ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2019/20
Karar Sayısı:2019/95
Karar Tarihi:25/12/2019
R.G. Tarih – Sayı:11/2/2020 –31036
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Düzce 2. İş Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU:31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 53. maddesine 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun’un 33.maddesiyle eklenen ikinci fıkranın Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığıileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Ödenenemeklilik aylıkları ile sağlık giderlerinin borç çıkarılması işlemine karşıaçılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ
A. İptali İstenen Kanun Hükmü
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 53. maddesişöyledir:
“Sigortalılık hallerinin birleşmesi
MADDE 53- (Değişik birinci fıkra: 13/2/2011-6111/33 md.)Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alansigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynıanda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynımaddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yeralan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesihalinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalısayılır. Ancak, sigortalılık hallerinin çakışması nedeniyle Kanunun 4 üncümaddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılığı esasalınanlar, yazılı talepte bulunmak ve Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenenprime esas kazanç alt sınırı ve üst sınırına ilişkin hükümler saklı olmakkaydıyla, esas alınmayan sigortalılık statüsü kapsamında talep tarihindenitibaren prim ödeyebilirler. Bu şekilde ödenen primler; iş kazası ve meslekhastalığı sigortasından sağlanan haklar yönünden, Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde, kısa vadelisigorta kollarından sağlanan diğer yardımlar ile uzun vadeli sigortakollarından sağlanan yardımlar yönünden ise Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde değerlendirilir. Bufıkra hükümlerine göre ödeme talebinde bulunulduğu halde ait olduğu ayı izleyenayın sonuna kadar ödenmeyen primlerin ödenme hakkı düşer. 4 üncü maddeninbirinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi ile aynı maddeninbirinci fıkrasının (b) bendindeki diğer sigortalılık statülerine aynı anda tabiolacak şekilde çalışılması durumunda, (b) bendinin (4) numaralı alt bendidışındaki diğer sigortalılık durumu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)bendi kapsamında muhtar sigortalılığı ile aynı maddenin birinci fıkrasının (b)bendindeki diğer sigortalılık statülerine aynı anda tabi olacak şekildeçalışılması durumunda muhtar sigortalılığı dikkate alınır.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) 4 üncü maddeninbirinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortakoldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendikapsamında sigortalı bildirilemezler.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) İsteğe bağlı sigortalıolanların 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamınatabi olacak şekilde çalışmaya başlamaları halinde, bu Kanunun 51 incimaddesinin üçüncü fıkrası saklı kalmak kaydıyla isteğe bağlı sigortalılık halisona erer.
Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b)ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık halleri ile 5 inci maddenin (a) ve (e)bentlerine tâbi sigortalılık hallerinin çakışması halinde, 4 üncü maddekapsamında sigortalı sayılır ve birinci fıkra hükmü uygulanır.
Birinci fıkra hükmü saklı olmak üzere sigortalının, bumadde hükmüne göre sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka birsigortalılık hali için prim ödemiş olması durumunda, ödenen primler birincifıkraya göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas alınansigortalılık halinde geçmiş kabul edilir.
(Değişik fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sigortalı sayılanlardan 4 üncümaddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tabiolarak çalışmış olanların yaşlılık aylığı bağlanma taleplerinde, en fazlasigortalılığın geçtiği sigortalılık hali, hizmet sürelerinin eşit olması ile malûllükve ölüm halleri ile yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenenvazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları sigortalılık halinin kanunladeğiştirilmesi durumunda ise son sigortalılık hali esas alınır.”
B. İlgili Görülen Kanun Hükmü
Kanun’un ilgili görülen 4.maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Sigortalı sayılanlar
MADDE 4- (Değişik: 17/4/2008-5754/2 md.)
Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulamasıbakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işverentarafından çalıştırılanlar,
b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlıolmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;
1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniylegerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar,
2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkârsiciline kayıtlı olanlar,
3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olanortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları,diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,
4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,
c) Kamu idarelerinde;
1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabiolmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgilikanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemişolanlar,
2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinetabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendikapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılıDevlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar,
sigortalı sayılırlar.
…”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, RecepKÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, HasanTahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ veYıldız SEFERİNOĞLU’nun katılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısındadosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine 14/3/2019tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgiligörülen kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları vebunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A. Sınırlama Sorunu
3. Anayasa’nın 152. ve 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40.maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, bu davada uygulanacak birkanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırıgörürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddiolduğu kanısına varırsa bu hükümlerin iptalleri için Anayasa Mahkemesinebaşvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesinebaşvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren birdavanın bulunması ve iptali talep edilen kuralın da o davada uygulanacak olmasıgerekmektedir. Uygulanacak kural ise davanın değişik evrelerinde ortaya çıkansorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yöndeetki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
4. Başvuru kararında, 5510 sayılıKanun’un 53. maddesine 5754 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle eklenen “4 üncümaddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine aitveya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının(a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler.” biçimindeki ikincifıkranın iptali talep edilmiştir.
5. Bakılmakta olan dava, davacının hizmet akdiyleçalışmakta olduğu limited şirkete ortak olması nedeniyle fazla ödenen ve borççıkarılan aylıklar ile yersiz sağlık giderlerinin geri alınması işlemine karşıaçtığı menfi tespit davasıdır.
6. İtiraz konusu kural, 5510 sayılı Kanun’un 4.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında belirtilen kişilerin anılanfıkranın (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemeyeceklerini hüküm altınaalmaktadır. Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise bukişiler; köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendiadına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ticari kazanç veya serbest meslekkazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar,gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar, anonimşirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüşkomandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatmaiştiraklerinin tüm ortakları ve tarımsal faaliyette bulunanlar şeklindebelirlenmiştir. Bu bağlamda itiraz konusu kural gereğince hizmet akdine bağlıolmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan söz konusu kişiler,kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı hizmet akdi ile birveya birden fazla işveren tarafından sigortalı bildirilemeyecektir.
7. Bakılmakta olan davanın davacının hizmet akdiyleçalışmakta olduğu Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yeralan “…diğer şirket … tüm ortakları,…” kapsamındaki limited şirketortağı olması nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının(a) bendine göre sigortalı bildirilemeyeceği gerekçesiyle borç çıkarılan aylıkve sağlık giderlerinin geri alınması işlemine karşı açılan menfi tespit davasıolduğu gözetildiğinde itiraz konusu kuralın bakılmakta olan davada limitedşirket tüm ortaklarıyla sınırlı olarak uygulanabileceği, Kanun’un 4. maddesininbirinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ve limited şirkete ilişkin olmayandiğer kuralların ise uygulanma imkânının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
8. Açıklanan nedenle Kanun’un 53. maddesinin itirazkonusu ikinci fıkrasının limited şirket tüm ortakları yönündenincelenmesi gerekir.
B. Genel Açıklama
9. 5510 sayılı Kanun’un kabul edilmesiyle daha önceyürürlükte olan sosyal sigorta sistemiyle ilgili kanunlar yürürlüktenkaldırılmış ve sosyal sigorta sistemi 5510 sayılı Kanun’da yenidendüzenlenmiştir. Kanun’un 4. maddesinde ise kısa ve uzun vadeli sigorta kollarıuygulaması bakımından sigortalı sayılanlar üç kategori şeklinde belirlenmiştir.Buna göre Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının;
(a) bendinde hizmet akdi ile bir veya birden fazlaişveren tarafından çalıştırılanların,
(b) bendinde köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdinebağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ticari kazançveya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisimükellefi olanlar, gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkâr sicilinekayıtlı olanlar, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları,sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğerşirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları ile tarımsal faaliyettebulunanların,
(c) bendinde kamu idarelerinde 4. maddenin birincifıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan kadro ve pozisyonlarda sürekli olarakçalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olmasıöngörülmemiş olanlar ile 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinetabi olmayanlardan sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendikapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 14/7/1965tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86. maddesi uyarınca açıktanvekil atananların, sigortalı sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
10. 5510 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinde Kanun’unyürürlüğe girdiği tarihten önce 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı SosyalSigortalar Kanunu ile 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı Tarım İşçileri SosyalSigortalar Kanunu’na tabi olanlar Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a)bendi kapsamında, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve 5510 sayılı Kanun’lamülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve HesabınaÇalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi olanlar Kanun’un 4. maddesininbirinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılıTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’na tabi olanlar ise Kanun’un 4.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilmiştir.
11. 5510 sayılı Kanun’un itiraz konusu kuralın da yeraldığı 53. maddesinde ise sigortalılık hâllerinin birleşmesi düzenlenerekbirden fazla sigortalılık durumunda hangi sigortalılık statüsünün geçerliolacağı hakkında düzenlemeler yapılmıştır.
C. İtirazın Gerekçesi
12. Başvuru kararında özetle; Kanun’un 4. maddesininbirinci fıkrasının (b) bendi kapsamında hizmet akdine bağlı olmaksızın kendiadına ve hesabına bağımsız çalışanların (a) bendi kapsamında hizmet akdiyle birveya birden fazla işveren tarafından çalıştırılabildiği, bu durumda Kanun’un53. maddesinin birinci fıkrası gereğince (a) bendi kapsamında sigortalısayıldığı, bununla birlikte itiraz konusu kural gereğince (b) bendi kapsamındasayılanların kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı (a)bendi kapsamında sigortalı bildirilemediği, kuralın birbirine benzer konumdaolan kişilerden bazılarının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilebilmesine,bazılarının ise bu kapsamda sigortalı bildirilememesine sebep olması nedeniyleeşitlik ilkesine aykırı olduğu, sosyal hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine görefarklı uygulamayı haklı kılacak objektif bir nedenin bulunmadığı, tümbireylerin sosyal güvenlik anlamında eşit hak ve yükümlülüklere sahip olduğu,benzer konumdaki bireyler açısından eşit olmayan bu kanuni düzenlemeyi haklıgösterecek makul bir gerekçenin bulunmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2.ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Ç. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
13. 6216 sayılı Kanun’un43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 60. maddesi yönündende incelenmiştir.
14. İtiraz konusu kural, Kanun’un 4.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanların -kendilerineait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı- 4. maddenin birinci fıkrasının(a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemeyeceklerini hükme bağlamakta olup limitedşirket tüm ortakları yönünden incelenmiştir.
15. Anayasa’nın 60. maddesinde “Herkes, sosyalgüvenlik hakkına sahiptir./Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirlerialır ve teşkilatı kurar.” denmektedir. Buna göre sosyal güvenlik herkesiçin bir hak ve bunu gerçekleştirmek devlet için bir görevdir.
16. Sosyal güvenlik; bireylerin istek veiradeleri dışında oluşan sosyal risklerin, kendilerinin ve geçindirmekleyükümlü oldukları kişilerin üzerindeki gelir azaltıcı ve harcama artırıcıetkilerinin en aza indirilmesi, ayrıca sağlıklı ve asgari hayat standardınıngüvence altına alınmasıdır. Bu güvencenin gerçekleştirilebilmesi için sosyalgüvenlik kuruluşları oluşturularak kişilerin yaşlılık, hastalık, malullük, kazave ölüm gibi sosyal risklere karşı asgari yaşam düzeylerinin korunmasıamaçlanmaktadır. Kişilere sağlanan bu anayasal güvencelerin yaşamageçirilebilmesi için devlet tüm çalışanlara sosyal güvenlik hakkını sağlamak vebunun için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.
17. 5510 sayılı Kanun’un itiraz konusukuralın da yer aldığı 53. maddesinde sigortalılık hâllerinin birleşmesi düzenlenmektedir.Sigortalının çalıştığı süre içinde farklı zamanlarda farklı sigortalıstatülerinde çalışmaları bulunabileceği gibi aynı zamanda farklı sigortalılıkstatüleri ile farklı işlerde çalışabilmesi de mümkündür. Bu bağlamda anılanmaddede bir kimsenin aynı anda birden fazla sigortalılık ilişkisi içindebulunması durumunda hangi sigortalılık statüsüne geçerlilik tanınacağınailişkin düzenlemeler öngörülmektedir.
18. İtiraz konusu kuralla ise hizmet akdinebağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan limited şirket tümortaklarının kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı Kanun’un4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalıbildirilemeyecekleri düzenlenmek suretiyle bu kişiler Kanun’un 53. maddesininbirinci fıkrasında yer alan genel kuralın kapsamı dışında bırakılmıştır.Bununla birlikte Kanun’un 53. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan hükümgereğince birinci fıkra hükmü saklı olmak üzere sigortalının bu madde hükmünegöre sigortalı sayılması gereken sigortalılık hâlinden başka bir sigortalılıkhâli için prim ödemiş olması durumunda, ödenen primler birinci fıkraya göreesas alınan sigortalılık hâli için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık hâlindegeçmiş kabul edilecektir.
19. Devletin sosyal güvenlik sisteminiaktüeryal dengeleri gözetmek suretiyle bilimsel verilere göre belirlemesi,makro planda aktüeryal dengenin bozulmasını önleyecek ve belirsizliklerdenkoruyacak şekilde sistemi kurması ve buna göre gerekli yasal düzenlemeleriyapması sosyal güvenlik alanındaki pozitif yükümlülüklerinin bir gereğidir. Busistemin korunması Anayasa’nın 60. maddesinde yer alan sosyal güvenlik hakkınıngüvenceye alınması için de zorunludur. Nesnel ve sürekli kurallarla sağlamtemellere oturtulmayan bir sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengeyibozabileceği, bunun da sosyal güvenlik sisteminin -bütün sigortalılarındurumlarını olumsuz etkileyecek şekilde- sürdürülemez bir duruma gelmesinesebep olabileceği söylenebilir.
20. Anayasal ilkelere aykırı olmamak kaydıylabirden fazla sigortalılık statüsünün birleşmesi hâlinde hangisine geçerlilikverileceğini belirleme konusunda kanun koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır.Dolayısıyla kişilerin sigortalılık statülerinin birleşmesi hâlinde hangisinegeçerlilik verileceğini ve bu bağlamda Sosyal Güvenlik Kurumunun sağlayacağıhaklardan yararlanmalarını öngören bir düzenleme getirilmesi sistemin doğal birsonucudur. Bu bağlamda kanun koyucu Kanun’un 53. maddesinin birinci fıkrasındasigortalının 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alansigortalılık statülerinin birleşmesi hâlinde sigortalı lehine bir düzenlemeyapmış ve daha lehe koşullara sahip (a) bendi kapsamındaki sigortalılığaüstünlük tanımıştır. Bununla birlikte itiraz konusu kuralla hizmet akdine bağlıolmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan limited şirket tümortaklarının, kendilerine ait veya ortağı oldukları işyerlerinden dolayı 4.maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemeyecekleridüzenlenmek suretiyle bu kişiler 53. maddenin birinci fıkrasında yer alan genelkuraldan istisna tutulmuştur. Bu durumda ise Kanun’un 53. maddesinin beşincifıkrası gereğince sigortalının (a) bendi kapsamında ödediği prim bulunmasıdurumunda ödenen bu primler, esas alınan (b) bendi sigortalılık hâli içinödenmiş ve esas alınan bu sigortalılık hâlinde geçmiş kabul edilmektedir.
21. Anayasa’nın 60. maddesi çerçevesindesosyal güvenlik hakkı kapsamında devlete yüklenen pozitif yükümlülükler yerinegetirilirken kanun koyucunun sigortalılık statülerinin birleşmesi hâlinde herkoşulda 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesinin birinci fıkrası kapsamında dahalehe koşullara sahip sigortalılığa geçerlilik sağlamaya yönelik düzenleme yapmazorunluluğunun bulunduğu söylenemez. Kanun koyucunun sosyal güvenlik sistemininsağlıklı bir şekilde işlemesini temin etmek amacıyla ihtiyaç duyduğu tedbirlerialma konusunda geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır. Kurala konu istisnanınKanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olansigortalıların (a) bendi kapsamındaki sigortalılık statüsüne girebilmek içinkendilerine ait veya ortağı oldukları limited şirketlerde gerçek durumuyansıtmayan hizmet akdi yapmalarına, dolayısıyla haksız menfaat teminlerineengel olmak amacıyla öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
22. Bu itibarla kişilerin sigortalılıkstatüsünü ortadan kaldıran veya kişileri sosyal sigortadan mahrum bırakan birnitelik taşımayan ve kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında sosyal güvenlik sisteminin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesinisağlamak amacıyla öngördüğü anlaşılan kuralın anılan çerçevede sosyalgüvenlik hakkını ihlal eden bir yönü bulunmamaktadır.
23. Anayasa’nın 10. maddesinde “Herkes,dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzerisebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir./ Kadınlar ve erkeklereşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamaklayükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarakyorumlanamaz./ Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dulve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesineaykırı sayılmaz./ Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaztanınamaz./ Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önündeeşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” denilmeksuretiyle kanun önünde eşitlik ilkesine yer verilmiştir.
24. Anayasa’nın anılan maddesindebelirtilen kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için sözkonusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlikilkesinin amacı aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işlemebağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasınıönlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrıkurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanunönünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamınagelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişikkuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrıhukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlikilkesi zedelenmez.
25. Sosyal güvenlik hakkıbağlamında eşitlik ilkesi yönünden yapılacak anayasallık denetiminde öncelikleAnayasa’nın 10. maddesi çerçevesinde aynı ya da benzer durumda bulunan kişilerefarklı muamelenin mevcut olup olmadığı tespit edilmeli, bu bağlamda aynı ya dabenzer durumdaki kişiler arasında sosyal güvenlik hakkı bakımından farklılıkgözetilip gözetilmediği belirlenmelidir. Yapılacak bu belirlemenin ardından isefarklı muamelenin nesnel ve makul bir temele dayanıp dayanmadığı ve ölçülü olupolmadığı hususları irdelenmelidir.
26. Bu bağlamda sosyal güvenlik hakkınınuygulanması bakımından Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendikapsamında kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan ve (a) bendi kapsamındahizmet akdiyle bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar ile (b)bendi kapsamında kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan ve ortak olduklarılimited şirket tarafından (a) bendi kapsamında hizmet akdiyle çalıştırılanlarınkarşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda oldukları kabuledilebileceğinden kuralla bunlar arasında bir farklılık yaratıldığısöylenebilir.
27. Ancak eşitlik ilkesinin gereği olarakkarşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda olanlar arasındanbir kısmı lehine getirilen farklı düzenlemenin kişilere bir ayrıcalık tanınmasıniteliğinde kabul edilmesi için nesnel ve makul bir temele dayanmaması gerekir.
28. İtiraz konusu kuralın sosyal güvenliksisteminin sağlıklı bir şekildesürdürülebilmesini sağlamak için uygulamada ortaya çıkabilecek haksız menfaatteminlerini önlemeyi amaçladığı anlaşılmaktadır. Kanun koyucunundevletin sosyal güvenlik ihtiyaçları çerçevesinde bu hizmetin daha iyi birşekilde yerine getirilmesini sağlamaya yönelik olarak limited şirketortaklarının kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı Kanun’un4. maddesinin (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemeyecekleri yönündedüzenlemeler öngörmesinin nesnel ve makul bir nedene dayanmadığı söylenemez. Bubağlamda itiraz konusu kuralın sosyal güvenlik hakkıyla bağlantılı olarakeşitlik ilkesine de aykırı bir yönünün bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
29. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın10. ve 60. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2. maddesine de aykırıolduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususlar Anayasa’nın 60.maddesi kapsamında ele alınmış olduğundan Anayasa’nın 2. maddesi yönündenayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
31/5/2006 tarihli ve5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 53.maddesine 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle eklenenikinci fıkranın;
A. Esasına ilişkin incelemenin “limited şirket tümortakları” yönünden yapılmasına,
B. “limited şirket tüm ortakları” yönündenAnayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,
25/12/2019 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ