ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2019/25
Karar Sayısı : 2019/8
Karar Tarihi : 14/3/2019
R.G.Tarih – Sayısı : Tebliğedildi
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: KocaaliAsliye Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 4/11/1983 tarihli ve 2942sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 24/4/2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un;
A. 5. maddesiyle değiştirilen 10. maddesinin 19/4/2018 tarihlive 7139 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değiştirilen sekizinci fıkrasının,
B. 6. maddesiyle değiştirilen 11. maddesinin birinci fıkrasının7139 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle değiştirilen (ı) bendinin,
C. 14. maddesiyle değiştirilen 25. maddesine12/7/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle eklenen üçüncüfıkranın 7139 sayılı Kanun’un 28. maddesiyle değiştirilen üçüncü cümlesinin,
Anayasa’nın 2., 10., l1., 13., 35., 46. ve 152. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY: Kamulaştırma bedelinintespiti ve tescil talebiyle açılan davada itiraz konusu kurallarınAnayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptalleri içinbaşvurmuştur.
I. İPTALİİSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
İptali talep edilen kuralların da yer aldığı 2942 sayılı Kanun’un4650 sayılı Kanun’un;
A. 5. maddesi ile değiştirilen 10. maddesi şöyledir:
“Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idareadına tescili
Madde 10- (Değişik: 24/4/2001 - 4650/5 md.)
Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7nci maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmışolduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeyeekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat ederve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veyakamulaştırma 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitleödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister.
Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz günsonrası için belirlediği duruşma gününü, dava dilekçesi ve idare tarafındanverilen belgelerin birer örneği de eklenerek taşınmaz malın malikine meşruhatlıdavetiye ile veya idarece yapılan araştırmalar sonucunda adresleribulunamayanlara, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 28 incimaddesi gereğince ilan yoluyla tebligat suretiyle bildirerek duruşmayakatılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur.
Mahkemece malike doğrudan çıkarılacak meşruhatlı davetiyede veyailan yolu ile yapılacak tebligatta;
a) Kamulaştırılacak taşınmaz malın tapuda kayıtlı bulunduğu yer,mevkii, pafta, ada, parsel numarası, vasfı, yüzölçümü.
b) Malik veya maliklerin ad ve soyadları,
c) Kamulaştırmayı yapan idarenin adı,
d) 14 üncü maddede öngörülen süre içerisinde, tebligat veya ilantarihinden itibaren kamulaştırma işlemine idari yargıda iptal veya adli yargıdamaddi hatalara karşı düzeltim davası açabilecekleri,
e) Açılacak davalarda husumetin kime yöneltileceği,
f) 14 üncü maddede öngörülen süre içerisinde, kamulaştırmaişlemine karşı idari yargıda iptal davası açanların, dava açtıklarını veyürütmenin durdurulması kararı aldıklarını belgelendirmedikleri takdirde,kamulaştırma işleminin kesinleşeceği ve mahkemece tespit edilen kamulaştırmabedeli üzerinden taşınmaz malın kamulaştırma yapan idare adına tesciledileceği,
g) Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin hak sahibi adınahangi bankaya yatırılacağı,
h) Konuya ve taşınmaz malın değerine ilişkin tüm savunma vedelilleri, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde mahkemeye yazılı olarakbildirmeleri gerektiği,
Belirtilir.
Mahkemece, kamulaştırılacak taşınmaz malın bulunduğu yerde mahalligazete çıkıyor ise, bu mahalli gazetelerden birisinde ve Türkiye genelindeyayımlanan gazetelerin birisinde kamulaştırmanın ve belgelerin özeti en az birdefa yayımlanır.
Mahkemece belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim,taşınmaz malın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder. Taraflarınbedelde anlaşması halinde hakim, taraflarca anlaşılan bu bedeli kamulaştırmabedeli olarak kabul eder ve sekizinci fıkranın ikinci ve devamı cümleleriuyarınca işlem yapar.
Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamalarıhalinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için de duruşmagünü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tümilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallinde keşifyapar. Yapılacak keşifte, taşınmaz malın bulunduğu yerin bağlı olduğu köy veyamahalle muhtarının da hazır bulunması amacıyla, muhtara da davetiye çıkartılırve keşifte hazır bulunması temin edilerek, muhtarın beyanı da alınır.
Bilirkişiler,taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak, 11 inci maddedekiesaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirten raporlarını onbeş güniçinde mahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizintaraflara tebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim, taraflar veya vekillerini vebilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsaitirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır.
(Değişik sekizinci fıkra: 19/4/2018-7139/26 md.) Taraflarınbedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hâkim tarafından onbeş gün içindesonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hâkim,tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarakadil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespitedilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılmabedelidir. Tarafların anlaşması halinde kamulaştırma bedeli olarak anlaşılanmiktar peşin ve nakit olarak, hak sahibi adına bankaya yatırılır. Taraflarınanlaşamaması halinde hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilenbedelin idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olmasıdurumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idareninkıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak haksahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylıkvadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmeküzere mahkemece belirlenecek banka hesabına yatırılması ve yatırıldığına dairmakbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Kamulaştırma buKanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise ilk taksitin yinepeşin ve nakit olarak hak sahibi adına, hak sahibi tespit edilememiş iseileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere 10 uncu maddeye göremahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması veyatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir.Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir.İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına, hâkimtarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin idarenin kıymettakdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olantutarın bloke edildiğine veya hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda iseileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere bloke edildiğine dairmakbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline vekamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapudairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup,tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır. İstinaf veyatemyiz incelemesi sonucunda kesinleşen kamulaştırma bedeli, hak sahibine peşinve nakit olarak ödenen tutardan daha az olması durumunda aradaki farkilgilisinden talep edilir. İdare tarafından hak sahibi adına yapılan ödeme tarihiile geri ödemeye ilişkin yazının ilgilisine tebliğ edildiği tarih arasındakisüre için faiz alınmaz.
(Ek fıkra: 11/4/2013-6459/6 md.) Kamulaştırmabedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamamasıhâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faizişletilir.
Bu maddede öngörülen işlemler, mahkemenin davetine uymayanlarolduğu takdirde ilgilinin yokluğunda yapılır.
Hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda mahkemece,kamulaştırma bedelinin üçer aylık vadeli hesaba dönüştürülerek nemalandırılmasıamacıyla gerekli tedbirler alınır.
Kamulaştırılmasıyapılan taşınmaz mal, tahsis edildiği kamu hizmeti itibariyle sicile kaydıgerekmeyen bir niteliğe dönüşmüş ise, istek halinde mahkemece sicil kaydınınterkinine karar verilir.
Bu tescil ve terkin işlemi sırasında mal sahiplerinin bu taşınmazmal nedeniyle vergi ilişkisi aranmaz. Ancak, tapu dairesi durumu ilgili vergi dairesinebildirir.
14 üncü maddede belirtilen süre içinde, kamulaştırma işleminekarşı hak sahipleri tarafından idari yargıda iptal davası açılması ve idariyargı mahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halindemahkemece, idari yargıda açılan dava bekletici mesele kabul edilerek bununsonucuna göre işlem yapılır.
Kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal veya maddihatalara karşı adli mahkemelerde açılacak düzeltim davalarında hangi idareyehusumet yöneltileceğinin davetiye ve ilanda açıkça belirtilmemiş veya yanlışgösterilmiş olması nedeniyle davada husumet yanlış yöneltilmiş ise, gerçekhasma tebligat yapılmak suretiyle davaya devam olunur.”
B. 6. maddesi ile değiştirilen 11.maddesi şöyledir:
“Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları
Madde 11- (Değişik: 24/4/2001 - 4650/6 md.)
15 inci madde uyarıncaoluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağınbulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri dedinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın;
a) Cinsve nevini,
b)Yüzölçümünü.
c) Kıymetinietkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini,
d) Varsa vergibeyanını,
e) Kamulaştırmatarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,
f) Arazilerde, taşınmazmal veya kaynağın (…) mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılmasıhalinde getireceği net gelirini.
g) Arsalarda,kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satışdeğerini,
h) Yapılarda, (…) resmibirim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,
ı) (Değişik:19/4/2018-7139/27 md.) Bu fıkrada belirtilen unsurlara göre tespit edilen arazibedelinin yarısını geçmemek ve her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıylabedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,
Esas tutarakdüzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmeksuretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak Sermaye PiyasasıKurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun, gerekçelibir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespitederler.
Taşınmaz malındeğerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsününsebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerinegöre getireceği kâr dikkate alınmaz.
Kamulaştırma yoluylairtifak hakkı tesisinde, bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz mal veya kaynaktameydana gelecek kıymet düşüklüğü gerekçeleriyle belirtilir. Bu kıymet düşüklüğükamulaştırma bedelidir.”
C. 14. maddesi ile değiştirilen 25. maddesi şöyledir:
“ Hakların sınırlandırılması ve mülkiyetin idareye geçmesi
Madde 25- (Değişik: 24/4/2001 - 4650/14 md.)
Hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımındankamulaştırma işlemi, mal sahibi için 10 uncu madde uyarınca mahkemece yapılantebligatla başlar. Mülkiyetin idareye geçmesi, mahkemece verilen tescil kararıile olur.
Mahkemece verilen tescil kararı tarihinden itibaren taşınmaz malsahibinin, kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz malda yeni inşaat veyaekim yapmak veya mevcut inşaatta esaslı değişiklikler meydana getirmek gibikullanma hakları kalkar. Bundan sonra yapılanların değeri dikkate alınmaz.
(Ek fıkra: 12/7/2013-6495/27 md.) Baraj, sulama şebekeleri ve boruhatları, karayolu, demiryolu, liman ve havaalanı gibi gelecek yıllara saribüyük projelerde kamu yararı kararı kamulaştırılacak taşınmazların bulunduğumahalle ve/veya köy muhtarlığında on beş gün süre ile asılmak suretiyle ilanedilir. Kamu yararı kararının ilan süresinin bitiminden itibaren, kamulaştırılacaktaşınmazlar üzerine yapılan sabit tesisler ile dikilen ağaçların bedeli,kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınmaz. (Değişik üçüncücümle: 19/4/2018-7139/28 md.) Taşınmazlardaki bu sınırlama ilan tarihininbitiminden itibaren beş yıl olup, bu süre Cumhurbaşkanı tarafından bir defayamahsus olmak üzere beş yıl süre ile uzatılabilir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü (İçtüzük) hükümleri uyarıncayapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör FatmaKARAMAN ODABAŞI tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu kanunhükümleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Anayasaya aykırılığın mahkemelerceileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde Anayasa Mahkemesine itiraz yoluylayapılacak başvurularda izlenecek yöntem belirtilmiştir. Maddenin (1) numaralıfıkrasında, bir davaya bakmakta olan mahkemenin bu davada uygulanacak bir kanunveya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görmesihâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddiolduğu kanısına varması durumunda bu fıkrada sayılan belgeleri dizi listesinebağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği kurala bağlanmış; fıkranın (a)bendinde “İptali istenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırıolduklarını açıklayan gerekçeli başvuru kararının aslı”, (b) bendinde “Başvurukararına ilişkin tutanağın onaylı örneği”, (c) bendinde “Dava dilekçesi,iddianame veya davayı açan belgeler ile dosyanın ilgili bölümlerinin onaylıörnekleri” Mahkemeye gönderilecek belgeler arasında sayılmıştır. Maddenin(4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde dayanaktan yoksun veya yöntemineuygun olmayan itiraz başvurularının Anayasa Mahkemesi tarafından esasincelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükme bağlanmıştır.
3. İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a)bendinde de itiraz yoluna başvuran Mahkemenin gerekçeli kararında Anayasa’yaaykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birinin Anayasa’nın hangimaddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriylebirlikte açıkça gösterilmesi gerektiği ifade edilmiş; anılan maddenin (2)numaralı fıkrasının (a) bendinde “Başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylıörneği”, (b) bendinde “Dava dilekçesi, iddianame veya davayı açan belgelerile dosyanın ilgili bölümlerinin onaylı örnekleri”, (c) bendinde “Davadosyasında sunulan belgelerin tarih sırasına göre başlıklar hâlinde sıralandığıdizi pusulası” Mahkemeye sunulacak belgeler arasında sayılmıştır.
4. İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindeAnayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede başvuruda eksikliklerinbulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esasincelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği, (2) numaralıfıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen kararın itiraz yoluna başvuranmahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engel olmadığıbelirtilmiştir.
5. İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin aynı kurallara ilişkin dahaönce Anayasa Mahkemesine yaptığı başvuru Anayasa Mahkemesinin 25/9/2018 tarihlive E.2018/116, K.2018/92 sayılı kararıyla başvuru kararında itiraz konusukuralların her birinin hangi nedenlerle Anayasa’ya aykırı olduğunun ayrı ayrıve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmemiş olması sebebiyle 6216 sayılıKanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygunolmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddedilmiştir. İçtüzük’ün 49.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca Mahkemenin eksiklikleri tamamlayarakyeniden itiraz başvurusunda bulunması mümkündür. Bu durumda yapılacak başvuruönceki başvurunun devamı mahiyetinde olmayıp yeni bir başvuru niteliğitaşımaktadır. Bu sebeple Anayasa Mahkemesine aynı kurallara ilişkin olarakyeniden başvuru yapılması hâlinde başvurunun 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesiile İçtüzük’ün 46. maddesinde belirtilen yönteme uygun olarak yapılmasıgerekmektedir.
6. Başvurunun incelenmesinden itiraz yoluna başvuran mahkemeninAnayasa Mahkemesinin 25/9/2018 tarihli ve E.2018/116, K.2018/92 sayılı kararınaistinaden 25/12/2018 tarihli duruşmada başvuruda eksiklikler bulunduğunu,Anayasa Mahkemesi tarafından henüz bir karar verilmediğini ifade ederekyargılamaya devam edilmesi yönünde karar aldığı ve aynı tarihli celsede “AnayasaMahkemesinin bildirdiği eksik hususların celse arasında değerlendirilmesine”şeklinde ara karar oluşturarak bir sonraki duruşmayı 29/1/2019 tarihinebıraktığı anlaşılmaktadır. Bu ara karara istinaden celse arasında verilmiş birkarara ve buna ilişkin bir tutanağa başvuru belgeleri ekinde rastlanmamıştır.Yine 29/1/2019 tarihli duruşma tutanağında da bu konuda bir açıklamayayer verilmeyerek davaya ve yargılamaya devam olunmuştur. Bu kapsamda AnayasaMahkemesine hitaben düzenlenen 8/2/2019 tarihli gerekçeli başvuru kararı ileaynı kurallara ilişkin olarak yeniden Anayasa Mahkemesine başvurulmuş ise deAnayasa Mahkemesine başvurulması yolunda Mahkemece yeniden bir karar alınmasıgerekmekte olup söz konusu karara ilişkin tutanağın onaylı örneğinin dosyadabulunmadığı, ayrıca başvuruya ilişkin belgelerin dizi pusulasına dabağlanmadığı görülmüştür.
7. Öte yandan itiraz konusu fıkra, bent ve cümlenin tamamınıniptali talep edilmiş ise de başvuru kararında belirtilen itiraz gerekçeleriningenel olarak hâkim tarafından tespit edilen kamulaştırma bedelinin kıymettakdir komisyonunca belirlenen bedelden fazla olması hâlinde fazla olan kısmınkararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılarak kararkesinleşene kadar hak sahibine ödenmemesine, kamulaştırma bedelinin tespitiyönünden uygulanacak objektif değer artış oranına sınırlama getirilmesine,büyük kamulaştırma projelerinde kamu yararı kararının ilan süresinin bitimindenitibaren beş yıl süreyle kamulaştırılacak taşınmazlar üzerinde yapılan sabittesisler ve dikilen ağaçların bedel tespitinde dikkate alınmaması yönündekisınırlama süresinin beş yıl daha uzatılabilmesine imkân sağlamasına ilişkinolduğu anlaşılmaktadır. Buna göre itiraz konusu fıkra, bent ve cümlede geçen vebelirtilen gerekçelerle ilgili bulunmayan diğer bir kısım kurallarınAnayasa’nın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun gerekçelibaşvuru kararında ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmediğigörülmüştür.
8. Açıklanan nedenlerle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile İçtüzük’ün 46. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (a) bendi ve (2) numaralı fıkrasının (a) ve (c) bentlerineaykırı olduğu anlaşılan itiraz başvurusunun 6216 sayılı Kanun’un 40.maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esasincelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.
III. HÜKÜM
4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 24/4/2001tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un;
A. 5. maddesiyle değiştirilen 10. maddesinin 19/4/2018 tarihlive 7139 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değiştirilen sekizinci fıkrasının,
B. 6. maddesiyle değiştirilen 11. maddesinin birinci fıkrasının7139 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle değiştirilen (ı) bendinin,
C. 14. maddesiyle değiştirilen 25. maddesine12/7/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle eklenen üçüncüfıkranın 7139 sayılı Kanun’un 28. maddesiyle değiştirilen üçüncü cümlesinin,
iptallerine karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusunun, 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrasıgereğince yöntemine uygun olmadığından, esas incelemeye geçilmeksizin REDDİNE14/3/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU