ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2020/34
Karar Sayısı : 2023/25
Karar Tarihi : 16/2/2023
R.G. Tarih - Sayı : 13/7/2023- 32247
İPTAL DAVASINI AÇAN:Türkiye Büyük MilletMeclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte 136 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU:16/1/2020 tarihli ve (56) numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin;
A. 5. maddesiyle10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (1) numaralıCumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin başlığıile birlikte değiştirilen 477. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (o) bendinin“…kullanımı ücrete tabi olan her çeşit karayolu, köprü ve tünel ücretleri,terminal kullanım ücretleri, demiryolu altyapı kullanım ücretleri iletaşımacılık faaliyetlerine ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespitetmek ve…” bölümünün,
B. 6. maddesiyle(1) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin başlığı ile birlikte değiştirilen478. maddesinin (1) numaralı fıkrasının;
1. (i) bendinin “…liman, iskele vekıyı yapılarının kullanım ücretleri ile taşımacılık faaliyetlerine ilişkingerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve…” bölümünün,
2. (j) bendinde yer alan “Limanbaşkanlıkları idari yetki alanlarını belirlemek,…” ibaresinin,
C. 8. maddesiyle(1) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 482. maddesinin (1) numaralıfıkrasına eklenen (i) bendinde yer alan “…veya denetlettirmek,” ibaresinin,
Ç. 12. maddesi ileekli (1) ve (2) sayılı listelerin,
D. Geçici 1.maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının,
Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 8., 11., 43.,73., 104., 127. ve 128. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline veyürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ KURALLARI
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin (CBK)iptali talep edilen kuralların da yer aldığı;
A. 5.maddesiyle (1) numaralı CBK’nın başlığı ile birlikte değiştirilen 477.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (o) bendişöyledir:
“Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğü
MADDE 477- (Başlığı ile birliktedeğişik:RG-17/1/2020-31011-CK-56/5 md.)
(1) Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri şunlardır:
(…)
o) Karayolu ve demiryolu ulaşımını geliştirmek veserbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlıolmak üzere; kullanımı ücrete tabi olan her çeşit karayolu, köprü ve tünelücretleri, terminal kullanım ücretleri, demiryolu altyapı kullanım ücretleriile taşımacılık faaliyetlerine ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespitetmek ve uygulamasını denetlemek,”
B. 6. maddesiyle (1) numaralı CBK’nın başlığı ilebirlikte değiştirilen 478. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (i) ve (j)bentleri şöyledir:
“Denizcilik Genel Müdürlüğü
MADDE 478- (Başlığı ile birliktedeğişik:RG-17/1/2020-31011-CK-56/6 md.)
(1) Denizcilik Genel Müdürlüğünün görev ve yetkilerişunlardır:
(…)
i) Deniz ve içsular ulaşımını geliştirmek ve serbest,adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere; liman,iskele ve kıyı yapılarının kullanım ücretleri ile taşımacılık faaliyetlerineilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve uygulamasınıdenetlemek,
j) Liman başkanlıkları idari yetki alanlarınıbelirlemek, bu alanlar içerisinde faaliyette bulunan kamu kurum vekuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerin yerine getireceği denizcilikfaaliyetlerine ilişkin izinleri vermek, koordine etmek, denetletmek ve izinsizfaaliyetleri durdurmak,”
C. 8. maddesiyle(1) numaralı CBK’nın 482. maddesinin (1) numaralı fıkrasına eklenen (i) bendişöyledir:
“Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü
MADDE 482- (1) Tersaneler ve Kıyı Yapıları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:
(…)
i) (Ek:RG-17/1/2020-31011-CK-56/8 md.) Deniz ve içsulardayürütülen tarama faaliyetlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek, bunlarailişkin iş ve işlemleri yürütmek, tarama işini yapan ve yaptıran kamu kurum vekuruluşları ile gerçek ve tüzel kişileri yetkilendirmek, denetlemek veyadenetlettirmek,”
Ç. 12. maddesi şöyledir:
“Ekli (1) sayılılistede yer alan kadrolar iptal edilerek 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesinin eki (I) sayılı Cetvelin Ulaştırma ve AltyapıBakanlığına ait bölümünden çıkarılmış ve ekli (2) sayılı listede yer alankadrolar ihdas edilerek 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin eki (I) sayılıCetvelin ilgili bölümlerine eklenmiştir. Mevzuatta Emniyet Genel Müdürlüğüİstihbarat Dairesi Başkanlığına ve İstihbarat Dairesi Başkanına yapılmışatıflar sırasıyla Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığına ve İstihbaratBaşkanına yapılmış sayılır.”
D. Geçici 1.maddesi şöyledir:
“Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte, Ulaştırmave Altyapı Bakanlığında; Karayolu Düzenleme Genel Müdürü ile Tehlikeli Mal veKombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürü kadrolarında bulunanlar ilekaldırılan birimlerin Genel Müdür Yardımcısı kadrolarında bulunanlarıngörevleri başkaca bir işleme gerek kalmaksızın sona erer. Bunlar hakkında 3sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında AtamaUsûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 6 ncı maddesi hükümlerine göreişlem tesis edilir. 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameningeçici 1 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükümleri saklıdır.
Mevzuatta bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kaldırılanbirimlere ve bunların yöneticilerine yapılan atıflar, kaldırılan birimleringörevlerini devralan birimlere ve yöneticilerine yapılmış sayılır.
Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile iptal edilen kadrolarhariç olmak üzere, bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kaldırılan birimleretahsisli kadro ve pozisyonların mevcutlu olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımerkez teşkilatı bünyesinde yer alan diğer birimlere dağıtılmasına Ulaştırma veAltyapı Bakanı yetkilidir.”
(1) SAYILI LİSTE
KURUMU : ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İPTAL EDİLEN KADROLARIN
SINIFI
UNVANI
DERECESİ
ADEDİ
GİH
Karayolu Düzenleme Genel Müdürü
1
1
GİH
Demiryolu Düzenleme Genel Müdürü
1
1
GİH
Deniz ve İçsular Düzenleme Genel
Müdürü
1
1
GİH
Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık
Düzenleme Genel Müdürü
1
1
GİH
Deniz Ticareti Genel Müdürü
1
1
GİH
Personel ve Eğitim Dairesi Başkanı
1
1
GİH
Genel Müdür Yardımcısı
1
5
TOPLAM
11
(2) SAYILI LİSTE
KURUMU : ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
SINIFI
UNVANI
DERECESİ
ADEDİ
GİH
Tabii Kaynaklar Dairesi Başkanı
1
1
TOPLAM
1
KURUMU : ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI
TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
SINIFI
UNVANI
DERECESİ
ADEDİ
GİH
Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü
1
1
GİH
Denizcilik Genel Müdürü
1
1
GİH
Personel Genel Müdürü
1
1
GİH
Denizcilik Uzmanı
5
15
TOPLAM
18
KURUMU : EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
SINIFI
UNVANI
DERECESİ
ADEDİ
EMH
İstihbarat Başkam
1
1
EMH
Trafik Başkanı
1
1
EMH
İstihbarat Başkan Yardımcısı
1
5
EMH
Özel Güvenlik Denetleme Başkan Yardımcısı
1
3
EMH
Trafik Başkan Yardımcısı
1
3
EMH
Şube Müdürü
1
5
TOPLAM
18
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Serdar ÖZGÜLDÜR, Engin YILDIRIM, HicabiDURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, RecaiAKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU ve Selahaddin MENTEŞ’inkatılımlarıyla 6/5/2020 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında kararabağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Fatih TORUNtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu CBK kuralları,dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A. CumhurbaşkanlığıKararnamelerinin Anayasal Çerçevesi ve Yargısal Denetimi
3. Anayasa Mahkemesi, CBK’ların anayasal çerçevesini veyargısal denetimine ilişkin ilkeleri daha önceki kararlarında belirlemiştir.Buna göre CBK’ların yargısal denetimindeöncelikle Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci iladördüncü cümlelerinde belirtilen konu bakımından yetki kurallarına uygunluğununele alınması gerekmekte olup bu kapsamda düzenlemenin; yürütme yetkisine ilişkin olması, Anayasa’nın İkinciKısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları veödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerle ilgiliolmaması, Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen ya da kanundaaçıkça düzenlenen konulara ilişkin olmamasıgerekir. Anılan fıkra yönünden herhangi bir aykırılık tespit edilmemesidurumunda ise bu defa CBK’ların içerikyönünden Anayasa’ya uygunluk denetimi yapılmalıdır (AYM, E.2019/78, K.2020/6, 23/1/2020, §§ 3-13;E.2019/31, K.2020/5, 23/1/2020, §§ 3-13; E.2018/119, K.2020/25,11/6/2020, §§ 3-13; E.2018/155, K.2020/27, 11/6/2020, §§ 3-13).
B. CBK’nın 5. Maddesiyle (1) Numaralı CBK’nın Başlığı ileBirlikte Değiştirilen 477. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (o) Bendinin “…kullanımıücrete tabi olan her çeşit karayolu, köprü ve tünel ücretleri, terminalkullanım ücretleri, demiryolu altyapı kullanım ücretleri ile taşımacılıkfaaliyetlerine ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve…”Bölümünün İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
4. Dava dilekçesindeözetle; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bünyesinde kurulan UlaştırmaHizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğüne kullanımı ücrete tabi olan her çeşitkara yolu, köprü ve tünel ücretleri, terminal kullanım ücretleri, demir yolualtyapı kullanım ücretleri ile taşımacılık faaliyetlerine ilişkin taban vetavan ücretlerini tespit etme görev ve yetkisi veren kuralın vergi benzeri maliyükümlülüklere ilişkin olduğundan kanunla düzenlenmesi gerektiği, bu ücretlerinbelirlenmesi hakkında çeşitli kanunlarda düzenlemeler bulunduğu, kuralınbelediyelerin yetki alanlarını kısıtlayacağı ve yerel yönetimlerin özerkliğinizedeleyeceği, yasama yetkisinin devredilemezliği ve kuvvetler ayrılığıilkelerini ihlal edeceği belirtilerekAnayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 8., 11., 73., 104. ve 127.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
5. Dava dilekçesinde konu bakımından yetkiyönünden kuralın Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 6., 7., 8., 11. ve 73.maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konubakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasındadüzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
6. (1) numaralı CBK’nın 477. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (o) bendinde, kara yolu ve demir yolu ulaşımını geliştirmek veserbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlıolmak üzere, kullanımı ücrete tabi olan her çeşit kara yolu, köprü ve tünelücretleri, terminal kullanım ücretleri, demir yolu altyapı kullanım ücretleriile taşımacılık faaliyetlerine ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespitetmek ve uygulamasını denetlemek Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme GenelMüdürlüğünün (Genel Müdürlük) görev ve yetkileri arasında düzenlenmiştir.Anılan bendin“…kullanımı ücrete tabi olan her çeşit karayolu, köprü ve tünelücretleri, terminal kullanım ücretleri, demiryolu altyapı kullanım ücretleriile taşımacılık faaliyetlerine ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespitetmek ve…” bölümü dava konusu kuralı oluşturmaktadır.
7. Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının dördüncü cümlesinde “Kanunda açıkça düzenlenen konulardaCumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.” denilmiştir. Buna göre CBK’larınanılan Anayasa hükmü yönünden yapılacak denetiminde öncelikle karşılaştırmayaesas olabilecek, daha önce kabul edilmiş bir kanun hükmünün bulunupbulunmadığının tespit edilmesi gerekir. Sonrasında ise -böyle bir kanun hükmüvarsa- incelenen CBK kuralının kanunun açıkça düzenlediği konuya ilişkin olupolmadığı belirlenmelidir. Bu değerlendirme yapılırken önce ilgili kanunun CBK iledüzenlenen alanda hüküm ifade edip etmediğinin belirlenmesi, ardından dakanundaki düzenlemenin açık olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. Bubağlamda CBK kuralı olmasaydı, karşılaştırmaya esas alınan kanun hükmünün CBKile düzenleme yapılan konuya uygulanacak olup olmaması, CBK kuralının kanun iledüzenlenen konuda çıkarılıp çıkarılmadığına dair bir gösterge olacaktır (AYM,E.2019/31, K.2020/5, 23/1/2020, § 17; AYM, E.2020/5, K.2022/115, 13/10/2022, § 23; AYM, E.2021/99,K.2022/119, 13/10/2022, § 20).
8. Dava konusu kuralla Genel Müdürlüğe kara yolları vedemir yolları vasıtasıyla sunulan ulaşım hizmetleri ile taşımacılıkfaaliyetlerinden alınacak ücretlerin gerektiğinde taban ve tavan sınırlarınınbelirlenmesi görev ve yetkisi verilmiştir. Bu çerçevede Genel Müdürlüğün görevve yetkisi söz konusu faaliyetlere ilişkin kullanım ücretlerini değil buücretlerin taban ve tavan sınırlarını belirlemektir.
9. 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları GenelMüdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 1. maddesinin (d) bendinde devletyolları; belediyeler veya diğer kurumların sorumluluğunda bulunan yollardışında kalan ve transit trafiği, illere, limanlara, tersanelere,havaalanlarına, demir yolu istasyonlarına, sınır kapılarına kesintisiz olarakulaştıran ana kara yolları olarak tanımlanmıştır. Aynı maddenin (i) bendine görekara yolu, trafik akışına imkân sağlamak üzere kamunun yararlanmasına açıkolan arazi şeritleri, köprüler, tüneller, her türlü sanat yapıları, korumayapıları ve diğer alanları; (k) bendine göre ise otoyol, yüksekstandartlara sahip, trafik seyrinde asgari hız sınırlaması uygulanan, seyahathızı yüksek ve üzerinde erişme kontrolünün uygulandığı kara yolunu ifadeetmektedir.
10. 6001 sayılı Kanun’un 14. maddesinin (1) numaralıfıkrasında da otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı kara yollarınıngeçişi ücretli olacak kesimlerinin karayolları genel müdürünün teklifi üzerineulaştırma ve altyapı bakanı (bakan) tarafından belirleneceği, bu karayollarının geçiş ücretleri ile bu ücretlerin yeniden belirlenmesinin;ücretlendirilen kara yolunun mesafesi, trafik yoğunluğu, aracın cinsi, sosyalve ekonomik faktörler dikkate alınarak çıkarılacak yönetmelikte belirtilen esasve usullere göre genel müdürün teklifi üzerine bakan onayı ile yürürlüğegireceği belirtilmiştir. Anılan maddenin (3) numaralı fıkrasında ise “24/11/1994tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun, 3465 sayılıKanun ve 3996 sayılı Kanun hükümlerine göre işletme hakkı verilen veyadevredilen karayollarında geçiş ücretinin belirlenmesine ilişkin esas veusuller ile ücretsiz geçiş yapmasına izin verilecek olanlar sözleşmelerdedüzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
11. Diğer yandan 28/5/1988 tarihli ve 3465 sayılıKarayolları Genel Müdürlüğü Dışındaki Kuruluşların Erişme Kontrollü Karayolu(Otoyol) Yapımı, Bakımı ve İşletilmesi ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun’daözel hukuk hükümlerine tabi ve sermaye şirketi statüsüne sahip sermayeşirketlerinin otoyollarının ve üzerindeki bütün tesislerin yapımı, bakımı,işletilmesi ile görevlendirilmesine ve süresi sonunda yol ve tesislerin devrineilişkin esaslar düzenlenmiş; bu kapsamda anılan Kanun’un 7. maddesinin birincifıkrasında otoyol geçiş ücretleri tarifesinin görevli şirketin talebi,karayolları genel müdürünün teklifi üzerine bakan onayı ile tespit edileceğibelirtilmiş; ikinci fıkrasında ise tarifenin tespiti sırasında, otoyol gelirinimakul seviyede tutacak trafik dengesi, maliyeti oluşturan çeşitli harcamalar,mahalli şartlar, bu yola işletme devresinde yapılan yatırımlar ile bu kabilyollardan içte ve dışta alınan ücret seviyeleri dikkate alınarak bu türyatırımları mümkün kılıcı ve teşvik edici bir gelir seviyesinin sağlanmasınınesas alınacağı ifade edilmiştir.
12. Bu itibarla belediyeler veya diğer kurumlarınsorumluluğunda bulunan yollar dışında kalan ve Karayolları Genel Müdürlüğününsorumluluk alanında bulunan kara yolları ve otoyollar ile özel hukukhükümlerine tabi sermaye şirketleri tarafından işletilen otoyolların geçişücretlerinin belirlenmesine ilişkin usul ve esasların 6001 sayılı Kanun ile3465 sayılı Kanun’da belirlendiği anlaşılmıştır.
13. Demiryolu altyapı kullanım ücretlerine ilişkin usulve esaslar ise 24/4/2013 tarihli ve 6461 sayılı Türkiye DemiryoluUlaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir. Bubağlamda 6461 sayılı Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c)bendinde demir yolu altyapısı demir yolunu oluşturan zemin, balast, travers veray ile elektrifikasyon, sinyalizasyon ve haberleşme tesisleriyle bunlarıntamamlayıcısı her türlü sanat yapısı, tesis, gar ve istasyonları, lojistik veyük merkezleri ve bunların eklentileri ile iltisak hatları olarak tanımlanmış;(ç) bendinde de demir yolu altyapı işletmecisinin tasarrufundaki demir yolualtyapısını güvenli bir şekilde işletmek ve demir yolu tren işletmecilerininhizmetine sunmak hususunda Bakanlıkça yetkilendirilmiş kamu tüzel kişileri veşirketler olduğu ifade edilmiştir. Anılan Kanun’un 6. maddesinin ikincifıkrasında ise kamu tüzel kişileri ve şirketlerin kendilerine ait veyatasarruflarındaki demir yolu altyapısının kullanım ücretlerini bütün trenişletmecileri için eşit şartlar içeren ve ayrımcılık oluşturmayan bir şekildebelirleyeceği ve uygulayacağı belirtilmiştir.
14. 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu TaşımaKanunu’nda da taşıma faaliyetleri ile terminal kullanım ücretlerine ilişkinhükümler yer almaktadır. 4925 sayılı Kanun’un 11. maddesinin birinci fıkrasındadüzenli yolcu ve eşya taşımaları, nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ücret tarifelerininyetki belgesi sahiplerince geçerlilik süresi de belirtilmek suretiylehazırlanacağı ve Bakanlığa bildirileceği ifade edilmiş; üçüncü fıkrasında dayolcu ve eşya taşıma, yükleme, boşaltma, depolama ve aktarma hizmetleri dedâhil olmak üzere ücret tarifelerinin ülke ekonomisi ve kamu yararı aleyhinesonuç vermesi, aşırı ücret uygulanması veya rekabet ortamının bozulması hâlindeve gerektiğinde taban ve tavan ücretlerinin Bakanlıkça tespit edilebileceğihükme bağlanmıştır.
15. Dava konusu CBK kuralının olmamasıdurumunda kullanımı ücrete tabi olan herçeşit kara yolu, köprü ve tünel ücretleri, terminal kullanım ücretleri, demiryolu altyapı kullanım ücretleri ile taşımacılık faaliyetlerine ilişkinücretlerin belirlenmesinde anılan Kanunhükümlerinin uygulanacağı açıktır. Dolayısıyla kuralın kanunun açıkçadüzenlediği bir konuya ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan söz konusuücretlerin taban ve tavan sınırlarının belirlenmesi de ücretlerinbelirlenmesiyle ilgili bir husus olduğundan dava konusu kuralla GenelMüdürlüğe söz konusu ücretleri belirleme yetkisinin değil sadece bu ücretlerin taban ve tavan sınırlarının belirlenmesi yetkisininverilmiş olması da karşılaştırmaya esas alınan düzenlemelerin aynı alanda hükümifade ettiği yolunda varılan sonucu değiştirmemektedir. Bu itibarla dava konusuCBK kuralının kanunun açıkça düzenlediği bir konuya ilişkin olması nedeniyleAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesine aykırılıkteşkil ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
16. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesine aykırıdır.İptali gerekir.
Kural Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının dördüncü cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğindenayrıca aynı fıkranın birinci, ikinci ve üçüncü cümleleri yönündenincelenmemiştir.
Kural konu bakımından yetki yönündenAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesine aykırıgörülerek iptal edildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
C. CBK’nın 6. Maddesiyle (1) Numaralı CBK’nın BaşlığıylaBirlikte Değiştirilen 478. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının;
1. (i) Bendinin “…liman, iskele ve kıyı yapılarınınkullanım ücretleri ile taşımacılık faaliyetlerine ilişkin gerektiğinde taban vetavan ücret tespit etmek ve…” Bölümünün İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
17. Dava dilekçesindeözetle; Denizcilik Genel Müdürlüğüne liman, iskele ve kıyı yapılarınınkullanım ücretleri ile taşımacılık faaliyetlerine dair gerektiğinde taban vetavan ücret tespit etme görev ve yetkisi veren kuralın vergi benzeri maliyükümlülüklere ilişkin olduğu, bunun yanı sıra liman, iskele ve kıyıyapılarının Anayasa’nın 43. maddesi kapsamında devletin hüküm ve tasarrufualtında olan yerler olduğu, bu nedenle bu yetkinin idare tarafından kullanılmasınındayanağının kanun ile düzenlenmesi gerektiği, ayrıca bu ücretlerin taban vetavan sınırlarının belirlenmesine ilişkin çeşitli kanunlarda düzenlemelerinmevcut olduğu, kuralın belediyelerin yetki alanlarını kısıtlayarak yerelyönetimlerin özerkliğini zedelediği, yasama yetkisinin devredilemezliği vekuvvetler ayrılığı ilkelerini de ihlal ettiği belirtilerekAnayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 8., 11., 43., 73., 104. ve 127.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
18. Dava dilekçesinde konu bakımından yetkiyönünden kuralın Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 6., 7., 8., 11., 43. ve 73.maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konubakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasındadüzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
19. (1) numaralı CBK’nın 478. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (i) bendinde, denizde ve iç sular ulaşımını geliştirmek ve serbest,adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzereliman, iskele ve kıyı yapılarının kullanım ücretleri ile taşımacılıkfaaliyetlerine ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek veuygulamasını denetlemek görev ve yetkisinin Denizcilik Genel Müdürlüğüne (GenelMüdürlük) ait olduğu hükme bağlanmıştır. Anılan bendin “…liman, iskele vekıyı yapılarının kullanım ücretleri ile taşımacılık faaliyetlerine ilişkingerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve… bölümü davakonusu kuralı oluşturmaktadır.
20. Liman; gemileringirebilmesi için yeterli derinliğe sahip emniyetli su alanı ile buna bağlı karaalanı olan, burada yükleme, boşaltma, bakım ve benzeri diğer ihtiyaçlarınıgiderdikleri yerlerdir. Ülkemizde denizcilik ile ilgili iş ve işlemler(1) numaralı CBK’nın 478. ve 482. maddeleri uyarınca Ulaştırma ve AltyapıBakanlığınca yürütülmektedir. (1) numaralı CBK’da ayrıca Liman Başkanlıkları,anılan Bakanlığın taşra teşkilatı birimleri arasında sayılmıştır.
21. Bunun yanı sıra 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı KıyıKanunu’nun 6. maddesinde “Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikleyararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit,parmaklık, telörgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz. Kıyılarda,kıyıyı değiştirecek boyutta kazı yapılamaz; kum, çakıl vesaire alınamaz veyaçekilemez.” hükmüne yer verildikten sonra aynı maddede kıyılardayapılabilecek yapılara ilişkin istisnalar düzenlenmiştir. Buna göre kıyılardaiskele, liman, barınak, tersane, gemi söküm yeri, su ürünlerini üretim veyetiştirme tesisleri gibi özelliği olan yapı ve tesisler, turizm amaçlıtesisler, kruvaziyer gemilerin yanaşmasına ve yolcuları indirmeye müsait denizyapıları ve yan tesislerinin yer aldığı kruvaziyer ve yat limanları gibi bazıyapılar istisnalar arasında sayılmıştır.
22. Türkiye’de uluslararası taşımalara yönelik hizmetveren 200’ün üzerinde kıyı tesisi (liman/iskele/boru hattı ve şamandıra sistemişeklinde) mevcuttur. Türkiye’de limanlar yönetim ve işletilmesine göre genelolarak üç kategoriye ayrılmakta olup bunlar; kamu kuruluşları tarafındanişletilen limanlar, yerel yönetimler tarafından işletilen limanlar veözel hukuk kişileri tarafından işletilen limanlardır. Söz konusu limanlarınkullanım ücretleri ile limanlarda gerçekleştirilen taşımacılık faaliyetlerineilişkin ücretlerin belirlenmesine yönelik olarak tüm limanlar için geçerli birdüzenleme mevcut değildir.
23. Limanların idaresi,derinleştirilmesi, genişletilmesi, taranması, şamandıraların konulması,rıhtım-iskele-platformların yapılması, demirleme yerlerinin belirlenmesi,gemilerin iskele-rıhtım-platform-şamandıra gibi yerlere yanaştırılmaşartlarının belirlenmesine ilişkin düzenlemeler 14/4/1925 tarihli ve 618sayılı Limanlar Kanunu’nda yer almaktadır. Anılan Kanun’un 10. maddesinde “Bahrimerakibi belediye hudutları içinde nakliye tarifeleri her altı ayda bir defaticareti bahriye müdürü veya liman reisi ve ticaret odası ve belediyeden ve varise bahri ticaret odası ve şirket meclisi idaresinden müntahap birer aza ilemıntıka ticaret müdüründen mürekkep bir komisyonca tanzim ve Ticaret Vekaletitarafından tasdik olunur.” denilmektedir.
24. Ayrıca 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı BelediyeGelirleri Kanunu’nun “Ücrete Tabi İşler” başlıklı 97. maddesinde “Belediyelerbu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğinebağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet (...) için belediye meclislerincedüzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye’ye tekel olarakverilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.” hükmü uyarınca belediyeler,kendi hizmet tarifelerini belirleme yetkisine sahiptir. Bu kapsamdabelediyelerin yönetim ve işletmesinde bulunan limanların kullanım ücretleri ilelimanlarda gerçekleştirilen taşımacılık faaliyetlerine ilişkin ücretlerbelediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre belirlenmektedir.
25. Kamu kuruluşları tarafından işletilen limanlar TürkiyeDenizcilik İşletmeleri A.Ş. (TDİ), Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları(TCDD), Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş.(BOTAŞ) gibi kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) yönetim ve işletmesinde olupbu kurumlar, işletmekte oldukları tesislerde hizmet tarifesi belirlemeyetkisine de sahiptir. Nitekim 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadiTeşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) “Teşebbüslerinuygulayacakları fiyatlar ve görev zararı uygulaması” başlıklı 35. maddesininbirinci fıkrasında “Teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıklar, işletmelerindeüretilen mal ve hizmet fiyatlarını tespitte serbesttirler.” hükmübulunmaktadır. Anılan KHK’nın 37. maddesinde ise “Kuruluşlara ait fiyat vetarifelere sosyal faydayı artırmak amacı ile Koordinasyon Kurulunca müdahaleedilebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla KİT’lerin, yürüttüklerihizmetin fiyatını belirleme yetkisi bulunmaktadır.
26. Bunun yanı sıra özelleştirilen limanlar temel olaraközelleştirme öncesi TCDD ve TDİ tarafından işletilen limanlar olup bunlarınişletme sorumlulukları ve devrine ilişkin olarak işletici kuruluş, devralankuruluş ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı arasında imzalanan devirsözleşmeleri hükümleri bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yine işletme ve tarifehususunda bazı hükümler mevcuttur. Ayrıca 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılıÖzelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 17. maddesinin (E) bendinin “Özelleştirmeprogramındaki kuruluşlardan, anonim şirket statüsünde olanların ürettikleri ve/veyasattıkları mal ve hizmetlerin fiyat ve tarifeleri bu kuruluşların yönetimkurullarınca, diğerlerinde ise yetkili organlarınca belirlenir.” hükmükapsamında kendi tarifelerini belirleme yetkisi bulunmaktadır.
27. 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi TeşvikKanunu’nun 3. maddesinin (g) bendinde turizm işletmesi belgesi, turizmsektöründe faaliyet gösteren turizm işletmelerine Kültür ve Turizm Bakanlığıncaverilen belge olarak tanımlanmaktadır. Turizm işletmesi belgesi almak suretiylefaaliyet yürüten işletmelerden biri de yat limanlarıdır. 2634 sayılı Kanun’un10. maddesinde ise turizm tesislerinin uygulayacağı fiyat tarifelerine dayanakteşkil eden düzenlemeler yer almaktadır. Bu kapsamda anılan maddede “Belgeliişletmelerin uygulayacakları fiyat tarifelerinin hazırlanması ve onaylanmasınailişkin genel ilkeler Bakanlıkça belirlenir.” denilmekte olup turizmişletme belgesi sahibi işletmelerin uygulayacağı fiyat tarifelerinin Bakanlıkçabelirleneceği kurala bağlanmıştır.
28. Dava konusu CBK kuralının olmamasıdurumunda kullanımı ücrete tabi olan liman,iskele ve kıyı yapılarının kullanım ücretleri ile taşımacılık faaliyetlerineilişkin ücretlerin belirlenmesinde anılan Kanunhükümlerinin uygulanacağı açıktır. Dolayısıyla kuralın kanunun açıkça düzenlediğibir konuya ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan söz konusu ücretlerintaban ve tavan sınırlarının belirlenmesi de ücretlerin belirlenmesiyle ilgilibir husus olduğundan dava konusu kuralla Genel Müdürlüğe söz konusuücretleri belirleme yetkisinin değil sadece bu ücretlerin taban ve tavan sınırlarının belirlenmesi yetkisininverilmiş olması da karşılaştırmaya esas alınan düzenlemelerin aynı alanda hükümifade ettiği yolunda varılan sonucu değiştirmemektedir. Bu itibarla dava konusuCBK kuralının kanunun açıkça düzenlediği bir konuya ilişkin olması nedeniyleAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesine aykırılıkteşkil ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
29. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesine aykırıdır.İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının dördüncü cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğindenayrıca aynı fıkranın birinci, ikinci ve üçüncü cümleleri yönündenincelenmemiştir.
Kural konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesine aykırı görülerek iptaledildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
2. (j) Bendinde Yer Alan “Liman başkanlıkları idariyetki alanlarını belirlemek,…” İbaresinin İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
30. Dava dilekçesindeözetle; kuralla Denizcilik Genel Müdürlüğüne liman başkanlıklarınınidari yetki alanlarını belirleme görev ve yetkisinin verildiği ancak liman,iskele ve kıyı yapılarının Anayasa’nın 43. maddesi kapsamında devletin hüküm vetasarrufu altında olduğundan söz konusu yerlere ilişkin liman başkanlıklarınınyetki alanının kanunla belirlenmesi gerektiği, ayrıca bu konuda kanunidüzenlemenin mevcut olduğu, liman başkanlıklarının idari yetki alanınınbelirlenmesinin idarenin takdirine bırakılmasının belirlilik ve yasamayetkisinin devredilemezliği ilkelerini de zedelediği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 7., 43. ve 104. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
31. Dava dilekçesinde konu bakımından yetkiyönünden kuralın Anayasa’nın 7. ve 43. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de CBK’yailişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkra kapsamındayapılacaktır.
32. Dava konusu kural, liman başkanlıklarının idari yetkialanlarını belirleme görev ve yetkisinin Denizcilik Genel Müdürlüğüne aitolduğunu hükme bağlamıştır.
33. 618 sayılı Kanun’un 1. maddesinde limanların idaresiile birlikte bütün liman işlerinin yapılmasına hükûmetin mecbur olduğubelirtilmiş, 2. maddesinde ise limanların sınırları ile kamu limanlarının yetkialanlarını belirleyen deniz koordinatlarının Denizcilik Müsteşarlığıncaçıkartılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. 26/9/2011 tarihlive 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 44. maddesi ile 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname yürürlükten kaldırılarak DenizcilikMüsteşarlığı kapatılmış ve Denizcilik Müsteşarlığına yapılan atıflarınUlaştırma ve Altyapı Bakanlığına yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır. 655sayılı KHK’nın 44. maddesi de 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Anayasada YapılanDeğişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 31.maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. 703 sayılı KHK’nın 216. maddesinde ise “Kanunve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarınayapılan atıflar Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde bunlara karşılık olarakbelirtilen ve düzenlenen bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına yapılmışsayılır.” denilmektedir. Daha sonraUlaştırma ve Altyapı Bakanlığının teşkilatı ile görev ve yetkileri (1) numaralıCBK ile düzenlenmiştir.
34. Görüldüğü üzere 618 sayılı Kanun’un 2. maddesi ilelimanların sınırları ile kamu limanlarının yetki alanlarını belirleyen denizkoordinatlarının Denizcilik Müsteşarlığınca çıkartılacak yönetmelikledüzenleneceği hükme bağlanmış, daha sonra bu görev ve yetki Ulaştırma veAltyapı Bakanlığına devredilmiştir. Buna göre liman başkanlıklarının idariyetki alanlarının belirlenmesi konusunda 618 sayılı Kanun’un 2. maddesiyledüzenleme yapıldığı ve yetkili bakanlığın, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığıolduğu konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu çerçevede kanunun açıkçadüzenlediği bir konuda düzenleme yapan CBK kuralının Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesine aykırı düzenleme getirdiğianlaşılmaktadır.
35. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kadir ÖZKAYA, Muammer TOPAL, Recai AKYEL, İrfan FİDAN ve MuhteremİNCE bu görüşe katılmamışlardır.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınındördüncü cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca aynı fıkranınbirinci, ikinci ve üçüncü cümleleri yönünden incelenmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesine aykırı görülerek iptaledildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
Ç. CBK’nın 8. Maddesiyle (1) Numaralı CBK’nın 482.Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasına Eklenen (i) Bendinde Yer Alan “…veyadenetlettirmek,” İbaresinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
36. Dava dilekçesindeözetle; kuralla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bünyesinde kurulan Tersanelerve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğüne denizde ve iç sularda yürütülen taramafaaliyetlerini idarenin dışında üçüncü kişilere de denetlettirme imkânısağlandığı ancak denizde ve iç sularda yapılan tarama faaliyetinin denetlenmesiişleminin genel idare esaslarına göre yürütülmekte olan kamu hizmetleriningerektirdiği asli ve sürekli görevlere ilişkin olduğundan kamu görevlilerieliyle yerine getirilmesi gerektiği, söz konusu görevin özel hukuk kişilerincede yürütülmesine imkân tanınmasının kolluk görevinin yerine getirilmesindehukuki belirsizlik yaratacağı belirtilerek kuralınAnayasa’nın 2., 6., 8. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
37. Dava dilekçesinde konu bakımından yetkiyönünden kuralın Anayasa’nın 6. ve 8. maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de CBK’yailişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasında düzenlendiğinden 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural,ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 104. maddesi yönünden incelenmiştir.
38. (1) numaralı CBK’nın 482. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (i) bendinde denizde ve iç sularda yürütülen tarama faaliyetlerineilişkin usul ve esasları belirlemek, bunlara ilişkin iş ve işlemleri yürütmek,tarama işini yapan ve yaptıran kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzelkişileri yetkilendirmek, denetlemek veya denetlettirmek, Tersaneler ve KıyıYapıları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Davakonusu kural anılan bentte yer alan “…veya denetlettirmek…” ibaresidir.Kuralla Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğüne tarama işini yapan veyaptıran kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişileri denetlemeninyanı sıra denetlettirmek görev ve yetkisi de verilmiştir.
39. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınbirinci cümlesi “Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konulardaCumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılabilir.” hükmünü öngörmektedir. Budurumda ilk olarak dava konusu kuralın düzenlediği hususun yürütme yetkisineilişkin konular kapsamında olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
40. Kuralın yer aldığı madde ile Bakanlığın hizmetbirimlerinden birisi olan Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğünün görevve yetkileri düzenlenmiştir. Buna göre kuralın yürütme organının bir unsuruolan Bakanlığın ifa etmekle görevli ve yetkili olduğu kamu hizmetininyürütülmesiyle bağlantılı olarak denizde ve iç sularda yürütülen tarama işiniyapan ve yaptıran kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerin denetlettirilmesinedair bir düzenleme öngördüğü, yasama ve yargı yetkileriyle ilgili herhangi birhusus içermediği, bu itibarla yürütme yetkisine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
41. Öte yandan kural, Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının ikinci cümlesinde CBK ile düzenlenemeyeceği belirtilen Anayasa’nınİkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişihakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevlereilişkin bir düzenleme de içermemektedir.
42. Anayasa’nın 123. maddesinin birinci fıkrasında “İdare,kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.” hükmü yeralmaktadır. Ancak Anayasa’nın 106. maddesinin on birinci fıkrasında “Bakanlıklarınkurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez vetaşra teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.”denilmek suretiyle bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri veyetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulmasıAnayasa’nın 106. maddesinin on birinci fıkrası uyarınca CBK ile düzenlenebileceğiözel olarak belirtilen konular kapsamında kalmaktadır (AYM, E.2020/8, K.2021/25, 31/03/2021, § 21).
43. Bu bağlamda Anayasa’nın CBK’lar tarafındandüzenleneceğini özel olarak öngördüğü bakanlıkların kurulması, kaldırılması,görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarınınkurulmasının düzenlenmesi kapsamında, bu konularla sınırlı olmak üzereAnayasa’nın 123. maddesinin anılan hükmünde belirtilen hususlarda düzenlemeyapılabilir (AYM, E.2019/31, K.2020/5, 23/1/2020, § 31).
44. Bu çerçevede Bakanlığın hizmet birimi olan GenelMüdürlüğün görev ve yetkilerini düzenleyen kuralın Anayasa’nın 106. maddesininon birinci fıkrasında öngörülen bakanlıkların görevleri ve yetkilerineilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla kuralın Anayasa’nın 104. maddesininon yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı bir yönü de bulunmamaktadır.
45. Diğer yandan denizde ve iç sularda gerçekleştirilecekolan tarama faaliyetlerine yönelik herhangi bir kanuni düzenlemesaptanmamıştır. Bu itibarla kuralın kanunda açıkça düzenlenen bir konuyailişkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
46. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptaltalebinin reddi gerekir.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
47. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti;eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak veözgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimineaçık olan devlettir.
48. Hukuk devletinin temel unsurlarından biri belirlilikilkesidir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarına göre anılan ilke,yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi birduraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır,uygulanabilir ve nesnel olmasını gerektirmektedir. Belirlilik ilkesi, hukuksalgüvenlikle bağlantılı olup birey, kanundan belirli bir kesinlik içinde hangisomut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını,bunların idareye hangi müdahale yetkisini verdiğini bilmesini zorunlukılmaktadır (AYM, E.2019/35, K.2019/53, 26/6/2019, § 15; E.2018/70, K.2019/54,26/6/2019, § 10; E.2017/33, K.2019/20, 10/4/2019, § 31; E.2018/1, K.2018/83,11/7/2018, § 12).
49. Anayasa Mahkemesi birçok kararında belirlilikilkesinin yalnızca yasal belirliliği değil daha geniş anlamda hukukibelirliliği ifade ettiğini, yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir,bilinebilir ve öngörülebilir olma gibi niteliklere ilişkin gerekliliklerikarşılaması koşuluyla mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleriile de hukuki belirliliğin sağlanabileceğini, asıl olanın muhtemel muhataplarınınmevcut şartlar altında belirli bir işlemin ne tür sonuçlar doğurabileceğiniöngörmelerini mümkün kılacak bir normun varlığı olduğunu vurgulamıştır. Anılanilkenin yürütmenin asli düzenleyici işlemi niteliğinde olan CBK’lar bakımındanda geçerli olduğunda şüphe bulunmamaktadır (AYM,E.2019/96, K.2022/17, 24/2/2022, § 47; E.2018/133, K.2021/70, 13/10/2021, § 52).
50. Anayasa'nın 128. maddesinin birinci fıkrasında "Devletin,kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idareesaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiğiaslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür."denilmektedir. Belirtilen hüküm gereğince, genel idare esaslarına göreyürütülen kamu hizmetlerinin gerektirdiği görevlerden asli ve sürekli niteliktaşıyanların, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülmesi zorunludur.
51. Denetim faaliyeti, başlı başına icrai sonuç doğuranbir işlem veya karar niteliğinde değildir. Denetim sonucu düzenlenen raporlar,idari işlem kuramı uyarınca hazırlık işlemi niteliğinde olup bu raporlarınhazırlanması, denetlenen kişilerin hukukunda değişiklik yaratmamaktadır. Esasenicrai işlem, denetim sonucunda yetkili makamlarca alınan cezai ve idarikararlar ile başvurulan diğer hukuki tedbirlerdir. İcrai kararları almaklayetkili idari makam, hazırlık işlemi niteliğindeki denetim raporunda yer alantespit ve değerlendirmelerle bağlı değildir. Bu nedenle kural olarak icraiişlemler dışında denetim faaliyetinin özel kişilerden hizmet satın alınmasıyoluyla yürütülmesi Anayasa'ya aykırılık teşkil etmez (AYM, E.2013/50,K.2015/38, 1/4/2015; E.2020/10, K.2020/67, 12/11/2020, § 28).
52. Kuralla Bakanlığın hizmet birimlerinden olan GenelMüdürlüğe, denizde ve iç sularda yürütülen tarama işini yapan ve yaptıran kamukurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerin denetlettirilmesi görevve yetkisi verilmiştir.
53. Genel Müdürlük, tarama yetki belgesine sahip olanlarıve bunların yetki belgelerindeki tarama vasıtalarını her zaman denetleme yetkisinesahip olduğu gibi dava konusu kural uyarınca bu faaliyetleri denetlettirmegörev ve yetkisine de sahiptir. Dava konusu kuralda denizde ve iç sulardayürütülen tarama işini denetlettirme faaliyetinin nasıl yürütüleceğine ilişkinbir düzenleme yer almamakla birlikte tarama faaliyetinin idarenin dışındaüçüncü kişilere gördürülmesi durumunda bunun hizmet alımı yoluyla sağlanacağıaçıktır. Kamu hukukuna tabi olan veya kamunundenetimi altında bulunan veyahut kamu kaynağı kullanan kamu kurum ve kuruluşlarınınmal veya hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin yapacakları ihalelerde uygulanacak esas ve usuller ileihale süreci ise 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’ndadüzenlenmiştir. 4734 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasında buKanun’a tabi idarelerin bu Kanun’a göre yapılacak ihalelerde saydamlığı,rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini,ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimlikullanılmasını sağlamakla sorumlu oldukları hükme bağlanmış olup denizde ve içsularda yürütülen tarama işini denetlettirmek amacıyla yapılacak hizmetalımlarında da bu ilkelerin gözetilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla kuralın hem kişiler hem de idare yönünden belirli veöngörülebilir olduğu anlaşıldığından kuralda belirsizlik bulunduğu söylenemez.
54. Öte yandan dava konusu kuralla idareye denizde ve içsularda yürütülen tarama faaliyetlerinin denetimini idarenin dışında üçüncükişilere de yaptırma imkânı tanınmakla birlikte bu kapsamda yapılacakdenetimler sonucunda gerekli yaptırım ve işlemlerin idare tarafından kararabağlanacağı açıktır. Denetim sonucu hukuki ve idari tedbirleri uygulama yetkisiidarede kalmaya devam ettiğinden teknik destek sağlamaktan ibaret, hazırlıkişlemi niteliğinde bir görev olduğu anlaşılan denizde ve iç sularda yürütülentarama faaliyetlerinin denetlenmesi görevinin memur ve diğer kamu görevlisiniteliğinde olmayan üçüncü kişilere gördürülmesinin Anayasa'ya aykırı bir yönübulunmamaktadır.
55. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. ve 128.maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
M. Emin KUZ bu görüşe katılmamıştır.
D. CBK’nın 12. Maddesinin, Ekli (1) ve (2) SayılıListelerin, Geçici 1. Maddesinin Birinci ve Üçüncü Fıkralarının İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
56. Dava dilekçesinde özetle; kuralların genel idareesaslarına göre yürütülmekte olan kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli vesürekli görevleri ifa eden yöneticiler ve personele ilişkin olduğu, bunlarınkadrolarına ve bu kadroların ihdas ve iptaline ilişkin hükümlerin kanunladüzenlenmesi gerektiği, Bakanlık daire başkanı olarak görev yapan personelingörevden alınmasının ve başka bir kadroya atanmasının anılan personelin özlükhaklarını doğrudan etkilediği, bu itibarla söz konusu hususun kanunladüzenlenmesi gereken atama işlemine ilişkin olduğu, münhasıran kanunladüzenlenmesi gereken bir konuda CBK çıkarıldığı, bu suretle CBK çıkarmayetkisinin anayasal çerçeve dışında kullanıldığı, yürütme organına genel,sınırsız, esasları ve çerçevesi belirsiz bir düzenleme yetkisinin tanındığı, budurumun yasama yetkisinin devredilemezliği, Anayasa’nın bağlayıcılığı veüstünlüğü ile kuvvetler ayrılığı ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerekkuralların Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 8., 11., 104. ve 128.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralların Konu Bakımından Yetki Yönünden İncelenmesi
57. Dava dilekçesinde konu bakımından yetki yönündenkuralların Anayasa’nın 6., 7., 8., 11. ve 128. maddelerine de aykırı olduğuileri sürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kurallarıAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustakiinceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
58. Kurallar Bakanlığın, Enerji ve Tabii KaynaklarBakanlığının ve Emniyet Genel Müdürlüğünün merkez teşkilatına ilişkin olarakbir kısım kadronun ihdas edilerek (2) numaralı CBK’nın eki (1) sayılı Cetvel’inilgili bölümlerine eklenmesini, Bakanlığın bir kısım kadronun ise iptaledilerek anılan CBK’nın belirtilen bölümünden çıkarılmasını, mevzuatta, EmniyetGenel Müdürlüğüne ilişkin olarak kaldırılan bazı kadrolara yapılan atıfların okadrolar yerine ihdas edilen kadrolara yapılmış sayılmasını, Bakanlıkta bazıgenel müdür ve genel müdür yardımcılığı kadrolarında görev yapan personelin bugörevlerinin sona ermesini, bunlar hakkında (3) numaralı CBK’nın 6. maddesihükümlerine göre işlem tesis edilmesini ve 703 sayılı KHK’nın geçici 1.maddesinin dördüncü fıkrası hükmünün saklı olmasını, kaldırılan birimleretahsisli kadroların mevcutlu olarak ulaştırma ve altyapı bakanı tarafındanBakanlık merkez teşkilatındaki diğer birimlere dağıtılmasını öngörmektedir.
59. Anayasa Mahkemesi bakanlıkların ve bağlı kuruluşlarının,kamu tüzel kişiliklerinin, Cumhurbaşkanlığımerkez teşkilatı ile Cumhurbaşkanlığına bağlı kurum ve kuruluşların kadrolarının ihdası ve iptaline ilişkin düzenlemelerinCBK’larla yapılmasının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya uygun olupolmadığı hususunu daha önceki bazı kararlarında değerlendirmiştir. Bu kapsamdasöz konusu kurum ve kuruluşların kadrolarının ihdası ve iptaliyle ilgilidüzenlemelerin idarenin teşkilat yapısı ile ilgili olup yürütme yetkisineilişkin konulardan olduğu, Anayasa’da CBK ile düzenlenmesi yasaklanan haklar veödevlerle ilgisinin bulunmadığı ve Anayasa’nın 106. maddesinin on birincifıkrasının “Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri,teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığıkararnamesiyle düzenlenir.” ile Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncüfıkrasının “Kamu tüzel kişiliği, kanunla veya Cumhurbaşkanlığıkararnamesiyle kurulur.” şeklindeki hükümleriyle bağlantılı olarakAnayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı biryönünün de bulunmadığı ifade edilmiştir (AYM, E.2020/8, K.2021/25, 31/3/2021,§§ 17-22; E.2021/50, K.2021/89, 16/12/2021, §§ 18-23; E.2021/91, K.2021/106,30/12/2021, §§ 19-25; E.2018/119, K.2020/25, 11/6/2020, §§ 27, 28; E.2022/37,K.2023/44, 9/3/2023, §§ 9,10).
60. Bakanlık, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı veEmniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde bazı kadroların ihdasına ve Bakanlıkbünyesinde bazı kadroların iptaline, ayrıca bu ihdas ve iptallere bağlı olarakgerçekleştirilecek işlemlere yönelik düzenlemeler öngören, dolayısıyla Bakanlıklar ve bağlı kuruluşlarının teşkilat yapısıyla ilgili bir düzenleme getiren davakonusu kurallar yönünden, belirtilen kararlardan ayrılmayı gerektiren bir durumbulunmamaktadır.
61. Öte yandankurallarla aynı alandahüküm ifade eden karşılaştırmaya esasolabilecek nitelikte, kanunlayapılan herhangi bir düzenleme tespitedilememiştir. Bu itibarla kuralların kanunda açıkça düzenlenen bir konuyailişkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
62. Bu itibarlakurallar, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının birinci, ikinci veüçüncü cümlelerine aykırı bir düzenleme içermemektedir.
63. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M.Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ve Kenan YAŞAR bu görüşe katılmamışlardır.
b. Kuralların İçerik Yönünden İncelenmesi
64. Kurallar kapsamında Bakanlığın,Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ve Emniyet Genel Müdürlüğünün merkezteşkilatına ilişkin olarak ihdas ve iptal edilen kadro ve sayıları ile bu ihdasve iptallere bağlı olarak gerçekleştirilecek işlemlere yönelik usul ve esasların açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel şekilde saptanmış olduğu görüldüğünden dava konusu kuralbu yönüyle bir belirsizlik içermemektedir.
65. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 2.maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
IV. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
66. Dava dilekçesinde özetle, dava konusu kuralların uygulanmalarıhâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceği belirtilerekyürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
16/1/2020 tarihli ve (56) numaralı CumhurbaşkanlığıTeşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına DairCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
A. 1. 5. maddesiyle 10/7/2018 tarihli ve 30474sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (1) numaralı Cumhurbaşkanlığı TeşkilatıHakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin başlığı ile birlikte değiştirilen477. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (o) bendinin “…kullanımı ücrete tabiolan her çeşit karayolu, köprü ve tünel ücretleri, terminal kullanım ücretleri,demiryolu altyapı kullanım ücretleri ile taşımacılık faaliyetlerine ilişkingerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve…” bölümüne,
2. 6. maddesiyle (1) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin başlığı ile birlikte değiştirilen 478. maddesinin (1) numaralıfıkrasının;
a. (i) bendinin “…liman, iskele ve kıyı yapılarınınkullanım ücretleri ile taşımacılık faaliyetlerine ilişkin gerektiğinde taban vetavan ücret tespit etmek ve…” bölümüne,
b. (j) bendinde yer alan “Liman başkanlıkları idariyetki alanlarını belirlemek,…” ibaresine,
yönelik yürürlüğün durdurulmasıtaleplerinin, koşulları oluşmadığından REDDİNE,
B. 1. 8. maddesiyle (1) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin 482. maddesinin (1) numaralı fıkrasına eklenen (i) bendinde yeralan “…veya denetlettirmek,” ibaresine,
2. 12. maddesine ve ekli (1) ve (2) sayılı listelerine,
3. Geçici 1. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarına,
yönelik iptal talepleri16/2/2023 tarihli ve E.2020/34, K.2023/25 sayılı kararla reddedildiğinden, bumaddeye, fıkralara, ibareye ve listelere ilişkin yürürlüğün durdurulmasıtaleplerinin REDDİNE,
16/2/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V. HÜKÜM
16/1/2020 tarihli ve (56) numaralı CumhurbaşkanlığıTeşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına DairCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
A. 5. maddesiyle 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı ResmîGazete’de yayımlanan (1) numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin başlığı ile birlikte değiştirilen 477.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (o) bendinin “…kullanımı ücrete tabi olanher çeşit karayolu, köprü ve tünel ücretleri, terminal kullanım ücretleri,demiryolu altyapı kullanım ücretleri ile taşımacılık faaliyetlerine ilişkingerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve…” bölümünün konubakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
B. 6. maddesiyle (1) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin başlığı ile birlikte değiştirilen 478. maddesinin (1) numaralıfıkrasının;
1. (i) bendinin “…liman, iskele ve kıyı yapılarınınkullanım ücretleri ile taşımacılık faaliyetlerine ilişkin gerektiğinde taban vetavan ücret tespit etmek ve…” bölümünün konu bakımından yetki yönündenAnayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. (j) bendinde yer alan “Liman başkanlıkları idariyetki alanlarını belirlemek,…” ibaresinin konu bakımından yetki yönündenAnayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Kadir ÖZKAYA, Muammer TOPAL, RecaiAKYEL, İrfan FİDAN ile Muhterem İNCE’ninkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
C. 8. maddesiyle (1) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin 482. maddesinin (1) numaralı fıkrasına eklenen (i) bendinde yeralan “…veya denetlettirmek,” ibaresinin;
1. Konu bakımından yetkiyönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. İçeriği itibarıyla Anayasa’yaaykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE, M. Emin KUZ’un karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
Ç. 12. maddesinin ve ekli (1) ve (2) sayılı listelerinin;
1. Konu bakımından yetkiyönünden Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
2. İçeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadıklarına veiptal taleplerinin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
D. Geçici 1. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının;
1. Konu bakımından yetkiyönünden Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE, ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ, Yusuf Şevki HAKYEMEZile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
2. İçeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadıklarına veiptal taleplerinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
16/2/2023 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Mahkememiz çoğunluğu (56) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesinin (CBK) 12. maddesiyle ekli (1) ve (2) sayılı listeleri ile geçici1. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının konu bakımından yetki yönündenAnayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir.
2. CBK’nın iptali istenen 12. maddesi, ekli (1) sayılılistede yer alan kadroların iptal edilerek (2) numaralı CBK’dan çıkarılmasını,ekli (2) sayılı listede yer alan kadroların ihdas edilerek anılan CBK’nınilgili bölümlerine eklenmesini ve mevzuatta iptal edilen kadro unvanlarınayapılmış olan atıfların ihdas edilmiş olan kadro unvanlarına yapılmışsayılmasını öngörmektedir.
3. Anayasa Mahkemesinin 2018/119 esas sayılı kararınailişkin muhalefet şerhinde açıkladığımız üzere, kamu kurum ve kuruluşlarındakadro ihdasına ve iptaline yönelik hususlar bütçe hakkıyla ilgisi, baştamülkiyet hakkı olmak üzere temel hak ve hürriyetlere ilişkin olması vemünhasıran kanunla öngörülen bir konu olması nedeniyle CBK ile düzenlenemez.Dolayısıyla bu yönde düzenleme yapan CBK hükümleri Anayasa’nın 104. maddesininon yedinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırılık teşkileder (bkz. AYM, E.2018/119, K.2020/25, 11/06/2020, Karşıoy Gerekçesi, §§14-36).
4. Öte yandan, CBK’nın dava konusu geçici 1. maddesininbirinci fıkrasında iptal edilen kadrolarda bulunan görevlilerin görevlerinin bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihte başkaca bir işleme gerek kalmaksızın sonaereceği, bunlar hakkında (3) numaralı CBK’nın 6. maddesine göre işlem tesisedileceği; üçüncü fıkrasında ise kaldırılan birimlere tahsisli kadro vepozisyonların mevcutlu olarak diğer birimlere dağıtılması düzenlenmektedir.
5. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınüçüncü cümlesine göre “Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülenkonularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz”. Anayasa’nın 128.maddesi gereğince kamu görevlilerinin “atanmaları”na ilişkin hususlarmünhasıran kanunla düzenlenmesi gereken konulardandır. Bu sebeple kurallar,Anayasa’ya aykırıdır (aynı yönde muhalefet gerekçemiz için bkz. AYM, E.2020/8,K.2021/25, 31/03/2021, Karşıoy Gerekçesi, § 18).
6. Açıklanan gerekçelerle kuralların konu bakımındanyetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduğunu düşündüğümden çoğunluğun redyönündeki kararına katılmıyorum.
Başkan
Zühtü ARSLAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
(56) numaralı CBK’nın dava konusu 12. maddesiyle bazıkadroların iptali ve bazılarının ihdası; geçici 1. maddesi ile de Bakanlıktakibazı kadroların sona erdirilmesi, bunlar hakkında mevzuattaki atama usulleriuyarınca işlem yapılması ve kaldırılan tahsisli kadro ve pozisyonların Bakanlıkmerkez teşkilatı bünyesindeki birimlere dağıtılması düzenlenmektedir. Benzerbir konuda daha önce Mahkememizin E. 2021/91 - K. 2021/106 sayılı kararınayazdığım karşıoyumdaki gerekçeler doğrultusunda incelenen kurallar yönünden deAnayasa’ya konu bakımından aykırılık nedeniyle iptal kararı verilmesi gerektiğigörüşündeyim.
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
KARŞI OY
1. Mahkememiz çoğunluğunca, 16/1/2020tarihli ve (56) numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında CumhurbaşkanlığıKararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 6.maddesiyle (1) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin başlığı ile birliktedeğiştirilen 478. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (j) bendinin “Limanbaşkanlıkları idari yetki alanlarını belirlemek, …” bölümünün, kanununaçıkça düzenlediği bir konuda düzenleme yaptığı tespitiyle Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesine aykırı olduğununanlaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Aşağıda açıklanannedenlerle tarafımızca bu görüşe katılmak mümkün olmamıştır.
2. Dava konusu kural, liman başkanlıklarının idari yetkialanlarını belirleme görev ve yetkisinin Denizcilik Genel Müdürlüğü’ne aitolduğunu hükme bağlamaktadır.
3. 618 sayılı Limanlar Kanunu’nun 1. maddesinde,limanların idaresi ile birlikte bütün liman işlerinin yapılmasına Hükûmetinmecbur olduğu düzenlenmiş, 2. maddesinde ise, limanların sınırları ile kamulimanlarının yetki alanlarını belirleyen deniz koordinatlarının DenizcilikMüsteşarlığınca çıkartılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
4. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığıtarafından da 618 sayılı Limanlar Kanunu, 4922 sayılı Denizde Can ve Mal KorumaHakkında Kanun ile 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme BakanlığınınTeşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2, 9, 10, 11 ve 12. maddelerinedayanılarak bir Limanlar Yönetmeliği hazırlanmış ve 31.10. 2012 günlü ResmiGazete yayımlanmıştır.
5. Diğer taraftan 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılıUlaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri HakkındaKHK’nın 44. maddesi ile 491 sayılı DenizcilikMüsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameyürürlükten kaldırılarak Denizcilik Müsteşarlığı kapatılmış ve DenizcilikMüsteşarlığına yapılan atıfların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na yapılmış sayılacağıhükme bağlanmıştır.
6. Bu gelişmelerin ardından 655sayılı KHK’nın 44. maddesi, Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum SağlanmasıAmacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik YapılmasıHakkında 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 31.maddesiyle yürürlükten kaldırılmış, aynı KHK’nın 216. maddesinde de, “kanunve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarınayapılan atıflar Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde bunlara karşılık olarakbelirtilen ve düzenlenen bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına yapılmışsayılır.” denilmiştir. Böylece DenizcilikMüsteşarlığına verilen görev ve yetkiler, mülga Ulaştırma, Denizcilik veHaberleşme Bakanlığı uhdesine verilmiştir. Ardındanda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın teşkilatıile görev ve yetkileri (1) numaralı CBK ile düzenlenmiştir.
7. Hal böyle olunca liman başkanlıklarının idari yetkialanlarının belirlenmesi görev ve yetkisinin kanun gereğince Ulaştırma veAltyapı Bakanlığı’na ait olduğu konusunda bir tartışma bulunmamaktadır.
8. Belirtilen durumla birlikte bu bağlamda ayrıcabelirtmek gerekir ki 618 sayılı Kanunla verilen görevler Ulaştırma ve AltyapıBakanlığı bünyesinde Deniz ve İçsularDüzenleme Genel Müdürlüğü, Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü ve Tersaneler ve KıyıYapıları Genel Müdürlüğü eliyle görülmekte iken Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ilebelirtilen görevlerin tümünün (aynı ve) tek bir Genel Müdürlük tarafındanyürütülmesini temin bakımından Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğü ileDeniz Ticareti Genel Müdürlüğü birleştirilerek Denizcilik Genel Müdürlüğüoluşturulmuştur.
9. Gerçekleşen söz konusu teşkilat yapısı değişiklikleridoğrultusunda da iptali istenilen düzenleme ile limanbaşkanlıklarının idari yetki alanlarının belirlenmesi görevinin Ulaştırma ve AltyapıBakanlığı’nın hangi birimi tarafından yerine getirileceğine açıklık getirilmiştir.
10. Bir başka söyleyişle iptali istenilen CBK kuralı ileliman başkanlıklarının idari yetki alanlarının belirlenmesi konusunda Ulaştırmave Altyapı Bakanlığı’na bir görev verilmemiş, bakanlığa kanunla verilmiş olanbu görevin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı adına bakanlığın hangi hizmet birimitarafından yerine getirileceği düzenlenmiştir.
11. Liman başkanlıklarının idari yetki alanlarınınUlaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın hangi birimi tarafından belirleneceğineilişkin de herhangi bir kanuni düzenlemesaptanamamıştır. Bu konuda Mahkememiz çoğunluğu tarafından yapılmış bir tespitde bulunmamaktadır. Dolayısıyla kural, kanunda açıkça düzenlenen konularailişkin değildir.
12. Kaldı ki kural Anayasa’nın 106. maddesinin on birinci fıkrası kapsamında Bakanlıklarıngörev ve yetkilerine ilişkin CBK ile düzenlenebilecek bir hususudüzenlemektedir.
13. Dolayısıyla kuralın Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınaaykırı bir yönü bulunmamaktadır.
14. Açıklanan nedenlerle, kuralın içerik bakımındanAnayasal denetiminin yapılması gerektiği görüşüyle, konu bakımından yetkiyönünden Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesine dayalı iptal kararınakatılmıyoruz.
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Recai AKYEL
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Muhterem İNCE
KARŞIOY GEREKÇESİ
CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin 12. maddesinin ekli (1) ve (2) sayılı listelerin geçici 1.maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları kapsamında kalan kadrolarda bulunanlarıngörevlerine son verilmesi işleminin Anayasa’nın 128. maddesi gereğincekanun yoluyla yapılması gerekirdi. Bu nedenle kural, konu yönünden Anayasa’nın104. maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı olduğundançoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Engin YILDIRIM
KARŞIOY GEREKÇESİ
(56) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin (CBK) 8.maddesiyle (1) numaralı CBK’nın 482. maddesinin (1) numaralı fıkrasına eklenen(i) bendindeki “…veya denetlettirmek,” ibaresinin; 12. maddesi ile ekli (1) ve(2) sayılı listelerin ve geçici 1. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarınınAnayasaya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
1. Yukarıda belirtilen ibarenin iptali talebinin reddineilişkin kararın gerekçesinde; kuralın Anayasanın 104. maddesinin onyedincifıkrasında öngörülen şartlara aykırılık taşımaması sebebiyle konu yönündenAnayasanın anılan hükmüne; ayrıca idareye sözkonusu bentte sayılanfaaliyetlerin denetimini üçüncü kişilere yaptırma imkânı tanınmakla birliktebunun sonucunda hukukî ve idarî tedbirleri uygulama yetkisinin idareye ait bulunduğuve hazırlık işlemi niteliğinde olduğu anlaşılan denetleme görevinin memur veyadiğer kamu görevlisi olmayan üçüncü kişilere gördürülmesinde Anayasaya aykırıbir yön bulunmadığı gibi kuralın belirli ve öngörülebilir olmasından dolayı daiçerik yönünden Anayasanın 2. ve 128. maddelerine aykırı olmadığıbelirtilmiştir.
Söz konusu hükmün, Anayasanın 106. maddesinin sonfıkrasında öngörülen istisna kapsamında kalması sebebiyle konu yönündenAnayasanın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine; yürütmeyetkisine ilişkin konulardan olması, temel haklarla ilgisinin bulunmaması veaynı konuda açık bir kanun hükmünün de tespit edilmemesi sebebiyle birinci,ikinci ve dördüncü cümlelerine aykırı olmadığına ilişkin karara katılmaklabirlikte içerik yönünden yapılan değerlendirmelere katılmam mümkün olmamıştır.
Kararın gerekçesinde de atıf yapılan öncekikararlarımızdan ilkinde, “maddi ve hukuki olayları tespit etmekten ibaret birhazırlık işlemi niteliğindeki denetim faaliyetinin özel kişilerden hizmet satınalınması yoluyla yürütülmesi[nin] mümkün” olduğu belirtilse de, “denetimigerçekleştiren kişilerin niteliklerinin neler olduğunun ve yükümlülüklerini tamolarak yerine getirmemeleri ya da usulsüzlük yapmaları durumunda uygulanacakyaptırım ve sonuçlarının hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekildedüzenlenmemiş olması”nın belirsizliğe yol açtığı belirtilerek Anayasanın 2.maddesine aykırı olduğuna hükmedilmiştir (1/4/2015 tarihli ve E.2013/50,K.2015/38 sayılı karar).
Gerekçede atıf yapılan ikinci kararımızda da, denetimfaaliyetinin “başlı başına icrai sonuç doğuran bir işlem veya karar niteliğini”taşımadığı, “düzenlenecek denetim raporlarının bildirilmesi üzerine…gerekliyaptırım ve işlemler”in idare tarafından karara bağlanacağı, bu nedenle anılanişlerin “memur veya diğer kamu görevlisi” olmayan üçüncü kişileregördürülmesinde Anayasaya aykırı bir yön bulunmadığı ifade edilmiş, ancakyukarıda belirtilen karardan farklı olarak denetimi gerçekleştirecek olanlarlailgili bir belirsizlik bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme yapılmadaniptal talebinin reddine karar verilmiştir (12/11/2020 tarihli ve E.2020/10,K.2020/67, §§ 28-33).
Bu kuralın da, yukarıda belirtilen ilk kararımıza konukural gibi Anayasaya aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği yönündekikarşıoy gerekçemde açıklandığı üzere, kamu hizmetleri kapsamında yapılacakdenetimlerin hizmet alımı suretiyle gerçek kişilere veya özel hukuktüzelkişilerine yaptırılmasını öngören kanun hükümlerine ilişkin olarak Mahkememizceverilen çok sayıda kararda bunun mümkün olduğu belirtilmiş olsa da, denetiminyaptırılacağı kişilerin yetkileri ve nitelikleri ile bunlara yaptırılacakdenetimin usûl ve esaslarına ilişkin çerçevenin çizilmemesi, kapsamının vesınırlarının belirsiz olması ve bu belirsizliğin Anayasanın 2. maddesine aykırıolması sebebiyle iptal kararları verilmiştir (örn. olarak bkz. 5/7/2012 tarihlive E.2011/27, K.2012/101 sayılı; 27/9/2012 tarihli ve E.2012/6, K.2012/31sayılı; 1/4/2015 tarihli ve E.2013/50, K.2015/38 sayılı; 26/5/2016 tarihli veE.2015/72, K.2016/44 sayılı kararlarımız).
İncelenen kuralla, Bakanlığın hizmet birimlerinden biriolan Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü, deniz ve içsularda yürütülentarama faaliyetlerine ilişkin iş ve işlemleri yürütmek ve bu işleri yapan veyaptıran kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzelkişileri yetkilendirmek,denetlemek veya denetlettirmekle görevlendirilmiştir.
Bilindiği gibi, Anayasanın 2. maddesinde öngörülen hukukdevleti ilkesinin unsurlarından biri de hukuk devleti ilkesidir. Buna göre,CBK’larla yapılanlar da dâhil olmak üzere düzenlemelerin, bütün ilgilileriyönünden bir tereddüde ve şüpheye yer vermeyecek ve kamu otoritelerinin keyfîuygulamalarına engel olacak şekilde, belli bir kesinlik içinde açık, net,anlaşılır ve nesnel olarak belirlenmiş hükümleri içermesi gerekir.
Söz konusu denetleme işinin üçüncü kişilere yaptırılması,yukarıda bir bölümü aktarılan kararlarımızda belirtilen şartlarla mümkünolmakla birlikte, denetimin yaptırılacağı kişilerin nitelikleri, yetkileri veyükümlülükleri ile bunların yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmemeleri veusûlsüzlük yapmaları durumunda uygulanacak yaptırımlar ve diğer sonuçlar,ayrıca yaptırılacak denetimin kapsamı ile usûl ve esasları konusunda hiçbirhüküm getirilmemesi dava konusu kuralın belirsiz olmasına yol açmıştır.
Bu sebeplerle, incelenen kuralın Anayasanın 2. maddesineaykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun aksi yöndekikararına karşıyım.
2. Diğer hükümlerin iptali talebinin reddine ilişkinkararların gerekçelerinde ise; kamu kurum ve kuruluşlarındaki kadroların ihdasıile iptalinin idarenin teşkilât yapısıyla ilgili olup idarenin kuruluş vegörevlerinin belirlenmesinin bir parçasını oluşturduğu, dolayısıyla kuralınyürütme yetkisine ilişkin olduğu, Anayasanın İkinci Kısmının Birinci ve İkinciBölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle DördüncüBölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler ile ilgili düzenleme içermediği,Anayasanın 106. maddesinin son fıkrasında CBK ile düzenlenmesi öngörülenBakanlığın teşkilât yapısına ilişkin olduğu anlaşılan kuralın 106. maddenin sonfıkrası ile bağlantılı olarak 104. maddenin onyedinci fıkrasının üçüncücümlesine aykırı bir yönü bulunmadığı gibi daha önce kanunlarda da açıkçadüzenlenmediği, bu nedenlerle konu yönünden Anayasanın 104. maddesine aykırıolmadığı belirtilmiştir.
CBK’nın incelenen 12. maddesinde, ekli (1) sayılılistedeki kadroların iptal edilerek (2) numaralı Genel Kadro ve Usulü HakkındaCBK’nın eki (I) sayılı Cetvelin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bölümündençıkarıldığı ve ekli (2) sayılı listedeki kadroların ihdas edilerek (2) numaralıCBK’nın eki (I) sayılı Cetvelin ilgili bölümlerine eklendiği ve mevzuattayapılan atıfların bu değişiklikle ihdas edilen yeni kadrolara yapılmışsayılacağı hükme bağlanmıştır.
Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının kadroihdası ve iptalinin, teşkilât yapısına ilişkin bir düzenleme olmasından dolayıAnayasanın 106. maddesinin son fıkrasında “bakanlıkların kurulması,kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşrateşkilatlarının kurulması” bakımından öngörülen istisna kapsamında yer aldığı,bu sebeple Anayasanın 123. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen kanunladüzenlenme ilkesine tâbi olmadığı ve 104. maddesinin onyedinci fıkrasınınüçüncü cümlesine aykırı bulunmadığı yönündeki bu görüşe, kadro ihdası veiptalinin yasama yetkisi kapsamında bulunan bütçe hakkı ile ilgili olması,ayrıca 106. maddenin son fıkrasında CBK ile düzenleneceği sınırlı olaraksayılan konular arasında kadro ihdası ve iptalinin yer almaması sebebiyle, buhususların Anayasanın 123. ve 128. maddeleri uyarınca kanunla düzenlenmesigerektiğinden katılmak mümkün değildir (ayrıntılı açıklama için bkz. 11/6/2020tarihli ve E.2018/119, K.2020/25 sayılı; 30/12/2021 tarihli ve E.2021/91,K.2021/106 sayılı kararlara ilişkin karşıoy gerekçelerim).
Başka bir deyişle, bütçe hakkı ile ilgili bulunan kadroiptali ve ihdasının yürütme yetkisine ilişkin konulardan olmamasından dolayı104. maddenin onyedinci fıkrasının birinci cümlesine; Anayasanın 123. ve 128.maddeleri uyarınca kanunla düzenlenmesi gereken konular arasında yer almasındandolayı da üçüncü cümlesine göre CBK ile düzenlenemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, CBK’nın geçici 1. maddesinin, bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihte Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında kaldırılan genelmüdür ve genel müdür yardımcısı kadrolarında bulunanların görevlerinin sonaereceğine ilişkin birinci fıkrası ile kaldırılan birimlere tahsisli kadro vepozisyonların Bakanlık merkez teşkilâtındaki birimlere dağıtılmasına ilişkinüçüncü fıkrası da Anayasanın 128. maddesi uyarınca kanunla düzenlenmesindezorunluluk bulunan konularla ilgili olduğundan CBK ile düzenlenemez (aynı yöndebkz. 31/3/2021 tarihli ve E.2020/8, K. 2021/25 sayılı karara ilişkin karşıoygerekçem).
Yukarıda belirtilen sebeplerle, anılan kuralların da konubakımından yetki yönünden Anayasanın 104. maddesinin onyedinci fıkrasınınbirinci ve üçüncü cümlelerine aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiğidüşüncesiyle çoğunluğun red kararına karşıyım.
Üye
M. Emin KUZ
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Mahkememiz çoğunluğunun 16/11/2020 tarihli ve (56) numaralı CumhurbaşkanlığıTeşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına DairCumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 12. maddesinin tümü ve Geçici 1. maddesininbirinci ve üçüncü fıkralarının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırıolmadıklarına ve iptal taleplerinin reddine ilişkin karara katılmamaktayım.
2. İptali talep edilen Cumhurbaşkanlığı Kararnamesihükümlerinde yeni kadro ihdası, mevcut bazı kadroların iptali, kadro dağıtımıgibi kadro ile ilgili hususlara ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.
3. Dava konusu kuralların “konu bakımından yetki” boyutuile Anayasa’ya uygunluk denetiminde Mahkememizçoğunluğunca Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasına bir aykırılıkbulunmadığı kanaatine ulaşılsa da kuralların Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırı olduğu içiniptali gerekmektedir.
4. Nitekim Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kadro ihdasıkonusunu düzenleyen bir kurala ilişkin Anayasa Mahkemesinin daha önce verdiğibir kararda bu konunun Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenmesininAnayasa’ya aykırılık teşkil ettiği görüşünde olduğumdan Mahkememiz çoğunluğununiptal isteminin reddi yönündeki kanaatine katılmamıştım (Bkz.: E. S.: 2018/119,K. S.: 2020/25, K. T.: 11/06/2020 §§ 6-22,27-31, 33). Aynı hukuki gerekçelerin kadroile ilgili düzenlemelerin yer aldığı dava konusu (56) numaralı CumhurbaşkanlığıKararnamesi hükümlerinde de geçerli olduğu kanaatindeyim.
5. Dolayısıyla E. S.: 2018/119, K. S.: 2020/25 sayılıkararın karşıoyunda yer verdiğim gerekçelerle (56)numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı KararnamesindeDeğişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 12. maddesinin tümüve Geçici 1. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasına aykırıolması nedeniyle iptali gerektiği kanaatinde olduğum için çoğunluk görüşünekatılamamaktayım.
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
KARŞI OY
1. 16/1/2020 tarihli ve(56) numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında CumhurbaşkanlığıKararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;12.maddesi ile ekli (1) ve (2) sayılı listelerin ve Geçici 1. maddesinin birincive üçüncü fıkralarının, “konu bakımından yetki yönünden” Anayasa’ya aykırıolmadığına dair çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
2. CBK’nın dava konusu12. maddesinin birinci cümlesinde, dava konusu ek (1) sayılı cetvelde sayılanUlaştırma ve Altyapı Bakanlığı merkez teşkilatına ait Karayolu Düzenleme GenelMüdürü, Demiryolu Düzenleme Genel Müdürü, Deniz ve İçsular Düzenleme GenelMüdürü, Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürü, DenizTicareti Genel Müdürü, Personel ve Eğitim Dairesi Başkanı ve Genel MüdürYardımcısı kadrolarının iptal edilerek dava konusu ek (2) sayılı cetveldesayılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı merkez teşkilatında Ulaştırma HizmetleriDüzenleme Genel Müdürü, Denizcilik Genel Müdürü, Personel Genel Müdürü veDenizcilik Uzmanı kadroları ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı merkezteşkilatında Tabii Kaynaklar Daire Başkanı ve Emniyet Genel Müdürlüğü merkezteşkilatında İstihbarat Başkanı, Trafik Başkanı, İstihbarat Başkan Yardımcısı,Özel Güvenlik Denetleme Başkan Yardımcısı, Trafik Başkan Yardımcısı ve ŞubeMüdürü kadrolarının ihdas edilmesi öngörülmüştür. Maddenin ikinci cümlesindemevzuatta Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığına ve İstihbaratDaire Başkanına yapılan atıfların sırasıyla Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbaratBaşkanlığına ve İstihbarat Başkanına yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.
3. CBK’nın geçici 1.maddesinin dava konusu birinci fıkrasında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımerkez teşkilatında yer alan Karayolları Düzenleme Genel Müdürü ve TehlikeliMal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürü kadrolarında bulunanlar ilekaldırılan birimlerin Genel Müdür Yardımcısı kadrolarında bulunanlarıngörevlerinin sona ereceği, bunlar hakkında 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılıResmî Gazete’de yayımlanan (3) numaralı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile KamuKurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair CBK’nın 6. maddesi hükümlerinegöre işlem tesis edileceği ve 2/7/2008 tarihli ve 703 sayılı Anayasada YapılanDeğişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ningeçici 1. maddesinin (4) numaralı fıkrası hükümlerinin saklı olduğubelirtilmiştir. Maddenin dava konusu üçüncü fıkrasında da iptal edilen kadrolarhariç olmak üzere kaldırılan birimlere tahsisli kadro ve pozisyonların mevcutluolarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanı tarafından Bakanlığın Merkez Teşkilatıbünyesinde yer alan diğer birimlere dağıtılacağı hüküm altına alınmıştır.
4. Kural, genel idareesaslarına göre yürütülmekte olan kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli vesürekli görevleri ifa eden yöneticiler ve personele ilişkin olup bukapsamdakilerin Anayasa’nın 128. maddesinde belirtilen memur veya diğer kamugörevlisi niteliğinde görev ifa ettikleri tartışmasızdır.
5. Anayasa’nın 128.Maddesi gereğince memurların niteliklerinin, atanmalarının, görev veyetkilerinin, hakları ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğerözlük işlerinin kanun ile düzenlenmesi Anayasal bir zorunluluktur.
6. Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca CBK kuralınınAnayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken konulara ilişkin olmamasıgereklidir.
7. Açıklanan nedenle 12. maddesi ile ekli(1) ve (2) sayılı listelerin ve Geçici 1. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarınadair kural “konu bakımından yetki” yönüyle Anayasa’nın 104. maddesinin onyedinci fıkrasının üçüncü cümlesine aykırı olduğu ve iptali gerektiği kanaatiile iptal talebinin reddine dair çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.
Üye
Kenan YAŞAR