ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
EsasSayısı:2020/69
KararSayısı:2020/43
KararTarihi:10/9/2020
R.G.Tarih-Sayısı:Tebliğedildi
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Düzce 2. İş Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: A.17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun mülga 26.maddesinin,
B. 22/4/1926tarihli ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 26., 125., 128. ve 332.maddelerinin,
Anayasa’nın 2. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerekiptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY: Maruz kaldığı iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma düşensigortalıya bağlanan gelir ile yapılan ödemelerin davalı işverenden kusuroranına göre rücuen tahsili talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
1. 506 sayılıKanun’un itiraz konusu mülga 26. maddesi şöyledir:
“İşverenin sorumluluğu:
Madde 26- (Değişikbirinci fıkra: 20/6/1987- 3395/2 md.) İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veyaişçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerineaykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumcasigortalıya veya hak sahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gereklibulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22nci maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı (…) Kurumca işverene ödettirilir. (Ekcümle:29/7/2003-4958/28 md.) İşçi ve işveren sorumluluğunun tespitindekaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
İş kazası veya meslek hastalığı, 3 üncü bir kişinin kasıtveya kusuru yüzünden olmuşsa, Kurumca bütün sigorta yardımları yapılmaklaberaber zarara sebep olan 3 üncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunlarıçalıştıranlara Borçlar Kanunu hükümlerine göre rücu edilir.
(Ek: 24/10/1983- 2934/3 md.) Ancak; iş kazası veya meslek hastalıkları sonucu ölümlerdebu Kanun uyarınca hak sahiplerine yapılacak her türlü yardım ve ödemeler için,iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kasdı veya kusuru bulunupda aynı iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının haksahiplerine Kurumca rücu edilemez.”
2. Mülga 818sayılı Kanun’un itiraz konusu;
a. 26. maddesişöyledir:
“4- İhmal yüzünden hata
Madde 26- Akdin hükmünden kurtulmak için hata ettiğiniiddia eden taraf, eğer hata kendi kusurundan ileri gelmiş ise, mukavelenin busuretle feshinden mütevellit zararı tazmine mecburdur. Fakat diğer taraf hatayavakıf olmuş veya vakıf olması muktazi bulunmuş olduğu takdirde, tazminat lazımgelmez.
Eğer hakkaniyet icabederse hakim, mutazarrır olan tarafınlehinde daha fazla tazminat hükmedebilir.”
b. 125. maddesişöyledir:
“1- On senelik müruru zaman
Madde 125- Bu kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığıtakdirde, her dava on senelik müruru zamana tabidir.”
c. 128. maddesişöyledir:
“a) Umumiyet itibariyle
Madde 128- Müruruzaman alacağın muaccel olduğu zamandan başlar, alacağın muacceliyeti bir ihbarvukuuna tabi ise müruru zaman bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyaneder.”
ç. 332. maddesişöyledir:
“4- Tedbirler vemesai mahalleri
Madde 332- İşsahibi, akdin hususi halleri ve işin mahiyeti noktasından hakkaniyet dairesindekendisinden istenilebileceği derecede çalışmak dolayısıyle maruz kaldığıtehlikelere karşı icabeden tedbirleri ittihaza ve münasip ve sıhhi çalışmamahalleri ile, işçi birlikte ikamet etmekte ise sıhhi yatacak bir yertedarikine mecburdur.
(Ek : 29/6/1956 - 6763/41 md.) İş sahibinin yukarıki fıkra hükmüne aykırı hareketineticesinde işçinin ölmesi halinde onun yardımından mahrum kalanların bu yüzdenuğradıkları zararlara karşı istiyebilecekleri tazminat dahi akde aykırıhareketten doğan tazminat davaları hakkındaki hükümlere tabi olur.”
II. İLK İNCELEME
1. AnayasaMahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısındabaşvuru kararı ve ekleri, Raportör Alparslan KOÇAK tarafından hazırlanan ilkinceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükümleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
2. Anayasa’nın “Anayasaya aykırılığın diğermahkemelerde ileri sürülmesi” başlıklı 152. maddesinin son fıkrasında “AnayasaMahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetedeyayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasayaaykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.” denilmiştir. 6216sayılı Kanun’un “Başvuruya engel durumlar” başlığını taşıyan 41.maddesinin (1) numaralı fıkrasında da “Mahkemenin işin esasına girerekverdiği ret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren on yılgeçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusuyapılamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
3. 506 sayılı Kanun’un mülga 26. maddesinin 3395 sayılıKanun’un 2. maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasına yönelik iptal talebi,Anayasa Mahkemesinin 30/12/2010 tarihli ve E.2008/76, K.2010/122 sayılıkararıyla Anayasa’ya aykırı olmadığı gerekçesiyle esastan reddedilmiş ve bukarar 2/4/2011 tarihli ve 27893 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. AnayasaMahkemesince işin esasına girilerek reddedilen kural hakkında yeni birbaşvurunun yapılabilmesi için önceki kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı2/4/2011 tarihinden başlayarak geçmesi gereken on yıllık süre henüzdolmamıştır.
4. Açıklanan nedenle 506 sayılı Kanun’un mülga 26. maddesininbirinci fıkrasına yönelik başvurunun Anayasa’nın 152. maddesinin dördüncüfıkrası ve 6216 sayılı Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğincereddi gerekir.
5. Anayasa’nın 152. ve6216 sayılı Kanun’un 40. maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, budava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesininhükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ilerisürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu hükümleriniptalleri için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeleruyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elindeyöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptalitalep edilen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kuralise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunlarınçözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacaknitelikte bulunan kurallardır.
6. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 506 sayılı Kanun’unmülga 26. maddesinin iptalini talep etmiştir. Anılan maddenin birincifıkrasında iş kazası ya da meslek hastalığı nedeniyle oluşacak Sosyal GüvenlikKurumu zararından işverenin sorumluluğu, ikinci fıkrada üçüncü kişinin sorumluluğu,üçüncü fıkrada ise anılan zararın sigortalının hak sahiplerinden rücuen tahsiledilememe hâli düzenlenmiştir.
7. Başvuruya konu olayda bakılmakta olan davanın konusuise iş kazası nedeniyle sürekli iş göremez duruma düşen sigortalıya bağlanan gelirve yapılan ödemelerin işverenden rücuen tahsili olup davada üçüncü kişiye veyasigortalının hak sahiplerine yöneltilmiş herhangi bir talep bulunmamaktadır. Buitibarla 506 sayılı Kanun’un itiraz konusu mülga 26. maddesinin ikinci veüçüncü fıkralarının bakılmakta olan davada uygulanma imkânı bulunmamaktadır.Açıklanan nedenle bu fıkralara ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliğinedeniyle reddi gerekir.
8. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Anayasaya aykırılığınmahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde Anayasa Mahkemesineitiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem düzenlenmiştir. Sözkonusu maddenin (1) numaralı fıkrasında bir davaya bakmakta olan mahkemenin, budavada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümleriniAnayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda, bu fıkradasayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceğibelirtilmiş; anılan fıkranın (a) bendinde de “İptali istenen kurallarınAnayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli başvurukararının aslı” Anayasa Mahkemesine gönderilecek belgeler arasındasayılmıştır. Söz konusu maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekildedayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının AnayasaMahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceğihükme bağlanmıştır.
9. İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a)bendinde de itiraz yoluna başvuran Mahkemenin gerekçeli kararında, Anayasa’yaaykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birinin Anayasa’nın hangimaddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriylebirlikte açıkça gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
10. Yine İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (b) bendinde Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede, başvurudaeksikliklerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkinişlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği; (2)numaralı fıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen kararın itiraz yolunabaşvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engelolmadığı belirtilmiştir.
11. Başvuru kararında, mülga 818 sayılı Kanun’un 26.,125., 128. ve 332. maddelerinin iptalleri talep edilmiş ise de anılanmaddelerin hangi nedenlerle Anayasa’nın 2. ve 36. maddelerine aykırı olduklarıayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmemiştir.
12. Açıklanan nedenle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (a) bendi ile İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendine aykırı olduğu anlaşılan ve yukarıda anılan itiraz konusukurallara yönelik başvurunun, 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralıfıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizinreddi gerekir.
III. HÜKÜM
A. 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal SigortalarKanunu’nun mülga 26. maddesinin;
1. Birinci fıkrasınayönelik itiraz başvurusunun, Anayasa’nın152. maddesinin dördüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 41. maddesinin(1) numaralı fıkrası gereğince REDDİNE,
2. İkinci ve üçüncü fıkralarının itiraz başvurusunda bulunanMahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmadığından bu fıkralarailişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B. Mülga 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun26., 125., 128. ve 332. maddelerine ilişkin itiraz başvurusunun 6216 sayılı Kanun’un 40.maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından, esasincelemeye geçilmeksizin REDDİNE,
10/9/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLEkarar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI