ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2021/4
Karar Sayısı : 2021/86
Karar Tarihi : 11/11/2021
R.G.Tarih-Sayısı :14/12/2021-31689
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Hatay 6. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu’nun 268. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (c) bendinin “Asliye cezamahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazlarınincelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine…”bölümünün “görevsizlik kararları” yönünden Anayasa’nın 9. ve 141.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Sanık hakkında taksirle öldürme suçundan açılan davadaitiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptaliiçin başvurmuştur.
I. İPTALİİSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ
A. İptali İstenen Kanun Hükmü
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı geçici 268.maddesi şöyledir:
“İtiraz usulüve inceleme mercileri
Madde 268- (1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz,kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararıöğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek birdilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmaksuretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanıveya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.
(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazıyerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde,itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.
(3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıdagösterilmiştir:
a) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) Sulh ceza hâkimliğikararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh cezahâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; sonnumaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesininbulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görevyaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağırceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakınağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.
b) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) İtiraz üzerine ilkdefa sulh ceza hâkimliği tarafından verilen tutuklama kararlarına itirazedilmesi durumunda da (a) bendindeki usul uygulanır. Ancak, ilk tutuklamatalebini reddeden sulh ceza hâkimliği, tutuklama kararını itiraz mercii olarakinceleyemez.
c) Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilenkararlara yapılacak itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağırceza mahkemesine ve bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlarhakkındaki itirazların incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çokdairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; sonnumaralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesivarsa, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir.
d) Naip hâkim kararlarına yapılacak itirazlarınincelenmesi, mensup oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunanmahkeme kararlarına karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara görebulundukları yerdeki mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir.
e) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ileYargıtay ceza dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdiklerikararlara yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı,daire başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen cezadairesi; son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler.”
B.İlgili Görülen Kanun Hükmü
Kanun’unilgili görülen 4. maddesi şöyledir:
“Re’sengörev kararı ve görevde uyuşmazlık
Madde4- (1) Davaya bakan mahkeme, görevliolup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen karar verebilir. 6ncı madde hükmü saklıdır.
(2)Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyiortak yüksek görevli mahkeme belirler.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, YusufŞevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ ve Basri BAĞCI’nınkatılımlarıyla 4/2/2021 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2.Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Aydın AYGÜN tarafından hazırlanan işinesasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanun hükümleri,dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A.İtirazın Gerekçesi
3. Başvurukararında özetle; ceza yargılaması içinde görevsizlik kararlarının asliye cezamahkemesi ile ağır ceza mahkemesi arasında ortaya çıktığı, itiraz konusu kuralgereğince asliye ceza mahkemeleri tarafından verilen görevsizlik kararlarınınyargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemelerince incelendiği, asliye cezamahkemesinin görevsizlik kararlarına karşı yapılan itiraz kanun yoluincelemesinin aynı zamanda bu mahkemenin görevli olduğunu değerlendirdiği ağırceza mahkemesinde yapıldığı, itirazı inceleyen ağır ceza mahkemesinin itirazıreddetmesi hâlinde yargılamanın ağır ceza mahkemesinde devam edeceği, budurumun ise ağır ceza mahkemesinin iş yükünün artmasına neden olacağı içintarafsızlığını olumsuz şekilde etkileyebileceği, görevsiz mahkemece yapılanyargılamaların üst dereceli mahkemelerce verilen bozma kararları sonrasındayenilenmek zorunda olduğu, bu işlemlerin ise yargılamaların en az giderle vemümkün olan süratle sonuçlandırılmasına engel oluşturduğu belirtilerek kuralınAnayasa’nın 9. ve 141. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B.Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
4.30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesine göre kural, ilgisi nedeniyleAnayasa’nın 138. maddesi yönünden de incelenmiştir.
5. 5271sayılı Kanun’un 268. maddesinde itiraz kanun yoluna başvurma usulü ile itirazınincelenmesinde yetkili merciler düzenlenmiştir. Anılan Kanun’un 268. maddesinin(3) numaralı fıkrasının (c) bendinde asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafındanverilen kararlara yapılacak itirazların incelenmesinin yargı çevresindebulundukları ağır ceza mahkemesine ait olduğu öngörülmüştür. Söz konusu bendin“Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacakitirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine…”bölümünün “görevsizlik kararları” yönünden incelenmesi itiraz konusukuralı oluşturmaktadır.
6.Anayasa’nın 9. maddesinde “Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız vetarafsız mahkemelerce kullanılır” denilmektedir. Yargı fonksiyonu, birhukuki uyuşmazlığın tüm yönleriyle esastan çözümlenerek karara bağlanması ve bukararın kesin hüküm niteliği taşımasıdır (AYM, E.2012/102, K.2012/207,27/12/2012).
7.Anayasa’nın anılan maddesinde, yargı yetkisinin Türk milleti adına bağımsız vetarafsız mahkemelerce kullanılacağı ifade edilirken hâkimlerin görevlerini,yürütme ve yasama organları dâhil her türlü kurum ve kişinin baskısından uzak,Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre yerinegetirebilmelerini sağlamak için bağımsız olmaları kabul edilmiş;Anayasa’nın 138. ve 140. maddelerinde ise bu konuda anayasal güvencelergetirilmiştir.
8.Anayasa’nın 138. maddesinin birinci fıkrasında hâkimlerin görevlerinde bağımsızoldukları, Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine görehüküm verecekleri ifade edilmiştir. Buna göre hâkimlerin görevlerini her türlübaskı ve etkiden uzak, Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanikanaatlerine göre yerine getirebilmeleri güvenceye kavuşturulmuştur (AYM,E.2002/100, K.2004/109, 21/9/2004).
9. AnayasaMahkemesi Anayasa’nın “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138.maddesinin kurala bağladığı hâkim bağımsızlığının yalın bir biçimde yalnızcalafzıyla yorumlanmaması gerektiğini, hâkimlerin Anayasa’ya, kanuna ve hukukauygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm vermelerini engelleyen yada yargı yetkisinin kullanılmasında emir, talimat, tavsiye veya telkinniteliğini taşıyan dolaylı dolaysız her türlü düzenlemenin hâkim bağımsızlığıilkesini zedelediğinin kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır (AYM,E.1988/37, K.1989/36, 8/9/1989).
10.Mahkemelerin tarafsızlığı kavramı, görülecek davalar karşısında bizzatmahkemenin kurumsal yapısı ile davaya bakmakla görevli hâkimin tutumu üzerindenaçıklanmaktadır. Öncelikle mahkemelerin kuruluşu ve yapılanmasıyla ilgili yasalve idari düzenlemelerin mahkemelerin tarafsız olmadığı izlenimini vermemesigerekir. Esasında kurumsal tarafsızlık, mahkemelerin bağımsızlığı ilebağlantılı bir konudur. Tarafsızlık için öncelikle bağımsızlık ön koşulugerçekleşmeli ve ek olarak kurumsal yönden de taraf görüntüsü verecek biryapılanma oluşmamalıdır (AYM, E.2014/164, K.2015/12, 14/1/2015).
11. İtirazkonusu kural gereğince asliye ceza mahkemesince verilen görevsizlik kararlarınakarşı yapılan itirazları inceleyen ağır ceza mahkemelerinin tabi olduğu Anayasave kanun hükümlerinde yer alan ve bağımsızlığı öngören düzenlemeler ile buradagörev alacak hâkimlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığını temin eden güvencelerkarşısında bu mahkemelerde nesnel açıdan tarafsızlığın bulunmadığı söylenemez.
12.Mahkemelerin tarafsızlığını ifade eden ikinci unsur, hâkimlerin görülecekdavaya ilişkin öznel tutumlarıyla ilgilidir. Davaya bakacak olan hâkimindavanın taraflarına karşı eşit, yansız ve ön yargısız durması, hiçbir telkin vebaskı altında kalmadan, hukuk kuralları çerçevesinde vicdani kanaatine görekarar vermesi gerekir. Anayasa ve kanunlar karşısında hâkimlerden beklenen debudur. Aksi yöndeki davranışlar ise hukuk düzenince disiplin ve ceza hukukualanındaki yaptırımlara tabi kılınmıştır. Adalet sistemindeki tüm hâkimler gibiAnayasa ve kanun hükümleri ile yasama, yürütme ve diğer yargı organlarına vetopluma karşı bağımsızlıkları ve mesleki teminatları sağlanmış olan ağır cezamahkemesinde görevli başkan ve hâkimlerin de görevleri sırasında tarafsızhareket etmeleri için gereken güvenceleri haiz oldukları açıktır (AYM,E.2014/164, K.2015/12, 14/1/2015).
13. Bubağlamda mahkemelerin önündeki uyuşmazlıklarda, iş yükünü artırma ihtimalibulunan kararları vermekten imtina edeceği ve bu nedenle tarafsız kalamayacağıyönündeki iddiaların nesnel bir temeli bulunmamaktadır. Nitekim Kanun’damahkeme ya da hâkimin somut olayı değerlendirirken iş yükü baskısının kararlarıetkilemesini önlemeye yönelik hukuki kurum ve imkânların öngörüldüğüanlaşılmaktadır. Bu kapsamda asliye ceza mahkemesi ile ağır ceza mahkemesiarasında çıkan olumsuz görev uyuşmazlıklarında yargı çevresinde ağır cezamahkemesinin tek olması hâli Kanun’un 4. maddesinin (2) numaralı fıkrasındaçözüme kavuşturulmuştur. Anılan maddede görev uyuşmazlıklarının ortak yüksekgörevli mahkemece çözüleceği düzenlenmiştir.
14. Öteyandan ağır ceza mahkemesinin birden fazla olması durumunda dosyanın kararıveren mahkemeye tevzi edilip edilmeyeceğinin mahkemece bilinir olmamasınedeniyle verilen kararda iş yükü baskısının artacak olması yönündeki ihtimalinmahkemenin tarafsızlığını etkileyeceği söylenemez. Bununla birlikte yargılamadamahkemelerin görevine ilişkin iddia ve değerlendirmelerin hükmün tabi olduğukanun yolu incelemesi sırasında da gözönünde bulundurulan hukuki sorunlardanbiri olması, yargılamanın görevli ve yetkili mahkemelerce yapılmasını güvenceyealan denetimlerden biridir.
15.Anayasa’nın 141. maddesinin dördüncü fıkrasında “Davaların en az giderle vemümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir” denilmeksuretiyle davaların makul bir süre içinde bitirilmesi gerekliliği açıkça ifadeedilmiştir. Bu sebeple devlet, yargılamaların gereksiz yere uzamasınıengelleyecek etkin çareler oluşturmak zorundadır (AYM, E.2013/4, K.2013/35,28/2/2013).
16. Kanunyolu, bir yargı yeri tarafından verilen ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülenbir kararın kural olarak başka bir yargı yeri tarafından incelenmesini sağlayanhukuki yoldur. Kanun yolunun amacı, yargı yerleri tarafından verilen kararlarınkural olarak başka bir yargı yeri tarafından denetlenmesine imkân tanınmak suretiyledaha güvenceli bir yargı hizmeti sunmaktır (AYM, E.2014/164, K.2015/12, 14/1/2015).
17. Cezahukukunun toplumun kültür ve uygarlık düzeyi, sosyal ve ekonomik yaşantısıylayakından ilgili olması nedeniyle suç ve suçlulukla mücadele amacıyla ceza veceza muhakemesi alanında sistem tercihinde bulunulması devletin ceza siyasetiile ilgilidir. Bu bağlamda ceza ve ceza muhakemesi hukukuna ilişkindüzenlemeler bakımından anayasal ilke ve kurallara bağlı kalmak koşuluyla kanunyolu denetiminden ne şekilde yararlanılacağı veya kanun yolu denetimibakımından nasıl bir sistem kurulacağı hususunda kanun koyucunun takdir yetkisibulunmaktadır.
18.Anayasallık denetiminde kanun koyucunun kanun yolu yöntemi ve merciininbelirlenmesi hususundaki takdir yetkisi, ancak kamu yararı amacının var olupolmamasıyla sınırlı olarak incelenebilir. Başka bir ifadeyle düzenlemeninyerindeliğinin incelenmesi mümkün olmadığı gibi -itiraz konusu kuralbakımından- benimsenen itiraz yönteminin isabet derecesi denetlenemez (AYM, E.2014/164,K.2015/12, 14/1/2015).
19. Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilengörevsizlik kararlarına yapılacak itirazların incelenmesinin yargı çevresindebulundukları ağır ceza mahkemesince gerçekleştirilmesiyle kanun yolu davasınınen az giderle ve süratle sonuçlandırılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.Dolayısıyla itiraz konusu kuralla getirilenve kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında olan, asliye ceza mahkemesi hâkimitarafından verilen görevsizlik kararlarına yapılacak itirazların incelenmesiyöntemine ilişkin düzenlemenin Anayasanın 141. maddesiyle bağdaşmayan bir yönübulunmamaktadır.
20.Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 9., 138. ve 141. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir.
IV. HÜKÜM
4/12/2004 tarihli ve5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 268. maddesinin (3) numaralı fıkrasının(c) bendinin “Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlarayapılacak itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır cezamahkemesine…” bölümünün “görevsizlik kararları” yönünden Anayasa’yaaykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 11/11/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN