ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2020/62
Karar Sayısı : 2020/69
Karar Tarihi : 12/11/2020
R.G. Tarih-Sayısı :4/2/2021-31385
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul 6. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 13/10/1983tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 12/7/2013 tarihli ve 6495sayılı Kanun’un 17. maddesiyle değiştirilen 41. maddesinin birinci fıkrasının(e) bendi ile dördüncü fıkrasının, Anayasa’nın 10. ve 13. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY: Sürücübelgesinin geri alınmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davadaitiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme,iptalleri için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı 41.maddesi şöyledir:
“Sürücü adaylarında aranacak şartlar:
Madde 41- (Değişik: 12/7/2013-6495/17 md.)
Sürücü belgesi alacakların;
a) Yönetmelikte belirlenen yaş ve deneyim şartlarınıtaşımaları,
b) Öğrenim durumu itibarıyla en az ilkokul düzeyindeeğitim almış olmaları,
c) İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca müşterekençıkarılacak yönetmelikte belirlenen sağlık şartlarını taşımaları,
d) Sürücü kurslarında teorik ve uygulamalı eğitiminitamamlayıp sürücü sınavlarını başararak, motorlu taşıt sürücüsü sertifikasıalmış olmaları,
e) Adli sicilinde, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı TürkCeza Kanununun 188, 190 ve 191 inci maddeleri, 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanununun 4 üncü maddesinin yedinci fıkrası, 10/7/1953tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler HakkındaKanunun 12 nci maddesinin ikinci ve takip eden fıkralarında belirtilensuçlardan hüküm giydiğine dair kayıt bulunmaması,
f) Önceden verilmiş aynı sınıf bir başka sürücübelgesinin bulunmaması,
g) Başka sınıf sürücü belgesi alabilmek için, daha önceverilmiş ancak geri alınmış olan sürücü belgesinin bu Kanunda öngörülen şartlaryerine getirildiği için sahibine iade edilmiş olması,
zorunludur.
Sürücüler ile sürücü adaylarının hangi şartlarda vehangi sınıf sürücü belgesi alabilecekleri ile bunların araç kullanma şartları,kullanılabilecek araçların niteliklerine ve sağlık şartlarına dair usul veesaslar İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
(Değişik fıkra:6/12/2019-7196/40 md.) Bu maddede arananşartlardan herhangi biri mevcut olmadan veya hileli yollarla temin edilmişolduğunun anlaşılması hâlinde, sürücü belgesi vermeye yetkili kurumca iptaledilir. Bu kişilere, bu madde hükümlerine uygun olarak yeniden sürücüsertifikası alınması hâlinde yeniden sürücü belgesi verilir.
Sürücü belgesi alındıktan sonra bu maddenin birincifıkrasının (e) bendinde belirtilen suçlardan biri ile mahkûmiyet hâlinde bukişilerin sürücü belgeleri, bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevlilertarafından bu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen şartlarsağlanıncaya kadar geri alınır. Bu Kanunun 48 inci madde hükümleri saklıdır.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Serdar ÖZGÜLDÜR, Burhan ÜSTÜN, EnginYILDIRIM, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ,Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, SelahaddinMENTEŞ ve Basri BAĞCI’nın katılmalarıyla 10/9/2020 tarihinde yapılan ilkinceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural ve sınırlama sorunlarıgörüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40.maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacakbir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırıgörmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasınınciddi olduğu kanısına varması durumunda bu hükümlerin iptalleri için AnayasaMahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış vemahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali talep edilen kuralında o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olandavanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunankurallardır.
3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 2918 sayılı Kanun’un41. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile dördüncü fıkrasının iptallerinitalep etmiştir.
4. İtiraz konusu (e) bendinin de yer aldığı birincifıkrada ilk defa sürücü belgesi alacaklar için aranacak şartlar düzenlenmiştir.İtiraz konusu diğer kural olan dördüncü fıkranın birinci cümlesinde ise dahaönce sürücü belgesi edinmiş olan kişiden bu belgenin geri alınma nedenlerihükme bağlanmıştır. Bakılmakta olan davanın konusu da daha önce edinilmiş olansürücü belgesinin 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188.uyarınca hükmedilen mahkûmiyetin bir sonucu olarak, 2918 sayılı Kanun’un 41.maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesine göre geri alınması işlemidir.
5. Ayrıca Kanun’un 41. maddesinin dördüncü fıkrasınınikinci cümlesinde 48. madde hükümlerinin saklı olduğu öngörülmüştür. Kanun’un48. maddesinde ise alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altındaaraç sürme yasağı düzenlenmiş olup, atıfta bulunulan anılan maddenin bakılmaktaolan dava ile bir ilgisi bulunmamaktadır.
6. Bu itibarla Kanun’un 41. maddesinin birinci fıkrasının(e) bendi ile dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinin itiraz başvurusunda bulunanMahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmamaktadır.
7. Öte yandan Kanun’un 41. maddesinin dördüncü fıkrasınınbirinci cümlesi 5237 sayılı Kanun’un 188. maddesi uyarınca hükmedilenmahkûmiyetlerin yanı sıra bakılmakta olan davada uygulanma imkânı bulunmayananılan Kanun’un 190. ve 191. maddeleri, 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 4. maddesinin (7) numaralı fıkrası, 10/7/1953tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un12. maddesinin ikinci ve takip eden fıkralarında belirtilen suçlardan verilenmahkûmiyet kararları bakımından da geçerli, ortak kural niteliğindedir. Buitibarla 2918 sayılı Kanun’un 41. maddesinin dördüncü fıkrasının birincicümlesinin esasına ilişkin incelemenin bakılmakta olan davanın konusugözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 188. maddesinde düzenlenen suçlar yönündenyapılması gerekmektedir.
8. Açıklanan nedenlerle 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 12/7/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun’un 17.maddesiyle değiştirilen 41. maddesinin;
A. Birincifıkrasının (e) bendinin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğudavada uygulanma imkânı bulunmadığından bu bende ilişkin başvurunun Mahkemeninyetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B. Dördüncüfıkrasının;
1. Birincicümlesinin esasının incelenmesine, esasa ilişkin incelemenin “26/9/2004tarihli ve 5237 sayılı Kanun’un 188. maddesinde düzenlenen suçlar” yönündenyapılmasına,
2. İkincicümlesinin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davadauygulanma imkânı bulunmadığından bu cümleye ilişkin başvurunun Mahkemeninyetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
9. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Uğur İRİCİ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanunhükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleriile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
A. Anlam veKapsam
10. 2918 sayılı Kanun’un “Sürücü adaylarında aranacakşartlar” başlıklı 41. maddesinin dördüncü fıkrasının itiraz konusu birincicümlesinde, sürücü belgesi alındıktan sonra anılan maddenin birinci fıkrasının(e) bendinde sayılan suçlardan birinden mahkûmiyet hâlinde sürücü belgesininanılan bentte belirtilen şartlar sağlanana kadar geri alınacağı ifadeedilmiştir.
11. Söz konusu bentte, sürücü belgesi alacaklardaaranacak şartlar arasında ilgilinin adli sicilinde, 5237 sayılı Kanun’un 188.,190. ve 191. maddeleri, 5607 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (7) numaralı fıkrasıve 6136 sayılı Kanun’un 12. maddesinin ikinci ve takip eden fıkralarındabelirtilen suçlardan hüküm giyildiğine dair kaydın bulunmaması öngörülmüştür.İtiraz konusu kural, anılan bende suç tipleri yönünden atıfta bulunmaksuretiyle sürücü belgesi olan kişilerin de bu bentte sayılan suçlardanmahkûmiyetleri hâlinde, adli sicilden silinme şartları oluşana kadar sürücübelgelerinin geri alınacağını hükme bağlamaktadır. Kural, “26/9/2004 tarihlive 5237 sayılı Kanun’un 188. maddesinde düzenlenen suçlar” yönündenincelenmiştir.
12. Kural uyarınca sürücü belgesinin geri alınmasınaneden olan 5237 sayılı Kanun’un 188. maddesinde düzenlenen suçlardanmahkûmiyete ilişkin adli sicil bilgisinin 25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı AdliSicil Kanunu’nun “Adlî sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi” başlıklı9. maddesi uyarınca silinme şartları oluştuğunda sürücü belgesinin iadesimümkün olabilmektedir. Bu nedenle sürücü belgesinin geri alınması süresizolmayıp, adli sicil bilgisinin silinme anına kadar geçerlidir.
B. İtirazın Gerekçesi
13. Başvuru kararındaözetle; sürücü belgesinin geri alınmasına sebep olan suçlardan mahkûmiyet ilearaç kullanılması arasında bir sebep sonuç ilişkisinin bulunmadığı, bu nedenlemahkûmiyete konu bazı suçlar nedeniyle sürücü belgesinin geri alınmasınınölçülülük ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın10. ve 13. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
14. 6216 sayılıKanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 20. maddesiyönünden de incelenmiştir.
15. Anayasa’nın 20. maddesinin birinci fıkrasındaherkesin özel hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve ailehayatının gizliliğine dokunulamayacağı belirtilmiştir. Anılan maddeningerekçesinde de belirtildiği üzere özel hayata ve aile hayatına saygıgösterilmesini isteme hakkı; bir yönüyle özel hayatın gizliliğinin korunmasını,başkalarının gözleri önüne serilmemesini, bir başka ifadeyle kişinin özelhayatında yaşananların yalnız kendisi veya kendisinin bilmesini istediğikimseler tarafından bilinmesini isteme hakkını korurken diğer yönüyle resmîmakamların özel hayata müdahale edememesi, yani kişinin ferdî ve aile hayatınıkendi anladığı gibi düzenleyip yaşayabilmesi hakkını güvence altına almaktadır.
16. Özel hayat kavramı eksiksiz bir tanımı bulunmayangeniş bir kavramdır. Bu kapsamda korunan hukuki değer esasen kişiselbağımsızlıktır. Özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkının kapsamınınbelirlenmesinde bireyin kişiliğini geliştirmesi ve gerçekleştirmesi kavramıtemel alınmaktadır. Anılan hak; herkesin istenmeyen bütün müdahalelerden uzak,kendine özel bir ortamda yaşama hakkına sahip olduğuna işaret etmekle birliktekişiliğin serbestçe geliştirilmesiyle uyumlu birçok hukuki menfaati deiçermektedir (Serap Tortuk, B. No: 2013/9660, 21/1/2015, §§ 31-35; TevfikTürkmen [GK], B. No: 2013/9704, 3/3/2016, § 50; Ayşegül Çengel Kömür vediğerleri, B. No: 2016/56228, 23/6/2020, § 43).
17. İtiraz konusukural, belirli suçlardan hüküm giyenlerin bu mahkûmiyetlerinin adli sicilkayıtlarından silininceye kadar sürücü belgelerinin geri alınmasını öngörmeksuretiyle bireylerin hayatlarınıkolaylaştırması ve böylece kişiliğini serbestçe geliştirmesi yönüyle özelhayatın bir parçası hâline gelen araç kullanma imkânını belirli bir süreyleortadan kaldırdığından özel hayata saygıgösterilmesini isteme hakkını sınırlamaktadır.
18. Anayasa’nın13. maddesinde ”Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızcaAnayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancakkanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olamaz.” denilmiştir. Buna göre özel hayata saygı gösterilmesiniisteme hakkına getirilen sınırlamanın Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine,demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olmasıgerekir.
19. Anayasa’nın 20. maddesinin ikinci fıkrasında anılanhakka çeşitli sebeplere bağlı kalınarak sınırlamalar getirilebileceğibelirtilerek bu hakkın mutlak olmadığı kabul edilmiştir. Maddede bu sınırlamasebepleri arasında millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunması ile suçişlenmesinin önlenmesi sebepleri de sayılmış, böylece bunlara dayalı olarak sözkonusu hakkın sınırlandırılabilmesine izin verilmiştir. Ancak anılan fıkradasöz konusu sınırlanmanın arama ve el koyma tedbirlerine özgü olarakyapılabileceği belirtildiğinden bu sebepler 20. madde bağlamında itiraz konusukural yönünden meşru bir sınırlama nedeni olarak kabul edilemez. Bununlabirlikte özel hayatın düzenlendiği maddede kural yönünden özel sınırlamasebeplerine yer verilmediğinin kabulü hâlinde dahi bu hakkın Anayasa’da güvencealtına alınan diğer temel hak ve özgürlüklerin korunması veya Anayasa’nın diğermaddelerinde devlete bir görev olarak yüklenen ödevler nedeniylesınırlandırılması mümkündür (AYM, E.2013/95,K.2014/176, 13/11/2014; AYM, E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015).
20. Anayasa'nın 5. maddesinde “Devletintemel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkeninbölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumunrefah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini,sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayansiyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevîvarlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” denilmektedir.Buna göre kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak devletintemel amaç ve görevlerindendir. Kişinin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunusağlamanın ön koşulu kamu sağlığını ve kamu güvenliğinin tesisidir. Kamusağlığı ve kamu güvenliğinin sağlanmadığı bir ortamda hak ve özgürlüklerdengereği gibi yararlanılması mümkün değildir. Bu kapsamda devletin hak veözgürlükleri koruma ödevinin yanında kamu sağlığını ve kamu güvenliğini sağlamagörevi de bulunmaktadır.
21. Kanun koyucunun kuralla kamu sağlığı ve güvenliğibakımından meydana gelen tehlikenin ağırlığını dikkate alarak 5237 sayılıKanun’un 188. maddesinde belirtilen uyuşturucu ve uyarıcı madde imal veticareti kapsamında kalan suçlardan mahkûmiyeti sürücü belgesinin geri alınmasınedeni olarak belirlediği görülmektedir. Bu suçlara konu eylemleringerçekleştirilmesinde, araç kullanımının suçun işlenmesini kolaylaştıracağıyadsınamaz. Bu nedenle, itiraz konusu kuralın anılan nitelikteki suçlarınişlenmesinin önlenmesi suretiyle kamu sağlığı ve kamu güvenliğinin sağlanmasımaksadıyla düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu yönüyle kuralın anayasal açıdanmeşru bir sınırlama amacına sahip olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
22. Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca özel hayata saygıgösterilmesi hakkına getirilen sınırlamaların demokratik toplum düzeniningereklerine uygun olması bir başka ifadeyle demokratik toplumda zorunlu birtoplumsal ihtiyacı karşılaması gerekir. Buna göre kuralla ulaşılmak istenenkamu sağlığının ve güvenliğinin sağlanması biçimindeki amaç doğrultusunda 5237sayılı Kanun’un 188. maddesinde düzenlenen suçların önlenmesi için getirilensınırlamanın demokratik bir toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamayayönelik olmadığı söylenemez.
23. Anayasa’nın 13. maddesinde güvence altına alınan ölçülülükilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzereüç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen sınırlamanınulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilikulaşılmak istenen amaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmasını diğer birifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasının mümkünolmamasını, orantılılık ise hakka getirilen sınırlama ile ulaşılmakistenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifadeetmektedir (AYM, E.2014/176, K.2015/53,27/5/2015; AYM, E.2016/13, K.2016/127, 22/6/2016). Bu itibarla kurallaözel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamanın kamusağlığı ve güvenliğinin sağlanması amacına dönük olması ve demokratik toplumdüzeninin gereklerine aykırılık teşkil etmemesi yeterli olmayıp ayrıca ölçülüolması gerekir.
24. 5237 sayılı Kanun’un 188. maddesinde düzenlenensuçların niteliği ve bu suçların işlenebilmesinin failin sevk ve idaresindekiaracın varlığı durumunda kolaylaştığı gözetildiğinde sürücü belgesinin gerialınmasının, anılan suçların işlenmesinin önlenmesine katkıda bulunmaksuretiyle kamu sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasına hizmet etmeyeceği ilerisürülemez. Bu itibarla kuralla getirilen sınırlamanın kamu sağlığı vegüvenliğinin sağlanmasına yönelik amaç bakımından elverişli ve gerekli olmadığısöylenemez.
25. Öte yandan kural, anılan suçlardan mahkûmiyetibulunan kişilerin sürücü belgelerinin sürekli olacak biçimde geri alınmasınıöngörmeyip ilgili mahkûmiyet kararına ilişkin bilgilerin adli sicil kaydından silinmeanına kadar geri alınmasını hükme bağlamaktadır. Bir başka deyişle kişiler,sürücü belgelerinin geri alınmasına neden olan suçtan mahkûmiyete ilişkin adlisicil bilgilerinin silinmesinin ardından sürücü belgelerini tekrar almaimkânına sahip olabilmektedir. Bu itibarla kuralla ulaşılmak istenen amacailişkin kamu yararı ile özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına yönelikkişisel yarar arasında bulunması gereken makul dengenin gözetildiği ve kuralınorantısız bir sınırlamaya neden olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
26. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 13. ve 20.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
M. Emin KUZ bu görüşe farklı gerekçeyle katılmıştır.
Kuralın Anayasa’nın 10. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 12/7/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun’un 17. maddesiyledeğiştirilen 41. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin “26/9/2004tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinde düzenlenen suçlar”yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 12/11/2020 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
FARKLI GEREKÇE
2918 sayılı Kanunun değişik 41. maddesinin dördüncüfıkrasının birinci cümlesinin Anayasaya aykırı olmadığına ve iptal talebininreddine karar verilmiştir.
Red kararının gerekçesinde; kişilerin hayatlarınıkolaylaştırması bakımından özel hayatlarının bir parçası hâline gelen araçkullanma imkânının -belli bir süre için de olsa- idarece sürücü belgesi gerialınarak ortadan kaldırılmasının özel hayata saygı gösterilmesini istemehakkını sınırladığı, ancak itiraz konusu kuralın bazı suçların işlenmesininönlenmesi suretiyle kamu sağlığı ve güvenliğinin sağlanması maksadıylagetirilmiş olması sebebiyle meşru bir amacının bulunduğu, demokratik toplumdüzeninin gereklerine aykırılık oluşturmadığı ve ölçülü olduğu, dolayısıylaAnayasanın 13. ve 20. maddelerine aykırı bulunmadığı belirtilmiştir.
İncelenen kuralda, sürücü belgesi alındıktan sonra aynımaddenin birinci fıkrasının (e) bendinde sayılan suçlardan biri ile mahkûmiyethâlinde bu kişilerin sürücü belgelerinin, anılan bentte belirtilen şartlarsağlanıncaya kadar geri alınacağı hükme bağlandığından, geri alma işlemine esasalınan adlî sicil belgesinin silinmesi ile sürücü belgesi iade edilmektedir.
Mezkûr suçların gerektirdiği aslî cezaların yanındaöngörülen söz konusu tedbir de, niteliği itibariyle bu suçlar açısındancaydırıcılığı artırmak amacıyla öngörülen bir müeyyidedir.
Bu yönüyle -gerekçede belirtildiği üzere- söz konusumüeyyideyi öngören kuralla Anayasanın 20. maddesinde teminat altına alınan özelhayata saygı gösterilmesini isteme hakkına sınırlama getirildiği gibi, 23.maddesinde düzenlenen seyahat hürriyetine ve yolcu veya eşya taşımacılığı yapansürücüler bakımından 48. maddesinde düzenlenen çalışma hürriyetine de sınırlamagetirilmektedir. Ancak bu haklardan biri ile ilişki kurulmadan veya her biribakımından ayrı ayrı inceleme yapılmadan, kuralın hukuk devleti ilkesi yönündenincelenmesi ve diğer müeyyidelerde olduğu gibi ölçülülük incelemesininAnayasanın 2. maddesine göre yapılmasının, incelenen kural bakımından dahaelverişli olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, özel hayata saygı gösterilmesini istemehakkına getirilen sınırlama bakımından yapılan inceleme yanlış olmamaklabirlikte, anılan müeyyideyi öngören kuralın Anayasanın 2. maddesinde teminataltına alınan hukuk devleti ilkesi yönünden incelenmesinin, ölçülülükincelemesinin de Anayasanın 13. maddesine göre değil, 2. maddesine göreyapılmasının ve Anayasaya aykırılık itirazının reddedilmesinin, itiraz konusukural yönünden daha kapsayıcı ve isabetli olacağı düşüncesiyle red kararınafarklı gerekçeyle katılıyorum.
Üye
M. Emin KUZ