ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2020/14
Karar Sayısı : 2020/58
Karar Tarihi : 15/10/2020
R.G. Tarih – Sayısı :3/12/2020 – 31323
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Gaziantep 2. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: Mülga 14/7/1966 tarihli ve 772 sayılı Çarşı ve MahalleBekçileri Kanunu’nun 6. maddesinin (E) bendinde yer alan “Ağır hapis veya 6aydan fazla hapis…” ibaresinin Anayasa’nın 2., 5., 49. ve 70. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Dosyanın işlemden kaldırılması kararının iptali talebiyleaçılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Mülga 772 sayılı Kanun’un iptali talep edilen kuralın dayer aldığı 6. maddesi şöyledir:
“Madde 6-Çarşı ve mahalle bekçisi olacaklarda aşağıdaki niteliklerin bulunması şarttır.
A) Türk vatandaşı olmak,
B) İlkokulu bitirmiş olmak,
C) Askerlik ödevini bitirmiş olup 30 yaşından yukarıolmamak,
D) Görevini yapmaya engel olabilecek bir hastalık veyaengelliliği bulunmadığı sağlık kurulu tarafından verilmiş raporlarla tevsikedilmiş olmak,
E) Ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahutaffa uğramış olsalar bile zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık,dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanmak, dolanlı iflas veya yüzkızartıcı başka bir fiilden dolayı hapis cezasından hükümlü bulunmamak,
F) Türk toplum telakkilerine göre kötü şöhretlitanınmamak,
G) Kamu haklarından mahrum olmamak, kamu hizmetlerinden mahrumiyetcezası ile mahkûm bulunmamak,”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Recep KÖMÜRCÜ, Serdar ÖZGÜLDÜR, Burhan ÜSTÜN,Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ,Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, YıldızSEFERİNOĞLU ve Selahaddin MENTEŞ’in katılımlarıyla 19/2/2020 tarihinde yapılanilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40.maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, bu dava sebebiyleuygulanacak bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümleriniAnayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu hükümleriniptalleri için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeleruyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elindeyöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptalitalep edilen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kuralise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunlarınçözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacaknitelikte bulunan kurallardır.
3. Başvuru kararında, mülga 772 sayılı Kanun’un 6.maddesinin (E) bendinde yer alan “Ağır hapis veya 6 aydan fazlahapis…” ibaresinin iptali talep edilmiştir. Anılan bent, çarşı ve mahallebekçisi olmak için ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis cezasından hükümlüolmama şartını öngörmektedir.
4. Bakılmakta olan davanın konusunu ise davacının 6 aydanfazla hapis cezası mahkûmiyetinin bulunması oluşturmaktadır. Bu itibarla anılanbentte yer alan “Ağır hapis veya…” ibaresinin bakılmakta olan davada uygulanma imkânı bulunmamaktadır.
5. Açıklanan nedenle mülga 14/7/1966 tarihli ve 772sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’nun 6. maddesinin (E) bendinde yeralan;
A. “Ağır hapisveya…” ibaresinin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğudavada uygulanma imkânı bulunmadığından bu ibareye ilişkin başvurununMahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B. “…6 aydanfazla hapis…” ibaresinin esasınınincelenmesine,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
6. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Aydın AYGÜNtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu kanun hükmü,dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam veKapsam
7. Mülga 772 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (E) bendindeaffa uğramış olsalar bile zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık,dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanmak, dolanlı iflas veya yüzkızartıcı başka bir fiilden dolayı hapis cezasına hükümlü olmamayıöngörmektedir. Anılan bentte yer alan “…6 aydan fazla hapis…” ibaresiitiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.
8. Mülga 772 sayılı Kanun’un 3. maddesinde çarşı vemahalle bekçilerinin görevleri sayılmıştır. Söz konusu görevleri ifa etmeküzere alınacak bekçilerde bulunması gereken koşullar ise mülga Kanun’un 6.maddesinde sayılmıştır.
9. Bu bağlamda çarşı ve mahalle bekçilerinde aranacakkoşullar 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun devletmemurluğuna alınacaklarda aranacak şartların belirtildiği 48. maddesindenfarklılık göstermektedir. 657 sayılı Kanun’un anılan maddesinde kasten işlenensuçlardan mahkûm olmak devlet memurluğuna engel olarak belirtilmişken itirazkonusu kuralda ise herhangi bir ayrım yapılmaksızın 6 aydan fazla hapiscezasına konu tüm mahkûmiyetlerin çarşı ve mahalle bekçiliğine engel olduğuhükme bağlanmıştır.
B. İtirazın Gerekçesi
10.Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralın mülga 1/3/1926 tarihli ve 765saylı Türk Ceza Kanunu zamanında var olan yaptırım sistemine göre düzenlendiği,657 sayılı Kanun’da yer alan benzer nitelikteki hükmün zaman içinde cezakanunlarındaki değişiklikler de dikkate alınarak yeniden düzenlendiği, anılanhüküm uyarınca taksirli suçlar nedeniyle alınan mahkûmiyetin devlet memuruolmaya engel teşkil etmediği, buna karşın taksirle işlediği suçtan ötürü 6aydan fazla hapis cezası alanların çarşı ve mahalle bekçisi olamadığı, budurumun ise ölçülülük ve hukuki güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığı, işsizlerinkorunması ve insanların maddi ve manevi varlığının gelişmesi önünde engeloluşturduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 5., 49. ve 70. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C.Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
11. 6216sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 13.maddesi yönünden de incelenmiştir.
12. Anayasa’nınkamu hizmetine girme hakkını düzenleyen 70. maddesinin birinci fıkrasında “HerTürk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir” denilmiş; ikinci fıkrasındaise “Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbirayırım gözetilemez” hükmüne yer verilmiştir.
13. İtirazkonusu kural, çarşı ve mahalle bekçisi olmaya engel bir hususu düzenlemesinedeniyle kamu hizmetine girme hakkını sınırlamaktadır.
14.Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerinedokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerebağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanınsözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerineve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir. Buna göre kamuhizmetine girme hakkına sınırlama getiren düzenlemelerin, kanunla yapılması veAnayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun olması gerekir.
15. Anayasa’nın 13. maddesi kapsamında kamu hizmetine girişhakkını sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterliolmayıp yasal kuralların keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli,ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olması gerekir.
16. Esasen temel hakları sınırlayan kanunun buniteliklere sahip olması, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukukdevleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinde, kanuni düzenlemelerin hemkişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yervermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıcakamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir.Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımındanda zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını,bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin deyasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasınıgerekli kılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154). DolayısıylaAnayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik,Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesi ışığındayorumlanmalıdır.
17. İtiraz konusu kuralda çarşı ve mahalle bekçiliğigörevine hangi tür ve miktardaki cezanın engel olacağı herhangi bir tereddüttemahal bırakmayacak biçimde açık ve net olarak düzenlendiği görüldüğündenkuralın belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olduğuanlaşılmaktadır. Bu yönüyle kuralın kanunilik şartını taşımadığı söylenemez.
18. Bununla birlikte temel hak ve özgürlüklere sınırlamagetiren kuralların Anayasa’nın 13. maddesine uygunluğu denetlenirkensınırlamanın kanuna dayanması yeterli olmayıp aynı zamanda anayasal bağlamdameşru bir nedene de dayanması gerekmektedir.
19. Anayasa’nın kamuhizmetine girme hakkını düzenleyen 70. maddesinin ikinci fıkrasında hizmetealınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemeyeceğiöngörülerek bir yandan kamu hizmetine alınmada aranacak koşulların belirlenmesihususunda kanun koyucuya takdir yetkisi tanınmış, diğer yandan da söz konusukoşullar belirlenirken bu hakka getirilecek sınırlamaların ancak görevingerektirdiği niteliklerle uyumlu olması hâlinde mümkün olabileceği ifadeedilmiştir. Buna göre kamu hizmetine girme hakkına şart belirlemek suretiylegetirilecek sınırlama görevin gerektirdiği niteliklerden başka bir şartabağlanamaz. Aksi takdirde getirilen sınırlamanın anayasal bağlamda meşru birnedene dayandığı söylenemez.
20. İtiraz konusu kural, çarşı ve mahalle bekçisiolabilmek için 6 aydan fazla hapis cezasından hükümlü olunmamasınıöngörmektedir. Kural, hapis cezası verilmesini gerektiren suçun niteliğibakımından bir ayrım yapmamaktadır. Diğer bir ifade ile kuralda belirtilen süreylehapis cezasına mahkûmiyeti gerektiren suçun nasıl işlendiği hususunda ayrımgözetilmeksizin kasten ya da taksirle işlenmiş her suçun çarşı ve mahallebekçisi olmaya engel oluşturacağı hüküm altına alınmıştır.
21. Suçun işleniş biçimleri olan kast veya taksirkavramları 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda açıklanmıştır.Anılan Kanun’un 21. maddesine göre kast, “…suçun kanuni tanımındakiunsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.” Taksirise aynı Kanun’un 22. maddesinde “…dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıkdolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesiöngörülmeyerek gerçekleştirilmesi…” şeklinde tanımlamıştır.
22. Öte yandan 5237 sayılı Kanun’un 21. maddesinin(1) numaralı fıkrasında “Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır”denmek suretiyle suçların işlenmesinde asıl olanın kastın varlığı olduğubelirtilmiştir. Nitekim anılan Kanun’un 22. maddesinin (1) numaralı fıkrasındataksirle icra edilen fiillerin kanunda açıkça belirtildiği hâllerdecezalandırılabileceği hükme bağlanmıştır.
23. Suçlar yönünden kast kavramının yukarıda değinilentanımı dikkate alındığında bilerek ve isteyerek suç işlediği kesin hüküm iletespit edilmek suretiyle belirli bir sürenin üzerinde hapis cezası ile mahkûmedilen bireylerin çarşı ve mahalle bekçiliğine girmelerinin engellenmesianlaşılabilir bir durumdur. Kurala konu çarşı ve mahalle bekçiliğinin genelkolluğa yardımcı silahlı kamu görevlileri olduğu dikkate alındığında kastenişlenen suçlar yönünden böyle bir koşul öngörülmesi çarşı ve mahallebekçilerinin yapacağı kamu görevinin gereklerinden kabul edilebilir. Bununlabirlikte suçun taksirle işlenmesinde kasıt unsurunun bulunmadığı ve failinsuçun neticesini öngörmesinin veya istemesinin söz konusu olmadığıgözetilmelidir. Bireylerin hayatın olağan akışı içinde bilmeden ve istemedengerçekleştirdikleri eylemlerden dolayı belirli bir kamu hizmetine girmelerininsüresiz olarak engellenmesinin görevin niteliğinden kaynaklanan bir sınırlamaolduğunu söylemek güçtür. Buna rağmen kuralda, kasten işlenen suçlar iletaksirle işlenen suçlar arasında hizmete giriş yönünden hiçbir ayrım veyafarklılık yapılmadan 6 aydan fazla hapis cezası gerektiren herhangi bir fiiliişleyenlerin söz konusu kamu görevine alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.
24. Kaldı ki devlet memurluğuna alınmaya ilişkin genelşartlar arasında yalnızca suçun kasten işlenmesi hâlinde mahkûmiyetin engelteşkil edeceğinin düzenlendiği görülmektedir. Bu itibarla çarşı ve mahallebekçilerinin yardımcı olduğu genel kolluk veya diğer kamu düzeni ile ilgilikamu görevlilerinin kamu hizmetlerine girişi bakımından da taksirle işlenensuçlar engel teşkil etmemektedir.
25. Bu durumda itiraz konusu kuralla taksirle işlenensuçlardan mahkûmiyet hâlinde dahi çarşı ve mahalle bekçiliğine girilmesininengellenmesinin anayasal bağlamda meşru bir amacının bulunduğu söylenemez.
26. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13. ve 70.maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2. maddesine deaykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususlar Anayasa’nın13. ve 70. maddeleri kapsamında yapılan incelemede ele alınmış olduğundanAnayasa’nın 2. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerekgörülmemiştir.
Kural, Anayasa’nın 13. ve 70. maddelerine aykırıgörülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 5. ve 49. maddeleri yönündenincelenmemiştir.
IV. HÜKÜM
Mülga 14/7/1966 tarihlive 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’nun 6. maddesinin (E) bendindeyer alan “…6 aydan fazla hapis…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğunave İPTALİNE 15/10/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI