ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2021/2
Karar Sayısı : 2022/20
Karar Tarihi : 24/2/2022
R.G.Tarih-Sayısı :24/3/2022-31788
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Erzurum 2. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU:18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanunu’na 27/5/2007 tarihli ve 5673 sayılıKanun’un 2. maddesiyle eklenen ek 18. maddede yer alan “…uygulanacakdisiplin cezaları…” ibaresinin Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırılığıileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Güvenlikkorucusu olarak görev yapan davacının görevine son verilmesine ilişkin işleminiptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİİSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 18. maddesişöyledir:
“Ek Madde 18- (Ek: 27/5/2007-5673/2 md.)
Güvenlik korucuları ile korucu başlarının; görevlendirmeşekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacakdisiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller,disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli veverilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilkmüracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışmahakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalarCumhurbaşkanınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, YusufŞevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ ve Basri BAĞCI’nın katılımlarıyla14/1/2021 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklikbulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararları ve ekleri, Raportör Murat ÖZDENtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle; asli ve sürekli bir kamuhizmetini ifa etmesi nedeniyle güvenlik korucularının kamu görevlisi olduğu,kamu görevlilerine ilişkin disiplin suç ve cezalarının kanun ile düzenlenmesigerektiği, buna karşın itiraz konusu kural ile anılan kamu görevlilerinindisiplin suç ve cezalarının belirlenmesinin herhangi bir sınır çizilmeksizin bukonuda çıkarılacak yönetmeliğe bırakıldığı, bu durumun hukuk devleti ile suç vecezada kanunilik ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2.ve 38. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B. Anayasa’ya AykırılıkSorunu
4. 6216 sayılıKanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 7. maddesiyönünden de incelenmiştir.
5. 442 sayılıKanun’un ek 18. maddesinde yer alan “…uygulanacak disiplin cezaları…”ibaresi itiraz konusu kural olup güvenlik korucuları ile korucu başları hakkında uygulanacak disiplincezalarının Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenmesiniöngörmektedir.
6. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylemve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlüklerikoruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuki güvenliği sağlayan, hukuk kurallarıyla kendinibağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
7. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri belirliliktir.Bu ilkeye göre yasal düzenlemelerin hemkişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yervermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıcakamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına imkân tanımaması gerekir. Belirlilikilkesi hukuksal güvenlikle bağlantılı olup bireyin kanundan belirli birkesinlik içinde hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veyasonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini verdiğinibilmesini zorunlu kılmaktadır.
8. Anayasa’nın 7. maddesinde, “Yasama yetkisi Türk Milletiadına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.”denilmektedir.
9. Türevselnitelikteki düzenleyici işlemler bakımından kural olarak kanun koyucunun genelifadelerle yürütme organını yetkilendirmesi yeterli olmakla birlikte Anayasa’dakanunla düzenlenmesi öngörülen konularda genel ifadelerle yürütme organınadüzenleme yapma yetkisi verilmesi yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesineaykırılık oluşturabilmektedir. Bu nedenle Anayasa’da yer alan temel hak veözgürlüklerin sınırlandırılması, vergi ve benzeri mali yükümlülüklerin konmasıve memurların atanması, özlük hakları gibi münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülenkonularda kanunun temel esasları, ilkeleri ve çerçeveyi belirlemiş olmasıgerekmektedir. Anayasa koyucunun açıkça kanunla düzenlenmesini öngördüğükonularda yasama organının temel kuralları saptadıktan sonra uzmanlık ve idaretekniğine ilişkin hususları yürütmenin türevsel nitelikteki işlemlerinebırakması, yasama yetkisinin devri olarak yorumlanamaz (AYM, E.2011/42, K.2013/60, 9/5/2013;E.2019/36, K.2021/15, 4/3/2021, § 57).
10. Disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin gereği gibiyürütülmesini sağlamak amacıyla öngörülmüş yapma veya yapmama biçiminde belirendavranış kurallarının ihlali hâlinde uygulanan idari yaptırımlardır. Kamuhizmetlerini yürütenlerin görev, yetki ve sorumlulukları kamu hizmeti ve hizmetgerekleri ile sınırlandırılmış; bu sınırlar dışına çıkanların ise disiplin cezalarıile cezalandırılmaları ilgili kanunlarda öngörülmüştür (AYM, E.2018/30,K.2018/94, 25/09/2018, § 16; E.2021/16, K.2021/62, 22/9/2021, § 12).
11. Kişinin beyanı veya özel hayatla bağlantılı eylemlerinedeniyle disiplin cezası uygulanması durumunda ifade özgürlüğüne veya özel veaile hayatının gizliliğine saygı gösterilmesi hakkına; aylıktan kesme cezasınınuygulanması durumunda ise mülkiyet hakkına müdahale edilmiş olacaktır. Buitibarla disiplin suç ve cezaları sebebi veya sonucu itibarıyla çeşitli temelhak ve özgürlüklerin sınırlanması sonucunu doğurabilir. Anayasa’nın 13. maddesiuyarınca temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması ise ancak kanunidüzenlemelerle mümkündür.
12. Temel hak ve özgürlükleri sınırlamaya yönelik birkanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfîliğeizin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemelerniteliğinde olması gerekir.
13. Esasen temel hak ve özgürlüklerisınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olması Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukukdevleti ilkesinin de bir gereğidir (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§153, 154). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarakbelirtilen kanunilik, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devletiilkesi ışığında yorumlanmalıdır.
14. 442 sayılı Kanun’un74. maddesinin ikinci fıkrasına göre Cumhurbaşkanınca tespit edilecek illerde,olağanüstü hâl ilanını gerektiren sebeplere ve şiddet hareketlerine ait ciddibelirtilerin köyde veya çevrede ortaya çıkması veya her nesebeple olursa olsun köylünün canına ve malına tecavüz hareketlerinin artması hâllerinde valinin teklifi veİçişleri Bakanının onayı ile yeteri kadar güvenlik korucusugörevlendirilebilir. Görevlendirmeyi gerektiren hâllerin ortadan kalkmasıdurumunda veya idarî zaruret hallerinde görevlendirmeye ilişkin aynı usuluygulanmak suretiyle güvenlik korucusu olarak yapılan görevlendirmelere sonverilebilir.
15. İtiraz konusu kural uyarınca güvenlik korucuları ile korucu başlarınındisiplin cezaları Cumhurbaşkanınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenecektir.Bu itibarla kural, yaptırım türlerini ve yaptırım konusu eylemleri belirlememeksuretiyle ilgililerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veyasonucun uygulanacağını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasalçerçevede imkân tanımamaktadır.
16. Kuralda disiplin suç ve cezalarıylailgili genel ilkeler ortaya konulmadan, kanuni çerçeve çizilmeden, güvenlikkorucuları ile korucu başlarına ilişkin disiplin cezaları ve bu cezalarıgerektiren eylemler genel hatlarıyla da olsa belirlenmeden, disiplinesaslarıyla ilgili hususların tamamının düzenlenmesi yönetmeliğe bırakılmaksuretiyle yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisitanınmıştır.
17. Bu itibarla kural belirlilik veyasama yetkisinin devredilmezliği ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
18. Açıklanan nedenlerle kuralAnayasa’nın 2. ve 7. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural Anayasa’nın2. ve 7. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 38.maddesi yönünden incelenmemiştir.
IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
19. Anayasa’nın153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veyaTürkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptalkararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gerekenhallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıcakararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı gündenbaşlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66.maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmak suretiyle AnayasaMahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde ResmîGazete’de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceğitarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
20. 442sayılı Kanun’un ek 18. maddesinde yer alan “…uygulanacak disiplin cezaları…”ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edeceknitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılıKanun’un 66. maddesinin (3)numaralı fıkrası gereğince bu kurala ilişkiniptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz aysonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
V. HÜKÜM
18/3/1924 tarihli ve442 sayılı Köy Kanunu’na 27/5/2007 tarihli ve 5673 sayılı Kanun’un 2.maddesiyle eklenen ek 18. maddede yer alan “...uygulanacak disiplincezaları...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153.maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğinceKARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞEGİRMESİNE 24/2/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR