ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2020/12
Karar Sayısı:2020/46
Karar Tarihi:10/9/2020
R.G. Tarih - Sayı:18/11/2020– 31308
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Manisa 1. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 6/10/1983 tarihli ve 2911sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 22. maddesinin birincifıkrasında yer alan “…ve şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşleridüzenlenemez.” ibaresinin Anayasa’nın 13., 26. ve 34. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY:Gerçekleştirilmek istenen toplantı ve gösteri yürüyüşüne izin verilmemesineilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 22. maddesişöyledir:
“Yasak yerler
Madde 22- (…) ile parklarda, mabetlerde, kamu hizmetigörülen bina ve tesislerde ve bunların eklentilerinde ve Türkiye Büyük MilletMeclisine bir kilometre uzaklıktaki alan içinde toplantı yapılamaz veşehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşleri düzenlenemez.
Genel meydanlardaki toplantılarda, halkın ve ulaşımaraçlarının gelip geçmesini sağlamak üzere valilik ve kaymakamlıklarcayapılacak düzenlemelere uyulması zorunludur.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Recep KÖMÜRCÜ, Serdar ÖZGÜLDÜR, Burhan ÜSTÜN,Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ,Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, YıldızSEFERİNOĞLU ve Selahaddin MENTEŞ’in katılımlarıyla 19/2/2020 tarihinde yapılanilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Burak FIRATtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle toplantı ve gösteri yapmanınamacının birtakım hak taleplerinin veya hukuksuzlukların kamuoyu ilepaylaşılmasını sağlamak olduğu, gösteri yürüyüşünün yapılacağı yerin belirlenmesindeo yeri kullanacak diğer bireylerin hak ve özgürlüklerinin de gözetilmesi vemakul bir dengenin kurulması gerektiği, ancak böyle bir değerlendirmeyapılmadan itiraz konusu kuralla şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşüyapılmasının kategorik olarak yasaklandığı belirtilerekkuralın Anayasa’nın 13., 26. ve 34. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
4. Kanun’un 22. maddesinin birinci fıkrasında parklarda,mabetlerde, kamu hizmeti görülen bina ve tesislerde ve bunların eklentilerindeve Türkiye Büyük Millet Meclisine bir kilometre uzaklıktaki alan içindetoplantı yapılamayacağı ve şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşleridüzenlenemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Anılan fıkrada yer alan “…veşehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşleri düzenlenemez.” ibaresiitiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.
5. Anayasa’nın 34. maddesinin birinci fıkrasında "Herkes,önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkına sahiptir” denilmek suretiyle toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkı güvenceye bağlanmıştır. Anılan hak, bireylerin düşünceaçıklamalarında bulunmak amacıyla açık veya kapalı mekânlarda, kamu otoriteleriile üçüncü kişilerin müdahalesi olmaksızın geçici olarak bir araya gelebilmeserbestisini korumaktadır.
6. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, birdüşünceyi açıklamak, ortak çıkarları savunmak, belli fikir ve kanaatlerçerçevesinde kamuoyu oluşturmak ve siyasal karar organlarını etkilemek içinbireylerin bir araya gelebilmeleri amacına hizmet eder. Bu nedenle söz konusuhak, ifade özgürlüğüyle de yakından ilgili olup ifade özgürlüğü ile birliktedemokratik toplumun temelini oluşturmaktadır. Dolayısıyla demokratik birtoplumda ifade özgürlüğüne gösterilen önem ve hassasiyetin, toplantı ve gösteriyürüyüşü düzenleme hakkı yönünden de geçerli olması gerekmektedir.
7. Kural, şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşüdüzenlenemeyeceğini öngörmek suretiyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemehakkını yer yönünden sınırlamaktadır.
8. Anayasa Mahkemesi, toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkının yer yönünden sınırlandırılmasına ilişkin temel yaklaşımını,2911 sayılı Kanun’un 22. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Genelyollar …” ibaresinin iptaline karar verdiği 28/9/2017 tarihli ve E.2014/101ve K.2017/142 sayılı kararında ortaya koymuştur.
9. Anılan kararda toplantı ve gösteri yürüyüşününbaşkalarının günlük yaşamlarını bir miktar zorlaştırmasının kaçınılmaz olduğu,genel yolların farklı amaçlarla kullanımının, farklı özgürlüklerin çatışmasınayol açabileceği, ancak temel hak ve özgürlüklerin çatışması durumundaözgürlükler arasında makul bir denge kurularak mümkün olduğu ölçüde herikisinin de korunduğu bir yolun benimsenmesi gerektiği, bu bağlamda genelyollarda toplantı düzenlenmesinin bu yolları kullanan kişilerin seyahatözgürlüklerini kısıtlamasının, otomatikolarak bu yollarda toplantı yapılmasının yasaklanmasını gerektirmeyeceğibelirtilmiştir. Trafik akışının bozulması riskinin, genel yolların toplantılaratamamen kapatılmasına haklılık kazandırmayacağına vurgu yapılan karardagündelik yaşamın etkilenme boyutuna yönelik herhangi bir değerlendirmeyapılmaksızın genel yollarda toplantı yapılmasının kategorik olarak yasaklanmasınındemokratik toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelmediği,dolayısıyla kuralla getirilen söz konusu sınırlamanın demokratik toplumdüzeninin gereklerine uygun bir sınırlama olarak nitelendirilemeyeceği sonucunaulaşılarak kuralın iptaline karar verilmiştir (AYM, E.2014/101, K.2017/142,28/9/2017, §§ 119, 123).
10. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak vehürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerindebelirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Busınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâikCumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmiştir.Buna göre toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkına itiraz konusu kuralla getirilen sınırlamanın Anayasa’nınilgili maddesinde belirtilen sebeplere dayanma, demokratik toplum düzeniningereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama şartlarını sağlayıpsağlamadığının belirlenmesi gerekir.
11. Anayasa’nın 34. maddesinin üçüncü fıkrasında toplantıve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şartve usullerin kanunda gösterileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda kabul edilen2911 sayılı Kanun’un 22. maddesinde toplantı yapılamayacak ve gösteri yürüyüşüdüzenlenemeyecek yerler belirlenmiş olup şehirlerarası karayollarında dagösteri yürüyüşü düzenlenmesi yasaklanmıştır.
12. Anayasa’nın anılan maddesinin ikinci fıkrasında isetoplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının millî güvenlik, kamu düzeni,suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarınınhak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla sınırlanabileceği ifade edilmiştir.Şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşü düzenlenmesi, kamu düzenini vediğer insanların seyahat özgürlüğünü etkileyebilir. Nitekim maddenin “Maddede toplantı ve yürüyüş yapılması yasak olanyerler açıklanmış, ayrıca trafik düzeninin aksamaması hususu göz önündebulundurulmuştur” şeklindeki gerekçesinden, kanun koyucunun şehirlerarasıkarayollarında gösteri yürüyüşü düzenlenmesini yasaklama nedeninin trafikdüzeninin aksatılmaması olduğu anlaşılmaktadır.
13. Trafik düzeninin aksamasının kamu düzenini ve diğerbireylerin seyahat özgürlüğünü etkileyebileceği açıktır. Bu itibarlaşehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşü düzenlenemeyeceğini hükmebağlayan kuralla getirilen sınırlamanın Anayasa’nın 34. maddesinin ikincifıkrasında belirtilen sınırlama sebeplerine uygun olarak öngörüldüğü,dolayısıyla anayasal bağlamda meşru bir amacının bulunduğu anlaşılmaktadır.
14. Şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşünündüzenlenmesi, farklı özgürlüklerin çatışmasına yol açabilmektedir. Yukarıda daifade edildiği üzere temel hak ve özgürlüklerin çatışması durumundaözgürlüklerden birinin diğerine tercih edilmesi değil, özgürlükler arasındamakul bir denge kurularak her ikisinin de gerektiği ölçüde korunduğu bir yolunbenimsenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, şehirlerarası karayollarında gösteriyürüyüşü düzenlenmesinin bu yolları kullanan kişilerin seyahat özgürlüklerini kısıtlaması,o alanda gösteri yürüyüşü yapılmasının kategorik olarak yasaklanmasınıgerektirmez. Diğer bir ifadeyle trafik akışının bozulması riski ve bunundoğuracağı sonuçlar, şehirlerarası karayollarının gösteri yürüyüşlerine tamamenkapatılmasına haklılık kazandırmamaktadır.
15. Gösteri yürüyüşünün yapılacağı güzergâh belirlenirkentrafik düzeninin etkilenip etkilenmediği hususunun da gözönünde bulundurulması,haklar arasında denge kurulabilmesi bakımından gerekli ise de trafik düzenininaksamamasına mutlak bir üstünlük tanınması, toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkı ile kamu düzeni ve başkalarının hak ve özgürlükleri arasındakidengenin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı aleyhine orantısız birşekilde bozulması sonucunu doğuracaktır. Zira Anayasa Mahkemesinin öncekikararlarında da işaret edildiği üzere toplantı ve gösteri yürüyüşününbaşkalarının günlük yaşamlarını bir miktar zorlaştırması kaçınılmaz olup demokratiktoplumda bu hakkın kullanılmasının gündelik yaşamı bir miktar zorlaştırmasınınhoşgörüyle karşılanması gerekir (AYM, E.2014/101, K.2017/142, 28/9/2017, § 51; AliRıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, § 119; DilanÖgüz Canan [GK], B. No: 2014/20411, 30/11/2017, § 41; Gülşah Öztürk vediğerleri, B. No: 2013/3936, 17/2/2016, § 69).
16. Yürüyüşün yapılacağı mekânın belirlenmesindebaşkalarının hak ve özgürlüklerine mutlak bir üstünlük tanınması durumunda,sadece belirli yerler gösteri yürüyüşü güzergâhı olacak, geri kalan yerler ise mutlakolarak yasaklanmış alan sayılacaktır. Oysa bazı durumlarda gerçekleştirilecekyürüyüşlerin muhataplarını etkileyebilmesi bakımından düzenlendiği mekânın,seçilen güzergâhın büyük bir önemi bulunmaktadır. Demokratik bir toplumdazorlayıcı bir neden bulunmadıkça kişilerin gösteri yürüyüşünü düzenleyeceklerimekânı seçebilmeleri gerekir.
17. Öte yandan, trafik düzeninin aksamaması ölçütünündikkate alınmayacağı da söylenemez. Bu kapsamda bir yerde gösteri yürüyüşünündüzenlenmesi nedeniyle trafiğin aksaması gündelik yaşamı aşırı vekatlanılamaz derecede zorlaştırıyorsa anayasal ilke ve kurallara uygundavranılması şartıyla söz konusu hakkın sınırlanması mümkündür. İtiraz konusukuralda ise zorlaştırmanın boyutuna yönelik herhangi bir düzenlemeöngörülmeksizin şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşünün düzenlenmesikategorik olarak yasaklanmaktadır. Bu itibarla toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkına getirilen sınırlama zorunlu bir toplumsal ihtiyacıkarşılamadığından demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir sınırlamaolarak değerlendirilemez.
18. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 13. ve 34.maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Kadir ÖZKAYA bu görüşe farklı gerekçeyle katılmıştır.
Serdar ÖZGÜLDÜR, Burhan ÜSTÜN, Muammer TOPAL, RıdvanGÜLEÇ, Recai AKYEL, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ ve Basri BAĞCI bugörüşe katılmamışlardır.
Kural, Anayasa’nın 13. ve 34. maddelerine aykırıgörülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 26. maddesi yönündenincelenmemiştir.
IV. HÜKÜM
6/10/1983 tarihli ve2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 22. maddesinin birincifıkrasında yer alan “…ve şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşleridüzenlenemez.” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, SerdarÖZGÜLDÜR, Burhan ÜSTÜN, Muammer TOPAL, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, YıldızSEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ ile Basri BAĞCI’nın karşıoyları ve 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun’un 65. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince OYÇOKLUĞUYLA 10/9/2020tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
FARKLI GEREKÇE
1. Mahkememizce, 6/10/1983tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 22.maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…ve şehirlerarası karayollarındagösteri yürüyüşleri düzenlenemez.” ibaresinin iptaline karar verilmiştir.İptal kararına aşağıda belirtilen gerekçelerle iştirak ediyorum.
2. 2911 sayılı Kanun’un 22.maddesinin birinci fıkrasında parklarda, mabetlerde, kamu hizmeti görülen binave tesislerde ve bunların eklentilerinde ve Türkiye Büyük Millet Meclisine birkilometre uzaklıktaki alan içinde toplantı yapılamayacağı ve şehirlerarası karayollarındagösteri yürüyüşleri düzenlenemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
3. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı,Anayasa’nın 34. maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes, önceden izinalmadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkınasahiptir.” denilmek suretiyle anayasal güvenceye bağlanmıştır.
4. Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtildiği üzeretoplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, düşünceyi ifade etmebiçimlerinden birini oluşturur ve bireylerin bir fikri açıklamak, ortakçıkarları savunmak, belli fikir ve kanaatler çerçevesinde kamuoyu oluşturmak vesiyasal karar organlarını etkilemek için bir araya gelebilmeleri amacınahizmet eder. Bu hak ifade özgürlüğüyle yakından ilgilidir ve ifade özgürlüğüile birlikte demokratik toplumun önemli unsurlarından birisini oluşturur.Dolayısıyla demokratik bir toplumda ifade özgürlüğüne gösterilen önem vehassasiyetin, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına da gösterilmesigerekir.
5. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının amacıve mahiyeti ile konuya ilişkin Anayasa Mahkemesi kararları gözetildiğinde, buhakkın, toplantı veya gösteri yürüyüşünün yapılacağı mekânı seçme serbestisinide kapsadığı açıktır. Bu itibarla bireylerin toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleyecekleri yeri belirleme serbestîsini sınırlayan düzenlemeler bu hakkamüdahale niteliği taşır.
6. İtiraz konusu kural şehirlerarası karayollarındahiçbir şekilde gösteri yürüyüşü düzenlenemeyeceğini öngörmek suretiyle anılanhakka sınırlama getirmektedir.
7. Anayasa’nın 34. maddesinde toplantı ve gösteriyürüyüşü mutlak bir hak olarak düzenlenmemiştir. Buna göre demokratik toplumaçısından çok önemli bir hak olmasına rağmen toplantı ve gösteri yürüyüşleri deAnayasa’da belirtilen nedenlere, kural ve ilkelere uygun davranmak kaydıylasınırlandırılabilir. Dolayısıyla kanun koyucunun temel hak ve özgürlüklerinsınırlanmasının rejimini düzenleyen Anayasa’nın 13. maddesine uygun davranmakkoşuluyla toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılacak yer ve güzergâhlara yönelikolarak sınırlamalar getirmesi mümkündür.
8. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak vehürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerindebelirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetingereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmiştir.
9. Buna göre kuralınAnayasa’ya uygun olup olmadığının tespit edilebilmesi için kuralla getirilensınırlamanın Anayasa’nın 34. maddesinde belirtilen sebeplere dayanma,demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olma ve ölçülülük ilkesine aykırıolmama şartlarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.
10. Anayasa’nın 34. maddesinin ikinci fıkrasında toplantıve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının millî güvenlik, kamu düzeni, suçişlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarınınhak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla sınırlanabileceği ifadeedilmiştir.
11. Şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşüdüzenlenmesi kamu düzenini ve diğer insanların seyahat özgürlüğünüetkileyebilir. İtiraz konusu kuralın gerekçesinde “Maddede toplantı ve yürüyüş yapılması yasak olan yerleraçıklanmış, ayrıca trafik düzeninin aksamaması hususu göz önündebulundurulmuştur.” denilmiştir. Gerekçeyegöre kanun koyucunun şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşüdüzenlenmesini yasaklama nedeninin trafik düzeninin aksatılmaması olduğuanlaşılmaktadır.
12. Şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşüdüzenlenmesinin, buna bağlı olarak da trafik düzeninin aksamasının, baştagösteri yürüyüşü yapacak bireylerin olmak üzere birçok kişinin can ve malgüvenliğini dolayısıyla kamu düzenini ve bir kısım bireylerin seyahatözgürlüğünü etkileyebileceği tartışmasızdır. Bu nedenle gösteri yürüyüşününyapılacağı güzergâhın belirlenmesinde trafik düzeninin aksamaması ölçütünündikkate alınmayacağı söylenemeyeceğinden, itiraz konusu kuralla getirilensınırlamanın Anayasa’nın 34. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen sınırlamasebeplerine uygun olarak öngörüldüğü sonucuna varılmaktadır. Dolayısıyla başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacına dayanan kuralınanayasal bağlamda meşru bir amacının bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak kuralınanayasal bağlamda meşru bir sınırlama nedenine dayanması yeterli olmayıpdemokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir sınırlama niteliğini detaşıması gerekir.
13. Anayasa Mahkemesinin muhtelif kararlarında işaretedildiği üzere bir kısım hak ve özgürlükler ile diğer bir kısım hak veözgürlükler arasında veya bir kısım hak ve özgürlükler ile kamu yararı arasındakaçınılmaz olarak bir çatışma çıkması halinde, özgürlüklerden birinin diğerinetercih edilmesi gibi bir yolun değil, özgürlükler arasında veya özgürlükler ilekamu yararı arasında makul bir denge kuran, her ikisini de gerektiği ölçüdekoruyan bir yolun benimsenmesi gerekir. Ayrıca toplantı ve gösteri yürüyüşühakkı bakımından, toplantı ve gösteri yürüyüşünün başkalarının günlükyaşamlarını bir miktar zorlaştırmasının kaçınılmaz olduğunun, demokratiktoplumda bu zorlaştırmanın hoşgörüyle karşılanması gerektiğinin de dikkatealınması gerekir. (AYM, E.2014/101, K.2017/142, 28/9/2017, § 51; Ali RızaÖzer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, § 119; Dilan ÖgüzCanan [GK], B. No: 2014/20411, 30/11/2017, § 41; Gülşah Öztürk vediğerleri, B. No: 2013/3936, 17/2/2016, § 69).
14. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nabakıldığında, şehirlerarasıkarayollarının (erişme kontrollü karayolları- otoyollar, ekspres yollar, tekyönlü karayolları, iki yönlü karayolları, bölünmüş karayolları vb. şekilde)farklı özellikleri haiz birçok türünün bulunduğu görülmektedir. Bu durumdikkate alındığında, gösteri yürüyüşü yapılabilmesi bakımından her bir şehirlerarasıkarayoluna farklı bir yaklaşım gösterilebileceği; ayrıca gösteri yürüyüşleriningerçekleştiriliş biçimleri ile gösteri yürüyüşüne katılacak olanların sayısalfarklılıklarının da her türdeki şehirlerarası karayolu bakımından farklıdeğerlendirmeler yapılabilmesine imkân sağlayabileceği; hal böyle olunca dasalt trafik düzenin aksamaması amacının temini bakımından, şehirlerarasıkarayollarının tümünde ve her durumdagösteri yürüyüşü yapılmasının mutlak olarak yasaklanmasının gerekmediği, itirazkonusu kuralda ise bu durumla çelişen bir hükme yer verildiği anlaşılmaktadır.Diğer bir ifadeyle salt trafik akışının bozulması riskinin ve bunun doğuracağısonuçların, birçok çeşidi bulunan şehirlerarası karayollarının aralarında ayrımyapılmaksızın tümünün kategorik olarak gösteri yürüyüşlerine tamamenkapatılmasına haklılık kazandırmadığı sonucuna varılmaktadır.
15. Ayrıca belirtmek gerekir ki bazı durumlarda,gerçekleştirilecek yürüyüşlerin muhataplarını etkileyebilmesi bakımından,düzenlendiği mekânın, seçilen güzergâhın büyük bir önemi bulunur. Dolayısıylademokratik bir toplumda zorlayıcı bir neden bulunmadıkça kişilerin gösteriyürüyüşünü düzenleyecekleri mekânı seçebilmeleri gerekir.
16. Bu itibarla haklar arasında denge kurulabilmesibakımından, gösteri yürüyüşünün yapılacağı güzergâhın belirlenmesinde trafikdüzeninin etkilenip etkilenmediği hususu gözönünde bulundurulabilecek bir unsurniteliğini haiz ise de bundan hareketle yukarıda belirtilen hususlar bağlamındademokratik toplum düzeni bakımından gerekliliği ortaya konulmaksızın, toplantıve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına nazaran trafik düzeninin aksamamasınamutlak bir üstünlük tanınmasının, demokratik toplum düzeninin gerekleriylebağdaşmadığı sonucuna varılmaktadır.
17. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 13. ve 34.maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
KARŞI OY GEREKÇESİ
Anayasa’nın 34. maddesinin birincifıkrasında düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, aynımaddenin ikinci fıkrası uyarınca, fıkrada belirtilen amaçlarla kanunlasınırlanabilmektedir. Yine aynı maddenin üçüncü fıkrasında, toplantı ve gösteriyürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart veusullerin kanunda gösterileceği hüküm altına alınmıştır.
İptal istemine konu kural, Anayasanınanılan hükümleri doğrultusunda bir sınırlama öngörmekte ve şehirlerarasıkarayollarında gösteri yürüyüşü yapılması yasaklamaktadır. Ülke çapındaçeşitlilik gösteren (erişme kontrollü karayolları-otoyollar, ekspres yollar,tek yönlü karayolları, iki yönlü karayolları, bölünmüş karayolları vb.) şehirlerarasıkarayollarında gösteri yürüyüşlerinin yasaklanması, şüphesiz kamu düzeninin(trafik güvenliği) ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacına dayılıdır.Anayasa’nın açıkça sınırlama getirebileceğini düzenlediği bir hakkın, yineAnayasa’nın 13. maddesine uygun biçimde sınırlanması gerekir. Kural bu yönüitibariyle de 13. maddeye uygun olup, ölçülülük ilkesine aykırı değildir.Aksinin kabulü, karayolu trafiğine tahsisli şehirlerarası yolların yayalarcagösteri yürüyüşü sahası olarak yoğun biçimde kullanılmasına yol açacak, can vemal güvenliği, dolayısıyla da karayolu ulaşımı ve trafiği büyük risk ve tehlikealtına girecektir. Kamu düzeni ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasıgibi Anayasal kriterler bir istisna olarak düzenlenmiş ve bu konuda yasakoyucuya bir takdir hakkı tanınmışken, gösteri yürüşü düzenleme hakkının buistisna gözetilmeksizin adeta mutlak bir hak gibi değerlendirilmek suretiyle,kişilerin diledikleri mekânda gösteri yürüyüşü düzenlemeleri gerektiği şeklindebir sonuca ulaşılması, belirtilen Anayasal düzenlemelerle uyumlu değildir.
Açıklanan nedenlerle; kuralın Anayasa’yaaykırı bir yönünün bulunmadığı ve iptal isteminin reddine karar verilmesigerektiği kanaatine vardığımızdan; çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyoruz.
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Burhan ÜSTÜN
KARŞI OY GEREKÇESİ
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, Anayasanın34. maddesinde yeralan mutlak olmayan anayasal bir haktır. Anayasa’nın 34/2.maddesi gereğince bu hak; milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesininönlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak veözgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlandırılabilmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11. maddesinde bu haktoplanma hakkı olarak isimlendirilmekte ve Anayasadaki düzenlemenin aksinegösteri yürüyüşünden bir hak veya unsur olarak bahsedilmemektedir. Bununla birlikteAvrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında gösteri yürüyüşü, toplanma hakkınınözel bir tezahür şekli olarak söz konusu hak kapsamında değerlendirilmektedir1.Aynı şekilde oturma eylemi yapmak ve slogan atmakta toplanma hakkının özeltezahür şekilleri olarak kabul görmektedir2.
Anayasada yer alan düzenlemeye uygun şekilde toplantı vegösteri yürüyüşü düzenleme hakkı her iki faaliyeti de kapsayacak şekilde ve herikisini de ayrı ayrı tanımlamak suretiyle 2911 sayılı Kanun tarafındandüzenlenmiştir. Söz konusu Kanunun 2. maddesinde toplantı ve gösteri yürüyüşükavramları ayrı ayrı tanımlanmıştır. Kanunun sistematiğinde de bu iki faaliyetgenel olarak birlikte zikredilmek suretiyle değerlemelere tabi tutulmaklabirlikte, itiraz talebine konu 22. maddede olduğu gibi ayrı ayrı düzenlemelerede tabi olabilmektedir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı niteliğiitibariyle başta ifade özgürlüğü olmak üzere diğer temel hak ve özgürlükleringerçekleştirilmesinde bir araç hak olarak da fonksiyon icra etmektedir. 2911sayılı Kanunun 2. maddesindeki tanımlarda toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkının “belirli konular üzerinde halkı aydınlatmak ve kamuoyuyaratmak suretiyle o konuyu benimsetmek için gerçek ve tüzel kişilerindüzenleyecekleri faaliyetler” olarak nitelendirilmek suretiyle, bu hakkın ifadeözgürlüğüyle olan ilişkisi ön plana çıkartılmaktadır. Bununla birlikte toplanmahakkı din ve vicdan hürriyetinin gerçekleştirilmesinde de fonksiyon icraedebilmektedir.
Özü itibariyle gerek toplanma ve gerekse gösteri yürüyüşü2911 sayılı Kanunda iki ayrı faaliyet olarak tanımlanmış olsa da özünü toplanmafiilinin oluşturduğu tek bir haktır. Ayrıca başta düşünceyi açıklama ve yaymahürriyeti olmak üzere diğer hakların gerçekleştirilmesine de hizmet eden biraraç hak niteliğindedir.
Yukarıda da ifade edildiği gibi bu hak Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nde “toplanma hakkı” ismiyle hayat bulmakta, toplanmafiiline ek olarak yürüme, oturma, slogan atma, protestoda bulunma şeklindeortaya çıkabilmektedir. Hakkın temelinde birden fazla kişinin bir araya gelerekkendilerini ifade etmeleri yatmaktadır. Buradan hareketle ve Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin 11. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında, aslolaninsanların bir araya gelerek kendilerini ifade etmeleri, toplanmak suretiylebirlikteliklerinden oluşacak güçten istifade etmeleridir.
Kanun koyucu 2911 sayılı Kanunun 22/1. maddesindeşehirlerarası karayollarını gösteri yürüyüşleri için uygun bir mekân olarakdeğerlendirmemektedir. Bu durumun Anayasa’ya aykırı olup olmadığı hususunagelince, öncelikle söz konusu hakkın Anayasa’daki düzenleniş şeklinebakılmasında fayda vardır.
Yukarıda da belirtildiği gibi söz konusu haktanımlanırken nitelik itibariyle tasnife tabi tutularak ancak silahsız vesaldırısız olan toplantı ve gösteri yürüyüşleri temel bir hak olaraktanımlanmıştır. Ayrıca kendisini düzenleyen maddede özel kısıtlama sebepleriyletahdit edilebileceği de belirtilmiştir. Bu bağlamda bir toplantı ve gösteriyürüyüşü silahsız ve saldırısız olsa bile Anayasanın 34/2. maddesinde sayılansebeplerle sınırlandırmaya tabi tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Bu sebeplerarasında “başkasının hak ve özgürlüklerinin korunması” gerekçesiyle yapılacaksınırlamalar konumuz açısından da özel önem arz etmektedir.
Şehirlerarası karayolları insanların başta seyahatözgürlüğü olmak üzere birçok hakkını kullanmak için yararlandığı yerlerdir. Buhakkın yanı sıra, şehirlerarası karayolları ayrıca kişilerin mülklerinikullanmaları, eğitim haklarından yararlanmaları, çalışma haklarınıgerçekleştirmeleri için de kullandıkları mekanlardır. Bu nedenle şehirlerarasıkarayollarında yapılacak gösteri yürüyüşlerinin başkalarının başta seyahatözgürlüğü olmak üzere birçok hakkını doğrudan veya dolaylı olarak etkileyeceğigayet açıktır. Bunun yanı sıra bu yolları kullanan ambulans ve itfaiye araçlarıgibi acil hareket etmeleri bireylerin yaşam hakkıyla doğrudan ilintilivasıtalar nedeniyle buralarda yapılacak faaliyetlerin başkalarının yaşamhaklarına da olumsuz tesir etme ihtimali bulunmaktadır. Hatta gösteriyürüyüşlerine katılanların dahi şehirlerarası karayollarının özellikleri gereğiyaşamlarının tehlikeye girme ihtimali de bulunmaktadır.
Öte yandan toplanma ve gösteri yürüyüşü düzenlemehakkının kendisinden umulan fonksiyonu yerine getirebilmesi için birtakımrahatsızlıklara neden olmasını da tahammülle karşılamak gerektiği genel kabulgören bir gerçekliktir. Buradaki ölçü ise başkaları ve kamu açısından toplantıgösteri yürüyüşünden kaynaklanacak sıkıntıların katlanılmaz boyutlaraulaşmamasıdır3.
2911 sayılı Kanun’un 22. maddesinin 1. fıkrası ile kanunkoyucu bir hakkın kullanılması ile başkalarının hak ve özgürlüklerininkorunması noktasında şehirlerarası karayollarında toplanmaya izin vermek amagösteri yürüyüşlerini yasaklamak suretiyle makul bir denge kurmuştur.
Daha statik ve kontrolü nispeten daha kolay olan toplanmafaaliyetine izin vermek suretiyle bireylerin ifade özgürlüklerinikullanmalarına ve seslerini duyurmalarına imkân sağlarken, daha dinamik ve kontrolüdaha zor olan, ayrıca zaman itibariyle daha uzun sürede gerçekleşme ihtimaliyüksek bulunan gösteri yürüyüşlerini kısıtlamak suretiyle Anayasanın 34/2.maddesinde sayılan kısıtlama sebeplerinden yararlanarak başkalarının hak veözgürlüklerini kullanmalarını teminat altına almaya çalışmıştır.
İtiraz istemine konu olan düzenleme, sadece gösteriyürüyüşünü kısıtlaması ve toplanma faaliyetine dair bir yasak ihtiva etmemesinedeniyle hakkın özüne temas eden ve onu anlamsız kılan bir nitelik göstermemektedir.
Bu itibarla, hak ve özgürlükler açısından ölçüsüz birkısıtlama mahiyetinde olduğu söylenemez. Zira temel faaliyet olan toplanmakonusunda bir yasak içermemekte, bu hakkın özel tezahür şekillerinden sadecebir tanesi olan gösteri yürüyüşü düzenlemeye tahdit koymaktadır. Toplanmahakkının muhtevasında yer alan oturma eylemi, protesto, slogan atma gibibireylerin kendilerini ifade etme imkânları halen kullanılabilir niteliktedir.
Çoğunluğun itiraza konu düzenlemenin kategorik bir yasakgetirdiği yönündeki görüşüne de iştirak dört sebeple mümkün değildir.
Öncelikle Anayasada kanun koyucunun kategorik düzenlemeyapmasını engelleyen bir hüküm bulunmamaktadır.
İkinci olarak, kanun koyucunun yer ismi zikretmeksuretiyle yapacağı her kısıtlamayı kategorik kısıtlama olarak nitelemekyasamanın genellik fonksiyonuyla çelişecektir. Bu kaygıyla hareket edilmesidurumunda tek tek sayılarak getirilecek kısıtlamaların ulaşacağı hacme kanunmetinlerinde yer verilmesi mümkün olmayacak, muhtemelen amaca hizmet edecekbirçok unsur düzenleme dışı kalarak kanun kalitesini olumsuz yöndeetkileyecektir.
Üçüncü olarak, kısıtlama tüm ulaşım yollarını kapsamışolsaydı çoğunluğun kastettiği manada kategorik bir kısıtlama akla gelebilirdi.Ancak mevcut düzenlemede yasak tüm ulaşım yollarını değil sadece şehirlerarasıkarayollarını kapsamaktadır. Düzenlemede bu yerlerin toplumun ihtiyaçları vebireylerin temel haklarının kullanılması açısından ifa ettiği işlev kanunkoyucu tarafından dikkate alınmıştır. Bunun makul olmadığını iddia etmek demümkün değildir.
Son olarak, getirilen kısıtlama denetime konu temel hakaçısından kategorik bir kısıtlama ihtiva etmemekte, toplanma hakkının birçoktezahür şeklinden sadece gösteri yürüyüşü yönünden tahdit içermekte bu durum datemel hakkın kullanılması açısından ciddi bir engel oluşturmamaktadır.
Düzenlemenin tüm bu nitelikleri birliktedeğerlendirildiğinde; kanun koyucunun takdir hudutları dahilinde hareketettiği, getirilen kısıtlamanın hakkın özüne dokunmadığı, Anayasada öngörülenözel kısıtlama sebeplerine dayandığı, demokratik toplum gerekliliklerineaykırılık teşkil etmediği ve ölçülü olduğu görüldüğünden çoğunluğun iptalyönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Basri BAĞCI
KARŞIOY GEREKÇESİ
1) 6.10.1983 tarihli, 2911 sayılı Toplantı ve GösteriYürüyüşleri Kanunu’nun; 22. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…veşehirler arası karayollarında gösteri yürüyüşleri düzenlenemez.” ibaresininAnayasa’nın 13. ve 34. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle saygın çoğunluktarafından verilen iptal kararına aşağıda açıklanan gerekçelerlekatılmamaktayız.
2) Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, mutlakbir hak olmayıp kanun ile sınırlandırılması mümkün olan haklardandır.Anayasa’nın 34. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen toplantı ve gösteriyürüyüşü düzenleme hakkı, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, fıkradabelirtilen amaçlarla kanunla sınırlanabilmektedir. Ayrıca, maddenin üçüncüfıkrasında, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasındauygulanacak şekil, şart ve usullerin kanunda gösterileceği belirtilmiştir.
3) Dava konusu kural ile, şehirler arası karayollarındagösteri yürüyüşleri düzenlenmesi yasaklanmak suretiyle gösteri yürüyüşü düzenlemehakkına sınırlama getirilmiştir. Getirilen sınırlama, “başkalarının hak veözgürlüklerinin korunması” meşru amacına dayanmaktadır. Bu sınırlamanınaynı zamanda ölçülü olduğu hususunda da bir şüphe bulunmamaktadır.
4) Şehirler arası karayollarında gösteri yürüyüşleridüzenlemesi yapılamayacağı kuralı ile şehirler arası karayolları için birsınırlamaya gidilmiş olup, gösteri yürüyüşlerinin düzenlenebileceği başkamekanlar ve alanlar öngörülmüştür. Milyonlarca insanın birlikte yaşadığı kentyaşamında ve ulaşımın hızlandığı ve yaygınlaştığı bir küreselleşme ortamında;mahiyetleri itibariyle gösteri yürüyüşlerinin düzenlenmesinin mekan ve yeritibariyle sınırlanmasının çağdaş yaşamın koşullarının getirdiği bir zorunlulukolduğu bilinmektedir.
5) Şehirler arası karayollarının asıl var olma amacı;yerel, bölgesel, ulusal ve küresel düzeyde araçların (insan ve eşya) ulaşımınınve seyahatinin sağlanması olup, buralarda gösteri yürüyüşleri düzenlenmesikişilerin seyahat ve ulaşım hakkını zedeler. Maddenin gerekçesinden, kanunkoyucunun şehirler arası karayollarında gösteri yürüyüşleri düzenlenmesiniyasaklamasının nedeninin trafik düzeninin aksatılmaması olduğu anlaşılmaktadır.Şehirler arası karayollarında, trafik düzeninin aksatılmadan gösteri yürüyüşüdüzenlenmesi mümkün olmadığından kanun koyucu, buraların gösteri yürüyüşügüzergahı olarak belirlenmesine yönelik bir yasak öngörmüştür.
6) Şehirler arası karayollarında gösteri yürüyüşleridüzenlenmesi; trafiği aksatacak, yavaşlatacak ve hatta bir süre durduracakolmasının etkisiyle, gündelik yaşamın “aşırı ve katlanılamaz” derecedezorlaşmasına neden olacaktır. Şehirler arası karayollarında düzenlenen birgösteri yürüyüşünün sebep olduğu trafiğin aksaması nedeniyle oluşanbaşkalarının mağduriyetleri ile zedelenen hak ve özgürlükleri dikkatealınmalıdır. Bu nedenlerle, itiraz konusu kuralla toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkına yapılan müdahale, ölçülülük ilkesine bir aykırılıkoluşturmamaktadır.
7) Gösteri yürüyüşleri düzenlemesi bakımından şehirler arasıkarayolları için bir sınırlamaya gidilmiş olması, gösteri yürüyüşlerinindüzenlenebileceği başka mekanlar ve alanlar öngörülmüş olması birlikte elealındığında; geldiğimiz iletişim ve haberleşme koşulları çerçevesinde, gösterive yürüyüş hakkının kullanımının etkinliğine zarar vermemektedir. Gösteri veyürüyüş hakkının kullanımının geniş kitlelere duyurulması ihtiyacını,geldiğimiz bilişim ve teknoloji düzeyinde; sosyal medya, yerel, bölgesel,ulusal hatta küresel medya ve haber ajansları duyurmaktadır. Yirmi dört saatyayın yapan çok sayıda internet, görsel ve yazılı basın ile gösteri veyürüyüşün duyurulması imkan ve fırsatı var olduğundan, başkalarının hak veözgürlüklerinin zedelenmesine yol açabilecek, başkalarının mağduriyetine nedenolabilecek, şehirler arası yolda gösteri yapma zorunluluğunu ortadankaldırmaktadır. Bu nedenlerle, itiraz konusu kuralla toplantı ve gösteriyürüyüşü düzenleme hakkına yapılan müdahale, demokratik toplum düzeniningereklerine uygun bir sınırlama olarak değerlendirilmektedir.
8) Şehirler arası karayollarında gösteri yürüyüşleridüzenlenmesinin yasaklanması, gösteri yürüyüşleri düzenlenecek mekanlarısınırlandıracağından gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına müdahale niteliğitaşıdığı ileri sürülebilir. Şehirler arası karayollarının gösteri yürüyüşleridüzenlenme yeri olarak belirlenmesinin yasaklanması suretiyle hakka yapılanmüdahalenin, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacına dayandığı vemeşru olduğu anlaşılmaktadır. Meşru amaca dayanan bu sınırlandırma Anayasa’nın13. maddesi uyarınca demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve ölçülübulunması da ayrıca gerekmektedir. Sınırlandırma, getirilen hakkın özünedokunmayan ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve aynı zamandaölçülüdür. Şehirler arası karayollarında gösteri yürüyüşleri düzenlenmesiyapılmasını yasaklayan kural, çoğunluk görüşünde ileri sürülen argümanlarınaksine Anayasa’nın 13. ve 34. maddelerine uygun bulunmaktadır.
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ