ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2020/97
Karar Sayısı : 2022/62
Karar Tarihi : 1/6/2022
R.G. Tarih-Sayısı :10/8/2022-31919
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Van 1. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 31/1/2018tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun HükmündeKararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 12. maddesinin (1) numaralıfıkrasının bentleri bağlayan hükmü ile (a) bendinin Anayasa’nın 2. maddesineaykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY: Davacınınmeslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptalitalebiyle açılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
I. İPTALİİSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı 12.maddesi şöyledir:
“Disiplin ceza puanına bağlı olarak meslekten çıkarmacezası verilmesi:
Madde 12 – (1) Aşağıda belirtilen durumlardisiplinsizliği alışkanlık haline getirme olarak kabul edilir ve personelhakkında meslekten çıkarma cezası yetkili disiplin kurullarınca verilir:
a) Enson alınan disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıliçinde yirmi disiplin cezası puanı veya en az iki farklı disiplin amirindentoplam oniki defa veya daha fazla disiplin cezası almak.
b) En sonalınan disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son beş yıl içindekırk disiplin cezası puanı veya en az iki farklı disiplin amirinden toplamyirmibeş defa veya daha fazla disiplin cezası almak.
(2) Aynı disiplin dosyası kapsamında birden fazladisiplin cezası verilmesi halinde en yüksek olanın puanı değerlendirmeye esasalınır.
(3) Birinci fıkra kapsamında ceza puanlarınınhesaplanması usulü Emniyet Genel Müdürlüğü personeli için ekli (1) sayılıçizelgede, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeliiçin ekli (2) sayılı çizelgede gösterilmiştir.
(4) Sözleşmeli personelin sözleşmelerinin feshineilişkin özel kanunlardaki hükümler saklıdır.
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, YusufŞevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ ve Basri BAĞCI’nınkatılımlarıyla 24/12/2020 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikleuygulanacak kural ve sınırlama sorunu görüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40.maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacakbir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırıgörmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasınınciddi olduğu kanısına varması durumunda bu hükümlerin iptalleri için AnayasaMahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış vemahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptali talep edilen kuralın dao davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olandavanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte kurallardır.
3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 7068 sayılı Kanun’un12. maddesinin (1) numaralı fıkrasının bentleri bağlayan hükmü ile (a) bendininiptalini talep etmiştir. İtiraz konusu kuralların yer aldığı fıkrada, disiplinceza puanına bağlı olarak meslekten çıkarma cezasını gerektiren vedisiplinsizliği alışkanlık hâline getirme olarak kabul edilen durumlardüzenlenmiştir. Fıkranın itiraz konusu (a) bendinde, en son alınan disiplincezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıl içinde olmakkoşuluyla yirmi disiplin cezası puanı almak ya da en az iki farklı disiplinamirinden toplam on iki defa veya daha fazla disiplin cezası almak meslektençıkarma sebebi olarak düzenlenmiştir.
4. Başvuran Mahkemede görülmekte olan davada polis memuruolan davacı, en son aldığı disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriyedoğru son bir yıl içinde yirmi bir disiplin cezası puanı aldığı gerekçesiylemeslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin iptalini talep etmiştir. DolayısıylaKanun’un (1) numaralı fıkrasının itiraz konusu (a) bendinin “…veya en az ikifarklı disiplin amirinden toplam oniki defa veya daha fazla disiplin cezası…”bölümü davada uygulanacak kural niteliğinde değildir.
5. Öte yandan anılan bendin “En son alınan disiplincezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıl içinde …almak.” kısmı, davada uygulanma imkânı bulunmayan en az iki farklı disiplinamirinden toplam on iki defa veya daha fazla disiplin cezası almak bakımındangeçerli ortak kural niteliğinde olduğu gibi (1) numaralı fıkranın itiraz konusubentleri bağlayan hükmü de fıkranın (a) ve (b) bendi bakımından geçerli ortakkural niteliğindedir. Dolayısıyla bakılmakta olan davanın konusugözetilerek esas incelemenin “…yirmi disiplin cezası puanı…” ibaresi ilesınırlı olarak yapılması gerekir.
6. Açıklanan nedenlerle 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılıGenel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin KabulEdilmesine Dair Kanun’un 12. maddesinin (1) numaralı fıkrasının;
A. (a) bendindeyer alan “…veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam oniki defa veyadaha fazla disiplin cezası…” ibaresinin itiraz başvurusunda bulunanMahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmadığından bu ibareyeilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B. Bentleribağlayan hükmü ile (a) bendinin kalan kısmının esasının incelenmesine, esasailişkin incelemenin “…yirmi disiplin cezası puanı…” ibaresi ile sınırlıolarak yapılmasına,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
7. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ahmet CANPOLATtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
8. Kolluk faaliyeti, idarenin kamu düzenini korumak vekişilerin güvenli ve huzurlu bir ortamda hayatlarını sürdürmelerini sağlamakamacıyla gerçekleştirdiği kamu hizmetidir. Kamu düzeninin genel güvenlik, genelsağlık ve toplumsal huzur olmak üzere üç unsuru bulunmaktadır. Genel olarakkamu düzeni unsurlarından biri ya da birkaçının korunmasına yönelik faaliyetgösteren ve belirli bir faaliyeti hedeflemeyen kolluk faaliyeti genel kollukolarak tanımlanmaktadır. Genel kolluk teşkilatı Emniyet Genel Müdürlüğü,Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından oluşmaktadır.
9. 7068 sayılı Kanun; genel kolluk personeline ilişkindisiplinsizlik ve cezaları, disiplin amirlerini ve kurullarını, disiplinsoruşturma usulü ile diğer ilgili hususları düzenlemek amacıyla ihdasedilmiştir. Anılan Kanun’un 7. maddesinde uyarma, kınama, aylıktan kesme, kısasüreli durdurma, uzun süreli durdurma, meslekten çıkarma ve devletmemurluğundan çıkarma cezaları personele verilecek disiplin cezaları olarakbelirtilmiş 8. maddesinde de her disiplin cezası için cezayı gerektiren fiillerdüzenlenmiştir.
10. Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı 12.maddesinde ise disiplin ceza puanına bağlı meslekten çıkarma cezasına ilişkinusul ve esaslara yer verilmiştir. Anılan maddenin (1) numaralı fıkrasındadisiplin ceza puanına bağlı olarak meslekten çıkarma cezasını gerektiren vedisiplinsizliği alışkanlık hâline getirme olarak kabul edilen durumlar, (3)numaralı fıkrasında ise Kanun kapsamında yer alan personelin ceza puanlarınınhesaplanma usulünün Kanun’a ekli çizelgelerde gösterildiğibelirtilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin ceza puanlarını gösteren(I) sayılı çizelgeye göre uyarma 1, kınama 2, aylıktan kesme 3, kısa sürelidurdurma 4 ve uzun süreli durdurma 5 ceza puanını gerektirmektedir.
11. 7068 sayılı Kanun’un 12. maddesinin (1) numaralıfıkrasının itiraz konusu kuralın yer aldığı (a) bendinde, en son alınandisiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıl içinde yirmidisiplin cezası puanı almak durumu disiplinsizliğin alışkanlık hâline geldiğidurum olarak kabul edilmiş ve bu durumun meydana gelmesi hâlinde meslektençıkarma cezası verileceği öngörülmüştür.
12. İtiraz konusu kurallarda, en son alınan disiplincezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıl içinde -en son alınandisiplin cezası puanı da dikkate alınarak- yirmi disiplin cezası puanı alanpersonelin disiplinsizliği alışkanlık hâline getirdiği kabul edilerek bupersonel hakkında meslekten çıkarma cezası uygulanması öngörülmektedir.
B. İtirazın Gerekçesi
13. Başvuru kararında özetle; disiplin cezasına konueylemi nedeniyle cezalandırılan personelin itiraz konusu kurallarda öngörülenceza puanı sistemi nedeniyle ayrıca meslekten çıkarma cezası ilecezalandırıldığı, kuralın kişinin tek eyleminden dolayı iki farklı ceza ilecezalandırılmasına neden olduğu belirtilerek Anayasa’nın 2. maddesine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
14. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural,ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 13., 36. ve 70. maddeleri yönünden deincelenmiştir.
15. Anayasa’da aynı fiilden dolayı birden fazlayargılanmama veya cezalandırılmama (ne bis in idem) ilkesi açıkçadüzenlenmemiştir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi önceleri hukuk devletiilkesinin temel ilkeleri arasında yer aldığını kabul ettiği bu ilkeyi, ÜnalGökpınar ([GK], B. No: 2018/9115, 27/3/2019) kararında hukuk devleti vehukuki güvenlik ilkesi konusundaki kendi içtihadından hareketle ve bazıuluslararası hukuk metinlerine referansla Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenenadil yargılanma hakkının bir unsuru olarak görmüştür (Ünal Gökpınar, §50).
16. Kişilerin haklarında yürütülen ve kesinleşen bir cezayargılaması sürecinin ardından tekrar yargılanmamalarını veya cezalandırılmamalarınıgüvence altına alan aynı fiilden dolayı birden fazla yargılanmama veyacezalandırılmama ilkesi ile adil yargılanma hakkı kapsamındaki cezai süreçleryönünden hukuki güvenliğin sağlanması amaçlanmaktadır. Nitekim Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’ne ek 7 No.lu Protokol’de ayrı bir hak olarak düzenlenmişolmasına rağmen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında bu ilkeninadil yargılanma hakkı ile bağlantılı özel bir güvence olduğu vurgulanmıştır.Bazı uluslararası sözleşmelerde de aynı fiilden dolayı birden fazlayargılanmama veya cezalandırılmama ilkesi açık bir biçimde adil yargılanmahakkının bir güvencesi olarak kabul edilmiştir (Ünal Gökpınar, § 49).
17. Konuya ilişkin uluslararası belgeler de dikkatealınarak aynı fiilden dolayı birden fazla yargılanmama veya cezalandırılmama ilkesişöyle tarif edilebilir: Hiç kimse, ceza yargılamasında kesin/kesinleşmiş birhükümle mahkûm edildiği ya da beraat ettiği bir fiilden dolayı ceza yargılamasıkapsamında yeniden yargılanamaz veya cezalandırılamaz. Bu tarife göreilkeye aykırılık sonucuna varılabilmesi için gerçekleşmesi gereken bazıkoşullar vardır. Bu koşullar şunlardır:
- Ceza ile ilgili bir yargılama sürecinin olması
- Bu sürecin kesin/kesinleşmiş mahkûmiyet veya beraathükmüyle sonuçlanmış olması
- Tekrar (yeniden) ceza ile ilgili bir yargılamasürecinin işletilmesi
- Farklı yargılama süreçlerinin aynı fiile ilişkin olması
- İlkenin istisnalarından birinin olmaması (AYM,E.2019/4, K.2021/78, 04/11/2021, § 27).
18. 7068 sayılı Kanun’unitiraz konusu kuralların da yer aldığı 12. maddesinde Kanun kapsamındaki kollukpersoneline disiplin ceza puanına bağlı olarak meslekten çıkarma cezasıverilmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Buna göre disiplin cezasınakonu eylemi nedeniyle uyarma, kınama, aylıktan kesme, kısa süreli durdurma veyauzun süreli durdurma cezası uygulanan personelin aldığı cezaya karşılık gelenceza puanı özlük dosyasına işlenmekte ve puanlar toplamı en son alınan disiplincezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıl içinde yirmiyeulaşması durumunda itiraz konusu kurallar uyarınca personelin disiplinsizliğialışkanlık hâline getirdiği kabul edilerek hakkında meslekten çıkarma cezasıuygulanmaktadır.
19. Birden fazla yargılanmama veya cezalandırılmamailkesine aykırılık oluşup oluşmadığı incelenirken dikkate alınacak ilk koşul cezaile ilgili bir yargılama sürecinin olmasıdır. Diğer bir ifadeyle ilk koşulkapsamında aynı fiilden kaynaklanan her iki sürecin de cezai konularla ilgiliolması gerekmektedir. İtiraz konusu kurallarda öngörülen yaptırım disiplincezalarına ilişkindir. Dolayısıyla disiplin cezalarının cezai nitelikte olupolmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
20. Birinci ve üçüncükoşul bakımından ceza ile ilgili yargılama süreçlerinin her durumdateknik olarak ceza yargılaması hukuku anlamında bir süreç olarak öngörülmüşolması şart olmayıp bu kavram anayasal anlamda özerk bir yoruma tabidir.Anayasa Mahkemesi, idari bir yaptırımın cezai nitelikte olup olmadığınıntespiti amacıyla üç ayrı kriter kullanmaktadır.
21. Anayasa Mahkemesi, bir yaptırımın cezai nitelikteolup olmadığını belirlerken (i) mevzuatta bunların nasıl tanımlandığını, (ii)suçun türünü (mahiyetine göre cezalandırma ve caydırma amacı taşıyıp taşımadığıve (iii) cezanın türü ile ağırlığını dikkate almaktadır. Son iki kriterbirbirine alternatif olup bir arada bulunmak zorunda değildir. Ancak bukriterlerden birinin tek başına sonucu etkilemediği durumlarda her iki kriterinbir arada olması koşulu aranabilmektedir (B.Y.Ç., B. No: 2013/4554,15/12/2015, §§ 31, 32; Yavuz Kemal İnan, B. No: 2018/26126, 15/6/2021,§§ 45, 46).
22. Belirtilen son iki kriter özellikle disiplin hukukualanına ait cezalar söz konusu olduğunda önem arz etmektedir. Zira bukriterlere göre yapılacak değerlendirme sonucunda mevzuatta suç olarakdüzenlenmemiş olan disiplin cezasına konu kimi eylemlerin cezai anlamda suçolarak kabul edilebilmesi mümkündür. Bu bağlamda bir disiplin cezasının cezainitelikte olup olmadığının belirlenmesinde disiplin cezasının belirli bir grubumu yoksa herkesi mi bağladığı, caydırma ve cezalandırma amacı taşıyıptaşımadığı, ilgili suçun ceza hukukunda yer alan suçlarla benzerlik taşıyıptaşımadığı, uygulanan usullerin ceza hukuku alanındaki yargısal usullerebenzeyip benzemediği gibi faktörler dikkate alınabilir (B.Y.Ç., § 32).
23. Buna göre cezai anlamda suçun herkes tarafındanişlenebilmesi mümkün iken genellikle bir kurumun iç işleyişiyle ilgili olandisiplin suçları, yalnızca belli sıfata sahip kişiler tarafından işlenebildiğindenyalnızca belli bir grubu bağlar ve bu nedenle cezai anlamda suç niteliğitaşımaz. Öte yandan disiplin hukuku çerçevesinde uygulanan bir yaptırımın ciddişekilde hürriyeti bağlayıcı bir ceza olması durumunda mevzuatta disiplin suçuolarak düzenlenmiş olmasına rağmen cezai anlamda bir suçun mevcut olduğu kabuledilebilir (B.Y.Ç., § 33).
24. Belirtilen ilkeler ışığında itiraz konusu kurallarında yer aldığı düzenlemede disiplin ceza puanı toplamına etki eden disiplincezası ile disiplin ceza puanına bağlı olarak verilen meslekten çıkarmacezasına konu eylemlerin 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'ndaya da kanunların teknik anlamda cezai hükümler içeren kısımlarında suç olarakdüzenlenmediği, 7068 sayılı Kanun’da öngörülen disiplin cezalarının genelkolluğun iç içleyişiyle ilgili olduğu ve disiplin cezasını gerektireneylemlerin gerçekleştirilmesinin herkes için mümkün olmadığı, bu nedenlerleitiraz konusu kurallarda öngörülen meslekten çıkarma cezasının cezai nitelikteolmadığı anlaşılmıştır (benzer yöndeki AYM kararı için bkz. B.Y.Ç., §34; AİHM kararı için bkz. Oleksandr Volkov/Ukrayna, B. No: 21722/11,9/1/2013, § 93).
25. Bu itibarla itiraz konusu kuralın da yer aldığıdüzenlemede disiplin ceza puanı toplamına etki eden disiplin cezası iledisiplin ceza puanına bağlı olarak verilen meslekten çıkarma cezasının cezainitelikte olmadığı, bu nedenle itiraz konusu kuralın birden fazla yargılanmamaveya cezalandırmama ilkesi kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır.
26. Disiplin ceza puanına bağlı olarak meslekten çıkarmacezası verilmesine ilişkin itiraz konusu kuralın kamu hizmetlerine girme hakkıyönünden de değerlendirilmesi gerekmektedir.
27. Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde “IV.Kamu hizmetlerine girme hakkı” üst başlığı altında 70. maddede kamuhizmetlerine girme hakkına yer verilmiştir. “Hizmete girme” başlıklımaddenin birinci fıkrasında “Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkınasahiptir” denilmek suretiyle hakkın tanımı yapılmış, ikinci fıkrasında ise“Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırımgözetilemez” denilmiştir. Anayasa Mahkemesi anılan hakkın sadece kamuhizmetlerine girmeyi değil kamu hizmetlerinde bulunmayı/kalmayı da güvencealtına aldığına karar vermiştir (AYM, E.2021/104, K.2021/87, 11/11/2021, §§42-48).
28. Disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin gereği gibiyürütülmesini sağlamak amacıyla öngörülmüş; yapma veya yapmama biçimindebeliren davranış kurallarının ihlali hâlinde uygulanan idari yaptırımlardır.Kamu hizmetlerini yürütenlerin görev, yetki ve sorumlulukları kamu hizmeti vehizmet gerekleri ile sınırlandırılmış; bu sınırlar dışına çıkanların ise disiplincezaları ile cezalandırılmaları ilgili kanunlarda öngörülmüştür.
29. İtiraz konusu kuralla en son alınan disiplincezasının kesinleştiği tarihten itibaren geriye doğru son bir yıl içinde yirmidisiplin cezası puanı almak durumunun disiplinsizliği alışkanlık hâline getirmeolarak kabul edilmesi ve neticesinde meslekten çıkarma cezası verileceğininöngörülmesi nedeniyle kamu hizmetlerinde kalma hakkına sınırlama getirildiğigörülmektedir.
30. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak vehürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerindebelirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Busınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâikCumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz” denilmektedir.Anayasa’nın anılan maddesi uyarınca kamu hizmetlerinde kalma hakkı, yalnızcakanunla sınırlanabilir. Kanunla yapılan sınırlamanın Anayasa’nın 70. maddesindebelirtilen sınırlama sebebine dayanması ve ölçülü olması gerekir.
31. Anayasa’nın 13. ve 70. maddeleri uyarınca kamuhizmetlerinde kalma hakkını sınırlamaya yönelik kanuni bir düzenlemenin şeklenvar olması yeterli olmayıp kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekildebelirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olması gerekir.
32. Esasen temel hakları sınırlayan kanunun buniteliklere sahip olması, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye bağlanan hukukdevleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinde, kanuni düzenlemelerin hemkişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yervermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıcakamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir.Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımındanda zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını,bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin deyasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasınıgerekli kılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154). DolayısıylaAnayasa’nın 13. ve 70. maddelerinde sınırlama ölçütü olarak belirtilenkanunilik, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye bağlanan hukuk devleti ilkesiışığında yorumlanmalıdır.
33. En son alınan disiplin cezasının kesinleştiğitarihten itibaren geriye doğru son bir yıl içinde yirmi disiplin cezası puanıalanların meslekten çıkarılmasını öngören kuralda; puanın hesaplanma şekli vekapsadığı süre açıkça düzenlendiğinden kamu hizmetlerinde kalma hakkınasınırlama getiren kuralın belirli,ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olduğu ve kanunilik şartını taşıdığıanlaşılmıştır.
34. Kuralın Anayasa’nın 13. maddesine uygunluğudenetlenirken sınırlamayı haklı kılan sebebin, başka bir ifadeyle söz konususınırlamanın meşru amacının bulunup bulunmadığının da ortaya konulmasıgerekmektedir.
35. Anayasa’nın 70. maddesinde kamu hizmetlerine girmehakkı sınırsız bir hak olarak düzenlenmemiş, bu kapsamda maddenin ikincifıkrasında “Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başkahiçbir ayırım gözetilemez” hükmüne yer verilerek hizmete alınmada görevingerektirdiği niteliklerin gözetilmesi anılan hak bakımından özel birsınırlama nedeni olarak öngörülmüştür. Diğer yandan hizmete alınmada görevingerektirdiği niteliklerin gözetilmesi -hakkın kapsamı gereği- buniteliklerin kamu hizmetinde bulunma sırasında devam etmesini de içermektedir.Bu bağlamda anılan fıkra ile hizmete alınmada görevin gerektirdiğiniteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemeyeceği öngörülerek bir yandan kamuhizmetine alınmada aranacak şartların belirlenmesi hususunda kanun koyucuyatakdir yetkisi tanınmış, diğer yandan da söz konusu şartlar belirlenirken buhakka getirilecek sınırlamaların ancak görevin gerektirdiği niteliklerle uyumluolması hâlinde mümkün olabileceği ifade edilmiştir. Buna göre kamu hizmetinegirme hakkına getirilecek sınırlama görevin gerektirdiği niteliklerden başkabir şarta bağlanamaz (AYM, E.2018/89, K.2019/84, 14/11/2019, § 16).
36. Bu itibarla kuralla öngörülen düzenlemenin meşruamacının bulunup bulunmadığının saptanması için kolluk personelinin meslektençıkarılması sonucunu doğuran disiplinsizliğin alışkanlık hâline getirmedurumunun görevin gerektirdiği niteliklerle ilgisinin olup olmadığınıntespit edilmesi gerekmektedir.
37. 7068 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde; devletin vemilletin can ve mal emniyetini korumakla yükümlü olan genel kollukkuvvetlerinin gerek hiyerarşik bir sistemde mesleğini icra edebilmesiningerekse vatandaşın güvenini kazanarak en iyi şekilde hizmet sunabilmesinintemelinde disiplinli olmasının yer aldığı belirtilmiştir. Disiplininsağlanması, muhafazası ve devam ettirilmesi, genel kolluk görevi yürütenkurumların (Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve SahilGüvenlik Komutanlığı) görevlerini yerine getirebilmesi için olmazsa olmazhususlardandır. Dolayısıyla disiplinsizliği alışkanlık hâline getirenlerinmeslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılacağının öngörülmesi kolluk hizmetininniteliğinden kaynaklanmaktadır.
38. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde genel kolluk kuvvetlerinin kolluk hizmetini disiplinkurallarına riayet ederek yürütmesinin ifa ettiği hizmetin mahiyeti ve özelliğigereği olduğu, görevde bulunduğu sürece de bunu koruması gerektiği sonucuna varılmıştır.
39. Bu itibarla kuralla getirilen sınırlamanınAnayasa’nın 70. maddesinde belirtilen sınırlama sebebine uygun olaraköngörüldüğü anlaşılmıştır.
40. Kuralla getirilen sınırlamanın Anayasa’nın 13.maddesi uyarınca ölçülü olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekir.Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üçalt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen sınırlamanın ulaşılmakistenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmakistenen amaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmasını, diğer bir ifadeyle aynıamaca daha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılıkise hakka getirilen sınırlama ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul birdengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir.
41. En son alınan disiplin cezasının kesinleştiğitarihten itibaren geriye doğru son bir yıl içinde yirmi disiplin cezası puanıalarak disiplinsizliği alışkanlık haline getiren personelin meslektençıkarılmasının öngörülmesi, görevin gerektirdiği temel niteliklerle bağdaşmayandisiplinsizliği engelleyici ve caydırıcı nitelikte olduğundan itiraz konusukuralın bu kuralla ulaşılmak istenen amaç yönünden elverişli olmadığısöylenemez.
42. Diğer yandan elverişli olan sınırlama gerekli de olmalıdır.Diğer bir ifadeyle seçilen araç bu hakkı en az zedeleyici niteliktebulunmalıdır. Bununla birlikte hakkı daha az zedeleyen aracın tercih edilmesigerektiğinin söylenebilmesi için söz konusu araç aynı amacı gerçekleştirmeyeelverişli olmalıdır. Daha hafif sınırlama teşkil eden aracın tercih edilmesihâlinde öngörülen amaç gerçekleşmeyecek ise daha ağır sınırlama oluşturanaracın seçimi hususundaki tercih, Anayasa’ya aykırı olmaz. Bunun dışında hangisınırlama aracının tercih edileceği hususunda kanun koyucunun takdir yetkisibulunmaktadır.
43. 7068 sayılı Kanun’un 7. maddesinde uyarma, kınama,aylıktan kesme, kısa süreli durdurma, uzun süreli durdurma, meslekten çıkarmave devlet memurluğundan çıkarma cezaları personele verilecek disiplin cezalarıolarak belirtilmiş, 8. maddesinde de her disiplin cezası için cezayı gerektirenfiiller düzenlenmiştir. İtiraz konusu kuralda ise disiplin ceza puanına bağlı disiplinsizliğialışkanlık haline getirme durumu düzenlenmiş ve bunun sonuncunda meslektençıkarma cezası verileceği belirtilmiştir. Şu hâlde itiraz konusu kuralla kollukgörevlilerinin meslekten ve devlet memurluğundan çıkarmayı gerektirmeyeneylemleri için daha hafif disiplin cezalarının öngörüldüğü ve disiplin cezapuanına bağlı disiplinsizliğin alışkanlık haline geldiği durumda ise itirazkonusu kuralda öngörülen meslekten çıkarma cezasının uygulanacağıanlaşılmaktadır. Bu itibarla disiplinsizliğin alışkanlık hâline getirildiğindenbahisle uygulanan meslekten çıkarma cezasının kolluk görevinin gerektirdiğitemel niteliklerle bağdaşmayan disiplinsizliği engelleyici ve caydırıcınitelikte olduğu, sınırlamanın bu kuralla ulaşılmak istenen amaç yönünden gerekliolmadığı söylenemez.
44. Kurala konu fiilin işlenmesi hâlinde uygulanmasıöngörülen meslekten çıkarma cezasının orantılı olup olmadığının tespitindemesleğin özelliği ile kişinin hak ve menfaatleri üzerinde oluşturduğu tesir veyaptırımın gerekçesini oluşturan meşru amacın niteliği gözönündebulundurulmalıdır.
45. Disiplinsizliğin alışkanlık hâline geldiğindenbahisle meslekten çıkarma cezasının verilebilmesi için en son alınan disiplincezasının kesinleştiği tarihten itibaren geriye doğru son bir yıl içinde yirmidisiplin cezası puanı alınması gerektiği, diğer bir ifadeyle belirtilen süreiçinde en hafif yirmi, en ağır dört disiplin cezası alınması gerektiği kuralabağlanmıştır. Kuralda disiplinsizliği alışkanlık hâline getirme durumundaöngörülen meslekten çıkarma cezası, 7068 sayılı Kanun’da genel kollukkuvvetleri personeli hakkında muhtelif fiiller karşılığında uygulanabileceğibelirtilen disiplin cezaları içinde en ağır ikinci ceza olan ve kişininemniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamaküzere meslekle ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğuran bir yaptırımdır.
46. Disiplinsizliğin alışkanlık hâline getirildiğininkabulü için öngörülen süre sınırı, disiplin ceza puanlarının disiplincezalarının mahiyetine uygun kademeli olarak belirlenmesi, personelin emniyet,jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzeremeslekten çıkarılmasının gerekli şartları taşıması kaydıyla diğer kamukurumlarında çalışabilmesine engel teşkil etmemesi ve verilen cezaya karşıyargısal denetimin mümkün olması hususları birlikte değerlendirildiğinde kollukgörevinin gerektirdiği niteliklerle bağdaşmayan disiplinsizliği engellemekamacıyla öngörülen meslekten çıkarma cezasının yaptırım ile korunmak istenenhukuki değerler ve elde edilmek istenen kamusal yarar karşısında bireye makulolmayan orantısız bir külfet yüklemediği sonucuna varılmıştır.
47. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 13., 36. ve70. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2. maddesine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 13., 36. ve 70. maddeleri yönünden yapılandeğerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesiyönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk DisiplinHükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un12. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “…yirmidisiplin cezası puanı…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE 1/6/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR