Edilerek (2) Numaralı CBK’nın Eki(1) Sayılı Cetvel’in Hazine ve Maliye Bakanlığına Ait Bölümünden Çıkarılmasınınİncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
291. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kuralla kadroiptalinin yasal bir düzenleme olmaksızın doğrudan CBK ile yapıldığı, kadroihdasında olduğu gibi kadro iptalinin de idarenin kanuniliği ve kamugörevlilerinin özlük hakları ile ilgili olması nedeniyle Anayasa’nın münhasırankanunla düzenlenmesini istediği konulardan olduğu, dolayısıyla kuraldagetirilen düzenleme ile Anayasa’nın CBK’lar için öngördüğü bu yetki sınırınauyulmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 104., 123. ve 128. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
292. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 123. ve 128. maddelerine de aykırı olduğuileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
293. CBK’nın 20. maddesinin dava konusu(3) numaralı fıkrasıyla ekli (1) SayılıListe’de yer alan kadroların iptal edilerek (2) numaralı CBK’nın eki (1) SayılıCetvel’in Bakanlığa ait bölümünden çıkarılması öngörülmüştür. Dava konusukuralın atıfta bulunduğu (47) numaralı CBK’ya ekli (1) Sayılı Liste’de iptaledilen kadrolar sigortacılık genel müdürü ile sigorta denetleme kurulu başkanıolarak gösterilmiştir.
294. CBK’nın 15. maddesinin konubakımından yetki yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü cümleleriyönünden belirtilen gerekçeler dava konusu kural yönünden de geçerlidir. Buitibarla kural SEDDK’nın teşkilat yapısınayönelik bir düzenleme öngörmesi sebebiyle yürütme yetkisine ilişkin olup diğeryandan Anayasa’da CBK ile düzenlenmesi yasaklanmış alanlara ve ayrıcamünhasıran kanunla düzenlenmesi gereken konulara ilişkin herhangi bir düzenlemede içermediğinden Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırılık teşkiletmemektedir.
295. Kuralla aynı alandahüküm ifade eden karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme tespitedilememiştir. Bu itibarla kuralın Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesine aykırı bir yönü debulunmamaktadır.
296. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M.Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ve KenanYAŞAR bu görüşe katılmamışlardır.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
297. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
298. Daha önce de ifade edildiği üzereCBK ile kurulan bir kamu tüzel kişisinin faaliyet gösterdiği hizmet alanınınözelliklerinin de gözetilmek suretiyle burada yürütülen kamu hizmetininniteliğinin; sınıf, unvan ve derece itibarıyla hangi mahiyette, kaç adetkadronun ihdas edilmesini ya da mevcut kadrolardan hangilerinin iptaledilmesini gerektirdiğinin belirlenmesi anayasal sınırlar içindeCumhurbaşkanı’nın takdirindedir. Bununla birlikte CBK’ların kamu yararıamacıyla çıkarılması gerekmekte olup CBK kuralının amaç unsuru bakımındanAnayasa’ya uygun sayılabilmesi için çıkarılmasında kamu yararı dışında biramacın gözetilmemiş olması gerekir.
299. Kuralın atıfta bulunduğu ek (1)Sayılı Liste’de gösterilen kadrolara bakıldığında anılan kadroların iptaledilmesinin dava konusu CBK ile sigortacılıkve özel emeklilik sektörlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesine dair görevleriyürütmek üzere SEDDK’nın kurulmasına koşutolarak Bakanlığın hizmet birimleri olan ve daha önce aynı alandaki hizmetiyürüten Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığınınkapatılmasının doğal sonucu olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla anılankadroların iptal edilmesinde CBK ile oluşturulan yeni Kurumun teşkilat yapısınauyum sağlanmasından başka bir saikle hareket edildiğine dair bir bulguyarastlanmamıştır. Bu bağlamda ihdasında kamu yararı amacı dışında bir amaçgüdüldüğü saptanamayan kuralın hukuk devleti ilkesine aykırı bir yönübulunmamaktadır.
300. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Ö. CBK’nınGeçici 2. Maddesinin (1), (3), (4) ve (5) Numaralı Fıkralarında Yer Alan “…SigortaDenetleme Kurulu…” İbarelerinin İncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
301. CBK’nın geçici 2. maddesinin;
- (1) numaralı fıkrasında bu CBK ile kapatılanSigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığıncayürürlükten kaldırılan mevzuat ve ilgili diğer mevzuata göre yerine getirilengörev ve hizmetlerin SEDDK’nın kurulduğu tarihe kadar bu maddenin yürürlüğegirdiği tarihte söz konusu birimlerde görev yapmakta olan personel tarafındanmevcut kadro ve unvanları ile yürütüleceği ve bu kapsamda yapılan harcama veödemelerin anılan birimlere ilişkin ilgili bütçe ödeneklerinden yapılmasınadevam olunacağı,
- (3) numaralı fıkrasında kapatılan Sigortacılık GenelMüdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının kullanımında olan taşınır,araç, gereç, malzeme, demirbaş, taşıt, bu birimlere ait arşiv ve veri tabanlarıile hizmet sunucularının Kuruma devredilmiş, anılan hizmet birimlerine tahsisedilmiş ve personelin kullanımında olan taşınmazların Kuruma tahsis edilmişsayılacağı,
- (4) numaralı fıkrasında kapatılan Sigortacılık GenelMüdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının iş ve işlemleriyle ilgiliolarak açılmış ve açılacak olan adli ve idari davalar ile tahkim yargılaması veicra işlemlerinde Kurumun taraf sıfatını kazanması ve dava dosyaları ve icratakiplerine ilişkin dosyaların Kuruma devredilmesi,
- (5) numaralı fıkrasında bu maddenin yürürlüğe girdiğitarihten önce kapatılan Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığı tarafındanbaşlatılan inceleme, soruşturma ve denetimlerin ilgili mevzuata göre Kurumtarafından sonuçlandırılması,
öngörülmüştür.
302. Anılan fıkralarda yer alan “…Sigorta DenetlemeKurulu…” ibareleri dava konusu kuralları oluşturmaktadır.
303. CBK’nın geçici 1. maddesinde Kurulun oluşumunailişkin geçiş hükümleri düzenlenmiş olup bu kapsamda Kurulun ilk toplantısını başkanve üyelerinin atanmalarının yapıldığı tarihten itibaren on beş gün içindegerçekleştireceği; Kurumun ilk toplantının yapıldığı tarihte kurulmuşsayılacağı ve bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde teşkilatlanmasınıtamamlayacağı belirtilmiştir.
304. Dava konusu kurallarda SEDDK’nın geçici 1. maddeuyarınca fiilen kurulmuş sayılacağı tarihe kadarki süreçte sigortacılık ve özelemeklilik sektöründeki düzenleme ve denetleme faaliyetleriningerçekleştirilmesine; daha önce aynı alandaki görevleri yerine getirirkenkapatılan Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının hâlihazırda yürütmekte olduğuişlerin sonuçlandırılması ile işlem ve dava dosyalarının takibine, tasarrufundabulunan taşınır ve taşınmazlar ile diğer kurumsal varlık unsurlarının devrineya da tahsisine ilişkin geçiş hükümleri getirilmektedir.
305. Buna göre kurallar uyarınca, Bakanlığın bir hizmetbirimi iken SEDDK’nın kurulmasına koşut olarak kapatılan Sigorta DenetlemeKurulu Başkanlığı, sigortacılık ve özel emeklilik alanına ilişkin görevleriniSEDDK’nın fiilen kurulduğu, başka bir deyişle faaliyete geçtiği tarihe kadarmevcut personeli aracılığıyla ve bütçe ödeneklerini kullanarak yerinegetirecek; diğer yandan adı geçen Başkanlığın; tasarrufundaki taşınır vetaşınmaz değerler Kurumun tasarrufuna geçecek, taraf olduğu tüm dava veişlemler Kurum tarafından yürütülecek ve başlattığı inceleme, soruşturma vedenetimler Kurum tarafından sonuçlandırılacaktır.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
306. Dava dilekçesinde özetle;sigortacılık ve özel emeklilik faaliyetlerinin denetimiyle görevli olan SigortaDenetleme Kurulunun 5684 sayılı Kanun’un 28. ve 29. maddelerinde ayrıntılıolarak düzenlendiğinden yasal bir dayanağa sahip olduğu, hâlen yürürlükte olanbir yasada yer alan kurumun görev ve yetkileri ile personelinin vemalvarlığının CBK ile başka bir kuruma devredilmesinin kanunda açıkçadüzenlenen konularda CBK çıkarılamayacağı yolundaki anayasal ilkeylebağdaşmadığı belirtilerek kurallarınAnayasa’nın 104. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralların Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
307. Kurallar sigortacılık ve özel emeklilik alanındakigörevleri yürütmekte iken kapatılan Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığı ileaynı hizmet alanında yeni kurulan SEDDK arasında, hizmetin yürütülmesi, devameden işlerin görülmesi ve devir işlemleri bakımından bağ kurmaya yönelik geçişhükmü niteliğinde düzenlemeler getirmekte olup Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında yürütme yetkisine ilişkin birkonuyu düzenlemektedir.
308. Kurallar Anayasa’da CBK ile düzenlenmesi yasaklanmışalanlara ve ayrıca münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken konulara ilişkinherhangi bir düzenleme içermediğinden Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırılıkteşkil etmemektedir.
309. (1) numaralı CBK’da Bakanlığın hizmet birimlerindenbiri olarak düzenlenen Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının kuruluş, görev veyetkilerine dair anılan CBK hükümleri (47) numaralı CBK’nın 20. maddesinin (2)numaralı fıkrasıyla yürürlükten kaldırılmış, böylece adı geçen Başkanlıkkapatılmıştır. Dolayısıyla Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının varlığına sonverilmesinin hukuksal dayanağı CBK’nın anılan maddesi olup dava konusu kurallardaise kapatılan bu birim ile SEDDK arasında, SEDDK’nın faaliyete geçmesine kadargeçen süreçte ve sonrasında görev ve hizmetlerin yürütülmesi, ayrıca devirişlemleri hususlarında kurulan ilişkiye yönelik konular düzenlenmektedir.
310. Dava dilekçesinde belirtilen 5684sayılı Kanun’un 28. ve 29. maddelerinde denetim ve bilgi verme yükümlülüğünedair düzenlemeler öngörülmekte, buna karşılık davakonusu kuralların mahiyetiyle ilgili olarak bir önceki paragrafta açıklanannitelikte bir konuya ise yer verilmemektedir.Dolayısıyla anılan Kanun hükümlerinin dava konusu kurallarla aynı alandahüküm ifade etmedikleri, başka bir deyişle açıkça aynı konuyu düzenlemediklerigörülmektedir.
311. Bu tespitler kapsamında kuralların kanunda açıkça düzenlenenbir konuya ilişkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
312. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptalleri talebinin reddigerekir.
Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu görüşe katılmamışlardır.
b. Kuralların İçerik Yönünden İncelenmesi
313. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kurallar, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
314. Sigortacılık ve özel emeklilik alanında faaliyet göstermekteiken kapatılan Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının bu alanda yeni kurulanKurumun fiilen görev ve hizmet ifa etmeye başlayabileceği, diğer bir ifadeylefaaliyete geçeceği tarihe kadar hizmeti yürütmekle görevli ve yetkilikılınmasının, kapatılan Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığı tarafından devamettirilmekte olan iş ve işlemlerin ise faaliyete geçmesiyle birlikte Kurumuntakibine bırakılmasının, diğer yandan hukukivarlığı sona eren Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının tasarrufundakitaşınır ve taşınmaz değerlerin Kurumun tasarrufuna geçirilmesine ilişkindüzenlemelerin kamu hizmetinin işleyişindedevamlılığın ve aynı zamanda hukuki belirliliğin sağlanması amacına yönelikolduğu anlaşılmaktadır.
315. Bu bağlamda ihdasında kamu yararıamacı dışında bir amaç güdüldüğü saptanamayan kuralların hukuk devleti ilkesineaykırı bir yönü bulunmamaktadır.
316. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2.maddesine aykırı değildir. İptalleri talebinin reddi gerekir.
P. CBK’nınGeçici 2. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
317. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kuralla kamugörevlilerinin geçici görevlendirilmesine yönelik düzenlemeler getirildiği, butür düzenlemelerin münhasıran kanunla yapılması gerektiği, bu itibarla CBK’lariçin öngörülen anayasal çerçevenin ve ayrıca yasama yetkisinin devredilemezliğiilkesinin dışına çıkıldığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 7., 8., 104. ve128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından YetkiYönünden İncelenmesi
318. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 7., 8. ve 128. maddelerine de aykırı olduğuileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
319. Kuralda bu CBK ile kurulan SEDDK’nın geçici 1. maddenin birincifıkrası uyarınca teşkilatlanması tamamlanıncaya kadar bu Kuruma verilen görevve hizmetlerin ihtiyaç duyulması hâlinde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihtekapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme KuruluBaşkanlığında görev yapmakta olan personel tarafından mevcut kadro ve unvanlarıile yürütülmesi ve söz konusu personelin bu süreboyuncu Kurumda geçici olarak görevlendirilmiş sayılması hükme bağlanmaktadır.
320. CBK’nın geçici 1. maddesinde Kurumun Kurulun ilktoplantısını yaptığı tarihte kurulmuş sayılacağı; teşkilatlanmasının da butarihten itibaren bir yıl içerisinde tamamlanacağı belirtilmiştir.
321. Kuralla, Kuruma verilen görev ve hizmetlerin Kurumun teşkilatlanması tamamlanıncaya kadar yürütülmesineyönelik bir geçiş hükmü getirilmekte olup bu kapsamda teşkilatlanmanıntamamlanması için öngörülen bir yıllık süre içinde ihtiyaç durumuna göre sözkonusu görev ve hizmetlerin kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve SigortaDenetleme Kurulu Başkanlığında görev yapmakta olan personele mevcut kadro veunvanları ile gördürülmesine imkân tanınmaktadır.
322. Kuralın sigortacılık ve özel emeklilik alanındakigörevleri yürütmekte iken kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğünün ve SigortaDenetleme Kurulu Başkanlığının kadrolarında görev yapan personel ile aynıhizmet alanında yeni kurulan SEDDK arasında, hizmetin yürütülmesi bakımındanbağ kurmaya yönelik geçiş hükmü getirdiği gözetildiğinde yürütme yetkisine ilişkin konulardan olduğu açıktır.
323. Kural Anayasa’nınİkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi haklarıve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevler kapsamındaolmayıp münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken veya kanunda açıkça düzenlenenkonulara ilişkin de değildir.
324. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M.Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ve KenanYAŞAR bu görüşe katılmamışlardır.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
325. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
326. Teşkilatlanması tamamlanıncayakadar Kuruma verilen görev ve hizmetlerin kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğünün veSigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının kadrolarında görev yapan personeltarafından yürütülmesini öngören düzenlemenin söz konusu kamu hizmetinin işleyişinde devamlılığın sağlanmasıamacına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla kamu yararı amacıyla ihdasedilen kuralın hukuk devleti ilkesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
327. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
R. CBK’nın Geçici 3. Maddesininİncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
328. CBK’nın dava konusu geçici 3.maddesinde personele ilişkin geçiş hükümleri getirilmekte bu kapsamda sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinin düzenlenmesive denetlenmesine dair görevleri yürütmek üzere SEDDK’nın kurulmasına koşut olarak daha önce aynıalandaki hizmeti yürütürken kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve SigortaDenetleme Kurulu Başkanlığı kadrolarında görev yapmakta iken kadro vepozisyonları kaldırılan personelin atanacakları kadro ve pozisyonlar, atanmausul ve esasları ve özlük hakları ile ilgili düzenlemeler öngörülmektedir.
329. Buna göre dava konusu geçicimaddenin;
- (1) numaralı fıkrasında bu maddenin yürürlüğe girdiğitarihte kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğünde genel müdür yardımcısıkadrolarında görev yapmakta olanların görevinin geçici 1. maddenin birinci fıkrasıuyarınca Kurumun kurulduğu tarihte başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın sonaereceği ve bunlar hakkında (3) numaralı CBK’nın 6. maddesi hükümlerine göreişlem tesis edileceği; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte kapatılanSigortacılık Genel Müdürlüğünde daire başkanı kadrolarında görev yapmaktaolanların görevinin geçici 1. maddenin birinci fıkrası uyarınca Kurumunkurulduğu tarihte başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona ereceği; bu fıkrakapsamındakiler hakkında 703 sayılı KHK’nın geçici 1. maddesinin dördüncüfıkrası hükmünün saklı olduğu,
- (2) numaralı fıkrasında bu maddenin yürürlüğe girdiğitarihte kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme KuruluBaşkanlığında hazine ve maliye uzmanı, sigorta denetleme uzmanı ve sigortadenetleme aktüeri kadrolarında görev yapmakta olanlar ile birinci fıkrauyarınca haklarında işlem tesis edilenlerin sigortacılık uzmanı kadrolarına;hazine ve maliye uzman yardımcısı, sigorta denetleme uzman yardımcısı vesigorta denetleme aktüer yardımcısı kadrolarında görev yapmakta olanlarınsigortacılık uzman yardımcısı kadrolarına geçici 1. maddenin birinci fıkrasıuyarınca Kurumun kurulduğu tarihten itibaren üç ay içinde talep etmelerihâlinde hâlen bulundukları kadro dereceleriyle atanacağı; bu maddenin yürürlüğegirdiği tarihte söz konusu personelden yurt dışı teşkilatında görev yapmaktaolan veya uluslararası kuruluşlarda görevli bulunan, lisansüstü eğitimsebebiyle yurt dışında bulunan ya da askerlik veya diğer nedenlerle aylıksızizinli olanların göreve başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde bu fıkradabelirtilen usul ve esaslar uyarınca anılan kadrolara atanacağı,
- (3) numaralı fıkrasında bu maddenin yürürlüğe girdiğitarihte kapatılan Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığında görev yapmakta olan veikinci fıkra uyarınca sigortacılık uzmanı ve sigortacılık uzman yardımcısıkadrolarına atanma talebinde bulunmayanlardan sigorta denetleme uzmanı vesigorta denetleme aktüeri kadrolarında bulunanların hazine ve maliye uzmanıkadrolarına, sigorta denetleme uzman yardımcısı ve sigorta denetleme aktüeryardımcısı kadrolarında bulunanların hazine ve maliye uzman yardımcısıkadrolarına ikinci fıkrada belirtilen sürenin sona erdiği tarihte başka hiçbirişleme gerek kalmaksızın hâlen bulundukları kadro dereceleriyle atanmışsayılacağı; söz konusu personel için uygun boş kadro bulunmaması hâlinde anılankadroların atama işlemiyle birlikte başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın ihdasedilmiş sayılacağı,
- (4) numaralı fıkrasında bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteikinci fıkra kapsamında bulunanlar hariç olmak üzere, Bakanlıkta hazine vemaliye uzmanı kadrolarında görev yapmakta olanların sigortacılık uzmanıkadrolarına, hazine ve maliye uzman yardımcısı kadrolarında görev yapmaktaolanların sigortacılık uzman yardımcısı kadrolarına, geçici 1. maddenin birincifıkrası uyarınca Kurumun kurulduğu tarihten itibaren üç ay içinde kendilerinintalebi ve Kurum tarafından uygun görülmesi hâlinde hâlen bulundukları kadrodereceleriyle atanabileceği; bu fıkra uyarınca atanacakların sayısının ekli (I)Sayılı Cetvel’de yer alan sigortacılık uzmanı ve sigortacılık uzman yardımcısıunvanlı kadro adedinin yüzde yirmisini geçemeyeceği,
- (5) numaralı fıkrasında ikinci ve dördüncü fıkralaruyarınca atananların genel müdür yardımcısı, daire başkanı, hazine ve maliyeuzmanı, sigorta denetleme uzmanı ve sigorta denetleme aktüeri kadrolarındageçirdikleri hizmet sürelerinin sigortacılık uzmanı kadrolarında, hazine vemaliye uzman yardımcısı, sigorta denetleme uzman yardımcısı ve sigortadenetleme aktüer yardımcısı kadrolarında geçirdikleri hizmet sürelerininsigortacılık uzman yardımcısı kadrolarında; üçüncü fıkra uyarınca atananlarınsigorta denetleme uzmanı ve sigorta denetleme aktüeri kadrolarında geçirdiklerihizmet sürelerinin hazine ve maliye uzmanı kadrolarında, sigorta denetlemeuzman yardımcısı ve sigorta denetleme aktüer yardımcısı kadrolarındageçirdikleri hizmet sürelerinin hazine ve maliye uzman yardımcısı kadrolarındageçmiş sayılacağı,
- (6) numaralı fıkrasında ikinci ve üçüncü fıkralaruyarınca atanan sigorta denetleme uzmanı, sigorta denetleme aktüeri, sigortadenetleme uzman yardımcısı ve sigorta denetleme aktüer yardımcısı kadrolarındagörev yapmakta olan personele ait kadrolar ile bu unvanlı boş kadroların atamalarınyapıldığı tarihte başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilerek (2)numaralı CBK’nın eki (1) Sayılı Cetvel’in Hazine ve Maliye Bakanlığına aitbölümünden çıkarılmış sayılacağı,
- (7) numaralı fıkrasında ikinci ve dördüncü fıkralaruyarınca atanan personelden Bakanlığa karşı mecburi hizmet yükümlülüğübulunanların Kurumda geçirdikleri sürelerin bu yükümlülüğün ifasında dikkatealınacağı,
- (8) numaralı fıkrasında bu maddenin yürürlüğe girdiğitarihte kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme KuruluBaşkanlığında görev yapmakta olan birinci ve ikinci fıkralarda yer alanlarhariç olmak üzere diğer kadrolarda bulunanların geçici 1. maddenin birincifıkrası uyarınca Kurumun kurulduğu tarihten itibaren üç ay içinde kendilerinintalebi ve Kurum tarafından uygun görülmesi hâlinde başka hiçbir işleme gerekkalmaksızın mükteseplerine uygun Kuruma ait kadrolara atanabileceği,
hükme bağlanmıştır.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
330. Dava dilekçesinde özetle;Sigortacılık Genel Müdürlüğünde ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığında görevyapan personelin kadrolarının kaldırılmasına, başka bir kadroya atanmasına,önceki görevlerinde geçmiş hizmetlerinin yeni kadro görevlerinde geçirilmişsayılmasına ilişkin hususların kamu görevlilerinin atanmaları ve özlükhaklarıyla ilgili olması sebebiyle münhasıran kanunla düzenlenmesi gerekenkonulardan olduğu, Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığına ve burada görev yapanpersonelin kadro ve unvanlarına ilişkin temel düzenlemelerin hâlen yürürlüktebulunan 5684 sayılı Kanun’un 28. ve 29. maddelerinde zaten yer aldığındananılan birimlerin personeline yönelik geçişhükümleri öngören kuralın kanunların açıkça düzenlemiş olduğu konular içerdiğibelirtilerek kuralın Anayasa’nın 104., 123. ve 128. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
331. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın 123. ve 128. maddelerine de aykırı olduğuileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
332. Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının dördüncü cümlesinde kanunda açıkça düzenlenen konularda CBKçıkarılamayacağı kurala bağlanmıştır. TBMM’nin Anayasa’nın 87. maddesindedüzenlenen kanun koyma yetkisi kapsamında kanun adı altında yaptığıdüzenlemelerin bu kapsamda olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Diğer yandanAnayasa Mahkemesi KHK’larda açıkça düzenlenen konular bakımından da CBK çıkarılmasınailişkin aynı yasağın geçerli olup olmadığı hususunu daha önceki bazıkararlarında değerlendirmiş ve KHK’ların Anayasa’nın mülga hükümlerindebelirtilen niteliği, getiriliş amacı, Anayasa Mahkemesinin KHK’larla ilgiliiçtihadı ve uygulama dikkate alındığında KHK’ların kanun hükmünde olduklarınıngörüldüğü, dolayısıyla KHK ile açıkça düzenlenen bir konuda da Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesi uyarınca CBK çıkarılamamasıgerektiğine karar vermiştir (AYM, E.2019/78, K.2020/6, 23/1/2020, §§ 34-39;AYM, E.2019/105, K.2020/30, 12/6/2020, §§ 24-29).
333. Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının dördüncü cümlesi uyarınca yapılacak denetimde CBK ilekarşılaştırmaya esas olabileceği değerlendirilen bir kanun ya da KHK’nın CBKile düzenlenen alanda hüküm ifade edip etmediğinin belirlenmesi gerekmekte olupbu değerlendirme yapılırken de, CBK olmasaydı karşılaştırmaya esas alınan kanunya da KHK hükmünün CBK ile düzenleme yapılan konuya uygulanacak olup olmadığıortaya konulmalıdır.
334. 375 sayılı KHK’nın ek 33. maddesinde kadro vepozisyonları kaldırılan personel ile ilgili düzenlemeler yer almaktadır. Bukapsamda anılan maddede kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlarındagerçekleştirilen düzenlemelerin zorunlu kıldığı hâllerde CBK’lar ile kadro veyapozisyonları kaldırılan personelin; statülerine göre atanacakları kadro vepozisyonlar gösterilmiş, bu kadro ve pozisyonlara atanmalarına ilişkin usul veesaslar belirlenmiş, yeni atandıkları kadro veya pozisyonlardaki mali, sosyalve diğer özlük haklarıyla ilgili hususlar düzenlenmiştir. Dava konusu CBKkuralının da sigortacılık ve özel emeklilik hizmet alanında SEDDK’nın kurulmasıyla birlikte teşkilatları kapatılanSigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığında görevyapmakta iken CBK ile kadro ve pozisyonları kaldırılan personelin atanacaklarıkadro ve pozisyonlar, atanma usul ve esasları, özlük hakları ile ilgiliolduğu, dolayısıyla 375 sayılı KHK’nın ek 33. maddesinde açıkça düzenlenenkonulara ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır.
335. Nitekim dava konusu CBK kuralının bulunmamasıdurumunda anılan KHK hükmünün CBK kuralı ile düzenleme yapılan konuyauygulanacağı anlaşılmaktadır.
336. Bu çerçevede KHK’nın açıkça düzenlediği bir konuda düzenlemeyapan CBK kuralı Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncücümlesine aykırı bir düzenleme getirmektedir.
337. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınındördüncü cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca aynı fıkranınbirinci, ikinci ve üçüncü cümleleri yönünden incelenmemiştir.
Kural konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesine aykırı görülerek iptaledildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
IV. İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
338. 6216sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralıfıkrasında kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük MilletMeclisi İçtüzüğü’nün belirli kurallarının iptali, diğer kurallarının veyatümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa bunların da Anayasa Mahkemesinceiptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.
339. (47) numaralı CBK’nın 8. maddesinin (4) numaralıfıkrasının birinci cümlesinin iptali nedeniyleuygulanma imkânı kalmayan anılan fıkranın ikinci cümlesinin 6216 sayılıKanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
V. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
340. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya dabunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihteyürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetedeyayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılıKanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanarakMahkemenin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete’de yayımlandığı gündenbaşlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzereayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
341. (47) numaralı CBK’nın 5. maddesinin(4) numaralı fıkrasının üçüncü, dördüncü ve beşinci cümleleri ile 13.maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin iptal edilmesi nedeniyledoğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğündeniptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğun doldurulabilmesi amacıyla TBMMtarafından gerekli düzenlemelerin yapılması için Anayasa’nın 153. maddesininüçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasıgereğince bu cümlelere ilişkin iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete’deyayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VI. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
342. Dava dilekçesinde özetle; davakonusu kuralların uygulanmaları hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceğibelirtilerek yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
17/10/2019 tarihli ve (47) numaralı Sigortacılık ve Özel EmeklilikDüzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
A. 1. 3.maddesinin (4) numaralı fıkrasına,
2. 8. maddesinin(4) numaralı fıkrasının birinci cümlesine,
3. Geçici 3.maddesine,
yönelik yürürlüğün durdurulması taleplerinin, koşullarıoluşmadığından REDDİNE,
B. 1. 5.maddesinin (4) numaralı fıkrasının üçüncü, dördüncü ve beşinci cümlelerine,
2. 13. maddesinin(1) numaralı fıkrasının birinci cümlesine,
yönelik iptal hükümlerinin yürürlüğegirmelerinin ertelenmeleri nedeniyle bu cümlelere ilişkin yürürlüğündurdurulması taleplerinin REDDİNE,
C. 1. Tümüne,
2. 1.maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “…denetlenmesine…”ibaresine,
3. 3.maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesi ile (2) numaralı fıkrasına,
4. 4. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (ç) bendine,
5. 5. maddesinin (1)numaralı fıkrasının birinci cümlesine,
6. 7. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “…Kurumun hizmet birimleri vebunların görevlerini belirlemek.” ibaresine,
7. 9. maddesine,
8. 10. maddesinin(4) ve (5) numaralı fıkralarına,
9. 12. maddesinin(1) numaralı fıkrasına,
10. 14. maddesinin(1) numaralı fıkrasında yer alan “…denetim, inceleme ve soruşturma…”,“…Sigortacılık Uzmanı ve Sigortacılık Uzman Yardımcısı…” ve “…istihdam…”ibareleri ile (2) numaralı fıkrasına,
11. 15. maddesine,
12. 19. maddesinin(1) numaralı fıkrasında yer alan “…diğer mevzuatta…” ibaresi ile (2)numaralı fıkrasına,
13. 20. maddesinin(3) numaralı fıkrasıyla ekli (1) Sayılı Liste’de yer alan kadroların iptaledilerek 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (2)numaralı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin eki (1)Sayılı Cetvel’in Hazine ve Maliye Bakanlığına ait bölümünden çıkarılmasına,
14. Geçici 2.maddesinin (1), (3), (4) ve (5) numaralı fıkralarında yer alan “…SigortaDenetleme Kurulu…” ibareleri ile (2) numaralı fıkrasına,
yönelik iptal talepleri 5/4/2023 tarihli ve E.2019/111,K.2023/63 sayılı kararla reddedildiğinden Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin tümüile bu maddelerine, fıkralarına, bendine, cümlelerine ve ibarelerine ilişkinyürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE,
Ç. 20. maddesinin(1) numaralı fıkrasıyla 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi veKontrol Kanunu’na ekli (III) Sayılı Cetvel’e eklenen “12) Sigortacılık veÖzel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” ibaresi hakkında 5/4/2023tarihli ve E.2019/111, K.2023/63 sayılı kararla karar verilmesine yerolmadığına karar verildiğinden bu ibareye ilişkin yürürlüğün durdurulmasıtalebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
5/4/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VII. HÜKÜM
17/10/2019 tarihli ve (47) numaralı Sigortacılık ve Özel EmeklilikDüzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
A. Tümünün Anayasa’yaaykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, M.Emin KUZ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
B. 1.maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “…denetlenmesine…” ibaresinin;
1. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
2. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
C. 3.maddesinin;
1. (1)numaralı fıkrasının birinci cümlesinin;
a. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
2. (2)numaralı fıkrasının;
a. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
3. (4) numaralıfıkrasının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna veİPTALİNE, Muhterem İNCE’nin karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
Ç. 4. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (ç) bendinin;
1. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
2. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
D. 5. maddesinin;
1. (1) numaralıfıkrasının birinci cümlesinin;
a. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
2. (4) numaralı fıkrasınınüçüncü, dördüncü ve beşinci cümlelerinin konu bakımından yetki yönündenAnayasa’ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, iptalhükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesininüçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralıfıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AYSONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
E. 7. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “…Kurumun hizmet birimleri vebunların görevlerini belirlemek.” ibaresinin;
1. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
2. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ile Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
F. 8. maddesinin(4) numaralı fıkrasının;
1.Birincicümlesinin;
a. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. İkincicümlesinin 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin(4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
G. 9. maddesinin;
1. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
2. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
Ğ. 10. maddesinin(4) ve (5) numaralı fıkralarının;
1. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE,Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ, Selahaddin MENTEŞ ile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
H. 12. maddesinin(1) numaralı fıkrasının;
1. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
2. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ile Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
I. 13. maddesinin(1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin konu bakımından yetki yönündenAnayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmününAnayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARINRESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
İ. 14. maddesinin;
1. (1) numaralıfıkrasında yer alan “…denetim, inceleme ve soruşturma…”, “…SigortacılıkUzmanı ve Sigortacılık Uzman Yardımcısı…” ve “…istihdam…”ibarelerinin;
a. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE,Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf ŞevkiHAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
2. (2) numaralıfıkrasının;
a. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
J. 15. maddesinin;
1. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
K. 19. maddesinin;
1. (1) numaralıfıkrasında yer alan “…diğer mevzuatta…” ibaresinin;
a. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
2. (2) numaralıfıkrasının;
a. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
L. 20. maddesinin;
1. (1) numaralıfıkrasıyla 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve KontrolKanunu’na ekli (III) Sayılı Cetvel’e eklenen “12) Sigortacılık ve ÖzelEmeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” ibaresine ilişkin iptal talebihakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA OYBİRLİĞİYLE,
2. (3) numaralıfıkrasıyla ekli (1) Sayılı Liste’de yer alan kadroların iptal edilerek10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (2) numaralı GenelKadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin eki (1) SayılıCetvel’in Hazine ve Maliye Bakanlığına ait bölümünden çıkarılmasının;
a. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
M. Geçici 2.maddesinin;
1. (1), (3), (4)ve (5) numaralı fıkralarında yer alan “…Sigorta Denetleme Kurulu…”ibarelerinin;
a. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE,Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ ile Yusuf Şevki HAKYEMEZ’inkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
2. (2) numaralıfıkrasının;
a. Konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
b. İçeriğiitibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNEOYBİRLİĞİYLE,
N. Geçici 3.maddesinin konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna veİPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
5/4/2023 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Mahkememiz çoğunluğu (47) numaralı Sigortacılık veÖzel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin (CBK)tümünün ve bazı maddelerinin Anayasa’ya aykırıolmadığına karar vermiştir. CBK’nın tümününve buna bağlı olarak iptali istenilen münferit maddelerinin konu bakımındanyetki yönünden, 7. ve 12. maddelerinin dava konusu hükümlerinin ise aynızamanda içerik yönünden Anayasa’ya aykırıolduğu kanaatindeyim.
A. CBK’nın Tümü veİptali İstenen Maddeleri
2. Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesinde kanunda açıkça düzenlenenkonularda CBK çıkarılamayacağı belirtilmiştir. Cumhurbaşkanının, yürütmeyetkisine ilişkin konularda CBK çıkarabilmesi için CBK’yladüzenlenecek konunun kanunlarda açıkça düzenlenmemiş olması gerekir.
3. Anayasa Mahkemesi CBK’lar için öngörülen bu kriteri uygularken bazı esaslarbelirlemiştir. Öncelikle CBK’larınanılan Anayasa hükmü yönünden yapılacak denetiminde karşılaştırmaya esasolabilecek, daha önce çıkarılmış bir kanun olup olmadığının tespit edilmesigerekir. Sonrasında ise -böyle bir kanun varsa- incelenen CBK kuralının kanununaçıkça düzenlediği bir konuyu düzenleyip düzenlemediği belirlenmelidir. Budeğerlendirme yapılırken önce ilgili kanunun CBK ile düzenlenen alanda hükümifade edip etmediğinin belirlenmesi, ardından da kanundaki düzenlemenin açıkolup olmadığının tespit edilmesi gerekir. Bu bağlamda CBK kuralı olmasaydı,karşılaştırmaya esas alınan kanun hükmünün CBK ile düzenleme yapılan konuyauygulanacak olup olmaması, CBK kuralının kanun ile düzenlenen konuda çıkarılıpçıkarılmadığına dair bir gösterge olacaktır (AYM, E.2019/96, K.2022/17,24/02/2022, § 40; E.2020/4, K.2022/147, 30/11/2022, § 32).
4. Bu açıklamalar ışığında dava konusu CBK’ya bakıldığında, düzenlemenin Sigortacılık ve ÖzelEmeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) teşkilat ve görevlerineilişkin olduğu görülmektedir. Nitekim CBK’nın “Amaç ve Kapsam” kenar başlıklı 1. maddesine göre “Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin amacı, sigortacılık veözel emeklilik sektörlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesine dairgörevleri yürütmek üzere Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenlemeve Denetleme Kurumunun kurulması ile teşkilat, görev,yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir”.
5. Buna göre dava konusu CBK, sigortacılıkve özel emeklilik sektörlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesiyle görevli SEDDK’nın kurulmasını, teşkilatını, görev, yetki vesorumluluklarını düzenlemektedir. CBK’nın tümününkonu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya uygunolması için, diğer hususlar yanında, söz konusu alanda açık bir kanunidüzenlemenin bulunmaması gerekmektedir.
6. CBK’nınçıkarıldığı anda ve halen yürürlükte olan 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 1. maddesinde “sigortacılık sektörünün güvenli ve istikrarlı bir ortamda etkin bir şekildeçalışmasını temin etmek üzere bu Kanuna tâbi kişi ve kuruluşların, faaliyetebaşlama, teşkilât, yönetim, çalışma esas ve usûlleri ile faaliyetlerinin sonaermesi ve denetlenmesine ilişkin hususlar… ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek”, Kanun’un amaçları arasında sayılmıştır.Aynı maddenin (2) numaralı fıkrasında da “Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketleri, reasürans şirketleri, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği,aracılar, aktüerler ile sigorta eksperleri bu Kanun hükümlerine tâbidir” denilmektedir.
7. Daha önemlisi 5684 sayılı Kanun’un “Denetim” kenarbaşlıklı 28. maddesinin (1) numaralı fıkrasında “her türlü sigortacılıkişlemlerinin denetimi”nin Sigorta Denetleme Kurulu (SDK)tarafından yapılacağı öngörülmektedir. Anılan maddenin (2) numaralı fıkrasındaSDK’nın kuruluşu düzenlenmektedir. Bunagöre SDK, “bir başkanile sigorta denetleme uzmanları, sigorta denetleme aktüerleri ile bunlarınyardımcılarından oluşur”. Müteakip fıkralarda ise sigortadenetleme uzmanları ve aktüerlerinin görev ve yetkileri düzenlenmektedir.
8. Bu hükümler, sigortacılıkpiyasasının denetiminden sorumlu bir kurum olan SDK’nınkuruluşunu, görev ve yetkilerini düzenleyen açık bir kanuni düzenlemeninbulunduğunu göstermektedir. Dava konusu CBK ise bu alanda faaliyet göstermeküzere SEDDK’nın veKurum (Başkanlık) teşkilatının kurulmasını öngörmektedir.Dolayısıyla kanunla düzenlenmiş olan bir konuda CBK ile farklı bir yapılanmayagidilmiştir. Dava konusu CBK’nın 19. maddesindediğer mevzuatta sigortacılık ve özel emekliliğe ilişkin olarak SDK’ya yapılan atıfların SEDDK’ya yapılmışsayılacağının belirtilmiş olması bile CBK ile kurulan yapının 5684 sayılı Kanun’dakinin devamı mahiyetinde olduğunu ortaya koymaktadır.Bu itibarla dava konusu CBK, kanunda açıkça düzenlenen bir konuda çıkarılmışCBK niteliğinde olduğundan konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırıdır.
9. Bu gerekçeler, CBK’nın iptaliistenen münferit maddeleri için de geçerlidir. EsasenCBK’nın tümü Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncücümlesine aykırı görüldüğünden iptali talep edilen diğer maddelerinin konubakımından yetki yönünden ayrıca incelenmesine gerek bulunmamaktadır (aynıyönde bkz. AYM, E.2021/85, K.2022/60, 01/06/2022, § 24).
B. CBK’nın 7. ve12. Maddelerinin Dava Konusu Hükümleri
10. CBK’nın 7.maddesinin (1) numaralı fıkrasının dava konusu (b) bendinde Kurulun görevleriarasında “Kurumun hizmetbirimleri ve bunların görevlerini belirlemek” de sayılmaktadır.CBK’nın 12. maddesinin dava konusu (1)numaralı fıkrası uyarınca da “hizmetbirimleri ile bu birimlerin çalışma usul ve esasları”nın Kurumunteklifi üzerine Cumhurbaşkanı tarafından yürürlüğe konulan yönetmeliklebelirleneceği öngörülmektedir.
11. Anayasa’nın 2.maddesinde güvenceye alınan ve devletin diğer tüm niteliklerini de niteleyenhukuk devleti, toplumsal hayatı düzenleyen yasal kuralların öngörülebilir vebelirli olmasını gerektirmektedir. Belirlilik ilkesi kanunların hem kişiler hemde idare yönünden herhangi bir duraksamaya, kuşkuya ya da tereddüte mahalbırakmayacak şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıcakamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifadeetmektedir (AYM, E.2019/47, K.2021/16, 04/03/2021, § 30; İ.K. [GK],B.No: 2019/20904, 15/4/2021, § 47).
12. Dava konusu CBK hükümlerinin ilkinde(m. 7/1/b) Kurumun hizmet birimlerini ve bunların görevlerini belirleme görevve yetkisi SEDDK’yaverilmiş, ikincisinde (m. 12/1) ise bunların Kurumun teklifi üzerineCumhurbaşkanı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi öngörülmüştür.Öncelikle kurallarda aynı konuya ilişkin farklı düzenlemeler bulunduğundan birbelirsizlik hatta çelişki söz konusudur. Bir yandan Kurumun hizmet birimlerinive bunların görevlerini belirleme görev ve yetkisi Kurula verilmekte, öteyandan hizmet birimleri ile bunların çalışma usul ve esaslarını belirlemeyetkisi Kurumun teklifi üzerine Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulacakyönetmeliğe bırakılmaktadır.
13. Kurallardaki bu çelişkiyi gidermekamacıyla, bir an için, Kurula verilen yetkinin “hizmetbirimlerini ve görevlerini belirleyip Kuruma sunmak”, Kurumungörevinin de bunları Cumhurbaşkanına teklif etmek olduğu kabul edilebilir. Budurumda da “teklifedilecek” hizmet birimlerinin neler olduğu ve ne tür görevleri ifa edeceklerigibi hususların dava konusu kurallarda belirlenmediği, konuya ilişkin genelçerçevenin, temel ilke ve esasların yönetmeliğe bırakıldığı anlaşılmaktadır.
14. Anayasa’nın 123.maddesi uyarınca kamu tüzelkişiliği kanunla veya CBK ile kurulabilir. Davakonusu CBK ile “kamu tüzelkişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahipSigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu”kurulmuştur (m.3). Kuşkusuz kurulma, en başta teşkilatı oluşturan hizmetbirimlerini ve bunların görevlerini belirlemeyi de gerektirmektedir.
15. Bununla birlikte, Anayasa’nın 123. maddesi CBK ile kurulan bir tüzel kişiliğinteşkilatlanmasına ilişin hususların CBK koyucu dışında idari organlarabırakılmasını mümkün kılmamaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi (4) numaralı CBKile kurulun Spor Toto Teşkilat Başkanlığınınyönetim kurulunun teşkiline ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılanyönetmelikle belirlenmesini öngören CBK hükmünü Anayasa’nın 123.maddesine aykırı bularak iptal etmiştir. Mahkemeye göre CBK ile kurulan bir kamu tüzel kişisinin teşkilat yapısının ne şekildeolacağını belirleme hususunda CBK’ya bırakılan “yetkinin başka bir idari organ tarafından kullanılması mümkün değildir” (AYM, E.2019/38, K.2022/148, 30/11/2022, § 23).
16. Dava konusu CBK’nın 12.maddesiyle yetkinin başka bir idari organa değil, CBK’yı daçıkaran organa bırakıldığı söylenebilir. Bu durum Anayasa’nın 123.maddesine aykırılığı ortadan kaldırmayacaktır, zira tüzel kişiliği kurabilenişlem Cumhurbaşkanlığı kararı (CK) değil CBK’dır. Bu ikiişlemi de aynı organın yapıyor olması, bunların hukuki statüsü ve yargısaldenetimine ilişkin esasların tamamen farklı olduğu gerçeğini değiştirmemektedir.Sözgelimi CBK’larınyargısal denetimi Anayasa Mahkemesi, CK’larlayürürlüğe konulan yönetmeliklerin denetimi ise Danıştay tarafındanyapılmaktadır. Bu denetimlerde kullanılan ölçü normlar da tamamen farklıdır. Buitibarla CBK ile düzenlenmesi gereken bir konunun hiçbir çerçeve, temel esas vekriter belirlenmeden idarenin düzenleyici işlemlerine bırakılması -diğersakıncaları yanında- bu işlemlerin yargısal denetimini de olumsuz yöndeetkileyecektir. Bu haliyle kurallar Anayasa’nın 2. ve123. maddelerine aykırıdır.
17. Diğer yandan, Anayasa’nın 124. maddesine göre Cumhurbaşkanı, bakanlıklar vekamu tüzel kişileri kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların veCumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlaraaykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler. Buna göre yönetmelik; (a)kanunun veya CBK’nınuygulanmasını sağlamak ve (b) bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarılabilir.
18. Buna karşın CBK’nın dava konusu 12.maddesi, kamu tüzelkişiliğini haiz Kurumun kendi görev alanını ilgilendiren CBK’nınuygulanmasını sağlamak üzere yönetmelik çıkarma yetkisini Cumhurbaşkanıkararına bağlamak suretiyle Anayasa’nın 124.maddesinde bulunmayan yeni bir şart ihdas etmektedir. Bu nedenle kural 124.maddeye de aykırıdır.
19. Yukarıda (A) v (B) başlıkları altındaaçıklanan gerekçelerle dava konusu CBK’nın tümününve iptali istenilen maddelerinin Anayasa’ya aykırıolduğunu düşündüğümden çoğunluğun red yönündeki kararına katılmıyorum.
Başkan
Zühtü ARSLAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
İptal istemine konu 47 numaralı Kararnamenin;
7. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yeralan “…Kurumun hizmet birimleri ve bunların görevlerini belirlemek.”ibaresinin içeriği itibarıyla,
10. maddesinin (4) ve (5) numaralı fıkralarının konu bakımındanyetki yönünden,
12. maddesinin (1) numaralı fıkrasının içeriğiitibarıyla,
14. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “…denetim,inceleme ve soruşturma…”, “…Sigortacılık Uzmanı ve Sigortacılık UzmanYardımcısı…” ve “…istihdam…” ibarelerinin konu bakımından yetkiyönünden,
14. maddesinin (1) numaralı fıkrasının konu bakımındanyetki yönünden,
15. maddesinin konu bakımından yetki yönünden,
20. maddesinin (3) numaralı fıkrasıyla ekli (1) SayılıListe’de yer alan kadroların iptal edilerek 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılıResmî Gazete'de yayımlanan (2) numaralı Genel Kadro ve Usulü HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin eki (1) Sayılı Cetvel’in Hazine ve MaliyeBakanlığına ait bölümünden çıkarılmasının konu bakımından yetki yönünden,
Geçici 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasının konubakımından yetki yönünden,
Sayın Başkan Zühtü Arslan’ın yukarıda belirtilen kurallarhakkında yazdığı ve katıldığım karşıoylarındaki gerekçeler doğrultusundaAnayasa’ya aykırı oldukları ve iptal edilmeleri gerektiği görüşündeyim.
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
A) (47) Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Tümünün Konu YönündenDeğerlendirilmesi
1.17.10.2019 tarihli ve(47) numaralı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun(SEDDK) Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK) ilekurulan kamu tüzel kişiliği haiz SEDDK’nın kurulması ile görev ve yetkilerinindüzenlenmesi nedeniyle tümünün Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla davaaçılmıştır.
2.SEDDK, sigortacılık veözel piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi amacıyla kurulmaktadır. Tüzelkişiliği haiz bu kurumun veya görev ve yetki yönünden bir benzerinin davakonusu CBK’dan önce 9/12/1994 tarihli ve 4059 sayılı Hazine MüsteşarlığınınTeşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’la Hazine Müsteşarlığı bünyesinde idaribirim olarak kurulan Sigortacılık Denetleme Kurumu (SDK) olarak oluşturulduğuve 5684 sayılı Kanun’un 28. ve 29. maddeleri uyarınca bir kısım görevlerüstlendiği görülmektedir.
3.2/7/2018 tarihli ve 703sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun veKanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun HükmündeKararname ile birtakım düzenlemeler yapılmış olsa da 5684 sayılı Kanun’unkonuya ilişkin 28. maddesi yürürlükten kaldırılmamıştır. Anılan madde davakonusu CBK yayınlandığında da yürürlükte olduğu gibi halen de yürürlükte olmayadevam etmektedir. Dolayısıyla dava konusu CBK’nın anılan Kanun hükmüyle aynıkonuda düzenleme yapıp yapmadığının incelenmesi gerekmektedir. Bu dava konusuCBK’nın amaç ve kapsam maddesi ile Kanun’un 28. maddesinin ilgili hükümlerininkarşılaştırılması yoluyla yapılabilecektir.
4.Dava konusu CBK’nınAmaç ve kapsam” kenar başlıklı 1. maddesi şöyledir:
Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin amacı, sigortacılık veözel emeklilik sektörlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesine dair görevleriyürütmek üzere Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenlenmesi ve DenetlemeKurumunun kurulması ile teşkilat, görev yetki ve sorumluluklarına ilişkin usulve esasları düzenlemektir.
5.5684 sayılı Kanun’un28. maddesinin ilgili bölümü ise söyledir:
(1) Türkiye’de faaliyet gösteren sigortaşirketleri, reasürans şirketleri, özel kanunlarına göre sigortacılıkfaaliyetinde bulunan kuruluşlar, sigorta reasürans araçları, sigorta eksperlikfaaliyetleri, aktüerler ve sigortacılık işlemi yapan veya sigortacılık alanındafaaliyet gösteren diğer kişilerin her türlü sigortacılık işlemlerinin denetimi,Sigorta Denetleme Kurulu tarafından yapılır.
(2) Sigorta Denetleme Kurulu, birbaşkan ile sigorta denetleme uzmanları, sigorta denetleme aktüerleri ilebunların yardımcılarından oluşur.
6.Görüldüğü üzere 5684sayılı Kanun’un 28. maddesi sigortacılık işlemlerinin denetimi göreviniteşkilat yapısı bir başkan ile sigorta denetleme uzmanları, sigorta denetlemeaktüerleri ile bunların yardımcıları şeklinde öngörülen Sigorta DenetlemeKurulu’na vermişken dava konusu CBK aynı görevi tamamen farklı bir teşkilatyapısına sahip Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenlenme ve Denetleme Kurumunavermekte, CBK’nın tamamı da Kanun’dan tamamen farklı olan bu kurumun kurulmasıile teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin ve esaslarınıdüzenlemektedir.
7.Dava konusu CBK’nın 19.maddesinde CBK’da yer alan görev ve yetkiler kapsamında diğer mevzuattasigortacılık ve özel emekliliğe ilişkin olarak Bakanlığa, kapatılanSigortacılık Genel Müdürlüğüne ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığına yapılanatıfların SEDDK’ya yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir. Bu da dava konusuCBK’nın kendisinin kurduğu SEDDK ile 5684 sayılı Kanun’un 28. maddesindedüzenlenen SDK’yı özdeşleştirmektedir.
8.Açıklanan nedenlerledava konusu CBK’nın tümünün Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınındördüncü cümlesine aykırı olduğunu düşündüğümden çoğunluk kararınakatılmıyorum.
9.Dava konusu CBK’nıntümünün Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesineaykırı olduğu tespiti CBK’nın ayrı ayrı iptali istenilen maddeleri bakımındanda geçerlidir.
B) CBK’nın 7. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (B)Bendinde Yer Alan “kurumun hizmet birimlerini ve bunların görevlerinibelirlemek” İbaresi ile 12. Maddesinin (1) NumaralıFıkrasının İçerik Yönünden Değerlendirilmesi
10. CBK’nın 12.maddesinin dava konusu (1) numaralı fıkrasında ise hizmet birimleri ile bubirimlerin çalışma usul ve esaslarının, bu CBK’da belirtilen faaliyet alanı ilegörev ve yetkilene uygun olarak Kurumun teklifi üzerine Cumhurbaşkanı kararıylayürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
11. Dava konusukurallarda hizmet birimlerinin neler olduğu, görev ve sorumlulukları, bubirimlerde görev yapacak kamu görevlilerinin kadro unvan ve sayıları gibi temelhususlarda hiçbir düzenleme yapılmaksızın bunların belirlenmesine dair yetkinindaha alt düzeydeki idari işlemlere bırakılması hukuki belirlilik ilkesiylebağdaşmamaktadır. Bu nedenle kurallar Anayasa’nın 2. ve 124. maddelerineaykırıdır.
Üye
Engin YILDIRIM
KARŞIOY GEREKÇESİ VE FARKLI GEREKÇE
(47) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin (CBK)tümünün; ayrıca 1. maddesindeki “…denetlenmesine…” ibaresinin, 3. maddesinin(1) numaralı fıkrasının birinci cümlesi ile (2) numaralı fıkrasının, 4.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinin, 5. maddesinin (1) numaralıfıkrasının birinci cümlesinin, 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b)bendindeki “…Kurumun hizmet birimleri ve bunların görevlerini belirlemek”ibaresinin, 8. maddesinin (4) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin, 9.maddesinin, 10 maddesinin (4) ve (5) numaralı fıkralarının, 12. maddesinin (1)numaralı fıkrasının, 14. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki “…denetim,inceleme ve soruşturma…”, “…Sigortacılık Uzmanı ve Sigortacılık UzmanYardımcısı…” ve “…istihdam…” ibareleri ile (2) numaralı fıkrasının, 15.maddesinin, 19. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki “…diğer mevzuatta…”ibaresi ile (2) numaralı fıkrasının, 20. maddesinin (3) numaralı fıkrasının vegeçici 2. maddesinin (1), (3), (4) ve (5) numaralı fıkralarındaki “…SigortaDenetleme Kurulu…” ibareleri ile (2) numaralı fıkrasının Anayasaya aykırıolmadığına ve iptal taleplerinin reddine karar verilmiştir.
1. Konu bakımından red kararlarının gerekçelerinde;CBK’nın tümünde ve yukarıda belirtilen kurallarında yürütme yetkisine ilişkinkonuların düzenlendiği, kuralların Anayasanın İkinci Kısmının Birinci ve İkinciBölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle DördüncüBölümünde yer alan siyasî haklara ve ödevlere ilişkin düzenleme içermediği,kurallarla kamu tüzelkişiliğini haiz Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenlemeve Denetleme Kurumunun kurularak bu kuruluşun görev ve yetkileri ileteşkilâtına ve personeline ilişkin düzenlemeler yapıldığı, kamu tüzelkişiliğibulunan kuruluşların Anayasanın 123. maddesinin son fıkrasına göre CBK ilekurulmasına imkân sağlanmasının sözü edilen hususların da CBK iledüzenlenebileceği anlamına geldiği, dolayısıyla kuralların Anayasanın 104.maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı bir yönününbulunmadığı, ayrıca bu konuların daha önce kanunlarda açıkça düzenlenmediği içinanılan fıkranın dördüncü cümlesine de aykırılığından söz edilemeyeceğibelirtilerek, konu yönünden Anayasanın 104. maddesine aykırılık bulunmadığısonucuna varılmıştır.
Dava konusu CBK ile, sigortacılık ve özel emekliliksektörlerinin düzenlenmesine ve denetlenmesine dair görevleri yürütmek üzereyukarıda adı geçen Kurum kurularak görev ve yetkileri, teşkilâtı, personeli,bütçesi ve gelirleri ile hesap ve harcamalarının denetimi düzenlenmiştir.
Bu karar da dahil olmak üzere konuya ilişkinkararlarımızın, CBK’ların anayasal çerçevesine ilişkin genel açıklamalarbölümlerinde belirtildiği üzere, 6771 sayılı Kanunla yapılan Anayasadeğişikliği ile hukuk sistemimize giren CBK’ların esasları Anayasanın 104.maddesinin onyedinci fıkrasında düzenlenerek Cumhurbaşkanına yürütme yetkisineilişkin konularda CBK ile düzenleme yapma yetkisi verilmiştir. Ancak aynıfıkranın üçüncü cümlesinde, Anayasada kanunla düzenlenmesi öngörülen konulardaCBK çıkarılamayacağı belirtilmiştir.
Bilindiği gibi, Anayasanın 123. maddesinin birincifıkrasında idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve kanunladüzenleneceği hükme bağlanarak idareye ilişkin genel ilke belirlenmiş; üçüncüfıkrasında ise kamu tüzelkişiliğinin kanun yanında CBK ile kurulmasına da imkânsağlanmıştır.
Çoğunluğun gerekçesinde, Anayasanın 123. maddesininüçüncü fıkrasında tanınan CBK ile kamu tüzelkişiliği kurma yetkisinindüzenlemeyi de kapsadığı, bu nedenle söz konusu Başkanlığın görev ve yetkileriile teşkilât yapısının da CBK ile düzenlenebileceği, dolayısıyla 104. maddeninonyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırılık bulunmadığı ifade edilse de, buyoruma aynı konudaki diğer karşıoy gerekçelerimde ayrıntılı olarak açıklanan veaşağıda özetlenen sebeplerle katılmam mümkün olmamıştır.
Anayasa koyucu; Anayasanın başka maddelerinde olduğu gibi123. maddede de “kurma” ve “düzenleme” kavramlarını ayrı ayrı kullanarakidarenin kanunla kurulması ve düzenlenmesi konusunda birinci fıkrada öngörülenilkeye üçüncü fıkrada sadece kamu tüzelkişiliğinin kurulması bakımından istisnagetirmiştir.
Esasen anılan maddeye ilişkin Anayasa değişikliğindesadece, 123. maddenin üçüncü fıkrasındaki “ancak kanunla veya kanunun açıkçaverdiği yetkiye dayanılarak” ibaresi “kanunla veya Cumhurbaşkanlığıkararnamesiyle” şeklinde değiştirilmiş; ilgili madde gerekçesinde, değişikliklekamu tüzelkişiliğinin CBK ile de “kurulabilmesine” imkân tanındığıaçıklanmıştır.
Bu itibarla, Anayasanın 123. maddesinin üçüncüfıkrasında, CBK’lar için birinci fıkradaki genel ilkeye getirilen istisnasadece kamu tüzelkişiliklerinin kurulmasına ilişkin olup -Anayasanın 106.maddesinin son fıkrasında bakanlıklar yönünden öngörüldüğü şekilde- buidarelerin görevleri, yetkileri ve teşkilât yapısı ile ilgili olarak CBK’larladüzenleme yapılması konusunda bir istisna getirilmemiştir.
Anayasa koyucu 106. maddenin son fıkrasında,bakanlıkların CBK ile kurulmasına imkân tanırken bunların görev ve yetkileriile teşkilât yapısının da CBK ile düzenlenebileceğini ayrıca hükme bağlamış;buna karşılık 123. maddenin üçüncü fıkrasında, birinci fıkradaki ilkeye sadecekamu tüzelkişiliğinin “kurulması” bakımından bir istisna öngörmüştür (genişaçıklama için bkz. 12/6/2020 tarihli ve E.2019/105, K.2020/30 sayılı kararailişkin karşıoy gerekçem. Aynı yönde bkz. 15/10/2020 tarihli ve E.2018/124,K.2020/56 sayılı; 14/1/2021 tarihli ve E.2019/77, K.2021/2 sayılı; 13/10/2022tarihli ve E.2021/95, K.2022/118 sayılı kararlara ilişkin karşıoygerekçelerim).
Bu itibarla, Anayasanın 123. maddesinin üçüncü fıkrasınagöre kamu tüzelkişiliğinin CBK ile kurulması mümkün olmakla birlikte, görev veyetkileri ile teşkilâtı, personeli ve bütçesine ilişkin olarak da düzenlemeleröngören (47) numaralı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve DenetlemeKurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin tümüve aynı gerekçelerle ayrı ayrı maddeleri Anayasanın 104. maddesinin onyedincifıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır (aynı yönde bkz. 13/12/2022 tarihli veE.2019/87, K.2022/158 sayılı karara ilişkin karşıoy gerekçem).
2. CBK’nın 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b)bendindeki “…Kurumun hizmet birimleri ve bunların görevlerini belirlemek…”ibaresi ile 12. maddesinin (1) numaralı fıkrasının içerik yönünden de Anayasayaaykırı olmadığına ilişkin çoğunluk gerekçesinde; Kurumun karar organı olanKurulun anılan hususları belirleyerek Kurumun teklifi üzerine Cumhurbaşkanıkararıyla yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlemesinde bir belirsizlikbulunmadığı, CBK’nın ilgili maddesinde Kurumun görevlerinin, ekli Cetvelde de kadrounvanları ve sayılarının belirtilmiş olmasından dolayı temel ilkeleribelirlenmemiş ve sınırsız bir alanın idarenin düzenlemesine bırakıldığından sözedilemeyeceği, bu nedenle kuralların Anayasanın 2. maddesine de aykırı olmadığıifade edilmiştir.
Bilindiği üzere, hukuk devletinin temel unsurlarındanbiri olan belirlilik ilkesi bütün düzenlemeler gibi kanun ve CBK hükümlerininde herhangi bir tereddüde ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık, net,anlaşılır, nesnel ve sınırlarının belirli olmasını; ilgililerin bu hükümlerinbelirli şartlarda ne tür sonuçlar doğurabileceğini makul bir düzeydeöngörmelerini mümkün kılacak ve keyfî uygulamalara imkân tanımayacak şekildedüzenlenmesini gerektirir (geniş açıklama için bkz. 3/6/2021 tarihli veE.2020/9, K.2021/37 sayılı karara ilişkin karşıoy gerekçem).
Bu ilkeye uyulmaması, kanunlar için yasama organına,CBK’lar için ise Cumhurbaşkanına verilen düzenleme yetkisinin Anayasa koyucununiradesine aykırı olarak idare tarafından kullanılması ve bu tasarrufların yargısaldenetimi konusunda Anayasa ile yetkilendirilen yargı yerinin değişmesi sonucunudoğurur. Üstelik, bu ilkeye uyulmaması nedeniyle yargısal denetimde gözönündebulundurulacak kriterler de gereği gibi düzenlenmemiş olacağından, belirlilikilkesinin temel amaçlarından birini oluşturan yargı denetimi de imkânsız hâlegelir (aynı yönde bkz. 24/2/2022 tarihli ve E.2019/96, K.2022/17 sayılı;25/1/2023 tarihli ve E.2020/48, K.2023/11 sayılı kararlara ilişkin karşıoygerekçelerim).
Yukarıda açıklanan sebeplerle, CBK’nın tümünün ve ayrıayrı iptali talebi reddedilen kurallarının konu bakımından yetki yönündenAnayasanın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine; 7. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (b) bendindeki dava konusu ibare ile 12. maddesinin (1)numaralı fıkrasının ayrıca içerik yönünden de Anayasanın 2. ve 123. maddelerinaykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun söz konusured kararlarına karşıyım.
3. CBK’nın 1. maddesindeki “…denetlenmesine…” ibaresinin,3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesi ile (2) numaralıfıkrasının ve 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinin içerikyönünden Anayasaya aykırı olmadığına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmaklabirlikte, red sonucuna yukarıda (1) numaralı maddede yaptığım açıklamalarçerçevesinde çoğunluğun red gerekçelerinde (§ 53) belirtilen sebeplerle değil,anılan kurallarda belirsizlik bulunmaması sebebiyle farklı gerekçeylekatılıyorum.
Üye
M. Emin KUZ
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Mahkememiz çoğunluğunun 18/10/2019 tarihli ve 30922sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 17/10/2019 tarihli ve (47) numaralıSigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat veGörevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin tümünün konu bakımındanyetki yönünden, 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan“Kurumun hizmet birimleri ve bunların görevlerini belirlemek” ibaresi ile 12.maddesinin (1) numaralı fıkrasının ise içerik yönü ile Anayasa’ya aykırı olmadığışeklindeki kararına katılmamaktayım.
2. Konu bakımından yetki ve içerik yönleriyle Anayasa’yaaykırılık gerekçelerim aşağıdaki başlıklarda şu şekildedir:
A. (47) numaralı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenlemeve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin tümünün konu bakımından yetki yönünden değerlendirilmesi:
3. Dava konusu (47) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin tümünün konu bakımından yetki yönü ile Anayasa’ya uygunluğunundeğerlendirildiği aşamada (47) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ndedüzenlenen konulara bakılarak yapılacak denetimde bu CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının ilk dörtcümlesindeki kurallara uygunluğunun test edilmesi gerekmektedir.
4. Bu bağlamda dava konusu (47) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin tümünün yürütme yetkisine ilişkin konularda çıkarılmış olması,Anayasa’nın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temelhaklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar veödevlerle ilgili düzenlemede bulunmaması, Anayasa’da münhasıran kanunladüzenlenmesi öngörülen konularda düzenlemede bulunmaması ve kanunda açıkçadüzenlenen konularda çıkarılmamış olması hususlarına bakılacaktır.
5. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin konu bakımından yetkiyönü ile gerçekleştirilen denetiminde somut davanın niteliği gereği buradaAnayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasındaki ilk üç cümlesini aşarakdördüncü cümlesi bağlamında denetim yapıldığında esasında çok açık biçimde (47)numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin kanunda açıkça düzenlenen konulardaçıkarıldığı görülmektedir.
6. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve DenetlemeKurumunun Teşkilat ve Görevleri düzenleyen dava konusu (47) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesi “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortacılıkve özel emeklilik sektörlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesine dair görevleriyürütmek üzere Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumununkurulması ile teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul veesasları düzenlemek”tedir.
7. Dava konusu (47) numaralı Sigortacılık ve ÖzelEmeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin 3 ila 15. maddelerinde ise kurumun kuruluş, görev ve yetkileri,Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Kurulun görev veyetkileri, Kurulun çalışma esasları, Başkan, Başkanlık, hizmet birimleri, personel,uzman istihdamı ve kadrolarla ilgili hususlar düzenlenmektedir. Kanunda ayrıca“çeşitli, geçici ve son hükümler”e yer verilmektedir.
8. Bununla birlikte dava konusu (47) numaralıCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde düzenlenen konuların bir kısmının halenyürürlükte bulunan 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda da düzenlenmiş olduğugörülmektedir. Nitekim 5684 sayılı Kanun’un “Amaç ve kapsam” başlıklı 1.maddesinde bu Kanun’un amacının, ülkemiz sigortacılığının geliştirilmesinisağlamak, sigorta sözleşmesinde yer alan kişilerin hak ve menfaatlerini korumakve sigortacılık sektörünün güvenli ve istikrarlı bir ortamda etkin bir şekildeçalışmasını temin etmek üzere bu Kanuna tâbi kişi ve kuruluşların, faaliyetebaşlama, teşkilât, yönetim, çalışma esas ve usûlleri ile faaliyetlerinin sonaermesi ve denetlenmesine ilişkin hususlar ve sigorta sözleşmesinden doğanuyuşmazlıkların çözümlenmesine yönelik olarak sigorta tahkim sistemi ile ilgiliusûl ve esasları düzenlemek olduğu belirtilmektedir.
9. Dolayısıyla 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’ndasigortacılıkla ilgili olarak düzenlenmiş olan konuların -en azından tümü olmasabile bir kısmının- dava konusu (47) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ndedüzenlenmekte olduğu görülmektedir.
10. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 28. maddesindeyer alan ve sigortacılık ile ilgili konumuz bağlamında dava konusu (47)numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin düzenlediği konular ilekarşılaştırmaya esas olarak örnek gösterilebilecek konular ve sigortacılıkkonusunda yetkilendirilmiş bir kuruluş olarak Sigorta Denetim Kurulu ile ilgilihüküm şu şekilde düzenlenmektedir:
“(1) Türkiye’de faaliyet gösteren sigortaşirketleri, reasürans şirketleri, özel kanunlarına göre sigortacılıkfaaliyetinde bulunan kuruluşlar, sigorta ve reasürans aracıları, sigortaeksperlik faaliyetleri, aktüerler ve sigortacılık işlemi yapan veyasigortacılık alanında faaliyet gösteren diğer kişilerin her türlü sigortacılıkişlemlerinin denetimi, Sigorta Denetleme Kurulu tarafından yapılır.
(2) Sigorta Denetleme Kurulu, bir başkan ilesigorta denetleme uzmanları, sigorta denetleme aktüerleri ile bunlarınyardımcılarından oluşur.”
11. Sigortacılık Kanunu’nda bu şekilde bir düzenlemebulunduğu ve bu Kanun’un halen yürürlükte olduğu göz önünde tutulduğunda (47)numaralı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme KurumununTeşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 5684 sayılıSigortacılık Kanunu’nda sigortacılıkla ilgili yer alan kurallarla aynıkonularda düzenlemeler içerdiği ortaya çıkmaktadır.
12. Burada 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda sadecesigortacılıkla ilgili bazı kuralların yer alıyor olması ve (47) numaralıCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde sigortacılık konusu yanında ayrıca düzenlenmişolan özel emeklilik konusunun 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda düzenlenmemişolmasının gerçekleştirilen Anayasa’ya uygunluk denetiminde farklı bir sonucaulaşmada etkisi bulunmamaktadır. Zira Anayasa’nın 104. maddesinin onyedincifıkrasının dördüncü cümlesinde esas alınacak kural “Kanunda açıkçadüzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz” şeklindedir.
13. Dolayısıyla bu Anayasa kuralı esas alındığındarahatlıkla ifade edilebilir ki 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda açıkçadüzenlenmiş bulunan sigortacılık konusu ve sigortacılık işlemlerinin denetimiile ilgili Sigorta Denetleme Kurulu varken dava konusu (47) numaralıCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde sigortacılık ile ilgili konuların -çok dahadetaylı biçimde olsa dahi- düzenlenmesi ve yine sigortacılıkla ilgili görev veyetkilerle donatılmış Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve DenetlemeKurulunun kurulması Anayasa’nın 104. maddesine aykırılık teşkil etmektedir.
14. Esasında konu bakımından yetki yönüyle buradakiAnayasa’ya aykırılık (47) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 5684 sayılıSigortacılık Kanunu’nda açıkça düzenlenen konuda çıkarılmış olmasındankaynaklanmaktadır. Burada (47) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin hemsigortacılığa ilişkin maddi hukuk boyutu ile hem de oluşturduğu teşkilat boyutuile daha detaylı düzenlemelere yer vermesi ve hatta 5684 sayılı Kanun’da yeralmayan özel emeklilikle ilgili konuları da ek olarak düzenlemiş olması farklıbir sonuca ulaşmak için yeterli görülemez.
15. Zira Cumhurbaşkanlığı sisteminde kanun ve Cumhurbaşkanlığıkararnamesi arasındaki ilişki ve bu iki kurala ilişkin düzenleme alanlarınabakıldığında ve özellikle de başta Anayasa’nın 7. ve 104. maddeleri olmak üzereilgili düzenlemeleri dikkate alındığında kanunun düzenleme alanının veCumhurbaşkanlığı kararnamesi karşısındaki konumunun çok daha farklı veayrıcalıklı olduğu görülmektedir.
16. Bununla birlikte Anayasa’da kanunun sahip olduğu bukonum ve kanunların bağlayıcı ve icrai niteliği dikkate alındığında dava konusu(47) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmü yürürlükte iken 5684 sayılıSigortacılık Kanunu’nda açıkça düzenlenmiş olan Sigorta Denetleme Kurulununidari teşkilat içerisinde canlı tutulması çok da kolay olmayacak, karmaşayasebebiyet verebilecektir. Oysa kanuni idare ilkesi gereğince esasında SigortaDenetleme Kurulu halen yürürlükte olan bir Kanun hükmüne dayalı olup bununteşkilatının kurulmasının Kanun’un zorunlu bir sonucu olduğu ifade edilmelidir.
17. Sonuç olarak dava konusu (47) numaralıCumhurbaşkanlığı Kararnamesi 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda yer alankonuları daha detaylı biçimde düzenlemiş olması ve teşkilat olarak da Kanun’dayer verilen Sigorta Denetleme Kurulundan daha farklı ve daha geniş görevli birkurul olarak Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulunudüzenlemiş olsa da kanunda açıkça düzenlenmiş olan bir konuda düzenleme yapmışkabul edilmelidir.
18. Yukarıda sıralanan gerekçelerle dava konusu (47)numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin tümünün konu bakımından yetki yönüile Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının dördüncü cümlesineaykırılık gerekçesiyle iptali gerekmektedir.
B. (47) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 7.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “Kurumun hizmetbirimleri ve bunların görevlerini belirlemek” ibaresi:
19. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve DenetlemeKurulunun görev ve yetkilerinin düzenlendiği maddede yer alan “Kurumun hizmetbirimleri ve bunların görevlerini belirlemek” şeklindeki kuralın içerikyönünden Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğu kanaatindeyim.
20. İbare her ne kadar Kurumun hizmet birimlerini ve buhizmet birimlerinin görevlerini belirlemeyi Kurulun görev ve yetkileri arasındasayıyorsa da bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin hiçbir maddesinde bu hizmetbirimlerinin hangileri olduğuna dair hiçbir düzenleme yer almamaktadır.Dolayısıyla hizmet birimlerinin hangileri olduğu konusunda CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nde bir belirsizlik söz konusudur.
21. Dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmü esasalındığında Kurumun hizmet birimlerini ve bu hizmet birimlerinin görevleriniidari bir birim olan Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve DenetlemeKurulu belirleyecektir. Bununla birlikte Kurulun bu hizmet birimlerinibelirleme sürecinde faydalanabileceği hiçbir husus dava konusu (47) numaralıCumhurbaşkanlığı Kararnamesi maddelerinde düzenlenmiş değildir.
22. Oysa Anayasa’nın 123. maddesindeki kamutüzelkişiliğinin kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulacağışeklindeki hükümden hareketle (47) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ileayrı kamu tüzelkişiliği şeklinde kurulan Sigortacılık ve Özel EmeklilikDüzenleme ve Denetleme Kurumunun hizmet birimlerinin hangileri olduğu, buhizmet birimlerinin görev ve yetkilerinin de ana hatları ile (47) numaralıCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde belirlenmiş olması gerekirdi.
23.Sıralanan gerekçelerle “Kurumun hizmet birimleri vebunların görevlerini belirlemek” şeklindeki ibarede bu hizmet birimlerininhangileri olduğu, hangi hizmet biriminin hangi görevi yerine getireceği ileilgili hususlarda temel çerçevenin hiçbir şekilde CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nde yer almadan bu belirlemeleri tamamen idari niteliktekiSigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kuruluna bırakan davakonusu ibarenin belirsiz olduğu için içerik yönüyle Anayasa’nın 2. maddesindekihukuk devleti ilkesi ile Anayasa’nın 123. maddesine aykırılık gerekçesiyleiptali gerekmektedir.
C. (47) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 12.maddesinin (1) numaralı fıkrası:
24. “Hizmet birimleri” başlıklı 12. maddenin (1) numaralıfıkrasında hizmet birimleri ile bu birimlerin çalışma usul ve esaslarının buCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde belirtilen faaliyet alanı ile görev veyetkilere uygun olarak Kurumun teklifi üzerine Cumhurbaşkanı kararıylayürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği öngörülmektedir.
25. (47) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 12.maddesinin dava konusu (1) numaralı fıkrasında içerik yönü ile iki konudaAnayasa’ya aykırılık mevcuttur.
26. İlk olarak fıkrada yer alan “hizmet birimleri ile bubirimlerin çalışma usul ve esasları” ibaresi belirsizlik taşımaktadır. (47)numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasının(b) bendinde yer alan “Kurumun hizmet birimleri ve bunların görevlerinibelirlemek” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ilişkin belirttiğimgerekçeler bu ibare yönünden de geçerlidir.
27. Bu nedenle (1) numaralı fıkradaki “hizmet birimleriile bu birimlerin çalışma usul ve esasları” ibaresi Anayasa’nın 2. maddesindekihukuk devleti ilkesi ile Anayasa’nın 123. maddesine aykırıdır.
28. İkinci olarak ise kurumun hizmet birimleri ve bubirimlerin çalışma usul ve esaslarının bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde belirtilenfaaliyet alanı ile görev ve yetkilere uygun olarak Kurumun teklifi üzerineCumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceğini öngörenkural içerik yönü ile Anayasa’nın 124. maddesine aykırıdır.
29. Kuralla Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme veDenetleme Kurumunun hizmet birimleri ile bu birimlerin çalışma usul veesaslarının Kurumun teklifi üzerine Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulanbir yönetmelikle belirlenmesi Anayasa’ya aykırılığı ortaya çıkarmaktadır. Zira davakonusu fıkra hükmüne göre Kurum tek başına değil Cumhurbaşkanı kararıylayönetmelik çıkarabilecektir. Bununla birlikte yönetmelik çıkarma sürecindeKurum inisiyatifi ile yönetmeliğin Kurum tarafından çıkarılabileceğinisöyleyebilmek kolay değildir. Zira kuralın düzenleniş biçimiyle ifade etmekgerekirse Kurum, ancak kendi teklifi üzerine Cumhurbaşkanı kararıyla yönetmelikçıkarabilecektir.
30. Esasında ayrı kamu tüzel kişiliğini haiz, idari vemali özerkliğe sahip Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve DenetlemeKurumu bağımsız bir idari otorite şeklinde kurulmuştur. Kurumun Anayasa’nın124. maddesi hükmü gereğince tek başına yönetmelik çıkarma yetkisibulunmalıdır. Anayasa’nın 124. maddesinde kamu tüzelkişilerinin kendi görevalanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerininuygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmeliklerçıkarabileceği öngörülmektedir.
31. Oysa dava konusu kuraldaki düzenleme biçimi esas alındığındaKurumun yönetmelik çıkarma sürecindeki yetkisi sadece Cumhurbaşkanınayönetmelik çıkarma konusunda teklifte bulunmak şeklindedir. Bu teklif üzerineyönetmelik ancak Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulacaktır.
32. Yukarıda sıralanan gerekçelerle dava konusuCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 12. maddesinin (1) numaralı fıkrası bu yönüile de içerik bakımından Anayasa’nın 124. maddesine aykırı olup iptaligerekmektedir.
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
KARŞI OY
1.17/10/2019 tarihli ve (47) numaralı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme veDenetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin; 10. Maddesinin (4) ve (5) numaralı fıkralarının yetki yönündenAnayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin reddine Sayın Çoğunluktarafından karar verilmiştir. Dava konusu kurallar Kurum Başkanının görev veyetkilerini düzenlemektedir. Görev ve yetki meselesinin münhasıran kanun iledüzenlenmesi gerektiği konusunda mahkememizin daha önce yayınlanan kararlarındakarşı oyumu ve gerekçelerimi belirtmiştim. Anayasa Mahkemesinin 09/11/2022tarih 2018/123 E. 2022/138 K. Sayılı karardaki gerekçelerle Sayın çoğunluğungörüşüne katılmadım.
Üye
Selahaddin MENTEŞ
KARŞI OY
1. Mahkememiz çoğunluğu (47) numaralı Sigortacılık veÖzel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin (CBK);
10. maddesinin (4) ve (5) numaralı fıkralarının, 14.maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “…denetim, inceleme vesoruşturma…”, “…Sigortacılık Uzmanı ve Sigortacılık Uzman Yardımcısı…” ve“…istihdam…” ibarelerinin, 14. maddesinin (2) numaralı fıkrasının, 15.maddesinin, 20. maddesinin (3) numaralı fıkrasının, Geçici 2. maddesinin (2)numaralı fıkrasının,
konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir. Aşağıda açıklanannedenlerle bu karara katılma imkânı olmamıştır.
A. CBK’nın 10. Maddesinin(4) ve (5) Numaralı Fıkraları
2. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve DenetlemeKurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında CBK’nın 10. maddesinde KurumBaşkanının görev ve yetkileri düzenlenmiş, (4) numaralı fıkrada “Kurum,incelemelerini Başkanın onayından geçmiş çalışma programları ile Başkantarafından yapılan görevlendirmeler çerçevesinde gerçekleştirir.” hükmü;(5) numaralı fıkrada ise “Başkan, yapılacak yerinde denetimde, Kurum meslekpersoneli arasından uygun göreceği birini görevlendirebileceği gibi bunlararasından oluşturulan bir denetim ekibini de görevlendirebilir.” hükmükurala bağlanmış olup anılan fıkralar dava konusu kuralları oluşturmaktadır.
3. Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine göre Anayasa’nın münhasıran kanunladüzenlenmesini öngördüğü konularda CBK çıkarılmaz.
4. Anayasa’nın 128. maddesinin ikincifıkrasında “Memurların ve diğer kamugörevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları veyükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.” hükmüne yer verilerekkamu görevlilerinin görev ve yetkilerine ilişkin hususların kanunladüzenlenmesi öngörülmüştür.
5. Dava konusu kurallarla Kurumun en üst yöneticisi olan ve kamu görevlisi sıfatınıhaiz bulunan Başkanın, Kurumun inceleme ve denetim faaliyetleriyle ilgiliişleyişine yönelik görev ve yetkileri belirlenmektedir. Dolayısıyla kurallar Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasıkapsamında kamu görevlilerinin görev ve yetkilerine ilişkin bir konuyudüzenlemektedir.
6. Bu çerçevede Anayasa’nın 128. maddesi bağlamındamünhasıran kanunla düzenlenmesi gereken bir konuda düzenleme yaptığı görülenkuralların Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesini ihlal ettiği anlaşılmaktadır.
7. Açıklanan gerekçelerle kurallar, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesineaykırıdır.
B. CBK’nın 14. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasında YerAlan “…denetim, inceleme ve soruşturma…”, “…Sigortacılık Uzmanı veSigortacılık Uzman Yardımcısı…” ve “…istihdam…” İbareleri
8. Dava konusu kural, 657 sayılı Kanun’a yaptığı atıflaKurumda Sigortacılık Uzmanı ve Sigortacılık Uzman Yardımcısı istihdamedilebilmesine imkân tanınmakta ve bu personelin denetim, inceleme vesoruşturma yetkisini haiz olmasını düzenlenmektedir. Kurum bünyesindekipersonellerin kamu görevlisi niteliği taşıdıkları açıktır.
9. Yukarıda da açıklandığı üzere Anayasa’nın 128.maddesinde kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkilerininkanunla düzenlenmesi öngörülmüştür.
10. Dava konusu kuralda anılan personelin haiz olduğubelirtilen denetim, inceleme ve soruşturma yetkilerini 657 sayılı ek 41.maddesine atıfla düzenlemektedir. Bu niteliklerin bizzat CBK kuralı iledüzenlenmesi ile CBK kuralında kanuna atıfla düzenlenmesi arasında farkbulunmamaktadır.
11. Açıklanan gerekçelerle kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesineaykırıdır.
C. CBK’nın 14.Maddesinin (2) Numaralı Fıkrası
12. CBK’nın 14. maddesinin (2) numaralı fıkrasında “Kurumda375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 26 ncı maddesinde belirtilen usul veesaslar çerçevesinde yerli ve yabancı personel istihdam edilebilir.” hükmükurala bağlanmakta olup söz konusu fıkra dava konusu kuralı oluşturmaktadır.
13. Kural Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme veDenetleme Kurumunda 375 sayılı KHK’nın ek 26. maddesine göre personelistihdamına imkân sağlamaktadır. Bu personel yerli veya yabancı olabilecektir.
14. İptali istenen kural, 375 sayılı KHK’nın ek 26.maddesi kapsamında personel istihdam edilebilmesine imkân tanımakta, başka birifadeyle atıf yapılan madde kapsamındaki düzenlemeyi bir bütün hâlindeuygulanır hale getirmektedir. 375 sayılı KHK’nın ek 26. maddesinin ikincifıkrasında “…verilecek her türlü ödemeler dahil ücretler…” in tespitihükme bağlanmıştır. Dolayısıyla dava konusu kuralla Sigortacılık ve ÖzelEmeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunda çalıştırılacak personelin alacağıücret belirlenmekte, diğer bir ifadeyle ücret konusunda bir düzenlemeöngörülmektedir.
15. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesinde Anayasa’nın İkinci Kısım Birinci ve İkinci Bölümlerinde yeralan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile Dördüncü Bölümü’nde yer alansiyasi haklar ve ödevlerin CBK’yla düzenlenemeyeceği belirtilmiştir.
16. Anayasa'nın 35. maddesiyle güvenceye bağlananmülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen hertürlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, §20).
17. Anayasa Mahkemesinin norm denetimi ve bireyselbaşvuruya ilişkin kararlarında da kişilere ödenmesi öngörülen ücret, maaş,yaşlılık aylığı, emeklilik ikramiyesi ve kıdem tazminatı gibi ödemeler mülkiyethakkı kapsamında değerlendirilmektedir. (AYM, E.2019/50, K. 2019/96,25/12/2019, § 13; bireysel başvuruya konu kararlar için bkz. Ayten Yeğenoğlu,B. No: 2015/1685, 23/5/2018, § 32; Naci Altınbulduk, B. No: 2017/38608,11/12/2019, § 19; Muzaffer Peker, B. No: 2016/7192, 7/11/2019, § 30).
18. Bu bağlamda Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenlemeve Denetleme Kurumu personeline yapılacak ödemeler söz konusu kişilere ekonomikmenfaat temin etmeyi içerdiğinden “mülkiyet hakkı” kapsamındadır. Buitibarla dava konusu kural Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesi uyarınca CBK ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kalmaktadır.
Ç. CBK’nın 15. Maddesi
19. Kuralın birinci cümlesinde Kurumda istihdam edilecekpersonelin kadroları ihdas edilmekte; bu kadroların sınıf, unvan, derece vesayıları CBK’ya ekli (I) sayılı cetvelde gösterilmektedir. Kuralın ikincicümlesinde ise Kurul bu cetvelde yer alan toplam kadro sayısı geçilmemek vemevcut kadro unvanları veya (2) numaralı CBK’nın ekindeki cetvellerde yer alankadro unvanlarıyla sınırlı olmak üzere kadro sınıf, unvan ve derecelerindedeğişiklik yapmaya, bu kadroların kullanılmasına ilişkin usul ve esaslarıbelirlemeye ve boş kadroları iptal etmeye yetkili kılınmaktadır.
20. Kural ile düzenleme yapılan kadrolarda görev alacak kişilerinAnayasa’nın 128. maddesinde belirtilen memur veya diğer kamu görevlisiniteliğini haiz oldukları dikkate alındığında kadrolarına ilişkindüzenlemelerin kanunla yapılması gerektiği açıktır.
21. Açıklanan nedenle kural Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır.
D. CBK’nın 20.Maddesinin (3) Numaralı Fıkrası
22. CBK’nın 20. maddesinin (3) numaralıfıkrasında, ekli (1) sayılı listede yer alankadroların iptal edilerek (2) numaralı Genel Kadro ve Usulü Hakkında CumhurbaşkanlığıKararnamesinin eki (1) sayılı Cetvelin Hazine ve Maliye Bakanlığına aitbölümünden çıkarıldığı hükme bağlanmış olup kadro iptaline ilişkin anılan fıkradava konusu kuralı oluşturmaktadır.
23. Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında “Memurlarınve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri,hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunladüzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerisaklıdır.” hükmüne yer verilerek memurlar ve diğer kamu görevlilerininnitelikleri ve atanmalarına ilişkin hususların münhasıran kanunla düzenlenmesiöngörülmüştür.
24. Kadro ihdası ve iptali Anayasa’nın 128. maddesiuyarınca münhasıran kanunla düzenlenmek suretiyle yapılabilir. CBK ileyapılamaz.
25. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır.
E. CBK’nınGeçici 2. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrası
26. Kural, yeni kurulan SEDDK’nın teşkilatlanması tamamlanıncaya kadar buKuruma verilen görev ve hizmetlerin ihtiyaç duyulması hâlinde bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihte kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve SigortaDenetleme Kurulu Başkanlığında görev yapmakta olan personel tarafından mevcutkadro ve unvanları ile yürütülmesi ve bu süre boyunca Kurumda geçici olarakgörevlendirilmiş sayılması hükme bağlanmaktadır.
27. Kural, Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme KuruluBaşkanlığı personelinin SEDDK’da geçici görevlendirilmesini dolayısıyla personelin kadro ve unvanlarını belirlemektedir.
28. Anayasa’da CBK’larla düzenleneceğiözel olarak öngörülen konulara ilişkin Anayasa hükümlerinin açıkça izin verdiğihususlar hariç olmak üzere Anayasa’nın münhasıran kanunla düzenlenmesiniöngördüğü konularda CBK çıkarılması mümkün değildir.
29. Anayasanın 128. maddesinin ikincifıkrasında, memurlar ile diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları,görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğerözlük işlerinin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmakta olup anılan fıkradasayılan bu hususları doğrudan etkileyen ve kamuhizmeti görevlilerinin hukuki durumlarını belirleyen geçici görevlendirmeyleilgili konuların da kanunla düzenlenmesi gerekir.Dolayısıyla memurlar ve diğer kamu görevlilerinin geçicigörevlendirilmeleri Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrası uyarıncamünhasıran kanunla düzenlenmesi gereken hususlardan olup ayrıca, Anayasa’da CBK’larla düzenleneceği özel olaraköngörülen konular kapsamında da yer almamaktadır.
30. Bu itibarla Anayasa’nın 128.maddesinin ikinci fıkrası kapsamında münhasırankanunla düzenlenmesi gereken kamu görevlileriningeçici görevlendirilmesine yönelik düzenlemeyi öngören kuralın Anayasa’nın104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncücümlesini ihlal ettiği anlaşılmaktadır.
31. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırıdır.
Tüm bu açıklamalar ışığında ilgili kuralların konubakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırıolmadığına dair mahkememiz çoğunluğunun kararınakatılma imkânı olmamıştır.
Üye
Kenan YAŞAR
KARŞIOY GEREKÇESİ
1.Mahkememiz çoğunluğu, 18/10/2019 tarihli ve 30922 sayılı Resmî Gazete’deyayımlanan 17/10/2019 tarihli ve (47) numaralı Sigortacılık ve Özel EmeklilikDüzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) Teşkilat ve Görevleri HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 3. maddesinin (4) numaralı fıkrasının konubakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline kararvermiştir.
2.İptaline karar verilen kural, SEDDK’nin, 47 numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesi ve ilgili mevzuat çerçevesinde sahip olduğu mali kaynaklarını görevve yetkilerinin gerektirdiği ölçüde, kendi bütçesinde belirlenen usul veesaslar dahilinde serbestçe kullanacağını hükme bağlanmıştır. İptalgerekçesinde anılan fıkranın, SEDDK’nin mali kaynaklarını hangi usul, esas veilkeler çerçevesinde kullanacağını belirlediğini, kuralın bu haliyle bütçeninuygulanmasına ilişkin bir düzenleme niteliğinde olduğunu, bütçeninuygulanmasına ilişkin hususların ise Anayasa’nın 161. maddesi uyarınca kanunladüzenlenmesi gereken konu kapsamında kaldığından Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı olduğu belirtilmiştir.
3. Öncelikle belirtmek gerekir ki iptaline karar verilen düzenleme,bütçe kanunu ile düzenlenen gelir ve giderleri etkilememekte, böyle bir amaçtaşımamakta, aksine bütçe kanunu ile finansman sağlandığı takdirdekullanılabilecek bir yetki vermektedir. Ayrıca 5018 sayılı Kamu Yönetimi veKontrol Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde düzenleyici ve denetleyicikurumların, anılan Kanun’un sadece 3, 7, 8, 12, 15, 17, 18, 19, 25, 42, 43, 44,47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 68 ve 76 78. maddelerine tâbi olacağıbelirtilmiştir. Ek olarak aynı Kanun’un 68. maddesiyle düzenleyici vedenetleyici kurumların bütçesinin de Sayıştay’ın disiplin ve denetimi altınaalınmış olup, iptal edilen düzenlemedeki serbestçe kullanılmasından, 5018sayılı Kanuna aykırı bir kullanım yapılacağı anlamı çıkarılamaz. Dolayısıylaiptaline karar verilen kuralın Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyledüzenlenebileceği anlaşılmaktadır.
4. Sonuç itibarıyla dava konusu kural Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine uygun olduğundan çoğunluğunaksi yöndeki kararına katılmıyorum.
Üye
Muhterem İNCE