ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2021/121
Karar Sayısı : 2022/88
Karar Tarihi : 20/7/2022
R.G. Tarih - Sayı : 23/9/2022- 31962
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu’nun 231. maddesine 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 23.maddesiyle eklenen (12) numaralı fıkranın Anayasa’nın 10., 35., 36. ve 40.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Sanık hakkında tehdit ve cinsel taciz suçlarından açılandavada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme,iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 231. maddesişöyledir:
“Hükmünaçıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Madde 231- (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddedebelirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarakgerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanunyolları, mercii ve süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâlvarsa bu da bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Sanığa yüklenen suçtandolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az sürelihapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geribırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuçdoğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasınıngeri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamışbulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadakitutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceğihususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığızararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamengiderilmesi,
gerekir. (Ek cümle: 22/7/2010 - 6008/7 md.) Sanığın kabuletmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Açıklanmasının geribırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez vekısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetimsüresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/6/2014 6545/72 md.) Denetim süresi içinde,kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geribırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzeremahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslekveya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devametmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamukurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasınıngözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerleredevam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başkayükümlülüğü yerine getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımıdurur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Altıncı fıkranın (c)bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkındamağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halindeödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geribırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içindekasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkinyükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hükümortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içindekasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkinyükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme,kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunudeğerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infazedilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasınınertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni birmahkûmiyet hükmü kurabilir.
(12) (Ek:6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararınaitiraz edilebilir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar,ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı,hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaçiçin kullanılabilir.
(14) (Değişik: 23/1/2008 – 5728/562 md.) Bu maddeninhükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncümaddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgiliolarak uygulanmaz.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ,Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI ve İrfan FİDAN’ınkatılımlarıyla 8/12/2021 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2.Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Aydın AYGÜN tarafından hazırlanan işinesasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü ve dayanılan Anayasa kurallarıve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A.Genel Açıklama
3.5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinde hükmün açıklanması ve hükmünaçıklanmasının geri bırakılması düzenlenmiştir. Hükmün açıklanmasının geribırakılması, ceza yargılaması sonucunda verilecek mahkûmiyet hükmünün açıklanmasınınbelirli şartlara bağlı olarak ertelenmesini ifade etmektedir.
4.Anılan maddenin (5) ve (6) numaralı fıkralarına göre sanık hakkında hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için sanığa yüklenensuçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın iki yıl veya daha azsüreli hapis veya adlî para cezası olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtanmahkûm olmamış bulunması, mahkemece -sanığın kişilik özellikleri ileduruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak- yeniden suçişlemeyeceği hususunda kanaate varılması, mağdurun veya kamunun uğradığızararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamengiderilmesi ve sanığınhükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi şartları aranmaktadır.
5.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık beşyıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde kasıtlı birsuç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararıverilemez. Denetim süresi içinde mahkeme bir yıldan fazla olmamak üzere maddedebelirtilen denetimli serbestlik tedbirlerine karar verebilir. Denetim süresiiçinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirlerineilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılanhüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir.
B.Anlam ve Kapsam
6.5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin itiraz konusu (12) numaralı fıkrasındahükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebileceğiöngörülmüştür. Bu itibarla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararınakarşı başvurulabilecek kanun yolu itiraz olacaktır.
7.Anılan Kanun’un 267. ila 271. maddelerinde ise itiraz edilebilecek kararlar,itiraz usulü, inceleme mercileri, itirazın kararın yerine getirilmesine etkisiile itirazı inceleyecek mercilerin uygulayacağı usul düzenlenmiştir.
8.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz hâlinde Yargıtay hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kurumunun ülkemizde uygulanmaya başladığı ilkzamanlar, itirazı incelemeye yetkili makamın hükmün açıklanmasının geribırakılması kurumunun yalnızca şeklî şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarındasınırlı bir inceleme yapması ve hüküm içeriğindeki hukuka aykırılıklara ilişkinbir inceleme yapmaması gerektiği yönünde kararlar vermiştir (Yargıtay CezaGenel Kurulu, E.2009/3-64, K.2009/83, 7/4/2009).
9.Daha sonra Yargıtay, içtihat değişikliğine giderek hükmün açıklanmasının geribırakılması kararına itirazı incelemeye yetkili makamın hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması kurumunun şeklî şartlarının yanı sıra maddi yönden de birinceleme yapması gerektiği yönünde kararlar vermiştir (Yargıtay Ceza GenelKurulu, E.2012/10-534, K.2013/15, 22/1/2013).
10.Buna karşılık bazı Yargıtay daireleri tarafından itiraz mercilerinin esasincelemesi yapamayacağına dair kararlar verilmesine devam edilmiştir (Yargıtay11. Ceza Dairesi, E.2013/25594, K.2014/3461, 16/2/2014; Yargıtay 6. CezaDairesi, E.2013/32810, K.2013/25480, 18/12/2013; Yargıtay 11. Ceza Dairesi,E.2016/9684, K.2016/7622, 16/11/2016).
11.Yargıtay Ceza Genel Kurulu daha yeni tarihli içtihatlarında ise itirazmercilerinin sadece şeklî şartlar bakımından değil açıkça maddi yönden deinceleme yapması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu,E.2012/6-1452, K.2014/195, 15/4/2014; E.2016/11-1150, K.2020/148, 3/3/2020;E.2017/5.MD-1119, K.2020/349, 23/6/2020; E.2017/5.MD-620, K.2019/704,10/12/2019; E.2016/7-1413, K.2019/489, 20/6/2019; E.2017/5.MD-621, K.2018/476,25/10/2018).
12.Bu çerçevede hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yapılacakitirazlarda incelemenin kapsamına ilişkin yerleşmiş bir uygulamanın olmadığıanlaşılmıştır (Atilla Yazar ve diğerleri [GK], B. No: 2016/1635,5/7/2022, § 76).
13.Deneme süresi sonunda sanık hakkında verilecek düşme kararının veya geribırakma şartlarına uyulmaması hâlinde verilecek mahkûmiyet kararının iseistinaf denetimine konu edilmesi mümkündür.
C.İtirazın Gerekçesi
14. Başvurukararında özetle; 5271 sayılı Kanun’a göre hükmün açıklanmasının geribırakılması kararlarının hukuki sonuç doğurmaması gerektiği, buna karşılık sonyıllarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına sonuç bağlayankanun ve yönetmeliklerin çıkarıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıkararlarına yönelik itiraz incelemelerinin ilke olarak dosya üzerindenyapıldığı, kararların esasına ilişkin bir incelemenin gerçekleştirilmediği, bu durumuniki dereceli yargılanma, etkin başvuru ve adil yargılanma
haklarınıihlal ettiği, bu itibarla kişinin suç işlediği kanaatini barındıran hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararlarının gerçek anlamda bir kanun yolundangeçmediği ve bu kararların istinaf incelemesine tabi olması gerektiğibelirtilerek kuralın Anayasa’nın 10., 35., 36. ve 40. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
Ç.Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
15. Anayasa’nın“Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinin birincifıkrası “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes,yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkınasahiptir” hükmünü içermektedir. Anılan hükme göre kişilerin yargı makamlarıile idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkânsağlanması anayasal bir zorunluluktur. Bu zorunluluk, temel hak ve özgürlüğüihlal edilen ya da ihlal edildiğini iddia eden kişilerin ilgili yargı veyaidari merciler nezdinde şikâyetlerini dile getirmesi hususunda devlete gereklive yeterli mekanizmaları oluşturarak uygun koşulları sağlama yükümlülüğügetirmektedir (AYM, E.2019/102, K.2019/99, 25/12/2019, § 16).
16. Bu çerçevede Anayasa’nın anılanmaddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkı; anayasal bir hakkınınihlal edildiğini ileri süren herkese hakkın niteliğine uygun olarak iddialarınıinceletebileceği makul, erişilebilir, etkili, ihlalin gerçekleşmesini veyasürmesini engellemeye ya da sonuçlarını ortadan kaldırmaya elverişli idari veyargısal yollara başvuruda bulunabilme imkânının sağlanmasını teminat altınaalmaktadır (AYM, E.2019/102, K.2019/99, 25/12/2019, § 17).
17. İtiraz konusukural, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına itiraz edilebilmesiniöngörmektedir. Anayasa Mahkemesi, itiraz konusu kural da dahil olmak üzere 5271sayılı Kanun’un 231. maddesinin birçok hükmünü anayasallıkdenetimine tabi tutmuş ve bu hükümlerin Anayasa’yaaykırı olmadığı sonucuna ulaşmıştır (AYM, E.2007/14, K.2009/48 12/3/2009; E.2008/45, K.2009/53, 12/3/2009; E.2008/106, K.2009/54, 12/3/2009; E.2009/22, K.2009/55, 7/5/2009; E.2011/41, K.2012/25, 16/2/2012).
18. AnayasaMahkemesi; bireysel başvurunun yürürlüğe girmesi üzerine hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması kurumunun ve bu kurumun işleyişinin cezasızlıkla bağlantılıolarak yaşam hakkı ile işkence ve kötü muamele yasağıyla ilgili sorunlara nedenolduğunu, bunların yanı sıra başta ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteriyürüyüşü düzenleme hakkı olmak üzere birçok temel hak ve özgürlüğe müdahaleteşkil ettiğini tespit etmiştir. Bu kapsamda AnayasaMahkemesi; kolluk görevlisinin güç kullandığı olayda yaşam hakkının maddiboyutunun ihlal edildiğine karar vermiş, olayın faili olan kolluk görevlisihakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin -ihlalin ağırlığı dikkate alındığında- başvurucunun mağduriyetinigidermediği kanaatine varmış ve bu durumun cezasızlığaneden olduğunu belirterek yaşam hakkının usul yönünün de ihlal edildiğinehükmetmiştir ( Seyfullah Turan ve diğerleri, B. No: 2014/1982, 9/11/2017, §§194-197).
19. AnayasaMahkemesi, izinsiz patlayıcı madde üretimi yapılan binada meydana gelen patlamasonucu gerçekleşen ölüm ve yaralanma olayında yaşamı koruma yükümlülüğününihlal edildiğine karar vermiş; olayda ihmali bulunan kamu görevlileri hakkındahükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin ise yaşamı korumayükümlülüğünün ihlali yönünden uygun ve yeterli bir giderim sağlamadığısonucuna ulaşmıştır (NeclaKara ve diğerleri, B.No: 2018/5075, 15/3/2022, §§ 103-110). Yine işkence ve kötü muamele yasağınınihlal edildiği iddialarının ileri sürüldüğü birçok bireysel başvuruda daAnayasa Mahkemesi benzer yönde kararlar vermiştir (Memduh Yılmaz ve NaciyeYılmaz, B. No: 2018/36717, 7/10/2021; Özgür Ulaş Armutcuoğlu, B. No:2018/27396, 29/6/2021; Yunus Kalkan, B. No: 2013/4383, 18/2/2016).
20. Anılan kararların dışında AnayasaMahkemesi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının özellikle ifadeözgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına müdahale teşkilettiğini ve bu müdahalenin hak ihlaline neden olduğunu tespit etmiştir (Zübeyde Füsun Üstel ve diğerleri [GK], B. No: 2018/17635, 26/7/2019; Bekir Coşkun [GK],B. No: 2014/12151, 4/6/2015; Osman Erbil, B. No:2013/2394, 25/3/2015).
21. Ayrıca Anayasa Mahkemesi müsadere kararının şikâyetedildiği başvuruda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesidurumunda hangi aşamada müsadere kararının infaz edileceğine ilişkin açık birkanun hükmünün bulunmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ilebirlikte müsadere kararının infazına girişilmesinin mülkiyet hakkına müsadereyoluyla yapılan müdahalenin keyfî veya hukuka aykırı olup olmadığının ilerisürülebileceği bir yol olan temyiz yoluna başvuru imkânını askıya aldığını, yolaçılan bu belirsizlik ve yeterli güvencelerin sağlanmaması nedeniyle başvurucuyaşahsi olarak aşırı bir külfet yüklendiğine hükmetmiştir (Süleyman Başmeydan[GK], B. No: 2015/6164, 20/6/2019, §§ 59-63).
22. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun vebu kurumun işleyişinin birçok temel hak ve özgürlüğe müdahale teşkil etmesinedeniyle itiraz konusu kuralın bireysel başvuru kapsamında görünür hâle gelenbu yeni hususlar gözönünde bulundurularak Anayasa’nın 40. maddesinde düzenlenenetkili başvuru hakkı bağlamında incelenmesi gerekir.
23. Verilen bir kararın hatalı ya da hukukaaykırı olduğu iddiası ile ortaya çıkan uyuşmazlığın çözülmesi amacıyla bireyleriçin bir hukuki çare olarak kanun yoluna başvurma imkânı tanınmıştır. Kanunyolunun amacı, yargı yerleri tarafından verilen kararların kural olarak başkabir yargı yeri tarafından denetlenmesine imkân tanımak suretiyle daha güvencelibir yargı hizmeti sunmaktır (AYM, E.2014/164, K.2015/12, 14/1/2015). Kanunyoluna başvurmak, hukuka uygun ve doğru kararlar vermek için önemli olduğundansanık açısından olduğu kadar toplum için de bir teminattır. Bunun yanı sıraadil yargılanma hakkına ilişkin güvencelerin kanun yolu aşamasında dasağlanması gerekir (Emine Karagülmez, B. No: 2013/3673, 11/12/2014, §21). Bu nedenle ilk derece mahkemelerinin anayasal güvencelere aykırı bir şekildehükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vermeleri hâlinde buaykırılıkların itiraz mercilerince değerlendirilip değerlendirilmediği meselesitemel hak ve özgürlüklerin korunması bakımından son derece önemlidir (AtillaYazar ve diğerleri, § 143).
24. İtiraz konusu kuralla, hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararına karşı açıkça itiraz kanun yoluöngörülmüştür. Olağan bir kanun yolu olan itiraz, hâkim kararları ile -kanunungösterdiği hâllerde- mahkeme kararlarına karşı başvurulabilen bir kanunyoludur. İtiraz, maddi ve hukuki meselelere ilişkin yapılabildiği için asılderece kanun yoludur. İkinci derece olarak da adlandırılan asıl derece kanunyolları, bir hükme karşı gidilip gidilememesine göre istinaf ve itiraz olarakikiye ayrılır. İtiraz kanun yolu, hüküm dışındaki kararlara karşı kabuledilmiştir. İtiraz kanun yolunda itiraz mercii -temyizden farklı olarak-gerekiyorsa hukuki sorunun yanında maddi sorunu da ele alabilir, Kanun’un 270.maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre gerekli gördüğü araştırmaları yapabilirya da yapılmasını emredebilir. Yine kanun yolu incelemesi yapan itiraz merciiKanun’un 271. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca duruşma açabilir;Cumhuriyet savcısını, müdafiyi ya da vekili dinleyebilir.
25. Anayasa Mahkemesi kararlarına göreilke olarak kanun yolu incelemesi yapan mercinin yargılamayı yapan mahkemeninkararını uygun bulması hâlinde bunu ya aynı gerekçeyi kullanarak ya da biratıfla kararına yansıtması yeterlidir (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486,4/12/2013, § 57). Buna karşılık ilk derece mahkemesi kararında esaslıiddiaların karşılanmaması veya bu iddialara makul bir gerekçe ile cevapverilmemesi hâlinde kanun yolu incelemesi yapan mercinin -aynı iddialarınkendisi önünde de ileri sürülmesi hâlinde- ilgili iddialara yönelik atıfyapacağı bir ilk derece mahkemesi değerlendirmesi söz konusu olmayacaktır. Budurumda kanun yolu incelemesi yapan mercinin davayla doğrudan ilgili olan buhukuka aykırılık iddialarını ayrıca değerlendirerek makul bir gerekçe ile cevapvermesi anayasal yükümlülük gereğidir (Ümmügülsüm Salgar [GK], B.No: 2016/12847, 21/10/2021, § 69; Atilla Yazar ve diğerleri, §145).
26. Bu bağlamda hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması kurumunun yürürlüğe girdiği tarihten bugüne hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz kanun yolunun incelemekapsamına ve dolayısıyla karşılanması gereken hukuka aykırılıkların nelerolduğuna dair ciddi uygulama farklılıkları göze çarpmaktadır. Nitekim hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz hâlinde Yargıtay ilk zamanlaritirazı incelemeye yetkili makamın hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kurumunun yalnızca şeklî şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarındasınırlı bir inceleme yapması ve suçun sübutuna ilişkin bir inceleme yapmamasıgerektiği yönünde, daha sonra ise söz konusu kurumun şeklî şartlarının yanısıra maddi yönden de bir inceleme yapması gerektiği yönünde kararlar vermiş;aynı süreç içinde Yargıtay daireleri arasında farklı uygulamalara gidildiğigörülmüştür(bkz. §§ 8-12).
27.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu Türk hukuk sisteminde yenisayılabilecek bir kurum olmasına karşın geniş bir uygulama alanı bulmuştur.Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün açıkladığı 2020yılı verilerine göre ceza mahkemelerinde verilen mahkûmiyet kararlarınınyaklaşık dörtte birini hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıoluşturmaktadır (Atilla Yazar ve diğerleri,§ 108).
28. Türk yargısındaoldukça geniş bir uygulama alanı bulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıkararlarına karşı itiraz yoluna başvurma imkânının yer alması mevcut uygulanışşekli itibarıyla tek başına yeterli olmayıp bu yolun aynı zamanda uygulamada dabaşarı şansı sunması gerekmektedir. Doğrudan temel hak ve özgürlüklerinsınırlandırılması rejimi ile ilgili olan bu tür bir muhakemenin yokluğu,müdahalenin dayanağı kuralın yargılama hukukunun usule ilişkin güvencelerinisağlayamaması anlamına geleceğinden temel hak ve özgürlüklerin ihlaline yolaçacaktır(Atilla Yazar ve diğerleri, § 154).
29. Bu çerçevede daha önce ihlalsonucuna ulaştığı birçok bireysel başvuru dosyasında (bkz. §§ 18-21) AnayasaMahkemesi; itiraz makamlarının başvurucuların iddialarını ve delillerinidikkate almadığına, çatışan menfaatleri dengelemeye yönelik bir çaba içindeolmadığına, müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluğunun vemüdahalenin orantılı olup olmadığının değerlendirilmediğine yönelik kararlarvermiştir. Mevcut sistemde itiraz mercilerinin hükmün açıklanmasının geribırakılması kararlarına itiraz üzerine verdikleri kararların dosya üzerindenyeknesak bir şekilde ve çoğu kez sadece şeklî koşullar yönünden, ilk derecemahkemelerince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığını ve bu sebeplede itirazın reddedildiğini bildiren bir cümleden ibaret gerekçelerden oluştuğugörülmüştür (Atilla Yazar ve diğerleri, § 155).
30. Hükmün açıklanmasının geribırakılması kararlarına karşı itiraz yolunun açık olduğunu düzenleyen kural; bukanun yoluna başvuranların iddia ve delillerinin dikkate alınmasında, çatışanmenfaatlerin dengelenmesinde, temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahalenindemokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluğunun ve ölçülülüğününbelirlenebilmesinde belirli ve etkili bir denetim yolu öngörmemektedir. Budurum temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahalelerin giderilmesinde ve kamugücünü kullananların keyfî davranışlarının önüne geçilmesinde bireye tanınmışolan yetkili makama başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkını ihlaletmektedir. Nitekimkuralın anılan hususları karşılayacak şekilde uygulanamadığı da görülmektedir.Doğrudan temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimi ile ilgili olan butür bir muhakemenin yokluğu etkili başvuru hakkıyla bağdaşmamaktadır.
31. Açıklanan nedenlerle kuralAnayasa’nın 40. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın40. maddesine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 10., 35. ve 36. maddeleri yönünden incelenmemiştir.
IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
32. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya dabunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihteyürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetedeyayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte; 6216 sayılıKanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanarakMahkemenin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete’de yayımlandığı gündenbaşlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzereayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
33. 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin (12) numaralıfıkrasının iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlaledecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptalhükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonrayürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
V. HÜKÜM
4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu’nun 231. maddesine 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 23.maddesiyle eklenen (12) numaralı fıkranın Anayasa’yaaykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün,Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DEYAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE 20/7/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR